Theses supervised by Doç. Dr. Mehmet Arslan

21 theses · Gazi University, Karadeniz Technical University, Akdeniz University, Yalova University

Master'sOpen AccessTR

İş?aile çatışmasının çalışanların iş performanslarına etkisinin belirlenmesi: Ankara'daki özel eğitim kurumlarında bir uygulama

Gelişen ve değişen dünya düzeninde iş hayatına atılan bireylerin kendi özel çevrelerine olan etkileri yadsınamaz. Bu etkiler hem ailevi durumların hem de iş yaşamında ki çalışma ve ilgiler üzerinde değişikliklere neden olmuş en önemlisi performanslarına etkisi merak konusu olmuştur. Bu etkinin hangi yönde olduğuna ilişkin akademik anlamda ilgi odağı haline gelmiş ve inceleme ihtiyacı duyulmuştur.Araştırmada iş ? aile çatışmasının çalışanlar üzerindeki, iş performansına etkisinin ne düzeyde olduğunu ortaya çıkarmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Ankara ilindeki özel eğitim kurumları inceleme altına alınmıştır. Araştırmada 120 eğitimci ve diğer çalışanlar olmak üzere belirlenen kişilere anket uygulanmıştır. Çalışmada ?işin tanımlanması ve iş üzerindeki hakimiyeti, aile ? iş çatışmasında öz yeterlik ölçeği, iş ?aile çatışma ölçeği, aile tatmini ölçeği, iş performansı? ölçekleri ile kişilerden değerlendirmelerde bulunmaları istenmiştir.Araştırma sonucunda, kişilerin gelir düzeylerinin iş ? aile çatışmasına etkisinin olmadığı tespit edilmiştir fakat ücretteki düzey iş performansına büyük etki etmiştir. Çatışma faktöründe yaş, eşin çalışması durumu, cinsiyet, çalışma süresi önem arz etmemiştir. Öte yandan kişilerin gelirleri, unvan ve eğitim durumu önemli faktörler arasında yer almaktadır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ilgili literatürdeki araştırma sonuçlarıyla karşılaştırılmış ve tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: İş ? aile çatışması, aile ? iş çatışması, iş performansı, aile tatmini

Eğitim kurumlarıEğitimcilerPerformans+4
Altuğ Çağatay
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi öğrencilerinin okulların mesleğe hazırlama ve işe yerleştirme performansı algıları: Çorlu Anadolu Sağlık Meslek Lisesi

Bu araştırmada, mesleki ortaöğretim kurumlarının mesleğe hazırlama ve işe yerleştirme performanslarının, kavramsal çerçeve ışığında hazırlanan alan araştırması yardımıyla belirlenmesi amaçlanmıştır. Anket sorularına verilen cevaplardan elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemlerle değerlendirilerek tablolaştırılıp yorumlanmıştır.Araştırma evrenini, Tekirdağ il sınırlarında bulunan sağlık alanında eğitim veren orta öğretim kurumlarının 11. ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma örneklemini, evrenden seçilmiş olan Çorlu Anadolu Sağlık Meslek Lisesi'nde öğrenim gören 11. ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmuştur.Yapılan çalışma; öğrencilerin okulda verilen eğitimi, ihtiyaç duyulan alanda ve nitelikte, mesleki özgüven oluşturan, iş alanına uygun nitelikte buldukları saptanmıştır. Mesleki uygulamanın teorik bilgileri uygulama, zayıf alanları görüp giderme, modern araç- gereçleri kullanma fırsatı sunduğu belirlenmiştir. Bu olumlu görüşlere rağmen analiz sonuçlarına göre, okulda derslerin yeteri kadar uygulamaya yönelik olmadığı, ders içeriklerinin mesleğe hazırlamada yeterli olmadığı, mesleki uygulama alanlarında stajyerlere yeterli uygulama fırsatının sunulmadığı saptanmıştır.Sonuç olarak, sağlık meslek liselerinin işe hazırlama ve yerleştirmede daha etkin olabilmesi, öğrencilerin mesleki eğitim hakkında bilgilendirilmesi, mesleğe ilişkin yeniliklerin takip edilmesi ve eğitim programının buna uygun olarak geliştirilmesi, mesleki uygulamanın öneminin öğrencilere anlatılması, işletmelerle okul arasında gerekli iletişim sağlanarak öğrencilerin mesleki uygulama alanlarında uygun yerlerde görevlendirilmesi ve uygulama fırsatı sunulması ile gerçekleştirilebilir.

Anadolu meslek liseleriLise öğrencileriLiseler+12
Şeyma Arslanoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

UYAP bilgi sisteminin bilgiyi yaratma, koruma ve transfer etme açısından Adalet Bakanlığı çalışanlarının örgütsel öğrenme sürecine etkisinin incelenmesi: Uzman kullanıcılar üzerinde bir uygulama

