Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Kasap
12 theses · Sakarya University
Türkiye Çelik Yönetmeliği'ne (ÇYTHYE-2016) göre stabilite tasarım yöntemlerinin irdelenmesi
Çelik yapıların stabilitesini(kararlılığını) etkileyebilecek birçok faktör bulunmaktadır. Elemanların ve yapı sisteminin şekil değiştirmeleri, şekil değiştirmelerden oluşan ikinci mertebe etkiler, geometrik ön kusurlar, dayanım ve rijitliklerdeki belirsizlikler yapı stabilitesini önemli derecede etkilemektedir. Bu nedenle yapı stabilitesinin tahkikinin yapılabilmesi için stabilite tasarım yöntemlerinin kullanılması gerekmektedir. Amerikan Şartnamesi AISC360-16(Specification for Structural Steel Buildings, Çelik Binalar İçin Tasarım ve İnşaat Yönetmeliği-2016), ÇYTHYE(Çelik Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapım Esasları Yönetmeliği-2016)'da Burkulma Boyu(BB) ve Genel Analiz(GA) yöntemleri yer almaktadır. Genel Analiz yöntemi teknolojik gelişmeler neticesinde geliştirilen ve yapı stabilitesini irdelemek için sunulan bir yöntemdir. Burkulma boyu yöntemi yarım yüzyılı aşkın süredir bilinen ve kullanılan yöntem olmasından dolayı sınırlı koşullarda genel analiz yöntemine alternatif olarak kullanılabilir. Her iki yöntem için ikinci mertebe etkilerin belirlenmesinde doğrusal olmayan analiz kullanılır. Doğrusal olmayan analiz yöntemine, belirli sınırlar çerçevesinde yaklaşık ikinci mertebe analizi alternatif olarak kullanılabilmektedir. Yöntemler harmanlandığında dört farklı stabilite tasarım yöntemini oluşturmaktadır. Bu yöntemler, doğrusal olmayan analiz ile BB yöntemi, doğrusal olmayan analiz ile GA yöntemi, yaklaşık ikinci mertebe analizi ile BB yöntemi ve yaklaşık ikinci mertebe analizi ile GA yöntemleridir. Yapı stabilitesini etkileyen, elemanların ve sistemin şekil değiştirmeleri, ikinci mertebe etkiler, geometrik ön kusurlar, dayanım ve rijitliklerdeki belirsizlikler basit ifadelerle tez içerisinde açıklanmış, yöntemlerin içerisinde nasıl ele alındığı ifade edilmiştir. Stabilite tasarımı yöntemlerinin, çerçeve sistemi üzerinde çalışmasını irdelemek amacıyla çerçeve sistemi örneği, hesap detaylarıyla çözülmüştür. Stabilite tasarımı için sunulan dört yöntemin, uygulama sınır durumlarını sağlayan sekiz katlı çelik yapı sistemi sap2000 programı ile çözülmüştür. Tüm yapılan çalışmaların kapsamlı değerlendirmesi yapılmıştır. Değerlendirmeler neticesinde hesaplamalardaki netlik ve uygulanabilirlik bakımından GA yöntemi BB yönteminden daha güvenilir olduğu görülmüştür. Doğrusal olmayan analiz yöntemi, YİMA yöntemine göre şekil değiştirmeleri analizde dikkate alabilmesi sebebiyle gerçek davranışa daha yakın sonuçlar vermektedir. YİMA yöntemi, doğrusal olmayan analiz yönteminden daha küçük değerler elde etmeksizin daha güvenli bölgede kalmaktadır. Süperpozisyon prensibinin kullanılması gerekli durumlarda doğrusal olmayan analiz yöntemi uygulanamadığından YİMA yönteminin kullanılması avantaj sağlamaktadır.
