
87
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
FeTeMM yaklaşımına dayalı okul dışı etkinliklerin öğretmen adaylarının bitkiler konusu ile ilgili akademik başarı ve okul dışı öğretime yönelik görüşleri üzerine etkileri
Bu araştırmada; Genel Biyoloji Laboratuvarı II dersinde, Fen Bilgisi 2. Sınıf öğretmen adayları (n=32) ile yürütülen deneysel bir uygulama ile okul dışı FeTeMM yaklaşımıyla oluşturulmuş etkinliklerin, öğretmen adaylarının akademik başarılarına ve okul dışı FeTeMM anlayışına yönelik görüşlerine etkisinin araştırılması hedeflenmiştir. Deney grubundaki öğretmen adayları (n=16) okul dışı FeTeMM öğretim planına uygun şekilde hazırlanmış çalışma yaprakları ile, kampüs bahçesi ve Muğla Akyaka'daki farklı ekosistemlerde etkinlikler gerçekleştirmişlerdir. Bu etkinliklerde öğretmen adayları, bitkileri doğal ekosistemlerinde incelemiş, daha geniş ve ayrıntılı gözlemler yapabilmek için tekne turuna katılarak çalışma yapraklarındaki bilimsel süreçleri takip ederek soruları cevaplamışlardır. Kontrol grubundaki öğretmen adayları ise (n=16) hazırlanan aynı çalışma yaprakları ile aynı konuları laboratuvar FeTeMM etkinlikleri ile laboratuvar ortamında gerçekleştirmişlerdir. 12 haftalık deneysel araştırma sonunda uygulanan son-test sonuçlarına göre okul dışı FeTeMM etkinliklerinin akademik başarıyı olumlu yönde etkileyerek arttırdığı, öğretmen adaylarının araştırma yapma, sorgulama, verileri kaydetme, gözlem yapma ve iletişim vb. bilimsel süreç becerilerine olumlu katkıda bulunduğu gözlemlenmiştir. Öğretmen adayları; okul dışı FeTeMM etkinliklerinin; öğrenmeyi zevkli hale getirdiği, öğrenilen bilgilerin kalıcılığını arttırdığı, bitkilere yönelik farkındalığı arttırdığı, merak duygusunu geliştirdiği, bitkilerle ilgili araştırma yapmaya güdülediği yönünde olumlu görüş belirtmişlerdir.
The role of different vocabulary teaching strategies in vocabulary development of young learners
Vocabulary learning plays an important role in language education and for foreign language learners, since it is a fundamental part of foreign language learning and teaching. Knowledge of vocabulary is regularly seen as a primary instrument for second or foreign language learners because a restricted vocabulary in a second language hinders meaningful communication (Schmitt, 2000). In the literature, many studies on the strategies for teaching/learning vocabulary can be found. In order to improve the impact of vocabulary instruction and obtain desired learners' outcomes, there is always considerable debate about the validity of certain aspects of vocabulary teaching principles. In particular, whether new L2 vocabulary items ought to be taught in semantic sets, thematic sets, or unrelated sets is a subject of serious discussion among L2 lexical researchers. For this reason, the present study aimed to explore the impact of presenting target words in different vocabulary clusters on the vocabulary development of young learners. For vocabulary development, three different vocabulary sets (semantic, thematic, and unrelated) were organized. In this study, a quantitative research method was carried out in the spring term of the 2020-2021 education year, and quantitative data was collected from 50 students in 3rd grade primary school. The data collection process covered a period of four weeks. After choosing the target vocabulary groups, the participants completed an immediate recall test right after the first instruction. In the study, three review lessons ending with a delayed recall test were organized. This whole process, instruction, immediate recall test, review lessons, and delayed recall test, were repeated for each vocabulary cluster in the same procedure. In order to analyze the data, the IBM SPSS 25.0 version of the statistical analysis program was used. While doing this, particular descriptive statistics (e.g., percentage, standard deviation, average, and number) were carried out. Considering the aim of revealing the variance among three vocabulary clusters in short-term and long-term word retention, the non-parametric related-samples Wilcoxon Test was used. The findings of this study revealed that there was a considerable difference in efficacy in L2 vocabulary learning amongst word clusters. The results obtained in the study showed that although students had difficulties with thematic word sets, this situation was not observed in comprehending semantic and unrelated vocabulary groups. Regarding the findings, the benefits of practicing through review lessons were also noticed in delayed recall tests. Keywords: young learners, vocabulary teaching, semantic, thematic and unrelated vocabulary clusters, immediate and delayed recall tests
