Ordu University
Anabilim Dalı

Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı

Ordu University

2.340

Arşivlenen Tez

1

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Ağaç türlerinin öğretiminde üç boyutlu çok kullanıcılı sanal ortamların kullanılması

Bu araştırmanın temel amacı, yeryüzünde yaşam için büyük bir öneme sahip ağaçların özelliklerinin öğretiminde üç boyutlu (3B) çok kullanıcılı sanal ortamların kullanılabilirliğinin sorgulanmasıdır.Bu temel odak noktasına göre araştırmanın amacı ise, 3B çok kullanıcılı sanal ortamların biyoloji eğitimin aktörleri olan biyoloji öğretmenlerinin yakın çevrelerindeki ağaçları tanımasına yönelik etkililiğinin incelenmesidir. Karma araştırma yöntemi kullanılan araştırmada nicel araştırma yöntemi olarak öntest sontest kontrol gruplu yarı deneysel model, nitel araştırma modeli olarak tematik deseni kullanılmıştır. Tasarım temelli öğrenme modellerinden ADDIE modeli kullanılarak geliştirilen 3B sanal ortam Unity3D platformunda geliştirilmiştir. Araştırma pilot uygulama uygulama olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmada uzman görüşlerine göre gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra 24 üniversite öğrencisi ile pilot uygulama ve 70 biyoloji öğretmeni (kontrol grubu: sunuş yoluyla öğretim, deney grubu: üç boyutlu sanal öğrenme ortamı uygulaması) ile uygulama yapılmıştır. Araştırmanın nicel veri toplama araçları; Uzman Görüş Formu, 3B Sanal Öğrenme Ortamları Değerlendirme Ölçeği ve Modifiye Edilmiş Verilen Ağacı Tanı Testi olup nitel veri toplama araçları ise Kullanıcı Görüşme Formu'dur. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde eşleştirilmiş örneklemler t-testi ve ANCOVA analiz tekniği, nitel verilerin analizinde ise tematik analiz kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; kullanılan araştırma modellerinin katılımcıların ağaçları tanıma düzeylerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Ancak 3B sanal öğrenme ortamının katılımcıların ağaçları tanımalarında sunuş yoluyla öğretim modeline göre daha fazla etkili olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlara göre ADDIE öğretim tasarımı modeli kullanılarak ağaç türlerinin öğretimine yönelik geliştirilen 3B sanal öğrenme ortamı ağaç eğitimine yönelik etkili bir ortam olarak kullanılabileceği söylenebilir.

AğaçlarBiyolojiBiyoloji eğitimi+7
Gamze Mercan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının sosyal medyaya yönelik tutumları ile e-öğrenme stillerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Çalışmada fen bilgisi öğretmen adaylarının sosyal medyaya yönelik tutumlarıyla e-öğrenme stilleri arasındaki ilişki ve bunların farklı değişkenlere göre araştırılması amaçlanmıştır. Genel tarama modellerinden ilişkisel taramanın kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu, Ankara'daki iki kamu üniversitesindeki 401 öğretmen adayı oluşturmuştur. Katılımcıların cinsiyet, sınıf düzeyi, üniversite, kişisel bilgisayar sahibi olup olmama durumu, internete bağlanmak için kullanılan cihaz türü, sosyal ağ üyeliği sayısı, internet kullanım amacı ve sosyal medya kullanım süresi bilgilerinin alınmasında araştırmacının geliştirdiği kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Orijinali dört boyutlu olan Sosyal Medya Tutum Ölçeğiyle sekiz boyutlu E-Öğrenme Stilleri Ölçeği kullanılan diğer araçlardır. Araştırmacının yüz yüze aldığı veriler; betimsel yöntemler, faktör analizi, bağımsız t-testi, tek-yönlü varyans analizi, Tukey testi ve Pearson korelasyon tekniği kullanılarak incelenmiştir. Sonuçta; öğretmen adaylarının sosyal medya tutumlarının alt boyutlara göre değişmekle birlikte hafif pozitif olduğu ve cinsiyet, sosyal ağ üyeliği sayısı, internet kullanım amacı ve sosyal medya kullanım süresine göre anlamlı farklılıklar olduğu bulunmuştur. Katılımcıların e-öğrenme stillerinin de alt boyutlara göre değişmekle birlikte pozitif olduğu ve sınıf düzeyi, cinsiyet, sosyal ağ üyeliği sayısı, internet kullanım amacı ve sosyal medya kullanım süresine göre anlamlı farklılıklar olduğu bulunmuştur. Öğretmen adaylarının sosyal medyaya yönelik tutumları ve boyutlarıyla e-öğrenme stilleri ve boyutları arasında çoğunlukla orta düzeyde ve pozitif yönlü ilişkiler olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca kişisel bilgisayar, cihaz türü, üniversite ve sosyal ağ üyeliği sayısı değişkenlerinin tüm kategorilerinde; cinsiyet, sınıf düzeyi, internet kullanım amacı ve sosyal medya kullanım süresi değişkenlerinin de çoğu kategorisinde katılımcıların sosyal medya tutumlarıyla e-öğrenme stilleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Son olarak bulgular kapsamında çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerElektronik öğrenmeFen bilgisi dersi+5
Dilara Uçar
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin matematiksel örnek üretme stratejilerinin ve yaratıcılıklarının incelenmesi

Araştırmacıların ve eğitimcilerin önemli görevlerinden bir tanesi de problem çözme becerileri geliştirmiş yaratıcı bireyler yetiştirmektir. Bu sürecin öğrenci merkezli olması birçok avantajı beraberinde getirecektir. Matematik dersinde ezberden uzak, kavramları bilen ve bunları gerektiğinde kullanabilecek nesillere ihtiyaç duyulmaktadır. Eğitim öğretim ortamında etkili bir şekilde kullanılacak matematiksel araçlarla bu ihtiyaçlar giderilebilir. Bu nedenle öğrencileri, öğretim sürecinin bir parçası haline getiren örnek üretme stratejilerindeki öğrenci başarısını incelemek ve bu sürecin öğrencilerin yaratıcılığını ortaya çıkarmada kullanılması bu araştırmanın öncelikli amacı olmuştur. Araştırmada iki soruya cevap aranmıştır; 'Lise öğrencilerinin örnek üretme stratejilerindeki başarıları ne düzeydedir?' ve 'Lise öğrencilerinin matematiksel yaratıcılıkları ne düzeydedir?'. Bu soruların cevapları örnek üretme stratejisine ait 13 farklı açık uçlu soruya öğrencilerin ürettikleri örnekler ile aranmıştır. Karma yönteme sahip araştırma, 2021-2022 döneminde toplam 50, 11. sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma 3 farklı lisede yürütülmüştür. Araştırmanın verileri 13 açık uçlu soru içeren örnek üretme envanteri ve yaratıcılık puanlarına göre belirlenen 8 farklı öğrenci ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ile elde edilmiştir. Öğrencilerin matematiksel yaratıcılık puanları akıcılık, esneklik ve orijinallik alt boyutları incelenerek elde edilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda öğrencilerin örnek üretme stratejilerinin kısıtlaması daha fazla olan sorularında daha az örnek ürettikleri görülmüştür. Bu durum, kısıtlaması daha fazla olan soruların matematiksel yaratıcılık puanlarının daha düşük olmasına da neden olmuştur. Bu duruma neden olan bireysel farklılıklardan bazıları öğrencilerin yanlış yapmaktan korkmaları, kavrama ilişkin tanımları bilmemeleri, tanımı uygularken zorlanmalarıdır. Araştırmanın sonunda örnek üretme envanterinin hem yaratıcılığı geliştirmesi hem de öğrencilerin kavramlara ilişkin bilişsel haritasını ortaya çıkarmak için etkili bir araç olarak kullanılabileceği yönünde sonuçlara ulaşılmıştır.

Lise öğrencileriMatematikMatematik eğitimi+3
Neslihan Tangal
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teknoloji destekli 5E modeli uygulamasının eşitlik ve denklem konusunda akademik başarıya etkisi

Bu araştırmanın amacı eşitlik ve denklem konusunda teknoloji destekli 5E modeli uygulamasının öğrencilerin akademik başarılarına etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Karaman ilinde bir devlet okulunda yedinci sınıfta öğrenim görmekte olan 31 kız, 33 erkek olmak üzere toplam 64 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada üç farklı gruba farklı öğretim yaklaşımları uygulanmıştır. Birinci gruba teknoloji destekli 5E modeli, ikinci gruba ise 5E modeline göre eğitim uygulanmıştır. Bu iki grup deney grubunu oluşturmaktadır. Kontrol grubuna ise mevcut öğretim programı uygulanarak eşitlik ve denklem konusunun öğretimi gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin akademik başarılarının ölçülmesi amacıyla eşitlik ve denklem başarı testi bütün gruplara ön-test ve son-test olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde istatistik programı kullanılarak tek yönlü ANOVA, Wilcoxon işaretli sıralar testi, ilişkili örneklemler için t-testi analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin ön test başarı puanları arasında istatiksel bir farklılık yoktur yani öğrencilerin eğitimler öncesi başarı düzeyleri benzerdir. Deney ve kontrol gruplarının son test başarı puanları deney grupları lehine istatiksel bir farklılık göstermiştir. Diğer bir ifade ile teknoloji destekli 5E ve 5E modeline göre hazırlanan eğitim programları mevcut öğretim programına göre eşitlik ve denklem konusunda daha etkili olduğu söylenebilir. Bulgular ışığında teknoloji destekli 5E modelinin cebir öğrenme alanında yer alan diğer konularda uygulanması önerilmiştir.

5E ModeliAkademik başarıDenklemler+5
Kürşat Koç
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Promoting the quality of argumentation among future science teachers through the media coverage of the COVID-19 pandemic

This study aims to promote the quality of argumentation among pre-service science teachers (PSTs) through the media coverage of the COVID-19 pandemic. In this context, an intervention plan lasting 13 weeks was designed. News articles related to the COVID-19 global pandemic and PSTs' written arguments were used as an instructional context and assessment tools. 27 pre-service science teachers participated in this study which has been designed as mixed method research. To examine the progress of PSTs' quality of argumentation a pre and post-test was used. Pre- and post-tests include 10 open-ended questions and 1 table. Toulmin's argumentation model constitutes the theoretical framework of this study (Erduran et al., 2004) and it was used to analyze PSTs' argumentation patterns. In order to check reliability, the data were coded by two independent coders. At the end of the research, it was observed that creating an effective and educative intervention model which provides PSTs with enough understanding in argumentation and enables them to increase their argumentation skills. The results revealed that there was a significant difference of PSTs' identification of argument components. Also, pairwise comparisons results indicated that PSTs' written argumentation skills could be enhanced with this designed intervention model. It is considered that findings from this investigation provides science educators develop a science curriculum and be a guide on how news reports of contemporary science issues can be integrated so as to improve science literacy and written argumentation skills. Keywords: argumentation, Toulmin's argumentation model, covid-19 pandemic, science news, preservice science teachers

Candidate teachersArgumentationCOVID 19+7
Resmiye Elif Uzun
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının çevre bilinci düzeyinin belirlenmesi

Gittikçe artan dünya nüfusu karşısında savunmasız kalan çevremiz geçmişe nazaran daha fazla zarar görmektedir. Bu nedenle günümüzde çevre bilincinin topluma kazandırılmasının önemi artmıştır. Bireylerde çevre bilincinin oluşmasında aileden sonra en çok etki eden kişiler şüphesiz öğretmenlerdir. Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının çevre bilinci düzeylerinin belirlenerek öğretmen adaylarının çevre bilinci konusundaki durumlarının sebeplerinin ortaya çıkarılmasıdır. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden yakınsayan paralel deseni kullanılmıştır. Seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi'nde fen bilgisi eğitimi, sınıf eğitimi ve matematik eğitimi (ilköğretim) anabilim dallarında öğrenim gören anket yöntemiyle toplamda 904 öğretmen adayı ile anket ve bunlar arasında gönüllü olan 50 öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ölçeklerin veri setiyle uyumluluğunu tespit etmek amacıyla faktör analizi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri tespit etmek amacıyla ise bağımsız örneklem T- Testi, tek yönlü ANOVA, korelasyon, basit doğrusal regresyon, çoklu doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Nitel yolla elde edilen veriler ise; içerik analizi ve betimsel analiz yöntemi kullanılarak nicel verilerle birlikte yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda öğretmen adaylarının yaşadıkları yerin, bitki ve hayvanlarla ilgilenmesinin, çevre sorunları hakkında haberleri takip etmeleri ve çevre sorunları hakkında konuşmalarının, öğrenim gördükleri sınıf düzeylerinin, öğrenim gördükleri üniversitenin sahip oldukları çevre bilincine yönelik tutum ve davranış boyutunda anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının çevreye dair bilgisinin, çevreye yönelik tutumlarının ve çevre dostu davranışlarının çevre bilincinin gelişinde etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: çevre eğitimi, çevreye yönelik tutum, çevre dostu davranışlar, çevre bilgisi, çevre bilinci

Aday öğretmenlerFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+2
Fatıma Büşra Cengiz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Matematik öğretmen adaylarının kanıt becerilerinin gelişiminin incelenmesi

Matematiksel kanıtın bir iddiayı doğrulamak ve açıklamak gibi görevlerinin yanı sıra matematiği anlamaya yardımcı olması ve yeni bilgilerin oluşumunu sağlaması, matematik eğitimindeki önemini artırmaktadır. Matematiği öğrenmek ve gerçek yaşamda karşılaşılan problem durumlarında etkili çözüm yolları bulabilmek için de kanıtlama becerilerinin geliştirilmesi gerekir. Kanıtın matematik eğitimindeki önemi göz önüne alındığında, özellikle matematik öğretmeni yetiştiren bölümlerde, öğretmen adaylarının kanıt bilgisini, kanıt yapabilme ve anlama düzeylerini artırmak için uygun öğretim uygulamalarının tasarlanması gelecekteki öğrencilere etkili ve kalıcı matematik öğretimi sağlamaları açısından önemlidir. Bu araştırmada, matematik öğretmen adaylarının kanıta yönelik zorlandıkları noktaları tespit edip uygun ders işlenişi ve kanıt etkinlikleri ile desteklenerek uygulanan Kanıt Öğretimi Tasarımının kanıt becerilerinin gelişimine etkisi incelenmiştir. Tasarım tabanlı araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen çalışma grubu, Ankara'da bulunan bir devlet üniversitesinde öğrenim gören gönüllü on matematik öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada, ilk olarak katılımcıların kanıt kavramına ve kanıt yapabilmeye yönelik mevcut durumlarını tespit etmek için uygulamalar yapılmıştır. Bu uygulamalar sonucunda belirlenen eksik yönlerin giderilmesine yönelik planlanan dersler yapılmıştır. Daha sonra uygun kanıt etkinlikleri tasarlanarak katılımcılara uygulanmıştır. Etkinliklerden elde edilen veriler analiz edilmiş ve kanıt etkinliklerinden sonra katılımcılarla yapılan bireysel görüşmelerden elde edilen verilerle birlikte değerlendirilmiştir. Nitel analiz yöntemiyle analiz edilen verilerden elde edilen bulgulara göre Kanıt Öğretimi Tasarımı katılımcıların kanıtlama becerilerinin gelişimine katkı sağlamıştır.

