Manisa Celal Bayar University
Discipline

Business Administration

Manisa Celal Bayar University

9,527

Archived Theses

33

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin e-kupon kullanma niyetini etkileyen faktörlerin incelenmesi

Tüketiciler genel anlamda mal ve hizmet alımlarında en iyi ürünü en uygun fiyata elde etmek isterler. İşletmeler ise tüketicilerin tercihlerini kendi ürünlerinden yana kullanmaları için ikna etmek amacıyla reklam, satış geliştirme, kişisel satış gibi birçok araç kullanırlar. İşletmelerin tüketicilerin satın alma kararlarında etkili olan faktörleri çeşitli açılardan inceleyerek uzun süreli müşteri portföyü oluşturmak amacıyla başvurduğu yöntemlerden biri de tüketicilere kupon kullanma imkanı sağlamaktır. Bu çalışmada satış promosyonu faaliyetlerinden e-kupon kullanma davranışını etkileyen faktörleri incelemek amaçlanmıştır. E-kuponlar internet üzerinden ulaşılabilen ve kontrolü sağlanabilen bir satış geliştirme aracıdır. Tüketiciler özel web sitelerinde sörf yaparak veya arama motorlarını kullanarak istedikleri zaman rahatlıkla e-kuponları elde edebilirler. Malların hizmetlerin ve fikirlerin tutundurulması sürecinde yararlanılan mobil pazarlama faaliyetlerinden biri olan mobil kuponlar tüketici ile iletişim sürecinde satış geliştirme aracı olarak kullanılmakta olup, işletmelerin pazarlama faaliyetleri içinde önemi gün geçtikçe artmaktadır. Profesyonel veri toplama hizmeti sağlayan bir araştırma şirketi tarafından anket yöntemi ile toplanan veriler regresyon analizi uygulanarak değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda algılanan para tasarrufu, subjektif normlar, algılanan değer, bilgi teknolojilerinde kişisel yenilikçilik faktörlerinin gelecekte kupon kullanımı niyetine olumlu yönde etkilendiği olduğu bulunmuştur. Çalışma sonuçlarının akademik yazına ve uygulamacılara katkı sağlaması beklenmektedir. Anahtar kelimeler: E-kupon, E- kupon tercihi, Kupon Kullanımı

Elektronik-kuponMobil alışverişMobil pazarlama+5
Tuğba Kartop
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Oyunlaştırılmış pazarlama faaliyetlerinin tüketici davranışlarına etkisinin incelenmesi

Oyunlaştırma, oyunla ilgili unsurların oyun dışı bağlamlarda kullanılmasıdır. Oyunlaştırılmış pazarlama faaliyetleri günümüzde birçok firma tarafından kullanılmaktadır. Küresel rekabet ortamında, başarılı olabilmek için oyunlaştırılmış faaliyetleri, pazarlama stratejilerine eklemektedirler. Bu noktada oyunlaştırılmış pazarlama faaliyetlerinin tüketiciler tarafından nasıl algılandığı karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada oyunlaştırılmış pazarlama faaliyetlerinin tüketiciler üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik kavramsal bir model geliştirilmiş ve mail yoluyla ulaşılan 351 kişiyle gerçekleştirilen saha çalışmasından elde edilen sonuçlara yer verilmiştir. Çalışmanın sonucunda öngörülen hipotezleri destekleyici sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Oyunlaştırma, kullanıcı deneyimi, pazarlama 4.0.

Endüstri 4.0Kullanıcı deneyimiOyunlaştırma+2
Emre Karaca
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Stratejik yönetim muhasebesi araçlarının hastane performansına etkisi: Şanlıurfa örneği

Gelişen teknoloji ile birlikte gün geçtikçe insanların istek ve ihtiyaçları da değişmektedir. Elbetteki bu değişime ayak uydurabilmek çok önemlidir. Hangi sektör olursa olsun işletmelerin hayatta kalabilmelleri için yoğun rekabet ortamında kendilerine yeni stratejiler belirlemeleri ve bu stratejileri uygulayabilmeleri gerekmektedir. Bu stratejileri uygularken yeni tekniklerden yararlanabilmek işletmelere çok büyük faydalar sağlayacaktır. İşletmelerin yönetim kadrosu işletmeler için gerekli kararları verirken bütün bu teknikleri- stratejileri doğru ve düzgün kullanmalıdır. Bu sebeple stratejik yönetim muhasebesi araçlarının hastane performansına etkisi araştırılmak istenmiştir. Araştırmanın evreni olarak Şanlıurfa il ve ilçelerinde yer alan devlet hastaneleri, özel hastaneler ve üniversite hastanesi seçilmiştir. Yapılan analizler neticesinde stratejik yönetim muhasebesi araçlarının hastanenin hem finansal hem de finansal olmayan performansını pozitif yönde etkilediği görülmüştür. Faaliyet araçlarının ise hastanenin finansal olmayan performansını pozitif yönde etkilerken finansal performansına etki etmediği tespit edilmiştir. Ayrıca bütçeleme araçlarının hastanenin hem finansal hem de finansal olmayan performansına etki etmediği sonucuna ulaşılmıştır.

HastanelerMuhasebeMuhasebe yönetimi+2
Özlem Özer
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Müşterilerle birlikte değer yaratmanın marka sadakatine etkisi

2000'li yılların başından beri birlikte yaratma, günümüz ekonomilerin en önemli sütunlarından bazılarına meydan okuyarak teorik denemeler ve deneysel analizler yoluyla hızla yayılmaktadır. Firmalar, "birlikte yaratma" kavramını çeşitli alanlarda kullanmakta, bu nedenle bu alanda benimsenen yaklaşımların çeşitliliğini ve teorik bakış açılarını geliştirmektedir. Günümüzde gelişen bu kavram insanların birlikte yaratma kavramını daha merak etmesine ve her anlamda dahil olmak konusunda istekli olmalarını sağlamaktadır. Bu çalışmada müşterilerle birlikte marka değeri yaratma kavramının öncülleri ve marka sadakatine etkisini incelenmesi yönelik kavramsal bir model geliştirilmiş ve kolayda örnekleme yoluyla Adana ilinde yaşayan 400 kişiden toplanan veriler paket progrramlar aracılığıyla analiz edilmiiş olup, önerilen hipotezlerin desteklendiği sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Değer, müşteri, ortak yaratma, marka, sosyal platform

Birlikte değer yaratmaMarkaMarka değeri+2
Büşra Pütün
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet sektöründe süreç iyileştirme çalışmaları: Sağlıklı yaşam merkezi örneği

Hızlı değişen Global dünyada rekabet, kullandığımız en popüler kelimelerden biridir. Rekabet sebebiyle tüm işletmeler, kendi süreçlerini müşterilerinin yeni taleplerine cevap vermek üzere iyileştirmelilerdir. Aksi takdirde işletmeler finansal çöküşün kaçınılmaz olduğunun farkındadırlar. Çalışmada ilk olarak kısa zamanda işletme dışı ve işletme içi daha fazla bilgi alınabilecek temel analiz metotları tercih edilmiştir. Porter 5 güç modeli dış çevreyi analiz için kullanılan ilk metottur. Porter 5 güç modelinin sonuçlarını destekleyen Pest analizi yardımıyla, dış çevre politik, ekonomik, sosyokültürel ve teknolojik açıdan incelenmiştir. Porter 5 güç modeli ve Pest analizi sonuçları SWOT analizi üzerinde değerlendirilmiştir. SWOT analizi sonuçları dikkate alınarak, işletmede karşılaşılan problemler Neden- Etki diyagramı üzerinde toplanmıştır. Analiz sonuçlarına bağlı olarak, web tasarımı ve veri tabanı tasarımının işletme ihtiyaçlarına uygun olduğuna karar verilmiştir. Çalışmada iyileştirme öncesi ve sonrası olarak iki ayrı sistem diyagramı mevcuttur. Web tasarımı ve veri tabanı tasarımı uygulama sonrası performans tabloları üzerinde yorumlanmıştır. Çalışmanın son bölümünde işletmeye, Neden-Etki diyagramı üzerinde önerilerde bulunulmuştur.

Hizmet sektörüSağlıklı yaşam merkeziSüreç iyileştirme+4
Orçin Mirik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik ticarette yaşanılan muhasebe sorunlarının tespitine yönelik bir araştırma: Gaziantep ili örneği

Bu çalışmada, e-ticarette yaşanılan muhasebe sorunlarını tespit etmek amacıyla Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) üzerine bir araştırma yapılmıştır. Ayrıca bu temel amaç doğrultusunda, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin görüşlerinin cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi ve kıdem değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Gaziantep'te faaliyette bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler oluşturmaktadır. Araştırmaya Gaziantep'te aktif olarak çalışan 387 Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler katılmıştır. Araştırmada veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, katılımcıların demografik bilgilerini açıklamak için yüzde ve frekans değerleri, ölçekte yer alan muhasebe sorunları ile ilgili her bir madde için ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Katılımcıların görüşleri arasında anlamlı farklılığın olup olmadığını tespit etmek için de bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testleri kullanılmıştır. Araştırmada sonucunda, müşterilerin kişisel verileri ile kayıtlarına ilişkin elektronik ortamlarda tutulan bilgilerin çalınması ya da değiştirilmesi ile müşterilerin mağdur olabileceği, e-ticarette vergi kaçırmanın mümkün olamadığı, e-ticaret şirketleri arasında farklı muhasebe kayıtlarının uygulanabildiği, mevcut muhasebe ilke ve standartlarında e-ticaret işlemlerinin nasıl muhasebeleştirileceğine değinmediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca, araştırmaya katılan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler' in görüşlerinin yaş, eğitim düzeyi ve kıdem değişkenine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Elektronik ticaret, muhasebe, e-ticarette sorunlar

Elektronik ticaretMali müşavirlikMesleki sorunlar+2
Kevser Türkay
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Seyahat işletmelerinde bilgi teknolojilerinin değişime etkileri: Gaziantep ili A grubu seyahat acentaları örneği

Günümüz dünyasının seyahat acentalarında kullanılan bilgi teknolojilerinde sürekli bir değişim yaşanmaktadır. Seyahat acentaları varlıklarını devam ettirebilmek ve rekabet edebilmek için bu durumun farkında olmaları ve değişime uyum sağlamaları gerekmektedir. Özellikle bilgi teknolojileri alanındaki değişimler, sadece mekanik sistemlerdeki değişimleri tetiklemekle kalmamış aynı zamanda sosyal sistemlerde de büyük değişimlere sebep olmuştur. Bu nedenle, bilgi teknolojilerinin değişime etkilerinde birçok etken söz konusu olmaktadır. A grubu seyahat acentalarında bilgi teknolojilerinde değişimin etkilerinin neler olduğunu, bu faktörler doğrultusunda acentalarının karşılaştıkları sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini ortaya koymak için nitel bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırma, Gaziantep'te A grubu seyahat acentalarındaki yetkili kişilerle ve çalışanlarla yapılmıştır. Verilerin elde edilmesinde 16 kişi ile görüşme sağlanmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilerin analizinde MAXQDA Nitel Veri Analiz Programı'ndan yararlanılmıştır. Bu araştırma ile A grubu seyahat acentalarında kullanılan bilgi teknolojilerinde değişimi etkileyen 7 faktör elde edilmiştir. Etki eden faktörler teknolojik çevre, ekonomik çevre, doğal çevre, sosyokültürel çevre, politik ve yasal çevre, gelişim için öneriler ve değişimdir.

Bilgi teknolojisiDeğişimDeğişime direnç+2
Reşide Sağlam
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal faır play mali uygulamlamaları ve borsada işlem gören türk futbol kulüplerinin piyasa değeri üzerindeki etkisi

Bu çalışmada, Finansal Fair Play kuralları ve uygulamaları sonrasında Borsa İstanbul'da işlem gören Türk futbol kulüplerinin piyasa değerinin nasıl etkilendiği tespit edilmeye çalışılmıştır. 4 futbol kulübümüz '' Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor'' Finansal Fair Play kuralı uygulamalarıyla en azından denk bütçe (Toplam Gelirleri ¬= Toplam Giderler) yani Başabaş kuralını sağlamak durumundadırlar. Bu uygulama sonrasında futbol kulüplerimizin her yılın çeyrek bazlı hisse senedi fiyatı analiz edilmiştir. Buradaki amaç FFP mali kuralları çerçevesinde, BIST'de işlem gören futbol kulüplerinin hisse senetleri fiyatlarını FFP mali kriterlerinin nasıl etkilediği, etki yönünün ne olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bunların dışında makro ekonomik veriler ışığında hisse senetlerinin fiyat hareketleri anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Son olarak Finansal Fair Play kuralları çerçevesinde bağımsız değişken olarak kullanılan kulüp gelirleri ile toplam giderlerin, bağımlı değişken olan hisse senedi fiyatı arasındaki ilişki Panel veri analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Sonuç olarak hangi bağımsız değişkenin veya değişkenlerin'' stadyum gelirleri, mağazacılık gelirleri vs.'' ile bağımlı değişken üzerinde daha çok etkili olduğu ortaya koyulmaya çalışılmıştır.