Ortaokul ve lise öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile mesleki profesyonellikleri arasındaki ilişki (Muğla ili Milas ilçesi örneği)
Bu araştırmanın temel amacı, ortaokul ve lise öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile mesleki profesyonellik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Muğla ili Milas ilçesi ortaokul ve liselerinde görev yapan öğretmenlerin, örgütsel adalet algıları ve mesleki profesyonellik düzeyleri belirlenmeye çalışılmış ve örgütsel adalet algıları ile mesleki profesyonellik düzeyleri arasındaki ilişkiye cinsiyet, okul türü, mesleki kıdem değişkenleri göz önünde bulundurularak bakılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılarak tasarlanmıştır. Araştırma evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılı Muğla ili Milas ilçesi devlet ortaokul ve liseleri oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşılması planlanmıştır. Araştırma kapsamında 153 ortaokul öğretmenine 102 ise lise öğretmenine ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlere Taştan ve Yılmaz (2008) tarafından Türkçeye uyarlanan Örgütsel Adalet Ölçeği, Yılmaz ve Altınkurt (2014) tarafından geliştirilen Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelliği Ölçeği uygulanmıştır. Analizlerde SPSS 20'nin frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi, ANOVA korelasyon teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda aşağıda belirtilen bulgulara ulaşılmıştır: (1) Ortaokul ve lise öğretmenlerinin örgütsel adalet algısı "yüksek" olarak bulunmuştur. (2) Ortaokul ve lise öğretmenlerinin örgütsel adalet algısı cinsiyet, okul türü ve mesleki kıdem değişkenleri göz önünde bulundurulduğunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. (3) Araştırmaya katılan ortaokul ve lise öğretmenlerinin mesleki profesyonellik düzeyleri "yüksek" olarak bulunmuştur. (4) Ortaokul ve lise öğretmenlerinin mesleki profesyonellik düzeyleri cinsiyet, okul türü, mesleki kıdem değişkenleri göz önünde bulundurulduğunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. (5) Ortaokul ve lise öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile mesleki profesyonellik düzeyleri arasında orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Zekâ oyunları dersinin öğrencilerin matematik problemi çözme tutumlarına ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerine etkisi
Bu araştırma, devlet okullarında okutulan seçmeli zekâ oyunları dersinin ortaokul 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin matematik problemi çözme tutumlarına ve matematik problemi çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desenle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu, Muğla ili, Milas ilçesinde bir devlet okulunda öğretim gören 34'ü deney grubunda, 34'ü ise kontrol grubunda yer alan toplam 64 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada deney ve kontrol grubu öğrencilerine araştırmacı tarafından 29 hafta boyunca haftada beş ders saati Millî Eğitim Bakanlığı eğitim programlarına uygun olarak matematik dersi okutulurken, deney grubu öğrencilerine matematik dersine ek olarak haftada iki ders saati boyunca seçmeli zekâ oyunları dersi okutulmuştur. Araştırmanın verileri, Çanakçı ve Özdemir (2011) tarafından geliştirilen "Matematik Problemi Çözme Tutum Ölçeği" ve Kızılkaya ve Aşkar (2009) tarafından geliştirilen "Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Becerisi Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Ölçekler, deney ve kontrol grubundaki öğrencilere, ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov testi ile tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin matematik problemi çözme tutumları ve matematik problemi çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ön test ve son test puan ortalamaları arasındaki farkı belirlemek için t testi kullanılmıştır. Araştırmada; deney ve kontrol grubu öğrencilerinin matematik problemi çözme tutumu ve matematik problemi çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinde anlamlı bir artış olduğu, bu artışın kontrol grubu öğrencilerine nazaran seçmeli zekâ oyunları dersi okutulan deney grubu öğrencilerinde daha fazla olduğu görülmüştür. Buna göre, seçmeli zekâ oyunları dersinin ortaokul öğrencilerinin matematik problemi çözme tutumlarını ve matematik problemi çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerini geliştirdiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Zekâ oyunları, matematik, problem çözme, öğrenci, öğretmen
