Kütahya Dumlupınar University
Discipline

İş Sağlığı ve Güvenliği Anabilim Dalı (disiplinlerarası)

Kütahya Dumlupınar University

24

Archived Theses

1

DOIs Assigned

4%

DOI Rate

Discipline

24 Theses
Master'sOpen AccessTR

AFAD çalışanlarında iş sağlığı ve güvenliği kültürü ve tutumu

AFAD; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afetlere müdahale edilmesi ve afet sonrasındaki iyileştirme çalışmalarının süratle tamamlanması amacıyla gereken faaliyetlerin planlanması, yönlendirilmesi, desteklenmesi, koordine edilmesi ve etkin uygulanması için ülkenin tüm kurum ve kuruluşları arasında işbirliğini sağlayan, çok yönlü, çok aktörlü, bu alanda kaynakların rasyonel kullanılmasını gözeten, faaliyetlerinde disiplinler arası çalışmayı esas alan iş odaklı, esnek ve dinamik yapıda teşkil edilmiş bir kurumdur .1 . Afad faaliyetleri, toplumda karşılaşılan doğal afetler, yangınlar, göçler, kazalar vb. olaylara müdahale etmesi bakımından önemli olmasının yanı sıra yüksek derecede tehlike ve risklerden oluşturmaktadır. Güvenlik Kültürü, Çalışanların, yöneticilerin, müşterilerin ve kamu üyelerinin maruz kaldıkları tehlike veya zararlarla ilgili koşulları minimize etmekle ilgili, sosyal ve teknik uygulamalar, roller, tutumlar, normlar ve inançların bir setidir.2 Güvenlik İklimi,Zohar'a göre "çalışanların iş çevresi hakkında paylaşmış oldukları bütüncü algılarının bir özeti"3 olarak tanımlanmıştır. İş Sağlığı ve Güvenliği "hem işyeri hem de işyeri dışında meydana gelebilecek her türlü tehlikelerden dolayı fiziksel ve ruhsal yönden işçilerin zarara uğramamaları için alınması zorunlu, teknik ve tıbbi çalışmaları"4 olarak tanımlanabilir. 6331 sayılı İSG kanuna bakıldığında, 1.bölüm, Kapsam ve İstisnalar 2.madde 2.bende (b) Afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri.)5. kapsam dışında kaldığı görülmektedir. Bu nedenle Afad çalışanlarının, yaptıkları her türlü çalışmada İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili ne tür ve nasıl tedbirler aldıkları, İSG hakkında ki farkındalıklarının, algılarının araştırılarak kurum içerisinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürünün araştırılarak, ele alınmasının önemli olduğu düşünülmektedir. . Afad faaliyetleri, toplumda karşılaşılan doğal afetler, yangınlar, göçler, kazalar vb. olaylara müdahale etmesi bakımından önemli olmasının yanı sıra yüksek derecede tehlike ve risklerden oluşturmaktadır. Güvenlik Kültürü, Çalışanların, yöneticilerin, müşterilerin ve kamu üyelerinin maruz kaldıkları tehlike veya zararlarla ilgili koşulları minimize etmekle ilgili, sosyal ve teknik uygulamalar, roller, tutumlar, normlar ve inançların bir setidir.2 Güvenlik İklimi,Zohar'a göre "çalışanların iş çevresi hakkında paylaşmış oldukları bütüncü algılarının bir özeti"3 olarak tanımlanmıştır. İş Sağlığı ve Güvenliği "hem işyeri hem de işyeri dışında meydana gelebilecek her türlü tehlikelerden dolayı fiziksel ve ruhsal yönden işçilerin zarara uğramamaları için alınması zorunlu, teknik ve tıbbi çalışmaları"4 olarak tanımlanabilir. 6331 sayılı İSG kanuna bakıldığında, 1.bölüm, Kapsam ve İstisnalar 2.madde 2.bende (b) Afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri.)5. kapsam dışında kaldığı görülmektedir. Bu nedenle Afad çalışanlarının, yaptıkları her türlü çalışmada İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili ne tür ve nasıl tedbirler aldıkları, İSG hakkında ki farkındalıklarının, algılarının araştırılarak kurum içerisinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürünün araştırılarak, ele alınmasının önemli olduğu düşünülmektedir.

Ümran Soyal
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Laboratuvar çalışanlarında toksikolojik parametrelerin değerlendirilmesi

Laboratuvar ortamlarında kullanılan pek çok kimyasal madde, çalışanlar için potansiyel sağlık tehlikesi taşıyan toksik özelliklere sahiptir. Çalışmanın temel amacı, elde edilen biyolojik ölçüm sonuçlarını ulusal ve uluslararası sınır değerlerle karşılaştırarak kimyasal maruziyetin olası varlığını ve düzeyini ortaya koymak, mevcut koruyucu önlemlerin yeterliliğini değerlendirmek ve gerekli görülen durumlarda ilave önlemler önermektir. Çalışma kapsamında Yozgat Bozok Üniversitesi'nde görev yapan 50 laboratuvar çalışanının idrar numunelerinde arsenik, bakır, çinko, manganez, krom, civa, kurşun, kadmiyum, kobalt, alüminyum, nikel, fenol, hippürik asit ve 3-metil hippürik asit analizi yapıldı. Analiz sonuçları SPPS 20.0 paket programında değerlendirildi. Bu çalışmada laboratuvar ortamında çalışan bireylerde tespit edilen metal ve metabolit düzeyleri sırasıyla arsenik 6,38 ± 1,32 μg/L, bakır 1160,93 ± 389,84 μg/L, çinko 1668,96 ± 707,41 μg/L, manganez 9,96 ± 3,32 μg/L, krom 8,47 ± 2,12 μg/L, cıva 2,32 ± 0,75 μg/L, kurşun 25,19 ± 10,73 μg/L, kadmiyum 1,31 ± 0,89 μg/L, kobalt 1,19 ± 0,77 μg/L, alüminyum 3,64 ± 2,08 μg/L, nikel 1,80 ± 1,94 μg/L, fenol 40,45 ± 61,33 mg/L, hippürik asit 888,95 ± 1020,43 mg/L ve 3-metil hippürik asit 1373,65 ± 493,22 mg/L olarak belirlenmiştir. Bu bulgular, çalışanların maruz kaldığı kimyasalların düzeylerini ortaya koymakta olup, potansiyel sağlık etkilerinin değerlendirilmesi açısından önem arz etmektedir.

