Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Abdulkerim Çeviker
11 theses · Hitit University
Antrenörlerin öz yeterlilik ve antrenörlüğe yönelik tutum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Orta Karadeniz örneği)
Bu çalışmanın amacı, Orta Karadeniz bölgesinde yer alan 5 ilde (Çorum, Samsun, Amasya, Ordu, Tokat) 2020/2021 sezonu için vizeli ve lisanslı farklı branşlardaki antrenörlere; antrenörlerin öz yeterlilikleri ile antrenörlerin tutum düzeylerinin arasındaki ilişkiyi incelenmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmamızda ölçme aracı olarak (Koçak,2020).tarafından geliştirileren Antrenörlüğe Yönelik Tutum Ölçeği ile (Koçak, 2020) tarafından geliştirilen Antrenör Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 22.0 programı ile değerlendirilmiştir. Verilerin normal dağılımdan gelip gelmediğine kolmogorov-smirnov testi ile bakılmıştır. Veriler parametrik şartları sağladığı durumda, bağımsız iki grup için independent samples T -Testi, ikiden fazla grup için F testi (ANOVA) ile analiz edilmiş olup, ikiden fazla gruplu karşılaştırmalar için ANOVA kullanılırken, hangi grubun diğerlerinden farklı olduğunu belirlemek için homojenlik varsayımının sağlayanlarda scheffe, homojenlik varsayımını sağlamayanlarda tamhane's T 2 testleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin yönünün ve kuvvetinin belirlenmesinde pearson korelasyon analizi kullanılarak, yanılma düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilirse, iki gruplu karşılaştırmalar için Mann-Whitney U, çoklu grup karşılaştırması için kruskal Wallis testleri uygulanarak. Değişkenler arasındaki ilişkilerin test edilmesi için Spearman sıra sayılar korelasyon katsayısından faydalanılmış olup; Antrenörlük Öz yeterlilik toplam ve tüm alt ölçek puanları ile Antrenörlere yönelik tutum ölçekleri toplam ve tüm alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak çalışmamıza katılan antrenörler genel olarak yarısının 8 yıla kadar tecrübeye sahip oldukları görülmektedir.Antrenörlerin büyük bir oranı kamu sektöründe çalışan antrenörler olduğu, milli takım düzeyinde antrenörlük yapanların sayısının az olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmamda iller arasında AÖY ve alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir yeterlilik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır..Antrenörlerin antrenörlük kademeleri arttıkça buna bağlı olarak performans yeterliliklerinde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. 5. ve 4. kademe antrenörler diğer alt kademedeki antrenörlere göre daha çok performans yeterliliklerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Kadın voleybolcuların antrenörlerinde gözlemledikleri etik ve etik dışı davranışlar
Bu çalışmanın amacı; Türkiye Voleybol Federasyonu bünyesindeki 2019-2020 sezonu vizeli ve lisanslı kadın voleybolcuların değerlendirmesiyle antrenörlerinin mesleki etik ve etik dışı davranışlara uyma düzeylerini belirlemektir. Çalışmamızın evreni TVF Kadınlar 2. liginde yer alan 960 kadın sporcudan oluşmaktadır. Çalışmamızın örneklem grubunu gönüllük esasına dayalı olarak çalışmamıza katılan 287 kadın sporcu oluşturmuştur. Çalışmamızda (Özbek, 2019) tarafından geliştirilmiş ''Antrenörlerin antrenörlük meslek etiğine uyma düzeyleri'' ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca sporculara yönelik kişisel bilgiler formu da uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 27.0 paket programı sayesinde analize tabi tutulmuştur. Verilerin normal dağılım şartını sağlamaması nedeniyle bağımsız iki gurup karşılaştırmasını Mann Whitney U testi ile bağımsız çoklu grup karşılaştırmaları ise Kruskal Wallis testleri ile yapılmıştır. Ölçek alt boyutları arasındaki ilişkinin yönü ve derecesini tespit etmek amacıyla korelasyon analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak, sporcuların antrenörleri hakkındaki antrenörlük meslek etiğine ilişkin görüşleri alt boyutları arasında anlamlı bir fark olduğu görülmektedir. Antrenörlük meslek etiğine uyma düzeylerine ilişkin yaş, medeni durum, spor yapma yılı değişkenine göre görüşlerinde anlamlı bir fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sporcuların antrenörleri hakkındaki antrenörlük meslek etiğine uyma düzeylerine ilişkin mezun olunan bölüme göre profesyonellik, saygı, sorumluluk, hoşgörü ve ölçek genelinde anlamlı bir fark görülmeği sonucuna ulaşılmıştır (p>0.05). Sporcuların medeni durum, mezun olunan bölüm, gelir düzeyi, yaş ve spor yapma yılı değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0.05).
