Theses supervised by Doç. Dr. Veysel Aksoy

12 theses · Anadolu University

DoctorateOpen AccessTR

Özel gereksinimli mülteci çocukların eğitimi sürecinde yaşanan problemler ve çözüm önerileri

21. yüzyılda yaşanan savaşlar, iklim olayları, sağlık krizleri, ekonomik krizler, barınma vb. sebeplerden dolayı birçok insan yerinden göç etmektedir. 2011 yılında Suriye'de başlayan ve hala devam eden savaş nedeniyle milyonlarca insan yerinden göç edip başka ülkelere gitmek zorunda kalmıştır. Türkiye'nin komşu ülke olması ve Avrupa ülkelerine geçiş güzergahında olması nedeniyle bu savaştan en çok etkilenen ülke Türkiye olmuştur. Göç edenlerle birlikte yüzbinlerce özel gereksinimli mülteci çocuklar (ÖGMÇ) da Türkiye'ye gelmiştir. ÖGMÇ'lerin Türkiye'deki bütünleştirilmiş eğitim süreçlerinde ne tür sorunlar yaşadıkları önemli sorunlar arasında görülmektedir. Bu doğrultuda yürütülen bu araştırmanın amacı; Türkiye'deki ÖGMÇ'lerin eğitim süreçlerinde yaşanılan problemleri öğretmenlerin deneyim ve görüşleri sonucu tespit etmek ve yine onların deneyimlerinden hareketle çözüm önerilerini ortaya koymaktır. Araştırma konusu gereği nitel araştırma desenlerinden biri olan fenomenoloji yaklaşımı ile yürütülmüştür. Araştırmaya Türkiye'nin farklı illerinde görev yapan ve ÖGMÇ statüsünde öğrencisi olan öğretmenler katılmıştır. Araştırma verileri Nvivo 12 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında öğretmenlerin ÖGM'lerin eğitimlerinde yaşadıkları problemler ve çözüm önerileri ortaya konmuştur. Öğretmenlerin ÖGMÇ ve aileleriyle iletişim sorunu yaşadıkları, ÖGMÇ'lerin destek hizmeti almakta güçlük yaşadıkları, Türkiye'nin ÖGMÇ'ler konusunda bir politikasının olmadığı, öğretmen niteliklerinin ve müfredatın ÖGMÇ'ler için cevap olamadığı sonucu çıkmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular ÖGM'lerin eğitim süreçlerinin iyileştirilmesine katkı sunacağı beklenmektedir.

Aynı dili konuşamamaEğitim politikalarıFilistin mültecileri+7
Fırat Keser
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Çalışma belleği müdahale paketinin özel öğrenme güçlüğü olan ilkokul öğrencilerinin çalışma belleği performanslarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, çalışma belleği (ÇB) müdahale paketinin özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG) olan öğrencilerin ÇB performansına, etkisini incelemektir. ÖÖG olan öğrencilerde unutma ve bellek problemlerinin yaygın olduğu bilinmektedir. Bu nedenle, ÇB müdahale paketi hazırlanmış ve bu paketin etkililiği test edilmiştir. Araştırmada, ön test-son test kontrol gruplu deneysel tasarım kullanılmıştır. Katılımcılar, kontrol grubunda 20 öğrenci ve deney grubunda 20 öğrenci bulunmaktadır. Ayrıca deney grubundaki 20 öğrenciden ve annesinden müdahale paketi hakkında görüş alınmıştır. Veri toplama araçları olarak Çalışma Belleği Ölçeği (ÇBÖ), Raven Standart Progresif Matrisler Testi (RSPM) ve Çalışma Belleği Performans Görevleri (ÇB-PG) ve müdahale paketi hakkında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin ÇBÖ ön test ve son test puanları arasındaki fark, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ayrıca, deney grubundaki ÇB-PG arasındaki ön test ve son test puanları arasındaki fark da istatistiksel olarak anlamlıdır. Deney ve kontrol grupları arasındaki ÇBÖ'deki ön test-son test puan farkları da anlamlı bulunmuştur. Deney grubundaki öğrencilerin ve annelerinin ÇB müdahale paketine ilişkin görüşleri de olumlu olduğu söylenilebilir. Sonuç olarak, ÇB müdahale paketinin ÖÖG olan öğrencilerin ÇB performansını olumlu yönde katkı sağladığı söylenebilir. Eğitimciler, bu stratejileri bellek performansını desteklemek için kullanabilirler. Ayrıca, ÖÖG olan öğrenciler için farklı bilişsel müdahale paketleri geliştirilebilir ve farklı tanı gruplarında etkileri incelenebilir.