Aday öğretmenlerKanıt temelli öğrenmeKanıta dayalı uygulamalar+4
Sema İpek Er
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Matematik öğretmen adaylarının iki katlı integrale yönelik kavram imajları

Bu çalışmada matematik öğretmen adaylarının iki katlı integrale yönelik kavram imajları araştırılmıştır. Bu araştırmada temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını Ankara'daki bir devlet üniversitesindeki matematik öğretmenliği lisans programında öğrenim gören altı matematik öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini yarı yapılandırılmış görüşmeler, 3B KİT şeklinde isimlendirilen somut materyal ile yapılan etkinlik ve yarı yapılandırılmış görüşmeler sırasında katılımcıların uygulama sorularına verdikleri yazılı cevaplar oluşturmaktadır. Elde edilen verilere; gömülü teoride kullanılan açık kodlama, eksensel kodlama ve seçici kodlama tekniklerinden yararlanılarak, içerik analizi yapılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda katılımcıların iki katlı integral kavramına yönelik kavram imajlarının iki katlı integralin geometrik yapısı ve hesaplanması üzerinde toplandığı görülmüştür. Katılımcıların kavram tanımı ile kavram imajı arasında ilişki kuramadıkları, iki katlı integrale yönelik kavram imajlarında tek katlı integrale ait kavramların etkin olduğu ve işlemsel bilgi ile hareket ettikleri belirlenmiştir. Ayrıca 3B KİT somut materyalinin iki katlı integrale yönelik kavram imajlarına olumlu etkisi görülmüştür.

Aday öğretmenlerKavram imajıMatematik+3
Mustafa Özbey
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de matematik eğitimi araştırmalarındaki matematiksel model oluşturma etkinliklerinin incelenmesi

Tasarlanan bir öğretim yaklaşımı öğrencilerin motivasyonunu artırarak onları üst düzey düşünmeye yönlendirecek, disiplinler arası bağ kurabilecek, okulda öğrendiği bilgileri gerçek yaşama transfer etmesini sağlayabilecek, etkin ve yaratıcı çözüm üretebilme, analiz edebilme ve genelleme yapabilme gibi becerileri kazandıracak düzeyde olmalıdır. Model oluşturma etkinlikleri öğrencilerin karşılaştıkları bir problemi basitleştirme, tabloları, şekilleri, grafikleri kullanarak alt problemleri ve verileri analiz etme; yapıları keşfetme, problemin sonucu hakkında tahminlerde bulunma, verilerden eşitlikler elde etme ve bunları kullanıp test etme gibi problem çözme becerilerinin gelişmesini sağlamaktadır. Tüm bu beceriler matematiksel modellemenin önemini vurgulamakta ve bireylerin okul sonrası iş ve meslek hayatlarında nitelikli, yaratıcı ve üretken birer eleman olmalarını sağlayacaktır. Öğrencilerin matematiğe ilgilerinin çekilmesi, matematiği sevmeleri, kavramları içselleştirmeleri için anlamlı öğrenmeye dayalı matematiksel model oluşturma etkinlikleri ile öğretimin önemi her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yapılmış matematik eğitimi araştırmalarında yer alan matematiksel model oluşturma etkinliklerinin alanyazında yer alan Lesh ve Doerr (2003) tarafından verilen model oluşturma etkinlikleri prensipleri bağlamında incelenmesidir. Araştırmada araştırmacılar ve matematik eğitimcilerinin faydalanabilmesi amacıyla Model Oluşturma Etkinliği incelemesi için bir model oluşturulması hedeflenmiştir.

Araştırma verileriBilimsel araştırmalarMatematik+3
Timuçin Yarkın
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmen ve öğretmen adaylarının "güvenli laboratuvar kullanımını" gerçekleştirme amaçlarının planlanmış davranış teorisiyle belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmeni ve sınıf öğretmen adaylarının Planlanmış Davranış Teorisi aracılığıyla, güvenli laboratuvar kullanımı davranış amaçlarının belirlenmesidir. Veri toplama süreci 2019-2020 ve 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz dönemlerinde öğretmen ve öğretmen adayları ile gerçekleştirilmiştir. Ankara'nın 2 merkez ilçesinde görev yapan 328 sınıf öğretmeni, çalışmanın öğretmen örneklemini oluşturmaktadır. Hacettepe Üniversitesi ve Balıkesir Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı'nın 2., 3. ve 4. sınıflarında öğrenim gören 470 öğretmen adayı, çalışmanın öğrenci örneklemini oluşturmaktadır. Yapısal eşitlik modeli ile mevcut durumun açıklandığı bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Katılımcılara "Güvenli Laboratuvar Kullanımını Gerçekleştirme Ölçeği" uygulanmıştır. Elde edilen veriler, analiz programları kullanılarak, yapısal eşitlik modellemesi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, sınıf öğretmenlerinin "Davranış Amacını" açıklamada en fazla "Algılanan Davranışsal Kontrolünün" etkili olduğu, düşük düzeyde "Öznel Normun" etkili olduğuna ulaşılırken, "Davranışa Yönelik Tutumun" etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının Planlanmış Davranış Teorisi modelinde, "Algılanan Davranışsal Kontrolün", "Öznel Normun" ve "Davranışa Yönelik Tutumun" "Davranış Amacını" açıklamada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının "Davranış Amacı" üzerindeki en yüksek etkinin, "Davranışa Yönelik Tutum" faktöründen kaynaklandığı görülmüştür. Sınıf öğretmen adaylarının ve öğretmenlerin demografik değişkenlere göre güvenli laboratuvar kullanımında anlamlı farklılıklar bulunmaktadır.

Aday öğretmenlerFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+6
Merve Erol
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusundaki kavram yanılgılarının belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusundaki kavram yanılgılarının belirlenmesidir. Çalışma kapsamında fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusundaki bilimsel bilgi, bilgi eksikliği, pozitif yanlış ve negatif yanlış yüzdeleri de hesaplanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılarak dizayn edilmiştir. Araştırmada ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından çalışma kapsamında geliştirilen küresel ısınma dört aşamalı kavram yanılgısı tanı testi kullanılmıştır. Küresel ısınma dört aşamalı kavram yanılgısı tanı testinin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları 401 fen bilgisi öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan güvenirlik analizleri sonucu testin bilimsel bilgi puanı için KR-20 güvenirlik katsayısı .896, kavram yanılgısı puanı için KR-20 güvenirlik katsayısı .705 olarak hesaplanmıştır. Yapılan geçerlik ve güvenirlik analizleri geliştirilen testin fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusundaki kavram yanılgılarının belirlenmesinde kullanılacak geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu doğrulamıştır. Testin pilot çalışmasının tamamlanması ile asıl uygulamaya geçilmiştir. Fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusundaki kavram yanılgılarının belirlenmesi için geliştirilen test Türkiye'de bulunan üniversitelerin fen bilgisi öğretmenliği bölümünde lisans eğitimine devam eden 835 fen bilgisi öğretmen adayına uygulanmıştır. Çalışmanın örneklemini oluşturan 835 fen bilgisi öğretmen adayı kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile belirlenmiştir. Fen bilgisi öğretmen adaylarından toplanan verilerin analizi sonucu yapılan soru ve faktör bazlı incelemelerde öğretmen adaylarının her soru için %10' un üzerinde kavram yanılgısına sahip olduğu ve bilimsel bilgilerinin yeterli olmadığı tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusuna yönelik sahip olduğu 42 adet kavram yanılgısı belirlenmiş olup bu kavram yanılgılarından 14 tanesinin %10' un üzerinde görülme oranına sahip olduğu tespit edilmiştir.

Fen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimiÇevre+2
Ayşe Ceren Atmaca Aksoy
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

7 ve 8. sınıf öğrencilerinin algoritmik düşünme süreçlerinde yaşadıkları zorlukların matematiksel süreç becerileri ekseninde incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin algoritmik düşünme süreçlerinde yaşadıkları zorlukların matematiksel süreç becerileri ekseninde incelenmesidir. Araştırma iki aşamada yürütülmüş olup, ilk aşamada öğrencilerin algoritmik düşünme becerilerini ölçmeye yönelik bir test geliştirilmiş, ikinci aşamada ise araştırma problemlerine yanıt bulmak amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu bir devlet okulunun 7 ve 8. sınıflarında öğrenim gören sekiz öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin tespitinde, uygun ve ölçüt örnekleme yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Algoritmik Düşünme Beceri Testi, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve öğrencilerin yazılı yanıtlarından oluşan dokümanlar kullanılmıştır. Öğrencilerin matematiksel süreç becerilerinin değerlendirilebilmesi amacıyla araştırmacılar tarafından muhakeme, ilişkilendirme ve iletişim becerilerine yönelik oluşturulan göstergeler kullanılmış ve öğrenci performansları yeterli, kısmen yeterli ve yetersiz olarak kodlanmıştır. Çalışma sonucunda, öğrencilerin algoritmik düşünme düzeylerinin genel olarak kısmen yeterli düzeyde olduğu, bununla birlikte sekizinci sınıf öğrencilerinin yedinci sınıflara nazaran algoritmik düşünme süreçlerinde daha iyi performans gösterdikleri sonucu elde edilmiştir. Algoritmik düşünme süreçlerinde öğrencilerin muhakeme, ilişkilendirme ve iletişim becerilerini kullanım düzeylerinin genel olarak yetersiz düzeyde olduğu, iletişim süreçlerinde gösterdikleri performansların ise diğer becerilere nazaran daha iyi olduğu görülmüştür. Öğrenciler muhakeme süreçlerinde en çok verilen problem durumunu tüm bileşenleri göz önüne alarak analiz edebilmede, ilişkilendirme süreçlerinde algoritmalar(yönergeler) ve problemin çözümüne yönelik olarak istenen durum arasında ilişki kurmada, iletişim süreçlerinde ise soruda yazılı veya görsel olarak sunulan algoritmaları anlamlandırma ve düşüncelerini ve matematiksel fikirlerini sözel ve yazılı olarak ifade etmede güçlük çekmişlerdir. Elde edilen tüm veriler birlikte yorumlandığında öğrencilerin genel olarak problem durumlarında verilen algoritmaları çözüm süreci ile ilişkilendiremedikleri ve problemin çözümü için kullanacakları yolu belirlemede güçlük çektikleri gözlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bu sonuçlara bağlı olarak matematik öğrenme ortamlarına ve konuyla ilgili yürütülecek farklı bilimsel çalışmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Algoritmik düşünmeBilgi işlemsel düşünmeMatematiksel beceri
Esra Korkmaz Bal
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

8. sınıf öğrencilerinin istatistiksel akıl yürütmelerinin model oluşturma etkinlikleri bağlamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 8. sınıf öğrencilerinin istatistiksel akıl yürütmelerini model oluşturma etkinlikleri bağlamında incelemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Van ilinde öğrenim gören 6 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada Purdue Üniversitesi tarafından geliştirilen dört adet model oluşturma etkinliği kullanılmıştır. Çalışma grubunu oluşturan 6 öğrenci üçerli olacak şekilde iki gruba ayrılmıştır. Çalışmada kullanılan her bir model oluşturma etkinliği için üçer ders saati ayrılmış ve veri toplama süreci 4 haftada tamamlanmıştır. Toplanan veriler Middle School Statistical Thinking (M3ST) modeline göre analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular M3ST çerçevesinin 4 temel süreci olan verilerin tanımlanması, verilerin organize edilmesi ve indirgenmesi, verilerin gösterimi, verilerin analiz edilmesi ve yorumlanması süreçleri altında ele alınmıştır. Çalışmanın sonucunda 8. sınıf öğrencilerinin istatistiksel akıl yürütmelerinin çoğunlukla, verileri tanımlama sürecinde 4. düzey (analitik), verilerin organize edilmesi ve indirgenmesi sürecinde 3. düzey (nicel), verilerin gösterimi sürecinde 1. düzey (kişiye özgü) ve 2. düzey (geçiş), verilerin analiz edilmesi ve yorumlanması sürecinde 2. düzey (geçiş) olduğu görülmüştür.

Büşra Uygun
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin eğitimde ödevlerin kullanılmasına yönelik görüşlerinin incelenmesi

Ödev öğrencide sorumluluk duygusunu geliştiren, konunun tekrar edilmesi ve pekiştirilmesi amacıyla öğretmen tarafından öğrencilere verilen ders dışı etkinliklerdir. Ödevler eğitim programının ayrılmaz bir parçasıdır. Ödevler aile iletişim ve etkileşim sürecini olumlu yönde etkileyen, okul ile aile arasında köprü görevini üstlendiği bir öğretim aracıdır. Bu çalışmada fen bilimleri öğretmenlerinin eğitimde ödevin kullanılmasına yönelik görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye genelinde MEB'e bağlı ortaokullarda görev yapan 38400 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmamızda örneklem büyüklüğümüz 380 olarak belirlenmiştir.Fen bilimleri öğretmenlerinin eğitimde ödevlerin kullanılmasına yönelik görüşlerinin incelenmesi ve betimlenmesi amacıyla yürütülen bu çalışmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Verilerin toplanma sürecinde anket tekniği kullanılarak, fen bilimleri öğretmenlerinin ödeve yönelik görüşleri tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin görüşleri betimsel istatistik ve betimsel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak, fen öğretmenlerinin genel olarak ödev konusunda olumlu düşüncelere sahip oldukları görülmüştür. Uygulanan ankette fen öğretmenleri; araştırma ödevlerinin öğrencide merak uyandırması, yaratıcı düşünme becerisi ve sorumluluk kazandırması adına önemli bir ödev türü olduğunu dile getirmiştir. Aynı zamanda öğretmenler, fen dersinde verilen ödevlerin öğrencide dil, duyuşsal, sosyal, bilgi toplama ve problem çözme becerilerinin gelişmesine de katkı sağladığını düşünmektedir. Bunun yanında fen bilgisi öğretmenlerinin araştırma ödevlerinin daha etkili olduğunu düşünmekle birlikte derste test teknikli ödevleri daha sık tercih ettikleri görülmüştür.