Milli takım düzeyindeki halter sporcularının sosyal görünüş kaygıları ile beden algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; milli takım düzeyindeki halter sporcularının sosyal görünüş kaygıları ile beden algıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmaya Halter Milli takımlarında sporcu olan n= 58 erkek ve n= 46 kadın olmak üzere toplam 104 kişi katılmıştır. Uzun süre ağırlık antrenmanlarına yoğunlaşmış milli takım düzeyindeki halter sporcularının sosyal görünüş kaygıları ile vücut algıları arasındaki ilişkilerin boy ve vücut ağırlığını, cinsiyet, eğitim durumu, medeni durum ve yaş gruplarına göre karşılaştırması yapılmıştır. Araştırmada bireylerin sosyal görünüş kaygılarını ölçmek için Doğan (2010) tarafından Türkçeye uyarlama çalışması yapılan tek boyutlu 16 maddeden oluşan Sosyal Görünüş Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Bireylerin vücut algılarını ölçmek için ise Türkçe geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları (1992) yılında Hovardaoğlu tarafından yapılan 40 maddeden oluşan Vücut Algısı ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS 22 paket programına kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların değişkenlerine ait veriler betimsel analiz, normallik testleri için Kolmogorov-Smirnov testi, İndepented T testi ve ilişkiyi belirlemek için Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında cinsiyete, eğitim durumu, medeni duruma göre vücut algısı ve sosyal görünüş kaygısı toplam puan karşılaştırıldığında anlamlı fark görülmemektedir (p>0,05). Katılımcıların vücut algısı ile sosyal görünüş kaygısı arasında negatif yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişki görülmektedir (p=0,0001). Tabloya göre yaş gruplarına göre katılımcıların vücut algısı ve sosyal görünüş kaygısı toplam puan karşılaştırılmasında anlamlı fark bulunmamaktadır (p>0,05). Araştırma sonucunda, haltercilerin vücut algısı iyi seviyelerde sosyal görünüş kaygısı ise düşük düzeyde olduğu görülmektedir. Katılımcıların vücut algısı ile sosyal görünüş kaygısı arasında negatif yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişki olduğu görülmektedir. Katılımcıların vücut algısı düzeyi arttıkça, sosyal görünüş kaygısının azaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Anahtar Kavramlar: Halter, Sosyal Görünüş, Vücut Algısı
Engelli bireylerde motor beceri
Günümüze kadar yapılan çalışmalar incelendiğinde engelli bireylerde motor beceri üzerine çalışma sayısı yeterli düzeyde olmadığı görülmektedir. Bu nedenle engelli bireylerde motor beceri üzerindeki bilimsel olarak açıklanamamıştır. Engelli bireylerde motor beceri üzerine yapılmış çalışmalar incelendiğinde sistematik bir derlemeye rastlanmamıştır. Bu çalışma, engelli bireylerde motor becerinin etkisi ve önemini konusu üzerine yayınlanmış bilimsel çalışmaların sistematik derlemesidir. Konuyla ilgili olarak sistematik derleme yapılırken güncel bilimsel çalışmaların taraması yapılmıştır. Bu tez, sistematik derleme, PRISMA (Preferred Reporting Items for Systematic review and Meta-Analysis) bildirgesine uyarak ortaya konmuştur. Bedensel, Görme, Zihinsel ve İşitme Engelliler gruplarının dışında kalan engel grupları çalışmaya dahil edilmemiştir. PubMed veri tabanında '(motor skill) AND (disabled)" anahtar kelimeleri ile yapılan aramada toplam 3,116 yayın tespit edildi. "Ücretsiz tam metin" sınırlaması yapıldığında sayı 2100'e düşmüş "Randomize-Kontrollü çalışma" ve ''Deneysel Araştırma'' "Review" sınırlamaları eklendikten sonra yapılan aramada toplam 256 sonuç elde edilmiştir. İnsan üzerinde yapılan çalışmalar ve yaş kriteri de dahil edildiğinde sayı 110' a düştü. Bunlardan 90 tane bilimsel çalışma konu dışı olması sebebiyle dışarıda bırakıldı. Geri kalan 20 yayın çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışma sonuçlarına bakıldığında; engelli bireylerde gelişim sürecinin ilk üç yılında motor gelişimin bilişsel gelişim ile ilişki içinde olduğu görülmektedir. Spora katılan ve katılmayan engelli ilkokul çocuklarında motor performans ölçümü sonucunda ve spora katılan çocukların, katılmayan çocuklara kıyasla daha iyi motor performansı gösterdikleri görülmektedir. Engelli bireylerde motor beceri gelişiminin erken tanısının konulması ve motor becerilerde geriliği tespit edilen engelli bireylerde erken eğitim ve egzersiz müdahalelerinin önemli olduğu çalışmamız sonucunda önerilebilir.
