Theses supervised by Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek

16 theses · TOBB Economics and Technology University

Master'sOpen AccessTR

Geçmişin görünmez kadınları: Geleneksel kadınların siyasallaşma süreci

Bu çalışmanın temel konusunu 1960'lara kadar devlet için görünmez konumdaki geleneksel kadınların siyasallaşma süreci oluşturmaktadır. Bu yıllarda üniversitelerde başörtüsü yasağına karşı verilen tepkilerle beraber başlayan siyasallaşma sürecinin sebebi araştırılmıştır. Bu siyasallaşma sürecinin temel sebebinin 1950'lerden itibaren yoğun bir şekilde gerçekleşen kırsal bölgelerden kentlere doğru göç olduğu tespit edilmiştir. 1960'lara kadar farklı yerlerde yaşayan kentli kadınlarla geleneksel kadınların göçle beraber ortak bir mekânda buluşması sonucunda siyasallaşma da başlamıştır. İslam'ın siyasallaşmasının da benzer bir şekilde göçün yansıması olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca 1980'lerden itibaren Türkiye'de hâkim bir konuma gelen ahbap-çavuş kapitalizmiyle beraber başörtüsünün ve İslam'ın kamu kaynaklarının dağıtımındaki etkileri de araştırılmış ve son yirmi beş yılda kamu kaynaklarının dağıtımında İslam'ın etkisinin git gide arttığı gözlenmiştir.

Din-siyaset ilişkileriKadınlarKamu kaynaklarının dağıtımı+3
Emre Ünür
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

State repression and populist discourse: A comparative case study of Gezi Park Movement, Occupy Wall Street Movement and the Egyptian Revolution

Why do democracies repress nonviolent civilian mobilization? Why do democracies use populist discourse as a response to nonviolent civilian mobilization? This thesis examines the effect of populist discourse on state repression of nonviolent civilian mobilization. The central claim of this thesis is that governments respond to nonviolent civilian mobilization with populist discourse, i.e., independent variable, to expand the limits of political opportunities for repression. I built on the literature by including an independent variable, namely populist discourse, to the existing model of repression and mobilization. The causal effect of "populist discourse" is tested through a structured and focused comparative case study, namely most similar systems analysis, through which I compare Gezi Park Movement, the Egyptian Revolution and Occupy Wall Street Movement. These three cases provide evidence that the populist discourse effects state repression of nonviolent mobilization.

DemocracyStateState understanding+6
Ümmiye Şeyda Çağlan
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Soğuk savaş döneminde Türkiye'deki siyasal İslamcılık hareketinin dış politika söylemlerinin hidayet romanları üzerinden incelenmesi

Türkiye Soğuk Savaş Döneminde, resmi bir politika olarak Batı Bloku ittifakı içinde yer almıştır. Diğer taraftan ülke içindeki siyasi hareketler kendi ilke ve menfaatleri çerçevesinde iki kutuplu uluslararası sisteme dair bir dış politika söylemi geliştirmişlerdir. Önce 1946 sonrası gelişen demokratik siyasi ortam ve ardından 1960 sonrasında genişleyen sivil özgürlükler sebebiyle bu söylemler daha görünür hale gelmişlerdir. İslamcılık, Türkiye'nin en eski ve etkili siyasi hareketlerinden biridir. Batıya karşı tepkisel gelişen ama batı değerlerini eklektik olarak alan İslamcı düşünce Cumhuriyetin ilanı sonrasındaki seküler inkılap süreci ile akademik ve resmi alandan çekilmiştir. Roman edebiyat türleri içinde en siyasal olan türlerden biridir. Bir kurgu bağlamında okura siyasal mesaj vermek hem etkili hem de adli açıdan güvenli bir metottur. 196o sonrasında yazılan hidayet romanları dönemin İslamcılık düşüncesi için birer propaganda ve doktriner eğitim aracıdır. Kitle medyası işlevi gören bu romanlar okuyucuyu İslamcı ideoloji etrafında toplumsallaştırmıştır. Her siyasi propaganda metni gibi hidayet romanlarında da savunduğu ideolojinin dış politika söylemi bulunmaktadır. Bu tezde, "Soğuk Savaş Dönemi Türkiye İslamcılığının dış politika söylemi nasıldır" sorusu, hidayet romanları üzerinden yapılan söylem ve metin incelemesi metodu ile incelenmiştir. Tezin sonunda iki çok satan hidayet romanı; Minyeli Abdullah ve Oğlum Osman romanları geliştireln tez çerçevesinde incelemeye tabi tutulmuştur.

