Kırşehir Ahi Evran University
Anabilim Dalı

Sosyal Bilgiler ve Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı

Kırşehir Ahi Evran University

24

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

24 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuk edebiyatının temel ilkeleri bakımından Memduh Şevket Esendal'ın öykülerinin öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırma, çocuk edebiyatının temel ilkeleri bakımından Memduh Şevket Esendal'ın öykülerini öğrenci görüşlerinden yola çıkarak değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, ilköğretim ikinci kademeden 35 öğrenciyle görüşülmüş ve görüşme sonucu elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma, Kahramanmaraş ili Dulkadiroğlu ilçesinde bulunan Yavuz Selim Ortaokulunda 2016-2017 eğitim-öğretim yılında ilköğretim 7. ve 8. sınıfa devam eden öğrencilerle, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Memduh Şevket Esendal'ın uzman görüşüyle belirlenen 12 öyküsü üzerine sorulan soruları yanıtlamaları için öncelikle öğrencilere öyküler okutturulmuş, ardından öğrencilerle yüz yüze görüşülerek onlara öyküler hakkında, çocuk edebiyatının temel ilkeleri çerçevesinde oluşturulan sorular yöneltilmiş ve öykülerin anılan ilkelere uygun olup olmadığı öğrencilerin bakış açılarından hareketle belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda Memduh Şevket Esendal'ın öykülerinin genel itibariyle, ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin seviyesine uygun olduğu, çocuk edebiyatının temel ilkelerine dayandığı ve öğrencilere okutulabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır.

Esendal, Memduh ŞevketHikayeOkuma ve hikaye anlatımı yolu ile dil beceri öğretimi+3
Bedirhan Arıkan
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erdem değer eylem modeli kapsamında sosyal bilgiler dersindekapsayıcı eğitime yönelik değer etkinlikleri: Öğretmen uygulamaları ve görüşleri

Bu çalışmanın amacı, Sosyal Bilgiler dersinde Erdem-Değer-Eylem Modeli kapsamında kapsayıcı eğitime yönelik yürütülen değer eğitimi etkinliklerinin öğretmen uygulamaları ve görüşleri doğrultusunda incelenmesidir. Araştırma nitel yöntemle yürütülmüş ve veri toplama aracı olarak yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma katılımcıları amaçlı örnekleme yoluyla İzmir ilinin farklı ilçelerinde görev yapan MEB Sosyal Bilgiler öğretmenlerinden oluşmaktadır. Veriler içerik ve betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmenler modeli genellikle olumlu bulmakta; iş birliği, adalet, hoşgörü gibi değerlere öncelik vermekte ve kapsayıcı eğitimin değer eğitimiyle bütünleştiğini ifade etmektedir. Öğretmenlerin uygulamada zaman, materyal ve destek eksikliği gibi bazı sorunlar yaşadıkları da ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede araştırma bulgularına dayalı öneriler geliştirilmiştir.

Yağmur Filiz
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin coğrafi kavramlara yetişi düzeyi (Demirci ilçesi örneği)

Bu araştırma, Ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin coğrafi kavramlara yetişi düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Manisa Demirci ilçe merkezinde bulunan 5 ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Bu okullar 75.Yıl İlköğretim Okulu, İmam-Hatip Ortaokulu, Fatih Ortaokulu, Makine-Kimya- Hüseyin Çamtepe Ortaokulu, Ziya Gökalp- Nurettin Kelem Ortaokuludur. Araştırma, adı geçen okulların 2018-2019 eğitim öğretim yılında 7.sınıfa devam eden 394 öğrenciyi kapsamaktadır. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Çalışmada kullanılacak ölçme aracı araştırmacı tarafından geliştirilmiş olup etik kurul incelemesinden geçirilmiştir. Sosyal Bilgiler kavramlarının yetişi düzeyini belirlemeye yönelik bu ölçek 40 sorudan oluşmaktadır. Öğrencilerden her soru için alınan cevaplar, uygun kategorilere işaretlenmiş, frekans (f) ve yüzdeleri (%) hesaplanarak tablo haline getirilmiştir. Böylece Sosyal Bilgiler Dersi Programında kazandırılması hedeflenen kavramlara yetişi düzeyleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır.

Coğrafi kavramlarKavramlarKavramsal öğrenme+4
İrem Sağlam
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hikayesi olan deyimlerin drama yöntemiyle öğretilmesi

Bu çalışmayla söz varlığımızın önemli bir parçası olan deyimlerin öğretilmesinde drama yöntemi seçilerek hikâyesi olan deyimlerin kalıcılığı ve günlük yaşamın bir parçası hâline getirilmesi amaçlanmıştır. Drama yöntemi yaşamın değinme ve yüzleşme alanıdır. Bu yöntem sayesinde öğrencilerin deyimlere değindiği ve gerçek yaşamın küçük kesitini sahneledikleri için bu deyimlerle birebir yüzleştikleri gözlenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden zayıf deneysel desenler yöntemi uygulanmıştır. Zayıf deneysel desenler yöntemi tek grup üzerinde yapılan çalışmayı esas alır. Seçilen deyimler bir anketle belirlenmiş ve bu deyimlerin yer aldığı 10 soruluk bir ön-test, son-test hazırlanmıştır. Bu doğrultuda çalışmamız Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi drama sınıfında yapılmıştır. 10-12 yaş aralığında 20 öğrenci seçilmiş ve öğrenciler 5 haftalık bir uygulamaya geçmeden önce 10 deyimin yer aldığı ön-testi cevaplamıştır. Ön-test sonrası 5 haftayı kapsayan ders planı çerçevesinde hikâyesi olan deyimler drama yöntemiyle öğrencilere sunulmuş, öğrenciler sürecin bir parçası hâline gelmiştir. Süreç sonunda son-test ve 4 hafta aradan sonra kalıcılık testi uygulanarak seçilen yöntemin başarısı belirlenmiştir. Süreç öncesi, sırası ve sonrası elde edilen veriler tablolar hâlinde çalışmamızda verilmiştir. Drama yöntemi sayesinde öğrencide; başarma ve öğrenme ihtiyacı gerektiren durumlarda görülen endişe azalmış, yaratıcılık ve estetik duyguları gelişen öğrenci yaratım sürecinin parçası olmuş, öğrenci eğlenirken öğrenmiş, gerçeği sembolik temsillerle ele alarak soyut-somut ilişkisini kendi içinde çözümleyebilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre dramanın soyut bir anlatım unsuru olan deyimlerin öğretiminde daha kolay ve kalıcı öğrenmeyi sağladığı gözlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar esas alınarak birtakım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Drama yöntemi, deyim, öğrenci, öğretim.

DeyimlerDramaTürkçe öğretimi
Tuğrul Gökmen Şahin
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin kullandıkları dil öğrenme stratejileri

