
2.050
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Sağlık sektöründe hizmet kalitesi ve müşteri tatmininin ölçülerek davranışlar üzerindeki etkisinin bulunmasına yönelik model çalışması
Müşteri temelli yönetim anlayışlarının gelişmesi, firmaları ve yöneticileri müşterinin bakışaçısı ile olay ve ürünlere bakmaya zorunlu kılmıştır. Müşteri ihtiyaçlarına tam anlamıylahakim olan ve bu sayede müşteri memnuniyetini sağlayan firmalar günümüzde bir adım öneçıkmakta ve gittikçe kızışan rekabet savaşlarında başarının anahtarını yakalamışolmaktadırlar.Sadık müşterilerin elde edilmesi iyi stratejilerin belirlenmesi ve en uygun stratejik kararlarınalınması ile gerçekleştirilebilecektir. Bu anlamda, üretilen ürün ve sunulan hizmetlerdeyüksek kalite göz önüne alınarak müşteri memnuniyeti sağlanabilecektir.Bu çalışmada, sağlık sektöründe müşteri davranışları üzerinde etkisi bulunan sunulanhizmetin kalitesi, kayıp, hizmet değeri ve müşteri tatmininin birbirleriyle olan ilişkileriniaçıklayan Cronin ve diğerlerinin (2000) ortaya koyduğu model kullanılmış ve bu modelyardımıyla müşteri davranışları tahmin edilmeye çalışılmıştır. Uygulamada İstanbul'dabulunan 47 özel hastanenin toplam 870 hastası üzerinde bir anket çalışması uygulanmış veanketlerle toplanan veriler güvenilirlik ve normallik analizleri için SPSS 13.0, modelgeçerliliği ve yapısal eşitlik analizi için de LISREL 8.51 paket programlarıyladeğerlendirilmiştir.Sonuç olarak, hizmet endüstrisinin önemli kollarından biri olan hastane kurumları içinsunulan hizmetin müşteriler tarafından algılanmasının müşteri tatmini, müşteri değeri vedavranışsal amaçlar üzerindeki etkileri araştırılmış ve değişkenlerin birbiriyle olan ilişkileriincelenmiştir.Anahtar kelimeler: Hizmet kalitesi, kayıp, hizmet değeri, müşteri tatmini, davranışsal amaç,sağlık sektörüii
Ro-ro tasımacılıgında yer seçimi problemine yönelik bir çözüm geliştirilmesi ve İstanbul ili için uygulanması
Ro-Ro, Roll on/Roll off terimlerinin kısaltmasıdır ve otomobil, treyler ve kamyon gibitekerlekli yüklerin taşınmasını sağlayan bir gemi türüdür. Ro-Ro gemileri limanda, yükleringemiye rampalar aracılığıyla tekerlekler üzerinde yüklenip boşaltılmasını sağlar. Dahili ya daharici rampalar Ro-Ro yükünün yüklenip boşaltılmasını kolaylaştırmaktadır. Büyük nesnelerde dahil olmak üzere Ro-Ro gemisi üzerinde taşınan yükler esnektir. Ro-Ro gemileri yükleringüvenli bir şekilde taşınmasını sağlarlar ve müşteri isteklerini yerine getirebilme özellikleriyüksektir.Taşımacılık ticari ve endüstriyel faaliyetler ve dış ticaret için önemli bir destek sağlamaktadır,bu yüzden ekonomi için hayati bir değere sahiptir. Taşımacılık küreselleşme ile birlikte dahaönemli bir seviyeye gelmektedir. Türkiye için Ro-Ro sektörü taşımacılık sektörü içerisinde iyibir pozisyon almalıdır.Ro-Ro taşımacılık içerisinde liman yerinin seçilmesi büyük bir problemdir, çünkü bir çokkritik faktör bulunur. Örnek olarak, seçtiğiniz liman yükleme ve boşaltma noktalarına yakınolmalı, toplam maliyetler en düşük seviyede olmalıdır. Bu çalışmada stanbul'daki üç limanyerleşimi için bazı kritik faktörler belirlenmiştir.Bu çalışmada giriş bölümünün ardından ikinci bölümde taşımacılık teorisi incelenmiş vedeniz taşımacılığı ve yapısı tanıtılmıştır.Üçüncü bölümde, Ro-Ro tanımı; Ro-Ro sistemi ve çevresi, Ro-Ro'ya değer ekleyen hizmetlerve Ro-Ro taşımacılık maliyetleri detayları altında incelenmiştir. Dünya ve Türkiye üzerindekiyaygın Ro-Ro uygulamaları araştırılmıştır.Dördüncü bölümde, Ro-Ro taşımacılığın teknik analizi yapılmıştır. Beşinci bölümde, PendikRo-Ro limanı ve UN Ro-Ro şirketi incelenmiştir. Altıncı bölümde, önerilen Ambarlı, Silivrive Kavaklı limanları hakkında bilgi verilmiştir ve stanbul için bir Ro-Ro taşımacılık modelisunulmuştur.Anahtar kelimeler: Ro-Ro taşımacılık, Yük gemisi, Liman seçimi, ntermodal taşımacılık.
Araç rotalama problemleri için populasyon ve komşuluk tabanlı metasezgisel bir algoritmanın tasarımı ve uygulaması
Bu tez çalışmasında firmalarda özellikle lojistik planlarının oluşturulması sırasında epeyce sıkkarşılaşılan kapasite ve mesafe kısıtlı Araç Rotalama Problemi için, populasyon ve lokalarama tabanlı bir metasezgisel algoritma önerilmiştir. Geliştirilen yöntem için populasyontabanlı metasezgisel tekniklerin çeşitlendirme stratejisi, komşuluk tabanlı tekniklerin iseyoğunlaştırma stratejisi göz önüne alınmıştır. Klasik sezgisel metotlar kullanılarak oluşturulanbaşlangıç çözümleri çözüm havuzu içerisinden kili Turnuva mantığı ile seçilmekte ve buçalışmada tanıtılan ?arama uzayında çözümler arası uzaklık? kavramı ile komşu çözümlerrasgele bir şekilde taranarak yeni çözümler üretilmektedir. Böylelikle arama işlemi, çözümuzayının en umut verici alanlarında yapılmakta ve üretilen çözüm kalitesi artırılmaktadır.Ayrıca algoritma süreci tamamen stokastik bir yapıda ilerlemekte ve bu sayede yöntem,oldukça az sayıda parametre içermektedir. Önerilen yöntem literatürde yer alan problemlerüzerinde denenmiş ve başarılı sonuçlar alınmıştır.Anahtar Kelimeler: Araç Rotalama Problemi, Metasezgisel Algoritmalarxi
Strateji geliştirme ve değerlendirme yaklaşımı ve uygulaması
Karar ortam nda devaml olarak ortaya ç kan ve organizasyonel ba ar n detaylariçeren ?ne durumday z?? ve ?nereye gidiyoruz?? sorular organizasyon yönetimiiçerisinde s kça sorulmaktad r. Bununla birlikte, organizasyonlar n ba ar eldeedebilmeleri için ?k tl kaynaklar öncelikle hangi stratejiler içinkullanmal z?? sorusunun cevab da gün geçtikçe daha fazla önem kazanmaktad r.SWOT (Güçlü Yönler, Zay f Yönler, F rsatlar ve Tehditler) analizi karar ortam içve d faktörleri göz önünde bulundurarak analiz edebilen ve yayg n olarak kullan lanbir karar analizi yöntemidir. AHP (Analitik Hiyerar i Proses) ise hem objektif hem desubjektif de erlendirme ölçütlerini dikkate alabilen ve yayg n olarak kullan lan birçok ölçütlü karar verme tekni idir. Çok ölçütlü karar verme modellerinin SWOTanalizi ile birlikte kullan (A'WOT yakla ), SWOT analizindeki faktörlerinsay sal olarak de erlendirilebilmesine ve kendi aralar nda önceliklendirilmesineolanak sa lar. Bu birlikte kullan mda, SWOT analizi karar ortam n olu turulmas ,AHP ise SWOT faktörlerinin kendi aralar nda s ralanmas sa lamaktad r.Bu çal mada, orijinal A'WOT yöntemindeki klasik AHP yerine Bulan k AHPyakla kullan larak SWOT faktörleri önem derecesine göre a rl kland lm r.Organizasyon stratejileri, en büyük a rl a sahip SWOT faktörlerini kapsayacakekilde belirlenmi ve ili kili oldu u SWOT faktörleri için elde edilen a rl klar ntoplam olarak ifade edilerek önceliklendirilmi ve de erlendirilmi tir. Ayr ca,önerilen yakla gerçek dünya uygulamalar nda desteklemek amac yla modüler,esnek ve tekrar kullan labilir bir yaz m geli tirilmi tir.Yap lan uygulamalar sonunda, önerilen birle tirilmi yakla m ve geli tirilenyaz n, karar ortam analiz edilerek strateji geli tirme ve de erlendirme sürecindekullan labilecek özgün, kullan ve esnek bir karar destek sistemi olu turdu ugörülmü tür.Anahtar Kelimeler: SWOT, Bulan k AHP, A'WOT, Bulan k Mant k, StratejiGeli tirme, Strateji De erlendirme
Toplam üretken bakım uygulamalarıyla maliyet düşürülmesinin ölçülmesi
Toplam Üretken Bakım (TÜB), artan bir şekilde verimliliği arttırmak için imalat temelliorganizasyonlarda iş gücünün etkin katılımını sağlamak için uygun bir teknik ve insiyatifolarak görülüyor ve Toplam Kalite çabalarına yeni güçler ekliyor.Bu çalışma; TÜB konseptini ve bir şirkete nasıl tanıtılacağını ana hatlarıyla anlattıktan sonra,TÜB, Toplam Kalite Yönetimi ve Tam Zamanında Üretim arasındaki ilişkiye dikkat çekmeyeçalışıyor ve esas olarak TÜB' ün maliyet üzerindeki etkisini göstermeyi amaçlıyor.Bu çalışmanın birinci bölümünde, Toplam Üretken Bakım kavramı, tarihçesi, hedefleri,yararları ve Toplam Üretken Bakım, Toplam Kalite Yönetimi ve Tam Zamanında Üretimarasındaki ilişki anlatılmıştır. kinci bölümde, Toplam Üretken Bakımın 8 temel faaliyetianlatılmış ve Toplam Ekipman Etkinliğinin nasıl hesaplandığı anlatılmıştır. Üçüncü bölümdebaşarılı bir Toplam Üretken Bakım uygulamasının adımları ve dördüncü bölümde KüçükGrup Faaliyetlerinin TÜB uygulamasındaki rolü anlatılmıştır. Beşinci bölümde, ToplamÜretken Bakımın etkinliğini ölçme metodu açıklanmıştır. Altıncı bölümde, Toplam ÜretkenBakım uygulamalarıyla maliyet düiürülmesini göstermek için bir model önerilmiştir. Yedincibölümde ise çeşitli işletmelerde ki Toplam Üretken Bakım gerçek yaşam uygulamaları örnekolarak verilmiştir ve Toplam Üretken Bakım uygulamalarının maliyet azaltma üzerindekietkisi gösterilmiştir.Hem teorik metotları hem de 3 farklı imalat şirketindeki durum çalışmaları dikkate alınarak;TÜB'ün üretim maliyetlerini azaltmada önemli bir katkısı olduğu, TZÜ'nün sağlıklı birşekilde yürümesine yardım ettiği ve TKY'nin uygulandığı işletmelerde TÜB'ün daha kolayuygulanacağı sonucu çıkartılır.Anahtar Kelimeler: Toplam Üretken Bakım, Otonom Bakım, 6 Büyük Kayıp, Küçük GrupFaaliyetleri, Maliyet Azaltma
Uçak seçim kriterlerinin değerlendirilmesinde AHP ve bulanık AHP uygulaması
Havacılık sektöründe uçak seçimi çok zor bir konudur. Genel olarak mevcut müşteri taleplerinikarşılamanın yanında düşük işletme ve bakım maliyetleri öne çıkmaktadır. lk yatırım maliyetininbu kadar büyük ve kar oranlarının bunun yanında çok düşük olması havacılık sektörünü acımasızrekabete sürüklemiştir. Bu çalışmada Türk Sivil Havacılık sektörünün mevcut yapısı göz önünealınarak havayolu şirketlerinin mevcut filolarına yeni uçak eklemek istemesi durumunda dargövdeli tek koridorlu orta menzilli ticari uçak modellerinden Airbus A321-200, Airbus A320-200,Boeing B737-800, Boeing B737-900 ve Boeing B737-900X tiplerinden hangisini seçmesigerektiği üzerine çeşitli kriterler göz önüne alınarak karşılaştırma ve değerlendirme yapılmıştır.Uçak seçimi sürecinin oluşturulmasında, çoklu kriter içeren karmaşık karar verme problemlerininçözümü için tasarlanan "Analitik Hiyerarşi Prosesi" (AHP) modelinden yararlanılmıştır.Oluşturulan AHP modeli Matlab 6.5 kullanılarak çözülmüştür. Ayrıca uygulamada belirsiz vekesin olmayan veriler de göz önüne alınarak "Bulanık (Fuzzy) AHP" uygulaması yapılmış ve ikiyönetimin sonuçları değerlendirilmiştir.
