Recently Added Theses
View AllDevlet liselerinde görev yapan kadın öğretmenlerde cam tavan sorunu: İstanbul ili örneği
Her ne kadar eğitim geleneksel olarak bakıldığında ideal bir kadın mesleği olarak görülse de, kadınlar genel olarak daha çok sınıfa giren ders öğretmeni konumundadır. İçlerinde eğitim yöneticisi olanı oldukça azdır. Araştırmalar bize; sosyal, kültürel ve geleneksel inançların, hala kadınların davranışlarını ve tercihlerini belirlemekte olduğunu göstermektedir. Kadının kendi irade ve arzusu tam olarak toplumda karşılık bulabilmiş değildir. Eşinden kaynaklanan destek azlığı, danışman eksikliği, yöneticilik ve annelik arasındaki rol çatışması gibi nedenler buna kanıt olarak sayılabilir. Elbette, kadının kendi algılamasından kaynaklanan bir takım içsel engelleri de bulunmaktadır. Geleneksel açıdan öğretim, eş ve anne kavramları bir bütün olarak kadın rolünün tamamlayıcı olarak kabul edilse de, kadın yönetim açısından bu role aykırı olarak görülmektedir.Anahtar kelimeler: Cam tavan, okul yönetimi, kadın yönetici.
İstanbul'da toplu taşıma sorununun çözümüne İETT ve Ulaşım A. Ş. işletmelerinin katkısı
İstanbul kentiçi ulaşım sorunu artan nüfusla birlikte karmaşık bir hal almış mevcut yollar artık talebe cevap veremez duruma gelmiştir. Ortaya trafiğin yarattığı olumsuzluklar çıkmış kent yaşamının erişebilirliğini ortadan kaldırmıştır. Ulaşımın etkin bir şekilde yapılamaması toplum tarafından bir sorun haline gelmiştir. Bu açıdan toplu taşımanın artırılması gerekliliği ortaya çıkmıştır. İstanbul kentiçi ulaşımda ulaşım yönetiminin tek elden yönetilmemesi, farklı kurum ve işletmelerin yönetiminde bulunması, ulaşım sorunun çözülmesinde en önemli sorundur. Bunun yerine diğer dünya kentlerinde olduğu gibi kendi yönetim kurullarına sahip olan bir ulaşım otoritesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu gerçekleştirildiğinde İstanbul için daha kaliteli bir ulaşım altyapısı oluşturularak bununla birlikte yaşanan kent içi ulaşım ve toplu taşıma sorunu çözümlenebilecektir.
Türkiye'de yerel yönetimlerin kültür politikaları ve kültürel belediyecilik
Kültür, toplumların geçmişten bugüne biriktirdikleri bilim, dil, sanat, felsefe, örf ve adetlerin bütününü ifade eder. İnsanı içinde yaşadığı topluma bağlayan bütün davranış ve düşünüş biçimleri, tarih içinde oluşan değer kalıpları kültürün içinde kendine yer bulur. Fertlerin toplum halinde yaşaması için kurallar belirlenirken, gerek merkezi yönetim gerekse yerel yönetimler tarafından kültür alanını şekillendirecek kültür politikalarına da ihtiyaç duyulur.Belediyelerin sadece altyapı faaliyetleri, yürüten yerel örgütler olduğu şeklinde yerleşik algının değişmesiyle bu konudaki toplumsal talepler de farklılaşmaya başlamıştır. Bu doğrultuda belediyelerin sosyal ve kültürel alanlarda sunduğu hizmetler çeşitlenerek artış göstermiş, fiziki ve sosyal belediyeciliğin yanında kültürel belediyecilik de bir kavram olarak oluşmaya başlamıştır. Kültürü, sosyal belediyecilik alanının bir alt başlığı olarak ele alan anlayış yerini, kültürel belediyeciliğin fiziki ve sosyal belediyeciliği tamamlayan bir olgu olduğu düşüncesine terk etmeye başlamıştır.Bu çalışmada yukarıdaki perspektiften bakılarak kültür politikası, medeniyet ve kalkınma kavramları ele alınmış, kent kültürü bağlamında yerel kalkınma dinamiği olarak kültürün önemi vurgulanmıştır. Konuya giriş teşkil etmesi nedeniyle yerel yönetimlerin tarihi gelişimi, bugünkü durumu ve yerel yönetimlerde kültüre ilişkin yasal çerçeve ortaya konulmuştur. Kültürel belediyecilik çerçevesinde belediyelerin kültürel faaliyetleri ana başlıklar halinde açıklanmıştır. AB üyelik süreci Türkiye'de kültür politikalarının yerelleşmesini gerekli kılmaktadır. AB'nin kültür politikasının merkezinde, kültürün yerelleşmesi, kültürel çeşitliliğin desteklenmesi, toplumun bütün kesimlerinin kültürel faaliyetlere eşit katılımının sağlanması sanatın ve yaratıcılığın desteklenmesi yer almaktadır. Türkiye'nin yerel kültür politikalarına doğrudan etkisi nedeniyle AB kültür müktesebatı da çalışmada ele alınmıştır.
