İstanbul Aydın University
Anabilim Dalı

Halkla İlişkiler Anabilim Dalı

İstanbul Aydın University

32

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

32 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadına yönelik sosyal sorumluluk faaliyetleri bağlamında Turkcell ve Vodafone sosyal sorumluluk anlayışlarının karşılaştırılması

Sorumluluk kavramı, sosyal sorumlulukla başlayıp kurumsal sosyal sorumlulukla devam eden ve örgütlerin toplumsal durumlara karşı duyarlılıklarına bağlı olarak gelişen bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Çok uzun yıllar boyunca işletmeler; işletme sahiplerini ve ortaklarını memnun etmek için yüksek kârlılık elde eden yerler olarak görülmüştür. Sosyal sorumluluklar ikinci plana atılmıştır. Zaman içerisinde işletmelerin yalnızca ortaklarına ya da işletme sahibine karşı sorumlu olmadıkları, toplumsal sorumluluklarının da bulunduğu kabul görmeye başlamıştır. Günümüzde her sektörden çeşitli kurumlar sosyal sorumluluk projesi yürütmektedirler. Küresel Mobil İletişim Sistemi operatörleri, bilinen adıyla GSM hizmeti veren işletmeler de sosyal sorumluluk projeleri yürütmekte ya da var olan projelere dahil olmaktadırlar. Yerel bir operatör olan Turkcell ve küresel bir operatör olan Vodafone da sosyal sorumluluk projelerinde sıkça yer alan işletmelerdir. Çalışmada; Türkiye'de var olan kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı kadınlara yönelik sosyal sorumluluk projeleri bağlamında ortaya konulmaya çalışılmıştır. Seçilen Turkcell projeleri; Ekonomiye Kadın Gücü, Geleceği Yazan Kadınlar, Kadına Yönelik Şiddete Sıfır Tolerans ve Vodafone projeleri; Girişimcilikte Önce Kadın, Teknolojide Kadın Hareketi, Kırmızı Işık projeleridir. Projelerin karşılaştırmaya tabi tutulduğu modeller ise; Carroll'un Dört Boyutlu Kurumsal Sosyal Sorumluluk Modeli, Wartick ve Cochran'ın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Modeli, Wood'un Kurumsal Sosyal Sorumluluk Modelidir. İçerik analizi ile yapılan çalışma sonucuna göre; Turkcell ve Vodafone'un sosyal sorumluluk anlayışında kurumsallaşma düzeyinde Vodafone'un bu konuda daha hassas olduğu ve projelerini bir vakıf aracılığıyla yürüttüğü görülmektedir. Turkcell açısından sosyal sorumluluk projelerinin bir çatı altında toplandığı kurumsallaşmış bir vakfa rastlanmamaktadır. Vodafone sosyal sorumluluk projeleri için bütçesinden kaynak ayırmakta, Turkcell, sosyal sorumluluk projeleri için gerekli kaynakların büyük çoğunluğunu Turkcell gönüllüleri aracılığıyla sağlamaktadır. Turkcell ve Vodafone; çalışmanın konusunu oluşturan kadınlarla ilgili sosyal sorumluluk projelerini yürütürken toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekerek, bu konuda farkındalık yaratmak istemiştir. Her iki şirket de öncelikli olarak ekonomik sorumluluklarına odaklanmışlardır. Yasal ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmişler ve etik davranışlar sergilemişlerdir. Gönüllülük bağlamında tam bir gönüllülük esası olduğu söylenememektedir.

GSM operatörleriKadınlarKurumsal sosyal sorumluluk+3
Muzhgan Alıyeva
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de dergi yayıncılığının dijitalleşmesi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de dergi yayıncılığının dijitalleşmesinin İstanbul ilinde 450 kişi örnekleminde ele alınmasıdır. Bu amaç çerçevesinde çalışma dört bölümde tamamlanmıştır. Birinci bölümde Türkiye'de dijitalleşme kavramı ele alınmıştır. Burada öncelikle iletişimin, halkla ilişkilerin ve kitle iletişim araçları ile dijitalleşmenin tanımına yer verilmiştir. Ardından dijitalleşmenin özellikleri açıklanmış; geleneksel yayıncılıktan elektronik yayıncılığa geçiş süreci ele alınmıştır. İkinci bölümde, Türkiye'de dijital yayıncılığa ilişkin bilgiler verilmiştir. Burada öncelikle dijital yayıncılığın tanımı, gelişimi ve temelini oluşturan yayın sistemleri açıklanmıştır. Ardından dijital yayın ve basılı yayın arasındaki farklar, dijital yayıncılığın avantajları ve dezavantajları, dijital dergilerin tanımı, gelişimi, geleneksel dergilerden farkları ve avantajları ile dezavantajları ele alınmıştır. Üçüncü bölüm, araştırma metodolojisini oluşturmaktadır. Burada araştırmanın amacı, evren ve örneklemi, veri toplama araçları ve verilerin analizine ilişkin bilgi verilmiştir. Araştırma bulgularının sunulduğu dördüncü bölüm ile çalışma tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dergi Yayıncılığı, Dijital Dergi, Dijital Yayınlar, Dijitalleşme

DergilerElektronik yayıncılıkGazetecilik+2
Nurseda Yılmaz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeni medyayla birlikte dijitalleşen tüketim: Gittigidiyor örneği

Yeni medya kavramının 1970'lerin başında kullanılmaya başlaması, iletişim çalışmalarında yeni bir dönem başlatmıştır. Geleneksel medyaya 1 kıyasla dijitallik özelliği ile fark yaratan ortamları temsil eden yeni medya kavramıdır. Kullanım amaçlarındaki 2 çeşitliliğin de artması, aynı zamanda sanallık, katılım ve etkileşim özelliklerine de sahip olan dijital medyanın kullanıcılar tarafından hıza kabul görmesine sebep olmuştur. Bunların sonucunda, yaşam pratikleri başta haberleşme ve toplumsallaşma olmak üzere gündelik yaşam pratikleri yeniden şekillendirmiştir. İnternet teknolojilerindeki gelişmelerin de katkısıyla, alışverişten profesyonel faaliyetlere, sağlık ve kamu hizmetlerini de içeren bir yelpazede yeni uygulamalar kullanılabilirlik kazanmıştır. Anahtar Kelimeler: yeni medya, dijitalleşme, tüketim, gittigidiyor

Elektronik ticaretSanal alışverişSayısallaştırma+2
Çağla Ceyhan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Örgüt kültürünün toplam kalite yönetimi ve altı sigma yaklaşımı üzerindeki etkisi

Rekabetin, yoğun olarak yaşandığı günümüz şartlarında işletmeler, varlıklarını sürdürebilmek ve rakiplerinden farklılaşabilmek için bir takım yönetim yaklaşımları ve yöntemlerden faydalanmaktadır. Bu yönetim yaklaşımı ve yöntemleri arasında, Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma yaklaşımları dikkat çekmektedir. İşletmelerin, Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma uygulamalarını etkin bir şekilde kullanabilmeleri, sahip oldukları örgüt kültür türü ile ilişkili olmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, örgüt kültürü ve örgüt kültürü ile ilgili kavramlar ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, Toplam Kalite Yönetimi üzerinde durulmuş ve ilgili kavramlar da dahil olmak üzere detaylı olarak irdelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümü, Altı Sigma yaklaşımını ve bu yaklaşım ile ilgili diğer kavramları kapsamaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümü, araştırma kısmını oluşturmuştur. Bu çalışma, örgüt kültürü türlerinin, Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma uygulamaları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Katılımcı işletmelerin, örgüt kültürü türlerini belirlemek üzere, yazında da kabul gören Rekabetçi Değerler Modeli'nden faydalanılmıştır. İşletmelerin, toplam kalite yönetimi uygulamalarını incelemek için, Malcolm Baldrige National Quality Award modelinden faydalanılmıştır. Altı Sigma uygulamalarının da ölçümlenebilmesi için, Altı Sigma rol kültürü kategorisi eklenmiş ve bu kapsamda da işletmeler analiz edilmiştir. Çalışma, gerek zaman gerekse maddi kısıtlar nedeni ile, İzmir ili örneğinde gerçekleştirilmiş olup, örnekleme Fortune Türkiye 500'de (2016) yer alan ve İzmir'de faaliyet gösteren işletmeler dahil edilmiştir. Sonuçlar, katılımcı işletmelerin çoğunluğunda egemen olan kültür türünün Hiyerarşi kültürü olduğunu göstermiştir. Hiyerarşi kültüründen sonra katılımcı işletmelerde egemen olan kültür türü ise pazar kültürü olmuştur. Özetle, katılımcıların, işletmelerini daha çok hiyerarşi ve ardından pazar kültürü ile ilişkilendirdikleri görülmüştür. Örgüt kültürü türleri ile Toplam Kalite Yönetimi uygulama kategorileri ilişkisi incelendiğinde, adhokrasi kültürünün, tüm Toplam Kalite Yönetimi uygulama kategorileri ile ilişkili tek kültür türü olduğu görülmüştür. Pazar, hiyerarşi, klan kültürleri de, sadece bir kalite uygulama kategorisi dışında (müşteri ve piyasa odaklılık) tüm Toplam Kalite Yönetimi uygulama kategorileri ile ilişkili olduğu bulgusu elde edilmiştir. Ayrıca tüm işletmelerin, Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarını belirli ölçülerde gerçekleştiriliyor olduğu görülmüştür. Toplam Kalite Yönetimi uygulamaları arasında, müşteri ve piyasa odaklılık ile ölçme, analiz ve bilgi yönetimi kategorilerinin, çoğu işletme tarafından birlikte kullanılıyor oluşu dikkat çeken bir sonuç olmuştur. Elde edilen bu sonuç, hem TKY hem de Altı Sigma felsefesinin, önce insan kavramı ve metrik odaklılık özellikleri ile de bağdaşmaktadır. Ayrıca, örgüt kültürüne göre Altı Sigma rol kültüründe farklılık olup olmadığı da incelenmiş, sonuçlar tüm kültür türlerinin, Altı Sigma rol kültürü ve Altı Sigma uygulamalarını destekleyici nitelikte olduğunu göstermiştir.

