
10
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin dans özyeterliliklerinin incelenmesi
Bu araştırmada, Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin bazı değişkenlere göre dans özyeterliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, araştırmada genel tarama modeli benimsenmiştir. Araştırma grubunu, 2023-2024 eğitim öğretim yılında Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda öğrenim gören 100'ü kadın, 129'u erkek olmak üzere toplam 229 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, kişisel bilgi formu ile "Dans Özyeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde, demografik özelliklerin belirlenmesinde tanımlayıcı istatistiklerden, ilişkisiz ölçümlerde ortalama puanların hesaplanması ve karşılaştırılması için tek yönlü ANOVA ve bağımsız örneklem t-testinden, gruplar arasındaki farklılığın belirlenmesi için ise LSD testinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler kapsamında, Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin dans özyeterlikleri üzerinde cinsiyet değişkeninin ve bir enstrüman çalma ya da çalmama durumunun yordayıcı olmadığı tespit edilmiştir. 27 ve üzeri yaş grubundaki öğrencilerin 21-23 yaşa göre, Türk Halk Oyunları bölümü öğrencilerin diğer bölümlerdeki öğrencilere göre ve 4. sınıf öğrencilerinin 3. sınıf öğrencilerine göre dans özyeterlikleri daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca vurmalı çalgılarla ilgilenen, ailesinde ya da yakın çevresinde dansla ilgilenen bir birey olan, daha önce en az 1 yıl ve üzerinde dans geçmişi olan ve sahne tecrübesi edinmiş öğrencilerin dans özyeterliklerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç olarak araştırmaya katılan Devlet Konservatuarı öğrencilerinin dans özyeteriklerinin çok yüksek düzeyde olduğu kaydedilmiştir. Araştırma sonucuna yönelik olarak, tüm öğrencilerin dans özyeterliklerinin gelişmesi için projeler yapılması ve dans konulu sempozyumların yapılması önerilebilir. Ek olarak gelecek çalışmalarda, nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılarak öğrencilerin görüşlerinin incelenmesi önerilebilir.
Türk halk oyunları bölümü mezunlarının iş gücü
Türk Halk Oyunları Bölümü, kültürel mirasımızı korumak ve tanıtmak için eğitim veren bir bölümdür. Bölüm öğrencileri öğrenim süreleri boyunca pek çok teorik ve uygulamalı dersler almakta ve çeşitli niteliklerle mezun olmaktadırlar. Fakat Türk Halk Oyunları Bölümü mezunlarının istihdamı noktasında bazı yetersizliklerin olduğu görülmektedir. Dolayısı ile bu sıkıntıların akademik çalışmalar ile ortaya konularak sorunların çözümünde bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Bölüm mezunlarının istihdamında yaşanan sorunlarda Türk halk oyunlarının bir meslek olup olmadığına yönelik yapılan tartışmaların da etkisi olduğu anlaşılmaktadır. Çalışmanın amacı, mezunların iş gücüne katılımını, istihdam süreçlerinde karşılaştıkları zorlukları ve eğitim programlarının iş piyasasındaki taleplere uygunluğunu analiz etmek, mezunların iş yaşamındaki tecrübelerini anlamak ve bu alandaki mevcut durumu değerlendirmektir. Araştırmada literatür tarama yöntemi kullanılmış ve konservatuvarların Türk Halk Oyunları bölümlerinden mezun olup iş gücü piyasasında yer bulan 14 gönüllüyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde mesleklerin genel tanımı, ortaya çıkışı, sınıflandırılması ve kariyer oluşturma süreçlerini ele almaktadır. İkinci bölümde, Türk Halk Oyunları bölümünün yapısal ve eğitimsel unsurları incelenmekte, program içeriği, öğretim ve istihdam olanakları detaylandırılmaktadır. Üçüncü bölümde, Türk Halk Oyunları sektörü ve bölüm mezunlarının işgücü profili analiz edilmektedir. Bu tez, Türk Halk Oyunları bölümü mezunlarının iş gücüne katılımını ve istihdamını iyileştirmek için öneriler geliştirmeyi hedeflemektedir. Aynı zamanda, mezunların eğitim programlarındaki eksiklikler ve iş piyasasındaki talepler arasındaki uyumsuzlukları belirlemekte ve çözüm önerileri sunmaktadır.
