Kastamonu University
Discipline

Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Anabilim Dalı

Kastamonu University

172

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Postmodern tüketim ve din: Kendilerini dindar olarak tanımlayan kadın tüketiciler üzerine bir inceleme

Günümüz Postmodern çağı, tüketim kültürünün yaşam felsefesini insanlığa sunan, yeni bir ideolojinin hakim olduğu, bireylerin tükettikleri üzerinden var oluş temsiliyeti sergilediği göstergeler çağıdır. Bu çağın düşünce sistemi, din ve değerlerine bağlı dindar bireyleri de etkilemiş ve tercihlerinin yönünü tüketim odaklı olarak değiştirme noktasına getirmiştir. Araştırmamızda bu konuya/probleme temas ederek tüketim kültürünün dindar kadınların tüketim davranışı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırma modeli olarak derinlemesine mülakat tekniği uygulanmıştır. Katılımcılarımızla yaptığımız mülakat sonucunda literatür araştırmamızı destekleyici bulgulara erişilmiştir. Tüketim kavramının dini değerler ve argümanlarla çeliştiğini ve katılımcılarımızın günlük yaşantısında bu çelişkinin belirgin düzeyde açığa çıktığı gözlemlenmiştir. Özellikle ihtiyaç dışı tüketimin, hazların ön planda olduğu bu çağda bireyin manevi değerlerini korumakta zorlandığı ve tüketim kültürünün değerlerini benimseyerek inancından, dini yaşantısından ödün verdiği bulgularımızdan yola çıkarak ifade edilebilmektedir.

DinDindarlıkKadınlar+7
Merve Çiloğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sinemada ürün yerleştirme; Hollywood ve Türk sinemasında ürün yerleştirme uygulamalarının karşılaştırmalı analizi

Ürün yerleştirme tekniği, sinema sektöründe kullanılan temel gelir getirici yöntemlerden biri olarak uzun yıllardan beri kullanılmaktadır. Bu yöntem temelde bütünleşik pazarlama iletişimi sürecinin bir unsuru olarak değerlendirilir ayrıca marka iletişimi ve yönetimi sürecinde ürün yerleştirmesi tekniğinin yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir. Marka imajının oluşturulması ve pazarlama sürecinde özellikle sinema filmlerinin içine yerleştirilen tanıtımlar olarak karşımıza çıkan ürün yerleştirme tekniği, sinema sektörünün sadece "gişe veya televizyon" gelirlerinin ötesinde, gelir elde etmesinin bir yolu olarak kullanılmaktadır. Bu teknik, markanın bilinirliğini artırmak amacıyla bütünleşik pazarlama stratejileri içinde kullanıldığı gibi aynı zamanda satışları artıran bir uygulama olarak da tanımlanabilir. "Sinemada Ürün Yerleştirme; Hollywood ve Türk Sinemasında Ürün Yerleştirme Uygulamalarının Karşılaştırmalı Analizi" başlıklı bu çalışma, ürün yerleştirme kavramı üzerinde detaylıca durulmakla beraber iki farklı sinema sanayisinde ürün yerleştirme uygulamalarının kıyaslamasını yapmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda Hollywood ve Türk sinemasında 2021 yılında en fazla gişe yapan filmler seçilmiş, bu filmlerde yer alan ürün yerleştirme uygulamaları karşılıklı olarak, hem sayısal hem de içerik açısından değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında ayrıca literatür yoluyla başta Hollywood sineması olmak üzere dünya sineması endüstrilerinin ürün yerleştirme geçmişlerine değinilmektedir. Çalışmada içerik analizi temelli tarama modeli kullanılmıştır. Elde edilen veriler sayısallaştırılarak iki sinema arasındaki uygulama farklılıkları saptanmaya çalışılmıştır.

Emine Aşır
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Halkla ilişkiler uygulamalarının kooperatif yönetimlerinin başarısındaki rolü: Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği

Günümüzde örgütlerin çevresinden bağımsız bir şekilde varlığını devam ettirebilmesi olanaksızdır. Bu nedenle tüm örgütler çevresi ile etkileşim halinde olmak durumundadır. Çevresi ile iletişim kuramayan, etkileşim halinde olmayan örgütler devamlılıklarını sağlayamazlar. Her örgüt gibi kooperatiflerin de hedef kitlesi ile etkili bir iletişim kurma ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç hali kooperatiflerin halkla ilişkiler faaliyetlerini uygulamalarını kaçınılmaz bir hale getirmektedir. Halkla ilişkiler faaliyetleri aracılığıyla kooperatifler, hedef kitlesine kendisini ve faaliyetlerini tanıtabilir, hedef kitlesinin ihtiyaç ve beklentilerini öğrenebilir dolayısıyla örgütsel amaçlarına ulaşabilir. Bu sebeple kooperatiflerin yönetimsel başarısında halkla ilişkiler faaliyetlerinin önemli bir rolü vardır. Bu çalışmada, Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği'nin yürüttüğü halkla ilişkiler faaliyetleri incelenmiştir. Araştırmada veri toplama sürecinde yüz yüze anket tekniği uygulanmıştır. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği'ne bağlı kooperatif ortaklarına yönelik toplamda 475 geçerli anket uygulanmıştır. Halkla ilişkiler faaliyetlerinin kooperatiflerin yönetimsel başarısındaki rolünü incelemek için 6 boyut oluşturulmuştur. Bu boyutlar sırası ile ortaklara yönelik faaliyetler, kurumsal iletişim, olumlu etki, yönetimsel başarı, halkla ilişkiler faaliyetleri uygulaması ve imaj olarak isimlendirilmiştir. Çalışma kapsamında 3 adet hipotez incelenmiştir. Kooperatif ortaklarının cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi ve kooperatife ortak olma sürelerine yönelik frekans analizleri ve hipotez testleri gerçekleştirilmiştir. Hipotez testleri neticesinde mevcut 3 hipotez doğrulanmıştır.

Asiye Rabia Birinci
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal iletişim sürecinde sosyal medyada itibar yönetimi: Turkcell Vodafone TR Türk Telekom

Bu çalışma, Türkiye'deki telekomünikasyon şirketlerinin deprem dönemi ve sonrasında kurumsal itibarlarını X (Twitter) hesapları üzerinden gerçekleştirdikleri paylaşımları karşılaştırarak incelemektedir. Kurumsal itibar, günümüz iş dünyasında kritik bir öneme sahiptir. Güçlü bir itibar, şirketlerin toplum nezdinde nasıl algılandığını belirler ve uzun vadeli başarılarını etkilemektedir. Kurumsal itibar, güvenilirlik, dürüstlük ve toplumsal sorumluluk gibi temel değerlerin yansımasıdır. Olumlu bir itibara sahip olmak, telekomünikasyon sektöründe rekabet avantajı sağlamaktadır. Deprem dönemi gibi beklenmedik durumlarda, sosyal medya platformları hızlı bir şekilde bilgi yaymak ve toplumu bilgilendirmek için önemli bir araç haline gelmiştir. Bu nedenle, sosyal medya itibar yönetimi sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Sosyal medya platformları, şirketlerin hedef kitleleriyle doğrudan etkileşim kurmalarını ve kurumsal itibarlarını şekillendirmelerini sağlayan güçlü araçlardır. Bu araştırma, 2023 yılında telekomünikasyon şirketlerinin kurumsal X (Twitter) hesaplarından yapılan toplam 262 paylaşımın analizine dayanmaktadır. Bu amaçla içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Fombrun'un Reputation Quotient kurumsal itibar ölçeği temel alınarak yapılan içerik analizinde, paylaşımlar altı ayrı başlık altında incelenmiştir. Elde edilen veriler, şirketlerin deprem dönemi ve sonrasında sosyal medyadaki etkinliklerinin ve paylaşım stratejilerinin değerlendirilmesini sağlamıştır. Sonuçlar, Turkcell'in deprem dönemi ve sonrasındaki etkinliğinin Vodafone Tr ve Türk Telekom'a kıyasla belirgin bir şekilde farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Turkcell, bu dönemlerde istikrarlı bir şekilde ve belirlenmiş bir program çerçevesinde depremle ilgili paylaşımlarını sürdürmüş ve bu tutumla topluma sürekli destek verme çabasını vurgulamıştır. Diğer yandan, uluslararası bir şirket olan Vodafone Tr'nin aynı dönemlerde sosyal medya paylaşımlarının az olması, özellikle toplumun en hassas olduğu anlarda beklenen desteği sağlama konusunda eksiklik olarak değerlendirilmiştir. Türk Telekom'un paylaşım stratejilerinin Turkcell şirketine oranla daha az olduğu gözlemlenmiş olup deprem dönemi sonrasında yeterince etkin olmadığı belirlenmiştir.

Kurumsal iletişimKurumsal itibarSosyal medya
Ferda Yağmur Bakır
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde halkla ilişkiler uygulamasının önemi: Konya Büyükşehir Belediyesi örneği

Bu araştırma Türkiye Yerel Yönetimlerin de halkla ilişkiler anlayışının önemini vurgulamakta ve bu durumun etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Demokratik yöntemler ile yönetilen ülkelerde, yerel yönetimlerin bunların içinde bilhassa belediyelerin, halka karşı sorumlu ve saygı çerçevesi içinde bir yönetim anlayışının olması ve bununla birlikte sorumlu olduğu görevlerinin başarılı bir şekilde gerçekleştirmek için halkın güveninin kazanması ve desteğini kazanma çabası mevcut olmaktadır. Belirlenen hedefi gerçekleştirmek istediği noktada yönetimsel işleyişin vatandaşın beklentilerini karşılama seviyesinde etkili hale getirmek ve bu neticede hizmetlerin yeterliliğini gerçekleştirmek için "halkla ilişkiler "olgusu ön plana çıkmaktadır. Günümüzdeki yerel yönetim tarzı anlayışı ile vatandaşın yaşam kalitesi ve bunun etkin olması amacıyla verilen hizmetlerin kalitesi halkın memnuniyetini kazanması ile belediyeler tarafından daha önemli bir hal almaktadır. Bu çalışmada yerel yönetimlerde halkla ilişkilerin öneminin kendi süreci içerisinde beraberinde yerine getirilen yöntemler, teknik ve veri çalışmalarından yararlanılmıştır. Belediyelerin sağladığı hizmetlerin derecesini ölçmek amacıyla yapılan araştırmaların karar veren tarafı vatandaşlar olarak yer almaktadır. Vatandaşların beklentileri, talepleri her bir kişinin isteğine göre farklılaşa bilmektedir bu beklentiler araştırmaya katılan kişilerin eğitim durumu, gelir durumu, cinsiyet, yaş ve medeni durumuna göre pek çok demografik durumuna göre değişiklik göstermektedir. Bu çalışmada da yöntem olarak Kolaylı Örnekleme ile yüz-yüze anket çalışması uygulanarak halkın beklentilerini ve memnuniyet derecesini ölçmek amacıyla Konya ilinin üç büyük ilçesinde Selçuklu, Meram ve Karatay'da eşit dağılımlar ile 384 denek üzerinde uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre KBB yaşayan genç nüfusun, yaş grubu yüksek nüfusa göre daha az memnuniyet duyduğu ve gelir grubu az olan katılımcılara göre gelir grubu yüksek olan katılımcıların daha çok memnuniyet duyduğunu göstermektedir. Burada elde edilen çıkarımın yapılan faaliyetlerin eşit şekilde olmadığı bunun la ilgili yeni çalışmalar yapılması gerektiğini göstermektedir.

Yasemin Çetik
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Halkla ilişkiler açısından TRT'nin yeni medya uygulamaları üzerine bir inceleme

İletişim tarih boyunca varlığını göstermiş ve teknolojik gelişmelerle beraber yeni bir nitelik kazanmıştır. Teknolojik gelişmelerle istek ve ihtiyaçların değişimi iletişim teknolojisinide etkilemiştir. İnternet teknolojisinin yeni iletişim araçları sosyal ağlar ve sosyal medya olmuştur. Geleneksel kitle iletişim araçlarının aksine sosyal medya hızlı büyüyen bir alan haline gelmiştir. Sosyal medya kurum ve kuruluşlar tarafından sık kullanılan bir ortamdır. Kurum ve kuruluşlar hedef kitleyle iletişim sürecini sosyal medya aracılığıyla gerçekleştirmektedir. Sosyal medyanın hızla arttan kullanıcı sayısıyla herkes tarafından tercih edilen bir ortama dönüştüğü görülmektedir. Bu çalışma ile Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun sosyal medya ağlarını kullanımı kamu hizmet yayıncılığı bağlamında araştırılarak, TRT Kurumunun sosyal medya hesapları içerik analizi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun sosyal medya kullanımının 1 Ocak- 30 Nisan tarihleri arasında Instagram ve X platformu kullanımları ele alınmıştır. Belirlenen tarih aralıklarında TRT Kurumunun kullandığı Instagram ve X'e yönelik paylaşımlar değerlendirilerek analiz edilmiştir. Elde edilen veriler tablo ve grafiklerle açıklanarak yorumlanmıştır. TRT Kurumu, kamu hizmet yayıncılığı sorumluluklarına uygun içerik paylaşımını tespit etmek amaçlanarak değerlendirme yapılmıştır. TRT'nin sosyal medyayı aktif olarak kullandığı ve Instagram paylaşımlarında daha yüksek etkileşime ulaştığı tespit edilmiştir.

Esra Dalfidan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal hizmet uygulamalarında halkla ilişkiler: Karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri, Kastamonu Belediyesi örneği

Belediyelerde halkla ilişkilerde karşılaşılan sorunlar çoğunlukla iletişim eksiklikleri, güvenilirlik ve şeffaflık zorlukları, hizmet sunumunda toplumsal ihtiyaçlara uygunluk ve kriz yönetimi sorunları olarak özetlenebilir. İletişim eksiklikleri, belediyelerin vatandaşlarla yeterince etkileşim kuramaması veya doğru iletişim kanallarını kullanmaması anlamına gelir. Bu durum, vatandaşların belediye hizmetlerinden yeterince haberdar olmamalarına ve belediyenin gerçek ihtiyaçları anlama ve karşılamada zorlanmasına neden olabilir. Güvenilirlik ve şeffaflık zorlukları, belediyelerin vatandaşlar tarafından güvenilir olmadığı veya faaliyetlerinin şeffaf bir şekilde yürütülmediği algısının yaygın olmasıyla ilgilidir. Bu durum, toplumun belediyeye olan güvenini sarsabilir ve belediye hizmetlerinin etkinliğini ve kabul edilirliğini azaltabilir. Hizmet sunumunda toplumsal ihtiyaçlara uygunluk sorunu, belediyelerin hizmetlerini toplumun gerçek ihtiyaçlarına uygun olarak planlayıp sunamaması olarak tanımlanabilir. Bu durumda, vatandaşlar memnuniyetsizliklerini dile getirebilir veya hizmetlerin etkinliği ve verimliliği azalabilir. Kriz yönetimi sorunları ise acil durumlar veya kriz anlarında belediyelerin etkili iletişim ve kriz yönetimi stratejileri geliştirememesi durumunda ortaya çıkar. Hızlı ve doğru bilgi akışının sağlanamaması, krizin etkilerini artırabilir ve toplumda panik oluşmasına neden olabilir. Bu sorunların çözümü için belediyelerin iletişim stratejilerini güçlendirmesi, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalması, toplumsal katılımı teşvik etmesi ve kriz yönetimi planlarını güncel tutması gerekmektedir. Bu adımlar, belediyelerin halkla ilişkilerde daha etkili olmalarını ve vatandaşların belediyeye olan güvenini artırmalarını sağlayabilir. Bu çalışma, Kastamonu Belediyesi'nin sosyal hizmet uygulamalarında halkla ilişkiler yönetimi ve bu uygulamalarda karşılaşılan sorunların tespiti ile çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmaktadır.