Perakende sektöründe tedarikçi performans değerlemesinde AHP ve bulanık AHP uygulaması
Teknolojik gelişmelerin hızlanmasıyla birlikte müşterilerin mal ve hizmet taleplerinde hızlıdeğişmeler yaşanmaktadır. Bu durum işletmelerin değişen tüketici taleplerine uygun mal vehizmet sunmalarını kaçınılmaz hale getirmiştir. Üreticiyle nihai tüketiciyi bir araya getirenperakendeci işletmeler için ayakta kalmayı başarmak; müşteriler tarafından tercih edilirolmayı, onlara kalite sunmayı, onları memnun etmeyi gerektirmektedir. Perakendeciişletmeler, karlı ve etkin satışlarla hem kendi sürekliliğini sağlamak hem de müşterilerinimemnun edebilmek için tedarikçilerden beklentilerini ortaya koyarak, tedarikçilerin bubeklentileri gerçekleştirme derecelerini ölçümlemek zorundadırlar. Bu çerçevede, perakendeciişletmeler birlikte çalıştıkları tedarikçileri için performanslarını ölçümleme ve değerlendirmeyöntemine ihtiyaç duymaktadırlar.Perakendeci işletme için, tedarikçi performans sisteminin ortaya konması ve buna göretedarikçilerin performanslarının ölçümlenerek izlenmesi, problemin çok kriterli yapısı dikkatealındığında oldukça karmaşık bir süreç oluşturmaktadır. Bu çalışma, bir tedarikçi performansölçüm sistemi tasarlayarak, tedarikçilerin performansının ortaya konmasını amaçlamaktadır.Performans ölçüm sisteminin oluşturulmasında, çoklu kriter içeren karmaşık karar vermeproblemlerinin çözümü için tasarlanan ?Analitik Hiyerarşi Prosesi?(AHP) modelindenfaydalanılmıştır. Modelde, bir perakende firmasında bir ürün grubu seçilerek, bu gruba aitperformans kriterleri belirlenmiş, kriterlerin ağırlıklarının saptanması ve tedarikçilerinperformansına ait değerlerin tespitinde, Expert Choice yazılımı kullanılmıştır. Ayrıca,modelde, belirsiz ve kesin olmayan veriler göz önüne alınarak ?Bulanık AHP? uygulamasıyapılmış ve sonuçlar incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Performans ölçüm ve değerlendirme, Perakende sektörü, Tedarikçideğerlendirme, AHP, Bulanık AHP.JÜR :1. Yrd. Doç. Dr. Bahadır GÜLSÜN (Danışman) Kabul tarihi: 27.07.20062. Yrd. Doç. Dr. Semih ÖNÜT Sayfa Sayısı: 1003. Yrd. Doç. Dr. Esra ÖZATAMAN
Lojistik bilişim sistemlerinin değerlendirilmesine yönelik bir uzman sistemi
Satın alma işleminden fabrika içinde malzeme taşımaya, stok yönetiminden müşteriye ürünü ulaştırmaya kadar uzun bir süreci içeren lojistik sürecinde bilgi ve bilginin yönetimi çok önemli yer tutmaktadır. Özellikle büyük işletmeler kullandıkları yazılımlar ile süreçler arası entegrasyonu sağlamaya çalışmaktadırlar. Ancak yapılan büyük bilişim yatırımları bile bazen süreç boyunca bu amacı yerine getirememektedir. Bu çalışmada, işletmelerdeki lojistik bilgi sisteminin (LBS) verimliliği bir uzman sistem oluşturarak değerlendirmeye çalışılmıştır. Bu amaçla tedarik zinciri süreci boyunca lojistik bilgi sistemi süreci incelenmiş, sistemin kritik basan faktörleri ve performans ölçütleri belirlenmiştir. Lojistik bilgi sisteminin değerlendirme alanları hiyerarşik ağaç yapısı ile ortaya konmuştur. Hiyerarşik ağaçların çizimleri için visio, uzman sistem veri tabanları için paradox 7.0 ve çıkarım mekanizmasmm programlanması için C++ builder kullanılmıştır. Uzman sistemdeki hiyerarşik dalların ağırlıklandınlması için lojistik sektöründeki uzmanlardan destek alınmıştır.Oluşturulan uzman sistemde ayrıca şirketlere lojistik bilgi sistemi için yazılım değerlendirmesi yapılarak, yazdım öneri modülü de bulunmaktadır. Sonuç olarak, geliştirilen uzman sistem Adana' da organize sanayide orta ölçekli bir tekstil şirketine uygulanmış ve ilgili şirketin LBS verimliliği değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler : Lojistik bilgi sistemi, lojistik, tedarik zincir yönetimi, uzman sitemler.
Pamuk/poliester karışımı OE rotor iplik özelliklerinin tahmin edilmesi ve karışımının optimizasyonu
oz DOKTORA TEZİ PAMUK/POLIESTER KARIŞIMI OE ROTOR İPLİK ÖZELLİKLERİNİN TAHMİN EDİLMESİ VE KARIŞIMIN OPTİMİZASYONU Pınar DURU BAYKAL ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ENDÜSTRİ MÜHENDSİLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Osman BABAARSLAN Yıl: 2003, Sayfa: 211 Jüri : Doç. Dr. Osman BABAARSLAN : Prof. Dr. Erhan KIRTAY : Prof. Dr. RTuğrul OĞULATA : Doç. Dr. Rızvan EROL : Yrd. Doç. Dr. S. Noyan OĞULATA Tekstil ürünlerinin estetik özelliklerini geliştirmek ve performanslarım artırmak için farklı türde lifler karıştırılarak kullanılmaktadır. Böylece karışımdaki liflerin arzu edilen özellikleri biraraya getirilebilmektedir. Doğal ve yapay lif karışımları; rahatlık, konfor, kolay bakım özellikleri gibi avantajlara sahiptirler. Ayrıca bu tür karışımlar, ürün çeşitliliği ve rekabet olanakları da sağlamaktadır. Bu çalışmada, tekstilde çok yaygın olarak kullanılan pamuk / poliester karışımları incelenmiş, belirli hammadde özellikleri için lif karışım oranı ve iplik numarası faktörleri ile karışım ipliklerinin kalite özellikleri tahmin edilmeye çalışılmıştır. Lif karışımlarının oluşturulması ve tasarım noktalarının belirlenebilmesi için deneysel tasarım tekniklerinden simpleks kafes tasarım tekniği kullanılmıştır. Belirlenen oranlarda karışım şeritleri hazırlanmış, bu şeritlerden laboratuvar tipi bir üniteli rotor iplik eğirme makinasmda (quickspin) beş farklı numarada rotor iplikleri üretilmiş ve bu ipliklerin test edilen kalite özellikleri tepki değişkenleri olarak incelenmiştir. Lif karışım oranlan karışım değişkenleri, iplik numarası ise proses değişkeni olarak alınmış ve proses değişkeni içeren karışım problemlerinde tepki değişkenlerinin tahmin edilebilmesi için birleştirilmiş model tekniği kullanılarak, karışım-proses çapraz tasarım yapılmıştır. Design-Expert paket programı kullanılarak, her bir tepki değişkeni için ayrı ayrı regresyon modelleri oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler : Lif Karışımları, OE Rotor İplikleri, Karışım İplik Özellikleri, Karışımın Optimizasyonu, Deneysel Tasarım. j IV
İş süreçlerinde zayıf noktaların belirlenmesi analizi ve geliştirilmesine yönelik süreç geliştirme tekniklerinin modellenmesi ve uygulanması
İş Süreçlerinde Zayıf Noktaların Belirlenmesi Analizi Ve Geliştirilmesine Yönelik Süreç Geliştirme Tekniklerinin Modellenmesi Ve Uygulanması konulu bu tez çalışması, işletmelerin gelişimine yönelik farklı bakış açısı ile yeni bir çözüm önerisi getirmektedir. İşletmelerin gelişim süreci aynı hedefe ulaşmak için tanımlanan faaliyetler bütününün sistematik olarak yer aldığı iş süreçlerinin geliştirilmesi ile sağlanmaktadır. İş süreçlerinin geliştirilmesi konusunun güncelliğini korumasının nedeni, hem teorik hem de uygulamalı olarak iki yönlü gelişim gösterebilmesidir. Ancak teoride yer alan çok sayıda yaklaşıma karşılık, pratik uygulama sahalarında aynı oranda başarılı uygulamalara rastlanmamaktadır. Bu duruma neden olan birçok etken sıralanabilir. Bu tez çalışmasının temelini oluşturan ve problem tanımında yer alan konular, yapılan araştırmalar sonucunda bu etkenler arasından seçilmiştir. Tez çalışmasında, süreçlerdeki zayıf noktaların geliştirilmesi temel amaç olarak yer almaktadır. Bu amaçla oluşturulan modelde zayıf noktalar, kurulan matematiksel model ile belirlenen ve süreçlerin önem derecelerine göre bağıl olarak ifade edilen zayıflık dereceleri ile temsil edilmektedir. Süreç geliştirme modelinin temel amacı da süreçlerdeki zayıflık derecelerinin geliştirilmesidir. Modellenen süreç geliştirme teknikleri ile, bu amaç doğrultusunda belirlenen iki temel kriter dikkate alınarak çözüm önerilmektedir. Önerilen model ile, birinci kriter olan geliştirmede önem derecesi yüksek ve ikinci kriter olan geliştirme maliyeti düşük süreçlerin en iyi toplam geliştirme düzeyine ulaşabilmek adına optimize edilerek, geliştirmede öncelikli süreçlerin seçilmesi sağlanmaktadır. Modelin çıktıları sonucu belirlenen geliştirmede öncelikli süreçlerin ve alt faktörlerinin geliştirme derecelerine göre, süreç geliştirme stratejilerinin belirlenebilmesi sağlanmaktadır. İSZAG modeli olarak ifade edilen modelin başlangıcından, geliştirme stratejilerinin belirlenmesine yönelik model çıktılarının alınarak sonlandırılmasına kadar, tüm aşamalarının pratikte uygulamaları gerçekleştirilmiş ve sonuçların tutarlılığı doğrulanmıştır.
Kurumsal kaynak planlaması uygulamalarında karşılaşılan zorluklar ve çözüm önerileri bir işletmede uygulaması
leri bilgi teknolojileri, günümüz rekabet ve hız ortamında isletmelerin vazgeçilmez bir parçası olmustur. Yeni bilgi teknolojilerinin ortaya çıkması ise çok hızlı bir sekilde gerçeklesmektedir. Yakın geçmiste ortaya çıkan ileri bilgi teknolojilerinden biri de ERP sistemidir. ERP, bir organizasyonun her fonksiyonel alanını kapsayarak bu alanların en fazla rekabet avantajı elde etmesine imkan veren, tümüyle entegre edilmis bilgisayar destekli bir is yönetim sistemidir. sletmeleri ERP sistemini kullanmaya yönelten birçok faktör vardır. Bu faktörlerin etkisiyle ERP sistemini uygulayan isletmeler, uygulamalar sırasında bazı problemler ile karsılasabilseler de, etkin bir planlama ve yönetim sonucunda ERP uygulamalarından birçok fayda saglamaktadırlar. ERP, en basit ifadeyle bir isletmenin tüm kaynaklarını bütünlestiren bir tekniktir. Bu kaynaklar; insan, finansal ve fiziksel olmak üzere üçe ayrılır. ERP; malzeme maliyetlerinde azalma, stok devir hızlarında, müsteri memnuniyetinde ve verimlilikte önemli artıslar saglayan mükemmel planlama ve çizelgeleme teknigine sahip bir yönetim sistemidir. Bu sistemleri isletmelerde uygulamak yazılım firmaları tarafından gelistirilen yazılımlarla mümkündür. Gelistirilen bu paketler, basarıyla uygulandıklarında sonuçlar mükemmel olacaktır. Ancak, çok sayıda basarısız uygulama da mevcuttur. Bu sistemin basarısız olma sebeplerinden biri de uygulama stratejisinin dogru seçilmeyisidir.