Altı sigma yöntemiKalite yönetimiToplam kalite+2
Sevtap Binbir
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumlarda kişisel gelişim eğitimlerinin etkinliğine yönelik bir araştırma

Batıda ekonomik, Türkiye'de ise siyasi kriz ile kişisel gelişim literatürünün doğduğu görülmektedir. 1990'lı yıllardan itibaren artan kapitalist sistem ve değişen iş yaşam dengesi ile kurumlarda kişisel gelişim eğitimleri yaygınlaşmaya başlamaktadır. Bununla birlikte kavramın geçmişten getirdiği otantik anlamını günden güne kaybedip başarı ideolojisine dayandırıldığı görülmektedir. Kurumlarda meslek bilgisi içeren mesleki eğitim sayısı giderek azalmakla birlikte yerini iletişim, ikna, zaman yönetimi, duygusal zeka, liderlik, yaratıcı düşünce teknikleri gibi alanlarda kişisel gelişim eğitimlerinin ağırlık kazandığı gözlemlenmektedir. Geçmişte zeka bilişsel yeterlilikler seti olarak ele alınırken günümüzde bu kavram bilgiler arasında eşleşme yapabilme diğer bir deyişle yaşam ile bilgiyi eşleştirebilme becerisi olarak değerlendirilebilmektedir. Dolayısıyla ezbere yönelik olan eski öğrenme sistemi artık geçerliliğini yitirmektedir. Hız, değişim, belirsizlik ve yeniliğin hakim olduğu günümüz çalışma koşullarında çalışandan beklenen yetkinlikler geçmişe göre farklılık göstermektedir. Bununla birlikte beyin üzerine yapılan araştırmalar göstermektedir ki insan beyninin çağrışımlı bellek yasasına göre çalıştığı ve yoğun empatik insanlar hariç olmakla birlikte deneyimin gerçekleştiği zaman hissedildiği görülmektedir. Bu da kişisel gelişim eğitimlerinde uygulamaların, eğitim sonrasında ise kurumun tamamına yayılan destekleyici sürecin önemini ortaya koymaktadır. Çalışmada, araştırma kapsamında ele alınan kurumda, kişisel gelişim eğitimleri gözlem ve derinlemesine görüşmeler ile eğitimlerin çalışanlar üzerindeki etkisi sorgulanmış ardından nitel veri nicel bulgular ile desteklenmiştir. Bunun için eğitim ön-son ve takip testleri gerçekleştirilmiş ve incelenen kurum kapsamında çalışanların yaşam tarzı, 2016-2017 döneminde katıldıkları kişisel gelişim eğitimleri ve 2016-2017 performans skorları arasındaki ilişkilere bakılmıştır. Çalışmada eğitim sırasında konu ile doğrudan ilgili drama, oyun, vaka çalışmaları gibi geliştirilmiş teknikler ile deneyimin yaşatılmaya çalışılması önemli görülmektedir. Eğitim öncesi hazırlık aşamasında katılımcının aktif rol almasının etkisinin üzerinde durulmuş, eğitimden sonraki dönemin desteklenmesi için stratejik önerilerde bulunulmuştur. Yapılan sorgulama sonrasında mevcut durumda eğitimin çalışan üzerinde pozitif etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ancak kurumda tespit edilen ve yeterli takip sistemi ile desteklenmeyen, katılımcının sürece dahil olmakta zorlandığı yetersiz yapı sebebiyle zaman ile bu etkinin azaldığı görülmektedir. Sonuç olarak birçok yaklaşımın iç içe geçtiği uzun soluklu yeni bir model önerisinde bulunulmuştur. Çalışma ile kurumlarda kişisel gelişim eğitim süreçlerine katkı sağlamak amaçlanmaktadır.

EtkinlikEğitimEğitim etkinliği+5
Özcenaz Özer
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğrudan satışa dayalı ürünlerin pazarlamasında eğitimin işlevi

Günümüzde her ne kadar teknolojik gelişmeler yoğun bir şekilde gerçekleşse ve Endüstri 4.0 kavramı yüksek bir kabul görme ile karşılansa da insan faktörü hiçbir zaman önemini yitirmemektedir. Varlığını sürdürmeyi hedefleyen, rekabet ortamında fark yaratmak isteyen bir işletme için en değerli ve vazgeçilmez kaynak insan kaynağıdır. Firmalar ürün veya hizmetleri konusunda birbirinden ilham alabilir fakat insan faktörü kolay kolay kopyalanmayan bir güçtür. Parçadan bütüne bir anlayıştan söz edersek, bütünün başarısı parçaların her birinin ayrı ayrı başarısı ile mümkündür. Ürün veya hizmetlerin tüketiciyle buluşma yolculuğunda yer alan çalışanların bilgi ve becerisi işletme hedeflerine ulaşması adına çok önemlidir. Bu bilgi ve becerideki yetersizlik veya düşük aidiyet gücü ve motivasyon pek çok işletmenin gelişimi önündeki en büyük engeldir. Değişime ayak uyduramayan teknolojide olduğu gibi insan kaynağı da işletmeyi rekabette geride bırakacaktır. Tartışmaya açık olmayan günümüzün yoğun rekabet ortamında çalışana yatırım yapmak gerekli bir maliyet bileşenidir. Bu maliyetin yani yatırımın geri dönüşümündeki başarı, ihtiyaçların doğru ve zamanında tespiti ile mümkün olacaktır. Bu ihtiyaçlar, kurum kültürü ve hedefleri ile birleştirilip bilimsel yaklaşımlı eğitim programları hazırlanmalıdır. Titiz bir şekilde hazırlanan ve sunulan eğitimler, süreç sonrasında başlangıç hedeflerine uyumun değerlendirilmesi ile bir döngü ve çalışma hayatı için zorunluluktur. Bütün sektörlerde olduğu gibi doğrudan satış sektörü de yüksek bilgi ve beceriye sahip bağımsız girişimcilere sahip olarak rekabet ortamında varlığını sürdürmek ister. Alışılagelmiş bir katılımcı kitlesinden daha farklı bir yapıya sahip doğrudan satış sektörü işlevi ve sonuçları araştırılmıştır. Bu amaçla sektöründe oldukça önemli bir aktörü olan bir firmanın üyelerine yönelik eğitimleri irdelenmiş ve eğitim sonuçlarının katkıları analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Doğrudan Pazarlama, Doğrudan Satış, Eğitim

Doğrudan pazarlamaEğitimEğitim programları+5
Beste Tokeri
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medyayı kullanan kurumların itibar yönetimine ilişkin Y kuşağının algısı

Kurumlar için itibar olgusu, günümüz rekabet koşullarının getirdiği noktada en değerli kazanç olmakla birlikte üzerinde büyük özveriyle üzerinde önemle durulması gereken bir değerdir. Kurumların itibarının oluşması yıllar alabilmekte, planlı, sistemli ve disiplinli çalışmalar dizisi neticesinde oluşan itibar korunabilmekte ve devamlılığı sağlanabilmektedir. İtibar, kurumları hedef kitlelerin gözünde farklı algılanmayı sağlayabileceği gibi sayısız faydaları da beraberinde getirmektedir. Rekabetin inanılmaz derecede yoğun olduğu şu zamanlarda kurumları birbirinden farklı kılacak, kurumları hedef kitleleri nezdinde özel kılacak yegâne şey itibarlarıdır. İşte bu yüzdendir ki zorlu rekabet ortamında itibarın sağlanması ve korunması için kurumlara büyük iş düşmektedir. Bu doğrultuda, kurumlar itibarlarını oluşturma adına yeni bilgi iletişim teknolojilerinden biri olan internetten yararlanma yoluna gitmelidir. Yeni medya ortamlarında hedef kitleleri gözünde kurum kendi farklılığını ortaya koyabilmeli ve bu platformları başarılı bir şekilde yönetebilmelidir. Şüphesiz ki gün geçtikçe kullanım alanı genişleyen sosyal medya ve onun platformları, kurumları bu alanlarda profil oluşturmayı neredeyse zorunlu kılar hale getirmiştir. Özellikle Y kuşağının sosyal medyayı aktif olarak kullandığı gerçeği düşünüldüğünde, kurumlar itibarları için ve hedef kitlelerce olumlu algılanabilmeleri adına sözü geçen sosyal medya platformlarını aktif bir kullanım ile yönetmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu bağlamda tezin amacı, kurumların itibarlarını oluşturma ya da mevcut itibarlarının sürekliliğini sağlama hedefinde sosyal medyanın ve onun getirdiği olanakların etkililiğini ortaya koymaktır. Kurumların hedef kitlesinin önemli bir bölümünü oluşturan Y kuşağının, söz konusu işletmeleri sosyal medya platformlarında faaliyet gösterirken nasıl algıladıkları ortaya koyulmaya çalışılacaktır. Bu doğrultuda, tezin birinci ve ikinci bölümünde araştırmanın tabanını oluşturan literatür taraması yapılmıştır. Birinci bölümde internet ve sosyal medya kavramından söz edilmiş, araştırmanın örneklem birimini de oluşturan Y kuşağı hakkında, sosyal medya platformlarındaki rollerine, aktifliğine ve bir takım özelliklerine atıflar yapılmıştır. İkinci bölümde itibar ve kurumsal itibar üzerine tanımlamalara, sosyal medya ve kurumsal itibar ilişkisi üzerine açıklamalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü lisans ve lisansüstü öğrencilerle gerçekleştirilen hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleriyle elde edilen bulgulara yer verilmiş, sosyal medya ve itibar arasındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde sonuçlar değerlendirilerek önerilerde bulunulacaktır.