Burcu Bayram
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Şehir markalaşması sürecinde Trabzon ilinin değerlendirilmesi

Küreselleşmenin etkisi ile marka yarışına giren şehirler, bu rekabet ortamından etkilenmemek için şehirlerinin refah düzeyini ve kalitesini arttırmayı hedeflemektedir. Güçlü bir refah seviyesi sağlayan şehirler markalaşma sürecinde öne çıkmakta, şehre yatırımcı ve turist çekme fırsatını yakalamaktadır. Bu fırsatı yakalamayı başaran şehirler ekonomik avantaj ile birlikte birçok avantajı daha elde etmektedir. Dolayısıyla şehirler bu sebeplerden ötürü birbirileri ile yarış halindedir. Bu çalışma, Trabzon'un şehir markalaşma sürecini değerlendirerek, şehrin marka algısını şekillendiren çeşitli faktörleri incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, Trabzon'un kültürel, tarihi ve doğa güzellikler, sosyo-kültürel zenginlikler ve ekonomik unsurlarını, demografik gruplar arasında nasıl farklı algılandığı analiz edilmiştir. Anket verileri kullanılarak yapılan analizlerde açımlayıcı faktör analizi (AFA), ANOVA testi ve t testi yöntemleri uygulanmıştır. Sonuçlar, Trabzon'un ekonomik faktörlerine yönelik algıların yaş grupları arasında anlamlı farklılıklar gösterdiğini, ancak kültürel ve sosyo-kültürel faktörlerin genel olarak sabit kaldığını ortaya koymuştur. Ayrıca, gelir ve meslek durumuna göre şehir marka algısında farklılıklar gözlenmiş, özellikle ekonomik algılarda belirgin değişiklikler saptanmıştır. Bu bulgular, Trabzon'un şehir markalaşma sürecinde ekonomik unsurların bazı demografik gruplar için daha hedef odaklı stratejiler geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Özge Baykuş Tirgil
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Satın alma sürecinde marka bağımlılığının etkisi üzerine bir araştırma: Türk hava yolları örneği

Günümüzde dijitalleşmenin etkisiyle tüketicilerin marka ile kurdukları ilişkiler daha karmaşık ve duygusal bir yapıya bürünmüştür. Sosyal medya platformlarının etkisiyle, markalar yalnızca birer ürün ya da hizmet sağlayıcısı değil, bireylerin kimliklerini yansıttıkları, aidiyet hissettikleri yapılar hâline gelmiştir. Bu bağlamda, bireylerin belirli markalara karşı geliştirdiği yoğun ilgi, bağlılık ve tekrar eden satın alma davranışları, "marka bağımlılığı" kavramı altında incelenmektedir. Bu çalışmada, sosyal medya platformlarında (Instagram, Facebook) gerçekleştirilen marka iletişimlerinin, tüketicilerin satın alma kararları üzerindeki etkisi içerik analizi yöntemiyle ele alınmıştır. Örneklem olarak Türk Hava Yolları markası seçilmiş ve 2025 yılı içinde yapılan sosyal medya paylaşımları, kullanıcı etkileşimleri ve yorumları temel alınarak analiz edilmiştir. Araştırmanın amacı, markaya yönelik bağımlılığın, sosyal medya temelli marka algısı üzerinden satın alma sürecini nasıl etkilediğini ortaya koymaktır. Çalışmada ayrıca marka hedonizmi, marka güveni, marka itibarı ve sosyal karşılaştırma gibi faktörlerin marka bağımlılığı üzerindeki yordayıcı rolleri değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, sosyal medya aracılığıyla tüketicilerde oluşan duygusal bağın, marka bağımlılığına ve dolayısıyla satın alma niyetine doğrudan etki ettiğini göstermektedir. Bu doğrultuda tez, dijital çağda markaların sosyal medya stratejilerinin tüketici davranışları üzerindeki etkisini anlamak isteyen araştırmacılar ve pazarlama profesyonelleri için katkı sağlayıcı niteliktedir.

Jasur Baghırov
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Göstergebilim bağlamında reklamlarda bedenin tüketim nesnesi olarak metalaştırılması

Reklamlar, çeşitli mitler/söylenler ile bireyleri tüketime yönelten önemli bir enformasyon kaynağıdır. Beden de insanları, hazsal ve sembolik tüketim kalıplarına yönelten reklam öğelerinden biridir. Bu çalışmanın amacı reklamların, insanların duygusal yönlerine hitap eden yananlam içerikleriyle, bedeni metalaştıran söylenleri kullanarak farklı tüketim kalıplarını desteklediğini göstermektir. Reklamların bedeni metalaştıran söylenlerle tüketimi nasıl desteklediği, Roland Barthes'ın göstergebilimsel çözümleme yöntemi kullanılarak düzanlam, yananlam ve mit kavramları çerçevesinde, amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen reklam örnekleri üzerinden incelenmiştir. Çalışma, reklamların sunduğu tek tip idealleştirilmiş beden algısını ve insanların duygusal yönlerine hitap eden söylenler ile bedenin tüketim nesnesi olarak metalaştığını göstermesi açısından önem arz etmektedir. Ekim 2019 ve Mart 2020 tarihleriyle sınırlanan zaman dilimlerinde, televizyonda yayınlanan giyim, gıda ve kozmetik sektörlerine ait dörder, toplamda on iki reklam göstergebilimsel çözümleme yöntemiyle incelenmiştir. Giyim sektöründen; LC Waikiki, Mavi, Mizalle, Penti; gıda sektöründen Activia, Biscolata, Eti Karam Gurme, Falım; kozmetik sektöründen Avon Glimmerstick, Axe Dark Temptation, Head&Shoulders, L'oreal Paris reklamlarının, dilsel ve görsel göstergeleri çözümlenerek ideal beden algısına dair söylenleri belirlenmiştir. Kadınların dişilik, güzellik, fiziksel çekicilik; erkeklerin yakışıklı, güçlü, kaslı, modern söylenleriyle, kadın ve erkeğin toplumsal cinsiyet rollerine aykırı veya söz konusu roller dâhilinde temsil edilmeleriyle zorunlu, gösterişçi, sembolik ve hazsal tüketimin desteklendiği tespit edilmiştir.

BedenGösterge bilimMetalaşma+3
Asiye Kemiksiz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Libya turizminin gelişiminde halkla ilişkiler faaliyetlerinin önemi: Sabratha şehri örneği

Bu tezin amacı, Libya'nın Sabratha Şehrindeki turizminin gelişiminde halkla ilişkiler faaliyetlerinin önemini araştırmaktır. Çalışmada, Sabratha'nın coğrafi konumu, tarihi, kültürel değerleri, konaklama tesisleri ve bilgilendirme faaliyetlerinin turizmin gelişimindeki rolü incelenmiştir. Bu bağlamda yapılan araştırmada anket tekniği uygulanmıştır. Anket yanıtlayan 520 kişiden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Veri analizi sosyal bilimler SPSS V.25 yazılım paketi ile yapılmıştır. Çalışmanın sonuçları, turizm ürünlerinin ve seyahatin geliştirilmesinde halkla ilişkiler faaliyetlerinin önemli bir rol oynadığını ve yerel halk için turistik cazibe merkezlerine çekiciliği artırmaya yardımcı olduğunu göstermiştir. Turizm kültürü ve bilgisinin ulusal ve uluslararası topluma iletilmesinin bölgeye turist çekmenin en önemli araçlarından biri olduğu görülmüştür. Özetle Sabratha'da turizmi teşvik etmek ve gelişimin sağlamak için yerel ve küresel çapta turizmin öngördüğü çalışmaları yaparak, turizm unsurları hakkında hedef kitleyi bilgilendirmek önemlidir. Ayrıca bir turizm destinasyonunun pazarlamasını yapmak için turizm organizasyonları halkla ilişkilerden etkin bir şekilde faydalanarak çalışmalarını yapmak durumundadırlar. ANAHTAR KELİMELER: Turizm, turist, halkla ilişkiler ve kültür Ekim 2021, 97 Sayfa

Halkla ilişkilerKültürKültürel turizm+5
Khalıd Abugaıla M Grameada
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim kültürünün oluşumunda sosyal medyanın etkileri: Instagram ve Youtube kullanan bireylerin tüketim davranışlarının incelenmesi

İnsanlık tarihi boyunca devamlılığını sürdüren iletişim eylemi, buharlı makine ve sanayi devrimiyle birlikte yeni bir boyut kazanmaya başlamıştır. Bireyler iletişim ihtiyaçlarını karşılamak için araçlar icat etmişlerdir. İlk çağlarda duman, güvercin, ses gibi iletişim araçları zamanla telgraf, gazete gibi araçlara yerini bırakırken günümüzde internet ve dijital iletişim araçları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada; tüketim kültürünün oluşumunda sosyal medyanın etkileri incelenmiş olup, Instagram ve Youtube kullanan bireylerin tüketim davranışları üzerinde durulmuştur. Geleneksel ve sosyal medyanın ortaya çıkış sürecinden bahsedilerek, internetin sunmuş olduğu dijital iletişim mecraları olan; sosyal medya mecraları, wikiler, bloglar ve mikrobloglar incelenmiştir. Bu konu çerçevesinde internet ile birlikte günlük yaşantımızın bir parçası olan dijital iletişim mecrası olarak kabul edilen sosyal medya bireylerin tüketim davranışlarına etkisi araştırılmıştır. Dijital iletişim araçları günümüzde bireyler ve kurumlar tarafından, tüketim davranışlarını gerçekleştirmek için pek çok farklı amaçla kullanılmaktadır. İnternet ve dijital iletişim araçlarının yaygın bir şekilde kullanılması tüketimin önündeki yer ve zaman kavramını kaldırmıştır. Tüketim, birey ve toplum için yaşamsal öneme sahip bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireyler yaşamlarını sürdürebilmek için tüketim eylemini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Kapitalist toplumların ortaya çıkışı beraberinde tüketim ihtiyaçlarını da değiştirmiştir. Tüketim ihtiyaçlarının değişmesi beraberinde tüketim çeşitliğinin de oluşmasına neden olmuştur. Modern toplumlar tüketim davranışını daha çok gösteriş temelli olarak yönelmekte, rasyonel bir toplum anlayışından giderek uzaklaşmaktadır. Gösteriş amaçlı sergilenen tüketim davranışları bireylerin ihtiyaçlarını arka planda bırakarak, tüketicileri çevresinde konumlandırarak statü oluşturmuştur. Çalışma Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileriyle yapılmıştır. Hazırlanmış olan otuz adet anket sorusu dört yüz öğrenciyle yapılarak, SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir.

Sosyal medyaTüketici davranışıTüketim davranışları+4
Ümmiye Helvacı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal iletişim sürecinde müşteri şikâyet yönetiminin marka imajına etkisi: 2020 yılında Türkiye'nin en sevilen online alışveriş markası üzerine bir araştırma

Günümüzün yoğun rekabet ortamında markalar için müşteri memnuniyetinin ve bağlılığının oluşturulması oldukça önemlidir. Markalar, müşteri memnuniyeti sağlayamadıklarında hem müşterilerini kaybederler hem de onların düşüncelerini çevreleriyle, sosyal medyada, tüketici şikâyet sitelerinde paylaşmaları nedeniyle bir bedel ödeyebilirler. İşletmeler ürünlerinin imajının olumsuz algılanması ve yeni müşterilerin markayı tercih etmemesi gibi bir dezavantajla karşılaşabilirler. Müşteri şikâyetinin çözülmesi, sorun bildiren müşterinin değerli hissetmesini ve memnuniyet duymasını sağlamaktadır. Şikâyeti çözülüp memnuniyeti sağlanan müşteri, bu durumu çevresiyle paylaşarak marka imajının olumlu algılanmasını ve markanın yeni müşteriler kazanmasını sağlayabilmektedir. Günümüzde üretim ve hizmet kalitesinin önemli oranda yükselmesi de rekabeti ve müşterileri elde tutmayı zorlaştırmaktadır. Bu nedenle müşterilerin şikâyetlerinin doğru yönetilmesi ve marka imajı, markaların başarıya ulaşmaları noktasında önemli rol oynamaktadır. Şikâyet yönetim süreci, markaları yöneten kurumlar tarafından yürütülmektedir. Kurumsal iletişimin etkili yürütülmesi, kurumların ve markalarının başarılı olmasında önemli hale gelmektedir. Bu tez çalışmasında, 2020 yılında Türkiye'nin en sevilen online alışveriş markası seçilen Trendyol DSM Grup A.Ş. markasının müşterilerinden elde edilen verilere ilişkin analizlerle, kurumsal iletişimin önemli bir parçası olan müşteri şikâyetlerinin yönetilmesinin marka imajı üzerindeki etkileri açıklanmıştır. Çalışma odağının seçilmesinde yine 2020 yılında e-ticaretin rekor kırması ve salgın hastalık nedeniyle online alışveriş markalarının hayatlarımızda önemli yer etmesi etkili olmuştur. Araştırma kapsamında belirlenen amaçlara ulaşmak için nicel veri toplama tekniklerinden tarama araştırması uygulanmaktadır. Bu doğrultuda anket tekniği kullanılmış ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenilirlik analizleri için iç tutarlılık katsayısı olan "Cronbach Alfa" hesaplanmış ve tanımlayıcı araştırma modeli benimsenmiştir. Araştırmadaki değişkenler arası ilişkinin belirlenmesi ve hipotezlerin test edilmesi için basit doğrusal regresyon analizinden yararlanılmıştır. Çalışma ile müşteri şikâyetlerinin başarıyla yönetilmesinin ve bu başarının alt faktörlerinin şikâyet sonrası marka imajını pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya konu olan Trendyol DSM Grup A.Ş.'nin salgının ortaya çıktığı 2020 yılında Türkiye'de en sevilen online alışveriş markası seçilmesi de söz konusu işletmenin şikayet yönetimindeki kurumsal iletişimi ile ilişkilendirilmiştir.