Lojistik yönetiminde süreçlerin stokastik şebekeler yardımıyla analizi ve endüstriyel bir uygulama
İşletmeler, giderek karmaşıklaşan üretim faaliyetlerinin yönetiminde özellikle lojistik kavramının ele alınmasındaki yeni yaklaşımlar neticesinde yeni arayışlar içerisine girmişlerdir. Bu anlamda öncelikle ele alınan konu firmaların iç ve dış iş süreçleri olmuştur. İş süreçlerinin ele alınmasında ise bu süreçlerin modellenmesi ve analizi ön plana çıkmaktadır. Bunun sebebi firmaların yeni yönetimsel yaklaşımlar çerçevesinde süreç odaklı çalışmaları ve bu süreçlerin yakalanması, modellenmesi ve analiz edilmesindeki ihtiyaçlardır. Bu çalışmada öncelikle lojistik sistem hakkında kısa bilgiler verilmiş, daha sonra lojistik araştırmalar ile paralellik arz eden BPR çalışmaları konusunda halihazırdaki metodolojilere değinilmiş, BPR çalışmalarında odak noktası haline gelen iş süreçlerinin özellikleri ve elemanları hakkında açıklamalarda bulunularak süreç yapısının bir şebeke yapısı ile benzerlikleri ortaya koyulmuştur. İş süreçlerinin modellenmesinde yaygın bir biçimde kullanılan süreç modelleme yöntemlerinin genel özelliklerine değinilmiş ve bu modelleme yöntemlerinin, bu tezin amacına hizmet etme yeterlilikleri incelenmiştir. Daha sonra mevcut iş süreçleri modelleme teknikleri karşılaştırılarak önerilen analiz yöntemlerinin söz konusu süreç modelleme yöntemleri arasındaki yeri tam olarak belirlenmiştir. Proje çizelgeleme tekniklerinin, süreç iyileştirme çalışmalarındaki kullanılabilirliğinin incelendiği süreçlerin projelendirilmesi kapsamında mevcut proje çizelgeleme teknikleri hakkında genel bilgiler verildikten sonra GERT'in süreç analizlerinde kullanımı konusuna değinilmiş böylece süreç modelleme ve analizinde stokastik açılım sağlanmıştır. İş süreçlerinin modellenmesinde literatürde ortaya konulan ve tasarlanmış olan modelden beklentileri ifade eden model özelliklerinin GERT'in kullanıldığı modellerdeki durumu ele alınarak bu özelliklerin modelde olup olmadığına yönelik incelemelerde bulunulmuştur. Son olarak orta ölçekli bir firmanın iş süreçleri ele alınarak söz konusu süreçlerin GERT ile modellenmesi ve çözümlenmesine ilişkin endüstriyel bir uygulama yapılmış ve önerilen yöntemin pratikte uygulanabilirliği incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar PERT-yol ve Monte Carlo simülasyon ile doğrulanarak yöntemin etkinliği gösterilmiştir. Yapılan çalışma neticesinde proje çizelgeleme tekniklerinden olan GERT'in süreç analizlerinde kullanılabilir olmasının iki önemli yönü olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlardan birincisi stokastik yapıları işleyebilen ve analiz edebilen GERT'in yeni bir kullanım alanı bulmasıdır. Bu sonuç daha önce bulunan bir modelleme yönteminin yeni kullanım alanlarında uygulama şansı bulması açısından önemlidir. Süreç analizlerinde stokastik durumun ön plana çıkartılarak analitik hesaplamalar ile daha gerçekçi analizlerin yapılabilir olması ise, süreç yönetiminde etkinliği artıracak yeni yöntemlerin, sadece süreç faaliyetleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi değil aynı zamanda mevcut veya tasarlanan süreçlerin firma hedeflerine ne derecede destek olduğunun keşfedilmesinde de kullanılabileceğinin gösterilmesi açısından da önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: İş süreçlerinin modellenmesi ve analizi, GERT, stokastik şebekeler.
Uluslararası işletmelerde ERP kurulumunun incelenmesi ve kurulumda karşılaşılan problemlere çözüm önerileri
ERP sistemlerinin uluslararası operasyonlarda rekabetçi bir avantaj sagladıgına inanılmaktadır. Bununla birlikte, uluslararası ERP kurulumları daha karmasık bir yapıya sahiptir. Uluslararası ERP kurulumlarındaki bu zorlukları azaltmak için, uluslararası isletmelerin ERP kurulumlarındaki kurulum faktörleri ve kurulum problemleri ortaya konmustur. Dört teknik faktör (is süreçlerinin yeniden tasarımı, federalizm ve uyarlama, tedarik zinciri ve dıskaynak kullanımı) ve bes sosyal kurulum faktörü (kültür/dil, yönetim sekli, ekonomik ve politik faktörler ve demografik faktörler) saptanmıstır. Bunların yanı sıra, kurulum asamalarındaki kurulum probleri de belirlenmistir. Bu problemlerin ve ulusal kurulum faktörlerinin bu problemler üzerindeki etkisini açıklayabilmek için bir ERP anketi yardımıyla onbes uluslararası isletme incelenmistir. Daha sonra SPSS'te yapılan istatistik çalısmaları sonucu, ulusal kurulum faktörlerinin kurulum problemleri üzerine etkisi ölçülmüstür. Bu etkinin, problemlerin ve çözümlerinin anlasılması, uluslararası isletmelerin ERP kurulumlarını daha basarılı kılacaktır. Anahtar kelimeler: ERP sistemleri, uluslararası ERP, bilisim sistemleri kurulumu, uluslararası isletmeler, kurulum problemleri.
Çok amaçlı bulanık transport probleminin genişleme prensibiyle çözülmesi
Günümüzde deterministik parametrelere sahip, arz ve talep miktarı kısıtlı transport modellerinin yerini bulanık parametrelere sahip, üç veya daha fazla kısıtlı modeller almaktadır. Bu çalısmada, amaç katsayıları ve kısıt parametreleri bulanık sayı olan çok amaçlı transport problemi ele alınmıstır. Amaçlar toplam transport maliyetini ve toplam transport süresini minimize etmektir. Kısıtlar ise; fabrikaların üretim kapasiteleri, depoların talep miktarları, depoların bütçeleri ve tasıtların tasıma kapasiteleridir. Çözüm prosedürü, amaçların ayrı ayrı genisleme prensibiyle çözüldügü ve uzlasık çözüm için bulanık programlamanın kullanıldıgı iki basamaktan olusmaktadır. Amaçların genisleme prensibiyle çözümüyle amaç degerlerinin yaklastırılmıs üyelik fonksiyonları bulunmus, bulanık amaç degerleri elde edilmistir. Amaçların uzlasık çözümünü bulmak için ilk önce bütün parametreler ve amaç degerleri sentroid yöntemiyle durulastırılmıs, ardından bulanık programlama yaklasımı kullanılmıstır. Önerilen çözüm prosedürünü göstermek için, veteriner ilaç ve premiksleri üreten Topkim A.S. ve Biyoteknik A.S.'de bir vaka çalısması yapılmıstır. Problem bu firmaların ortak bir mamülünün Türkiye'deki onbes depoya, iki farklı kapasiteye sahip tasıtla tasınması seklindedir. Prosedürün uygulanmasının sonucunda toplam transport maliyetinin yaklasık olarak 11880 Yeni Kurus, toplam transport süresinin yaklasık olarak 248 Saat çıktıgı görülmüstür. Genisleme prensibinin avantajı, karar vericinin her amaç için degisik olasılık seviyelerinde olusabilecek aralık degerlerini ve olması en muhtemel degerleri görebilmesidir. Fakat amaç fonksiyonunda bulanık katsayı olmadıgı durumda model bu yöntemle çözülememektedir. Ayrıca kısıtların çok oldugu durumlarda modeli kurmak uzun zaman almaktadır. Bununla birlikte bulanık programlama ile çok amaçlı problemlerin çözümünün basit oldugu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Çok amaçlı bulanık transport problemi, bulanık mantık, genisleme prensibi, bulanık programlama.
Altı sigma metodolojisi ve bir işletmede örnek uygulama
Bu tezin amacı, Altı Sigma kavramını ve önermis oldugu iyilestirme adımlarını detaylı incelemek ve sirketlerin Altı Sigma sürecine hazırlık ve süreç asamalarını net bir biçimde ortaya koymaktır. Örnek Altı Sigma uygulaması ile tüm bu metodolojinin büyük resmi özetlenmeye çalısılmıstır. Globallesmenin sonucunda aradaki sınırlar ekonomik anlamda yok olmaya baslamıstır. Sirketler, günümüz kosulları içerisinde maliyetlerini minimize etmenin yollarını aramaktadırlar. Bunu yaparken aynı zamanda müsterilerine sundukları hizmet /ürün kalitesini de korumak zorundadırlar. Altı Sigma, bu noktada sirketlerin deneyebilecekleri en etkin yöntemlerden biridir. Altı Sigma, müsteri odaklı bir metodolojidir ve müsterinin temel gereksinimlerine kulak vermeyi sorununun çözümü için baslangıç sayar. yilestirme süreçleri yardımıyla sirket içerisinde mevcut süreçlerin tekrar gözden geçirilmesini ve hatta sorgulanmasını saglayarak kültür degisimine yol açar. Anahtar kelimeler : müsteri odaklı metodoloji, müsterinin temel gereksinimleri, süreç, kültür degisimi, iyilestirme adımları
Otomotiv yan sanayinde bir üretim çizelgeleme probleminin incelenmesi
Endüstrideki en önemli yapılardan birisi olan üretim çizelgelemegünümüzdeki teknolojik gelişimlere bağlı olarak araştırmacılar için büyük bir ilgialanı oluşturmaya devam etmiştir. Bu çalışmaların bir uygulaması da bu tezkapsamındadır. Otomotiv sektöründe yer alan bir yan sanayi firmasının üretim hattıincelenmiş olup istasyonlar üzerinde simülasyon tekniği araç olarak kullanılarak birtakım analizler yapılmış ve elde edilen sonuçlar irdelenmeye çalışılmıştır. Özellikleotomotiv sektörünün seçilmesinin nedeni, sektörün müşteri ihtiyaçlarının süreklideğişmesi, buna uygun olarak teknolojinin hızla gelişmesi ve rekabetin yoğun olarakyaşanmasıyla birlikte montaj hattının bu sektörde özellikle rastlanan bir üretimsistemi olmasıdır.Anahtar Kelimeler: Çizelgeleme, Simülasyon, Otomotiv
Çoklu depolu araç rotalama problemleri için bir karınca kolonisi optimizasyonu algoritmasının tasarımı ve uygulaması
Araç Rotalama Problemleri bir depodan başlayarak tüm müşteri talep noktalarını minimum uzunlukla çözmeye çalışan problemlerdir. Çoklu Depolu Araç Rotalama Problemleri birden çok aracın birden çok müşterinin taleplerini karşılayıp tekrar kendi depolarına dönerek tur oluşturdukları problemlerdir.Karınca Kolonisi algoritması doğadaki karıncaların doğal davranışlarından simüle edilerek geliştirilen bir problem çözme tekniğidir. Karınca Kolonisi algoritmasından esinlenilerek geliştirilen birçok algoritma farklı tip problemlerin çözümünde kullanılmıştır.Bu tezde Karınca Kolonileri Algoritması için C# programlama dilinde hazırlanan bilgisayar programı yardımı ile uygun parametreler kullanılarak literatürde bulunan Çoklu Depolu Araç Rotalama Problemleri çözülmüş ve elde edilen sonuçlar optimum değerleri ile kıyaslanmıştır.Anahtar Kelimeler: Çoklu depolu araç rotalama problemleri, Araç rotalama problemleri, Karınca kolonisi optimizasyonu
Otomotiv sektöründe kurumsal karne uygulamasına dayalı performans yönetim sistemi kurulması ve değerlendirilmesi
