Nevşehir Hacı Bektaş Veli University
Institute

Institute of Graduate Studies in Science

Nevşehir Hacı Bektaş Veli University

114

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Grafların sombor indeksleri ve sınırları

Sombor indeksi (SO), yakın zamanda tanıtılan heyecan verici bir topolojik indekstir. Hızla dikkat çeken bu indeks, matematiksel özellikleri ve kimyasal uygulamalarıyla birçok çalışmanın odağını oluşturmuştur. Kimyasal graf teorisinde özellikle popüler olan Sombor indeksi, yeni keşfedilmiş ve hala aktif bir araştırma alanıdır. Sombor indeksi kavramı, Sombor Matrisi' nin tanımlanmasıyla lineer cebire genişletilmiş ve bu matrisin özellikle enerjisi üzerinde yoğun bir şekilde çalışılmıştır. Sombor Matrisi, grafın nokta derecelerine dayalı olarak oluşturulan bir matristir ve bu matrisin enerjisi, özdeğerlerinin mutlak değerlerinin toplamı olarak tanımlanır. Bu yeni topolojik indeks, spektrumun ve çeşitli spektrum tabanlı özelliklerin keşfiyle birlikte, kimyasal graf teorisinde önemli bir ilerleme sağlamıştır. Bu tez çalışmasında Sombor indeksin literatüre ilk katılmasıyla birlikte günümüze kadar yapılan çalışmalar derlenmiştir.

Selma Sucu
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Zeytin çekirdeğinden üretilen aktif karbonun hurma suyunun bazı kalite özellikleri üzerine etkisi

Bu çalışmada, Gıda endüstrisinde çevre sorunlarına neden olabilecek düzeyde atık oluşmaktadır. Günümüzde gıda işletmelerinde öne çıkan sürdürülebilirlik kavramı, gıda atıklarının değerlendirilmesinin önemini artırmaktadır. Gıda atıklarının düşük maliyetli ve kolay temin edilebilir olmaları, aktif karbon üretiminde ham madde olarak kullanılmalarını cazip hale getirmektedir. Hurma (Phoenix dactylifera L.), yüksek oranda şeker içeren, besleyici değeri yüksek bir meyvedir. Hurma şurubu, çeşitli gıda ürünlerinin üretiminde şeker yerine kullanılabilmektedir. Ancak, hurmanın işlenmesi ve hurma şurubunun depolanması sırasında renk ve kalite değişiklikleri yaşanabilmektedir. Aktif karbon, gıda endüstrisinde rengi iyileştirme ve ağartma gibi işlemlerde kullanılmaktadır. Çalışmada, zeytin çekirdeğinden KN, KN-SB, SN ve SN-SB yöntemleri ile 500°, 700° ve 900°C'de 75 dk. süreyle tek bir basamakta hem karbonizasyon hem de fiziksel aktivasyon gerçekleştirilerek aktif karbonlar üretilmiştir. Üretilen aktif karbonların karakterizasyonunu gerçekleştirmek amacıyla örneklerin nem oranı, uçucu madde miktarı, kül içeriği, sabit karbon oranı, verim ve yüzey alanı belirlenmiştir. Yüzey alanları büyük olan iki aktif karbonun 900 KZ-SB (125-240μm) ve 900 KZ-SB (125-240μm) hurma suyunun bazı kalite özellikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Üretilen aktif karbonların nem içerikleri %0.25-2.76, uçucu madde içerikleri %12.44- 30.48, kül miktarları %0.75-3.13, sabit karbon miktarları %66.71-84.84 ve verimleri %14.68-28.40 arasında değişim göstermiştir. Aktif karbon üretim sıcaklığının yükselmesi verimin azalmasına neden olmuştur. 700°C'de üretilen KZ-SB (<75μm, 75-125μm, 125-240μm) ve SZ-SB (75-125μm) aktif karbonlarının BET yüzey alanları 510.25-800.28 m2/g arasında değişmiştir. 900°C'de üretilen KZ-SB ve SZ-SB aktif karbonlarının tamamının BET yüzey alanları 733.96- 803.97 m2/g arasında değişmiştir. Aktif karbon çeşidi, aktif karbonla muamele süresi ve aktif karbon konsantrasyonu hurma sularının suda çözünür kuru madde içeriklerinde hiçbir değişiklik yapmamıştır. Aktif karbon çeşidi ve aktif karbon konsantrasyonu hurma sularının titrasyon asitliği değerlerinin azalmasında dolayısıyla hurma sularının pH değerlerinin artmasında etkili bulunmuştur. Hurma sularının renk ve berraklık değerlerinin artarak rengin iyileşmesinde sadece aktif karbon çeşidinin etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Aktif karbon, zeytin çekirdeği, meyve suyu, kalite, adsorbsiyon, BET