Kurumsal iletişimMarka imajıMüşteri şikayetleri+2
Emrullah Kaya
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de özel okulların pandemi döneminde gerçekleştirdikleri kurumsal iletişim çalışmalarında sosyal medyanın kullanımı: Americanlife dil okulları

Dünya tarihi sosyal, ekonomik, bilimsel, teknolojik, ekolojik gelişim ve değişimlerin olduğu kadar bu alanlardaki gerilemelerin ve krizlerin de tarihidir. Bu süreçte insanoğlunun ilerlemesi yeni şeyler öğrenmesiyle mümkün olmuştur. Yazının icadı insanoğlunun ilerleme sürecine büyük oranda hız katmış ve eğitimin kurumsallaşmasına neden olmuştur. Halen içinde olduğumuz Covid-19 küresel salgını psikolojik, sosyolojik, ekonomik, politik ve güvenliğe ilişkin ulusal ve uluslararası yönü itibariyle üzerinde çalışılacak bir konu haline gelmiş ve salgın süresince toplumsal, kurumsal ve bireysel düzlemde sorunlar yaşanmıştır. Yaşanan hastalıkla birlikte eğitim sektörü de tıpkı sağlık ve ekonomi sektörleri gibi küresel bir kaosun içine düşmüş ve bu sektörün salgın dönemindeki tepkileri önemli hale gelmiştir. Bu dönemde kurumlarla hedef kitleleri arasındaki işlemlerin ve iletişimin sürdürülmesinde dijital iletişim platformları anahtar rol oynamıştır. Bu nedenle bu araştırmanın konusunu eğitim kurumlarının, Covid-19 salgını döneminde sosyal medya üzerinden gerçekleştirdikleri kurumsal iletişim çalışmaları oluşturmaktadır. Çalışmada salgın döneminde üzerinde çok tartışılan kamu kurumları yerine özel sektöre ait bir kurum ele alınmıştır. Bu dönemde özel sektörde gerçekleştirilen eğitim iletişimine ışık tutulmaya çalışılmıştır. Çalışma bu yönüyle literatürdeki diğer çalışmalardan farklılaşmaktadır. Salgın döneminde özel okullar da mesajlarını hedef kitlelerine ve paydaşlarına ulaştırabilmek için sosyal medya platformlarını aktif bir şekilde kullanmaktadır. Bu doğrultuda bu çalışma salgının yoğun biçimde yaşandığı 11 Mart 2020 ile 1 Haziran 2020 tarihleriyle sınırlandırılan bir araştırmaya dayanmaktadır. AmericanLIFE Dil Okulları'nın Covid-19 salgının ilk çeyreğinde, Facebook ve Instagram hesaplarından kurumsal iletişim çalışmaları bağlamında yaptığı paylaşımlar, betimsel içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Araştırma ekseni çerçevesinde oluşturulan kodlama cetveli ile AmericanLIFE'ın söz konusu tarih aralığındaki Covid-19 içeriklerine sahip paylaşımlarında belirgin farklılıklar tespit edilmiştir. Söz konusu tarih aralığında yapılan paylaşımlar; beğeni, görüntülenme sayısı ve içerik yönünden incelenmiştir. En çok beğeni ve görüntülenme alan içerik paylaşımlarının "bağlayıcı" bir yöntem ile yapıldığı, ticari paylaşımların gönderi açıklamasında satış stratejileri uygulanıldığı ve kullanılan sosyal ağlar değerlendirildiğinde AmericanLIFE'ın Instagramı daha etkin bir biçimde kullandığı sonucuna ulaşılmıştır.

COVID 19Kurumsal iletişimPandemiler+3
Eda Yazbaşı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Libya okullarında öğrenci velilerinin eğitim sürecinden memnuniyetleri üzerine halkla ilişkiler perspektifinden bir araştırma

Bilindiği gibi Halkla ilişkilerin birinci amacı işletmelerin iletişimi kullanarak iç ve dış kamuoyu ile ilişkilerini geliştirmesidir. Bu bağlamda aileyi şekillendiren ve toplumun geleceğini etkileyen en önemli kurumlardan biri olarak görülen okullarda da Halkla İlişkiler faaliyetlerinin kayda değer bir rolü bulunmaktadır. En genel anlamıyla okullarda halkla ilişkiler okulun en iyi yönlerini öne çıkarmak ve toplumun desteğini sağlama amacıyla olumlu geri dönüşler alma sürecidir. Bu çalışmada, halkla ilişkiler perspektifinde, öğrencilerin eğitim ve akademik başarısı noktasında önemli rolü bulunan velilerin Türkiye'deki Libya okullarının eğitim süreç ve uygulamalarından memnuniyetini ortaya çıkarılması amacıyla eğitimdeki ana eğilimleri ve öne çıkan ilerlemeler incelenmektedir. Araştırmada Türkiye'de faaliyet gösteren 11 Libya Okulu'nda eğitim gören Libyalı öğrencilerin velileri ile bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. 224 kişi ile yapılan ankette; katılımcıların çoğunluğunun kadın olduğu, çocuklarının okul ortamından memnun olduğu, söz konusu okullardaki öğretmenlerin eğitim düzeyi ve iletişim becerileriyle ilgili büyük ölçüde olumlu tutuma sahip oldukları ortaya konulmuştur. Diğer yandan veliler, sınıfların mevcudu, öğrenim kalitesi, çocukların kişisel gelişimi, okul kaynaklarına duyulan memnuniyet, yönetim ve okulların eğitim düzeyi konularında büyük oranda memnun olduklarını belirtmişlerdir.

Eğitim kurumlarıEğitim yaşantıları memnuniyetiHalkla ilişkiler+4
Mohamed Adnan M. A. Elmasaudı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gündem Kurma Kuramı bağlamında COVID-19 sürecinde Sağlık Bakanı ve Bilim Kurulu üyelerinin sosyal medya mesajlarının medya gündemini belirlemedeki yeri: Hürriyet, Sözcü, Yenişafak ve Yeniçağ Gazeteleri

İnternet beraberinde birçok yeniliği de hayatımıza katmıştır. Son dönemde, bu yeniliklerin en önemlilerinden birinin sosyal medya olduğu söylenebilir. Sosyal medya, tüm dünyada yaygın bir kullanım alanı bularak, dünya üzerinde yaşanan olaylara etki etmede etkin bir rol oynamıştır. Bu çalışmada, Gündem Kurma Kuramı çerçevesinde, sosyal medya platformlarından Twitter'ın gazetelerdeki gündeme etkisi COVID-19 salgını bağlamında araştırılmıştır. 11 Mart ve 1 Eylül 2020 tarihleri arasında COVID-19 salgınına yönelik Bilim Kurulu Üyelerinin ve aynı zamanda kurulun başkanı da olan Sağlık Bakanı Fahrettin KOCA'nın resmi Twitter hesaplarından yayınladıkları mesajların, yine aynı tarihlerdeki Hürriyet, Sözcü, Yeniçağ ve Yenişafak Gazetelerinde yer alma oranları ve sosyal medyanın gazetelerdeki gündeme etkisi araştırılmıştır. Toplamda 2484 Twitter mesajı içerik analizi yöntemi kullanılarak incelenmiş olup, incelenen mesajlardan 873 koda ulaşılmıştır. Bu kodlardan ise 14 kategori oluşturulmuştur. Bu kategoriler; alışveriş, aşı, eğitim, hastalık, ilaç, maske, sağlık çalışanları, salgın yönetimi, salgın tedbirleri, sosyal çevre, sosyal mesafe, spor, temizlik ve ülke olmak üzere sıralanmıştır. En fazla Twitter mesajı bulunan kategorilerin salgın yönetimi ve salgın tedbirleri olduğu görülmüştür. Bilim Kurulu Üyeleri arasında ise, Fahrettin KOCA'dan sonra en fazla Twitter mesajı paylaşanlar Tevfik ÖZLÜ ve Serap ŞİMŞEK YAVUZ'dur. Bilim Kurulu üyelerinin Twitter mesajlarından elde edilen kategoriler gazete haberi analizi için temel alınmıştır. Böylece ortak bir kategori havuzu kullanılarak Twitter mesajlarında belirlenen kategorilerin, gazetelere ne oranda yansıdığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaca yönelik olarak, Hürriyet, Sözcü, Yeniçağ ve Yenişafak Gazetelerinin internet sayfalarında, toplamda 1261 haber incelenmiş ve Bilim Kurulu Üyelerine ve kategorilere göre araştırılmıştır. Gazetelerdeki haberlerde en fazla yer alan kategorilerin, salgın yönetimi ve salgın tedbirleri olduğu görülmüştür. Ayrıca en fazla haberi yayınlanan Fahrettin KOCA, ikinci Tevfik ÖZLÜ ve üçüncü ise Ateş KARA'dır. Kategorilerin Twitter ve gazetelerdeki dağılımını incelediğimizde alışveriş ve eğitim kategorilerinin benzer yönelimlerde olduğu; ilaç, maske, sosyal çevre, sosyal mesafe ve spor kategorilerinde ise Twitter mesajlarının, bu kategorilerin gazetelerde yer alma oranına etkisinin olmadığı görülmüştür. Aşı, hastalık, ilaç, sağlık çalışanları, temizlik kategorilerinde ise dönemsel olarak benzerliklerin ve farklılıkların bulunduğu görülmüştür. Salgın yönetimi kategorisinde ise Twitter mesajlarının artış ve azalış oranları değişkenlik gösterirken gazetelerde sabit bir dağılımda seyrettiği, salgın tedbirleri kategorisinde ise özellikle Mayıs ve Haziran aylarında Twitter mesajlarında yaşanan azalma ile gazetelerde yaşanan artış sonucunda iki parametrenin oranlarında kesişimin olduğu görülmüştür. Sosyal medyada yayınlanan Twitter mesajlarının gazetelere yansımasının, bazı kategorilerde birebir uyumlu olduğu, bazı kategorilerde farklı olduğu, ama büyük çoğunluğunda dönemsel olarak paralellik gösterdiği görülmüştür. Bu bağlamda sosyal medyanın gazetelerdeki gündeme etkisinin dönemsel olduğu görülmüştür.

COVID 19GazetelerGündem belirleme+7
Neslihan Meriçelli
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim kültüründe marka ve marka mutluluğu

Tüketim, küreselleşmenin ve kitlesel üretimin artış göstermesiyle birlikte, bireylerin toplumsal hayatını büyük ölçüde etkilemiştir. Zaman içerisinde değişim gösteren tüketim anlayışı, bireylerin yalnızca somut ihtiyaçlarını değil, aynı zamanda duygusal istek ve ihtiyaçlarını da karşılamak için başvurduğu bir etmen olmuştur. Bireylerin tüketim anlayışında meydana gelen değişimler, işletmelerin markalar aracılığıyla yeni stratejiler geliştirmesini sağlamıştır. Bireylerin gittikçe artan ve net bir şekilde gözlemlenebilen tüketim anlayışındaki duygusal istek ve ihtiyaçlarını tatmin etme arayışı, günümüzde popüler bir kavram olan mutluluk aracılığıyla, markalarca tatmin edilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmada tüketim kültüründe marka ve marka mutluluğu incelenmiş olup, tüketicilerin duygusal istek ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla işletmelerin mutluluk kavramını metalaştırarak tüketiciye marka olarak sunmasının, tüketicilerin satın alma davranışları üzerinde nasıl bir etki oluşturduğu belirlenmeye çalışılmıştır.

MarkaMarka mutluluğuTüketim+1
Soner Zorkol
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada yeni bir tüketim ürünü olarak yeniçağ falcılığına yönelik araştırma

Günümüzde bireylerin anlam arayışı, kapitalist sistemin dayatmış olduğu yaşam pratikleri, artan kaygı düzeyleri ve çeşitli psiko-sosyal etkenler, farklı inanç biçimlerinin oluşumunu ve devamlılığını desteklemektedir. Tarihsel süreçte insanların geleceği bilme arzusu, bilinmezlik karşısındaki korkuları ve çaresizlikle baş etme çabaları, mutluluğa ulaşma isteğiyle birleşerek fal gibi uygulamaların varlığını sürdürmesine zemin hazırlamıştır. Bu tür inanç pratikleri, günümüzde dijital teknolojiler ve çevrimiçi mecralar aracılığıyla "New Age" başlığı altında modern biçimlerde yeniden üretilmektedir. Bireylerin geleceğe yönelik bilgi edinme ve anlam arayışları sonucunda başvurdukları falcılık pratikleri, zamanla birer tüketim nesnesine dönüşmekte ve metalaşmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, falların ve falcılık pratiklerinin ardındaki sosyo-kültürel dinamikleri analiz etmek ve bu pratiklerin sosyal medya platformları üzerinden nasıl bir tüketim kültürü ögesi hâline geldiğini incelemektir. Araştırma kapsamında, sosyal medya üzerinden özellikle Instagram platformunda görünürlük kazanan fal içerikleri gözlemlenmiş; ardından bu içerikleri takip eden ve etkileşimde bulunan bireylerle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışma, esnek ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülerek nitel araştırma yöntemi doğrultusunda derinlemesine görüşme tekniği kullanılmıştır. Amaçsal örnekleme yöntemiyle seçilen 15'i Y kuşağı, 15'i Z kuşağı olmak üzere toplam 30 katılımcı ile yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış sorular aracılığıyla farklı mecralarda görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda, katılımcıların New Age inançları, falcılığa yönelik tutumları, fal tüketim motivasyonları ve sosyal medyanın bu sürece etkisi analiz edilmiştir.

FalcılıkSembolik tüketim
Kübra Çorapsız
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sanal ortamlarda spor iletişimi: Sakaryaspor ve Fenerbahçe örnekleri

Spor kulüpleri günümüzde gereklilik haline gelen internet mecralarını kurumsal bir şekilde kullanmaya başlamışlardır. Bu kurumsal kullanımla beraber spor iletişimi kavramı son derece önemli bir olgu haline gelmiştir. Spor kulüpleri, spor iletişimi kapsamında sanal ortamları kullanarak iletişim ve halkla ilişkiler çalışmalarını yürütmektedir. Bu çalışma kapsamında ise Sakaryaspor ve Fenerbahçe kulüplerinin spor iletişimi kapsamında internet mecraları olan İnstagram, Twitter, Facebook, TikTok, Youtube, kurumsal web siteleri incelenmiştir. Çalışmada derinlemesine görüşme ve karşılaştırmalı içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Futbol dünya üzerinde en çok ilgilenen spor dallarından biridir. Bu sebepten dolayı büyük bir ekonomiye ve popülariteye sahiptir. Kulüplerin bu ekonomiden yararlanma durumları bulundukları konuma göre değişmektedir. Türkiye'de pek çok futbol kulübü bulunmaktadır. Bu futbol takımları Türkiye'de en üst seviyede iki ligde faaliyet göstermektedir. Bunlardan en üst seviyesi Süper Lig diğeri ise 1. Lig'dir. Bulundukları lig ve hitap ettikleri taraftar sayısı farklı olan spor kulüpleri sanal ortamlar üzerinden çeşitli iletişi stratejileri yürütmekte ve bu mecraları kullanmaktadır. Bulunduğu lig ve taraftar sayısı az olan kulüpler daha fazla kişiye ulaşmak için daha farklı stratejiler üretmektedir. Spor kulüpleri, sanal ortamları ve sosyal medyayı benzer biçimlerde kullanmakta; içerik türleri ve iletişim dilleri arasında büyük farklar bulunmamaktadır. Her iki kulüp maç ve antrenman günlerinde görsel ve video ağırlıklı paylaşımlar yaparken, Fenerbahçe etkileşim ve çeşitlilik açısından öne çıkmaktadır. Bu fark, kulüplerin medya ekipleri, finansal gücü ve kurumsal yapılarıyla ilişkilidir. Taraftar sayısı az olan kulüpler ise sosyal medya stratejilerini yeni taraftar ve takipçi kazanmak, kulüp tanıtımını yapmak amacıyla geliştirmekte; mizah, sosyal sorumluluk ve trendlerden yararlanmaktadır.