Günümüzde yabancı dil bilmenin önemi her geçen gün artmaktadır. Bu duruma paralel olarak diğer diller gibi Türkçe de yabancı dil olarak öğrenilmek istenen bir dil haline gelmiştir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenmek isteyen öğrenciler Türkçe öğrenmek için Türkiye'ye gelerek çeşitli kurumlarda eğitim alabilmektedirler. Ancak öğrenciler çeşitli nedenlerden dolayı dil öğrenme sürecinde bazı zorluklar yaşamaktadırlar. Oysaki bu öğrencilerin dil öğrenme sürecinde dili daha etkin ve kalıcı bir şekilde öğrenebilmesi için çeşitli dil öğrenme stratejileri mevcuttur. Dil öğrenme stratejileri öğrenenlerin öğrenme süreci boyunca kullandıkları yöntem, teknik ve taktiklerin tamamı olarak tanımlanabilir. Dil öğrenme stratejileri öğrenenlerin öğrenme sürecini kolaylaştırdığı gibi aynı zamanda bu süreçteki öğrenilenlerin kalıcı olmasını da sağlar. Bu nedenle öğrenenlerin dil öğrenme stratejilerini kullanma düzeylerinin belirlenmesi ve bu konu hakkında bilgilendirilmesi dil öğrenme süreci için hayatȋ önem arz etmektedir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin kullandıkları dil öğrenme stratejilerinin tespit edilmesini ve bu stratejilerin çeşitli değişkenlerle olan ilişkisinin ortaya konulmasını amaçlayan bu araştırmada "betimleyici tarama modeli" kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında çeşitli Yabancılara Türkçe Öğretim Merkezlerinde eğitim öğretim gören B1 ve B2 seviyesindeki 269 öğrenci oluşturmaktadır. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin kullandıkları dil öğrenme stratejilerini belirlemek için Oxford (1990) tarafından geliştirilen Cesur ve Fer (2007) tarafından İngilizceden Türkçeye çevirilen Dil Öğrenme Stratejileri Envanteri ile kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler Spss 21.000 programında t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yardımıyla çözümlenmiştir. Yapılan analiz sonucunda Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin dil öğrenme stratejilerini kullanma sıklığının yüksek seviyede olduğu ve öğrenenlerin en fazla üstbilişsel ve sosyal stratejileri, en az da hafıza stratejilerini kullandığı belirlenmiştir. Araştırmanın bir başka alt problemi olan Türk televizyon kanallarını izleme değişkeninde de istatistiki olarak anlamlılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın diğer alt problemleri olan Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin kullandıkları dil öğrenme stratejilerinin cinsiyet, Türkçeyi öğrenme zorluğu algısı, ana dillerinin Türkçe öğrenirken katkı sağlama durumu, öğrencilerin Türkiye'de bulunma süresi ve Türkçe öğrenme amacı değişkenlerinin toplam puanlarında istatistiki olarak anlamlılık göstermediği tespit edilmiştir.

Dil öğrenimiDil öğrenme yöntemleriTürkçe+6
Dilek Baz
Zonguldak Bülent Ecevit University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki bilinmeyen sözcüklerin içselleştirilme durumunun belirlenmesi

Bu araştırma ile Türkçe ders kitaplarındaki bilinmeyen sözcüklerin bir eğitim öğretim yılı sonunda öğrenciler tarafından içselleştirilme durumunun saptanması amaçlanmıştır. Veriler, tabakalı amaçsal örnekleme (stratified purposeful sampling) yöntemine göre seçilen 373 öğrencinin oluşturduğu çalışma grubundan toplanmıştır. Ön-test verileri, öğretim yılının birinci ve üçüncü haftasında okuma formları ve sözcük testi ile elde edilmiştir. Toplanan veriler araştırma çerçevesinde hazırlanan veri işleme tablosuna aktarılmıştır. Son-test verileri ise eğitim öğretim yılının ikinci yarıyılı 24. haftasında son tema tamamlandıktan sonra uygulanmıştır. Veri işleme tablosuna aktarılan ön-test ve son-test verilerinin yer aldığı tablolarda öğrencilerin ne kadarlık ilerleme kaydettiği belirlenmiştir. Bu belirlemede, betimsel ve karşılaştırma çözümlemelerinden yararlanılmıştır. Yapılan çözümleme sonucunda eğitim öğretim süreci sonunda öğrencilerin sözcük dağarcığına %13,57 oranında yeni sözcük aldığı saptanmıştır. Eğitim öğretim süreci sonunda bir öğrencinin sözcük dağarcığındaki gelişimin ise yaklaşık %0,26 olduğu ve bu oranın da ortalama 2,35 sözcüğe denk geldiği bulgulanmıştır. İçselleştirilerek alıcı ve üretici sözcük dağarcığına alınan sözcüklerin görünümü, sınıf düzeyi ve okulların sosyoekonomik durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Araştırmanın sonuçları, eğitim öğretim süreci sonunda öğrencilerin alıcı ve üretici sözcük dağarcığına yeterince sözcük almadıklarını ortaya koymuştur. Bu bakımdan sözcük öğretiminde alıcı ve üretici sözcük dağarcığını oluşturan okuma, dinleme, konuşma ve yazma süreçlerinden mutlaka yararlanılmalıdır.

Ders kitaplarıOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+5
Ayşe Nur Şirin
Zonguldak Bülent Ecevit University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyet'in ilk yıllarında vatandaş eğitiminin temelleri (1923-1938)

Cumhuriyetin kurulmasıyla müfredat programlarında Cumhuriyet vatandaşının sahip olması gereken bilgi, beceri ve değerler doğrultusunda değişiklikler yapılmıştır. Bu dönemde devletin ideolojisi ve ideal insan yetiştirme hedefi ders kitaplarına yansımış ve ders kitapları bu doğrultuda yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca vatan sevgisi ve millet olma bilinci de ulaşılmak istenen hedeflere uygun olarak ders kitaplarında yer almıştır. Cumhuriyetin gerektirdiği ideal insan modelinin oluşturulmasında okullarda verilen vatandaşlık eğitimi büyük rol oynamıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında yetişecek nesillere Cumhuriyet rejimini benimsetmek, devletin temel felsefesi olmuştur. Atatürk, tarih araştırmalarıyla yakından ilgilenmiş, milli tarihimizi oluşturmak için yapılan çalışmalara öncülük etmiştir. Bu dönemde Türkler hakkındaki asılsız iddialara cevap verebilmek için tezler ortaya atılmıştır. Bu çalışmada Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk Tarih Tezi ve Güneş Dil Teorisi doğrultusunda milli duyguları benimsemiş nesiller yetiştirmek için nasıl hareket edildiği ve vatandaş eğitiminin hangi temellere dayandırıldığı ele alınmıştır. Atatürkçü düşünceyle ulusal kimliğin inşası tarih, dil, coğrafya, beden terbiyesi ve spor, arkeoloji, antropoloji ve yurt bilgisi alanlarında işlenmiştir. Sözü edilen bu alanların ders kitaplarına yansımaları ve vatandaş eğitimine katkıları ele alınmıştır. Özellikle Atatürk tarafından kaleme alınmış olan büyük eser 'Nutuk' ve Atatürk'ün direktifleriyle Afet İnan tarafından yazılmış olan 'Vatandaş İçin Medeni Bilgiler' kitabı çalışmada yararlanılan başlıca kaynaklar olmuştur. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve literatür tarama yöntemleri kullanılmış; Cumhuriyetin ilk yıllarında okutulan ders kitaplarından temin edilenler, o dönemi konu alan kitaplar, dergi, makale ve tezlerden yararlanılmıştır.

Cumhuriyet DönemiDers kitaplarıGüneş Dil Teorisi+2
Zuhal Kondu
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler dersinde yerel tarih öğretimine ilişkin sosyal bilgiler öğretmen adaylarının görüşlerinin belirlenmesi (MAKÜ örneği)