Esra Eşsiz
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir ili ve çevresi Coccinellidae (Coleoptera) eko-faunası üzerine araştırmalar

Bu tez çalışması; 2024 yılı, Nisan-Kasım ayları arasında Kırşehir ili ve ilçelerinde Coccinellidae familyasına ait türlerin, ekolojik ve faunistik bakımdan araştırılması amacıyla yapılan saha ve sonrasında gerçekleştirilen laboratuvar çalışmalarına dayanmaktadır. Çalışma kapsamındaki örnekler Kırşehir merkez, Akçakent, Akpınar, Boztepe, Çiçekdağı, Kaman ve Mucur ilçelerindeki çeşitli habitatlardan ağırlıklı olarak atrap yardımıyla toplanmıştır. Tez çalışması sonucunda Coccinellidae familyasına ait, Coccinellinae ve Chilocorinae altfamilyaları içerisinde yer alan, 6 cinse bağlı 10 tür tespit edilmiştir. Bu türlerden altısı, Kırşehir il faunası için yeni kayıttır. Tez çalışması kapsamında ayrıca; sıcaklık, nem, yağış, toprak sıcaklığı gibi ekolojik faktörleri içeren değerlendirmeler de yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Coccinellidae, Coleoptera, Ekoloji, Fauna, Kırşehir

Merve Karayel
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İki boyutlu yüksek mertebeden bulanık fark denklem sistemlerinin dinamiği

Bu tez çalışması beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde fark denklemleri, fark denklem sistemleri, bulanık kümeler ve bulanık mantık ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, fark denklemleri, fark denklem sistemleri, bulanık fark denklemleri ve bulanık fark denklem sistemleri ile ilgili literatürde yapılmış olan bazı çalışmalarla ilgili bilgiler yer almaktadır. Ayrıca fark denklemleri, fark denklem sistemleri, bulanık kümeler ve bulanık sayılar ile ilgili temel tanım ve teoremlere de yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, bulanık fark denklem sistemi göz önüne alınmış, bu denklem sisteminin pozitif çözümlerinin varlığı ve tekliği gösterilmiş, pozitif çözümlerin sınırlılığı ve denge noktasına yakınsaklığı incelenmiştir. Ayrıca, sonuçların doğruluğunu göstermek için iki örnek verilmiştir. Dördüncü bölümde, bulanık fark denklem sistemi göz önüne alınmış, bu denklem sisteminin pozitif çözümün varlığı ve tekliği gösterilmiş, pozitif çözümlerin sınırlılığı ve denge noktasına yakınsaklığı incelenmiştir. Ayrıca, sonuçların doğruluğunu göstermek için iki örnek verilmiştir. Beşinci bölümde ise, yapılan çalışmalar doğrultusunda sonuç ve öneriler verilmiştir. Anahtar kelimeler: Fark denklemi, Fark denklem sistemi, Bulanık fark denklem sistemi, Sınırlılık, Denge noktası

Osman Topan
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Mayalardan izole edilen lipitlerin biyodizel üretim kapasiteleri

