Kütahya Dumlupınar University
Anabilim Dalı

İşletme Eğitimi Anabilim Dalı

Kütahya Dumlupınar University

111

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadın yöneticilierin cam tavan algısının cam tavanı aşma stratejilerine etkisi: Bursa ili tekstil sektöründe bir alan araştırması

Kadınlar çalışma yaşamında sırf cinsiyetlerinden ve toplumun cinsiyetlerine yüklediği rol ve sorumluluklardan dolayı çeşitli tutum, davranış ve önyargılarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Kadınların çalışma yaşamında üst yönetim kademelerine yükselmelerinde cinsiyetlerinden dolayı karşılarına çıkan her türlü görünmez engel ?cam tavan? olarak adlandırılmaktadır.Kadın yöneticiler karşılarına çıkan cam tavan engeli karşısında bazen bunu aşmak için çeşitli stratejilere başvururken bazen de bunu kabullenmek zorunda kalmaktadır.Bu tez çalışmasında; birinci bölümde çalışma yaşamında kadın işgücünün tarihsel süreç içerisindeki konumu ve karşılaştıkları sorunlar ele alınmıştır. İkinci bölümde kadın yöneticiler ve cam tavan kavramı, cam tavan algısına neden olan unsurlar, olumsuz sonuçları ve cam tavanı aşma stratejileri açıklanarak, literatüre uygun olarak bir alt yapı kurulmuştur. Uygulama bölümünde kadınların yoğun olarak çalıştığı ve Türkiye'de tekstilin en önemli merkezi olan Bursa'daki tekstil işletmelerinde çalışan kadın yöneticilerin karşılaştıkları cam tavan engelleri ve bunları aşma stratejileri analiz edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kadın İşgücü, Kadın Yönetici, Terfi, Cam Tavan, Cam Tavan Engelleri

Cam tavan sendromuKadın iş gücüKadın yöneticiler+2
Ayfer Çetin
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul öğretmenlerinde iş doyum düzeyleri

Bu araştırmanın amacı, Diyarbakır ili merkez ilçelerdeki ilkokullarda çalışan sınıf öğretmenlerinin genel iş doyum düzeylerini ve bu iş doyum düzeylerini etkileyen olası etmenleri saptamayı amaçlamıştır. Araştırma ile öğretmenlerin iş doyumunu etkileyen; işin düzeyi, yükselme olanakları, kişiler arası ilişkiler ve okul ortamı, iş ve niteliği, ücret, yönetim ve çalışma şartları boyutlarına ilişkin algıları; yaş, hizmet süresi ve cinsiyet değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak beşli değişken tip olan iş doyum ölçeği ve betimsel (survev) araştırma yöntemi kullanılmıştır. Diyarbakır ili belediye sınırları merkez ilçelerdeki resmi ilkokullarda, 2012-2013 öğretim yılında görev yapan toplam 2613 kadrolu sınıf öğretmeni araştırmanın evrenini oluşturmuş olup, bu öğretmenlerden 253 kişi ise araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Sınıf öğretmenlerinin genel iş doyum düzeyleri ?orta iş doyumu? düzeyinde olduğu saptanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin iş doyumunu etkileyen kurumsal faktörlere göre, iş doyum düzeyleri iş ve niteliği boyutunda ?yüksek? , işin düzeyi, yükselme olanakları, kişiler arası ilişkiler ve okul ortamı, yönetim ve çalışma şartları boyutunda ?orta?, ücret boyutunda ise, ?düşük? düzeyde olduğu betimsel yöntemine göresaptanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin iş doyum düzeyleri; iş ve nitelik, yükselme olanakları ve ücret boyutunda, yaş, hizmet süresi ve cinsiyet değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar göstermemiştir. İşin düzeyi ve kişiler arası ilişkiler ve okul ortamı boyutunun yaş değişkenine göre anlamlı fark göstermemiş olup, hizmet ve cinsiyet, değişkenine göre anlamlı bir fark olduğu gözlenmiştir. Hizmet süresi 1-5 yıl olan sınıf öğretmenlerinin, iş doyum düzeyleri, hizmet süreleri 6-10 ve 11- 15 yıl olan sınıf öğretmenlerinden daha yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Bay öğretmenlerin bayan öğretmenlere göre kendilerini bir üst statüye yükselemeyeceği bir pozisyonda olduğunu belirtmiştir. Buna göre bayan öğretmenlerin bay öğretmenlerden, iş doyum düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Yönetim boyutunun; yaş ve hizmet değişkenine göre farklılık göstermeyip, cinsiyete göre farklılık göstermiştir. Çalışma şartları boyutuna göre ise, yaş ve hizmet değişkenine göre farklılık gösterip, cinsiyet değişkenine göre farklılık göstermemiştir. 20-25 yaş arasındaki sınıf öğretmenlerinin iş doyum düzeyleri, 26-30 ve 31-35 yaş arsındaki öğretmenlere göre, daha doyumlu görülmüştür. Sonuç olarak; elde edilen bilimsel veriler doğrultusunda araştırma sonuçlarıortaya konulmuş ve bu sonuçlar ışığında öğretmenlik ve mesleğinin iş doyum düzeyleri; yaş, hizmet süresi ve cinsiyet değişkenlerine göre incelenmiş ve ilgili kurum ve kuruluşlara önerilerde bulunulmuştur. ANAHTAR KELIMELER: İs Doyumu, Sınıf Öğretmeni, İlkokul

Fethi Ahmet Çiçek
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Para dışındaki ödeme araçlarının KOBİ'lerin ticari yaşamındaki etkinliğine yönelik bir araştırma: Ankara GİMAT örneği

Bu tez çalışmasında, sayıları ve sağladıkları istihdam olanakları bakımından, Türkiye'deki ticarî yaşam içerisinde çok önemli yeri olan, kısaca ?KOBİ? olarak adlandırılan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde; para ve para dışındaki ödeme araçlarından ne derece faydalanıldığı ve bunların etkinlik düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bahsedilen araçlar çek, kartlı ödeme araçları, posta çeki, doğrudan borçlandırma, alacak transferi ve elektronik paradır.Bu araştırmanın temel problemi, para dışındaki ödeme araçlarının KOBİ'lerin ticarî yaşamındaki etkinliğinin belirlenmesidir. Burada ?etkinlik? kelimesi ile yukarıda bahsedilen ödeme araçlarının aktiviteleri ve kullanım oranları kastedilmiştir. Temel problemle ve alt problemlerle ilgili gerekli verileri toplamak için araştırmacı tarafından Beşli Likert Ölçeğine göre hazırlanan anket formu kullanılmıştır.Araştırmada veriler büyük ölçüde genel tarama modellerinden tekil tarama modelleri ile oluşturulmuştur. Bununla birlikte KOBİ'lerin bazı özellikleri ve ödeme araçlarının kullanım ve etkinlik düzeyleri ile ilgili bazı bölümlerde ilişkisel tarama yöntemleri olan tek yönlü varyans analizi, pearson korelasyon testi ve ki-kare testinden yararlanılmıştır.Araştırma evreni, Türkiye'de TÜİK verilerine göre 2010 yılı itibariyle sayıları 3 milyonun üzerinde olan ve toplam işletme sayısının % 99,9'unu oluşturan, küçük ve orta ölçekli işletmelerdir. Araştırmanın çalışma evreni olarak 300'den fazla KOBİ'den oluşan Ankara Gıda ve İhtiyaç Malzemeleri Toptancıları Sitesi (GİMAT) seçilmiştir. Anket çalışmasına katılan 91 adet işletme, çalışmanın örneklemi olarak kabul edilmiştir.

Banka kartıDoğrudan borçlandırma sistemiElektronik para+6
İlhan Tarhan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katılım bankalarında bireysel emeklilik sistemi ve işleyişi

Çalışmanın amacı katılım bankacılığı alanında yeni sunulan bireysel emeklilik sisteminin gerekliliğini ve işleyiş aşamasında bireysel emeklilik sisteminin fonlarının değerlendirilmesi hangi enstrümanlarla gerçekleştirdiğini ortaya koymaktır. 12/01/2008 tarihinde Resmi Gazete ile bireysel emeklilik sistemi içinde en az %30 oranında Devlet Tahvili Hazine Bonosu bulunma şartı kaldırılmasıyla katılım bankacılığında bireysel emeklilik sistemi doğmuştur.Faize duyarlı tasarruf sahiplerinin sisteme girmesiyle katılım bankacılığı sektörünün gelişmesine önemli etkileri olacaktır. Faizsiz bireysel emeklilik sisteminde fonların değerlendirilmesi yeni oluşan ve gelişen bir alandır. Bu konu alanıyla ilgili yayınlaşmış bilimsel kaynağın az olması bu çalışmanın önemini arttırmaktadır.Katılım bankalarında BES'nin çok kısa bir geçmişinin oluşu sisteme dair istatistiksel verilerin yeterince sağlanamaması ve literatürün az olması sınırlılık olarak söylenebilir. Ayrıca bankacılık sisteminde rekabet yoğunluğu nedeniyle bazı verilerin elde edilememesi araştırmanın sınırlılıkları olarak sıralanabilir. Bu araştırmada, gerekli literatür taraması yapılarak betimsel araştırma türü uygulanmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde, Türk bankacılık sistemi değerlendirilmiş bankacılık sisteminin içerisinde katılım bankacılığın yeri ve önemi belirtilerek katılım bankacılığının özellikleri hakkında araştırma yapılmıştır. Katılım bankacılının doğuşu, Türkiye'deki mevcut durumu ve işleyiş prensipleri ile ilgili araştırma yapılarak Türkmali sektöründeki önemine vurgu yapılmıştır. Katılım bankacılığının fon toplama, değerlendirme, finansman teknikleri ve fon kullandırma teknikleri açıklanmıştır. böylece katılım bankalarının yapısı ve özellikleriyle ilgili çeşitli kaynaklardan yararlanılarak önemi ortaya konulmuştur.Çalışmanın ikinci bölümünde, katılım bankalarında bireysel emeklilik sistemin incelenerek işleyişi hakkında araştırma yapılmıştır. Öncelikle bireysel emeklilik sisteminin gerekliliği, doğuşu ve özellikleri ile ilgili araştırma yapılmıştır. Diğer aşamada ise katılım bankalarındaki bireysel emeklilik sisteminin özellikleri ve ticari bankalardaki bireysel emeklilik sistemindeki farklılıklarla ilgili değerlendirme yapılmıştır. Ayrıca katılım bankalarında BES' in oluşabilmesi için faizsiz emeklilik yatırım fonlarının doğuşu ve özellikleri araştırılmıştır. Faizsiz emeklilik yatırım fonlarının içerisindeki faizsiz enstrümanların neler olduğu bu emeklilik fonlarını içerisindeki oranları % olarak payı araştırılmıştır.Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise, katılım bankaları ile mevduat bankalarında sunulan BES'nin karşılaştırılması yapılmıştır. Benzer yönleri ile farklı olan yönler araştırılmıştır. Ayrıca faizsiz emeklilik yatırım fonlarının son yıllardaki performansları araştırılmıştır. Katılım bankalarında bireysel emekliliğin daha verimli ve performanslı olabilmesi için faizsiz sabit getirisi olan yatırım araçlarına yönelinmesi gerektiği vurgulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Banka, katılım bankası, bireysel emeklilik sistemi, faizsiz enstrümanlar.

Bankacılık sistemiBireysel emeklilikFaizsiz bankacılık+3
Bayram Kaya
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nda bilgi teknolojilerinin kullanımı ve bilgi teknolojilerinin işletmeler için önemi

21. Yüzyılda ticaret hayatının ve sosyal hayatın merkezine oturan önemli kavramların başında `'Bilgi ve Bilgi Teknolojileri'' kavramları gelmektedir. İnternet ve Bilgi Teknolojileri' nin ulaşmış oldukları önemli teknolojik seviyeler, bilginin üretilmesi ve hızlı yayılmasında önemli etken olmuştur. İnsan hayatında keskin değişim ve dönüşümlere neden olan teknolojik gelişmeler, Ticari İşletmelerde ve Şirketlerde de yönetimsel ulusal ve uluslararası köklü değişiklikler getirmiştir. Bu değişim, doğal bir sürecin içinde kendiliğinden ortaya çıkabileceği gibi, planlı bir yapılanma ve Bilgi Teknolojilerine yapılan yatırımlarla programlı bir şekilde de gerçekleşebilir. Bilgi Teknolojileri, Ticari İşletmelerin daha etkin, daha kaliteli, daha üretken ve daha az masraflarla işlerini yürütmesine olanak sağlamaktadır.Ticari hayatta şimdiye kadar mesafeli yaklaştığımız `'Bilgi Teknolojileri'' konusunda son yıllarda uygulamaya konulan yeni Kanunlarla ciddi mesafeler kat edilmiştir. En son uygulamaya koyulan Kanunlardan birisi de 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'dur.Bu çalışmada da 6102 Sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu` nda Bilgi Teknolojilerinin kullanımı incelenmiş ve Bilgi Teknolojileri Kullanımının İşletmeler için ne kadar önemli bir faktör olduğu üzerinde durulmuştur.