Anlatımlı dans performanslarının kurgusu Dumlupınar performansı örneği
Bu tez, anlatımlı dansların estetik algı ve göstergebilimsel kurgu üzerinden incelenmesini konu alır. Özellikle, Türk kültürüne özgü geleneksel dansların, sahne sanatları içindeki yerinin ve bu dansların kültürel iletişimi nasıl şekillendirdiğinin derinlemesine bir analizini sunar. Çalışma, Dumlupınar Meydan Muharebesi'nin anlatıldığı bir sahne performansı örneği üzerinden, bu dansların tarihsel ve kültürel bağlamlarını, sembol ve metafor kullanımlarını ve seyirci üzerindeki duygusal etkilerini ele alır. Tezde, geleneksel dansların ve tiyatronun birleştiği noktalarda, estetik algının nasıl zenginleştirildiği ve izleyici ile nasıl güçlü bir bağ kurulduğu incelenmiştir. Ayrıca, modern sahneleme teknikleri ile geleneksel unsurların entegrasyonunun, performansın görsel ve duygusal etkinliğini nasıl artırdığı üzerinde durulmuştur. Tez, sinematografik unsurların kullanımıyla dans tiyatrosunun anlatım gücünü nasıl artırdığına dair detaylı bir değerlendirme yapar. Sonuç olarak, bu çalışma, anlatımlı geleneksel dansların, kültürel mirasın korunması ve geleceğe taşınması açısından ne denli önemli bir rol üstlendiğini ve modern sahne sanatları içinde nasıl yeniden canlandırılabileceğini ortaya koymaktadır. Geleneksel dansların çağdaş dünya içinde nasıl bir anlam ve yer bulduğunu ve sanatsal ifade biçimleri olarak nasıl evrildiğini ele alarak, kültürel ve estetik açıdan zengin bir perspektif sunar.
Türk halk oyunlarının Türk sinemasındaki temsili; 1960-1970 dönemi
Türkiye İkinci dünya savaşına fiili olarak katılmamasına karşın diğer pek çok ülke gibi savaşın olumsuz etkilerini yaşamıştır. Savaşın sonrasında ise bu olumsuzlukları gidermek için çeşitli alanlarda hamlelerde bulunmuştur. Hamle yapılan alanlardan biri de ülkenin yumuşak güç unsurlarından birini oluşturan sinema filmleri olmuştur. Sinemanın uluslararası imaj ve toplumun Şekillendirilmesindeki öneminden faydalanılmak yolu ile özellikle "toplumsal gerçekçi" filmler sinemadaki yerini bulmuştur. 1960-1970 yılları bu manada sinemanın Türkiye'deki altın çağı olmuştur. Dönemin sinema filmlerinde işlenen ana temalar; köyden kente göç, yoksulluk, ihanet, yöresel konular şeklindedir. Bu temalar işlenirken farklı disiplinlerden de yararlanılmıştır. Özellikle halk oyunları sıkça tercih edilmiştir. Diğer sanat dalları ve sinema akademik çalışmalarda görünürken, sinemada Türk Halk oyunlarını inceleyen akademik çalışmanın yok denilebilecek kadar az olduğu görülmektedir. Bu durum sosyal bilimler adına önemli bir eksiklik yaratmaktadır. Yöntem: Bu çalışma nitel araştırma türlerinden "Durum Araştırması" deseni ile yapılmıştır. Veri toplama tekniği olarak doküman analizi kullanılmış, toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Bu alanda yapılacak olan çalışmalar bahsedilen eksikliği kapatmak adına literatüre katkı sağlayabilir. Bu tez çalışmasının evrenini 1960-1970 dönemine ait 10 Türk filmi oluşturmaktadır. Çalışmada sosyal bilimler alanı için işlevsel olan nitel metot tercih edilmiştir. Çalışmanın temel tezi; Kırsaldan kente gelerek adaptasyon sorunu yaşayan karakterlerin kültürel ve gurbet özlemi ögelerinin altının çizilerek etki artırımı ve izleyici üzerinde algı yapılması varsayımıdır.
Samsun yöresi mübadillerinde geleneksel dans kültürü
"Samsun Yöresi Mübadillerinde Geleneksel Dans Kültürü" başlıklı araştırma konumuzda, öncelikle bu alanda yapılmış olan tarihi, siyasi, ekonomik, demografik ve kültürel literatüler taranarak yerli ve yabancı kaynaklar araştırılmış, konunun giriş bölümleri bu araştırmalar sonucun tarihi süreç ortaya konulmaya çalışılmıştır. Samsun yöresi mübadil derneklerinin ve bu derneklerin yönlendirmeleri sonucunda Samsun merkez ve ilçelerdeki Mübadil mahalle ve köyler tespit edilerek kaynak kişilere ulaşılmıştır. 1,2 ve 3. Kuşak mübadillerle yapılan röportajlar derlenmiş bunun yanında katılımlı ve katılımsız gözlem yöntemiyle merkez ve ilçelerdeki geleneksel mübadil düğün ve şenliklerine katılım sağlanarak çekimler yapılmıştır. Özellikle her yıl ilçe belediyeleri ve dernekler tarafından düzenlenen geleneksel etli kazan pilavı şenlikleri mübadil geleneğinin yaşatıldığı ve geleneksel dansların icra alanları olması sebebiyle, bu alanlarda katılımlar gerçekleştirilerek derleme ve röportajlar kayıt altına alınmış ve arşivlenmiştir. Büyük çoğunluğu mübadil yerleşimi olan Bafra ve Alaçam ilçelerine gidilerek Kültür Bakanlığı tarafından açılan ve mübadillerin somut kültürlerinin sergilendiği Alaçam Mübadele Müzesi gezilerek Alaçam ilçesi mübadilleri hakkında bilgi ve belgeler kayıt altına alınmıştır. Bafra ve Merkez Hacı İsmail Köyü (mahallesi) bulunan müzik ve geleneksel oyun icracıları ile yapılan röportajlarla geleneksel ortamda icra edilen danslar ve müzik icraları ile ilgili kayıtlar alınmış ve bu şekilde genel anlamda geleneksel mübadil oyunlarının yapısı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Yapılan tüm çalışmalar ve arşivlenmiş eski düğün, şenlik vb. kayıtlar tekrar incelenerek bilimsel yöntemlerle yazıya ve notaya aktarılmış, oyunların yapısal analizleri ve adım şekilleri, tür ve biçimsel özellikleri tespit edilerek sınıflandırılmıştır. Geleneksel sıralama içerisinde icra edilen mübadil dansları oluşum şekli açısında müzik-adım, ritim-müzik ve ritim-adım uyumları incelenmiştir. Özellikle icracıların ve ekip başının müzik ve ritim uyumu, oyunların geçişleri, geleneksel oyun formlarının tespiti yapılmış son aşamada ise oyunları geleneksel sıralaması belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Mübadele, Samsun Mübadil Dansları, Geleneksel Dans, Karekod
Mitolojinin Türk halk oyunlarına yansıması
Mitoloji, bilim dünyası tarafından ilk olarak sadece gerçeküstü hikâyeler olarak algılanmasına rağmen zamanla topluma ait pek çok kültürel ürünün içerisindeki varlığı keşfedilmiştir. Ait olduğu toplumun bütün kültürel birikimlerinin kaynağı olarak görülen mitoloji, toplumların milli hafızalarını meydana getiren en önemli olgu olduğu söylenebilir. Toplumu meydana getiren insanların tüm eylemlerinin kaynağı olarak varsayılan arketiplerle paralellikleri belirlenen mitoloji, ortak bilinçaltı kavramıyla da açıklanmıştır. Ortak bilinçaltındaki ortak imgeler ile ifade edilmiş olan mitolojinin, eski çağlardaki uyarıcıları bulamadığı için artık gündelik hayatta ortaya çıkmadığı fakat sanatta ortaya çıkabilmesinin mümkün olduğu düşünülmektedir. Halk sanatı olarak değerlendirilen halk kültürü ürünlerinin hemen hepsinin kaynağı olarak görülen mitoloji, zaman zaman Türk halk oyunları alanındaki bilimsel çalışmalarda da bahsedilen bir kavram olmuştur. Fakat ülkemizde de mitolojiye ilişkin genel kanı, mitolojinin sadece sözlü metinlerden ibaret olduğu yönündedir. Bilim dünyasının hepsinde olmasa bile, kamuoyunda mitoloji sadece Yunanlara ait doğaüstü varlıkların, doğaüstü hikâyelerinden oluşan anlatılar olarak algılanmıştır. Fakat oluşan bu algının aksine dünya üzerinde tarihi derinlikleriyle var olan her toplumun kendine ait bir mitolojisi, mitoloji geleneği ve mitolojik sistemi vardır. Türklerdeki mitoloji geleneği, Türker'in tarih sahnesine ilk çıktıklarından beri çok geniş bir coğrafyaya yayılmaları ve farklı gelişim yolları gösteren kavimler halinde yaşamaları sebebiyle zaman içerisinde pek çok kültürden etkilenmiş ve bu etkileşimleri uyum içerisinde kedisine adapte etmiş bir yapıya sahiptir. Tüm dünyadaki mitoloji geleneklerinde olduğu gibi, Türk mitolojisi de içerisindeki mit ve ritüellerle toplumun var olduğu günden beri edindiği tecrübe ve birikimleri gelecek nesillere aktaran önemli bir işleve sahiptir. Mitoloji bu işlevi sıkı sıkıya bağlı olduğu ve mitlerin vücut bulmuş hali olan ritüeller aracılığıyla yapmaktadır. Eski Türk inançlarının gündelik hayattaki ifadeleri olarak değerlendirilen ritüeller, Türk kültürünün farklı coğrafyalarda yaşayan topluluklarında görülebilecek en temel ve ortak özelliklerdir. Dansın da kaynağı olarak görülen ritüeller oyunun ilk ortaya çıktığı yerler olarak kabul edilmektedir. Ritüeller bir bakıma kutsal olarak kabul edilen olaylara boyut kazandırarak bu olayları dramatik insan davranışları ve danslarla ifade eder. Türk kültüründe bu ifade şekli kendisini Türk halk oyunlarında, belirgin bir şekilde özellikle seyirlik oyunlarda göstermektedir. Seyirlik oyunların içeriğindeki, konular, temalar ve bazı motifler, kaynağını ait olduğu toplumun mitolojisinden alan arkaik ritüellerin izlerini taşımaktadır. Ayrıca bu oyunlardaki müzik, dans ve dramanın bir arada görülmesi arkaik ritüellerle paralellikleri açısından önemlidir. Halk danslarında ise mitoloji karşımıza daha belirgin olarak halk danslarının icra ortamları, icra biçimleri ve aktarım şekilleriyle çıkmaktadır. Halk danslarının geleneksel icra ortamlarında mitsel zamanlara yolculuğun izlerini taşıyan bazı motifler gözlemlemek mümkündür. İcra biçimleri gökyüzü ile ilgili kültlerin yeryüzüne yansıtılmış şekilleri gibidir. Aktarım şekli, Türk mitolojisinin taşıyıcıları hatta icracıları niteliğinde kabul edilen Şamanlık Kumunun Şaman olma eğitimi sırasında kullandığı usta çırak ilişkisine benzer, uzun bir süreç olma özelliğini göstermektedir. Ayrıca bazı halk dansları örneklerinde gök, gökyüzü, ağaç, ateş, gibi Türk mitolojisindeki önemli kültlerin ve tanrıçaların, Türk dünyasındaki önemli mitolojik kahramanların ve kutsal hayvanların yansımalarını görebilmek mümkündür.
Yerel yönetimlerde kültür ve sanat politikaları (Halkoyunları faaliyetleri örneği)
Bu araştırma, yerel yönetimlerin kültür ve sanat politikaları bağlamında halk oyunları faaliyetlerini nasıl planladığını, uyguladığını ve sürdürdüğünü incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, halk oyunları aracılığıyla kültürel mirasın korunması, toplumsal katılımın artırılması ve kültürel sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik yerel yönetim stratejilerini ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş, desen olarak durum çalışması kullanılmıştır. Veriler, Türkiye'nin farklı illerinde halk oyunları faaliyetlerine katılan 123 katılımcı, 47 yönetici/organizatör, 45 aile/veli ve 28 eğitmen ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, gözlemler ve doküman analizleri aracılığıyla toplanmıştır. İçerik analizi sonucunda, ailelerin katılım motivasyonlarının çoğunlukla kültürel değerlerin aktarımı, çocuklarının özgüven ve sosyalleşme ihtiyaçları ile yönlendirici rol modeller üzerinden şekillendiği bulunmuştur. Katılımcılar, halk oyunlarının bireysel gelişim (özgüven, disiplin, sosyal beceriler), toplumsal dayanışma ve kültürel aidiyet kazandırma gibi çok boyutlu katkılarını vurgulamıştır. Eğitmenler, öğrenme süreçlerinin yaş gruplarına göre farklılık gösterdiğini, belediyelerin sunduğu olanakların kısmen yeterli olduğunu, ancak süreklilik ve mekân yetersizliği gibi sorunların devam ettiğini ifade etmiştir. Yöneticiler ise bütçe, tanıtım, sürdürülebilirlik ve dezavantajlı gruplara erişim konularında çeşitli zorlukların bulunduğunu, buna rağmen halk oyunlarının kentin kültürel kimliğini güçlendirdiğini belirtmiştir. Sonuç olarak araştırma, halk oyunlarının yerel yönetim politikalarında yalnızca bir eğlence veya sportif faaliyet değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunması ve toplumsal birlikteliğin güçlendirilmesi açısından stratejik bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda elde edilen bulgular, halk oyunları faaliyetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması, finansal ve mekânsal sürdürülebilirliğin sağlanması ve yerel yönetimlerin kültür politikalarında daha bütüncül yaklaşımlar geliştirilmesi için yol gösterici niteliktedir.
Dans akademisyenlerinin öğretim teknolojilerini kullanımı ve dans teknolojileri hakkında görüşleri: Birleşik teknoloji kabul ve kullanım modeli-2 ile değerlendirilmesi
Bu çalışma, Birleşik Teknoloji Kabul ve Kullanım Modeli-2 (UTAUT-2) kuramsal çerçevesi doğrultusunda dans akademisyenlerinin öğretim teknolojilerini kullanım düzeylerini ve dans teknolojilerine ilişkin görüşlerini incelemektedir. Günümüzde dijital dönüşüm süreci, sanatın birçok alanında olduğu gibi dans eğitiminde de teknolojik araçların entegrasyonunu gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda, dans teknolojilerinin pedagojik süreçlerdeki rolü, hem öğretim etkinliklerinin kalitesini artırmakta hem de öğrencilerin öğrenme deneyimlerini çeşitlendirmektedir. Çalışma kapsamında nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli benimsenmektedir. Veriler, çevrim içi anket aracılığıyla toplanmakta ve elde edilen bulgular SPSS programı ile analiz edilmektedir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma ve çoklu regresyon gibi istatistiksel tekniklerden yararlanılmaktadır. UTAUT-2 modeline özgü olarak performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki, kolaylaştırıcı koşullar, hedonik motivasyon, alışkanlık ve fiyat değeri gibi değişkenlerin teknoloji kullanımına etkisi değerlendirilmektedir. Elde edilen sonuçlar, dans akademisyenlerinin öğretim teknolojilerini genel olarak olumlu bir tutumla benimsediklerini, ancak bu teknolojilerin dans eğitimi bağlamında uygulanabilirliğine yönelik bazı çekinceler taşıdıklarını ortaya koymaktadır. Performans beklentisi ve kolaylaştırıcı koşulların teknoloji kullanımını doğrudan etkilediği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte hedonik motivasyonun ve alışkanlık düzeyinin de öğretim teknolojilerinin dans alanında kullanım sıklığını artırmakta olduğu saptanmaktadır.
Kültürel bellek bağlamında Bursa ili dağ köyleri düğün gelenekleri
Kültürel bellek, geçmişin yalnızca bireysel ya da toplumsal düzeyde hatırlanmasından öte, bu hatırlamanın anlamlandırılması ve yeniden yorumlanması sürecinde merkezi bir rol oynar. Toplumların kimlik inşasında belirleyici bir unsur olan kültürel bellek, tarihsel olaylar, gelenekler, ritüeller ve ortak deneyimler aracılığıyla şekillenir. Bu bağlamda, kuşaktan kuşağa aktarılan toplumsal bilgi, değerler ve gelenekler hem bireylerin aidiyet duygusunu pekiştirir hem de toplumun kültürel sürekliliğini sağlar. Nesiller boyunca aktarılan gelenekler, toplumsal bilgi ve değerlerin gelecek kuşaklara iletilmesine imkan tanır. Ortak bir kimlik oluşturan bireyler, bu süreçte sosyal pratiklerde farklılıklar gösterebilir. Bu farklılıklar, doğum, evlenme ve ölüm gibi hayatın geçiş dönemlerinde belirgin biçimde gözlemlenir. Bu dönemlere ait inanış ve uygulamalar, toplumun kültürel değerlerini derinlemesine yansıtır. Evlenme gelenekleri, hem bireyler için önemli bir dönüm noktasını temsil eder hem de toplumun tarihsel ve kültürel birikimini ortaya koyar. Bursa düğün gelenekleri içinde önemli bir yere sahip olan kına geceleri, kültürel bağlamda dikkat çekicidir. Kına gecesinden önce gerçekleştirilen üç etek gecesi ve sonrasındaki tavuk alma gibi uygulamalar, yerel kültürel mirasın canlı örnekleridir. Bu çalışma, Bursa iline bağlı Orhaneli, Keles ve Büyük orhan ilçelerinde uygulanan evlenme geleneklerini odağa almakta ve bu geleneklerin içeriklerini, işlevlerini ve zaman içerisinde geçirdiği değişim ve dönüşüm süreçlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Yöredeki sözlü tarih anlatıları, saha çalışmaları ve kültürel gözlemler aracılığıyla elde edilen veriler ışığında, bu geleneklerin günümüzde nasıl yaşatıldığı ya da ne ölçüde değişime uğradığı değerlendirilmektedir. Bu sayede, kültürel belleğin hem sürekliliği hem de dönüşebilir doğası ortaya konmakta; yerel kültürel mirasın korunması ve belgelenmesi yönünde önemli bir katkı sunulmaktadır.
Sosyal belediyecilik bağlamda bilgievleri'nde uygulanan sanatsal faaliyetler: Kocaeli kılavuz gençlik modeli örneği
Bu araştırma, "Bilgievleri'nde Uygulanan Sanatsal Faaliyetleri" incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, Kocaeli ilinde faaliyet gösteren Bilgievleri olup, 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılında gerçekleştirilecek olan sanatsal faaliyetleri kapsamaktadır. Sosyal belediyecilik bağlamında Bilgievleri, çocukların okul dışındaki zamanlarını, kötü alışkanlıklar ve ortamlardan uzak durmaları amacıyla, vakitlerini verimli geçirmeleri açısından kurulmuş bir eğitim kurumudur. Bunun yanı sıra çocuklar kurum içerisinde hem ders etkinliklerine hem de atölye faaliyetlerine katılarak informal bir eğitim ortamında kendi yetenekleri doğrultusunda, becerilerini keşfederek geliştirebilecekleri sosyal bir mekân imkânı sunmaktadır. Eğitimin sadece bilgi aktarmak olmadığını, öğrencilerin deneyerek, yaşayarak ve görerek öğrenme fırsatı sunan önemli bir kuruluştur. Kocaeli'nde, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kılavuz Gençlik Modeli altında faaliyet gösteren 17 Bilgievi bulunmaktadır. Her bir kuruluş kendi bulunduğu ilçenin durumuna göre ortak amaçlar doğrultusunda işleyiş sağlamaktadır. Yapılacak çalışmayla ilk olarak Bilgievler'nin genel şemasıyla ilgili bilgi verilecektir. Kocaeli'nde Bilgievleri'nin kuruluşuyla ilgili verilerek toplanarak, vizyon- misyon doğrultusunda amacı ve hedefleri açıklanacaktır. Kocaeli'de faaliyet gösteren 17 Bilgievi'nin idarecileri ve Kocaeli Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığında, Gençlik Eğitimi Şube Müdürlüğünde görev yapan birimlerle görüşme yapılarak, genel işleyişleri hakkında verilere toplanacaktır. Alınan bilgiler doğrultusunda gerçekleştirilen sanatsal faaliyetlerle ilgili araştırma gerçekleştirilecektir. Araştırma da Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışma deseni uygulanacaktır. Tarihsel bir perspektiften hareketle, Abbâsîler dönemi Beytü'l-Hikme'den Osmanlı sosyal hizmet kuruluşlarına ve modern Türkiye'deki sosyal belediyecilik anlayışına kadar kapsamlı bir literatür taraması yapılacaktır. Bu çalışma, farklı dönemlerdeki sosyal hizmet anlayışlarının birbirini nasıl etkilediğini ve günümüz gençlik projelerinin tarihsel temellerini incelemektedir. Ayrıca, Finlandiya, Hollanda, Almanya ve Kanada gibi sosyal refah modellerini benimseyen ülkelerin gençlik hizmetleri uygulamalarıyla karşılaştırmalı analizler yapılacaktır. Bilgievleri bakımından Kocaeli ilinde yapılan çalışmalar incelendiğinde tam anlamıyla işleyişi anlatan bilimsel bir yazıya ulaşılamamıştır. Gelecek zamanlarda Kocaeli ilinde, Bilgievler'iyle ilgili çalışma yapacak bilim insanlarına kaynak olması amacıyla, literatüre katkı sağlamayı amaçlanmıştır. Bu amacın yanında, Kocaeli'ndeki Bilgievleri'nin gerçekleştirdikleri sanatsal faaliyetler nelerdir? sorusu incelenecektir. Bu araştırma ile hem Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kılavuz Gençlik Modeli altında Bilgievleri incelenecek olup hem de gerçekleştirilen sanatsal faaliyetler araştırılarak, ilk alanyazın çalışması olacaktır.