Betonarme çerçeveli yapılarda farklı taşıyıcı sistemlerin farklı tasarım durumlarında yapının sünekliğine ve deprem avranışlarına etkisinin incelenmesi
Anahtar Kelimeler: Statik itme analizi, pushover analiz, betonarme yapılar, süneklik, betonarme yapıların deprem davranışı Bu çalışmada farklı taşıyıcı sistem özelliklerine sahip yapıların deprem etkisi altında sünekliği ve deprem davranışları araştırılmıştır. Deprem riski yüksek olan bölgelerde yapılar farklı aks açıklıklarında ve farklı düzensizliklerde tasarlanarak statik itme (pushover) analizi yapılmıştır. İncelenen yapıların tamamına statik itme analizi uygulanmıştır. Yer değiştirme istemleri elde edilerek kapasite diyagramları oluşturulmuştur. Elde edilen diyagramlarla, farklı aks açıklıklarında ve farklı düzensizlik durumlarında tasarlanan 7 adet binaya etki eden taban kesme kuvvetleri, rijitlikleri, süneklikleri, deprem yükü azaltma katsayıları ve elastik ötesi güvenlik katsayıları hesaplanmıştır. Bu analiz sonucunda aks açıklıları değiştirilerek kolon yerleşimi yapının köşelerine yaklaştığı ve kolonların orta kısmında sıklaştığı modellerde yapıların rijitlikleri ve süneklikleri %40 ile % 70 arasında arttığı görülmüştür. Bununla birlikte düzensizlik oluşan modellerde yapıların rijitlikleri %10-15 arasında azaldığı görülmüştür. Yapı süneklikleri %25-35 arasında artış gösterdiği görülmüştür. Sonuç olarak, açıklığın azaltılarak kolonların birbirine yaklaştığı yapılarda kolon – perde arası davranış gösterdiği görülmüştür. Düzensiz yapıların dayanımlarında görülmeden azalmadan dolayı bu tip yapılardan kaçınılmalı, dilatasyon yardımı ile yapı düzenli hale getirilerek tasarım yapılması önerilir.
Betonarme yapıların taşıyıcı sistemlerindeki değişikliklerin yapının sünekliğine ve deprem davranışlarına etkisinin incelenmesi
Anahtar kelimeler: İtme analizi, pushover analizi, statik itme, betonarme yapılar, süneklik, betonarme yapıların deprem davranışları, yapı sünekliği Bu çalışmada, betonarme yapılarda, taşıyıcı sistem değişikliklerinin deprem etkisi altında, plastik mafsal teorisine göre yük arttırımı yöntemiyle itme (pushover) analizleri yapılarak söz konusu yapıların davranışları incelenmiştir. Deprem aktivitesi yüksek olan bölgelerdeki betonarme yapıların itme (pushover) analizleri yapılarak yük-deplasman eğrileri elde edilmiş, deprem etkisi altındaki süneklik katsayıları hakkında belirli saptamalar yapılmıştır. Taşıyıcı sistemdeki kolon ve kirişlerin yanında perdelerin kullanılmasıyla oluşan yapı titreşim periyotları ve yapı davranışı araştırılmış, yatay yüklerin artışı altında yatay deplasmanların değişimleri incelenmiştir. Yapılan değerlendirmeler ile betonarme yapılar tasarlanırken dikkat edilmesi gereken parametrelerle ilgili tavsiyeler verilmiştir. İncelenen 6 (altı) farklı model yapısının her biri için itme analizleri ayrı ayrı yapılmış, hesap adımları belirlenmiştir. Sonrasında çıkan sonuçlara göre deprem etkileri altında söz konusu modellerin süneklikleri, rijitlikleri, deprem yükü azaltma katsayıları, enerji yutma kapasiteleri gibi değerleri ele alınmış ve tartışılmıştır. Betonarme yapıların taşıyıcı sistemlerinde perdelerin bulunmasının yapıların deprem davranışlarına etkileri ortaya konarak, yapıların süneklik katsayıları ve deprem yükü azaltma katsayıları gibi parametreler saptanmış ve bunlar tartışılarak sistemlerin dezavantajlı ve avantajlı yanları ortaya konmuştur. Tez çalışması neticesinde, yapıların modellenirken aks açıklıkları iki yönde de olabildiğince aynı olması ve model geometrisinin korunması gerektiği vurgulanmıştır. Aks açıklıklarının yada yapı toplam aks boylarının birbirinden farklı olduğu perdeli-çerçeveli sistemlerde ise perdeler olabildiğince ve iki yönlü olacak şekilde dengeli konumlandırılmalıdır. Yapı geometrisinin simetriğe yakın olduğu sistemler deprem etkileri altında iki yönde de birbirine yakın şekilde davranacağından yapı sistemlerinin bu şekilde kurulması daha doğru olacaktır.