Bilgi teknolojisiKanunlar 6102 sayılıKanunlar+4
Hatice Kala
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

KOBİ'lerde yönetim ve organizasyon sorunlarının yaşanma düzeyi: Ankara KOBİ örneği

Bu araştırmanın amacı, Ankara Ostim Organize Sanayinde iş makinaları yedek parça imalatı yapan işletmelerde yönetsel ve örgütsel problemlerin ne düzeyde yaşandığının bilimsel bir araştırma ile ortaya konulmasıdır. Bu araştırma beş bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde, araştırmanın problemi açıklanarak, amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları ve konu ile ilgili tanımlar hakkında bilgiler verilmiştir.İkinci bölümde KOBİ'lerin, Türkiye, Avrupa Birliği (AB), AB üyeleri ve bazı ülkelerdeki tanımları, KOBİ'lerin tanımlanmasında kullanılan nicel ve nitel ölçütler, avantajları ve dezavantajları ile ülkemiz ekonomisi içerisindeki yeri ve önemi üzerinde durulmuş, dünya ekonomileri içindeki payları ve önemleri belirtilmiştir. İşletmelerin planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon, denetim ve karar alma konusunda karşılaştıkları yönetim ve organizasyon sorunları ile pazarlama, insan kaynakları, Ar-ge, muhasebe, üretim, tedarik, finansman, ihracat, teknoloji, kurumsallaşma konularındaki sorunlarına değinilmiştir.Üçüncü bölümde, araştırma ile ilgili genel bilgiler yanında araştırmanın yöntemi, örneklemi ve ölçüm araçları verilmiştir. Araştırmada, alan araştırması yöntemi kullanılmıştır. Betimsel araştırma da denilen alan araştırmaları insanların herhangi bir konudaki görüşlerini ve değerlendirmelerini içermektedir.Dördüncü bölümde ise, Ankara ili Ostim Organize Sanayi Bölgesinde İş Makinaları Yedek Parça İmalatı yapan 106 işletme sahip/yöneticisi üzerinde gerçekleştirilen ve iki bölümden oluşan bir anket formu ile araştırma yapılmıştır. Konuyla ilgili olarak benzer amaçlarla yapılan araştırmalardan hareketle hazırlanan anket formunun birinci bölümünde, araştırmaya katılan işletme ve işletme yöneticilerinin temel özelliklerini belirlemeye yönelik demografik sorular sorulmuştur. İkinci bölümde ise KOBİ sahip/yöneticilerinin planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon, denetim ve karar alma konuları dikkate alınarak oluşturulan 30 soru ifadesine katılım düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Anketlerden elde edilen bulgular yüzde(%) ve frekans(f) üzerinden değerlendirilmiştir. Yapılan faktör analizi neticesinde, personel-personel eğitimi- uyumluluk, organizasyon yapısı, profesyonel yöneticiye güvensizlik, tecrübe ve sezgilerle hareket etme, nitelikli eleman istihdamı, yetki ve sorumluluk devri, karar alma, uzmanlaşma, insan kaynakları bölümünün işleyişi olmak üzere adlandırılan dokuz faktöre ait ortalama, standart sapma ve varyans değerleri hesaplanmıştır. Hipotezlerin analizi ise Ki-Kare bağımsızlık testi ile test edilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Oluşturulan hipotezlerin analizleri sonucunda; yaş, eğitim durumu, deneyim süresi ve çalışan sayısı değişkenleri ile yönetim ve organizasyon sorunları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ancak, profesyonel yöneticilere yetki devrinde deneyim süresi değişkeninin etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Bulgular, anket kapsamındaki işletmelerin genel bir KOBİ niteliği sergilediğini, işletme sahiplerinin yönetimdeki paylarının çok yüksek olduğunu, profesyonel yöneticiye yetki devrinden kaçındıklarını ve nitelikli eleman istihdamı sorununu açıkça ortaya koymaktadır.Beşinci olan son bölümde ise, araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında KOBİ'lerin yönetim ve organizasyon becerilerini nasıl daha etkin ve verimli bir hale getirebileceği ile ilgili öneriler sunulmuştur.Anahtar kelimeler: KOBİ, Yönetim ve Organizasyon Sorunları, Yönetici.

AnkaraKOBİOrganizasyon+3
Derya Kulakoğlu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bankacılık sektörü ve e-ticaret: Şekerbank örneği

Teknoloji günümüzde hayatımızın her alanına girmiş bulunmaktadır. Bankacılık sektörü de bu değişimden etkilenmiş ve elektronik bankacılığın getirdiği imkânlar sayesinde müşteriler, banka şubelerine gitmeden, işlemlerinin tamamını diledikleri yerde, diledikleri zamanda gerçekleştirebilme özgürlüğüne kavuşmuşlardır. Günümüzde bankaların gerçekleştirdiği işlemlerin önemli bir bölümünün, alternatif hizmet dağıtım kanalları olarak da adlandırılan, elektronik bankacılık ürün ve hizmetleri aracılığı ile gerçekleştirildiği bilinmektedir. Son yıllarda giderek artan elektronik ticaret bankacılık sektöründe de kendisini hissettirmiş, işlem çeşitleri ve hacimleri artmaya başlamıştır. Bu tez çalışmasında öncelikle bankacılık sektörünün yapısından bahsedilmiş, ardından elektronik ticaret ile ilgili tanımlar ele alınmış ve son olarak da elektronik bankacılığa örnek olarak Şekerbank T.A.Ş.?nin elektronik bankacılık uygulamaları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: E-Ticaret, Bankacılık Sektörü, Şekerbank.

BankacılıkBankacılık sektörüElektronik ticaret+4
Musa Yılmaz
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ticaret meslek lisesinde muhasebe bürosu uygulamasının mesleki başarıya etkisi ve Gölbaşı Ticaret Meslek Lisesi'nde bir uygulama

Bu araştırma, bilgisayarlı muhasebe eğitimi alan son sınıf öğrencilerinin, mevcut mesleki bilgi ve becerilerine ilişkin görüşleri ile araştırmacı tarafından hazırlanan `Okul İçi Muhasebe Bürosu Uygulama Projesi? sonrasında mesleki bilgi ve becerilerine ilişkin görüşleri arasındaki farkın öğrencinin mesleki başarısına etki edip etmediğini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, deneysel desende tasarlanmış ve ön deneysel araştırma modellerinden olan, "Tek Grup Ön Test - Son Test Modeli" tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma evren ve örneklemi, Ankara-Gölbaşı Ticaret Meslek Lisesi, bilgisayarlı muhasebe eğitimi alan son sınıf öğrencilerinden (n=31) oluşmaktadır. Bilgisayarlı muhasebe eğitimi alan son sınıf öğrencilerine "Okul İçi Muhasebe Projesi Uygulaması" öncesi ve sonrasında, uzman onayı alınarak hazırlanan anket uygulanmıştır. Cevaplanan anketlerin tamamı analize uygun görülmüş ve istatistiki çözümlemeleri SPSS bilgisayar paket programında yapılmıştır. Verilerin çözümlemesinde; frekans, yüzde, standart sapma, ortalamalar ve farkları hesaplanmış, çapraz tablo karşılaştırmaları, grafikler ve t testi analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, son sınıf öğrencilerinin "Okul İçi Muhasebe Projesi Uygulaması" öncesi ve sonrası anket formlarının analizi sonucunda %95 güvenirlilikle manidar (anlamlı) bir fark bulunmuştur. Bu proje öğrencilerin mesleki bilgi ve becerileri ile ilgili görüşlerinde olumlu yönde değişim yaratarak öğrencilerin mesleki başarılarına etki etmiştir. Anahtar Kelimeler: Muhasebe eğitimi, deneme modeli, Okul İçi Muhasebe Bürosu Uygulama Projesi

Akademik başarıBilgisayar destekli eğitimBilgisayarlı muhasebe+6
Murat Aytemir
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kargo taşımacılık sektöründe hizmet kalitesinin değerlendirilmesi: AHS ve TOPSIS yöntemi

Bu araştırmanın amacı, kargo taşımacılık sektöründe hizmet kalitesini etkileyen faktörleri belirlemek, belirlenen bu faktörlerin önem derecelerini hesaplamak ve seçilen üç adet kargo taşımacılık firmasını belirlenen faktörlerin önem derecelerini de dikkate alarak değerlendirmektir. Yapılacak araştırma için kargo taşımacılık hizmetini satın alan bireysel ve kurumsal müşterilerle ve kargo taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren firmalarla görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda kargo taşımacılığında hizmet kalitesini etkileyen üç adet ana kriter ve bu üç ana kriterden türetilmiş üçer adet alt kriter belirlenmiştir. Belirlenen ana ve alt kriterler AHS yöntemine göre bireysel ve kurumsal müşteriler açısından ayrı ayrı analiz edilmiş ve AHS yönteminin sonuçları kullanılarak seçilen üç kargo firması TOPSIS yöntemiyle yine aynı şekilde bireysel ve kurumsal müşteriler açısından ayrı ayrı analize tabi tutulmuştur. En son olarak AHS ve TOPSIS yöntemlerinin karşılaştırılması yapılmıştır. AHS yönteminin analizi ?Expert Choice? paket programı ile yapılmış, TOPSIS yönteminin analizinde ise MS Exel programı kullanılmıştır. Araştırmaya uygun nitelikte anket hazırlanmış, hazırlanan anketin ön uygulaması yapılmış ve güvenilirliği tespit edilmiş olan bu anket 110 bireysel ve 20 kurumsal müşteri olmak üzere toplam 130 kişiye uygulanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre bireysel ve kurumsal müşterilerin en fazla önem verdiği hizmet kalitesini etkileyen faktör firmaya güvenilirliktir. Müşteriye duyarlılık ve hizmete ulaşılabilirlik ana kriterleri ise birbirine yakın değerler almışlardır. Kargo firmaları değerlendirildiğinde, hem AHS yöntemine hem de TOPSIS yöntemine göre bireysel ve kurumsal müşteriler A Kargo firmasının daha yüksek kalite düzeyine sahip olduğunu belirtmişlerdir. Ancak kurumsal müşteriler açısından her iki yönteme göre de kargo firmaları arasında kalite farkının az olduğu hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kargo Taşımacılık Sektörü, Hizmet Kalitesi, TOPSIS, AHS, Expert Choice.

Analitik hiyerarşi süreciHizmet kalitesiHizmet pazarlaması+7
Hakan Uzun
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

TMS-2 stoklar standardına göre dönüştürme maliyetlerinin ürün maliyetlerine etkisi ve bir uygulama

Bu çalışmanın amacı günümüzde uygulanmakta olan vergi kanunlarımızın uygulanmasını öngördüğü tam maliyet yöntemi ile mamul maliyetlerinin doğru hesaplanamayacağını göstermektir. Bunun nedeni ise işletmenin düşük kapasitede çalışması durumunda bunu normal kapasiteymiş gibi kabul edip, atıl kapasiteyi de mamul maliyetlerine dâhil etmesidir. TMS-2?nin getirmiş olduğu normal maliyet yöntemi ise düşük kapasiteyle çalışan işletmelerin mamul maliyetlerine, atıl kapasiteyi dâhil etmeyerek daha doğru mamul maliyetini tespit ettiğini göstermek amacıyla, TMS-2 Stoklar standardının uygun gördüğü normal maliyet yöntemi ile vergi kanunlarımızın uygun gördüğü tam maliyet yöntemi arasındaki ürün maliyet farklarını ortaya koyulacaktır. Amaç bu iki maliyet yöntemini karşılaştırarak güçlü ve zayıf yönleriyle kıyaslayıp, bir sanayi işletmesinde uygulama yaparak, işletme ortak ve yöneticilerine faydalı olabilecek öneriler geliştirmektir.

Atilla Barışçı
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bankalarda örgüt kültürünün metaforlarla analizi: Türkiye Halk Bankası örneği

Bu araştırmanın amacı Tokat ili ve ilçelerinde faaliyet gösteren Türkiye Halk Bankası'nın örgüt kültürünün bir yöntem olarak metaforlarla analizini gerçekleştirmektir. Bu amaçla söz konusu bankanın Tokat ili ve ilçelerinde faaliyet gösteren şubelerinde çalışan toplam 67 kişi ile yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Hazırlanan standart açık uçlu görüşme formları kullanılarak katılımcılara örgüt kültürünün özelliklerini benzetmede hangi metaforları neden kullandıkları sorulmuştur. Araştırmada nitel ve nicel yöntem bir arada kullanılmıştır. Çalışmanın nitel kısmında durum çalışması, nicel kısmında betimsel araştırma deseni seçilmiştir. Nitel verilerin analizinde betimsel ve içerik analizi yapılmış, nicel verilerin analizinde ise içerik analizi ile niceleştirilen verilerin, SPSS20 paket programı yardımı ile frekans ve yüzde dağılımlarına bakılmıştır. Araştırma sonucunda, bankalarda örgüt kültürünün analizinde metafor analizinin bir yöntem olarak kullanılabileceği, çalışanların bankaya ilişkin daha çok olumlu metaforlar kullandıkları, güçlü bir örgüt kültürünün var olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgüt Kültürü, Bankalar, Metafor Analizi

Tülay Çelik
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tarım Kredi Kooperatifleri'nde tarımsal kredi taleplerinin değerlendirilmesi yöntemleri

Tarım sektörü, temel ihtiyaçları karşılamak ve diğer sektörlere girdi temin etmek misyonuna karşın sermaye sıkıntısıyla daima karşı karşıya kalmıştır. Bu sebeple gerek tarımsal üretimde kullanmak üzere girdi temini sağlamak, gerekse organize olmuş kredi kaynağı oluşturmak için çiftçilerin ortaklığında tarımsal kooperatifler kurulmuştur. Türkiye?deki en fazla ortaklı çiftçi yapılanması da Tarım Kredi Kooperatifleri olmuştur. Bu çalışmanın amacı çiftçiler tarafından Tarım Kredi Kooperatifleri?ne yapılan kredi başvurularının değerlendirilmesi aşamasında, Tarım Kredi Kooperatifleri?nce kullanılan ölçüt ve yöntemlerin, kredi değerlendirme sürecinde doğru sonuçlara ulaşma performansını değerlendirmektir. Çalışmada tarım sektörünün öz sermaye eksikliğiyle ortaya çıkan yabancı kaynak ihtiyacını karşılamak üzere kullanılan tarımsal finansman yöntemlerinden bahsedilmiştir, Basel sistemi kapsamında Türkiye?de ve Dünya?da kullanılan risk değerleme yöntemlerine ait örnekler ve yapılan çalışmalar incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda elde edilen veriler ışığında Tarım Kredi Kooperatifleri?nde kullanılan kredi talebi değerlendirme yöntemleri ile temerrüde düşme durumu arasındaki bağın oldukça zayıf olduğu saptanmış, bu sebeple sistemin geliştirilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tarımsal Kredi, Tarımın Finansmanı, Tarım Kredi Kooperatifleri, Basel, Risk Yönetimi, Skorkart.