Araştırmada uzman kullanıcı görüşlerine göre UYAP Bilişim Sisteminin bilgiyi yaratma, koruma transfer etme açısından örgütsel öğrenme sürecine etkisinin ne düzeyde olduğu ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır ve olumlu sonuç alınmıştır.Adalet Bakanlığı çalışmanın uygulama alanını oluşturmuştur. Adalet Bakanlığı uzman kullanıcıları ise araştırmanın evrenini oluşturmaktadır ve 335 kişiden oluşan çalışma evrenin tamamına ulaşılması amaçlanmış fakat 185 kişiyle araştırma tamamlanmıştır.Gerek örgütsel öğrenme ve bilgi yönetiminde gerekse bilgi sistemlerinde ortak payda bilgi ve bilginin etkili bir şekilde yönetilmesidir. Bu durumun ortaya konulması amacıyla UYAP Bilişim Sistemiyle ilişkilendirmiş olan 25 örgütsel öğrenme ve UYAP'ın özellikle bilgiyi yaratma, koruma ve transfer etme açısından örgütsel öğrenme sürecine bakıldığı için 10 bilgi yönetimi ifadesi oluşturulmuş ve uzman kullanıcıların ifadelere katılımlarına bakılmıştır.Araştırma sonucunda genel olarak tüm kullanıcıların UYAP Bilgi Sisteminin örgütsel öğrenme ve bilgi yönetimi sürecine ilişkin görüşleri çok olumlu çıkmıştır. Demografik özelliklerle ilişkisine bakıldığında erkek kullanıcıların kadın kullanıcılara; yüksek lisans ve adalet meslek yüksekokulu mezunu kullanıcıların diğer kullanıcılara oranla UYAP Bilgi Sisteminin örgütsel öğrenme sürecine etkisine ilişkin görüşleri daha olumlu çıkmıştır. Benzer şekilde yüksek lisans ve yüksekokul mezunu kullanıcıların UYAP Bilgi Sisteminin bilgi yönetimi sürecine etkisine ilişkin görüşleri de diğer kullanıcılara göre daha olumlu çıkmıştır.

Adalet BakanlığıBilgi yönetim sistemiBilgi yönetimi+5
Meral Güneş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Enformasyon teknolojisindeki değişimlerin ofis çalışanlarının performansı ve verimliliği üzerindeki etkilerinin analizi: Bankacılık sektöründe bir uygulama

Yaşanan hızlı küreselleşmenin bir sonucu olarak işletmelerinvarlıklarını sürdürebilmesi için değişen ve gelişen bilgi ve enformasyonasahip olması gerekmektedir. Bu iki faktör, rekabet gücünü artırabilecekstratejik kararların alınmasını sağlayan kilit unsurdur.Günümüzde bu kadar önemli bir yere sahip olan ve her geçen günkullanımı artan enformasyon teknolojileri her alanda olmazsa olmazunsurlardan biridir. İşletmeler hayatın vazgeçilmez parçası olan bilgiteknolojilerini çalışma hayatına adapte ederek işlerini daha az maliyetle dahahızlı daha kolay yaparak çalışanların mesleki verimliliğini artırabilecektir.Bu çalışmada enformasyon teknolojilerinin çalışan performansı veverimliliğine etkisi incelenmiştir. Bu çerçevede uygulama aşamasınavarıncaya çalışma teorik olarak incelenmiş ve uygulama aşamasında isegenel bir değerlendirme ve yargıya ulaşılmaya çalışılmıştır.Anahtar Sözcükler: Bilgi Toplumu, Enformasyon Teknolojileri,Verimlikik, Performans Yönetimi.

Bankacılık sektörüBilgi teknolojisiBüro personeli+5
Hakan Sadık Önder
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek öğretim kurumlarında akademik değerlendirme ve kalite geliştirme modeli ile EFQM mükemmellik modelinin karşılaştırmalı bir analizi

Bu araştırmanın amacı, YÖK Kanunundaki yüksek öğretim kurumlarında akademik değerlendirme ve kalite geliştirme modeline göre yüksek öğretim kurumlarındaki kalite yönetimi uygulamaları ile Avrupa Kalite Yönetim Vakfı (EFQM) Mükemmellik Modeli arasında yapılacak karşılaştırmayı kapsamaktadır.Araştırmada Gazi Üniversitesi'nde görev yapan akademik ve idari personellere uygulanan anketler ile veriler toplanmış çeşitli istatistiksel teknikler ile analizi yapılarak tablolar ile yorumlanmıştır.Araştırma sonrasında elde edilen bulgulara göre, EFQM Mükemmellik Modeli'nin 9 kriteri çerçevesinde fakültelerdeki mevcut kalite uygulamalarının güçlü ve yetersiz yönleri saptanmıştır. Elde edilen bulgularda cinsiyete, göreve ve yaşa göre istatistiksel olarak anlamlı bir faklılığın olmadığı görülmüştür.Bu bulgular ışığında Yüksek Öğretim Kurumlarındaki Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Yönetmeliği kapsamındaki Dış Değerlendirme Süreci aracı olarak EFQM Mükemmellik Modeli'nin uygulanabileceğine dair öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, EFQM Mükemmellik Modeli, YÖDEK Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Yönetmeliği

Akademik personelAkademisyenlerEFQM modeli+10
İlknur Kılıç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Borsa yatırım fonu performanslarının belirlenmesinde faiz oranları, döviz kurları ve İMKB-100 endeksi etkisinin tespiti: İMKB'de bir uygulama