Spor yöneticilerinin kişilik özelliklerinin karar verme stilleri üzerine etkileri
Bu çalışmanın amacı, spor yöneticilerinin kişilik özelliklerinin karar verme stilleri üzerinde etkisini incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmanın evreni Gençlik ve Spor Bakanlığında görev yapan spor yöneticilerini kapsamaktadır. Örneklem grubunu ise kolayda örnekleme yöntemiyle seçilmiş merkez ve taşra teşkilatında görev yapan toplam 286 spor yöneticisi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Gosling ve ark., (2003) tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Atak (2013) tarafından yapılan "On-maddeli Kişilik Ölçeği", Mann ve ark. (1998), tarafından geliştirilen ve Deniz (2004) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan "Melbourne Karar Verme Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanmış "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans, parametrik testlerden bağımsız örneklemler için t-testi, bağımsız örneklemler için tek yönlü varyans analizi (anova), ilişkilerin kuvvetini ve yönünü tespit etmek için pearson korelasyon ve bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisini belirlemek için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kişilik ölçeğinin alt boyutları ile demografik bilgiler arasında anlamlı düzeyde farklılık olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Karar verme stilinin alt boyutlarından medeni durum, asta sahip olma durumu, yaş değişkeni, aylık gelir, toplam mesleki deneyim ve spor yöneticiliği deneyim durumuna göre anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Spor yöneticilerinin karar verme stillerinin mezun olunan program durumu değişkenine göre panik karar verme stili alt boyutunda ve karar verme öz saygı toplam puanında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Panik karar verme stili alt boyutunda eğitim durumu ve görev durumu değişkenine göre anlamlı bir fark olduğu görülmektedir (p<0,05). Spor yöneticilerinin yumuşak başlılık özelliğinin karar verme özsaygı ölçeği toplam puanı üzerinde anlamlı düzeyde etkisi olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak kişilik özelliklerinin karar verme stilleri üzerinde değişik ölçülerde etkileri olduğu söylenebilir.
Taraftarların futbolda şiddetin kaynağına ilişkin görüşleriyle sporda özdeşleşme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı taraftarların futbolda şiddetin kaynağına ilişkin görüşleriyle sporda özdeşleşme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu kapsamda verilerin elde edilmesi amacıyla katılımcılara ölçek ve demografik bilgilerini belirlemek amacıyla anket uygulanmıştır. Araştırmamıza 252'si erkek 31'i kadın olmak üzere 283 kişi katılım göstermiş ve sonuçlar SPSS programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar taraftar özdeşleşmesine ilişkin görüşlerin şiddet arasındaki bağlantının kurulmasına yönelik analiz edilmiştir. Toplanan veriler SPSS 22 paket programına kullanılarak analiz edildi. Katılımcıların cinsiyet, yaş, medeni durumu, eğitim gibi değişkenlere ait veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Verilerden alınan değerlerin normallik testleri için örneklem grubu 50'den büyük olduğu için Kolmogorov-Smirnov testi kullanılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için Tek-Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve İndepented t testi kullanılmıştır. Homojenliği sağlanan veriler Scheffe ve Hochberg GT2 testi ile homojenliği sağlamayan veriler ise Tamhane Post-Hoc çoklu karşılaştırma testi yapılmıştır. Ölçek alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek için veriler normal dağılım gösterdiğinden Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. İstatistiksel değerler %95 güven aralığında değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmanın bulgularına göre özdeşleme ile spor medyasından, hakem kararlarından, antrenör ve teknik direktörden ve sporcu davranışlarından kaynaklanan şiddet alt boyutları arasında pozitif zayıf bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Katılımcıların takımla özdeşleşmesi arttıkça spor medyasından, hakem kararlarından, antrenör ve teknik direktörden ve sporcu davranışlarından kaynaklanan şiddet artmaktadır. Özdeşleşme ile taraftar ve amigolardan kaynaklanan şiddet arasında bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05).