FinansmanKredi talepleriKrediler+3
Erman İpek
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konut finansmanında banka kredilerine alternatif modellerden Elbirliği sistemi üzerinde bir çalışma

Oldukça yeni ve özgün olan Elbirliği Sistemi araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Araştırma, konut finansmanında banka kredilerine alternatif modellerden olan ?Elbirliği Sistemini? kullanarak konut sahibi olan kişilerin bu sistemi tercih etme sebeplerini ve memnuniyet durumlarını belirlemek amacıyla bu şekilde konut almış 303 kişi üzerinde telefonla görüşerek uygulanmıştır. Her görüşme ortalama 5 dakika sürmüştür.Araştırma, literatür çalışması ve saha araştırmalarından oluşmaktadır. Amaca yönelik verilerin derlenmesi amacıyla bir anket geliştirilerek uygulanmıştır. Araştırma sonucunda Elbirliği Sistemini tercih edenlerin % 63?ünün bu sistemi tanıdıkları vasıtasıyla öğrendikleri ve sisteme katıldıkları ortaya çıkmıştır. % 88?i en az bir kişiye tavsiye etmiş, % 64?ü de en az bir kişinin bu sistemle ev sahibi olmasına vesile olmuştur. Ankete katılanların % 71?i, bu sistemi faizle ilgisi olmadığından tercih ettiklerini belirtmektedirler. % 49?luk bir kesim de devlet kontrolü ve güvencesi dahilinde olsa daha çok kişi tarafından tercih edileceğini iddia etmektedirler. Araştırma sonucunda Türkiye?de banka dışı yollardan konut sahibi olan ve olmak isteyen bir kesimin varlığı kesin olarak ortaya çıkmıştır. Bu kişilerin de % 71?inin faiz sebebiyle banka dışı yolları tercih ettikleri belirlenmiştir. Diğer ulaşılan bir sonuç ise, az bilinen bu sistemin uzmanlarca incelenerek yorumlanması gereğidir. Anahtar kelimeler: Konut Finansmanı, Elbirliği Sistemi, Altın Günü.

Banka kredileriElbirliği sistemiFinansman+5
Süleyman Tekerek
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk bankacılık sektöründe yabancı sermayeli bankaların yeri ve finansal performanslarının analizi

Türk bankacılık sektörü yabancıların girişimiyle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlamıştır. Yabancılar uzun yıllar bankacılık sektöründeki sermayeyi elinde tutarak sektöre hakim olmuşlardır. Fakat Cumhuriyetin ilanı ile uygulanan politikalar ve desteklemelerle yerel sermayeli ulusal ve özel bankalar kurulmaya başlamıştır. Bu yıllarda başlayarak 1980?li yıllara kadar devam eden süreçte yerel ekonomiyi kalkındırmaya yönelik uygulanan koruyucu politikaların ardından sektörde var olan yabancı sermaye git gide azalmış, aynı zamanda yabancı sermayeli her hangi bir banka faaliyete geçmemiştir.1980 yılından sonra ülkemizde uygulanan serbestleşme politikalarına bağlı olarak sektörde yabancı sermaye ve buna bağlı olarak yabancı banka sayılarında artışlar olmuş, yabancı bankalar şube açma ya da yerli bankalara ortak olma yoluyla zamanla sektörde önemli paya sahip olmuşlardır.Yabancı bankaların, sayıları ve sektör payları yaşanan serbestleşme süreci ile sektörde kendini gösterse de 2000 yılına kadar sektör bazında büyük değişiklikler göstermemiştir. Sektör, özellikle 2001 yılında yaşanan ekonomik krizin ardından uygulanan yeniden yapılanma sürecinin ardından hızla büyüme gösterirken, bu büyüme sektördeki yabancı payının da sürekli artışını beraberinde getirmiştir. Öyle ki 2010 yılı itibariyle yabancı bankaların payı, Türk bankacılık sektöründe %49,6?ya kadar çıkmıştır.Çalışmada bankacılık kavramı, bankacılığın ve yabancı sermayenin ülkemizdeki gelişimi, Türk bankacılık sektöründe yabancı bankaların yeri, bankaların 2006-2012 yılları arasındaki finansal performansları grafikler, tablolar ve analizler yardımı ile incelenerek, ortaya çıkan sonuçlar değerlendirilip yabancı bankaların performansları analiz edilmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarFinansal performans+6
Emre Atmaca
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Banka reklamlarının müşteri tercihlerine etkisi

İletişim araçlarının hızlı gelişimi finansal piyasaların işleyişini de önemli ölçüde etkilemektedir. Fon arz eden kurumların ürün ve hizmetlerini piyasanın istek ve beklentilerine yönelik geliştirdikleri pazarlama stratejilerinde reklamın fon fazlası ve fon açığı bulunan gerçek kişilerin ilgi ve isteklerine cevap verebilme düzeyinin belirlenmesi bu araştırmanın problemini oluşturmaktadır. Bu araştırmada, gerekli literatür taraması yapılarak, Ankara?daki mevcut banka müşterilerine anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırma ankete dayanan veriler üzerinde yürütülmüştür. Yapılan araştırma sonucunda orta yaş grubu, eğitim seviyesi yüksek ve erkek müşterilerin banka reklamlarından daha fazla etkilendiği ve bunun sonucunda da bankaların müşterisi oldukları bulgusuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Bankacılık, Reklam, Tüketici terimleri

Yunus Emre Gürsoy
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketici kredilerinde genel işlem koşullarının uygulanması ve genel işlem koşullarına müşterilerce farkındalık düzeyinin belirlenmesi

Çağımızın sosyal ve ekonomik gelişmeleri sonucunda değişen ve artan ihtiyaçlar bankalara olan talebi artırmaktadır. Artan talep beraberinde rekabeti doğurmuş, buna paralel olarak bankalarda ürün ve hizmet çeşitliliği artmıştır. Tüketici kredileri de günümüzde banka hizmetleri arasında en fazla tercih edilen unsurlar arasında yer almaktadır. Krediyi arz eden taraf (banka) ve talep eden taraf (müşteri) arasında gerçekleşen sözleşmeler genellikle arz sahibinin lehine hükümler içermektedir. Bu olumsuz durumu ortadan kaldırmak ve banka müşterilerinin haklarını korumak amacıyla yeni dönemde sözleşmelerde yer alması kararlaştırılan özel hükümler Türk Borçlar Kanun tasarısının 20-25. Maddelerinde ?Genel İşlem Koşulları? olarak düzenlenmiştir. Bu araştırma ile tüketici kredilerinde genel işlem koşullarının uygulanması ve koşulların banka müşterileri tarafından farkındalığı incelenmiştir. Gerekli literatür taraması yapılarak, Bursa ilinde ikamet eden banka müşterilerine anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırma ankete dayanan veriler üzerinden yürütülmüştür. Araştırmadan sonucunda ankete katılanların cinsiyetleri, eğitim durumları, gelir seviyeleri ve yaşları ile genel işlem koşullarının farkındalığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler : Banka, Tüketici, Kredi, Farkındalık ve Genel ĠĢlem KoĢulları terimleri

Dilek Sılacı
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yatılı ilköğretim bölge okullarında yönetim sorunları ve bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, Yatılı İlköğretim Bölge Okullarının yöneticilerinin okul yönetiminde karşılaştıkları sorunları incelemektir. Bu çalışmada Türkiye genelindeki Yatılı İlköğretim Bölge Okullarının yöneticilerinin yönetimde astları ve üsleri ile olan ilişkilerini, karşılaştıkları sorunları, okullarının imkanlarını ve yöneticilere ait demografik bilgiler analiz edilmiştir. Araştırmada betimsel bir çalışma yapılmış ve tarama modeli kullanılmıştır. Konuyla ilgili alan taraması yapıldıktan sonra veriler yöneticilerden anket yönetimiyle elde edilmiştir. Araştırmanın evreni, Türkiye?de bulunan Yatılı İlköğretim Bölge Okullarından, örneklemi ise Türkiye?nin farklı bölgelerinden seçilen yibolardan oluşmaktadır. Türkiye de bulunan 539 yibo dan 85 ine anket uygulanmıştır. Anket sadece yöneticilere yöneliktir. Araştırmanın verileri literatür taraması ve anket yöntemi kullanılmıştır. Analizler SPSS programı kullanılarak frekans tabloları, belirleyici istatistikler, korelasyon katsayıları yapılarak gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; Yatılı İlköğretim Bölge Okulu yöneticilerinin yönetim konusunda yeteri kadar eğitime sahip olmadıkları, yiboların öğretmen istihdamı açısından sorun ile karşılaşmadıkları, okulların fiziki imkanlarının fazla olmadığı, bakanlığın yibolardaki denetiminin yeterli düzeyde olduğu, yöneticilerin kadro oluşturmakta, sürekliliği sağlamada, yetkilerini kullanmakta sorunlar yaşadıklarını ve engellemelerle karşılaştıkları, okul içinde personele görev dağılımında personelin niteliksizliği ve eğitim yetersizliğinin sorun oluşturduğu ve bu durumun örgüt yapısını oluşturmada problemlere yol açtığı, güdüleme konusunda ödül ceza sisteminin aynı muameleyi görmesinin sorun oluşturduğu ve eşgüdümü sağlamada iletişim probleminin olduğu tespit edilmiştir. Yatılı İlköğretim Bölge Okulu yöneticilerinin karşılaştığı sorunların başında yönetim konusunda bilimsel bilgi eksikliği gelmektedir. Buna ilaveten yöneticilere Milli Eğitim Bakanlığı?nca verilen yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim faaliyetlerinin artırılması gerektiği ortaya çıkmıştır.

Çiğdem Çetin
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

MEB hizmet içi eğitim uygulamalarının değerlendirilmesi: Kastamonu ili aday öğretmenleri örneği

Bu araştırmanın amacı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hizmet içi eğitim adı altında her yıl düzenli olarak uygulanan Hazırlayıcı Eğitim ve Temel Eğitim Seminerlerinin aday öğretmenler tarafından değerlendirmelerini incelemektir. Bu araştırmada, Kastamonu ili merkez ve ilçelerine 2012 Ağustos döneminde atanan ilköğretim ve ortaöğretim aday öğretmenleri ile sınırlandırılmıştır. Araştırma; Tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma evrenini Ağustos 2012 öğretmen atamasında Kastamonu iline atanan merkez ve ilçelerindeki lise ve ilköğretim aday öğretmenleri oluşturmaktadır. Atanan 226 aday öğretmenin tamamına ulaşılmış ancak 179 aday öğretmen anket doldurmuştur. Araştırmada aday öğretmenlere temel eğitim ve hazırlayıcı eğitim başlığı altında 24?er sorudan oluşan anketler sunulmuştur. Aday öğretmenlerden 25. soruda işlenen konuları önem sırasına göre sıralamaları istenmiştir. Anketimizin analizinde t testi, anova analizi ve frekans analizleri yapılmıştır. Ankette sorulan likert ölçekli 48 sorunun güvenilirlik analizi sonucu 0,957 çıkmıştır. Elde edilen veriler SPSS 16.0 paket programına aktarılarak analiz edilmiştir. Bulgularda; aday öğretmenlerin, temel eğitim ve hazırlayıcı eğitiminde eğitim yeri olarak çalışma yerlerine yakın ilçelerin birleştirilmesinin barınma ve zamanlama yönünden öğretmenlere fayda sağladığı tespit edilmiştir. Seminer verenlerin şube müdürü, okul müdürü ve il milli eğitim denetmenlerinden oluşması eğitim verenler, eğitimin amacı ve kendilerine katkı sağlaması açısından yeterli olduğu belirlenmiştir. Seminerde verilen konular itibariyle ve yapılan sınavlarla ilgili de eğitim içeriğinin, uygulama ve değerlendirmenin, çalışma ortamına etkisinin olmadığı anlaşılmıştır.

Murat Balkız
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnsan kaynakları yönetiminde iş doyumu: Spor Toto Teşkilat Başkanlığı örneği

İş doyumu, bireyin işi ve işyeri hakkındaki genel duygu, düşünce kalıpları ile ilgili fikir verebilecek önemli bir değişkendir. Diğer bir ifade ile bireyin işyerine yönelik beklentilerini ve işine yönelik tutumunu ifade eden iş doyumu; bireyin işini ya da işle ilgili yaşantısını, memnuniyet verici veya olumlu bir duygu ile sonuçlanan bir durum olarak algılamasıdır. Aynı zamanda iş doyumu, çalışanların bedensel ve zihinsel sağlıkları yanında, bireysel fizyolojik ve ruhsal duyguların bir belirtisidir(Keser, 2005:79-80) Bu çalışma da Spor Toto Teşkilat Başkanlığı?nda çalışan personelde iş doyumunun oluşup oluşmadığını araştırmak amacına yönelik çözüm önerileri bulunmaya çalışılmıştır.

Azize Karakullukçu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kalite maliyetleri yönetimi ve otel işletmeleri üzerinde bir inceleme

Bu çalışmada, otel işletmelerinin kalite maliyetlerine ilişkin uygulamalar bakımından mevcut durumlarını ve yönetici görüşlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaçla hazırlanan anketler, Ankara' da faaliyet gösteren 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde çalışan 67 yöneticiye uygulanmıştır.Uygulama sonucunda toplanan veriler SPSS 15.0 For Windows programı ile analiz edilmiş olup, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) ve ilişkisiz örneklemler için T-Testi kullanılarak, verilerin istatistiksel anlamlılık ilişkileri tespit edilmiştir.Araştırma sonucunda, otel işletmelerinin önemli bir kısmında kalite maliyetleri sisteminin mevcut olmadığı (% 67,2) bulgulanmıştır. Bu işletmelerde sistemin kurulmamasının en önemli sebeplerinin muhasebe sisteminde köklü değişiklik gerektirmesi ve sistem oluşturulmadan da düşük maliyet ve yüksek kalitenin sağlanabilmesi olduğu saptanmıştır. Bu işletmelerin büyük bir çoğunluğunda yakın gelecekte kalite maliyetleri sistemi kurulmasının düşünülmediği gözlenmiştir. İşletmelerin sadece % 26,9' nda kalite maliyetlerinin düzenli olarak ölçüldüğü ve raporlandığı ve bu raporların da en çok ürün maliyeti ve fiyatlandırmada kullanıldıkları tespit edilmiştir. Ayrıca işletmelerin önemli bir kısmının çalışanlarına kalite ilgili eğitimler vermediği saptanmıştır. İşletmelerin büyük bir çoğunluğunda izlenen maliyet kalemi ise önleme maliyetlerinden alet, cihaz ve donanım bakım-onarım maliyetleri olarak bulgulanmıştır.

