4
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
XVIII. Yüzyıl İngiliz seyahatnamelerine göre Osmanlı ve İngiliz toplumları ve şehirleri üzerine karşılaştırmalı bir değerlendirme
Bu tezde XVIII. yüzyılda Osmanlı topraklarına gelen İngiliz seyyahların şehir ve toplumla alâkalı gözlemleri incelenmektedir. Anlatımlarının daha isabetli anlaşılıp değerlendirilebilmesi için Osmanlı İmparatorluğu'nda gördükleri sorunların ya da benzerlerinin kendi ülkelerinde de bulunup bulunmadığını anlamak maksadıyla XVIII. asır İngilteresi de mercek altına alınmıştır. Bu usûl seyyahların anlatımlarının daha isabetli şekilde anlaşılması ve izahı için çok önemli görülmektedir. Mukayeseli bir çalışma olan bu araştırmada seyyahların yanı sıra 18. yüzyıla ait birçok yayın, Old Bailey mahkemesi arşivi, neşredilmiş arşiv vesikaları ve ikinci el kaynaklar kullanılmış, Osmanlı ve İngiliz memleketlerinin özellik ve vaziyetleri ile o günkü dünyaya dair kısmî bir tablo ortaya konularak muhtelif değerlendirme ve düşüncelerin gözden geçirilmesi gerekliliği tespit edilmiştir.
15. ve 16. yüzyıllarda Cebelitarık'ta Portekiz donanması
Portekiz, 1415'te Septe'yi alarak denizaşırı bir imparatorluk haline gelmiştir. Septe'den sonra Kuzey Afrika'nın kıyı bölgelerinde liman şehirleri kurarak Hint Okyanusuna kadar denizciler ve tüccarlar gönderilmiştir. Portekiz'in denizcilikte ilerlemesine en büyük katkıyı, devletin ve soyluların desteğini alan, lakabı "gemici prens" olarak bilinen Prens Henrique sağlamıştır. Endülüslü bilim adamları ile İtalyan denizcileri bir araya getirerek gemi inşa tekniklerini ilerletmiş, okyanus koşullarına dayanıklı denizaşırı seferlere çıkabilen devasa gemiler inşa ettirmiştir. Prens Henrique'den sonra da denizcilik alanındaki ilerlemelere destek veren Portekiz kralları, Hint Okyanusunda "Portekiz Deniz İmparatorluğu" kurmayı başarmış, geniş bir ticaret ağı elde etmiştir. Dünya denizcilik tarihine, Septe'nin alınmasıyla başlayıp Keşifler Çağı boyunca derin izler bırakan Portekiz, Atlantik'ten Hint Okyanusuna uzanan seyrüseferler düzenlenmiştir. Bununla birlikte, İtalyan ve Arap denizcilerin de gemi teknolojisine olan katkılarıyla ortaya çıkan Portekiz donanmasındaki gemileri değerlendirilen bu çalışma; 15. ve 16. yüzyıllardaki Portekiz deniz gücünü incelemektedir. Anahtar Kelimeler: Portekiz Donanması, Garb el-Endülüs, Portekiz Reconquistası, Septe, Prens Henrique.
XIX. yüzyıl seyahatnamelerine göre Osmanlı kitap kültürü ve kütüphaneler
XIX. yüzyıl Osmanlı Devleti için hem geleneksel kaynakların muhafaza edildiği hem de modernleşmeyi sağlayacak bilgilerin üretildiği bir çağdır. Bilgi ve kitap muhafazası, üretimi ve ticaretinin temel niteliğini geleneksel bilgi kaynakları ile Batıcılaşmaya yönelik bilgi kaynakları oluşturmaktadır. Söz konusu kaynaklar yönetim ve toplum bilgileri olarak iki türdedir. Saltanat/devlet ve yönetimin ilgi duyduğu bilim ve bilgiler ile toplumun ilgi duyduğu bilim ve bilgiler farklıdır. İlki modern kaynaklar talep ederken ikincisine geleneksel kaynaklar kâfi gelmektedir. Bunların hepsi birden XIX. yüzyıldaki Osmanlı bilgi örgütlenmesini meydana getirmektedir. XIX. yüzyılda Osmanlı'nın ilgilendiği bilim sahaları ve bilgi kaynakları seyahatnamelerde konu edilmiştir. Bir başka deyişle, Osmanlı kitap kültürü, kütüphaneleri, kitap-bilgi üretimi ve ticareti başta müsteşrikler olmak üzere tüm seyyahların ilgisini çekmiştir. Batı'da, özellikle entelektüel çevrelerde, Harem'in ardından en çok merak edilen, Harem gibi kapalı kapılar ardında olduğu için gizemini koruyan Saray Kütüphanesi ve muhteviyatı geçmiş devirlerden beri Osmanlı arşivleriyle ilgilenen Batılıların en büyük meselesi olmuştur. Saltanatın bilgi kaynaklarını ve devletin bilgi örgütlenmesini yansıtan bu kütüphaneden başka toplumun bilgi kaynaklarını barındıran, ulemaya yönelik halk kütüphaneleri, gayrimüslim tebaanın bilgi kaynaklarından oluşan manastır ve patriklik kütüphaneleri, Doğu'da her biri önemli bir arşiv teşkil eden şahsî kütüphaneler ve yine yönetici sınıfa yönelik modern bilimleri içeren ihtisas kütüphaneleri Osmanlı'nın muhafaza ettiği ve yararlandığı kaynakları içermektedir. Kütüphanelerin XIX. yüzyıldaki çeşitliliği Osmanlı bilgi örgütlenmesinin de kapsam olarak genişliğini göstermektedir. Kitap üretimi ve ticareti de bilginin üretilmesi, çoğaltılması ve yayılması bakımından önemli görülmüştür. Kitap üretimi saltanat matbaası ile başlamakta ve devlet ile yönetici sınıfın ihtiyaç duyduğu modern bilgilerin üretimini sağlamaktadır. Bir süre sonra sayısı artan Türk matbaaları halka yönelik edebî eserler de basmaya başlamıştır. Ulemaya yönelik geleneksel/dinî bilgiler el yazması kopyalama gibi geleneksel yollarla üretilmektedir. Gayrimüslim matbaalarında da yine gayrimüslim halkın bilgi kaynaklarını oluşturan dini bilgiler üretilmektedir. Misyonerlik matbaa, kitap ve kütüphaneleri ise Batı yayılmacılığına hizmet eden kitap-bilgi üretimini sağladığı gibi Batı'nın Doğu ile ilişki kurması için de bir araçtır. Osmanlı kitap ticareti ise hem el yazmaları hem de matbu kitapları içeren çok geniş bir faaliyettir. Osmanlı'daki geleneksel ve modern bilgilerin sadece Doğu içerisinde değil Batı dünyasında da yayılması kitap ticareti sayesinde gerçekleşmektedir. Batılı seyyah ve müsteşrikler çeşitli kütüphanelerden, kitap ticareti sayesinde ve şahıslar vasıtasıyla topladıkları pek çok kitabı ve bilgiyi Avrupa'ya götürmüşlerdir. Doğu'dan Batı'ya kitap ve bilgi götürenler Osmanlı bilgi örgütlenmesini bizzat yaptıkları araştırmalarla tanımışlardır. Kitap toplayıcılığı Batı'da Şarkiyat biliminin gelişmesine de yardımcı olmuştur. Batı'dan Doğu'ya kitap ve bilgi getirenlerin ise amacı misyonerliktir ve oryantalist düşünceler içermektedir. Kitap kültürü, kütüphaneler ve bilgi örgütlenmesi gibi konulara Doğulu seyyahların ilgisi ise tamamen farklı olmaktadır. Seyyahların Osmanlı kitapları ve bilgi örgütlenmesi üzerinden kurduğu Doğu-Batı veya Doğu-Doğu ilişkisi Doğu Akdeniz'deki entelektüel, kültürel ve ilmî ilişkileri de belirlemektedir.
Anonim Osmanlı Vekayinâmesi (H.1058-1106 / M.1648-1694) metin ve değerlendirme
Tezin muhtevası Topkapı Sarayı Müzesi El Yazmaları Kütüphanesi Hazine Koleksiyonu 1468 numarada kayıtlı olan ve şu ana kadar pek az araştırmacının dikkatini çeken bir eserin metin transkripsiyonu ve değerlendirmesidir. Müellifini tespit edemediğimiz bu eser 18 Recep 1058 (8 Ağustos 1648) ile âhir Muharrem 1106 (10-20 Eylül 1694) yılları arasındaki siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel hayat hakkında bizzat bu dönemin tanığı olan ve geniş çevresi olan birisinin, muhtemelen bir İç oğlanının ağzından bilgi verir. Aynı dönemi anlatan diğer muasır kaynaklarda zikredilen olayları farklı bir gözle ele alması, muasır kaynaklarda zikredilmeyen ve bazı özel meclislerdeki diyalogları ihtiva etmesi ve belki de en önemlisi muasır kroniklere göre diğer müelliflerin aksine eserini herhangi bir kimsenin hamiliğinde bulunmadan, ikbal kaygısı olmadan, kendi ismini zikretmeden yazması, eserinde kendisine yapılan haksızlıklardan bahsetmemesi vb. hususlar, eseri orjinalliği ve tarafsızlığı yönünden diğer kroniklerden farklı kılar. Dolayısıyla eser 17. yüzyıl Osmanlı tarihini inceleyen araştırmacılara bu dönemin karmaşık panaromasını daha objektif yorumlama imkanı veren önemli bir birinci elden kaynak niteliği taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Anonim Osmanlı Vekayinâmesi, 17. yy Siyasi, Sosyal ve Ekonomik tarihi