Sosyal bilgiler, bireyi merkeze alan ve bireyin çevresindeki çeşitli etkenlerle etkileşimini inceleyen bir ders olarak karşımıza çıkmaktadır. Sosyal bilgiler dersi etkin bir vatandaş olmamız adına bize birtakım bilgi, beceri ve değerleri kazandırmayı hedeflemektedir. Bu noktada birçok yöntem, teknik vb. etkin şekilde yararlanılmaktadır. Yerel tarih öğretimi de bunlardan biridir. Yeni sosyal bilgiler dersi öğretim programlarında yerel tarih konularına yer verilmesi gerektiği önemle vurgulanmıştır. Yerel tarih, çocuğun kendisine yakın ve daha somut olan yaşadığı çevreyi tanımasını sağlayacaktır. Yakın çevresini tanırken zaman içerisindeki değişimini de inceleyecektir. Böylelikle çocuk geçmiş, bugün ve gelecek arasındaki bağlantıyı daha kolay kavrayabilecektir. Bahsedilen bu durumlar elbette öğretmenin uygulayacağı etkinliklerle meydana geleceğinden öğretmenlerin yerel tarih öğretimine yönelik bilgi sahibi olması gerekmektedir. Bu çalışma Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının yerel tarih öğretiminin önemine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla 2022-2023 eğitim-öğretim yılı Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü'nde öğrenim gören 68 öğretmen adayıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Öğretmen adaylarına uzman görüşü alınarak hazırlanmış 8 soru sorulmuştur. Veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; sosyal bilgiler öğretmen adaylarının yerel tarih kavramına yönelik tanımlamaları literatürde geçen tanımlamalarla benzerlik göstermektedir. Öğretmen adaylarının çoğunluğu yerel tarih öğretiminin sosyal bilgiler dersi kapsamında kullanılmasının uygun olduğunu belirtmiştir. Öğretmen adayları yerel tarih öğretiminin sağlayacağı faydaları kalıcı tarih öğretimi sağlar, öğrenmeyi kolaylaştırır, nitelikli öğrenme sağlar şeklinde vurgulamışlardır. Öğretmen adayları sosyal bilgiler dersi kapsamında gerçekleştirilen yerel tarih öğretiminde kullanılabilecek kaynakların gezi, bilimsel yayınlar, arşiv belgeleri, yazılı ve sözlü kaynaklar olduğunu belirtmiştir. Sosyal bilgiler öğretmen adayları yerel tarihi sosyal bilgiler dersi öğretim programındaki öğrenme alanlarından en çok kültür ve miras öğrenme alanıyla ilişkilendirmiştir. Öğretmen adayları yerel tarihin TC. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük, Eski Türk Devletleri, Osmanlı Devleti ve Millî Mücadele Dönemi konularının öğretilmesinde kullanılabileceğini ifade etmiştir. Öğretmen adayları yerel tarih öğretiminde gerçekleştirilen uygulamalarda karşılaşılabilecek sorunları kaynakların yetersizliği, kaynaklara ulaşmada zorluk ve hazırbulunuşluk düzeyi olarak belirtmiştir. Öğretmen adayları lisans süresince aldıkları eğitimin yerel tarih öğretiminin öğretim süreçlerinde kullanımı noktasında katkı sağladığını ifade etmiştir.

Sümeyye Polat
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muzaffer İzgü'nün çocuk romanlarına yansıyan sözvarlığı üzerine bir inceleme

Bu çalışma Muzaffer İzgü'nün çocuk romanlarında yer alan sözvarlığı öğelerini ve kullanım sıklıklarını incelemek için yapılmıştır. Bu amaçla yazarın çocuk edebiyatı alanında yazmış olduğu bütün romanları okunmuş ve kullanılan sözvarlığı öğeleri (atasözleri, deyimler, terimler, ilişki sözleri…), bu ögeleri ne sıklıkta kullandığı belirlenmiştir. Yazarın çocuk edebiyatı eserlerinden roman türünde olan 38 kitabı incelenmiştir. Kitaplar içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Verilerin çözümlenmesinde sıklık ve yüzde hesaplamaları yapılmıştır. Çalışmada "Türkçenin Sözvarlığı" ana kategori; "atasözleri", "deyimler", "ikilemeler", "terimler", "ilişki sözleri", "kalıplaşmış sözler", "çeviri sözcükler", "yabancı sözcükler", "bilmeceler", "tekerlemeler", "argo sözcükler" ve "Anadolu ağızları" ise alt kategoriler olarak belirlenmiştir. Yazarın tüm çocuk edebiyatı romanları sözvarlığı açısından taranarak, her bir kitaptaki sözvarlığı öğeleri girdikleri alt kategoriye göre abecesel olarak sıralanarak belirtilmiştir. Her kitap için sözvarlığını oluşturan dilsel öğelerin sıklık ve yüzdelerinin belirtildiği tablolar oluşturulmuştur. Bu bağlamda yazarın sık kullandığı sözvarlığı ögeleri göz önüne alınarak yorumlanmıştır. Bu çalışmada, yazarın romanlarında sözvarlığının çeşitli öğelerine yer verdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu öğeler arasında en çok ikilemelerin yer tuttuğu ardından deyimlerin, ilişki sözlerinin, Anadolu ağızlarının, terimlerin, yabancı sözcüklerin ve tekerlemelerin geldiği belirlenmiştir. Yazarın tüm çocuk romanlarında sadece bir tane bilmeceye rastlanmış; argo sözcükler, kalıplaşmış sözler ve atasözlerini ise diğer sözvarlığı öğelerine göre daha az kullandığı belirlenmiştir.

Kevser Ezgi Kazan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin Türkçe öğretim kitaplarını anlayabilmesi için gereken sözcük sayılarının belirlenmesi

Yabancı dil öğretiminde Türkçe öğretim setleri Türkçe öğrenmek isteyen bir öğrenci için önemlidir. Çünkü dil öğrenmek isteyen öğrenci ilk olarak TÖMER ve dil kurslarında çeşitli yayınevlerinin Türkçe öğretim setlerini kullanmaktadır. Türkçe öğrenmek isteyen bir öğrencinin öncelikle sözcük dağarcığının oluşturulması gereklidir. Bunun için de sözcük dağarcığının genişletilmesi, yeni sözcüklerin bireyin sözcük dağarcığına kazandırılması için kitaplardan yararlanılması kaçınılmazdır. Yabancılara Türkçe öğretiminde gereksinim duyulan sözcükler ve söz öbeklerinin bilinmesi dil öğrenen öğrencinin okuduğu metinleri anlaması açısından önemlidir. Bu araştırmada bir öğrencinin yabancı dil öğretim setlerindeki metinleri okuyup anlayabilmesi için sıklık sözlüklerindeki ilk kaç sözcüğü bilmesi gerektiğini belirlemek amaçlanmıştır. Bu bağlamda araştırmada İzmir Yabancılar için Türkçe ve Yabancılar için Türkçe Gazi dil öğretim setlerinin A1, A2, B1, B2 ve C1 düzeylerinde 10 ders kitabı doküman olarak belirlenmiş ve incelenmiştir. Derlenen bu kitaplardaki sözcüklerin yapılan benzer araştırmalardaki kriterler ölçüt alınarak "Simple Concordance 4,0,9" programı desteği ile sözcük sıklıkları belirlenmiş, kitapların düzeylerine göre sözcük listeleri hazırlanmıştır. Kitaplardaki sözcükler "Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğü" (Göz, 2003) ve "Türkçe Sıklık Sözlüğü: Öğrenenler İçin Temel Sözcük Bilgisi" (Aksan, Aksan, Mersinli ve Demirhan, 2017) adlı sözlükleri karşılaştırılmış ve bu sözlüklerdeki sözcükleri ne oranda kapsadığı saptanmıştır. Araştırma sonucunda İzmir Yabancılar için Türkçe, Türkçe öğretim setlerindeki kitaplarda 63240 çalışır sözcük, 12341 sözcük çeşidi, Yabancılar için Türkçe Gazi, Türkçe öğretim setlerindeki kitaplarda 28975 çalışır sözcük, 8439 sözcük çeşidi saptanmıştır. Bir öğrencinin Yabancılar İçin Türkçe Gazi dil öğretim setindeki kitapları anlayabilmesi için Göz'ün (2003) sıklık sözlüğündeki ilk 13000+ ve Aksan vd.'nin (2017) sıklık sözlüğündeki 5000+ sözcüğü, İzmir Yabancılar için Türkçe dil öğretim setindeki kitapları anlayabilmesi için Göz'ün (2003) sıklık sözlüğündeki ilk 14000+ ve Aksan vd.'nin (2017) sıklık sözlüğündeki 5000+ sözcüğün bilmesi gerektiği saptanmış ve elde edilen bulgulardan hareketle önerilerde bulunulmuştır