AnkaraKaliteKalite kontrol+4
Kezban Demir
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de kapanmış bankalar ve kapanma nedenleri

Bu araştırmanın amacı, Türk Bankacılık tarihinde Osmanlı döneminden bu yana kapanmış olan yerli bankaları belirleyerek, bu bankaların kapanma nedenlerini dönemsel değişimler ve yurtdışındaki banka kapanmaları ile karşılaştırmalı olarak incelemektir.Araştırmada yerel ticari bankalar ve yatırım bankaları incelenmiş, yabancı sermayeli bankalar araştırma evrenine dahil edilmemiştir. Yapılan çalışmada tarama yöntemi kullanılmış ve kapanan bankaların kapanma nedenleri ve şekilleri tarihsel süreç içerisinde betimlenmiştir. Bunun için ilk olarak bankacılık tarihi bankaların kapanmalarına göre dönemlere ayrılmış ve bu dönemlerde kapanan bankalar, bankacılık sektöründeki ekonomik ve yasal gelişmelere paralel olarak değerlendirilmiştir. Daha sonra yurt dışında, özellikle gelişmiş ülkelerde yaşanan banka kapanmaları nedenleri ile birlikte araştırılarak, Türk Bankacılık Sektörü ile bir karşılaştırma yapılmıştır.Elde edilen bulgulara göre Türkiye'de kapanmış olan bankaların kapanma nedenleri ve kapanma şekilleri tablolaştırılarak sunulmuştur. Bu bulgular Bankacılık Tarihinde araştırma için yapılmış olan bölümlendirmeye uygun olarak ve yurt dışındaki örnekleriyle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Son olarak bank kapanmalarındaki dönemsel farklılıklar ortaya konularak, farklılıkların nedenleri yorumlanmıştır.Araştırma sonuçlarına Türk Bankacılık sektöründe banka kapanmaları, yurt dışında olduğu gibi ekonomik kriz dönemlerinde yoğunlaşmaktadır. Ekonomik krizler tarafından tetiklenen finansal risklerin yanı sıra, özellikle 1980 sonrasında yöneticilerin ve banka sahiplerinin kötü niyetli ve hatalı işlemlerinin banka kapanmalarına neden olduğu saptanmıştır. Verilerin sınırlı olduğu veya hiç olmadığı 1930 yılı öncesinde kapanan bankalarla ilgili daha detaylı araştırma yapılmasına dair öneriler sunulmuştur.

Bankacılık sektörüBankalarFinansal kriz+2
Osman Gökhan Hatipoğlu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Banka imajını müşteri algısına etkisi, çalışanın ve müşterinin banka algısı: Bir banka örneği

İmaj, kişilerin bir obje, kurum veya başka bir kişi hakkındaki düşüncelerdir. Günümüzde imaj oldukça önemsenen bir konu olduğu için yönetilen bir olgudur. İmajı önemli bir unsur olarak algılayanlardan birisi de kurumlardır. Özellikle bankalar tarafından sunulan hizmetin nasıl algılandığının bilinmesi çok önemlidir. Bu nedenle önemli olan bu iki kavram bankaların iş hayatında kalabilmek ve rekabet edebilmek için hayati önem taşımaktadır. Araştırmamız da müşteri ve çalışanın hizmet kalitesi algısı ve banka imajı algıları ölçülmeye çalışılacaktır.Banka çalışanlarından 210 kişiye ve müşterilerden 192 kişiye banka imajı ve hizmet kalitesi algılarını ölçmek için anket uygulanmıştır. Bu araştırma için Ankara ilindeki bir kamu bankasında nisan ayında uygulanan ankette 22 hizmet algısı soruları kullanılmış ayrıca imaj için altı ve kişisel özellikler içinde beş soru yöneltilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.Bu güne kadar yapılan çalışmalarda banka hizmet algısını müşteriler tarafından ölçen pek çok araştırma olmasına rağmen çalışanın dahil edildiği pek araştırma olmadığı görülmüştür. Bankalarda imaj kavramında ise yine sadece ya çalışan ya da müşteri açısından incelenmiştir. İki grup arasındaki ilişki araştırması olmadığı tespit edilmiş, bu eksiğin giderilmesi ve bundan sonraki araştırmalara faydalı olması temenni edilmektedir.Bir kamu bankasının müşteri ve çalışanlarına yönelik yapılan anketin analizleri çeşitli istatistiksel (Mann Whitney U-Testi ve Kruskal Wallis Testi) tekniklerle SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir.Sonuç olarak personel ve müşterinin genelde benzer şekilde algıladığı söylenebilir. Bunun yanında enteresan sonuçlara ulaşılmıştır. Örneğin banka imajını etkileyen unsurlardan reklam ve iç dizaynın çok önemli olmadığı bunun yerine personelin davranışının çok daha önemli olduğunu iki grup tarafından aynı sonuca ulaşılmıştır. Bankaların harcamalarında önemli yer tutan bu kalemlerin, banka imajını daha az etkilediği sonucu şaşırtıcı bulunmaktadır.

AlgıBanka çalışanlarıBankacılık+3
Fulya Nalçaci
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

KOBİ'lerde inovasyon (yenilikçilik) çalışmalarında başarı ve başarısızlıkların nedenleri

Bu araştırmanın amacı günümüz piyasa koşullarında önemli bir kavram haline gelen inovasyonun türlerinin, KOBİ'lerin inovasyon yapma yeteneklerinin ve yeni ürün geliştirmedeki başarı ve başarısızlıkların genel bir literatür taramasıyla bir araya getirilerek kullanıma sunulmasıdır.KOBİ'lerin araştırmaya konu olmasındaki en büyük etken ekonominin dinamosu olmalarına rağmen mikro, orta ve küçük ölçekteki işletmelerin sorunlarına fazla eğilinmediğinin görülmesi ve bu konudaki sınırlı sayıda araştırmaya katkı sağlamaktır.Günümüzde, inovasyon adından çok söz ettiren bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Öyle ki dünya ekonomisinin rotasını artık sermaye ve emek değil inovasyon, yani ?kar getiren yenilik? ler çizmektedir. Bu yenilikler öyle baş döndürücü bir hızla gerçekleşmektedir ki, değişimlere direnmek imkansız hale gelmiştir. Böylesi bir piyasa şartlarında sürekli olarak farklı, çarpıcı inovasyon yapan firmalar ayakta kalabilecektir.Bu açıdan bakıldığında, sahip olduğu imkanlar nedeniyle, büyük ölçekli işletmelerin daha avantajlı oldukları düşünülse de KOBİ'lerin (Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri) de birçok avantajı bulunduğunu unutmamak gerekir. Önemli olan inovasyonun bir şirket kültürü haline getirilmesi ve sürekliliğinin sağlanmasıdır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta her Ar-Ge çalışmasının her zaman başarılı bir yenilik getirmeyebileceğidir. Bununla birlikte başarılı inovatif fikirlerin zaman zaman çok basit süreçler sonucunda ortaya çıkabileceği de unutulmamalıdır. Bazen hiç önemli görülmeyen bir fikir müşteri tarafından beğenilebilirken, çok beğenileceği düşünülen bir ürün pazarda tutunamayabilmektedir.Bu inovasyon fikirlerini firma içi veya dışı kaynaklardan sağlamak mümkündür. Günümüz yöneticilere düşen görev ise yeniliğe açık ve teşvik edici bir politika izlemeleridir. Ancak bu şekilde hem işletme bazında hem de ülke çapında kalkınma ve refah sağlanabilecektir.Yeni ürün geliştirme süreci, fikir üretme ile başlayıp bu fikirlerin ayıklanması, yeni ürün kavramının geliştirilmesi, pazarlama stratejisinin belirlenmesi, finansal analizlerin yapılması, ürünün geliştirilmesi ve ürün testinin yapılması ile devam edip pazar testi ve ticarileştirme ile sonuçlanan faaliyetlerden oluşmaktadır. Bu sürecin iyi işlemediği durumlarda firma büyük maddi kayıplara uğrayabilecektir. Bu nedenle tüm aşamaların titizlikle yürütülmesi gerekmektedir.KOBİ'lerde bu aşamalar tam olarak büyük ölçekli firmalar gibi işlememekte, işletme sahibinin aynı zamanda yönetici olması nedeniyle birçok işlem işletme sahibi tarafından yapılmakta ve bir çok önemli karar işletme sahibi tarafından tek başına verilmek zorunda kalmaktadır. Ülkemizde KOBİ yöneticilerinin genellikle yeterli eğitime sahip olmadığı, finansal sıkıntılar yaşadığı, gerekli makine ve teçhizata sahip olmadığı gerçeğinden hareketle KOBİ'lerde bu süreç başarıyla işlememektedir diyebiliriz. Hükümetler eliyle KOBİ'lerin bu sıkıntılarına en kısa sürede çözüm bulmak, toplumsal refah adına büyük önem taşımaktadır.Bu çalışma 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, inovasyon kavramı ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, yeni ürün geliştirme süreci ve stratejilerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde, KOBİ'lerin yeni ürün geliştirme çalışmalarına ve sorunları, son bölümde de yeni ürünlerin başarı ve başarısızlıkları masaya yatırılmıştır.Anahtar Kelimeler: KOBİ, Yeni Ürün Geliştirme, İnovasyon.

BaşarıBaşarısızlıkKOBİ+3
Selma Kurdoğlu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kümelenme olgusu ve KOBİ'ler

Bu çalışmanın amacı kümelenme olgusunu ortaya koymak, kümelenmenin Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelere (KOBİ) sağladığı avantajları saptamak, yöneticilere ve kümelenme paydaşlarına önerilerde bulunmaktır. Çalışmada öncelikle kümelenme olgusunu ortaya koymak için; kavramsal ve kuramsal çerçevede kümelenmenin literatürde yeri, tanımı ve gelişim süreçleri analiz edilmiş, kümelenmeleri belirleyen faktörler belirlenmiş ve kümelenmenin artıları-kısıtları üzerinde durulmuştur. Dünyada ve Türkiye'deki başarılı kümelenme uygulamaları incelenmiştir. Çalışmanın ikinci kısmında ?Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme Nedir?? açıklanmış, Kümelenmenin Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerle İlişkisine değinilmiştir. Ayrıca kümelenmenin Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere faydalarına çalışmada yer verilmiştir.Dünyada ve ülkemizde KOBİ'lerde kümelenme süreci önemli ölçüde hızlanmıştır. KOBİ'ler ülkemizin kalkınması yolunda hem rekabet hem de işbirliği güçlerini artırmak ve dünya pazarlarına açılabilmek için çeşitli arayışlara girmişlerdir. Ancak, küresel rekabet boyutlarında KOBİ'lerin tek başlarına başarılı olabilmeleri zorlaşmıştır. Bu çalışmada KOBİ'lerin sorunları ve çözüm önerileri kümelenme şemsiyesi ile ortaya konmuştur. Kümelenme oluşumları, KOBİ'lerde satın alım ve tedarik, üretim ve hizmetler, atık tasfiyesi ve geri dönüşüm, pazarlama ve dağıtım, öğrenme ve bilgi yönetimi alanlarında stratejik iş birlikleri süreçlerinin profilini ve beklenen nitelikleri değiştirmiştir. Literatür çalışması ve alan verilerine dayanarak ülkemizde kümelenmenin önündeki başlıca engeller sıralanmış, ülkemizdeki kümelenme politikalarında ve kümelenme oluşturma girişimlerinde başarı sağlanabilmesi için üzerinde hassasiyetle durulacak konular ile ilgili öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: KOBİ, Kümelenme, Kümelenmenin Artıları-Kısıtları

KOBİKümelemeRekabet+6
Haci Mustafa Yüce
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bankalarda toplam kalite yönetimi ve buna yönelik bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, bankalarda toplam kalite yönetimine ilişkin banka yöneticileri ve personelinin görüşlerinin belirlenmesidir. Bu amaca yönelik olarak, öncelikle banka çalışanlarının bankalarda toplam kalite yönetiminin uygulanma düzeyine ilişkin görüşleri ortaya konmuş, daha sonra bu görüşler cinsiyet, hizmet süresi, yaş, görev türü ve bankanın bulunduğu yerleşim birimi bağımsız değişkenlerine göre karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.Araştırma, tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemi, Gaziantep il merkezi ve ilçelerinden random (seçkisiz) yöntemiyle belirlenen 32 bankada yönetici ve personel olarak görev yapan 274 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada, bankalardaki toplam kalite yönetimi uygulama düzeyine ilişkin yönetici ve personel görüşlerini belirlemeye yönelik olarak ?Bankalarda Toplam Kalite Yönetimi? adlı bir anket geliştirilmiştir. Anket beşli Likert tipi 29 madde 6 alt boyuttan oluşmaktadır.Araştırma verilerinin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerlerinden yararlanılmış, ayrıca alt problemin türüne göre Bağımsız Örneklemler İçin t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Kruskal Wallis H Testi gibi istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır.Araştırma sonucunda banka çalışanlarının bankalarda toplam kalite yönetiminin yüksek düzeyde uygulandığı görüşünde oldukları ortaya çıkmıştır. Buna ilave olarak cinsiyete göre yapılan karşılaştırmalarda anlamlı farklılık olduğu ve kadın katılımcıların erkek katılımcılara göre görüşlerinin daha olumlu olduğu, katılımcıların yaşlarına göre yapılan karşılaştırmada ise genç personelin, yaşları daha büyük olan personele göre daha pozitif düşündüğü, eğitim düzeylerine göre bazı alt boyutlarda değişkenlik gösterdiği, kıdem düzeylerine göre ise genel olarak üst kıdem grubundakilerin görüşlerinin alt kıdem grubundakilere göre daha olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bankanın bulunduğu yerleşim yerine göre katılımcıların görüşleri anlamlı düzeyde farklılaşmamışken, farklı bankalar arasında toplam kalite yönetiminin uygulanma düzeyine ilişkin katılımcıların görüşleri anlamlı düzeyde farklılaşmıştır.

Banka yönetimiBankalarHizmet kalitesi+2
Şeyma Yılmaz
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Toplam kalite yönetiminin Anadolu öğretmen liselerinde uygulanabilirliğine yönelik bir araştırma: Trabzon örneği

Bu araştırmanın genel amacı; Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü'ne bağlı Trabzon İli Anadolu Öğretmen Liselerinde yürütülen Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarına yönelik paydaşların memnuniyetlerini belirleyerek bu liselerde Toplam Kalite Yönetimi uygulama başarısını incelemektir.Araştırmanın evrenini 2009-2010 öğretim yılında mezun vermiş Anadolu Öğretmen Liseleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Trabzon ilindeki Anadolu Öğretmen Liseleri oluşturmuştur.Araştırmanın veri kaynağını anketlerle toplanan veriler oluşturmaktadır. Araştırmanın amacı doğrultusunda hazırlanan anket soruları paydaşlara uygulanmıştır. Anketler; çalışanlara ders dışında, öğrencilere ders saatinde, velilere veli toplantısında, topluma mesai saatleri içinde elden takip edilerek uygulanmıştır.Geçerli kabul edilen anketlere verilen cevaplar, bilgisayar ortamında SPSS programı ile çözümlenmiştir.Araştırma kapsamına alınan gruplara uygulanan anket sonucu elde edilen veriler, frekans ve yüzdeler şeklinde hesaplanarak tablolarda gösterilmiştir. Anket sorularının cevaplandırılmasında ve değerlendirilmesinde, beş ile bir arasında değişen beşli Likert ölçeği kullanılmıştır. Beşli ölçeğin kullanıldığı anket sorularına verilen cevapların aritmetik ortalaması ve standart sapması hesaplanmış çoklu gruplar arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Ki-kare metodu, ikili gruplara ortak sorulan sorularda grupların aritmetik ortalamaları arasındaki farkın test edilmesi için t-testi, çoklu gruplar içinde tekyönlü varyans analizi (Anova) uygulanmıştır. Ortalamalar arasında 0.05 güvenirlik düzeyi esas alınmıştır.TKY uygulaması yapan okul paydaş memnuniyetlerinin, cinsiyete, yaşa, statüye ve kıdeme göre farklılıklar gösterdiği tespit edilmiş ve memnuniyetlerini arttırıcı çözüm önerileri sunulmuştur.

Anadolu öğretmen liseleriEğitim yönetimiToplam kalite yönetimi
Taner Bayır
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim kurumlarının finansmanında okul aile birliği modelinin incelenmesi

İlköğretimin kurumlarının finansmanında okul aile birliği modelinin incelenmesini amaçlayan bu araştırma, var olanı betimlemeyi amaçladığından nitel bir araştırmadır. Araştırmada mülakat tekniği ile veriler toplanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2011-2012 eğitim ve öğretim yılında Nevşehir İli Merkez İlçesinde bulunan Resmi İlköğretim Okulu müdürleri, öğretmenler, okul aile birliği başkanları ve veliler oluşturmaktadır. Araştırmada 5 okul müdürü, 5 okul aile birliği başkanı, 10 öğretmen ve 10 veli ile görüşülmüştür. Böylelikle, araştırma sürecinde görüşme yapılan kişi ayısı 30 kişi olarak gerçekleşmiştir.Yapılan araştırmada okul aile birliklerinin toplam on üç farklı kalemden gelir elde ettikleri ve bu gelirlerle sekiz farklı gider kalemini karşılamaya çalıştıkları tespit edilmiştir. Okul aile birliği gelir kaynaklarının kayıt altına alınmasında tam sağılıklı bir sistemin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulamadığı görülmüştür. Okul aile birliği gelir gider kayıtlarının birlik yönetimi yerine çoğunlukla okul yönetimi tarafından tutulmaktadır. Hem okul müdürleri hem de okul aile birliği başkanları okul aile birliğinin aksayan yönü olarak okul aile birliği yönetim kurulunun düzenli toplanamadığını, velilerin biri gelse biri gelmediğini bu nedenle de faaliyetlerinin düzenli olarak yürümediğini belirtmektedirler. Öğretmenlerin okul yönetimleri tarafından okul aile birliği adına para toplamaları için teşvik edilmekte ve para toplamaya zorlanmaktadırlar. Öğretmenlerin okul aile birliği adına para toplama faaliyetinde bulunmaları onların psikolojilerini ve ruh sağlıklarını etkilemektedir.İlköğretim okullarına harcama yetkisinin okul yönetimlerinde bulunduğu, öğrenci ve öğretmen sayıları dikkate alınarak ödenek ayrılmalıdır. Okul aile birliklerinin sağladıkları finansman kaynağı okulun genel giderleri için değil eğitimin niteliğinin artırılması ile okulun sosyal-kültürel faaliyetleri için kullanılmalıdır. Okul aile birlikleri okul yönetimlerinden tamamen bağımsız olmalı ve faaliyetlerinde okul yönetimi ve öğretmenler etkin değil birer danışılan olmalıdır. İlköğretim okullarının elde ettiği her türlü finansman kaynağının belgelendirilebildiği bir finansman kayıt modeli oluşturularak hesapların şeffaf olması sağlanmalıdır.Anahtar Kelimeler: Eğitimin Finansmanı, Okul Aile Birlikleri, Veli Bağışları

FinansmanOkul-aile birliğiOkullar+2
Mehmet Hilmi Koç
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnternetteki tüketici yorumlarının tüketici satın alma davranışlarına etkisi: İstanbul Sultanbeyli'de görev yapan öğretmenler üzerinde bir araştırma çalışması

Günümüzde gelişen teknolojiyle, kişiler ürün ya da markalar hakkındaki deneyimlerini büyük kitlelere aktarmaktadır. Özellikle internet teknolojisinde yaşanan gelişmeler, katılımcı web şeklinde de adlandırılan Web2.0 uygulamaları kullanıcılara içerik geliştirme, kendi yaratıkları bir videoyu, bir müzik parçasını paylaşma gibi pek çok özelliği ile kullanıcıların çok daha üretken bir pozisyona gelmelerine imkan tanımıştır. Tüm bu imkanlar günümüz tüketicisinin de markalar karşında çok daha güçlü bir pozisyona gelmelerine neden olurken aynı zamanda tüketicilerin üretim sürecine de dahil olmalarını kolaylaştırmıştır. ?Kullanıcı güdümlü içerik? şeklinde Türkçeleştirilen User Generated Content (UGC), tüketiciler tarafından üretilen görüşleri, önerileri, tavsiyeleri ve ürünler, markalar, şirketler hakkında daha çok kişisel deneyimlere dayanan yorumları kapsamaktadır. Web2.0 ile birlikte sosyal medya araçlarının ortaya çıkması yeni ortamları yaratmaktadır. Bloglar, forum siteleri, sosyal ağ siteleri, video siteleri ve sanal topluluklar gibi yeni ortamlar; internet kullanıcılarının birbirleriyle iletişim kurmalarına, fikir ve deneyimlerini paylaşmalarına olanak sunmaktadır. Bu durumlar dikkate alınarak hazırlanan bu çalışma, internetteki tüketici yorumlarının tüketici satın alma davranışlarına etkisi ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.Bu tez çalışması, İstanbul Sultanbeyli'de görev yapan öğretmenler üzerinde gerçekleştirilen bir araştırma çalışmasıdır. Çalışmanın kavramsal çerçevesinde; iletişim, ağızdan ağıza iletişim, tüketici davranışları ve satın alma karar süreci, online ağızdan ağıza iletişim, sosyal medya\sanal topluluklar kavramlarına değinilmiştir. Çalışma, 385 öğretmen üzerinde anket tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiş tanımlayıcı bir araştırmadır. Elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için SPSS for Windows 17.0 programı kullanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotları (Sayı, Yüzde, Ortalama, Standart Sapma) kullanılmıştır. Hipotez testleri olarak Non-Parametrik testlerden Kruskal Wallis H-Testi ve Mann Whitney U testleri, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır.

Ağızdan ağıza iletişimElektronik ortamKullanıcı değerlendirmesi+13
Suat Akkaya
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bankacılık sektöründe birebir pazarlama ve bir örnek uygulama

Bu araştırma; Katılım Bankalarının uyguladıkları birebir pazarlama faaliyetlerinin etkinliğini hem banka çalışanları hem de banka müşterileri tarafından ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir.Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu; Ankara ili Keçiören İlçesinde bulunan Katılım Bankalarında görevli 67 çalışana ve bu bankalara ait 74 banka müşterisine uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen veriler SPSS 17.0 istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Anketlerden elde edilen veriler değerlendirilirken; banka çalışanlarının ve müşterilerinin tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde istatistiklerinden, banka çalışanlarının birebir pazarlama uygulama ve banka müşterilerinin bankanın birebir pazarlama faaliyetlerini uygulama düzeylerine ilişkin algılarının belirlenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerinin test edilmesinde t-testi, Tek yönlü (Oneway) Anova testi kullanılmıştır. Ayrıca birebir pazarlama faaliyetlerini belirleyen boyutlar arasındaki ilişkiler korelasyon analizi yardımıyla incelenmiştir.Araştırma sonucunda; Katılım Bankası çalışanlarının birebir pazarlama faaliyetlerini etkili ve yüksek düzeyde uygulamaya koydukları, bu uygulamalarının da aynı düzeyde müşteriler tarafından algılandığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Bankacılık Sektörü, Birebir Pazarlama, Katılım Bankaları, Pazarlama, İlişkisel Pazarlama, Hizmet Pazarlaması,

BankacılıkBankacılık sektörüBire bir pazarlama+2
Serdal Korkutan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Basel kriterleri ve KOBİ'ler tarafından algılanmasına yönelik uygulama çalışması

KOBİ?ler üzerinde Basel-II Kriterlerinin yaratacağı muhtemel etkilerin gözlemlenmesi, KOBİ?lerin Basel Kriterlerine bakış açılarının ölçülmesi, bu araştırmanın temel amacını teşkil etmektedir. KOBİ?lerin Basel standartlarını ne ölçüde yerine getirdikleri; ekonomik politikalar, finansal piyasaların geleceği ve uluslararası piyasalarda yaşanan dalgalanmaların Ülkemize etkisi açısından önem arz etmektedir.Çalışmanın teori kısmında literatür taraması yapılarak betimsel araştırma türü uygulanmıştır. Teori kısımda küçük ve orta ölçekli işletmeler ve Basel kriterleri hakkında genel bilgiler verilmiştir. Uygulama kısmında ise survey araştırması tekniğinden yararlanılmıştır. Survey aracı olarak anket kullanılmıştır. Anket soruları basel kriterlerinin kobiler tarafından anlaşılmasına yönelik sorulardan oluşturulmuştur.Anketin birinci bölümünde demografik değişkenlere ait bilgiler yer almaktadır. Anketin diğer bölümlerinde ise 4?lü likert tipte sorular, açık uçlu sorular ve kapalı uçlu soru tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ilinde faaliyet gösteren,çalışan sayısı 1-250 kişi ve son dönem itibariyle yıllık cirosu 3.000.000 TL-25.000.000 TL arasında olan küçük ve orta ölçekli işletmeler oluşturmaktadır. Ankara sanayi odasına kayıtlı 5207 işletme bulunmakta olup kriterlerimize giren tahmini firma sayısı 2.500-3.000 civarındadır. Bu kriterlere sahip 317 Kobi?ye anket uygulanmış verilen cevapların eksikliği ve tutarsızlığı nedeniyle 17 tanesi değerleme dışına alınarak, 300 adet KOBİ araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada kullanılacak veriler, anketle araştırmacı tarafından işletmeler bizzat ziyaret edilerek,faks çekilerek ve mail yoluyla elde edilmiştir.Anket sonuçları SPSS paket programında değerlendirilmiştir. Veri analizinde frekans değerlerinden faydalanarak ve çapraz tablo analizleri kullanılarak yapılmıştır.v Araştırma sonucuna göre; Kobi?lerin büyük bölümünün Basel kriterleri hakkında bilgi sahibi olmadıkları tespit edilmiştir.Bilgi sahibi olan işletmelerinde mevcut bilgilerinin yetersiz düzeyde olduğu ve bu süreçte uyum sorunu yaşayacaklar görülmektedir.Anahtar kelimeler: Basel Kriterleri, Kobi, Kobi Kredileri, Sermaye Yeterlilik Rasyosu

Banka kredileriBankalarBasel II+4
Gökhan Sungur
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık kuruluşlarında görüntü arşivleme ve iletişim sistemi (PACS) uygulamalarının değerlendirilmesi

PACS (Picture Archiving and Communication System), tıbbi görüntüleme cihazlarıylaçekilen radyolojik görüntülerin dijital olarak saklanması, görüntülenmesi ve dağıtılması gibi görevleri gerçekleştiren sistemdir. Bu araştırma ile, PACS?ın kullanıldığı kuruluşa getirdiği avantaj ve dezavantajların incelenmesi, mali etkilerinin gözlemlenmesi, bir PACS projesinin nasıl yönetilmesi gerektiğine yardımcı olunması ve yapılan yatırımın geri dönüşünün ne kadar sürede olacağı konusunda da fikir verilebilmesi amaçlanmaktadır.Çalışmada amaçlara ulaşabilmek için nitel araştırma yönteminden ve retrospektif araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma, Ankara?da PACS kullanan bir üniversite hastanesinde yapılmıştır. Derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak, doğrudan doğruya sistemin kullanıcılarına gidilmiştir. Görüşmelerde sorulacak olan sorular belirlenerek veri toplama aracı oluşturulmuştur. Bu sorular sistem kullanıcılarının tümüne yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak yöneltilmiştir. Görüşme yoluyla toplanan verileri yorumlayabilmek adına içerik analizi yöntemi kullanılmış ve sayısal verilerin değerlendirilebilmesi için de finansal analiz yapılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, hastanede bu sistemi kullananların tümünün de olumlubaktığı PACS, sağlık kuruluşları için çalışma etkinliğini, performansını arttıran, film kullanımını minimuma indirerek maliyetleri azaltan ve yapılan yatırımın geri dönüşüyleişletmeyi kâra geçiren bir sistemdir. PACS ile birlikte, çalışmanın yapıldığı hastanenin 2011 -2012 yılları satın aldığı ve kullandığı filmlerin sayısı ile maliyetleri aşağıya çekilmiş veyaklaşık 2 senede yatırımın geri dönüşünün olacağı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: PACS, dijital hastane, filmsiz radyoloji

Görüntü arşivleme ve iletişim sistemiHastanelerSayısal görüntü+1
Refhan Asal
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversitelerde idari personelin iş doyumlarına ilişkin algıları (Gazi Üniversitesi örneği)

Bu araştırma, Gazi Üniversitesi idari personelinin iş doyumunu etkileyen faktörlerin neler olduğunun tespit edilmesi ve üniversitelerde idari personelin demografik özellikleri ile iş doyumuna ilişkin algıları arasında anlamlı bir fark olup olmadığınıaraştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, araştırmanın problemi açıklanarak, amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları ve bu konudaki tanımları hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, iş doyumu hakkında kuramsal bilgiler verilmiştir. İş doyumunun kavramı, tanımı, iş doyumunun personel, yönetici ve örgüt açısından yararları, işdoyumunu etkileyen faktörler, iş doyumuyla ilgili teorik yaklaşımlar ile çalışmada belirlenen iş doyumu boyutları kuramsal olarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde, araştırma ile ilgili genel bilgiler yanında araştırmanın yöntemi ve takip edilen çalışmalar, araştırmanın örneklemi, ölçüm araçları verilmiştir. İncelenen boyutlar ile iş doyumu arasındaki ilişkiler ve idari personelin algıları incelenmiştir. Araştırmada, tarama modeli araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tarama araştırmaları, geçmişte ya da halen var olan bir durumu betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımları olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmayı yapmak üzere, "İş Doyum Ölçeği" Gazi Üniversitesinde 2011-2012 yılında görev yapmakta olan 365 idari personele uygulanmıştır.Dördüncü bölümde, Gazi Üniversitesinde çalışan idari personel üzerinde gerçekleştirilen ve iki bölümden oluşan bir araştırma yapılmıştır. Daha önceden yapılmış çalışmalardan hareketle hazırlanan soru formunun birinci bölümünde, araştırmaya katılan çalışanlara ait elde edilen demografik özelliklere ilişkin algılarıincelenmeye çalışılmıştır. Yine bu bölümde yapılan t testi ve varyans analizi testi sonucunda farklılık arz eden demografik özellikler kontrol değişkeni olarak ele alınmışve her bir iş doyumu boyutlarının diğer iş doyumu boyutları üzerindeki etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Buna göre, genel iş doyum düzeyini ölçmek için, verilerin iviv çözümlenmesinde öncelikle minimum, maksimum, aritmetik ortalama ve standart sapma betimsel istatistikleri hesaplanmıştır. İdari personelin iş doyumunun çeşitli değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi amacıyla ilişkisiz ölçümlerde t testi, tek yönlü varyans analizi, çoklu karşılaştırma LSD testi hesaplanmışve sonuçlar yorumlanmıştır. Analizler sonucunda, unvan değişkeninin genel işdoyumunda farklılık yaratmadığı, cinsiyet, yaş, eğitim durumu ve çalışma süresi değişkenlerinin ise, genel doyum üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Bu doğrultuda, Demografik özelliklere göre, cinsiyet alanında erkek idari personelin kadın idari personele göre iş doyumu yüksek olduğu belirlenmiştir. 18?25 yaş grubunun diğer yaşgrupları arasında iş doyumu en yüksek grup olduğu görülmektedir. Eğitim durumu yükseldikçe işten alınan doyum azalmaktadır. Çalışma süresine göre, iş doyumu algısına ilişkin anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Araştırmanın iş doyumunun boyutları bazındaki bulguları ise şöyledir. Araştırmaya alınan beş iş doyumu boyutlarından, iş doyumunun en çok ?yönetim? boyutunda; en az ise ?çalışma arkadaşları? boyutunda olduğu belirlenmiştir. Beşinci bölümde ise, araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında iş doyumuna yönelik ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalar için önerilere yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: İş doyumu, Üniversite, İdari Personel

PersonelÜniversite personeliÜniversiteler+2
Zeynep Baykoca
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de tarımsal kredi politikaları uygulamaları

Türkiye ve dünya ekonomisi içerisinde, önemli bir yeri olan tarım sektörü, finansmanına çözüm aranan başlıca sektördür. Üretici, gelirleri yeterli düzeyde olmadığı için işletme sermayesi ve yatırım ihtiyacını kredi veren organize olmamış ve organize olmuş kredi kaynaklarından karşılamak zorunda kalmaktadır. Gelişmiş ülkelerde tarım işletmeleri ihtiyaç duydukları sermayeyi organize olmuş kredi kaynaklarından sağlarken, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler çoğunlukla akraba, arkadaş, tüccar, aracı gibi organize olmamış kredi kaynaklarını tercih etmektedir. Bu tarz krediler çoğunlukla kısa vadeli, yüksek faizli ve ödeme şartları oldukça ağır ve organize olmuş kredi kaynaklarının yarattığı boşluğu dolduran kredilerdir. Bu sebeptendir ki eğitim seviyesi düşük olan tarım sektörünü ekonomiye katabilmek için kredi işlemleri basit ve anlaşılabilir olmalıdır. Faiz oranları piyasa koşullarına düşürülerek, üretici köy tefecileri ve fırsatçılara yüksek faizle borçlanmaktan kurtarılmalıdır. Üreticilerden gereksinim duydukları krediye karşılık makul teminatlar talep edilerek zor durumda kalmaları önlenmelidir. Kredi kuruluşlarının organize biçimde hareket etmeleri, kredinin zamanında uygun ve ihtiyaç duyulan alanlara ulaştırılması ve amacına uygun kullanımının denetlenmesi sağlanmalıdır.

FinansKredi politikalarıKrediler+3
Reyhan Taşkıran
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katılım bankalarının kârını etkileyen faktörlerin karşılaştırmalı analizi

Araştırmanın amacı, katılım bankalarının fonksiyonlarını ve bu kurumların klasik bankalarla farklılıklarını incelemek ve kârını etkileyen faktörleri irdelemektir. Araştırmayla ilişkili literatür tarandıktan sonra, dört katılım bankasına ait bağımsız denetimden geçmiş mali tablolar kullanılarak analiz yapılmıştır. Etkinlik ölçümü için Veri Zarflama Analizi yöntemi kullanılmıştır.Katılım bankaları faiz unsuruna kendi bünyelerinde yer vermeseler de; piyasada oluşan faiz oranları katılım bankalarının fonlarını yatıracakları alanları etkilemektedir. Ülkemizde 2010 yılı sonu itibariyle 4 banka, 607 şube, 12.677 personele ulaşan katılım bankaları, aktif toplamı açısından bankacılık sektörünün %4,3'lük kısmını oluşturmaktadır. Şube başına yaklaşık 21 personel ile sektörün üzerinde bir yoğunlukta istihdam sağlamaktadır. Bu nedenle personel ve şube ile ilgili analizler sektörün altında gerçekleşmektedir. Katılım bankalarının sermaye yeterlilik oranları sektörden düşük; likidite yeterlilik oranları, dağıtılan kâr payı oranları ve etkinlik dereceleri sektörden yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Faizsiz bankacılık yapması, fon toplama ve kullandırma yöntemlerinin farklı olması, mal ve paranın atıl bekletilmemesi katılım bankalarının bütün işleyişini, dolayısıyla kârlılıklarını etkilemektedir.Anahtar Kelimeler: Katılım bankası, İslam bankacılığı, faizsiz bankacılık, kârlılık, karşılaştırmalı analiz, verimlilik.

Faizsiz bankacılıkKarKar analizi+2
Alper Polat
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yöneticilerin liderlik özelliklerinin çalışanların motivasyonu ve performansı üzerindeki etkileri: Kamu ve özel hastanelerinde bir uygulama

Teknolojik gelişmelerin hız kazandığı ve büyük rekabetin yaşandığı günümüzde, yöneticilerin işletmenin hedeflerine ulaşabilmesinde önemli rolleri vardır. Bunu sağlamak için yöneticilerin liderlik özelliklerine sahip kişiler olması ve çalışanların motivasyon ve performansına önem vermeleri gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, yöneticilerin liderlik özelliklerinin çalışanların motivasyonu ve performansı üzerinde etkisi olup olmadığını araştırmaktır.Tezde liderlik ile ilgili tanımlar, liderlik yaklaşımları, lider ve yönetici arasındaki farklar, klasik ve modern liderlik kuramları ele alınırken; motivasyonun tanımı ve önemi, motivasyon araçları ve teorileri, performansın tanımı ve önemi, performans yönetimi ve motivasyon ile olan ilişkisi ve çalışanlar açısından önemi irdelenmiştir. Uygulamada anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 40 kamu ve 26 özel olmak üzere toplam 66 hastanenin çalışanları oluşturmaktadır Örneklem grubu olarak, 7'si özel, 5'i kamu hastanesinden olmak üzere 340 kişi seçilmiştir. Çalışmada yer alan analizler için SPSS 19.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, yöneticilerin liderlik özelliklerinin çalışanların motivasyonunu ve performansını etkilediği görülmüştür. Yöneticilerin sergiledikleri liderlik özellikleri arttıkça çalışanların motivasyonun da arttığı görülmüştür. Yöneticilerin liderliği ile çalışanların performansı arasında aynı yönlü güçlü bir ilişkinin olduğu, çalışanların motivasyonundaki artış ile yüksek performans göstermeleri arasında bir ilişki olduğu hipotezi doğrulanmıştır. Hastanelerin kamu ya da özel hastane olması koşulunda liderliğin, çalışan motivasyonu ve performansında farklılık göstermediği görülmüştür. Tez çalışmasında ortaya konulan hipotezlerin doğruluğu ispatlanmıştır. Bulgular doğrultusunda, hastane yönetiminin liderlik eğitimi almaları önerilmektedir. Yöneticilerin, çalışanların eğitim düzeylerini dikkate alarak yaklaşım göstermeleri durumunda iletişim artacaktır. Çalışan ücretlerinde artış sağlandığı takdirde motivasyonda büyük ölçüde artış olacaktır ve performansın yükselmesi de sağlanacaktır.Anahtar Kelimeler: Liderlik, motivasyon, performans

Hastane yönetimiHastanelerLiderlik+6
Rahime Dilek Koçak
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

KOBİ'lerde iç kontrol sisteminin yeri ve risk odaklı iç denetim: Denizli ili uygulaması

Bu çalışmada, amaç KOBİ'lerde iç kontrol sistemi risk odaklı iç denetim ile ilgili yöneticilerinin görüşlerini ortaya koymak ve mevcut durumla ilgili bir bakış açısı geliştirmektir. Günümüzde küresel çapta meydana gelen muhasebe krizleri işletmelerde kontrol mekanizmasının önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Özellikle ülke ekonomilerinde önemli bir yere sahip olan KOBİ'lerin gerek ulusal gerek uluslararası düzenlemelerle iç kontrol sistemi ve buna bağlı olarak risk odaklı iç denetim uygulamalarına yaklaşımları işletmelerin gelecekteki durumlarını yakından etkileyecektir.Araştırma ülke sanayisinde önemli bir yere sahip olan Denizli ilinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri Denizli ili sınırları içerisinde KOBİ profili taşıyan, Denizli Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren 106 işletmeye uygulanmıştır. Araştırma sonucunda toplanan veriler SPSS 15.0 For Windows programı ile analiz edilmiş olup, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) ve Tukey testi kullanılarak istatistiksel anlamlılık ilişkileri tespit edilmiştir.Araştırma sonucunda KOBİ'lerin önemli bir bölümünde etkin bir iç kontrol sisteminin bulunmadığı (%51,9) saptanmıştır. Genel olarak KOBİ'lerde personel sayısı, Basel II hakkındaki bilgi düzeyi ve yıllık satış cirosu arttıkça işletmelerin iç kontrol sistemi ve risk odaklı iç denetime verdikleri önemin arttığı da gözlenmiştir. Ayrıca işletmelerde bir iç denetim ekibi bulunmamaktadır. Bu duruma sebep olarak KOBİ'ler, iç kontrolün işletme için gerekli bir sistem olarak görülmediği (%43,4) ve konuyla ilgili eğitimli personel azlığı(%34) belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: İç Kontrol Sistemi, Risk Odaklı İç denetim, KOBİ

DenetimDenetim sistemleriKOBİ+3
Özlem Doğan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamuyu aydınlatma ilkesi açısından kurumsal yönetimin önemi ve İMKB'nda bir uygulama

Kurumsal Yönetim 1980'lerden itibaren şirket yönetimi konusu içinde en çok tartışılır mevzulardan biri haline gelmiştir. Kurumsal yönetim kavramı yaklaşık 15-20 yıldan beri yaygın olarak kullanılmasına karşın, iş dünyasında göz önüne çıkması çok yeni bir olaydır. Kuşkusuz ki bunda Amerika Birleşik Devletleri tarihinin on iki en büyük iflasından yedisinin ?bunlar; Enron, Tyco ve Worldcom gibi şirketleri içermektedir- sadece 2002 yılında görülmesinin de rolü vardır (Monks ve Minow, 2004:1-7).Bunun yanı sıra dünyanın her tarafında meydana gelen şirket skandalları, `kurumsal yönetim' kavramını gerek iş dünyasının gerekse devletlerin gündemine oturtmuştur. Kurumsal yönetim, bütün dünyada uluslar arası teşkilatlarda tartışılmaya başlanmış, ülkeler, şirketler ve tüm kuruluşlar, kendileri için en doğru ve en iyi kurumsal yönetim biçimini aramaya başlamışlardır. Gerek akademik alanda, gerekse iş dünyasında birçok araştırmalar yapılmış, yayınlar çıkartılmıştır. Başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere, hemen hemen 50 ülke kurumsal yönetim kodları, ilkeleri yayınlamışlardır.Günümüzde kurumsal yönetim konusundaki çalışmalar yoğun ve birbirine entegre bir şekilde devam etmektedir. Bu konuda Dünya Bankası , OECD öncü rol oynamaktadır. Ülkemizde de TÜSİAD tarafından bir çalışma yapılmış ve SPK tarafından `Kurumsal Yönetim İlkeleri' yayınlanmıştır. Kurumsal yönetimin olmazsa olmaz olmaz bu ilkeleri; adillik, sorumluluk, hesap verebilirlik ve şeffaflıktır.Bu çalışmada Türkiye'de uygulanan kurumsal yönetim kamuyu aydınlatma ilkesi açısından değerlendirilmiş; hisse senetleri İMKB'de işlem gören firmaların kamuyu aydınlatma ilkesini ne derecede anladıkları ve uygulama boyutunda nerede oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır.

Kamuyu aydınlatmaKurumsal yönetimİMKB
Seda Ünbal
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Suç gelirlerinin aklanması sürecinde bankacılık sisteminin rolü

Bu çalışmanın temel amacı; bankacılık sistemi yoluyla gerçekleştirilen aklama yöntemlerinin neler olabileceğini ortaya koymak, suçluların elde ettikleri suç gelirlerini bankaları kullanarak aklamasının önüne geçmek amacıyla bankaların almaları gereken önlemleri ele almak ve bu kapsamda Türk mevzuatında yer alan tedbirlerdeki eksiklikleri vurgulamaktır.Araştırmada kullanılan veriler çoğunlukla kütüphanedeki ve internetteki kaynaklardan, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Web Sitesinden ve Mali Eylem Görev Gücü (Financial Action Task Force(FATF))'nün web sitesinden temin edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Suç geliri, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, MASAK, bankacılık sistemi, kimlik tespiti.

BankacılıkBankacılık sistemiBankalar+6
Eda Erol
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bankalarda işe alım süreci: Kamu bankaları ve özel bankalarda bir uygulama

Bu çalışma genel olarak işe alım süreci ve bu sürecin nasıl uygulandığı konusunda bilgi vermektedir.Rekabetin arttığı ve teknolojik gelişmelerin hızlı bir şekilde yaşandığı günümüzde, işletmeler ayakta kalabilmek için değişim geçirmek zorundadırlar. Özellikle, çalışanlarla ilişkileri düzenleyen insan kaynakları yönetimi, üzerinde durulması gereken bir birim olmuştur.İnsan kaynakları yönetiminin ilk fonksiyonu olan işe alma, çalışanların sirkülasyonunu belirlediği için işletmelerin devamlılığını sağlayan fonksiyon olarak adlandırılabilir. Kuruma ve işe uygun insan kaynağına ulaşmak için seçme fonksiyonunun etkili bir şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir. Bunun için işe alım alanındaki tüm yenilikler ve gelişmeler yakından takip edilmelidir.Bu çalışmanın amacı, işe almanın tüm inceliklerini tartışmak, ayrıca bankacılık sektörünü ve bu sektördeki işe alma uygulamalarını anlatmak ve öneriler geliştirmektir.Çalışma birinci bölümünde insan kaynakları yönetiminin tanımı, amacı ve gelişimi konusu ele alınmış, ayrıca işe alımın insan kaynakları birimleri ile ilişkisi konularındaki kavramsal çerçeve oluşturulmuştur.İkinci bölümde işe alım sürecinin önemi, işe alım süreçleri ve işe alım süreçlerinin aşamaları konuları işlenmiştir.Üçüncü bölümde ise kamu ve özel bankalarda işe alım süreçleriyle ilgili uygulanan anket çalışmasına ve aralarındaki farklılıklara yer verilmiştir. Elde edilen bulgulara bağlı olarak kamu ve özel bankaların kendi işe alım süreçlerinde yapması gereken değişiklikler belirtilmiştir. Ayrıca aday personel için, iş başvuruları esnasında dikkat edilmesi gereken noktalar belirlenmiştir.

BankalarKamu bankalarıÇalışanlar+3
Ömer Acar
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumsal imaj yönetimi; Türkiye İş Kurumu örneği

Günümüzde imaj, hem kamu kurumları hem işletmeler için göz ardı edilemeyecek bir rekabet ölçütüdür. Kurumların varlıklarını sürdürebilmeleri ve hedef kitlelerince başarılı olarak değerlendirilmeleri, saygın ve iyi bir imaja sahip olmaları ile mümkün olmaktadır.Bu araştırmanın amacı, kurumsal kimlik ve kurumsal imajı etkileyen değişkenleri belirlemek ve kurumsal kimlik öğeleri ile kurumsal imaj arasındaki ilişkiyi incelemektir.Bu amaçla, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Isparta İl Müdürlüğü'ne başvuran iş arayanların, kurumsal kimlik öğeleri değerlendirmeleri ve kurumsal imaj algıları ölçülmüştür. Anket yöntemi kullanılan araştırmada kullanılabilir anket sayısı 400'dür.Araştırma sonucunda kurumsal kimlik öğelerinin değerlendirmesinde; cinsiyet, eğitim düzeyi ve medeni duruma göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur.Algılanan kurum imajı değerlendirmesinde; yaş, cinsiyet ve kuruma gelme sayısına göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.Algılanan kurum imajı ile kurumsal görünüm arasında negatif yönlü; kurumsal iletişim öğeleri arasında ise pozitif yönlü anlamlı ilişkinin varlığı tespit edilmiştir.Kurumun saygın ve iyi imajı ile kurumsal görünüm arasında negatif yönlü; kurumsal iletişim öğeleri arasında ise pozitif yönlü anlamlı ilişki saptanmıştır.İŞKUR'un kurumsal kimlik öğelerinin, imajına yansıyan sonuçları değerlendirildiğinde kurumsal iletişim öğesinde daha başarılı olduğu görülmüştür. İŞKUR'un imajı, kurumsal iletişim öğesinin ?iletişim kolaylığı, teknolojinin kullanımı, bilgilendirme, hızlı ve kolay erişim? unsurlarından olumlu etkilenmektedir.Kurumların, hedef kitlelerinin özelliklerini çok iyi tanıyarak, bu hedef kitlelerce kimlik öğelerinin nasıl değerlendirildiğini bilmesi imajlarını doğru bir şekilde yönetmelerini sağlayacaktır.Anahtar kelimeler: İmaj, Kurumsal İmaj, Kurumsal Kimlik, Kurumsal Görünüm, Kurumsal İletişim, Kurumsal Davranış, Türkiye İş Kurumu, İŞKUR.

Kurum imajıTürkiyeYönetim+2
Candan Özgün Ayar
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bireysel bankacılık sektöründe ihtiyaç kredisi ve banka müşterilerinin ihtiyaç kredisi kullanma davranışları üzerine Ankara ölçeğinde bir araştırma

Bu araştırma çalışması Ankara il sınırları içerisinde kalan banka müşterilerinin ihtiyaç kredisi alma eğilimlerini ortaya koymak amacı ile yapılmıştır.Araştırmada bireysel bankacılık sektöründe ihtiyaç kredisi konusu incelenmiş ve bu bağlamda banka müşterilerinin demografik yapılarına göre ihtiyaç kredisi alma eğilimleri belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini, Ankara il sınırları içerisinde kalan banka müşterileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Ankara il sınırları içerisinde bulunan ve banka müşterisi olabilme koşullarını taşıyanlar içerisinden seçilen 400 kişi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini oluşturabilmek için Ankara Valiliği İl Nufus ve vatandaşlık İşleri Müdürlüğünden yerleşik nüfus sayısına ilişkin rakamlara ulaşılmıştır. Örneklem seçiminde Tabakalama örneklem ve rastgele örneklem yöntemi kullanılmıştır.Araştırmadan aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir;1. Tüketim arttıkça ihtiyaç kredisine yönelmenin doğru bir yöntem olmadığını belirlemişlerdir.2. Denekler, öncelikle ihtiyaç kredilerinde faiz düzeyinin önemli olduğunu vurgulamışlardır.3. Denekler, ihtiyaç kredisi kullanımının , gider düzeyinin giderek artması yoluyla gelir düzeyinin yetersiz kalmasına ve borçlanmanın artmasına yol açtığına inanmaktadırlar.4 .Denekler, ait olduları yaş grupları itibariyle orta yaş grubu deneklerin ihtiyaç kredisi alma eğilimine daha fazla sahip oldukları görülmüştir.5. Banka müşterilerinin kullandığı ihtiyaç kredilerinin daha çok konut ve otomobil gibi ihtiyaçların satın alınması için olduğu görülmüştür.6 . Deneklerin , ihtiyaç kredisine yönelme amaçlarının başında uzun vadede elde edecekleri refah düzeyinin elde edebilmeleri gelmektedir.

AnkaraBankacılık sektörüBireysel bankacılık+4
Kübra Koç
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki sigortacılık hizmetlerinin yapısı ve pazarlama maliyetleri

Çalışmanın konusunu, sosyal bir hizmet olan sigorta hizmetinin geleneksel pazarlama karması bileşenleri ile sadece hizmetler alanında geliştirilen genişletilmiş pazarlama karması elemanları açısından incelenmesi oluşturmaktadır. Bu konuya yönelmenin sebebi, sigortacılığın tüm pazarlama karması elemanları açısından daha önce az sayıda kaynakta inceleme konusu yapılmasıdır. Çalışmanın amacı da Türkiye'de sigorta sektörü ile ilgili olarak yaşanan bazı problemlerin saptanması, sigorta hizmetinin pazarlanması için gerekli uygulamaların ve sigorta pazarlama stratejilerinin ortaya konulmasıdır. Tez çalışmasında, sigortacılığın temel ilkelerini, pazarlama ve sigorta pazarlama tekniklerini, sigorta sektörünün genel açıdan ve pazarlama açısından sorunlarını içeren, literatürde mevcut yerli ve yabancı kaynaklardan geniş ölçüde yararlanılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sigorta, Pazarlama, Hizmet Pazarlaması, Sigorta Pazarlaması

Hizmet pazarlamasıMaliyetMaliyet analizi+5
Mustafa Yasin Akgül
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de tarımsal kalkınma kooperatifleri: Şanlıurfa ili örneği

Bu çalışmada Şanlıurfa ilindeki Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri üyelerinin kooperatifle olan ilişkileri, kooperatiflerin sağladığı eğitim faaliyetleri, üyelerin karşılaştığı sorunlar ve üyelere ait demografik bilgiler analiz edilmiştir. Veriler anket yöntemiyle birebir görüşme yapılarak elde edilmiştir. Analizler frekans tabloları, belirleyici istatistikler, korelasyon katsayıları, t ve F testleri yapılarak gerçekleştirilmiştir.Yapılan analizler sonucunda; Tarımsal Kalkınma Kooperatifi üyelerinin çoğunlukla üyelikten memnun oldukları ve kooperatif aracılığı ile yapılan faaliyetlere düzenli olarak katıldıkları görülmüştür. Anılan TKK dışındaki tarımsal amaçlı kooperatif veya birliklere üye olanların sayısı azımsanmayacak durumdadır. TKK'nin üyelerin girdi temini, üretim, işleme, pazarlama vb konularda yardımcı olduğu ve bunun doğal bir sonucu olarak da üyelerin bir çoğunun gelirinde üyelik öncesi yıllara oranla artış olduğu tespit edilmiştir.Üyelerin karşılaştığı sorunların başında ürün depolama ve pazarlamada güçlükler gelmektedir. Buna ilaveten TKK'nin eğitim faaliyetlerini artırması gereği ortaya çıkmıştır.

KooperatiflerTarım kooperatifleriŞanlıurfa
Pervin Karahocagil
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ankara İli Damızlık Süt Sığırı Yetiştiricileri Birliğinin hizmetlerinin değerlendirilmesi

Damızlık Birliklerinin asli görevleri Birlik Ana Sözleşmesinde de belirtildiği gibi; Hayvan Islahı yapmak ve üyelerinin işletmelerine her türlü hizmeti götürmektir. Bunlara ek olarak Tarım Bakanlığı tarafından verilen yetkilere istinaden, üyelerinin devlet desteklerini hazırlamak ve üreticisine dağıtılmasını sağlamaktır. Buna bağlı olarak; bu çalışmada Ankara Damızlık Süt Sığırı Yetiştiricileri Birliğinin bu asli görevlerini üyelerine ne derecede etkili bir şekilde sağlayabildiği incelemektir.Araştırma ankete dayanan verilerle yürütülmüştür. Ankara İli Damızlık Süt Sığırı Birliğinin kayıtlarından elde edilen verilerin yanı sıra görüşme tekniği de kullanılmıştır. Araştırmada incelenecek üyeler; Ankara Damızlık Süt Sığırı Yetiştiricileri Birliğine üye işletmeler arasından 83 üye işletme incelenmiştir.Ankara Birlik kurulduğu günden bu yana hayvan kimliklendirme ve hayvan ıslahında alt yapılarını oluşturarak ciddi mesafeler kaydettiği görülmektedir. Birlik bünyesinde çalıştırdığı teknik kadrolarla yetiştiricinin hizmetlerinde kaliteyi artırmış ve özel kayıt sistemleri kurarak kimliklendirme de ve verim kayıtlarında doğrulukları artırmaya başladığı gözlenmektedir. Birliğin, yapmayı planladığı teknik, eğitim v.b projelerle daha da ilerisini hedeflediği gözlenmektedir. Birlik üreticinin üretmiş olduğu ürünlerin değer fiyatı üzerinden toplu olarak pazarlanmasını sağlamakta ve işletme girdilerini de minimize edecek çalışmalar gerçekleştirdiği görülmektedir.Yetiştiricilerle yapılan görüşmelerde birliğin yetiştiricilerine sunduğu suni tohumlama ve veterinerlik hizmeti, damızlık satış, soy kütüğü kaydı, girdi temini, seminer ve toplantı ve hayvan besleme ve danışmanlık hizmetleri v.b. yetiştiricilerin genel olarak memnun oldukları ve birliğin bu konudaki çalışmalarından tatmin oldukları gözlenmektedir. Yetiştiriciler süt fiyatlarının düşük olmasından, destekleme miktarları konusunda ve daha düşük faizli kredi sağlanması konusunda sıkıntıları bulunmakla birlikte hayvancılık piyasasının durgun olmasından kaynaklanan damızlık satışlarının değerinin altında olması nedeni ile Ankara Birlik'ten daha fazla beklenti içerisine girdikleri gözlenmektedir.Birliğin gelişmesi ve güçlenmesi ile, üye yetiştiricilerin ve ülke hayvancılığının daha güçlenmesine ve sorunlarının çözümüne kavuşmasını sağlayacaktır.

AnkaraDamızlıkDamızlık Süt Sığırı Yetiştiricileri Birliği+1
Onur Özyılmaz
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de faaliyet gösteren çok uluslu işletmelerde personel ve yönetici kaynakları ile yöneticilerin eğitimine yönelik bir araştırma (Ankara örneği)

Bu araştırmanın amacı, çok uluslu işletmelerin çalışanlarını hangi kaynaktan sağladığını, bu tercih edilen kaynağa göre gerek yöneticilerin gerekse işgörenlerin başarı durumlarının etkilenip etkilenmediği ve aynı zamanda yöneticilerin eğitiminin işletmenin başarıları üzerindeki etkilerinin tespiti amaçlanmıştır.Türkiye'de faaliyet gösteren çok uluslu işletmelerde personel ve yönetici kaynaklarını inceleyerek seçimlerde hangisinin daha çok kullanıldığını tespit için yapılan bu araştırmada, model olarak tarama modeli kullanılmıştır.Bu kapsamda, araştırmanın evreni Ankara ilinde faaliyet gösteren çok uluslu işletmelerde çalışan personel ve yöneticilerdir. Araştırmanın örneklemini ise, bu işlemelerde çalışan ve random yöntemi ile seçilen 121 personel ve yönetici oluşturmaktadır.Araştırmanın amacını gerçekleştirmek için araştırmacı tarafından ölçme aracı olarak bir anket hazırlamıştır. Bunun için öncelikli olarak gerekli literatür taraması yapılmıştır. Daha sonra araştırmanın amacına uygun olarak taslak bir anket geliştirilmiştir. Bu veri toplama aracını oluşturan sorulardan toplam puan elde edilmeyeceğinden ve buna yönelik bir çalışma olmadığında anket hazırlama süreci, uzman görüşleri alınarak sürdürülmüştür. Hazırlanan anket soruları ölçme değerlendirme bilim dalından üç ve alan uzmanlarından da dört akademisyene sorulmuş; gelen öneriler doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapılarak uygulamaya hazır hale getirilmiştir. Türkiye'de faaliyet gösteren çok uluslu işletmelerde personel ve yönetici kaynaklarını inceleyerek seçimlerde hangi modelin daha çok kullanıldığını tespit amacıyla hazırlanan maddelere yer verilmiştir. Bu maddelerin karşısına katılımcı görüşlerinin derecesinin tespiti için ?Hiçbir Zaman?, ?Nadiren?, ?Bazen?, ?Sıklıkla? ve ?Her Zaman? olmak üzere beşli dereceleme yapılmıştır.Çok uluslu işletmelerde çalışan katılımcıların görüşlerinden elde edilen veriler analiz edilmek için SPSS 15.0 (Statistical Package For Social Sciences) paket programına girilmiş ve araştırma verileri bu program aracılığı ile çözümlenmiştir. Türkiye'de faaliyet gösteren çok uluslu işletmelerde personel ve yönetici kaynaklarını inceleyerek seçimlerde hangi modelin daha çok kullanıldığına ilişkin araştırmaya katılan katılımcıların görüşlerinin değerlendirilmesinde frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( ) ve standart sapma (S) değerleri belirlenerek bulgular kısmı oluşturulmuştur.Bulgular, çok uluslu işletmelerin personel seçim yaklaşımların da ana ülke eğilimli işletmeler olduklarını ortaya koymuştur. Yani Ankara ilinde faaliyetlerini sürdüren çok uluslu işletmeler personel ve yönetici kaynaklarını kendi ülkelerinden seçmektedirler. İşletmeler, ev sahibi ülkelerden bu anlamda yararlanmamaktadırlar.Araştırma sonuçlarına bakıldığında katılımcılar ana ülkeden gerek işgören gerek yönetici olarak seçilen personelin daha başarılı oldukları görülmüştür.Eğitim konusunda işletmelerin gereken özeni gösterdikleri, uluslar arası göreve atanan bir personeli alan çalışma programları, kültür uyarlamaları, dil eğitimi, duyarlılık eğitimi ve yer deneyimi gibi eğitim süreçlerinden geçirdikleri tespit edilen ayrı bir konudur.

AnkaraEğitimPersonel eğitimi+4
Gülbeyaz Gökmen
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ödeme sistemlerinde kredi kartının yeri ve üniversite öğrencilerinin kredi kartı kullanım davranışları üzerine bir araştırma

Üniversite öğrencilerinin kredi kartı kullanım alıskanlıklarını arastıran buçalısma; üç bölümde ele alınmıstır.?lk bölümde üniversite öğrencilerinin sahip olduğu kredi kartlarının, onlarıntüketim davranıslarına, para idaresi ve tutumlarına etkisi gibi arastırmanın amacı olankonularla, arastırmanın kapsam ve sınırlılıkları belirlenmistir.?kinci bölümde kredi kartı hem nihai bir ürün hem de tüketime aracılık eden birödeme aracı olarak düsünülmüs ve iki bölümde ele alınmıstır. Öncelikle tüketim, istek,arzu, tüketici, tüketici davranısları ve tüketici davranıslarını etkileyen etmenler üzerindedurulmus daha sonra ödeme sistemleri ve ödeme araçları üzerinde durularak, kredikartının dünyada ve Türkiye'deki kullanımı incelenmistir. Son olarak kredi kartınınolumlu, olumsuz ve hukuksal boyutları üzerinde; isyeri, kullanıcı ve banka açısındandurularak ikinci bölüm bitirilmistir.Üçüncü bölümde ise arastırma amaçlarına ulasmak için ?stanbul, ?zmir, Ankarasehirlerinde devlet ve vakıf üniversitelerinde okuyan 685 öğrenciye uygulanan sahaarastırması incelenmistir. Buna göre anketi cevaplayan öğrencilerden elde edilenbulgular söyledir;Anketi cevaplayan öğrencilerin %56,05'i kadın, %43,95'i erkektir. Yine anketicevaplayan öğrencilerinin %92,6'sı kredi kartı kullanırken, %7,4'ü kredi kartıkullanmamaktadır.Anketi cevaplayan öğrencilerden kredi kartı kullanmayan öğrencilerin %53'ükredi kartının satın almada sağladığı kolaylığın asırı tüketime yönelttiği içinkullanmazken, %23,5'i gelecekteki gelirini simdiden kullanılmasına yol açtığı içinkullanmamaktadır.Anketi cevaplayan üniversite öğrencilerinin %53,4'ü dönem borçlarını sonödeme tarihinde ve tamamını öderken, %21'i son ödeme tarihi itibariyle asgari ödemevtutarını ödeyebilmekte, %12,9'u son ödeme tarihinde bir kısmını kalanını ise sonraödemekte ve %2,7'isi son ödeme tarihi itibariyle asgari ödeme tutarını bileödeyememektedir.Anketi cevaplayan bayan üniversite öğrencilerinin, erkek üniversiteöğrencilerine göre kredi kartı kullanımından daha memnun oldukları tespit edilmistir.Yapılan bu çalısma ile üniversite öğrencilerinin kredi kartı kullanım davranıslarıve harcama durumları tespit edilmistir.

Kredi kartlarıTüketici davranışıÖdeme sistemleri+1
Ömer Faruk Korkmaz
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de gayrimenkul değerleme yöntemleri, değerlemede eğitim süreci ve Türkiye uygulamaları (Ankara örneği)

Bu araştırmanın amacı gayrimenkul değerleme yöntemleri ile ilgili kaynak oluşturmak, değerlemede eğitim sürecini incelemek ve Türkiye'de Ankara ilindeki lisanslı değerleme şirketleri tarafından yapılmış olan gayrimenkul değerlemelerini incelemektir.Araştırmada Ankara ilinde var olan lisanslı (Sermaye Piyasası Kurulu tarafından lisans almış) değerleme şirketlerinden veriler yüz yüze görüşerek, elektronik posta aracılığıyla elde edilmiş olup analiz edilmiştir.Bulgular, gayrimenkul değerlemesinin ekonomik faaliyete konu olan kiralama, alım-satım, trampa, irtifak hakkı tesis edilmesi, tapuda ayni ve sınırlı hak tesis edilmesi, taşınmazları kısmen veya tamamen kamulaştırılması, devletleştirilmesi gibi hemen hemen tüm işlemler ile taşınmaz mallardan vergi alınabilmesi taşınmazların değerinin bilinmesinde çok büyük önem taşıdığını ve bunun uzmanlarca yapılması gerektiğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte Türkiye de gayrimenkul değerleme alanında değerleme uzmanı olacak kişilerin eğitim sürecine yeterli önem verilmediği saptanmıştır. Değerleme yöntemi olarak en fazla emsal karşılaştırma yönteminin kullanıldığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Gayrimenkul, değer, değerleme uzmanı.

DeğerlemeDeğerleme modelleriGayrimenkuller
Dürdane Şahin
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve fon alacaklarının tahsilat durumu

Bu araştırmanın amacı, dünya ve Türkiye ölçeğinde tasarruf mevduatı sigorta sistemlerini araştırmak, uygulama modellerinin tarihsel gelişimi ışığında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun alacaklarının tahsili konusunda performansını incelemektir.Bankacılık tanımından yola çıkılarak mevduat sigorta sistemleri ile ilgili konular kapsamında kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Değişik ülkelerden mevduat sigorta sistemleri uygulama çeşitliliği ile birlikte irdelenmiş ve Türkiye'de uygulama biçimi anlatılmıştır.Bu araştırmada, gelişmiş ülkelerde uygulanan mevduat sigorta sistemlerinden örnekler verilmiş, farklı uygulama metotları analiz edilmiş ve Türkiye'de uygulanan sistemin tarihsel gelişimi hukuksal dayanağı ile birlikte özetlenmiştir.Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamına alınan bankaların işlem süreçleri örneklendirilmiş, kapsama alınış biçimleri hukuki dayanakları ile birlikte özetlenmiştir. Güncel veriler ışığında oluşturmuş oldukları mali yükler ve bunların tahsilât durumları araştırma kapsamında değerlendirilmiştir.Tüm bu araştırma ve değerlendirmeler ışığında, TMSF tahsilât performansının öncelikle bankaların hisse ve sermaye yapıları ile yakından ilişkili olduğu, ruhsatlandırma faaliyetlerindeki detayların önemsenme derecesinin bankaların fona devri sonrasında tahsilât performansını birebir etkilediği görülmüştür.Bankaların ruhsatlandırıldığı dönemlerde mevcut hukuki ve denetimsel boşluklar, moral ve ahlaki değerler bağlamında kaygı taşımayan bazı banka sahipleri ve yöneticilerin, topladıkları mevduatları kendi menfaatleri çerçevesinde kullanmalarına imkân sağlamıştır. Türkiye'de mevduat sigorta sisteminin varlığı mevduat sahiplerinin birikimlerini bankalarda değerlendirmelerini teşvik etmiş ve bahse konu banka sahiplerinin verdikleri zararları büyütmüştür. Bankaların fona devirlerinin ardından anlaşılmıştır ki, oluşan zarar banka ve hissedarlarından elde edilen tahsilâtlarla karşılanamamaktadır.Sonuç itibariyle, bir yandan devlet tasarruf sahibine güvence verme durumunda kalırken, diğer yandan da bankacılık sektörünün sağlam bir hukuksal zemine oturtulması ve bankacılık faaliyetlerine sıkı denetim getirilmesi gerekmektedir.

Alacaklar toplanmasıBankalarTahsilat+2
Bünyamin Karalar
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik destek analiz ve Türkiye Havacılık ve Uzay Sanayi Anonim Şirketi uygulamaları

Günümüzdeki çevresel tehditler/kaygılar, sürekli değişen gereksinimler, artan uluslar arası rekabet, sistem yapısındaki giderek artan karmaşıklık, uzatılan sistem ömür döngüsü, rafta bulanan ekipman kullanımı, artan küreselleşme, endüstriyel üslerin yapı değişikliği, yüksek ömür döngüsü maliyeti ve yüksek pazar rekabeti, ürünün bütün hayat döngüsü boyunca müşteri memnuniyetine, tarihin diğer dönemlerine kıyasla, daha büyük bir önem getirdi. Bu gereksinimler beraberinde lojistik destek kaynak gereksinimlerinin ürün tasarımının erken fazlarında tanımlanmasına neden oldu. Nihai ürünün ve sistemlerin desteklenebilirlik ve düşük sahip olma maliyeti kriterleri açısından açısından tasarlanması, geleceğin iş gücünü geliştirmekten sorumlu olan işletmelere, akademisyenlere, araştırmacılara, lojistikçilere ve yöneticilere lojistik destek kaynaklarını tanımlama gibi sorumluluklar yükledi.Bu araştırma ile lojistik destek analiz sürecinin ürün, müşteri, pazar üzerindeki etkisi ve savunma sanayinde çalışan işletmeler arasında lojistik destek sürecinin farkındalılığı değerlendirildi. Yapılan araştırma, Lojistik Destek Analiz sürecinin, zamanında ve uygun metotlarla uygulandığında, maliyet, zaman, güvenilirlik ve emniyet gibi alt başlıklar üzerinde oldukça etkin olduğunu belirginleştirmektedir. Aynı zamanda, müşteri ve destek isterlerinin tasarımın erken fazında girdi olarak kullanılması ile temel lojistik destek kaynakları sağlıklı bir şekilde tanımlanabilinmektedir. Bakım görevleri ve planlaması, destek personeli, ikmal desteği, teknik veri, taşıma, ulaştırma, paketleme, depolama, bakım tesis ve imkanları, müşteri destek ve tersine lojistik temel lojistik destek elemanlarıdır. Bu temel elemanlar ile doğru ürünün, doğru yerde ve zamanında olması sağlanır.

HavacılıkHavacılık endüstrisiLojistik+1
Nurettin Karaosmanoğlu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık hizmetleri pazarlamasında konumlandırma stratejileri (Kırıkkale ili örneği)

Sağlık işletmelerinin konumlandırılmasında etkili olan faktörlerin belirlenmesi ve Kırıkkale İli Merkezinde faaliyet gösteren Devlet, Özel, Üniversite ve Araştırma Hastanelerinin, algılanan mevcut konum haritalarının oluşturulması amaçlanmıştır. Kırıkkale İli Merkezinde yaşayan alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzeyi temsil eden üç mahalleden, 500 kişilik sağlık hizmeti tüketicisine anket uygulanmış, elde edilen veriler SPSS istatistik paket programında analiz edilmiştir. İstatistiki yöntem olarak ki-kare, frekans, faktör ve tek yönlü varyans (ANOVA) analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, sağlık hizmeti tüketicilerinin hastane seçimlerinde, işletmenin konumunun önemli olduğu, sağlık işletmelerinin konumlandırmasında; hizmet kalitesi, personel tutum ve davranışı, çevre ve tanınmışlık, fiziki uygunluk ve tüketici maliyetinden oluşan beş temel faktörün etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, katılımcıların eğitimi ve gelir durumları ile bu faktörlere verdikleri önem arasında anlamlı farklılıklar olduğu saptanmıştır. Araştırmanın son kısmında ise, katılımcıların, Kırıkkale İli Merkezinde faaliyet gösteren Devlet, Özel, Üniversite ve Araştırma Hastanelerinin beş temel faktörde algıları tespit edilmiş ve algılanan konum haritaları oluşturulmuştur.

HastanelerHizmet pazarlamasıKonumlandırma+2
Gamze Ebru Çiftçi
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00