Theses supervised by Doç. Dr. Eser Ağgön
10 theses · Erzincan Binali Yıldırım University
Yoğun egzersiz sonrası uygulanan farklı toparlanma protokollerinin bazı fizyolojik parametrelere etkisi
Giriş ve Amaç Yoğun antrenmanlar sonrası sporcuların bir sonraki antrenmana hazır hale gelebilmeleri için etkin bir yenilenme süreci geçirmeleri gerekmektedir. Yenilenme sürecinin etkinliği bakımından egzersizden sonra yapılan soğuma yöntemleri oldukça önemlidir. Bu araştırmanın amacı: Toparlanma egzersizleri kapsamında, aktif toparlanma, pasif toparlanma, soğuk hidroterapi, masaj ve progresif gevşeme egzersizlerinin toparlanmaya etkilerini belirlemektir. Materyal ve Metod Çalışmaya 9 erkek ve 10 kadın takım sporcusu katıldı. Araştırma grubuna tam dinlenme sonrasında, koşu bandında yoğun egzersiz uygulandı. Egzersiz sonrası 10 dakika pasif toparlanma, aktif toparlanma, soğuk hidroterapi, masaj ve progresif gevşeme egzersizleri uygulandı. Dinlenik halde, yoğun egzersizden hemen sonra, toparlanma egzersizlerinin 5. ve 10. dakikalarında kalp atım sayıları ve kan laktik asit değerleri kaydedildi. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik, iki yönlü tekrarlı ölçümler varyans analizi ve üç yönlü tekrarlı ölçümler karma varyans analizi kullanıldı. Post-hoc karşılaştırmalar Benferroni düzeltmesi ile yapıldı. Sonuçlar p≤0.05 anlamlılık düzeyine göre değerlendirildi. Bulgular Araştırmamız sonuçlarına göre; Her bir toparlanma egzersizinin laktik asit ve kalp atım sayısı üzerinde anlamlı azalmalara neden olduğu tespit edildi. (p<.05). Toparlanma egzersizlerinin 10. dakikalarında aktif toparlanma ile masaj arasında anlamlı farklılık tespit edildi. Kalp atım sayısı değerlerinde 5. dakikalarda aktif toparlanma ile pasif, masaj, progresif gevşeme egzersizinde farklılık görülürken, 10. dakikalarda aktif toparlanma ile diğer dört uygulama arasında anlamlı farklılık tespit edildi (p<.05). Cinsiyetin toparlanma parametreleri açısından etken olmadığı belirlendi. Sonuç Progresif gevşeme egzersizinin laktik asidin uzaklaştırılması ve kalp atım sayısının normale dönmesinde etkili ve uygulanabilir bir yöntem olduğu görülmüştür. Uygulanan soğuma protokolleri karşılaştırıldığında ise aktif toparlanmanın en etkili yöntem olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Toparlanma egzersizleri, laktik asit, progresif gevşeme egzersizleri.
Spor yapan bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri ve yeme tutumlarının incelenmesi
Düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenmenin yaşam kalitesine olumlu etkisi uzun süredir bilinmektedir. İnsan sağlığının temel belirleyicilerinden olan fiziksel aktivite ve beslenme davranışlarını belirlemek birçok araştırmanın odak noktası olmuştur. Bu araştırmada amaç; Spor yapan bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri ve yeme tutumları arasındaki ilişkiyi farklı değişkenler açısından incelemektir. Materyal ve Metod Araştırmaya Adana İl merkezinde farklı spor salonlarında spor yapan yaşları 18-45 yaş aralığında değişen 63 kadın, 322 erkek toplamda 385 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporculara Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFAA)'nin kısa formu ve Yeme Tutum Testi (EAT40) uygulandı. Çalışmanın analizleri SPSS 22.0 programında yapıldı. Veri setinin normal dağılmadığı Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilks testleri ile tespit edildi. Bu nedenle bağımsız ikili grup karşılaştırmalarında Mann-Whitney U testi, bağımsız çoklu gruplarda ise Kruskal Wallis H testi ile birlikte anlamlı farkların olduğu gruplarda, hangi gruplar arasında fark olduğunu tespit edebilmek için ise ikili gruplar halinde Mann-Whitney U testi kullanıldı. Fiziksel aktivite düzeyleri ile yeme tutumları arasındaki ilişkiyi incelemek için Spearman korelasyon testi kullanıldı. Sonuçlar p≤0.05 anlamlılık düzeyine göre değerlendirildi. Bulgular Araştırmamız sonuçlarına göre; Beslenmelerine dikkat eden sporcuların etmeyenlere göre daha yüksek fiziksel