Kurumsal itibarSosyal medyaY kuşağı+1
Cevat Sercan Özer
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medya reklamlarının tüketici davranışı üzerine etkisi: Giyim sektörüne yönelik bir araştırma

Bu çalışma çerçevesinde, giyim markalarının sosyal medyadaki reklamlarına yönelik tüketici tutumunun tüketici davranışı bağlamında satın alma niyetine, satın alma davranışına ve marka sadakatine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, 24 Nisan 2023 ile 15 Mayıs 2023 tarihleri arasında, İstanbul ilinde yaşayan, giyim markalarının sosyal medyadaki paylaşımlarını takip eden, en az 18 yaşında olan 201 tüketici ile online anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup, kolayda örnekleme tekniğinden yararlanılmıştır. Hazırlanan anket formunda 7 soruluk Demografik Bilgi Formu, 15 maddelik Sosyal Medya Reklamlarına Yönelik Tutum Ölçeği, 2 maddelik Satın Alma Niyeti Ölçeği, 2 maddelik Satın Alma Davranışı Ölçeği ve 3 maddelik Marka Sadakati Ölçeği kullanılmıştır. Veri analizinde SPSS-23 programından faydalanılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda; tüketicilerin sosyal medyadaki giyim markası reklamlarına yönelik tutumlarının satın alma niyetleri ile satın alma davranışlarına anlamlı, pozitif yönde ve yüksek düzeyde etki ettiği, marka sadakatlerine ise anlamlı, pozitif yönde ve orta düzeyde etki ettiği belirlenmiştir.

Giyim sektörüMarka sadakatiReklamlar+7
Nafiye Esra Kaluç
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mobilya sektöründe tutundurma stratejileri; Gündoğdu Mobilya örneği

Pazarlama karması içerisinde önemli bir eleman olan tutundurmanın halkla ilişkiler faaliyetleri günümüzde şirketlerin gündemlerinde ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda halkla ilişkilerin ve tutundurmanın ne olduğu ve nasıl yapıldığı, üzerinde durulması gereken bir konudur. Halkla ilişkiler kavramının içeriğini ve uygulamalarını iyi bilmeyen işletmeler başarılı bir halkla ilişkiler politikası icra edemezler. Bu çalışmada halkla ilişkilerin ve tutundurmanın tanıtıcı kavram ve tanımları üzerinde durulmuştur. Eskiden pazarlama sektöründe halkla ilişkiler pek bilinmezdi. Pazarlama karmasındaki tanıtım ayağı, ağırlıklı olarak reklamdan oluşuyordu. Halkla ilişkiler, ürünlerle ilgili basında haberlerin yayınlanması ihtiyacı olduğunda hatırlanan sadece ekstra bir tanıtım aracıydı. Halkla ilişkilerin ağırlıkla kurumsal iletişimden sorumlu olduğu kabul edilirdi. Son yıllarda müşteri¬lerle uzun vadeli ilişkiler kurulması ve sürdürülmesi için halkla ilişkilerin kendine özgü kolaylaştırıcı özellikleri daha çok kullanılmaya başlandı. Ürün markası iletişiminde, halkla ilişkilere duyulan ihtiya¬cın artmasıyla Pazarlama Amaçlı Halkla İlişkiler alanı doğdu. Bu dönemde ortaya çıkan, tek bir mesaj ve ortak hedefler doğrultusunda, tüketicilerle bütün temas noktalarında buluşarak, bütün iletişim araçlarının uzun vadeli birbiriyle uyumlu yönetilmesi yaklaşımı olan bütünleşik pazar¬lama iletişiminin şekillenmesinde halkla ilişkiler disiplininin önemli etkileri bulunmaktadır. Bu tezin ilk bölümünde pazarlama iletişiminin kavramsal çerçevesi, halkla ilişkilerde müşteri ilişkileri, basın ve son yıllarda teknolojinin gelişiminden doğan yeni bir iletişim ağı olan sosyal medya ile olan ilişkileri ve pazarlamada tutundurmanın diğer öğeleri konu edilmiştir. İkinci bölümünde de nitel veri toplama yöntemi ile yerel bir pazarlama firmasının yapısı, pazarlama çalışması incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Pazarlama, pazarlama yönetimi, halkla ilişkiler, pazarlama iletişimi, pazarlama amaçlı halkla ilişkiler, halkla ilişkiler kampanyası

Halkla ilişkilerMobilya sektörüPazarlama+3
Ayşe Gül Şahinoğlu
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Reklamda absürtlüğün reklama yönelik tutum ve hatırlama üzerine etkileri

Absürtlük, reklam yaratıcıları tarafından yaygın biçimde kullanılıyor olsa da reklamda absürtlüğün etkileri üzerine yapılmış araştırmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışmada, reklamda absürtlüğün reklama yönelik tutum ve reklamdaki marka adı ve sloganın hatırlanması üzerine olan etkileri, deneysel bir yaklaşımla araştırılmıştır. Araştırmada, gerçekte var olmayan bir outdoor giyim markası için tasarlanan basın ilanlarında, görsel bir absürt uyaranın varlığı ve yokluğu karşılaştırılarak söz konusu etkiler incelenmiştir. Ana deneye 160 üniversite öğrencisi katılmış ve katılımcılar absürt ya da absürt olmayan basın ilanını izleyecek olmaları uyarınca birbirine denk iki gruba rastlantısal olarak atanmışlardır. Bulgular, absürt reklamı izleyen katılımcıların, absürt olmayan reklamı izleyenlere kıyasla reklama yönelik daha olumlu bir tutuma sahip olduklarını ortaya koymuştur. Hatırlama testinin sonucunda ise absürtlüğün marka adının hatırlanırlığını arttırdığı bulunmuştur. Ancak, sloganın hatırlanırlığı açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Buna ek olarak, yardımsız hatırlama soru formları üzerine yapılan içerik analizi sonuçları, reklamdaki görsel absürt unsurun, sloganın yanlış hatırlanmasına da neden olabileceğini ortaya çıkarmıştır.

AbsürdlükHatırlamaReklamlar+1
Serdar Yıldız
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Corporate culture as a management tool: an observational study in Akbank

In the last decades, organizations faced the reality that they must adopt new approaches that aim at more and more quality in every aspect of their working lives in order to be successful; thus, the human factor has re-appeared as the most important element in organizations. Many organizations slowly or quickly are understanding the importance of the social and cultural factors that might affect the motivation and performance of their employees and are taking these into account when effectiveness is in question. Beginning with industrial ethnographers and social anthropologists, many scholars from a vast variety of disciplines paid and are paying attention to the corporate culture. Different professional training and different reasons to explore the subject result in disagreements on the concepts. This thesis aims to integrate different definitions, theories, and findings on organizational culture, trying to be both inclusive and selective. This work may contribute to the discussion whether corporate culture is a management tool that guides the members of an organization, or a metaphor used to describe an organization. The conclusion suggests that corporate culture which establishes the environment in which members learn the history, shared values and behavioral norms of the organization and sets boundaries that influence the conversations, actions, even the thoughts of the members, can be an effective management tool. Techniques used are (1) secondary research for the first part of this work, (2) primary research which involves a case study; using the suggested observation methods by Deal and Kennedy (1992) and Schein (1999).

