Konya Technical University
KTUN

Konya Technical University

Konya, Turkiye
Founded: 2018
Websitetwitterlinkedininstagramfacebook

1,280

Archived Theses

0

DOIs Assigned

2

Institute

0%

DOI Rate

Recently Added Theses

View All
Master'sOpen AccessTR

Farklı döşeme sistemine sahip betonarme yapıların değişik analiz parametrelerine ve diğer ülke yönetmeliklerine göre bazı imalat maliyetlerinin karşılaştırılması

Yapılar tasarlanırken kullanım amaçları, ekonomik koşullar ve inşa edildikleri bölgenin depremsellik durumu yapı maliyet koşullarını önemli ölçüde etkilemektedir. Ülkemiz dünya üzerinde aktif olan fay kuşakları üzerinde yer alan sürekli depremlere maruz kalan ve deprem gerçeği ile yüz yüze bulunan bir ülkedir. Bu yüzden depremler, kullanılan yapı sistemleri ve yapı kullanım amaçları yapı maliyetlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Yapıları depreme dayanıklı inşa etmek için deprem tehlikesi etkisinde bulunan ülkeler asgari koşulları içeren kendi yönetmeliklerini kullanmaktadırlar. Buna göre Avrupa topluluğu içerisinde yer alan ülkeler, birlikteliği sağlamak için depreme dayanıklı yapı tasarımı koşullarını içeren norm olan Eurocode 8'i kullanmaktadır. Eurocode 8 depreme dayanıklı yapı inşası için genel koşulları içermektedir. Yüksek depremselliğe sahip alanlarda Eurocode 8'e göre bazı deprem parametreleri ulusların kendi otoritelerine bırakılmıştır. Ülkemizde kullanılan deprem yönetmeliği ile Eurocode 8 depreme dayanıklı yapı tasarımının felsefesi açısından büyük benzerlikler taşımaktadır. Bu çalışmada ilk olarak yapısal tasarıma etki eden bina önem katsayısı, deprem bölgesi, döşeme sistemi değişimi ve bina katsayısının değişiminin yapı maliyetine etkisi araştırılmıştır. İkinci olarak ise Eurocode 8 ve TDY 2007 yönetmeliği tasarım koşullarına göre yapılan SDY betonarme çerçeveli bir sistemin iki farklı paket programa göre metraj ve maliyetlerinin karşılaştırılması yapılmıştır. Parametrik çalışmaya konu olan bina modelinde en uygun maliyetli döşeme sistemi kirişli döşeme sistemi, en fazla maliyetli döşeme sistemi ise kirişli döşemeye nazaran yaklaşık % 20'lik bir maliyet fazlasıyla kirişsiz döşeme olmuştur. Bina önem katsayısında en önemli yapı ile en önemsiz yapı arasında tüm döşeme sistemlerinde kalıp ile beton miktarında önemli bir atış meydana gelmemiş ancak donatı miktarında % 10-17'lik bir artış olmuştur. Deprem bölgesi değişikliğinde ise 1. ve 4. Derece deprem bölgeleri arasında özellikle donatı metrajında yaklaşık %10-30 arasında artışlar meydana gelmektedir. Yönetmeliklere göre maliyetlerin karşılaştırılmasını içeren tezin ikinci kısmında ise Eurocode 8'e göre hesaplanan binanın maliyetleri bizim yönetmeliğimize göre hesaplanandan daha fazla çıkmaktadır. Betonarme binaların depreme dayanıklı hesap kuralları açısından Eurocode 8'in bizim yönetmeliğimize göre daha kapsamlı bir yönetmelik olduğu söylenebilir.

Betonarme döşemelerDeprem yönetmelikleriEurocode 8+1
Kemal Uray
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kendiliğinden yerleşen betonlarda silis dumanı kullanımının, beton basınç dayanımına ve aderansa etkileri

Kendiliğinden Yerleşen Beton, yapısı itibarı ile kendi ağırlığı altında yerleşebilen, vibratör kullanılmadan sıkışabilen, içerisindeki hava boşluğunu atarak uygulama kolaylığı sağlayan en ulaşılmaz noktalarda kalıba uyum sağlayabilen akıcı kıvamlı bir beton türüdür. Günümüz gelişen teknolojisi ile birlikte kendiliğinden yerleşen beton gibi özel beton türlerinin üretimi ve kullanımı oldukça yaygın hale gelmiş ve bu yönde çeşitli çalışmalar yapılarak, birçok mineral ve kimyasal katkı maddeleri geliştirilmiştir. Bu çalışmada kendiliğinden yerleşen betonun özelliklerini oluşturan mineral katkılardan olan silis dumanının, beton basınç dayanımına ve aderansa etkileri incelenmiştir. Silis dumanının beton basınç dayanımına ve aderansa olan etkileri deneysel çalışma ile desteklenmiştir. Deney sonucunda, basınç dayanımı için optimum silis oranı %15 olarak elde edilmiştir. Çekip çıkarma deneyleri sonuçlarında ise silis dumanı kullanımı etki göstermemiştir.