Şeyma Betül Beytaş
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Temizlik işlerinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi, bilgi, tutum ve davranışlarının incelenmesi: Yozgat Bozok Üniversitesi örneği

Bu araştırma, Yozgat Bozok Üniversitesi'nde temizlik işlerinde çalışan bireylerin İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) konusundaki bilgi, tutum ve davranışlarını anlamak amacıyla yürütülmüş fenomenolojik desende niteliksel bir çalışmadır. Nisan-Mayıs 2025 döneminde kampüs ve hastane birimlerinde 29 katılımcıyla yarı yapılandırılmış birebir görüşmeler yapılmıştır. Maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılarak farklı yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi ve çalışma süresine sahip bireyler seçilmiştir. Veriler, ses kayıtlarıyla toplanmış ve içerik analiziyle tümevarım yaklaşımı kullanılarak analiz edilmiştir. 498 koddan 13 kategori ve bu kategorilerden dört ana tema oluşturulmuştur: İSG Eğitimi ve Bilgi Düzeyi, Çalışma Ortamındaki Risk Algısı, Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Kullanımı ve Erişimi, İSG'ye Yönelik Öneriler. Katılımcıların %93'ü İSG eğitimi aldığını belirtmiş; ancak %66'sı eğitimlerin düzensiz, teorik ve yetersiz olduğunu ifade etmiştir. Uygulamalı eğitime duyulan ihtiyaç sıkça vurgulanmıştır. Fiziksel ve kimyasal riskler, en çok raporlanan tehlikeler arasında yer alırken, hastane birimlerinde çalışanlar özellikle biyolojik risklere dikkat çekmiştir. KKD bilgi eksikliği (%62) ve erişim sorunları (%45) belirgin olarak ortaya çıkmış, kullanım alışkanlıklarının ise denetim yetersizliği ve çevresel etkenlerden etkilendiği gözlenmiştir. Katılımcıların %86'sı, daha sık, uygulamalı eğitimler, düzenli denetim ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi yönünde önerilerde bulunmuştur.

Zuhal Üzümcü
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane çalışanlarında potansiyel maruziyetlerin değerlendirilmesi

Yozgat Şehir Hastanesinde çalışan personelin çalışma ortamında maruz kaldığı potansiyel maruziyetler belirlenecektir. Belirlenen maruziyetlere yönelik birimlerde iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınacaktır. Belirlenen maruziyetlere yönelik kişisel koruyucu önlemler, çalışılan ortama yönelik mühendislik önlemleri alınmasını ve güvenlik kültürü sağlayacaktır. Daha sağlıklı ve bilinçli toplum yönünden katkısı olacaktır.

Tuğba Kaya Ergül
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Transformatör merkezlerinin yapım, bakım ve onarım işlerinde iş sağlığı ve güvenliği açısından risk değerlendirmesi

Bu çalışma, transformatör merkezlerinin yapım, bakım ve onarım işlerinde karşılaşılan tehlike ve risklerin iş sağlığı ve güvenliği açısından araştırılması ve değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Elektrik enerjisi, modern yaşamın sürdürülebilirliği açısından kritik bir öneme sahip olmakla birlikte, yanlış uygulamalar sonucu ciddi iş kazalarına ve meslek hastalıklarına neden olabilmektedir. Bu kapsamda, yüksek gerilim içeren transformatör merkezlerinde çalışan personelin maruz kalabileceği risklerin belirlenmesi, analiz edilmesi ve bu risklere karşı önleyici tedbirlerin alınması hayati önem taşımaktadır. Araştırmada, Yozgat ilinde bulunan bir transformatör merkezinde incelemelerde bulunulmuş ve Fine-Kinney Risk Değerlendirme Metodu kullanılarak risk analizleri gerçekleştirilmiştir. Saha çalışması ve verilerin toplanması sürecinde kurumsal izinler alınmış, olası riskler yerinde tespit edilerek değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında elde edilen bulgular, yalnızca ilgili trafo merkezi özelinde değil, benzer nitelikteki tesislerde de uygulanabilir öneriler sunmaktadır. Çalışma sonucu elde edilen bulgular doğrultusunda, elektrik enerjisi sektöründe çalışanların iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik farkındalık oluşturmalı, proaktif yaklaşım yaygınlaştırılmalı ve sürdürülebilirlik sağlanmalıdır.

DönüştürücülerElektrikİş sağlığı
Bilal Özaslan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat Bozok Üniversitesi akademisyenlerinin psikolojik sağlamlıkları ile iş-aile yaşam çatışmalarının ilişkisi

Bu çalışmada Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı tüm fakülte/ yüksekokul/enstitü/meslek yüksekokullarında görev yapan akademik personelin psikolojik sağlamlık düzeyleri ile iş-aile yaşam çatışmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kesitsel tipte olup, 2025 yılında 549 akademisyen ile yüz yüze anket uygulanmıştır. Veriler Sosyodemografik Soru Formu, Yetişkin Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (YPSÖ) ve İş-Aile Yaşam Çatışması Ölçeği (İAYÇÖ) kullanılarak toplanmıştır. Çalışmanın yapılabilmesi için Rektörlük izni ve etik kurul onayı alınmıştır. SPSS 26.0 yazılımı kullanılarak ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde ANOVA ve ANCOVA testleri uygulanmıştır. Üniversite'de görev yapan akademisyenlerden %59,9'u kadın, %40,1'i erkek %65'i evli olup, yaş ortalaması 38.50, çocuk sayısı ortalamaları 1.20'dir. Akademisyenlerin genel olarak psikolojik sağlamlıklarının iyi olduğunu, ancak İAYÇÖ'nün orta düzey ortalamalarının (M=28.40, SD=7.50) iş-aile çatışmasının yaşandığını ortaya koymuştur. Psikolojik sağlamlığın ise iş-aile çatışmasını azalttığını göstermektedir (r=-0.45, p<0.01). Kadınların hem İşten Aileye Çatışma'da hem de Aileden İşe Çatışma'da erkeklerden daha yüksek skor aldığını göstermektedir (p<0.001). Genç ve çocuklu akademisyenlerin daha fazla çatışma yaşadığı sonucuna ulaşılmıştır (p=0.014). Akademisyenlerin yaş, cinsiyet, akademik unvan ve meslekteki kıdemlerine göre çatışma durumu ve psikolojik dayanıklılık, sağlamlıkları arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Akademisyenlerin iş-aile yaşam çatışmalarını azaltmak için psikolojik sağlamlıkları korunmalı ve özellikle çocuklu aileler için esnek çalışma saati uygulanmalı veya Üniversite yerleşkesinde kreş veya anaokulu yapılanması sağlanmalıdır. Kişisel ve ruhsal gelişim için grup odaklı çalışmalar teşvik edilebilir.