Corporata communicationCorporate cultureOrganizational culture
Şaha Burcu Baygül
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeşil pazarlama unsuru olarak vegan kozmetik ürünlerinin genç tüketicilerin satın alma tercihlerine yansıması üzerine bir araştırma

Son zamanlarda çevre ve çevre ile ilgili sorunlara yönelik duyulan hassasiyet hem pazarlama alanını hem de tüketici davranışlarını önemli ölçüde etkilemektedir. Tüketicilerin çevre dostu ürün ve hizmetlere yönelmeleriyle birlikte, pazarlama uygulamalarında çevre dostu sorumluluk bilinci oluşmaya başlamış bu ise yeşil pazarlama kavramını ortaya çıkarmıştır. Yeşil pazarlama araştırmalarının önemli bir bölümünü ise yeşil tüketicilerin satın alma davranışları oluşturmaktadır. Çevre bilincine sahip tüketiciler, temel ihtiyaçlarını karşılayan ürünlerin yanı sıra satın alacakları kozmetik ürünlerinin de çevre dostu bir yapıda olmasını beklemektedirler. Bu amaç doğrultusunda hareket eden çalışma, yeşil pazarlamanın bir unsuru olan vegan kozmetik ürünlerinin genç tüketicilerin satın alma tercihlerine yansımasının incelenmesini içermektedir. Bu çerçevede vegan/vejetaryen tüketici yaşam tarzını benimseyen genç tüketicilerle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular 18 katılımcıyla yüz yüze ve online bir şekilde gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda toplanmıştır. Araştırma sonucunda vegan kozmetik ürünlerinin vegan/vejetaryen kimliğe sahip genç tüketicilerin satın alma davranışlarında belirli kriterler eşliğinde etkisi olduğu ve kozmetik sektörünün vegan ürünlere yönelik pazarlama iletişimi çalışmalarında eksikliklerin bulunduğu ortaya çıkmıştır.

Rabia Balcı
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İki aşamalı akış kuramı bağlamında çevrimiçi alışveriş sitelerinin kullanıcı yorumlarının tüketici davranışları üzerindeki etkisi

Araştırma kapsamında kitlesel iletişim kuramlarından iki aşamalı akış kuramı temelinde, çevrimiçi alışveriş sitelerinde satın alınan ürüne ilişkin yapılan kullanıcı yorumlarının, tüketici davranışlarında ne yönde bir etkiye sahip olduğu sorusuna cevap aranmaktadır. Kullanıcı yorumları, diğer tüketicilerin ürün veya hizmet hakkındaki deneyimlerini paylaştığı bir geri bildirim kaynağıdır. Bu yorumlar, potansiyel alıcıların satın alma kararlarını etkilemede güçlü bir rol oynayabilmektedir. Kullanıcı yorumları, tüketicilere ürün veya hizmetin kalitesi, işlevselliği, dayanıklılığı, uygun fiyatı ve müşteri hizmetleri gibi konularda bilgi sağlamaktadır. Olumlu yorumlar, ürüne veya hizmete olan güveni artırırken, olumsuz yorumlar tüketicileri ikna etmekte zorlayabilmektedir. Araştırma kapsamında görüldüğü üzere tüketiciler sıklıkla kullanıcı yorumlarını dikkate alarak satın alma davranışını şekillendirebilmektedir. Olumlu yorumlar ürün veya hizmetin değerini vurgulayarak tüketiciyi satın alma yönünde teşvik ederken, olumsuz yorumlar tüketiciyi alternatif seçeneklere yönlendirebilir veya satın alma kararını değiştirmesine neden olabilmektedir. Sonuç olarak, kullanıcı yorumları tüketiciler üzerinde etkili bir şekilde çalışır ve satın alma kararlarına büyük ölçüde katkıda bulunabilmektedir. Tüketiciler, ürün veya hizmet hakkında başkalarının deneyimlerini öğrenmek için kullanıcı yorumlarını dikkate almakta ve bu yorumlar satın alma kararlarını şekillendirmede önemli bir etken haline gelebilmektedir. Kullanıcı yorumlarının hedef kitlede yaratabileceği etkilerin açıklanabilmesi adına; tez içerisinde iki aşamalı akış kuramı çerçevesinde çevrimiçi alışveriş sitelerinde alışveriş yapan tüketicilerin kullanıcı yorumlarına yönelik içerik analizi yöntemi ile araştırmalar yapılmış, bilimsel verilerin işlenmesi ile konu geniş kapsamlı bir şekilde irdelenmiştir.

Merve Türkeri
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kamusal hizmetlerin etkinliğini artırmada kurumsal iletişimin stratejik önemi: Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele birimleri

Bu çalışmada çağın, dünyanın ve ülkemizin büyük sorunlarından biri olan uyuşturucu madde kullanımı ve ticareti suçlarıyla mücadele eden birimlerde, kurumsal iletişimin önemini ortaya koymaya ve kavratmaya yönelik tespitler yapılıp öneriler geliştirme amaçlanmıştır. Halkla ilişkiler de dahil olmak üzere kurumların gerçekleştirdiği tüm iletişim çalışmalarını çatısı altında toplayan kurumsal iletişimin, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve il birimlerinde uygulanışı ve önemi incelenmiştir. Birim personelinin kuruma bağlılığı, kurumsal kültür ve imajı, kurumsal saygınlığın tesisi ve tüm paydaşlarına yönelik iletişim çalışmaları detaylı olarak irdelenmiştir. Çalışma; merkez birimi, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Samsun, Diyarbakır ve Van narkotik suçlarla mücadele birimlerinde görev yapan 1929 katılımcıya yönelik bir anket ve betimsel yöntemle yapılan bir araştırmayla tamamlanmış, SPSS 18 istatistik analiz programı kullanılarak yorumlar geliştirilmiştir. Araştırma sonucunda çalışanların, narkotik birimlerinin kurumsal iletişimine dönük olumlu bir algısının olduğu, kurumsal aidiyetin yüksek olduğu ve kurumsal itibara ilişkin de olumlu düşüncelere sahip olduğu görülmüştür. Narkotik birimleri açısından yapılan tespit ve önerilerin hem alan yazınına hem narkotik birimlerinin kurumsallaşmasına hem de emniyet teşkilatının diğer birimlerine yönelik fayda sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Emniyet Genel MüdürlüğüEtkinlikKamu hizmetleri+3
İbrahim Hakkı Seydioğulları
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Planlı medya faaliyetlerinin seçmen davranışı üzerine etkisi: Genç Parti örneği

Genç PartiKitle iletişim araçlarıKitle iletişim kampanyaları+7
Bahadır Avşar
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pedagojik motivasyon: Eğitici-öğrenci iletişimi

ÖZET Motivasyon bireyleri, özel bir tavırla hareket etmeye, davranmaya teşvik eden, kendilerinden veya çevrelerinden kaynaklanan çeşitli güdü ve güdüler topluluğudur. Öğrenci motivasyonu ise, anlamak, sindirmek ve bilgiye başvurmak amacıyla öğrenilecek konu hakkında yükseltilmiş bir dikkat durumudur. Dışsal güdülenme, özendirici hedefler ve pekiştireçler aracılığıyla sağlanırken, içsel güdülenmede, bireyi motive eden, faaliyetin kendisinden alınan doyumdur. Öğrencilerin güdülenmesinde, eğitimci ile öğrenci arasındaki iletişimin niteliği önemli bir rol oynamaktadır. Eğitimde yararlanılan motivasyon kuramlarından, başarı güdüsü, nedensellik yükleme (atıf) ve sosyal öğrenme kuramlarının ağırlık merkezinde yer alan iletişim, amaçlanan davranışların gerçekleştirilmesinde etkili bir araç olarak kullanılmaktadır. Nedensellik yükleme kuramına göre, öğrenciler, başarı yada başarısızlıklarını çeşitli nedenlere atfetmektedirler. Bunlar, içsel odaklı olan çaba ve kabiliyet ile dışsal odaklı olan şans ve konunun zorluğudur. Çaba öğrenci tarafından kontrol edilebilir ancak, şans, konunun zorluğu ve kabiliyet öğrencinin kontrolü dışındadır. Öğrencilerin başarma güdüleri, başarı ve başarısızlıklarını bu nedenlerden hangisine atfettiklerine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Newcomb'un ABX modeline göre, bireyler, ilişkide bulundukları kişiler, olaylar ve nesneler hakkında çeşitli sahiptirler. Bireyin başarı ve başarısızlığını bir takım nedenlere yüklemesi gibi, başkalarıyla ve olay yada durumlarlar ilgili olarak tutumları da benzer bilişsel süreçler sonucunda oluşmaktadır. İki bireyin birbirlerine ve ortak bir nesne ya da duruma yönelimleri, bu atıflara bağlı olarak, yaklaşma yada kaçınma şeklinde olmaktadır. Kuramın ana önermesi, A'nın ve B'nin, X yönelik görüşlerindeki farklılıktan doğan dengesizlik durumunun, gerginliğe sebep olacağı ve bu gerginliğin iletişimi teşvik edeceğidir. Denge durumunu yeniden sağlamak için158 iletişime giren birey, gerekirse tutumlarını yeniden oluşturmak üzere atıflarını değiştirecektir. İki kuramı birarada ele alındığında, A'nın (öğrencinin), kendine yönelik tutumları yanlış atıflar içeriyorsa, bundan kaynaklanan dengesizliğin iletişimi teşvik etmesiyle, eğitimcinin de yardımıyla, öğrencinin kendisine ilişkin atıflarını değiştirmesi ve başarı güdüsünü arttırması mümkün olabilecektir. Yeniden atıflandırma eğitimi, öğrencinin başarısızlığının, kabiliyet yoksunluğu yerine, yetersiz çaba ya da yanlış yöntem gibi düzeltilmesi mümkün olan nedenlere affedilmesini içermektedir. B'nin (eğitimcinin) A ile ilgili atıfları, eğitimcinin o öğrenciyle ilgili hedef ve beklenti düzeyini belirlediğinden, eğitimci, öğrenci ile ilgili atıflarını oluştururken bireysel farklılıkları bilerek ve kabul ederek davranmalıdır. B'nin, A ile ilgili atıflarının olumsuz unsurlar içermesi halinde, eğitimci, öğrenci ile iletişim kurarak, onu tanımaya, farklılıklarına rağmen anlamaya çalışmalıdır ve sınıf içinde iletişime açık bir ortam yaratmalıdır. Bu durum öğrencilerin kendilerini çekinmeden ifade edebilmeleri için imkan sağlayacaktır. Ayrıca eğitimcinin kendisiyle ilgili, olumlu atıflara sahip olduğunu düşünen bir öğrencinin kendine güveni artacaktır ve kendisiyle ilgili atıflarını yeniden yapılandırarak başarıya güdülenebilecektir. B'nin ve A'nın X'e yönelik tutumlarındaki dengesizlik yaratan farklılıklar, iletişimin önünde bir engel olmamalı, tartışmaya açık özgür iletişim ve eğitim ortamına olanak sağlamalıdır. Görüş ayrılıkları, öğrenme sürecinin bir parçası haline gelerek, öğrencileri, başkalarının görüşlerini dikkate almaya, iletişime ve tartışarak öğrenmeye teşvik etmelidir. Çalışmanın uygulama kısmında kullanılan anketten elde edilen veriler de, eğitimciler ve öğrenciler arasındaki iletişimin, öğrenciler tarafından, dersteki başarıları üzerinde etken olarak kabul edildiğini, öğrencilerin, başarı ve başarısızlıklarını kendi kabiliyetleri kadar, eğitimciyle olan iletişimlerine de bağladıkları yönündedir. Araştırmadan elde edilen bir diğer bulgu, eğitimci ve öğrencilerin iletişiminde, eğitimcinin yaklaşımının belirleyici olduğudur.