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİOTOMOTİV SEKTÖRÜNDE KURUMSAL KARNE UYGULAMASINADAYALI PERFORMANS YÖNETİM SİSTEMİ KURULMASI VEDEĞERLENDİRİLMESİİsmail DÜNDARÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ ANA BİLİM DALIDanışman: Yrd.Doç.Dr. Oya H. YÜREGİRYıl 2005, Sayfa: 160Jüri: Yrd.Doç.Dr. Oya H. YÜREGİRDoç.Dr. Rızvan EROLYrd.Doç.Dr. Arzu UZUNGünümüzde sadece finansal ölçütlere dayalı olan performans ölçümleri,işletmelerin performanslarını değerlendirmede yeterli olmamaktadır. Bu alandayapılan çalışmalar göstermiştir ki, finansal ölçütlere dayalı olan performans ölçümsitemleri, işletmeler için önemli olan faktörlerin ölçülmesinde yetersiz kalmaktadır.Bu nedenle, işletmeler performans ölçüm sistemlerinin tasarımında maliyetle birliktediğer faktörleri de dikkate almalıdırlar.Yapılan bu çalışmanın amacı; PYS(Performans Yönetim Sistemi) kartlarınıimplemente etmeye çalışan işletmedeki kritik başarı faktörlerini ortaya koymak,BSC(Balanced Scorecard) felsefesinden yararlanarak ilgili sistemi iyileştirmek ve busistemin doğruluğunun ve geçerliliğinin test etmektir. Bu çalışma önceki çalışmalarlabaşlamakta ve performans değerlendirme sistemi literatürünün incelenmesiyle devametmektedir. Literatür taraması sonucunda elde edilen bilgiler ışığında işletmenin birbölümünde PYS kartları implemente edilmiş ve kurulan sistem TOPSIS yöntemi iledoğrulanmıştır. Anket çalışması işletme genelinde uygulanarak sonuçlar vehazırlanan hipotezler SPPS ile analiz ve test edilmiştir. PYS kritik başarı faktörüönem derecesinin çalışanlar açısından önemli bulunmasına rağmen işletmedegerçekleşme düzeyinin yeterli olmadığı sonucu elde edilmiştir.Anahtar kelimeler: Performans yönetim sistemi, performans, kritik başarı faktörleri,topsis, balanced scorecard,I
Analitik hiyerarşi prosesine dayalı optimum tedarikçi seçim modeli
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİANALİTİK HİYERARŞİ PROSESİ'NE DAYALI OPTİMUMTEDARİKÇİ SEÇİM MODELİZeynep SUSUZÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALIDanışman :Yrd. Doç. Dr. Ali KOKANGÜLYıl:2005, Sayfa: 108Jüri : Yrd. Doç. Dr. Ali KOKANGÜLDoç. Dr. Rızvan EROLYrd. Doç. Dr. Sami ARICAHızla değişen rekabet ortamında firmalar, değişen müşteri ihtiyaçlarına dahahızlı ve doğru bir şekilde cevap verebilmek için kendi hedeflerini benimseyentedarikçilerle çalışmalıdırlar. Tedarikçi seçimi çok aşamalı ve güç bir kararproblemidir.Bu çalışma bölgemizdeki bir otomotiv işletmesine uygulanmıştır. Çalışmakapsamında şirket yöneticilerinin sübjektif düşünceleri Analitik Hiyerarşi Prosesi ileniceliksel şekle dönüştürülmüştür. Buradan elde edilen sonuçlar ile birlikte, ürüneilişkin aylık tedarikçileri kapasiteleri, hammaddeye ilişkin önerdikleri miktariskontoları, ana firma talep, bütçe ve işleme kapasitesi kısıtlarının yer aldığı ikimatematiksel model oluşturulmuştur.Anahtar Kelimeler: Tedarikçi Seçimi, Analitik Hiyerarşi Prosesi, Miktarİskontosu, Matematiksel Programlama.I
On the elimination of the air traffic congestion: A network modeling approach to stochastic static single airport ground holding problem
ABSTRACT MSc THESIS ON THE ELIMINATION OF THE AIR TRAFFIC CONGESTION : A NETWORK MODELING APPROACH TO STOCHASTIC STATIC SINGLE AIRPORT GROUND HOLDING PROBLEM MUHAMMED ALİ ULKU DEPARTMENT OF INDUSTRIAL ENGINEERING INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES ÇUKUROVA UNIVERSITY Supervisor : Assist. Prof. Dr. Rızvan EROL Year: 2000, Pages:82 Jury : Assist. Prof. Dr. Rızvan EROL : Assoc. Prof. Dr. Nedret BÎLLOR : Assist. Prof. Dr. Funda YILDIRIM Ground Holding, a policy for eliminating air traffic congestion, is a mechanism devised to decrease the rate of the incoming flights into an airport when it is projected that arrival demand into the destination airport will exceed capacity. This thesis deals with an Air Traffic Flow Management (ATFM) mathematical model on Stochastic Static Ground Holding Problem (SSGHP) which considers a stochastic profile represented by a set of airport capacity scenarios and their probabilities and is represented in an aggregate level in terms of numbers of flights per unit time to allow the model to be used in the collaborative decision making setting thereby using fewer decision variables via post-processing. Keywords: Air Traffic Flow Management, Ground Holding Problem, Computational Complexity, and Network Flows
Ring ve open-end iplik üretim sistemlerinde üretim planlaması için doğrusal programlama yaklaşımı ve endüstriyel uygulaması
öz DOKTORA TEZİ RİNG VE OPEN-END İPLİK ÜRETİM SİSTEMLERİNDE ÜRETİM PLANLAMASI İÇİN DOĞRUSAL PROGRAMLAMA YAKLAŞIMI VE ENDÜSTRİYEL UYGULAMASI Emel Ceyhun SABIR ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Erdem KOÇ Yü: 2000, Sayfa: 209 Jüri : Prof. Dr. Erdem KOÇ Prof. Dr. Ali İhsan SÖNMEZ Yrd. Doç. Dr. Rızvan EROL İplik sektörü, tekstil sektörünün bir alt koludur. İplik işletmelerinde, birçok iplik tipi üretilebilmekte ve her tipte farklı iplik materyalleri kullanılabilmektedir. İplik üretim hattı birçok prosesten oluşur. Konvansiyonel bir sistemde bu birimler harman-hallaç, tarak, penye, cer I ve cer II, fitil ve vater bölümleri şeklindedir. Bir iplik işletmesinde, hammadde, makine ve işgücü gibi kısıtlı kaynakların en verimli şekilde kullanılabilmesi ve bu kaynaklarla maksimum kan sağlayacak optimum iplik üretiminin belirlenebilmesi için üretim planlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada; bahsedilen kısıtlı kaynaklara ait maliyet faktörleri de değerlendirilerek, iplik işletmesinde üretim planlaması probleminin matematiksel modeli lineer programlama yaklaşımı ile kurulmuştur. Seçilen bir iplik işletmesi için model çözülmüş ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler : İplik eğirme sistemleri, üretim planlaması lineer programlama. XCYÛKBKÖĞRntMKUKUİ4 DGHOMUİASVON MUKttt
Tedarik zinciri yönetiminde tedarikçi seçimi sistemine ait bir karar destek modeli geliştirilmesi ve uygulama sonuçlarının değerlendirilmesi
Birçok sektörde, hammaddelerin ve malzemelerin maliyeti ürün maliyetinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu şartlar altında, satınalma departmanı maliyet düşürmede önemli bir rol oynamaktadır. Satınalma fonksiyonunun en önemli konularından biri de, her tür işletme için ihtiyaç duyulan malzeme, hizmet ve ekipmanın edinimini kapsayan tedarikçi seçimi konusudur. Bir satınalma yöneticisi için en zor kararlardan biri uygun tedarikçilerin seçimidir. Bu kararlar genellikle, eksik bilgi, kalitatif kriterlerin varlığı ve tercihlerin belirsizliği gibi nedenlerle karmaşıklaşmaktadır. Tedarik zinciri yönetimi literatüründe tedarikçi seçimine yönelik çok sayıda karar modeli bulunmaktadır. Bu modellerde en çok ilgi tedarikçi seçim sürecinde son safha olan, seçim aşamasında yoğunlaşmaktadır. Bununla beraber, son seçim aşamasının kalitesi büyük ölçüde, bu aşamaya gelinceye kadar gerçekleştirilen önceki aşamaların kalitesine bağlıdır. Bu sebeple, ?Tedarik Zinciri Yönetiminde Tedarikçi Seçimi Sistemine Ait Bir Karar Destek Modeli Geliştirilmesi ve Uygulama Sonuçlarının Değerlendirilmesi? konulu bu tez çalışmasında, tedarikçi seçim sürecinin tüm aşamalarını kapsayan bir karar destek modeli sunulmaktadır. Geliştirilen model, problem formülasyonu, kriter formülasyonu, tedarikçi niteliklerinin belirlenmesi ve son seçim aşamaları olarak tanımlanan dört ana kısımdan oluşmaktadır. Karar vericileri desteklemek için modelin her aşamasında farklı karar verme metotlarının kullanımı önerilmektedir. Geliştirilen model problemin tanımından, etkin tedarikçiler arasından son seçimin yapılmasına ve sipariş miktarlarının atanmasına kadar tüm aşamaları ile bir elektronik firmasında uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar modelin pratikte uygulanabilirliğini göstermiştir. Ayrıca, senaryo analizleri ile test edilen model sonuçlarının geçerliliği firma yöneticileri tarafından da doğrulanmıştır. Anahtar kelimeler: Tedarik zinciri yönetimi, tedarikçi seçimi, karar destek sistemi, karar verme metotları
Kurumsal uygulama yazılım paketlerinin seçiminde kullanılan yaklaşımların karşılaştırmalı analizi ile bir model geliştirilmesi ve uygulama sonuçlarının değerlendirilmesi
Günümüz işletmeleri, yazılım firmalarındaki büyüme, çok çeşitli yazılım ihtiyaçlarının varlığı ve hızla değişen teknoloji nedeniyle, kendi yazılım uygulamalarını özel olarak geliştirmek yerine, kurumsal uygulama yazılım paketi satın almaya yönelmektedir. Uygun kurumsal uygulama yazılım paketlerinin satın alınması, birbiriyle çelişen çok sayıda amacı ve maliyet gibi kantitatif, sözel ifadeler gibi kalitatif verilerin kullanımını içeren kapsamlı bir seçim sürecini gerekli kılmaktadır. Bu süreçte belirsizlikleri ve riskleri minimize eden sistematik ve tekrarlı bir seçim metodolojisine ihtiyaç duyulmaktadır. Literatürde yazılım seçimi ve değerlendirmesine yönelik birçok yaklaşım önerilmektedir. Mevcut yaklaşımların karşılaştırmalı analizi sonucunda, yazılım seçim sürecini ihtiyaçların analizinden son seçim kararına kadar destekleyen yeni modellerin geliştirilmesine halen ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiştir. ?Kurumsal Uygulama Yazılım Paketlerinin Seçiminde Kullanılan Yaklaşımların Karşılaştırmalı Analizi ile Bir Model Geliştirilmesi ve Uygulama Sonuçlarının Değerlendirilmesi? konulu bu tez çalışmasında, yazılım seçimi sürecinin tüm aşamalarını kapsayan bütünleşik bir model sunulmaktadır. Sunulan modelde karar vericileri, en uygun yazılımın seçimine yönelik olarak gerçekleştirecekleri kalitatif ve kantitatif değerlendirmelerde desteklemek amaçlanmaktadır. Bu değerlendirmeler, son seçim kararının verilmesi için, bir çok amaçlı matematiksel programlama modelinde birleştirilmektedir. Geliştirilen modelin yazılım seçimi literatürüne en önemli katkısı, seçim kriterlerinin tanımlanmasına yönelik sistematik bir metodoloji sunmasıdır. Bu metodoloji fonksiyonel olmayan seçim kriterlerinin firmanın sistem gereksinimlerine göre belirlenmesi için bulanık KFA yaklaşımını kullanmaktadır. Bu aşamada sözel ifade formundaki kalitatif verilerin sayısal değerlere dönüştürülmesi için bulanık küme teorisi ve simülasyon tabanlı bir yaklaşım önerilmektedir. Geliştirilen modelin tüm adımları, bir elektronik firmasının ERP yazılım seçimi projesinde uygulanmıştır. Bu proje sırasında tatmin edici sonuçlar elde edilmiş ve firma iş süreçlerini yazılıma uydurmak yerine, iş süreçlerine en uygun doğru yazılımı seçebilmiştir. Böylelikle, senaryo analizleri yoluyla test edilen modelin pratikte uygulanabilirliği gerçek bir uygulama ile doğrulanmıştır. Anahtar kelimeler: Kurumsal uygulama yazılım paketi, yazılım seçimi, bulanık KFA, çok kriterli karar verme, çok amaçlı matematiksel programlama, ERP.
