
3
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Okul öncesi dönemdeki çocuklarda ebeveynlik davranışları, duygu sosyalleştirme, hazzı geciktirme, sosyal yeterlilik ve yaratıcılık arasındaki ilişkiler
Bu araştırmada okul öncesi dönemdeki çocuklarda ebeveynlik davranışları, duygu sosyalleştirme, hazzı geciktirme, sosyal yeterlilik ve yaratıcılığın arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Duygu sosyalleştirme, çocuklar kaygı, korku, üzüntü gibi olumsuz duygular deneyimlediklerinde ebeveynlerin bu duygulara verdikleri tepkiler ve çocuklarıyla kurdukları iletişim olarak tanımlanmaktadır. Ebeveynin duygu sosyalleştirmesinin çocuğun duygu düzenlemesi ve sosyal yetkinliği üzerinde etkileri olduğu görülmektedir. Benzer şekilde ebeveyn çocuk arasındaki etkileşim çocuğun yaratıcılığı üzerinde de bazı etkileri bulunmaktadır. Bu nedenle, bu araştırmada ebeveynlik davranışlarının yaratıcılık üzerindeki etkisi incelenmiştir. Ülkemizde ebeveynin duygu sosyalleştirmesinin çocuklar üzerindeki etkileri oldukça yeni bir araştırma alanıdır. Öte yandan, ebeveynlik ve yaratıcılık arasındaki ilişki ülkemizde çalışılmamıştır. Araştırmanın örneklemini 4-5 yaşlarında okul öncesi dönemdeki 170 çocuktan, bu çocukların annelerinden ve öğretmenlerinden oluşturulacaktır. Çocukların duygu düzenleme becerileri hazzı geciktirme görevi ile, yaratıcılıkları ise belirli bir nesne için farklı kullanımlar bulma görevi ile ölçülmüştür. Duygu sosyalleştirme, ebeveynlik davranışları annelere ulaştırılan ölçekler yoluyla, sosyal yeterlilik ise öğretmenlere verilen ölçekle değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları yaratıcılık ile duygu sosyalleştirme, ebeveynlik davranışları ve sosyal yeterliliğin bazı alt boyutları arasında ilişki olduğuna işaret etmektedir. Öte yandan, hazzı geciktirme ve yaratıcılık ilişkili bulunmuştur. Hazzı geciktirme ve yaratıcılık arasında esnekliğin aracı değişken olduğu görülmüştür. Bu inceleme ile ortaya çıkan bulguların, ebeveyn-çocuk ilişkisinin niteliğinin önemine vurgu yaparak ebeveynlere yönelik eğitimlere ve çocuk gelişimine yönelik müdahale programlarına öncülük etmesi hedeflenmektedir.
Toplumsal cinsiyet rolü stresi ve algılanan sosyal desteğin kadınların iş tatmini ile ilişkisi
Bu yüksek lisans tezinin amacı, cinsiyet rolü stresinin ve algılanan sosyal desteğin iş tatmini üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma, onayları alınmış 302 kadın katılımcının katkılarıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların yaşları, hangi sektörde çalıştıkları, gelir düzeyleri, düzenli bir işinin olup olmadığı, çocuğunun olup olmadığı gibi faktörler de göz önünde bulundurulmuştur. Çalışmada belirtilen değişkenleri ölçmek amacıyla katılımcılara Bilgilendirilmiş Onan Formu, Kişisel Bilgi Formu, Kadın Toplumsal Cinsiyet Rolü Stresi Ölçeği (KTCRSÖ), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (MSPSS) ve Minnesota İş Tatmini Ölçeği ölçekleri uygulanmıştır. Ölçekler öncesinde Bilgilendirilmiş Onam Formu ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda, toplumsal cinsiyet rolü stresi ve iş tatmini arasındaki ilişki incelendiğinde bu iki olgu arasında anlamlı ve güçlü bir ilişkiye rastlanmamıştır. Bunun yanında algılanan sosyal destek ve iş tatmini arasındaki ilişkiye bakıldığı zaman ise, bu iki olgu arasında anlamlı ve pozitif bir ilişkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Veri analizlerinin işlenmesinde SPSS 27 programı kullanılmıştır.
Varoluşsal boşluğu tahmin eden etkenler: İlişki doyumu, günlük uğraşlarda bulunan anlam ve değer, sağlık ve sosyodemografik faktörler
Üniversite öğrencilerinin varoluşsal boşluk düzeyleri ile günlük uğraşlarında buldukları anlam ve değer, romantik ilişkilerinden aldıkları doyum, sosyal çevrelerinin genişliği, sosyoekonomik durumları, psikolojik ve genel sağlıkla ilgili algıları arasındaki ilişkiler bir regresyon çalışması dahilinde incelenmiştir. Araştırma katılımcılarını 77'si kadın, 121'i erkek toplam 198 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Sosyodemografik Bilgi Formu, İlişki İstikrarı Ölçeği'nin İlişki Doyumu alt skalası, Günlük Uğraş Anlam & Değeri Anketi (Oval-pd) ve Yaşam Anlamı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçların, istatistiksel raporlaması için SPSS 21.0 paket programı tercih edildi. Çalışma verileri ele alınırken tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerin yanı sıra normal dağılımın incelenmesi için Kolmogorov - Smirnov dağılım testi kullanıldı. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup olması halinde, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Mann Whitney U testi tercih edildi. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki gruptan fazla grup olması halinde, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testi tercih edildi ve ortaya çıkan farkın hangi gruptan kaynaklandığının ölçülmesinde ise Mann Whitney U testi tercih edildi. Ölçeklerin kendi arasındaki karşılaştırmaları Pearson Korelasyon Analizi ile yapıldı. Bağımsız değişkenlerin Bağımlı değişkene etkisi ise Lineer Regresyon analizi ile incelendi. Elde edilen bulgular % 95 güven aralığında ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Bulgular dahilinde; günlük uğraşlardan alınan doyum, yaşam anlamına olumlu yönde etki etmektedir. Ayrıca psikolojik sağlığın iyi olması yaşamdaki anlama olumlu etki etmektedir. Romantik ilişkilerden elde edilen doyum, yaşam anlamı puanına etki etmemektedir. Sosyal açıdan aktif olmak ile yaşam anlamı puanı arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Yaşam anlamı, romantik ilişkilerde doyum, günlük uğraşlardan edinilen doyum gibi faktörleri içeren çalışmalar azınlıktadır. Bu konuları araştıran çalışmalar yapılması yeni bakış açıları geliştirilmesine öncülük edecektir.