Betonarme perdeli çerçeli yapılarda değişik ölçülerde başlıklı perde uç bölgesi tasarımının yapıların davranışlarına etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, deprem etkisi altındaki konut ve işyeri türündaki 4, 6 ve 8 katlı perdeli çerçevli yapıların davranışının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, plan üzerinde perde uç bölgesi 4 farklı tipte seçilen yapılar ile toplam perde enkesit alanları sabit olacak şekilde perde sayıları ve plandaki perdelerin yerleri değişik olarak tasarlanmış yapıların, katlarında, perdelere ve kolonlara gelen kesme kuvvetlerinin yüzde olarak değişimi ve katların göreli yerdeğiştirmeleri ile yapıların periyodları incelenmiştir. Birinci bölümde; Çok katlı binaların projelendirilmesi sırasında karşılaşan taşıyıcı sistem sorunlarından, çalışmanın amacından ve incelenen yapıların malzeme özellikleriden bahsedilmiştir. İkinci bölümde; Betonarme taşıyıcı sistem çeşitlerinden ve bu sistemlerin deprem etkisi altındaki yapıların davranışları hakında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümüde; İncelenen yapıların analizinde kullanılacak yükler hesaplanarak tablo ve grafik halinde sunulmuştur. Dördüncü bölümde; Yapılara deprem sırasında yatay olarak etkiyen toplam eşdğer deprem yükleri hesaplanmıştır. Beşinci bölümde; Katlara etkiyen toplam kesme kuvvetleri, yatay yer değiştirmeler, katlardaki perdelerin ve kolonların aldığı toplam kesme kuvvetlerinin toplam değerleri % olarak elde edilmiş olup bu sunuçlar doğrultusunda önerilerde bulunmuştur. Altıncı bölümde ise; Yapılan çalışmada elde edilen sonuçlar özet olarak sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Perdeli çerçeveli yapılar, perde uç bölgeleri, yapıların devranışı
Dbybhy-2007 sonrası yapıların proje ve yapım aşamalarında karşılaşılan hatalar üzerine inceleme: Sakarya örneği
Anahtar Kelimeler: İmalat Hataları, Proje Hataları, DBYBHY 2007, TS 500, TBDY 2018, Sakarya Türkiye, jeolojik olarak dünya üzerinde en aktif deprem bölgelerinden biri olan Alp-Himalaya Deprem Kuşağı'nda yer almaktadır. Geçmişten günümüze kadar ülkemizin çeşitli bölgelerinde çok sayıda deprem meydana gelmiş ve bu depremlerde binlerce insan hayatını kaybetmiş çok büyük maddi kayıplar meydana gelmiştir. Bu nedenle ülkemizde yapı tasarımları titizlikle yapılmalı, geleceğe yönelik depreme dayanıklı yapı stokları oluşturulmalıdır. Depreme dayanıklı yapılar oluşturmak amacıyla geçmişten günümüze kadar deprem yönetmelikleri yayımlanmış, günümüzde ise 2007 yılında DBYBHY 2007 ve son olarak 2018 yılında TBDY 2018 yürürlüğe girmiştir. Bu çalışmanın amacı; 1999 yılında meydana gelen Gölcük ve Düzce depremlerinden en fazla etkilenen illerden biri olan Sakarya'nın, deprem sonrasında yapılan binalarda geçmişte yapılan hataların yapılıp yapılmadığını tespit etmektir. Bu doğrultuda Sakarya ili genelinde 2016 yılında ruhsat almış ve rastgele seçilmiş 40 adet yapının proje ve imalat hataları belirlenmiş ve hazırlanan formlara işlenerek her yönetmelik maddesine karşılık yapılan hataların oranları belirlenmiştir. Bu çalışma 5 bölümden oluşmaktadır; Birinci bölümde; çalışmanın amacı, kapsamı irdelenmiş ve bu çalışma ile benzer çalışmaların sonuçları belirtilmiştir. İkinci bölümde; Türkiye geneli ve Sakarya depremselliği irdelenmiş, 2018'de güncellenen Türkiye deprem haritası ile 1996 yılında yayımlanan Türkiye deprem haritası karşılaştırılmış ve geçmişten günümüze kadar yaşanan büyük depremler ile bu depremlerdeki can ve mal kayıpları belirtilmiştir. Üçüncü bölümde; deprem bölgelerinde asmolen döşemeli yapıların yönetmeliklere göre kullanılabilirliği irdelenmiş, bu sistemlerin zayıf yönleri bir yapı örneğiyle açıklanmıştır. Dördüncü bölümde; yönetmeliklerdeki sınır şartlar belirtilerek her maddeye karşılık bina formlarından elde edilen hata oranları belirtilmiştir. Beşinci bölümde ise; sonuçlar ve öneriler belirtilerek, benzer çalışmaların yapıldığı illerdeki sonuçlarla karşılaştırılmış ve Türkiye geneli yapılan hataların ortalama oranları çıkarılmıştır. Sonuç olarak Sakarya genelinde yaşanan büyük depremler sonrasında yapılan binaların proje hatalarında olumlu gelişmeler olsa da, uygulamada yönetmeliklere aykırı hatalı imalatların oranları oldukça yüksektir. Bu da Sakarya ili genelinde depremlerin öneminin unutulduğunu, depreme dayanıklı binaların sınırlı sayıda olduğunu bize göstermektedir.