Starmerella magnoliae X-3 suşunun N- stresi koşullarında ve farklı pH (3, 4, 5 ve 6) değerlerinde üreme, triaçilgliserol (TAG) birikimi, lipit üretimi, yağ asidi profili ve biyodizel kalitesi üzerindeki etkileri araştırılmıştır. TAG ve toplam lipit düzeyleri sırasıyla Nile Red floresans yöntemi ve sülfo-fosfo-vanilin (SPV) tekniği kullanılarak ölçülmüştür. Elde edilen bulgular, N- stresi ile asidik pH koşullarının birlikte uygulanmasının, kontrol grubuna kıyasla Starmerella magnoliae X-3 suşunda TAG birikimini, toplam lipit miktarını ve lipit verimliliğini anlamlı düzeyde (p < 0.05) artırdığını ortaya koymuştur. N- stresi koşulları altında en yüksek TAG birikimi, 72 saatlik üretim süresinden sonra pH'ları 3 ve 5 olan ortamlarda gözlemlenmiştir. En yüksek lipit verimliliği ise (0,306 g/L/gün) 48 saatin sonunda pH 3 koşulundan elde edilmiştir. Dört farklı pH değerinde baskın yağ asitleri oleik asit (%63,6–64), palmitoleik asit (%11,3–12,5), stearik asit (%9,7–11.4) ve palmitik asit (%9,4–10) olarak belirlenmiştir. Ayrıca hem N- stresi hem de düşük pH koşullarında, kontrol grubuna kıyasla daha düşük iyot değerine ve daha yüksek setan sayısına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular, Starmerella magnoliae X-3 suşunun N- stresi koşullarında ve pH 3'te üretilmesinin TAG miktarını artırmada umut vadettiğini göstermektedir.

Hüseyin Avcı
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretiminin didaktik dönüşüm teorisine göre incelenmesi kuvvet ve hareket ünitesi örneği

Bu araştırma, 6. sınıf Fen Bilimleri dersi "Kuvvet ve Hareket" ünitesinin öğretim sürecini, Didaktik Dönüşüm Teorisi çerçevesinde, özellikle içsel didaktik dönüşüm boyutuna odaklanarak incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, öğretim programında yer alan hedeflerin, öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarının ve öğrencilerin öğrenme çıktılarının nasıl bir etkileşim içinde şekillendiğini ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda hem öğretim sürecinin yapısal özellikleri hem de bu süreçlerin öğrencilerin kavramsal anlamaları üzerindeki etkileri, çok boyutlu bir veri seti ile analiz edilmiştir. Çalışma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Nevşehir il merkezindeki bir ortaokulda öğrenim gören toplam 62 öğrenci ve üç fen bilimleri öğretmeni ile yürütülmüştür. Araştırmada eş zamanlı karma desen kullanılmıştır. Nicel veriler; Kuvvet ve Hareket ünitesine yönelik Kazanım Kavrama Testi (KKT) ve yazılı sınavlar aracılığıyla elde edilmiştir. Bu verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler (aritmetik ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler), ilişkili örneklemler t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi kullanılmış; elde edilen bulgular ayrıca grafiklerle görselleştirilmiştir. Nitel veriler; yarı yapılandırılmış sınıf gözlemleri ve öğretmen görüşmeleri yoluyla toplanmış, betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Nicel bulgular, test puanları ve yazılı sınavlar üzerinden; nitel bulgular ise gözlem ve görüşmelerden türetilen temalar üzerinden sunulmuştur. Analiz sürecinde nicel ve nitel bulgular önce kendi tematik yapıları içinde ayrı ayrı değerlendirilmiş, ardından karşılaştırmalı ve bütüncül bir çerçevede birleştirilerek yorumlanmıştır. Araştırma bulguları, öğretmenlerin konu alanı bilgisi düzeylerinin, kullandıkları temsil çeşitliliğinin ve modelleme stratejilerinin, öğrencilerin kavramsal anlamalarını ve problem çözme yaklaşımlarını doğrudan etkilediğini ortaya koymuştur. Ders sürecinde özellikle matematik-fen entegrasyonunun (grafik yorumlama, birim dönüştürme vb.) sistematik olarak vurgulandığı sınıflarda hem Kuvvet hem Sürat alt boyutlarında yazılı sınav puanlarında belirgin düzeyde başarı farkı tespit edilmiştir. Buna karşılık, temsil çeşitliliğinin sınırlı olduğu, deney-soru çözme dengesinin kurulmadığı ve öğrencilerin aktif katılımının düşük olduğu derslerde, kavramları anlamada yetersizlikler ve öğrenmenin niteliğinde eksiklikler gözlenmiştir. Nitel bulgular, öğretmenlerin içsel didaktik dönüşüm sürecinde kullandıkları öğretim stratejileri, öğrenci ön bilgilerini dikkate alma düzeyleri, günlük yaşam temelli örnekler sunma becerileri ve sınıf içi etkileşim biçimlerinin öğrenci başarısında belirleyici rol oynadığını göstermiştir. Sonuç olarak, içsel didaktik dönüşüm sürecinin niteliği, öğrenci başarısının yanı sıra öğrencilerin bilimsel düşünme ve kavramsal ilişkilendirme becerilerinde de kritik bir faktördür. Bu çalışma, öğretmenlerin pedagojik alan bilgisi, temsil, modelleme stratejileri ve ders içi etkileşim yeterliklerinin geliştirilmesinin, fen eğitiminin kalitesini artırmada temel bir unsur olduğunu vurgulamaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçların, fen bilimleri öğretim programlarının geliştirilmesi, öğretmen yetiştirme programlarının zenginleştirilmesi ve sınıf içi uygulamaların niteliğinin artırılması konularında hem kuramsal hem de uygulamalı düzeyde katkı sağlaması beklenmektedir.