Aykut Cevher
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Glokal reklamcılıkta dini sembol kullanımının bireylerin dini tutumlarıyla ilişkisi üzerine bir araştırma

21. yüzyılın başat pazarlama faaliyetlerinden olan reklam özellikle küresel ölçekli markaların sıklıkla başvurduğu bir yöntemdir. Bu markalar, son yıllarda öne çıkan bir reklamcılık stratejisi olan glokal reklamlara büyük ölçüde yatırımlar yapmakta, kaynaklar ayırmaktadır. Yabancı menşeili uluslararası markaların Türkiye pazarı için hazırlanan glokal reklamlarında ise İslam dini sembolleri kullanılarak oluşturulan reklam uygulamalarına sıkça rastlanmaktadır. Halkının büyük çoğunluğu İslam dinine mensup kişilerden oluşan ve bu coğrafyaya özgü yapılan glokal reklamların etkisi ile bireyler nezdindeki değerlendirilmesi ise merak konusudur. Bu bağlamda araştırmanın ana sorunsalı, ilgili reklamlara maruz kalan bireylerin dini tutumlarına yönelik ilişki üzerinden aydınlatılmak istenmiştir. Bu doğrultuda mevcut çalışma dört bölümden meydana gelmiştir. Araştırma yöntemi olarak ise Sakarya Üniversitesinde çeşitli fakültelerde öğrenim gören lisans öğrencilerinden 1069 gönüllü katılımcıya anket uygulanmıştır. Üç kısım ve toplam yirmi sorudan oluşan anket formunun ilk dört sorusu demografik bilgileri, sonraki sekiz soru bireylerin dini tutum düzeylerini, son sekiz soru ise Coca-Cola, Burger King ve Domino's Pizza markalarının İslam dini sembolleri kullanılarak hazırlanan reklamlarına yönelik olan bakış açılarını saptama amaçlı oluşturulmuştur. Elde edilen veriler, SPSS v.21 programı aracılığıyla istatistiki olarak analiz edilerek tablolar halinde çalışmada sunulmuştur. Sonuç olarak bireylerin dindarlık düzeyleri arttıkça Coca-Cola, Burger King ve Domino's Pizza isimli markalara ve onların Türkiye pazarı için hazırladıkları İslam dini temalı reklamlarına olan tutumların negatifleştiği, olumsuz bir hal aldığı görülmüştür. Araştırmanın gerek literatür gerekse yönteme dayalı sonucunun akademiye ve sektöre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bunun yanı sıra ilgili reklamların etkisinin değerlendirileceği daha başka araştırmalar neticesinde hem reklam veren markalar hem de reklam ajansları için ciddi ölçüde maliyet ve emek tasarrufu sağlanabilir.

Yasin Bozdemir
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İletişim becerileri ve adabı muaşeret kuralları ilişkisi: Üniversite öğrencileri üzerine bir araştırma

Son yüzyılda dünya bir hayli değişti. Hayat artık çok daha karmaşık, daha stresli, daha zorlayıcı. Toplumda ki hızlı değişimler ve dijitalleşme çok önemli bir soruyu da gündeme getirmektedir. Adab-ı muaşeret kuralları bugünde hala geçerli mi? Değişim ne kadar büyük olursa olsun, bu kuralların uygulanması tarih boyunca her kalıcı refah toplumlarının ortak özelliğidir. Günümüzde ki toplumlarda huzur azalmakta, şiddet eğilimleri ise giderek artmaktadır. Bu kurallar, bireyler arası ilişkilerde önemli bir rol oynayarak iletişim süreçlerini de doğrudan etkilemektedir. Araştırmada, adab-ı muaşeret kurallarının iletişim becerilerine olumlu katkısı analiz edilmiştir. Çalışmada, nicel araştırma modeli kullanılmıştır. Betimsel tarama deseni ile analiz edilmiştir. Veri toplama sürecinde 250 iletişim fakültesi öğrencisine çoğunluğu yüz yüze olmak üzere anket uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, adab-ı muaşeret kurallarının özellikle iletişim becerilerine olumlu katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Bu çalışma, iletişim literatürüne katkıda bulunarak insanlar arası iletişimi daha saygın hale getirmek için bir çerçeve sağlamaktadır.

Sena Sürmene
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Seyit Onbaşı imajının Havran Belediyesinin kültürel miras yönetimi çerçevesinde betimsel analizi

Bu tez, kültürel miras yönetimi kapsamında Havran Belediyesi'nin Koca Seyit ve Seyit Onbaşı adıyla yürüttüğü faaliyetlerin imajını halkla ilişkiler bilim alanı çerçevesinde incelemektedir. Çalışma, Koca Seyit olarak tanınan Seyit Onbaşı'nın tarihsel önemini, Balıkesir ilinin Havran ilçesine bağlı Kocaseyit köyünde, kültürel miras perspektifinden ele almayı ve Seyit Onbaşı anısına düzenlenen etkinliklerin imaj yönetimi çerçevesinde değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın evreni, Havran Belediyesi'nin Seyit Onbaşı ile ilgili kültürel miras yönetimi faaliyetlerini kapsarken, örneklem olarak Havran Belediyesi yetkilileri ve Kocaseyit köyü sakinleri seçilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmış ve araştırma yöntemi olarak betimsel analiz uygulanmıştır. Çalışmanın evreni, amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmaya Kocaseyit köyünden iki yerel sakin, Kocaseyit köy muhtarı, Havran Belediye Başkan Yardımcısı ve Koca Seyit Müzesi yöneticisi olmak üzere toplam beş katılımcının dahil edilmesi planlanmıştır. Görüşmelerden elde edilen bulgular, betimsel analiz yöntemi kullanılarak sunulacaktır. Balıkesir ilinin Havran ilçesi, Seyit Onbaşı'nın memleketi olarak, kahramanın hayatına ve mirasına ev sahipliği yapmaktadır. Kocaseyit köyü, Seyit Onbaşı'nın kültürel mirasının derinlemesine araştırılması için önemli bir zemin olmaktadır. Bu bağlamda, Havran Belediyesi tarafından Seyit Onbaşı'nın anısına düzenlenen etkinlikler, büyük bir önem taşımakta ve bu alanda yeterli akademik çalışmanın bulunmaması, araştırmanın değerini artırmaktadır. Havran Belediyesi'nin düzenlediği etkinlikler Seyit Onbaşı'nın yaşamına, kahramanlıklarına ve öyküsüne odaklanan bir perspektif sunmakta olup bu etkinliklerin temel amacı, Seyit Onbaşı'nın anısını yaşatmak ve kültürel mirasını gelecek nesillere aktarmaktır.

Yeşim Uğur Uzun
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zeka destekli reklamcılığın tüketim kültürü üzerindeki etkilerine yönelik nitel bir inceleme

Bu çalışma, yapay zeka teknolojilerinin reklamcılık alanında kullanımının geldiği seviyenin bireyin tüketim davranışına ve toplum yapısına etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Aynı zamanda yapay zeka destekli içeriklerin gösteri toplumu bağlamında nasıl temsiller ürettiğini analiz eden bu araştırma, literatürdeki özgün konumu ile alan yazına katkı sağlamayı ve bilinçli tüketim farkındalığı oluşturmayı hedeflemektedir. Bu belirleme süreci, yapay zeka teknolojilerinin reklam sektöründeki etkisini ve yön verdiği dönüşümleri anlamak açısından büyük önem taşımaktadır. Araştırmanın evrenini dijital medya ve iletişim alanında çalışan bireyler oluşturmaktadır. Bu evrenden yapay zeka temelli reklam platformları konusunda deneyimi olan bilgi ve yeterlilik seviyesine sahip 12 katılımcı amaçsal örneklem yöntemi ile seçilmiştir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanılmıştır. Toplanılan nitel veriler tematik analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Bu belirleme sürecinde MAXQDA programı kullanılmıştır. Katılımcıların yapay zeka destekli dijital pazarlama stratejilerine yönelik algıları, deneyimleri ve eleştirileri sistematik olarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda ulaşılan verilerden 12 ana tema ve bu temalara bağlı 83 alt tema belirlenmiştir. bu temalar, yapay zekanın birey, tüketim ve toplum eksenindeki çok boyutlu etkilerine ışık tutmaktadır. Elde edilen bulgular, reklamda yapay zeka teknolojilerinin kullanımının tüketimi yönlendiren etkili bir araç olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda yeni teknolojiler, toplumsal dönüşümleri hızlandırmakta ve bireylerin yaşam biçimlerini etkilemektedir. Aynı zamanda ortaya çıkan bulgular, teknolojik yeniliklerin tüketici ilgisini artırıcı bir unsur olarak görüldüğünü ve bunun sonucunda yapay zekanın dijital çağın tüketim kültürünü şekillendirdiğini göstermektedir. Sonuç olarak araştırmanın neticesinde karşılaşılan bulgular, reklamcılığın farklı boyutlarında yapay zeka teknolojilerinin etkisini ortaya koymaktadır.

Gülbahar Akdemir
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
11
Master'sOpen AccessTR

Sağlık ve eğitim vakıflarının sosyal medya kullanımlarının karşılaştırmalı analizi

Bu çalışma, Türkiye'de faaliyet gösteren sağlık ve eğitim alanlarındaki öncü vakıfların, sosyal pazarlama stratejilerini Instagram platformuna nasıl yansıttıklarını karşılaştırmalı olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Dijital çağda sivil toplum kuruluşları için stratejik bir iletişim aracı haline gelen sosyal medyanın, toplumsal fayda odaklı misyonların gerçekleştirilmesindeki rolü giderek artmaktadır. Bu bağlamda araştırma, sağlık alanından Kızılay ve LÖSEV ile eğitim alanından Darüşşafaka ve Türk Eğitim Vakfı'nın (TEV) resmi Instagram hesaplarını inceleme nesnesi olarak belirlemiştir. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden karşılaştırmalı durum çalışması benimsenmiş ve veri toplama tekniği olarak nitel içerik analizi kullanılmıştır. Belirlenen vakıfların 1 Ocak 2025 – 30 Haziran 2025 tarihleri arasında yaptığı Instagram paylaşımları; ana tema, içerik formatı, iletişim tonu, sosyal pazarlama taktiği ve görsel analiz kategorileri altında sistematik olarak kodlanmıştır. Elde edilen bulgular, sağlık ve eğitim vakıflarının sosyal pazarlama stratejilerinde anlamlı farklılıklar olduğunu göstermektedir. Sağlık vakıflarının iletişiminde "acil durum", "hayat kurtarma" ve "duygusal hikâye anlatımı" temaları öne çıkarken; eğitim vakıflarının "geleceğe yatırım", "başarı hikayeleri" ve "umut" temalarına odaklandığı tespit edilmiştir. Sosyal pazarlama taktikleri açısından, sağlık vakıflarının daha doğrudan ve aciliyet bildiren eyleme çağrı ifadeleri kullandığı, eğitim vakıflarının ise daha çok ilham verici ve uzun vadeli desteğe teşvik eden bir dil benimsediği görülmüştür. Bu sonuçlar, faaliyet gösterilen alanın doğasının, sivil toplum kuruluşlarının dijital iletişim stratejilerini ve sosyal pazarlama yaklaşımlarını temelden şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum Örgütleri, Vakıflar, Sosyal Medya, Instagram, Sosyal Pazarlama

Mehmet Can Soyhan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel değerlerin yansıması olarak reklam çekicilikleri: Farklı ülkelerde bankaların sosyal medya içeriklerinin analizi

Kültür, dört temel katmandan oluşan bir yapıdır: öz-referanslı değerler (bireysel tercihler) ve uygulamalar (bireysel davranışlar); grup referanslı değerler (toplumsal normlar) ve uygulamalar (toplumda yaygın gözlemlenen davranışlar). Bu kültürel katmanlar her zaman örtüşmeyebilir; bazı durumlarda birbiriyle çelişebilir. Bu tür tutarsızlıklar, "değer paradoksu" olarak tanımlanmaktadır. Önceki reklam araştırmaları ağırlıklı olarak Hofstede modeline dayanmış; ancak çelişkili sonuçlara ulaşılmış ve model, güncelliğini yitirdiği gerekçesiyle eleştirilmiştir. Bunun temel nedeni, modelin yalnızca öz-referanslı değerlere ve uygulamalara odaklanması olup, kültürün diğer katmanlarını yansıtmada yetersiz kalmasıdır. Bu sınırlılığı göz önünde bulundurarak, bu çalışma Hofstede'nin kültürel boyutları ile değer paradoksu kavramının, Türkiye, ABD, Birleşik Krallık, Avustralya, Rusya, Belarus, Kazakistan ve Nijerya'daki bankaların sosyal medya içeriklerinde kullanılan reklam çekiciliklerini açıklama gücünü incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, MAXQDA2020 yazılımı kullanılarak nitel içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Veri seti, 1 Ocak–30 Eylül 2024 tarihleri arasında söz konusu sekiz ülkede faaliyet gösteren 24 bankanın Instagram'da yayımladığı 800'ü aşkın gönderiden oluşmaktadır. Bu çalışma, hedef kitleyle örtüşen reklam çekiciliklerini doğru şekilde belirleyebilmek için Hofstede modeli ile değer paradoksu yaklaşımının bir arada kullanılmasının önemini vurgulamaktadır. Bulgular, ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya'daki bankaların ağırlıklı olarak bireycilik, düşük güç mesafesi, düşük belirsizlikten kaçınma, erillik ve serbestlik kültürel boyutlarla uyumlu reklam çekiciliklerini tercih ettiğini; ABD ve Avustralya bankalarının aynı zamanda kolektiflik çekiciliklerine de yer verdiğini ortaya koymaktadır. Rusya, Belarus, Kazakistan ve Nijerya'daki bankalar; kolektivist, hem yüksek hem de düşük güç mesafesi içeren, yüksek belirsizlikten kaçınma, erillik odaklı ve serbestlik yönelimli reklam çekiciliklerini kullanmaktadir. Değer paradoksları en çok Dişillik, Güç mesafesi ve Sınırlılık boyutlarında, özellikle ekonomik dönüşüm süreci yaşayan toplumlarda belirgin şekilde görülmektedir.

