Yeditepe University
Discipline

Acil Durum ve Afetlerde Sağlık Yönetimi Anabilim Dalı

Yeditepe University

4

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

4 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kitlesel yaralanmalı olayların tanımlanması

AMAÇ: Bu araştırmanın amacı ülkemizde kitlesel yaralanmalı olayların (KYO) tanımlanmasında kullanılan Sağlık Bakanlığı Sağlık Afet Koordinasyon Merkezi (SAKOM) bildirim kriterlerini günümüzde yeniden düzenlemek ve KYO tanımlanması için güncel bir yaklaşım sunmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu araştırmada Delphi fikir birliği yöntemi kullanılarak afet eğitimi almış 21 acil tıp uzmanları (ATU) ile 2 yapay zekâ robotu dahil edilmiştir. BULGULAR: Uzman fikir birliği ile SAKOM bildirim kriterleri primer ve sekonder olay kriterleri olarak ikiye ayrılmış ve yeni kriterler eklenmiştir. Primer Kitlesel Yaralanmalı Olay Kriterleri aniden ortaya çıkan olay, bir olayda 10 ve üzeri ölüm, 100 ve üzeri yaralanma, yerel kapasiteyi aşan müdahale ihtiyacı, terör saldırıları, çevresel afetler, Kimyasal Biyolojik Radyolojik Nükleer ile ilişkili olaylar, yangınlar ve toplu karbon monoksit ilişkili zehirlenmeler, uluslararası yardım çağrısı gerektiren olaylar olarak belirlenirken; Sekonder Kitlesel Yaralanmalı olay kriterleri: İklim değişikliği ile ilişkili afetler, her türlü kara, deniz, demiryolu, havayolu aracı kazası, toplumsal eylemler ve olaylar, her türlü patlama olayı, kaybolma sonucu arama ve kurtarma, her türlü toplu gıda içme suyu, inhalasyon yoluyla insan sağlığını tehdit eden etkilenmeler, her türlü maden kazaları, teknolojik kazalar ve siber tehditler, acil sağlık hizmetlerinde görev esnasında gerçekleşen olaylar , bölgesel veya ulusal düzeyde sosyal ve ekonomik kayba yol açan olaylar, kritik altyapıya (hastaneler, köprüler, enerji santralleri vb.) zarar veren olaylar, uzun vadede sağlık, psikolojik ve sosyal sorunlara yol açan olaylar ve savunmasız grupları (yaşlılar, çocuklar, engelliler) hedef alan olaylar olarak belirlenmiştir. KYO aktivasyonunu yapılması için ise: primer olaylar için genellikle sahada medikal afet yöneticileri tarafından doğrudan aktivasyon kararı vermesi önerilirken; sekonder olaylar için İl SAKOM'lar gibi daha merkezi karar vericilerin devreye girmesi önerilmiştir. SONUÇ: Bu araştırmada, ülkemizde KYO tanımlanmasında kullanılan SAKOM bildirim kriterleri, acil tıp uzmanlarının görüşleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmiş ve güncellenmiştir. Uzman görüşlerine göre yeni KYO kriterleri, primer ve sekonder kitlesel yaralanmalı olay kriterleri olarak iki ana kategoriye ayrılmıştır. Yeni KYO kriterleri, olayların aciliyet derecesine göre hızlı ve etkili müdahale stratejilerinin geliştirilmesine olanak sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Afet, Kitlesel Yaralanmalı Olay, Sağlık Afet Koordinasyon Merkezi, Afet Yönetimi, Afet Tıbbı

Sarper Yılmaz
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Acil serviste çalışan doktor ve hemşirelerin afetlere karşı bilgi ve beceri düzeylerinin değerlendirilmesi