Din-siyaset ilişkileriRomanSoğuk Savaş sonrası+6
Hasan Hilmi Akın
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1990 sonrası dönemde Rusya'nın Doğu Avrupa'daki askeri aktivizminin ABD'nin tehdit algısına etkisi: Tehdit dengesi teorisinin test edilmesi

Bu çalışma 1990 sonrası dönemde Rusya'nın Doğu Avrupa'daki askeri aktivizminin ABD'nin tehdit algılamasını nasıl etkilediğini tehdit dengesi teorisini test ederek incelemektedir. Araştırma sorusu Rusya tarafından Kırım'ın 2014'te ilhak edilmesinin ABD'nin tehdit algısını nasıl etkilediği ile Rusya'nın Ukrayna'yı 2022'deki işgalinin ABD'nin tehdit algısını nasıl etkilemekte olduğu şeklinde iki alt araştırma sorusuna ayrılmıştır. Birinci bölümde realist paradigmanın 2022 yılında Ukrayna'nın işgaliyle tekrardan hakim konumuna kavuştuğu savunulmuştur. İkinci bölümde klasik uluslararası ilişkiler teorilerinin bu askeri aktivizmi açıklamadaki yetersizlikleri belirtilmiştir. Üçüncü bölümde bu eksiklikleri gideren tehdit dengesi teorisi açıklanmıştır. Toplam güç ve saldırgan güçteki temel eğilimler indeks ve veri tabanları aracılığıyla ölçülmüştür. Coğrafi yakınlık ve saldırgan niyet değişkenleri de nitel veri kaynakları aracılığıyla incelenmiştir. Dördüncü bölümde 2008-2014 arası dönemde Rusya'nın toplam ve saldırgan gücünde artış gözlemlenmiştir. 2015-2022 arasında toplam güçte düşüş gözlemlenirken saldırgan gücünde artış gözlemlenmemektedir. Algılanan saldırgan niyette ise birkaç gelişme dolayısıyla her iki dönemde de artış gözlemlenmiştir. Coğrafi yakınlık sabit olarak alınmıştır. Tehdit seviyesi artışlarının akabindeki dengeleme davranışları üzerinde durulmuştur. Bu çalışma, algılanan tehdit seviyesindeki değişikliklerin ABD'nin Rusya dış politikasını nasıl yürüttüğü konusunda merkezi bir rol oynadığı argümanını desteklemektedir.

Amerika Birleşik DevletleriDoğu AvrupaRusya+3
Göktuğ İstemikaan Turgay
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Geçmişin görünmez kadınları: Geleneksel kadınların siyasallaşma süreci

Bu çalışmanın temel konusunu 1960'lara kadar devlet için görünmez konumdaki geleneksel kadınların siyasallaşma süreci oluşturmaktadır. Bu yıllarda üniversitelerde başörtüsü yasağına karşı verilen tepkilerle beraber başlayan siyasallaşma sürecinin sebebi araştırılmıştır. Bu siyasallaşma sürecinin temel sebebinin 1950'lerden itibaren yoğun bir şekilde gerçekleşen kırsal bölgelerden kentlere doğru göç olduğu tespit edilmiştir. 1960'lara kadar farklı yerlerde yaşayan kentli kadınlarla geleneksel kadınların göçle beraber ortak bir mekânda buluşması sonucunda siyasallaşma da başlamıştır. İslam'ın siyasallaşmasının da benzer bir şekilde göçün yansıması olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca 1980'lerden itibaren Türkiye'de hâkim bir konuma gelen ahbap-çavuş kapitalizmiyle beraber başörtüsünün ve İslam'ın kamu kaynaklarının dağıtımındaki etkileri de araştırılmış ve son yirmi beş yılda kamu kaynaklarının dağıtımında İslam'ın etkisinin git gide arttığı gözlenmiştir.