Iana Aleksandrova
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sinemada izlenim yönetiminin iletişimsel inşası: Esaretin Bedeli ve Baba filmleri üzerine göstergebilimsel bir inceleme

İletişim tarihi boyunca insanlar, toplumsal ilişkilerini düzenlemek ve sosyal çevrelerinde belirli algılar oluşturmak amacıyla çeşitli stratejiler geliştirmiştir. Bu stratejilerden biri olan izlenim yönetimi, bireylerin kendilerini başkaları karşısında belli bir şekilde sunma ve algılanma biçimlerini yönlendirme çabası olarak tanımlanır. İzlenim yönetimi, bireylerin (aktörler), sosyal ortamlarda diğer bireyler (seyirciler) üzerinde kendilerine ilişkin algıları stratejik biçimde şekillendirme çabası olarak açıklanabilir. Bu kavram yalnızca bireyler arası ilişkiler bağlamında değil, aynı zamanda kurgusal anlatılarda da karşılık bulur. Bu çerçevede sinema filmleri, karakterlerin izlenim yönetimi taktiklerini temsil eden güçlü anlatı mecraları olarak değerlendirilebilir. Günümüzde izlenim yönetimi yalnızca gündelik sosyal etkileşimlerde değil, kurgusal anlatıların inşa süreçlerinde de önemli bir rol oynamaktadır. Sinema filmleri, karakterlerin kimlik inşası, sosyal rolleri ve iletişimsel stratejilerini dramatik bir biçimde görünür kılan güçlü bir mecra olarak öne çıkar. Bu bağlamda araştırmada, IMDb verilerine göre en yüksek puana sahip iki film olan Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) ve Baba (The Godfather) ele alınmıştır. Çalışmada, Goffman'ın izlenim yönetimi kuramı temel alınarak, filmlerdeki karakterlerin diğer karakterler ve izleyici üzerinde oluşturdukları izlenimlerin hangi taktikler aracılığıyla kurulduğu incelenmiştir. Analiz sürecinde semboller, söylemler, jestler, mimikler, beden dili ve mekânsal düzenlemeler çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden göstergebilimsel analiz tekniğiyle yürütülen çalışmada nicel verilere başvurulmamış; sahneler çok boyutlu göstergeler üzerinden değerlendirilmiştir. Analizler sonucunda, izlenim yönetimi taktiklerinin filmlerde karakterlerin psikolojik derinliklerinin ve sosyal ilişkilerinin inşasında belirleyici bir rol üstlendiği ortaya konmuştur.

Simge Ünlü
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türk mobilya markalarının sanal ortamda itibar yönetimi çalışmalarına yönelik bir araştırma

Günümüz dünyasında gelişen teknolojiler doğrultusunda işletmeler arasında bir rekabet meydana gelmekte ve pazar payında artış elde etmek isteyen, itibarını güçlendirmek isteyen işletmelerin diğer işletmelere karşı fark yaratması gerekmektedir. Bu noktada işletmelerin sadece geleneksel iletişim kanallarıyla değil, sanal ortamda gerçekleştirilen faaliyetlere de önem vermesi gerektiği düşünülmektedir. Sanal ortamda itibarını yönetmeye çalışan şirketlerin; paydaşları ile daha güçlü iletişim kurabileceği, şeffaf bilgi akışı sağlayabileceği, krizleri en az hasarla atlatabileceği düşünülmektedir. Bu tez çalışmasında 2025 yılında Türkiye İtibar Akademisi'nin düzenlediği "Türkiye İtibar Endeksi" araştırmasının sonuçları göz önünde bulundurulmuştur. Araştırmanın amacı kapsamında "Mobilya ve Yatak" sektöründe Türkiye'nin en itibarlı 10 markasının (Alfemo, Bambi, Bellona, Divan Ev, Enza Home, Ergül, İstikbal, Moda Life, Mondi Home, Yataş) kurumsal web sitelerinin sanal iletişim uygulamaları, Yayınoğlu ve diğerlerinin (2007) geliştirdiği ölçütler kapsamında incelenmiştir. Kullanım kolaylığı, görsel çekicilik, bilgilendirici olma, eğlenceli olma ile güncellik boyutları üzerinden 01.05.2025 ve 31.07.2025 tarihleri arasında yapılan analizler, markaların dijital itibar stratejilerini ortaya koymuştur. Yürütülen tezde nitel araştırma yöntemlerinden "içerik analiz" tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, markaların çoğu kullanım kolaylığı ve bilgilendiricilik boyutlarında kullanıcı beklentilerini karşılamaktadır. Görsel çekicilik açısından kurumsal kimliklerini yansıtsalar da tasarımlarının yeterince sade olmadığı görülmüştür. Eğlenceli olma boyutunda tüm markalar interaktif öğeler ve kişiselleştirme imkânı sunarken, bazı markalarda anlık destek hizmetine rastlanmamıştır. Güncellik boyutunda markaların çoğu düzenli olarak içeriklerini yenilemektedir. Literatür taraması sonucunda, mobilya sektörüne ilişkin sanal ortamda itibar yönetimi çalışmalarına yönelik herhangi bir araştırmaya rastlanmamış olup, bu yönüyle çalışma özgün bir nitelik taşımaktadır. Ayrıca, elde edilen bulguların, mobilya sektöründe yer alan markaların dijital itibar stratejilerini geliştirmelerine yol gösterici olması umulmaktadır.

Yasemin Kırkıl
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital halkla ilişkiler bağlamında Dışişleri Bakanlığı'nın İsrail – Gazze sürecine yönelik sosyal medya söylemlerinin Toulmin ve Entman modelleriyle analizi

Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın 2023–2025 yılları arasında sosyal medya platformlarında yürüttüğü kamu diplomasisi faaliyetlerini dijital halkla ilişkiler perspektifinden ele alınması hedeflenmiştir. Araştırmanın amacı, İsrail-Gazze çatışması ilişkilerinde üretilen sosyal söylemleri yer almakta olup, bu söylemler Stephen Toulmin'in Argümantasyon Modeli ve Robert Entman'ın Çerçeveleme Teorisi çerçeve nitel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. İncelemede, Dışişleri Bakanlığı'nın Twitter ve Instagram hesaplarından içeriklerin yanı sıra, bu içeriklerin ulusal ve uluslararası medya temsilleri de kapsamlı biçimde analiz edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın 2023, 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan sosyal medya açıklamaları, Toulmin'in Argümantasyon Modeli'nin genel anlamda tam uyumlu olduğu, entelektüel ve ikna edici biçimde işlenmektedir. Aynı zamanda Türkiye'nin dış politika söylemi 2023 yılında daha "yüksek geçerliliğe sahip normatif söylem" niteliği taşırken, 2024 ve 2025 yıllarında daha "koşullu geçerlilik" ile "stratejik dil" içeren bir yapıya dönüştüğü tespit edilmiştir. Entman'ın Çerçeveleme Teorisi'nde oluşturulan kamu diplomasisi kullanılabilir, normatif temellere dayalı güçlü anlatılar oluşturulduğu görülmektedir. Entman Çerçevesi ile bakıldığında, 2023 söylemi "ahlaki liderlik" çerçevesiyle şekillenirken, 2024 ve 2025 yıllarına ait söylemleri, "çözüm odaklı diplomatik baskı" temasıyla öne çıkmaktadır. Bu geçiş, Türkiye'nin söylem stratejisinde normatif diplomatik söylemden, çok taraflı ve Dışişleri Bakanlığı'nın pragmatik çerçevelemeye yöneldiğini göstermektedir. Bu birleşik analitik çerçevenin, Bakanlığın dijital diplomasi faaliyetinin sadece krizle iletişiminin olmaması, aynı zamanda uluslararası meşruiyet arayışı, küresel kimlik yönetimi ve etik düzeydeki anlatı üretiminin teorik ve pratik olarak ortaya çıktığını ve dolayısıyla medya ve kamu diplomasisi süreçlerinde kapsamlı çözümlerde güçlü bir metodolojik referans sunmaktadır. Araştırma sonuçları, Türkiye'nin dijital kamu diplomasisinin kriz odaklı, reaktif ve duygusal iknaya dayalı bir yapıda olduğunu göstermektedir. Bakanlığın sosyal medya hizmetlerinde, uluslararası alanda kullanılabilirlik üretimi ve görünüşlüğü arttırmak amacıyla birleştirme ve kırılmaması yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu doğrultuda, dijital platformlar aracılığıyla kriz iletişiminin hızlı ve etkili biçimde sürdürülebilmesi sağlanırken, ulusal ve uluslararası aktörlerin kültürel ve politik farklılıklarının algılanışını biçimlendirmektedir. Çalışma, dijital halkla ilişkiler uygulamalarının kamu diplomasisindeki güçlenme özelliklerini ve dijital medya içeriklerinin hem iç hem de dış kamuoylarında nasıl yapılandırıldığına ilişkin yeni bakış açıları sunmaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin kurum içi dijital gelişmelere yönelik öneriler geliştirilmiş, krizlerin patlamaları ve çerçevelemenin bir araya geldiği iletişimlerin genişne katkıları detaylandırılmıştır. Böylece, çalışma dijital diplomasi literatürüne teorik katkı mevcutken, kamu diplomasisi uygulamalarının dijitalleşen dünyada işleyişini iyileştirmenin ayrıntıları ortaya çıkarmaktadır. Sonuç olarak, bu çalışmada, özellikle sosyal medyadaki bireylerin dijital halkla ilişkileri, devletlerin kriz anlarında yürüttükleri kamu diplomasisi bilgileri kapsamlı analizlere katkı sunmakta ve dijital iletişim yöntemlerinin oluşturulmasında önemli faydalar sağladığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dijital Halkla İlişkiler, Argümantasyon, Çerçeveleme, Sosyal Medya, Dış Politika

Alperen Can Öner
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde dijital iletişim yönetimi: Sakarya'daki ilçe belediye başkanlarının instagram kullanımı üzerine bir inceleme

Bu çalışma, dijitalleşmenin yerel yönetimlerin siyasal temsil biçimleri, halkla iletişim stratejileri ve kamu görünürlüğü üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Sakarya iline bağlı beş ilçenin belediye başkanlarının 01–30 Nisan 2025 tarihleri arasında Instagram platformunda paylaştıkları içerikler, nitel içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırmanın temel hedefi, sosyal medya platformlarının yerel yönetimlerde iletişim, katılım ve hesap verebilirlik süreçlerine katkı sağlayan yönlerini ortaya koymaktır. Bulgular, Instagram'ın yalnızca bir bilgilendirme mecrası değil, aynı zamanda siyasal meşruiyet, kriz yönetimi, vatandaşla duygusal bağ kurma ve dijital liderlik inşa etme aracı olarak işlev gördüğünü göstermektedir. Adapazarı Belediye Başkanı 35 paylaşımla en yüksek içerik üretimini gerçekleştirirken, kurumsal bilgilendirme ve vatandaş etkileşimini dengeleyen bir strateji izlemiştir. Serdivan Belediye Başkanı, paylaşımlarının %64'ünü Reels formatında sunarak platformun dinamik yapısına uyum sağlamış ve en yüksek etkileşim düzeyine ulaşmıştır. Akyazı Belediye Başkanı daha geleneksel, bilgi verme odaklı bir iletişim biçimi benimsemiş, Hendek Belediye Başkanı sınırlı içerik sayısına rağmen video ağırlıklı paylaşımlarla dinamizmini korumuştur. Erenler Belediye Başkanı ise dengeli içerik dağılımı ile istikrarlı bir etkileşim düzeyi yakalamıştır. Genel olarak Sakarya'daki Belediye Başkanlarının Instagram kullanımı, yerel kimlik vurgusu, kültürel değerlerin temsili ve vatandaşla duygusal bağ kurma çabası üzerine kuruludur. Ancak sosyal medya etkileşimlerinin yönetsel başarı göstergesi olarak tek başına yeterli olmadığı, kurumsal vizyonla desteklenen sürdürülebilir dijital yönetişim stratejilerine ihtiyaç duyulduğu sonucuna varılmıştır.

Ömer Kasımoğlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Sihirli mermi kuramı ışığında Sovyet ve Nazi basını arasındaki ideoloji savaşları: Krokodil ve Fliegende Blätter dergileri üzerine inceleme

Sihirli Mermi Kuramı bağlamında İkinci Dünya Savaşı sırasında medyanın etkin bir konumda olduğu ileri sürülmüş, bu açıdan Sovyetler Birliği ve Nazi Almanya'sında medyada yer alan ideolojik söylemlerin doğrudan insanları sihirli birer mermi gibi etkilediği iddia edilmiştir. Çalışma kapsamında İkinci Dünya Savaşı sırasında Komünizm ve Nazizm ideolojileri arasındaki mücadelenin medyadaki yansımasının Sihirli Mermi Kuramı bağlamında ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla bu çalışmada dönemin Sovyetler Birliği'nin ideolojik propagandasında etkili olarak kullanılan Krokodil mizah dergisi ve Nazi Almanya'sının ideolojik propagandasında etkili şekilde kullanılan Fliegende Blätter mizah dergisi, Sihirli Mermi Kuramı bağlamında göstergebilim yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Bu kapsamda her iki dergi arasında yaşanan ideolojik mücadelenin ortaya konulabilmesi için Krokodil'in Nazizm karşıtı, Fliegende Blätter'ın ise Komünizm karşıtı karikatürleri analiz edilmiştir. Çalışmanın analiz kısmında her iki derginin yazılı ve görsel göstergeleri, sırasıyla Karl Bühler'in Organon Modeli, Roman Jakobson'un İletişim İşlevleri ve John Searle'nin Söz Eylem Kuramı üzerinden ele alınmıştır. Çalışmada Krokodil'de Nazizm ideolojisinin sivillere yönelik katliama yol açtığına, özgürlüğü ortadan kaldırdığına, insanları kandırdığına ve insanlık suçuna yönelttiğine ilişkin insanların zihinlerinde algılar oluşturulmaya çalışıldığına ilişkin bulgulara ulaşılmıştır. Diğer yandan Fliegende Blätter'a ilişkin bulgularda ise dergide Komünizm ideolojisinin Avrupa'yı esir almayı planladığına, dünyayı felakete sürüklediğine, savaş yanlısı bir çizgide olduğuna ve dünyayı ele geçirmeyi teşvik ettiğine ilişkin kamuoyunda düşünceler meydana getirilmesine çabalandığı tespit edilmiştir. Sovyet rejimi, Krokodil üzerinden, Nazi rejimi ise Fliegende Blätter üzerinden medyanın güçlü etkisinden yararlanarak hem ülkelerinde ideolojik tahakkümlerini kurmaya (ya da güçlendirmeye) hem de karşıt ideolojiyi itibarsızlaştırmaya çalıştığı sonucuna ulaşılmıştır.

Politik mizahSavaşİdeoloji
Gül Çakı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Barış Manço şarkıları bağlamında bireysel ve toplumsal sorumlulukların niteliksel bir analizi

Barış Manço'nun "Ahmet Bey'in Ceketi" şarkısı, bireysel ve toplumsal sorumlulukları sorgulayan derin bir hikaye sunar. Tez çalışmasında bu şarkı üzerinden sorumluluk kavramı iki ana boyutta incelenmektedir: bireysel ve toplumsal. Şarkının ana karakteri Ahmet Bey, bir ceket aracılığıyla çevresinde insanlarla kurduğu bağları ve onların ona biçtiği değeri sorgular. Ceketin görünürdeki maddi değeri, bireylerin kendilerine ve diğerlerine yönelik sorumluluklarını nasıl algıladığını sembolize eder. Ahmet Bey'in ceketi, toplumun yüzeysel değer yargılarıyla nasıl hareket ettiğini ve bireylerin bu yargılara ne kadar bağımlı hale geldiğini gözler önüne serer. Bireysel sorumluluk, kişinin kendini tanıma, özsaygı ve değer arayışıyla ilişkilendirilirken, toplumsal sorumluluk, diğer bireylere karşı taşıdığı sorumluluk ve beklentilerle açıklanmaktadır. Şarkı, bireyin toplum içindeki yerini sorgularken, toplumun da bireyi nasıl şekillendirdiğini ele alır. Bu bağlamda, Manço'nun sanatında sıkça yer bulan bireysel ve toplumsal sorumlulukların, dinleyicileri nasıl etkilediği tartışılmıştır. Çalışmanın amacı, şarkı aracılığıyla bireylerin bireysel ve toplumsal sorumluluklarına katkısının keşfedilmesini sağlamaktır. Manço'nun bireysel ve toplumsal sorumlulukları sorgulayan derin bir hikayeye sahip "Ahmet Bey'in Ceketi" şarkısının dinleyicileri üzerindeki bireysel ve toplumsal sorumluluklarına farkına varmalarının etkisini dinleyiciler üzerinden veri toplama tekniği olan odak grup yöntemi ile içerik analizi yapılarak belirlenmiştir. Araştırmanın bulguları, Manço'nun sanatında yer alan bireysel ve toplumsal sorumluluk temalı şarkıların dinleyicilerde farkındalık oluşturduğu ve bu sorumlulukları yerine getirme konusunda fikirlerini olumlu şekilde etkileyerek tutumlarını biçimlendirdiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca kullanıcıların zorunlu olmaksızın dinledikleri bu şarkıların, bireysel ve toplumsal sorumluluklarına olumlu şekilde katkı sağladığı görülmektedir.