Dil öğretim setiKelime frekansıKelimeler+5
Aydın Akyokuş
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etiyopyalı öğrencilerin Türkçe dersine karşı tutumları

Küreselleşen dünya düzeninde uluslararası ilişkilerin gelişmesi, teknoloji kullanımının yaygınlaşması ve ülkeler arasındaki ulaşımın kolaylaşması gibi nedenlerle yabancı dil öğrenmeye olan gereksinim arttırmıştır. Ülkelerin birbirleriyle etkileşim içinde olması çok kültürlülüğü, çok kültürlülük ise çok dilliliği etkilemiştir. Bu sebeple günümüzde yabancı dil öğrenme önemli bir gereklilik hâline gelmiştir. Türkçe dili yabancılar tarafından özellikle son dönemde her ne kadar fazla tercih edilir bir dil olsa da özellikle öğrenim noktasında öğrenciler çeşitli sorunlar ile karşılaşmaktadırlar. Öğrencilerin Türkçeyi öğrenmeleri ya da farklı ülkelerden Türkiye'ye gelen öğrencilerin Türkçeye karşı tutumları değişkenlik gösterebilmektedir. Bu çalışmada yabancı dil olarak Türkçe eğitimi alan Etiyopyalı öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumları akademik başarı puanı, cinsiyetleri, Türkçe öğrenme amaçları, sınıf düzeyleri, derse sınava hazırlanma süreleri dışında Türkçe çalışma süreleri gibi değişkenler açısından aralarında anlamlı bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye Maarif Vakfı Okulları Etiyopya Harar Kampüsünde eğitim alan 43'ü kız 46'sı erkek toplam 89 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutum puanlarını belirlemek için Alzwari, Pour-Mohammadi ve Abidin (2012) tarafından kullanılan ve Muhiburrahman Nekzad tarafından Türkçeye çevrilen (45) maddelik, 5'li Likert tipi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, akademik başarı puanları ile Türkçe dersi tutumları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Öğrencilerin cinsiyetleri ile Türkçe dersi tutum puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır ancak erkek öğrencilerin tutum puanları kız öğrencilere oranla olumlu yönde yüksek çıkmıştır. Öğrencilerin öğrenme amacı ve Türkçe tutumları arasında anlamlı düzeyde bir ilişki bulunamamıştır. Sınıf düzeylerinde 12. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin Türkçe tutum puanları bilişsel alanda 10. sınıfta öğrenim gören öğrencilerden anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davranışsal ve toplam tutum düzeylerinde ise 12. sınıfta öğrenim gören katılımcıların tutum düzeylerinin 9. sınıf, 10. sınıf ve 11. sınıfta öğrenim gören katılımcılardan anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Öğrencilerin derse ve sınava hazırlanmaları dışında haftalık Türkçe çalışma saatleri ile Türkçe tutumları arasında anlamlı ve olumlu yönde bir ilişki olduğu görülmüştür. Türkçeye dersler ve sınavlar haricinde 3-4 saat çalışan katılımcıların tutum düzeylerinin 1-2 saat çalışan katılımcılardan anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görülmüştür. Duyuşsal tutum düzeyinde, Türkçeye dersler ve sınavlar haricinde 3-4 saat ve 7-8 saat çalışan katılımcıların tutum düzeylerinin 1-2 saat çalışan katılımcılardan anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görülmüştür (p<0,05). Anahtar Kelimeler: Etiyopyalı Öğrencilerin Türkçeye Karşı Tutumları, Tutum, Türkçe, Yabancı Dil Olarak Türkçe Dersine Karşı Tutum Sayfa Adedi: 90 Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Rıza OĞRAŞ

EtiyopyalıTutum ölçekleriTutumlar+7
Emine Nur Sarıdoğan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

8.sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitabında işlenen Milli Mücadele konularının Nutuk'la karşılaştırılması üzerine bir değerlendirme

Bu araştırmada Millî Mücadele Dönemi konularının Nutuk ve 8.sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitabıyla karşılaştırılması yapılıp bir değerlendirme sunulmuştur. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Bu araştırmada çalışma alanı olarak Atatürk'ün Nutuk adlı eserinden ve 2021-2022 eğitim öğretim yılında ortaokul ve imam hatip ortaokulunda okutulan, Bir-YAY yayıncılığa ait 8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitabından yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre İTA ders kitabı Nutuk'ta vurgulanan önemli konulara yer verilmiştir fakat ders kitabında ayrıntılı aktarım yapılmadığı tespit edilmiştir. Millî Mücadele Dönemi, ders kitabında da Nutuk'ta da görsellerle desteklenerek sunulmuştur. İTA ders kitabından 16 yerde Nutuk'tan doğrudan alıntı yapılmıştır. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi adına en önemli kaynak olan Nutuk'tan Milli Mücadele Dönemi için daha fazla doğrudan alıntı yapılmasının daha etkili olacağı görüşüne varılmıştır. Ayrıca 8.sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 2021-2022 eğitim öğretim yılı ders kitabında ünitelerde konuyla ilgili metinler kaynak gösterilerek konunun pekiştirilmesi sağlandığı tespit edilmiştir. Özellikle ikinci üniteden itibaren kaynak metinler Nutuk'tan faydalanılıp hazırlanırsa İTA için birinci kaynak olan Nutuk'tan daha verimli bir şekilde faydalanılabilineceği kanaatine varılmıştır.

Funda Çevik Atar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçe öğretim merkezlerinde görev yapan öğretim elemanlarının olumlu sınıf iklimi sağlama yeterliklerinin incelenmesi

Bu tezin amacı, Türkçe öğretim merkezlerinde görev yapan öğretim elemanlarının olumlu sınıf iklimi sağlama yeterliklerine ilişkin algıları ile anılan kurumlarda öğrenim gören öğrencilerin öğretim elemanlarının olumlu sınıf iklimi sağlama yeterliklerine ilişkin algılarını tespit etmektir. Tez, öğretim elemanlarının performanslarının öğrenciler tarafından değerlendirildiği bir çalışma olarak nitelenebilir zira çalışmada, öğrencilerin öğretim elemanlarının olumlu sınıf iklimi sağlama yeterliklerine ilişkin algıları tespit edilmiştir. Tarama modelli nicel bir araştırma olan bu tezde, öğretim elemanlarının olumlu sınıf iklimi sağlama yeterliklerini gerçekleştirme sıklığına ilişkin algılarının düzeyinin çok yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin de öğretim elemanlarının olumlu sınıf iklimi sağlama yeterliklerini gerçekleştirme sıklığına ilişkin algılarının düzeyinin çok yüksek olduğu görülmüştür. Öğretim elemanlarının algılarının düzeyi ile öğrencilerin algılarının düzeyi arasında, öğretim elemanlarının algılarının düzeyinin öğrencilerin algılarının düzeyinden daha yüksek olmasından kaynaklanan anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin öğretim elemanlarının olumlu sınıf iklimi sağlama yeterliklerini gerçekleştirme sıklığına ilişkin algılarında "cinsiyet" ve "yaş" değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Öğretim elemanlarının olumlu sınıf iklimi sağlama yeterliklerini gerçekleştirme sıklığına ilişkin algılarında ise "mesleki kıdem" değişkenine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir.