Din-siyaset ilişkileriKadınlarKamu kaynaklarının dağıtımı+3
Emre Ünür
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kusurlu demokrasilerde korku ve dış politika ilişkisi

Bu çalışmada kusurlu demokrasilerde korku ile dış politika tercihleri arasındaki ilişkiye odaklanılmaktadır. Çalışmadaki ana düşünce, liberal demokrasilerden farklı olarak, kusurlu demokrasilerin ülkedeki ekonomik refahın dağıtımı konusunda bir korku motivasyonuna sahip olduğudur. Bu motivasyonu anlamak ve analiz etmek için kaynakların keyfi dağıtımı, yolsuzluk ve ahbap-çavuş kapitalizmi seviyesi müdahil değişken olarak incelenmiştir. Bu değişkenlerin yüksek olduğu ülkelerdeki hükümetlerin denetimsizliği ise bağımsız değişken olarak tanımlanmıştır. Liberal ve kusurlu demokrasilerin dış politikada yaşadıkları çatışma/anlaşmazlık sayıları bağımlı değişken olarak kullanılmıştır. Çalışma göstermektedir ki, kaynakların keyfi dağıtılmadığı, yolsuzluğa karşı şeffaflığın yüksek olduğu ve iktisadi düzenin ahbap çavuş kapitalizmine dayanmadığı liberal demokrasiler daha barışçıl ve daha az çatışmacı dış politika tercihlerinde bulunurken; kaynakların keyfi dağıtıldığı, yüksek yolsuzluğun-düşük şeffaflığın olduğu ve ahbap-çavış kapitalizminin yüksek olduğu kusurlu demokrasiler daha çatışmacı ve daha az uzlaşmacı dış politika tercihlerinde bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Korku, Kusurlu Demokrasi, Yolsuzluk, Çatışma, Liberalizm

DemokrasiKorkuLiberalizm+3
Çağrı Pehlivanlı
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kusurlu demokrasilerde korku ve dış politika ilişkisi

Bu çalışmada kusurlu demokrasilerde korku ile dış politika tercihleri arasındaki ilişkiye odaklanılmaktadır. Çalışmadaki ana düşünce, liberal demokrasilerden farklı olarak, kusurlu demokrasilerin ülkedeki ekonomik refahın dağıtımı konusunda bir korku motivasyonuna sahip olduğudur. Bu motivasyonu anlamak ve analiz etmek için kaynakların keyfi dağıtımı, yolsuzluk ve ahbap-çavuş kapitalizmi seviyesi müdahil değişken olarak incelenmiştir. Bu değişkenlerin yüksek olduğu ülkelerdeki hükümetlerin denetimsizliği ise bağımsız değişken olarak tanımlanmıştır. Liberal ve kusurlu demokrasilerin dış politikada yaşadıkları çatışma/anlaşmazlık sayıları bağımlı değişken olarak kullanılmıştır. Çalışma göstermektedir ki, kaynakların keyfi dağıtılmadığı, yolsuzluğa karşı şeffaflığın yüksek olduğu ve iktisadi düzenin ahbap çavuş kapitalizmine dayanmadığı liberal demokrasiler daha barışçıl ve daha az çatışmacı dış politika tercihlerinde bulunurken; kaynakların keyfi dağıtıldığı, yüksek yolsuzluğun-düşük şeffaflığın olduğu ve ahbap-çavış kapitalizminin yüksek olduğu kusurlu demokrasiler daha çatışmacı ve daha az uzlaşmacı dış politika tercihlerinde bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Korku, Kusurlu Demokrasi, Yolsuzluk, Çatışma, Liberalizm

DemokrasiKorkuLiberalizm+3
Çağrı Pehlivanlı
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kusurlu demokrasilerde korku ve dış politika ilişkisi

Bu çalışmada kusurlu demokrasilerde korku ile dış politika tercihleri arasındaki ilişkiye odaklanılmaktadır. Çalışmadaki ana düşünce, liberal demokrasilerden farklı olarak, kusurlu demokrasilerin ülkedeki ekonomik refahın dağıtımı konusunda bir korku motivasyonuna sahip olduğudur. Bu motivasyonu anlamak ve analiz etmek için kaynakların keyfi dağıtımı, yolsuzluk ve ahbap-çavuş kapitalizmi seviyesi müdahil değişken olarak incelenmiştir. Bu değişkenlerin yüksek olduğu ülkelerdeki hükümetlerin denetimsizliği ise bağımsız değişken olarak tanımlanmıştır. Liberal ve kusurlu demokrasilerin dış politikada yaşadıkları çatışma/anlaşmazlık sayıları bağımlı değişken olarak kullanılmıştır. Çalışma göstermektedir ki, kaynakların keyfi dağıtılmadığı, yolsuzluğa karşı şeffaflığın yüksek olduğu ve iktisadi düzenin ahbap çavuş kapitalizmine dayanmadığı liberal demokrasiler daha barışçıl ve daha az çatışmacı dış politika tercihlerinde bulunurken; kaynakların keyfi dağıtıldığı, yüksek yolsuzluğun-düşük şeffaflığın olduğu ve ahbap-çavış kapitalizminin yüksek olduğu kusurlu demokrasiler daha çatışmacı ve daha az uzlaşmacı dış politika tercihlerinde bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Korku, Kusurlu Demokrasi, Yolsuzluk, Çatışma, Liberalizm