Ahmet Keçeci
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi yapılarda taşıyıcı sistem özellikleri, hasarlar için onarım ve güçlendirme teknikleri, Zenburi mescidi'nin model analizi

Ülkemiz kültürel ve tarihi açıdan çok önemli ve değerli tarihi yapı envanterine sahiptir. Bu yapılar geçmişin binlerce yıllık kültür birikiminin ve medeniyetlerin emarelerini taşımaktadır. Ülkemizdeki tarihi yapılar o bölgedeki coğrafi, jeopolitik, sosyolojik, malzeme vb. birçok unsurdan etkilenerek yapılmıştır. Çoğu yığma yapı olarak inşa edilen yapıların günümüze kadar doğa ve insanoğlunun yıpratıcı etkilerine karşı ayakta kalmaya çalışmaktadır. Tarihi yapıların bu yıpratıcı etkilerden korunması gelecek nesillere güvenli bir şekilde aktarılması gerekmektedir. Çalışmamıza örnek teşkil edecek tarihi yapı; yüzyıllardır medeniyetlerin buluştuğu Anadolu Selçukluların payitahtı Konya ilindeki 13. yy. Selçuklu yapısı Zenburi mescididir. Mimarı açıdan kesit ve iç tasvir olarak kare bir plan üzerinde tek mekanlı, son cemaat yeri olan tuğla örgülü ve motifli büyük bir kubbeye sahip olan mescitte taşıyıcı sistemin durumu, kullanılan malzemelerin özellikleri, oluşan hasarların değerlendirilmesi, mevcut durumunun tespiti, uygun onarım – güçlendirme önerisinin yapılarak gelecek nesillere aktarılması, gerekli parametrelerin tartışılarak çözüm önerilerinin ortaya konması amaçlanmaktadır.

Fatih Mehmet Aşık
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Deprem performansı zayıf betonarme yapıların yatay rijitliğinin kullanıcı dostu sistemlerle artırılması

Ülkemiz mevcut yapı stoğunun çok büyük bir kısmı betonarme çerçeveli yapılardan oluşmaktadır. Geçmiş depremlerde betonarme yapılar ağır hasara ve göçmeye maruz kalmıştır. Depremlerden sonra meydana gelen yüksek can kayıpları, mevcut betonarme binaların güçlendirilmesi gerektiği gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Literatürde uygulanan pek çok güçlendirme yöntemi mevcuttur. Uygulanacak güçlendirme yöntemlerinin yapısal kapasite bakımından etkinliğinin yanı sıra, ekonomik olması ve imalat süresinin minimum olması da istenmektedir. Bu çalışmada, yatay rijitliği ve deprem dayanımı yetersiz betonarme binaların deprem performansının iyileştirmesi için, binanın dış cephesinden uygulanabilecek bir yöntem ele alınmıştır. Önerilen yöntemde, bina dış cephesinde bulunan akslara eklenen çelik çerçevelerin, bina yatay yük taşıma kapasitesine, rijitliğine yaptığı katkı ele alınmıştır. Bina dış cephesine eklenecek olan çelik çerçevenin, bina köşelerinde yerleştirilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla 6 katlı bir betonarme referans bina modeli üstünde doğrusal ve doğrusal olmayan analizler yapılarak çeşitli güçlendirme alternatifleri denenmiştir. Referans ve güçlendirilmiş bina modelleri üzerinde yapılan analizler sonucunda binanın yatay yük taşıma kapasitesindeki ve rijitliğindeki artışın yanı sıra, her bir kolonda meydana gelen iç kuvvet değişimleri de incelenmiştir. Doğrusal ve doğrusal olmayan analizlerin sonuçları karşılaştırılmıştır. Çalışmada ayrıca binada uygulanacak güçlendirme çalışmasının, bina görünüşüne ve estetiğine olan etkisi de görsel olarak ele alınmıştır.