Sınıf atmosferiSınıf ortamıSınıf yönetimi+7
Engin Ekici
Kırşehir Ahi Evran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çetin Öner'in çocuk romanlarında kullanılan karakter geliştirme yöntemleri üzerine bir inceleme

Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesine dayalı bu çalışma; Giriş, Kavramsal/Kuramsal Açıklamalar, Yöntem, Bulgular, Sonuç ve Tartışma olmak üzere beş ana bölümden oluşmuştur. Bu çalışmada, Çetin Öner'in çocuk romanlarında karakterler geliştirme yöntemleri araştırılmış; sonuçta şu bulgulara ulaşılmıştır: Birinci alt problem ile Çetin Öner'in çocuk romanlarındaki karakterlerin davranış ve eylemleriyle geliştirilip geliştirilmediği yoklanmıştır. Sonuçta, yazarın bu karakter geliştirme yöntemine başvurduğu belirlenmiştir. İkinci alt problem ile Çetin Öner'in çocuk romanlarındaki karakterlerin konuşma yöntemiyle geliştirilip geliştirilmediği araştırılmıştır. Çetin Öner'in çocuk romanlarında en çok bu karakter geliştirme yöntemine başvurduğu saptanmıştır. Üçüncü alt problem ile Çetin Öner'in çocuk romanlarındaki karakterlerin fiziksel özellikleriyle geliştirilmesi geliştirilip geliştirilmediği araştırılmıştır. Fiziksel özellikleriyle karakter geliştirme yöntemlerine başvurulduğu gözlenmiştir. Dördüncü alt problem ile Çetin Öner'in çocuk romanlarındaki karakterlerin diğer karakterlerin yorumuyla geliştirilmesi geliştirilip geliştirilmediği araştırılmıştır. Bu karakter geliştirme yönteminin karakter geliştirmede kullanıldığı saptanmıştır. Beşinci alt problem ile Çetin Öner'in çocuk romanlarındaki karakterlerin anlatıcının yorumuyla geliştirilmesi geliştirilip geliştirilmediği araştırılmıştır. Anlatıcının yazar olduğu romanlarda bu yöntemle karakter geliştirildiği saptanmıştır.

KarakterKarakter eğitimiKişilik gelişimi+4
Ömer Faruk Karayel
Kırşehir Ahi Evran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde otantik yazma çalışmalarının öğrencilerin yazma becerisi ve tutumuna etkisi

Bu araştırma, Yabancılara Türkçe Öğretimi yazma becerisinde otantik yazma çalışmaları ile yazmaya yönelik tutum, kaygı ve öz yeterlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, kuram ve uygulamayı bütünleştirmek ve öğretim sürecini iyileştirmek amacı ile nitel ve nicel araştırma tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma model ile desenlenmiştir. Araştırmanın uygulaması 2014-2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Gaziantep Üniversitesi TÖMER'de Türkçe öğrenen C1 seviyesindeki YTB sınıflarında yer alan 17 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Uygulamaya başlamadan önce etkinlikler hazırlanmış ve ardından çalışma grubundaki öğrencilerle 6 hafta boyunca otantik yazma çalışmaları yapılmıştır. Öğrenciler, hazırladıkları çalışmaları sınıf içinde sunmuş ve çalışmalarıyla ilgili dönütler almıştır. Araştırmanın veri toplama araçlarını; "Kişisel Bilgi Formu", "Yabancılar için Yazma Becerisi Öz yeterlik Ölçeği", "Yabancı Dil Olarak Türkçe Yazma Kaygısı Ölçeği" ve "Yabancı Dil Olarak Türkçe Yazma Tutum Ölçeği" ve otantik yazma çalışmalarının yapıldığı yazma uygulamaları oluşturmuştur. Ölçekler, uygulama öncesi ve sonrasında olmak üzere iki kez uygulanmış; öğrenci-araştırmacı günlükleri, araştırmacı gözlemleri her uygulamanın ardından yazılmıştır. Verilerin analizi, nitel ve nicel olmak üzere iki aşamada gerçekleşmiştir. Nicel verilerden elde edilen öntest ve sontest sonuçlarından elde edilen verilerin ve kişisel bilgi verilerinin analizi, SPSS 20.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Nitel veriler ise araştırmacı gözlemi ve günlüğü, öğrenci günlükleri nitel çözümleme yöntemlerinden betimsel analiz ile öğrenci görüşmeleri kategorisel içerik analizi ile; öğrenci çalışmaları ise dereceli puanlama anahtarı ile puanlandırılarak çözümlenmiştir. Otantik yazma çalışmaları temelinde gerçekleştirilen yazma çalışmaları ile ilgili ulaşılan sonuçlar şu şekildedir:  Öğrencilerin, yazma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan otantik yazma çalışmaları ile yazmaya ilişkin tutumu artmıştır.  Öğrencilerin, yazma becerisine ilişkin olumlu tutum geliştirmeyi amaçlayan otantik yazma çalışmaları ile yazmaya ilişkin öz yeterlikleri artmıştır.  Öğrencilerin, yazma becerisine ilişkin olumlu tutum geliştirmeyi amaçlayan otantik yazma çalışmaları ile yazmaya karşı kaygıları azalmıştır.  Otantik yazma çalışmaları ile öğrencilerin yazma becerileri gelişmiştir.

Otantik öğrenmeTutumlarTürkçe+6
Tuba Kaplan
Sakarya University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler eğitiminde çok kültürlülük üzerine öğretmen görüşlerinin incelenmesi: Akdeniz bölgesinde bir il

Bu çalışmanın amacı, Sosyal Bilgiler Öğretim Programında çok kültürlü eğitim yaklaşımına hangi düzeyde ve nasıl yer verildiğini tespit etmek, sosyal olguların okul ortamında öğrenciye aktarımında önemli yeri olan sosyal bilgiler dersinin temsilcisi olan branş öğretmenlerinin bu kavramla ilgili algılarını, farkındalıklarını ve bilgi birikimlerini ortaya koymaktır. Araştırma, öğretmenlerin çok kültürlülük ve çok kültürlü eğitim konuları hakkında bilgilerini belirlemek, bu konudaki algılarını değerlendirmek ve bilgi birikimlerini ortaya koymak amacı ile nitel araştırma yöntemleri ile yürütülmüştür. Bu amaçla 11 adet açık uçlu sorudan oluşan bir görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Akdeniz bölgesinde bir ilde, ortaöğretim kurumlarında görev yapan 20 adet sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcılar, çok kültürlülük bağlamında önemli görülen iki ilçe okullarında görev yapan öğretmenlerdir. Hazırlanan formlar 20 adet sosyal bilgiler öğretmenine uygulanmıştır. Katılımcıların belirlenmesinde gönüllülük esası dikkate alınmıştır. Diğer önemli kriter ise çalışmaya katılan sosyal bilgiler öğretmenlerinin en az 5 yıl görev yapmış olmalarıdır. Araştırma sonucunda, katılımcıların çok kültürlülük algılarının olumlu olduğu, eğitim sistemimizde çok kültürlülük ile ilgili birtakım eksiklerin yer aldığı, 2005 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı' nın milli tarih temalı, 2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı' nın hoşgörü-farklılıklara saygı temelli olduğu, 2005 sınıf içi uygulamaların program eksikliğinden dolayı yetersizliği, 2018 sınıf içi uygulamaların öğretmenlerin çabalarıyla daha olumlu olduğu, 2005 ders kitaplarının içerikte bilgi kavram eksikliklerinin yaşandığı, 2018 ders kitaplarının ise hem olumlu hem olumsuz taraflarının var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çok Kültürlülük, Çok Kültürlü Eğitim, Sosyal Bilgiler Öğretim Programı, Ders Kitapları.