Borsa İstanbulFair playFinansal performans+4
Hakan Kara
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı kuşakların (X, Y ve Z) iş değerleri ve yönetici davranışları algısının işe adanma tutumları üzerindeki etkisinin incelenmesi

Günümüzde kuruluşlar, hızla değişen ve gelişen teknolojik yenilikler, inovasyon sürecinin merkezinde olan rekabet koşulları, çeşitlilik kazanan işgücü, kültürel etkileşimleri artıran küreselleşme gibi faktörlerin arasında varlığını sürdürebilmek adına yeniliklere uyum sağlamak zorundadır. Yeniliklere adapte olarak teknolojik gelişmeleri kuruluş faaliyetlerine entegre eden işletmelerin gelişmeye ve büyümeye daha yatkın olduğu söylenebilir. Kuruluşlarda bu büyüme ve gelişmeyi destekleyen en önemli faktörler arasında kuruluşun çalışanları yer alır. Çalışanların farklı kültürlerden, farklı inançlardan ve farklı yaş gruplarından oluşuyor olması, organizasyonların bu çeşitliliği verimli bir şekilde değerlendirmesini gerekli kılmaktadır. Farklı yaş grupları arasındaki geniş yaş aralığı farklı kuşakların bir arada çalıştığını göstermektedir. Bunlarla beraber, çalışanların kuruluşa olan bağlılığı ve işe adanma durumu önem arz eden bir konudur. Yapılan araştırmalara göre işe adanmayı sağlayan çeşitli faktörlerin varlığı söz konusudur. Çalışmamızda bu faktörler arasında yer alabilecek farklı kuşaktan çalışanların iş değerlerinin ve yönetici davranışlarının işe adanma tutumu üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmamız, kesitsel anket çalışması ile X Kuşağı, Y Kuşağı ve Z Kuşağı iş değerleri ve yönetici davranışları ile işe adanma arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamıştır. 384 katılımcı arasında %19 X Kuşağı, %50 Y Kuşağı, %30 Z Kuşağı vardır. Anket sonucunda toplanan verilerle, iş değerleri ve yönetici davranışlarının işe adanma üzerindeki etkisini belirlemek için regresyon analizi, kuşaklar ile diğer araştırma değişkenleri arasındaki farklılaşmanın anlamlı olup olmadığını tespit etmek için ise anova analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, iş değerleri ve yönetici davranışlarının işe adanma üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Farklı kuşaklar ile iş değerleri, yönetici davranışları ve işe adanma arasında anlamlı bir farklılaşma bulunamamıştır.

Kuşak farklılıklarıKuşaklarX kuşağı+6
Sena Şentürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bankalarda kurumsal yönetim uygulamaları ile finansal performans arasındaki ilişkinin incelenmesi: Borsa İstanbul'da bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, Borsa İstanbul'da işlem gören bankaların kurumsal yönetim uygulamaları ile finansal performansları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırmamızda, 2016 ve 2020 yılları arasında BİST'te işlem gören 12 bankanın verileri toplanarak istatistiki bilgiler haline getirilmiştir. Bağımlı değişken olarak aktif kârlılık oranı kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler olarak; yönetim kurulu büyüklüğü, yönetim kurulu kadın üye oranı, yönetim kurulu bağımsız üye oranı, halka açıklık oranı ve yönetim kurulu üyeleri yüksek lisans eğitim durumu kullanılmıştır. Kontrol değişkenleri olarak ise toplam aktif büyüklüğü logaritması, sermaye yeterlilik rasyosu ve takip/kredi oranı kullanılmıştır. Bankaların verileri incelemek ve test etmek için önce Hausman Testi yapılmış ve Sabit Etkiler Modeli kullanılmaya karar verilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, aktif kârlılık oranı ile yönetim kurulunda bulunan kadın üye oranı ve toplam aktiflerin doğal logaritması arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Aktif kârlılık oranı ile araştırmada kullanılan diğer bağımsız ve kontrol değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı gözlemlenmiştir. Anahtar kelimeler: Bankalarda kurumsal yönetim, bankacılık sektörü, kurumsal yönetim

Bankacılık sektörüBankalarBorsa İstanbul+3
Hasan Sefa Tursun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektrikli ticari araçlarda rotalama ve şarj istasyonu kuruluş yeri seçimi optimizasyonu

Günümüzde yeşil sektör olma yolunda ilerleyen, özellikle kapıdan kapıya taşımacılık hizmeti sunması sebebiyle en çok tercih edilen ve en yaygın kullanılan taşıma türü olan karayolu taşımacılığında, çevreye daha az zarar verecek araçlar kullanılması yönünde bir eğilim söz konusudur. Alternatif yakıtlı araç olarak tanımlanan bu araçlardan biri de elektrikli ticari araçlardır. Ancak popülaritesi gün geçtikçe artan bu araçların yaygınlaşmasının önünde bazı engeller bulunmaktadır. Araçların sahip oldukları sınırlı menzil, uzun şarj süreleri, şarj istasyonu sayısının az olması, araç satın alma maliyetlerinin yüksek olması bu engellerden bazılarıdır. Bu sebeple tez çalışmasında lojistik ve optimizasyonunun temel konularından olan araç rotalama ve yer seçimi problemleri eş zamanlı olarak Elektrikli Araç Yer Seçimi-Araç Rotalama Problemi başlığı altında elektrikli ticari araçlar için ele alınmıştır. Çalışmada enerji tüketimi, batarya aşınması ve sürücünün çalışma süresi gibi kısıtlar diğer çalışmalardan farklı olarak bir araya getirilerek, elektrikli ticari araçlar için araç rotalarının, şarj istasyonu konumlarının ve şarj istasyonlarının türlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Problem Karma Tamsayılı Nonlineer Kısıtlı Optimizasyon Modeli olarak modellenmiş, araç satın alma maliyeti, seyahat maliyeti ve araç şarj etme maliyetinin toplamının minimizasyonu amaçlanmıştır. Problemin çözümü için Schneider, Stenger ve Goeke (2014) tarafından geliştirilen veri seti kullanılmıştır. Problem boyutunun büyük olması ve nonlineer kısıt içermesi sebebiyle problemin kesin çözüm yöntemleri ile çözümü elde edilemediğinden çözüm için metasezgisel yöntemlerden biri olan Genetik Algoritma yöntemi kullanılmıştır. Mevcut çalışmalar incelendiğinde, problemin birçok kısıtı bir araya getirmesi, genetik algoritma kullanılarak çözülmüş bir probleme rastlanılmamış olması, Türkçe literatürde bu konuda yapılan çalışma sayısının az olması sebepleriyle literatüre katkıda bulunulacağı düşünülmektedir. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde önerilen genetik algoritmanın çözüm süresi açısından makul sürelerde çözüm verdiği, gerçekçi enerji tüketim fonksiyonu kullanıldığından enerji tüketiminin daha az olduğu ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca matematiksel modelde araç sayısı kısıtlanmamasına ve eklenen farklı kısıtlara rağmen küçük boyutlu örnek problemlerde kesin yöntemlerle çözümle kıyaslandığında birçok problemde aynı sayıda veya daha az sayıda araç çıkarıldığı gözlemlenmiştir. Problemde şarj istasyonu yeri olarak müşterilerin konumları da seçilebildiğinden, çözümde şarj istasyonu konumu olarak çoğunlukla müşteri konumlarının seçildiği görülmüştür.

Araç yönlendirme problemiElektrikli araçlarOptimizasyon+6
İpek Özenir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa ilindeki yüksek öğrenim özel öğrenci yurtları hizmetlerinin rekabet stratejileri açısından incelenmesi

Bu tez çalışmasında Manisa ilinde hizmet veren yükseköğrenim özel öğrenci yurtları hizmetlerinin rekabetçiliğinin Porter'ın rekabet stratejileri ve beş güç modeli çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için Manisa ilinde bulunan yükseköğrenim öğrenci yurtları kurucu müdürleri ve yöneticilerinden mülakat yoluyla veriler toplanmıştır. Mülakat soruları Porter'ın jenerik rekabet stratejileri ve beş güç modeline uyarlanarak hazırlanmıştır. Toplamda 10 yurt yöneticisinden mülakat yoluyla toplanan verilerin içerik analizi ile değerlendirilmesi sonucu yükseköğrenim özel öğrenci yurtlarının uyguladıkları stratejiler ve rekabete etki eden güçler belirlenmiştir. Yapılan analiz ve değerlendirmelere göre yurtların maliyet liderliği, farklılaştırma ve odaklanma stratejilerini zaman zaman uyguladıkları tespit edilmiştir. Sektördeki rekabete etki eden güçler arasında ise mevcut işletmeler arasındaki rekabet tehdidi, müşterilerin rekabet gücü ve ikame ürünlerin yarattığı tehdit gücünün etkili olduğu belirlenmiştir. Diğer iki güç tedarikçilerin yarattığı, tehdit ve yeni gelecek işletmelerin tehdidinin ise daha az etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Tezin sonunda çalışmanın hem literatüre hem de sektördeki ve sektöre yeni girecek işletmeler için faydalı olabilecek ve uygulanabilir öneriler yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Rekabet stratejileri, beş güç modeli, özel öğrenci yurtları

Beş Güç ModeliManisaPorter Modeli+3
Nıjat Azhdarlı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan'da yaşayan Z kuşağı tüketicilerin "Made in Turkey" etiketli ürünlere yönelik davranışları: Bakü ilinde bir araştırma

Küresel pazarların gün geçtikçe geliştiği ve önem kazandığı, rekabetin kaçınılmaz olduğu bu dönemde, ürünün ülkesine/menşeine yönelik algılar da değişmektedir. Küreselliğin oluşması ve gelişmesiyle birlikte, insanlar sınır tanımaksızın istedikleri ve arzu ettikleri ürün ve hizmetlere kolaylıkla ulaşabilmektedir. Tüketiciler bir ürün veya hizmeti satın almaya karar verirken iki faktörden etkilenmektedirler. Bunlar içsel ve dışsal faktörlerdir. "Bu faktörler, sosyo-kültürel, psikolojik ve ekonomik olduğu kadar, ürün özellikleri, kalitesi zenosentrik eğilimler ya da ürünün menşe ülkesi gibi faktörler de olabilmektedir". Menşei ülke (country of origin COO) kavramı, tüketicilerin ürünü satın alması ve değerlendirme sürecini etkileyebilecek önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüketiciler menşei ülkeden etkilenerek farklı ürün gruplarında yerli ve yabancı ürünlere yönelik farklı tercihlerde bulunmaktadır. Menşei ülke kavramıyla beraber zenosentrizm kavramı da oldukça etkili bir diğer faktördür. Bu bağlamda, çalışmada Azerbaycan Z kuşağı tüketicilerinin satın alma niyetleri üzerindeki menşei ülke, ülke imajı ve zenosentrizm etkisi araştırılmıştır. Literatürde Z kuşağı'nın başlangıç tarihi, farklı kaynaklarda farklı yılları kapsamaktadır. Bu tarih bazı kaynaklarda 1995-2010 (Suderman, 2016), bazı kaynaklarda ise 1990-1999 (Sezgin, 2018; Tulgan, 2013) olarak gösterilmektedir. Bu bağlamda, çalışmada Z kuşağı, 18-24 yaş aralığı ele alınarak incelenmiştir. Azerbaycan'da yaşayan Z kuşağı tüketicilerin Türk ürünlerini satın alma sürecinde demografik özellikler (eğitim, gelir, meslek ve cinsiyet) ile menşe ülke, ülke imajı ve zenosentrizm arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılarak online anket tekniği ile veriler toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerine göre Azerbaycan'daki Z kuşağı tüketicilerin "Made in Turkey" ürünlerini satın alma kararında menşe ülke ve zenosentrizm etkileri incelenmiştir. Tezin birinci kısmında kuşaklar, kuşak türleri hakkında bilgi verilmiş, daha sonra ise Z kuşağı ve Z kuşağı özellikleri incelenmiştir. İkinci bölüm ise Satın alma davranışları kavramı ile, bu davranışları etkileyen faktörleri kapsamaktadır. Buna ek olarak, menşei ülke, ülke imajı ve zenosentrizm kavramları da geniş bir biçimde açıklanmıştır. Son bölümde ise araştırmanın genel amacı, kapsamı ve yöntemi hakkında bilgi verilmiş daha sonra elde edilen veriler istatistiksel analizlerin yardımıyla SPSS programında test edilmiştir. Çalışmada kullanılan testler farklılık testleri (ANOVA, T testi, Mann Whitney-U), Regresyon ve Korelasyon testleridir. Veri toplamak amacıyla Azerbaycan'ın Bakü ilinde yaşayan 405 Z kuşağı tüketiciye online olarak ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre gelir düzeyi daha az yani 2801-3500 TL olan tüketicilerin Zenosentrizm, Ülke İmajı ve Menşe ülke algıları daha fazladır. Aynı zamanda Cinsiyet, meslek ve eğitim grupları ile Zenosentrizm, Ülke imajı, Menşei ülke ve Satın alma niyeti arasındaki farklılıklar incelenmiş ve istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Diğer yandan tüketicilerin kullanma sıklığı ve harcama miktarı arttıkça "Made in Turkey" etiketli ürün alma niyetlerinin de arttığı korelasyon analizinden çıkan sonuçlar arasındadır. Ülke İmajı ve Zenosentrizm algılarının da satın alma niyetine büyük ölçüde etki ettiği tespit edilmiştir.