Remzi Bayar
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal medya bağımlılığının aile içi mahremiyet üzerine etkisi

Bu çalışmada sosyal medya araçlarının aile içi mahremiyet üzerindeki etkisi irdelenmiştir. İlgili çalışma ilişkisel tarama modeli üzerine inşa edilmiştir. Araştırma verileri Türkiye'nin yedi bölgesinden toplamda 1016 kişiden toplanmıştır. Araştırma anketi; kişisel bilgi formu (KBF), Dijital medya bağımlılığı ölçeği (DMBÖ) ve Dijital mahremiyet ölçeği (DMÖ) olmak üzere toplamda üç bölümden oluşmaktadır. Öte yandan ilgili araştırma verileri Regrasyon analizi yapılarak, demografik faktörler ve DMBÖ/DMÖ durumlarına yönelik farklılıklar Independent Samples T ve One- Way ANOVA testleri ile analiz edilmiştir. Betimsel istatistiksel ise Frekans analizi yapılarak değerlendirmeye alınmıştır. Çalışma neticesinde ulaşılan bulgulara göre sosyal medya bağımlılığının aile içi mahremiyeti etkilediği sonucuna varılmıştır. Ayrıca anonim hesap kullanan bireylerin (x=3.8) anonim hesap kullanmayan bireylere (x=3.3) nazaran daha yüksek düzeyde sosyal medya bağımlılığına sahip olduğu görülmektedir. Dijital mecralarda herkese açık paylaşım yapan bireylerin, diğer kişilere (herkese açık paylaşım yapmayanlar) nazaran dijital platformlara bağımlılık düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Benzer şekilde herkese açık paylaşım yapan bireylerin, diğer kişilere nazaran daha fazla dijital platformlarda aile içi mahremiyet ihlali yaptıkları görülmektedir. Yapılan araştırmada kadınların (x=3.6) erkeklere (x=3.5) nazaran daha yüksek düzeyde sosyal medya bağımlılığına sahip olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra günlük dijital platformları kontrol etme (sosyal medya sayfalarına bakma sıklığı) düzeyi arttıkça dijital medya bağımlılığı ve aile içi mahremiyet ihlalinin arttığı gözlenmiştir. Benzer şekilde kullanılan platform sayısı arttıkça dijital bağımlılığın ve aile içi mahremiyet ihlallerinin arttığı görülmektedir. Dijital bağımlılığı yüksek kullanıcıların dijital mahremiyet konusunda daha bilinçli ve dikkatli olması önerilmektedir. Mevcut durum mahremiyet açısından, dijital bağımlılığı yüksek kişilerin risk altında olduğuna işaret etmektedir.

İdris Şimşek
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

COVID 19'un üniversite öğrencilerinin tüketim davranışlarına etkisi: Sakarya Üniversitesi öğrencileri üzerine bir araştırma

Covid 19 salgını 17 Kasım 2019 tarihin de Çin de ortaya çıkarak tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Salgını kontrol etmek amacıyla hükümetler günlük yaşamda kısıtlamalara gitmiş vaka sayılarının daha fazla artmasıyla sokağa çıkma yasaklarına varan önlemler almışlardır. Salgının bulaşma hızını durdurmak amaçlı maske, mesafe ve hijyen vurguları yapılmıştır. Televizyonlarda maske, mesafe ve hijyen kuralları uyulmasıyla ilgili sürekli kamu spotları yayınlanmıştır. Televizyonlarda, sosyal medya da vb. yapılan hijyen vurgusu bireyleri hijyen ürünlerini almaya yönlendirmiştir. Bireylerin hijyen ürünlerine olan talebi bu sebeple artmıştır. Sokağa çıkma yasakları ve kapatılan birçok işletme nedeniyle bireylerin para harcama seçeneklerinde azalma olmuştur. Bu durumu fırsata çeviren online alışveriş siteleri tüketicileri kendi sitelerine çekmek adına kampanyalar düzenlemiştir. Online alışveriş siteleri bu dönemde kendileri geliştirerek daha fazla tüketiciye ulaşmayı hedeflemişlerdir. Bu sebeple ihtiyaçlarını temassız, hızlı, güvenli ve birçok seçenek sunan internet alışverişlerine yönelerek karşılamışlardır. Pandemi döneminde online sitelerin kurduğu kargo otomatları 7&24 teslimat olanağı sağlaması, biriyle birebir iletişim halinde olmadan kargo otomatın verdiği talimatların girilmesiyle kargoya ulaşım sağlaması pandemi döneminde büyük kolaylık sağlamıştır. Bu çalışma, 4 hipotezi test etmek amacıyla anket yöntemi kullanılarak Sakarya Üniversitesi öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Soruların 3'ü demografik 11'i Covid 19'un bireylerin tüketim davranışlarına ölçmek ve salgınla ilgili sorulardan meydana gelmektedir. Anket soruları 384 kişiye uygulanmıştır. Anket sonuçları gösteriyor ki Covid 19 bireylerin tüketim davranışları üzerinde etkide bulunmuştur.

COVID 19KrizKriz yönetimi+6
Ayşe Peker Camuzcu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Marka şehir olma sürecinde Bursa: Türkiye'de Bursa algısı üzerine bir araştırma

Araştırmanın amacı marka şehir olarak Türkiye'de Bursa algısının incelenmesidir. Araştırmanın kapsamında 81 ilin ¼'ünün Türkiye'yi temsil edeceği varsayılmıştır. 12 ilde 1540 kişiyle anket uygulaması gerçekleştirilmiştir, 1540 kişi Türkiye evrenini temsil edecektir. 12 ilin belirlenmesinde Türkiye'de İBBS göre sınıflandırma kapsamında her bölgeden 1 il seçilmiştir. Verilerin toplanmasında anket formu kullanılmıştır. Anket formu kapsamında veriler toplanmıştır. Veri analizi SPSS 21 paket programında yapılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Genel olarak katılımcıların verdikleri cevaplar incelendiğinde, Bursa'ya yönelik olumlu bir marka algısının olduğunu söylemek mümkündür. Türkiye'nin farklı illerinde yaşayan katılımcılar tarafından Bursa marka değeri yüksek olarak görülen bir il olarak tespit edilmiştir. Bursa'nın tarihi güzellikleri, yeşilliği ve yemekleri gibi özellikleri, diğer illerde yaşayan kişiler tarafından marka algısını destekleyen unsurlar arasında yer almaktadır.

AlgıBursaMarka+2
Merve Yürekli
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin sosyal medya pazarlaması hakkındaki tutumları (Sakarya'da bir uygulama)

Teknolojinin ilerlemesi ve sosyal medyanın var olması ile hayatımızla bütünleşmiş bir parçası olan sosyal medya platformları ile birlikte her birimiz düşündüğümüz, yaptığımız, aldığımız, sattığımız, beğendiğimiz ya da beğenmediğimiz her şeyi bu uygulamalar aracılığıyla paylaşmaktayız. Bizlerin paylaştığı bu paylaşımlar ile işletmelerin ürünleri hakkında düşüncelerimize ulaşması kolaylaşmıştır. İki yönlü iletişimin sağlandığı sosyal medya uygulamaları ile geleneksel pazarlamanın da değiştiğini görmemiz mümkündür. Bu kapsamda sosyal medya pazarlamasının işletmeler için kullanımı yaygınlaşmış ve tüketicilere bunun aracılığıyla ulaşmak ve sorunları en hızlı biçimde çözmek ve güzellikleri en kısa sürede paylaşmak mümkün olmuştur. Tüketiciler açısından bakıldığında sosyal medya pazarlamasının kullanımının yaygın olduğu ve tercih edildiği görülmektedir. Fakat ülkenin ekonomik anlamda en temel yapı taşı olarak görülen KOBİ'lerin sosyal medya pazarlamasına bakış açılarına dair genel kabul edilmiş bir uygulama olmadığını kısmi olarak yapılmış az sayıda araştırma aracılığı ile de ifade edebiliriz. Bu kapsamda araştırmanın amacı, Sakarya ilinde faaliyet göstermekte olan KOBİ'lerin, sosyal medya pazarlamasını bir pazarlama yöntemi olarak işletmelerinde kullanıp kullanmadıklarını belirlemek ve sosyal medya pazarlaması hakkındaki tutumlarını ortaya çıkarmaktır. Çalışmanın evrenini Sakarya ilinde faaliyette olan KOBİ'ler oluşturmuştur. Çalışmanın 2021 yılında yapılması planlansa da pandemi sürecinin kısmen iyileşmeye başladığı ve işletmelerin değişimlere ayak uydurma sürecinde olması kısıtları sebebiyle 2022 yılında tamamlanmıştır. Araştırma kapsamında veriler nicel analiz yöntemlerinden biri olan anket yöntemi ile toplanmıştır. Çok sayıda işletmeye araştırma ulaştırılmış olsa da 207 katılımcıdan geri dönüş sağlanmıştır ve analizler SPSS programı aracılığıyla yapılmıştır. Verilere frekans ve ki-kare analizleri uygulanmış olup araştırmanın geçerliliği test edilmiştir. Çalışmanın sonucunda Sakarya'daki KOBİ'lerin %53,6'sının sosyal medya pazarlaması faaliyetini gerçekleştirdiklerini ve sosyal medya pazarlaması hakkındaki tutumlarının olumlu olduğu belirlenmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda KOBİ'lerin sektör, faaliyet süresi yada çalışan sayısı bakımından büyüklük durumu ne olursa olsun sosyal medya pazarlamasının KOBİ'ler açısından oldukça önemli bir pazarlama aracı olduğu belirlenmiştir.

Elektronik pazarlamaKOBİPazarlama+2
Esra Koç
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir halkının gözünde Eskişehir algısı ve imajı üzerine teorik ve uygulamalı bir çalışma

Bu çalışmanın amacı Eskişehir'in Eskişehir sakinlerince nasıl algılandığını ve toplumun gözlerindeki imajını ölçmektir. Bu kapsamda bu araştırma ile Eskişehir'in marka şehir olmak adına nasıl bir imaj oluşturduğunun da ölçülmesi hedeflenmiştir. Araştırmada Eskişehir toplumunun gözlerinde Eskişehir algısıyla imajı ölçülüp ilgili araştırmalar çerçevesinde Eskişehir'in marka imajının toplum nazarında nasıl algılandığı üzerinde durulmuştur. Marka kent olma bakımından imaj yaratmanın önemi ele alınmıştır. Bu çalışmada nicel veri toplama tekniklerinden anket yöntemi kullanılmıştır. Bu çerçevede rastgele örneklem yöntemi ile seçilmiş olan 406 bireyle yüz yüze görüşme tekniği ile anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre Eskişehir halkının gözünde Eskişehir denilince akla ilk gelen değerler Anadolu Üniversitesi, Odunpazarı evleri, Yılmaz Büyükerşen'dir. Ayrıca katılımcıların %92,84'ü Eskişehir'i modern bir şehir, %60,3'ü sanayi şehri, %75'i turizm şehri, 96,78'i eğitim şehri, %81,13'ü sakin ve güvenli bir şehir, %55,77'si ucuz bir şehir olarak görmektedirler. Ayrıca Eskişehir imajının kadınların gözünde erkeklere göre, evlilerin gözünde bekarlara göre, ev sahiplerinin gözünde kiracı, aileye ait ve lojmanda kalan katılımcılara göre, doktorların ve emeklilerin gözünde daha yüksek olduğu görülmüştür. Katılımcıların eğitim durumlarına, yaşlarına, ve gelir durumlarına göre Eskişehir'in imaj puanlarının farklılık göstermediği tespit edilmiştir.

AlgıMarkaMarka imajı+3
Gözde Erçoban
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital halkla ilişkilerde yeni sesli kültür: Yükseköğretimde podcast kanalları

Son yıllarda artan sosyal medya kullanıcı sayısı kurumların halkla ilişkiler çalışmalarını etkilemiş; hızlı, ucuz ve kolay kullanım sağlayan platformlar bu çalışmalarında önemli bir yer almıştır. Günümüzde kurumlar, sosyal medyayı önemsemekle birlikte alternatif mecralarda da varlık gösterme çabasındadır. Son yıllarda Spotify'ın yaptığı yeni yatırımlar sayesinde tanınırlığı ve kullanım oranları artan podcast platformları da bu mecralardan biridir. Araştırma, üniversitelerde yapılan halkla ilişkiler çalışmalarını podcastler üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Yapılan doküman analizi sonucu podcast yayını bulunan üniversitelerin listesi tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında kurumsal yayınlar amaçlı örneklem yöntemi ile seçilmiş ve araştırma grubu oluşturulmuştur. İncelenen yayınlar içerik analizi yöntemi ile kodlanmıştır. Kodlama cetveli literatürdeki çalışmalara ek olarak podcast yayınlarının dinlenmesi ile son şeklini almıştır. Çalışma neticesinde podcast yayınlarının üniversiteler tarafından kullanımına yönelik genel eğilimler ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda; Türkiye'deki 208 üniversite içinden 26 kurumun kurumsal podcast yayını bulunduğu tespit edilmiştir. 26 üniversitenin 18'i vakıf, 8'i devlet üniversitesidir. Vakıf üniversitelerinin devlet üniversitelerine göre daha fazla yayını bulunmaktadır. 279 yayın sayısı ile Yeditepe Üniversitesi en fazla yayını bulunan kurumdur. Yapılan içerik analizi sonucu; kurumların en çok bilgilendirme işlevinde yayın üretilmiş olduğu, tanıtım işlevinin ikinci sırada geldiği, üçüncü sırada toplumla ilişkiler işlevi, dördüncü sırada şehir ile bütünleşme işlevli yayınlar bulunduğu tespit edilmiştir. Son sırada akademik itibara yönelik yayınların bulunduğu ve yayın sayısının oldukça az olduğu gözlemlenmiştir. Ülkemizde podcast yayıncılığı gelişmektedir. Üniversitelerin içerik üretme konusunda zengin insan kaynağının varlığı ve hedef kitlesinin çoğunluğunun genç olması podcast yayıncılığı için kullanışlı bir mecra kılmaktadır. Platformda yayın yapan kurum sayısının ve yayın çeşitliliğinin artması ile gelecekte halkla ilişkiler faaliyetlerinde daha fazla kullanılacağı öngörülmektedir.