Şahin, Ş. (2024). Acil Serviste Çalışan Doktor ve Hemşirelerin Afetlere Karşı Bilgi ve Beceri Düzeylerinin Değerlendirilmesi. Yeditepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Acil Durum ve Afetlerde Sağlık Yönetimi Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi. İstanbul YÖNTEM: Bu nicel araştırma 46 hemşire, 33 acil tıp asistanı doktor, 9 acil tıp uzmanı, toplam 88 sağlık görevlisi ile yapılmıştır. Uygulanan demografik formda; yaş, cinsiyet, meslek, meslekte kaçıncı yılda olduğu, eğitim düzeyi, afetlerle ilgili eğitim alınıp-alınmadığı, afet müdahale ekibine dahil olup- olmadığı sorgulandı. Gözetmen eşliğinde ön test ve son test uygulanmıştır. Ön test sonrası deney grubu sunum eşliğinde 60 dakikalık afet eğitim alırken, kontrol grubu eğitime dahil edilmemiştir. Afet Triyajı, Genel Afet Yaklaşımı, Hastane Afet Planı ve Olay Komite Sistemi, Bombalama, Patlama, Yaralanma ve Ezilme konuları, bir eğitmen tarafından katılımcılara verilmiştir. Tüm katılımcılara; stadyumda maç çıkışı dağılan kalabalığa bombalı saldırı senaryosu ile ilgili bir çalışma yapılmıştır. Masa başı uygulanan senaryo sonrası katılımcılar kontrol listeleriyle değerlendirilmiştir. Veriler, IBM SPSS Statistics 27 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Anlamlılık sınırı p <0.05'dir. BULGULAR: Araştırmamıza katılan 88 gönüllü sağlık çalışanın %52,3'ü erkek, %47,7'si kadın ve %67'si 25-30 yaş aralığındadır. Araştırmaya katılanların %43,2'sinin lisans mezunu olduğu %56,7'sinin 1-5 yıl arası çalışmış olduğu, %52,3'ünün hemşire olduğu, %59,1'inin daha önce afet eğitimi almış ve %11,1'inin daha önceden bir afet müdahale tecrübesine sahip olduğu tespit edildi. Araştırmaya katılan uzman doktorların ve asistan doktorların hem ön test puan ortalamaları hem son test puan ortalamaları hemşirelerin puan ortalamalarından yüksek bulundu. (p<0,05). Daha önce afet müdahalesinde bulunan katılımcıların son test puan ortalamaları afet müdahalesinde bulunmayanlardan yüksek bulundu. (p<0,05). Çalışma için hazırlanan 1 saatlik afet eğitimi alan grubun (n=40) ortalama son test puanı (15,3250 ± 1,7303) afet eğitimi almayan grubun (n=48) ortalama son test puanından (14,1875 ± 2,1403) daha yüksek bulundu. (p<0,05). SONUÇ: Hem mezuniyet öncesi hem mezuniyet sonrası acil sağlık personeli eğitimlerine afet eğitimi eklenmeli ve desteklenmelidir. Anahtar kelimeler: Afet, acil servis, afet tıbbı eğitim

Doğal afetler
Şennaz Şahin
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Afet bilinci ve eko-anksiyetenin afete hazırlık davranışlarına etkisi: İstanbul örneği

Baba, P. (2024). Afet Bilinci Ve Eko-Anksiyetenin Afete Hazırlık Davranışlarına Etkisi: İstanbul Örneği. Yeditepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Acil Durum ve Afetlerde Sağlık Yönetimi Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi. İstanbul. Amaç: Bu araştırma, İstanbul'da yaşayan bireylerin afet bilinci ve ekolojik anksiyete düzeylerinin afete hazırlık davranışları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, afet bilinci ve ekolojik anksiyetenin bireylerin afete hazırlık süreçlerinde nasıl bir rol oynadığını ve bu faktörlerin demografik verilere göre nasıl şekillendiğini belirlemeyi hedeflemektedir. Yöntem: Bu çalışmada, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma, İstanbul'da yaşayan 18 yaş ve üzeri bireylerden oluşan bir örnekleme dayanmaktadır. Örneklem büyüklüğü 384 olarak hesaplanmış, ancak araştırma 405 katılımcıyla tamamlanmıştır. Veri toplama aracı olarak "Demografik Bilgi Formu", "Afetlere Yönelik Hazırlık İnanç, Değer, Tutum ve Davranış Değerlendirme Ölçeği" ve "Eko-anksiyete Ölçeği" kullanılmıştır. Yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi gibi demografik faktörlerin bu ilişkiler üzerindeki etkileri de detaylı bir şekilde değerlendirilmiştir. Toplanan veriler, SPSS 25.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılıp dağılmadığı Kolmogorov-Smirnov testi ile kontrol edilmiştir. Analizlerde tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma, frekans, oran), Independent t testi ve One Way Anova Testi kullanılmıştır. Post-hoc analizlerde Games Howell ve LSD testlerinden yararlanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan bireylerin %61,2'si kadın, %38,8'i erkektir. Katılımcıların ekolojik anksiyete düzeyleri arttıkça afete hazırlık düzeylerinin de arttığı gözlemlenmiştir. Afete hazırlık davranışları ile afet bilinci arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Cinsiyet, yaş, eğitim durumu ve medeni durum gibi demografik faktörlerin afete hazırlık tutumlarını etkilediği belirlenmiştir. Kadınlar, 31-50 yaş arası bireyler, üniversite mezunları ve evliler afete hazırlık konusunda daha yüksek düzeydedir. Sonuç: Ekolojik anksiyete düzeyi arttıkça afete hazırlık düzeyi de artmaktadır. Afet bilincinin artırılması, doğal afetlerde can ve mal kaybını azaltabilir. Bu amaçla kitle iletişim araçları ve eğitim kurumlarının etkin kullanılması önerilmektedir. Ayrıca, afet hazırlık davranışlarını etkileyen inanç, değer ve tutumların daha geniş kapsamlı bir şekilde incelenmesi için daha büyük örneklem grupları üzerinde benzer çalışmalar yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Afet, Davranış, Değer, İnanç, Tutum, Ekolojik Anksiyete