EğitimcilerMotivasyonPedagoji+3
Elif Yeşilyaprak
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dergi reklamları ve ikna bilgisi modeli

Yaşadığımız yüzyılda çok hızlı teknolojik ve toplumsal gelişmelerin olması iletişim teknikleri ve yöntemlerinde değişiklikleri de beraberinde getirmektedir. Artık ana konu üretilen malın tüketicinin ikna ederek nasıl satılacağı ve satın alma faaliyetinin nasıl gerçekleşeceği olmuştur. Bu da tüketici davranışlarının daha fazla önemsenmesini ve incelenmesini beraberinde getirmiştir.Günümüzde artık tüketicinin pasif olmadığı yapılan araştırmalarla da saptanmıştır. Tüketiciler artık kendilerine gönderilen bilgiyi sorgular ve bilgiye şüphe ile bakar olmuşlardır. Bu da zamanla tüketicinin deneyim kazanıp bir ikna bilgisine sahip olmasına neden olmuştur.Bu çalışma ile tüketici davranışlarında ikna bilgisi İkna Bilgisi Modeli çerçevesinde açıklanmaya çalışılmıştır. Öncelikli olarak birinci bölümde literatüre bakılarak ilgili kuramsal çalışmalar gözden geçirilmiştir. İkinci bölümde çalışmanın modelini oluşturan İkna Bilgisi Modeli ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Son bölümde ise uygulama çalışması yapılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında ise 236 kişiye uygulanan bir anket çalışması yapılarak tüketicilerin ikna bilgisi ölçülmeye çalışılmıştır.Bu çalışma sonunda tüketicilerin ikna bilgisi, konu bilgisi ve aktör bilgisi yapılarına sahip olduğu ve bu yapıların eğitim, yaş ve gelir ile birlikte artmakta olduğu saptanmıştır.

DergilerReklamlarTüketici davranışı+2
Burcu Şahin
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal ağların tüketim kültürü üzerindeki etkisi "Facebook örneği"

Bu çalışmanın amacı günümüzde gerek yaygınlık açısından gerekse gündelik yaşamla bütünleşmesi açısından her geçen gün daha da önem kazanan Sosyal Medyanın tüketim toplumu ile olan bağlantısını tartışmaktır. Bu bağlamda tarih boyunca insanların en temel yaşam pratiklerinden biri olan tüketim davranışının gelişimi tarihsel süreç içerisinde incelenmiş tüketim ve statü oluşumu arasındaki ilişki ortaya koyulmuştur. Ardından sosyal medyanın kapsam olarak neyi içerdiği, artıları ve eksileri ile birlikte tartışılmıştır. Araştırma bölümünde ise en yaygın sosyal ağ uygulamalarından biri olan ve sosyal medyanın tüm özelliklerini bünyesinde barındıran Facebook, kategorisel içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş, içeriğinde bulunan öğeler ile bireylerin tüketim davranışları arasında bağlantılar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.

FacebookKültürSosyal ağlar+3
Süleyman Kıvanç Türkgeldi
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel medyada çalışan kadın gazeteciler ve karşılaştıkları zorluklar: Antalya örneği

AntalyaGazetecilerKadın gazeteciler+3
Özlem Yazıcı
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medyada yer alan sponsorlu reklamların tüketici satın alma davranışına etkisi: Facebook örneği üzerine nicel bir araştırma

Teknolojinin gelişmesi beraberinde iletişim kurma biçimlerini de değiştirmiştir. İnternet teknolojilerindeki değişim web 2.0 ile sosyal medya olgusunun ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bireyler artık iletişimi sosyal medya üzerinden gerçekleştirmektedir ve ihtiyaçlarını, duygularını, hislerini, beğenilerini vb. kişisel paylaşımlarını sosyal medyada duyurmaktadırlar. Tüm bu verilerin kayıt edildiği sosyal medya ortamları, ürün veya hizmetinin bilinmesini, tanınmasını ve tüketiciye/müşteriye ulaştırılmasını isteyen işletmeler için hedef kitleye ulaşmada kolaylık sağlamaktadır. İşletmeler sosyal medyanın bu olanağının keşfetmesi ile beraber sosyal medyada var olmak için büyük çaba göstermektedirler. İşletmelerin ürün veya hizmetleri ile ilgili sosyal medya ortamlarında verdiği reklamlar hemen yankı bulmakta ve tüketici satın alma davranışlarını etkilemektedir. Hedef kitle konumunda olan sosyal medya kullanıcılarının sosyal medyadan etkilenmesi, aldıklarını bilgiye göre tutum ve davranışlarındaki oluşan değişimler de araştırmacılar için ilgi çeken bir konudur. Bu araştırmada; Facebook sponsorlu reklamları ve tüketici satın alma davranışına yönelik algı ve ifadelerde; cinsiyet, yaş, gelir, öğrenim durumu, günlük Facebook kullanım süresi gibi değişkenlerin etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini tüm Facebook kullanıcıları oluştururken örnekleme giren katılımcılar kar topu örneklem yöntemiyle ulaşılan 381 kişidir. Anketten elde edilen veriler SPSS (Statistical Packet fort the Social Sciences) 20 kullanılarak analiz edilmiştir. Hipotezlere yönelik T-testi, Anova, korelasyon ve regresyon testlerinin sonuçlarına yer verilmiştir.

FacebookReklamlarSatınalma davranışı+4
Hakkı Can
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kullanımlar ve doyumlar çerçevesinde dijital oyuncuların Twitch kullanım motivasyonları: Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi örneği

Oyun, her canlının her yaşta gerçekleştirdiği eylemler olarak tanımlanabilir. Eğlenceden eğitime bir çok gereksinimi gidermek amacıyla oynanan oyunları belirli kurallarla kısıtlamak mümkün değildir. Yeni medya ortamları ile oyun mekan sınırlarından kurtulmuştur. Sanal gerçeklik, akıllı telefonlar ve yaygın bilgisayar uygulamaları gibi yeni teknolojilerin güçlenmesiyle birlikte, yeni oyun oynama etkinlikleri ortaya çıkmıştır. İnsanların eğlence amacıyla yeni teknolojilerle etkileşime girme nedenlerinin araştırılması bu nedenle önemlidir. Araştırmada oyunun ciddi bir eylem olduğu bilincinden yola çıkarak günümüzde sanal ortamlara taşınması, böylelikle ortaya çıkan dijital oyun kavramı ışığı altında dijital oyun sektörünün karşı konulmaz yükselişi ve kitle iletişim araçlarının kullanımının gündelik yaşamda bireylerin ihtiyacı haline gelmesiyle dijital oyun kültürünün sosyal ağı haline gelen Twitch.tv, araştırılması elzem bir konuya dönüşmüştür. Oldukça geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olması sebebiyle dijital oyun sektörü içerisinde en bilinen sosyal ağ Twitch.tv'dir. Bu ivmenin altında yatan sebepler merak edilmektedir. Araştırmada öncelikle dijital oyun, türleri ve oyuncu kavramından yola çıkılarak dijital oyun kültürüne değinilmiş, sonrasında Twitch.tv sosyal ağ ve üçüncü yer olarak derinlemesine incelenmiştir. Yayıncı, izleyici, sohbet ve yayın akışı kavramları da açıklanmıştır. Kullanımlar doyumlar kuramı çerçevesinde ele alınan Twitch.tv, araştırmanın uygulama kısmında Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinden rastgele örneklem yöntemiyle seçilen 327 kişiye anket uygulanarak değerlendirilmiştir. Anket kendi içerisinde kullanım, izleme, yayın yapma, ücret ödeme ve kullanmama faktörlerine ayrılarak değişkenlere göre ardındaki sebepler irdelenmiştir. Anket sonuçları detaylı olarak yorumlanarak söz konusu sosyal ağın kullanım motivasyonları aktarılmıştır.