Halkla ilişkilerPodcastSayısallaştırma+1
Merve Doyuran
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Suskunluk sarmalı bağlamında #MeToo hareketinin sosyal medya kullanıcıları üzerindeki etkisi: Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi örneği

Sosyal medya ağları gün geçtikçe bireylerin hayatında oldukça önemli bir yere sahip olmaya başlamıştır. Sosyal medya, kişilerin kendi seslerini duyurmaya başladıkları ve benzer şeyleri tecrübe eden insanlarla iletişime geçtikleri bir ortam haline gelmiştir. Suskunluk sarmalı teorisine göre bireyler toplumun geneline uymayan bir görüşe sahipse, dışlanma korkusu hissedebilir ve buna bağlı olarak görüşlerini toplum içerisinde beyan etmeyip susma eğilimi gösterebilmektedir. Bireyler sosyal medyanın gücüne güvenerek hem toplumsal hem de bireysel olarak eksikliğini hissettikleri herhangi bir konu hakkında fikirlerini paylaşabilmektedir. #MeToo sosyal medya hareketi, 2017 yılından itibaren süregelen bir aktivizm hareketidir. Sosyal medyada, Akademi ödüllü eski film yapımcısı Harvey Weinstein'in cinsel taciz ile suçlanmasıyla patlak veren #metoo hareketi sürecine dünyanın birçok milletinden yüz milyonlarca insan sosyal medya ortamlarında destek vermiştir. Bu bağlamda araştırma çalışmasının uygulama aşamasında Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi kadın öğrencilerinin, cinsiyetçi söylem ve taciz durumlarına karşı hem bireysel ve toplumsal olarak hem de sosyal medyada ne tarz tepkiler verdiklerini öğrenmek için niteliksel araştırma yöntemi olan odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Her odak grup görüşmesinde 6 katılımcı vardır ve toplam 11 farklı odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiştir. 66 kişinin katıldığı bu odak grup görüşmelerinde her katılımcıya 10 adet soru sorulmuştur ve bütün görüşmeler ses kaydına alınmıştır. Katılımcıların, #MeToo ve diğer ilişkili sosyal medya aktivizm hareketleri hakkındaki görüşleri ve bu hareketlere katımları hakkında bilgiler edinilmiştir. Katılımcıların büyük çoğunluğu hayatları boyunca cinsiyetçi söylem ve taciz durumuna maruz kaldıklarını belirtmiştir. Katılımcıların hiçbiri sosyal medyada #metoo hareketine katılmamıştır. Katılımcıların büyük bir çoğunluğu kendi yaşadıkları cinsiyetçi söylem ve taciz olaylarını sosyal medyada paylaşmadıklarını belirtmiştir. Sadece sosyal medyada gündem olan kadına karşı şiddetin önüne geçmeye çalışan sosyal medya etiketlerine destek olup toplumun geneline uyma davranışı göstermişlerdir. Burada sosyal medya üzerinden suskunluk sarmalının kırılamadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.

MeTooSayısal aktivizmSosyal ağlar+4
Ferit Mehmet Eren
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gayrimenkul sektörü imajı ve ölçümü; Sakarya örneği

Literatürde şirketlerin kurumsal imajlarını ve etkileyen faktörleri inceleyen birçok çalışma bulunmaktadır. Bununla beraber gayrimenkul sektöründe kurumsal imaj algısını inceleyen çalışma sayısı oldukça sınırlıdır. Türkiye ekonomisinde gayrimenkul sektörü lokomotif görevi görmekle beraber gayrimenkul sektörüne yatırım yapacak yatırımcıların yatırım tercihlerinde firmaların imaj algıları önemli olmaktadır. Bu araştırmada Türkiye'nin önemli sektörlerinden biri olan gayrimenkul sektöründe yatırımcıların kurumsal imaj algılarının incelenmesi açısından önemlidir. Marka itibarı ile ilgili olarak toplum, tamamen kâr odaklı şirketlerden sosyal sorumluluk duygusu türeyen şirketlerin prestij sahibi olduğunu kabul eder. Bu bağlamda tüketiciler, satın aldıkları markanın çevreye ve topluma karşı sorumlu faaliyetlerine de değer vermektedir. Çalışana, topluma ve çevreye duyarlı çalışmalar toplum tarafından değer görmekte, şirkete ve projeye güven vermektedir. Şirketin sosyal değerini, iletişim ve tanıtım çalışmalarına canlılık katar, medya ilişkilerini güçlendirir. Bu nedenle, proje düzeyinde marka değeri yaratmanın somut olmayan bileşenlerine örnek olarak çevre bilinci, iş sağlığı, güvenliği, tedarik zinciri, çalışma tarzları/koşulları ve çalışanlara ve toplumun diğer kesimlerine yönelik sosyal sorumluluk odaklı çalışmalar verilebilir. Araştırmanın amacı gayrimenkul sektöründe kurumsal imaj algısının belirlenmesidir. Araştırmada nitel veri analizi yöntemi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu kapsamında veriler toplanmış ve analiz edilmiştir. Araştırmaya 20 kişi katılım göstermiştir. Araştırmada verilerin toplanmasında görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu yarı yapılandırılmış şekilde araştırmacı tarafından hazırlanmıştır.

Gayrimenkul sektörüGayrimenkullerKurum imajı+2
Nurullah Bahadır Çolak
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemi sürecinde tüketicilerin online alışverişlerindeki satın alma davranışlarına yönelik bir araştırma

Online alışveriş hayatımızın her alanında etkisi bulunan önemli konulardan biri haline gelmiştir. Online alışverişin tüketiciler açıcısından olumlu ve/ olumsuz yönleri bulunmaktadır. Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi ile birçok sektör değişime uğramıştır. Bu çalışmanın amacı ise pandemi öncesi, pandemi süreci ve pandemi sonrası olmak üzere bu üç dönemde Covid-19 pandemi etkisiyle değişen online tüketici davranışlarını, tüketim alışkanlıklarını ve satın alma davranışlarını incelemek ve farklılıkları ortaya koymaktır. Covid-19 pandemisi ile ilgili bu alanda birçok önemli çalışmalar yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir. Covid-19 pandemisinin birçok alanda fark edilen değişimi etkisi oluşmuştur. Covid-19 pandemisinin bu etkileri pandemi sonrasında da etkisini göstermiştir. Bu araştırmada diğer yapılan çalışmalardan farklı olarak Covid-19 pandemisinin etkilediği ve değiştirdiği online tüketici davranışları pandemi öncesi, pandemi süreci ve pandemi sonrası olacak şekilde üç dönem olarak ele alınış ve karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden birisi olan derinlemesine görüşme yöntemiyle Türkiye genelinden farklı demografik özelliklere sahip 60 kişi ile görüşme sağlanmıştır. Sorular pandemi öncesi, pandemi süreci ve pandemi sonrası olmak üzere kategorize edilmiştir. Katılımcıların sorulara vermiş olduğu cevaplar deşifre edilip, kodlar oluşturulmuş ve elde edilen veriler MAXQDA 2020 programında analiz edilmiştir. Analiz sonucunda incelenen Covid-19 pandemisinin etkisi ile pandemi öncesi, pandemi süreci ve pandemi sonrasındaki bu üç dönemde değişen, tüketici online satın alma davranışlarındaki farklılıklar ortaya konmuştur.

COVID 19PandemilerSatın alma davranışı+3
Seval Ertekin
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Halkla ilişkiler uygulamalarında yeni medyanın etkisini İnstagram üzerinden ölçümlenmesi (Uganda ve Sakarya İletişim Fakülteleri vaka analiz örneği)

Yeni medya, çevrimiçi olarak sunulan ve isteğe bağlı olarak erişilebilen içerikleri tanımlar. Yeni medyanın ortaya çıkması, Halkla İlişkiler alanında önemli etkiler yaratmış ve iletişim uygulamalarında dikkate değer dönüşümler getirmiştir. Web sitelerinden wikilere, podcast'lerden bloglara zamanın değişmesiyle birlikte, İnternet tabanlı iletişim teknolojileri Günümüz halkla ilişkiler uygulamalarının tasarlanma ve uygulanma şeklini değiştirmektedir ve tüm bunlar yeni medya sayesinde. Yeni medyanın bir özelliği olan sosyal medya, günümüzde pek çok kişi tanıtım, iletişim, farkındalık ve reklam amacıyla facebook, instagram, twitter ve bloglara kullanmaktadir. Bu, halkla ilişkiler profesyonellerinin yeni nesille başa çıkmak zorunda oldukları ve eski çalışma yollarından farklı olarak onlarla nasıl çalışacaklarını hem kolay hem de zorlaştırdı. Bu tezde hem Sakarya' da hem de Islamic University in Uganda' da iletişim fakültelerinde yeni medyanın özellikle Instagram'daki halkla ilişkiler uygulamalarına etkisini ölçeceğiz. 2021'de Instagram, uygulamayı her ay 1 milyardan fazla kişinin kullandığı ve dünyadaki tüm sosyal medya ağları arasında 4. sırada yer almaktadır ve dünyadaki 6 ağdan biri olmaya devam etmektedir. Yeni medya, Halkla İlişkiler uygulayıcılarının fikirlerini ve faaliyetlerini farklı platformlarda sergilemelerine yardımcı olduğunu kanıtlamakla kalmadı, aynı zamanda halkla doğrudan sohbet edebilir, anında geri bildirim alabilir ve onlarla ilişkiler kurabilir.

Halkla ilişkilerSosyal medyaTürkiye+5
Fauzıa Mohammed Ntulume
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Instagram'da fenomen kedilerle yapılan ınfluencer pazarlama çalışmaları üzerine niteliksel bir değerlendirme: Hosico cat örneği

Teknoloji, dijital dünyanın yüksek bir ivme ile büyüyerek gelişmesi sonucunda tüm sektörlerin dinamiklerini değiştirmiştir. Pazarlama da bu değişiklik ve yeniliklerden nasibini alan sektörler arasındadır. Geleneksel pazarlama anlayışının üstüne eklenen dijital pazarlama yöntemi, sektöre yeni bir soluk getirerek bazı komplike süreçleri daha eğlenceli ve daha ulaşılabilir kılmaktadır. Dolayısıyla yeniliklere ve gelişmelere sürekli açık olan yapısı, iş yapış biçimlerini de düzenli olarak değiştirmektedir. Influencer Pazarlama, dijital pazarlamanın yeni bir türü olarak literatürde yer edinirken, dinamikleri tam olarak oturmamış fakat yüksek ilgi ile karşılanmış ve merak konusu haline gelmiş bir pazarlama yöntemidir. Tüketicilerin, müşterilerin, pazarlamacıların, şirketlerin ve akademik araştırmacıların konu üzerindeki yoğun ilgisi, kısa sürede influencer pazarlamayı trend haline getirmiştir. Influencer pazarlamayı, yüksek takipçi kitlesine sahip olan fenomen bir Rus kedisi üzerinden anlatmayı hedefleyen bu tez çalışması; hem sektörü, hem sektörün dinamiklerini, influencer pazarlama çeşitlerini ve marka iş birliklerini objektif bir perspektiften aktarmayı amaçlamaktadır.

Dijital etkileyenlerFenomenlerKediler+7
Begüm İldem
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Advergame uygulamalarının marka imajını etkileme gücüne yönelik niteliksel bir analiz

Teknoloji birçok alanda insanoğlunun sosyal yaşamını önemli ölçüde etkisi altına almış ve aktif kanalların bir parçası haline gelmeyi başarmıştır. Özellikle son yıllardaki gelişim ve değişimler ile birlikte tüketim alışkanlıkları üzerindeki sanal hakimiyeti yadsınamaz bir gerçektir. Son dönemlerde tüketimin teknoloji ile harmanlanmış olmasından dolayı Advergame uygulamaları tüketim sektöründe önemli bir konumda yer edinmeye başlamıştır. Teknolojinin hayatımızla bütünleştiği bu dönemde Advergame ile tanıtılan bir ürün aynı zamanda bu uygulama ile tecrübe edilebildiğinden markanın hedef kitlesinin ilgisini daha hızlı ve etkili bir biçimde çekebilmesi kaçınılmazdır. Bu bağlamda Advergame markaların hedef kitlesi üzerindeki etkileme gücü açısından anahtar rol oynamaktadır. Bu araştırmada günümüz tüketim kültüründe rol almaya başlayan Advergame uygulamalarının, markaların hedef kitlesi üzerindeki etkileme gücü ve iknaya olan etkisi tartışılmıştır. Çalışmanın amacı Türkiye'deki sayılı markaların kullandığı Advergame uygulamalarının marka imajına etkilerini ve markaya kattığı yararların keşfedilmesini sağlamaktır. Advergame uygulamalarının tüketici üzerindeki etkisi ve marka imajını etkileme gücü yeni nesil tüketiciler üzerinden odak grup yöntemi ile tespit edilmiştir. Araştırmanın bulguları, Advergame uygulamalarının kullanıcılarda marka farkındalığı yarattığını ve kullanıcıların marka ve oyuna yönelik düşüncelerine olumlu yönde etki ettiğini ve tutumlarını şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca kullanıcıların zorunlu olmadan katıldıkları bu uygulamaların ürünlerin algılanan kalitelerine olumlu yönde katkıda bulunduğunu göstermektedir.

MarkaMarka iletişimiMarka imajı+2
Şeyda Nur Arapoğlu Kordon
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlı bireylerin Covid-19 pandemisinde çevrimiçi alışveriş süreçleri üzerine araştırma

Tüketici davranışları, içinde bulunduğu zamana ve sosyal faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösteren dinamik bir yapının ürünüdür. Tüketiciler, fizyolojik ve psikolojik güdülenmeler sonucunda yeni davranışlar geliştirmeye açıklardır. Bireyin tüketim alışkanlıkları satın alma öncesinde ve sonrasında edindiği deneyimler çerçevesinde gelişmektedir. Dinamik çevresel faktörler tüketicinin satın alma davranışlarını etkilemektedir bu bağlamda pandemi gibi kriz dönemlerinde bireylerin yeni tüketim mecralarına yönelmeleri ve bu mecralarda yeni alışkanlıklar edinimleri kaçınılmazdır. Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemi süreci ekonomileri, yaşamsal faaliyetleri, sosyal hayatları ve sektörel pazarları etkilemiştir, etkilemeye devam edeceği öngörülmektedir. Küresel salgının ne zaman son bulacağı yaşanan pandeminin getirdiği belirsizlik içerisinde henüz kestirilemiyorken, bireylerin ve sektörlerin yeni değişkenlere ayak uydurması zorunlu hale gelmiştir. Covid-19'un neden olduğu yeni yaşam biçimleri; önceden benimsenmiş olan alışkanlıkların, yaşam düzeninin ve sektörel çalışmaların dönüşümüne sebep olmuş ve yeni bir çağın kapısını aralamıştır. Bu çalışmada, DSÖ tarafından yaşlı olarak kabul gören 65 Yaş ve üzeri bireylerin bu yeni yaşam düzeninde çevrimiçi alışveriş süreçlerinde edindikleri deneyimlerin ortaya çıkarılması amaçlanmış olup bu bağlamda nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşme tekniği uygulanmıştır. Çalışmada, elde edilen verilerin analizi yapılarak; bireylerin yaş ve pandemi faktörü bağlamında dijital alışveriş araçları kullanımına, demografik faktörlerin teknolojik kullanımlarla ilişkilerine ve yaşlı tüketicilerin dijitalleşen yeni tüketim toplumunda yönelik tüm tutum ve davranışları teknoloji kabul modeli referans alınarak ortaya konmuştur.