Sinir sistemi'nin öğretiminde FeTeMM tabanlı Arduino robotik etkinliklerinin akademik başarı ve mühendislik tasarım süreci üzerine etkileri
Bu araştırmanın amacı sinir sistemi'nin öğretiminde FeTeMM tabanlı Arduino Robotik etkinliklerinin öğretmen adaylarının akademik başarı ve mühendislik tasarım süreç becerilerine etkisinin incelenmesidir. Bu çalışmada; sinir sistemi'nin öğretiminde Robotik FeTeMM tabanlı Arduino Robotik etkinlikleri kapsamında öğretmen adaylarının; sinir ve duyu hücrelerinin yapısal özellikleri ile impuls (sinirsel mesaj) iletimini, Arduino mikrodenetleyici kartının üzerine eklenen devre elemanlarını, sensörleri ve eyleyicileri, sinir ve duyu hücreleri şeklinde adapte ederek tasarım aynı zamanda programlama yapmaları amacıyla deneysel bir araştırma tasarlanmıştır. Bu araştırmada deneysel araştırma modellerinden biri olan "tek gruplu ön test ve son test deneysel araştırma modeli" benimsenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü, Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı, 2018 – 2019 Eğitim ve Öğretim yılı bahar döneminde 4. sınıfta öğrenim gören öğretmen adaylarıyla yürütülmüştür (n=23). Bu çalışmada veri toplama aracı olarak ''Erişi Testi'' ve ''Mühendislik Tasarım Becerileri Ölçeği'' kullanılmıştır. Çalışma sonucu elde edilen bulgular, üzerinde çalışma yapılan gruptaki öğretmen adaylarının Erişi testinden aldığı ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının Mühendislik Tasarım Ölçeği'nin ''Mühendislik Tasarım Süreçleri'' bölümünden aldığı ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu tespit edilmiştir. Ancak Mühendislik Tasarım Ölçeği'nin ''Tasarımda Takım Becerileri'' bölümünden aldığı ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Sinir sisteminin öğretimde FeTeMM tabanlı Arduino robotik etkinliklerinin, akademik başarıyı yüksek bir oranda artırdığı, böylece derse yönelik motivasyonlarının olumlu etkilediğini ve sınıf içi öğrenmelerin kalıcılığını desteklediği görülmektedir.
A study on teaching collocations (Verb+noun) in a secondary school EFL context
The purpose of this study was to find out whether teaching collocations would enhance learners' vocabulary knowledge and improve their retention. Our study was a quasi-experimental study with pretest, posttest and delayed posttest. Although the study was designed as a quasi-experimental study, it also included qualitative data collection procedures such as assigning writing tasks to the participants, field notes and open-response items. The study was carried out in a state secondary school in Turkey. The participants of the study were 52 seventh grade students, 16 of whom were placed in the experimental group which took the treatment. Before the treatment, all of the participants took the pretest in order to figure out whether a significant difference in participants' vocabulary knowledge would occur between experimental and control groups. After the treatment, both groups took the posttest to see whether teaching collocations helped the participants learn the words better. Two weeks later, the same posttest was conducted as the delayed posttest in order to check the retention of the participants in both groups. As for qualitative data, writing tasks were assigned to the participants to check the production. Open-response items were also included in the study in order to learn the participants' opinions about collocations. Moreover, the teacher took some notes by observing both groups during the treatment. The results of the tests showed that teaching collocations could help the participants gain vocabulary items better and easier. It was also concluded that the participants who were in the experimental group performed better in writing tasks and stated in the open-response items that learning words through collocations was more enjoyable.
Müzik öğretmeni adaylarının müzik performans kaygısı ile bireysel çalgı performans sınavı kaygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, müzik öğretmeni adaylarının müzik performans kaygısı ile bireysel çalgı performans sınavı kaygısı arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Yarıyılında Aksaray Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Harran Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 467 (288'i kız, 179'u erkek) lisans öğrencisi (1., 2., 3., 4. ve 4+) sınıf öğrencileri) oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama araçları olarak Kenny, Davis ve Oates (2004) tarafından geliştirilen ve Özevin-Tokinan (2013) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Kenny Müzik Performans Kaygısı Envanteri "K-MPKE" ile Dalkıran, Baltacı, Karataş ve Nacakcı'nın geliştirdiği (2014) Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı Ölçeği "BÇPSK-Ö" kullanılmıştır. Verilerin analizi için öncelikle normallik dağılımına bakılmış, p değerinin .05'ten küçük olmasından dolayı verilerin çözümlenmesinde non-parametrik (parametrik olmayan) istatistik teknikleri kullanılmıştır. Bu doğrultuda, katılımcıların Kenny Müzik Performans Kaygısı ile Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı ölçeklerinden aldıkları puanların demografik değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığına yönelik yapılan karşılaştırma ölçümlerinde "cinsiyet" ve "mezun olunan lise türü" için Mann-Whitney U testi, "üniversite", "sınıf", "bireysel çalgı türü", "bireysel çalgı başarısı" ve "akademik başarı" karşılaştırma ölçümlerinde ise Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Müzik Performans Kaygısı ile Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı arasındaki korelasyona Spearman Brown korelasyon katsayısı ile bakılmış, elde edilen sonuçlara göre iki değişken arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Demografik değişkenler açısından elde edilen sonuçlara göre ise, cinsiyet değişkeni açısından müzik öğretmeni adaylarının müzik performans kaygıları ve bireysel çalgı performans sınavı kaygılarının birbirinden anlamlı bir şekilde farklılaştığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre kadın öğretmen adaylarının kaygı düzeyleri erkek öğretmen adaylarının kaygı düzeylerinden daha yüksektir. Mezun olunan lise türü açısından ise her iki ölçekte de anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bireysel çalgı değişkeni açısından elde edilen sonuçlara göre, iki ölçekte de anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu kapsamda "Kenny Müzik Performans Kaygısı Envanteri"ne göre bu farklılığın mızraplı çalgılar (ud, bağlama ve gitar) ve klarnet çalan müzik öğretmeni adaylarında ve "Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı Ölçeği" için ise gitar ve klarnet çalgılarını çalan müzik öğretmeni adaylarında görüldüğü; sonuç olarak, iki ölçek için de mızraplı çalgı ve klarnet eğitimi alan müzik öğretmeni adaylarının daha düşük kaygı düzeyine sahip oldukları belirlenmiştir. Bireysel çalgı başarısı ve akademik başarı değişkenleri için sadece "Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı Ölçeği"nde anlamlı fark belirlenmiştir. Üniversite ve sınıf değişkenleri açısından ise iki ölçekte de anlamlı bir fark bulunamamıştır. Buna ek olarak, anlamlı farklılık elde edilen değişkenler için (cinsiyet, bireysel çalgı, bireysel çalgı başarısı ve akademik başarı) etki büyüklüğü hesaplamaları da yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar alan yazın çerçevesinde tartışılmış, değerlendirilmiş ve bazı önerilerde bulunulmuştur.
The use of other-initiated self-repair patterns by adult learners in an English speaking course
English as a Lingua Franca (ELF) has a significant impact in order to be able communicate with native and non-native users of the language. In relation to this, it is clear that speaking has become one of the challenging and substantial skills in the process of teaching English as a foreign language (EFL). Although it is considered that the learners might be interrupted for the mistakes to be corrected by the instructors in English spoken interaction, it is noticed that the learners may modify the mistakes by themselves with the help of certain hints that is denominated as the other-initiated self-repair (OISR) organisation of conversation analysis (CA) methodology. Considering the studies in Turkey, it has been realized that there are certain studies in relation to the repair types. Nonetheless, OISR organisation in the English spoken interactions of the academicians who are adult learners are not researched in Turkey. Therefore, this study investigates the use of OISR patterns by the adult learners in a speaking course. The study also aims to discover presumptive reasons about why the adult learner utilise OISR organisation. The study was accomplished in the spring term of 2019 at Muğla Sıtkı Koçman University. 12 adult learners who were the academicians at the university attended to the B1 level English speaking course. For the study, the 16 hours of video-based recordings and 7 semi-structured interviews were utilised as instruments. The video recordings were transcribed in the method of CA with the Jeffersonian transcription notation and analysed in different categories of OISR whereas the interviews were transcribed and categorised under the terms of the content analysis. The study demonstrates that the adult learners utilise the different categories of OISR patterns in their interactions. Furthermore, it is notified that the troubles emerged by the adult learners are discovered by the scaffolding of the teacher and the classmates, and the flow of the speech and negotiation of meaning are provided by the self-repair.