Betonarme binalarDepremDoğrusal olmayan analiz+2
Ali Serdar Ecemiş
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Meteorolojik verileri kullanarak aylık tava buharlaşmasını tahmin etmek için yapay zeka metotlarının uygulanması

Bu çalışmada aylık açık yüzey buharlaşma tahmini amaçlanmıştır. Aylık buharlaşmayı tahmin etmek için, Türkiye'deki Konya Kapalı Havzası'nda Devlet Meteoroloji İşleri tarafından işletilen üç istasyonun (Konya, Karaman, Aksaray) toplam yağış, ortalama sıcaklık, minimum sıcaklık, maksimum sıcaklık, ortalama rüzgâr hızı, ortalama nispi nem, ortalama buhar basıncı ve ortalama atmosferik basınç meteorolojik verileri yapay zeka tekniklerine input olarak kullanılmıştır. İstasyonların aylık buharlaşma tahmini için, MLP-SCG, MLP-GDX, RBNN, GRNN, ANFIS, ε-DVR'yi içeren yapay zeka metodları kullanılmıştır. Sonuçlar, FAO-Penman-Monteith, Priestley-Taylor, Meyer ve Romanenko ampirik denklemlerinin sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır. Geliştirilen modellerin uygulanabilirliğini değerlendirmek için, Nash-Sutcliffe etkinlik katsayısı (NSE), ortalama mutlak hata (MAE) ve karekök ortalama karesel hata (RMSE) kullanılmıştır. Üç istasyonun sonuçlarına göre, en başarılı yapay zeka metodu, Karaman ve Aksaray istasyonlarında ε-DVR, Konya istasyonunda ise MLP-SCG modeli olmuştur. Buharlaşma tahmini için, kullanılan yapay zeka metotları arasında en kötü performans, Karaman ve Konya istasyonunda GRNN, Aksaray istasyonunda ise ANFIS metotlarında elde edilmiştir. Kullanılan ampirik denklemlerin sonuçları, FAO-Penman-Monteith denkleminin üç istasyonda da diğer ampirik denklemlerden daha başarılı olduğunu göstermiştir. Uygulanan modeller karşılatırıldığında ise buharlaşma tahmini için yapay zeka metotlarının ampirik denklemlere oranla daha başarılı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Buharlaşma, İklim Değişikliği, Konya Kapalı Havzası, Yapay Zeka Metotları.

BuharlaşmaKonya havzasıYapay zeka+1
Ayşe Özel
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Kaynak çeşitliliğine bağlı olarak elektrik enerjisi fiyatlandırma algoritmalarının oluşturulması

İletim sistemi kullanıcıları için elektrik enerjisinin fiyatı ortaya çıkarılırken temel olarak iki bileşen dikkate alınmaktadır. Bunlar; üretim ve iletim maliyetleridir. Üretim maliyeti olarak ilk yatırım, işletme, yakıt gibi bazı veriler sıralanabilir. Kullanılan kaynağın türüne bağlı olarak birbirinden oldukça farklı maliyetlerle elektrik enerjisi üretilebilmektedir. İletim maliyetleri olarak ise iletim sisteminde kullanılan trafo merkezleri ve iletim hatlarının yatırım ve işletme giderleri sayılabilir. Ancak yapılan hesaplamalarda üretim kaynağının türü ve tesisin coğrafi konumu göz önüne alınmadığından bazı kullanıcılar için dezavantajlı fiyatlar ortaya çıkmaktadır. Diğer taraftan enterkonnekte sistemin gelişimi ve homojen yapısı da bu adil olmayan fiyatlandırma yöntemlerinden olumsuz etkilenmektedir. Önerilen fiyatlandırma algoritması; bara bazında iletim maliyetleri Yatırım Maliyetine Dayalı Fiyatlandırma (YMDF) yöntemi ile üretim maliyetleri de her kaynağın türüne göre ayrı ayrı hesaplanması üzerine kurulmuştur. Bu iki önemli veriyi Dinamik Programlamanın aşamalı çözüm tekniğinde kullanmak için türetilen Çoklu Aşamalı Dinamik Programlama (Multi-Stage Dynamic Programming – MSDP) olarak isimlendirilen metod ile algoritma oluşturulmuştur. Örnek bir dengeli sistem kesiti üzerinde MSDP yöntemi ile oluşturulan fiyat fonksiyonlarının sonuçları geleneksel fiyatlandırma yöntemlerinin sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca MSDP yöntemi, IEEE-30 bara test sistemi üzerinde de uygulanarak elde edilen sonuçlar mevcutta uygulanan değerlerle karşılaştırılmıştır. Homojen bir enterkonnekte sistemin sağlanabilmesi için, üretici ve tüketicilere farklı fiyat alternatifleri sunulabilmesi açısından önemli fayda sağlayacak bir yöntem olduğu gözlemlenmiştir.

Hayri Oğurlu
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00