Ders kitaplarıSosyal bilgiler dersiSosyal bilgiler eğitimi+4
Nihal Çetinkaya
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adalet Ağaoğlu'nun roman ve hikâyelerinde zaman ve eğitim

Batı'da 17. yüzyılda Cervantes'in yazdığı Don Kişot ile başlayan ve 19. yüzyılda Tanzimat ile beraber Türk Edebiyatına girmiş olan roman türü ilk oluştuğu andaki gibi kalmamış, sürekli bir değişim ve dönüşüme uğramıştır. Bu durumun temel nedeni hiç şüphesiz romanın yaratıcısı olan insandır. Roman türünün ortaya çıktığı 17. yüzyıl insanının portresi ile daha sonraki dönemlerdeki insan portresi birbirinden çok farklıdır. Yazar, eserini içinde yaşadığı tarihsel dönemdeki siyasal, sosyal, bilimsel ve düşünsel gelişmelerin şekillendirdiği estetik değerler etkisinde biçimlendirir. Dönemin egemen gerçeklik anlayışı, eserin gerek tema gerekse zaman, mekân, olay gibi unsurlarının oluşmasında ana belirleyicidir. Çağdaş Türk Edebiyatı'nın önemli yazarlarından Adalet Ağaoğlu da eserlerinde içinde yaşadığı Türk toplumunun tarihsel kırılma zamanlarına ve bireylerine, 20. yüzyılın başlarında etkileri hissedilen modernizmin penceresinden bakmıştır. Edebiyat hayatına tiyatro ile başlayan Adalet Ağaoğlu 1970 yılında çalıştığı TRT kurumundan istifa ederek Cumhuriyet'in analizini yapmak amacıyla yazdığı ve 1973'te yayımlanan Ölmeye Yatmak adlı ilk eseriyle roman dünyasına girmiştir. Bu nedenle yazar, ilk romanı Ölmeye Yatmak'tan itibaren yazdığı bütün roman ve hikâyelerinde Türkiye'nin farklı tarihî dönemlerine yer vermiştir. Yazar, ele aldığı bu çeşitli dönemlerdeki kadın kimliği, birey, toplum, siyaset ve aile gibi konulara değinmiş; bu nedenle hakkında yapılan çalışmalarda daçoğunlukla bu konular üzerine yoğunlaşılmıştır. Bunların yanında Adalet Ağaoğlu'nun romana yönelmesinin diğer nedeni zaman kavramına olan hassasiyetidir. Yazar, geçmiş, şimdi ve geleceğin aynı anda var olduğu en kısa sürenin başka bir deyişle "an"ın romanını yazmak istemiştir. Bu nedenle her eserinde farklı zaman kurgulama teknikleri denemiştir. Fakat yazarın bu derece önem verdiği ve biçimsel yenilikler getirdiği zaman kavramı üzerine yapılan çalışmalar belirli romanları üzerinde çalışılan makalelerle sınırlı kalmıştır. Bu nedenle bu çalışmada ilk etapta yazarın romanları ve hikâyelerindeki zaman algısı ve zamanın nasıl kurgulandığı çözümlenmeye çalışılmıştır. Adalet Ağaoğlu, "zaman"ı sadece kurgunun biçimsel bir yönü olarak işlememiş aynı zamanda her eserinde "zaman"ı tarih perspektifinden de ele almıştır. Yazar, eserlerinde salt kendiyle hesaplaşan değil aynı zamanda toplumla da hesaplaşan bireyi odak noktası haline getirmiştir. 21. yüzyıla girerken kendisine de yabancılaşan bireyin kırılma anlarından yola çıkan yazar, onu etkileyen tarihin kırılma anlarına da eserlerinde yer vermeyi ihmal etmez. Bu nedenle çalışmada eserlerde ele alınan tarihi dönemlerin kronolojik bir listesini vermekten ziyade tarihin kırılma ânlarının neler olduğu ve bu anların bireyi nasıl biçimlendirdiği üzerinde durulmuştur. Çalışmamızda ayrıca Adalet Ağaoğlu'nun roman ve hikâyelerindeki eğitim faktörü üzerinde de durulmuştur. Ebette Adalet Ağaoğlu'ndaki eğitim faktörü daha önceki çalışmaların da konusu olmuştur. Fakat bu çalışmalarda hep tek bir yöne yani kadın eğitimine yoğunlaşılmıştır. Fakat Adalet Ağaoğlu'nun roman ve hikâyeleri sadece kadın eğitimine bakışı değil Türkiye'deki eğitim sisteminin geçirmiş olduğu dönemleri resmi bir bakış açısından ziyade yine o sistemin içinde yaşayan karakterlerin/ bireylerin gözünden vermesi bakımından değerlidir. Bu nedenle çalışmanın son bölümünde Adalet Ağaoğlu'nun roman ve hikâyelerinde ele alınan tarihsel dönemlerdeki eğitim politikalarının neler olduğu, nasıl hayata geçirildiği ve bireyler üzerindeki etkileri gösterilmeye çalışılmıştır.

Ağaoğlu, AdaletEdebi eserlerEğitim+3
Saniye Şahin
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçenin iki dillileştirilmiş sözlüğü: A1 seviyesinde bir model önerisi

Yabancı dil öğrenimi günümüzde artık bir ihtiyaç olmaktan çıkmış neredeyse bir zorunluluk hâline gelmiştir. Dil öğreniminde kullanılan metotlar ve materyaller zaman içerisinde değişiklik gösterse de sözlükler hâlâ dil öğreniminde önemli bir araç olarak görülmektedir. Önceleri sınıflarda öğretmen eşliğinde yapılan dil eğitimi, teknolojinin gelişmesi, internet kullanımının artması, uzaktan eğitim gibi alternatif eğitim modellerinin ortaya çıkması ve bireysel öğrenmenin yaygınlaşmasıyla artık sınıfların dışında da yapılmaya başlanmıştır. Yabancı dil öğrenimindeki bu gelişmeler dil öğrencilerinin ihtiyaçları doğrultusunda yeni sözlük türlerini ortaya çıkarmıştır. Bu sözlük türlerinden birisi de iki dillileştirilmiş sözlüklerdir. İlk iki dillileştirilmiş sözlük 1986 yılında yayımlanan İngilizce-İngilizce-İbranice sözlüktür. Tek dilli ve iki dilli sözlüklere alternatif olarak üretilen bu tür sözlükler için literatürde üç ayrı terim kullanılmaktadır: melez sözlük, yarı iki dilli sözlük ve iki dillileştirilmiş sözlük. Bu terimler genellikle birbirlerinin yerine kullanılırlar. İki dillileştirilmiş sözlükler tek dilli sözlüklerdeki tanım, tanıklama gibi bilgilerle iki dilli sözlüklerdeki kelimenin ana dildeki karşılığı olan çevirisini birlikte verirler. Bu tür sözlüklerde genellikle ilk önce madde başının hedef dildeki tanımı yapılır ve tanım ana dile çevrilir. Daha sonra bu tanımlar örnek cümlelerle desteklenir. Örnek cümleler bazen ana dile çevrilir bazen de olduğu gibi bırakılır. Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilere yönelik A1 seviyesinde iki dillileştirilmiş bir sözlük henüz Türkiye'de yayımlanmamıştır. Bu çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin sözlüklerden daha fazla yararlanmasını sağlamak amacıyla, yabancı dil öğrenimine önemli katkıları olduğu çeşitli çalışmalarla kanıtlanmış olan iki dillileştirilmiş bir sözlük modeli geliştirilmiştir. Bu model geliştirilirken Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan "Yedi İklim" Türkçe öğretim setinin A1 seviyesi ders kitabının kelime listesi sözlüğe dahil edilmiştir. Kelime listesindeki madde başları ve bu madde başlarının kullanıldığı örnek cümleler İngilizce-İngilizce online sözlüklerde taranmış, daha açık ve anlaşılır olduğu düşünülen tanım ve örnek cümleler Türkçeye çevrilmiştir. İngilizce-İngilizce online sözlüklerdeki tanımların yeterli olmadığı durumlarda Türk Dil Kurumunun tanımlarına başvurulmuş ve TDK'nin tanımları Türkçeye çevrilmiştir. Bazı durumlarda ise hem tanımlarda hem de tanıklamalarda çevrimiçi kaynaklara başvurulmuştur. Bu model önerisi çalışması A1 seviyesindeki madde başları esas alınarak yapılmıştır. Dil yeterliliği arttıkça dil öğrencilerinin bilinmeyen kelimelerin anlamlarını bağlamdan çıkarabilme ve sözlüklere ne zaman bakmaları gerektiği konusundaki yetenekleri gelişmektedir. Yabancı dil yeterlilikleri az olan öğrencilerin ise sözlüklere bakma ihtiyacı yabancı dil yeterliliği çok olanlara göre daha fazladır. Bu çalışmada ortaya konulan sözlük modeliyle sözlük kullanma ihtiyacı daha fazla olan başlangıç seviyesi dil öğrencilerinin kelimelerin anlamlarını daha doğru anlamalarına ve bu kelimelerin bir bağlam içerisinde nasıl kullanıldığını görmelerine imkân sağlanarak bu alandaki bir eksiklik giderilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İki Dillileştirilmiş Sözlük, A1 Seviyesi, Yabancı Dil Öğretimi