Milli takım düzeyindeki güreşçilerin tükenmişlik durumlarının uyku kalitesi üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, milli takım düzeyindeki güreşçilerin tükenmişlik durumlarının uyku kalitesi üzerinde etkisinin incelenmesidir. Çalışma ilişkisel tarama modeli kullanılarak tasarlanmıştır. Çalışma grubunu Türkiye Güreş Federasyonuna bağlı 212 milli güreşçi oluşturmaktadır. Bilgi toplama araç ve tekniklerinden "anket tekniği" ile "basit tesadüfî örnekleme" metodu kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümde Kelecek ve diğerleri (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Sporcu Tükenmişlik Ölçeği" (Athlete Burnout Questionnaire), üçüncü bölümde Buysse ve diğerleri (1989) tarafından geliştirilen ve Ağargün ve diğerleri (1996) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Pittsburg Uyku Kalite İndeksi" (Pittsburgh Slepp Quality Index) kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans, parametrik testlerden ikili grup karşılaştırmalarında bağımsız grup t-testi, çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi (anova), ilişkilerin kuvvetini ve yönünü tespit etmek için pearson korelasyon analizi ve bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisini belirlemek için regresyon analizi yapılmıştır. İstatistiki anlamlılık düzeyi için p>0,005 olarak kabul edilmiştir. Kişisel bilgi formuna göre tükenmişlik düzeyleri ve uyku kalitesi durumları incelendiğinde güreşçilerin cinsiyet, medeni durum ve eğitim durumuna göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı tespit edilirken (p>0,05); yaş grubu gelir düzeyleri, güreş stiline göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<0,05). Yapılan korelasyon testi sonucuna göre ise tükenmişlik durumunun uyku kalitesi ile ilişkisi olduğu (p=0.01); ayrıca regresyon testi sonucuna göre tükenmişlik durumunun artmasının uyku kalitesi oranını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır (F:14,444; p<0,05). Anahtar Kavramlar: Güreş, Tükenmişlik, Uyku Kalitesi Bilim Kodu: 130103
Elit güreşçilerde mental dayanıklılık ve yaşam kalitesi
Bu çalışmanın amacı, elit güreşçilerde mental dayanıklılık ile yaşam kalitesine yönelik tutum arasındaki ilişkinin tespit edilmesidir. Çalışma grubunu Türkiye Güreş Federasyonuna bağlı lisanslı Nerkek146= Nkadın 62) 208 güreşçi oluşturmaktadır. Bilgi toplama araç ve tekniklerinden "anket tekniği" ile "basit tesadüfî örnekleme" metodu kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümde Sheard ve arkadaşları (2009) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Sporda Mental Dayanıklılık Ölçeği (SMDÖ), üçüncü bölümde Eser ve arkadaşları (1999) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Kısa Formu Türkçe Ölçeği (WHOQOL-BREF-TR) kullanılmıştır.Verilerin analizinde IBM SPSS 27 paket programı kullanılmıştır. Araştırmadaki ölçekler ve boyutlarının, demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini tespit edebilmek amacıyla T-Testi ve Anova analizi kullanılmıştır. Anova analizi sonucunda anlamlı farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu tespit edebilmek için Post-Hoc analizlerinden Scheffe Testi yapılmıştır. Sporda mental dayanıklılık ve alt boyutları ile yaşam kalitesi ve alt boyutları arasındaki ilişkinin tespit edilebilmesi amacıyla Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Sporda dayanıklılığın (bağımsız değişken) yaşam