Mehmet Okur
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara iletişim becerilerinin öğretiminde özel eğitim öğretmenlerine sunulan meslektaş koçluğu paketinin etkililiği

Bu çalışmada araştırmacı tarafından meslektaş koçlarına (MK) sunulan Meslektaş Koçluğu Mesleki Gelişim Paketi'nin (MKMGP) MK'lerin koçluk uygulama becerilerini öğrenmeleri sürdürmeleri ve genellemeleri üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Buna ek olarak MK'lerin öğrendikleri koçluk becerilerini kullanarak hazırladıkları ve alan dışı öğretmenlere (ADÖ) sundukları Alan Dışı Öğretmen Mesleki Gelişim Paketi'nin (ADÖMGP) öğretmenlerin talep etme model olmayla öğretimi (TEMO) öğrenmeleri ve sürdürmeleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. ADÖ'lerin uyguladıkları TEMO'nun otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocukların sözlü nesne isteme becerilerini öğrenmeleri, sürdürmeleri ve genellemeleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. MK'lerin, ADÖ'lerin, OSB olan çocukların annelerinin ve kurum yöneticilerinin araştırma sürecine ilişkin görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada, MK (özel eğitim bölüm mezunu öğretmen), ADÖ ve OSB olan çocuklar olmak üzere üç farklı katılımcı grubu yer almaktadır. Tüm katılımcı grupları için tek-denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları MK'lere uygulanan "MKMGP"; ADÖ'lere uygulanan "ADÖMGP" ve OSB olan çocuklara uygulanan TEMO'nun tüm katılımcı grupları üzerinde etkili olduğunu, katılımcıların edindikleri bu becerileri bir, iki ve dört hafta boyunca sürdürdüklerini ortaya koymuştur. Ayrıca MK'ler farklı ortama ve araç-gereçlere, çocuklar ise farklı kişilere edindikleri becerileri genellemiştir. MK'ler, ADÖ'ler, çocukların anneleri ve kurum yöneticilerinin tamamı araştırma süreci ve elde edilen sonuçlarla ilgili olumlu görüş belirtmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Meslektaş koçluğu, Talep etme model olma, Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar, İletişim becerileri, Koç yetiştirme, Bilimsel dayanaklı uygulamalar.

Akran koçluğuÖzel eğitime muhtaç çocuklar
Ahmet Alperen Yavuz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim anaokullarında çalışan okul öncesi öğretmenlerinin deneyimleri

Bu araştırmanın amacı, özel eğitim anaokulunda çalışan okul öncesi öğretmenlerinin deneyimlerini belirlemektir. Nitel bir çalışma olan bu araştırmanın verileri, dört farklı ilde yer alan yedi farklı özel eğitim anaokulunda görev yapan okul öncesi öğretmenleri ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler ile elde edilmiştir. Ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenen özel eğitim anaokulunda çalışan 14 okul öncesi öğretmeni ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Toplanan veriler, fenomenolojik indirgeme, imgesel çeşitleme ve öz ana kategorilerine dayalı sekiz aşamalı yaklaşım kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları sonucunda okul öncesi öğretmenlerinin en çok problem davranışlarla baş etmede ve etkinlikleri çocuklara uyarlamakta zorlandıkları görülmüştür. Araştırma sonucunda ayrıca öğretmenlerin kendilerine ve partnerlerine belirli roller tanımladıkları, özel eğitim alanında sürekli gelişime ihtiyaç duydukları ve bu doğrultuda çeşitli yollara başvurdukları görülmüştür. Öğretmenlerin ortak düşüncesi, özel eğitim anaokulunda çalışırken özel eğitim alan mezunu partnere ihtiyaç duydukları yönündedir. Öğretmenlerin özel gereksinimli çocuk ailesi ile çalışırken ailelerin henüz özel gereksinimi kabul etmemesinden kaynaklı iş birliği kurmada oldukça güçlük çekmeleri de araştırmanın bir diğer bulgusudur. Araştırmanın diğer sonuçları; özel gereksinimli çocukların ailelerin bilinçlendirilmesine, özel eğitim anaokullarında alan mezunu özel eğitim öğretmenlerinin çalışmasına, okulun fiziksel yapısında düzenlemeler yapılmasına, materyal eksikliklerinin giderilmesi ve mevcut materyallerin çeşitlendirilmesine, sınıflardaki çocukların düzeylerinin birbirine yakın olacak şekilde yerleştirilmesi gerektiğine ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçları, özel eğitim anaokullarında henüz sistemli bir çalışma düzeninin oturmadığını ve birtakım düzenlemeler yapılması gerektiğini göstermektedir.