Statik itme analizi yöntemiyle betonarme yapılarda çeşitli taşıyıcı sistem tasarımlarının performanslarının değerlendirilmesi
Tez çalışması kapsamında farklı taşıyıcı sistem özelliklerine sahip betonarme yapıların deprem etkisinde altında, plastik mafsal teorisine bağlı kalınarak uygulanan yatay yük artırımı metoduyla itme analizleri yapılıp göstermiş olduğu davranışlar araştırılmıştır. Aktif deprem kuşağında yer alan bölgelerdeki betonarme yapılar itme analizine tabi tutularak yük-deplasman eğrilerine ulaşılmış ve deprem etkisi altındaki yapının performansı hakkında bilgiler edinilmiştir. Taşıyıcı sistemde farklı aks açıklıkları ve taşıyıcı eleman boyutlarındaki değişimlere bağlı olarak betonarme yapı modellerinin yatay yük artışında göstermiş olduğu yapı davranışları araştırılmıştır. Elde ettiğimiz veriler ışığında betonarme yapıların tasarım kısmında dikkate alınması gereken hususlar hakkında önerilerde bulunulmuştur. Toplamda 9 (dokuz) farklı yapı modeli incelenmiştir. Mimari tasarımlar nedeniyle bazı aksların kesişim noktalarındaki kolonların kaldırılması durumları da dikkate alınarak her bir yapı modeli için ayrıntılı olarak statik itme analizleri yapılmıştır. Ulaşılan sonuçlar nezdinde depreme karşı yapıların göstermiş olduğu dayanım ve davranışlar belirlenmiştir. Sonuçlar göz önüne alınarak incelenen yapı modellerinin olumlu ve olumsuz yanları ortaya konulmuştur. Yapılan çalışma sonucunda betonarme yapıların tasarım aşamasında yapıların olabildiğince simetrik olarak tasarlanması tercih edilmelidir. Aks açıklıklarının da minimum ölçülerde tasarlanması önerilir. Yapılarda bırakılan büyük galeri boşlukları yapının davranışını olumsuz etkilemektedir. Mümkün olduğunca yapıda süreksiz tasarımlardan kaçınılmalıdır. Yapıda galeri boşluklarının zaruri olduğu durumlarda taşıyıcı eleman boyutları arttırılmaya ve aks açıklıkları azaltılmaya çalışılmalıdır.
Betonarme perdeli çerçeveli yapılarda perde yerlerindeki değişimlerin yapıların davranışlarına etkisinin incelenmsi
Deprem yükü etkisi altında kalan yapıların analizinde ve tasarımında, sistemin yatay ötelenmelerinin sınırlandırılması çok önemlidir. Monolitik ve rijit olmasından dolayı, depremlerde en çok hasar gören ve göçmenin gözlemlendiği yapı türü betonarme yapılardır. Literatürde, betonarme bir yapının yatay ve düşey yer değiştirmeleri ile periyotlarının belirlenmesinde, genel olarak, yapının taşıyıcı sistemini teşkil eden kiriş kolon ve perdelerin etkin rol oynadığı öngörülmüştür. Ayrıca Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinde (2018)'de taşıyıcı sistemin süneklik düzeyinin belirlenmesinde, kolon ve kiriş, döşeme plağının türü ve yük etkisi altındaki davranış şekli önem arz etmektedir. Bu nedenle, bu tez çalışmasında, farklı perde yerleşim şekillerinin yapının deprem yükleri etkisi altındaki davranışına etkisi incelenmiştir. Bu amaçla planda 8 farklı perde yerleşimine sahip binalar TS500 ve TBDY (2018) esasları doğrultusunda 4, 6 ve 8 katlı olarak modellenmiştir. Modellemesi yapılan binaların deprem hesaplamaları, eşdeğer deprem yükü ve mod birleştirme yöntemlerine göre yapılmıştır. Yerel zemin sınıfı geoteknik rapordan ZC alınmıştır. Yapılan analizler sonucunda, binaların doğal titreşim periyotları, taban kesme kuvvetleri, ve kat ötelemeleri karşılaştırılmıştır. Bu bağlamda kirişli plak perdeli sistemlerde kat adedi değişiminin taşıyıcı sistem davranışına etkisini görebilmek maksadıyla binalar 4, 6 ve 8 katlı olarak tasarlanmış, kat yükseklikleri de bütün katlarda 3 metre seçilerek bina modelleri oluşturulmuştur. Binaların deprem hesaplamaları SAP2000, sonlu elemanlar yazılımı ile yapılmıştır.