kalitesi (bağımlı değişken) üzerindeki etkisini tesit edebilmek amacıyla basit regresyon analizi yapılmıştır. Ayrıca sporda mental dayanıklılık alt boyutlarının, yaşam kalitesi üzerindeki etkisini tesit edebilmek amacıyla çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde anlamlılık düzeyi için %95 güven aralığı (p<,05) kullanılmıştır. Sonuç olarak; mental dayanıklılık ve yaşam kalitesine yönelik tutum açısından, mental dayanıklılık düzeyi arttıkça yaşam kalitesine yönelik tutum düzeyi de artış göstermektedir. Anahtar Kavramlar: Güreş, Mental Dayanıklılık, Yaşam Kalitesi
Olimpiyat oyunlarında ülkelerin sporcu ödül politikaları ve başarı durumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, başarı devamları dikkate alınarak son üç olimpiyat oyununda madalya sayısı bakımından ilk on sıralamada yer alan başarılı ülkelerin ödül yönetmeliklerine göre ödül almaya hak kazanmış sporcularına verdikleri ödüller ve bu ödüller ile sporcu başarıları arasındaki ilişkiyi incelemek, Türkiye ile karşılaştırmak ve sporculara verilen bu ödüllerin ülkelerin başarı durumlarına etkisini araştırmaktır. Sporcuların performanslarını artırmak ve bu durumlarını uzun süre devam ettirmek amacıyla dünyanın birçok yerinde yaygın olarak ödüllendirme tekniği kullanılmaktadır. Sporcunun performansını artırması, artırdığı bu performansı koruması için eğitim olanakları, beslenme durumu ve sağlık durumu gibi önemli konularda sporculara yatırım yapılmasının da önemli olduğu düşünülmektedir. Araştırmamız, nitel bir araştırma olarak tasarlanmış olup alandaki doküman incelenerek gerekli bilgiler toplanmış ve analiz edilmiştir. Araştırmada, örneklem ülkelerin hem kendi aralarında hem de Türkiye ile karşılaştırılmasının yapılması için spor politikaları ve sporcu ödül politikaları incelenerek olimpiyatlardaki başarı ve performansa etki edebileceği düşünülen değişkenler ile ilgili bölümler derlenmiştir. Araştırmanın evrenini 2012 Londra, 2016 Rio De Jenario ve 2020 Tokyo Modern Yaz Olimpiyat Oyunları, örneklemi ise bu oyunlarda ilk 10 başarı sıralamasına giren (Amerika Birleşik Devletleri, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya, Japonya, Fransa, Almanya, İtalya, Avustralya, Hollanda, Macaristan, İngiltere, Güney Kore) ülkeler ile Türkiye oluşturmaktadır. Araştırmada sınırlı tutulan toplam ülke sayısı 13'tür. Araştırmanın özgünlüğü ve konunun önemi göz önünde bulundurulduğunda bu araştırmanın alan yazına katkı sağlayacağı söylenebilir. Sonuç olarak gelişmiş ülkelerin ödül politikaları; maddi ve manevi ödülleri süreç içerisinde sporcunun desteklenmesi, hazırlanması, teşvik edilmesi gibi etmenleri göz önünde bulundurarak sürece katkı sağlama şeklinde hareket etmektedir. Bu ülkeler sporcularına çok fazla miktarda maddi ödül vermemektedir. Buna rağmen kişi başı GSYİH'nın ve gelişmişlik düzeyleri yüksek ülkelerin olimpiyat oyunlarında daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılırken gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde ise başarı oranının diğer ülkelere oranla düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak ülkemizde ise gerek yerel yönetim gerekse de merkezi yönetim tarafından sporcularımıza maddi olarak çok fazla destek sağlanmaktadır. Bu desteklere rağmen olimpiyat oyunlarında sporcularımızın başarılarının araştırmamızda belirtilen ülkelerin başarı düzeyinden düşük olduğu görülmektedir.