aktivite düzeyine ve daha yüksek yeme tutum puanına sahip olduğu görülmektedir. Suplement kullanan bireylerin fiziksel aktivite düzeylerinin kullanmayanlardan yüksek olduğu, hazır yiyecek ve içecek tüketen bireylerin yeme tutumlarının tüketmeyen bireylerden düşük olduğu görülmektedir. Ayrıca Fiziksel aktivite ve genel yeme tutum puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı belirlenmiştir. Sonuç Beslenmelerine dikkat eden bireylerin daha yüksek fiziksel aktivite düzeyine sahip oldukları, ancak spor yapan bireylerde de öğün atlama davranışının çok görüldüğü, egzersizin insan sağlığına yararlarının doğru beslenme alışkanlıkları ile daha mümkün olacağı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Beslenme, Yeme Tutumu
Sekiz haftalık rafting uygulamasının bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelere etkisinin incelenmesi
Sekiz Haftalık Rafting Uygulamasının Bazı Fiziksel ve Fizyolojik Parametrelere Etkisinin İncelenmesi Giriş ve Amaç: Günümüzde insanların klasik spor dalları dışında, onları daha özgür hissettirebilecek, daha fazla doğayla iç içe ve daha fazla risk taşıyan spor dallarına eğilim göstermektedir. Bu çalışmanın amacı; sekiz hafta boyunca uygulanan rafting antrenmanlarının bazı fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine motorik ve fizyolojik etkilerinin araştırılmasıdır. Materyal ve Metod: Çalışmaya Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda öğrenim hayatına devam eden (18-32) yaş aralığında rafting branşında herhangi bir amatör veya profesyonel müsabakada yer almamış 37 erkek ve 52 kadın sporcu katıldı. Gruba 8 hafta süresince haftada 3 gün ve 2'şer saat süreyle karasu nehrinde rafting antrenmanı yaptırıldı. Öğrencilerin yaşları, boyları ve vücut ağırlıkları ortalama değerleri hesaplandıktan sonra veri seti için normallik analiz yapıldı. Bu analiz sonucunda dağılımların normal olduğu görüldü. Bu nedenle ön - son test karşılaştırması yapmak için parametrik testlerden "Paired-Samples T" testi kullanıldı. Sonuçlar. 05 anlamlılık düzeyine göre değerlendirildi. Bulgular: Araştırma sonucunda sekiz haftalık egzersiz ile elde edilen bulgular rafting yapan öğrencilerin ön-son test sonuçları karşılaştırıldığında son test değerlerinin anlamlı olarak ön değerlerinden yüksek olduğu tespit edildi. Farklı türde aynı sürede yapılan bazı egzersizlerde ise bu araştırma sonucuna benzer sonuçlar olduğu bildirilmiştir. Sonuç:Yapılan araştırma sonucunda öğrenim hayatına devam eden öğrencilerin birçok motorik ve fizyolojik özelliklerini pozitif yönde geliştirdiği, beden ve ruh sağlıklarını, sosyalleşmeleri ve iletişim becerileri ile birlikte doğa sporlarına olan bakış açılarında olumlu yönde etkilediği tartışmasız kabul gördüğü, bu nedenle tüm öğrencilere düzenli egzersiz yaptırılmasının gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Doğa Sporları, Rafting, kuvvet, Sürat, Solunum Fonksiyon
Lise ve ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersi sportmenlik davranışları ile sorumluluk duygu ve davranışları arasındaki ilişki
Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın amacı; lise ve ortaokul öğrencilerinin beden eğitimidersi sportmenlik davranışları ile sorumluluk duygu ve davranışları arasındaki ilişkiyi bazı değişkenlere göre incelemektir. Materyal ve Metot: Araştırma örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Iğdır ili merkezindeki devlet okullarına devam eden 243 ortaokul ve 198 lise öğrencisi olmak üzere toplam 441 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, (BEDSDÖ) ile (SDDÖ) anketler kullanılmıştır. Öğrencilerin ölçeklerden aldıkları puanlar okul düzeylerine ve cinsiyetlerine göre incelendi. Ayrıca öğrencilerin sportmenlik düzeyleri ile sorumluluk duygu ve davranışları arasındaki ilişki test edildi. Elde edilen veriler SPSS 25.0 for Windows istatistik paket programında analiz edildi. Araştırmaya katılan öğrencilerin demografik özellikleri ile ölçeklere ait tanımlayıcı istatistikler uygulandıktan sonra veri setinin