KoronaPandemilerTüketim alışkanlıkları+5
Semanur Yaşaroğlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağının marka sadakati üzerine bir inceleme: Gloria Jean's ve Espressolab örneği

Küreselleşmenin bir sonucu olan ve gün geçtikçe sayısı artan üçüncü nesil kahve dükkânları, geliştirdiği yenilikler ile bireylerin sosyalleşme ve çalışma alanlarının dışına çok daha ötesine geçmektedir. Ülkemizde franchise hizmet veren markalardan olan ve sektörde hızla yükselen Gloria Jean's Coffees ve Espressolab markalarını ziyaret eden Z kuşağı bireylerin bu markalara duyduğu sadakati ölçmek çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Her iki markanın İstanbul Avrupa Yakası'ndaki kahve dükkanlarını ziyaret eden 1995 ve sonrası doğan 294 birey çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu çalışmada nicel araştırma yaklaşımlarından genel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın veri toplama aracı olarak ise iki bölümden meydana gelen anket kullanılmıştır. Veri toplama aracı olan anket hem online hem de fiziksel olarak örneklem grubuna ulaştırılarak elde edilen veriler SPSS 26.0 programı ile analiz edilerek Z kuşağının söz konusu iki markaya olan sadakati ölçülmüştür. Elde edilen veriler doğrultusunda Z kuşağı bireylerin her iki markaya duyduğu sadakatin, bu markaların sağladığı hizmet kalitesi ile arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Hizmet kalitesinin bireylerin mağazayı ziyaret sıklığını, tavsiye ve öneride bulunmalarını etkilediği de görülmektedir. Bu bağlamda hizmet kalitesinin yüksek olması bireylerin o kahve dükkanını ziyaret sıklığını arttırdığı gibi çevresine o markaya dair öneri ve tavsiyede bulunmak istediğini göstermektedir. Bir markaya dair ziyaret sıklığının artması ve öneri tavsiye de bulunulması o markaya duyulan sadakatin göstergesidir. Çalışmanın örneklemini oluşturan Z kuşağı bireylerin karakteristik özellikleri göz önünde bulundurulduğunda sadakat duygusunun oluşmasının işletmeler açısından çok daha zor olduğu düşünülmesine rağmen sonuçlar bu durumun aksine işaret etmektedir.

Derya Büyükduman
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Halkla ilişkiler uygulamalarında açık verinin kullanımı: İstanbul Büyükşehir ve Londra, New York Belediyeleri üzerine karşılaştırmalı bir analiz

Dijitalleşme, yeni teknolojiler ve buna bağlı olarak değişen iletişim modellerinin gelişmesiyle, veriler ve dolayısıyla veriye dayalı ekosistemler odak noktası haline gelmiştir. Verinin küresel ekonominin yeni sermayesi olarak görülmesine bağlı olarak ortaya çıkan kavramlardan birisi de Açık Veri kavramıdır. Herhangi bir telif hakkı, patent ya da diğer kontrol mekanizmalarına tabi olmaksızın herkes tarafından ücretsiz ve özgürce kullanılabilen ve dağıtılabilen veri anlamına gelen açık veri kavramı son 10-15 yıl içerisinde dünya genelinde birçok kurum ve kuruluş tarafından kullanılmaya başlanan bir kavram olarak dikkat çekmektedir. Bu araştırmada halkla ilişkiler uygulamaları ile açık veri uygulamalarının benzerlikleri üzerinde durulmuş ve bu benzerlikler Açık Kamu Verisi üzerinden değerlendirilmiştir. Çünkü kamu kuruluşları, coğrafi, turistik, istatistiksel ve ticari veriler, hava durumu bilgileri vb. gibi birçok farklı alanlarda en büyük veri yaratıcıları ve toplayıcıları arasında yer almaktadır. Bu veriler kamu politikası geliştirme ve hizmet sunumu için vazgeçilmez olmalarının yanında kamu kuruluşları bünyesinde bulunan halkla ilişkiler birimlerinin görevleri olan halkın yönetime katılımı, karar verme süreçlerinde yer alması, yenilikçi ürün ve hizmetler yaratma gibi birçok farklı açıdan da çok değerlidir. Bu araştırmanın amacı vatandaşa en yakın kamu kurum ve kuruluşu olan belediyelerin açık veri portallarını yeni bir halkla ilişkiler uygulaması gibi kullanarak vatandaşlar ile arasındaki iletişim, şeffaflık, güvenilirlik, hesap verilebilirlik gibi ilkeleri gerçekleştirirken aynı zamanda vatandaşlarına yeni istihdam yolları yaratmanın da mümkün olduğunu gözler önüne sermektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın örneklemini oluşturan İstanbul Büyükşehir, New York ve Londra Belediyelerinin açık veri portalları incelenmiş, 3 açık veri portalından 32 kategoride 4561 veri seti içerik analiz yöntemi ile kategorize edilerek UCINET programı aracılığı ile analize tabii tutularak sonuçları değerlendirilmiştir.

Esin Serin Aksoy
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Boris Johnson Party Gate krizinde aktarılan mesajların imaj restorasyon teorisi çerçevesinde incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, dönemin Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson'ın "Party-Gate" krizi sırasında kullandığı iletişim stratejilerini, İmaj Restorasyon Teorisi (IRT) çerçevesinde analiz etmektir. Bu analiz, siyasi figürlerin kriz süreçlerinde algısal imajlarını şekillendirme amacıyla iletişim stratejilerini nasıl kullandıklarına dair fikir yürütmeyi amaçlamaktadır. Çalışmadan elde edilen bulgular, Siyasi İmaj Restorasyon İletişimine teorik anlamda katkıda bulunmak, Kurumsal İletişim alanı için pratik çıkarımlar oluşturmak ve söz konusu literatüre katkıda bulunmak açısından ayrıca önem arz etmektedir. Çalışmanın metodolojik kısmı içerik analizine dayanmaktadır. Çalışma kapsamında, Boris Johnson ve ekibinin karantina kurallarını ihlal ettikleri iddialarına yanıt olarak gerçekleştirdiği açıklamalar ve kamuoyu yoklamalarına ait veriler, medya yayınları ve sosyal medya araçları üzerinden elde edilmiştir. Elde edilen veriler, sistematik olarak MAXQDA yazılımı aracılığıyla IRT'de belirtilen stratejilere karşılık gelen stratejiler bağlamında kodlanmıştır. Analiz sürecinde veriler, krizin başlangıcından sonuna kadar olan zaman diliminde, yıllık periyotlar halinde incelemiştir. Çalışmada elde edilen bulgular söz konusu yılların kapsamlı analizini ve ayrıca karşılaştırmalı analizlerini içermektedir. Araştırma sonucunda, Boris Johnson ve ekibinin kriz süreçlerinde kullandığı IRT stratejilerinin sınırlı etkilere sahip olduğu ve kamuoyu algısını şekillendirmede bir etkinlik gösteremediği bulgusuna ulaşılmıştır.

Havva Eylül Yücel
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Savunma sanayinde kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı

İşletmeler teknolojik gelişmeler sayesinde halkla ilişkiler aracı olarak kurumsal web siteleri kullanmaktadırlar. Bu sayede web sitelerinde yer ve zaman kısıdını ortadan kaldırarak küresel anlamda paydaşlarıyla hızlı iletişim kurabilmektedirler. Üretilen ürünler ve kullanılan teknolojiler kapsamında yapılan paylaşımlar işletmeler iletişim aracı olmaktadır. Dolayısıyla bu noktada kurumların web sitelerinde paylaştıkları olumlu haberler, tanıtım çalışmaları vb. faaliyetler paydaşlarıyla iletişimlerinde önem kazanmaktadır. Türkiye'de korunma ve müdafaa etme ihtiyacına yönelik geliştirilen ürünler ve teknolojik gelişmeler savunma sanayi sektörü firmalarının önemini artırmaktadır. Savunma sanayinde paydaşların küresel olarak iletişim kurabilmeleri için kurumsal web siteleri kullandıkları görülmektedir. Küresel çalışmaların ötesinde üretilen ürünler ve teknolojik gelişmeler savunma sanayi sektöründeki milli çalışmalara önem kazandırmaktadır. Bu noktadan hareketle çalışmada kurumların ekonomik sorumlulukları dışında kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarının araştırılması amacıyla savunma sanayi sektöründeki firmaların web sitelerindeki kurumsal sosyal sorumluluk uygulamaları incelenmiştir. Firmaların belirlenmesi kapsamında "Defence News" dergisi "Top 100" listesi 2022 sıralama verileri baz alınmış olup, Türkiye İhracatçılar Birliği'nin verilerinin de aynı yönde olduğu görülmüştür. Belirlenen firmalar Aselsan A.Ş. ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) olarak görülmektedir. Çalışmada içerik analizi yöntemi kullanılmış olup, kategorik bir analize tabi tutulmuştur. Türkiye Halkla İlişkiler Derneği'nin belirlediği kurumsal sosyal sorumluluk kategorileri kapsamında web siteleri üzerinden incelenmiştir. Belirlenen kategorilerden yola çıkılarak yapılan paylaşımların iletilme biçimlerine dair sorgulama yapılmıştır. Çalışmanın neticesinde her iki firmanın da web sitelerinde kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarına yer verdikleri görülmüştür. Kurumsal sosyal sorumluluk anlayışında firmaların en çok paylaşım yaptıkları kategoriler ve iletilme şekilleri kategorik bir analiz sonucu tespit edilmiştir.

Bilge Nur Altay
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ödüllü reklamlarda reklam çekiciliği kullanımı: Kristal Elma Yarışması kapsamında bir değerlendirme

Bu tezin amacı, Kristal Elma Yarışması'nda ödül kazanan reklamların, tüketicilerin duygusal tepkilerini ve marka bağlılığını nasıl etkilediğini anlamaktır. Mevcut araştırmaların genellikle rasyonel ve duygusal çekiciliklere odaklanmasına rağmen, mizah, cinsellik ve korku gibi çekiciliklerin bir arada kullanımına dair yeterli bilgi bulunmamasından dolayı bu çalışma önem arz etmektedir. Bu nedenle, özellikle TV/Sinema reklam filmlerinde bu çekiciliklerin bir arada nasıl kullanıldığını sistematik bir şekilde inceleyerek bu eksikliği gidermeyi amaçlamaktadır. Araştırma evreni, 35 yıl boyunca ödül kazanan Film-TV ve Sinema kategorisindeki tüm reklam filmlerini kapsamakta, örneklemi ise amaçlı örnekleme yöntemi ile 2023-2022-2021 yıllarında ödül almış 106 tekil reklam filmidir. Araştırmanın metodolojisi, nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizidir. Veriler önce SPSS 25.0 programı ile analiz edilmiş, ardından Maxqda 2020 programı ile kavram haritaları oluşturulmuş ve veriler karşılaştırılmıştır. Araştırma, Kristal Elma ödüllü TV/Sinema mecralarında yayınlanmış reklam filmlerinin %41.5'inin 2022 yılına, %31.1'inin 2021 yılına ve %27.4'ünün 2023 yılına ait olduğunu belirtmiştir. 2021 yılında en çok mizah çekiciliğinin (%70.60), 2022 yılında %68.63 ile en çok mizah çekiciliğinin ve 2023 yılında %77.14 ile en çok mizah çekiciliğinin kullanıldığı belirlenmiştir. En fazla ödül alan ürün kategorisinin yıllara göre değiştiği ve mizah çekiciliğinin kullanımının baskın olduğu gözlemlenmiştir. Araştırmanın sonuçları, reklam filmlerinde mizah, cinsellik ve korku çekiciliklerinin varlığının, incelenen dönemde mizahın daha baskın olduğunu ortaya koymaktadır. Mizah, cinsellik ve korku çekiciliklerinin yanı sıra diğer çekicilik türlerinin de kullanıldığı görülmüştür. Bu bulgular, reklam endüstrisinde başarılı kampanyaların hazırlanmasına yönelik gelecekteki çalışmalara ışık tutmayı amaçlamaktadır.

Seher Örnek
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Akaryakıt işletmelerinin kurumsal sosyal sorumluluk raporlarının incelenmesine yönelik bir araştırma

Günümüzde işletmeler küreselleşmenin etkisiyle kurumların misyon ve vizyon değerleri adına çeşitli toplumsal projeler üretmektedirler. Bu çalışmaların temelinde kar elde etme amacı olsa da toplumsal sorunlar üzerinde farkındalık oluşturma ve geniş ölçekli kitlelere iletme çabasındadırlar. Bu amaçla sosyal sorumluluk projeleri üretir ve farkındalık oluşturma çabası içerisindedirler. Sosyal sorumluluk, işletmelerin kendi hedeflerini gerçekleştirirken toplumsal talep ve beklentilere hassasiyet gösterilme ve bu doğrultuda stratejiler üretme çabasıdır. İşletmeler, sosyal sorumluluk projelerini toplumun her kesimine duyurabilmesi ve kaynak oluşturabilmesi noktasında raporlanmaya ihtiyacı duymaktadırlar. Bu maksatla global ölçekli işletmeler açık, şeffaf ve kurumsal etik değerleri ile örtüşen raporlama çeşitleri kullanmaktadırlar. Bu çalışmada, akaryakıt işletmelerinin kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin sosyal raporlama sistemi olan Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initative) standartları altında incelenmesine yönelik bir araştırmadır. Bu noktadan hareketle işletmelerin ekonomik sorumlulukları dışında, sosyal sorumluluk projelerinin belirlenmesi amacıyla, akaryakıt işletmelerinin kurumsal sosyal sorumluluk uygulamaları, küresel raporlama sistemi (GRI) standartları altında incelenmiştir. Kurumsal sosyal sorumluluk konuları, Türkiye Halkla İlişkiler Derneğinin belirlemiş olduğu standartlar olarak belirlenmiş olup, Küresel Raporlama Girişimi standartları ise, GRI-2 "Temel Konular" ve GRI-3 "Öncelikli Konular" iki ana başlık altında toplanmıştır. Çalışma kapsamında, 2015-2020 yılları arasında akaryakıt işletmeleri tarafından yayımlanan kurumsal sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik raporları içerik analizi tekniği çerçevesinde incelenmiş ve değerlendirmeye alınmıştır. Bu kapsamda dört akaryakıt işletmesi periyodik olarak KSS ve Sürdürülebilirlik raporlarına ulaşılmış olup, "Aygaz", "İpragaz", "Opet" ve "Tüpraş" örneklem olarak belirlenmiştir. Çalışmanın neticesinde, akaryakıt işletmelerinin küresel raporlama girişimi konularında raporlar sunduğu tespit edilmiştir.

Mehmet Ferhat Erdoğan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00