Sosyal politika açısından belediyeler ve sosyal belediyecilik
Türkiye'nin yönetim yapısı içerisinde yerel yönetim birimlerinin en önemli parçası olarak çalışan belediyeler kurulduğu günden bu tarafa değişik evrelerden geçerek günümüze kadar gelmiştir. Tanzimat döneminde kentin yol, kaldırım, çöp, vb hizmetlerini yerine getirmek amacıyla kurulan belediyeler günümüzde sosyal, kültürel, ekonomik, eğitim ve sağlık gibi birçok yeni alanda hizmetlerine devam etmektedir. Belediyelerin yol, su, kanalizasyon, park, temizlik gibi klasik kentsel altyapı ve teknik hizmetler dışında yükümlük ve sorumlulukları her geçen gün artmaktadır.Türkiye'de artan kentsel nüfus ve beraberinde ortaya çıkan işsizlik, yoksulluk, yaşlanma, kültürel uyum vb. sosyal sorunlar belediyelerin sosyal alanda sorumluluklarını artırmıştır. Merkezi yönetimin sosyal politika alanında yetersizliği, yeni çıkartılan yerel yönetim kanunlarında belediyelere yüklenen sosyal sorumluluklar yerel yönetimleri bu alanda aktif olmaya zorlamaktadır. Bu kapsamda yerelleşme, yerel yönetim vb kavramların sıkça kullanıldığı günümüzde yerel sürdürülebilir kalkınma, sosyal belediyecilik, kentlilik bilincinin oluşturulması gibi kavram, söylem ve politikalar araştırmacıların ilgisini çekmekte ve bu alanda önemli çalışmalar yapılmaktadır.Kentsel yoksulluk, gecekondulaşma, işsizlik vb birçok sorun 1990lı yıllardan itibaren kentte yerel yönetimleri ve özellikle belediyeleri yeni bir yönetim anlayışına mecbur bırakmıştır. Türkiye'de belediyelerde sosyal refah ve sosyal politika alanında 1990'lı yıllarda başlayan süreç artık sadece büyükşehirlerde değil tüm belediyelerde imkânları nispetinde devam etmektedir.Bu çalışmada sosyal ve kültürel alanda dinamik bir aktör olarak belediyelerin yaptıkları çalışmalar incelenecektir. Bu bağlamda sosyal politikaların küresel ölçekte ortaya çıkışından bahsedilerek, Türkiye'de sosyal politika, sosyal belediyecilik, belediyelerin kültürel alanda yapmış oldukları çalışmaların neler olduğu araştırılacaktır. Yapılan bu araştırmanın sonucu olarak sosyal belediyecilik uygulamalarının temel sorunları ve çözüm önerileri ortaya konulmaya çalışılacaktır.
Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları şube müdürlüğünde görev yapan personelin iş doyumunun ölçümlenmesi (İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Antalya, Balıkesir illeri örneği)
Araştırmamızın amacı; Türkiye'de Resmi Gazete'nin 20/07/20005 tarih ve 25881 sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren 03/07/2005 tarihli ve 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi ile koruma Kurulları Kanunu gereğince faaliyete geçen denetimli serbestlik şubelerinde görev yapan personelin sahip olduğu özellikler ile iş doyumu arasında ilişki olup olmadığını incelemektir.Araştırmanın örneklimini; İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Mersin, Balıkesir, illerinde bulunan denetimli serbestlik şubelerinde çalışan 142 denetleme memuru, 78 denetim görevlisi oluşturmuştur. Araştırmada kullanılan ölçek, "Minnesota İş Doyumu Envanteri" çalışanların iş doyumu düzeylerini belirlemek amacıyla 1967 yılında Weiss, Dawis, England ve Lofquist tarafından geliştirilmiştir.Araştırma sonucunda, Minnesota genel iş doyumu, içsel iş doyumu ve dışsal iş doyumu ortalama puanlarının karşılaştırıldığı araştırmamızda, pozisyona göre, eğitim düzeylerine göre, şubedeki çalışan sayısının yeterli/yetersiz algısına göre ve son olarak personelin işine olan sevgisinin derecesine göre iş doyumu ölçekleri arasında anlamlı fark saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Denetimli Serbestlik, Denetim Görevlisi, Denetleme Memuru, ?? Doyumu
Adli muhasebe mesleği ve Türkiye'de uygulanabilirliği
İşletmelerde ve hayatın hemen her alanında, çeşitli kişi ve kurumlarca yapılanmuhasebe vb. hilelerinin ve bunların neden olduğu ekonomik kaybın büyükboyutlara ulaşması, ticari ve ekonomik anlaşmazlıklar, mali tablo kullanıcılarınıyanıltmaya yönelik uygulamaların artması; muhasebenin kapsamını genişleterek, Adli Muhasebe olarak anılan mesleğin doğmasına neden olmuştur.ABD başta olmak üzere, gelişmiş batılı ülkelerde yaygın uygulama alanı bulan,ülkemizde henüz yasal zemine oturtulmamış ve tam anlamıyla uygulama alanıbulamamış olan Adli Muhasebecilik mesleğinin kapsamı, özellikleri, adlimuhasebecinin nitelikleri, adli muhasebe mesleğinin benzer mesleklerden farkları,adli muhasebeci eğitimi, Türkiye'de uygulanabilirliği, hukuk sistemimizdeki yeri,sigorta kapsamına alınması yönündeki öneriler ve konun daha iyi anlaşılabilmesiaçısından grafikler ve tablolar yardımıyla adli muhasebe denetimi (Hile Denetçiliği)hakkında ayrıntılı bilgi verilmektedir.Anahtar kelimeler; Adli Muhasebe, Adli Muhasebecilik Mesleği ve bumesleğin Türkiye'de ki durumu.