DemokrasiKorkuLiberalizm+3
Çağrı Pehlivanlı
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yumuşak güç çerçevesinde Rusya Federasyonu dış politika konseptleri ve pratikleri

Rusya İmparatorluğu ve Sovyetler Birliği geçmişi ile birlikte değerlendirildiğinde Rusya Federasyonu küresel siyasette önemli bir yere sahiptir. Bu devlet belirli aralıklar ile Dış Politika Konsept metinleri yayınlayarak dış politikasının ana hatlarını çizmektedir. Bu çalışma, Rusya Federasyonu'nun yumuşak güç ile kamu diplomasisi bağlamında kavramsal metinleri ve pratikteki davranışlarının nasıl geliştiğini açıklamaya yönelik olarak hazırlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak öncelikle güç, yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları hakkında bir araştırma sunulacaktır. Daha sonra 1993, 2000, 2008, 2013 ve 2016 tarihli Rusya Federasyonu Dış Politika Konseptleri yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları öncülüğünde ele alınacaktır. Sonraki bölüm ise Rusya Federasyonu'ndaki yumuşak güç kavramı ve yumuşak güç faaliyetlerini kapsamaktadır. Bu veriler ışığında ele alınan konuda Rusya Federasyonu'nun günümüze gelinen süreçte yumuşak güç ve kamu diplomasisine verdiği önemin arttığı gözlemlenmekte ancak bu kavramların algılanış biçimi farklılık içermektedir.

Kamu diplomasisiRusyaUluslararası ilişkiler+2
Uğur Tatlı
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yumuşak güç çerçevesinde Rusya Federasyonu dış politika konseptleri ve pratikleri

Rusya İmparatorluğu ve Sovyetler Birliği geçmişi ile birlikte değerlendirildiğinde Rusya Federasyonu küresel siyasette önemli bir yere sahiptir. Bu devlet belirli aralıklar ile Dış Politika Konsept metinleri yayınlayarak dış politikasının ana hatlarını çizmektedir. Bu çalışma, Rusya Federasyonu'nun yumuşak güç ile kamu diplomasisi bağlamında kavramsal metinleri ve pratikteki davranışlarının nasıl geliştiğini açıklamaya yönelik olarak hazırlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak öncelikle güç, yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları hakkında bir araştırma sunulacaktır. Daha sonra 1993, 2000, 2008, 2013 ve 2016 tarihli Rusya Federasyonu Dış Politika Konseptleri yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları öncülüğünde ele alınacaktır. Sonraki bölüm ise Rusya Federasyonu'ndaki yumuşak güç kavramı ve yumuşak güç faaliyetlerini kapsamaktadır. Bu veriler ışığında ele alınan konuda Rusya Federasyonu'nun günümüze gelinen süreçte yumuşak güç ve kamu diplomasisine verdiği önemin arttığı gözlemlenmekte ancak bu kavramların algılanış biçimi farklılık içermektedir.

Kamu diplomasisiRusyaUluslararası ilişkiler+2
Uğur Tatlı
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yumuşak güç çerçevesinde Rusya Federasyonu dış politika konseptleri ve pratikleri

Rusya İmparatorluğu ve Sovyetler Birliği geçmişi ile birlikte değerlendirildiğinde Rusya Federasyonu küresel siyasette önemli bir yere sahiptir. Bu devlet belirli aralıklar ile Dış Politika Konsept metinleri yayınlayarak dış politikasının ana hatlarını çizmektedir. Bu çalışma, Rusya Federasyonu'nun yumuşak güç ile kamu diplomasisi bağlamında kavramsal metinleri ve pratikteki davranışlarının nasıl geliştiğini açıklamaya yönelik olarak hazırlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak öncelikle güç, yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları hakkında bir araştırma sunulacaktır. Daha sonra 1993, 2000, 2008, 2013 ve 2016 tarihli Rusya Federasyonu Dış Politika Konseptleri yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları öncülüğünde ele alınacaktır. Sonraki bölüm ise Rusya Federasyonu'ndaki yumuşak güç kavramı ve yumuşak güç faaliyetlerini kapsamaktadır. Bu veriler ışığında ele alınan konuda Rusya Federasyonu'nun günümüze gelinen süreçte yumuşak güç ve kamu diplomasisine verdiği önemin arttığı gözlemlenmekte ancak bu kavramların algılanış biçimi farklılık içermektedir.