AzerbaycanAzerbaycan-BaküKuşaklar+7
Sarvar Hasanov
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde kaynak tüketim muhasebesi modeli

20. yüzyıl ile 21. yüzyıl başına kadar olan dönemde tüketici talepleri arz miktarından fazla olduğundan talepler geri planda kalmıştır. O dönemde işletmeler "ne üretirsen üret satarsın" klasik anlayışına sahipti. Bu nedenle Geleneksel Maliyet Yöntemleri (GMY) gerekli ihtiyacı karşılayabiliyordu. Ancak 21. yüzyıl başından günümüze kadar gelişen teknoloji ile bilgisayar ve otomasyona dayalı üretimin fazlalaşması, artan ve sürekli değişen tüketici tercihleri ve küresel ortamda yaşanan yoğun rekabet birçok alanda olduğu gibi üretim süreçlerinde ve maliyet yapılarında kaçınılmaz değişime neden olmuştur. Bu değişim rekabete yeni bir boyut kazandırmış ve rekabetin artık maliyetler üzerinden yaşandığı piyasayı yaratmıştır. Maliyet-rekabet baskısının hissedildiği piyasa koşullarında işletmelerin ihtiyaç duyduğu doğru ve gerçek maliyet verisini üretmeye yardımcı olacak yeni maliyet yöntemleri geliştirilmiştir. Geliştirilen maliyet yöntemleri içerisinde en önemlilerinden birisi Faaliyet Tabanlı Maliyet (FTM) yöntemidir. Uzun süre uygulanan FTM yöntemi zamanla ihtiyaçları karşılamaya yönelik yetersiz ve eksik kalması gerekçesiyle eleştirilmiştir. Günümüzde FTM yönteminin eksikliklerini gidermeye yönelik yeni bir maliyet yöntemi olarak Kaynak Tüketim Muhasebesi (KTM) geliştirilmiştir. KTM, faaliyet odaklı olan FTM yönteminin temel prensipleri ile kaynakları önemseyen Alman Maliyet Muhasebesi (GPK) sisteminin birleşiminden oluşan maliyet yönetim sistemidir. FTM'de maliyetler faaliyetler sonucu oluşurken KTM'de maliyetler kaynaklar tarafından gerçekleşmektedir. KTM'de önce kaynak havuzları oluşturulmaktadır. Sonrasında havuzlarının içerisindeki kaynaklar özelliklerine göre sabit ve orantısal kaynak olarak sınıflandırılmaktadır. Böylece KTM'de ayrıntılı maliyet verisinin üretilmesi için birçok kaynak çeşidi ve dağıtım ölçütü sağlanmaktadır. Öte yandan KTM'de maliyetin hesaplanmasında ve dağıtımında belirlenen teorik ve pratik kapasite kullanılmaktadır. Sabit kaynak maliyetleri teorik kapasiteye göre hesaplanıp pratik kapasiteye göre dağıtılmaktadır. Orantısal kaynak maliyetlerinin hesaplanması ve dağıtılması ise sadece pratik kapasiteye göre yapılmaktadır. KTM yöntemi, hesaplanan ile dağıtılan sabit kaynak maliyeti arasındaki fark ile ortaya çıkan âtıl kapasite maliyetinin hesaplanmasına imkân tanımıştır. Bu, KTM yönteminin önemli ve avantajlı özelliklerinden birisidir. Dolayısıyla ürünler tarafından tüketilmeyen kaynakların maliyeti olarak tanımlanan âtıl kapasite maliyeti, ürünlere dağıtılmamış olur. KTM yönteminin bir diğer önemli özelliği amortisman hesaplamalarında yerine koyma maliyeti yöntemini kullanmasıdır. KTM'de hesaplanan amortisman değerleri, FTM'de tarihi maliyet verileri ile hesaplanan amortisman değerlerine göre daha doğru ve güncel değerleri yansıtmaktadır. Çalışmada bir sağlık işletmesinin 2021 yılının ilk 6 ayına ait maliyet verileri kullanılmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde örnek sağlık işletmesine ilişkin, önce FTM yöntemi kullanılarak FTM modeli, sonra KTM yöntemi kullanılarak KTM modeli oluşturulmuştur. Uygulama sonuçları detaylı olarak yöntemler bazında ve yöntemler arası karşılaştırmalı olarak incelenip yorumlandıktan sonra yöntemler arası farklılıklar ve KTM yönteminin üstün ve zayıf yönleri açıklanmıştır. Ayrıca KTM modelinde hesaplanan âtıl kapasite ve âtıl kapasite maliyetinin neden ve nerede oluştuğu detaylı şekilde belirtilmiştir. İşletmelerde doğru ve güncel maliyet bilgisi karar alma sürecinde etkilidir. Alanında uzman kişilerce doğru maliyet modelinin seçimi ve oluşturulması bu bilginin üretilmesinde büyük önem taşımaktadır.

Geleneksel yöntemlerKaynak tüketim muhasebesiMaliyet yönetimi+4
Ahmet Alataş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe sistemi genel uygulama tebliğine göre hazırlanan finansal tabloların BOBİ FRS ve KÜMİ FRS taslağına uyumlu olarak dönüştürülmesi

1992 yılında yürürlüğe giren muhasebe sistemi uygulama genel tebliği ile Türkiye'de muhasebe sistemi açısından belirli bir standart oluşturulmuştur. 1994 yılında fiilen uygulaması başlayan Tek Düzen Hesap Planı ise finansal tablo kullanıcıları için ortak bir dil sağlamıştır. Fakat uluslararası muhasebe ve finansal raporlama standartlarının oluşması ile ülkeler arası muhasebe sistemi açısından farklılıklar oluşmuştur. Belirli ölçek üzerindeki işletmeler uluslararası muhasebe ve finansal raporlama standartlarını uygularken, teknolojisinin gelişmesi ile sınır ötesi ticaret artmış ve farklı ölçekteki işletmelerde uluslararası ticaret hayatında rol almaya başlamıştır. Bundan dolayı 2017 yılında Büyük ve Orta Boy İşletmeler için finansal raporlama standartları yayınlanmıştır. Öte yandan Küçük ve Mikro İşletmeler için finansal raporlama standartları taslağı ise 2019 yılında yayınlanmış ve yakın süre içerisinde uygulamaya başlanması beklenmektedir. Bu çalışmada Finansal Raporlama Standartları hesap planı ile Tek Düzen Hesap Planı farklılıkları karşılaştırılmış ve vergi mevzuatı açısından incelenmiştir. Öte yandan Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğinde yer alan hükümlere göre hazırlanan finansal tabloların BOBİ FRS ve KÜMİ FRS Taslağına göre dönüştürülmesi örneklenmiştir.

Büyük ve orta boy işletmelerBüyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardıEk mali tablolar+4
Mete Yiğitler
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinde demografik faktörlerin müşteri memnuniyetine etkisi

Bu Araştırmanın amacı, Gaziantep İlinde bulunan 5 Yıldızlı Otellerde konaklayan müşterilerin resepsiyon hizmetlerinden memnuniyetlerinin, fiziki özelliklerden memnuniyetlerinin ve genel memnuniyetlerinin demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesidir. Yapılan bu çalışmanın önemi, reabetin yüksek olduğu turizm sektöründe yatırımcılara avantaj yaratmak için yol gösterebilemesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma için gereken veriler, tesadüfi olmayan yöntemlerden kolayda örneklem yöntemiyle belirlenen, Gaziantep İlinde bulunan beş yıldızlı otelde konaklayan toplam 232 müşteriye anket uygulanarak elde edilmiştir. Uygulanan istatistiki yöntemler sonucunda; resepsiyon hizmetlerinden memnuniyetin öğrenim durumu ve gelir düzeyi açısından; fiziki özelliklerden memnuniyetin öğrenim durumu, meslek ve konaklama sayısı açısından; genel memnuniyetin ise sadece öğrenim durumu açısından farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Cinsiyet, medeni durum, yaş, konaklama amacı, konaklama süresi ve kiminle konaklandığı değişkenleri açsından üç memnuniyet türünün de farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: 5 Yıldızlı Oteller, Müşteri Memnuniyeti, Demografik Faktörler.

Beş yıldızlı otellerDemografik değişkenlerDemografik özellikler+4
Canan Aykan Göğüş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

"R" programlama dilinde tahmin edici veri madenciliği algoritmalarının modellenmesi ve performanslarının karşılaştırılması

Günümüz ekonomisi dinamik bir yapıdadır. Gelişen bilgi teknolojileriyle birlikte kayıt altında tutulan veri sayısı da artmıştır. Artan veri miktarı, veriler arasındaki sarmal ilişkileri görmeyi zorlaştırmaktadır. Ham veriden bilgi elde edilmesi ve elde edilen bilginin gelecek tahminlerinde kullanılması işletmeler için kritik öneme sahiptir. Veri tahmini kesinlik içermeyen ve karmaşık bir süreçtir. Ancak doğruya en yakın tahmin işletmelerin stratejik karar almasında oldukça önemlidir. Veri tahmini ekonomi alanında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada ekonomik kalkınma için büyük öneme sahip ihracat verileri incelenmiştir. Türkiye İstatistik Kurumu ve Merkez Bankası istatistikleri kullanılarak veri ambarı oluşturulmuştur. İstatistiksel analizlerde sıklıkla tercih edilen R programlama dili kullanılarak algoritmalar geliştirilmiştir. R programlama dilinde yapay sinir ağı, regresyon ve zaman serisi algoritmaları geliştirilmiştir. Çalışmanın birinci aşamasında; R programında yapay sinir ağı algoritması geliştirilmiştir. Bu aşamada farklı ağ topolojileri test edilerek en başarılı yapay sinir ağı belirlenmiştir. Buna göre (5,3) topolojisine sahip ağın en başarılı performansa sahip olduğu görülmüştür. Çalışmanın ikinci aşamasında R programında regresyon algoritması geliştirilmiştir. Çalışmanın son aşamasında R programında zaman serisi algoritması geliştirilmiştir. Naive Bayes ve ARIMA modelleri test edilmiş ve ARIMA(1,0,0)(2,0,0) modelinin daha başarılı olduğu görülmüştür. Yapay sinir ağı (5,3), regresyon ve ARIMA(1,0,0)(2,0,0) algoritmaları veri ambarındaki eğitim verisi üzerinde denenmiştir. Algoritmaların başarıları istatistiksel hata oranları hesaplanarak karşılaştırılmıştır. Buna göre en başarılı tahmin algoritmasının yapay sinir ağı olduğu görülmüştür.

ARIMA modelleriAlgoritmalarAlgoritmik model+7
Şengül Can
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi kayıp ve kaçakçılığının önlenmesinde muhasebe meslek mensuplarının rolü: Mersin ilinde bir uygulama

Dünyadaki tüm ülkelerin ortak sorunu olan vergi kayıp ve kaçağı, Türkiye ekonomisi için de önemli sorunlardan biridir. Vergi, ülkelerin en önemli gelir kaynağıdır. Türkiye'de vergi gelirlerinin büyük bir kısmı dolaylı vergilerden elde edilmektedir. Bu durum vergi kayıp ve kaçağının yüksek oranlarda seyretmesine neden olmaktadır. Dünyadaki tüm ekonomiler için olumsuzluk teşkil eden bu durum karşısında ülkeler, vergi kayıp ve kaçakları ile mücadele etmek ve tedbirler almak zorunda kalmışlardır. Boyutları giderek artan kayıt dışı ekonomi, bugün bütün dünyada önemli bir sorun haline gelmiş bulunmakta, özellikle gelişmekte olan ülkelerde etkisini çok daha fazla hissettirmektedir. Devlet tarafından sunulan mal ve hizmetlerin finansmanının ucuz bir kaynak olarak nitelendirilen vergi gelirleriyle karşılanması arzulanan bir durumdur. Beyan esasına dayalı vergileme anlayışında mükellef beyanının gerçekleri yansıtabilmesi, etkin bir vergi denetiminin yanında, kaliteli muhasebe hizmet sunumunu da gerekli kılmaktadır. Muhasebe mesleği açısından bu gereklilik, meslek mensuplarının vergi mükellefi ile vergi idaresi arasında köprü görevi görmesi fikrinden ileri gelmektedir. Muhasebe meslek mensuplarının vergi kayıp ve kaçağı ile mücadeledeki rolünü ortaya koymak için yapılan bu araştırmada, meslek mensupları ile vergi kayıp kaçağının önlenmesi arasındaki ilişkiye dair sonuçlara yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: Vergi, vergi kayıp ve kaçağı, muhasebe, muhasebe mesleği, muhasebe meslek mensubu.

MersinMuhasebeMuhasebeci+3
Merve Çetenak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İş yaşam dengesinin bağlamsal performans ve iş tatmini ile ilişkisinde yönetici desteğinin rolü: Samsun'da hizmet sektörü çalışanları üzerine bir araştırma

Günümüz dünyasında çalışan bireylerin hem iş hem de aile/özel hayatlarını birlikte uyumlu bir şekilde götürmeleri oldukça önemli bir hale gelmektedir. Bireyler işin ve ailesinin getirdiği sorumlulukların altından kalkabildiği takdirde motivasyon sağlayabilmekte ve rol çatışması yaşamadan kendilerini daha iyi hissetmektedirler. Bireyin bir sorumluluğu diğer sorumluluğunu gerçekleştirmesinin önüne geçiyorsa iş yaşam dengesizliği içinde olduğu görülmektedir. İşinin ya da ailesinin taleplerini zamanında veya istenilen şekilde gerçekleştiremiyen bireyin hem kişisel hem de örgütsel olarak istenmeyecek durumlar yaşaması muhtemel olmaktadır. Çalışanların sadece işini yapan mekanik bir yapı olmadığı ve yaşadığı problemlerin başka alanlara yansıyabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle çatışma içinde olan bireyin kendisi-ailesi-işi arasında üçlü bir denge oluşturması gerekmektedir. Dengenin oluşumunda kişinin kendisine, ailesine ve çalıştığı kuruma önemli sorumluluklar düşmektedir. Kişi çatışmayı fark eder etmez sorunun üstüne gitmeli ve problemi ortadan kaldırmalıdır. Benzer şekilde çalışanlarına değer veren, onların sorunlarıyla ilgilenen ve iş yaşam dengesi kurabilmeleri adına yardımcı olan bir kurum yapısının olması gerekmektedir. Çalışanlarının iş yaşam dengelerini koruyabilmeleri için onlara gerekli desteği veren işletmeler çalışanlarından da çıktısını olumlu olarak almaktadır. Bu çalışmada iş yaşam dengesi kavramı ve ilişkili olabileceği düşünülen iş tatmini ve bağlamsal performans üzerinde durulmuştur. Daha sonrasında ikili ilişkilerde yönetici desteğinin düzenleyici rolünün olup olmadığı incelenmiştir.