Dil öğrenimiDil öğretimiSözlük+4
Muhsin Mumcu
Tokat Gaziosmanpaşa University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin yazılı anlatımlarındaki isim çekim ekleriyle ilgili hatalar üzerine bir değerlendirme

Bu çalışmanın amacı Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin yazılı anlatımlarındaki isim çekim ekleriyle ilgili hatalarını belirlemektir.Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen C1 seviyesindeki öğrencilerin yazılı anlatımlarındaki isim çekim ekleri hatalarının neler olduğunu betimlemeyi ve öğrencilerin isim çekim ekleriyle ilgili görüşlerinin neler olduğunu ortaya koymayı amaçlayan çalışma, bir durum çalışmasıdır.Çalışmada, durum çalışmasına uygun olarak Avrupa Birliği Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı kapsamında belirtilen Yabancı Dil Yeterlilik Seviyelerinden C1 düzeyinde olan 16 öğrencinin yazılı anlatımlarındaki isim çekim ekleri kapsamındaki hataları tespit edilmiştir.Çalışma grubu oluşturulurken öncelikle çeşitli ölçütler belirlenmiştir. Yabancı uyruklu, C1 düzeyinde dil sertifikasına sahip ve yazılı sınav kâğıdı olan öğrenciler çalışmaya dâhil edilmiştir. Bu öğrencilerin güz ve bahar yarıyıllarına ait sınav kâğıtları doküman analizi ile incelenmiş, isim çekim ekleriyle ilgili hatalar tespit edilmiştir. Öğrencilerden elde edilen kişisel bilgi formu, çalışma grubunun özelliklerini ortaya koymak için değerlendirilmiştir. Araştırma sürecinde ulaşılan 13 öğrenci ile gerçekleştirilen görüşmeleriçerik analizi iledeğerlendirilmiştir.Sonuç olarak,öğrencilerin isim çekim eklerini kullanımlarının, yazılı anlatımlarındaki sözcük sayısıyla paralellik gösterdiği görülmüştür.İsim çekim eklerine ilişkin hataların %25.95'i isim çekim eklerinin yanlış kullanılmasından, %53'ü isim çekim eklerinin eksikliğinden, %21.03'ü de gereksiz kullanılmasından kaynaklanmıştır. Öğrenci görüşleri ile öğrencilerin yazılı anlatımlarındaki isim çekim ekleri kullanımının örtüştüğü;isim çekim eklerini öğrenmekte zorluk çekmediklerini ifade eden öğrencilerinisim çekim eklerini yüksek oranda (%84'ün üzerinde) doğru kullandıkları görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Yabancı Dil Olarak Türkçe, İsim Çekim Ekleri, Öğrenci Görüşleri

Dil bilgisi-isimDil bilgisi-çekim ekleriDil öğrenimi+7
Deniz Çetintaş
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Metafizik - eğitim ilişkisinin değerlendirilmesi

Tez çalışmasında metafizik ve eğitim arasındaki ilişki gösterilmek ve bu ilişkinin önemine dikkat çekilmek istenmiştir. Bu anlamda yapısökümsel kavramsal analizle metafizik kavramından ne anlaşılması gerektiği geniş bir şekilde ortaya konmuştur. Önyargılardan, kavram karışıklarından temizlenmiş, arınmış bir "metafizik" tanımlamasının eğitime nasıl bir katkı sağlayacağı genel perspektiften sadece bir başlangıç olarak ortaya konmuştur. Bu amaçla tezin ilk bölümünde problemin durumu ve tezin araştırma yöntemleri belirtilmiştir. Devam eden bölümlerde metafizik, eğitim ve eğitim felsefeleri temel konu başlıkları konu edinilmiştir. Son bölümde metafizik-eğitim ilişkisinin değerlendirilmesine geçilmiştir. Bu tez çalışması literatüre dayalı kaynaklar taranarak yapısöküm yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tezin savunduğu fikir şudur: Metafizik kavramını, tarihsel süreç içerisinde aldığı olumsuz etkilerden sıyırarak bunun orijinal anlamının eğitime olan etkisinin gösterilmesidir. Ayrıca her şeyden daha önemli çıkarım ise şudur: Eğitim ile kazandırılmaya çalışılan bütün müspet hedeflerin, metafizik kavramının doğru anlaşılmasıyla daha iyi bir şekilde ortaya konulabilir olmasıdır. Bunların en dikkat çekeni ya da birincisi de hoşgörü ve ifade özgürlüğünün zorunluluğudur. Yani, insanın potansiyelinin her türden eylem ve ürünler koymasının ancak mutlak hakikatin müphem, belirsiz olmasıyla mümkün olabileceğidir. Anahtar Kelimeler: Metafizik, eğitim, metafizik-eğitim ilişkisinin değerlendirilmesi

EğitimEğitim felsefesiFelsefe+3
Murat Polat
Atatürk University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mavisel Yener'in "Dolunay Dedektifleri" roman dizisinde ortaokul çağındaki çocuklar için öngörülen kazanımlar

Bu çalışma Mavisel Yener'in Dolunay Dedektifleri roman dizisinde ortaokul çağındaki çocuklar için öngördüğü kazanımları belirlemek için yapılmıştır. Çalışmanın kapsamını Mavisel Yener'in Dolunay Dedektifleri dizisindeki altı eser oluşturmaktadır. "Mavisel Yener'in Dolunay Dedektifleri roman dizisinde ortaokul çağındaki çocuklar için öngörülen kazanımlar nelerdir?" ve "Bu kazanımların Türkçe Dersi (1-8. Sınıflar) Öğretim Programı'nda ortaokul öğrencileri (5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) için belirlenen kazanımlarla örtüşme oranı nedir?" soruları çevresinde Dolunay Dedektifleri roman dizisinitel araştırma yaklaşımlardan doküman incelemesi esas alınarak incelenmiştir. Eserlerde yer alan kazanımlar içerik analizi yöntemi ile tespit edildikten sonra tasnif ve tahlile tabi tutulmuştur. Yapılan inceleme sonucunda Mavisel Yener'in Dolunay Dedektifleri roman dizisinde yer alan altı kitapta Türkçe Dersi (1-8. Sınıflar) Öğretim Programı'nda yer alan kazanımlarla örtüşen kazanım örneklerine yer verildiği tespit edilmiştir.Bu amaçla çocuk edebiyatı alanındaki bu önemli dizinin Türkçe Programı'na uygun olduğu ve sadece bilgi yüklemesi yapılmadan kazanımları elde etmesinde öğrenciye yardımcı olacağı düşüncesiyle ortaokul Türkçe derslerinde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

Dil öğretimiEdebi eserlerOrtaokul öğrencileri+7
Nagihan Avcı
Atatürk University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Görselliğe dayalı etkinlikler yoluyla tarih derslerinde demokratik değer öğretimi