Esma Kurban
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmenlerinin STEM uygulamasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Günümüzde bilişim teknoloji alanında yaşanılan gelişmeler tüm sektörleri etkilediği gibi gelecek nesillerin yetiştirilmesinde kilit rol oynayan eğitim sektörünü de derinden etkilemiştir. 21. yüzyıl becerileri ile donanınmış bireylerin yetiştirilmesi için yeni revizyonlara başvuran eğitim otoriterleri fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarının bütünleşik olarak kullanıldığı bir öğrenim modelini eğitim sistemine eklemlemek için çalışmaktadır. Bu noktada okullarda öğrencilerin STEM temelli etkinliklerde başarı elde etmesi adına fen bilgisi öğretmenlerine büyük rol ve sorumluluklar yüklendiği de görülmektedir. Bu çalışmada fen bilgisi öğretmenlerinin STEM uygulamalarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Temel nitel araştırmanın benimsendiği bu araştırma durum çalışması ile tasarlanmıştır. Gönüllü katılımcılar Ordu ilinde görev yapan, daha önce derslerinde STEM uygulaması yapmış on altı fen bilgisi öğretmenidir. Araştırmada veriler görüşme tekniği ile toplanmıştır. Katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilen "STEM uygulamaları Hakkında Yapılandırılmış Görüşme Formu" yöneltilmiştir. On iki sorudan oluşan bu form iki bölümden oluşmaktadır. Formun birinci bölümünde öğretmenlerin sosyo-demografik özellikleri ve STEM'le ilgili aldıkları eğitim hakkında dört soru bulunmaktadır. İkinci bölümde ise STEM uygulamalarının amacı, özellikleri, avantaj ve dezavantajları, öğretmenlere katkıları, veli dönütleri, dikkat edilmesi gereken kilit noktalar ile ilgili sorulara yer verilmiştir. Katılımcıların görüşme formundaki sorulara verdikleri cevaplar betimsel içerik analiz tekniği kullanılarak MAXQDA Nitel Veri Analizi Programı ile çözümlenmiştir. STEM uygulamaları konusunda tema, kategori ve kodlara ulaşılmıştır. Dokuz temel temanın ve on altı kategorinin belirlendiği çalışmada fen bilgisi öğretmenlerinin STEM uygulamalarının etkililiği, öğretmenlere ve öğrencilere sağladığı katkı açısından olumlu düşüncelere sahip oldukları ve bazı dezavantajların (araç-gereç, zaman ve bilgi eksikliği) bulunmasına rağmen derslerinde kullanmak istedikleri görüşünde oldukları belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca öğretmenlerin STEM uygulamalarının öğrencilere bilişsel, sosyal/duyuşsal alanda avantajlar sağladığı ve öğretmenlere hem mesleki ve pedagojik açıdan katkı sağladığını düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır. STEM uygulamaları konusunda önemli bulguların elde edildiği bu çalışmanın fen bilimleri dersinde STEM entegrasyonu konusunda yapılacak çalışmalara ve atılacak adımlara rehberlik edeceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Fen bilimleri öğretimi, Fen bilgisi öğretmenleri, STEM uygulamaları

Gözde Seven
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin farklı kesir şemaları bağlamında model kullanmaya yönelik pedagojik tercihlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin farklı kesir şemaları ve kesir işlemleri içeren durumlarda matematiksel modelleri kullanmaya yönelik tercih ve performanslarının incelenmesidir. Durum çalışması tarama araştırması deseninin (case study survey method) kullanıldığı araştırmanın katılımcılarını Ordu İli Altınordu ilçesinde görev yapmakta olan on beş matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın katılımcılarının tespitinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme ile ölçüt örnekleme yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Buna göre araştırmada yer alan öğretmenlerin en az 10 yıl mesleki deneyime sahip olmaları ve merkez ilçede görev yapıyor olmaları ölçüt olarak belirlenmiştir. Bu araştırmada öğretmenlerin kesir şemaları ve kesir işlemlerini içeren durumlarda matematiksel model kullanmayı tercih etme durumlarını belirlemek için veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilmiş olan ve 13 adet 5'li likert tipi maddeden oluşan Model Kullanma Tercihlerine Yönelik Anket (MKTA), katılımcı öğretmenlerin farklı kesir şemalarına ve kesir işlemlerine yönelik durumlarda matematiksel modelleri kullanmaya yönelik performanslarının incelenmesi amacıyla araştırmacılar tarafından oluşturulmuş olan ve 13 adet açık uçlu sorudan oluşan Model Kullanmaya Yönelik Açık Uçlu Sorular (MKS) ile yarı yapılandırılmış görüşmeler kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre katılımcı öğretmenlerin kesir şemaları göz önüne alındığında genel olarak sırasıyla dikdörtgen modeli-daire modeli-sayı doğrusu modeli ve son olarak nesne modelini, kesir işlemleri göz önüne alındığında ise dikdörtgen modeli-sayı doğrusu modeli-daire modeli ve son olarak nesne modelini kullanmayı tercih ettikleri görülmüştür. Dolayısıyla öğretmenlerin farklı kesir şemalarına ve kesir işlemlerine yönelik durumlarda genel olarak sürekli modelleri tercih ettikleri, ayrık modellere ise başvurmadıkları söylenebilir. Öğretmenlerin farklı kesir şemaları ve kesir işlemlerini içeren durumlarda model kullanma performansları incelendiğinde ise yinelemeli kesir şeması içeren durumlar dışında genel olarak performans düzeylerinin yeterli olduğu, yinelemeli kesir şeması içeren durumlarda katılımcı öğretmenlerin ancak kısmen yeterli performanslar sergileyebildikleri görülmüştür. Kesir işlemlerine yönelik performanslar incelendiğinde ise öğretmenlerin çarpma ve bölme işlemleri dışında genel olarak yeterli düzeyde performanslar sergiledikleri görülmüştür. Çarpma işleminde öğretmen performansları kısmen yeterli düzeyde yer alırken bölme işleminde ise büyük oranda yetersiz düzeyde kalmıştır. Öğretmenler genel olarak matematiksel modelleri öğrenmeyi destekleyecek bir araç olarak değil, araştırma sürecinde kendilerine verilen görevleri tamamlamak için kullanmış ve çoğu durumda ilgili modeli oluşturabilmek için işlemsel bilgiden yararlanmışlardır. Bu bağlamda öğretmenlerin farklı kesir şemalarına ve kesir işlemlerine yönelik durumlarda kullandıkları modellerin, genel olarak mevcut duruma ilişkin kavramsal anlamları ve farklılıkları tam olarak içermediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Kesir Şemaları, Model Kullanma, Ortaokul Matematik Öğretmenleri, Pedagojik Tercihler.

KesirlerMatematiksel modellerPedagojik süreçler+1
Yavuz Turan
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretmen adaylarının mantıksal/matematiksel zeka alanı ile fen öğretimi öz yeterlilik inancı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Gardner'ın çoklu zeka teoriminde 9 zeka türünden birisi olan mantıksal matematiksel zeka problem çözme, analitik düşünme, soyut kavramları sembollere dökme gibi becerileri içerisinde bulundurur. Fen öğretimi öz yeterlilik inancı kavramı ise öğretmenlerin öğrencilerine fen öğretirken hem kendilerine karşı duydukları özgüven hem de fene karşı olan genel hakimiyetidir. Araştırma da fen bilimleri öğretmen adaylarının mantıksal-matematiksel zeka düzeyi ile fen öğretimi öz yeterlilik inancı arasındaki ilişkiyi tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde nicel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır ve örneklem seçimi seçkisiz rastgele model ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Karadeniz bölgesinde bulunan farklı 4 devlet üniversitesinin eğitim fakültelerinde öğrenim görmekte olan ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf fen bilimleri öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 323 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada verileri toplama sürecinde demografik özellikleri tespit etmek için ''Kişisel Bilgiler Formu'' mantıksal matematiksel zeka düzeyini ölçmek için Özden tarafından 1997 yılında türkçeye uyarlanan ve 10 maddeden oluşan ''Mantıksal-Matematiksel Zeka Düzeyi Ölçeği'' ve fen öğretimi öz yeterlilik inanç düzeyini tespit etmek için Altıncelep tarafından 2022 yılında geliştirilen ve 7 alt faktör ve toplamda 41 maddeden oluşan ''Fen Öğretimi Öz Yeterlilik İnancı Ölçeği'' kullanılmıştır. Toplanan veriler jamovi programı ile analiz edilmiştir. Mantıksak-matematiksel zekâ düzeyi ile akademik ortalama arasında anlamlı farklılık olmadığı tespit edilirken, fen öğretimi öz yeterlilik inancı ile akademik ortalama arasında 3.0 üzeri ortalama sahip öğretmen adaylarının lehine olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Mantıksal-matematiksel zeka düzeyi cinisyet değişkeni açısından incelendiğinde erkek öğretmen adaylarının lehinde istatiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilirken fen öğretimi öz yeterlilik inancı ile cinsiyet açısından istatiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Mantıksal-matematiksel zekâ düzeyi ile sınıf düzeyi arasında 2. sınıflara karşı Sınıflar lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilirken, fen öğretimi öz yeterlilik inancının sınıf düzeyi açısından dördüncü ve ikinci sınıf düzeyleri arasında dördüncü sınıf lehinde istatiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre mantıksal matematiksel zekâ ile fen öğretimi öz yeterlilik inancı arasında pozitif yönde orta dereceli anlamlı bir ilişkinin varlığından bahsedilebilir. Anahtar Kelimeler: Fen Bilimleri Öğretmen Adayları, Zekâ, Öz Yeterlilik

Fen bilgisiFen bilgisi öğretimi
Ertuğrul Akgül
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul matematik öğretmenleri ve öğretmen adaylarının fark etme becerilerinin kesirlerde temsil kullanımı bağlamında incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ortaokul matematik öğretmenleri ve öğretmen adaylarının kesirlerde temsil kullanımına yönelik fark etme becerilerinin incelenmesidir. Nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması desenlerinden bütüncül çoklu durum deseninin kullanıldığı bu çalışmanın katılımcılarını Güneydoğu Anadolu Bölgesinin bir ilinde devlet okulunda görev yapan tecrübe yılı 12 ve iki yıl olan iki öğretmen ile aynı ilde bulunan İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü son sınıf öğrencisi iki öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veriler gerçek sınıf ortamında kesirlerde temsil kullanımına yönelik çekilen dört video üzerine gerçekleştirilen bireysel ön ve son görüşmeler ile çevrimiçi tartışma ortamında gerçekleştirilen toplu görüşmelerden elde edilmiştir. Elde edilen veriler Jacobs, Lamb ve Philipp'in (2010) kuramsal çerçevesi esas alınarak içerik analizine tabi tutulmuştur. Bu bağlamda veriler öğretmenler/öğretmen adaylarının videolarda yer alan öğrenci düşünüşlerine yönelik cevapları analiz edilirken, hangi matematiksel düşünüşlere dikkat ettikleri/tespit ettikleri, öğrencilerin matematiksel düşünüşlerini nasıl yorumladıkları ve öğrencilere bir sonraki adımda nasıl karşılık verecekleri dikkate alınarak incelenmiştir. Çalışma bulguları, öğretmenler/öğretmen adaylarının tespit etme becerisinde tam kanıt düzeyine çıkabildiklerini, yorumlama becerisinde daha çok sınırlı kanıt sunabildiklerini, karşılık verme becerisinde ise tam kanıt düzeyine çıkamadıklarını göstermiştir. Karşılık verme becerisine yönelik olarak katılımcıların çoğunlukla daha basit veya zor sorular sorarak öğrenci düşünüşlerine yanıt vermeyi planladıkları gözlemlenmiştir. Bulgular ilgili alanyazın ışığında tartışılmıştır.

Dudu Bağçetin
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmenlerinin pandemi döneminde karşılaşılan sorunlara yönelik görüşlerinin belirlenmesi

Bu çalışmada Covid-19 pandemisi ile birlikte öğretim sürecini uzaktan eğitim ile çevrimiçi olarak sürdüren fen bilgisi öğretmenlerinin fen eğitiminde karşılaştıkları problemlere yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amacı gerçekleştirmek için çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırma Iğdır ilinde görev yapan 12 fen bilgisi öğretmeni ile yürütülmüştür. Araştırma bulguları katılımcılara gönderilen görüşme formu aracılığıyla elde edilmiştir. Görüşme formu katılımcılara e-posta yoluyla link olarak gönderilmiştir. Ardından görüşme formunda yer alan cevaplara içerik analizi yöntemi uygulanarak oluşturulan temalar ve kodlar yorumlayarak tablo halinde sunulmuştur. Çalışmada Covid-19 pandemisi sürecindeki uzaktan eğitimde; fen bilgisi öğretmenlerinin pandemi öncesindeki salgın hastalık ve pandemi kavramları ile ilgili ön bilgilerini, çevrimiçi eğitime yönelik bilgilerini, fen derslerini işleme yöntem ve teknikleri ile kullandıkları materyallerin nasıl değiştiğini, öğrencilerin çevrimiçi derslere katılım durumlarını ve derslere olan ilgilerini, çevrimiçi öğretimin uygulandığı mekan ve zamanlara yönelik görüşlerini, meslektaşlarıyla iletişim ve bilgi paylaşımını değerlendirmek için araştırma yapılmıştır. Araştırma sonucunda fen bilgisi öğretmenlerinin büyük çoğunluğunun Covid-19 pandemisi öncesinde salgın hastalık ve pandemi kavramları hakkında bilgi sahibi oldukları ortaya çıkmıştır. Ancak fen bilgisi öğretmenlerinin büyük çoğunluğunun uzaktan eğitim hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerinin bilgisayara/internete erişememesi, öğrencilerdeki isteksizlik ile derslere aktif katılım göstermemeleri ve sistemden/internet bağlantısından kaynaklanan sorunlarla karşılaştıkları görülmüştür. Bununla birlikte canlı derslerde çeşitli web programları gibi yenilikçi yöntemler ve teknikler kullandıkları, yine çeşitli web programları ve dokümanlarla canlı dersleri zenginleştirip destekledikleri görülmektedir. Katılımcıların büyük çoğunluğunun canlı derslerde yaşanan sıkıntılara rağmen meslektaşlarıyla fikir alışverişi gerçekleştirerek birbirlerine destek oldukları belirlenmiştir. Fen bilgisi öğretmenleri uzaktan eğitimin bireysel ve bağımsız öğrenmeyi destekleyen esnek yapısını ve öğrencilerin teknoloji ile iç içe olmasını olumlu etkiler olarak görürken, dersin materyallerinin ve deneylerinin tamamlanamaması, öğrencilerle yaşanan iletişim güçlüğü ve sosyal açıdan kısıtlanmaların olumsuz etkiler olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca fen bilgisi öğretmenlerinin uzaktan eğitim sürecinde mesleki gelişimlerinin olumlu etkilendiği ortaya çıkmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular ışığında çeşitli önerilerde bulunulmaktadır. Bu öneriler sırası ile; uzaktan eğitim alanında teknolojik altyapının güçlendirilmesi, fen eğitimi için çevrimiçi kaynaklar ve interaktif materyaller gibi online kaynakların kullanımının yaygınlaştırılması, sanal laboratuvarlar ve deney simülatörleri kullanarak öğrencilerin uygulamalı deneyimler kazanmaları şeklinde sıralanmaktadır

Gökçe Apaydın
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersine yönelik kaygılarının farklı değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmada, ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersine yönelik kaygılarının sınıf düzeylerine göre değişimi incelenmiştir. Bu doğrultuda ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersine yönelik kaygılarının cinsiyete, ailenin ekonomik düzeyine, akademik başarıya, aile eğitim düzeyine, geçmiş öğrenmelerine ve yaşanılan yere göre değişimi ele alınmıştır. Araştırma sürecinde nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin farklı bölgelerinde ortaokul düzeyinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf düzeyindeki öğrencilerden normal öğretim yapan, ikili öğretim yapan, taşımalı, yatılı, özel, imam hatip gibi okul türlerine göre örneklem oluşturulmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Fen Bilimleri Dersine Yönelik Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek üç faktörden oluşmaktadır. Bu faktörler ders kaygısı, sınav kaygısı ve ilgi olarak sınıflandırılmıştır. Verilerin analizinde ise SPSS istatistiksel analiz programından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda cinsiyete, sınıf düzeyine, okullarda uygulana öğretim şekillerine, okul türüne, yaşanılan yere, ailenin ekonomik durumuna, akademik başarı, ebeveyn eğitim durumu, geçmiş öğrenmeler, ders içi öğrenme ve ders dışı uygulamalara göre fen bilimleri dersine yönelik kaygı olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu süreçte sınıf seviyesi arttıkça kaygının arttığı ve kızların erkeklere göre daha kaygılı olduğu belirlenmiştir. İkili öğretim ve büyükşehirde öğrenim gören çocukların daha kaygılı oldukları, okul türüne göre yatılı ve taşımalı okullardaki bireylerin kaygılarının fazla olduğu, ailenin eğitim durumu ve ekonomik gelirinin arttıkça kaygının azaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca bireyin geçmiş öğrenmeleri, akademik başarısı, ders dışı aldığı destekler kaygının daha az olmasında etkili olmaktadır. Ders içi uygulamalarda ise deney uygulamalarının kaygıyı azalttığı görülmüştür. Kaygıyı azaltmak için ortaöğretime geçiş sınavının aşamalı olarak gerçekleştirilmesi, derslerin etkinlik temelli olarak yapılandırılması önerilmektedir.