Ring iplik işletmelerinde üretim çizelgelemesi için hiyerarşik matematiksel modelleme yaklaşımı
Küreselleşen dünya pazarları, yoğun otomasyonlu üretim ve artan sabit yatırım maliyetleri iplik işletmelerinin sadece ucuz işçilik sayesinde başarılı olmalarını imkansız kılmıştır.Bu çalışmada, iplik üretiminde en önemli darboğaz aşama olan vaterleme için bir çizelgeleme yaklaşımı geliştirilmiştir.Ele alınan çizelgeleme probleminin temel karakteristiği iş sırasına bağımlı hazırlık sürelerini, siparişlerin teslim zamanlarını, işlem sürelerini dikkate almasıdır.Bunun için üç aşamalı bir çizelgeleme yaklaşımı önerilmiştir.Birinci aşamada teslim sürelerini dikkate alarak, mevcut kapasitenin karşılayamayacağı işlerin elenmesi, ikinci aşamada işlerin vater grublarına atanması, üçüncü aşamada ise vater grublarına atanan işlerin vater makinalarına atanması gerçekleştirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Çizelgeleme, Matematiksel Modelleme, Üretim Planlama
Sipariş tipi üretim sistemlerinde değişken darboğazların çizelgelenmesi için yeni bir yaklaşım
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ SİPARİŞ TİPİ ÜRETİM SİSTEMLERİNDE OLUŞAN DARBOĞAZLARIN ÇİZELGELENMESİNDE KISITLAR TEORİSİ YAKLAŞIMI B. GÜLSÜN K. SARIOGLU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman: Doç. Dr. Rızvan EROL Yıl: 2001, Sayfa: 158 Jüri: Doç. Dr. Rızvan EROL Yrd. Doç. Dr. Funda YILDIRIM Yrd. Doç. Dr. Arzu GÜÇRAY Bu çalışmada, özellikle farklı sipariş tipleri için çalışan veya değişkenliklere maruz kalan üretim ortamlarında ortaya çıkan değişken darboğaz olma durumunun çözümü için dinamik bir çizelgeleme ve kontrol yaklaşımı geliştirilmiştir. Üretim ortamında ortaya çıkması olası görünen darboğaz kaynakların, kısıtlarla yönetim mantığına dayanarak, öncelikli olarak kontrolü ve bu kaynaklara dayanarak da tüm üretim ortamının çizelgelenmesi amaçlanmıştır. Değişken darboğaz kaynak durumu için darboğaz kaynağı dinamik olarak kontrol eden ve DBR(drum buffer rope) tekniğinin uyarlanmasıyla elde edilen yeni bir çizelgeleme algoritması geliştirilmiştir. Önerilen yeni dinamik çizelgeleme algoritması özellikle ara stok düzeylerinin, siparişlerin geç kalmalarının ve akış süresinin azaltılmasını amaçlanmaktadır. Algoritma, değişik sezgisel çizelgeleme kuralları ile (EDD, FCFS, STR, MOPNR, MWKR, S/RO, SD, LWKR, SPT) simülasyon deneyleri kullanılarak karşılaştırılmış ve özellikle de ara stok düzeyleri ve gecikmeler ile ilgili tüm ölçütlerde üstünlük sağladığı görülmüştür. Simülasyon deneylerinde büyük ölçekli bir tekstil işletmesinin verileri esas alınmış ve mevcut duruma ilave olarak, farklı iş geliş oranlan ve termin zamanları için de deneyler gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sipariş tipi üretim, Dinamik çizelgeleme, Darboğaz çizelgeleme. Darboğaz değişimi
Çok amaçlı ve çok konumlu aktarmalı taşıma problemlerinin genetik algoritma ile optimizasyonu
Lojistik ve tasıma problemlerinin çözümünde genetik algoritmaların kullanımı son derece yaygınlasmıstır. Özellikle çok amaçlı problemlerin optimizasyonunda genetik algoritmalar çok basarılı sonuçlar vermektedir. Bu çalısmada, çok amaçlı ve çok konumlu bir aktarmalı tasıma probleminin maliyet, hizmet düzeyi, gecikme zamanları ve kalitesizlik amaçlarının aynı anda optimize edilmesi amaçlanmıstır. Aktarmalı tasıma problemleriyle ilgili yapılmıs önceki çalısmalarda genellikle maliyet ve doluluk oranı üzerinde yogunlasılmıstır. Ayrıca son zamanlarda buna gecikme zamanları da eklenmistir. Ancak, hem üretici ve satıcılar hem de müsteriler açısından en önemli kriterlerden biri haline gelen kalite faktörü göz ardı edilmistir. Bu yüzden çalısmamızda kalite amacının probleme entegre edilmesi bir gereklilik olarak görülmüstür. Bu sayede daha kapsamlı ve daha gerçekçi bir optimizasyon problemi elde edilmistir. Problemin çözümü için ?Güç Pareto Evrimsel Algoritması? (SPEA2) metoduna dayanan bir genetik algoritma önerilmistir. Bu bize aralarından seçim yapabilecegimiz pareto optimal sonuçlar sunar. Çok amaçlı problemlerin çözümü için bu yaklasım daha gerçekçi ve daha esnek bir çözüm saglar. Farklı durumlar için en uygun çözüm seçilebilir. En iyi çözümler kümesinden bir karar vermek yalnızca tek bir çözüm üreten yöntemlerden daha avantajlıdır. Çünkü bu sayede karar vericiler için belli kosullarda daha önemli görülen amaçlar maksimum derecede tatmin edilirken, aynı zamanda daha az öneme sahip olanlar da göz ardı edilmemis olacaktır. Anahtar Kelimeler: Aktarmalı tasıma problemi, çok amaçlı optimizasyon, genetik algoritma, güç pareto evrimsel algoritması, SPEA2, lojistik, tedarik zinciri.
Katı atık yönetiminde optimal planlama için bulanık doğrusal programlama yaklaşımı
Katı atık yönetimi belediyeler ve ilgili kuruluslar için stratejik bir görevdir. lgili kuruluslar bütçelerinin bir kısmını katı atıkların bertarafı için ayırmak zorundadırlar ayrıca bu miktar tüketimle beraber artmaktadır. Diger taraftan bu kuruluslar bütün katı atıkların bertarafı için olusan maliyetleri azaltmanın yöntemlerini arastırmaktadırlar. Baska bir deyisle belediyeler ve ilgili kuruluslar katı atıkları bertaraf etmek zorundadırlar aksi takdirde toplumun saglıgı ve çevre büyük bir risk altına girecektir. Katı atıkların bertarafı bes faaliyetten olusmaktadır. Bunlar; toplama, tasıma, isleme, yakma ve düzenli depolamadır. Bütün bu faaliyetler karsılanması gereken maliyetlerden olusmaktadır. Olaylar gerçek hayatta çok karmasık ve dilseldir. Bu yüzden olayları matematiksel olarak ifade etmek çok zor olmaktadır. Çalısmamızda bir sistemdeki katı atıkların toplanmasında, tasınmasında, islenmesinde, yakılmasında ve düzenli depolanmasında maliyet minimizasyonunu arastırdık. Sistemde üç toplama merkezi, iki isleme merkezi, iki yakma merkezi ve iki düzenli depolama sahası bulunmaktadır. Ayrıca gerçek hayattaki gibi sistemden toplanan katı atık miktarını göz önünde bulundurduk. Bu durumu bulanık lineer programlama ile ifade ettik. Bulanık lineer programlamayı uygulamamızın sebebi kesin olmayan parametre ve amaç fonksiyonunun olmasıdır. Çalısmamız altı bölümden olusmaktadır. Birinci bölümde konuya giris yapılmıs, ikinci bölümde katı atıklar hakkında genel bilgiler verilmis, üçüncü bölümde ise katı atık yönetimi, katı atıklar ve katı atıkları bertaraf yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiler sunulmustur. Dördüncü bölümde modelimizi uyarladıgımız bulanık lineer programlama yöntemi ve bulanık mantık anlatılmıstır. Besinci bölümde bulanık lineer model sunuldu ve sunulan bu model sayısallastırılarak çözülmüstür. Sayısallastırdıgımız modelin çözülmesinde bir lineer ve tamsayılı modelleme programı olan WinQSB kullanılmıstır. Çözülen modelin analizi besinci bölümde yapılmıs sonuçlar tartısılmıstır. Son bölümde çalısma sonuçlandırılarak gelecek çalısmalarla ilgili yorumlarda bulunulmustur. Anahtar Kelime: Katı atık yönetimi, bulanık mantık, bulanık lineer programlama.
Tıbbi atıkları işleme ve bertaraf etme teknolojisi seçme problemine bulanık analitik hiyerarşi prosesi ve bulanık analitik ağ prosesi yaklaşımı
Katı atık problemi, tüm dünyada karsılasılan en önemli çevre problemlerinden birisidir. Katı atıkların sınıflandırılması çok çesitli sekillerde yapılabilmektedir. Tıbbi tesislerden (hastaneler, saglık ocakları vb.) kaynaklanan ve tıbbi faaliyetler sonucu olusan zararlı ve bulasıcı maddeler tıbbi atık olarak adlandırılmaktadır. Tıbbi atıklar insan ve çevre saglıgı için uygun sekilde toplanıp, tasınıp, bertaraf edilmelidir. Genel tıbbi atık bertaraf etme teknolojileri arasında, yakma ve gömme gibi yöntemlerin yanında ısıyla zehrini giderme gibi yeni teknolojilerden de bahsedilebilinir. Tıbbi atıkların bertaraf edilmesinde kullanılacak teknolojinin dikkatli bir sekilde seçilmesi çok önemlidir. Bu çalısmada öncelikle katı atıklar ve katı atık yönetimi hakkında genel bilgi verilmis ve daha sonra katı atıkların bir çesidi olan tıbbi atıklar ve bu atıkları bertaraf etmede kullanılabilecek teknolojiler ayrıntılı bir sekilde incelenmistir. Çalısmanın devamında, tıbbi atıklarla ilgili pek çok faktör göz önünde bulundurularak, en iyi yöntemin seçilmesi için kriterler belirlenmis ve hiyerarsik bir yapı olusturulmustur. Gerçek hayatta var olan belirsizlik ve kesinsizlikleri de yansıtması açısından Bulanık Analitik Hiyerarsi Prosesine göre hesaplamalar yapılmıs ve bir sonuç elde edilmistir. Daha sonra, belirlenen kriterler arasındaki iliskiler de dikkate alınarak, problem için bir ag yapısı olusturulmus ve Bulanık Analitik Ag Prosesinden faydalanılarak yeni bir sonuç elde edilmistir. Çalısmanın son bölümünde ise elde edilen sonuçlar karsılastırılmıs ve bununla ilgili yorumlar yapılmıstır. Anahtar kelimeler: Katı atıklar, katı atık yönetimi, tıbbi atıklar, bertaraf teknolojileri, bulanık analitik hiyerarsi prosesi, bulanık analitik ag prosesi.
Yerel yönetimlerde stratejik planlama ve bir uygulama
Bu tezin amacı stratejik yönetim teknigi ve bunun bir aracı olan stratejik planın kamu sektöründe uygulanmasına iliskin bir model ortaya koymak ve bu modelin uygulanması sonucunda ortaya çıkan güçlükleri tespit etmek, bunlar için çözüm önerileri gelistirmektir. Çalısma giris ve sonuç bölümleri dahil olmak üzere yedi bölümden olusmustur. kinci bölümde, stratejik yönetimin gelisimine, kavramlarına ve araçlarına deginilmistir. Üçüncü bölümde, yerel yönetim kavramları, yerel yönetimlerde planlama yaklasımı ve stratejik planlama ihtiyacı ele alınmıstır. Dördüncü bölümde ise, örnek bir model ile planlama süreci açıklanmıs olup, besinci bölümde bu sürecin stanbul Büyüksehir Belediyesi uygulaması yapılmıstır. Altıncı bölümde, uygulamada karsılasılan güçlüklere ve çözüm önerilerine yer verilmistir. Son olarak, sonuç bölümünde konuya iliskin genel bir degerlendirme yapılmıstır. Anahtar Kelimeler: Stratejik Yönetim, Stratejik Planlama, Performans Yönetimi, Yerel Yönetimler, stanbul Büyüksehir Belediyesi.
Değer akış haritalandırma ve geleneksel kanban sisteminin kurulması
Globallesen dünyamızda artan rekabet ortamında, firmalar sektörlerinde öne çıkmak için çesitli farklı teknikler kullanmalıdırlar. Önemli olan en az maliyetle, en yüksek kalitedeki ürünleri müsteriye tam zamanında iletebilmektir. Müsteri isteklerine karsı esnek olmak, degisen teknolojilere ayak uydurmak gerekmektedir. Tüm bunlar ısıgında ?yalınlık? son yıllarda çok fazla önem kazanmıstır. Üretim ve hizmet alanlarının tümünde israflardan kaçınarak ve gereksiz maliyetleri elimine ederek ürünlere yansıyan maliyetleri azaltabiliriz. Bu çalısmada günümüzün güncel konularından ?Kanban? islenmis, bu dogrultuda da, ?yalın düsünce ve yalın üretim?, ?deger akısı analizi? ve ?tam zamanında üretim? konularını incelenmistir. Çalısma 7 bölümden olusmaktadır. 1. bölümde yukarıda bahsedilen konuların önemi ifade edilmistir. 2. bölümde yalın kavramı, yalın üretim araçları gibi konular açıklanmıs, 3. bölümde deger akıs analizi baslıgı altında mevcut ve gelecek deger akısı haritalarının olusturulması, deger akısının yalınlastırılması anlatılmıs, 4. bölümde üretim kontrol sistemlerinden özellikle çekme sistemleri (tam zamanında üretim), 5. bölümde ise kanban, kanban kullanımı, kanban çesitleri ve ilgili hesaplamalara yer verilmistir. 6. bölümde ise Uzel' de yapılan uygulamaya yer verilmistir. 7. bölümde genel ve uygulama sonuçları verilmistir. Anahtar kelimeler: Yalın, deger akıs analizi, tam zamanında üretim, kanban
Araç rotalama problemleri ve zaman pencereli stokastik araç rotalama problemine genetik algoritma yaklaşımı
Tedarik zincirinin bir parçası olan lojistik, ürün ve ilgili bilgilerin üretim noktasının basından tüketim noktasına kadar, müsteri gereksinimlerini karsılamak amacıyla, etkin ve düsük maliyetli bir sekilde akıs ve depolanması süreçlerinin planlanması, uygulama ve kontrol edilmesidir. Araç Rotalama Problemleri de lojistik dagıtım sisteminin önemli bir parçasını olusturmaktadır. Araç rotalama problemleri ulastırma problemlerinin en fazla üzerinde tartısılan ve çalısılan konulardan biridir. Rotalama problemi müsterilerin bilinen taleplerini sadece bir kez olmak üzere minimum maliyetli rotalarla ve en az araç kullanarak karsılamaktır. Araç rotalama problemlerinden olan Stokastik Araç Rotalama Problemi ise Araç Rotalama Probleminin bir veya birkaç komponentin rassal olmasıdır. Araç Rotalama Problemlerinin birçok çözüm teknigi vardır. Bu tezde Stokastik Araç Rotalama Problemini çözmek üzere Genetik Algoritma kullanılmıstır. Anahtar Kelimeler: Lojistik yönetimi, fiziksel dagıtım, araç rotalama problemleri, genetik algoritma.
Toplam kalite yönetimi ile organizasyonel performans ilişkisi ve finans sektörü uygulaması
Değer akışı haritalandırma ve Conwip sistemine yönelik bir tasarım
Günümüz rekabet ortamında egilim, müsteri talebine hızlı cevap vermek ve yüksek kaliteli, düsük fiyatlı ürünler sunmaktır. Bu rekabet sartlarında var olabilmenin ön kosulu daima en önde kosabilmektir. Bunun için de çagın dinamik yapısına ayak uydurmak, degisiklik ve yeniliklere açık olmak gereklidir. Dünya çapında firma olmak için israfı ortadan kaldırmak ve etkin bir is akısı gerçeklestirmek tüm yönetcilerin hedefi olmalıdır. Firmalar bu yüzden yeni sistemleri, teknikleri ve teknolojileri bünyelerine adapte etmek zorundadırlar. Aksi takdirde yarısta gerilerde kalmaya mahkum olurlar. Bu gerçeklerden yola çıkılarak ilk olarak Japon otomotiv firması olan Toyota Motor Company'de Taiichi Ohno tarafından gelistirilen Yalın Üretim Yaklasımı sonraları Amerikan Otomotiv sirketlerinin de dikkatini çekmis ve onlar da bu konsepti uygulamaya baslamıslardır. Günümüzde birçok isletme artık yalın üretimi kullanır hale gelmistir. Sistemin temelini, performans arttırmak için, katma deger yaratmayan operasyonların, malzemelerin ve isgücünün elimine edilmesi olusturur. Sürekli gelismeyi ve israfı ortadan kaldırmayı hedefleyen bu sistem sadece üretim sektöründe degil aynı zamanda hizmet sektöründe de uygulanmaktadır. Sanayi kuruluslarının temel amaçlarından biri de süphesiz kârlılıktır. Karlılıgın uzun vadede artırılabilmesi için mutlaka rekabet edebilirlilik ile ilgili hedeflere yönelmek gerekmektedir. Rekabet edebilirligi etkileyen birçok unsur vardır. Bunlar arasında en önemlisi ürün ve hizmetlerin kalitesidir. Tüketicilerin kalite ile ilgili beklentileri giderek artmaktadır. Diger taraftan üreticilerin kalite ile ilgili görüs ve düsüncelerinde de önemli degisiklikler olmustur. Artık sadece bitmis ürünün kalitesine önem vermek yerine, üretim sürecinin her asamasında kaliteyi elde etmenin önemli oldugu anlasılmıstır. Deger Akıs Yönetimi teknigi, isletmelerin faaliyetlerine bir bütün olarak bakabilmek ve yalın dönüsümün gerçeklestirilebilmesini saglar. Deger akısı haritalandırma ise, kullanıcılara ne durumda olduklarını ve hangi israf yaratan faaliyetlerin ortadan kaldırılması gerektigini anlamalarına olanak saglar. Diger bir deyisle, deger akısı haritalandırma, bir deger akısı üzerindeki deger, israf ve israf kaynaklarını görmek için kullanılır. Bu çalısmada, dünya traktör imalatı sektöründe en büyük firmalardan biri olan UZEL A.S.'de müsteri beklentilerini karsılamak üzere yalın üretim projesi dahilinde bir deger akısı haritalandırma çalısması yürütülmüstür. Önerilen gelismeler ve beklenilen faydalar, çalısmanın sonuçları olarak sunulmustur. Anahtar Kelimeler: Deger Akısı Yönetimi, Deger Akısı Haritalama, Yalın Üretim.
Tam zamanlı üretimde esneklik ve hacim esnekliğinin geliştirilmesi
Son yıllarda teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesi ile birlikte müşterilerin ulaşabileceği ürün çeşitliliği giderek artmaktadır. Bu da firmaların artan rekabet karşısında oluşan talep değişkenliği problemleriyle başa çıkabilmek için esnekliğe felsefesi içerisinde büyük bir yer veren Tam Zamanlı Üretim sistemlerine yönelmelerine neden olmaktadır. Günümüzde tüm imalatçıların en büyük kaygısı, siparişleri daha kısa zamanda, daha hızlı ve parti hacimlerinin değişmediği durumlarda bile, takım değiştirme zamanlarına gerek kalmadan karşılamaktır. Bu da verimli, israfsız ve az maliyetli üretimin, talepteki değişime göre sistemin konfigürasyonunu değiştirme hızının ve müşteri tercihlerine uyum sağlama kabiliyeti olan esnekliğin dengeli bir şekilde sağlanmasıyla mümkün olabilmektedir. Üretimdeki stratejik esneklik konusu, son ürün esnekliği ile üretim kaynaklarının karakteristikleri arasında bir ilişki kurularak derlenmiştir. Bu ilişkilerden yola çıkarak, Tam Zamanlı Üretim ortamında ele alındığında, esnek Kanban tanımlama ihtiyacı piyasadaki talep değişimleri yüzünden ortaya çıktığı görülmektedir. Esnek Kanban ihtiyacı ayrıca ilgili bir literatür taraması yapılarak görülmesi mümkündür. Bu çalışmada öncelikle Tam Zamanlı Üretim sistemi esnekliğin önemine dikkat çekilerek genel hatlarıyla tanımlanmıştır. Üretimdeki esnekliğin tanımı ve sınıflandırmaları yapılarak hacim esnekliği üzerinde detaylı bir şekilde durulmuştur. Hacim esnekliğinin geliştirilmesi Tam Zamanlı Üretim sisteminin içinde bir temel teşkil eden Kanban sistemlerinin tanımı ve kuralları vurgulanarak, önerilen bir metot üzerinde incelenmeye çalışılmıştır. Esnek Kanban ihtiyacı göz önüne alınarak, Tam Zamanlı Üretim sisteminin her bir safhası için esnek bir şekilde Kanban sayısını tanımlayan bir metot kullanılmıştır. Bu metodun etkiliğinin araştırılması için geleneksel sabit Kanban metodunun sonuçlarıyla ile karşılaştırılmıştır ve talep değişimi ne kadar büyükse maliyet açısından avantajın o kadar büyük olduğu gözlenebilmektedir.
Çok modlu taşımacılık sistemlerinin stratejik planlamasında kritik faktörlerin modellenmesine yönelik bir çözüm yaklaşımı
Ürün maliyetlerinin büyük bir kısmını oluşturan lojistik ve özellikle taşımacılık maliyetleri, işletmelerin ve dolayısıyla ülkelerin rekabet gücü üzerinde büyük etkiye sahiptir. Bu etkinin pozitif yöne doğru çekilebilmesi için, taşımacılık sektörünün ekonomik etkinlik ve hizmet kalitesi açılarından belirli performans kriterlerini sağlaması gerekmektedir. İlgili performansın artması ise, bu alanda uzmanlaşmış lojistik hizmet sağlayıcılarının lojistik kaynakları en uygun şekilde kullanarak optimum sonuçlar elde etmesine bağlıdır. Tez çalışması kapsamında, taşımacılık faaliyetlerinde bulunan lojistik hizmet sağlayıcılarının taşıma ağı kurma gibi stratejik düzeyli bir konuda kararlar alırken oluşturacakları modelde, taşıma modlarının etkisini dikkate almaları gerekliliği üzerinde durulmuştur. Uygun taşıma modunun seçim sürecinde, gerekli tüm kriterler literatür bazlı ve uzman görüşlerine dayalı olarak belirlenmiş ve analitik ağ süreci metodolojisi ile çözüm getirilmiştir. Yine taşıma ağının farklı aşamalarında kullanılacak taşıma modları ile aktarma noktaları arasındaki yakın ilişki üzerinde durulmuş ve belirli aşamalardaki alternatif lokasyonların seçimine de analitik ağ süreci uygulanmıştır. Bu iki önemli nokta üzerinde kararlar alındıktan sonra, çok modlu taşımacılık ağı içindeki tüm aşamalarda uygun noktaları seçerek, tedarik ve talep noktaları arasındaki yük akışının optimize edilmesi hedeflenmiştir. Bunu gerçekleştirmek için, çok seviyeli programlama tekniğinden faydalanılarak lojistik hizmet sağlayıcı işletmenin organizasyonunda, hem hiyerarşik açıdan farklı seviyelerde bulunan, hem de fonksiyonel alan açısından farklı ilgi alanları olan karar vericilerin amaçları etkileşimli ve uzlaşımcı şekilde optimize edilmiştir. Son olarak, çok modlu ve çok aşamalı bir taşıma ağı üzerinde taşımacılık yapan bir lojistik hizmet sağlayıcısının spesifik bir taşıma projesi üzerinde, önerilen model uygulanarak elde edilen sonuçlar, farklı senaryolar üzerinden mevcut durum ile kıyaslanmıştır. Anahtar kelimeler: Çok modlu taşımacılık, çok aşamalı taşımacılık ağı, analitik ağ süreci, çok seviyeli programlama, bulanık yaklaşım.
Paralel tezgahlarda arıza halinde çok amaçlı çizelgeleme
Planlama ve çizelgeleme kavramları açıklanarak, günümüzde kullanılan planlama ve çizelgeleme tekniklerine deginilmistir. Temel deterministik çizelgeleme algoritmaları incelenmistir. Sezgisel algoritmalar, arıza durumlarının modelde yer aldıgı ve yer almadıgı iki baslık altında irdelenmistir. Ayrıca bu konuda yapılmıs dört makale incelenmistir. n adet paralel tezgahta arıza halinde çizelgeleme durumunu modelleyen bir sezgisel algoritma gelistirilmistir. Arıza modellemesi için istatistiksel verilerin bir dagılıma uydurulması ile arızalar arası süreler hesaplanmıstır. Tamir süreleri ise kesikli olasılık dagılımı kullanılarak belirlenmistir. Algoritma islerin tezgahlara atanması, birbirinden bagımsız olarak her bir tezgahtaki islerin setup sayıları minimize edilecek sekilde optimizasyonu ve arıza sürelerinin çizelgelere eklenmesi olarak üç bölümden olusmaktadır. Algoritmanın kodları VBA (Visual Basic for Application) kullanılarak MS EXCEL ara yüzünde yazılmıstır. Gelistirilen algoritma gerçek bir örnek üzerinde deneysel bir çalısma olarak uygulanmıstır. Bu çalısma sonucunda elde edilen iyilestirmelerin optimizasyon öncesi durum ile karsılastırılması yapılmıstır. Algoritmanın performansını belirlemek amacıyla sırasıyla 50, 100,150 ,200, 250, 300, 350 ve 400 is için iterasyon sayıları ve süreleri belirlenmis, grafiksel olarak gösterilmistir. Anahtar Kelimeler: Çok amaçlı çizelgeleme,sezgisel algoritma, paralel tezgahlar, arıza, setup
Proje yönetimi ve faaliyet tabanlı maliyet analizi
Stokastik araç rotalama algoritmalarının karşılaştırmalı incelenmesi
Bu çalışmada, öncelikle Araç Rotalama Probleminin (ARP) çözümüne öncülük edebilecek, taşıma ağları ve grafikler için optimizasyon algoritmaları ve buna bağlı olarak Postacı Problemi ve Gezgin Satıcı Problemi üzerinde durulmuştur. Daha sonra Araç Rotalama Problemi için temel bilgiler verilerek başta kapasite, mesafe ve zaman kısıtı olmak üzere problem türleri üzerinde durulmuştur. ARP için tur yapım ve tur iyileştirme sezgiselleri verildikten sonra ARP'nin, bazı değişkenlerin önceden bilinemez olduğu durumlarda ortaya çıkan bir alt türü olan Stokastik Araç Rotalama Problemi (SARP) üzerinde durulmuş ve çeşitli bilinmezlik durumları için SARP türleri incelenmiştir. Daha sonra bir literatür araştırması ile SARP üzerine yapılan çalışmalar verilmiş ve bazı çalışmalardan örnek modeller ve çözüm yöntemleri üzerinde durulmuştur. Son olarak da sezgisel bir çözüm algoritması oluşturularak kurulan bir model uygulanmış ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Postacı Problemi, Gezgin Satıcı Problemi, Araç Rotalama Problemi, Stokastik Araç Rotalama Problemi, Sezgisel Algoritma.
Depo seçimi için geliştirilmiş sistematik bir metodoloji ve bir uygulaması
Günümüz is dünyasında yaygınlasan outsourcing uygulamalarının bir ayagı da depolama ve sevkiyat operasyonlarıdır. Özellikle gelismis teknolojileri kullanan çok sayıda lojistik hizmet saglayıcısı, çekirdek operasyonlarına yogunlasarak büyüme hedefi tasıyan, büyük ölçekli ve/veya uluslar arası alanda faaliyet gösteren firmaların depo ve sevkiyat operasyonlarını dısarıdan saglama yolunda cesaretlendirmektedir. Birçok avantajına karsın outsourcing yapma önemli riskler de içermektedir ve yanlıs outsourcing kararları firmaları önemli kayıplarla karsı karsıya bırakabilir. Bu risklerin degerlendirildigi seçim asaması klasik bir çok ölçütlü karar verme problemi niteligindedir. Ancak depo ve sevkiyat merkezi seçimi için literatürde firmalara rehber olabilecek fazla sayıda çalısma bulunmamaktadır. Bu çalısmada öncelikle tedarik zinciri yönetimi, outsourcing ve depolama konularında detaylı bilgi verildikten sonra tedarikçi seçim problemindeki çalısmalardan esinlenerek depo seçim problemi için uygulanabilir olan ve temelde depo isletmecisi ile satın alıcı firma arasındaki iliski ve entegrasyon seviyesine dayanan sistematik bir metodoloji gelistirilmistir. Metodolojinin çözüm adımları ayrıntılı bir sekilde açıklanmıs ve çalısmada uluslar arası bir firma olan Procter&Gamble'de yapılan bir uygulamaya yer verilmistir. Yapılan uygulamada seçim kriterlerinin ve entegrasyon seviyelerinin tespiti asamaları için Sen(2007) tarafından önerilen metodoloji, niteliklerin belirlenmesi ve son seçim asamaları için ise Bulanık Analitik Hiyerarsi Prosesi metodu kullanılarak alternatif depolar arasından optimum seçenek tespit edilmistir. Anahtar kelimeler: Dıs kaynak kullanımı, depo seçimi, entegrasyon seviyesi, seçim kriterleri
Bulanık analitik hiyerarşi prosesi kullanarak rüzgar enerjisi santral yeri seçimi
Bu çalışma, günümüzde hızla artan enerji tüketimi ve hızla tükenen enerji kaynaklarına alternatif olabilecek rüzgar enerjisi ve bu konudaki verimliliği arttırmak için rüzgar enerji santralleri kurulumunda yer seçimi konusunda yapılmıştır. Rüzgar enerjisi bir çok yönüyle araştırılmış, tesis yeri seçimi konusundaki öncelikler belirlenerek alternatifler arasında en iyi yerin seçilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada öncelikle enerjinin tanımı ve günümüz için önemi, rüzgar enerjisi ve gelişimi verilmiş, rüzgar enerjisi farklı yönlerden incelenmiştir. Uygun yerin seçiminde kullanılacak bulanık analitik hiyerarşi prosesi yöntemi açıklandıktan sonra kriter ve alt kriterler bulunarak öncelikleri belirlenmiş ve istenen hiyerarşik yapı kurulmuştur. Çıkan sonuçlar son bölümde değerlendirilerek alternatif yerlerden hangisinin seçileceği konusu detaylı olarak incelenmiş ve yorumlar sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Enerji, Rüzgar Enerjisi, Tesis Yeri Seçimi, Bulanık Analitik Hiyerarşi Prosesi
Lojistikte taşıma şekillerinin belirlenmesi
Bu tez çalışmasında, Türkiye'nin en büyük problemlerinden biri olan ulaştırma, lojistik sektörü içerisinde incelenmiştir. Lojistik, taşımacılık, kombine taşımacılık, optimizasyon ve Genetik Algoritmalarla ilgili detaylı bilgi verilmiştir. Kombine taşımacılığın önemi, uygulanabilirliği, avantajları-dezavantajları ve geleceği tartışılmıştır. Bu tezde Türkiye için oluşturulan model Gezgin Satıcı Problemi (GSP)' nin bir çeşididir. GSP bir ulaştırma ağı tasarımında kullanılabilir. Gezgin Satıcı Problemlerini çözme metotları ikiye ayrılır. Bunlardan birincisi kesin sonucu bulan algoritmalar, diğeri ise yaklaşık sonucu bulan sezgisel algoritmalardır. Çözümün alacağı zaman ve modelin karmaşıklığı seçilecek olan çözüm metodunu değiştirebilir. Bu çalışmada model için optimizasyon tekniklerinden biri olan Genetik algoritmaları önerilmiş ve bir Genetik Algoritmalar tabanlı yazılım ile çözülmüştür. Programın çıktıları, Türkiye'de verimli ve etkin bir ulaştırma ağı tasarımı konusunda gerçekçi fikirler vermiştir. Anahtar Kelimeler: Kombine Taşımacılık, GSP, Ulaştırma Ağları, Genetik Algoritmalar, Lojistikte Taşımacılık.
Genetik algoritma ile tesis yerleşimi tasarımı ve bir uygulama
Tesis yerlesimi problemleri zor problemler olup; en yi çözümün aranmasında sezgisel yöntemler tercih edilmektedir. Kareli Atama Problemleri (KAP) için tesis yerlesimi tasarımı NP-Zor sınıfına girmekte olup, bilinen hiçbir metot en iyi çözümü kesin olarak verememektedir. Bu tip problemler farklı çesitte sezgisel metotlarla çözülür. Genetik algoritmalar bu tip sezgisel metotlardan olup KAP için iyi sonuçlar verebilmektedir. Genetik algoritmalar evrimsel yapıya sahiptirler ve optimum sürede, optimum uygunlukta çözümü bulmak için tasarlanmıslardır. C++ ile bir bilgisayar programı olusturuldu, SCLO (Subcontractor Layout Optimizer ? Tedarikçi Yerlesim En yileyici) olarak adlandırıldı. Program tasarımı asamasında pek çok kod Genetik Algoritma kütüphanesindan alındı, bunlara çesitli eklemeler yapıldı. Olusturulan program, KAP kütüphanesinden alınan literatür problemleriyle test edildi. Her problem için bilinen en iyi çözüme %99'dan daha fazla bir oranda yaklasıldı. Gerçek hayatta, yapısal elektrik malzemeleri imalat sektöründe programın uygulaması gerçeklestirildi. Teorik zeminde %41 tasıma maliyeti düsüsü saglandı. Bu fazla kazanca sadece programın minimizasyon basarısı degil, bunun yanı sıra modelleme de yasanan kısıtlarda sebep oldu. Anahtar Kelimeler: Tesis yerlesimi problemi, genetik algoritma, kareli atama problemi
İşyeri, işyeri araç-gereç yerleşim düzeni ve verimliliğe etkisi
Bu çalışmada, öncelikle işyeri düzenleme konusu ile ilgili literatür taraması yapılmış ve konunun kronolojik gelişimi incelenmiştir. Daha sonra konu genel hatları ile ele alınmış ve kullanılan çözüm yöntemleri tanıtılmıştır. Ayrıca çözüm için geliştirilmiş olan algoritmalar tanıtılmış ve bunlardan biri olan CRAFT algoritması, pratik yaşamdan seçilen bir demir-çelik işletmesinde uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler İşyeri Yerleşim Düzeni Craft Algoritması Montaj Hattı Dengelemesi
Türkiye'deki mevcut koşulların bulanık analitik ağ süreciyle değerlendirilerek uygun tersane yeri seçimi
Günümüzde işletmelerin küresel pazarda rekabet edebilmeleri, karlılıklarını arttırabilmeleri ve etkin, verimli, üretkenliği yüksek bir üretim yapabilmeleri için öncelikle çok iyi bir planlama yapmaları gerekmektedir. İşletmelerin sınırlı kaynaklarını en iyi şekilde kullanmaları kendi özelliklerini çok iyi bilmesi ve dış etkenleri de iyi analiz edebilmesiyle mümkün olacaktır. Türkiye'de gemi inşaa sanayi altın çağını yaşamaktadır ve bunun önümüzdeki 5 sene boyunca süreceği tahmin edilmektedir. Bugün mevcut tersanelerimiz dünyanın dört bir yanına gemi inşaa etmekte ve pazardaki arzı karşılama payını yükseltmeye çalışmaktadır. Böylesi önemli bir yatırımda alternatiflerin çok iyi analiz edilmesi gerektiği açıktır. Bu amaçla literatürde ve uygulamada kendini kanıtlamış bir yöntem olan AAS kullanılmasına karar verilmiştir. Analitik Ağ Süreci yani AAS yardımıyla bir çok etkenin birbirleri ile ilişkisi değerlendirilerek karar verme sağlanır. AAS, AHP(Analitik Hiyerarşi Proses)'nin geliştirilmiş bir üst yapısıdır ve AAS ile tüm faktörlerin varsa birbirleri üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulup değerlendirilebilmektedir. Bu çalışmada, AAS'ye ek olarak Bulanık Mantıktan (Fuzzy Logic) da yararlanılmıştır. Bulanık mantığın kullanılmasının sebebi daha gerçekçi sonuçları ortaya çıkarmasındaki başarıdır. Uygulamayı yaparken kullanılan Super Decisions adlı yazılımdan AAS içerisindeki çapraz ilişkileri kurmada faydalanılmıştır. İkili karşılaştırmalar için ise Microsoft EXCEL kullanılmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen bilgi uzmanlara sunulmuş ve sonucun doğru olduğu teyit edilmiştir bu da kullanılan yöntemin, kurulan ağın ve alınan verilerin doğruluğunu desteklemiştir. Anahtar Kelimeler: AAS, Bulanık Mantık, Çok kriterli karar verme
İstanbul ili hizmet ihtiyaçlarının belirlenmesinde veri zarflama analizi uygulaması
Artan küresel rekabet ve kaynakların yetersizliği, kaynakların etkin kullanılması gerekliliğini önemli bir hale getirmiştir. Kaynak kullanımında verimlilik, sürdürülebilir kalkınmanın en önemli bileşenlerinden birisidir. Türkiye'de kamu sektörü, ülke, bölge ve il düzeyinde gelişmişlik farklarının giderilerek bölgesel rekabet edebilirliğin desteklenmesi ve ülke düzeyinde sürdürülebilir bir kalkınmanın sağlanabilmesi amacıyla, kamu yatırımlarının her bir bölge için aynı verimlilik düzeyini yakalayacak şekilde harcanması gerekmektedir. Söz konusu kaynak aktarımı, genellikle az gelişmiş olan bölgelere doğru bir kaynak transferi niteliğinde olup, kaynaklarda eşitlik yaratarak bölgesel rekabet edebilirliliği güçlendirmek yönünde gerçekleşmektedir. Ancak mevcut durumda ayrılan kaynaklar her bir gölge için aynı verimlilik düzeyini yakalamaktan ziyade eksikliklerin tamamlanmasına yönelik olarak gerçekleştirilmektedir. Bu durumda bölgesel dengesizlikleri azaltmak yerine, oluşan dengesizliği daha da artırmaktadır. Bu noktadan hareketle, çalışmamız Veri Zarflama Analizi tekniği kullanılarak, İstanbul'daki ilçelerin sağlık, çevre ve eğitim hizmet alanlarında katma değer üretim süreçlerindeki kaynak kullanım verimlilikleri incelenmiştir. Sürecin girdi ve çıktıların belirlenmesinde, kamu kaynaklarına ek olarak, özel hizmet kaynakları da dikkate alınmıştır. Çalışmanın sonuçları, ilçelerin görece teknik verimlilik ve ölçek verimliliklerinin yanı sıra, ilçe bazında hangi kaynakların ne ölçüde verimsiz kullanıldığı konusunda bilgiler vermektedir. Anahtar Kelimeler: Veri Zarflama Analizi, Karar Verme Birimi, CRR Modeli, BCC Modeli, Verimlilik.
Tedarik zincirlerinde talep ve temin sürelerine duyarlı çok aşamalı envanter kararlarının incelenmesi ve endüstriyel bir uygulama
Literatürde tedarik zincirlerinde çok-aşamalı envanter yönetimine yönelik birçok yaklaşım önerilmektedir. Mevcut yaklaşımların karşılaştırmalı analizi sonucunda, envanter yönetim sürecini talep ve temin süresi belirsizliklerinin giderilmesinden, maliyet hesaplamasına ve performans analizine kadar destekleyen yeni modellere ve metodolojilere halen ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiştir. ?Tedarik Zincirlerinde Talep ve Temin Sürelerine Duyarlı Çok Aşamalı Envanter Kararlarının İncelenmesi ve Endüstriyel Bir Uygulama? konulu bu tez çalışmasında, belirsizlik ortamında çok-aşamalı envanter yönetimi sürecinin aşamalarını kapsayan bütünleşik bir metodoloji ve bu metodoloji kapsamında deterministik/stokastiksinirsel- bulanık modeller sunulmaktadır. Sunulan metodolojide sözkonusu iki modelin gereksinim duyduğu değişkenlerin sinirsel-bulanık hesaplamalarla, çeşitli kabullerle ve/veya işletmeki uzmanlardan tespiti sözkonusudur, ve geliştirilen maliyet modelinde bu değerler birleştirilmektedir. Modelin performansının analizini de kapsayan metodoloji, bu yönüyle de daha önceki çalışmalardan farklılaşmaktadır. Burada geliştirilen metodolojinin çok-aşamalı envanter yönetimi literatürüne en önemli katkısı, talep ve temin sürelerine daha gerçekçi bir açıdan yaklaşarak bu değişkenlerin saptanmasına ve maliyet hesaplamaya yönelik olarak sistematik deterministik ve stokastik modeller sunmasıdır. Bu modeller çok-aşamalı ağaç yapılı tedarik zincirlerine yönelik olup, daha az karmaşık hesaplamalar kullanılarak daha doğru ve gerçeğe yakın sonuçlara ulaşmayı sağlamaktadır, ve deterministik model, esas model olan stokastik modelin yapısına girmektedir. Geliştirilen metodoloji ve modeller adım adım üç-aşamalı bir gıda tedarik zincirinde uygulamaya dönüştürülmüştür. Bu uygulama çalışma sonrasında tatmin edici sonuçlar elde edilmiş ve dikkate alınan ana depo ve zincir performansının iyileştiği gösterilmiştir. Böylelikle metodoloji ve modellerin pratikte uygulanabilirliği gerçek bir uygulama ile doğrulanmıştır. Anahtar kelimeler: Tedarik zinciri yönetimi, çok-aşamalı envanter yönetimi, yapay sinir ağları, sinirsel-bulanık ağlar, SCOR modeli.
Pamuk elyaf özelliklerinin ölçülmesi ve yönetilmesi suretiyle iplikhanede kalite/maliyet optimizasyonu
ÖZ Gümrük Birliğine geçişte en avantajlı sektör olarak kabul edilen Tekstil Sektörünün önemi, GAP in devreye girmesiyle daha da artacaktır. İhracata yönelik hazır giyimde maliyetin düşmesi için prosesin başlangıç noktası olan pamuğa kadar gidilmesi gerekir. Akılcı yönetim, işletmede maliyet ve kalite optimizasyonu sağlamak üzere birimler arası ilişkileri araştırmalıdır. Bu amaçla geliştirilen yazılımla işletmenin harman problemine, ayarlama sorunlarına ve çeşitli kararların parasallaştırılmasına bir yaklaşım getirilmiştir. T.C. Tarım Bakanlığı' nın pamuk piyasalarındaki etkinliği Amerikan Tarım Bakanlığı düzeyine getirilmelidir.
Liman lojistik hizmetlerinin modellenmesi ve optimizasyonu
Günümüz şartları firmaların ürün fiyatlarını dolayısıyla maliyetlerini ve verimliliklerini daha iyi kontrol etmelerini ve bunları ayrıca sürekli yapmalarını zorunlu kılmaktadır. Firmaların bunları gerçekleştirebilmesi sadece şirket içi süreçleri iyileştirmekle olmayacaktır. Aynı zamanda tedarik zincirinin parçası olan satıcı, müşteri, dağıtıcı ve nakliyeci arasındaki iş birliğinin gücüne bağlı olacaktır. Tedarik zincirinin her bir parçasının birbiri ile olan iletişimi, operasyonel taahütlerin belirlenmiş olması ile bu taahütlerin yerine getirilmesi ve doğru bilgi akışı zincirin başarısını etkileyen temel etmenlerdir. Tedarik zincirinde yer alan her bir halkanın başarısı veya başarısızlığı tüm sonucu etkileyeceğinden yönetimi oldukça kritik bir konudur. Firmaların uluslararası piyasada rekabet gücünü etkileyen lojistik gücü, lojistik yönetiminin öneminin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu çalışmada tedarik zincirinin bir halkası olan liman lojistik hizmetleri irdelenmiştir. Liman lojistiği konusunda özellikle genel kargo yükü ile ilgili olarak yapılan bu çalışmada bir üretim firmasında üretilen ihracat ürünlerinin gemiye yüklenmesi süreci ele alınmıştır. İlk olarak mevcut gemi yükleme hızına ait performans ölçümlenmiştir. Daha sonra bu performansı etkileyen nedenlerin belirlenmesi için hipotez testlerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın temelinde gemi yükleme hızının arttırılması için neler yapılması gerektiği ortaya çıkartılmıştır. Gereklilikler ortaya çıkartılırken matematiksel modellerden (bulanık en kısa mesafeli ağaç, bulanık en kısa yol ve bulanık dinamik programlama), simülasyondan ve istatistiki yöntemlerden yararlanılmıştır. Aynı problem üç farklı bulanık matematiksel model ile çözülmüştür. Elde edilen sonuçlar karşılatırılmış ve her bir model için ayrı ayrı duyarlılık analizi yapılmıştır. Ulaşılmak istenen, limandaki geminin hızlı yüklenmesi ile elde edilecek fırsat getirilerinin ortaya çıkartılması, gemi kiralama anlaşmalarını optimum bir şekilde yapılması, üretim firması için navlun fiyatlarında avantaj elde edilmesi ve kaynakların etkin kullanımının sağlanmasıdır. Anahtar kelimeler : liman lojistiği, genel kargo, bulanık en kısa mesafeli ağaç, bulanık en kısa yol, bulanık dinamik programlama, simülasyon.
Sadakat ve iş memnuniyetinin ölçülmesine yönelik istatistiksel bir model
Günümüzde şirketler sürekli değişimin yaşandığı ve oyunun kurallarını rekabetin belirlediği bir ortamda faaliyetlerini sürdürmektedirler. Bu ortamda iyi bir performans elde edebilmenin kriteri olan esnek, hızlı ve akıllı hareket edebilmek için şirketler, kaynaklarım ve süreçlerini bu hedefler doğrultusunda yönetmelidirler. Şirketlerin yürüdükleri bu yolda en fazla değişkenliğe sahip ve en zor kontrol edilebilen parametre insan faktörüdür. Süreçler açısından müşteriyi, kaynaklar açısından da çalışanları temsil eden insan unsuru yüksek performansı hedefleyen şirketler için kritik faktördür. Bir şirketin başarısında büyük rolü olan insan faktörü ile ilgili değerlendirilmesi gereken temel konular ise sadakat ve motivasyon ile pazarın zorladığı esneklik, hız ve yaratıcılığı kurumun iş yapma tarzına dönüştürecek olan örgüt kültürüdür. Bu projede söz konusu kavramların ölçmeye dayalı olarak iyileştirilmesi ve yönetilmesi için istatistiksel bir model geliştirilmiştir. Büyük ölçekli bir firmada uygulanan amaca dönük tasarlanmış bir anketle elde edilen veriler istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Böylece yukarıda bahsedilen kavramlar sayısal olarak ifade edilmiş ve ölçülebilir duruma getirilmiştir. Bu yaklaşımla insan kaynakları politika ve stratejilerinin belirlenmesinde şirket yönetimine destek ve rehber olacak bütünsel bir model geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sadakat Düzeyi, Sadakat Unsurları, Örgütsel Analiz
Pamuk elyaf karışımlarında tepki yüzeyleri ve tasarımları yöntemiyle süreç optimizasyonu
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ PAMUK ELYAF KARIŞIMLARINDA " TEPKİ YÜZEYLERİ VE TASARIMLARI " YÖNTEMİ İLE SÜREÇ OPTİMİZASYONU AYSUNSAGBAŞ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd. Doç. Dr. Rızvan EROL Yıl: 1997, Sayfa: 120 Jüri Yrd. Doç. Dr. Rızvan EROL Prof. Dr. Alaettin SABANCI Yrd. Doç. Dr. Funda YILDIRIM İplik işletmelerinde nihai ürün olan ipliğin toplam maliyetinde hammadde, % 60 - 70 lik oranla en önemli maliyet faktörüdür ve büyük ölçüde ürün kalitesini belirler. Bu araştırmada; hammadde faktörü incelenmiş ve toplam iplik maliyetini minimize eden optimum karışım oranlan GINO paket programı ile tespit edilmiştir. Ayrıca; iplik mukavemeti, kopma uzaması, kopma işi, elyaf inceliği ve toplam iplik maliyeti gibi tepki değişkenleri için DesignExpert paket programı ile ayrı ayrı regresyon modelleri oluşturulmuştur. Araştırmada; Ege pamuğu kullanılmış olup, Manisa, Söke, Aydın roller gin pamukları test edilerek bu pamuklardan iplik üretilmiş ve üretilen ipliğin kalite özellikleri ölçülmüştür. Araştırma sonuçlarının daha güvenilir olabilmesi için, elyaf ve iplik testleri tamamen bilgisayar sistemine bağlı modern cihazlarda yapılmıştır. Deney noktalarının tespitinde, istatistiksel deneysel tasarım tekniklerinden simplex centroid tasarım tekniği kullanılmıştır. Anahtar Kelimeleri: Lif ve İplik Kalite ilişkisi, Süreç optimizasyonu, Karışım deneyleri.