dağılımı incelendi, ikili gurup karşılaştırmalarında Independent Student T testi, çoklu grup karşılaştırmalarında ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanıldı.Gruplar arasındaki farkların tespiti için ise Bivariate Pearson korelasyon testi uygulandı. Bulgular: Veriler ışığında;kız ortaokul öğrencilerinin pozitif davranış sergileme, negatif davranıştan kaçınma ve toplam sportmenlik faktörü puanlarının erkek öğrencilerden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür. Kız ortaokul öğrencilerinin sorumluluk duyma ve sorumlu davranma faktörü puanlarının erkek öğrencilerden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür. Erkek lise öğrencilerinin pozitif davranış sergileme faktöründe kız öğrencilerden istatistiksel olarak anlamlı derece yüksek olduğu, sorumluluk duyma ve sorumlu davranma faktörlerinde kız ve erkek lise öğrencileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Kız ortaokul öğrencilerinin pozitif davranış sergileme, negatif davranıştan kaçınma faktörleri ile toplam sportmenlik puanlarının kız lise öğrencilerinden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu görülmektedir. Okul türleri değişkenine göre kız öğrencilerin sorumluluk duyma ve sorumlu davranma faktörleri karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklar olmadığı görülmüştür. Erkek lise öğrencilerinin pozitif davranış sergileme faktörü ile toplam sportmenlik puanlarının, erkek ortaokul öğrencilerinden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu, erkek lise öğrencilerinin sorumluluk duyma ve sorumlu davranma faktörleri puanlarının erkek ortaokul öğrencilerinden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu görülmektedir. Ortaokul öğrencilerinin sportmenlik ile sorumluluk ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler olduğu görülmektedir. Lise öğrencilerinin sportmenlik ile sorumluluk ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler olduğu görülmektedir. Araştırmaya katılan tümöğrencilerin sportmenlik ile sorumluluk ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler olduğu görülmüştür. Sonuç: Ortaokul kız öğrencilerinin sportmenlik ve sorumluluk duygularının erkek öğrencilerden daha yüksek olduğu,lise kız ve erkek öğrencilerinin sorumluluklarının benzer olduğu, erkeklerde okul düzeyi arttıkça sorumluluk düzeylerinin de arttığı sonuçlarına ulaşıldı. Araştırmamız sonuçlarına bakıldığında sportmenlik ve sorumluluğun birbirini destekleyici birer kişilik özelliği olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Ortaokul, Lise, Sorumluluk, Sportmenlik.
Beden eğitimi ve spor dersinde taktiksel oyun yaklaşım modelinin bilişsel esneklik ve akademik (öğrenci) benlik üzerine etkisi
Giriş ve Amaç Beden eğitimi ve spor dersi öğretim programında öğrencilerin psikomotor gelişimleri yanında bilişsel ve duyuşsal gelişimlerinin de bir bütün olarak ele alınması gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle Beden eğitimi ve spor derslerinin bilişsel ve duyuşsal alana katkılarını araştırmak araştırmanın çıkış noktası olmuştur. Bu araştırmada beden eğitimi ve spor dersinde taktiksel oyun yaklaşımının bilişsel esneklik ve akademik benlik üzerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Materyal ve Metod Araştırmanın örneklemini Ortaokulda öğrenim gören 34 öğrenci (17 deney, 17 kontrol grubu) oluşturmaktadır. Araştırmada deneysel desen modeli kullanılmıştır. Öğrencilere 10 hafta boyunca uygulanan Taktiksel Oyun Yaklaşımı Modelli beden eğitimi dersi işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak; 'Kişisel Bilgi Formu' Burden (1998) tarafından geliştirilmiş, Erten (2015) tarafından Türkçe' ye uyarlanmış olan 'Akademik Benlik Ölçeği' ve Martin ve Rubin (1995) tarafından geliştirilmiş, Çelikkaleli (2014) tarafından Türkçe' ye uyarlanmış olan 'Bilişsel Esneklik Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizinde istatistiksel analizler, grup içinde karşılaştırmak için paired t testi ve gruplar arası karşılaştırma yapmak için ANCOVA analizi