Kamu diplomasisiRusyaUluslararası ilişkiler+2
Uğur Tatlı
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Mısır'ın eski praetoryan yeni hükümdarları: Sivil asker ilişkileri bağlamında 1952 ve 2013 askeri müdahaleleri

Yaklaşık bin yıldır askeri yönetimlerin hakimiyetinde varlığını sürdüren Mısır 21. yüzyıla gelindiğinde de bu kaderinden kaçamamıştır. 2011 sonrasındaki bir yıllık kısa bir süre dışında herhangi demokratik bir politik yaşam alanına kavuşamayan Mısır son yüzyılda iki kez askeri müdahale yaşamış ve ordu Mısır ve Mısırlının politik, ekonomik ve kültürel olmak üzere hayatının hemen her alanına nüfuz etmiştir. Bu bağlamda bu tezin amacı Mısır'da son yüzyılda gerçekleşen 1952 ve 2013 darbelerinin gerçekleştiği süreci inceleyerek askeri müdahalelerin motivasyonlarını ortaya çıkarmak ve sivil asker ilişkileri teorileri ile geleceğe dönük yeni bir öngörü sağlamaktır. Tezin vardığı sonuç ise her iki tarihte de Mısır ordusunun kültürel ve ekonomik motivasyonlarla yönetime müdahale etme eğiliminde olduğu ancak askeri müdahalelerin gerçekleşmesindeki ana faktörün bir sivil asker ilişkileri teorisi olan Uyum Teorisinin ortaya koyduğu gibi ordu, politik elit ve Mısır toplumu arasındaki uyumsuzluk olduğudur.

Askeri müdahaleHükümdarMısır+5
Sedat Türker
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Demokratik barış teorisi'ne bir bakış: Mülkiyet hakkı perspektifi

Bu tezde demokrasi özellikleri gösteren fakat mülkiyet hakkının korunmasını güçlü bir şekilde sağlayamayan ülkelerin dış politikada çatışmaya daha yatkın olup olmadıkları araştırılmıştır. Demokratik kurumsallaşma açısından birbirine yakın olan liberal ve illiberal demokrasilerin mülkiyet hakkının ihlali konusunda ne şekilde ayrıştıkları incelenmiştir. Bu durumu incelemek için, demokratik kurumlar, girişim özgürlüğü, dış ticaret özgürlüğü, yabancı yatırım özgürlüğü gibi kontrol değişkenleri kullanılmış, bağımsız değişkenler olan mülkiyet hakkının korunmasındaki başarının/başarısızlığın ve yolsuzluğun, çatışmaya etkileri incelenmiştir. Mülkiyet hakkı iyi korunan, yolsuzluğun görece az olduğu, şeffaf demokrasilerde çatışmaya yatkınlığın mülkiyet hakkı kötü korunan, yolsuzluğun görece fazla olduğu şeffaf olmayan demokrasilere göre daha az olduğu gözlemlenmiştir.

DemokrasiDemokratik barışLiberal demokrasi+7
Burak Durgut
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Merkezi otoritenin zayıfladığı ortamlarda kimlik gruplarının ortaya çıkması, birbirleri ve merkezi otoriteyle ilişkileri

Bu tezin amacı, ulus devlet sistemi içerisinde yaşanan problemler neticesinde bölünmüş toplumlarda aktörlerin davranışlarını uluslararası ilişkilerdeki denge kavramıyla incelemektir.Vestfalya Barış anlaşması sonrası ulus devlet düzeni tüm dünyada benimsenerek insanların bir arada yaşaması ve devletin meşruiyeti homojen bir yapıda olduğu varsayımına dayandırılmıştır. Bu çalışmada ulus devlet sistemi içersinde etnik dini ya da mezhepsel olarak homojen olmayan devletlerde çıkması muhtemel halk hareketliliklerinin sebebi incelenecek, çatışmasızlığın sağlanması adına izlenmesi gereken yollar tartışılacaktır. Halk hareketliliklerinin bir iç savaşa evrildiği toplumlarda iç savaşın her bir aktörünün tıpkı uluslararası sistemde devletlerin hareket ettiği gibi bağımsız hareket edeceği ve kendi çıkarı için ilişkiler tesis edeceği yapısal denge teorisine göre ele alıncaktır. Aktörlerin söz konusu bağımsızlığı iç savaşın dengelenerek çatışmasızlık ortamına alan yaratabileceği bir durum oluşturabileceği gibi çatışmayı daha da şiddetlendirebilir. Çalışmamızda tüm bu durumları inceleyerek bölünmüş toplumlarda aktörler arası ilişkilerin ne şekilde gelişeceğini 2012 sonrası halk hareketliliği olarak başlayan ve iç savaşa dönüşen Suriye örneği özelinde incelenecektir.