Bilgisayar oyunlarıKullanıcı tatminiMotivasyon+6
Ümmügülsüm Korkmaz
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hasta-hekim ilişkisinde güven iletişimi

Bu tez çalışmasının konusu ?Hasta-Hekim lişkisinde Güven letişimi? olarakbelirlenmiştir. Tez çalışması çerçevesinde gerçekleştirilen araştırmanın amacı ise AkdenizÜniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Tüp BebekÜnitesi'ne başvuran infertil hastaların hekimleriyle olan iletişiminde güven düzeylerini ve bunuetkileyen faktörleri belirlemektir. Tez çalışması ayrıca hasta-hekim ilişkilerinde güven unsurununnasıl geliştirilebileceği yönünde öneriler sunabilmeyi de amaçlamaktadır.Bu amaçlarla uyumlu olarak konuyla ilgili literatür incelenmiş ve güvenilirliği yükseksoruları belirlemek amacıyla bir ön araştırma tasarlanmıştır. Ön araştırma için, literatürdekiaraştırmalar dikkate alınarak bir soru kağıdı oluşturulmuş ve bu soru kağıdı Akdeniz ÜniversitesiTıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum polikliniğine başvuran hastalarauygulanmıştır. Ön araştırma sonrasında elde edilen verilere göre uyarlanan soru kağıdına alfagüvenirlik testi yapılarak bazı sorular elenmiş ve yeniden düzenlenmiş, soru kağıdına son haliverilmiştir. Soru kağıdı bu son haliyle, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi KadınHastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Tüp Bebek Ünitesi'ne başvuran 200 hastaya uygulanmıştır.Soru kağıdına verilen cevaplardan elde edilen sonuçlara göre ortalamanın biraz üzerindebir güven puanı elde edilmiştir. Çalışmamıza katılan hastaların hekimlerine güven seviyesi (5üzerinden) ortalama 3,77 ± 0,58 olarak bulunmuştur. Bu da Akdeniz Üniversitesi Tıp FakültesiTüp Bebek Ünitesi'ne başvuran hastaların hekimlerine orta derecenin biraz üzerinde güvenduyduğunu göstermektedir. Yaptığımız araştırmada bulduğumuz sonuçlara göre, hasta-hekimilişkisinde güven düzeyi ile hastanın yaş, cinsiyet ve gelir gibi sosyo-demografik özellikleriarasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır. Öte yandan, literatürle ilişkidegüveni arttıran en önemli faktörlerden birisi olarak kabul edilen ?ilişki süresinin uzunluğu?, bizimçalışmamızda da hastaların hekimlerine olan güven düzeylerini arttıran bir faktör olarakbulunmuştur.

Aylin Ayaz Yılmaz
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası halkla ilişkiler: Antalya'da küçük ve orta ölçekli işletmeler ile T.C. yurtdışı ticaret ve ekonomi müşavirlikleri?nde bir araştırma

Küçük ve orta ölçekli isletmeler, ülke ekonomisinin temel taslarındandır. Ancak, bu isletmelerin sermaye, çalısan sayısı, bilgi ve teknolojik imkanları sınırlıdır. Uluslararası rekabet kosullarında bu isletmelerin sınırlı imkanlarını etkin ve verimli sekilde kullanmaları gerekmektedir. Diger yandan iç pazarda önemi anlasılan halkla iliskiler artık, uluslararası pazarlarda da kendine göre kriterleri olan bir alan haline gelmektedir. Uluslararası halkla iliskiler uygulamaları, isletmelerin bilgi, teknoloji ve sermayelerini uluslararası alanda etkin ve verimli sekilde kullanmalarını saglayacak uygulamalar olabilir.3 Küçük ve orta ölçekli isletmeler için ihracat, yurt dısı pazarlara girmek için bir fırsattır ve bazı küçük ve orta ölçekli isletmeler, baska uluslararası faaliyetlerde bulunamasa da, ihracat yapmaktadır. ihracat yapmakta olan küçük ve orta ölçekli isletmelerin hedef pazarları ile ilgili hangi kriterlere dikkat ettikleri, uluslararası halkla iliskileri etkileyen hangi unsurları göz önünde bulundurdukları ve kendilerini uluslararası pazarlarda tanıtmak için neler yaptıkları bilinmemektedir. Çalısmamızda uluslararası halkla iliskiler literatürü incelenmis ve bu alanda etkili unsurlar tanımlanmaya çalısılmıstır. Ayrıca, ihracat yaparak uluslararası alanda faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli isletmelerin, kendilerini ve ürünlerini yurtdısında tanıtmak için hangi uluslararası halkla iliskiler faaliyetlerinde bulundukları arastırılmıstır. Bu firmaların yanısıra, Türkiye Cumhuriyeti'nin Yurtdısı Ticaret ve Ekonomi Müsavirlikleri'nden de görüs alınmıstır4. Yurtdısı Ticaret ve Ekonomi Müsavirlikleri, uluslararası halkla iliskilerde önemli rol oynayan, kar amacı gütmeyen kamusal kurumlardır. Bu tez çalısması kapsamında yapılan arastırmaya dahil edilen Yurtdısı Ticaret ve Ekonomi Müsavirlikleri yetkililerine göre, küçük ve orta ölçekli isletmelerin uluslararası halkla iliskiler çalısmalarında en etkili unsur uluslararası sektörel fuarlardır. Göz önünde bulundurulması 3 Çalısmamızda, uluslarası halkla iliskiler faaliyetleri ve/veya araçları vb. terimleri, bilinen halkla iliskiler faaliyetlerinin uluslararası alanda uygulanmalarını ifade etmektedir. 4 T.C. Yurtdısı Ticaret ve Ekonomi Müsavirlikleri, T.C. Basbakanlık Dıs Ticaret Müstesarlıgı'nın yurt dısı teskilatıdır. Dıs Ticaret Müstesarlıgı'nın 4059 sayılı kanuna göre görevleri, dıs ticaret politikalarının tespitine yardımcı olmak, tespit edilen bu politikalar çerçevesinde ihracat, ihracatı tesvik, ithalat, yurt dısı müteahhitlik hizmetleri ve ikili ve çok taraflı ticari ve ekonomik iliskileri düzenlemek, uygulamak, uygulamaları izlemek ve gelistirmektir. gereken diger önemli unsurlar; Türkiye'den yapılacak nakliyenin maliyeti, hedef ülkedeki potansiyel alıcılar, ülkenin ekonomik yapısı, ülkenin teknik altyapısı ve yasal düzenlemeleridir. Yurtdısı Ticaret ve Ekonomi Müsavirlikleri'ne göre küçük ve orta ölçekli isletmeler için en uygun uluslararası halkla iliskiler faaliyetleri ise, yurtdısı ziyaretler ve ikili görüsmeler yapmak, uluslararası fuarlara katılmak, yabancı dilde tanıtım brosürleri hazırlamak, yurtdısında temsilcilik ve acenta bulundurmak ve web sitesi sahibi olmaktır. Bu tez çalısmasının arastırma sonuçlarına göre; Antalya'da faaliyet gösteren ve ihracat yapmakta olan küçük ve orta ölçekli isletmelerde halkla iliskiler uzmanı çalısmamakta ve bu isletmeler tarafından, çesitli nedenlerle ajans hizmeti satın alınmamaktadır. Yine de, söz konusu firmalar yurt dısında yeterince tanıtıldıklarına inanmaktadırlar. Hedef ülke pazarları ile ilgili olarak göz önünde bulundurdukları en önemli unsur; o pazardaki potansiyel alıcılardır. Aynı derecede önemli bir diger unsur da kota, gümrük vergisi ve ithal izinleri gibi yasal düzenlemelerken, Türkiye'den yapılacak nakliyenin maliyeti, ülkenin ekonomik yapısı ve uluslararası sektörel fuarlar da ihracat yapmakta olan küçük ve orta ölçekli firmalar tarafından göz önünde bulundurulmaktadır. hracat yapmakta olan küçük ve orta ölçekli firmaların kendilerini tanıtmak için en çok uyguladıkları yöntem, web sitesi sahibi olmaktır. hracat yapmakta olan bu isletmelerin sıklıkla uyguladıkları diger uluslararası halkla iliskiler faaliyetleri ise; yurtdısı ziyaretler ve ikili görüsmeler yapmak, yabancı dilde tanıtım brosürleri kullanmak, uluslararası sektörel fuarlara katılmak, internette ilan ve reklam vermek, adrese postalama yapmak ve yurt dısındaki yabancı ticaret odaları ile temas kurmaktır. Sonuç olarak, Antalya'da faaliyet gösteren ve halen ihracat yapmakta olan küçük ve orta ölçekli isletmelerin geneli, uluslararası pazarlarda tanıtım bakıs açısıyla ve günümüz teknolojileri sayesinde, halkla iliskilerin gücünden yararlanmaktadır.