Duygu Atpınar
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul 6. sınıf fen bilimleri dersi dolaşım ve solunum sisteminin öğrenilmesinde beyin temelli öğrenme kuramının öğrenci başarısına etkisi

Bu çalışma, 6. Sınıf Fen Bilimleri dersi dolaşım ve solunum sistemi konularının günümüz öğrenme yaklaşımlarının yanında Beyin Temelli Öğrenme kuramı ile aktarılmasının öğrencilerin akademik başarıları üzerine etkisini araştırmak amacı ile yapılmıştır. Araştırma kapsamının evrenini Ordu ili Altınordu ilçesindeki 6. sınıf öğrencileri oluştururken; araştırmanın örneklemini de Ordu ili Altınordu ilçesi bir devlet ortaokulu 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Dolaşım ve solunum sistemi konusunun öğrencilere aktarılması fen bilimleri müfredatı doğrultusunda dört hafta olarak planlanmıştır. Araştırma kapsamına Ordu ili Altınordu ilçesindeki bir devlet ortaokulunda akademik başarıları birbirine yakın iki 6. sınıf seçilmiştir. Konuya başlamadan çalışma kapsamına alınan tüm öğrencilerin ön bilgilerini öğrenmek için öğrencilere ön test (MEB'in beceri temelli testleri) yapılmıştır. Sınıflardan biri kontrol ötekisi deney grubu diye tasarlanmıştır. Kontrol grubuna 2023-2024 eğitim-öğretim ders yılı fen bilimleri müfredatı amaç ve kazanımları doğrultusunda konu aktarılmış olup bu sınıf kontrol grubunu oluşturmuştur. Diğer sınıf ise deney grubunu oluşturmuştur. Deney grubuna ise 2023-2024 eğitim-öğretim ders yılı fen bilimleri müfredatı amaç ve kazanımları doğrultusunda konu aktarılmış olup konu bütünlüğü içerisinde farklı öğrenme kuramları ve farklı öğrenme teknikleri kullanılarak konu öğrencilere aktarılmıştır. Dolaşım ve solunum sistemi deney ve kontrol grubuna aktarıldıktan sonra tüm öğrencilere son test (MEB'in beceri temelli testleri) uygulanmıştır. Çalışma kapsamında ön test-son test kontrollü grup deseni uygulanmıştır. Yapılan testlerin sonuçlarını değerlendirmek ve bu sonuçların normal dağılım sağlayıp sağlamadığını belirlemek için Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. Öğrencilere uygulanan ön ve son test sonrasında elde edilen başarı puanı ortalamaları, grup içi ve gruplar arası karşılaştırılmalarında SPSS programı kullanılarak Independent Sample T-Testi ile karşılaştırılmış ve testin anlamlılık düzeyi .01 güven düzeyi olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada deneysel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel araştırma yöntemi kullanılmıştır.

Hatice Erciyas
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematiksel model oluşturma etkinliklerinin uygulanması sürecinde ortaokul öğrencilerinin çoklu temsil kullanımlarının incelenmesi: 7. sınıf örneği

Bu çalışmanın amacı ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin matematiksel model oluşturma etkinliklerinin uygulama süreçlerinde kullandıkları çoklu temsilleri, kullanılan temsillerin çeşitliliğini ve bu temsilleri kullanırken ortaya koydukları temsil dönüşümlerini incelemektir. Araştırmanın türü nitel araştırma yöntemlerinden özel durum çalışmasıdır. Araştırma Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan bir ortaokulda kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile seçilmiş on iki yedinci sınıf öğrencisiyle yürütülmüştür. Veriler dört adet matematiksel model oluşturma etkinliği, yarı yapılandırılmış odak grup görüşme soruları ve araştırmacı alan gözlem notlarıyla toplanmış, araştırmanın problemleri doğrultusunda içerik analizi yapılmıştır. İçerik analizinde öğrencilerin kullandıkları temsiller sözel temsil, sayısal temsil, tablo temsili, şekil temsili, cebirsel temsil, grafik temsili ve sembolik temsil olmak üzere kodlanmıştır. Araştırma sonucunda öğrenciler en çok sözel ve sayısal temsilleri kullanırken etkinlik süreçlerinin hemen hepsinde grafik temsili hariç bütün temsilleri kullanmışlardır. Öğrenciler temsiller arası dönüşüm yönünden ise başarısız olmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Çoklu Temsiller, Matematiksel Modelleme, Model Oluşturma Etkinliği.

Betül Şimşit
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6. sınıf yoğunluk konusu öğretiminde geleneksel laboratuvar uygulamalarına bir alternatif: Simülasyonlar

Bu araştırmanın amacı, 6. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin Fen Bilimleri dersi içinde kazanmaları gereken "Yoğunluk" konusu kazanımlarının, hali hazırda uygulanan eğitim öğretim faaliyetleriyle gerçekleştirilen deneyler dışında simülasyon deneyleri kullanılarak öğrencilerde etkili ve kalıcı öğrenmelerin gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma örneklemini, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Ordu İli, Ulubey ilçesinde bulunan bir devlet okulunun 6. sınıfında öğrenim gören 52 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma ön test, son test ve kontrol gruplu yarı deneysel desenle yürütülmüştür. Yansız atama yoluyla belirlenen bir sınıfta bulunan 26 öğrenci deney grubunu, diğer sınıfta bulunan 26 öğrenci ise kontrol grubunu oluşturmaktadır. Öğretim, deney grubunda araştırmacı tarafından uygun simülasyon deneyleri kullanılarak interaktif öğrenme ortamıyla yapılırken, kontrol grubunda programın öngördüğü yöntemlere uygun gerçek malzemelerle laboratuvar deneyleri ve ders kitabındaki etkinliklerle yürütülmüştür. Elde edilen verilerin SPSS 26.0 ile istatistiksel analizleri gerçekleştirilmiştir. Veri analizinde parametrik testlerden bağımsız örneklem t-testi ve bağımlı örneklem t-testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, iki grubunda son-test ve kalıcılık testi puanları ön-test puanlarıyla karşılaştırıldığında anlamlı şekilde artmıştır. Ayrıca deney grubu ön test- son test başarı puanlarındaki artış oranından yoğunluk konusu öğretiminde simülasyon tekniğiyle yapılan deneylerin, geleneksel laboratuvar yöntemiyle yapılan gerçek deneylere göre daha etkili olduğu görülmüştür. Ancak simülasyon tabanlı öğrenme ortamlarının bilgilerin kalıcılığı konusunda bazı yetersizlikler gösterebileceği sonucuna varılmıştır.

İlknur Kol
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fen bilgisi eğitiminde yapay zekâya dayalı Chatbotların uygulanması ve değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının eğitiminde kullanılmak üzere geliştirilen yapay zekâ destekli Astrosciencebot uygulamasının öğrenme sürecine etkisi ve süreçteki rolü incelenerek akademik başarı, bilgilerin kalıcılığı, kavram yanılgılarının giderilmesi, 21. yüzyıl becerileri, kullanılabilirlik algısı, davranışsal niyetler ve kullanıcı görüşleri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışmada karma desenli tasarım tabanlı araştırma yöntemi benimsenmiştir. Nitel boyutta durum çalışması deseni, nicel boyutta ise ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar dönemlerinde Ordu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde öğrenim gören ve amaca uygun örnekleme ile belirlenen 32 öğretmen adayı (DG: N=16, KG: N=16) ile toplam 16 hafta süresince yürütülmüştür. Veri toplama sürecinde; üç aşamalı KTT, Çok Boyutlu 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği, Chatbot Kullanılabilirlik Ölçeği, Chatbot Kullanımına Yönelik Davranışsal Niyet Ölçeği, Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu ve Süreç Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde nicel veriler için betimsel ve çıkarımsal istatistiksel yöntemler, normallik testleri, Bağımlı Örneklem T Testi, Bağımsız Örneklem T Testi; nitel verilerin analizinde ise içerik analizi uygulanmıştır. Araştırmanın nicel bulgularına göre, AstroScienceBot kullanan deney grubundaki öğretmen adaylarının öğrenme başarısı, kavram yanılgıları, 21. yüzyıl becerileri, kullanılabilirlik algısı ve chatbot kullanımına yönelik davranışsal niyetleri olumlu etkilenmiştir. Deney grubunda, kontrol grubuna kıyasla öğrenme düzeyleri artmış, kavram yanılgıları azalmış ve bu farklar testlerin sonunda da sürmüştür. 21. yüzyıl becerilerinde anlamlı gelişmeler gözlenmiş, chatbotun erişilebilirlik, kullanışlılık ve güvenilirliği olumlu bulunurken, konuşma kalitesi ve bilgi sunumu orta düzeyde memnuniyet sağlamıştır. Chatbot kullanımına yönelik davranışsal niyetler yüksek olup; performans beklentisi, tutum ve sosyal etki gibi faktörlerde güçlü görüşler elde edilmiştir. Nitel bulgular ise öğretmen adaylarının chatbotu güvenilir ve rahat kullanabildiklerini, 7/24 erişim, anlık geri bildirim ve kavram yanılgılarını düzeltmedeki etkinliğinin avantaj sağladığını göstermiştir. Fen eğitiminde ilgiyi, motivasyonu artırması ve öğretim materyallerine destek olması chatbotların işlevselliğini ortaya koymuştur. Ancak bazı katılımcılar kalıcı öğrenme ve düşünme becerileri açısından olumsuz görüşler bildirmiş, yapay zekâya güvenin zaman zaman sorgulandığı görülmüştür. Sonuçta, yapay zekâ destekli chatbot uygulaması fen eğitiminde öğretmen adaylarının öğrenme başarısını artırıp kavram yanılgılarını azaltırken 21. yüzyıl becerilerini geliştirmekte etkili olmuş, kullanılabilirliği tatmin edici bulunmuş ve eğitimde chatbot kullanımına yönelik olumlu tutumlar oluşturmuştur.

Tülin Hündür
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik öğretmen adaylarının öğretimsel vizyonları ile uygulamalarının uyumunun senaryo tamamlama ve öğretmenlik uygulaması yoluyla incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretimsel vizyona yönelik ulusal alanyazında yapılmış sınırlı sayıdaki çalışmalara ek olarak öğretmen adaylarının öğretimsel vizyonlarının ortaya konması, senaryo tamamlama uygulamaları ile vizyon-uygulama uyumunun incelenmesi ve öğretmenlik uygulaması deneyimleri ile vizyon ve uygulamalar arasındaki ilişkinin ortaya konmasıdır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, amaçlı örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen 2024-2025 yılında Ordu Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği dördüncü sınıfta öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarından gönüllülük esasına dayanarak belirlenen dokuz öğretmen adayından oluşmaktadır. Çalışma kapsamında ilk olarak öncelikle öğretmen adaylarının öğretimsel vizyonları ortaya konulmuştur. Sonraki süreçte İlköğretim Matematik Öğretmenliği Lisans Programı zorunlu derslerinden biri olan Matematik Öğretiminde Kavram Yanılgıları dersi kapsamında sekiz adet senaryo uygulaması tamamlatılmıştır. Aynı zamanda öğretmen adaylarının stajda anlattıkları en az birer ders videosu kayıt altına alınarak gerçek ders ortamındaki uygulamaların vizyonlarla uyumu ele alınmıştır. Veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları öğretmen adaylarının öğretimsel vizyonlarının reform temelli olmasına karşın çoğu zaman bu vizyonlarını senaryolarına ve gerçek sınıf ortamındaki uygulamalarına yansıtamadıklarını göstermektedir.

Yasemin Atasu
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin merkezi eğilim ölçülerine yönelik istatistiksel düşünmelerinin incelenmesi

Bu araştırmada sekizinci sınıf öğrencilerinin merkezi eğilim ölçülerine (aritmetik ortalama, ortanca, tepe değer) yönelik istatistiksel düşünmelerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji (olgubilim) deseni benimsenmiştir. Araştırma 2019 - 2020 eğitim öğretim yılında Ankara'da bir devlet ortaokulunda öğrenim görmekte olan sekizinci sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Sekizinci sınıf öğrencilerinin merkezi eğilim ölçülerine yönelik istatistiksel düşünmelerini incelemek amacıyla literatürdeki ölçekler incelenerek araştırmacı tarafından aritmetik ortalama, ortanca ve tepe değer kavramlarına yönelik bir veri toplama aracı geliştirilmiştir. Araştırmanın verileri, yapılan görüşmelerdeki katılımcıların veri toplama aracındaki sorulara verdikleri cevaplardan ve ses kayıtlarından elde edilmiştir. Sekizinci sınıfa devam eden otuz öğrenciden oluşan katılımcılar ile araştırmacı tarafından hazırlanan veri toplama aracı üzerinden yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen öğrencilerin merkezi eğilim ölçülerine yönelik istatistiksel düşünmelerine dair veriler literatür incelenerek temel alınan bir istatistik düşünme çerçevesine göre analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda sekizinci sınıf öğrencilerinin merkezi eğilim ölçülerine (aritmetik ortalama, ortanca, tepe değer) yönelik bilgilerinin işlem düzeyinde olduğunu, kavramlara yönelik kavramsal öğrenme geliştiremediklerini ve istatistiksel düşünme seviyelerinin orta düzeylerde olduğu gözlemlenmiştir. Öğrencilerin veri grubuna ait aritmetik ortalama, ortanca ve tepe değer belirlemeyi genellikle yapabildikleri, ancak merkezi eğilim ölçülerini kullanarak yorumlar yapılması gereken sorularda ve veri grubuna uygun merkezi eğilim ölçüsü belirlemeye yönelik sorularda zorlandıkları, istatistiksel düşünme düzeylerinde alt düzeylerde yer aldıkları gözlemlenmiştir.

Merkezi eğilim ölçüleriOrtaokul öğrencileriVeri işleme+2
Şeyda Aydın
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Oyun ögeleri ile zenginleştirilmiş matematik etkinliklerinin öğrencilerin başarı, tutum ve motivasyonları üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı öğrencilerin öğrenen profilleri dikkate alınarak hazırlanan oyun ögeleriyle zenginleştirilmiş matematik etkinliklerinin öğrencilerin matematik dersi akademik başarısı, matematiğe yönelik tutum ve motivasyonlarına etkisini incelenmektedir. Araştırmanın önemi öğrencilerin öğrenen profillerinin belirlenmesi ve buna uygun olarak seçilen oyun ögeleriyle zenginleştirilmiş etkinlikleri tasarlamaktır. Bu amaçla kullanılmak üzere bir ölçme aracı geliştirilmiştir. Çalışmada bir özel okulunokumakta olan deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olup olmadığının belirlenmesi için öğrencilere düzey belirleme testi uygulanmış ve birbirine yakın iki sınıf belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemi, 12 deney ve 12 kontrol gurubu olmak üzere toplam 24 öğrenciden oluşmaktadır. Grupların belirlenmesinin ardından deney ve kontrol gruplarında ön-test olarak matematik akademik başarı, matematiğe yönelik tutum vemotivasyon testleri uygulanmıştır. Deney grubunda ek olarak öğrenen profilleri ölçeği uygulanmıştır. Bu elde edilen veriler sonucunda öğrenen profillerine göre oyun ögeleri belirlenmiştir. Belirlenen oyun ögeleriyle zenginleştirilmiş matematik etkinlikleri hazırlanmış ve ders işlenmiştir. Uygulama sonucunda tekrar deney ve kontrol gruplarında son-test olarak akademik başarı, tutum ve motivasyon testleri uygulanmıştır. Elde edilen veriler nitel yöntemler ile analiz edilerek raporlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda oyun ögeleriyle zenginleştirilmiş matematik etkinliklerinin öğrencilerin matematk akademik başarımatematiğe yönelik motivasyon ve tutumlarına olumlu etki ettiği gözlenmiştir.

Akademik başarıFarklılaştırılmış öğretimMatematik başarısı+7
Selen Galiç
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen eğitiminde simülasyon yazılımı olan Algodoo programı etkinlikleri kullanımı hakkında öğretmen görüşleri

Bu çalışmanın amacı, Fen Bilimleri öğretmenlerinin simülasyon yazılımı olan Algodoo programı etkinliklerini derslerinde kullanımına yönelik görüşlerini incelenmektir. Çalışma 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bilecik ilinde görev yapmakta olan 25 Fen Bilimleri branşında olan öğretmenler ile gerçekleşmiştir. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış öğretmen görüşme formu ile alınmıştır. Görüşme formu araştırmacı tarafından hazırlanmış olup uzman görüşleri alınarak yeniden düzenlenmiştir. Bu araştırmada nitel analiz yöntemlerinden durum çalışması ile gerçekleştirilmiştir. Veri analizinde içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucu, Fen Bilimleri Basit Makineler ünitesinde yer alan konularda simülasyon yazılımı olan Algodoo programının kullanımının, soyut kavramları somutlaştırmasında oldukça faydalı bir program olduğu ve öğretmenlerinde derslerinde bu programın etkinliklerinin kullanımına uyum sağladıkları tespit edilmiştir. Fakat bazı öğretmenlerin Algodoo programı hakkında hiç bilgileri olmadığı bulunmuştur. Bu öğretmenler analiz edildiğinde yaş aralıklarının 40 yaş üsttü olduğu ve meslekte on yılı doldurdukları teknoloji kullanımında eksiklikleri olduğu sunucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmanın sonucu doğrultusunda, araştırmacılara ve öğretmenlere öneriler sunulmuştur.

Algodoo simülasyon yazılımıBenzetimBenzetim programları+5
Bahar Özhan
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin çevre okuryazarlık düzeylerini etkileyen faktörler ve organik ürün satın alma durumu ile ilişkisi

Çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin çevre okuryazarlık düzeylerini etkileyen değişkenlerin belirlenmesi ve çevre okuryazarlık düzeyi ile organik ürün satın alma davranışları arasında bir ilişki olup olmadığını, varsa bu ilişkinin seviyesini belirlemektir. Çalışma Mersin üniversitesinin eğitim, mühendislik ve fen edebiyat fakültelerinde öğrenim gören üçüncü sınıf öğrencilerinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcı öğrencilerden eş zamanlı olarak demografik bilgi formunu, yetişkinler için çevre okuryazarlık ölçeğini ve Organik ürün satın alma anketini doldurmaları istenmiştir. Öğrencilerin öğrenim gördükleri bölümler, üniversiteye giriş puanları ve puan türleri, genel not ortalamaları, çevre dersi veya kursu alıp almadıkları, aile gelir durumları gibi değişkenler bakımından çevre okuryazarlık düzeyleri ve organik ürün alma durumları değerlendirilmiştir. Çevre okuryazarlık ölçeği puanları ile organik ürün satın alma ölçeği puanları arasındaki korelasyon araştırılacaktır. Öğrencilerin çevre okuryazarlık ölçeğinden aldıkları puanları ile organik ürün satın alma durumu arasındaki ilişki karşılaştırılması için ANOVA testi yapılmıştır. P testi 0.05ten küçük olduğunda çevre okuryazarlık ölçeği puanlaması ile organik ürün satın alma ölçeği puanlaması arasında önemli bir fark görülmüştür. Sonuç olarak öğrencilerin çevre okuryazarlık düzeyleri arttıkça organik ürün satın alma eğilimlerinin de arttığı gözlemlenmiştir.

Kübra Gül Oğuz
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

7. sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ile matematiğe yönelik tutum ve kaygılarının arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 7. sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ile matematiğe yönelik tutum ve kaygılarının arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma, 2022-2023 eğitim- öğretim yılında bahar döneminde Mersin ili Mezitli ilçesinde devlete bağlı bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi ise, ortaokulda öğrenim gören 7. sınıf 100 öğrenciden oluşturulmuştur. Araştırmanın amacı doğrultusunda nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma sürecinde veri toplamak için öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek amacıyla, Kolb (1999) tarafından geliştirilen, Gencel (2006) tarafından Türkçeye uyarlanan Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri (KÖSE III), öğrencilerin matematik kaygı düzeylerini belirlemek için, Bindak (2005) tarafından geliştirilen, öğrencilerin Matematik Kaygı Ölçeği, öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarını belirlemek için Matematik Tutum Ölçeği (MTÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin analizi SPSS program ile elde edilmiştir. Araştırma sorularını yanıtlamak için betimsel istatistikler kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini belirlemek için frekanslar ve yüzdeler kullanılmıştır. Araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkiyi bulmak için Chi-kare bağımsızlık testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; 7. sınıf öğrencilerinin sırasıyla, %45'inin "Değiştiren", %24'ünün "Özümseyen", %17'sinin "Ayrıştıran" ve %14'ünün "Yerleştiren" öğrenme stiline sahip olduğu görülmüştür. 7. sınıf öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumları ve öğrenme stilleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Ayrıca, 7. sınıf öğrencilerinin matematik kaygıları ve öğrenme stilleri arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Öte yandan, araştırmaya katılan öğrencilerin hem matematiğe yönelik tutum hem de kaygı düzeyleri orta düzeyde olarak görülmüştür.

Muntaha Eyüp
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin beceri temelli soruları matematiksel yetkinlikler yönünden değerlendirmelerinin incelenmesi

Bu çalışmada, ortaokul matematik öğretmenlerinin beceri temelli matematik sorularının çözümleri ve görüşmelerde yapılan değerlendirmeleri matematiksel yetkinlikler yönünden incelenmiştir. Matematiksel yetkinlik talepleri İletişim, Strateji, Matematikleştirme, Temsil, Sembolleri, işlemleri ve resmi dili kullanma, Akıl yürütme ve argüman geliştirme olarak ele alınmakta olup matematik öğretiminin amacı matematiksel yetkinliklerin geliştirilmesi yoluyla bilgi ve beceriyi gerektiğinde işe koşabilme olarak ele alınır. Çalışmanın katılımcıları Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet ve özel ortaokullarda çalışan 13 matematik öğretmeni olup katılımcılar kartopu örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Veri toplama süreci 2021-2022 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın yöntemi nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması olup derinlemesine bir inceleme yapmak için çeşitli veri toplama araçları kullanılması önem taşımaktadır. Bu doğrultuda matematik öğretmenlerinin araştırmacılar tarafından belirlenen Lise Geçiş Sistemi sayısal bölüm kitapçığı matematik testinde yer alan 12 soruyu çözmelerinin ardından her katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmelerde öğretmenlerin çözümlerini yaptıkları LGS soruları için altı matematiksel yetkinliğe yönelik sorular ile matematiksel yetkinlikleri nasıl ortaya çıkardıklarını belirlemek hedeflenmektedir. Matematik öğretmenlerinin soru çözümleri ve görüşme protokolleri matematiksel yetkinlikler çerçevesinde analiz edilmiştir. Matematik öğretmenlerinin sorulara uyguladıkları çözümler analiz edildiğinde farklı çözüm yöntemlerinin matematiksel yetkinlikler bağlamında farklı düzeylere işaret ettiği görülmüştür. Strateji geliştirme, temsil ve akıl yürütme ve argüman geliştirme yetkinliklerinin yüksek düzeylerde etkinleştirildiği çözüm yöntemlerinde matematikleştirme ve sembolleri, işlemleri ve resmi dili kullanma yetkinliğinin daha düşük düzeylerde etkinleştirildiği görülmüştür. Bununla beraber bazı çözüm yöntemlerinde matematik öğretim programında yer alamayan kazanımları içeren işlemler yapılarak sembolleri, işlemleri ve resmi dili kullanma yetkinliğinin ön planda tutulduğu görülmüştür. Görüşmelerde öğretmenlerin matematiksel yetkinlikler bağlamında yaptığı değerlendirmeler analiz edildiğinde matematiksel yetkinliklerin etkinleştirilen düzeyden daha düşük düzeyde değerlendirildiği durumlar ortaya konmuştur. Öğretmenlerin çözüm sürecinde gerçekleştirdiği eylemleri değerlendirmede güçlük yaşadıkları ve buna bağlı olarak iletişim başta olmak üzere strateji geliştirme, matematikleştirme, temsil ve akıl yürütme ve argüman geliştirme yetkinliklerinin etkinleştirilen düzeyden daha düşük düzeylerde değerlendirildiği görülmüştür. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda matematik öğretmenleri için matematiksel yetkinlikler konusunda hizmetiçi eğitimler düzenlenerek matematiksel görevleri matematiksel yetkinlikler bağlamında analiz etme becerilerinin geliştirilmesi önerilmektedir.

Çiğdem Bozkuş
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinde beslenme davranışları ve beslenme öz yeterlik arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin beslenme öz yeterliliği ve beslenme davranışı ilişkisini ve farklı değişkenler açısından incelemektir. Çalışma Mersin ilinde öğrenim görmekte olan 219 ortaokul 5. ve 8. sınıf öğrencilerinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Aile Formu, Sağlık Algısı Formu, Çocuk Beslenme Öz Yeterlik Ölçeği ve Beslenme Davranış Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcı öğrencilerin beslenme öz yeterlik puan ortalaması 33.97±5.83 olarak hesaplanmıştır. Beslenme öz yeterlik puanı cinsiyete göre önemli bir değişiklik göstermemiş fakat yaş ve sınıf düzeyine göre önemli bir farklılık bulunmuştur. Katılımcı öğrencilerin beslenme davranış puanı 20.84±2.68 olarak hesaplanmıştır. Beslenme davranış puanı cinsiyete, yaşa ve sınıf seviyesine göre farklılık göstermemiştir. Beslenme öz yeterliği ve beslenme davranışı arasında orta düzeyde bir korelasyon (r=0.43) belirlenmiştir. Bulgular öğrencilerin sağlık durumuna inançlarının beslenme davranışı üzerinde etkili olmadığını göstermiştir. Beslenme öz yeterliği ile beslenme davranışı arasında olumlu bir farklılık vardır. Beslenme öz yeterliğinin olumlu beslenme davranışına dönüşme düzeyinin düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Beslenme davranışının öğrencilerde oluşması için beslenme öz yeterliğinin de olumlu bir şekilde değişmesi gerekmektedir. Okullarda beslenme eğitimine daha fazla önem verilmeli, fen kitaplarındaki kazanımların içerikleri arttırılmalıdır. Öğretmenlere beslenme eğimi dersleri verilmelidir. MEB kitaplarında beslenme konularına etkinlikler konulmalı, beslenme konusuna önem verilmelidir. Okullarda beslenme eğitimine önem verilmelidir.

Begüm Çelik
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin matematik dersinde tercih ettikleri geri bildirim türleri ve görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin matematik dersinde tercih ettikleri geribildirim türlerini ve geribildirime ilişkin görüşlerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Aksaray ilinde bir devlet okulunda öğrenim gören 20 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklem, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formları kullanılmıştır. Görüşme formları oluşturulurken birinci ve ikinci alt problem için Brookhard'ın (2008), dördüncü alt problem için Tunstall ve Gipps'in (1996) geribildirim sınıflaması temel alınmıştır. Üçüncü alt problem için King ve arkadaşlarının (2009) geliştirmiş olduğu Geribildirimin Özellikleri Ölçeği'nde yer alan maddelerden yararlanılmıştır. Görüşme formlarıyla elde edilen veriler betimsel ve içerik analiz yöntemleri ile analiz edilerek çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre katılımcı öğrenciler zamanında verilen uygulamalı ve bireysel geribildirimleri tercih etmektedirler. Öğrenciler geribildirimin miktarı bakımından hedefe yönelik ve geniş kapsamlı geribildirimleri tercih etmektedirler. Öğrenciler yargılayan geribildirimler yerine betimsel, yanlışı düzeltme fırsatı sunan, pozitif geribildirimlerin yanında anlaşılır basit ve olumlu ifadeler içeren geribildirimleri tercih etmektedirler. Öğrenciler öğretmenlerinden aldıkları geribildirimleri dikkate aldıklarını bu geribildirimlerin başarılarına olumlu yönde katkı sağladığını, olumlu geribildirimlerin kendilerini motive ettiğini olumsuz geribildirimlerin motivasyonlarını düşürdüğünü düşünmektedir. Diğer yandan öğrenciler geribildirimlerin zaman kaybına neden olmadığını aksine yol gösterdiğini belirtmişlerdir. Öğrenciler pozitif değerlendirmeci geribildirim türlerinden onaylama (sözel olmayan sembol) ve ödüllendirme (not, çikolata, başarının geniş kitleler tarafından takdir edilmesi) geribildirimlerini tercih etmektedirler. Ayrıca betimleyici geribildirim türlerinden başarıyla ilgili açıklama ve gelişme yolunu oluşturma geribildirimlerini yararlı bulmaktadırlar. Cezalandırma ve onaylamama geribildirimlerini ise tercih etmemektedirler. Anahtar Kelimeler: Matematik öğretimi, Geribildirim, Geribildirim türleri, Geribildirim tercihleri

Serap Karaca
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen Bilgisi öğretmen adaylarının e-öğrenmeye hazırbulunuşluluklarına öğretmenlik uygulaması dersinin etkisi

Bu araştırma, Fen Bilgisi öğretmeni adaylarının e-öğrenme hazırbulunuşluluk düzeylerini ve bunun belirleyicisi olan bilgisayar öz yeterliği, internet öz yeterliği ve çevrim içi iletişim öz yeterliği, öğrenen kontrolü ve kendi kendine öğrenme ile e-öğrenmeye karşı güdülenme düzeylerine öğretmenlik uygulaması sürecinin etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Nicel araştırmanın çalışma grubunu Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinde son sınıfta öğrenim gören 30 fen bilgisi öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Yurdugül ve Demir (2017) tarafından hazırlanan Üniversite Öğrencilerinin E-öğrenmeye Hazırbulunuşluğu Ölçeği, Öğretmenlik Uygulaması 1 dersi öncesi ve sonrasında uygulanmıştır. Nitel araştırmaya kaynak olarak uzman görüşlerine göre geliştirilen soru formu aynı sınıftaki 34 fen bilgisi öğretmen adayına ölçeğin ön uygulanmasında yöneltilmiştir. Araştırmaya göre, öğretmenlik uygulaması fen bilgisi öğretmen adaylarının e-öğrenmeye hazırbulunuşluluğun internet öz yeterliliği ve kendi kendine öğrenme düzeylerinde farklılaşmaya neden olmuştur. Fen bilgisi öğretmen adaylarının e-öğrenme için kullandıkları elektronik cihazlar ve gelişen teknoloji ile daha olumlu tutum içinde oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: E-öğrenme, E-Öğrenme Hazırbulunuşluluğu, İnternet Öz-Yeterliği, Kendi Kendine Öğrenme.

İsmail Kılıç
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de 2005-2023 yılları arasında fen eğitiminde yapılandırmacı yaklaşım üzerine yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de 2005-2023 yılları arasında yapılandırmacı yaklaşıma göre yapılan fen eğitimi yüksek lisans ve doktora tezlerinin incelenmesidir. Araştırmada Fen eğitimi alanında bu konu ile ilgili gelişmeleri, pedagojik yaklaşımları ve öğretim yöntemlerini ortaya çıkarmak hedeflenmiştir. Ayrıca çalışmada Türkiye'de fen eğitimi alanında yapılması gereken yapılandırmacı yaklaşımla ilgili ileri çalışmalar hakkında fikirler üretilmesine katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Mevcut araştırmada, nitel yöntemlerden "Doküman İncelemesi" yapılmıştır. Araştırmanın popülasyonu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ile belirlenmiştir. Türkiye'deki üniversitelerde yapılandırmacı yaklaşıma göre yapılan fen eğitimi yüksek lisans ve doktora tezleri arasından 2005-2023 yılları arasında belirlenen 57 tez analiz edilmiştir. Bu verilerin analizi içerik analiz tekniği gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda; konu ile ilgili en fazla tezin 2008 yılında yazıldığı görülmektedir. Yapılandırmacı yaklaşım özellikle günümüz eğitim yöntemlerinde oldukça yer alan ve öğrencilerin başarısı, algı ve tutumlarına yön veren bir yaklaşım türü haline geldiği görülmektedir. Tezlerde kullanılan bağımsız değişkenler içinde konuların dağılımına bakıldığında, en fazla öğrencilerin akademik başarı, tutum ve algıları (%35,8) üzerine çalışmaların incelendiği, daha sonra bu sıralamayı öğrenme ortamları (%17,9), öğrenme boyutları (%12,53), öğrenme kuramları (%7,00) ile arasındaki ilişkilerin incelendiği görülmektedir. Bu anlamda yaklaşıma gerekli önemin verilmediği ve yapılan çalışmalarda yeteri kadar çeşitlilik olmadığı yani öğrenme ve başarı odaklı değişkenler üzerinde durulduğu görülmektedir. Bu çerçevede yapılandırmacı yaklaşım ile ilgili öğrenme ortamları, değişik yöntem ve tekniklerin ilişkisi, öğretmen yeterlilikleri gibi konuların aynı zamanda diğer derslerle olan ilişkilerinin de ortaya konulması gerekmektedir. Lisans eğitimleri süresince yapılandırmacı yaklaşıma yönelik kazanımları esas alan ders planlaması ve öğretim uygulamaları yapmaları sağlanmalıdır.

Aslı Kaygın Özel
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul 3. ve 4. sınıf fen bilimleri ders kitaplarının değerler eğitimi açısından incelenmesi

Araştırma, MEB ilkokul 3 ve 4. sınıf fen bilimleri kitaplarını değerler açısından incelemek ve bulunan kök değerlerin ne düzeyde ele alındığının ortaya koymak için yapılmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden döküman analizi ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışma, MEB talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın 18 Nisan 2019 tarih ve 8 Sayılı kararı ile 2019-2020 eğitim-öğretim yılından itibaren beş yıl süre ile ders kitabı olarak kabul edilen 3. ve 4. sınıf Fen Bilimleri ders kitapları ile sınırlıdır. Programda var olan on adet kök değer; dostluk, sevgi, saygı, sabır, vatanseverlik, yardımseverlik, adalet, öz denetim ve sorumluluktur. Asağlı tarafından hazırlanan 3. Sınıf ve Hiçyılmaz tarafından hazırlanan 4. Sınıf fen bilimleri ders kitapları araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Söz konusu kitaplar on adet kök değer ve alt boyutları dikkate alınarak iki araştırmacı ve bir uzman tarafından incelendi. Değerler açısından incelenen 3. sınıf fen bilimleri ders kitabı iki yüz on altı sayfadan, yedi üniteden oluşmaktadır ve kitapta toplam doksan dört kök değer yer almaktadır. 4. sınıf fen bilimleri ders kitabı yüz seksen sekiz sayfadan, yedi üniteden oluşmaktadır ve toplam yüz doksan bir adet kök değer yer almaktadır. Mevcut kitaplarda kök değerlerin ünitelere göre dağılımı değişiklik gösterdiği tespit edilmiştir. 3. ve 4. sınıf fen bilimleri kitaplarının her ikisinde de en fazla sorumluluk ve en az adalet değerlerine yer verilmektedir. 3. sınıf fen bilimleri kitabındaki değerler metin içinde doğrudan bulunmamaktadır. Anlamsal bağlamda çıkarımla saptanabilmektedir. 3. sınıf fen bilimleri kitabında en fazla vurgulanan kök değerler sırası ile sorumluluk (%28), özdenetim (%17), vatanseverlik (%12) ve yardımseverlik (%12)tir. 4. sınıf fen bilimleri kitabında en fazla vurgulanan kök değerler sırası ile sorumluluk (%24), özdenetim (%16), vatanseverlik (%12) ve yardımseverlik (%11)tir. Ders kitaplarında en az vurgulanan kök değer ise adalet (%1)tir. Kök değerlerin kitaplar arasında daha dengeli bir şekilde dağıtılmasına özen gösterilmelidir. Özellikle, her bir ünitede çeşitli değerlere yer vermek, öğrencilerin geniş bir değer yelpazesini keşfetmelerine yardımcı olabilir. Temel değerlerin, özellikle adalet, saygı, sevgi gibi, daha fazla vurgulanması ve bu değerlere ders kitaplarında daha fazla yer verilmesi önerilmektedir.

Kültürel değerlerSosyal değerlerÖzdeğerler
Sevgi Nur Şığva
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin kariyer basamakları algıları, öğretmen öznel iyi oluşları ve öğretmen zihniyetleri arasındaki ilişkiler

Bu çalışmanın amacı 2022 yılında yapılan öğretmenlik kariyer basamakları uygulaması hakkında fen bilimleri öğretmenlerinin algılarını belirlemek, öğretmen öznel iyi oluş ve öğretmen zihniyet düzeylerinin kariyer basamakları algısı üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Çalışmada mevcut durumları, şartları ve özellikleri olduğu gibi ortaya koymaya çalışıldığı için betimsel tarama yöntemi ve değişkenler arasındaki ilişkileri ve kariyer basamakları algısına etkilerini bulmak için ilişkisel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu araştırmada hedef evren, Niğde ili Merkez ve Bor ilçelerinde görev yapan fen bilimleri öğretmeleri olarak belirlenmiştir. Örneklem seçiminde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçlı örnekleme kullanılmıştır. Ortaokullar ziyaret edilerek anket formları 61 fen bilimleri öğretmenine ulaştırılmıştır. Taşkaya (2007) ve Ural'ın (2007) çalışmalarından geliştirilen Öğretmen Kariyer Basamakları Algı Ölçeği, Ergün ve Sezgin Nartgün'ün (2017) Öğretmen Öznel İyi Oluş Ölçeği ve Şimşek'in (2022) Öğretmen Zihniyeti Ölçeği uygulanmıştır. Fen bilimleri öğretmenlerinin kariyer basamakları algısı, öğretmen öznel iyi oluş (okul bağlılığı ve öğretim yeterliği alt boyutları ile) düzeyleri ve öğretmen zihniyet (sabit ve gelişen zihniyet alt boyutları ile) durumları belirlenmiş; birbirleriyle ilişkilendirilmiş ve öğretmen öznel iyi oluş ve öğretmen zihniyet düzeylerinin kariyer basamakları algısına olan etkileri değerlendirilmiştir. Fen bilimleri öğretmenlerin kariyer basamakları algısının düşük; öğretmen öznel iyi oluş düzeylerinin ortadan yüksek (okul bağlılığı boyutunda ortadan yüksek ve öğretim yeterliği boyutunda yüksek); öğretmen zihniyet düzeyinin orta düzeyden daha fazla (sabit zihniyet boyutunun orta düzeyden yüksek ve gelişen zihniyet boyutunda yüksek) olduğu görülmüştür. Öğretmen öznel iyi oluş puanlarıyla öğretmen zihniyeti ve kariyer basamakları algı puanları arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmen zihniyeti puanlarıyla da kariyer basamakları algı puanları arasında benzer ilişki saptanmıştır. Öznel iyi oluşun okul bağlılığı ve öğretim yeterliliği boyut puanları ile hem öğretmen zihniyetinin gelişen zihniyet boyut puanları hem de kariyer basamakları algı puanları arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Öğretmen zihniyetinin sabit zihniyet boyutu puanları ise sadece kariyer basamakları algı puanları ile ilişkili bulunmuştur. Bu ilişki pozitif yönde orta düzeylidir. Öğretmen öznel iyi oluşu ve öğretmen zihniyeti alt boyut puanlarının (bağımsız değişkenler) kariyer basamakları algı (bağımlı değişken) puanlarını pozitif yönde anlamlı bir şekilde yordadığı bulunmuştur Boyutlardan sadece öğretmen öznel iyi oluşun okul bağlılığı alt boyutu bağımlı değişkenin anlamlı yordayıcısıdır. Çalışmaya göre fen bilimleri öğretmenlerinin kariyer basamaklarına yönelik düşük düzeyde olan algıları yükseltilmelidir. Öğretmenler öznel iyi oluş bakımından istenen düzeydedir özellikle öğretim yeterliği bakımından kendine güvenmektedir. Öğretmen zihniyeti bakımından öğretmenler hem sabit hem de gelişen zihniyet boyuttan yüksek puan almışlardır. Gelişen zihniyet boyutu puanları öznel iyi oluş boyut puanlarıyla ilişkili bulunduğundan gelişen zihniyetin kariyer basamakları algısıyla beklenen ilişkisi maalesef çıkmamış sabit zihniyetin kariyer basamakları algısıyla ilişkili çıkması dikkati çekmiştir. Öğretmenlere gelişen zihniyet boyutundaki puanlarını geliştirmeye yönelik uygulamaların yapılması öğretmen öznel iyi oluş düzeyini geliştirecek ancak kariyer basamakları algısını geliştiremeyecektir. Öğretmen öznel iyi oluşu ve zihniyeti boyutlarının özellikle okul bağlılığı puanlarının kariyer basamakları algısını tek başına yordaması nedeniyle okul bağlılığını artırıcı etkinlikler konusunda öğretmenlere destek verilmelidir. Sabit zihniyet boyutunun kariyer basamakları algısıyla ilişkisinin nedenini araştırılabilir. Anahtar Kelimeler: Fen Bilimleri Öğretmeni, Kariyer Basamakları, Öğretmen Zihniyeti, Öğretmen İyi Oluş

Uğur Can Ötebaş
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen eğitimi alanında "Artırılmış gerçeklik (AG)" konusunda yapılmış tezler üzerine içerik analizi Türkiye örneği (2011-2023)

Bu araştırmanın amacı, ulusal tez merkezinde yayınlanmış artırılmış gerçeklik anahtar sözcüğünün yer aldığı eğitim-öğretim ve fen eğitimi alanında yayınlanmış olan yüksek lisans ve doktora tezlerinin içerik analizini yapmaktır. Bu bağlamda 2011-2023 yılları arasında yayınlanan tezler baz alınmıştır. Araştırmada nitel analiz yönteminin içerik analizi tekniği kullanılmış olup, toplam 105 teze ulaşılmış, bunlardan 37 tezin Fen Eğitimi'ne ait olduğu belirlenmiştir. Çalışmada araştırmaların yılları, anahtar kelime sayıları, danışman unvanları, araştırmayı yapan araştırmacıların cinsiyetleri, yayın türleri, veri toplama araçları, değişkenler, katılımcı türü, eğitim alanları, yayın dili, çalışmanın yapıldığı anabilim dalları, çalışmanın yapıldığı üniversite, yöntem türleri ve desenlerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Artırılmış Gerçeklik, İçerik Analizi

Ebru Yetişir
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretiminde eğitici dijital çizgi roman materyali tasarımı ve materyalin kullanımının akademik başarıya etkisi

Bu çalışmada, 8. sınıf fen bilimleri dersi öğretim programında yer alan Enerji Dönüşümleri ve Çevre Bilimi ünitesinin "Besin zinciri ve enerji akışı" ve "Enerji dönüşümleri" konularına yönelik eğitici dijital çizgi roman tasarlamak ve aşamalarını betimlemek, öğretimde çizgi roman materyalinin kullanımının öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Nicel araştırma metoduyla yürütülen araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Akademik başarı testi oluşturma çalışması 150 adet 9. sınıf öğrencisi ile, eğitici çizgi romanla öğretim çalışması ise 62 adet 8. sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Öncelikle konu ile ilgili akademik başarı testi oluşturularak geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmıştır. Daha sonra alan yazın taraması yapılmış, çizgi roman sanatı hakkında bilgiler toplanmış öğrencilere verilmek istenen konu ile ilgili bilimsel hikâye yazılmış ve uygun bir Web 2.0 aracı ile çizgi romana dönüştürülmüştür. Deney ve kontrol grupları belirlendikten sonra ilk hafta uygulama ile ilgili tanıtım yapılmıştır. Her iki gruba da hazırlanmış akademik başarı testi ön test olarak uygulanmıştır. Çizgi roman uygulaması yüz yüze olarak toplamda 5 hafta 20 ders saatinde yapılmıştır. Uygulama sonunda akademik başarı testi öğrencilere bir kez daha son test olarak uygulanmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi için Microsoft Excel ve SPSS 22.0 istatistik programları kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan verilerin normallik varsayımları, uygulanan analiz yönteminin belirlenmesinde etkili olacağı için öncelikle normallik testi yapılmış ve böylece verilerin bazılarının normal dağılıma sahip olduğu bazılarının ise olmadığı görülmüştür. Grupların kendi içinde ve birbirileri ile ön-test-son-test karşılaştırmalı analizinin yapılması için normallik şartını sağlayan gruplar için karşılaştırmalı t testi, normallik şartını sağlamayanlar için ise Mann Whitney-U analizi ve Wilcoxon işaretli sıralar analizi yapılmıştır. Uygulanan bu testlerde anlamlılık seviyesi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Analizler sonucunda elde edilen bulgulara göre eğitici çizgi romanların kullanıldığı deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarı açısından son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık oluştuğu saptanmıştır. Fen bilimleri dersinde kullanılan dijital eğitici çizgi romanın öğrencilerin akademik başarıları üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır.

Akademik başarıBilimsel hikayelerFen bilgisi dersi+7
Züleyha Şahan
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul 6.sınıf öğrencilerinin değişkenleri belirleme ve hipotez kurma becerilerinin geliştirilmesindeki zorluklar

Bu araştırmada altıncı sınıf öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerinden olan değişken belirleme-kontrol etme ve hipotez oluşturma becerilerinin gelişiminde karşılaşılan zorlukların tespit edilmesi ve buna yönelik çözümlerin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Araştırmada açımlayıcı sıralı karma desen kullanılmıştır. Katılımcı grubu, Nevşehir il merkezindeki bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 42 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmacı bu çalışma grubunun aynı zamanda fen bilgisi öğretmeni olduğundan önce nicel sonra da nitel veriler toplanmıştır. Böylece araştırılan duruma yönelik daha kapsamlı ve detaylı yapılara ulaşabilme imkânı elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak bilimsel süreç becerileri testi, fen bilimleri dersi kaygı ölçeği, motivasyon ölçeği, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve sınıf içi gözlem formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Çalışmanın veri toplama süreci yaklaşık on altı hafta sürmüştür. Elde edilen veri setlerinin analizinde betimleyici istatistikler (aritmetik ortalama, standart sapma, yüzdelik oran vb.) kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılarak her bir alt probleme yönelik nicel ve nitel verilerin bir bütünlük içerisinde sunulmasına özen gösterilmiştir. Elde edilen veriler incelendiğinde, öğrencilerin deneysel düzeneklerde kontrol edilmesi gereken faktörleri ve manipüle edilecek değişkenleri belirlemede, ayrıca gözlem ve veriler arasındaki ilişkileri temel alarak bilimsel tahminlerde bulunmada zorlandıkları gözlenmiştir. Bu zorlukların, öğrencilerin bilimsel düşünme ve kritik değerlendirme yeteneklerinin tam olarak gelişmemiş olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin fen bilimlerine karşı tutumlarının öğrenme süreçlerini doğrudan etkilediği, olumlu tutum sergileyen öğrencilerin derslere daha aktif katılım sağladıkları ve yeni kavramları öğrenmeye daha açık oldukları sonuçlarına ulaşılabilir. Ayrıca öğretim materyallerinin yetersizliğinin ve sınıf içinde pasif öğretim yöntemlerinin kullanımının öğrencilerin derslere olan ilgisini ve katılımını azaltabileceği de belirlenmiştir. Bu nedenlerle görsel ve pratik öğeler içeren öğretim materyallerinin, interaktif öğretim yöntemlerinin, deney ve uygulamalı aktivitelerin bu zorlukları gidermede etkili olabileceği düşünülmektedir. Sıralanan bu stratejilerin uygulanmasının, öğrencilerin bilimsel süreç becerilerinin etkin bir şekilde geliştirmelerine yardımcı olacağı düşünülmektedir.

Fen bilgisi eğitimi
Burcu Aydoğan
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretiminin didaktik dönüşüm teorisine göre incelenmesi kuvvet ve hareket ünitesi örneği

Bu araştırma, 6. sınıf Fen Bilimleri dersi "Kuvvet ve Hareket" ünitesinin öğretim sürecini, Didaktik Dönüşüm Teorisi çerçevesinde, özellikle içsel didaktik dönüşüm boyutuna odaklanarak incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, öğretim programında yer alan hedeflerin, öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarının ve öğrencilerin öğrenme çıktılarının nasıl bir etkileşim içinde şekillendiğini ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda hem öğretim sürecinin yapısal özellikleri hem de bu süreçlerin öğrencilerin kavramsal anlamaları üzerindeki etkileri, çok boyutlu bir veri seti ile analiz edilmiştir. Çalışma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Nevşehir il merkezindeki bir ortaokulda öğrenim gören toplam 62 öğrenci ve üç fen bilimleri öğretmeni ile yürütülmüştür. Araştırmada eş zamanlı karma desen kullanılmıştır. Nicel veriler; Kuvvet ve Hareket ünitesine yönelik Kazanım Kavrama Testi (KKT) ve yazılı sınavlar aracılığıyla elde edilmiştir. Bu verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler (aritmetik ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler), ilişkili örneklemler t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi kullanılmış; elde edilen bulgular ayrıca grafiklerle görselleştirilmiştir. Nitel veriler; yarı yapılandırılmış sınıf gözlemleri ve öğretmen görüşmeleri yoluyla toplanmış, betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Nicel bulgular, test puanları ve yazılı sınavlar üzerinden; nitel bulgular ise gözlem ve görüşmelerden türetilen temalar üzerinden sunulmuştur. Analiz sürecinde nicel ve nitel bulgular önce kendi tematik yapıları içinde ayrı ayrı değerlendirilmiş, ardından karşılaştırmalı ve bütüncül bir çerçevede birleştirilerek yorumlanmıştır. Araştırma bulguları, öğretmenlerin konu alanı bilgisi düzeylerinin, kullandıkları temsil çeşitliliğinin ve modelleme stratejilerinin, öğrencilerin kavramsal anlamalarını ve problem çözme yaklaşımlarını doğrudan etkilediğini ortaya koymuştur. Ders sürecinde özellikle matematik-fen entegrasyonunun (grafik yorumlama, birim dönüştürme vb.) sistematik olarak vurgulandığı sınıflarda hem Kuvvet hem Sürat alt boyutlarında yazılı sınav puanlarında belirgin düzeyde başarı farkı tespit edilmiştir. Buna karşılık, temsil çeşitliliğinin sınırlı olduğu, deney-soru çözme dengesinin kurulmadığı ve öğrencilerin aktif katılımının düşük olduğu derslerde, kavramları anlamada yetersizlikler ve öğrenmenin niteliğinde eksiklikler gözlenmiştir. Nitel bulgular, öğretmenlerin içsel didaktik dönüşüm sürecinde kullandıkları öğretim stratejileri, öğrenci ön bilgilerini dikkate alma düzeyleri, günlük yaşam temelli örnekler sunma becerileri ve sınıf içi etkileşim biçimlerinin öğrenci başarısında belirleyici rol oynadığını göstermiştir. Sonuç olarak, içsel didaktik dönüşüm sürecinin niteliği, öğrenci başarısının yanı sıra öğrencilerin bilimsel düşünme ve kavramsal ilişkilendirme becerilerinde de kritik bir faktördür. Bu çalışma, öğretmenlerin pedagojik alan bilgisi, temsil, modelleme stratejileri ve ders içi etkileşim yeterliklerinin geliştirilmesinin, fen eğitiminin kalitesini artırmada temel bir unsur olduğunu vurgulamaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçların, fen bilimleri öğretim programlarının geliştirilmesi, öğretmen yetiştirme programlarının zenginleştirilmesi ve sınıf içi uygulamaların niteliğinin artırılması konularında hem kuramsal hem de uygulamalı düzeyde katkı sağlaması beklenmektedir.

Fen bilgisi eğitimiÖğretim
Eylem İpek Erol
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beceri temelli fen etkinliklerinin 6.sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve bilimsel yaratıcılık becerilerine etkisi

Çağdaş fen eğitimi, öğrencilerin yalnızca akademik bilgi edinmelerini değil, aynı zamanda bilimsel yaratıcılık gibi üst düzey becerileri geliştirmelerini de hedeflemektedir. Bu çalışma, beceri temelli fen etkinliklerinin 6. sınıf öğrencilerinin bilimsel yaratıcılık düzeyleri ve akademik başarıları üzerindeki etkisini incelemektedir. Araştırma, nicel yöntemlerden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desene göre yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Nevşehir il merkezindeki bir devlet ortaokulunda öğrenim gören uygun örnekleme yöntemi ile seçilen 6.sınıf öğrencilerinden oluşan deney (n=28) ve kontrol (n=28) grupları oluşturmaktadır. Çalışmada, deney ve kontrol grubunun belirlenmesinde ön test ortalamaları ve derslerini yürüten fen bilimleri öğretmeninin görüşleri ve bir önceki yıl not ortalamaları incelenmiş ve birbirine denk iki grubun seçilmesine özen gösterilmiştir. Uygulama öncesi yapılan analizler, deney (n=28) ve kontrol (n=28) gruplarının akademik başarı ve bilimsel yaratıcılık düzeyleri açısından başlangıçta denk olduğunu göstermiştir (p>.05). Deney grubuna, ses ve özellikleri ünitesinde beceri temelli 6 farklı fen bilimleri etkinliklerinden oluşan bir modül uygulanırken; kontrol grubunda mevcut öğretim programında önerilen çalışmalar yürütülmüştür. Veri toplama araçları olarak Hu ve Adey'in (2002) geliştirdiği Deniş Çeliker' in (2012) Türkçe'ye uyarlaması yapılan Bilimsel Yaratıcılık Ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen akademik başarı testi kullanılmıştır. Veriler, ilişkisiz örneklem t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, son test puanları, deney grubu lehine anlamlı fark sergilemiştir. Yapılan uygulamalar beceri temelli fen etkinliklerinin öğrencilerin hem akademik başarıları hem de bilimsel yaratıcılık düzeyleri üzerinde deney grubu lehine anlamlı etkiler yarattığını göstermektedir. Bilimsel yaratıcılık düzeyine ilişkin son test puanlarında deney grubu lehine anlamlı bir artış olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak beceri temelli fen etkinlikleri ile öğrencilerin akademik başarıların ve bilimsel yaratıcılıkları gelişme göstermiştir.

Akademik başarıBeceri temelli sorularBilimsel yaratıcılık+1
Ziya Kart
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin deprem sonrası öğretmenlik deneyimlerine ilişkin görüşleri (Hatay ili örneği)

Bu çalışma, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası Hatay ili Antakya ilçesinde görev yapan fen bilimleri öğretmenlerinin deprem sonrası öğretmenlik deneyimlerine ilişkin görüşlerinin analiz edilmesini amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomenoloji) deseni tercih edilmiştir. Çalışma grubunu 2023-2024 ve 2024-2025 eğitim-öğretim yılı ortaokullarda görev yapan 10 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından düzenlenen 'Katılımcı Bilgi Formu' ve 'Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu' kullanılmıştır. Görüşme sonunda fen bilimleri öğretmenlerinin deprem süresince deneyimlemiş oldukları eğitim öğretim faaliyetlerine yönelik görüşler ve önerilerin neler olduğu araştırılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Katılımcılardan alınan transkriptler araştırmacılar tarafından incelenerek tema ve alt-temalar oluşturulmuştur. Araştırmanın analizi sonucunda engeller, zorluklardan doğan güç ve geleceğe mesaj şeklinde üç temaya ulaşılmıştır. Bu bulgulara dayanarak fen bilimleri öğretmenleri deprem sonrasın deneyimlerinde öğrenme ortamındaki fiziksel engeller ve yaşadıkları psikososyal zorluklara yönelik görüşlerini bildirmişlerdir. Öğretmenler bu zorlu süreçten bazı durumlarda mesleki olarak güçlenerek çıktıklarını ifade etmişlerdir. Bunun yanında, öğretmen ve öğrencilere sürdürülebilir deprem eğitimi, psikososyal destek programları, öğrenme ortamlarının iyileştirilmesi, deprem sonrası müfredat ve ölçme değerlendirmeye yönelik çeşitli önerilerde bulunmuşlardır.

Dilek Şeneldir
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin tam sayılarla toplama işleminde kullanılan temsiller üzerindeki göz hareketlerinin incelenmesi: Bir göz izleme çalışması

Temsiller, matematik eğitiminde, fikirlerin veya ilişkilerin yerini alarak somutlaştırma, dönüştürme ve temsil etme işlevi görürler. Öğrenciler, matematiksel temsillerle etkileşime girdiklerinde, gözlenmesi zor olan birçok bilişsel faaliyeti gerçekleştirebilmektedir. Bu bilişsel faaliyetlerin ortaya çıkarılması, matematik eğitimi açısından oldukça önemlidir. Gelişen teknoloji ile göz izleme yöntemi gibi yaklaşımlar bilişsel faaliyetlerin incelenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin tam sayılarla toplama işleminde sıklıkla kullanılan sayma pulu, sayı doğrusu, sembolik ve sözel temsil üzerindeki göz hareketlerinin incelenmesidir. Çalışmaya ortaokul 7. sınıfta öğrenim gören 85 (40 kız ve 45 erkek) öğrenci katıldı. Göz hareketi verileri uygun olmayan 21 öğrencinin verilerinin çıkarılması ile 64 öğrencinin verileri analizlere dahil edildi. Veri toplama sürecinde göz izleme uygulamalarında her bir temsil türünden üçer tane olmak üzere 12 tam sayılarla işlemler sunumu kullanıldı. Göz izleme verileri GazePoint GP3 (60 Hz) göz izleyici ile toplandı ve Gazepoint Analysis Professional Edition programı ile analiz edildi. Göz izleme yöntemi ile sayısal ve görsel veriler elde edildi. Bu sebeple, çalışma nicel ve nitel unsurlar içermektedir. Çalışmanın nicel boyutunda, öğrencilerin göz hareketlerinden elde edilen sayısal veriler kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler, dört farklı temsil türü olan sözel temsil, sembolik temsil, sayı doğrusu temsili ve sayma pulu temsilidir. Bağımlı değişkenler, dört temsil türü üzerindeki bakış süreleri, sabitlenme sayıları ve sabitlenme süreleridir. Öğrencilerin temsiller üzerindeki göz hareketlerine ait görsel dokümanlar (ısı haritaları ve bakış yolları) çalışmanın nitel verilerini oluşturmaktadır. Bu dokümanlar ile öğrencilerin temsiller üzerinde nasıl göz hareketleri sergiledikleri, hangi noktalara daha fazla odaklandıkları ve öğrencilerin temsiller üzerindeki göz hareketlerinde benzerliklerin veya farklılıkların bulunup bulunmadığı incelendi. Öğrencilerin temsiller üzerinde göz hareketleri hem temsil bazında hem de temsiller arasındaki ilişkiler bağlamında incelenmesi sebebiyle çalışmanın nitel boyutu, bütüncül çoklu durum çalışması niteliğindedir. Sayma pulu temsilinde, en fazla sabitlenme ve en uzun süre bakış SPc (toplanacak sayıları temsil eden pulların bir araya geldiği) üzerinde gerçekleşti. Sayı doğrusu temsilinde öğrenciler, SDa (birinci okun ucu ile ikinci okun başlangıç noktası) ilgi alanı üzerinde daha uzun süre odaklandı. Ancak SDb'de sabitlenmelerin süresi daha fazla gerçekleşti. Sembolik temsil ilgi alanları üzerindeki bakış süresi, sabitlenme sayısı ve sabitlenme süresi arasında fark gözlenmedi. Temsil türleri birbiri ile karşılaştırıldığında, öğrenciler sözel temsil üzerinde daha fazla sabitlenerek ve daha uzun süre bakarak nasıl odaklandıkları incelendi. Ancak sözel temsil üzerinderki sabitlenme süreleri diğer temsillere kıyasla oldukça düşüktü. Katılımcıların temsiller üzerindeki bakışlarına ait modellerin içerik analizi sonucu, ilişkilendirme (geriye dönük, döngüsel, taramalı ve çapalı bakış), desen (bütünlük ve tekrar durumu) ve gezinme (kısa, orta ve uzun gezinme) olmak üzere üç tema elde edildi. Sayma pulu, sayı doğrusu ve sembolik temsilde çapalı bakışlar daha az gözlendi. Sayma pulu ve sembolik temsilde tekli bütüncül desen daha sık gözlenirken sayı doğrusunda çoklu bütüncül desen daha sık gözlendi. Sözel temsillerde eylem belirten sözcüklere durum belirtilen sözcüklerden daha fazla odaklanma gözlendi. Başarı düzeyleri arttıkça geriye dönük, döngüsel, çapalı bakış sergileme durumunun azaldığı, döngüsel bakış sergileme durumunun arttığı belirlendi. Düşük başarılı katılımcılar yüksek başarılı katılımcılara kıyasla daha fazla tekrarlı desen ve daha uzun gezinmeler sergilediği belirlendi. Elde edilen bulgular, tam sayılarla toplama işlemi, matematiksel temsil ve göz izleme literatürleri bağlamında tartışıldı ve öğretmenler ve araştırmacılar için öneriler sunuldu.

Göz izlemeMatematik eğitimiMatematik öğretimi+6
Hilmi Karaca
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2010-2020 yılları arasında Türkiye'de matematik eğitimi alanında yapılan doktora düzeyindeki tezlerin kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de 2010-2020 yılları arasında matematik eğitimi alanında yapılan doktora düzeyindeki tezlerin kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve açısından incelenerek literatüre katkıda bulunması ve yeni çalışmalara yol gösterici olmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Tez veri tabanında erişime açık olan 374 çalışma incelenmiştir. Veriler doküman incelemesi yöntemi ile toplanmış ve verilerin analizi betimsel içerik analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmalar alt problemler doğrultusunda sırasıyla; "Tezlerin hazırlandığı yıllara göre, hazırlandığı üniversitelere göre, anabilim dalına göre, eğitim programı/bilim dalına göre, benimsenen araştırma yöntemine göre, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve (model) açısından dağılımına göre, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve (model) açısından dağılımın nasıl olması gerektiğine göre ve tezlerde kullanılan kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçevelerin (modellerin) sınıflandırılmasına göre" incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre, konu ile ilgili en fazla araştırmanın 2019 yılında yapıldığı tespit edilmiştir. Tezlerin hazırlandığı üniversitelere göre doktora düzeyinde en çok çalışma yapan üniversite Atatürk Üniversitesi olarak belirlenmiştir. Tezlerin hazırlandığı anabilim dalına göre en fazla çalışma İlköğretim Anabilim dalı ile Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Anabilim dalında yapılırken tezlerin hazırlandığı bilim dalına göre en fazla araştırmanın Matematik Eğitimi bilim dalında olduğu belirlenmiştir. Nitel araştırma yaklaşımının tezlerde en çok benimsenen yaklaşım olduğu görülmüştür. Tezlerin kuram, kuramsal çerçeve, kavramsal çerçeve (model) açısından dağılımı incelendiğinde matematik eğitimi alanında yazılan doktora tezlerinin 185 tanesinin kuramsal çerçeveyi kullandığı tespit edilmiştir. Kuramsal çerçeveyi sırasıyla 118 çalışma ile alan yazın/literatür taraması ve 66 çalışma ile kavramsal çerçeve (model) takip etmiştir. Ayrıca, 5 çalışmada da kavramsal ve kuramsal çerçevenin birlikte kullanıldığı görülmüştür. Tezlerin kuram, kuramsal çerçeve, kavramsal çerçeve (model) açısından dağılımı nasıl olmalıdır analizi sonucunda, toplam 374 doktora düzeyindeki tezden 77 tanesinin kuramsal çerçevede, 297 tanesinin de kavramsal çerçevede değerlendirildiği tespit edilmiştir. Tezlerde kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçevelerin (modellerin) sınıflandırılmasının dağılımı incelendiğinde 210 kuram kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçevenin (modelin) en fazla öğrenme ve öğretme kategorisinde olduğu belirtilmiştir. Bu bulgular ışığında, lisansüstü eğitim programlarında bilimsel araştırma derslerinde, kuram, kuramsal çerçeve ve kavramsal çerçeve (model) kavramlarının özellikle akademik hayata yeni başlayan araştırmacılar tarafından tam olarak anlaşılması için daha fazla yer verilebileceği vurgulanmıştır.

Doktora tezleriKavramsal çerçeveKuramsal araştırma+2
Ali Şahan
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

RBC soyutlama modeline göre düzlemde öteleme ve dönme kavramının farklı düşünme yapılarına sahip öğretmen adayları üzerinde incelenmesi

Bireylerin doğası gereği birbirinden farklı olması düşünme yapılarında farklılıklar ortaya çıkarmaktadır. Krutetskii bireylerin problem çözümlerine göre düşünme yapılarını analitik, harmonik ve geometrik düşünme yapısı olarak gruplandırmıştır. Ayrıca zihinde bilgi oluşum süreci düşünme yapılarına göre şekillenmektedir. RBC soyutlama modeli, zihinde bilgi oluşumu gözlenemediği için bireylerin eylemlerine dayanarak bilgi oluşumlarının hangi düzeyde olduğunu analiz etmek için ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı ise farklı düşünme yapılarına sahip matematik öğretmen adaylarının bilgi oluşum süreçlerini incelemektir. Bu bağlamda araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden olan durum çalışması deseni kullanılmıştır. Örneklemi ise bir devlet üniversitesinde 2021-2022 eğitim öğretim döneminde öğrenim gören ilköğretim matematik öğretmenliği ve matematik öğretmenliği programında analitik geometri dersini almış 97 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarına düzlemde öteleme ve dönme dönüşümleri konusunda bilgi oluşum sürecini incelemek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan test uygulanmıştır. Ayrıca matematik öğretmen adaylarının düşünme yapılarını belirlemek için Matematik Süreç Aracı testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre matematik öğretmen adaylarının en çok harmonik düşünme yapısına en az ise geometrik düşünme yapısına sahip olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının problem çözme sürecinde anlamlı bilgi oluşturmakta zorlandıkları bulgular doğrultusunda tespit edilmiştir.

Aday öğretmenlerAnalitik geometriBilgi oluşturma+5
Kübra Öztürk Başeğmez
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin sorgulamaya dayalı öğretim yöntemi öz yeterliklerinin incelenmesi

Gelişen ve değişen bilim ve teknolojinin etkisiyle fen okuryazarı bireylerin yetiştirilmesi önem arz etmektedir. 2018 yılında yeniden yapılandırılan fen bilimleri dersi öğretim programı araştırma-sorgulama ve bilginin transferine dayalı öğrenme stratejisini temel almıştır. Öğretim programının hedeflediği gibi araştıran, sorgulayan, bilgiye kendi ulaşan bireyler yetiştirmek için sorgulamaya dayalı öğrenmeyi kullanacak öğretmenlerin, kendilerini bu konuda yeterli hissetmeleri önemlidir. Öğretmenlerin sorgulamaya dayalı öğretim yöntemi öz yeterliği, nitelikli öğretim süreci için önemlidir. Bu çalışmanın amacı; fen bilimleri öğretmenlerinin araştırma-sorgulamaya dayalı öğretim öz yeterliklerini, cinsiyet değişkeni açısından araştırmaktır. Çalışmada ayrıca fen bilimleri öğretmenlerinin araştırma-sorgulamaya dayalı fen öğretimi öz yeterliliğinin ne düzeyde olduğu ve araştırma-sorgulamaya dayalı fen öğretimi öz yeterliliği ile yaş değişkeni arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmanın örneklemini 2022-2023 yılı eğitim dönemi Ankara ilinin Etimesgut ilçesinde çalışan 79 kadın, 26 erkek toplam 105 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Smolleck (2004) tarafından geliştirilen ve 2011'de Akçay ve İnaltekin tarafından uyarlanan 5'li likert tipi "Araştırma Tabanlı Fen Öğretimi Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler SPSS-22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Cinsiyet değişkeninin grup ortalamalarındaki farklılıklarını görebilmek için 2 gruplu değişkenlerde Mann Whitney-U Analizi uygulanmıştır. Araştırma tabanlı fen öğretimi özyeterliği ölçeği ve fırsat, rehberlik, kanıt, açıklama alt boyutları arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü tespit edebilmek için pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Ölçek, alt boyutlar ile yaş değişkeni arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü tespit edebilmek için spearman korelasyon analizi uygulanmıştır. Elde edilen analizler sonucunda cinsiyet değişkeni ile araştırma-sorgulamaya dayalı öz yeterlikleri arasında anlamlı bir şekilde fark bulunmamıştır. Yaş faktörü ile ölçek arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Her ifadenin dağılımlarına bakıldığında ise katılmama veya kararsız kalma durumunun çoğunlukla 'soru sorma ve açıklama yapma' ifadelerinde olduğu görülmüştür. Çalışma sonunda sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımını konu alarak gelecekte yapılacak çalışmalara, önerilere yer verilmiştir.

Branş öğretmenleriFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+5
Ayşe Elif İnce
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen öğretiminde 2008 - 2022 yılları arasında sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı ile ilgili lisansüstü tezlerin içerik analizi

Bu çalışmada 2008-2022 yılları arasında fen öğretiminde sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı üzerine yapılmış Yüksek Öğretim Tez Merkezi'nde (http://tez2.yok.gov.tr/) tespit edilen 32 yüksek lisans ve 16 doktora tezi doküman incelemesi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Ayrıca alandaki eksikliklerin ve yönelimlerin tespit edilmesi ve fen öğretiminde sorgulamaya dayalı öğrenme konusundaki genel çerçevenin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nite araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi ile yürütülmüştür. Fen eğitimi üzerine daha önce yapılmış içerik analizi çalışmalarında oluşturulan temalar ve kategoriler dikkate alınarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Fen Eğitimi Tez Sınıflama Formu" kullanılarak içerik analiziyle bu çalışmanın örneklemini oluşturan 48 lisansüstü çalışma incelenmiştir. Çalışmalara ulaşmak için YÖKTEZ veri tabanında "sorgulamaya dayalı" ve "sorgulamaya dayalı öğrenme" anahtar kavramları taratılmıştır. Tüm çalışmalar türü, yayınlandığı yıl, şehir, danışman unvanları, araştırma yöntemleri, araştırma model türü, örneklem türü, örneklem büyüklüğü, örneklem düzeyi, veri toplama aracı, anket tipi, kavramsal anlama testi türü, veri analiz yöntemi ve veri analiz yöntem türleri açısından incelenmiştir. Veriler MS-Excel programı kullanılarak elde edilmiştir. Bu kategoriler temel alınarak lisansüstü çalışmaların hepsi yüksek lisans ve doktora tezleri olarak ayrı ayrı değerlendirilmiş ve frekans ve yüzde değerleri tablo ve grafikler aracılığı ile sunulmuştur. Verilerin analizi betimsel analiz yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara bakıldığında fen öğretiminde sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımını konu edinen tezlerin çoğunluğunu yüksek lisans tezleri oluştururken, doktora tezlerinin sayıca daha az olduğu, araştırmacıların ağırlıklı olarak nicel araştırma modelini tercih ettikleri, çalışmaların en fazla 2019 yılı içerisinde yapıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Lisansüstü çalışmalar Ankara şehrinde bulunan üniversitelerde sayıca fazla dağılıma sahiptir. İncelenen çalışmaların çoğunda örneklem olarak lisans öğrencilerinin tercih edildiği ilköğretim kademesinde yapılan çalışma sayısının az olduğu, örneklem büyüklüğünde ise en fazla dağılımın 51-100 aralığında olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırma sonunda sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımını konu edinecek gelecekteki çalışmalara öneriler getirilmiştir.

Fen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimiLisansüstü tezler+3
Meryem İrem Gökbulut
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kimyasal tepkimelerde hız, denge ve enerji konuları ile ilgili yapılan çalışmaların içerik analizi

Bu araştırma, Google Akademik ve Dergipark veri tabanları tarafından dizinlenen Türkiye'deki eğitim dergilerinde 2010-2022 yılları arasında kimya eğitimi alanında "kimyasal tepkimelerde hız, denge ve enerji" konularında yayımlanan makaleleri, genel özellikleri ve konuların öğretimiyle ilgili tespit edilen hususlar bakımından incelenerek genel eğilimlerin hangi yönde olduğunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen 41 makale içerik analizine tabi tutulmuştur. Ulaşılan çalışmalar yayın yılı, makale türü, örneklem/çalışma grubunun özellikleri, düzeyleri ve sayısı, çalışmaların nerelerde yürütüldüğü, araştırma metot ve desenleri, veri toplama araçları, çalışmaların amacı, öğrencilerin kavramalarını belirlemeye yönelik metotlar, öğrencilerin genel bilgi iddiaları, öğrencilerde tespit edilen kavrama ve öğrenme zorlukları ile kavramsal değişim yaklaşımının nasıl uygulandığı gibi kriterler bakımından analiz edilerek mevcut durum ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma bulgularına ilişkin sayısal değerler yüzde ve frekans tablolarıyla sunulmuştur. Araştırma bulgularına göre en çok yayının 2010 yılında yapıldığı, makale türü açısından araştırma makalelerinin sıklıkla tercih edildiği tespit edilmiştir. Örneklem/çalışma grubunun özellikleri açısından en fazla çalışmanın öğretmen adaylarıyla yapıldığı, örneklem büyüklüğü olarak 0-25 ile 26-100 kişi arasında değişen grupların tercih edildiği ve en çok çalışmanın Ankara ilinde yürütüldüğü belirlenmiştir. Çalışmalarda en çok nicel araştırma yöntemleri kullanılırken, veri toplama aracı olarak başarı testlerinin sıklıkla kullanıldığı ortaya konulmuştur. Çalışmaların amaçları bakımından, çoğunlukla öğrencilerin konuları kavramaları ve anlamlı öğrenmelerine yönelik araştırmaların yapıldığı, öğrencilerin kavrama ve keşfetmelerini belirlemeye yönelik metotlar bakımından çoktan seçmeli soruların sıklıkla tercih edildiği görülmüştür. Öğrencilerin genel bilgi iddiaları arasında kimyanın sembolik dilinden kaynaklanan ve kullanılan matematiksel ifadelerle ilgili iddialar, makroskobik gözlemleri mikroskobik açıklamalarla ilişkilendirememe, kimyasal olayları günlük hayatla ilişkilendirememe, ön koşul bilgilerle ilgili eksiklikler barındırma gibi iddialarının görüldüğü belirlenmiştir. Öğrencilerde en fazla tespit edilen kavrama güçlüğünün kimya kavramlarıyla ilgili önkoşul bilgilerin niteliğinden/yetersizliğinden/eksikliğinden kaynaklanan zorluklar olduğu görülmüştür. Kavramsal değişim yaklaşımının benimsendiği çalışmalarda öğrencilerde kavramsal değişimi gerçekleştirmek amacıyla en fazla aktif öğrenme yaklaşımının tercih edildiği tespit edilmiştir.

DengeEnerjiHız+5
Abdullah Pınar
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen eğitimi merkezli FeTeMM etkinliklerinin erken çocukluk döneminde etkililiği: Vaka çalışması

Bu çalışmada fen merkezli FeTeMM etkinliklerinin erken çocukluk döneminde etkililiğini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın modeli, nitel araştırma yöntemlerinden "Vaka Çalışması" dır. Araştırmanın katılımcısı Ata rumuzlu 36 aylık bir erkek çocuğudur. Çalışma için erken çocukluk döneminde 36 aylık bir bireyin içinde bulunduğu donemin seviyesine uygun olarak 10 adet FeTeMM etkinliği hazırlanmış, her etkinlik için gerekli süre belirlenmiş ve her hafta iki etkinlik uygulanacak şekilde toplamda 5 hafta boyunca etkinlikler uygulanmıştır. Araştırmanın uygulaması esnasında nitel veri toplama tekniklerinden gözlem tekniği ile FeTeMM Kazanımları Kontrol Listesinden ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formundan yararlanılarak veriler toplanmıştır. Verilerin analizi içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın bulguları erken çocukluk döneminde 36 aylık bir birey üzerinde fen merkezli FeTeMM etkinliklerinin olumlu katkıları olduğunu ortaya koymuştur. Bulgulara göre, erken çocukluk döneminde 36 aylık bir bireyinin FeTeMM etkinlikleri sırasında kendi dünyalarını anlamalarında, üst düzey düşünme ve akıl yürütme becerilerinin gelişmesinde, bir şeyi üretme fırsatını deneyimlemelerinde, keşfetme ve kendi fırsatlarını deneyimlemede, çok yönlü düşünme ve iş birliği geliştirmede, karar alma duygusunu geliştirmede, tekrar eden kalıplarda bağlantı kurmada, problem çözmede ve iletişim kurma gibi becerilerini arttırdığı gözlemlenmiştir.

Erken çocuk eğitimiFeTeMMFen bilgisi eğitimi+2
Ümmühan Merve Mart
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00