Hizmet sektörüPerformansPerformans değerlendirme+4
Edanur Çelik
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kariyer tatmini ile işe adanmışlık ilişkisi: Manisa ilindeki kamu çalışanları üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, Manisa ilinde istihdam edilen kamu çalışanlarının kariyer tatmini ile işe adanmışlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda anket tekniği kullanılarak 334 kişilik bir örneklem üzerinde araştırma yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket formu, iki ölçek ve örneklemin demografik yapısını belirlemeye yönelik hazırlanmış sorulardan oluşmaktadır. Araştırmada kariyer tatmini ile işe adanmışlık ve alt boyutları arasındaki ilişkiyi saptamak için korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada bireylerin işe adanmışlıklarını ölçmek için Schaufeli ve diğerleri (2002) tarafından geliştirilen ve Turgut (2011) tarafından Türkçeye çevrilmiş Utrecht İşe Adanmışlık Ölçeği kullanılmıştır. Kariyer tatminlerini ölçmek için ise Greenhaus ve diğerleri (1990) tarafından geliştirilen kariyer tatmini ölçeği kullanılmıştır. Her iki ölçeğin de geçerlilik ve güvenilirlik değerlerinin istatistiki olarak uygun olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda kariyer tatmini ile işe adanmışlık ve alt boyutları arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu bulunmuştur. Bir diğer önemli bulgu ise kariyer tatmininin bireyin işe adanmışlık seviyesini belirlemede anlamlı bir değişken olduğudur. Buna göre araştırma sonuçları bireyin kariyerinden tatmin olma seviyesinin, işe adanmışlık seviyesinde de etkili olduğunu istatistiksel olarak ispatlamaktadır. Anahtar kelimeler: kariyer tatmini, işe adanmışlık, kamu çalışanları

Kamu personeliKariyerKariyer tatmini+3
Hande Nur Güneş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik sözleşme ihlali algısının üretkenlik karşıtı davranışlar üzerine etkisi: Antalya ilindeki banka çalışanları örnekleminde bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, Antalya ilinde istihdam edilen banka çalışanlarının psikolojik sözleşme ihlali algıları ile üretkenlik karşıtı davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda anket tekniğinden yararlanılarak 276 kişilik bir örneklem grubu ile araştırma yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket formunun içeriğinde iki ölçek ve örneklemin demografik özelliklerini ölçemeye yönelik sorular yer almaktadır. Araştırmada psikolojik sözleşme ihlali algısı ile üretkenlik karşıtı davranışlar değişkenlerinin, bireylerin demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak için t testi ve ANOVA testi yapılmıştır. Ayrıca değişkenlerin alt boyutları arasındaki ilişkiyi saptamak için korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada bireylerin psikolojik sözleşme ihlali algılarını ölçmek için Robinson ve Morrison (2000) tarafından geliştirilen, Salha, Cinnioğlu ve Yazıt'ın (2016) Türkçeye uyarladığı 9 maddelik ölçek kullanılmıştır. Bireylerin üretkenlik karşıtı davranış sergileme seviyelerini ölçmek için Bennett ve Robinson'un (2000) geliştirmiş olduğu, Öztürk (2015) tarafından Türkçeye çevrilen, 19 maddelik ölçek kullanılmıştır. Söz konusu ölçek, bireyler arası üretkenlik karşıtı davranışlar ve örgüte yönelik üretkenlik karşıtı davranışlar olmak üzere iki alt boyuttan oluşmaktadır. Her iki ölçeğin de yapılan analizler sonucunda geçerlilik ve güvenilirlik değerlerinin uygun olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda psikolojik sözleşme ihlali algısı ile üretkenlik karşıtı davranışlar ve alt boyutları arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu bulunmuştur. Araştırma kapsamında bireyin üretkenlik karşıtı davranış sergilemesinde psikolojik sözleşme ihlali algısının anlamlı bir etkisinin olduğu bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Psikolojik sözleşme, psikolojik sözleşme ihlali, üretkenlik karşıtı davranışlar

AntalyaBanka çalışanlarıPsikolojik sözleşme+2
Bayram Toka
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Online alışverişte güvenlik ve risk algılarının tüketicilerin satın alma davranışına etkisinin incelenmesi

İletişim ve ağ teknolojilerinin hızlı gelişmesi internet kullanıcılarının sayısının artmasına neden olmaktadır. Artık internet sadece gelişmiş değil gelişmekte olan ülkelerde de hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Toplumların bu denli internetle iç içe olması gündelik işlerini internet aracılığıyla yapması, firmalar ve pazarlamacılar için büyük bir avantajdır. Firmalar kampanyalarını bu mecrada yapabilir, pazarlama, tutundurma ve satış işlemleri gibi önem taşıyan faaliyetlerde bulunabilirler. Aynı zamanda tüketiciler internetten istedikleri ürünü istedikleri ülkeden bulup, fiyat karşılaştırması yapabilir ve satın alabilirler. Bu kadar hızlı değişim, beraberinde bazı sorunları da getirmiştir. Tüketicilerin online işlemler zamanı bilgilerini karşı tarafa aktarması, tüketiciler için bir risktir. Bu riskleri finansal risk, ürün riski, zaman riski, teslimat riski, sosyal risk, bilgi güvenliği riski olarak sıralayabiliriz. Algılanan bu risk faktörleri, tüketicilerin çevrimiçi alışverişe yönelik satın alma davranışlarını belirler. Bu risk algısını yok etmek veya aza indirmek için tüketiciler için güvenli bir ortam yaratmak çok önemlidir. Bu ortamı yaratmak için ise tüketicilerin güvenlik ve risk algısını öğrenmemiz gerekir. Tez toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde elektronik ticaret kavramı teorik çerçevede ele alınmıştır. Bu bağlamda elektronik ticaret araçları, elektronik ticaret türleri ve elektronik ticarette ödeme yöntemlerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise tüketici satın alma davranışı konu başlığına yer verilmiş ve detaylı bir şekilde incelenmiştir. Tüketicilerin geleneksel ve online ortamlarda sergiledikleri davranışlara, online ortamın getirdiği güvenlik ve risk faktörlerine farklı konu başlıkları altında yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Türkiye'de yaşayan tüketicilerin güvenlik ve risk algısının öğrenilmesi, aynı zamanda bu algıların tüketici satın alma davranışına etkisinin incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla Türkiye'de yaşayan tüketicilere anket uygulanmış ve 393 kişiye ulaşılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket uygulamasında bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans (Anova) analizi, korelasyon ve regresyon analizi ile test edilmiştir. Sonuç olarak tüketicilerin hem yaşı hem de ödeme yöntemi ile algıladıkları güvenlik ve risk arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Kapıda ödeme yöntemini tercih eden tüketiciler diğer gruplardan farklılık göstererek daha fazla güvenlik ve riski algıladıkları tespit edilmiştir. Aynı zamanda 45-54 yaş aralığında olan tüketicilerin online alışveriş esnasında daha çekimser oldukları, güvenlik ve riskin bu yaş aralığı için daha mühim olduğu çıkan sonuçlar arasındadır. Aynı zamanda tüketicilerin harcama miktarı ve alışveriş yapma sıklığı ile algılanan güvenlik ve risk arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca, tüketiciler açısından güvenlik ve risk faktörlerinden finansal risk ile zaman riskinin daha önemli olduğu yapılan analizlerle tespit edilmiştir. Finansal ve zaman riskinin, tüketicilerin çekimser kalarak online alışverişe karşı olumsuz tutum sergilemelerine neden olması çalışmanın önemli bulgularındandır. Anahtar Kelimeler: Online alışveriş, Tüketici davranışları, Güvenlik ve Risk

Bilgi güvenliğiElektronik ticaretFinansal risk+5
Elvin Rahimov
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilir ortak değer yaratımının tedarik zincirindeki rolü: Çok boyutlu perspektif ile tarımsal kalkınma kooperatifi üzerine bir araştırma

Hizmet tasarımı mantığı, tedarik zinciri içerisinde müşterilerin ve tedarikçilerin birlikte değer yarattığını ifade eden bir yaklaşımdır. Müşteriler ve tedarikçiler ürünün tasarımından tüketimine kadar olan her aşamada etkileşime girdiklerinde değer birlikte yaratılabilir. Günümüzde tedarikçi ağının ve müşteri ağının etkileşimi ile birlikte sürdürülebilir pazarlamadan sürdürülebilir değer yaratmaya doğru bir yönelim söz konusudur. Araştırmada temel olarak "sürdürülebilir ortak değer yaratımının" (sustainable value co-creation) tedarik zinciri içerisindeki rolü İzmir'de faaliyet gösteren, Birleşmiş Milletler tarafından "Dünya'nın Örnek Kırsal Kalkınma Modeli" seçilen tarımsal bir kalkınma kooperatifi üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırmada değer yaratımı sürecinin oluşturulmasında karma yöntem ile nicel ve nitel yaklaşımlar birlikte kullanılmıştır ve bu sayede tedarik zinciri içerisindeki paydaşlarla beraber bir değer yaratmak hedeflenmiştir. Nitel araştırma kapsamında, tarımsal kalkınma kooperatifi yöneticileri ve kooperatif ortaklarından oluşan yaklaşık 23 kişi ile yarı yapılandırılmış mülakat gerçekleştirilmiş, sonuçlar MAXQDA programında analiz edilmiştir. Nicel araştırma kapsamında ise 478 katılımcı ile gerçekleştirilen anketten elde edilen veriler, SPSS 22.0 ve SMART PLS programları kullanılarak, yapısal eşitlik modeli ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda kooperatif organik gıda ürünlerinin çevre dostu olduğuna yönelik inancın ve kooperatif organik gıda ürün bilgisinin tüketicinin satın alma niyetini etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada tüketicilerin kooperatif organik gıda ürünlerine yönelik beklentileri tespit edilmiştir. Bu tez, ortak değer yaratımının tedarik zincirinde bir takım işi olduğunu bilimsel olarak ispat etmek konusunda literatüre önemli bir katkıda bulunmaktadır. Bu sayede araştırma, yerel gıda üreticilerine ve perakende firmalara sürdürülebilir ortak değer yaratımı konusunda kendilerini geliştirmeleri adına ışık tutacaktır.

KooperatiflerOrtak değer ortamıOrtalama değer+6
Kübra Göksu Köstepen Özbek
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yap sat inşaat faaliyetlerinde muhasebe ve vergilendirme: Gaziantep ilinde bir uygulama

Özel (yap-sat) inşaat alanında faaliyet gösteren işletmeler için muhasebe ve vergilendirme bu sektörün kilit taşı haline gelmiştir. İnşaat faaliyetlerinde gelir ve giderlerin doğru hesaplanabilmesi ve vergilendirmenin gerçek şekilde ifa edebilmesi muhasebe sisteminin önemini ortaya koymaktadır. Çalışma literatür ve uygulama bölümünden oluşmaktadır. Yapılan çalışmada, kapsamlı biçimde literatür araştırması yapılmış, akabinde özel (yap-sat) inşaat muhasebesi faaliyet alanlarından biri olan kat karşılığı inşaat ile ilgili uygulama yapılmıştır. Günümüzde arsa maliyetinin neden olduğu finansman yükünü kolaylaştırmak amacıyla kat karşılığı inşaat faaliyetleri yaygın bir şekilde yapılmaktadır. Kat karşılığı inşaat faaliyetleri inşaat firması ile arsa sahibi arasında yapılan bir sözleşmeye dayanmaktadır. Arsa payının inşaat maliyetlerine nasıl yansıtılacağı, arsa sahibine verilen konut veya işyerlerinin nasıl muhasebeleştirileceği gibi konulara ilişkin kayıtların eksiksiz ve doğru bir şekilde tutulması büyük önem arz etmektedir. Çalışmanın uygulama bölümü için Gaziantep ilinde faaliyet gösteren bir inşaat firması seçilmiştir. Söz konusu firmasının resmi defterini tutan SMMM ile görüşmeler yapılmış olup işletmenin konu ile ilgili muhasebe kayıt ve belgelerinden yararlanılmıştır.

MuhasebeVergi muhasebesiVergilendirme+4
Esra Vildan Cantaşdemir
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi unsurları ile işletme performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi: Batman Organize Sanayi Bölgesi örneği

Literatürdeki çalışmalar incelendiğinde hem Toplam Kalite Yönetimiyle hem de İşletme Performansıyla ilgili önemli sayıda çalışmanın yer aldığı görülmektedir. Ancak Toplam Kalite Yönetimi ile İşletme Performansı değişkenlerinin ikisinin bir arada kullanıldığı az sayıda çalışmaya rastlanmıştır. Ayrıca Batman ilinde böyle bir çalışmaya rastlanmamış olması yapılan çalışmanın literatüre katkı sağlaması açısından önem arz etmektedir. Bu çalışma kapsamında Batman Organize Sanayi Bölgesinde farklı sektörlerde üretim yapan işletmelerde Toplam Kalite Yönetimi unsurlarıyla İşletme Performansı arasındaki ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma için anket formu kullanılarak veri toplamak suretiyle nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Toplam kalite yönetimi ile işletme performansı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla toplanan veriler SPSS analiz programı kullanılarak gerekli incelemeler yapılmıştır. Çalışma kapsamında yapılan Independent Samples T Testi, One-Way ANOVA Testi, korelasyon ve regresyon analizi sonuçlarına göre TKY unsurlarıyla işletme performansı arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu ve TKY unsurlarının işletme performansını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Mehmet Ali Uslu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde kalite arayışları ve akreditasyon: Muhasebe eğitimi üzerine bir çalışma

Dijital dönüşüm, günümüzde hızla değişen teknolojik gelişmeleri beraberinde getirmekte ve bu gelişen teknolojilerin etkisiyle yeni bilgi, beceri ve yetkinliklerle donatılmış işgücü ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Eğitimde kalitenin en önemli göstergesi, ihtiyacı tam olarak karşılayabilecek nitelikli mezunların yetiştirilmesidir. Muhasebe eğitiminde akreditasyon, belirli standartların eksiksiz uygulanarak nitelikli meslek elemanlarının yetiştirilmesine katkısı olan; eğitim kurumlarının birçok açıdan değerlendirilerek, kaliteli ve güncel eğitimin gerçekleştirilmesi, ilgili paydaşlara eğitim programının kalite güvencesinin verilmesini sağlamakla birlikte kalitenin sürdürülmesine olanak tanıyan önemli bir uygulamadır. Bu araştırmada, akredite olan ve akredite olmayan lisans programlarındaki muhasebe eğitiminin dijital içerikli dersler bakımından mevcut durumunun tespit edilmesi ve bu bakımdan akreditasyonun program müfredatlarına etkisi hakkında fikir edinmek amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında AACSB, ACBSP, IACBE ve EFMD tarafından akredite edilen "muhasebe" ile ilgili lisans programları ve Türkiye'de akredite olmayan "muhasebe ve finans yönetimi" ile "işletme" lisans programlarının müfredatları incelenerek, dijital içerikli derslerin programlarda bulunma oranları tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, akredite olmayan programlarda dijital içerikli derslerin genel oranının akredite olan programlara göre daha fazla olduğu fakat akredite programlarda dijitalleşmenin etkisiyle öneminin artacağı düşünülen yeni teknolojilere, değişen iş süreçlerine dair daha üst düzey bilgi ve becerilere yönelik dijital içerikli dersler ile muhasebe mesleğinin değişen mesleki rollerine yönelik olarak veri odaklı dijital içerikli derslerin akredite olmayan programlara göre daha fazla verildiği tespit edilmiştir. Dijital dönüşümün etkisiyle muhasebe mesleğinin görev tanımlamalarındaki değişimler; muhasebe eğitiminin de müfredat, derslerde kullanılan teknolojiler, öğretim elemanlarının nitelikleri ve iş dünyası ile etkileşimler gibi birçok açıdan yeniden tasarlanması ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Bu noktada akreditasyon ile yapılan iyileştirmeler, eğitim kurumlarını teşvik edecek süreçlerden biri olarak düşünülmektedir.