Küresel eğilimlerle birlikte, günümüz insanından beklenen; sorgulamaya dayalı akıl yürütebilme ve karar verebilme, toplumun aktif bir üyesi olma ve demokrasiye ayak uydurabilme gibi niteliklere sahip olmasıdır. Bu durum, Türk milli eğitiminin genel amaçlarında "genel bir dünya görüşüne sahip insan haklarına saygılı" insanlar olarak kendisine yer bulmuştur. Dolayısıyla, gerek çağın gerektirdiği demokratik ortamların oluşturularak kişilerin yetiştirilmesi gerekse de milli eğitim politikalarının gerçekleştirilmesi açısından demokratik eğitim üzerinde durulması gereken bir konu olarak ön plana çıkmaktadır. Demokrasinin özgürlük, eşitlik, insan hakları, adalet, hoşgörü, sevgi, saygı, iletişim, dayanışma, çoğulculuk, barış gibi pek çok değerin birleşimi geniş bir kavram olması; demokrasinin yaşatılarak öğretilmesini zorunlu hale getirmektedir. Bireylerin demokrasiyi bilmesi, içselleştirip davranış haline getirmesi; ancak, sağlam ve etkili bir eğitim neticesinde mümkün olmaktadır. Etkili eğitim ise öğrencilerin öğrenmesinde iz bırakacak yöntemlerle sağlanabilir. Pek çok araştırmada; eğitimde kullanıldığında olumlu sonuçlar ortaya çıkardığı tespit edilen ve bireylerin günlük hayatta çok yoğun olarak maruz kaldığı görselliğin demokrasi eğitiminde etkili bir yol olarak dikkati çektiği görülmektedir. Araştırmanın temel amacı; tarih derslerinde, demokratik değerlerin öğretiminde görsel etkinliklerin etkisini belirlemek ve öğrencilerin demokrasi ve görselliğe dayalı etkinlikler hakkında düşüncelerini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda; görselliğe dayalı etkinliklerden oluşan bir program hazırlanarak, demokratik değerlerin öğretilmesine çalışılmıştır. Araştırmanın yürütülmesinde; veri zenginliği sağlaması ve farklı bakış açılarına imkân vermesi açısından, nitel ve nicel araştırma süreçlerinin birlikte kullanıldığı, karma yöntem yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu; 2015-2016 eğitim-öğretim döneminde, Ankara'nın Şereflikoçhisar ilçesinde bulunan bir lisenin 10. sınıfında öğrenim gören 88 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada; veri toplama araçları olarak, "Demokratik Değerler Ölçeği", "Demokratik Değerler Nitel Bilgi Formu", "Etkinlik Süreci Değerlendirme Formu", "Uygulayıcı Değerlendirme Formu", "Araştırmacı Günlüğü" ve "Öğrencilerin Sınıf İçi Çalışmaları" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde, SPSS 22.0 istatistik programı kullanılarak; ortalama ve standart sapma gibi betimleyici istatistikler, ilişkili örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA), nitel verilerin analizindeyse betimsel analiz ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; görselliğe dayalı etkinliklerin uygulandığı deney grubuyla, geleneksel öğretmen merkezli olarak tarih derslerinin işlendiği Kontrol 1 ve Kontrol 2 grupları arasında, deney grubu lehine istatistiksel anlamlı bir fark bulunduğu tespit edilmiştir. Nitel bulgulara bakıldığında da; katılımcıların demokrasi, eşitlik, özgürlük, adalet, dayanışma, barış, uzlaşma ve yönetim erkinin sınırlandırılması değerleri hakkında deney grubu katılımcılarının daha çeşitli ve doğru algılara sahip olduğu ve demokratik değerleri ifade ederken kullandıkları kelime sayısını ciddi düzeyde arttırdıkları tespit edilmiştir. Katılımcıların, etkinliklerden büyük oranda hoşlandıkları, görselliğe dayalı etkinliklerin bundan sonraki tarih derslerinde de uygulanmasını büyük çoğunlukla istedikleri, etkinliklerle öğretilmeye çalışılan tüm değerler katılımcılar tarafından öğrenildiğinin ifade edildiği, bilgiye yönelik sorularda; katılımcıların demokrasiyi ve demokratik değerleri öğrendiği ve demokrasinin ve demokratik değerlerin önemini anladığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Demokratik Değer, Demokrasi Eğitimi, Değer Öğretimi, Görsel Etkinlikler, Görsel Materyaller, Tarih Eğitimi.

Aktiviteye dayalı öğretimDemokratik değerlerDeğerler+6
Osman Okumuş
Atatürk University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yusufeli ve çevresindeki turizm potansiyeli

Bu çalışmada ''Yusufeli ve Çevresindeki Turizm Potansiyeli'' coğrafya ilminin ilke ve metotlarına göre araştırılmıştır. Çalışmanın birinci bölümü ''Yusufeli'nin Coğrafi Çevre Özellikleri ve Turizm'' adını taşımaktadır. Bu bölümde doğal çevre özellikleri, beşeri coğrafya özellikleri üzerinde durulmuş ve bu özellikler alt başlıklar halinde sıralanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümü ''Yusufeli'de Turizm Altyapısı ve Turistik Aktivite'' adını taşımaktadır. Bu bölümde Türkiye ve Yusufeli'de turizm sektörünün gelişimi, Yusufeli'de turizmin tarihi gelişimi, Yusufeli'de ulaşım faaliyetleri ve turizm etkileşimi üzerinde durulmuştur. Yusufeli'ye olan karayolu, denizyolu, havayolu gibi bağlantılar ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümü ise ''Yusufeli'de Doğal ve Beşeri Turistik Çekicilikler'' adını taşımaktadır. Bu bölümde ise ilçe ve çevresinin doğal, tarihi, kültürel, yöresel, turistik değerleri ele alınıp incelenmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde ''Yusufeli İlçesinde Geliştirilebilecek Alternatif Turizm Türleri'' üzerinde durulmuştur. İlçedeki alternatif ve eko-turizm alanlarına değinilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümünde olan ''Yusufeli İlçesindeki Turizm Faaliyetleriyle İlgili Genel Değerlendirmeler'' kısmında ilçedeki turistik faaliyetleri etkileyen olumlu olumsuz faktörler ve bunların çözüm yolları değerlendirilmiştir. Çalışmanın ''Sonuç ve Öneriler'' adını taşıyan son kısmında ilçe ve çevresindeki turizme engel teşkil eden sorunlar ve bu sorunların çözümü için alınabilecek tedbirler sıralanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yusufeli, Yusufeli Çevresi, Turizm, Turizm Potansiyeli.

Artvin-YusufeliCoğrafyaTurizm+2
Fatih Uzun
Giresun University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milli Nizam Partisinin Karadeniz teşkilatı

Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve arkadaşlarının 26 Ocak 1970'te kurduğu ve sadece 16 ay sonra, 20 Mayıs 1971'de kapatılan Milli Nizam Partisi (MNP) Türk siyasi tarihinde kısa ömürlü partilerden biri olmuştur. Necmettin Erbakan'ın kurduğu ilk parti olması yönünden önem arz etmektedir. Bu çalışmada Milli Nizam Partisinin kuruluşu, çalışmaları, kapatılışı, Karadenizdeki faaliyetleri incelenmiştir. Literatür taraması yapılarak, tez, makale, süreli yayınlar, meclis tutanakları, gazete örnekleri, söyleşilerden faydalanılmıştır. Bu yapılırken kronolojik bir sıra takip edilmiş, gerekli görüldüğünde konuyu daha iyi kavrayabilmek adına pekiştirici başka konulardan bahsedilmiştir. Bu çalışma sonucunda Milli Nizam Partisinin Karadenizdeki faaliyetlerin yoğun olarak gerçekleştirildiği, bölgedeki illerde teşkilatlanmaya çalışıldığı, Karadeniz halkının desteğiyle önemli bir aşama kaydedildiği saptanmıştır. Ayrıca Karadeniz'deki çalışmalar ışığında birtakım verilere ulaşılmıştır

Erbakan, NecmettinKaradeniz bölgesiMilli Görüş Hareketi+4
Sema Yılmaz
Giresun University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00