Fen bilgisi eğitimiÖğretim
Eylem İpek Erol
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Çizgelerde baskınlık ve soenerji

Bu tez çalışmasında, ayrık matematiğin temel alanlarından biri olan çizge teorisi kapsamında, çizgelerde baskınlık kavramı derinlemesine incelenmiştir. Çizge teorisi; düğümler (noktalar) ve bu düğümleri birbirine bağlayan kenarlardan oluşan yapılara dayalı olarak, sistemler arasındaki ilişkileri modelleyen ve analiz eden matematiksel bir disiplindir. Çizgeler, karmaşık sistemlerin yapısal özelliklerini anlamada ve bu sistemler üzerinde analizler gerçekleştirmede son derece güçlü bir modelleme aracı olarak kabul edilmektedir. Bu yönüyle çizge yapıları; sosyal ağlar, iletişim ve ulaşım sistemleri, biyolojik etkileşim ağları, bilgisayar ağları ve lojistik planlama gibi çok sayıda alanda kullanılmaktadır. Çizgeler üzerinde yapılan çalışmaların önemli bir kısmını oluşturan baskınlık kuramı, çizgedeki belirli nokta alt kümeleri aracılığıyla tüm çizgenin kapsanmasını ya da kontrolünü sağlayan yapıları incelemektedir. Baskın kümeler, sadece teorik anlamda değil, aynı zamanda pratik uygulamalarda da yaygın biçimde kullanılan kavramlardır. Baskın küme kavramının tarihsel gelişimi incelendiğinde, bu konunun kökeninin Beş Vezir Problemi olarak bilinen satranç tabanlı klasik bir probleme dayandığı görülmektedir. Bu problemde amaç, bir satranç tahtasına mümkün olan en az sayıda vezir yerleştirerek tüm karelerin kontrol edilmesini sağlamaktır. Bu fikir, çizgelerdeki baskınlık problemlerine temel oluşturan bir yaklaşımdır. Zamanla bu kavram, bağımsız baskın kümeler, toplam baskınlık, bağlantılı baskınlık gibi birçok alt başlıkta detaylandırılmıştır. Baskınlıkla ilgili temel sorulardan biri, çizgedeki en küçük baskın kümenin boyutunu yani baskınlık sayısını belirlemektir. Bu sayı, çizgenin kapsama açısından verimliliğini ölçen önemli bir değişkendir. Ancak bu problemin zorluk derecesi, çizgenin türüne göre önemli ölçüde değişmektedir. Bazı özel çizge sınıflarında (örneğin ağaçlar, döngüler) baskınlık sayısı etkin algoritmalarla bulunabilirken, genel çizgelerde bu problemler çoğunlukla NPzor sınıfında yer almakta ve çözüm süreçleri yüksek hesaplama maliyeti gerektirmektedir. Bu bağlamda tez çalışmasının temel amacı; çizgelerde baskınlıkla ilgili kavramları teorik ve uygulamalı yönleriyle birlikte ele alarak hem literatüre katkı sunmak hem de olası uygulama alanları açısından çözümleyici bir yaklaşım ortaya koymaktır. Bu kapsamda tezin ikinci bölümünde çizge teorisinin temel kavram ve tanımları sunulmuş, üçüncü bölümde çeşitli baskınlık türleri ile ilgili teoremler, tanımlar ve sınırlar ele alınmıştır. dördüncü ve son bölümde ise çizgelerdeki baskın kümelerle ilişkili bir değişmez olan soenerji kavramı açıklanmış ve çeşitli çizgeler üzerinde soenerji hesaplamaları gerçekleştirilmiştir. Ayrıca çalışmada, çizge problemlerinin