AkreditasyonEğitimEğitim kalitesi+3
Şerife Yalın
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Satın alınan konuta duyulan memnuniyete etki eden faktörler ve gelirin düzenleyici rolü: Adıyaman il merkezinde bir uygulama

Bu çalışmanın amacı; Adıyaman ilinde yaşayanların konut satın almalarını etkileyen faktörlerin satın aldıkları konuttan duydukları memnuniyete yönelik düşüncelerini ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Çalışma kapsamında konut satın almayı etkileyen faktörler ve satın alınan konuttan duyulan memnuniyet arasındaki ilişkide kişilerin gelir düzeyinin bu ilişkide düzenleyicilik rolünün bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Özellikle konut satın alan kişilerin memnuniyet düzeyleri kişilerin yaşamış topulumun kültüründen etkilenmektedir. Diğer taraftan satın alınan konuttan duyulan memnuyite yönelik kişilerin tutumlarının Türk kültüründe Batı kültüründen farklı olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda Türk kültürüne uygun olarak bireylerin satın aldıkları konuttan duydukları memnuniyeti ölçmek için yeni bir ölçek geliştirilmiştir. Bu doğrultuda ilk olarak orijinal bir ölçeğin geliştirilmesi amacıyla temel kaynaklardan ve literatürde yer alan ölçek geliştirme çalışmalarından faydalanılarak; madde havuzunun oluşturulması, ölçeğin yapılandırılması ve ölçeğin değerlendirilmesinden oluşan üç aşamalı bir yöntem kullanılmıştır. Oluşturulan madde havuzu uzman görüşüne başvurulurak içerik geçerliliği sağlanmıştır. Daha sonra 119 kişiye pilot uygulama yapılmış ve temel uygulamaya geçilmesine karar verilmiştir. Adıyaman ilinde yaşayan ve konut sahibi 450 kişi ile yapılan anket formu yöntemiyle veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler istatistik yöntemlerle analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında kullanılan ölçeğin geçerliliği ve güvenilirliği sağlanmıştır. Bir sonraki aşamada, araştırma modeline uygun olarak geliştirilen 8 hipotez test edilmiştir. Hipotezlerin test edilmesinde Hayes Process Macro programından faydalanmıştır. İlgili programda model 4 yani düzenleyici etki analizine başvurulmuştur. Yapılan analizler sonucunda 5 hipotez desteklenmiştir. Bu çalışmada 52 maddeden oluşan "satın alınan konuttan duyulan memnuniyet ölçeği" ölçek geliştirme ve geliştirilen ölçeğin sahada uygulanmasını kapsayan iki aşamadan oluşmuştur.

AdıyamanKonutMüşteri tatmini+5
Habip Güvenç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yatırımcı duyarlılığı ile altın, dolar ve yatırım fonu fiyatları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Finansal enstrümanların fiyatlarının tahmin edilebilirliği, finans piyasalarında en çok incelenen ve tartışma konusu olan durumların başında gelmektedir. Finansal enstrümanların getirilerini ve fiyatlarını modellemeyi ve açıklamayı gaye edinen birçok teori ortaya atılmış ve geliştirilmiştir. Bu geliştirilen teorilerin bazıları yatırımcıların yatırım kararlarını alırken etkilendikleri psikolojik unsurları göz önünde bulundurmazken; Kahneman ve Tversky (1979) ile ilk adımları atılan çalışmaların yatırımcının içinde bulunduğu ruh hali ve karar alırken etkilendiği psikolojik unsurların finansal enstrümanların fiyat ve getiri hesaplamasında ve oluşumunda etkisi olabileceğini ileri sürmüşlerdir. Bu tez çalışmasında yatırımcı duyarlılığını temsilen Tüketici güven endeksi ve VIX korku endeksi ile finansal araçlardan altın, dolar ve hisse senedi yoğun yatırım fonu fiyatları arasındaki ilişki 2005-2020 yılları için Türkiye özelinde incelenmiştir. Parametrik olmayan kantil nedensellik yöntemi kullanılarak elde edilen bulgulara göre; VIX korku endeksi ile hisse senedi yoğun yatırım fonu fiyatı arasında hem ortalamada hem de varyansta kantil nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Ayrıca altın ile VIX korku endeksi arasında da hem ortalamada hem varyansta kantil nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Tüketici güven endeksi ve hisse senedi yoğun yatırım fonu fiyat ilişkisi ile tüketici güven endeksi dolar fiyatları ilişkisi de hem ortalamada hem varyansta kantil nedensellik diğer elde edilen bulgulardan biridir. Ancak tüketici güven endeksi ile altın fiyatları arasında ne ortalamada ne de varyansta kantil nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir.

AltınDolarDuyarlılık+7
Onur Fatih Saltan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İkili dış ticaretin büyüme üzerindeki etkisi. Azerbaycan -Türkiye örneği

Dış ticaret faaliyetleri ülke ekonomileri için önemli bir gelir/gider kalemi olmanın yanında temel bir ekonomik faaliyet bileşeni, başat bir makroekonomik dinamiktir. Bu sebeple, dış ticaret hacmi de önemli bir makroekonomik değişken konumundadır. Nitekim dış ticaret hacmi ve dış ticarete ilişkin tüm diğer faaliyetler ülkelerin makroekonomik performanslarını ciddi ölçüde etkileme potansiyeline sahiptir. Bu çalışmada Azerbaycan ile Türkiye arasında gerçekleşen dış ticaret hacminin Azerbaycan'ın büyümesi üzerindeki olası etkilerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ampirik metot olarak En Küçük Kareler zaman serisi regresyon yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak, Türkiye ile Azerbaycan arasında gerçekleşen dış ticaretin Azerbaycan'ın ekonomik büyümesi üzerinde istatistiki olarak anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra cari açığın, toplam işgücü düzeyinin, nüfus artış oranının ve reel faiz oranının da Azerbaycan'ın büyümesi üzerinde pozitif etki yarattığı bulgusuna ulaşılmış olup yabancı doğrudan yatırımlar ile Azerbaycan'ın büyümesi arasında ise istatistiki olarak anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.

Dış ticaret hacmiEkonomik büyümeMakroekonomik faktörler+3
Tale Aghalarov
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de faaliyet gösteren mevduat bankalarının etkinlik ve verimlilik analizi: VZA ve Malmquist TFV uygulaması

Türk finans sisteminin lokomotifi olan bankacılık sektörü büyüme trendi ve artan kârlılığın doğal bir sonucu olarak ekonomide kilit bir rol üstlenmektedir. Finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler bankacılık faaliyetlerini doğrudan etkilemiş, bankaları her türlü finansal işleme aracılık eden kurumlara dönüştürmüştür. Esas işlevi "fon arz edenler ile fon talep edenleri buluşturmak" olan bankalar, son yıllarda yaşanan dijitalleşme ile birlikte sektördeki rekabeti de artırmıştır. Bu bağlamda bankaların performanslarının ölçümü, analiz edilmesi ve değerlendirilmesi önemli hâle gelmiştir. Bu araştırma bahsi geçen öneme binaen güncel veriler kullanılarak hazırlanmıştır. Analiz için 2017-2021 yılları arası dönem seçilmiştir. Araştırmada 20 mevduat bankasının verileri kullanılmıştır. Kullanılan mevduat bankalarının seçiminde iki kısıt belirlenmiştir. Bu kısıtlar; aktif büyüklüğü baz alınarak sektör payı en fazladan en aza doğru yapılan sıralamada ilk 20 banka içerisine girebilmesi ve en az iki şubesi bulunmasıdır. Girdi ve çıktı değişkenlerinin seçiminde üretim, aracılık ve kârlılık yaklaşımlarını içeren üç farklı model kurulmuştur. Her modele girdi odaklı CCR ve BCC yöntemleri uygulanmıştır. Ayrıca her üç modelin Malmquist TFV değişim endeksi hesaplanarak yıllar arası verimlilik değişimi değerlendirilmiştir. Analiz bulgularına göre genel olarak kamu sermayeli ve yabancı sermayeli mevduat bankalarının etkin olduğu ya da etkinliğe yakın skorlara sahip olduğu tespit edilmiştir. Analizde kullanılan mevduatların krediye dönüşmesi genel olarak başarıyla sonuçlanmıştır. Aynı zamanda işgücü potansiyelinin kredi hesapları üretmesi durumu da başarılıdır. Bankacılık işlemlerinin dijital kanallar vasıtasıyla yapılması işgücü potansiyelinin azalmasına neden olmuştur. Ayrıca verimlilik artışının nedeni teknolojik değişimdir. Farklı değişkenler kullanarak farklı sonuçlar almak elbette mümkündür. Veri aralığı genişletildikçe pandeminin sektör üzerindeki etkileri daha iyi yorumlanabilecektir.

Emel Bayram
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kooperatifler için başarıyı etkileyen faktörler ve bir ölçek geliştirme çalışması

Ülkemizin gelişmişlik seviyesinin yükseltilmesi açısından, yerelden gerçekleşecek gelişmeler önem arz etmektedir. Yerelde gerçekleştirilecek çalışmaların en önemlileri arasında kooperatiflerin yapacağı çalışmalar gösterilebilir. Kooperatiflerin faaliyetlerinde başarıyı yakalamaları; kendi ortakları, sosyal çevreleri ve nihai olarak bölge / ülke açısından önemlidir. Ancak ölçülemeyen bir olgunun başarı seviyesinin belirlenmesi de bilimsel açıdan mümkün görünmemektedir. Bu anlamda çalışmamız kapsamında öncelikli olarak kooperatifçiliğe ilişkin genel literatür taraması, Türkiye'de ve Dünya'da kooperatifçilik ele alınmıştır. Ardından kooperatifçilik alanında yapılmış çalışmaların taranması, kooperatifçilik alanındaki uzman kişilerin görüşleri ve İstanbul'da, 83 farklı kooperatifin katılımıyla yapılan kooperatif buluşmasının, "kooperatiflerin başarıları ve performansları" na ilişkin toplantı notlarının incelenmesi sonucu elde edilen, kooperatiflerin başarısı ve performansları açısından önemli hususlar dört farklı başlık altında; "Kooperatiflerde Başarıyı Etkileyen Faktörler" olarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Son olarak kooperatif ortaklarının memnuniyeti bağlamında kooperatif performanslarının ölçülmesini hedefleyen "Kooperatifler İçin Başarı Kriterleri Ölçeği", yine günlük hayatta en fazla karşılaşılan "Kadın Kooperatifi, Tarım Satış Kooperatifi, Üretim ve Pazarlama Kooperatifi ile Tarımsal Kalkınma Kooperatifi" ortakları üzerinde yapılan çalışmayla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu sayede kooperatiflerin başarılı sayılmalarına dayanak gösterilecek bir takım başarı kriterlerini içeren bilimsel bir ölçek geliştirerek bilimsel yazına katkı sağlamak hedeflenmiştir. Çalışma kapsamında iki temel bulguya ulaşılmıştır. Bunlardan ilki; Kooperatif başkan ve yöneticilerinin tecrübeleri ve bilimsel literatürle bu tecrübelerin güçlendirilmesi sonucunda kooperatiflerin başarısı anlamında söz edilebilecek dört temel faktör ile bunların alt boyutları ortaya çıkmıştır. 1- Gelecek Vizyonu ve Temel Değerler (Kapsayıcılık, Çeşitlilik, Eşitlik; Toplumsal Değerlere Duyarlılık; Yerel Değerlerin Korunması) 2- Kurumsal Anlamda Etkileşimli Yönetişim (Liderlik; Demokratiklik ve Katılımcılık; Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik; Kutlama ve Başarının Paylaşılması; Göstergeler 3- Maddi ve Sosyokültürel Etki (Yeni Marka Değerleri Oluşturmak; E-ticaretin Yaygınlaştırılması; Sürdürülebilir ve Kaliteli Ürünler; Kadınların Katılımı; Dayanışma) 4- Stratejik İşbirliği Mekanizmalarının Kurulması (Diğer Kooperatifler; Yerel Yönetimler; Kalkınma Ajansları; Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu) Çalışmanın ikinci temel bulgusu ise, kooperatiflerin başarılarının ölçülmesinde kullanılmak üzere geliştirilmiş "Kooperatifler İçin Başarı Kriterleri Ölçeği" dir. Bu ölçek geliştirme çalışmaları kapsamında yapılan bilimsel analizler neticesinde, kooperatiflerin başarılarını ölçmek için kullanılabilecek on üç maddeye ulaşılmıştır. Bu maddeler; Yönetim ve ortaklar tarafından bilinen ve benimsenen ortak bir vizyonumuz vardır; Yönetim ve ortaklar tarafından bilinir ve benimsenen ortak değerlerimiz vardır; Faaliyetler, vizyon ve ortak değerler doğrultusunda yürütülür; Ortaklar arasında bilgi paylaşımı yapılır; Üretimden satışa kadar ortakların fikirleri dikkate alınır; Ortaklar istediklerinde yönetiminden bilgi alabilir; Yılda en az bir defa ortaklar arasındaki birlikteliği artırıcı faaliyetler yapılır; Toplumsal değerlere duyarlı hareket edilir; Hakla ilişkiler faaliyetleri etkin bir şekilde yapılır; İş hacmini büyütmek için belirleniş bir yol haritası vardır; Gerekli izin ve kalite belgeleri mevcuttur; Faaliyetlerinin etkinliği üyeler tarafından takip edilir; Finansal sürdürülebilirlik stratejimiz vardır.