Halkla ilişkilerKOBİUluslararası ilişkiler
Sibel Karakaya
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin iletişimsel göç politikası; Twitter verisi üzerine bir analiz

Türkiye çok çeşitli nedenlerle, her geçen gün artan sayıda göçmen nüfusa ev sahipliği yapmaktadır. Ev sahipliği yapılan nüfusun artması Türkiye için yeni sorumluluklar ve uygulamalarda bulunma zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda bu yeni sorumluluklardan birisi de ev sahibi ülke vatandaşları ile göçmenler arasındaki iletişimi sağlamaktır. Günümüz teknolojilerinin, çağın isteklerine cevap vermek için gelişiyor olması kamunun haber alma ihtiyacını karşılama şekillerini de etkilemektedir. Dijital iletişimin temel ögelerinden olan sosyal medya platformları ise, göçmenler ve ev sahibi toplum vatandaşları tarafından haber almak, talepte bulunmak ve fikir belirtmek için sıklıkla tercih edilmektedir. Sosyal medya platformları yapıları gereği anlık ve iki yönlü iletişime elverişli ortamlardır. Yaşanan teknolojik gelişmelerle bağlantılı olarak, sosyal medya bu yönü nedeniyle de tercih edilmektedir. Sosyal medya platformları sadece bireyler değil kurumlar tarafından da tercih edilmektedir. Hem göç idaresinden sorumlu kurumların hem de bakanlıklardan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne kadar çok çeşitli kurumun sosyal medyada aktif olduğu görülmektedir. Kurumlar sosyal medyayı bir vakit geçirme yeri olarak değil, haberleşme ve tanıtım platformu olarak kullanmaktadır. Örneğin Göç İdaresi Başkanlığı'nın resmi Twitter hesabı bilgi akışı sağlamak ve etkinlikleri duyurmak gibi amaçlarla kullanılmaktadır. Bu bağlamda çalışmada Türkiye'nin göç politikası kapsamında kullanılan dijital iletişim stratejileri ile halkla ilişkiler stratejilerine odaklanılmaktadır. Göç İdaresi Başkanlığı'nın resmi Twitter hesabından alınan verilere uygulanan içerik çözümlemesi sonucunda Türkiye'nin mevcut halkla ilişkiler ve dijital iletişim stratejilerinin tek yönlü iletişimi baz aldığı ve sosyal medya platformlarının geleneksel halkla ilişkiler modellerine uyumlu olarak kullanıldığı ortaya konulmuştur. Yapılan araştırmalar ve kaynak taramalarıyla uygun olarak, bu betimlenen iletişim stratejilerinin eksiklerinin giderilmesi ve yeni stratejilerle ilgili öneriler çalışmanın sonuç kısmında sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Göç, İletişim, Halkla İlişkiler, Dijital Halkla İlişkiler, Twitter

Göç politikalarıSayısal iletişimSosyal medya+4
Tuğse Su Toğa
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medyanın siyasal katılım davranışına etkisi: X, Y ve Z kuşakları üzerine bir inceleme

İletişim teknolojilerindeki gelişmeler ve özellikle sosyal medyanın ortaya çıkması birçok alanın değişmesine ve gelişmesine olanak sağlamaktadır. Kitle iletişim teknolojilerini aktif bir biçimde kullanmak mecburiyeti olan siyaset de bu gelişmelerden etkilenen alanların başında gelmektedir. Sosyal medyanın kullanıcılarına sunduğu imkânlar onu başlı başına bir siyasal katılım aracı haline getirmektedir. Özellikle sosyal medyanın bireylere organize olabilme kolaylığı sağlaması ve en büyüğü 22 yaşında olan ve sosyal medyanın içine doğan Z kuşağının siyasi arenada boy göstermeye başlaması, sosyal medyayı siyaset ve siyasiler açısından önemli bir konuma yerleştirmektedir. Siyasi partiler ve siyasiler apolitik oldukları düşünülen Z kuşağına da ulaşabilmek adına sosyal medyayı aktif biçimde kullanmaya çalışmaktadır. Bu çalışma, bütün bu gelişmelerin ışığında, sosyal medyanın siyasal katılım davranışına etkisini araştırmaya yönelik gerçekleştirilmiştir. Sosyal medyanın siyasal katılım davranışına etkisinin farklı kuşaklara göre bir değişkenlik gösterip göstermediği araştırmanın temel sorusudur. Bu doğrultuda nicel bir alan araştırması gerçekleştirilmiş, uygunluk örneklemi kullanılarak X, Y ve Z kuşaklarından 600 katılımcı araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre sosyal medyanın siyasal katılım davranışına etkisinin kuşaklara göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal medya Z kuşağının siyasal katılım davranışını orta düzeyde etkilerken, X ve Y kuşaklarının siyasal katılım davranışlarını düşük düzeyde etkilemektedir.

KuşaklarSiyasal katılmaSosyal medya+3
Fırat Varlık
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yapay zekanın halkla ilişkiler uygulamalarındaki yeri

Teknolojinin insan hayatındaki yeri derinleştikçe yeni kavram, konu ve etkiler de beraberinde gelmektedir. Bu kavramlardan biri olan yapay zeka büyük veriye yön veren, öğrenen, gelişen ve kimi konularda insana rakip olan yapısı ile son derece önem arz etmektedir. Öte yandan teknolojinin gelişmesi ile her geçen gün katlanarak artan veri, tüketicilerin beklentilerinde yaşanan değişim ve hedef kitlenin önemini kaybederek hedef bireylerin ortaya çıkması, zamanın ve zaman yönetiminin önem kazanması, iletişimin fastfoodlaşması ile giderek artan zorlu rekabet koşulları halkla ilişkiler dünyasında da bir dönüşüm süreci başlatmıştır. Bu dönüşüm halkla ilişkiler araçlarından uygulayıcısına pek çok alanda varlığını hissettirmektedir. Bu çalışma kapsamında yapay zekanın halkla ilişkiler uygulamalarındaki yerini saptamak adına bu konuda aktif olarak rol oynayan sektör temsilcileri olan yapay zeka ve halkla ilişkiler uygulayıcıları ile derinlemesine görüşme ve anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Buna ek olarak yapay zekaya dair yazılı basında yayınlanan haberler analiz edilmiş ve medya kanalıyla oluşturulan yapay zeka algısına mercek tutulmuştur. Ayrıca halkla ilişkilerle ilgili iş ilanları analiz edilmiş ve ilanlarda yapay zekanın etkisinin olup olmadığı değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra yapay zekanın karşısındaki halkla ilişkilerin durumu, bir yapay zekaya yönetilen soru ile bizzat yapay zekadan öğrenilmiştir. Elde edilen tüm veriler içerik analizine tabi tutulmuş ve karşılaştırmalı pivot tablolar ile değerlendirilmiştir. Yapılan tüm bu çalışmaların ışığında yapay zekanın halkla ilişkiler uygulayıcılarının yerine geçen değil halkla ilişkiler uygulayıcılarına destek olan, onlara hız kazandıran bir araç konumunda olduğu, halkla ilişkiler uygulayıcılarının teknolojiden bağımsız bir yol izlememeleri ve kendilerini sürekli olarak geliştirmeleri gerektiği sonucuna ulaşılırken; halkla ilişkiler uygulayıcılarının yapay zekayı nasıl kullanabileceğine dair bir yol haritası oluşturulmuştur.

Halkla ilişkilerYapay zekaYaratıcılık+1
Nurdan Kayım
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu yönetiminde liderlik bağlamında kamu çalışanlarının liderlik algıları: Azerbaycan ASAN Hizmet Kurumu üzerine bir araştırma

Liderliğin tarihsel gelişim süreci araştırıldığında her çağda toplumların bir lidere ihtiyaç duyduğu, bu liderlerin ise tarihin dönüm noktalarını oluşturacak kararlar alarak yönettiği toplumları etkilediği görülebilir. Genel olarak lider dedikte etki yapma, yani fikirlerini iletmek, kabul ettirmek, bu fikirlere destekçi bulmak ve uygulamak becerilerine sahip kişi kast edilmektedir. Liderlik kavramını anlamak için çeşitli liderlik yaklaşımları geliştirilmiştir. Liderlerin çeşitli özellikleri ve karakterleri var olmakta ve bu çerçevede farklı liderlik türlerinden bahsedilmektedir. Bu çalışmada Azerbaycan kamu yönetimi çerçevesinde liderlik, özellikle Azerbaycanlı liderler, onların özellikleri ve liderlik tarzları öğrenilmiş, ve yapılan anket çalışması ile ASAN Hizmet yönetici ve çalışanlarının liderlik algısı araştırılmıştır. ASAN Hizmet yeni kamu yönetimi ve e-devlet uygulamaları kapsamında kurulan ve aşırı bürokratikleşmeyi ortadan kaldırmayı amaçlayan, vatandaşların memnuniyet düzeyini artırmaya odaklanmış bir kamu kurumu olmakta ve bu kurumda yönetici ve çalışan pozisyonlarında bulunan kişilerin liderlik algılarının öğrenilmesi, kamu yönetimi bağlamında liderlik anlayışını geliştirmede önem taşımaktadır. Anahtar kelimeler: lider, liderlik, kamu yönetimi, Azerbaycan, ASAN Hizmet