Çalışmanın amacı, borsa yatırım fonlarının performansını finansal ve istatistiksel analiz yöntemleri ile tespit etmektir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır: birinci bölümde yatırım fonu kavramları incelenmiş, ikinci bölümde borsa yatırım fonu kavramları incelenmiş, üçüncü bölümde portföy yönetim stratejileri açıklanmış ve son bölümde ise portföy performans ölçüm yöntemlerine göre İMKB'de işlem gören borsa yatırım fonlarının finansal ve istatistiksel analizi yapılmıştır. Ocak 2006?Ekim 2008 dönemi günlük verilerine dayanarak yapılan analiz sonucu ulaşılan bulgular şöyledir: Borsa yatırım fonlarının ortalama getirisi negatif (-0,0003), standart sapmaları 0,02 düzeyinde gerçekleşmiş; döviz kurları ve DİBS getirileri pozitif (0,0004), standart sapmaları 0,01 düzeyinde gerçekleşmiştir. Uygulanan performans ölçüm yöntemleri tüm dönemler için benzer şekilde bir sıralama türetmiştir. Çalışmanın ilginç sonucu ise borsa yatırım fonlarına ilişkin beta katsayılarının çok düşük çıkması; yöneticilerin zamanlama kabiliyetlerinin göstergesi olan c2 değerinin negatif çıkması ve yöneticilerin seçicilik kabiliyetlerinin de çok düşük düzeyde çıkmış olmasıdır. Borsa yatırım fonları, Euro ile pozitif yönlü bir ilişki, USD ile negatif yönlü bir ilişki göstermiştir. Ancak uygulanan kanonik korelasyon analizinde ise fon getirileri ile USD arasında pozitif; Euro ile negatif ilişki tespit edilmiştir. Tüm dönemlerde DİBS hariç yatırım araçlarının tamamı getiri açısından homojen bir yapı arz etmiştir.

BorsaFonlarPerformans+3
Hatice Gülşah Aslan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kobilerin internet bankacılığı kullanımını etkileyen faktörler (Ankara Ostim organize sanayi bölgesinde bir uygulama)

Araştırmanın amacı, 1990'lı yıllarda Bankacılık sektörüne damgasını vuran elektronik bankacılığı değerlendirmek, gelişimini etkileyen faktörleri tespit etmek ve KOBİ'lerin bu hizmetten yararlanma durumlarını nedenleriyle birlikte ortaya koymaktır.

Ozan Yakar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İpotekli konut kredisi kullanma eğilimi ve banka seçimini etkileyen faktörlerin karşılaştırmalı analizi: Ankara bölgesinde bir uygulama

Çalışmada konut finansmanı açısından önemli bir yere sahip olanipotekli konut finansmanının Dünya'daki ve Türkiye'deki gelişimi incelenmiş,uygulama ve hukuki altyapı açısından farklılıklar özetlenmiştir. Ayrıca Ankarabölgesinde ipotekli konut kredisi kullanma eğilimi ve tüketicilerin bankaseçimini etkileyen faktörlerin karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Çalışma dörtbölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde konut kavramı, konut finansmanı,konut finansman sistemleri ele alınmıştır. İkinci bölümde; konutfinansmanında ipotekli konut finansman sisteminin yapısı ve işleyişi yeralmaktadır. Üçüncü bölümde; ülkemiz kapsamında konut sorunu, bunayönelik hükümet politikaları, ipotekli konut finansmanının genel yapısı veyasal altyapısı, sistemin işleyişi ve ortaya çıkardığı ürünler yer almaktadır.Çalışmanın dördüncü bölümünde ise; Ankara bölgesinde gerçekleştirilenanket çalışması ile ipotekli konut kredisi kullanma eğilimi ve banka seçiminietkileyen faktörlerin analizi istatistiki bir çalışma ile ortaya konulmayaçalışılmıştır.Çalışma sonuçlarına göre, müşteriler açısından banka tercihinde enönemli faktörün faiz oranı faktörü olduğu; konut kredisi kullanırken dikkatealınan en önemli faktörün aylık ödeme miktarı olduğu; konut kredisi ile konutalmadaki en önemli nedenin gayrimenkulde değer artışının yüksek olması,banka açısından kredi taleplerinin değerlendirilmesinde dikkate alınanfaktörlerin kredi kullanacak müşterinin bankadaki kredi hesabı ve krediperformansı, gelir miktarı ve istikrarı, bankacılık sistemindeki istihbarat raporuolduğu ve bankalar açısından alınan konutun ipotek değerine müşterininsunacağı diğer teminatlardan daha fazla önem verildiği tespit edilmiştir.

Banka kredileriBankalarKonut finansmanı+3
Mustafa Yiğit
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İran'a yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının tarihsel gelişimi ve analizi: 1990 ? 2006 dönemi uygulama

Dünya, küreselleşme ve teknolojinin gelişmesine paralel olarak, büyük bir hızla değişmektedir. Bu değişmelere bağlı olarak uluslararası sermaye hareketlerinde de değişmeler olmuştur. Bu gelişmeler bağlamında yapılan çalışmada, İran'a yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının tarihsel gelişimi incelenmiş ve 1990-2006 yılları arasındaki döneme ait ülkenin ekonomik göstergeleri analiz edilmiştir. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile diğer değişkenler arasında korelasyon analizi yapılmıştır.Araştırma sonucunda aşağıdaki bulgular elde edilmiştir;1) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Mal ve hizmet ihracatı arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki bulunmuştur.2) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Cari fiyatlarla GSMH arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki olduğu belirlenmiştir.3) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Gayri safi yurtiçi hasıla arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.4) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Mal ve hizmet ithalatı arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki olduğu görülmüştür.5) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Mal ihracatı arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki olduğu belirlenmiştir.6) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Mal ithalatı arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki olduğu görülmüştür.7) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Döviz kuru arasında pozitif yönlü yüksek bir ilişki bulunmuştur.8) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Enflasyon arasında negatif yönlü bir ilişki olduğunu, fakat ilişkinin anlamlılık düzeyi %10 olduğu tespit edilmiştir.9) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile Faiz arasında negatif yönlü yüksek bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıİran
Masoud Aghlmand
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türk bankacılık sektöründe döviz kuru riski ve yönetimi