BaşarıKadın kooperatifçiliğiKooperatifler+3
Orhan Güzel
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde örgütsel dedikodunun, örgütsel bağlılık ve örgütsel tükenmişlik üzerindeki etkisi: Gaziantep ili örneği

Kurumların başarılı olması çalışanların tükenmişlik sendromu yaşamamalarına bağlıdır. Örgütlerde tükenmişliği etkileyen pek çok değişken bulunmaktadır. Bu değişkenlerden birisi olan örgütsel dedikodunun önüne geçebilmek örgütsel bağlılık düzeyini artıracağından yöneticiler için büyük öneme sahiptir. Alanyazın incelendiğinde kurumlarda örgütsel dedikodunun, örgütsel tükenmişliğe sebep olduğu görülmektedir. Bu araştırmada hemşireler evreninde örgütsel dedikodunun, örgütsel bağlılık ve örgütsel tükenmişlik değişkenleri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Gaziantep genelinde 401 hemşireye anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda örgütsel dedikodunun örgütsel bağlılık ve boyutlar üzerinde pozitif etkisinin olduğu görülmüştür. Öte yandan örgütsel dedikodunun, örgütsel tükenmişlik ve örgütsel tükenmişlik ölçeğinin duyarsızlaşma boyutu üzerinde pozitif yönde etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda birer sağlık çalışanı olan hemşireler arasında örgütsel dedikodunun artmasına paralel olarak örgütsel bağlılığın, duygusal bağlılığın, devam bağlılığının ve normatif bağlılığın da artış gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca örgütsel dedikodunun artmasının hemşirelerde örgütsel tükenmişlik ve duyarsızlaşma düzeyini artırdığı sonucuna varılmıştır. Örgütsel dedikodunun pozitif ve negatif tutum ve davranışlara etki ettiği dikkat çekmektedir.

DedikoduGaziantepHemşireler+3
Belgin Yiğit
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite girişimcilik yönelimini etkileyen faktörlerin belirlenmesi: Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi'nde yer alan üniversiteler üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın amacı algılanan örgütsel destek, üniversite girişimcilik ortamı, üniversite girişimcilik performansı ve üniversite girişimcilik yönelimi arasındaki ilişkileri incelemektir. Ayrıca ulusal literatüre üniversitelerdeki girişimcilik ortamını ve yönelimini ölçen ölçme araçları kazandırmak da çalışmanın diğer amacıdır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanması ise anket ve ikincil veri toplama yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde, araştırmacı tarafından geliştirilen Üniversite Girişimcilik Ortamı Ölçeği ile uyarlaması yapılan Üniversite Girişimcilik Yönelimi Ölçeğinin pilot uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise bu iki ölçek ile birlikte Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği ve Kişisel ve Kurumsal Bilgi Formu, 2020 yılı TÜBİTAK Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi (TÜBİTAK-GYÜE) ilk 50 listesinde yer alan üniversitelerdeki akademisyenlere gönderilmiş ve elde edilen 1207 anket analizlerde kullanılmıştır. Üniversitelerin girişimcilik performansına ilişkin ikincil veriler de her yıl yayınlanan bu endeksten sağlanmıştır Verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistikler, farklılık analizleri (t-testi, ANOVA testi) ve korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Ölçeklerin yapı geçerliklerinin sağlanmasında doğrulayıcı ve açımlayıcı faktör analizi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında oluşturulan araştırma modeli ise yapısal eşitlik modeliyle test edilmiştir. Bu araştırmayla, gerçekleştirilen analizlerden elde edilen veriler ışığında oluşturulan önerilerle ilgili kişi ve kurumlara yol gösterici bilgiler sunularak, üniversitelerimizin girişimcilik ve yenilikçiliğinin gelişimine katkıda bulunulacağı düşünülmektedir. Ayrıca girişimci ve yenilikçi üniversiteler konusunda gelecekte yapılacak çalışmalar için ulusal literatüre yeni ölçüm araçları kazandırılması hedeflenmiştir. Analiz sonuçlarına göre cinsiyet, görev süresi, akademik disiplin, yönetim görevi, üniversite türü ve TÜBİTAK-GYÜE sıralama grubu, değişkenlerinin araştırmanın değişkenleri üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca algılanan örgütsel destek, üniversite girişimcilik ortamı ve üniversite girişimcilik performansının üniversite girişimcilik yönelimini etkilediği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar ışığında, üniversitelerdeki örgütsel desteğin arttırılması ve üniversite girişimcilik ortamının iyileştirmesi yoluyla üniversite girişimcilik yöneliminin arttırılabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Girişimci ve Yenilikçi Üniversite, Yapısal Eşitlik Modeli, Algılanan Örgütsel Destek, Üniversite Girişimcilik Ortamı, Üniversite Girişimcilik Performansı, Üniversite Girişimcilik Yönelimi

Algılanan örgütsel destekGirişimcilikYapısal eşitlik modeli+4
Ercan Eğin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yıllık faaliyet raporlarının uluslararası entegre raporlama çerçevesi ilkelerine uygunluğunun değerlendirilmesi: Faizsiz Bankacılık sektörü üzerine bir araştırma

Faizsiz bankalar, İslam dininin temel kaynakları ve temel ilkeleri doğrultusunda fon sağlayan ve bu fonları kullandıran İslami finans sektörünün en önemli kuruluşlarıdır. Faizsiz bankacılık varlıklarının yıllar itibariyle arttığı dikkate alındığında bu bankaların paydaşlarının beklenti ve taleplerine ne ölçüde cevap vereceği de önem kazanmaktadır. İşletmeler faaliyet sonuçlarını, kurumsal raporlar aracılığıyla paydaşlarına sunmaktadır. Finansal raporlama, belirli bir tarihteki varlıkları, kaynakları ve özkaynakları gösteren bilanço (finansal durum tablosu), faaliyet sonuçlarını gösteren gelir tablosu (kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu), nakit giriş ve çıkışlarını gösteren nakit akış tablosu (nakit akım tablosu) ve özkaynaklardaki değişimi gösteren özkaynak değişim tablosu gibi sadece finansal bilgileri içeren finansal tablolardan oluşmaktadır. Finansal raporlama, dünyada artan küreselleşme olgusu, finansal darboğazlar, sosyal, çevresel, ekonomik risklerin artması sonucu paydaşların bilgi ihtiyacını karşılamada yetersiz kalmış ve kurumsal raporlama anlayışı sürdürülebilirlik raporlamasına doğru evrilmiştir. Geniş paydaş grubunun bilgi ihtiyacını karşılamada; işletmelerin faaliyetlerinin çevresel, sosyal, yönetişimsel ve ekonomik faktörler üzerindeki etkisini ve bunlardan nasıl etkilendiğini gösteren sürdürülebilirlik raporlaması, raporlama anlayışında önemli bir unsur haline gelmiştir. Finansal raporlama, kurumsal raporlamaya finansal bilgiler açısından yaklaşırken sürdürülebilirlik raporlaması sürdürülebilirlik konularını içermektedir. Entegre raporlama ise, finansal ve finansal olmayan bilgileri tek bir rapor altında birleştirerek, kısa orta ve uzun vadede değerin nasıl yaratıldığı, yaratılan değerin nasıl korunduğu veya tüketildiği ile ilgili bilgi veren bütüncül bir kurumsal raporlama türüdür. Entegre Raporlama tek rapor olarak adlandırılsa da içerisinde finansal raporlama ve sürdürülebilirlik raporlaması bilgilerini içermektedir. Çalışmanın amacı; faizsiz bankacılık ve entegre raporlamanın incelenmesi, küresel faizsiz bankacılık sektöründe faaliyet gösteren faizsiz bankaların entegre raporlamadaki mevcut durumunu tespit etmektir. Bu amaçla öncelikle faizsiz bankacılığın teorik çerçevesi, faizsiz bankacılığın mevcut durumu ortaya konmaya çalışılmış; entegre raporlamanın teorik çerçevesi, entegre raporlama ile ilgili çerçeveler, entegre raporun güvencesi ve güvenilirliğine değinilmiş, entegre raporlamanın mevcut durumu incelenmiştir. Çalışmanın araştırma bölümünde ise faizsiz bankacılık sektöründe faaliyet gösteren faizsiz bankaların entegre raporlamadaki durumu 2020 yılına ait yıllık faaliyet raporları incelenerek tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma evrenine dâhil edilen Türkiye ve çeşitli ülkelerde 76 faizsiz bankanın yıllık faaliyet raporu üzerinden yapılan içerik analizi sonucunda; faizsiz bankaların ortalama entegre rapor skorunun yaklaşık 0,55 (%55) ve 76 faizsiz bankanın %57'sini temsil eden 43 faizsiz bankanın entegre rapor skorunun 0,50 (%50) ve üzerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bankacılık sektörüEntegre raporlamaFaaliyet raporu+2
İbrahim Yavuz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Futbol endüstrisi ve muhasebe uygulamaları

Tarihsel sürecine bakıldığında çok eski dönemlerden beri insanların çeşitli amaçlarla spor yaptıkları görülmektedir. Günümüzde en popüler spor dalı futboldur. Futbolun beşiği sayılan İngiltere'de, Sanayi Devrimi'nin sosyal yönünü yansıtan, işçilerin boş zamanlarını değerlendirme faaliyeti olarak başlayan futbol giderek kitlelerin ilgisini çeken bir spor dalı halini almıştır. Devasa bütçeleri, popülerliği, sürekli değişen ve gelişen yapısıyla günümüzde önemli bir endüstri haline dönüşen futbolun birçok alanda incelenmesi mümkündür. Futbol endüstrisinde; gelir ve gider kalemlerinin parasal olarak büyümesi, gelir ve gider çeşitlerinin artması, kulüplerin şirketleşmesi gibi bir takım önemli gelişmeler futbol endüstrisinin muhasebe uygulamaları yönünden incelenmesini gerekli kılmaktadır. Futbol kulüplerinin tabi olduğu vergi ve muhasebe alanındaki mevzuat değişikleri, mevzuata uyulmaması sonucu karşılaşılan ağır yaptırımlar, finansal fair play uygulaması gibi denetim uygulamaları, muhasebe sonuçlarının doğruluğunun önemini ortaya koymakta, futbol endüstrisine ait bir ihtisas muhasebe dalının geliştirilmesinin yararlı olabileceğini göstermektedir. Araştırmanın teorik bölümünde futbol endüstrisi ve muhasebe konuları genel bir bakış açısıyla incelenmiş, uygulama bölümünde anonim şirket statüsündeki bir kulüpte inceleme yapılarak muhasebe uygulamaları geliştirilmiştir. Araştırma sonuçlarının futbolun paydaşları açısından yararlı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Futbol Endüstrisi, Futbol Kulüpleri, Muhasebe, Futbol Kulüpleri Muhasebesi.

Futbol endüstrisiFutbol kulüpleriMuhasebe+3
Muhammet Ali Emer
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Katılım bankalarının denetim standartlarına uyum düzeylerinin finansal performans üzerindeki etkisi

Faizsizlik prensipleri doğrultusunda faaliyet gösteren katılım bankaları, bankacılık sektörü dolayısı ile ülkemiz ekonomisi açısından oldukça büyük önem arz etmektedirler. Faaliyet göstermeye başladığı günden itibaren günümüze kadar ciddi bir büyüme eğilimi gösteren katılım bankacılığı sektörünün, söz konusu büyümeyi sürdürebilmesi ve amaçlarına ulaşması için sağlıklı yürütülen denetim faaliyetine ihtiyaç duyulmaktadır. Ülkemizde faaliyet gösteren katılım bankalarının denetim faaliyetleri henüz faizsizlik prensipleri çerçevesinde gerçekleştirilmemektedir. Uluslararası alanda ise birçok ülkede faizsizlik prensipleri çerçevesinde faaliyet gösteren katılım bankalarının, finansal raporlama ve denetim standartları da faizsizlik prensipleri çerçevesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte, ülkemizde faaliyet gösteren katılım bankalarının denetim faaliyetleri açısından da faizsizlik prensipleri doğrultusunda yürütülmesi adına Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK), 2019 yılında The Accounting and Auditing Organization For Islamic Financial Institutions (AAOIFI) tarafından yayımlanan denetim stadartlarının çevirisini yaparak, katılım bankalarının ihtiyari kullanımına sunmak üzere, Faizsiz Finans Denetim Standartlarını yayımlamıştır. Çalışmamızın amacı, AAOIFI tarafından yayımlanan söz konusu denetim standartlarını aktif olarak uygulayan ülkelerde faaliyet gösteren katılım bankalarının hem genel denetim standartlarına hem de Faizsiz Finans Denetim Standartlarına uyum düzeylerinde artış yaşanması durumunda finansal performanslarında da artış yaşanıp, yaşanmayacağının tespit edilmesidir. Böylece, ülkemizde faaliyet gösteren katılım bankalarının, KGK tarafından yayımlanan Faizsiz Finans Denetim standartları ile uyumlu denetim faaliyetlerini gerçekleştirmeye başlaması durumunda, finansal performanslarında artış yaşanıp, yaşanmayacağı konusunda öngörü oluşturulmaya çalışılmıştır. Çalışmamız dört bölümden oluşmakta olup, ilk üç bölüm konu ile ilgili teorik açıklamaları içermektedir. Dördüncü bölüm ise, ilk üç bölüm kapsamında teorik açıklamalarına yer verilen konuların çalışma amacımız doğrultusundaki etkisini inceleyen uygulamadan meydana gelmektedir. Uygulamada öncelikle, çalışma örneklemimize dahil olan katılım bankalarının denetim standartlarına uyum düzeylerinin tespit edilebilmesi amacı ile 2011- 2020 yılları arasında Durum Analizi (Case Study) Yöntemi kullanılmıştır. Uygulamanın ikinci aşamasında ise, durum analizi aracılığı ile denetim standartlarına uyum düzeyleri tespit edilen katılım bankalarının finansal performanslarının ölçülmesi için ilgili yıllar itibari ile TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) Yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarımız doğrultusunda, AAOIFI tarafından yayımlanan Faizsiz Finans Denetim Standartlarını gönüllü (aşamalı) olarak uygulayan ve çalışma örneklemimize dahil olan katılım bankalarında, denetim standartlarına uyum düzeyleri arttıkça finansal performanslarında da artış yaşandığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Katılım Bankacılığı, Denetim, Denetim Standartları, Faizsiz Finans Denetim Standartları, Finansal Performans.