hesaplama karmaşıklığı teorisi açısından değerlendirilmesi yapılmış, özellikle baskınlık problemlerinin çözümünde karşılaşılan zorluklar ve bu problemlere yönelik geliştirilen yaklaşık ve parametrik algoritmalara da değinilmiştir. Elde edilen sonuçlar, çizge teorisi kapsamında baskınlık kavramına ilişkin hem teorik temelleri güçlendirmekte hem de farklı alanlarda yapılacak ileri uygulamalar için zemin oluşturmaktadır. Bu yönüyle çalışma, hem matematiksel kuramsal katkı hem de çeşitli mühendislik ve bilimsel problemlerdeki uygulama potansiyeli açısından anlamlı bir bütünlük sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çizge teorisi, baskın küme, baskınlık sayısı, NP-zorluk, soenerji

Osman Özcan
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Nohutta (Cicer arietinum) kurşun (Pb) toksisitesinin hafifletilmesinde bakır nanoçiçek öncül uygulamasının çimlenme ve antioksidan savunma üzerine etkileri

Bakır bazlı hibrit nanoçiçekler (Cu-HnF) ve diğer bitki nanomalzemeleri, özellikle stresin azaltılmasıyla ilişkili olarak tarım alanında heyecan verici bir araştırma alanı sunmaktadır. Bu çalışmada, Cu-HnF'nin (10 ve 20 mg/L) nohut (Cicer arietinum) ile ilişkili kurşun (Pb) toksisitesini (10 ve 20 mM) hafifletici etkisi, bir tohum ön işlem (priming) ajanı olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada; çimlenme gibi yanıt parametrelerinin yanı sıra, oksidatif stres göstergeleri (malondialdehit – MDA), antioksidan enzim aktiviteleri ve çeşitli stresle ilişkili genlerin ekspresyon düzeyleri analiz edilmiştir. Pb maruziyeti çimlenme oranını azaltmış ve oksidatif stresi yansıtan MDA seviyelerini artırmıştır. Ancak, Cu-HnF ile yapılan tohum ön işlemi, Pb stresine maruz kalan grupta çimlenmeyi iyileştirmiş ve kurşun uygulamasına kıyasla MDA seviyelerinde eş zamanlı bir azalma sağlamıştır. Cu-HnF ile yapılan ön işlem, Pb stresine maruz kalma durumunda süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT) ve askorbat peroksidaz (APX) gibi çeşitli antioksidan enzimlerin aktivitelerinde artış sağlamıştır. Gerçek zamanlı RT-PCR (qRT-PCR) analizinde, Cu-HnF ile ön işlem uygulaması, ilgili SOD ve CAT genlerinin ekspresyonunu artırmış ve bu durum, uygulama sonrası gözlemlenen antioksidan enzim aktiviteleriyle desteklenmiştir. Özetle, Cu-HnF ile yapılan tohum ön işlemi, geliştirilmiş çimlenme, azalan oksidatif hasar ve hem enzimatik hem de transkripsiyonel düzeyde aktive edilen antioksidan savunma sistemleri sayesinde nohutun Pb stresine karşı toleransını artırma potansiyeli göstermiştir. Bu sonuçlar, Pb gibi ağır metal kirleticilerle etkilenmiş bölgelerde sürdürülebilir tarım uygulamalarının geliştirilmesinde, bakır bazlı hiyerarşik nanoçiçekler tohum ön işleminin potansiyelini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Nanoçiçekler, Tohum ön işlemi (priming), Kurşun (Pb) toksisitesi, Oksidatif stres, Antioksidan enzimler