Fen Bilgisi öğretmenlerinin kariyer motivasyonlarının okul bağlamı değişkenleri ile ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmada okul bağlamı değişkenlerinin (disiplin sorunları, okul idaresi desteği, veli ilişkileri, iş arkadaşları, değer uyumu, zaman baskısı ve aidiyet duygusu) fen bilgisi öğretmenlerinin kariyer algı ve motivasyona olan katkısının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma örneklemi, basit tesadüfi örneklem seçimi kapsamında 2018-2019 Eğitim- Öğretim yılı ikinci döneminde Muğla ili 13 İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ve özel ortaokullarda görev yapan 151 fen bilgisi öğretmeni oluşturmaktadır. "Kişisel Bilgi Formu", "FIT Choice Ölçeği" ve "Algılanan Okul Ortamı Ölçeği" araştırmada kullanılan ölçme araçlarındandır. Veriler Pearson korelasyon testi, varyans analizi (ANOVA) ve regresyon teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, kariyer seçimini fen bilgisi öğretmenliği olarak belirleyen öğretmenlerin kariyer algı ve motivasyonlarının orta düzeyde; kariyer motivasyon ortalamalarının ise algı ortalamalarından daha yüksek olduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin algılanan okul ortamı değişkenlerine ait betimsel analiz bulgularına göre aidiyet ve yönetim desteği alt boyutlarının ortalamalarının en yüksek olduğu, disiplin sorunlarının ise en düşük olduğu görülmüştür. Okul bağlamı değişkenlerinden velilerle olan ilişki alt-boyutunun öğretmen kariyer algı ve motivasyonları ile en yüksek pozitif yönde ilişkide olduğu tespit edilmiştir. Algılanan okul ortamı değişkenlerin, fen bilgisi öğretmenlerin kariyer algılarına ait varyansın %23'ini; kariyer motivasyonlarına ait varyansın ise %42'sini açıklamıştır.
Sosyal bilgiler ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin aile birliğine önem verme değerinin metaforlar yoluyla incelenmesi
Aile; günümüz toplumunda çekirdek aile olarak ortaya çıkan tanıma istinaden kan yoluyla akrabalık kurulan baba, anne ve çocuklardan oluşan toplumun en küçük kurumdur. Bireylerin eğitiminin ilk başladığı yer olan aile kurumu çocukların doğruyu yanlışı öğrendiği ilk yerdir aynı zamanda toplumumuzu ayakta tutan kök değerlerimizin ilk öğrendiği yer aile birliğidir. İnsanların sosyal hayatta birbirine karşı davranışı, yaklaşımı bireyleri etkilemektedir. Çocuğun gelişimini de birçok faktör etkilemektedir. Aile içinde birbirimize olan tutumumuz çocuğun mizacını şekillendirmektedir: Aile içinde bireylerin birbirine karşı etkili iletişimi, hoşgörülü ve anlayışlı olması aile birliğinin temellerini atmaktadır. Bu çalışmada Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin "Aile birliğine önem verme değerine" yönelik tutumlarının metaforlar yoluyla belirlenmesi istenmektedir. Araştırmanın katılımcıları 2019-2020 eğitim-öğretim yılı içerisinde Ankara ilinde öğrenim gören Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerdir. Araştırma 447 Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri tüm anket formlarında bulunan "Aile Birliği….…gibidir, çünkü…" ifadesi yardımıyla toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde içerik analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda "Aile birliği değerine" yönelik Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci öğrencileri tarafından en fazla ağaç, çiçek, zincir, su hayat, güneş olarak algıladıkları görülmektedir. Ayrıca öğrencilerin aynı metaforları farklı kategoriler altında kullandıkları belirlenmiştir.