Dilek Çetin
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Adıyaman Gölbaşı küçük sanayi sitesi oto tamirhanelerinde görülen iş kazalarının belirlenmesi ve bunları önlemeye yönelik politikaların oluşturulması

Oto tamirhaneleri; ağır parçalar, kesici aletler, yanıcı maddeler, elektrik ve ergonomik olmayan çalışma koşulları gibi çeşitli riskler barındırdığı için iş kazalarının sıkça yaşandığı çalışma alanları arasında yer almaktadır. Bu çalışma, Adıyaman Gölbaşı Küçük Sanayi Sitesi'ndeki oto tamirhanelerinde meydana gelen iş kazalarının sıklığını ve nedenlerini analiz ederek, kazaların önlenmesine yönelik politikalar geliştirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, Adıyaman Gölbaşı Küçük Sanayi Sitesi'nde çalışan 201 kişiye anket uygulanmıştır. Anket formu; katılımcıların demografik bilgileri, iş kazası deneyimleri, karşılaşılan tehlike türleri, iş kazası nedenleri ve koruyucu ekipman kullanım alışkanlıklarını sorgulayan sorulardan oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 25.0 yazılımı ile analiz edilmiş; Açımlayıcı Faktör Analizi, Kaiser-Meyer-Olkin Testi, Bartlett Küresellik Testi, Cronbach Alfa Testi, One-Way ANOVA, Games-Howell ve LSD Analizleri ile değerlendirilmiştir. Anketlerde 3'lü ve 5'li Likert ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, katılımcıların yaşı ve özellikle iş deneyimi süresi ile İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) algısı arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Deneyimli çalışanların İSG farkındalığının daha yüksek olduğu görülmüştür. Teşvik sistemleri, yasal uyum kolaylıkları, sanayi odalarıyla iş birliği ve ödüllendirme mekanizmaları bu politikaların temel bileşenleri olarak önerilmektedir. Bu doğrultuda, iş kazalarını önlemek için bireysel bilinçlendirme çalışmalarının yanı sıra ulusal, yerel ve işletme düzeyinde sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: İş Kazası, Oto Tamirhaneleri, Politika, Sanayi Sitesi.

Ülkü Eksin
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
10
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu ilinde mesleki eğitim veren ortaöğretim kurumlarının bilişim teknolojileri alanında iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları

Mesleki eğitim, öğrencilerin mesleki yeterliliğe sahip bireyler olarak yetişmelerini sağlayan önemli bir eğitim kurumudur. Ancak, mesleki eğitim veren kurumlarda uygulamalı derslerde karşılaşılan tehlike ve riskler, öğrencilerin ve öğretmenlerin sağlığını ve güvenliğini tehdit edebilmektedir. Bu çalışma, mesleki eğitim veren kurumlardaki bilişim teknolojileri alanında uygulamalı derslerde karşılaşılabilecek iş sağlığı ve güvenliği (İSG) risklerini belirleme amacını taşımaktadır. Mesleki eğitim, öğrencilerin mesleki yeterliliğe sahip bireyler olarak yetişmelerini sağlayan önemli bir eğitim kurumu olmasına rağmen, uygulamalı derslerdeki tehlike ve riskler öğrencilerin ve öğretmenlerin sağlık ve güvenliğini tehdit edebilmektedir. Bu çalışmada, Kastamonu ilinde bulunan üç farklı mesleki eğitim veren okulda bilişim teknolojileri alanında İSG riskleri belirlenerek, alınması gereken önlemler tespit edilmiştir. Tehlike ve risklerin tespiti için kontrol listeleri kullanılmış, kontrol listeleri ile verilen cevaplara uygun genel anlamda bir fikir edinmek amacıyla Elmeri güven indeksi hesaplaması yapılmış ayrıca 5x5 matris sistemi, 3T risk değerlendirme yöntemi ve Fine Kinney risk analizi metodu kullanılarak detaylı bir risk analizi gerçekleştirilmiştir. Bulgular, bilişim teknolojileri alanında karşılaşılabilecek İSG risklerinin başında elektrik çarpması, kesici ve delici alet yaralanmaları, düşme ve kayma, yanıklar ve ergonomik problemler geldiğini göstermektedir. Çalışmanın önerileri arasında, mesleki eğitim veren kurumlarda İSG eğitimlerinin düzenli olarak yapılması, bu eğitimlerin uygulamalı derslerde karşılaşılabilecek tehlike ve risklere odaklanması, İSG eğitimlerinin teknik öğretmenler tarafından verilmesi bulunmaktadır. Bu önerilerin, mesleki eğitimde İSG risklerini belirleme ve azaltma çabalarına önemli katkı sağlaması beklenmektedir. Çalışmanın bulguları ve önerileri, mesleki eğitim veren kurumların İSG önlemlerini geliştirmek ve güvenli bir eğitim ortamı sağlamak amacıyla kullanılabilecek değerli bilgiler sunmaktadır. Bu çalışmanın bir başka amacı da teknik öğretmenlerin İSG konusundaki farkındalıklarını artırarak, bu bilgileri öğrencilere etkili bir şekilde aktarmalarını sağlamaktır. Bu sayede, teknik öğretmenlerin yetkinliklerini arttırması ve mesleki yeterliliğe sahip bireyler yetiştirmesi de hedeflenmektedir. Ayrıca, İSG bilincine sahip ara elemanların istihdam edilmesi üzerinde olumlu bir etki yaratması da amaçlanmaktadır.

Sibel Efe
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fındık üretimi yapan tarım işcilerinin iş sağlığı ve güvenliği üzerine bir alan araştırması: Samsun ili örneği

Tarım sektörü, yapısı gereği yüksek düzeyde fiziksel emek gerektirmesi, düzensiz istihdam biçimleri ve açık alanda çalışma koşulları nedeniyle çalışanlar için ciddi sağlık ve güvenlik tehditleri barındırmaktadır. Bu araştırma fındık üretimi yapan tarım çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği açısından karşılaştıkları riskleri, mevcut durumlarını ve farkındalık düzeylerini incelemek amacıyla tanımlayıcı tarama modeli ile gerçekleştirildi. Bu model, mevcut durumu olduğu gibi ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini Karadeniz bölgesinde yer alan Samsun ilinin fındık tarımıyla uğraşan tarım işçileri oluşturdu. Örneklemini ise bu evrenden kolayda örnekleme yöntemi ile erişilebilen 130 fındık tarım işçisi oluşturdu. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından literatür doğrultusunda hazırlanmış ve uzman görüşleri ile düzenlenmiş veri toplama formu ile elde edilmiştir. Veri toplama formunda fındık tarım işcilerinin demografik bilgileri, iş sağlığı güvenliği (İSG) bilgileri ve deneyimleri, kaza geçmişi, kişisel koruyucu ekipman kullanımı, pat-pat ve ekipman kullanımı ile ilgili 26 soru yer almaktadır. Araştırmadan elde edilen verilere göre katılımcıların %68,5'i iş sağlığı güvenliği eğitimi almadığını, %52,3'ü kimyasal madde kullandığını ve %36,9'unun pat-pat tipi araçlarla kaza geçirdiği saptanmıştır. Araştırmada, kullanılan tarım araçlarının standardizasyondan uzak olması, özellikle pat-pat araçlarının kontrolsüz biçimde kullanıldığı, iş kazalarının önemli bir nedeni olarak öne çıktığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, fındık tarımında iş sağlığı güvenliği uygulamalarının güçlendirilmesi için; bölgesel denetimlerin artırılması, kişisel koruyucu donanım kullanımının yaygınlaştırılması, pat-pat gibi araçların ruhsat ve ehliyetle kullanılmasının zorunlu hale getirilmesi, iş sağlığı güvenliği eğitiminin sahaya taşınması önem arz etmektedir.

Semra Keskinoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Makroekonomik değişkenlerin iş kazalarına etkisi: Visegrad ülkeleri üzerine bir araştırma

İstihdam, ekonomik büyüme ve sosyal refahın temel belirleyicilerinden biridir. Bununla birlikte, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, ekonomik büyümeye odaklanan politikalar iş sağlığı ve güvenliği (İSG) uygulamalarının göz ardı edilmesine yol açabilir. Bu çalışma, 2013–2022 dönemini kapsayan yıllık veriler kullanılarak Visegrad Grubu ülkeleri (Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya ve Slovakya) iş kazaları üzerindeki makroekonomik değişkenlerin etkilerini incelemektedir. İş kazaları bağımlı değişken olarak kullanılırken, kişi başına GSYİH, işsizlik oranı, ticaretin açıklığı ve hukukun üstünlüğü bağımsız değişkenler olarak modele dahil edilmiştir. Analiz için Swamy Rastgele Katsayılar Modeli kullanılmıştır. Bulgular, kişi başına GSYH değişkeninin tüm ülkelerde iş kazalarının azalması üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bu sonuç, ekonomik büyüme ve refah düzeyindeki artışın iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını güçlendirdiğini ortaya koymaktadır. İşsizlik oranının Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Slovakya’da iş kazaları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve olumsuz bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Kurumsal kalitenin göstergesi olan hukukun üstünlüğü değişkeni, Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Slovakya’da iş kazalarının azaltılmasında anlamlı sonuçlar vermiştir. Ticaret açıklığının Çek Cumhuriyeti ve Polonya'da iş kazalarını artırıcı yönde anlamlı bir etkiye sahip olması, artan uluslararası rekabet baskısının üretim yoğunluğunu artırarak iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını olumsuz etkileyebileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, bu çalışmanın bulguları, iş kazalarının yalnızca teknik ve fiziksel risklerden değil, ekonomik ve örgütsel faktörlerden de etkilendiğini göstermektedir. Bu nedenle, iş kazalarını önlemeye yönelik politikaların, ekonomik koşullar ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını bütüncül bir yaklaşımla ele alması önem taşımaktadır.

İş kazalarıİş sağlığıMakro iktisadi değişken+2
Aysun Yilmaz Akyol
Gümüşhane University · Institute of Health Sciences
2026
50
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.205
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmeti alanı öğrencilerinin iş sağlığı-güvenliği, meslek hastalıkları ve ilk yardım konusunda bilgi ve farkındalık düzeylerinin incelenmesi

Saglık hizmetleri alanında e ˘ gitim gören ö ˘ grencilerin i¸s sa ˘ glı ˘ gı ve güvenli ˘ gi ( ˘ ˙ISG), meslek hastalıkları ve ilk yardım konularındaki bilgi ve farkındalık düzeyi, hem bireysel mesleki yeterlilikleri hem de toplum saglı ˘ gının korunması açısından kritik önem ta¸sımaktadır. Sa ˘ glık kurumlarında staj yapan ˘ ögrenciler; biyolojik, kimyasal, fiziksel ve ergonomik birçok riskle kar¸sı kar¸sıya olup, bu risklere ˘ yönelik farkındalık düzeyleri güvenli çalı¸sma davranı¸slarını dogrudan etkilemektedir. Bu çalı¸smanın ˘ amacı, saglık hizmetleri alanı ö ˘ grencilerinin ˘ ˙ISG, meslek hastalıkları ve ilk yardıma ili¸skin bilgi düzeylerini degerlendirmek, güvenlik kültürüne yönelik tutumlarını incelemek ve e ˘ gitim süreçlerindeki ˘ eksiklikleri belirlemektir. Ara¸stırma kapsamında ögrencilerin ˘ ˙ISG egitimi alma durumları, i¸s kazası ˘ deneyimleri ve risk algıları analiz edilmi¸stir. Elde edilen bulgular, ögrencilerin teorik bilgiye sahip ˘ olmakla birlikte uygulamalı becerilerde eksikler bulundugunu; güvenli çalı¸sma alı¸skanlıklarının ise ˘ egitim kalitesi ve staj ko¸sullarından etkilendi ˘ gini göstermi¸stir. Çalı¸sma, sa ˘ glık alanında mesleki e ˘ gi- ˘ tim gören ögrenciler için daha kapsamlı, uygulamalı ve sürdürülebilir ˘ ˙ISG egitimlerinin gereklili ˘ gini ˘ ortaya koymakta; aynı zamanda devlet okullarında bu alanda yapılan ilk ara¸stırmalardan biri olarak literatüre katkı sunmaktadır.

Zehra Arslan
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Özel sektörlerde mobbing uygulamalarının araştırılması; Iğdır sanayi sitesi örneği

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de neredeyse her sektörde Mobbing uygulaması ile karşılaşmak mümkündür. Mobbing uygulaması, mobbing uygulanan kişinin psikolojisini ve sosyal hayatını etkilerken, iş verimini ve kalitesini önemli ölçüde düşürmektedir. Bu çalışma Iğdır ilinde bulunan sanayi sitesi çalışanları üzerinde mobbing varlığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre çalışma anketine toplam 209 çalışan katılmıştır. Verilen cevaplar doğrultusunda 62 çalışan mobbinge maruz kaldığını ifade etmiştir. Yapılan analizler 62 çalışan üzerinden yapılmıştır. Örneklem grubunun %48,4'ünün kendini gösterme olanakları üstler tarafından kısıtlandığı, %14,5'inin sözü sürekli olarak kesildiği, %24,2'sinin kendini gösterme olanaklarının meslektaşları tarafından kısıtlandığı, %37,1'inin azarlanmaya maruz kaldığı, %27,4'ünün yaptığı işin sürekli eleştirildiği, %16,2'sinin özel hayatının sürekli eleştirildiği, %14.5'inin telefonla sürekli rahatsız edildiği, %11,3'ünün sözlü tehditler aldığı, %3,2'sinin yazılı tehditler aldığı, %8,1'inin jestler ile ilişkisinin reddedildiği ve %8,1'inin ise imalar yoluyla ilişkisinin reddedildiği tespit edilmiştir.

Endüstri bölgesiIğdırMobbing+3
Turgay Yıldırım
Iğdır University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tüp dolum tesisinde fine-kinney, olursa ne olur? analizi yöntemleri ve çalışanların fiziksel, kimyasal risk etmenlerine karşı duyarlılığının belirlenmesi: Elazığ örneği