Songül Kartal
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ayrık tipte bir popülasyon modelinin kararlılık analizi

Bu tez çalışması 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, tez konusu ile ilgili yapılan literatür taraması sunulmuş olup tez çalışması içerisinde faydalanılacak olan temel tanım ve teoremlere yer verilmiştir. İkinci bölümde, öncelikle literatürde var olan Lotka-Volterra tipi modele sığınak etkisi ve avcı popülasyonunun tür içi rekabet parametresi eklenerek sürekli zamanlı bir popülasyon modeli elde edilmiştir. Daha sonra standart olmayan ayrıklaştırma yöntemi kullanılarak model ayrık zamanlı hale dönüştürülmüştür. Son olarak ise ayrık zamanlı bu sistemin denge noktaları bulunarak kararlılık analizleri yapılmıştır. Üçüncü bölüm olan "Nümerik Çalışmalar" kapsamında, teorik bulguları destekleyen sayısal simülasyonlar gerçekleştirilmiştir. Bu simülasyonlar, sığınak etkisinin ve avcı popülasyonundaki tür içi rekabetin farklı senaryolar altında popülasyon dinamiklerini nasıl etkilediğini görsel olarak ortaya koymuştur. Dördüncü bölüm ise tezde yapılan bu çalışmalardan elde edilen veriler sunulmuş olan "Tartışma, Sonuç ve Öneriler" bölümünden oluşmaktadır.

Salih Can Efe
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

K-genelleştirilmiş bazı hiperkompleks sayılar üzerine

Bu tez çalışmasında k-genelleştirilmiş Fibonacci, k-genelleştirilmiş Lucas, k-genelleştirilmiş Pell ve k-genelleştirilmiş Pell-Lucas sayı dizileri ile hiperkompleks sayılar arasındaki ilişkiler üzerinde durulmuştur. Bu tez 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, tez konusu ile alakalı kaynak araştırması ve bu tez çalışmasında faydalanılan temel tanım ve teoremlere yer verilmiştir. İkinci bölümde, k-genelleştirilmiş Fibonacci, k-genelleştirilmiş Lucas hiperkompleks sayıları tanımlanmış ve bu sayıların Binet formüllerinin yanı sıra aralarındaki özdeşlikler de sunulmuştur. Üçüncü bölümde, k-genelleştirilmiş Pell ve k-genelleştirilmiş Pell-Lucas hiperkompleks sayıları tanımlanmıştır. Daha sonra bu sayı dizilerinin Binet formülleri verilmiş ve iki sayı arasındaki ilişki gösterilmiştir. Son bölüm olan dördüncü bölümde ise tez çalışmasının sonuçları yer almaktadır.

Betül Yıldırım
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00