BankalarDenetimDenetim standartları+5
İrem Doğan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal kuram bağlamında endüstri 4.0 kavramının yayılımı: İçerik analizi çalışması

Dördüncü sanayi devrimi veya Endüstri 4.0 günümüzde örgütler tarafından farklı şekilde anlamlandırılmakta ve örgütsel alana yerleşmektedir. Günümüzde örgütler dijital dönüşüm veya dijitalleşme olarak gördükleri Endüstri 4.0 teknolojilerini kullanmayı en önemli husus olarak görmektedirler. Örgütler örgütsel alanda yer alan ussallaşmış eylemleri törensel biçimde uygulama eğilimindedirler. Buradan hareketle, örgütler dijitalleşme ödülleri, teşvikleri vs. ile kendilerini toplumda ve örgütsel alanda kabul görülebileceklerini düşünmektedirler ve bu şekilde hareket etmektedir. Bu kapsamda örgütsel alanda yer alan aktörlerin kurumsallaşmış eylemlerini meşru olarak nitelendirerek, "dijitalleşmeye uyum sağlamayan yok olacak" düşüncesi ile eyleme geçmektedirler. Bu düşüncenin örgüt kuramları içerisinde son yıllarda en çok araştırılan kuram olan yeni kurumsal kuram mantığında incelenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Endüstri 4.0'ın nasıl kurumsallaştığı ve meşrulaştırıldığının yeni kurumsal kuram mantığında açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmamıza konu olan Sanayide Dijital Dönüşüm Platformunun üyeleri TÜSİAD,MÜSİAD,TOBB,TİM,YASED,TTGV tarafından web sitelerinde yayınlanan 12 rapor ile Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve üye ülkelerin dijital dönüşümlerinin anlatıldığı 22 rapor içerik analizi ile sınanmaya çalışılmıştır. İçerik analizi ile yerel aktörlerin ve uluslararası aktörlerin Endüstri 4.0 'ı nasıl anlamlandırdıkları ve meşrulaştırdıkları sorularına cevap aranmıştır. Yapılan araştırmalar ile birlikte oluşturduğumuz model Endüstri 4.0 'ın kurumsallaşma sürecini açıklayarak, örgütsel alanda Endüstri 4.0'ın nasıl meşrulaştırıldığını görmemize katkı sunmuştur. Araştırma verilerinden elde edilen bulgular çerçevesinde yerel bağlamda ve uluslararası bağlamda ekonomik kalkınma, işletme modeli ,dijital dönüşüm ve dijital teknolojiler ana kategorileri içerisinde ekonomik kalkınma kategorisi en fazla düzeyde yer verilen kategori olmuştur. Böylece ekonomik kalkınma için üniversite-sanayi-devlet ve paydaşlar arasında oluşturulacak işbirliği ekosistemi ile Endüstri 4.0 nesnelleştirilecek ve bu ekosistem ile örgütler ussallaştırılmış davranışları sergileyeceklerdir.

Endüstri 4.0Endüstri DevrimiKurumsal kuram+1
Ebubekir Torun
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İş güvencesinin iş tatmini, örgütsel vatandaşlık davranışı ve örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi

Çalışmada, Gaziantep'teki özel okullarda görev yapan öğretmenlerin, iş güvencesi algılarının, iş tatmin düzeyleri, örgütsel vatandaşlık davranışları ve örgütsel bağlılık düzeyleri üzerinde etkisinin olup olmadığını belirlemek amaçlanmaktadır. Ayrıca, iş tatmini düzeyinin ve örgütsel bağlılık düzeyinin, iş güvencesi ve örgütsel vatandaşlık davranışı ilişkisi üzerinde aracılık etkisinin bulunup bulunmadığının incelemesi de amaçlanmaktadır. Öncelikle, çalışma kapsamında araştırmaya konu; iş güvencesi, iş tatmini, örgütsel vatandaşlık davranışı ve örgütsel bağlılık kavramlarına değinilerek, 383 özel okul öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilen anket çalışması, istatistiksel olarak incelenmiş ve araştırma modeli çerçevesinde belirlenen hipotezler test edilmiştir. Tüm bulgular paylaşılarak, bulgulara yönelik yorum ve değerlendirmeler sunulmuştur. Araştırma bulguları iş güvencesinin, iş tatmini ve örgütsel bağlılığı, doğrudan etkilediği, örgütsel vatandaşlık davranışını ise dolaylı olarak etkilediğini göstermektedir. Ayrıca, İş tatmininin, örgütsel vatandaşlık davranışının önemli belirleyicilerinden biri olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulgularına göre; iş güvencesine yönelik olumlu algıların, çalışanların iş tutum ve davranışlarına olumlu yansıyacağı değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgularının, literatüre katkı sağlayacağına inanılmaktadır. Anahtar kelimeler: İş Güvencesi, İş Tatmini, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, Örgütsel Bağlılık

GaziantepÖrgütsel bağlılıkÖrgütsel vatandaşlık+4
Mehmet Örfi Sönmez
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketici davranışını belirleyen faktörlerden biri olarak okul öncesi (4-6 yaş grubu) çocuğun aile satın alma kararına etkisi (Akhisar uygulaması örneği)

Modern pazarlama anlayışı tüm faaliyetlerinin merkezine tüketiciyi koymuştur. Tüketicinin memnun edilmesi yolu ile uzun dönemde karlılık, günümüz modern pazarlama anlayışını benimsemiş işletmelerin amacıdır. İşletmeler istek ve ihtiyaçlarını tatmin edecekleri tüketicileri yakından tanıma gereksinimi duymaktadırlar. Aile toplumun en küçük karar birimidir. Günümüz de anne baba ve çocuklardan oluşan çekirdek aile yapısı yaygın olarak karşımıza çıkmakta ve bu aile içinde kararlar eşitlikçi bir yaklaşım ile alınmaktadır. Toplumun değişen sosyoekonomik yapısı, aile içindeki rollerin de değişmesine neden olmuştur. Yeni aile yapısı içinde, artık çocuklar da kararlarda söz hakkına sahip aile bireyleri durumundadırlar. Bu çalışma ile 4-6 yaş grubu çocukların ailelerin satın alma kararlarına etkileri farklı ürün grupları dikkate alınarak incelenmiştir. Ayrıca anne-babaların çocukları ile birlikte alışveriş deneyimleri ve çocukların tüketici olarak sosyalleşmesi konularında düşünceleri araştırılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; örneklem grubu içinde yer alan ailelerde anne ve babaların büyük çoğunluğunun 31-35 yaş aralığında ve üniversite mezunu oldukları, annelerin ev hanımı, memur ve öğretmen, babaların ise esnaf, işçi ve öğretmen oldukları görülmektedir. Örneklem büyük oranda orta gelirli, iki çocuklu, eşitlikçi ve çekirdek ailelerden oluşmaktadır. Çocuklar özellikle kendi kullanımlarında olan ürünler söz konusu olduğunda ailenin satın alma davranışı üzerinde anne babalarından daha etkilidirler. Çocukların satın alma davranışına etki eden faktörler; ihtiyaç, sosyal çevre, reklamlar, aile bireyleri, mağaza ve vitrinler, promosyonlar ve internettir. Araştırmada bu faktörlerin; ailenin tipi, annenin eğitimi ve mesleği, babanın eğitimi ve mesleği, ailenin toplam geliri, çocuk sayısı, çocuğun cinsiyeti, çocuğun marka farkındalığı, reklam mesajı farkındalığı, fiyat farkındalığı ve çocuğun bilinçli bir tüketici olması düşüncesi ile ilişkili olduğu görülmüştür. Ayrıca çocukların tüketici olarak davranışları ile annenin yaşı ve eğitimi, babanın yaşı ve eğitimi, ailenin aylık toplam geliri ve çocuk sayısı arasında ilişki tespit edilmiştir. Okul öncesi eğitim aşamasında bulunan 4-6 yaş grubu çocukların araştırma evreninin kısıtlılığı çerçevesinde ailenin satın alma ve tüketim kararlarında çeşitli düzeylerde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aile, Çocuk, Satın alma, Tüketici, Tüketim

Aile tutumuManisa-AkhisarOkul öncesi dönem+5
Sinem Kabasakal
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Beş faktör kişilik özellikleri ve yönetici sessizliği arasındaki ilişkide karar verme stillerinin aracılık etkisi: Güneydoğu Anadolu Bölgesinde hizmet sunan 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma

Yapılan bu tez çalışmasının amacı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde faaliyet gösteren 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde yönetici olarak çalışanların "yönetici sessizliği" ile "beş faktör kişilik" özelliklerinin arasındaki ilişkide "karar verme stillerinin" aracılık etkisini ortaya koymaktır. Öte yandan araştırma kapsamında, yönetici sessizliğinin nedenleri, yöneticilerin sesiz kalmalarında kişilik özelliklerinin etkisi ve kişilik özellikleri ile karar verme stilleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Söz konusu amaç doğrultusunda geliştirilen anket formu, 2022 yılının Mayıs ve Ekim ayları arasında araştırmacı tarafından bölgede bulunan otellerde tam sayım yöntemi esas alınarak uygulanmıştır. Bu kapsamda, otel işletmelerinde yönetici olarak çalışan 286 kişiye ankete uygulanmış ancak eksik ve hatalı olan anketler araştırma dışında tutularak 250 anket ile araştırma sonuçlandırılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan veriler, SPSS 21.0 ve AMOS 21.0 paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, kişilik özellikleri ile yönetici sessizliği arasında negatif yönlü ve anlamlı, karar verme stilleri ile yönetici sessizliği arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca kişilik özelliklerinin, karar verme stillerini etkilemesinde, karar verme stillerinin aracılık rolünün olduğu tespit edilmiştir.

Turizm
Harun Reşit Gündoğan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Mardin, Şanlıurfa ve Hatay illerinde bulunan üç, dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinin engelsiz turizm açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin Mardin, Şanlıurfa ve Hatay illerindeki üç, dört ve beş yıldızlı otellerin işletmelerinin erişilebilir turizm açısından değerlendirilmesidir. Verilerin toplanması amacıyla bir anket yapılmış ve toplam 50 otel yöneticisi katılmıştır. Otel yöneticilerine e-posta yoluyla gönderilen bir anket aracılığıyla otellerin fiziki yapısı, turizm politikaları, oda olanakları, engelli misafirlere yönelik personel desteği ve yerel yetkililerin erişilebilirlik konusundaki görüşleri sorulmuştur. Anket tamamlandıktan sonra veriler istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Araştırma, bu illerdeki üç, dört ve beş yıldızlı otellerin engellilerin ihtiyaçlarını karşılamada yeterince uygun olmadığını göstermiştir. Tekerlekli sandalye erişimine yönelik bazı düzenlemeler olsa da, birçok otel görme veya işitme engelli kişilerin ihtiyaçlarını göz ardı etmektedir. Otel işletmecileri, erişilebilir turizm pazarını karlı bir pazar olarak görmeseler de katılmaya isteklidirler. Bu oteller erişilebilirlik açısından bazı eksikliklere sahip olsalar da bazı iyileştirmeler yapılması durumunda engellilere hitap edebilirler. Elde edilen sonuçlara dayalı olarak engelli müşterilerin hizmetlere erişimini kolaylaştırmak için otel yöneticilerine bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Turizm, Erişilebilirlik, Otel İşletmeleri, Engelli, Engelsiz Turizm

Ahmet Boz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tedarik zinciri entegrasyonu ve stratejilerinin firma performansına etkisi ve tedarik zinciri performansının aracılık (mediator) rolü

Bu çalışmanın amacı tedarik zinciri entegrasyonu ve tedarik zinciri stratejilerinin firma performanslarındaki etkisi ve bu etkide tedarik zinciri performansının aracılık rolünün bulunup bulunmadığını incelemektir. Bu amaçla nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve çalışmanın evreni olan TRC 1 bölgesinde faaliyet gösteren 505 firma üzerinde anket uygulaması yapılarak veriler elde edilmiştir. Bu veriler, SPSS 21 ve AMOS 21 paket programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışmada uygulanan analiz sonuçlarında tedarik zinciri entegrasyonunun ve tedarik zinciri stratejilerinin firma performansını pozitif yönlü ve anlamlı olarak etkilediği bilgisi elde edilmiştir. Aynı şekilde tedarik zinciri entegrasyonun tedarik zinciri performansını da etkilediği görülmüştür. Ayrıca tedarik zinciri stratejilerinin alt boyutları olan yalın, çevik ve hibrit tedarik zinciri stratejilerinin firma performansına pozitif yönde ve anlamlı etkisinin olduğu bulgusu elde edilmişitir. Tedarik zinciri performansını ise yalın ve hibrit stratejilerinin pozitif yönlü ve anlamlı etkilediği bulgusuna rastlanmıştır. Son olarak, tedarik zinciri entegrasyonu ve stratejilerinin firmaların performanslarına etkilerinde tedarik zinciri performansının aracılık rolünün olduğu bulgusu elde edilmiştir.