AzerbaycanKamu personeliKamu yönetimi+1
Farıd Tayyarlı
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kent markası yönetimi sürecinde sosyal medyanın rolü: İnstagram özelinde İstanbul-Amsterdam karşılaştırması

Günümüzde değişen rekabet koşulları altında ekonomik açıdan avantaj elde edebilmek amacıyla kentler, ürün ve hizmet markaları gibi birbirleriyle yarışır durumdadır. Kentler, daha fazla ziyaretçiyi ve kârlı yatırımı çekme, daha kalifiye iş gücünü barındırma, sahip olduğu değerleri koruma ve geliştirme motivasyonuyla kurum markaları gibi yönetilebilmektedir. Bu sebeple kent markasının yönetim sürecinin bir parçası olan kent tanıtımında medyanın etkisi yadsınamaz. Teknolojik aygıtlardaki gelişmeler, internet kullanım oranındaki hızlı artış ve daha fazla insanın her geçen gün çevrimiçi platformlarda aktif olması nedeniyle kent markaları da sosyal medyayı aktif olarak kullanmaktadır. Sosyal medyadaki Instagram mecrasının kent markası imajının ayırt edici özelliklerinin yansıtılmasında rolü olduğu söylenebilir. Bu bağlamda kent markası yönetimi sürecinde sosyal medyanın rolünü ortaya koyabilmek amacıyla İstanbul'un Instagram'daki temsilî hesabı "oneistanbul" ile Amsterdam'ın temsilî hesabı "iamsterdam" karşılaştırılmıştır. İçerik analizi yöntemiyle incelenen içeriklerden elde edilen bulgulardan yararlanarak kent markası yönetimi sürecinde kent imajının yansıtılmasında ve kent markasının temsil edilmesinde sosyal medya mecralarından Instagram'ın pozitif etkisi olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: marka, marka kent, sosyal medya, Instagram, oneistanbul, iamsterdam.

Hollanda-AmsterdamSosyal medyaYönetim+3
Ahmet Sürücü
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarının kurumsal itibar yönetimindeki rolü: Türkiye'nin en itibarlı markaları özelinde bir araştırma

Gelişen iletişim teknolojilerinin etkisi ve artan rekabet koşullarının bir sonucu olarak kuruluşların aynı pazarda ürün veya hizmet sunan rakiplerinden ayrışmak için maddi çıkarlarının yanı sıra kalıcı bir sosyal değer yaratma hedefleri söz konusu olmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarının kuruluşlara, hedef kitleleri tarafından sevilme, benimsenme ve uzun süreli bir tercih sebebi olma gibi kurumsal itibarı destekleyen olumlu yansımalarının bulunduğu düşünülmektedir. Bu çalışma, iki önemli kurumsal iletişim alanı olarak nitelendirilebilecek kurumsal sosyal sorumluluk ve kurumsal itibar yönetimi kavramlarını detaylı bir şekilde inceleyerek bu iki kavramın arasındaki bağlantıyı açıklamaktadır. Bu bağlamda tez, kurumsal sosyal sorumluluğun yaklaşımları, modelleri, uygulama alanları, kuruluşlara olan avantajları ve dezavantajları ile kurumsal itibar yönetimi ve kurumsal itibarın bileşenleri hakkında kapsamlı bir literatür taramasını içermektedir. Çalışma kapsamında, Türkiye İtibar Endeksi tarafından 2018 yılında gerçekleştirilen Türkiye'nin En İtibarlı Markaları araştırmasında yer alan kuruluşlarla gerçekleştirilen yapılandırılmış görüşme bulguları ve yorumlamaları bulunmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'deki en itibarlı kuruluşların, gerçekleştirdikleri kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarının kurumsal itibar yönetiminde etkin bir role sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Kurumsal iletişimKurumsal itibarKurumsal sorumluluk+3
Yasemin Alpınar
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Diyalojik halkla ilişkiler bağlamında dijital diplomasi: Zeytin Dalı Operasyonu

Çalışmamızın konusu; Türkiye'nin, Suriye'nin Afrin kentindeki terör unsurlarına yönelik gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekatı'nın dijital diplomasi faaliyetleridir. Kuramsal altyapıyı ise Kent ve Taylor'un diyaloji kuramı oluşturmaktadır. Çalışma ile amaçlanan; dijital diplomasi aktörlerinin, sosyal medyanın iki yönlü ve simetrik iletişimsel doğasına uygun mesaj üretip üretmediklerini anlamaktır. Aynı zamanda dijital diplomasi aktörlerinin diyalojik iletişim denkleminin neresinde olduklarını nesnel verilerle belirleyebilmek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda üç aylık Zeytin Dalı Harekatı süresince dijital diplomasi aktörlerinin twitter paylaşımları derlenmiş, kategorize edilmiş ve diyaloji kuramı parametreleri doğrultusunda içerik analizleri gerçekleştirilmiştir. Sonuç kısmında ise veriler değerlendirilmiş bu veriler doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir.

DiyalojiDiyalojik iletişimElektronik diplomasi+6
Bahadır Avşar
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bir uluslararası halkla ilişkiler stratejisi olarak kültür ve yaratıcı endüstri ürünleri: Latin Amerika pazarında Türk dizileri üzerine bir araştırma

Bu tez çalışmasında Türk televizyon dizilerinin 2014 yılında Şili'de başlayan Latin Amerika serüveni uluslararası halkla ilişkiler, kamu diplomasisi, kültürel diplomasi, yumuşak güç ekseninde analiz edilmekte; Türk televizyon dizileri bir yaratıcı kültür endüstrisi ürünü olarak ele alınmakta ve kültür ürünlerinin Şili'de elde ettiği başarı uluslararası halkla ilişkiler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu araştırmada Türk televizyon dizilerinin yurt dışındaki, özellikle de Latin Amerika pazarındaki başarısının incelenmesi ve bu etkinin olası sonuçlarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Yarattığı sansasyon itibarıyla Türk televizyon dizilerinin basit bir eğlence, zaman geçirme aracından ibaret görülmesi mümkün değildir; yurt dışında yayımlanan Türk dizilerinin bir kültür endüstrisi ürünü, hatta bir uluslararası halkla ilişkiler stratejisi olarak ele alınması gerekmektedir çünkü Türk televizyon dizilerinin farklı ülkelerde gösterilmesi ve popüler olmasının uzun vadeli derin etkileri görüleceğine şüphe yoktur. Bu etkilerin neler olabileceği, geleceğe yönelik neler yapılması konusunda da veriler sunacağından önemlidir. Çalışma kapsamında uluslararası halkla ilişkiler ve kültür odaklı literatür çalışması sırasında kamu diplomasisi, kültürel diplomasi, yumuşak güç, kültür endüstrisi, yaratıcı endüstri konularına değinilmiştir. Araştırma kısmında Şili'de gerçekleştirilen doktora alan araştırması kapsamında Latin Amerika'da Türk televizyon dizilerinin yayımlandığı ilk ülke olan Şili'de Türk dizilerinin başarısı örnek olay tekniğiyle incelenmiş; sonrasında Şili'de derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda Türk dizilerinin Şili'de Türkiye ve Türk kültürüne dair bir bilgi kaynağı olarak işlev gördüğünü, önyargıları yıkmaya yaradığını, Türkiye'nin yumuşak gücünü arttırdığını ve bu nedenle de uluslararası halkla ilişkiler stratejisi olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Dizi filmHalkla ilişkilerKültür+6
Pınar Aslan
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürler arası iletişim kapsamında temel atıf hatası örneği olarak İslamfobi'nin değerlendirilmesi

Bu çalışma kapsamında İslamofobinin modern bir durum olarak ele alınması suretiyle bütünleşik bir analizi yapılmıştır. Bu kapsamda, İslamofobinin Temel Atıf Hatası bakımından değerlendirilmesi ve İslamofobinin bir ilişkilendirme sorunu olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma toplamda 2 bölümden oluşmaktadır. 1. bölümde çalışmaya ilişkin açıklayıcı hususlar ele alınmış, bölümde İslamofobi değerlendirilmiş, Temel Atıf Hatasına ilişkin değerlendirme yapılmış, 2. Bölümde ise İslamofobi ve Temel Atıf Hatası arasında mukayese yapılmış ve İslamofobinin ilişkilendirme sorunu olmasına yönelik sebepler ele alınarak değerlendirilmiştir. Yüksek lisans tez çalışması olarak hazırlanan bu çalışmada İslamofobi farklı disiplinlere başvurularak açıklanmış, Temel Atıf Hatası ise bir psikolojik deney olarak konunun değerlendirilmesi sürecinde çalışmanın odağına konulmuştur. Bu çalışmada interdisiplinel bir yaklaşım ile ele alınan İslamofobinin nedenleri ve sonuçları anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler; İslamofobi, Temel Atıf Hatası, İlişkilendirme Sorunu, Modernizm, Korku Kültürü, 11 Eylül Saldırıları, Terörizm

Yunus Emre Deli
Marmara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00