Kadın voleybolcuların antrenörlerinde gözlemledikleri etik ve etik dışı davranışlar
Bu çalışmanın amacı; Türkiye Voleybol Federasyonu bünyesindeki 2019-2020 sezonu vizeli ve lisanslı kadın voleybolcuların değerlendirmesiyle antrenörlerinin mesleki etik ve etik dışı davranışlara uyma düzeylerini belirlemektir. Çalışmamızın evreni TVF Kadınlar 2. liginde yer alan 960 kadın sporcudan oluşmaktadır. Çalışmamızın örneklem grubunu gönüllük esasına dayalı olarak çalışmamıza katılan 287 kadın sporcu oluşturmuştur. Çalışmamızda (Özbek, 2019) tarafından geliştirilmiş ''Antrenörlerin antrenörlük meslek etiğine uyma düzeyleri'' ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca sporculara yönelik kişisel bilgiler formu da uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 27.0 paket programı sayesinde analize tabi tutulmuştur. Verilerin normal dağılım şartını sağlamaması nedeniyle bağımsız iki gurup karşılaştırmasını Mann Whitney U testi ile bağımsız çoklu grup karşılaştırmaları ise Kruskal Wallis testleri ile yapılmıştır. Ölçek alt boyutları arasındaki ilişkinin yönü ve derecesini tespit etmek amacıyla korelasyon analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak, sporcuların antrenörleri hakkındaki antrenörlük meslek etiğine ilişkin görüşleri alt boyutları arasında anlamlı bir fark olduğu görülmektedir. Antrenörlük meslek etiğine uyma düzeylerine ilişkin yaş, medeni durum, spor yapma yılı değişkenine göre görüşlerinde anlamlı bir fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sporcuların antrenörleri hakkındaki antrenörlük meslek etiğine uyma düzeylerine ilişkin mezun olunan bölüme göre profesyonellik, saygı, sorumluluk, hoşgörü ve ölçek genelinde anlamlı bir fark görülmeği sonucuna ulaşılmıştır (p>0.05). Sporcuların medeni durum, mezun olunan bölüm, gelir düzeyi, yaş ve spor yapma yılı değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0.05).
Antrenörlerin öz yeterlilik ve antrenörlüğe yönelik tutum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Orta Karadeniz örneği)
Bu çalışmanın amacı, Orta Karadeniz bölgesinde yer alan 5 ilde (Çorum, Samsun, Amasya, Ordu, Tokat) 2020/2021 sezonu için vizeli ve lisanslı farklı branşlardaki antrenörlere; antrenörlerin öz yeterlilikleri ile antrenörlerin tutum düzeylerinin arasındaki ilişkiyi incelenmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmamızda ölçme aracı olarak (Koçak,2020).tarafından geliştirileren Antrenörlüğe Yönelik Tutum Ölçeği ile (Koçak, 2020) tarafından geliştirilen Antrenör Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 22.0 programı ile değerlendirilmiştir. Verilerin normal dağılımdan gelip gelmediğine kolmogorov-smirnov testi ile bakılmıştır. Veriler parametrik şartları sağladığı durumda, bağımsız iki grup için independent samples T -Testi, ikiden fazla grup için F testi (ANOVA) ile analiz edilmiş olup, ikiden fazla gruplu karşılaştırmalar için ANOVA kullanılırken, hangi grubun diğerlerinden farklı olduğunu belirlemek için homojenlik varsayımının sağlayanlarda scheffe, homojenlik varsayımını sağlamayanlarda tamhane's T 2 testleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin yönünün ve kuvvetinin belirlenmesinde pearson korelasyon analizi kullanılarak, yanılma düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilirse, iki gruplu karşılaştırmalar için Mann-Whitney U, çoklu grup karşılaştırması için kruskal Wallis testleri uygulanarak. Değişkenler arasındaki ilişkilerin test edilmesi için Spearman sıra sayılar korelasyon katsayısından faydalanılmış olup; Antrenörlük Öz yeterlilik toplam ve tüm alt ölçek puanları ile Antrenörlere yönelik tutum ölçekleri toplam ve tüm alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak çalışmamıza katılan antrenörler genel olarak yarısının 8 yıla kadar tecrübeye sahip oldukları görülmektedir.Antrenörlerin büyük bir oranı kamu sektöründe çalışan antrenörler olduğu, milli takım düzeyinde antrenörlük yapanların sayısının az olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmamda iller arasında AÖY ve alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir yeterlilik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır..Antrenörlerin antrenörlük kademeleri arttıkça buna bağlı olarak performans yeterliliklerinde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. 5. ve 4. kademe antrenörler diğer alt kademedeki antrenörlere göre daha çok performans yeterliliklerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.