Amaç: Sıvılaştırılmış petrol gazı (liquified petroleum gas, LPG) kullanım alanları bakımından oldukça geniştir. Normal şartlarda renksiz ve kokusuz olan LPG yanıcı ve parlayıcı özelliğe sahiptir. Bununla birlikte LPG günümüzde evlerde yemek pişirmede, konutların ısıtılmasında, sanayide, taşıtlarda ve ısı şemsiyesi gibi çok çeşitli alanlarda kullanılır. Basınçlı gaz tüplerinin üretim, dolum ve taşınması işleri fiziksel ve kimyasal yönden büyük risk oluşturmakla birlikte tehlike sınıfları içerisinde çok tehlikeli grup içerisinde yer alır. Bu çalışmada Elazığ ilinde faaliyet gösteren bir tüp dolum tesisinde çalışanların çalışma ortamında karşılaşabilecekleri fiziksel ve kimyasal riskler araştırılmış olup tespit edilen sorunlara çözüm önerileri sunulmuştur. Materyal ve Metot: Bu çalışmada tüp dolum tesisinde çalışan personelin karşılaşabileceği riskler Fine-Kinney ve What If...? yöntemi ile belirlenmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu çalışmada veri toplama tekniği olarak nicel araştırma teknikleri tercih edilmiş olup bu verilerin toplanmasında araç olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan anket 24 sorudan oluşmakta olup elde edilen veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Tüp dolum tesisinde tehlikeler tahmin edilerek oluşabilecek riskler belirlenmiştir. İncelenen tesiste çalışanların tamamı erkek olup yaklaşık %50'si 40-46 yaş aralığında yer almaktadır. Çalışanların %50'si ilköğretim mezunu, %33,3'ü lise mezunu ve %16,7'si ise ön lisans mezunudur. Bununla birlikte tesiste çalışanların büyük bir kısmı da (%83,3) 10 yıl ve üzeri çalışma süresine sahiptir. Tesiste çalışanlar, ankette yer alan sorulara ya "katılıyorum" ya da "tamamen katılıyorum" yanıtını vermiştir. Sonuç: Saha çalışmaları sonucunda yapılan risk analizlerine göre işletme içerisinde kişisel koruyucu donanımların kullanımı, tüplerin taşınması, işletme içerisindeki eşikler ve tüp gaz kaçak kontrollerinin yapıldığı bölüm ile ilgili olumsuzluklar görülmüştür. Bu olumsuzlukların giderilmesi için alınması gereken önlemler belirtilmiştir. Anket verilerine göre çalışanların fiziksel ve kimyasal risk etmenlerine karşı farkındalık düzeyleri yüksek çıkmıştır. Ancak çalışanların ankette yer alan iki soruya verdikleri cevaplar ile tespit edilen riskler arasında tutarlılık bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Basınçlı gaz tüpleri, Fine-Kinney, LPG, Risk değerlendirme, What If…?

Dolum istasyonlarıLPGLPG sistemleri+4
Şenay Arslan
Iğdır University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin iş sağlığı ve güvenliği öz yeterliği (Iğdır ili örneği)

Bu çalışmanın amacı; Iğdır ilinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin İş Sağlığı ve Güvenliği öz yeterlik algılarını tespit etmektir. Bu araştırmanın seçilmesinde, 2020 yılına kadar Iğdır ilinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin İş sağlığı ve Güvenliği öz yeterlik algılarına yönelik akademik bir çalışmaya rastlanmaması önemli bir etken olmuştur. Ölçek geliştirme çalışmaları araştırılarak araştırma için anket formu oluşturulmuştur. Uzman görüşü, yazım ve imla kontrollerinden sonra geliştirilen taslak anket ilk önce 110 sınıf öğretmenine uygulanmış daha sonra faktör analizine geçilmiştir. Güvenirlik hesaplama aşaması da tamamlandıktan sonra anketin son hali ortaya çıkmıştır. Araştırmanın evrenini Iğdır ilinde görev yapan 708 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında örneklemeye gidilmemiş, gönüllülük esasına göre araştırmacı tarafından bütün evrene ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak katılan 366 sınıf öğretmeni araştırmanın nihai örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın bağımsız değişkenleri; sınıf öğretmenlerinin İş Sağlığı ve Güvenliği bilgi düzeyleri, hizmet süreleri, çalışma durumları ve daha önce almış oldukları İSG eğitimi oluşturmaktadır. Araştırmanın bağımlı değişkeni ise; sınıf öğretmenlerinin İş sağlığı ve Güvenliği öz yeterlik algısına ilişkin ifadeleri oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edilerek yorumlanmıştır. Bunun için SPSS (Sosyal Bilimler İçin İstatistik Paketi) for Windows 21.0 programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde gibi betimsel istatistiklerden yararlanıldı. Fark analizlerinde iki bağımsız değişken için bağımsız örneklem t-Testi, bağımsız değişkenin ikiden fazla düzeyi olduğunda Varyans analizi kullanıldı. Araştırma sonucunda; Sınıf Öğretmenlerinin İş Sağlığı ve Güvenliği bilgi düzeyinin yüksek olduğu, öz yeterlik algılarının hizmet süresine ve çalışma durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği ve daha önce iş sağlığı ve güvenliği eğitimi almaları durumuna göre anlamlı bir fark olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: güvenlik kültürü, iş güvenliği, iş sağlığı, okul, ölçek

IğdırSınıf öğretmenleriSınıf öğretmenliği+3
Celal Taşdemir
Iğdır University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sürekli işçilerin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bilinç düzeyleri ve tasarıları: Bayburt Üniversitesi özelinde bir saha araştırması

Sağlık, güvenlik, iş kavramları üçgeninin dışında hukuk, sosyoloji, psikoloji ve etikle yakın markajda bulunan İş Sağlığı ve Güvenliği, bu tez çalışması içerisinde fenomonolojik olarak çalışan, hukuk ve bilinç kavramları özelinde sınırlandırılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Sürekli işçi kategorisindeki çalışanların, İş Sağlığı ve Güvenliği alanındaki yasal uygulamalar, mevzuat ve inisiyatifler hakkındaki bilinç düzeylerinin yanı sıra öznel değerlendirmeleriyle sürece katkı sağlayacakları tasarılarının ölçümlenmesidir. Bu sayede, literatürde pek çok kez ölçümlenen iş bilinci, yasal düzey ve bireysel tasarılar düzleminde irdelenmiştir. Amaç kapsamındaki problem ve alt problemlere yönelik olarak hazırlanan anket, çalışma sahası olarak seçilen Bayburt Üniversitesi'nde çalışan 148 sürekli işçinin katılımıyla uygulanmış ve bulgular üzerinden bir süreç okuması gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, sürekli işçiler İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatını iyi bilmekle birlikte, bu mevzuatın tamamlayıcı katkılara ihtiyaç duyduğunu düşünmektedirler. Süreci çok yönlü bir karmaşık olarak hayal eden sürekli işçiler, çalışana düşen rolün ve sorumluluk bilincinin yalnızca yasalarla elde edilemeyeceği görüşündedirler ancak yasaların katkısının çalışan ve işveren bilincini daha iyi bir performans noktasına taşıyacağına inanmaktadırlar. Anahtar kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Sürekli İşçi, Bayburt Üniversitesi, Mevzuat, Bilinç Düzeyi

Hüseyin Taş
Iğdır University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İşyeri hekimlerinin çalışma yasam kalitesini etkileyen faktörler; İstanbul il örneği

İstanbul ilinde Hizmet veren İşyeri Hekimlerinin bazı mesleki sosyo-demografik özelliklerinin ve (WRQOL)çalışma ile ilgili yaşam kalitesi düzeylerinin 6 alt başlıkta belirlemeye ve olumsuz faktörlere yönelik iyileştirici önerilerin geliştirilmesi amacıyla yapılmıştır bu tezde Türkiye genelinde ortalama 14 bine yakın işyeri hekiminin İstanbul ilinde hizmet veren 4369 işyeri hekiminden 252'si araştırma grubunu oluşturmuştur. Araştırmanın verileri elektronik anket yöntemi ile Kasım-Aralık 2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırma sonucu elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılarak Microsoft Excel paket programı ile düzenlendikten sonra Statistical Package for Social Sciences (SPSS) 26 paket programı ve ile analiz edilmiştir. Ankete katılanların verilerini inceleyecek olursak; %57,8'i erkek ve %42,1 kadın yarısından biraz fazlası erkek işyeri hekimdir. Sonuçlar yorumlandığında iş yeri hekimliği yapanların çoğunun 37 yaş üstü olduğu söyleyebiliriz. Bir hekim ortalama 24-25 yaş aralığında 6 yıllık tıp ihtisasını bitirdiği düşünülecek olursa ±3-4 yıl da zorunlu görev döneminde tercih etmeye başladıkları şeklinde yorumlanabilir. Araştırmamızdaki katılımcıların %22,1'i pratisyen %77,9'u herhangi bir tıp dalında uzmanlığını yapmış hekimdir. Tanımlayıcı tipte yapılmış bu araştırmada katılan işyeri hekimlerinin hizmet yılı ortalaması 13,47±7,68 bulunmuştur. Araştırmaya katılan işyeri hekimlerinin günlük çalışma saatlerine bakıldığında Standart Sapma ortalaması 6,11±2,24 ve saat ortalaması da 6 (1-10) dır. İş yeri hekimlerinin %56,3 'ü 16500 TL ve üstü %38,5 'i 5500-16500 TL geriye kalan küçük bir kısımda askeri ücret ve altında maaş almaktadır. Araştırmaya katılan iş yeri hekimleri en çok %78,7 le 'Psikososyal faktörlere, ikinci olarak %62,7 ile Ergonomik yetersizliklere, üçüncü olarak %Sıcak-Soğuk 'dengesizliklerine, %16,2'si Çalışma Ortamındaki gürültüye daha sonra %48,2 le Toz Faktörüne son olarak da % 16,6 ile Titreşime maruz kaldıklarını belirtmiştir. Çalışma yaşam kalitesi sonuçları değerlerinde, araştırmada kullanılan tanımlayan değişkenlerle istatistiksel düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Araştırmanın en büyük sınırlılığı İstanbul ilinde Hizmet veren İşyeri Hekimlerinden oluşması ve katılım düzeyinin düşük olmasıdır. Anahtar Kelimeler: İşyeri Hekimi, Çalışma Yaşam Kalitesi, İş Sağlığı ve Güvenliği

DoktorlarMeslek sağlığıMesleki benlik saygısı+7
Gülten İbiş
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Biyolojik risk etmenlerinden parazitler

İş kazası ve meslek hastalıkları Sanayi Devrimi ile gündeme gelmiş, sanayileşme ve teknolojik gelişmelerle birlikte iş kazaları ve meslek hastalıklarının önemi de artmaya devam etmiştir. Yapılan tüm düzenlemelere rağmen konu hala önemini sürdürmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) istatistiklerine göre her gün ortalama bir milyon çalışan iş kazası geçirmektedir. Beş bin beş yüz işçi iş kazası ve meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirmektedir. İş kazası ve meslek hastalıklarının gerçekleşme sebebi işyerlerinde yeteri kadar ve gerekli sağlık ve emniyet önlemlerinin alınmamasından kaynaklanmaktadır. Önlem alınmayışı ise hem çalışanların sağlık ve hayatlarını tehdit etmekte hem de ülke ekonomisine ve işletmelere büyük maddi kayıplar yaşatmaktadır. Bu sebeple işyerlerinde İSG önlemlerinin alınmasıyla önemli kazanımlar elde edileceği aşikardır. İş sağlığı ve güvenliğinde amaç çalışanların, işletme ve üretimin korunmasıdır. İlk insanın üretime başlamasından itibaren var olan bir konu olmasına ve tarihçesi eski çağlara dayanmasına rağmen konu ile ilgili kanun ve yönetmelikler Türkiye'de ancak 2012 senesinde çıkarılabilmiştir. Oldukça karmaşık yapıya sahip olan sağlık işletmeleri ileri teknolojiye sahip olmaları, emek yoğun çalışmaları, çok tehlikeli sınıfta yer almaları ve 7/24 hizmet vermeleri sebebiyle iş güvenliği açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Projede amaçlanan İSG hususunu ve iş hayatında karşılaşılan meslek hastalıkları çalışanların tüm ömrüne etki eder. Çalışma hayatlarının bitmesine veya ciddi, kalıcı sağlık problemlerine sebebiyet verebilmektedir. Bu meslek hastalıklarına sebep olabilecek hususlardan biri de çalışma yaşamında maruz kalınan biyolojik risk etmenleridir. Bu tez çalışmasında, iş hayatında karşılaşılabilecek biyolojik risk faktörlerinin önemi vurgulanmak istenirken, bu biyolojik risk etmenlerinden maruz kalınan parazitlerin risk etmenleri ve işyerinde temel İSG uygulamaları incelenmiştir. İşverenlerin alması gereken ek önlemleri ortaya koymak çalışmanın başlıca hedefini oluşturmaktadır. Belirtilen hedef doğrultusunda literatür araştırması yapılmış, sonucunda bilgiler analiz edilmiştir.

Biyolojik riskParaziter hastalıklarParazitler+2
Mustafa Fındıkgil
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kapalı ve kısıtılı alanlarda yapılan çalışmalarda iş sağlığı ve güvenliği stratejileri; mevcut durumun etkili analizi ve iyileştirme yöntemleri

Ülkemizde yasallaşan 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunundan sonra yasal sorumluluklar birçok iş alanında artmıştır. Bu sorumluluklar incelendiğinde temel amaç çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak olduğu gözlemlenmektedir. Çalışanların sağlık ve güvenliklerinin ana temel amacı proaktif yaklaşımlar sergilemektir. Bu durumda proaktif yaklaşımlar sergilemek için en önemli faktör güvenlik kültürünün işveren ve çalışanlar tarafından benimsenmesidir. Bu çalışma kapalı ve kısıtlı alanlarda yapılan çalışmalarla ilgilidir. Kapalı ve kısıtlı alan çalışmaları personellerde hem fiziksel hem de psikolojik risk faktörlerini barındırmaktadır. Bu çalışma kapalı ve kısıtlı alanlarda yapılan çalışmalarda karşılaşılan tehlikeli durumları belirlemek ve bu tehlikeli durumlarla etkili bir şekilde başa çıkabilmeyi hedeflemektedir. Kapalı ve kısıtlı alanlarda yapılan çalışmalarda dikkat edilmesi gereken iş sağlığı ve güvenliğinin temel başlıkları içerisinde ortam havalandırması, yeterli ortam aydınlatması ve ortamdaki çalışanların sağlıklı iletişim kurabilmesidir. Bütün bunları düşündüğümüzde ilk olarak kaynakta, bu sağlanamıyorsa ortamda, bunu da sağlayamıyorsak kişiye özel önlemler almamız gerekir. Ek olarak çalışma ortamında gerekli iş izinleri alınmalı ve iş izinlerinin gereklilikleri tam olarak sağlanmalıdır. Çalışmalar yetkin kişilerce yapılmalıdır. Bunun yanında ortamda çalışma yapacak kişilere konu hakkında gerekli eğitimlerin verilmesi işveren tarafından sağlanmalı, işe özgü tehlikeler çalışanlara örneklerle anlatılmalıdır.

Hareket kısıtlılığıİş sağlığı
Ufuk Deniz
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yüzer havuzlarda risk değerlendirmesi: Fine Kinney metodu örneği

Bu çalışmanın amacı yüzer havuzlarda Fine Kinney metodu uygulanarak risklerin analiz edilmesi ve risk değerlendirmesinin yapılmasıdır. Risk değerlendirmesi yapılırken öncelikle tehlikeler belirlenmiş ve bu tehlikeden doğacak riskler belirlenerek analiz edilmiştir. Toplanan bilgi ve veriler kullanılarak oluşabilecek kaza ve olay etkilerin sıklığı, şiddeti ve olasılığı belirlenmiştir. Risk kontrol tedbirleri kapsamında; tehlikelerin ortadan kaldırılması, risklerle kaynağında mücadele edilmesi ve ikame yöntemleri uygulanarak risk düzeyi, kabul edilebilir risk seviyesine düşürülmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada İzmir ve İstanbul bölgesinde bulunan beş yüzer havuz incelenmiştir. Yüzer havuzlara ait risk değerlendirmeleri ve geçmiş kaza kayıtları incelenerek elde edilen veriler ışığında bu risk değerlendirmesi ortaya çıkmıştır. Fine Kinney metodu kullanılarak yapılan risk değerlendirmesi, 47 adet tehlikeden kaynaklanabilecek risk üzerinden gerçekleştirilmiştir. 10 olası risk, 16 önemli risk, 13 yüksek risk, 8 çok yüksek risk skoru tespit edilmiştir. Olası riskler; geminin havuza çarpması, çalışanların havuz güvertesinden denize düşmesi, boğulma, zorlamalı ve tekrarlı hareketler, geminin trim ve meyilinin bozulması olarak tespit edilmiştir. Önemli riskler; çalışanlar arasında iletişimin olmaması, eğitim eksikliği, gürültü, basınçlı su ve kum çarpması, çalışanların üzerine yüksekten malzeme düşmesi olarak tespit edilmiştir. Yüksek riskler; elektrik çarpması, havuza alınan geminin trim ve meyilinin bozulması, yüksekten düşme, kimyasal madde maruziyeti olarak tespit edilmiştir. Çok yüksek riskler; patlama, parlama, yangın, acil çıkış yollarının kapalı olması, çevre kirliliği olarak tespit edilmiştir. Risk skorlarına göre tespit edilen riskler, çok yüksek risk düzeyinden olası risk düzeyine göre öncelik sıralaması tarafımdan yapılmıştır. Eşit risk skoruna sahip tehlikelerin öncelik sıralanması, tarafımdan oluşturulan "Risk derecelendirme tablosu" katsayısı kullanılarak yapılmıştır. Güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması, iş kazalarının azaltılması, yasal gerekliliklere uyum sağlanması, maliyet tasarrufu, çalışanların sağlığı ve verimliliği gibi faydalar araştırmanının önemini ortaya koymaktadır.

Alparslan Efe
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Metal sanayinde çalışanların sağlık ve güvenlik açısından risk faktörlerinin değerlendirilmesine yönelik alan araştırması: İskenderun örneği

Metal Sanayinde Çalışanların Sağlık ve Güvenlik Açısından Risk Faktörlerinin Değerlendirilmesine Yönelik Alan Araştırması: İskenderun Örneği iskenderun bölgesinde çalışmakta olan demirçelik fabrikalarında yapılan anket araştırması ile bu fabrikalarda işçilerin iş sağlığı ve işçi güvenliğine bakış açıları, karşılaştıkları riskler ve bunlarla ilgili yapılan alan araştırması içermektedir. Konu: Araştırma Konusunun Tanımı: Metal İmalat Sanayinde İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında sektör çalışanlarının iş Güvenliği farkındalığının tespitine yönelik anket yöntemiyle Hatay ili İskenderun İlçesinde faaliyet gösteren Ülkemizin entegre demir çelik fabrikalarından İsdemir içinde yeralan Ak Refrakter Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ünvanlı ve 120 çalışanlı işletmede yürütülmüş,112 kişinin katıldığı anket çalışmasını içermektedir. Anket, metal alanında faaliyet gösteren işletmelerin çalışanlarına yönelik olarak tasarlanmış ve uygulanmıştır. Üretim bölümünde görev alan bireyler üzerinde yapılan bu araştırmada, benzer nitelikte işler yapmaları, iş sağlığı ve güvenliği konusundaki farkındalıklarını ve bakış açılarını belirlemek için yapılmıştır. 5'li Likert Ölçeği kullanılarak ankete katılanlardan her soru için "Kesinlikle Katılmıyorum", "Katılmıyorum", "Kararsızım", "katılıyorum", "Kesinlikle Katılıyorum" cevaplarından bir tanesini seçmeleri istenmiştir. Elde edilen veriler, istatistiksel olarak değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen bulgular ışığında metal sektöründe çalışan insanların iş sağlığı ve güvenliği, eğitim ve iletişim farkındalıklarını ve risk algısı farkındalıklarını ölçerek, istatistiksel olarak elde edilen verilerin irdelenerek, sektörün iş sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi için adımlar atılmasına katkıda bulunması umulmaktadır

Yunus Emre Akbulut
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Petrol rafineri üretim sahalarında iş kazalarının azaltılması ve L matris yöntemi ile örnek risk değerlendirme çalışması

Bu çalışma, yüksek tehlike potansiyeline sahip petrol rafineri üretim sahalarında iş kazalarının azaltılmasına yönelik risk temelli bir yaklaşım sunmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Özellikle proses güvenliğinin kritik olduğu Hydrocracker üretim sahası örnek alınarak, olası tehlikelerin sistematik olarak belirlenmesi ve değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Çalışmada risk değerlendirme aracı olarak L Tipi Matris Yöntemi kullanılmış; bu yöntemle olasılık ve şiddet düzeylerine göre risk puanları hesaplanmış, mevcut durum analizi yapılmış ve düzeltici-önleyici faaliyetlerin etkisiyle risk seviyelerindeki değişim izlenmiştir. Analiz kapsamında; yüksekte çalışma, kapalı alan faaliyetleri, sıcak yüzey ve buhar temasları, kostik ve H₂S gibi tehlikeli kimyasallara maruziyet, döner ekipmanlar, basınçlı gazlar ve doğal afetler gibi 24 farklı faaliyet ve tehlike başlığı değerlendirilmiştir. Mevcut durumda çoğu risk "çok yüksek" (20 puan) ve "yüksek" (16 puan) düzeyinde iken, alınan kontrol önlemleri sonrasında bu risklerin önemli bir kısmı "orta" ve "düşük" seviyelere indirilebilmiştir. Elde edilen bulgular, petrol rafinerisi gibi karmaşık ve entegre üretim sahalarında proaktif risk yönetimi uygulamalarının iş kazalarının önlenmesinde ne denli etkili olduğunu göstermektedir. Uygun mühendislik kontrolleri, kişisel koruyucu donanım kullanımı, iş izin sistemleri, sürekli eğitim faaliyetleri ve acil durum planlamaları; risk seviyelerini düşürerek çalışan güvenliğini sağlamada temel rol oynamaktadır.

Mustafa Menekli
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel yangın ve patlamalar

Bu Tez, Yangın ve Patlamalara neden olan faktörlerin araştırılması ve bu durumun meydana gelmesinin engellenmesi ile ilgili düzenlenmiştir. Yangın ve Patlamalar günlük hayatımızda da olduğu gibi iş hayatında da sıklıkla karşılaştığımız iş kazalarıdır. Yangın ve Patlamaların çevre ve çalışana (iş, çalışan ve işyeri) verdiği hasar önlenebilir yâda önlenebilir derecede düşürülebilir. Çalışma sahasında gerekli önlemlerin alınması mevzuata ve yönetmeliklere uygun şekilde çalışılması Avrupa Standartlarına uygun yapılması ve gerekli koruyucu donanımın kullanılması sağlanmalıdır. Gerekli kontroller periyodik olarak sağlanmalıdır ve risk değerlendirmeleri yapılarak gerekli önlemler alınmalıdır. İş sağlığı ve güvenliğine yönelik önlemlerin eksiksiz alınması, çalışanların ve işverenlerin bilinçlendirilmesi ilgili eğitimlerin eksiksiz alınması ve gerekli donanımların kullanılması çalışma ortamında meydana gelebilecek risklerin %98'nin önüne geçebilmektedir. Yangın ve patlamaların önüne geçilmesi için her türlü teknik ile tasarım kontrolü çerçevesinde gerekli önlemler alınmalı can ve mal kaybına sebebiyet verebilecek her türlü durumun kontrolü işe başlamadan önce sağlanmalıdır. İşyerinde kullanılan her türlü malzeme, donanım, proses amacına uygun şekilde kullanılıp uygun şekilde depolanmalıdır. Birbiri ile etkileşimde bulunup acil duruma sebebiyet verecek durumları önüne geçebilmek adına her madde için güvenlik bilgi formu (GBF), hazırlanmalı ilgili maddelerin açıklamaları, kullanım miktarları ve depolanma şekilleri belirtilmelidir ancak bu şekilde büyük çaplı endüstriyel kazaların önüne geçilerek can ve mal kaybı önlenebilmektedir. Bu çalışma, endüstriyel çalışma sahalarında meydana gelen yangın ve patlamalar hakkında ilgili kavramların tanımı yangın ve patlamaların meydana gelme sebepleri, işyerine ve çalışana vermiş olduğu maddi manevi zararlara karşı alınması gerekli olan ve bu olayların meydana gelmemesi için alınması gerekli önlem ve tedbirler üzerinde durulmuştur.

Aygül Küçükdoğan
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ergonomik risk etmenlerinin ofis ortamında iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi

Bu çalışma, ofis ortamlarında ergonomik risk etmenlerinin iş sağlığı ve güvenliği üzerindeki etkilerini çok boyutlu bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. Ofislerde yaygın olarak karşılaşılan fiziksel, çevresel ve psikososyal risklerin; çalışanların sağlık durumu, iş performansı ve genel refahı üzerindeki yansımaları değerlendirilmiştir. Ergonomik açıdan uygun olmayan çalışma koşullarının, özellikle kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, görsel yorgunluk, zihinsel tükenmişlik ve stres düzeylerinde artışa neden olduğu literatür bulguları çerçevesinde ele alınmıştır. Araştırma kapsamında; çalışma alanlarının ergonomik tasarımı, oturma düzeni, ekranlı araçlarla çalışma koşulları, aydınlatma, havalandırma, gürültü, iklimlendirme ve renk kullanımı gibi çevresel faktörler iş sağlığı ve güvenliği perspektifinden analiz edilmiştir. Bunun yanı sıra, tekrarlayan hareketler ve uzun süreli statik duruşların çalışan sağlığı üzerindeki etkileri incelenmiş; ergonomik risklerin azaltılmasına yönelik önleyici ve iyileştirici uygulamalara yer verilmiştir. Psikososyal risk etmenleri kapsamında ise iş yükü, mola düzeni, stres yönetimi ve destekleyici çalışma ortamlarının önemi vurgulanmıştır. Çalışmada ayrıca ofis ortamlarında acil durum yönetimi, yangın güvenliği, ilkyardım olanakları ve çalışanlara yönelik iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin önemi değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, ergonomik ilkelere uygun biçimde düzenlenmiş ofis ortamlarının çalışanların sağlığını koruduğunu, iş kazaları ve meslek hastalıklarının görülme sıklığını azalttığını ve buna bağlı olarak iş verimliliğini artırdığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, yasal mevzuata uyumlu ve ergonomi temelli iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının hem çalışan memnuniyeti hem de işletmelerin sürdürülebilirliği açısından kritik bir role sahip olduğu değerlendirilmiştir.

Canan Karaağaç
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri 4.0 çağında tarım işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları : Azerbaycan'da bir fide işletmesi örneği

2011 yılında Almanya'da düzenlenen teknoloji fuarında ilk olarak gündeme gelen "Endüstri 4.0" terimi 4. Sanayi Devrimi olarak geçmektedir. Almanya, Japonya ve Amerika gibi gelişmiş ülkeler Endüstri 4.0 hedefine yönelerek ve bilişim teknolojileri ile tüm yaşamsal mekanizmaları bir araya getirerek üretimi amaçlamaktadır. Endüstri 4.0; nesnelerin interneti, İnternetin hizmetleri ve siber-fiziksel sistemler olmak üzere farklı aşamalardan oluşan bir sistemler kümesidir. Yeni bir çalışma düzenini getiren Endüstri 4.0 da üretim ve yaşam alanlarının tamamı akıllı donanımlara sahip olmakta ve sistemler birbiri ile bütünleşmiş şekilde çalışmaktadır. Endüstri 4.0 çağı üretim ile tüketim yeniden yapılanmaktadır. Bu sistem ile zengin ve fakir ülkeler dağılımı da yeniden şekillenmektedir. Endüstri 4.0 çağıyla yeni iş kolları ve ülkeler arasındaki gelir dağılımında farklılıklar meydana gelmektedir. Bu çalışmada Endüstri 4.0 ile üretim yapan Azerbaycan'daki bir fide işletmesinin çalışma koşulları ve iş sağlığı güvenliği uygulamaları incelenecektir.

Alakbar Rahımov
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2024
00