DemokrasiGüç dengesiKimlik+7
Cihad Özdemiroğlu
TOBB Economics and Technology University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Merkezi otoritenin zayıfladığı ortamlarda kimlik gruplarının ortaya çıkması, birbirleri ve merkezi otoriteyle ilişkileri

Bu tezin amacı, ulus devlet sistemi içerisinde yaşanan problemler neticesinde bölünmüş toplumlarda aktörlerin davranışlarını uluslararası ilişkilerdeki denge kavramıyla incelemektir.Vestfalya Barış anlaşması sonrası ulus devlet düzeni tüm dünyada benimsenerek insanların bir arada yaşaması ve devletin meşruiyeti homojen bir yapıda olduğu varsayımına dayandırılmıştır. Bu çalışmada ulus devlet sistemi içersinde etnik dini ya da mezhepsel olarak homojen olmayan devletlerde çıkması muhtemel halk hareketliliklerinin sebebi incelenecek, çatışmasızlığın sağlanması adına izlenmesi gereken yollar tartışılacaktır. Halk hareketliliklerinin bir iç savaşa evrildiği toplumlarda iç savaşın her bir aktörünün tıpkı uluslararası sistemde devletlerin hareket ettiği gibi bağımsız hareket edeceği ve kendi çıkarı için ilişkiler tesis edeceği yapısal denge teorisine göre ele alıncaktır. Aktörlerin söz konusu bağımsızlığı iç savaşın dengelenerek çatışmasızlık ortamına alan yaratabileceği bir durum oluşturabileceği gibi çatışmayı daha da şiddetlendirebilir. Çalışmamızda tüm bu durumları inceleyerek bölünmüş toplumlarda aktörler arası ilişkilerin ne şekilde gelişeceğini 2012 sonrası halk hareketliliği olarak başlayan ve iç savaşa dönüşen Suriye örneği özelinde incelenecektir.

DemokrasiGüç dengesiKimlik+7
Cihad Özdemiroğlu
TOBB Economics and Technology University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Merkezi otoritenin zayıfladığı ortamlarda kimlik gruplarının ortaya çıkması, birbirleri ve merkezi otoriteyle ilişkileri

Bu tezin amacı, ulus devlet sistemi içerisinde yaşanan problemler neticesinde bölünmüş toplumlarda aktörlerin davranışlarını uluslararası ilişkilerdeki denge kavramıyla incelemektir.Vestfalya Barış anlaşması sonrası ulus devlet düzeni tüm dünyada benimsenerek insanların bir arada yaşaması ve devletin meşruiyeti homojen bir yapıda olduğu varsayımına dayandırılmıştır. Bu çalışmada ulus devlet sistemi içersinde etnik dini ya da mezhepsel olarak homojen olmayan devletlerde çıkması muhtemel halk hareketliliklerinin sebebi incelenecek, çatışmasızlığın sağlanması adına izlenmesi gereken yollar tartışılacaktır. Halk hareketliliklerinin bir iç savaşa evrildiği toplumlarda iç savaşın her bir aktörünün tıpkı uluslararası sistemde devletlerin hareket ettiği gibi bağımsız hareket edeceği ve kendi çıkarı için ilişkiler tesis edeceği yapısal denge teorisine göre ele alıncaktır. Aktörlerin söz konusu bağımsızlığı iç savaşın dengelenerek çatışmasızlık ortamına alan yaratabileceği bir durum oluşturabileceği gibi çatışmayı daha da şiddetlendirebilir. Çalışmamızda tüm bu durumları inceleyerek bölünmüş toplumlarda aktörler arası ilişkilerin ne şekilde gelişeceğini 2012 sonrası halk hareketliliği olarak başlayan ve iç savaşa dönüşen Suriye örneği özelinde incelenecektir.

DemokrasiGüç dengesiKimlik+7
Cihad Özdemiroğlu
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors