
296
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Arşivlenen Tez
EFL teachers' routine and investigative behaviours (roles) implemented in their classrooms: An action research study
The aim of this study is to identify the routine and investigative behaviours that EFL teachers implement in their classrooms; to give these teachers Action Research (AR) training in order to increase the amount of investigative behaviour they implement in their classrooms. In this study, qualitative data analysis technique; AR and case study methods were used. This study was carried out in 3 different public schools; a primary school, a secondary school and a high school, in the second semester of the 2023-2024 academic year, with the participation of 3 EFL teachers. Throughout the study, classroom observations were made at three different grades (4th, 6th and 10th grade) where these EFL teachers taught. In this study, semi-structured interviews, observations, researcher and teacher diaries, and fieldnotes were also used to collect qualitative data. The data were analyzed using the coding method (Strauss & Corbin, 1990; Merriam, 2009). The results of the data analysis showed that EFL teachers used more routine behaviours in their classrooms before the AR study; thanks to AR training, the same teachers showed a decrease in the amount of routine behaviour and an increase in the amount of investigative behaviour. The findings also show that AR training contributes positively to EFL teachers' professional development; the students are also satisfied with the development of their teachers and their interest and motivation in English lessons has increased. Based on these findings, the positive contributions of teachers receiving AR training were emphasized in the study and suggestions were made for new studies.
İsmet Özel'in millet ve toplum anlayışı
İsmet Özel`in millet ve toplum hakkındaki görüşlerini anlayabilmek için, Türklük'le ilgili görüşlerine müracaat etmek gerekmektedir. İsmet Özel, Türklük ve İslâm'ı birbirinden ayrılmaz iki kavram olarak görmektedir. Ona göre, Anadolu'nun Türk yurdu olmasından sonra Türk kimliği tam anlamıyla oluşmuştur. Türkler'in müslüman olması ile başlayan, Anadolu'nun yurt edinilmesiyle oluşan Türk kimliği, Anadolu topraklarında hâlâ varlığını sürdürmektedir. Kişi ancak mümin vasfıyla Türklüğünü arttırabilir. Türklüğün ortaya çıkması, yaratıcı tarafından gönderilen, doğru yola ulaştırıcı bilginin anlaşılması ve içselleştirilmesiyledir. Bu nedenle, İsmet Özel, Türklüğü aklî bir faaliyet olarak da görmektedir. Akıl olmadan müslümanlık ve Türklük anlaşılmaz. Türklük akıl ile birlikte üretken olmayı ve etkin olmayı gerektirir. Ayrıca, İsmet Özel'in toplum hakkındaki görüşlerini anlayabilmek için, modernizm ve Batı medeniyeti hakkındaki görüşlerini de göz önünde bulundurmak gerekmektedir. İsmet Özel'e göre, kapitalizmin Türk toplumuna olan etkisi, onun öz kimliğinden uzaklaşmasına ve yozlaşmasına neden olmuştur. Batı'da ortaya çıkan gelişmeler Türk toplumunun inançlarına muhaliftir. Batı'nın değerleri Türk toplumu için örnek olacak değerler değil; aksine, uzaklaşılması gereken değerlerdir. O'na göre, dinî ve manevî değerlerin etkisiyle bir araya gelen insanların oluşturduğu bir toplum geçmişte olduğu gibi gelecekte de daha etkin bir rol üstlenecektir.
Yaratıcı dinleme stratejilerinin 6. sınıf öğrencilerinindinlediğini anlama becerilerine etkisi
Yaratıcı dinleme becerileri, Türkçe dersinin 8. sınıf düzeyinde verilen dinleme stratejilerinden biridir. Araştırma sonuçları büyüklerin aksine küçük yaş grubunda olan bireylerin daha yaratıcı olduğunu belirtmektedir. Bu sebeple bu çalışma, yaratıcı dinleme becerilerinin 6. sınıf düzeyinde dinlediğini anlamaya etkisini belirlemeyi amaçlamıştır. Ön test ve son teste dayalı yarı deneysel modele göre düzenlenen bu araştırmaya 2021- 2022 eğitim-öğretim yılında Ordu ilinde öğrenim gören 44 öğrenci katılmıştır. 22 öğrenci deney grubunu oluştururken, 22 öğrenci kontrol grubunu oluşturmuştur. Dinleme etkinliklerinde kullanılmak için metin taraması yapılmıştır. Yaratıcı düşünme aşamalarına göre planlanan etkinlikler için uzman görüşü alınmıştır. Deney grubuyla haftada iki saat olmak üzere sekiz hafta boyunca yaratıcı dinleme etkinlikleri yapılmıştır. Çalışma grubunda araştırmacı tarafından oluşturulan, uzman görüşü alınan ve geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları yapılan "Öyküleyici Metin Dinlediğini Anlama Testi" ile "Bilgilendirici Metin Dinlediğini Anlama Testi" uygulanmıştır. Dinlediğini anlama testlerinin geçerlilik ve güvenilirlik testlerinde TAP (Test Analysis Program) kullanılmıştır. Verilerin analizinde Jamovi bilgisayar programı kullanılmıştır Çalışma sonucunda deney grubu ve kontrol grubu son test puanları arasında anlamlı bir farkın oluşmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: yaratıcı dinleme, dinlediği anlama, 6. sınıf
Aile ve dini rehberlik bürosuna yöneltilen aileye yönelik sorulara sosyolojik bakış: Ordu örneği
Bu çalışma, Ordu Aile ve Dini Rehberlik Bürosu'na yöneltilen aileye ilişkin soruların sosyolojik açıdan incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışmada, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan izin alınarak DHYS veri sistemine 2017-2021 yılları arasında girilen 547 soru analiz edilmiştir. Bu soruların ise 155'i değerlendirilmeye tabi tutulmuştur. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde çalışmanın içeriğiyle ilgili bilgileri içeren giriş kısmı, ikinci bölümde ise ailenin tanımı, sosyolojik teorilerin aileye yaklaşımı, dini rehberlik kavramı, Diyanet İşleri Başkanlığı Aile ve Dini Rehberlik Büroları ve araştırma yapılan Ordu ili hakkında kavramsal bir çerçeve sunulmuştur. Üçüncü bölümde, Ordu Aile ve Dini Rehberlik Bürosu'nun tanıtımı yapılmış ve büroya başvuranların cinsiyet, yaş, medeni hal, eğitim, meslek gibi özellikleri ile görüşme biçimi ve sayısı hakkındaki veriler sunulmuştur. Dördüncü bölümde ise Ordu Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu'na yöneltilen aileyle ilgili soruların betimsel model, doküman inceleme ve içerik analizi yöntemi ile sosyolojik analizi gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, bürolara ağırlıklı olarak aile, evlilik/nikah ve boşanma olmak üzere genç, çocuk, sağlık ve sosyal durumlar konularında sorular gelmekte ve bu sorular yerel düzeyde aile yaşamının durumunu yansıtmaktadır.
Sanatçı üsluplarının özgün baskı yöntemi ile çocuk kitabı illüstrasyonu olarak kullanılması
Çocuğun sanat ile bağının oluşmasında bir çok faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerden biri de illüstrasyonlu çocuk kitaplarıdır. Sanatçıların eser ve üsluplarını illüstrasyonlar aracılığıyla işleyen bu kitaplar sayesinde çocuk, sanat ve sanatçıyla erken yaşta tanışma fırsatı bulur. Dolayısıyla çocuk kitaplarında yer alan sanatçı üslupları çocuğa, sanat eserlerini deneyimlemeyi, yorumlamayı ve ilham almayı öğretir. Bu tür kitaplarda sanatçı üsluplarını yansıtmada önemli birer öge olan illüstrasyonlar, kalıpların dışında, farklı bakış açıları ile yeniden deneyimlenmiş özgün tasarımlar olmalıdır. Kalıplaşmış tekniklerin yerini, alışılagelmişin dışında yeni tekniklerin alması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Özgün baskı tekniğiyle oluşturulan kitap illüstrasyonlarının, çocuğun sanatçı üsluplarını alışılmışın dışında deneyimlenmesine katkı sağlaması ve sanatçı üsluplarını işleyen çocuk kitaplarında nasıl olması gerektiği araştırmanın önemini oluşturmaktadır. Alanyazın incelendiğinde sanatçı üsluplarını özgün baskı tekniği ile oluşturan kitap illüstrasyonlarına rastlanmamıştır. Bu tez çalışmasının amacı; evrensel kapsamda tanınan sanatçıların üsluplarını konu alan çocuk kitaplarındaki özgün baskı tekniklerinin kullanım eksikliğini ortaya koymak ve tez kapsamında yapılan uygulama çalışması ile özgün baskı tekniklerinin illüstrasyonlardaki farkını göstermek ve buna benzer yaklaşımların yaygınlaşmasını teşvik etmektir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada literatür tarama yöntemi kullanılmıştır. Özgün baskı tekniğini çocuk kitabı illüstrasyonu olarak uygulayan ve çocuk kitaplarında sanatçı üsluplarını işleyen kitap illüstrasyonları incelenmiştir. Sanatçı üsluplarını konu alan çocuk kitabı illüstrasyonları incelendiğinde, benzer illüstrasyon teknikleri ile oluşturuldukları gözlemlenmiştir. Aynı teknik ve çizimlerle oluşturulan bu kitaplar birbirinden ayırt edilemez nitelik sorunları ile karşılaşmışlardır. Belirlenen sorunların giderilmesi ve model niteliği oluşturması bakımından araştırma ve uygulama süreci sonunda, araştırmacı tarafından monobaskı tekniği ile çocuk kitabı illüstrasyon uygulaması yapılmıştır.
Brecht estetiği çerçevesinde Theodoros Angelopoulos'un üçlemeleri
Bertolt Brecht, Aristoteles'in '' Dramatik Tiyatro'' teorisine karşılık olarak ''Epik Tiyatro'' kuramını geliştirmiştir. Brecht, estetik kuramını 1920'lerin başından başlayarak vefatına kadar çalışmalarında sürdürmüştür. Brecht, katharsis ve özdeşleşmeye karşıt bir kavram olarak 'yabancılaşma efektini' savunmuştur. Karakter veya olaylarla özdeşleşen seyirci, olayları değerlendirme, sorgulama ve eleştirme açısından pasif kalır. Brecht'in estetiği ise buna karşı olarak yabancılaşma efektiyle, seyirciye izlediği şeyin bir oyun olduğu gerçeği yansıtılır. Bu sayede de seyirci, olaylara ve karakterlere karşı daha eleştirel bir bakış açısı kazanır. Brecht'in kuramını oluşturan sekiz kavram vardır ve bunlar yalnızca tiyatro ile sınırlı kalmamıştır, sinemayı da etkilemiştir. Bercht'in estetik kuramından etkilenen pek çok yönetmenler vardır. Bunlardan biri de Theodoros Angelopoulos'dur. Angelopoulos, filmlerinde Brecht'in estetik kuramındaki kavramlarla kendi mizansenini birleştirerek şekillendirmiştir. Seyirci, tıpkı epik tiyatroda olduğu gibi yabancılaşmaya uğrar ve izlediğinin bir film olduğu gerçeği yansıtılır. Bu çalışmanın amacı, Bertolt Brecht'in Estetik kuramının tanımının yapılması ve estetik kuramında yer alan kavramlar çerçevesinde, Theodoros Angelopoulos'un ''Tarih Üçlemesi'', ''Sessizlik Üçlemesi'', ''Sınır Üçlemesi'' ve ''Modern Yunan Üçlemesi'' adlı üçlemelerinden seçilen farklı dönemlere ait dört film ekseninde, çözümlenmesini amaçlamaktadır.
Türkiye ekonomisinde teknolojik gelişmenin gelir dağılımı üzerinde etkisi: Bir zaman serisi analizi
Teknoloji insanlık tarihi boyunca ilgi çekici konulardan birisi olmuştur. Teknolojinin ekonomik katılım içerisindeki yeri toplumlarca araştırılıp incelenmiştir. Sağladığı değişiklik ve yenilikler sayesinde sistem içerisinde birçok faktörü etkilemektedir. Bu çalışma da ise teknolojik gelişmenin gelir dağılımı üzerinde nasıl bir etkide bulunacağı araştırılmaktadır. Teknolojinin emek ve sermaye faktörlerinde yarattığı verimlilik artışının bu kesimler arasında yine nasıl bir dağılıma sebep olduğu ilgi çeken bir noktadır. Bu çalışmanın amacı teknolojik gelişmeyi simgeleyen unsurların faktörel olarak nitelendirilen emek ve sermaye unsurları üzerinde ne çeşit bir etki bırakacağı zaman serisi olan Granger nedensellik testi sayesinde ölçülmektedir. 1998-2021 tarihleri arası, emeğin milli gelirden aldığı pay, sermayenin milli gelirden aldığı pay, sermaye ve emeğin oranlanmasının milli gelirden aldığı pay, Ar-Ge, Patent oranları ve milli gelirdeki büyüme oranları verileri kullanılmıştır. Değişkenlerin durağan olup olmamaları Birim kök testiyle analiz edilmiş ve birinci fark düzeyinde durağanlık sağlamışlardır. Bir dönem gecikme düzeyi belirlenmiş olup Johansen eşbütünleme testi yapılmıştır. Değişkenler arası eşbütümleşme sağlanmış olup son aşamada Granger nedensellik testi uygulanmış ve bütün değişkenler arasında nedensellik bağına rastlanamamıştır.
Ordu ili Altınordu ve Perşembe ilçesi örnekleriyle Osmanlı mezar taşları
İnsanlar ikinci bir dünyanın varlığına inansınlar veya inanmasınlar ölüm olayı her canlı için kaçınılmaz bir sondur. Kutsal kitaplarda da açıkça görüldüğü gibi insanoğlu ölümlü yaratılmıştır. Türklere göre "ölüm", geçici olandan baki olana bir geçiştir. Türkler için sadece "beden" ölümlü, ruh" ise ölümsüzdür. İnsanlar ölümünden sonra ebedi olan yeni hayatlarına tekrar doğacaktır. Türklerin öteki dünya inancı etrafında şekillenen, ölüme dair çeşitli adetleri ve defin gelenekleri vardır. Orta Asya'da başlayan, ölen bir kişi için mezar yeri açma ve mezar taşı dikme geleneğinin izleri Anadolu'da görülmekle birlikte, zaman içerisinde form, malzeme ve kendine özgü süsleme kompozisyonu bakımından birtakım yeniliklere gidildiği saptanmıştır. Osmanlı dönemi mezar taşları, ölen kişiye ait isim, unvan, meslek, sülale adları, ölüm tarihi yanında dönemin sosyal, kültürel hayatı, üslup ve edebi yönünü bizlere sunması açısından tarihi birer kaynak niteliğindedir. Mezar taşları, doğa ve insan tahribatı sonucu her geçen gün hızla yok olmaktadır. Türk kültür tarihimize tanıklık etmiş mezar taşlarını belgelemek, geleneği yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak önem arz eder. Bir toplumun sahip olduğu tüm değerleri üzerinde bir iz gibi taşıyan mezar taşlarının belgelenmesi ve gelecek nesillere aktarılması ise ancak bilimsel bir çalışma ile mümkündür. Tezin konusu, Ordu ili Altınordu ve Perşembe ilçelerine ait mezarlıklarda yer alan Osmanlı dönemi mezar taşlarıdır. Osmanlı dönemine ait 92 mezar tespit edilmiştir. 92 mezar örneğinin 54'ünde baş ve ayakucu taşı mevcuttur. 38 mezar örneğinin ise ayakucu taşı günümüzde mevcut değildir. Bu çalışmanın amacı, Türk kültüründe kesintisiz olarak devam eden mezar kültürü ve mezar taşı dikme geleneğinin süreç içerisinde geçirdiği değişimleri de içeren kapsamlı bir çalışma ortaya koymaktır. Tespit edilen mezar taşlarının; form, malzeme ve işleniş teknikleri yanı sıra mezar taşlarına işlenen sembollerin taşıdığı ikonografik anlamlar bakımından çözümlenmesi, literatürdeki eksikliklerin giderilmesi ve bundan sonra yapılması planlanan akademik çalışmalara katkı sağlaması bakımından önem arz eder.
Melike Günyüz'ün çocuk kitaplarının çocuk edebiyatının temel unsurları ve eğitsel iletiler açısından incelenmesi
Çocukların okuma alışkanlıklarını güçlendirmek ve onlara edebi zevk kazandırmak çocuk edebiyatının temel amaçlarındandır. Bu nedenle çocuklarla nitelikli çocuk edebiyatı eserlerinin ç buluşturulması ve kitapların çocukların yaşamlarında daha merkezi bir yer edinmesinin sağlanması gerekmektedir. Bu noktada çocuk edebiyatının sadece bilgi aktarımına yarayan bir araç olmadığı, aynı zamanda çocuğun duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimini desteklediği hususu göz önünde bulundurulmalıdır. Kitaplar, çocukların yaş düzeylerine ve gelişim özelliklerine uygun olarak hazırlanmalıdır. Dış yapı özellikleri, içeriğin sunum şekli ve dil anlatım gibi unsurlar, çocuk edebiyatının temel öğelerini oluşturur. Bu çalışmanın amacı, Melike Günyüz'ün çocuk kitaplarının çocuk edebiyatının temel unsurları bağlamında incelenmesidir. Temel unsurlar, dış yapı-iç yapı ve dil anlatım olarak ele alınmaktadır. Dış yapı özellikleri boyut, kâğıt, sayfa düzeni, harfler, kapak-cilt, resim; iç yapı özellikleri ise konu, ana fikir, kahramanlar, olay, eğitsel iletiler ve dil anlatım olarak incelenmiştir. Bu çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ile yürütülmüş; veri analizinde ise betimsel yöntemi esas alınmıştır. Melike Günyüz'ün çocuk edebiyatı yapıtlarından Keloğlan Suskunlar Ülkesinde, Keloğlan Şaşkınlar Ülkesinde, Nasrettin Hoca ile Cimri Komşunun Hikâyesi, İlkbahar Prensi kitapları ile Gakgukların Maceraları (6 kitap), Gümüş Göl Serisi (10 kitap) betimsel analiz yöntemi ile taranmıştır. Seçilen kitaplar belirlenen ölçütler doğrultusunda detaylı bir şekilde incelenmiş ve bu inceleme sonucunda eserlerin tasarım ve içerik özellikleri bakımından çocuk edebiyatı temel unsurlarına uygun nitelikler taşıdığı sonucuna varılmıştır.
Yaratıcı konuşma strstejisinin öğrencilerin yaratıcı konuşmalarına yansıması: Bir durum çalışması
Bu araştırma, yaratıcı konuşma stratejisine dayalı etkinlik uygulamalarının ikinci kademe öğrencilerinin yaratıcı konuşmalarına yansımasını ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, bir ortaokulun altıncı sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Çalışma grubu 21'i erkek, 9'u kız olmak üzere 30 öğrenciden oluşmaktadır. Etkinlikler tüm sınıfa yönelik olarak uygulanmıştır. Bu araştırmada duruma ilişkin detaylı bir betimleme sunulabilmesi amacıyla geniş bir veri seti geniş bir zaman dilimi dikkate alınarak incelenmiştir. Araştırmada gözlem yöntemi, ses kayıtları, öğrenci ve araştırmacı günlükleri ve ders öğretmeninin notları veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Ses kayıtlarından elde edilen veriler bir nitel veri analiz programı olan MAXQDA 2020 programında analiz edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmış, söylemler "yaratıcılık" ve "yaratıcılığı destekleme" olmak üzere iki kategori altındaki sekiz kod ile kodlanmıştır. Elde edilen bulgular öğrenci, araştırmacı ve öğretmen günlüklerinden elde edilen verilerle desteklenmiştir. Sonuç olarak; yaratıcı konuşma stratejisine dayalı yaratıcı konuşma etkinliklerinin öğrencilerin yaratıcı konuşmalarını geliştirdiği, öğrencilerin yaratıcılığın tüm boyutlarına uygun fikirler geliştirebildikleri; etkinliklerin öğrencilerin derse ve konuşmaya dair tutumuna, sınıf iklimine ve akran ilişkilerine olumlu katkı sağladığı söylenebilir.