kullanılmıştır. ANCOVA analizinde değişkenler ayrı ayrı modeller şeklinde analiz edilmiştir. Bulgular Araştırmaya göre deney grubundaki öğrencilerin; akademik benlik ve bilişsel esneklik son test puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Kontrol grubundaki öğrencilerin; akademik benlik ve bilişsel esneklik ön test puan ortalamaları ile son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır( p>.05). Sonuç Araştırma sonuçlarına göre taktiksel oyun modelinin uygulandığı deney grubunun bilişsel esneklik ve akademik benlik algılarının olumlu yönde geliştiği görülmektedir. Beden eğitimi ve sporda salt becerilerin kazanılmasının yanı sıra bilişsel ve duyuşsal alana ait becerilerinde gelişmesi için taktiksel oyun yaklaşımının beden eğitimi derslerinde uygulanmasının öğrencilerin gelişimine fayda sağlayacağı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor, Taktiksel Oyun Yaklaşımı, Bilişsel Esneklik, Akademik Benlik Algısı
Aktif spor yapan üniversite öğrencilerinin beden memnuniyeti, mental iyi oluş ve öz güven düzeylerinin incelenmesi
Giriş ve Amaç: Bu araştırmanın amacı; aktif spor yapan üniversite öğrencilerinin beden memnuniyeti, mental iyi oluş ve öz güven düzeylerini tespit etmektir. Materyal ve Metot: Araştırmanın örneklemini Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nin çeşitli akademik birimlerinde öğrenimine devam eden 385 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada; "Kişisel Bilgi Formu", Avolos, Tylka ve Wood-Barcalow tarafından 2005 yılında geliştirilen 2016 yılında Bakalım ve Taşdelen tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan "Beden Memnuniyeti Ölçeği", 2007 yılında Warwick-Edinburg tarafından geliştirilmiş 2015 yılında Keldal tarafından Türkçeye çevrilmiş Mental İyi Oluş Ölçeği, Akın tarafından 2007 yılında geliştirilen "Öz Güven Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde açıklayıcı ve tanımlayıcı istatistiklerin yanında, ikili değişkenlere ilişkin farkları belirlemek amacıyla Bağımsız Örneklem t-Testi, ikiden fazla değişkenlere ilişkin farkları belirlemek için Tek Faktörlü Varyans Analizi (One Way Anova), ilişki karşılaştırmalarında ise Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Aktif spor yapan üniversite öğrencilerinin beden memnuniyeti, mental iyi oluş ve öz güven düzeylerinin, aktif spor yapmayan üniversite öğrencilerinin mental iyi oluş düzeylerine göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu istatistiki açıdan tespit edilmiştir. Bunun yanında beden memnuniyeti, mental iyi oluş ve öz güven düzeyleri arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Araştırma sonuçlarına göre aktif spor yapmanın beden memnuniyetini pozitif yönde etkilediği ayrıca mental iyi oluş düzeyine katkı sağladığı, beden memnuniyeti ile öz güven düzeyi arasında ve mental iyi oluş ile öz güven düzeyi arasında pozitif düzeyde ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden Memnuniyeti, Mental İyi Oluş, Öz Güven, Spor
COVID-19 pandemi döneminde bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri ile beslenme alışkanlıkları durumlarının incelenmesi
Giriş ve Amaç: Fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenmenin sağlık açısından anahtar bir rol oynadığı bilimsel kanıtlarda görülmektedir. İnsanların yaşam alışkanlıklarını Covid-19 pandemi süreci oldukça fazla etkilemiştir. İnsan sağlığı açısından önemli yere sahip olan fiziksel aktivite ve beslenme alışkanlıkları pandemi süresince etkisini belirlemek oldukça önemlidir. Bu araştırmanın amacı; koronavirüs öncesinde ve sonrasında bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri ile sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumlarını belirlemek ve arasındaki ilişkiyi farklı değişkenler açısından incelemektir. Materyal ve Metod: Araştırmanın örneklemini Erzurum ilinde yaşayan 18-65 yaş arası bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu basit rastgele yöntemle seçilen ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 439 (215 erkek 224 kadın) kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Kişisel Bilgi Formu, Uluslararası Fiziksel Aktivite Ölçeği Kısa Formu ve Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Kişisel bilgi formu katılımcıların demografik bilgilerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Katılımcılara pandemi öncesi ve döneminde fiziksel aktivite düzeylerini ve beslenme alışkanlıklarını düşünerek cevapladığı anketler iki defa uygulanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanında, bağımsız iki gruba ilişkin farkları belirlemek amacıyla Bağımsız Örneklem t-Testi, ikiden fazla gruba ilişkin farkları belirlemek için Tek Faktörlü Varyans Analizi (One Way Anova), ilişki karşılaştırmalarında ise Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma sonuçlarına göre erkeklerin fiziksel aktivite düzeylerinin kadınlardan yüksek olduğu, kırsalda yaşayanların şehirde yaşayanlara göre fiziksel aktivite düzeylerinin yüksek olduğu ancak pandemi sürecinde bu farkın kaybolduğu, 40-49 yaş aralığındaki bireylerin fiziksel aktivite düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı yüksek olduğu, görülmüştür. Covid-19 hastalığı geçirme durumunun fiziksel aktivite düzeylerini anlamlı etkilemediği, bireylerin fiziksel aktivite düzeylerinin pandemi sürecinde azaldığı tespit edilmiştir. Sonuç: Pandemi dönemi fiziksel aktivite düzeyi ile sağlıklı beslenme düzeyi arasında düşük düzeyde pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Covid-19 pandemi sürecinde bireylerin fiziksel aktivite düzeylerinin düştüğü görülmüştür. Pandeminin bitiş sürecinin belirsizliği ve bu süreçte düşük fiziksel aktivite seviyesinin sağlığa oluşturabileceği muhtemel dezavantajları göz önüne alınarak fiziksel aktivite düzeylerini artırmaları gerektiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Beslenme Alışkanlıkları, Covid 19
Kış sporcularının COVID-19 pandemisinde fiziksel aktivite ve sosyal ağ düzeylerinin incelenmesi
Giriş ve Amaç Bu çalışma COVID -19 pandemi döneminde kış sporu yapan sporcuların fiziksel aktivite ve sosyal ağ düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metod Gerekli izinler alınarak, Türkiye genelinde dijital ortamda hazırlanan anket formları aracılığıyla 286 erkek ve 186 kadın olmak üzere toplam 472 kış sporu yapan sporcuya ulaşılmıştır. Sporcuların Fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formunun Türkçe versiyonu ile belirlenmiş, sosyal ağ düzeylerinin belirlemek içinde Sosyal Ağ Bağımlılığı Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler .05 düzeyinde değerlendirilerek analiz sürecindeki bütün işlemler SPSS 25 programı aracılığıyla yapılmıştır. Araştırmada katılımcıların demografik özellikleri ve gruplara dağılımlarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı analizler yapılmıştır. Daha sonra dağılım özellikleri belirlenip parametrik testlerin uygunluğu gözden geçirilerek bağımsız iki grup karşılaştırmalarında bağımsız gruplar t testi (independent t test), ikiden fazla bağımsız grup karşılaştırmalarında varyansların homojen olduğu durumlarda One Way ANOVA (tek yönlü varyans analizi) ve gruplar arasında fark bulunması halinde farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post Hoc Çoklu karşılaştırmalarında "LSD" testi; varyansların homojen olmadığı durumlarda Welch ve gruplar arasında fark bulunması halinde farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post Hoc Çoklu karşılaştırmalarında "Tamhane's" testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek içinde pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Bulgular Analizler sonucunda, fiziksel aktivite düzeyi ile dikkat çekme alt boyutu, duygu durum değişikliği alt boyutu, nüks etme alt boyutu ve genel sosyal ağ bağımlılığı arasında istatistiksel olarak anlamlı, düşük düzeyde ve negatif yönlü ilişkiler olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Sonuç Sonuç olarak fiziksel aktivite düzeyi arttıkça dikkat çekme, duygu durum değişikliği, nüks etme ve genel sosyal ağ bağımlılığının azaldığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: COVID -19, Fiziksel aktivite, Kış sporu, , Sosyal ağ, Pandemi
8 haftalık kalistenik antrenmanların 10-12 yaş arası badmintoncularda çeviklik, esneklik ve sıçrama üzerine etkisi
Amaç: Bu çalışmada amaç; 10-12 yaş badmintonculara uygulanan kalistenik antrenmanların motorik özellikler üzerine etkilerini incelemektir. Materyal ve Metot: Çalışmaya, 10 deney, 10 kontrol, 10 sedanter toplam 30 gönüllü katıldı. Deney grubuna 8 haftalık kalistenik egzersiz, badminton kontrol grubuna badminton çalışmaları uygulandı. Sedenter gruba ise herhangi bir egzersiz yapılmaksızın 8 hafta öncesi ve sonrası motorik ölçümler uygulandı. Çalışmalar öncesi ve sonrasında boy, kilo, otur eriş testi, t çeviklik testi, dikey sıçrama, el kavrama ve 30m sürat parametreleri ölçüldü. Verilerin analizinde ön test sonuçları gruplar arası karşılaştırmasında One-Way Anova, grup içi ön-son test karşılaştırılmasında Paired-Samples T Testi, gruplar arası ön-son test karşılaştırılmasında tekrarlı ölçümler ANOVA, takip testi için Post-hoc=Tukey kullanıldı. Bulgular: Grupların ön-son test karşılaştırmasında deney grubu son test dikey sıçrama testindeki artışın diğer gruplardan anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiş, diğer parametrelerde anlamlı fark oluşmamıştır. Deney grubunun grup içi ön-son test karşılaştırılmasında, esneklik, dikey sıçrama, pençe kuvvetinde anlamlı farklar olduğu görülürken, kontrol grubunda esneklik ve pençe kuvvetlerinin geliştiği tespit edildi. Sedanter grupta ise, esneklik, çeviklik, dikey sıçrama, pençe kuvveti parametrelerinde anlamlı artışlar olduğu tespit edildi. Sonuç: 10-12 yaş arası tüm gruplarda (deney, badminton kontrol ve sedenter kontrol) 8 haftanın sonunda ölçülen motorik özelliklerde (esneklik, dikey sıçrama, pençe kuvveti) pozitif artışlar olduğu görülmüştür. Dikey sıçramanın 8 haftada tüm gruplarda geliştiği fakat Kalistenik antrenmanların dikey sıçramayı daha yüksek düzeyde geliştirdiği görülmüştür. Araştırmada elde edilen sonuçlar 10-12 yaş döneminde motorik özelliklerin egzersizden bağımsızda artış eğiliminde olduğu, bunun yanında gelişimin artırılmasında kalistenik antrenmanların etkili olduğu söylenebilir.
Spor örgütlerinde çalışanların spor farkındalık düzeyleri ile iş performansları arasındaki ilişki
Amaç: Bu çalışmanın amacı; Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışanların spor farkındalık düzeyleri ile iş performanslarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesidir. Materyal ve Metot: Bu çalışma, Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı tüm kuruluşlardaki çalışanlar üzerine yapılan bir nicel araştırmadır. Toplam 597 çalışandan oluşan örneklem, Erzurum, Trabzon, Kocaeli, Manisa, Adana, Konya ve Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri'nde çalışan 246 kadın ve 351 erkekten oluşmaktadır. Veri analizlerinde Kruskal-Wallis H testi ve Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır. Anlamlı karşılaştırmalarda Bonferroni düzeltmesi testi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma, cinsiyet, fakülte türü, spor alışkanlıkları, eğitim düzeyi, görev süresi ve spor türüne bağlı olarak anlamlı farklar tespit etti. Ancak, medeni durum, gelir, ünvan ve genel spor türü arasında anlamlı fark gözlenmedi. Spor farkındalık seviyeleri erkekler lehine yüksek bulundu, Spor Bilimleri mezunlarının farkındalık ve iş performansı diğer mezunlardan daha yüksekti. Yaş arttıkça iş performansı artış gösterdi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının spor farkındalık seviyeleri ile iş performansları arasında pozitif ilişki bulundu Sonuç: Spor bakanlığı çalışanlarında eğitim düzeyi ve yaş ile beraber iş performansının da arttığı, Spor Bilimleri Fakülltesi mezunlarının spor farkındalık düzeyi ve iş performansının daha yüksek olduğu görülmektedir. Gençlik ve spor müdürlüklerinde çalışan personelin spor farkındalık düzeyleri arttıkça iş performanslarının da arttığı söylenebilir.