ÖZET TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNDE DÖVİZ KURU RİSKİ VE YÖNETİMİ Ayva , Abdullah Yüksek Lisans , Bankacılık Eğitimi Bilim Dalı Tez Danışmanı: Doç. Dr. Mehmet Arslan Temmuz - 2007 Bankalar, faaliyetleri esnasında çeşitli risklerle karşılaşmaktadırlar . Bu risklerin nedeni; uluslararası piyasaların küreselleşmesi , uluslararası piyasalardaki oynaklık ,yeni yatırım alternatiflerinin ortaya çıkması,finansal risklerdeki artış ve dünya enflasyonudur. Bankacılık açısından riskler;sistemin doğasında olmakla beraber kontrol edilememesi sonucunda ekonomileri tehdit eder. Güvenli ve istikrarlı bir ortamın olmaması ve gerekli önlemlerin alınmaması bankacılık krizi ,döviz krizi , bölgesel krizler hatta tüm dünyayı etkileyecek çapta krizlere yol açmaktadır. Döviz piyasası dünyadaki en büyük piyasadır. Bilgi akışının hızlı oluşu ve işlemlerin herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadan gerçekleşmesi ile en mükemmel piyasalardır. Döviz kuru ise ülke ekonomisi açısından çeşitli ekonomik göstergelerin temel belirleyicisidir. Bu bağlamda döviz kuru riskide ekonomileri ve bankaları derinden etkileyebilir. Bankalar döviz kuru riskinden korunmak için çeşitli önlemler almak zorundadırlar. ?Türk Bankacılık Sektöründe Döviz Kuru Riski ve Yönetimi? adlı bu çalışmamda bankaların döviz kuru riskinden korunmak için ne tür önlemler alması gerektiğini , Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerinin sebepleri ,sonuçları ve neler yapılsaydı sistem daha az etkilenebilirdi konuları hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır.

Abdullah Ayva
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İkizce (Ünye-Ordu) yöresi volkanik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik incelenmesi

ÖZET İkizce (Ünye-Ordu) yöresinde yer alan Tersiyer yaşlı volkanik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelendiği bu çalışmada, volkanizmanı n gelişimi ortaya konularak, kökeni belirlenmeye çalışılmıştır. Doğu Pontid Güney zonunda yer alan inceleme alanının tabanında; Geç Kretase-Paleosen yaşlı Akveren Formasyonu' nun Tekkiraz Üyesi bulunmaktadır. Formasyon üzerine uyumsuzlukla Paleosen-Eosen yaşlı Koçevyanı Bazaltı gelmektedir. Bu birimi uyumsuzlukla örten Eosen yaşlı Tekkeköy Formasyonu alttan üste doğru; yer yer konglomeratik seviyelerle başlayan Çaybaşı Üyesi, Kurttaşlı Tepe Andeziti, Kale Üyesi, İkizce Andeziti ve Teknecik Andezit Porfiri'nden oluşmaktadır. Bu birimlerin hepsi Kuvaterner yaşlı taraça ve alüvyonlarla uyumsuz olarak örtülmektedir. İncelenen volkanik kayaçlar; genellikle andezit, andezit porfir ve piroklastitlerinden daha az oranda ise bazalt ve bazaltik andezitten oluşmakta olup, genelde porfirik, mikrolitik porfirik, hyalo-mikrolitik porfirik, hyalopilitik yer yer de entersertal, entergranüler, akıntı ve glomeroporfirik doku göstermektedir. Kayaçlar klinopiroksen (Wo44-4sEn42-48Fs8_i2), plajiyoklas (An32-5o), olivin (Fo82-84), hornblend (Mg# = 0.48-0.81), biyotit (Mg# = 0.48-0.60), daha az oranda da magnetit, apatit ve zirkondan oluşmaktadır. Plajiyoklas fenokristallerinde halkalı zonlanma, elek dokusu, kemirilme; hornblend ve biyotitlerde opaklaşma ve bozunma; klinopiroksenlerde kemirilme yapılan gibi dengesizlik dokuları gözlenmektedir. Volkanitler, genel olarak kalkalkali ve toleyitik-alkali geçişli olup, orta derecede K içerirler. Ana ve iz element değişimleri, kayaçlarm gelişiminde klinopiroksen, olivin, hornblend, plajiyoklas, magnetit ve apatit franksiyonlaşmasının etkili olduğuna işaret etmektedir. Yüksek BİLE (Sr, K20, Rb, Ba) ve HNTE (La, Ce) ile düşük Nb, Zr, Y ve Ti02 içerikleri kayaçların; yitim ve astenosferik ergiyiklerin karıştığı zenginleşmiş bir köken magmadan türediğine, Koçevyanı Bazaltı 'mn yüksek basınçta (~2 kbar) olivin+ojit kontrollü fraksiyonlaşmayla, andezitik kayaçlann ise daha sığ derinliklerde düşük basınçta (~1 bar) ojit + hornblend ± plajiyoklas kontrollü fraksiyonlaşma ve asimilasyon ± magma karışımıyla oluştuğunu açıklamaktadır. Anahtar KelimelertDoğu Pontid, Tersiyer Volkanizması, Yay Volkanizması, Bazalt, Andezit, Kalkalkalen Volkanitler, Manto Metazomatizması, Fraksiyonel Kristallerime. VI

Ordu-Ünye-İkizceTersiyerVolkanik kayaçlar+1
İrfan Temizel
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Mürdümükte (Lathyrus sativus L.) EMS mutageni uygulanarak ileri hatların geliştirilmesi

Mürdümük (Lathyrus sativus L.), zorlu çevre koşullarında hayatta kalabilen, protein açısından zengin, tek yıllık önemli bir baklagil bitkisidir. Mürdümüğün genetik olarak iyileştirilmesi, üretimini genişletmek için son derece önemlidir ve mutasyon ıslahı daha geniş genetik varyasyon yaratmada etkili bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, ülkemizde yaygın olarak yetiştirilen mürdümük çeşidi Gürbüz-2001'in tohumlarına iki farklı konsantrasyonda (%0,5 ve %1) mutajen etil metan sülfonat (EMS) ile 4 saat muamele edilmiştir. M1 generasyonunda %0.5 ve %1 EMS konsantrasyonları için çimlenme oranları sırasıyla %71.6 (1074 bitki) ve %42.4 (636 bitki) olarak hesaplanmıştır. Ancak, tohum üretebilen toplam 776 bitkinin tohumları ayrı ayrı hasat edilerek (M2) bir sonraki yıl tekrar ekilmiştir. Yapılan gözlemlerde, hem M1 hem de M2 popülasyonlarında fide büyüme kusurları, anormal dallanma, klorofil mutantları, çiçeklenme yokluğu ve kısırlık gibi birkaç mutant fenotip belirlenmiştir. Mutantların agronomik, kalite ve kaba yem özelliklerinin belirlenmesi için M2 popülasyonundan vejetatif karakterler açısından kontrol çeşidinden üstün olan toplam 40 mutant bitki seçilmiştir. Mutant hatların bitki boyu 48 (GMP29) ile 164 cm (GMP4) arasında değişmekte olup, ortalama bitki boyu 109.7 cm iken, kontrol çeşidinde 75 cm'dir. Tohum verimi 7.19 ila 87.18 g arasında değişmiştir ve GPM6 ve GMP11 hatları, kontrol çeşide (13.6 g) kıyasla üstün değerler göstermiştir. Bu durum arzu edilen özelliklerin elde edilmesinde mutasyonun pozitif etkisini göstermektedir. Mutasyona uğramış hatlar arasında protein içeriği en düşük %9.08 (GPM4) en yüksek % 35.26 (GPM37) ortalama değer %21.74 iken kontrol çeşit %26.71 oranına sahiptir. Lakin umut verici hatlarda bulunmuştur. Mürdümük tohumlarının β-ODAP (β-N-Oxalyl-l-α,β-diaminopropionic asit) içeriği, seçilen M2 popülasyonunda %0.139 ile %7.39 arasında değişirken, başlangıç materyali olan Gürbüz-2001'de %0.523 olarak tespit edilmiştir. Elde edilen değerler bütün olarak incelendiğinde, GPM6 ve GPM11 genotipleri, yüksek ham protein içeriği, düşük asit deterjan lifi (ADF) ve nötr deterjan lifi (NDF) oranlarının yanı sıra yüksek tohum ve biyolojik verim ile kaba yem ıslahı için ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada elde edilen bu mutantların faydalı özelliklerinin, mürdümük iyileştirme programlarında kullanılmak üzere yeni genetik kaynaklar olarak entegre edilmek üzere izlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Emine Doğan Çetin
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Düşük odap (β-n-oxalyl-l-α,β-diaminopropionic) içeriğine sahip mürdümük (lathyrus sativus l.) hatlarının antalya sahil koşullarında tohum verimi ve bitkisel özellikleri

Bu çalışmanın amacı, ICARDA (International Center for Agricultural Research in the Dry Areas) 'dan sağlanan 24 adet düşük ODAP içeriğine sahip mürdümük hattı ve Ceora ile Gürbüz-2001 çeşitlerinde oluşan toplam 26 mürdümük genotipinin tohum verimi ve bitkisel özelliklerinin belirlenmesidir. Deneme, Antalya sahil koşullarında 2017-2018 yetiştirme sezonunda, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Araştırmada, genotiplerin çiçeklenme süresi (gün), bitki boyu (cm), dal sayısı (adet), bakla eni (cm), bakla boyu (cm), bitkide bakla sayısı (adet), biyolojik verim (kg/da), tohum verimi (kg/da), bin tane ağırlığı (g) ve hasat indeksi (%) özellikleri incelenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen değerlere göre; %50 çiçeklenme gün sayısı 98 - 113 gün, bitki boyu 56.53 – 73.13 cm, dal sayısı 11.66 – 18.33 adet, bitkide bakla sayısı 12.60 – 21.53 adet, bakla eni 1.02 – 1.35 cm, bakla boyu 3.26 – 4.00 cm, biyolojik verimi 327.4 – 691.7 kg/da, tohum verimi 80.69 – 228.41 kg/da, bin tane ağırlığı 69.67 – 104.68 g, hasat indeksi %21.60 – 82.15 arasında değişmiştir. Elde edilen sonuçlar düşük ODAP içeriğine sahip mürdümük genotiplerinin Antalya sahil koşullarında başarıyla yetiştirilebileceğini göstermektedir.

Elçin Aksu
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mısır (Zea mays L.) ve Yonca (Medicago sativa L.) bitkilerinin farklı oranlarda karıştırılmasıyla elde edilen silajların kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, Antalya sahil koşullarında yetiştirilen silajlık mısır ile yoncanın farklı oranlarda karıştırılarak silolanma olanakları ve elde edilen silajların kalitelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, hamur olum döneminde hasat edilen mısır ile %10 çiçeklenme döneminde hasat edilen yonca otları farklı oranlarda karıştırılarak silolanmış ve 60 gün süreyle fermantasyona tabi tutulmuştur. Denemede farklı karışımlardan oluşan 9 silaj ile yonca ve mısırın yalın olarak silonmasıyla beraber toplam 11 silaj oluşturulmuştur. Herbir silaj 4 paralel olacak şekilde planlanarak toplam 44 silaj ile çalışılmıştır. Silajlar için 1,5 litre kapasiteli ve sadece gaz çıkışına olanak veren özel cam kavanozlar (Weck, Wher-Oftlingen, Germany) kullanılmıştır. Fermantasyon süresi sonunda açılan silajlarda kalite analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; kuru madde oranı (KMO) % 22.75 ile % 37.18, ham protein oranı (HPO) % 10.39 ile % 16.09, ham kül oranı (HKO) % 5.87 ile % 9.10, ham yağ oranı (HYO) % 1.46 ile % 1.91, ham selüloz oranı (HSO) % 25.07 ile % 42,82, asit deterjanda çözünmeyen lif oranı (ADF) % 31.31 ile % 47.50, asit deterjanda çözünmeyen lignin oranı (ADL) % 2.68 ile % 13.48, nötr deterjanda çözünmeyen lif oranı (NDF) % 41.89 ile % 54.52, pH 4.10 ile 6.31 arasında, laktik asit bakteri sayısı (LAB) 0.20 ile 3.56 log cfu/g, toplam maya sayısı (TMS) 0.01 ile 0.46 log cfu/g, toplam küf sayısı (TKS) 0.02 ile 1.34 log cfu/g arasında değişen miktarlarda bulunmuştur. Sonuç olarak, yoncanın silolanması oldukça zor bir bitki olduğu fakat mısır gibi karbonhidrat içeriği yüksek bir materyal ile % 20 veya % 30 oranında karıştırılarak silolanabileceği görülmüştür.

Adem Türker Büyükuysal
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mikrobiyal içerikli tohum kaplama preparatı ile kaplanan yonca tohumlarının kuraklık ve tuz stresi koşullarında çimlenme özelliklerinin belirlenmesi

ÖZET MİKROBİYAL İÇERİKLİ TOHUM KAPLAMA PREPARATI İLE KAPLANAN YONCA (MEDİCAGO SATİVA L.) TOHUMLARININ KURAKLIK VE TUZ STRESİ KOŞULLARINDA ÇİMLENME ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ Teslime BIÇAKCI Yüksek Lisans, Tarla Bitkileri Danışman: Doç. Dr. Mehmet ARSLAN Haziran2019;70 sayfa Bu çalışmada, çimlenme ve erken fide gelişimi döneminde çevresel koşullara çok hassas olan yonca tohumlarının çimlenme özelliklerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla ''Nimet'' yonca çeşidinin hasat sonrası hiçbir işlem görmemiş tohumları, Panoramix adlı tohum kaplama preparatı ile kaplanarak tuzluluk ve kuraklık stresi koşullarında çimlendirilmiştir. Denemede Panoramix 2 L/1000 kg tohum ve 4 L/1000 kg tohum olmak üzere 2 doz olarak tohumlara uygulanmıştır. Çalışma laboratuar denemesi ve sera denemesi olmak üzere iki farklı ortamda yürütülmüştür. Laboratuar denemesi, tesadüf parselleri deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak petri kutularında gerçekleştirilmiştir. Her petriye 50 tohum yerleştirilmiş olup; petriler %70 nem, 20oC sıcaklık, 14 saat ışıklı ve 10 saat karanlık olacak şekilde ayarlanmış iklimlendirme kabininde bekletilmiştir. Kuraklık stresi 0, -2, -4, -6, -8 ve -9.8 bar olacak şekilde Polyethylene glycol-6000 (PEG-6000) ile oluşturulmuştur. Tuzluluk stresi ise 0, 25, 50, 75, 100, 150, 200 ve 250 mM NaCl olacak şekilde 8 farklı şekilde oluşturulmuştur. 10 günlük sürenin ardından, her petri kabından 10'ar sürgün alınıp sapçık ve kökçüklerinin yaş ve kuru ağırlıkları ölçülmüştür. Sapçık ve kökçüklerin uzunlukları ölçülüp vigor indeksi hesaplanmıştır. Sera denemesi, 3 tekerrürlü olarak, %50 kum + %50 toprak karışımı ile doldurulan plastik saksılarda (1.5 L) yürütülmüştür. Kaplanmış yonca tohumlarının tuzlu sulama suyu ve kuraklık stresi koşullarında çimlenme ve fide çıkış performanslarını ölçmek amacıyla, saksılara 20'şer tohum ekilmiştir. Tuzluluk stresi yaratmak için [0 (kontrol, kuyu suyu), 75, 150 ve 250 mM NaCl]farklı seviyelerde tuzluluk içeren sulama suları verilmiştir. Ayrıca saksılara 4 farklı kuraklık stresi [0 (T0), %25 (T1), %50 (T2), %75 (T3)] uygulanmıştır. Saksı denemesi 28 gün sürmüş her saksıdan 5 fide seçilip sapçık ve kökçükleri ölçülmüş ayrıca yaş ve kuru ağırlıkları belirlenmiştir. Denemenin sonunda, çimlenme oranı, kökçük yaş ve kuru ağırlığı, sapçık yaş ve kuru ağırlığı belirlenmiştir. Sonuçta, tohum kaplama uygulamalarının yonca tohumlarının kuraklık stresi koşullarında çimlenme özelliklerine olumlu katkı yaptığı belirlenmiştir.

Teslime Bıçakcı
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ph- duyarlı kırılabilir kovalent bağlarla işlevleştirilebilir yeni tip polimerlerin hazırlanması

Bu çalışma konusunda, alkol grubu içeren hedef moleküller ile silil eter bağları oluşturacak şekilde yan dallarında fonksiyonel gruplar içeren polimerler hazırlanması amaçlandı. Bu amaç için silil eter klorür grubu içeren yeni tip monomerler sentezlendi ve bu monomerlerin hidrofilik monomerler ile RAFT (Tersinir Katılma-Ayrışma Zincir Transferi) polimerizasyonları ile gerçekleştirildi. Elde edilen fonksiyonel polimerlere alkol grubu içeren model moleküller asidik ortamda hidroliz olabilir silil eter gruplarıyla bağlandı. Kullanılan monomerler silisyum atomu üzerindeki alkil grupları değiştirilerek elde edilen üç farklı yapıda oluşturuldu. Silil eter grubu bazik ortamda kararlı ama asidik ortamda hidroliz olabilen bir yapı sahip olmasından dolayı silisyum atomu üzerinde bulunan küçük alkil grupları silil eterlerin asidik ortamda daha kolay hidroliz olmasını sağlarken sterik olarak daha hacimli sübstitiye gruplar silil eter hidrolizinin daha yavaş olmasını sağlamaktadır. Bu farklılıktan yararlanılarak, alkol grubu içeren moleküllerle işlevselleştirilmiş polimerlerin asidik şartlarda silil eter grubunun kırılması ile bağlı molekülleri salması amaçlandı. Farklı oranlarda reaktif monomer içeren polimerlerin hazırlanması ile polimerik platformlara istenen seviyede hedef moleküllerin bağlanabilmesi mümkün olmuştur. Hazırlanan bu yeni tip reaktif polimerlere farklı yapıda alkol grubu içeren model moleküller bağlanmıştır. Sentetik olarak reaktif monomerlerin ve polimerlerin sentezi, işlevselleştirilmesi açısından optimum şartlar araştırılmıştır. Çalışmanın temel amacı olan alkol grubu içeren moleküller ile spesifik olarak asidik şartlarda kırılabilen silil eter bağı yaparak işlevselleştirilebilecek reaktif polimerler hazırlanmasıdır. Bu amaç ile birlikle silil eter gruplarının uygun şartlarda hidrolizi sonucu bağlanılan moleküllerin polimerden ayrılması hedeflendi. Yine reaktif monomer olarak kullanılacak silil klorür yapısındaki alkil gruplarının değişimi ile hidroliz hızlarının ayarlanabilmesi amaçlandı. Çalışma konusuna ek olarak geliştirilebilmesi, bu tarz bir fonksiyonel polimer tasarımının potansiyel bir uygulama alanı kontrollü ilaç salımı yapabilen polimer-ilaç konjugatlarının hazırlanması olabilir.

Mehmet Alp Yalvar
Yalova University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir tartarik asit türevi tartarimidlerin poliüretan sentezinde monomer bileşen olarak değerlendirilmesi

Fosil yakıtların tükenmesi ve bu kaynakların çevreye olan olumsuz etkileri, sürdürülebilir ve çevre dostu polimer malzemelere olan ilgiyi her geçen gün artırmaktadır. Bu doğrultuda yapılan çalışmada, yenilenebilir kaynaklı tartarik asit türevlerinden elde edilen tartarimid monomerler, diol bileşiklerine çevreci bir alternatif olarak kullanılmış ve bu sayede daha sürdürülebilir özellikler taşıyan yenilikçi poliüretan malzemeler sentezlenmiştir. Öncelikle, L-tartarik asit ve birincil aminler kullanılarak fonksiyonel tartarimid monomerler başarıyla sentezlenmiş ve NMR, FTIR ile elementel analiz yöntemleriyle doğrulanmıştır. Ardından, bu monomerler MDI ve HDI gibi diizosiyanatlarla kopolimerleştirilerek, yüksek monomer dönüşüm oranlarına sahip poliüretanlar elde edilmiştir. Polimerlerin yapısal ve termal özellikleri, SEC, DSC ve TGA analizleriyle ayrıntılı olarak incelenmiştir. Furan ve alken fonksiyonel grupları sayesinde, polimerler radikal tiyol-en ve Diels-Alder bazlı tıklama reaksiyonlarıyla modifiye edilerek üstün mekanik özellikler kazandırılmıştır. Sonuçlar, biyobazlı tartarimidlerin çevre dostu ve dayanıklı poliüretan üretimi için güçlü bir alternatif sunduğunu göstermektedir. Bu çalışma, biyobazlı malzemelerin otomotiv, inşaat ve biyomedikal alanlarında geleceğin sürdürülebilir malzemeleri olarak değerlendirilmesine katkı sağlamaktadır.

Zehra Kara
Yalova University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Çıldır Gölü suyunun mutajenik özelliklerinin araştırılması

Bu çalışmada, Ardahan iline bağlı Çıldır ilçesinde bulunan Çıldır Gölü'nde 4 farklı istasyondan alınan suyun mutajenik özellikleri Ames testi ile çalışılmıştır. Çalışma, göl ekosistemini etkileyen ve göldeki canlılardan beslenen insanlarda kanserojen etkiye neden olan mutajenik etkilerin varlığını ve kaynağını tespit etmeyi hedeflemektedir. Eğer göl suyunda mutajenik etkiler belirlenirse, bu bulgular daha kapsamlı çalışmaların yapılmasının yolunu açacaktır. Bu çalışma aynı zamanda, göl ekosisteminde ve insan sağlığında oluşan kanserojen etkilerin ortadan kaldırılması için ileride düzenlenebilecek çalışmalara öncülük etmeyi amaçlamaktadır. AMES testinde, her bir istasyondan alınan 100 µl'lik örnekler kullanıldı. Deneyler, metabolik aktivasyon yokluğunda (S9'suz) Salmonella typhimurium TA98 ve TA100 suşları kullanılarak gerçekleştirildi. Yapılan mutajenite çalışmalarında 2022 yılında alınan suların 3. istasyonundan elde edilen örneklerde TA100 suşu üzerinde mutajenik etki tespit edilmişken, TA98 suşu üzerinde herhangi bir etki gözlemlenmemiştir. 2023 yılında alınan sular ise TA98 suşu üzerinde herhangi bir etki göstermemiştir. Ancak, TA100 suşu üzerinde alınan tüm istasyonlarda mutajenik etki belirlenmiştir.

Yunus Emre Odabaş
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kura Nehri suyunun mutajenik özelliklerinin araştırılması

Kura Nehri, Kars'ın Kızılgedik bölgesinden kaynaklanır ve ardından Ardahan platosunu geçerek Gürcistan üzerinden Azerbaycan'a ilerler ve Hazar Denizi'ne ulaşır. Bu özelliğiyle, Güney Kafkasya'nın en büyük sınır ötesi su havzasıdır. Nehir boyunca sanayi, enerji ve sulama gibi amaçlarla faydalanılan bölgeler bulunmaktadır. Kaynaklandığı yerden Hazar Denizi'ne ulaşana kadar birçok şehrin içinden geçmesi, nehir üzerindeki kirlilik yükünü artırmaktadır. Kızılgedik Dağı'ndan doğup ilk olarak Ardahan şehir merkeziyle karşılaşan Kura Nehri, Göle ilçesinden ve birçok köyün yakınından geçerken bu bölgelerden deşarjlar almaktadır. Bu çalışmada nehrin Ardahan il sınırları içerisinde kalan kısmında 2022 ve 2023 yıllarında 3 farklı istasyondan alınan su örneklerinin mutajenitesinin Ames \Salmonelle mutejenite test sistemi ile TA98 ve TA100 Salmonella typhimurium suşları kullanılarak belirlenmesi amacıyla tasarlanmıştır. Elde edilen bulgulara göre 2022 yılında alınan su örneklerinden 3. İstasyonda TA 98 suşu üzerinde mutajenik etki, 2023 yılında alınan su örneklerinde ise TA100 suşu üzerinde 2. ve 3. İstasyonlardan alınan su örneklerinde mutajenik etki tespit edilmiştir.

Gökhan Yeşilyurt
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeminli mali müşavirlerin ekonomik sisteme katkısı, mesleki sorunları ve çözüm önerileri

Yeminli Malî Müşavirlik (YMM) mesleği, hem devletin kamu finansman sorununun çözümüne destek olacak çalışmalar yürütmekte hem de toplumun büyük bir kesiminin malî kararlarına temel olacak bilgileri üretmektedir. Böylece YMM' ler ekonomik kaynakların verimli ve etkili kullanımına yardım etmektedirler. Devlet, kamu finansmanının en önemli kaynaklarından olan vergileri elde etme konusunda daha başarılı olmak, kayıtdışı ekonomiyi ve vergi kaçakçılığını azaltmak ve ülke kaynaklarının etkili kullanımını gerçekleştirmek için, 1989 yılında yürürlüğe giren 3568 Sayılı Kanun ile YMM'lere çeşitli yetkiler vermiştir. Bu kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte meslek elemanları hem yasalardan hem de uygulamalardan kaynaklanan sorunlarla karşılaşmaya başlamışlardır. Bu çalışmada, yeminli malî müşavirlik mesleğinin ekonomiye katkısı, sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri önce teorik bilgiler düzeyinde ele alınmıştır. Ardından ele alınan konular hakkında yeminli malî müşavirlerin görüşlerinin belirlenmesi için bir anket uygulaması yapılmıştır. Çalışmanın evreni, hâlen 8 ilde örgütlenmiş YMM Odası bünyesinde faaliyet gösteren YMM' ler olarak (Türkiye geneli) kabul edilmiştir. Yapılan uğraşlar sonucunda, 34 ile ulaşılarak, buralarda faaliyette bulunan YMM'ler üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Özetle, çalışmanın teorik yapısının birinci bölümde, denetim, muhasebe ve vergi denetimi (vergi incelemesi) ile ilgili bilgilere yer verilmiştir, ikinci bölümde, YMM mesleği 3568 S. Kanun çerçevesinde ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise mesleğin ekonomik sisteme katkısı, sorunları ve çözüm önerileri üzerinde durulmuştur. Uygulama bölümünde ise "katkılar, sorunlar ve çözüm önerileri" hakkında YMM'lerin görüşleri anket ile belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS istatistik programı kullanılmıştır..

Ekonomik faaliyetlerEkonomik fonksiyonlarMali müşavirlik+4
Mehmet Demir
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de serbest bölgelerin vergi avantajları ve muhasebe uygulamaları

MuhasebeMuhasebe uygulamalarıSerbest bölgeler+3
Mehmet Fatih Marasalı
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00

Other supervisors