Pınar Baba
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ulusal medikal kurtarma ekibi (UMKE) afet eğitimleri ve afet tıbbı eğitimlerinin afetlerdeki önemi ve yararlı etkileri: Kahramanmaraş depremleri örneği

AMAÇ: Bu araştırmanın amacı, afet tıbbı eğitimlerinin sağlık profesyonelleri üzerindeki etkilerini incelemektir. GEREÇ VE YÖNTEM: Araştırma, Kahramanmaraş depremlerinde görev yapan 135 sağlık profesyonelinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak sosyo-demografik bilgi formu, çalışmaya özel anket soruları ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Ölçeği-Kendini Değerlendirme (TSSBÖ-KD) formu kullanılmıştır. Katılımcıların daha önce aldığı UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) veya afet tıbbı eğitimlerinin Kahramanmaraş depremlerindeki müdahalelere etkisi araştırılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. BULGULAR: Çalışmaya katılanların %68,9'u erkek, %31,1'i kadındır ve ortalama çalışma süreleri 24,98±10,42 yıl olarak bulunmuştur. Mesleki deneyim arttıkça enkaz altından acil sağlık müdahalesi yapma oranı artmıştır (p<0,05). UMKE veya afet tıbbı eğitimi almış katılımcıların %93,8'i eğitimin afet müdahalelerinde çok yararlı olduğunu, %81,3'ü eğitim sayesinde hayat kurtardığını, %83,3'ü diğer afet çalışanlarıyla daha uyumlu çalışabildiklerini, %89,6'sı ise mental olarak daha hazır hissettiklerini belirtmiştir. Kahramanmaraş depremlerinde en sık yapılan sağlık müdahalesi IV tedavi olup, tüm müdahalelerin %22,75'ini oluşturmuştur. Kadınlarda erkeklere göre TSSB aşırı uyarılma belirtileri puanı daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Hemşirelerde yeniden yaşama belirtileri puanı diğer gruplara kıyasla daha fazladır (p<0,05). Eğitim alanlarda aşırı uyarılma belirtileri, almayanlara göre daha yüksektir (p<0,05). Alanda UMKE görevinde çalışanlarda diğer görevlerde çalışanlara göre ortalama TSSB puanları daha yüksek bulunmuştur. SONUÇ: Araştırma sonucunda, afet tıbbı eğitimlerinin katılımcıların acil sağlık müdahalelerinde, mental hazırlıklarında ve diğer ekiplerle uyumlu çalışmalarında önemli katkılar sağladığı tespit edilmiştir. Eğitimlerin bütün sağlık okullarında verilmesi, sağlık profesyonellerinin ise mezuniyetlerinden sonra bu eğitimleri alması gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca, sahada çalışan sağlık profesyonellerinde görülme olasılığı yüksek olan TSSB için eğitimlerde psikososyal destek programlarının daha fazla yer alması gerektiği belirtilmiştir.

Zuhal Atalay
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2024
00