Selin Nur Demirbaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel eğitimde öğretmenlik uygulaması destek eğitim portalının öğretmen adaylarının öğretmenlik becerileri üzerindeki etkisi

Bu çalışmada araştırma kapsamında geliştirilen Özel Eğitimde Öğretmenlik Uygulaması Destek Eğitim Portalı (ÖZUDEP)'nın öğretmen adaylarının öğretmenlik becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma nitel ve nicel verilerin bir arada kullanıldığı çok aşamalı desene uygun olarak tasarlanmış bir karma yöntem araştırması olarak yürütülmüştür. Araştırmanın gereksinim belirleme aşamasında 10 öğretim elemanı ile nitel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nitel verilerin analizi doğrultusunda öğretmen adaylarının ihtiyaçları belirlenmiş ve buna yönelik portal geliştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri rastgele atama yoluyla belirlenen deney (n=30) ve kontrol (n=30) grubundan elde edilmiştir. Araştırmanın birincil nicel verileri deney grubuna yönelik uygulanan öntest ve sontest puanlarının ilişkili örneklemler t-testi analizleri gerçekleştirilerek edilmiştir. İkincil nicel verileri ise deney ve kontrol gruplarının sontest puanlarının ilişkisiz örneklemler t-testi analizleri gerçekleştirilerek elde edilmiştir. Araştırmada deney grubunda bulunan 12 öğretmen adayından da yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla nitel veriler toplanmış ve betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları ÖZUDEP'i kullanan öğretmen adaylarının öntest-sontest puanları arasında sontest lehine anlamlı fark bulunduğunu ortaya koymuştur. Deney ve kontrol grubu sontest puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Araştırmanın nicel bulguları ÖZUDEP'in öğretmen adaylarının beceri öğretimi, kavram öğretimi ve günlük plan hazırlamaya ilişkin öğretmenlik becerileri üzerinde olumlu yönde etkileri olduğunu göstermiştir. Araştırmanın nitel bulguları da ÖZUDEP'in öğretmenlik becerileri üzerinde olumlu yönde etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Özel eğitim, öğretmenlik uygulaması, öğretmen adayları

Aday öğretmenlerÖzel eğitim öğretmenleri
Mehmet Seçkin Gezer
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel öğrenme güçlüğü riski olan okul öncesi dönem öğrencileri için geliştirilen erken okuryazarlık becerileri destek eğitim paketinin (EROBDEP) etkililiği

Bu araştırmada okul öncesi dönemde özel öğrenme güçlüğü riski olan öğrencilerde erken okuryazarlık becerileri destek eğitim paketinin (EROBDEP) etkisi incelenmiştir. Araştırmada ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcı belirleme sürecinde Öğrenme Güçlüğü Erken Belirtileri Tarama Ölçeği (ÖGEBTÖ), Anadolu Sak Zekâ Ölçeği (ASİS) ve ön test son test olarak Erken Okuryazarlık Testi (EROT) kullanılmıştır. Araştırmada deney grubu 11 kontrol 12 olmak üzere toplam 23 okul öncesi öğrenci yer almıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni araştırmacı tarafından oluşturulan Erken Okuryazarlık Becerileri Destek Eğitim Paketi (EROBDEP)'dir. EROBDEP erken okuryazarlık becerilerinin tüm boyutlarını kapsayan ve müdahale sürecinde farklı öğretim yöntemlerini barındıran çok bileşenli bir müdahale paketidir. Araştırmanın bulguları incelendiğinde, yapılan son testler sonucunda ölçek toplam ve alıcı dilde sözcük bilgisi, ifade edici dilde sözcük bilgisi, genel isimlendirme, işlev bilgisi, harf bilgisi, sesbilgisel farkındalık, dinlediğini anlama alt testlerinden elde edilen puan ortalamalarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Öğrenme güçlüğü, Okuma güçlüğü, Erken okuryazarlık, Sesbilgilsel farkındalık

Hamdi Gönüldaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma uygulamaları kapsamında okul öncesi eğitimi alan özel gereksinimli öğrencilerinin pragmatik dil becerileri ile okula uyum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, kaynaştırma uygulamaları kapsamında okul öncesi eğitimi alan özel gereksinimli öğrencilerin pragmatik dil becerileri ile okula uyumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma betimsel-bağlantısal bir çalışmadır. Araştırmaya Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı anaokullarında ve ana sınıflarında eğitim gören 5-6 yaş düzeyindeki kaynaştırma uygulamaları kapsamında eğitim gören 52 özel gereksinimli öğrenci ve bu öğrencilerle aynı sınıfta eğitim alan aynı yaşta ve aynı cinsiyette olan 52 tipik gelişim gösteren öğrencinin öğretmenleri katılmıştır. Araştırma verileri "Demografik Bilgi Formu", "Okula Uyum Öğretmen Değerlendirme Ölçeği-Kısa Formu" ve "Pragmatik Dil Becerileri Envanteri" kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre özel gereksinimli öğrencilerinin pragmatik dil becerileri ve okula uyum becerileri tipik gelişim gösteren akranlarından daha düşüktür. Pragmatik dil beceri düzeylerinde cinsiyete göre bir farklılaşma olmazken kız öğrencilerin okula uyum puanları erkek öğrencilerden daha yüksek bulunmuştur. Üst sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerin çocuklarının pragmatik dil becerileri orta ve alt sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerin çocuklarından daha iyiyken okula uyum becerilerinde sosyo-ekonomik düzeye göre bir farklılaşma saptanmamıştır. Araştırma sonucunda pragmatik dil becerileri ile okula uyum becerileri arasında pozitif anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Dil becerileriErken eğitimKaynaştırma eğitimi+7
Elif Emine Tiryaki
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara doğal bağlamda sunulan hayali oyun müdahale paketinin etkililiği

OSB olan çocuklarda sosyal etkileşim ve iletişim alanlarında yaşanan sınırlılıklar, oyun becerilerinin gelişimini de olumsuz biçimde etkilemektedir. Bu nedenle OSB olan çocukların erken çocukluk yıllarından itibaren oyun becerilerinin desteklenmesi gerekmektedir. Bu araştırma doğal bağlamda gerçekleştirilen doğal gelişimsel davranışsal oyun müdahalesinin OSB olan çocukların oyun becerilerinin gelişimine etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma tek denekli araştırma modellerinden katılımcılar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli ile desenlenmiştir. Araştırmada ayrıca sosyal etkileşim ve iletişim becerilerine ilişkin veriler ile sosyal geçerlik verileri toplanmıştır. Araştırma bulguları OSB olan çocukların doğal bağlamda uygulanan hayali oyun müdahale paketi kapsamında hedeflenen hayali oyun becerilerini edindiklerini, koruduklarını ve farklı oyunlara genelleyebildiklerini göstermektedir. Sosyal geçerlik bulguları katılımcı çocukların annelerinin çalışmaya katılmaktan ve çocuklarındaki gelişmeden memnun olduklarını göstermektedir. Sosyal karşılaştırma bulguları ise OSB olan çocukların akranları ile aynı noktaya gelmemiş olsalar bile hayali oyun seviyelerinin akranlarına daha yakın bir düzeye yükseldiğini göstermektedir. Araştırmanın sonuçları alanyazında yer alan oyun öğretim araştırmalarına benzer biçimde katılımcıların hedeflenen hayali oyunu öğrendiklerini; alanyazına ek olarak katılımcıların yetişkin yönlendirmesi ve pekiştirme süreçleri olmaksızın nesneleri kendi istedikleri ile kendi hayal güçlerini ve gerçeklikten sıyrılma yetilerini kullanarak oyunlar kurduğunu, ezbere hayali oyunların dışarıda bırakıldığını, oyunun doğasına uygun müdahaleler ile de oyun becerilerinin kazandırılabileceğini göstermektedir.

Hayali oyunuOtizm spektrum bozukluğuOyun müdahale programı+4
Dilay Akgün Giray
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuk ebeveynlerinin algıladıkları aile işlevselliklerinin incelenmesi

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), son dönemlerde yaygın olan ve doğumdan itibaren ilk üç yılda belirtilerinin gözlenmeye başladığı bir nörogelişimsel bozukluk olarak ifade edilmektedir. OSB olan çocukların değerlendirilmesi ve yapılacak müdahalelere karar verebilmek için başta çocuğun yaşadığı aile içerisindeki dinamikler olmak üzere çevresel koşulların titizlikle incelenmesi gerekmektedir. Bu araştırmada OSB olan 3-8 yaş arası çocukların ebeveynlerinin algıladıkları aile işlevselliği düzeyi çocukların OSB'ye ilişkin destek gereksinimi düzeyine göre incelenmiştir. Aynı zamanda çocuğun cinsiyetinin, yaşının, ebeveynin eğitim durumu, yaş ve gelir düzeyi gibi özelliklerinin de ebeveynlerin algıladıkları aile işlevselliği düzeyleri üzerinde fark yaratıp yaratmadığı araştırılmıştır. Araştırmaya, Türkiye'nin İstanbul ve Eskişehir illerinde özel eğitim merkezlerinde hizmet alan OSB tanısı almış çocuklar ve onların anne ve babaları katılmıştır. Çalışmaya toplam 68 ebeveyn katılmıştır. Çalışmaya dahil edilen katılımcıların 15'i (%22.1) kız çocuk ebeveyni, 53'ü (%77.9) erkek çocuk ebeveynidir. Araştırmada, veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", çocukların OSB davranış derecesini ölçmek için "Uyarlanmış Otizm Davranış Kontrol Listesi (U-ODKL)" , ebeveynlerin aile işlevselliğini ölçmek için "Aile Değerlendirme Ölçeği (ADÖ)" kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda Aile İşlevselliği (ADÖ puanları) düzeyindeki toplam değişim % 12,9 oranında OSB davranış derecesi tarafından açıklanmaktadır (R2=0,129). OSB'den etkilenme derecesindeki artış aile işlevselliğinin bozulma düzeyini arttırmaktadır. Başka bir deyişle OSB olan çocukların OSB'den etkilenme derecesinin aile işlevselliğini yordadığı belirlenmiştir. Bulguların literatürdeki daha önceden yapılan araştırmalar tarafından desteklendiği görülmektedir. Özellikle aile işlevselliği ile doğrudan ilişkili olan "stres, depresyon, kaygı vb." psikolojik değişkenlerin çalışıldığı araştırmaların sonuçları ile benzer sonuçlar göstermektedir.

Aile işlevleriAna-baba algısıEbeveynler+3
Duygu Alkaşı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin pragmatik dil becerileri ile okuduğunu anlama düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırma kapsamında Ankara ilinde ilköğretime devam etmekte olan ve aynı zamanda özel özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden destek eğitim hizmetleri alan 95 özel öğrenme güçlüğü tanılı öğrenci ile çalışılmıştır. Araştırmanın amacı katılımcıların okuma becerileri ve pragmatik dil becerilerinin katılımcıların cinsiyet, yaş ve devam etmekte olduğu sınıf düzeyine göre nasıl farklılaştığını incelemek ve katılımcıların pragmatik dil becerileri ile okuduğunu anlama becerileri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırma katılımcıları ikinci sınıf ve sekizinci sınıf aralığında eğitime devam etmekte olup yaşları sekiz ila 12 arasında değişmektedir. Öğrencilerin pragmatik dil becerileri düzeylerine dair veriler, katılımcıların öğretmenlerince puanlanan ve 45 sorudan oluşan Pragmatik Dil Becerileri Envanteri Türkçe Versiyonu kullanılarak toplanmıştır. Katılımcıların okuduğunu anlama becerilerine ait veriler ise araştırmacının öğrencilere uyguladığı Sesli Okuma ve Okuduğunu Anlama Testi-II ile elde edilmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Çalışmada ayrıca varyans analizi, t-testi ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Çalışmada okuma becerilerinin katılımcıların yaş ve sınıf düzeyine göre anlamlı olarak farklılaştığı ve sosyal etkileşim becerilerinde kız katılımcıların erkek katılımcılardan anlamlı olarak daha yüksek puan elde ettikleri görülmüştür. Pragmatik dil becerilerinin alt başlığı olan sınıf içi etkileşim becerilerinin ayrıca testin genel puanı olan sesli okuma puanı ve testin alt başlıklarında hızlı okuma ile orta düzeyde ilişkili olduğu görülmüştür. Katılımcıların okuduğunu anlama becerileri ile pragmatik dil becerileri ve pragmatik dil becerilerinin alt başlığı olan sınıf içi etkileşim becerileri arasında orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür.

Dil becerileriDil eğitimiOkuma-anlama+6
Aydın Altunatmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesinde kaynaştırma uygulamasından yararlanan özel gereksinimli öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin öğretmenleriyle olan ilişkilerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin sınıflarındaki özel gereksinimli çocuklar ile kurdukları ilişki ile bu çocukların sosyal becerileri arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırma ilişkisel tarama modeli kullanılarak yapılmış ve araştırmanın çalışma grubunu toplamda 28 ilden yaşları 36-84 ay arasında değişen 41'i kız, 101'i, erkek olmak üzere 142 çocuk ve 134'ü kadın, 8'i erkek olmak üzere 142 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Öğrenci-Öğretmen İlişki Ölçeği-Kısa Formu ve Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği-Öğretmen Formu kullanılarak çevrimiçi olarak toplanmıştır. Araştırma sonucunda çocukların öğretmenleriyle orta düzey yakınlıkta bir ilişki kurdukları belirlenmiştir. Bu ilişki üzerinde öğretmenin mesleki deneyiminin yakınlık boyutunda anlamlı farklılık yarattığı görülmüştür. Çocukların sosyal becerilerinin düşük olduğu saptanmıştır. Çocuğun yaşının ve babanın eğitim düzeyinin çocukların sosyal becerilerinde anlamlı farklılık yarattığı görülmüştür. Öğretmenlerin sınıflarındaki özel gereksinimli çocuklarla kurdukları ilişki ile bu çocukların sosyal becerileri arasında anlamlı ilişkiler olduğu, çocukların sosyal becerilerinin öğrenci-öğretmen ilişkisinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir.

Kaynaştırma eğitimiOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+5
Gamze Aydın Ayrak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların ebeveynlerine çevrimiçi koçluk ile sunulan doğal öğretim müdahale programının etkililiği

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanısı olan çocukların eğitim sürecine erken dönemlerde başlanması çok önemlidir. Bu süreçte yetersizliğin etkilerini azaltmak için kullanılan en etkili yollardan birisi kanıta dayalı uygulamaların işlevsel olarak kullanılmasıdır. OSB olan çocukların erken eğitimlerinde kullanılan bu uygulamalardan birisi de ebeveyn merkezli uygulamalardır. Ebeveyn merkezli uygulamalar tarihsel süreçte aile eğitimleri şeklinde sadece bilgi paylaşımlarıyla gerçekleştirilirken ilerleyen yıllarda ebeveynlerin sadece bilgi düzeyleri değil uygulamalarına da destek olacak koçluk uygulamalarına evrilmiştir. Ebeveyn koçluk uygulamaları çok farklı becerilerin öğretiminde kullanılmaktadır. Bunların başında ebeveyn ve çocukların doğal ortamlarında uygulayıp kullanılabilecekleri doğal öğretim yöntemleri gelmektedir. Bu becerilerin koçlukla ebeveynlere kazandırılması günlük rutin, etkinlik ve geçiş süreçlerinin nitelikli hale getirilmesinin yanında doğal ortamlar içerisinde öğrenilmiş becerilerin genellenmesine hizmet etmektedir. Ebeveyn koçluğu uygulamaları erken müdahale hizmetlerinde önceleri yüz yüze sunularak gerçekleştirilirken teknolojik ilerleme ve gelişmelerle çevrimiçi (uzaktan) sistemlerle sunulmaya başlanmıştır. Bu araştırmada son zamanlarda yaşanan pandemi, deprem gibi olağanüstü durumları da göz önüne alarak ebeveynlere çevrimiçi (uzaktan) koçluk uygulamaları kullanarak doğal öğretim stratejilerinin kazandırılması hedeflenmektedir. Bu bağlamda erken çocukluk döneminde bulunan 16 OSB olan çocuk ve onların ebeveynleri katılımcı olarak araştırmada yer almıştır. Ebeveynler anında ve gecikmiş geri bildirim türüne göre Deney-I ve Deney-II çevrimiçi koçluk gruplarına yerleştirilmiştir. Anında ve gecikmiş geri bildirim türüne göre sunulan çevrimiçi koçluk sürecinin ebeveynleri doğal öğretim stratejilerini ve nitelikli yetişkin davranışlarını öğrenip uygulama düzeylerinin belirlenmesi amacıyla bu araştırma nicel ve nitel verileri sentezleyip karşılaştırmayı sağlayan iç içe gömülü deneysel karma yönteme göre desenlenmiştir. Araştırmanın nicel paradigması ön-test-son-test statik (etki) gruplu yarı deneysel desenle oluşturulup bu veriler gruplar arası fark için Mann-Whitney U Testi ile analiz edilmiş olup, grup içi farklar ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile test ortaya konulmuştur. Araştırma öncesi, sırası ve sonrası toplanan nitel veriler ise tematik analiz ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucu elde edilen bulgular çevrimiçi koçlukla uygulanan Doğal Öğretim Müdahale Programının hem anında hem de gecikmiş geri bildirimle alan ebeveynlerin nitelikli yetişkin davranış düzeylerinde anlamlı ilerlemeler ve doğal öğretim stratejilerini kullanma sıklıklarında istendik yönde artış olduğunu göstermiştir. Bunun yanında her iki grupta yer alan ebeveynlerin çocuklarının temel davranışlarında anlamlı ilerlemeler olduğu ve otistik etkileşim düzeylerinde istendik yönde azalma gerçekleştiği bulunmuştur. Ayrıca araştırmanın uygulama öncesi, sırası ve sonrası toplanan nitel verileri hem ebeveynlerin nitelikli yetişkin davranışlarındaki hem de doğal öğretim stratejilerini kullanma sıklıklarındaki artışla paralel olduğunu ve çocuklarının davranışlarındaki ilerlemeleri de destekler nitelikte olduğu bulunmuştur. Bunun yanında son görüşmede ebeveynlere sorulan sorularla ebeveynlerin çevrimiçi koçlukla sunulan doğal öğretim programı uygulanış sürecine ilişkin bakış açıları sosyal geçerlilik boyutunda incelenmiş ve katılımcı ebeveynlerin çevrimiçi koçluk sürecine olumlu görüş bildirdikleri bulunmuştur. Araştırma sonunda elde edilen bulgular; ebeveynlerin nitelikli yetişkin davranışları düzeyi, doğal öğretim stratejilerini kullanma sıklıkları ve çocukların temel davranışları ve otizm etkileşim düzeyleri şeklinde sıralanmaktadır. Bu bulgulardan ebeveynlerin nitelikli yetişkin davranışları ve doğal öğretim stratejilerini kullanma sıklıkları yapılmış çalışmalardaki uygulama öncesi düşük ve uygulama sonrası istendik düzeyde artış göstererek alanyazınla benzerlik göstermiştir. Ayrıca çocukların temel davranışlardaki ilerlemeleri de yine ilgili alanyazındaki bulgularla benzerlik göstermektedir. Diğer bulgu başlıkları alanyazında yapılmış araştırmalarla karşılaştırılarak tartışılmış ve gelecek araştırmalara öneriler sunulmuştur.

Ebeveyn-çocuk ilişkisiEğitim koçluğuKoçluk+3
Ahmet İlkhan Yetkin
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2023
00

Other supervisors