
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Anabilim Dalı
Karadeniz Technical University395
Arşivlenen Tez
1
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Çevrimiçi uzaktan eğitimde öğretici yeterliliklerinin belirlenmesi
Eğitim ve öğretimde teknoloji kullanımının artması beraberinde uzaktan eğitime olan talebi de arttırmıştır. Günümüzde birçok üniversite bu talebi karşılamak ve yaşam boyu öğrenmeyi gerçekleştirmek için uzaktan eğitim vermektedir. Yüz yüze yapılan eğitimde görev alan öğretmenlerin yeterlilikleri olduğu gibi uzaktan eğitimde ders veren öğreticilerin de birtakım yeterliliklere sahip olması beklenmektedir. Her üniversitenin, uzaktan eğitime olan talep karşısında farklı yapılanmalara gitmesi, yönetimsel anlayışlar, teknik alt yapı ve eleman yetersizliği, öğretim elemanlarının teknolojiyi etkin kullanamamaları gibi sorunlardan dolayı öğretim elemanlarının yeterliliklerinin farklılaştığı görülmektedir. Bu durum ülkemizde uzaktan eğitim veren üniversitelerin öğretim elemanlarının yeterlilikleri sorununu da beraberinde getirmektedir. Uzaktan eğitimde ders veren öğreticilerin sahip oldukları rollerin, becerilerin ve yeterliklerin tam anlamıyla incelenmediği görülmektedir.İlişkisel tarama modelinde gerçekleşen bu çalışmada Türkiye?deki üniversitelerde uzaktan eğitim alanında ders veren öğreticilerin yeterlilikleri, yurt içinde ve yurt dışında alan yazında yapılan çalışmalar irdelenerek beşli Likert tipinde 49 madde ve sekiz alt boyut içeren ?Çevrimiçi Öğretmen Yeterlilikleri Ölçeği? oluşturulmuştur. Ölçek, çevrimiçi ortamda 32 farklı üniversiteden 209 öğreticiye uygulanmıştır. Ölçeğin güvenirlik katsayısı 0.964 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen veriler incelendiğinde öğreticilerin konu alanına yönelik yeterliliklere daha iyi sahip oldukları ve eğitsel yazılım geliştirmeye yönelik yeterliliklere ise yeteri kadar sahip olmadıkları tespit edilmiştir. Öğreticilere eğitsel yazılım geliştirme ve materyal üretmeye yönelik kurslar düzenlenmesi, İnternetin daha çok eğitsel amaçlı kullanılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Eğitim, Çevrimiçi Eğitim, Çevrimiçi Öğretmen Yeterlilikleri, Yeterlilikler
Okul deneyimi ve öğretmenlik uygulaması dersleri için geliştirilen web tabanlı bir sistemin kullanışlılığının incelenmesi
Bu araştırmada; öğretmen yetiştirme programlarında yer alan okul deneyimi ve öğretmenlik uygulaması derslerinin etkililiğini ve işlevini arttırmak için geliştirilen Web Tabanlı Okul Deneyimi Sisteminin (WTODS) kullanışlılığını ve etkisini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Web tabanlı sistem .NET teknolojisi kullanılarak geliştirilmiştir. Çalışmanın katılımcıları Fırat Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü dördüncü sınıfta öğrenim gören ve Öğretmenlik Uygulaması dersini alan 96 öğrenci ile bu dersi yürüten Elazığ ili çeşitli okullarında görev yapan 13 Bilişim Teknolojileri öğretmeninden oluşmaktadır. Katılımcıların geliştirilen yazılım üzerinde belli bir kullanım süreci sonundaki görüşlerini toplamak için deneysel olmayan tarama yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem içerisinde nicel ve nitel veri toplama adımları aynı anda gerçekleştirilmiştir. Nicel veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen, 32 maddeden oluşan ve Cronbach alfa değeri .96 olan Web Tabanlı Okul Deneyimi Sistemi (WTODS) Kullanışlılık Ölçeği kullanılarak, nitel veriler ise beş adet açık uçlu sorudan elde edilmiştir. Aday öğretmenlere sorulduğu gibi uygulama öğretmenlerine de WTODS uygulamasının kullanımı hakkında beş adet açık uçlu soru sorulmuştur. Yapılan araştırma sonucunda; katılımcıların çoğu sistemi kullanışlı bir yazılım olarak tanımlamaktadır. Aday öğretmenlersistemin öğretmenlik uygulaması dersinin işleyişine katkı sağladığını belirtmişlerdir. Fakat genel olarak bakıldığında sistemin daha faydalı olabilmesi için linklerin çoğaltılmasını ve birkaç hatanın giderilmesini istemişlerdir. Açık uçlu sorular yardımıyla aday öğretmenlere sistemin en beğenilen özellikleri sorulduğunda genel olarak, ödev ekleme, video ekleme, çevrimiçi desteğin her an hazır olması cevabını vermişlerdir. Bunun ile birlikte aday öğretmen sistemde en beğenilmeyen özellik olarak, sisteme dosya yüklemede karşılaşılan sorunlar olduğunu vurgulamışlardır. Sistemin diğer bileşeni olan uygulama öğretmenleri ise sistemi gayet anlaşılır bulmuş, sistemin görsel tasarımını gayet iyi bulmuşlardır. Fakat bazı linklerin çalışmadığından şikâyet etmişlerdir. Anahtar kelimeler: Okul Deneyimi, Öğretmenlik Uygulaması, Web 2.0, Web Tabanlı Okul Uygulamaları, Kullanışlılık.
Benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı öğretimin dokuzuncu sınıf öğrencilerinin "elektrik ve manyetizma" ünitesindeki başarılarına etkisi
Günümüzde okutulmakta olan uygulamalı, mesleki ve teknik derslerde öğrencilerin yaparak ve yaşayarak öğrenmesi bilginin kalıcılığın arttırmaktadır. Ancak gerek malzeme gerek laboratuvar imkânlarının kısıtlı olmasından dolayı ders içeriğindeki kavramlar soyut kalmaktadır. Bu da öğrencilerin öğrenmelerini ve derse karşı tutumlarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Benzeşim yazılımlarıyla görsel ara yüzler tasarlayarak konular somutlaştırılmaktadır. Üniversitelerin ve endüstri meslek liselerinin özellikle elektronik-bilgisayar bölümlerinde ve genel liselerin fizik, kimya gibi derslerinde ihtiyaç duyulan deney setlerinin maliyeti çok yüksektir. Benzeşim ve animasyon yazılımlarıyla bu deney setlerinin yüksek maliyeti ortadan kalkmaktadır. Bilgisayarlarda kullanılan benzeşim ve animasyon yazılımları, hemen her okulda mevcut olan bilgisayar laboratuvarında kullanılacağından ekstra bir fiziki alan gereksinimi oluşturmamaktadır. Ayrıca benzeşim ve animasyon yazılımlarıyla gerçek deney setlerinde kullanılması zorunlu olan malzemelere bağımlılık ortadan kalkacaktır. Bu araştırmanın temel amacı, benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı öğretimin lise 9. sınıf fizik dersi "Elektrik ve Manyetizma" ünitesinde, öğrenci başarısına etkisini incelemektir. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desene göre yapılmıştır. Benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı öğretim etkinlikleri öğrencilerin kendi kendilerine öğrenmelerine yönelik olarak yapılandırmacı öğrenme kuramına göre düzenlenmiştir. Araştırmanın evrenini, Elazığ ili Palu ilçesi Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi okulunun, 2012-2013 eğitim-öğretim yılındaki 9. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın başında, araştırmaya katılan 103 öğrenciye ön test uygulanmış ve bu sonuçlarla beraber öğrencilerin ortaokul mezuniyet puanları dikkate alınarak kümeleme analizi yapılmıştır. 103 kişilik öğrenci grubu öncelikle iki kümeye ayrılmıştır. Birinci küme 66 öğrenciden ikinci küme ise 47 öğrenciden oluşmuştur. Birinci küme sayı olarak daha fazla öğrenciden oluştuğu için araştırmada birinci küme seçilmiş ve öğrenci deney gurubu 32 öğrenciden kontrol gurubu ise 34 öğrenciden oluşturulmuştur. Deney gurubuna geliştirilen benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı eğitim aracıyla ders işlenmiştir. Kontrol gurubuna ise geleneksel yöntem kullanılarak ders anlatılmıştır. Uygulama toplam 6 hafta sürmüştür. Öğrencilerin akademik başarıları yönünden, geliştirilen eğitim aracıyla öğretim yapılan deney gurubunda işlenen ders ile geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenen ders arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı öğretimin, geleneksel öğretim yöntemine göre öğrenci başarısını daha fazla arttırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma sonunda öğrencilerin geliştirilen eğitim aracı ile ilgili görüşleri alınmıştır. Öğrenciler genel olarak geliştirilen eğitim aracının "iyi" derecede olduğu yönünde cevaplar vermişlerdir. Daha önce yapılan araştırmaların yanında bu tez çalışmasında da ortaya çıkan sonuçlara göre öğrencilerin geleneksel öğretim yöntemiyle öğrenebilecekleri kavram ve olayları benzeşim, animasyon ve web tabanlı öğretim yöntemiyle daha etkin ve daha kısa zamanda öğrenebilmektedirler. Bu bağlamda yapılan bu araştırmada benzeşim ve animasyon destekli web tabanlı öğretimin öğrencilerin akademik başarısını geleneksel yönteme göre daha olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Benzeşim tabanlı öğrenme, benzeşim, animasyon, web tabanlı öğretim, fizik, elektrik ve manyetizma
Okul rehberlik servisleri için çevrimiçi bir karar-destek sisteminin geliştirilmesi ve uygulanması
Rehberlik servisleri, öğrencilerin kendilerini gerçekleştirmelerine, eğitim sürecinden yetenek ve özelliklerine göre en üst düzeyde yararlanmalarına ve gizilgüçlerini en uygun şekilde kullanmalarına ve geliştirmelerine yönelik çalışmaların yürütüldüğü yerdir. Rehberlik servislerinde çalışan okul rehber öğretmenleri, üniversitelerin psikolojik danışma ve rehberlik alanlarından mezun olan öğretmenlerdir. Öğrencilerin gizil güçlerini keşfetmeleri yâda yetenek ve özelliklerinden en üst düzeyde yararlanabilmeleri için okul rehber öğretmenleri tarafından öğrencilere anketler/ölçekler uygulanmaktadır. Okullarda uygulanan bu anket/ölçekler genellikle kâğıt üzerinde olmaktadır. Kâğıt üzerinde uygulanan anket/ölçeklerin uygulanmasından değerlendirilmesine kadar geçen süreçte bazı problemler yaşanmaktadır. Bu problemler; ölçeklerin öğrenciler tarafından tam ve doğru doldurulamaması, tüm öğrencilere ulaşılamaması, zaman ve mekân kısıtlılığının olması, öğrenci takibinin zor olması, değerlendirmede yapılan hatalar, değerlendirme sürecinin uzun sürmesi ve kağıt israfının fazla olması gibi problemler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı, okul rehberlik servislerinde uygulanan anket/ölçeklerin uygulanmasından değerlendirmesine kadar olan süreçte karşılaşılan problemleri gidermeye yöneliktir. Bu amaçla "Okul Rehberlik Servisleri İçin Çevrimiçi Bir Karar-Destek Sistemi" yazılımı geliştirilmiştir. Yazılımın güvenilirliğini kontrol etmek amacı ile Yunus Emre Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde yazılım 3 yıl süre ile uygulanarak yazılımın güvenilirliği doğrulanmıştır. Yazılımı kullanım ve tasarım yönünden değerlendirmek amacıyla "Öğretmen Görüş Anketi" ve "Öğrenci Görüş Anketi" oluşturulmuştur. Öğretmen Görüş Anketinde yer alan beş madde öğretmenlerin demografik bilgileri ile ilgili, 34 madde ise sistem hakkındaki öğretmen görüşleri ile ilgilidir. Öğrenci Görüş Anketi 37 maddeden oluşmaktadır, bu maddelerin beşi öğrencilerin demografik bilgileri ile ilgili, 32'si ise sistem hakkındaki öğrenci görüşleri ile ilgilidir. Geliştirilen ölçekler Yunus Emre Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde öğrenim gören 200 öğrenciye ve 48 sınıf/okul rehber öğretmenine uygulanarak öğrenci ve öğretmenlerin "Okul Rehberlik Servisleri İçin Çevrimiçi Bir Karar-Destek Sistemi"ne yönelik görüşleri alınmıştır. Elde edilen veriler istatistik işlemlerine tabi tutulmuştur. Ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında her iki anketinde ortalaması "Katılıyorum" aralığına denk gelmektedir. Bu sonuç geliştirilen yazılımın kullanım ve tasarım yönünden iyi düzeyde olduğunu göstermektedir.
Çevrimiçi öğrenme ortamlarında kullanılan farklı etkileşim araçlarının öğrencilerin başarılarına ve sosyal bulunuşluk algılarına etkisi
Tek faktörlü gruplar arası deneysel desenin kullanıldığı araştırmanın genel amacı, çevrimiçi öğrenme ortamlarında kullanılan farklı etkileşim araçlarının öğrencilerin başarılarına ve sosyal bulunuşluk algılarına etkisini ortaya koymaktır.Araştırma, 2008-2009 eğitim-öğretim yılı Bahar döneminde Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümü ikinci sınıfta okutulan ?Bilgisayar II? dersine kayıt yaptıran ve uygulama sürecindeki etkinliklere düzenli olarak katılan, birinci şubedeki 27 öğrenci ile ikinci şubedeki 30 öğrencinin katılımlarıyla gerçekleştirilmiştir. Öğrenciler yapılan öntest sonucunda puan alamadıklarından rastgele atama işlemi sonucunda birinci şube deney grubu ikinci şube ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmanın deneysel işlem sürecinde kullanılmak üzere, aralarındaki tek farkın kullanılan farklı etkileşim araçları olduğu 2 çevrimiçi öğrenme ortamı tasarlanmıştır. Ortamlardan birinde etkileşimi sağlamak için `Grup İçi Blog', `Gruplar Arası Blog' ve `Sohbet' araçları kullanılırken diğerinde ise `Mesajlaşma', `Forum' ve `Sohbet' araçları kullanılmıştır. Öğrencilerin başarılarının belirlenmesinde öğrenme materyaline entegre edilen değerlendirme modülündeki verilerden ve öğrencilerin öğrenme ortamlarındaki çalışmalarından yararlanılmıştır. Ayrıca deneysel işlemin sonunda öntestin aynısı olan sontest de öğrencilerin başarılarının belirlenmesinde kullanılmıştır. Öğrencilerin sosyal bulunuşluk algılarının belirlenmesinde ise geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış olan bir sosyal bulunuşluk algısı ölçeği kullanılmıştır.
Avrupa Birliği hayat boyu öğrenme temel yeterlik alanları: Türkiye durumu
Avrupa Birliği Hayat Boyu Öğrenme Politikası Temel Yeterlik Alanları kapsamında küreselleşme ile birlikte rekabet edebilirliliğini güçlendirmek, hayat kalitesini artırmak ve dünyanın güçlü ekonomisine sahip olmak amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir. 2000 yılından başlayarak Türkiye'deki eğitim reformu çalışmalarının mevcut genç nüfusun gelecekte kaliteli ve rekabet edebilir olması küreselleşme ve gelecek açısından önemlidir.Bu araştırma, Avrupa Birliği'nin Eğitim ve Öğretim çalışmalarına ülkelerdeki sürekli ve istikrarlı kalkınmayı hedefleyen hayat boyu öğrenme politikası kapsamında ?hayat boyu öğrenmenin? gelişimi, bugünü ve yakın geleceğini; hayat boyu öğrenmenin herkese fırsat eşitliği sağlamak için, eğitim düzeylerini de içine alacak şekilde beşikten mezara hayatın tüm evrelerinde kişiye kazandırılması hedeflenen ?temel yeterlik alanlarının? nasıl belirlendiğini, neler olduğunu ve Türkiye'de temel yeterlik alanları ile ilgili durumu ortaya koymayı hedeflemektedir.Avrupa Birliği hayat boyu öğrenme politikası kapsamındaki belgeleri, ilgili kuruluşların hazırladıgı raporlar ve Milli Eğitim Bakanlığı çalışmaları incelenerek doküman analizi yöntemiyle çözümlenmistir.
Proje tabanlı öğrenmede yönetim ve izleme bilgi sistemlerinin öğrenci başarısı ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmada, proje tabanlı öğrenmede yönetim ve izleme bilgi sistemlerinin öğrenci başarısı ve tutumlarına etkisi incelenmiştir.Araştırma, deneysel bir çalışma olup, ön test ve son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmaya deney-1 (n=33), deney-2 (n=33) ve kontrol (n=33) gruplarının denk olduğu toplam 99 öğrenci katılmıştır. Bütün gruplarda yöntem olarak proje tabanlı öğrenme yaklaşımı kullanılmıştır. Deney-1 grubu yönetim ve izleme bilgi sistemi ortamında, deney-2 grubu hem yönetim ve izleme bilgi sistemi hem de geleneksel ortamda, kontrol grubu ise geleneksel ortamda çalışmalarını gerçekleştirmiştir.Araştırmada, veri toplama aracı olarak, başarı testi ve tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek için, veri toplama araçlarından elde edilen niceliksel veriler SPSS istatistik programında yer alan bağımlı ve bağımsız gruplar için t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılarak değerlendirilmiştir.Yapılan analizler sonucunda; başarı öntestlerinde deney-1 deney-2 ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Başarı sontestlerinde ise üç grup arasında anlamlı farklılık görülmüştür. İkili gruplar arasında yapılan karşılaştırmada ise deney-2 grubu ile kontrol grubu arasında, deney-2 grubu lehine anlamlı bir farklılık belirlenmiştir. Yönetim ve izleme bilgi sisteminin, deney-1 grubunun başarısını artırma yönünde bir etkisi olmadığı, deney-2 grubunun başarısını artırma yönünde ise bir etkisinin olduğu saptanmıştır. Deney-1 ve deney-2 gruplarına uygulanan tutum ölçeklerinde gruplar olumlu yönde tutum göstermişlerdir. Tutum ölçeği puanları açısından deney-2 grubu lehine anlamlı bir farklılık belirlenmiştir.Araştırma, proje tabanlı öğrenmede yönetim ve izleme bilgi sistemlerinin tek başına öğrenci başarısına ve tutumlarına bir etkisinin olmadığını, geleneksel ortam ile birlikte kullanıldığı zaman ise olumlu etkilerinin olduğunu göstermiştir.
Web tabanlı eğitimde web madenciliği uygulaması ile öğrenci davranışlarının analizi
Yapılan araştırma, web teknolojilerindeki gelişimle kendine yaygın bir kullanım alanı bulan web tabanlı uzaktan eğitim sistemlerinin web madenciliği yöntemleriyle daha kullanışlı ve gelecek uygulamalara ışık tutması adına gerçekleştirilmiş bir çalışmadır. Web tabanlı Eğitim Ortamları klasik bir içerik yapılanma sistemi ile yürütülmektedir. Ancak, tüm dünyadaki en önemli eksikliklerden biri de öğrencilerin web platformundaki davranışlarının analiz edilememesidir. Bu amaçla araştırma beş bölüm üzerine yapılandırılmıştır.İlk bölümde teknolojilerdeki gelişmelerle birlikte WEB Tabanlı Uzaktan Eğitim Sistemlerindeki gelişimlerden ve problem durumundan bahsedilmiştir.İlgili Literatür bölümünde uzaktan eğitim sistemlerinin genel özellikleri ve gelişim sürecinden bahsedilmiştir. Bu bölümde uzaktan eğitim sistemlerinde kullanılan teknolojiler, avantajları, dezavantajları, Dünya' da ve Türkiye' de uzaktan eğitim sistemleri hakkında bilgi verilmiştir. Bu bölümde uzaktan eğitim sistemlerinin günümüzde en yaygın olarak kullanım şekline sahip olan web tabanlı uzaktan eğitim sistemleri anlatılmıştır. Bu bölümde web tabanlı uzaktan eğitim sistemlerinin genel özellikleri, kullanılan materyaller, standartları, avantajları ve dezavantajları, Dünya' da ve Türkiye' de uzaktan eğitim sistemleri hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca, veri madenciliği yöntemlerinin kullanım amaçları, hangi alanlarda kullanım alanları bulduğu, hangi yöntemlerin ve veri madenciliği programlarının kullanıldığı, veri madenciliği süreci hakkında bilgi verilmiştir. Bu bölümde veri madenciliği yöntemlerinin bir alt kullanım alanı olan ve veri madenciliğinin tüm özelliklerini taşıyan web madenciliği hakkında bilgi verilmiştir. Bu bölümde web madenciliğinin sınıflandırılması ve kullanım alanları, web madenciliği teknikleri, web madenciliğinde kullanılan araçlar, log dosyaları ve özellikleri ve web kullanım madenciliği süreci hakkında bilgi verilmiştir. İlgili literatür bölümünün son safhasında ise, web tabanlı uzaktan eğitim sistemlerinde web madenciliğinin kullanımı, eğitim sistemlerinde veri madenciliği kullanma alanları, eğitim sistemlerinde web madenciliği teknikleri, Türkiye' de ve Dünya' da web tabanlı uzaktan eğitim sistemlerinde web kullanım madenciliğinin kullanımı hakkında bilgi verilmiştir.Üçüncü bölümde çalışmanın yöntemi hakkında modelleme yapılmıştır. Dördüncü bölümde ise araştırmaya ait bulgular ve yorumlar belirtilmiştir. Bu bölümde yapılan tez çalışmasında kullanılan web tabanlı uzaktan eğitim sistemi uygulamasında elde edilen verilerin analiz edilerek öğrenci ve sistem profilinin çıkartılması yapılmıştır. Ayrıca, web madenciliği destekli platform ile geleneksek eğitim ortamlarının akademik başarı açısından karşılaştırılması yapılmıştır. Bu çıkarımlar yardımıyla sistem gereksinimlerini düzeltme ve bir sonraki uygulamaya hazır bir sistem oluşturmak adına önerilerde bulunulmuştur.Son bölümde ise araştırmaya ait sonuçlar ile ilgili literatür bölümünde yer alan çalışmalara ilişkin tartışma ve önerilere yer verilmiştir. Sonuç olarak web tabanlı uzaktan eğitim sisteminin geleneksel eğitim ortamlarına kıyasla daha etkili sonuçlar ortaya çıkardığı ve yapılan web madenciliği uygulamaları neticesinde web tabanlı platformun yeniden nasıl dizayn edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: İnternet, Ontoloji, Uzaktan Eğitim, Veri Madenciliği, Web Madenciliği
Yaratıcı düşünme etkinliklerinin öğrencilerin yaratıcı düşünmelerine ve proje geliştirmelerine etkisi
Bu araştırma, 2007?2008 Öğretim Yılı Bolu İli Yeniçağa İlçesi MehmetÇelik İlköğretim Okulu 6. sınıf öğrencilerinden oluşan 41 öğrenci üzerindeyürütülmüştür. Bilişim Teknolojileri ders programı etkinliklerinin işlendiği sınıfkontrol grubu, yaratıcı etkinliklerin uygulanarak konunun işlendiği sınıf deney grubuolarak adlandırılmıştır.Hem kontrol grubuna hem de deney grubuna eğitimden önce Başarı Testi,Torrance Yaratıcı Düşünme Testi Şekilsel Form A uygulanmış ve ayrıca konuylailgili bir proje ödevi verilmiştir, aynı işlemler eğitimden sonra tekrarlanmıştır.Yapılan puanlamaların sonuçları ANOVA, ANCOVA ve t-testi ile analiz edilmiştir.ANCOVA sonuçlarına göre, farklı iki öğrenme ortamında öğrenim görenöğrencilerin öntest puanlarına göre düzeltilmiş sontest yaratıcılık ortalama puanlarıarasında yaratıcı ders etkinliklerinin kullanıldığı eğitim lehine anlamlı bir farkınolduğu [ F(1-57)= 29.503, p<.05] görülmektedir.Araştırmada öğrenme ortamına ilişkin öğrencilerin bilişsel başarı puanlarınındahil olunan gruba göre değişip değişmediği ile ilgili araştırma sorusu için ikifaktörlü ANOVA kullanılmış, elde edilen bulgulara göre; bilişsel başarı puanları,deney grubu lehine anlamlı bir farklılık göstermiştir [F(1,39)=. 321.890; p<.05].Yaratıcı Bilişim Teknolojileri Etkinlikleri ortamında bulunan öğrencilerin projegeliştirme başarılarının Bilişim Teknolojileri Etkinlikleri ortamında bulunanöğrencilere göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur [F(1,39)=9.448; p<.05]. Bufarklılık yaratıcı bilişim teknolojileri etkinliklerinin işlendiği grup lehinedir.Anahtar Kelimeler: yaratıcı düşünme, bilişim teknolojilerinde yaratıcıdüşünme etkinlikleri, proje geliştirme
Türkiye'de ilköğretimde kullanılmak üzere hazırlanan özel ders yazılımlarının öğrenci-içerik etkileşiminin değerlendirilmesi
Bu araştırma, Türkiye'de ilköğretimde kullanılmak üzere hazırlanmış özel ders yazılımlarının öğrenci- içerik etkileşimini değerlendirmek amacıyla hazırlanmıştır.Araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada özel ders yazılımlarında öğrenci- içerik etkileşimini değerlendirmek amacıyla veri toplama aracı olarak kullanılmak üzere iki tane rubrik hazırlanmıştır. İkinci aşamada ise örneklem olarak seçilen özel ders yazılımları hazırlanan rubrikler ile değerlendirilmiştir. Araştırmada öğrenci- içerik etkileşimi değerlendirilen özel ders yazılımları, ilköğretim okullarında dört ana ders olarak okutulan Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji ve Sosyal Bilgiler dersleri için üretilen 21 yazılımdan oluşmaktadır.Araştırmada toplanan veriler sayı ve ortalama gibi istatistiksel yöntemlerle analiz edilerek elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Araştırmanın sınırlılıkları içinde ulaşılan sonuca göre, öğrenci- içerik etkileşimini sağlayan etkileşim biçimlerinden ?Resim ve çizimler, öğretici animasyon, ses ve diyaloglar, ders içerisinde soru sorma, değerlendirme soruları, geri bildirim, ders içindeki konu ile ilgili içerik sayfalarına dinamik bağlantı, düğme, bağlantı ve yönlendirmeler, yardım, alıştırma ve uygulamalar? ın bütün yazılımlarda kullanıldığı, ?Çevrimdışı çalışmalar, ders haritası, çıktı alma, video, etkileşimli video, müzik, oyun, simülasyon, öz değerlendirme formları, bilmece, bulmaca, not alma? etkileşim biçimlerinin kullanılmadığı yazılımlar olduğu, ?değerlendirme soruları?nın bütün yazılımlarda ,?Etkileşimli video? ve ? bilmece?nin kullanıldıkları yazılımlarda ?çok iyi? düzeyinde kullanıldığı, diğer etkileşim biçimlerinin kullanıldıkları bazı yazılımlarda kullanılma düzeylerinin düşük olduğu, bütün yazılımlarda ?gerektiği kadar? kullanılan etkileşim biçimlerinin ?Ders içerisinde soru sorma, ders içindeki konu ile ilgili içerik sayfalarına dinamik bağlantı, düğme, bağlantı ve yönlendirmeler, alıştırma ve uygulamalar ? olduğu diğer etkileşim biçimlerinin bazı yazılımlarda ?gerektiği kadar? kullanılmadığı tespit edilmiştir.
Bilgisayar eğitiminde aktif öğrenmenin öğrenci akademik başarısı, tutumu ve kalıcılığına etkisi
Bu çalışmada, aktif öğrenme yaklaşımı doğrultusunda düzenlenen öğretimin bilgisayar eğitiminde öğrencilerin akademik başarılarına, Grafik ve Animasyon dersine yönelik tutumlarına ve öğrendikleri bilgilerin kalıcılığına etkisi olup olmadığı araştırılmıştır.Bu araştırma, 2007?2008 öğretim yılı Bolu İli Gerede İlçesi Gerede Kız Teknik Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi 11. sınıf öğrencilerinden oluşan 20 denek üzerinde yürütülmüştür. Denekler 10'ar öğrenciden oluşan iki gruba ayrılmış ve gruplardan biri kontrol grubu olarak geleneksel öğrenme ortamında Grafik ve Animasyon dersini öğrenmişlerdir. Diğer grupta deney grubu olarak aktif öğrenme ortamında Grafik ve Animasyon dersini öğrenmişlerdir.Hem kontrol grubuna hem de deney grubuna eğitimden önce Başarı Testi, Grafik ve Animasyon Dersine yönelik Tutum ölçeği uygulanmıştır. Aynı işlemler eğitimden sonra tekrarlanmıştır ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığını belirlemek için ise başarı testi sontestin uygulamasından bir hafta sonra yeniden uygulanmıştır. Yapılan puanlamaların sonuçları Mann Whitney U-testi ve Wilcoxon Eşleştirilmiş Çiftler testi ile analiz edilmiştir.Sonuç olarak başarı testi sontest puanları açısından, aktif öğrenmenin uygulandığı deney grubu başarı sontest puanlarının sıra toplamları bakımından yüksek olmasına karşın deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunamamıştır[U=118.00, p>.05]. Bu sonuç aktif öğrenme ortamlarının bilgisayar eğitiminde anlamlı düzeyde etkili olmadığını göstermektedir.Aktif öğrenme ortamlarının öğrencilerin tutumları üzerinde anlamlı bir fark yarattığı tespit edilmiştir [U=50.00, p<.05]. Tutum ölçeği sontest puanları açısından, aktif öğrenmenin kullanıldığı öğretimin Grafik ve Animasyon dersine yönelik tutum üzerinde, öğretmen merkezli geleneksel öğretime göre daha etkili olduğu söylenebilir.Deney ve kontrol grupları öğrenilen bilgilerin kalıcılığı açısından incelendiğinde ise deney grubunda bulunan öğrencilerin kalıcılık puanlarının kontrol grubunda bulunan öğrencilerin kalıcılık puanlarından farklı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Aktif öğrenme, öğretmen merkezli öğretim, öğrenci merkezli öğretim, Bilgisayar eğitimi, tutum, başarı, kalıcılık
Bilgi ve iletişim teknolojileri dersinin scamper (yönlendirilmiş beyin fırtınası) tekniğine göre işlenmesinin öğrencilerin yaratıcı problem çözme becerilerine ve akademik başarılarına etkisi
Bu araştırma, 2008 ? 2009 eğitim ? öğretim yılı Yozgat İli Yerköy İlçesi Şehit Sedat Nezih Özok Lisesi 10. ve 11. Öğrencilerinden oluşan 40 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Bilgi ve İletişim Teknolojileri Dersinin Örnek Olay ile işlendiği sınıf; kontrol grubu, Örnek Olay ile birlikte SCAMPER Tekniğiyle işlendiği sınıf ise deney grubu olarak çalışmada yer almıştır.Eğitim esnasında her iki grup öğrencilerine de ardışık örnek olaylar verilerek olaylara çözüm önerileri üretmeleri istenmiştir. Kontrol grubunda yer alan öğrenciler çözüm önerilerini Örnek Olay ile üretirken; deney grubunda yer alan öğrenciler çözüm önerilerini Örnek Olay ile birlikte SCAMPER tekniğini kullanarak üretmişlerdir. Öğrencilerin üretmiş oldukları çözüm önerileri içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Yapılan puanlamaların sonuçları t-testi ve ANOVA ile analiz edilmiştir.t-testi sonuçlarına göre, Örnek Olay ile birlikte SCAMPER tekniğiyle eğitim gören öğrenciler ile Örnek Olay ile öğrenim gören öğrencilerin yaratıcı problem çözme puanları karşılaştırıldığında, Örnek Olay ile birlikte SCAMPER Tekniğiyle eğitim gören öğrenciler lehine anlamlı bir farkın olduğu görülmektedir [t(38) = -4.20, p < .05].ANOVA sonuçlarına göre, Örnek Olay ile birlikte SCAMPER tekniğiyle eğitim gören öğrenciler ile Örnek Olay ile öğrenim gören öğrencilerin akademik değerlendirme çalışmasından elde ettikleri sontest puanları karşılaştırıldığında, deney grubu lehine anlamlı bir fark çıktığı görülmüştür [F(1,38 = 8.91, p < .05)].
Bilgisayar öğretmenlerinin mesleki yeterliliklerini çalışma ortamlarında kullanabilirliklerinin değerlendirilmesi
Araştırmanın amacı bilgisayar öğretmenlerinin mesleki yeterliklerini çalışma ortamlarında kullanabilirliklerini değerlendirmektir.Araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'deki Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi mezunu bilgisayar öğretmenleridir. Araştırmada Milli Eğitim Bakanlığı merkezi veritabanında mail adresleri olan 581 kişiye mail yoluyla ulaşılmıştır. Öğretmenlerden 207'si web ortamında hazırlanan ve dört bölümden oluşan ankete katılmışlardır. Araştırma verilerinin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzde kullanılmıştır.Araştırma sonucunda;Öğretmenlerin, teknolojik kavramlar ve uygulamalar, öğrenme ortamlarının tasarımı, öğrenme-öğretme-program ve mesleki gelişim alanlarında mesleki yeterliklerin çoğuna sahip oldukları tespit edilmiştir.Öğretmenlerin sahip oldukları mesleki yeterlikleri kullanamama nedeni genel olarak okuldaki teknolojik alt yapının yetersizliğinden kaynaklandığı belirlenmiştir.Araştırmada veriler anket kullanılarak toplanmıştır. Bundan sonraki benzer araştırmalarda anketin yanı sıra gözlem ve görüşme gibi tekniklerin kullanılarak farklı branşlardaki öğretmenler için de bu araştırmada ele alınan problem durumunun araştırılması ilgili literatüre ve uygulamalara katkı sağlayacaktır.
İlköğretim öğretmenlerinin bilgi teknolojilerini derslerde kullanım durumları ve bilgi teknolojileri ile ilgili almış oldukları hizmet içi eğitimler hakkındaki görüşleri (Sakarya ili örneği)
Bu araştırmada, bilgi teknolojileri konusunda hizmet içi eğitim alan ilköğretim öğretmenlerinin derslerde bilgi teknolojilerini kullanma düzeylerine ilişkin görüşleri incelenmektedir.Araştırmaya Sakarya ilinde 2007-2008 eğitim öğretim yılında görev yapan 164 öğretmen katılmıştır. Öğretmenlerin tümüne katıldıkları hizmet içi eğitimleri değerlendirmeleri için anket uygulanıp, bu öğretmenlerden 45'i ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır.Anketler frekans değerleri alınarak, görüşmeler ise içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir.Araştırmanın sonucunda;Bilgi teknolojileri konusunda hizmet içi eğitim alan öğretmenlerin derslerde bilgi teknolojilerini kullandıkları.Hizmet içi eğitimlerden memnun olan öğretmenlerin derslerde bilgi teknolojisi kullanma seviyelerinin, memnun olmayanlara göre daha yüksek olduğu.Öğretmenlerin derslerde bilgi teknolojisi kullanmada karşılaştıkları güçlüklerin genelde donanımdan kaynaklandığı, donanım sorunu olmayan okullarda ise internet ve eğitim yazılımlarının olmadığı görülmüştür.
Öğretmen adaylarının bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanımları açısından bilgi okuryazarlığı öz-yeterlik algılarının değerlendirilmesi
Bu araştırmada, öğretmen adaylarının bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanımları açısından bilgi okuryazarlığı öz-yeterlik algılarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma grubunu, 2007-2008 öğretim yılında Atatürk, Ondokuz Mayıs, Marmara, Gazi ve Dokuz Eylül Üniversitelerinin Eğitim Fakültelerinde Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri, Fen Bilgisi, İngilizce, İlköğretim Matematik, Sınıf, Sosyal Bilgiler ve Türkçe Eğitimi Bölümlerinin (I. Öğretim) son sınıflarında öğrenim görmekte olan 1801 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak kullanılan anketin birinci bölümünde öğretmen adaylarının kişisel bilgileri ile bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımlarına ilişkin sorular; ikinci bölümünde ise bilgi okuryazarlığı öz-yeterlik ölçeği bulunmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 13 programında yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t-testi, tek ve çok faktörlü ANOVA ile test edilmiştir. Varyans analizleri sonucunda p<.01 düzeyinde anlamlı çıkan sonuçlar için Scheffe testi kullanılarak, farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda; öğretmen adaylarının bilgi okuryazarlığı öz-yeterlik algılarının yüksek düzeyde olduğu ve cinsiyete, yabancı dil düzeyine, akademik başarıya, bilgisayarı kullanma deneyimine, beceri düzeyine ve sıklığına, bilgisayara erişim koşullarına, interneti kullanma beceri düzeyine ve sıklığına, internete erişim koşullarına ve farklı bilgisayar uygulamalarını kullanmalarına göre anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir.
İlköğretim okullarındaki öğretmenlerin bilgi teknolojileri okuryazarlık düzeyleri ve bunları kullanma durumlarının belirlenmesi
Araştırmada, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin bilgi teknolojileri okuryazarlık ve bilgi teknolojilerini kullanma düzeyleri değerlendirilmiştir.Araştırmanın evreni, Ankara ili ve ilçelerindeki ilköğretim okullarında, 2007-2008 öğretim yılında görev yapmakta olan öğretmenlerden oluşmaktadır. Örneklemi ise Ankara ilinden basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 22 okulda görev yapmakta olan, eleman örnekleme ile seçkisiz olarak seçilen 459 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. BT okuryazarlık düzeylerini ölçmek için Dinamik BT Okuryazarlık Modelini esas alan 6 faktör ve 38 maddeden oluşan ölçek kullanılmıştır. İzin alınan ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılarak Türkçe'ye uyarlanmıştır. Verilerin analizinde; betimsel istatistiklerde frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( ) ve standart sapma (s), tek ve çok faktörlü karşılaştırmalarda varyans analizi ve Kruskal Wallis H-Testi, Mann Whitney U-Testi gibi parametrik olmayan istatistik teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi .05 olarak kabul edilmiştir.Öğretmenler, internette bilgi ve materyal arama, ders notu ve materyal hazırlama, ders planlarındaki etkinliklerde kullanma, mesleki ve kişisel gelişim sağlama, ölçme ve değerlendirme amaçları için BT'den daha sık yararlanmaktadır. Öğretmenlerin, problem çözme becerileri ile temel bilgi teknolojileri becerileri yüksek çıkmıştır. Kıdemi daha az olan öğretmenlerle, lisans üstü eğitim alan öğretmenlerin BT okuryazarlık düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmektedir. BT'yi öğrenme-öğretme, kişisel ve mesleki gelişim amaçlı kullanan öğretmenlerin BT okuryazarlık düzeyleri yüksektir.
Eğitsel içerikli web sitelerinin okunabilirlik açısından incelenmesi
İnsanlar arasındaki etkileşimin ve iletişimin yoğunlukla sağlandığı web ortamındaki kullanıcı sayısı gün geçtikçe artmakta, buna paralel olarak farklı alanlarda hizmet veren web sitelerine her gün bir yenisi eklenmektedir. Bu web siteleri arasında bireylerin bilgi edinme ihtiyacını karşılamak amacıyla yayına giren eğitsel içerikli web siteleri de yer almaktadır. Bu tür sitelere geliş amacı bilgi edinmek olan kullanıcıyı, gereksiz ayrıntı, canlandırma gibi öğelerle oyalamadan, bilgiyi en sade, yalın ve etkili şekilde sunmak kullanıcı memnuniyetini arttıracaktır.Eğitsel içerikli web sitelerinde metinler aracılığıyla aktarılan bilgilerin iyi tasarlanmış ve okunabilir düzeyde olması bu araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Web okunabilirliği denildiğinde araştırmacıların bir kısmı bunu metnin yapısal analizi olarak algılamakta, bazıları ise fiziksel özelliklerine göre değerlendirmektedir. Bu araştırmada her iki farklı bakış açısı ve değerlendirme ölçütleri göz önünde tutularak ölçümler yapılmıştır. Metnin okunabilirlik düzeyi, Flesch'in okunabilirlik formülünden Türkçeye uyarlanan Ateşman'ın (1997) Türkçe okunabilirlik formülü ile belirlenmiştir. Araştırma kapsamında metin tasarım unsurlarını belirlemeyi amaçlayan ölçek ile de metnin okumaya etki eden fiziksel özellikleri değerlendirilmiştir. Web sitelerindeki metin tasarım özelliklerinin incelenmesi için hazırlanan ölçek; 5'i Öğretim Teknolojisi ve 3'ü Türkçe eğitimi alanında olmak üzere, toplam 8 uzman değerlendirmesinden geçmiştir. Uzman değerlendirmeleri ve alan yazın incelemesinden elde edilen verilerden yararlanılarak, ölçek maddeleri; genel metin tasarımı, başlıklar, listeler, bağlantılar ve içerik metinleri olmak üzere beş ana başlık altında ele alınmıştır.Güncel arama motorlarından biriyle yapılan arama sonucu, ulaşılan eğitsel içerikli web sitelerinden on tanesi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Sitelerdeki metinlerin fiziksel özellikleri, araştırma dâhilinde hazırlanan 55 maddelik ?Web sitesi metin tasarım unsurları değerlendirme ölçeği? ile yapılmış, bununla birlikte sitedeki metinlerin okunabilirlik düzeyleri Ateşman'ın (1997) Türkçe okunabilirlik formülü ile belirlenmiştir. Değerlendirilen sitelere ait veriler SPSS programında analiz edilerek, elde edilen veriler, bulgular kısmında yorumlanmaya çalışılmıştır.Araştırmanın sonucunda; değerlendirmeye tabi tutulan sitelerin metin okunabilirlik düzeyleri ile metin tasarım düzeylerinin tutarlı olduğu belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre Türkiye'de yayınlanan web sitelerinden %20'si okunabilirlik açısından kolay, %50'si orta güçlükte, %30'u ise zor olarak nitelendirilmiştir.
Öğretmen adaylarının bilgisayar kaygı düzeyleri
Bu araştırmada, öğretmen adaylarının bilgisayara karşı kaygı düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2007-2008 öğretim yılı bahar döneminde Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe, Fen Bilgisi, Sınıf ve Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümlerinde öğrenim görmekte olan 481 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında kullanılan anket, öğretmen adaylarının kişisel bilgileri ile bilgisayar kaygı düzeyi ölçeğini içermektedir. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t-testi ve varyans analizi kullanılmıştır. Varyans analizi sonrasında yapılan karşılaştırmalarda Scheffe testi uygulanmıştır. Araştırmada sonucunda; öğretmen adaylarının bilgisayara karşı düşük düzeyde kaygıya sahip oldukları; kaygı düzeylerinin yaşadıkları yere, mezun oldukları lise türüne, ailelerinin aylık gelir miktarına, daha önceden bilgisayar dersi almasına, bilgisayar kullanma sürelerine ve kaldıkları yerde bilgisayar bulunmasına göre farklılık gösterdiği görülmüştür.
Öğrenme stillerine göre yapılandırılan öğrenen kontrolünün öğrenci başarısına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisinin incelenmesi
Araştırmanın amacını, web tabanlı eğitimde, öğrencilerin öğrenme stiline göre yapılandırılan öğrenen kontrolünün öğrenci başarısına ve öğrenmenin kalıcılığına ne derece etkisi olduğunun incelenmesi oluşturmaktadır.Araştırma, Ankara ili Yenimahalle ilçesi Atatürk Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencileri arasından belirlenen 66 kişilik örneklem grubu ile gerçekleştirilmiştir.Uygulanan materyaller geliştirilirken deneme grubu öğrencilerine baskın beyin yarı kürelerine uygun öğrenen kontrolleri verilmiştir; kontrol grubu öğrencilerinin baskın beyin yarı küresi gözetilmemiştir. Uygulamalar sonrasında başarı testi uygulanmıştır, 15 gün sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Başarı ve kalıcılık testlerinden elde edilen sonuçlar SPSS 12.0 programı ile analiz edilerek, ortalamalar ve standart sapmalar tespit edilmiştir. Farklı grup puanlarının varyanslarının aynı olup olmadıklarını görmek amacıyla Levene testi uygulanmıştır. Başarı ve kalıcılık testleri karşılaştırmalarında da t-testi kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda, öğrenme stillerine uygun öğrenen kontrolünün sağlandığı ve öğrenme stillerine uygun öğrenen kontrolünün gözetilmediği web tabanlı eğitim materyali ile dersi alan öğrencilerin başarı ve kalıcılık testi puanları arasında anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür (p>.05). Öğrenme stillerine uygun yapılandırılan öğrenen kontrolünün öğrenci başarısına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisinin olmadığı görülmüştür.Gruplar arasında anlamlı farklılık olmamasının, hazırlanan materyallerde kullanılan dersin, ders konusunun çalışmaya uygun olmamasından, verilen öğrenen kontrollerinin eksik kalmasından kaynaklanabileceği gibi öğrencilerin öğrenim görmekte oldukları öğretim kurumuna emsalleri arasından sınavla seçilmiş olmalarından veya diğer kurumlardan daha fazla İngilizce dersi alarak derse aşina olmalarından kaynaklanmış olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle, araştırmanın farklı örneklem gruplarıyla, farklı öğrenme stilleriyle ve farklı öğrenen kontrolleri sağlanarak tekrarlanması önerilmektedir.
E-kurum dönüşüm stratejileri ve M.E.B.'nın e-devlet uygulamalarının öğretmenler tarafından değerlendirilmesi
Web ortamında problem temelli öğrenmede farklı geribildirim stratejilerinin ve internet kullanımına yönelik tutumun öğrenme üzerindeki etkisi
Bu arastırmada, Web Ortamında Problem Temelli Öğrenmede farklı geribildirim stratejilerinin ve internet kullanımına yönelik tutumun öğrencilerin akademik basarıları açısından öğrenme üzerindeki etkileri incelenmistir. 2x2 deneysel desenin kullanıldığı arastırmada arastırmacı tarafından hazırlanan ?Excel Öğreniyorum? isimli yazılımdan yararlanılmıstır. 2006-2007 Eğitim-Öğretim yılında Kırsehir Yusuf Sıddık Demir Anadolu Lisesi 9. sınıfa devam eden 40 öğrenci yansız atama yoluyla iki gruba ayrılmıstır ve arastırma bu öğrenciler üzerinde yürütülmüstür. Söz konusu iki gruptan birincisine çevirimiçi doğrulayıcı geribildirim ve ikincisine de çevirimiçi yapıcı geribildirim stratejisi uygulanmıstır. ?liskisiz örneklemler için tek faktörlü varyans analizi (one way ANOVA) kullanılarak elde edilen bulgulara göre öğrencilerin akademik basarıları arasında uygulanan geribildirim stratejisi türüne göre anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıstır [F(1-38)=20,087, p<,01]. Diğer bir ifadeyle çevirimiçi yapıcı geribildirim strateji türü sunulan öğrenci grubunun ( x =76,00), çevirimiçi doğrulayıcı geribildirim sunulan gruba göre ( x =63,9) daha basarılı olduğu sonucuna varılmıstır. Ayrıca öğrencilerin internet kullanımına yönelik olumlu yada olumsuz tutuma sahip olmaları genel olarak akademik basarı puanları arasında anlamlı bir fark yaratmamıstır. Öte yandan doğrulayıcı geribildirim stratejisi uygulanan öğrenci grubunda internet kullanımına yönelik olumlu tutuma sahip öğrenciler, olumsuz tutuma sahip öğrencilerle karsılastırıldığında daha basarılı olmuslardır. Fakat internet kullanımına yönelik olumlu veya olumsuz tutumun çevirimiçi yapıcı geribildirim stratejisi uygulanan öğrencilerin akademik basarı puanları arasında anlamlı bir fark olusturmadığı görülmüstür.
Uzaktan hizmet içi eğitim sistemiyle bilgisayar eğitimi uygulamasının değerlendirilmesi
Araştırmada Milli Eğitim Bakanlığı'nca yürütülmekte olan uzaktan hizmet içi eğitim sistemiyle bilgisayar eğitimi uygulamasına ilişkin öğretmenlerin görüşlerine değerlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Karabük ilinde bulunan 31 okulda görev yapan uzaktan hizmet içi eğitim yöntemiyle bilgisayar eğitimi programına katılan 231 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak literatür taraması ve anket tekniği kullanılmıştır. Anket sonuçları ile ilgili analizler paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Uzaktan hizmet içi eğitim sistemiyle bilgisayar eğitimi uygulamasına katılan öğretmenlerin profilini çıkarmak ve uygulama hakkında öğretmen görüşlerini saptamak amacı ile verilerin frekansı ve yüzdelik dilimleri hesaplanmıştır. Ayrıca öğretmenlerin görüşlerinin aritmetik ortalamaları ile genel aritmetik ortalamaları hesaplanmıştır. Uzaktan hizmet içi eğitim sistemiyle bilgisayar eğitimi uygulamasına katılan öğretmenlerin uygulamaya ilişkin görüşlerinin; cinsiyete, branşa, mezun oldukları okul türüne, yaş durumuna, okulun bulunduğu yerleşim birimine göre farklılaşıp farklılaşmadığını saptamak için Kruskal-Wallis testi ve Mann-Whitney U testi uygulanmış ve analiz sonuçları yorumlamıştır. Araştırmada sonuç olarak; öğretmenlerin uzaktan hizmet içi eğitim yöntemiyle öğretmen eğitimi projesi ile uzaktan eğitimi tanıdığı ve yarısından fazlasının daha sonraki hizmet içi eğitimlerinde uzaktan eğitimi tercih edecekleri ve uzaktan eğitimi yararlı buldukları belirlenmiştir. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu uzaktan hizmet içi eğitim yöntemiyle bilgisayar eğitimi projesini kurulum ve işletim, içerik, sorgulama teknikleri, ilgi ve sürekliliğin sağlanması, dönüt, teknik kalite, dokümantasyon ve destek, iletişim ve rehberlik açısından iyi bulmaktadır. Araştırma sonunda ortaya çıkan sonuçlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.
İlköğretim 6. sınıf öğrencilerinin bilgisayar ile ilgili temel kavramlar konusunda kavramsal değişim yaklaşımının yaşadıkları yanılgılarına ve kavram yanılgılarının giderilmesine ve bilgisayar dersindeki tutumlarına etkisi
Bu araştırmada, ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin bilgisayar ile ilgili temel kavramlar konusunda yaşadıkları kavram yanılgıları belirlenmeye çalışılmış, öğrencilerin sahip oldukları kavram yanılgılarının giderilmesinde ve bilgisayar dersindeki tutumlarında kavramsal değişim yaklaşımının etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2005 ? 2006 eğitim öğretim yılında 52 kontrol, 50 deney olmak üzere 102 öğrenciden oluşmaktadır. Deney gruplarına, ?bilgisayar ile ilgili temel kavramlar? konusunda kavramsal değişim yaklaşımı ile hazırlanmış öğretim materyalleri, kontrol grubuna ise aynı konu geleneksel uygulama ile verilmiştir. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları görüşme tekniği, Mantıksal Düşünme Yeteneği Testi, Bilgisayar Tutum Ölçeği ve ?bilgisayar ile ilgili temel kavramlar? konusunu kapsayan Başarı Testi'nden oluşmaktadır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler, SPSS paket programında ttesti ve çift yönlü varyans analizi(ANOVA) testleri ile kontrol edilmiş sonuçta ?bilgisayar ile ilgili temel kavramlar? konusunun kavramsal değişim yaklaşımı ile hazırlanmış öğretim materyali ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin geleneksel uygulama yöntemine göre daha başarılı oldukları belirlenmiştir.
Gazi üniversitesi öğrenci profili
Bu çalısmada Gazi Üniversitesi ögrencilerine iliskin bir profil ortaya çıkarmak amacıyla ögrencilerin akademik basarılarını etkiledigi düsünülen cinsiyet, yas, ögrencilerin mezun oldukları lise türü, üniversiteye kayıtlanma sekli (ÖSS, ek kontenjan, özel yetenek, YÖS, TCS vs.), ögrencilerin ailelerinin ikamet ettikleri il, ögrencinin lise birincisi olup olmaması, ÖSS yüzdelik dilimi, ÖSS tercih sırası, ailenin sosyal güvencesinin olup olmaması gibi çesitli degiskenler ile akademik basarı puanları arasındaki iliski, üniversite ögrencilerinin bölüm tercihlerini etkiledigi düsünülen cinsiyet, yas ve ÖSS tercih sırası arasındaki iliski incelenmektedir. Ayrıca ögrencilerin demografik özellikleri belirlenmeye çalısılmıstır. Arastırma Gazi Üniversitesi ögrencilerinin profilini tespit ederek bilimsel çalısmaya önem veren üniversitemizin bu çalısmalarını desteklemek amacıyla yapılmıstır. Ögrenci profiline yönelik çalısmalardan elde edilen sonuçlar üniversitenin güçlü ve zayıf yönlerini tanımasına, fırsatlarını ve engellerini bilmesine yardımcı olacak ve gelecekte uygulanması planlanan ögrenci politikaları ve stratejilerinin dogru bir sekilde belirlenmesine ısık tutacaktır. Veriler 2000-2006 yılları arasında Gazi Üniversitesi'nin Ankara içi birimlerine kayıt yaptıran 73288 ögrenciden (yapılan analize göre gözlem sayısı degismektedir) elde edilmistir. Ankara içi birimler; Dis Hekimligi Fakültesi, Eczacılık Fakültesi, ESEF, FEF, GEF, Hukuk Fakültesi, BF, letisim Fakültesi, MEF, Mühendislik Mimarlık Fakültesi, TEF, Tıp Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, BESYO, Hemsirelik Yüksekokulu, BF Tapu Kadastro MYO, Ankara MYO, Atatürk MYO ve Gazi MYO'dan olusmaktadır. Arastırmadan elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS programı betimsel istatistik analizleri, Pearson Korelasyon analizi, x2 testi, regresyon analizi, bagımsız t testi, Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testleri kullanılmıstır. Arastırmadan elde edilen bulgulara göre, ögrencilerin cinsiyetleri ile akademik birim tercihleri arasında, yasları ile akademik birim tercihleri arasında, ceza aldıkları dönem ile ceza türü arasında, aldıkları ceza türleri ile akademik birim tercihleri arasında, aldıkları ceza türleri ile mezun oldukları lise türü arasında, ögrenci durumları ile alınan ceza türleri arasında, yasları ile alınan ceza türü arasında, akademik birimleri ile ÖSS tercih sırası arasında, ailelerinin sosyal güvencesinin olup olmaması ile akademik birim tercihleri arasında anlamlı bir iliski vardır. Fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu ögrencilerinin mezun oldukları lise türüne göre akademik basarı puanları anlamlı düzeyde birbirlerinden farklılasmaktadır. Ögrencilerin ÖSS puan türü, yasları ve cinsiyetleri onların akademik basarılarına anlamlı sekilde etki etmistir. Fakülte ve Hemsirelik Yüksekokulu ögrencilerinin okudukları bölüme yerlesme sırası, ögrencilerin okudukları bölümü bitirme sırasının anlamlı bir yordayıcısıdır, meslek yüksekokulu ögrencileri için degildir. Birinci ve ikinci ögretim programlarında okuyan fakülte ve yüksekokul ögrencilerinin akademik basarı puanları arasında anlamlı bir fark yoktur, meslek yüksekokulu ögrencileri için anlamlı bir fark vardır. ÖSS ilk yerlestirme ve ek kontenjanla gelen ögrencilerin akademik basarı puanlarının karsılastırılması için yapılan t testi sonrasında ilk yerlestirme ve ek kontenjanla gelen ögrencilerin akademik basarı puanları birbirinden anlamlı düzeyde farklıdır. ÖSS ve özel yetenek sınavı ile üniversiteye yerlestirilen ögrencilerin akademik basarı puanlarının karsılastırılması için yapılan t testi sonrasında bu iki gruptaki ögrencilerin akademik basarı puanları birbirinden anlamlı düzeyde farklıdır. YÖS ve TCS sınavı ile yerlestirilen ögrencilerin akademik basarı puanlarının karsılastırılması için yapılan t testi sonrasında bu iki farklı gruptaki ögrencilerin akademik basarı puanları birbirinden anlamlı düzeyde farklı degildir. Ögrencilerin ailelerinin ikamet ettikleri ile göre, ögrencinin lise birincisi olup olmamasına göre ve ögrencilerin ailelerinin sosyal güvencesinin olup olmamasına göre akademik basarı puanlarının karsılastırılması için yapılan t testi sonrasında ögrencilerin akademik basarı puanları birbirinden anlamlı düzeyde farklıdır. Fakülte ve meslek yüksekokulu ögrencilerinin ÖSS tercih sırasına göre akademik basarı puanlarının karsılastırılması için yapılan t testi sonrasında ögrencilerin akademik basarı puanları birbirinden anlamlı düzeyde iv farklıdır. Hemsirelik Yüksekokulu ögrencileri için ÖSS tercih sırası akademik basarı puanlarında herhangi bir farklılık yaratmamıstır. Ögrencilerin ÖSS yüzdelik dilimlerine göre akademik basarı puanlarının karsılastırılması için yapılan t testi sonrasında ögrencilerin akademik basarı puanları birbirinden anlamlı düzeyde farklıdır. Mezun ögrencilerden bölümlerinden mezun olma sırası 10'a esit ya da 10'dan küçük olan fakülte ve Hemsirelik Yüksekokulu ögrencilerinin akademik basarı puanları ile ÖSS sınavından aldıkları puanlar arasında anlamlı bir iliski vardır, aynı durumda olan meslek yüksekokulu ögrencileri için anlamlı bir iliski bulunamamıstır. Bölümlerine giris sırası 10'a esit ya da 10'dan küçük olan fakülte ve meslek yüksekokulu ögrencilerinin akademik basarı puanları ile ÖSS sınavından aldıkları puanlar arasında anlamlı bir iliski vardır. Aynı durumda olan Hemsirelik Yüksekokulu ögrencilerinin akademik basarı puanları ile ÖSS sınavından aldıkları puanlar arasında anlamlı bir iliski bulunamamıstır. ÖSS sonucunda girdikleri yüzdelik dilim 10'a esit ya da 10'dan küçük olan fakülte ögrencilerinin akademik basarı puanları ile ÖSS sınavından aldıkları puanlar arasında düsük düzeyde anlamlı pozitif bir iliski vardır. ÖSS sonucunda girdikleri yüzdelik dilim 10'a esit ya da 10'dan küçük olan meslek yüksekokulu ögrencilerinin akademik basarı puanları ile ÖSS sınavından aldıkları puanlar arasında anlamlı bir iliski bulunamamıstır. Üniversite genelinde akademik basarı puanları sıralamasında ilk %10'a giren fakülte ve meslek yüksekokulu ögrencilerinin akademik basarı puanları ile ÖSS sınavından aldıkları puanlar arasında anlamlı bir iliski vardır. Hemsirelik Yüksekokulu ögrencileri için anlamlı bir iliski bulunamamıstır.
Arcs motivasyon modeli uyarınca tasarlanmış eğitim yazılımı ile yapılan öğretimle geleneksel öğretimin öğrencilerin başarısı ve öğrenmenin kalıcılığı açısından karşılaştırılması
Bu çalışma kapsamında, ARCS Motivasyon Modeli tasarım ilke ve stratejilerine uygun olarak hazırlanan bilgisayar destekli öğretim yazılımının öğrencilerin akademik başarıları ve öğrenmenin kalıcılığı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, 2006-2007 öğretim yılı birinci dönemimde Kırşehir il merkezinde bulunan Kırşehir Lisesi'nin 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, 10. sınıf öğrencilerinden tesadüfü yöntemle seçilen 30'ar öğrenciden oluşan iki şube olmak üzere toplam 60 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan iki şubenin yapılan ön test sonucunda akademik başarıları açısından birbirlerine denk olduğu görülmüştür. Buna dayanarak şubelerden biri kontrol diğeri deney gurubu olarak belirlenmiştir. Araştırmada, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Bilgisayar-1 dersi müfredatında yer alan Microsoft Excel İstatistiksel Fonksiyonlar konusunun öğretim süresi iki hafta (4 ders saati) ile planlanmıştır. Bunun için kontrol grubu geleneksel yöntemle laboratuar çalışması yaparak, deney grubu ise ARCS Motivasyon Modeli tasarım ilke ve stratejilerine göre hazırlanmış eğitim yazılımını kullanarak öğretim sürecini tamamlamışlardır. Deney grubundaki öğrenciler her bilgisayara bir kişi oturacak şekilde iki farklı oturumda öğretim görmüşlerdir. Kontrol ve deney grubundaki öğrencilere konu hakkındaki ön bilgilerini değerlendirmek için öğretimin başlangıcında öntest, öğretim süresinin sonunda her iki gruba öğretimin akademik başarılarına etkisini ölçmek için sontest, uygulanmıştır. Öğretimden iki hafta sonra ise öğrencilerin öğrendiklerinin hatırda kalıcılık düzeylerini belirlemek için kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlemesinde gruplar arasındaki farklılıkları ölçmek için iki yönlü varyans, kalıcılık puanları arasındaki farka bakmak için kovaryans analizi kullanılmıştır. Tüm istatistiksel çözümlemelerde .05 anlamlılık düzeyi temel alınmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda ARCS Motivasyon Modeli uyarınca tasarlanmış eğitim yazılımı kullanan öğrencilerin akademik başarıları, geleneksel yöntemle öğretim gören öğrencilerin akademik başarılarına oranla daha fazladır. Bu da deneysel yöntemin akademik başarıyı artırdığını göstermektedir. Araştırmada bu sonuçlar doğrultusunda öneriler getirilmiştir.
Ders notlarına Ağ/CD ortamında erişimi sağlayan bir yazılım geliştirme ve yazılıma ilişkin öğretmen görüşleri
ÖZETDERS NOTLARINA AĞ/CD ORTAMINDA ERİŞİMİ SAĞLAYAN BİRYAZILIM GELİŞTİRME VE YAZILIMA İLİŞKİN ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİORAN, Mustafa KemalYüksek Lisans, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri EnstitüsüBilgisayar Ve Öğretim Teknolojileri EğitimiTez Danışmanı: Prof.Dr. Ergün KASAPEylül-2006Bilgi teknolojilerinin ve iletişimindeki gelişmelerin en fazla etkili olduğuve bu etkinin de giderek artacağı alanlardan birisi de eğitimdir. Bunun doğalsonucu olarak eğitim alanında uzun yıllar oluşan kuram ve yöntemlerdeğişikliklere uğrayabilmektedir. Bilgisayar Destekli Eğitim bilgisayarteknolojisindeki gelişmeler ile birlikte eğitim uygulamalarında yerini almıştır.Birçok ülke kendi bünyesine uygun modeller geliştirmiştir. Türkiye'de iseuygulamalar Milli Eğitim Bakanlığı ve diğer eğitim kurumları tarafındanyürütülmüş, belirli mesafeler alınsa bile çeşitli sorunlarla karşılaşılmış ve çoğuzaman kaynaklar yeterince etkin kullanılamamıştır. Bilgisayar Destekli Eğitim ileilgili birçok küçük ve büyük çaplı uygulamalar mevcuttur. Bilgisayar DestekliEğitim, planlanıp uygulanırken değişik yöntem ve uygulama biçimleri tercihedilebilir. Bu uygulama biçimleri Ders Sunu Amaçlı, Alıştırma Amaçlı,Benzetişim Amaçlı, Eğitsel Oyun Amaçlı Uygulamalar ve Bire-bir EğitimProgramları olarak sınıflandırılabilir.Bu tezde, geliştirilen bir yazılım ile eğiticilerin elektronik ortamda bulunanders notlarını, yazılım geliştirme konusunda ek bir eğitim almadan, internet veyaCD ortamında kullanılmak üzere HTML formatına dönüştürmesi amaçlanmıştır.HTML formatına çevrilen ders notlarının internet veya CD üzerinden öğrencitarafından etkileşimli olarak kullanılması sağlanarak Bilgisayar Destekli Eğitimkonusunda yeni bir materyal tasarım yazılımı geliştirilmiştir, uygulanmış vedeğerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler : Bilgisayar Destekli Eğitim, Bilgisayar Destekli EğitimUygulama Biçimleri, Öğretim Yazılımı, Yazarlık Sistemi,Yazılım Geliştirme Araçları
Uzaktan eğitimde öğrencilerin ders çalışma etkinliklerinin log verileri analiz edilerek incelenmesi
ÖZETUZAKTAN EĞİTİMDEÖĞRENCİLERİN DERS ÇALIŞMA ETKİNLİKLERİNİNLOG VERİLERİ ANALİZ EDİLEREK İNCELENMESİÇiftci, SerdarYüksek Lisans, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri EnstitüsüBilgisayar Ve Öğretim Teknolojileri EğitimiTez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Nursal ARICIEkim-2006Uzaktan Eğitimde Öğrencilerin Ders Çalışma Etkinliklerinin Log Verileri Analiz Edilerekİncelenmesi konulu bu araştırmanın temel amacı uzaktan eğitimde öğrencilerin bilgisayardestekli öğretim ile ders çalışma alışkanlıklarını değerlendirmektir. Araştırma, Uzaktan SürekliEğitim (e-USE) projesi log verileri dikkate alınarak geliştirilen anket formuna dayalı olarakgerçekleştirilmiştir. Araştırmanın temel bulgularının elde edilmesinde anket formu verileri ile logverilerinin karşılaştırmalı analizleri esas alınmıştır. Araştırmada bulguların yorumlanmasındaanket ile log verilerinin analizleri dikkate alınmıştır.Araştırmada elde edilen veriler ile e-USE projesi kapsamındaki eğitim uygulamalarınakatılan hedef birim öğrenciler ile ilgili olarak aşağıdaki sonuçlara varılmıştır:⢠Öğrenciler eşzamanlı öğretim olmadığında farklı çalışma özellikleri göstermektedirler.⢠Öğrencilerin sınav öncesi yada benzer bir olay öncesinde çalışma sıklıkları farklılıkgöstermektedir.⢠Öğrenci davranışlarının analizi, bilgisayar destekli eğitim materyali tasarlama vegeliştirme aşamalarına önemli ön bilgi sağlamaktadır.⢠Öğrencilerin bilgisayara dayalı etkinlikleri ilgi çekici ve güdüleyici bulduğu ortayaçıkmaktadır.⢠Öğrenciler e-USE uygulamasının yürütülmesinde izlenen yöntemin gözden geçirilmegereksinime dikkat çekmektedirler.⢠Öğrencilerin öğretim sürecine ilişkin karşılıklı sohbet odaları, tartışma grupları, forumgrupları, öğretim elemanları ile çevrimiçi ve bazı durumlarda yüz yüze iletişim beklentisiiçerisinde oldukları ortaya çıkmaktadır.
Öğretmen adaylarının yapay zekâ okuryazarlık düzeyleri ile 21.yy öğreten becerilerinin ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi
Teknolojinin eğitimdeki dönüştürücü rolü, yapay zekâ (YZ) araçlarının kullanımıyla yeni bir boyut kazanmakta ve yenilikçi pedagojik yaklaşımları desteklemektedir. Bu bağlamda YZ okuryazarlığı ve 21.yy öğreten becerileri önem kazanmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, öğretmen adaylarının YZ okuryazarlık düzeyleri ile 21.yy öğreten becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Örneklemi, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin çeşitli bölümlerinde öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır. Veriler, katılımcı bilgi formu, YZ okuryazarlığı ölçeği ve 21.yy öğreten becerileri ölçeği ile toplanmıştır. Analizde Mann-Whitney U, Kruskal Wallis H ve Spearman korelasyon testleri gibi parametrik olmayan yöntemler kullanılmıştır. Sonuçlar, öğretmen adaylarının YZ okuryazarlığı ve 21.yy öğreten becerilerinde genel olarak ortalamanın üzerinde puan aldıklarını göstermiştir. Özellikle bazı ölçek maddelerine verilen görece düşük puanlar, belirli alanlarda gelişim ihtiyacını işaret etmektedir. Cinsiyet açısından, kadın öğretmen adaylarının YZ okuryazarlığı etik alt boyutunda ve 21.yy öğreten becerilerinin yönetsel, onamacı ve üretimsel alt boyutlarında erkeklere göre daha yüksek puan aldığı belirlenmiştir. Sınıf düzeyine göre YZ okuryazarlığı ve 21.yy öğreten becerilerinde anlamlı bir artış gözlemlenmemesi, öğretim programlarının bu alanlarda sınıf düzeyine bağlı gelişimi yeterince desteklemediğini düşündürmektedir. Korelasyon analizleri, YZ okuryazarlık becerileri alt faktörleri ile 21.yy öğreten becerileri alt faktörleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Bu bulgular, öğretmen eğitim programlarının YZ okuryazarlığı ve 21.yy becerilerini güçlendirecek şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmen eğitim programları, genel yeterliklerin yanı sıra gelişime açık alanlara odaklanarak sürekli öğrenmeyi destekleyen, esnek ve güncel içeriklerle yeniden düzenlenmelidir. Öğretmen adaylarının gelişen YZ teknolojilerini tanıyıp kullanabilmeleri için sürekli mesleki gelişim fırsatlarına yönlendirilmeleri, geleceğin öğretim ortamlarına uyumlarını kolaylaştıracaktır. ANAHTAR KELİMELER: 21.yy öğreten becerileri, Yapay Zekâ Okuryazarlığı, Öğretmen Adayları
Mühendislik fakültesi öğrencilerinin bilgisayar programlamaya ilişkin algılanan öğrenme düzeylerini yordayan faktörler
Programlama başarısını etkileyen faktörler arasında programlamaya yönelik tutum, programlama öz yeterlik algısı, cinsiyet, bölüm ve programlama üzerine alınan ders sayısı bulunmaktadır. İlgili literatür incelendiğinde bu değişkelerin programlama başarısı üzerine etkisini inceleyen farklı çalışmalar bulunmaktadır. Fakat programlama başarısını etkileyen faktörlerin birlikte ele alındığı ve faktörlerin ortak ve farklı etkilerini inceleyen çalışmaya ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı mühendislik fakültesi öğrencilerinin bilgisayar programlamaya ilişkin algılanan öğrenme düzeylerini yordayan faktörleri belirlemektir. Bu bağlamda programlama öz yeterlik algısı, programlamaya yönelik tutum, cinsiyet, bölüm ve programlamaya ilişkin alınan ders sayısı değişkenlerinin programlamaya ilişkin algılanan öğrenme üzerine etkisi incelenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden birisi olan ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Batı Karadeniz bölgesindeki bir üniversitenin mühendislik fakültesinde öğrenim gören 880 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgilere ilişkin maddelerin yanı sıra "Programlamaya İlişkin Öz Yeterlilik Algısı Ölçeği", "Bilgisayar Programlama Tutum Ölçeği" ve "Algılanan Öğrenme Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde ortalama ve standart sapma gibi betimsel istatistiklerle birlikte değişkenler arasındaki korelasyonları ortaya koymak amacıyla Pearson korelasyon testleri kullanılmıştır. Ayrıca programlamaya ilişkin algılanan öğrenmeyi yordayan faktörleri ortaya koyak amacıyla çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler neticesinde; mühendislik fakültesi öğrencilerinin programlamaya yönelik tutumlarının, öz yeterlik algılarının ve algılanan öğrenme düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin cinsiyetleri, bölümü, programlama üzerine alınan ders sayısı, programlamaya yönelik tutum ve programlama öz yeterlik algısı ile algılanan öğrenme arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Son olarak da öğrencilerin cinsiyet, programlamaya yönelik tutum ve öz yeterlik algılarının programlamaya yönelik algılanan öğrenme düzeylerini anlamlı olarak yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına bağlı olarak tartışma yapılmış ve uygulamaya ve gelecek araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Robotik kodlama eğitiminin ortaokul öğrencilerinin problem çözme becerilerine etkileri ve öğrencilerin robotik kodlama etkinliklerine ilişkin görüşleri
Robotik kodlama eğitimi diğer ülkelerde olduğu gibi son yıllarda ülkemizde de oldukça önemsenmektedir. Robotik Kodlama eğitiminin öğrencilere problem çözme, yaratıcı düşünme, işbirlikli çalışma gibi birçok beceriyi kazandırdığı ve robotik etkinliklerinin motivasyon arttırıcı etkilerinin olduğu düşünülmektedir. Kodlama eğitimini robotik diye adlandırılan yeni teknolojiler yardımıyla öğrencilere sunmak, ders dışı saatlerde öğrencilerin robotik ile programlama yaparak, problem çözme becerisi başta olmak üzere eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme becerileri gibi 21. yüzyıl bireylerinden beklenen becerilerin gelişmesine katkı sağlamak bu çalışmanın temel amacıdır. Bu amaca ulaşmak için robotik kodlama eğitiminin ortaokul öğrencilerinin problem çözme becerilerine etkilerini araştırmak ve öğrencilerin robotik kodlama etkinliklerine ilişkin görüşlerini anlamak amacıyla beş haftalık tek gruplu deneysel bir araştırma tasarlanmıştır. Çalışmanın katılımcılarını Kocaeli iline bağlı Gebze Emlak Konutları Ortaokulu'nun 26 gönüllü öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın yöntemi karma desene dayanmaktadır. Karma desende nitel ve nicel veriler eş zamanlı toplanıp, ayrı ayrı analizleri yapılmıştır. Araştırmada "Robotik Ön Anket", "Robotik Memnuniyet Testi", "Çocuklarda Problem Çözme Envanteri" ve "Etkinlik Algısı Ölçeği" kullanılmış, gözlem ve odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Toplanan verilerin analizine göre beş haftalık robotik kodlama eğitiminin öğrencilerin problem çözme beceri düzeylerine anlamlı ve pozitif yönde bir katkı sağladığı görülmüştür. Araştırmaya katılan öğrencilerin etkinliklerden oldukça memnun kaldığı, robotiğe karşı ön düşüncelerinin olumlu olduğu, etkinlikleri severek ve eğlenerek yaptıkları araştırmanın diğer sonuçlarındandır.
Fen bilimleri dersinde yer alan gezegenler konusunu öğretmeye yönelik eğitsel simülasyon oyunu tasarlanması ve geliştirilmesi: Mars örneği
Çalışmanın amacı 6. Sınıf Fen Bilimleri dersi müfredatında bulunan "Gezegenlerimizi Tanıyalım" konusunda yer alan Mars gezegeninin simülasyonunu tasarlamak ve geliştirmektir. Araştırmada tasarım ve geliştirme tabanlı araştırma yöntemlerinden Tip 1 araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde görev yapmakta olan 8 öğretim üyesinden ve Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 16 öğretmen adayından oluşmaktadır. Çalışma kapsamında öncelikle alan yazında bir simülasyon yazılımında bulunması gereken özellikler incelenmiştir. İncelemeler sonucunda bir simülasyonda bulunması gereken özellikler ve öğrenme-öğretim ortamına uygun simülasyon tasarlanırken dikkat edilmesi gereken unsurlar belirlenmiştir. Bu özellikler doğrultusunda araştırmacı tarafından bir simülasyon geliştirilmiştir. Simülasyonun içeriği ve üç boyutlu ortamın tasarımı konusunda NASA'nın paylaştığı medya içerikleri incelenerek tasarım öğreleri bu doğrultuda yapılmıştır. Simülasyon, Unity 3D programının 2020.3.18f1 sürümü ile geliştirilmiştir. Geliştirme aşaması tamamlandıktan sonra dördü Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Anabilim Dalı, üçü Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı ve biri Türk Dili alannda olmak üzere toplam 8 öğetim görevlisi ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Birinci görüşmelerin sonucunda uzman kişiler tarafından düzeltmeler önerilmiştir. Öneriler doğrultusunda simülasyon üzerinde gerekli güncellemeler yapılmıştır. Güncellemeler sonrasında ikinci görüşmeler gerçekleştirilmiştir. İkinci görüşmelerde ilk görüşmeler sonucunda yapılan düzenlemeler tüm katılımcılar tarafından yeterli bulunmuştur. Bu şekilde simülasyonun son hali ortaya çıkarılmıştır. Çalışmanın sonucu olarak ortaya Görevimiz Mars isimli simülasyon yazılımı ortaya çıkmıştır. Değerlendirme aşamasında öğretmen adaylarının görüşlerine başvurulmuştur. Öğretmen adayları geliştirilen simülasyonu derslerinde kullanmak istediklerini ve faydalı bulduklarını belirtmişlerdir. Ayrıca eğitsel bir simülasyon geliştirilirken dikkat edilmesi gereken unsurlar ve bir simülasyonda olması beklenen özellikler ortaya koyulmuştur.
Bankacılık sektöründe çalışanların mobil öğrenmeye yönelik tutumlarının ve hazırbulunuşluklarının incelenmesi
Mobil cihazların kullanım oranlarının arttığı günümüz dünyasında, bu cihazları birer öğrenme nesnesi haline dönüştürebilmek önemli konularından biri olmuştur. Bunun yanı sıra öğrenenin mobil öğrenmeye yönelik tutumlarını ortaya çıkarmak da mobil öğrenme ortamları için öğrenme nesnelerini tasarlarken geliştiricilere yol göstermede önemli bir rol oynamaktadır. Bu perspektifle hazırlanmış olan çalışma, bankacılık sektöründeki çalışanların mobil öğrenmeye yönelik tutumları ve hazırbulunuşluklarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesiyle gerçekleşmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya özel bir bankanın uygun örneklem yoluyla ulaşılan 229 çalışanı katılmıştır. Veri toplamak amacı ile, Demir ve Akpınar'ın geliştirdiği "Mobil Öğrenmeye Yönelik Tutum" ve Gökçearslan ve diğerlerinin Türkçe'ye uyarladığı "Mobil Öğrenmeye Yönelik Hazırbulunuşluk" ölçekleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, bankacılık çalışanlarının tutumlarının yüksek seviyede olduğu; cinsiyet, günlük internet kullanım süreleri, mobil öğrenme ortamlarında bir ders veya eğitim alma durumlarına göre farklılaşmadığı; yaş ve bankacılık tecrübelerine göre ise farklılaştığı tespit edilmiştir. Mobil öğrenme hazırbulunuşluklarının ise orta seviyede olduğu ve çalışma kapsamında belirlenen bağımsız değişkenlerden hiçbirine bağlı olarak farklılaşmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca bankacılık çalışanlarının mobil öğrenmeye yönelik tutumları ile hazırbulunuşlukları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Mobil Öğrenme, Mobil Öğrenmeye Yönelik Tutum, Mobil Öğrenmeye Yönelik Hazırbulunuşluk, Bankacılık Sektörü
Bilgisayar destekli öğretim ortamlarında farklı bilişsel stillere sahip öğrencilerin öğrenme stratejilerini kullanma durumlarının akademik başarılarına etkisi
iiÖZETBu araştırmada B.D.Ö. ortamlarında farklı bilişsel stillere (alan bağımlılığı/alanbağımsızlığı) sahip öğrencilerin, bilişsel-rasyonel ve duygusal-motivasyonelöğrenme stratejilerini kullanma durumlarının akademik başarılarına etkisiincelenmektedir.Alan bağımlılığı/alan bağımsızlığı, bireylerin düşünme şekillerindekifarklılıkları ifade etmektedir. Literatür incelendiğinde, bireylerin alan bağımlı veyaalan bağımsız olmalarının, öğrenme şekillerini ve tercihlerini etkilediğigörülmektedir. Öğrencilerin bilişsel stillerinin, akademik başarılarını etkilemedurumuna ilişkin çelişkili sonuçlar bulunmaktadır. Bu çalışmada; farklı bilişsel stilesahip bireyler kendilerine uygun B.D.Ö. ortamları ile eşleştirilerek, öğretim sürecininsonunda akademik başarıları incelenmiştir.Öğretimde öğrenci kontrolünün şekli, miktarı ve hangi öğrenciler için uygunolduğu da önem taşıyan bir konudur. Öğrencilerin bilişsel stilleri, kontrol içinbireysel tercihlerle yakından ilişkilidir. Bu çalışma ile daha çok iç denetime sahipalan bağımsız bireyler ile dış denetime sahip alan bağımlı bireylerin, öğrencikontrolü bulunan ve bulunmayan ortamlarda çalışmaları sonucunda elde edilenakademik başarıları incelenmiştir. Öğrenci kontrolü olarak, bilişsel-rasyonel veduygusal-motivasyonel öğrenme stratejilerinin kontrolü sunulmuştur. Böylece buaraştırma ile bilişsel stiller (alan bağımlı/alan bağımsız), öğrenci kontrolü veöğrenme stratejilerinin ilişkileri ele alınmıştır.Bu araştırma, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Resim Eğitimi ve TarihEğitimi Bölümlerinden oluşan 54 kişi üzerinde 2003-2004 Öğretim yılı II.Döneminde uygulanmıştır. Witkin, Oltman, Raskin ve Karp (1971) tarafındangeliştirilen ve Fişek-Okman (1979) tarafından Türkçeye uyarlanan ?Saklı ŞekillerGrup Testi? kullanılarak öğrencilerin bilişsel stilleri tespit edilmiştir. Araştırmanınuygulandığı Bilgisayara Giriş Dersinde, içerik olarak Microsoft Word programınınöğretimi ele alınmıştır. 4x2'lik faktöriyel desenin kullanıldığı çalışmada denekler;iiiönce bilişsel stillerine göre ikiye ayrılmıştır. Bu iki grupta kendi içinde, B.D.Ö.ortamında öğrenci kontrolünün yer alma ya da almama durumuna göre rasgeledağılımla iki gruba ayrılmıştır. Akademik başarıyı belirlemek için yapılan test öntestve sontest olarak kullanılmıştır. B.D.Ö. ortamı ile çalışırken, öğrencilere ait bilgilerprogram tarafından veritabanına kaydedilmiş ve uygulama sonrasında araştırmanınamaçları doğrultusunda SPSS programı ile analiz edilmiştir.Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin bilişsel stil puanları arasında cinsiyetaçısından anlamlı bir fark bulunduğu [t=2,08, p<.05] tespit edilmiş ve araştırmanınörneklemi için kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha alan bağımsız olduklarıbelirlenmiştir. Öğrenci kontrolü bulunan ve bulunmayan ortamlarda çalışan alanbağımlı öğrencilerin akademik başarıları arasında anlamlı fark olmadığı [t=1,14,p>.05] ve öğrenci kontrolü bulunan ve bulunmayan ortamlarda çalışan alan bağımsızöğrencilerin [t=0,68, p>,05] akademik başarıları arasında anlamlı bir fark olmadığısonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, öğrenci kontrolü bulunan B.D.Ö. ortamlarıyla çalışanalan bağımlı ve alan bağımsız öğrencilerin akademik başarıları arasında anlamlı birfark bulunmadığı [t=,20, p>,05] tespit edilmiştir.ANAHTAR KELİMELER: Bilişsel stil, alan bağımlılığı/bağımsızlığı, öğrencikontrolü, bilişsel-rasyonel ve duygusal motivasyonel öğrenme stratejileri, bilgisayardestekli öğretim.
Bilgisayar giriş dersini veren öğretmenlerin öğretme stilleri ile dersi alan öğrencilerin öğrenme stillerinin eşleştirilmesinin öğrenci başarısı üzerindeki etkisi
ÖZETYurt dışında yapılan çalışmalarda gerek öğrenme stilleri gerekse öğretmestilleri ile ilgili çok sayıda araştırma olduğu; ancak Türkiye'de daha çok öğrenmestillerine odaklanıldığı, öğretme stilleri ile ilgili çok sayıda araştırmanın olmadığı,mevcut araştırmaların çoğunun İngilizce dil öğretimi ile ilgili olduğu görülmektedir.Bu araştırma, yukarıda değinilen eksikliklerin giderilmesine katkı sağlamak amacıylaplanlanmıştır.Bu araştırmada öğrencilerin öğrenme stilleri ile öğretmenlerin öğretmestillerinin eşleştirilmesinin akademik başarı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Buamaçla, 479 öğrencinin öğrenme stilleri Grasha-Reichmann Öğrenme StilleriEnvanteri ile belirlenmiştir. Ardından bu öğrencilerin öğretim elemanlarına GrashaÖğretme Stilleri Envanteri uygulanarak öğretme stilleri tespit edilmiştir.Araştırmanın amacı doğrultusunda 1. Öğrencilerin akademik başarıları ileöğrencilerin öğrenme stilleri arasında anlamlı bir ilişki var mıdır? 2.Öğrencilerinakademik başarıları ile öğretim elemanlarının öğretme stilleri arasında anlamlı birilişki var mıdır? ve 3. Öğrencilerin akademik başarıları ile öğrencilerin öğrenme veöğretim elemanlarının öğretme stillerinin eşleştirilmesi arasında anlamlı bir ilişki varmıdır? sorularına cevap aranmaya çalışılmıştır.Frekans, t-testi ve tek yönlü ANOVA kullanılarak analiz edilen verilerdoğrultusunda; öğrencilerin akademik başarı puanları ile öğretim elemanlarınınöğretme stili arasında anlamlı bir ilişki olduğunu [F(3-475)= 11.112, p<.01] ancaköğrencilerin öğrenme stilleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığını [F(4-474)= ,473,p=.755] göstermektedir. Öğrencilerin akademik başarıları ile cinsiyet [t(477)=2.04,p<.05] ve fakülte türleri [F(4-479)=8.83, p<.01] arasında anlamlı bir ilişki vardır.Öğretim elemanlarının öğretme stilleri ile öğrencilerin öğrenme stillerinineşleştirilmesi ile öğrencilerin akademik başarıları arasında anlamlı bir ilişki yoktur[t(477)=.714, p>.05].ANAHTAR KELİMELER : Öğrenme stili, Öğretme stili
Grafik sembolleri temel alan teknoloji destekli öğrenme ortamlarının işitme engelli öğrencilerin okuryazarlık ve iletişim becerileri üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı grafik sembolleri temel alan teknoloji destekli öğrenme ortamlarının geliştirilmesi ve işitme engelli öğrencilerin okuryazarlık ve iletişim becerileri üzerindeki etkilerini incelenmesidir. Karma araştırma yaklaşımı çerçevesinde şekillendirilen çalışma, Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan bir İşitme Engelliler İlköğretim okulunda 2014-2015 eğitim öğretim dönemi boyunca üçüncü ve dördüncü sınıflarda yürütülmüştür. Çalışmanın katılımcıları aynı okulda görev yapan üçüncü ve dördüncü sınıf öğretmenleri ve bu sınıflarda öğrenim görmekte öğrenciler ile bu öğrencilerin velileri ve uygulama okulundaki öğretmenlerden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak doküman, görüşme, gözlem ve yazma çalışması formları kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen nicel veriler betimsel istatistik, nitel verilerin analizi ise içerik analizi ve betimsel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre grafik sembolleri temel alan teknoloji destekli uygulamalar, öğrencilerin okuryazarlık becerileri üzerinde olumlu etki göstermektedir. Kazanımlardan hareketle grafik sembolleri temel alarak geliştirilen teknoloji destekli materyaller sayesinde öğrenciler, kelimelerin büyük çoğunluğunu kalıcı olarak öğrenebilmektedir. Yapılan uygulamalarda öğrencilerin özellikle izleme testi çalışmalarında elde ettikleri başarılar dikkate alındığında, teknoloji destekli olarak geliştirilen uygulamaların sağladığı tekrar ve bireysel hızda ilerleme imkânları öğrencilerin kelimeleri kalıcı olarak öğrenmesinde etkili olmaktadır. Yürütülen araştırmada sürecin başında tek kelimelik cümleler kuran öğrenciler uygulamalar sonunda üç ve daha fazla sayıda kelime içeren anlamlı cümleler kurabilmektedir.
Çoklu ortam araçları kullanılmış web tabanlı uzaktan mesleki teknik eğitimin geleneksel mesleki teknik eğitime göre öğrenci başarısına etkisi
Araştırmanın genel amacı, web tabanlı öğretimin mesleki teknik eğitimdeöğrenci başarısına etkisini belirlemektir. Bu genel amaç doğrultusunda, MeslekYüksek Okullarının Endüstriyel Elektronik Bölümü 1. sınıf öğrencileri üzerinde biraraştırma yapılmıştır.Araştırmanın deney deseni öntest-sontest kontrol grup modelindenyararlanılarak oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemini, 15 i deney grubu ve 15 ikontrol grubu olmak üzere toplam 30 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma kapsamında,?Flip Floplarla Lojik Devre Tasarımı? konusunun öğretimi amacıyla dersler; deneygrubunda web tabanlı öğretimle, kontrol grubunda da geleneksel öğretimleişlenmiştir. Başarıyı ölçmek için geliştirilen başarı testi öntest ve sontest olarakkullanılmıştır. Başarı testi ile elde edilen bulgularla yapılan istatistikselkarşılaştırmalardan, web tabanlı öğretim ile geleneksel öğretimin öğrenci başarısıüzerinde benzer düzeyde başarıyı artırıcı etkiye sahip olduğu görülmüştür.Anahtar kelimeler: Uzaktan eğitim, web tabanlı öğretim, çoklu ortamuygulamaları.
Bilgisayar destekli eğitim yazılımlarında kullanılan ön örgütleyicilerin alan bağımlı ve alan bağımsız öğrencilerin akademik başarılarına etkisi
Bu çalışma, Bilgisayar Destekli Eğitim yazılımlarında ön örgütleyicilere yerverilmesinin, farklı bilişsel stillere sahip öğrencilerin akademik başarıları üzerindekietkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır.Öğretim ortamlarının tasarlanmasında, bireysel farklılıkların dikkatealınması gereklidir. Bu gereksinimden yola çıkarak, geniş uygulama alanına sahipolan alan bağımlılığı/alan bağımsızlığı bilişsel stili, bu çalışmada ele alınmaktadır.Witkin tarafından geliştirilen alan bağımlılığı/alan bağımsızlığı bilişsel stili,öğrencilerin öğrenme biçimlerinde büyük ölçüde değişikliklere neden olmaktadır. Bunedenle farklı bilişsel stile sahip öğrencilere kendilerine uygun öğretim etkinliklerisağlandığında akademik başarı puanları incelenmiştir. Ausubel'in anlamlı öğrenmekuramının önerdiği en önemli strateji olan ön örgütleyicilerin, öğrenmeortamlarındaki etkisi bu araştırmanın ikinci ayağını oluşturmaktadır. Önörgütleyicilere öğrenme ortamında yer verilmesinin öğrenci başarısına etkisiaraştırılmıştır. Bu araştırmanın önem verdiği diğer bir boyut ise, farklı bilişsel stilesahip öğrenciler ile ön örgütleyici stratejisinin etkileşimidir.Teknolojinin öğretim ortamlarına entegrasyonuyla birlikte, öğrencilerinbireysel ihtiyaç ve gereksinimlerine göre farklılaşan tasarımlar yapmak mümkünolmuştur. Teknolojinin ucuzlaması ve öğretim amacıyla daha yaygın olarakkullanılmaya başlanması ile birlikte teknoloji tabanlı ortamlarda yapılan öğretimstratejileri ve öğrenci özellikleri ile öğretim ortamı etkileşimini araştıran çalışmalaradaha çok ihtiyaç duyulacaktır. Bu sebeple Bilgisayara Giriş dersini alan lisans düzeyiikinci sınıf öğrencilerine Word Programı öğretimi üzerine Bilgisayar Destekli Eğitselbir yazılım hazırlanmıştır.Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Resim Öğretmenliği ve TarihÖğretmenliğinden seçilen 54 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Öğrencilerin bilişselstillerinin belirlenmesinde ?Saklı Şekiller Grup Testi? kullanılmıştır. Bu testinsonuçlarına göre öğrenciler alan bağımlı ve alan bağımsız olmak üzere ikiyeayrılmışlardır. Daha sonra bu öğrenciler rasgele bir dağılımla ön örgütleyici bulunanve bulunmayan yazılıma yerleştirilmişlerdir. Uygulama öncesinde öğrencilere ön testyapılarak giriş yeterlilikleri belirlenmiştir. 3 haftalık uygulama sonrasında son testyapılmıştır. Programı kullanırken öğrencilere ait veriler veritabanına kaydedilmiş vebu bilgiler bulgular kısmında dikkate alınmıştır. Araştırmada 4x2'lik faktöriyel desenkullanılmıştır. Tüm analizler SPSS programı kullanılarak yapılmıştır.Araştırmanın sonucunda; alan bağımlı ve alan bağımsız öğrencilerinbilgisayar destekli eğitim yazılımlarına çalışmaları sonucunda akademik başarıpuanları arasında anlamlı bir fark olmadığı [t=1,44, p>.05], bilgisayar destekli eğitselyazılımlarda ön örgütleyicilerin bulunmasının öğrenclerin akademik başarı puanlarıaçısından anlamlı bir fark yaratmadığı [t= 0. 23, p>.05] ve alan bağımlı ve alanbağımsız öğrencilerin ön örgütleyicilerden etkilenmeleri arasında anlamlı bir farkolmadığı sonucuna ulaşılmıştır.ANAHTAR KELİMELER : Bilgisayar Destekli Öğretim, Alan bağımlılığı/alanbağımsızlığı bilişsel stili, Ön örgütleyici
Detay Teorisi'ne dayalı özel ders yazılımının öğrenme üzerindeki etkisi
Bu tez çalışmasında eğitim amaçlı hazırlanan Ders Yazılımları ile Detay Teorisi'ne dayalı hazırlanan ders yazılımları, öğrencilerin akademik başarılarına etkileri bakımından karşılaştırılmıştır. Araştırma, Lise 2. sınıf öğrencilerinden seçilen 26 denek üzerinde gerçekleştirilmiştir. Seçilen öğrenciler iki gruba ayrılmıştır. Ünite başında her iki gruba da ön test uygulanmıştır. Deney grubuna Detay Teorisine dayalı olarak hazırlanan yazılım ile kontrol grubuna da diğer ders yazılımı ile eğitim verilmiştir. Ünite sonunda her iki gruba son test uygulanmıştır.II Elde edilen veriler frekans, t-testi ve ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre kullanılan ders yazılımları arasında öğrencilerin akademik başarılarına etkisi bakımından anlamlı bir farkı yoktur. Anahtar Kelimeler: Öğretimde Detay Teorisi, Eğitim Yazılımları
Web tabanlı uzaktan eğitimde ders materyali tasarımı, uygulaması ve materyal tasarım kriterlerinin belirlenmesi
İnternet'in sağladığı etkileşimli ortam ve sınırsız bilgiye ulaşabilme gibi özellikler nedeniyle uzaktan eğitim, özellikle üniversite eğitiminde oldukça yaygınlaşmaktadır. Son yıllarda özellikle ülkemizdeki uzaktan yüksek öğretimin ilerlemesi ve buna ek olarak yeni teknolojilere dayalı öğretim yöntemi ile ders işlemenin önemi üzerinde durulmaktadır. Ayrıca yapılan araştırmalar öğrencilerin iyi tasarlanmış çoklu ortam sunumlarıyla, sözlü anlatımlardan daha iyi öğrendiklerini de göstermektedir. Bu çalışmanın amacı, öğretim elemanlarının uzaktan eğitimde ders anlatımında kullanacakları; çoklu ortam öğeleriyle desteklenmiş, Sosyal ve Fen Bilimlerindeki Web Tabanlı Eğitim materyallerinin hazırlanmasında tasarım kriterlerini belirlemektir. Materyaller iki farklı alanda hazırlanarak tasarım konusundaki farklılık ve benzerlikler ortaya çıkartılmak istenmiştir. Alan uzmanlarından alınan yardım ile araştırmacı tarafından Tarih ve Biyoloji materyalleri tasarlanmış ve materyaller alan uzmanları tarafından değerlendirilmiştir. Bu materyaller, KTÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinde, internet üzerinden ve ilgili öğretim elemanı tarafından derslerinde uygulanmıştır. Tarih materyali KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliğinden 36 öğrenciye, Biyoloji materyali ise KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliğinden 32 kişiye uygulanmıştır. Uygulama sonucunda nicel ve nitel değerlendirmeler yapılmıştır. Değerlendirme ölçeği olarak, geçerlik-güvenirlik çalışması yapılan 23 maddelik ?Web Tabanlı Eğitim Materyali Ölçeği? kullanılmıştır. Bir diğer veri kaynağı da uygulamanın yapıldığı öğrencilerle ve uygulamayı yapan öğretim elemanlarıyla yürütülen yarı yapılandırılmış mülakatlardır. Çalışma sonunda, öğretim elemanlarının Web Tabanlı Eğitimde ders anlatırken kullanacakları, Sosyal ve Fen Bilimleri alanındaki öğretim materyallerinin kullanılabilir, kaliteli, öğrencinin başarısını ve motivasyonunu artıracak şekilde oluşturulmasını sağlayacak tasarım kriterleri belirlenmeye çalışılmıştır.
Teknoloji destekli öğretim konusunda bilişim teknolojileri öğretmen adayları ile sınıf öğretmeni adaylarının işbirliği süreci ve bu süreçteki deneyimleri
Günümüzde öğretmenlerin öncelikli olarak teknolojik becerilere sahip olmaları, sonrasında ise teknolojinin eğitim ortamlarında kullanılmasına yönelik bilgi birikimine sahip olmaları beklenmektedir. Son yıllarda ortaya atılan Teknolojik Pedagojik İçerik Bilgisi yaklaşımı bu anlamda öğretmen adaylarının eğitimlerinde gittikçe önem kazanmaktadır. Teknolojik Pedagojik İçerik Bilgisini geliştirmeye yönelik birçok etkinlik hizmet öncesi dönemde uygulanmaya başlanmıştır. Bu çalışmada eğitim fakültelerinin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü mezunlarının teknolojinin öğrenme süreciyle bütünleştirilmesi kapsamında öncü olarak nitelendirilmelerinden yola çıkarak, bu bölüm mezunlarının sınıf öğretmenliği programındaki öğretmen adaylarına teknoloji danışmanlığı yapacağı işbirliğine dayalı bir süreç yürütülmüştür. Böylece karşılıklı etkileşimler sayesinde sınıf öğretmenliği programındaki öğretmen adaylarının Teknolojik Pedagojik İçerik Bilgisi açısından gelişim göstermeleri beklenmiştir. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğretmen adaylarının ise bu süreç sayesinde teknolojinin öğrenme süreciyle bütünleştirilmesi bağlamında kendilerine yüklenen rolleri daha net olarak algılayabilecekleri düşünülmüştür. Yürütülen araştırma özel durum çalışması olarak planlanmıştır. Teknolojinin öğrenme süreciyle bütünleştirilmesine dayanan işbirliği sürecinde adaylar, öğretmenlik uygulaması kapsamında sınıf öğretmenliği programındaki öğretmen adaylarının anlatacağı teknoloji destekli dersleri birlikte tasarlamışlardır. Böylece öğretmenlik uygulaması kapsamında sınıf öğretmenliği programındaki öğretmen adaylarına teknoloji destekli öğrenme deneyimleri sağlanmıştır. Sonuç olarak öğretmenler arası yaşanan bu iletişim sayesinde, sınıf öğretmenliği programındaki öğretmen adaylarının Teknolojik Pedagojik İçerik Bilgisi düzeylerinde olumlu bir artış görülmüştür. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü öğretmen adayları ise yürütülen sürece ilişkin ileride üstleneceği teknolojinin öğrenme süreciyle bütünleştirilmesi anlamında rollerinin ne olacağını konusunda somut deneyimler yaşayarak farkındalık geliştirmiştir. Teorik bilgilerin karşılıklı tartışmalar ve paylaşımlar yoluyla uygulamaya dönüştürülmesinde yaşanan etkileşim ve deneyimler bu sonuca etken olarak görülmektedir.
Video konferans yoluyla verilen derslerde verimliliğe etki eden faktörler
Bu çalışma, video konferans yoluyla gerçekleşen bir uzaktan eğitim deneyimi yaşayan öğretim üyesi, asistan ve öğrencilerin bakış açılarıyla verimliliğe etki eden faktörleri ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.Çalışmada nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması benimsenmiştir. Veriler mülakatlardan, yapılandırılmamış gözlemlerden ve etkileşim hakkında daha ayrıntılı bilgiler sunan etkileşim gözlem formlarından elde edilmiştir. Araştırmanın örneklemini; 2009-2010 eğitim öğretim yılının bahar döneminde Karadeniz Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümünde Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden video konferans yoluyla ders alan öğrencilerden amaçlı örneklem yöntemlerine göre seçilen 8 öğrenci, dersi veren öğretim üyesi ve öğrencilerle aynı ortamda bulunan asistan oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler içerik analiz yöntemiyle çözümlenmiş, uygun çizelge ve tablolar oluşturularak yorumlanmıştır.Araştırma bulgularına göre, video konferans yoluyla gerçekleşen uzaktan eğitimde verimliliğe etki eden faktörler: bant genişliği, ses kesilmesi, bağlantı kopması, görüntünün netliği, kameraların özellikleri ve çekim alanı, video konferans teknolojileri gibi teknik unsurlar, öğrenci profili, asistanın varlığı, uzmanlara erişim, öğretmeni tanıma, ortama alışkın olma, sınıf ortamının düzeni, göz teması kuramama, jest ve mimiklerin anlaşılmaması, öğretmenin derse teşvik eden tavrı, ders dışı iletişim imkanı olmaması, öğretmenin kullandığı araç-gereçler, yöntem ve teknikler ile ders materyalleri olarak bulunmuştur.
İşitme engelli öğrencilerin Türkçe okuma yazma becerilerinin geliştirilmesine yönelik görsel yardım paketi: GÖRYAP
Bu çalışmanın amacı, Türkçe'nin gramer yapısına uygun ve işitme engelli bireylerin Türkçe'yi doğru okuma-yazma becerilerini geliştirmeye yönelik görsel yardım paketinin (GÖRYAP) tasarlanmasıdır. Tasarlanan paketin değerlendirilmesi amacıyla yapılan uygulama, işitme engelliler ilköğretim okulunda, 6. 7. ve 8. sınıflarda okuyan toplam 14 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, alan uzmanları tarafından değerlendirilmiştir. Daha sonra alan uzmanlarının değerlendirmeleri araştırmacı tarafından analiz edilmiştir.Araştırmanın sonuçları göstermiştir ki, hazırlanan Görsel Yardım Paketi (GÖRYAP) işitme engelli öğrencilerin Türkçe'de okuma-yazma becerilerindeki başarılarını arttırmıştır. İşitme engelliler okullarında görev yapan öğretmenler, GÖRYAP yapısının, işitme engelli öğrencilere Türkçe'deki ekler konusunu anlatırken kullanabilecekleri bir kaynak olacağını belirtmişlerdir. Ayrıca çalışmada görsel öğelerin ön planda olması sebebiyle, işitme engelli bireylerin eğitimi için uzmanlar tarafından faydalı bulunmuştur. Özellikle öğrencilerin ek yapılarını daha iyi kavradıkları ve kelime hazinelerinin geliştiği görülmüştür.
Bulanık çok kriterli karar verme yöntemleri ile öğrenci performanslarının değerlendirilmesi
Çalışmanın amacı, karar verme süreçlerinde bulanık mantık yaklaşımının kullanımını inceleyerek, bu yaklaşımını temel alan çok kriterli karar verme yöntemleri ile öğrenci performanslarının değerlendirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda öğrenci performanslarının değerlendirilmesinde bulanık çok kriterli karar verme yöntemlerinden olan BAHP, BTOPSIS yöntemleri ve klasik değerlendirme yöntemi kullanılarak elde edilen öğrenci performans değerlendirme sonuçları karşılaştırılmıştır.Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fatih Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü, 3. sınıf öğrencilerinin almış oldukları "Çoklu Ortam Tasarım ve Üretimi" dersi kapsamında öğrenci performansları, geliştirilen bulanık sistem üzerinden değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda öğrencilerin geleneksel değerlendirme yöntemleriyle aldıkları notlar ile bulanık mantık yaklaşımıyla geliştirilmiş sistemden aldıkları notlar karşılaştırılmış ve sonuçlara ilişkin uzman görüşü alınmıştır.Çalışma sonucunda bulanık mantık yaklaşımı ile geliştirilen sistemin vermiş olduğu notların, geleneksel yöntemlerle verilen notlara göre daha hassas ve doğru sonuçlar hesapladığı belirlenmiştir. Ayrıca değerlendirme sürecinde belirlenen kriterler haricinde karar vericinin öznel yargılarından kaynaklanan hatalar da sistem tarafından tespit edilmiştir. Geleneksel değerlendirme yöntemlerine alternatif olarak tasarlanan bu sistemin, farklı dersler ve farklı değerlendirme amaçları için kullanılabileceği düşünülmektedir.
Web destekli eğitime bir örnek: Jeoloji mühendisliği lisans programında sanal polarizan mikroskop uygulamaları
Teknolojinin gelişmesiyle bilgiye ulaşmanın ve paylaşmanın daha kolay olduğu günümüzde ?Nasıl daha iyi öğreniriz? Nasıl daha iyi öğretiriz?? soruları zihinleri meşgul etmektedir. Bu noktada bilgisayarların ve internet teknolojisinin eğitimde kullanılmaya başlamasıyla yüz yüze eğitimin tamamlayıcısı ve destekleyicisi olarak web destekli eğitim sorunlara çözüm önerisi olarak ortaya çıkmaktadır. Günümüzde yükseköğretime kadar birçok seviyede yaşanan problemlere çözüm önerisi olarak web destekli eğitim kullanılmaktadır. Uygulamalı derslerin olduğu bölümlerde, özellikle mühendislik fakültelerinde laboratuar sayısının az, öğrenci sayısının fazla olması gibi nedenlerden dolayı eğitim süreçlerinden beklenen verim alınamamaktadır. Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü de bu bölümlerden bir tanesidir. Çalışmada Jeoloji Mühendisliği lisans programının temel derslerinden biri olan Optik Mineraloji dersinde yaşanan problemlere çözüm önerisi olarak, laboratuar uygulamalarına alternatif bir öğrenme ortamı oluşturabilmek için bir web destekli eğitim ortamı tasarlanmıştır. Çalışmada özel durum çalışması kapsamında son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi deney (42) ve kontrol (42) grubu olmak üzere 84 öğrenciden oluşmaktadır. KTÜ Jeoloji Mühendisliği öğretim elemanlarıyla (3) ihtiyacı belirlemeye yönelik; amaçlı örneklem yöntemiyle seçilmiş deney (10) ve kontrol (10) grubuyla ders sürecinin değerlendirilmesine yönelik; Jeoloji Mühendisliği bölümünden üç öğretim elemanı, BÖTE bölümünden üç öğretim elemanı ve deney grubundan amaçlı örneklem yöntemiyle seçilmiş 10 öğrenciyle WDE ortamının değerlendirilmesine yönelik mülakatlar yapılmıştır. Ayrıca deney ve kontrol grubunun laboratuar sınav notları ve deney grubunun WDE ortamında çalışma süreleri kullanılarak WDE ortamının akademik başarıya etkisi araştırılmıştır. Sonuç olarak geliştirilen WDE ortamının öğrenci seviyesine uygun, motive edici, öğretici ve akademik başarıyı artırıcı etkisi olduğu ortaya çıkmıştır.
İlköğretim branş öğretmenlerinin bilgi ve iletişim teknolojilerini öğrenme ve öğretme sürecine entegrasyonunda bilişim teknolojileri formatör öğretmeninin rolü
Bu çalışmanın amacı, ilköğretim branş öğretmenleri ile aynı okulda görev yapan formatör öğretmenin işbirliğine dayalı olarak, teknolojinin öğrenme sürecine entegrasyonunu sağlamaya yönelik bir süreç oluşturmak ve bu süreçte formatör öğretmenin rollerini incelemektir. Bu işbirliği çerçevesinde öğretmenlerin sınıf içinde donanımsal ve yazılımsal araçları kullanma durumlarında, teknolojiye bakış açılarında, formatör öğretmen ile iletişimlerinde ve sınıf içi öğrenci davranışlarında değişiklik olup olmayacağını tespit etmek amaçlanmıştır.Araştırmada ilköğretim branş öğretmenlerinin sınıf içinde bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanma durumları doğal ortamlarında ayrı ayrı birer durum çalışması olarak incelenmiş, nitel araştırma teknikleri kullanılarak desenlenmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında nitel araştırmalar için uygun olan gözlem notları ve yarı yapılandırılmış mülakat yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın örneklemini aynı okulda görev yapan 6 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenler maksimum çeşitlilik yöntemine göre seçilmişlerdir. Araştırmacı, aynı okulda formatör öğretmen olarak görev yapmaktadır. Verilerin toplanması için araştırmacı, formatör öğretmen kimliği ile öğretmenlerin derslerini gözlemlemiş, elde ettiği veriler doğrultusunda öğretmenlerle işbirliği içinde çeşitli çalışmalar yürütmüştür. Çalışmaların sonunda öğretmenler gözlenmiş ve yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Çalışma üzerinden zaman geçtikten sonra öğretmenler yeniden gözlenmiş ve teknoloji kullanma durumları incelenmiştir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre formatör öğretmenin her öğretmenin teknolojik önbilgi ve becerileri, ihtiyaçları ve talepleri göz önünde bulundurularak yaptığı rehberlik faaliyetlerinin, öğretmenlerin istekli olmaları durumunda öğrenme ve öğretme sürecinde teknoloji entegrasyonunu arttırdığı görülmüştür.
İlköğretim öğretmenlerinin teknolojiyle öğrenme-öğretme süreçlerini bütünleştirme düzeylerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi
Bu araştırmada, ilköğretim öğretmenlerinin teknolojiyle öğrenme-öğretme süreçlerini bütünleştirebilme düzeylerine ilişkin görüşleri incelenmektedir. Bu doğrultuda, hizmet öncesi öğretmen eğitimindeki teknoloji içerikli dersler kapsamında öğretmenlerin sahip oldukları bilge ve becerilerin çağdaş eğitim sisteminin ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte olması önem arz etmektedir. Tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu 2010-2011 eğitim-öğretim yılında ilköğretim okullarında görev yapan, görev süresi 1-5 yıl olan sınıf ve branş öğretmenleri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve ?Öğretmenlerin Teknolojiyle Öğrenme-Öğretme Sürecini Bütünleştirme Düzeylerini Belirleme Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin teknolojiyle öğrenme-öğretme sürecini bütünleştirebilme düzeylerine yönelik kendilerini algılayış biçimlerinin olumlu olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin kendilerini en iyi düzeyde temel teknoloji kullanımı alt boyutunda gördükleri ifade edilirken, teknolojiyle öğrenme-öğretme sürecinin bütünleştirilmesinde sahip oldukları yeterliklerin gelişmesinde hizmet öncesi öğretmen eğitiminde alınan teknoloji içerikli derslerin etkisinin meslek yaşamında edinilen deneyimlerin etkisine göre daha az olduğu belirlenmiştir. Özellikle hizmet öncesi öğretmen eğitiminde teknolojiyle bütünleştirilmiş öğretim planları tasarlayıp öğretmenlik staj döneminde uygulamaya geçirmede eksiklerin olduğu saptanmıştır. Ders ile ilgili etkinliklerde bilgisayarın, internetin, projeksiyonun ve ders yazılımlarının kullanım durumlarının, öğretmenlerin teknolojiyle öğrenme-öğretme sürecini bütünleştirebilme düzeylerine yönelik görüşlerinde olumlu etkiye sahip olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin yeni teknolojilerden olan akıllı tahtayı getireceği avantajlardan haberdar olmalarına karşın ders içi etkinliklerde kullanmadıkları belirlenmiştir.
Çoklu öğrenme ortamının okul öncesi öğrencilerinin sayı kavramı gelişimine etkisi
Bu çalışma kapsamında, okul öncesi 6 yaş(60-72 ay) grubu çocuklara yönelik olarak, 1'den 10'a kadar olan sayı kavramlarını kapsayan bir çoklu öğrenme ortamı geliştirilmiştir. Geliştirme sürecinde ADDIE tasarım modeli temele alınmıştır. Çalışmada ADDIE kapsamında, geliştirilen ortamın tasarım süreci ortaya konularak geliştirilen ortamın öğrenci başarısına etkisi araştırılmıştır.Araştırmanın örneklemini 2011-2012 eğitim öğretim yılı Giresun İli Bulancak İlçesinde bulunan Züfer Mustafa Eriş İlköğretim Okulu anasınıfına devam eden 6 yaş grubu 20 çocuk oluşturmaktadır. Bu araştırmada, bir deney ve bir kontrol grubunu kapsayan tekrarlı ölçümlerden (ön test ve son test) oluşan deneysel bir araştırma deseni oluşturulmuştur. Araştırmada okul öncesi eğitim de yaşanan mevcut sorunları ve ihtiyaçları belirlemek amacıyla ?Öğretmen Anket Formu? kullanılmıştır. Araştırma sırasında öğrencilerin sayı korunum ve kavram düzeyini belirlemek için uygulanacak ön test ve son test ölçekleri olarak "Piaget'in Sayının Korunumu Testi" kullanılmıştır.Araştırma sonucunda sayı kavramı açısından, ön test puan ortalamalarına göre deney ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Yapılan araştırma sonucunda okul öncesi dönemdeki çocukların korunum testinden başarılı olmadıkları görülmüştür. Çocuklarının sayı kavramı kazanım düzeyleri arasında cinsiyete bağlı olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Hazırlanan çoklu öğrenme ortamını kullanılarak eğitim alan deney grubu öğrencilerinin sayı kavramı gelişimi açısından daha başarılı sonuçlar elde ettiği bulunmuştur.
Karma mesleki gelişim programı sürecinde ilköğretim sınıf öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi deneyimleri üzerine bir çalışma
Bu araştırmanın amacı; TPAB odaklı karma mesleki gelişim programının ilköğretimsınıf öğretmenlerinin Teknolojik Pedagojik Alan bilgisi gelişimine etkisini incelemek,TPAB gelişim süreçlerinin nasıl değiştiğini ve ilgili süreçteki deneyimlerini ortaya koymakve sınıf öğretmenlerinin ilgili programa ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmada;birincil bir veri setine dayandırılan bir araştırmada diğer bir veri setinin destekleyici,ikincil rol üstlendiği karma araştırma gömülü deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanınnicel aşaması; tek grup ön test-son test deneysel deseni kapsamaktadır.Araştırmanın katılımcıları, Trabzon ilinde bulunan farklı ilköğretim okullarındagörev yapan 24 sınıf öğretmenidir. Bu araştırma; ölçek geliştirme, tarama ve karmadeneysel model olmak üzere üç aşamadan oluşmaktadır. Karma mesleki gelişim programıçerçevesinde gerçekleştirilen etkinlikler; alan uzmanlarının katılımıyla yüzyüze veçevrimiçi yürütülmüş, web 2.0 paylaşım ortamı (Facebook grubu) ile desteklenmiş vekatılımcılara süreç boyunca sürekli destek sağlanmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen nicel bulgular katılımcıların TPAB bileşenlerinintümüne ilişkin algılanan bilgi düzeylerinde etkili ve anlamlı artış meydana geldiğini, nitelbulgular ise katılımcıların TPAB gelişimine ilişkin göstergeleri karşılayan bilgi, beceri veeylemleri yansıttığını ve yürütülen karma mesleki gelişim sürecine ilişkin katılımcıdüşüncelerinin olumlu olduğunu göstermektedir. Araştırma sonucunda; ilgili alanuzmanlarının aktif rol aldığı, araştırmacıların ve BÖTE mezunu öğretmenlerin mentör rolüüstlendiği, yeterli teknolojik donanıma sahip eğitim ortamlarında uygulamaya dayalı karmamesleki gelişim programlarının düzenlenmesiyle sınıf öğretmenlerinin TPABgelişimlerinin sağlanabileceği ve TPAB göstergelerini karşılayan deneyimleryaşanabileceği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Eğitimde Teknoloji Entegrasyonu, Teknolojik Pedagojik AlanBilgisi, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Gelişimi, KarmaMesleki Gelişim, Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi
Hasta hakları çalışanlarının danışma ihtiyacına yönelik çevrimiçi mesleki gelişim programının değerlendirilmesi
Bilginin hızlı değişip eskimesi özellikle sağlık gibi dinamik bir alanda çalışan kişilerin mesleki yeterliliklerini muhafaza edebilmelerini zorlaştırmaktadır. Bir zorunluluk haline gelen sürekli mesleki gelişim etkinliklerine katılmak, iş günü kayıplarının yanı sıra yolculuk, zaman kaybı ve maddi külfetler gibi anlamlara geldiğinden dolayı birer yetişkin olan ve aile vb. başka sorumlulukları da bulunan profesyoneller için daha da sıkıntılı bir hale gelmektedir. İnternet üzerinden uzaktan eğitim bu kişilerin eğitiminde yüz yüze eğitimin bir alternatifi olarak kullanılabilir.Hasta hakları uygulamaları Türkiye'de 2003 yılında başlamıştır. Hasta hakları çalışanları bu alanda çalışmaya başlayan ilk kişilerdir ve sürekli yeni problemlerle karşılaşmakta ve danışmanlığa ihtiyaç duymaktadırlar. Fakat alanda çok fazla kaynak ve çalışan uzman bulunmamaktadır. Bu danışma ihtiyacı göz önüne alınarak internet üzerinden bir danışma programı hazırlanmıştır. Çalışma yaklaşık 5 ay süren, nitel veri yönü ağırlıklı bir karma araştırma olup 15 eşzamanlı çevrimiçi toplantıyı ve 47 katılımcıyı kapsamaktadır. Katılımcıların programdan beklentileri, beklentilerinin karşılanma düzeyi ve program hakkındaki görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Veriler Likert tipi ve açık uçlu soruların kullanıldığı anketler ve gözlem ile elde edilmiştir.Program katılımcıların beklentilerini karşılamıştır. Katılımcılar programın mesleki gelişimlerine faydalı olduğunu, çevrimiçi yapılmasının daha uygun olduğunu, meslektaşlarıyla iletişimde olup samimi bir grup kurmaktan motive olduklarını, uzmanlara danışabilmelerinin bir fırsat olduğunu belirtmişlerdir. Sorunların ortaya çıkmasının, ortak sorunların görülerek çözüm üretilmesinin faydalı olduğunu vurgulayan katılımcıların %87'si çalışmadan öğrendiği bilgileri uygulamıştır. Katılımcıların çevrimiçi toplantılar hakkındaki olumsuz görüşleri ise iletişim eksikliği olarak belirlenmiştir.
Hareket tabanlı öğrenme materyalinin tasarımı uygulanması ve değerlendirilmesi
Bu araştırmada, okul öncesi eğitime devam eden çocuklara yönelik, bilgisayar destekli hareket tabanlı öğrenme materyali (HTÖM) geliştirilmiştir. Araştırmada geliştirilen materyalin tasarım, geliştirme ve değerlendirme süreçlerine değinilerek, materyalin öğrenci motivasyonuna olan etkilerinin belirlenmesi ve materyal hakkında öğretmen görüşlerinin alınması amaçlanmıştır.Araştırmanın katılımcılarını 2011-2012 eğitim-öğretim yılı içerisinde Ordu ili Altınfındık ilköğretim okulunda anasınıfına devam eden 5-6 yaş grubu 18 çocuk oluşturmaktadır. Araştırma HTÖM'ün uygulanacağı 6 haftalık bir süreçte yürütülen özel durum çalışmalarıyla test edilmiştir. Araştırma öncesinde okul öncesinde yaşanan problem ve ihtiyaçları belirleyebilmek amacıyla, öğretmenler ile anket çalışmaları yürütülmüştür. HTÖM'ün öğrenciler üzerindeki etkisini derinlemesine gözleyebilmek için öğrenciler haftalık seanslarda takip edilmiştir. Bu süreçlerde tüm deneyimler kayıt altına alınmıştır. Ayrıca HTÖM hakkında, uygulama sınıfı öğretmeni ve okul öncesi öğretmenleri ile yapılandırılmamış ve yarı yapılandırılmış görüşmeler yürütülmüştür. Bu farklı kaynaklardan elde edilen veriler bir araya getirilerek yorumlanmıştır. Yapılan tüm bu çalışmalar göstermiştir ki; HTÖM öğrenci motivasyonunu arttırmaktadır ve HTÖM hakkında öğretmen görüşleri olumlu yöndedir.