Hasan Gündoğdu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Mobil sağlık uygulama kullanılabilirliğinin davranışsal niyet üzerindeki etkisinde e-memnuniyetin aracılık rolü: E-Nabız örneği

Mobil teknolojilerin gelişmesiyle sağlık tüketicilerin ihtiyaç listesi her geçen gün daha da artmaktadır. Bu ihtiyaçlar karşısında geliştirilen mobil sağlık uygulamalarının da kullanım kolaylığı ve memnuniyet düzeyleri her daim ölçülmelidir. Çünkü iyi tasarlanmamış veya tüketici memnuniyeti düşünülmeden geliştirilen bir sağlık uygulaması tüketicilerde olumsuz düşünceler oluşturarak, tavsiye etme ve tekrar tercih etme niyetini değiştirebilmektedir. Bu çalışmanın amacı ise mobil sağlık uygulama kullanılabilirliğinin davranışsal niyet üzerindeki etkisinde e-memnuniyet kavramının aracılık rolünün belirlenmesidir. Çalışma örneklemini, Türkiye genelinde E-Nabız uygulamasını kullanan 18 yaş ve üzeri sağlık tüketicileri oluşturmaktadır. Kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak anket yoluyla elde edilen 889 kişilik veride ana hipotezler için AMOS programı ile yapısal eşlik modeli, alt hipotezler için ise SPSS programı ile farklılık analizleri uygulanmıştır. Araştırmada ilk olarak geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Daha sonra veriler faktör analizlerine ve normal dağılım analizlerine tabi tutulmuştur. Elde edilen sonuçların normal dağılım göstermesiyle de araştırma amaçları doğrultusunda ölçülen farklılık analizleri için parametrik testler olan t testleri ve tek yönlü ANOVA testleri uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla da korelasyon analizi yapılmıştır. Yapısal eşlik modeli değerlendirme sonucunda ise mobil uygulama kullanılabilirliğinin davranışsal niyet üzerinde doğrudan anlamlı bir etkisi bulunmazken, e-memnuniyet kavramının tam aracılık rolü ile dolaylı etki gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca mobil uygulama kullanılabilirliğinin alt boyutları olan pozitif ve negatif kullanımların davranışsal niyet üzerinde e-memnuniyetin aracılık rolüne bakılmış, bu durumda pozitif kullanımın da davranışsal niyet üzerindeki etkisinde e-memnuniyetin tam aracılığı olduğu ancak negatif kullanımın davranışsal niyet üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak etkisinin olmadığı görülmüştür. Son olarak alt hipotezlerin değerlendirilmesinde mobil uygulama kullanılabilirliği, e-memnuniyet, davranışsal niyet ve alt boyutlarının sosyo-demografik özelliklere göre anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir.

Davranışsal niyetE-nabız sistemiElektronik memnuniyet+3
Burhan Kılıç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital pazarlama araçlarından sosyal medyanın hedonik tüketim davranışlarına etkisine yönelik bir araştırma

Günümüzde artan sosyal medya kullanımı nedeniyle işletmeler de pazarlama kampanyalarında bazı yeni stratejiler uygulamaya başlamıştır. Sosyal ağ kullanım oranının artmasıyla birlikte, dijital platformlarda yapılan satın alımlar da önemli ölçüde artış görülmüştür. Bu nedenle sosyal ağlarda ve dijital platformlarda karşılaşılan içerikler tüketicilerin satın alma davranışlarını etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı; dijital pazarlama araçlarından olan sosyal medya pazarlamasının hazcı tüketim üzerinde etkisinin olup olmadığını belirlemektir. Kolayda örnekleme yöntemiyle online anket uygulayarak Gaziantep'te bulunan 400 kişiye uygulanmıştır. Ulaşılan veriler SPSS ve AMOS paket programlarıyla analiz yapılarak yorumlanmıştır. Analizler sonucunda değişkenler arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu çalışma kapsamında; dijital pazarlama araçlarından olan sosyal medya pazarlaması hazcı tüketimi etkilediği tespit edilmiştir.

Elektronik pazarlamaHedonizmPazarlama+5
Hasan Hüseyin Turan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Proaktif kişiliğin işe tutkunluk üzerindeki etkisinde yenilikçi davranışın aracı rolü

Bu araştırma, proaktif kişiliğin işe tutkunluk üzerindeki etkisi ve bu etkide yenilikçi davranışın aracılık rolünün tespit edilmesi amacıyla yazılmıştır. Hemşirelerin iş yerlerinde birçok ani durumlarla karşılaştıklarından dolayı veri toplanacak meslek grubu olarak hemşireleri seçmiş bulunmaktayız. Bu sebepten Malatya eğitim ve araştırma hastanesinde çalışan 299 hemşire araştırmanın çalışma grubudur. Proaktif kişiliğin işe tutkunluk üzerindeki etkisi ve bu etkide yenilikçi davranışın aracılık rolünü tespit etmek için 31 maddelik bir anket uygulanmıştır. Anket iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm sosyo demografik özelliklere ilişkin ifadeler, ikinci bölümde ise ölçeklere ait ifadeler yer almaktadır. Anket formu aracılığıyla ulaşılan veriler "SPSS 26.0" "AMOS 26" ve "PROCESS MACRO 4.1" paket programında analiz edilmiştir. Araştırmanın tanımlayıcı istatistikleri sayı ve yüzdelerle ifade edilmiştir. Proaktif kişilik, yenilikçi davranış ve işe tutkunluk arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon analiziyle değerlendirilmiştir. Ayrıca hipotez testlerine yönelik regresyon analizlerine yer verilmiştir. Bu analizler sonucunda proaktif kişiliğin işe tutkunluk üzerindeki etkisi olduğu ve bu etkide yenilikçi davranışın aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Kuruluşlara yenilikçi davranışı teşvik eden bir iş yeri oluşturulması önerilmektedir. Diğer araştırmacılara ise değişkenler arasındaki ilişkide otantik liderlik, örgütsel iletişim becerileri ve örgütsel değişime açıklık gibi kavramların etkisi araştırması önerilmektedir.

Proaktif kişilikYenilikçi iş davranışıÖlçekler+1
Ömer Çavuş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Muhasebe bilgi sisteminin işletme yönetim kararları üzerindeki etkileri: TRC3 bölgesindeki KOBİlere yönelik bir araştırma

Muhasebe bilgi sistemi işletme yöneticilerine işletme de alınması gereken kararlarda yardımcı olmaktadır. Küreselleşme ile birlikte bilgi teknolojilerinin sürece dâhil olması rekabet avantajı sağlamak için muhasebe bilgi sisteminden daha fazla fayda elde etmeye dönük ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. Hızlı bir gelişim evresinden geçen muhasebe bilgi sisteminin pek çok örgüt için daha etkili bir hale gelmesi; İşletme yöneticilerinin kaliteli bilgilerin üretilebilmesi için doğru koşulları sağlayarak, bu bilgileri değerlendirebilecek ve işletme kararlarına etki edecek niteliğe ulaştırabilmelidir. Bu çalışmada, muhasebe bilgi sisteminin işletme yönetim kararları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışma evreni olarak TRC3 bölgesi seçilmiştir. Alan çalışmasına 194 işletme katılım sağlamıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistiksel programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre muhasebe bilgi sisteminin, Yöneticilerin muhasebe bilgi düzeyi ile işletme yönetim kararları arasında tam aracılık rolünün olduğu tespit edilmiştir. Buna göre işletme yöneticilerinin muhasebe bilgi sistemlerini etkin ve verimli kullanılması önerilmektedir.

Bilgi sistemleriFinansal muhasebeMuhasebe+5
Ebru Yay Özer
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Davranış eğilimleri ve sosyo demografik özelliklerin borsaya katılım üzerindeki etkisi

Günümüz dünyasında sermaye piyasasında yaşanan değişim ve enflasyonun artmasıyla birlikte borsaları ve bununla birlikte menkul kıymetler borsası oldukça önem kazanmıştır. Bu çerçevede çalışmanın amacı da davranış eğilimlerinin ve sosyo-demografik faktörlerin borsaya katılım üzerindeki etkisini incelemek ve değerlendirmektir. Çalışma örneklemini ise Gaziantep'te faaliyet gösteren muhasebeciler oluşturmaktadır. Araştırmamızda kullanılan veriler ise anket yöntemiyle toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 23.0 (Statistical Package for Social Sciences) istatistik programında yapılmıştır. Bu çerçevede frekans analizi, faktör analizi, korelasyon analizi, regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; davranış eğilimlerinin borsaya katılımı etkilemediği tespit edilmiştir. Sosyo-Demografik Faktörler ile borsaya katılım üzerindeki etkisi değerlendirildiğinde kısmen etkisi olduğu tespit edilmiştir.

BorsaDavranış eğilimleriMenkul kıymetler borsası+3
Teyfik Çıkmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel gururun yenilikçi davranış üzerine etkisinde algılanan örgütsel desteğin düzenleyici rolü

Örgütlerin rekabet performansını etkileyen önemli faktörlerden biri olarak görmesi ve çalışanlar tarafından sergilenmesi istenilen bir davranış modeli olarak konumlandırması, yenilikçi davranışı son yıllarda akademik çalışmalarda pek çok değişken ile ilişkisi incelenen bir kavram durumuna getirmiştir. Ancak literatürde yenilikçi davranışların öncüllerini belirlemeye çalışan çok sayıda çalışma olmasına rağmen, bu davranışların doğasını tam olarak anlamak için hala boşluklar bulunmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, örgütsel gururun yenilikçi davranış üzerindeki etkisinde algılanan örgütsel desteğin düzenleyici rolünü belirlemektir. Örneklemini Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan gıda, ambalaj, sağlık, hizmet, enerji ve lojistik sektörlerinde görev yapan 1078 mavi yaka pozisyonundaki iş görenin oluşturduğu bu araştırmada, katılımcı görüşlerini belirlemek amacıyla literatür taraması sonucu belirlenen ve 45 maddeden oluşan bir anket hazırlanmıştır. Toplanan verilerin ölçümü ve yapısal modellerin istatistiksel analizi için en son sürüm olan SmartPLS 4 programı kullanılırken, araştırma modelindeki ilişkiler yeniden örnekleme yöntemi kullanılarak sınanmıştır. Ayrıca analizde, algoritmanın kendi belirlediği ham veriden yer değiştirme ile rastgele olarak seçilen 5000 alt örneklemden yararlanılmıştır. Yapılan bu analizler sonucunda, örgütsel gururun yenilikçi davranış üzerindeki etkisine dair hipotezin doğrulandığı ancak örgütsel desteğin bu ilişkide düzenleyici rolünün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Algılanan örgütsel destekGaziantepYenilikçi davranış+2
Murat Koçyiğit
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Reklama yönelik tutum ve marka hatırlanırlığının satın alma niyetine etkisinin ikna bilgi modeli ile incelenmesi

İnternette ve iletişim teknolojisinde yaşanan gelişmelerle dijital reklam ortamlarının geleneksel reklam ortamlarına bir alternatif olarak önem kazandığı görülmektedir. Bu araştırmanın amacı geleneksel reklam ortamlarından biri olan televizyonda ve dijital reklam ortamlarından biri olan sosyal medyada ünlü veya sosyal medya fenomenleri tarafından yayınlanan marka içerikli paylaşımları; tüketicilerin bu kişilere duydukları güvenleri, ikna bilgileri, paylaşımdaki markayı hatırlamaları, reklama (paylaşıma) yönelik tutumları ve markaya yönelik satın alma niyetleri açısından karşılaştırmak ve bu değişkenlerin birbirleriyle olan ilişkilerini araştırmaktır. Bu amaçla, ikna bilgi modelinden yararlanılarak gerçekleştirilen bu araştırmada araştırmanın hipotezlerini test etmek için çevrimiçi anket yöntemi kullanılarak 430 kişiden toplanan verilerle SPSS istatistik programı vasıtasıyla faktör analizi, korelasyon, regresyon, t-testi ve varyans analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, sosyal medyadaki ürün destekçiliğinde tüketicilerin ikna bilgilerinin ve markayı hatırlamalarının televizyondakine göre daha düşük olduğu ve kaynağa duyulan çekiciliğin ise daha yüksek olduğu ortaya konulmuştur. Ayrıca ünlülerin sosyal medya fenomenlerine göre daha çekici ve uzman olarak algılandığı, daha olumlu reklam tutumları sağladığı ve daha fazla marka hatırlanırlığına yol açtığı görülmüştür. Tüketicilerin ikna bilgileri ve kaynağa duydukları uzmanlık ve güvenilirlikleri arttıkça markayı daha iyi hatırladıkları bulgusuna ulaşılmıştır. Tüketicilerin kaynağa duydukları güvenin artması reklama yönelik tutumlarının da olumlu yönde artmasına yol açmaktadır. Tüketicilerin reklama yönelik olumlu tutumları arttıkça markayı hatırlamaları ve markaya yönelik satın alma niyetleri de artmaktadır. Bununla birlikte marka hatırlanırlığının da tüketicilerin satın alma niyetleri üzerinde olumlu yönde etkisi olduğu görülmüştür.

MarkaMarka bilinirliğiMarka hatırlanabilirliği+6
Nilüfer Kapukaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de plastik sektöründe paydaşların temiz üretim uygulamalarına etkisi

Bu çalışmada, Türkiye'de plastik sektöründe paydaşların temiz üretim uygulamalarına ve temiz üretim uygulamalarında işletmenin çevresel ve operasyonel performansına etkisi araştırılmıştır. Ayrıca paydaşların temiz üretim uygulamalarına ve temiz üretim uygulamalarının da çevresel ve operasyonel performansa etkisinde işletme büyüklüğünün düzenleyici rolü araştırılmıştır. Çalışma, Türkiye'de plastik sektöründe faaliyet gösteren 316 işletmeden anket yöntemi kullanılarak elde veriler çerçevesinde yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde AMOS 22 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; paydaşlardan müşteriler, kanun düzenleyiciler ve rakiplerin temiz üretim uygulamalarına pozitif etki ettiği fakat çevre örgütleri ve sosyal medyanın ise temiz üretim uygulamalarına bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmada, temiz üretim uygulamalarından süreç tasarımı, ürün tasarımı ve lojistik faaliyetlerin çevresel performansa pozitif etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Temiz üretim uygulamalarından süreç tasarımı ve ürün tasarımının operasyonel performansa araştırma kapsamında bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca bu çalışmada, paydaşların temiz üretim uygulamalarına etkisinde ve temiz üretim uygulamalarının da çevresel ve operasyonel performansa etkisinde işletme büyüklüğünün düzenleyici rolünün olduğu tespit edilmiştir.

Operasyonel performansPaydaşlarPerformans+4
İlkay Çelik
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00