L tipi planlı betonarme yapılarda perdelerin plandaki konumlarının değişiminin binaların yapısal davranışına etkisinin incelenmesi
Betonarme yapılarda düzensizlikler ve diğer etkiler sebebiyle yapılarda hasarlar meydana gelebilir. Bu çalışmada, betonarme binalarda düzensizlik halinde perdelerin yerinin ve yönlerinin deprem yükleri karşısındaki davranışı irdelenmiştir. Bu tez çalışmasında toplamda yirmi beş adet perdeli sistem ve dört adet perdesiz sistemin deprem yükleri altında yapısal davranışları belirlenmiş ve perdelerin konumlandırılması ve yön tayininin önemi irdelenmiştir. Bu çalışmada, yapının Sakarya ili ve Adapazarı ilçesindeki konumu ve zemin ZC sınıfında ve Deprem yer hareketi düzeyi DD-2 seçilmiştir. Tüm katların yüksekliği 3 metre olup C25 beton ve B420C çelik kullanılmıştır. Ayrıca bu çalışmada perdeler her iki ucu da etrafındaki kolonlara bağlanacak şekilde tasarlanmıştır. Bu çalışmada yapılar dört, altı, sekiz ve on katlı olarak tasarlanmış olup, bir tanesi perdesiz referans model olarak seçilmiş ve incelenen diğer yapı modellerinde ise perdelerin alanları ve sayıları sabit tutulup perdelerin konumları değiştirilerek farklı yerleşime sahip perdeli-çerçeveli modeller oluşturulmuştur. Genel olarak dört katlı binalar için perdesiz bir referans yapı model ve farklı pozisyonlarda 13 perdeli yapı model incelenmiştir. Ayrıca altı, sekiz ve on katlı binaların her biri için bir referans yapı model ve dört perdeli yapı model değerlendirilmiştir. Bu çalışmada ETABS (V2018) programı ile mod birleştirme yöntemi kullanılarak yapılan analizlerden elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Yapılan çalışmalarda Türkiye bina deprem yönetmeliği (TBDY-2018) göre çözümlemeler yapılmış ve elde edilen sonuçlardan deprem parametreleri, kat ötelemeleri, kat yer değiştirmeleri, periyotlar, kat kesme kuvvetleri ve burulma düzensizlikleri incelenerek karşılaştırmalar yapılmıştır. Sonuç olarak perdelerin gövde kısmına ve L'nin uç kısımlarına yakın hem kısa hem uzun kenarlarında paralel olacak şekilde yerleştirilse, deprem karşısında kat yer değiştirmeleri, A1 burulma düzensizliği, taban kesme kuvvetleri ve periyodlar bakımdan %40-%50 daha iyi performans gösterdiği tespit edilmiştir.
T tipi planlı betonarme yapılarda perdelerin plandaki konumlarının değişiminin binaların yapısal davranışına etkisinin incelenmesi
Günümüzdeki, birçok binada düşey düzensizlikler bulunduğu gibi, plan düzensizlikleri de bulunmaktadır. Bu yapılar gelecekte yıkıcı yanal yüklere maruz kalabilir. Bu durumda yapıların yanal yüklere karşısında dirençli olması gerekmektedir. Rijitlik, bir yapının yer değiştirmesini sınırlandıran özelliğidir. Bina düşük yanal rijitlik ile, rüzgâr, trafik, deprem ve patlama yükleri gibi yanal kuvvetlere karşı daha etkisiz hale gelir. Yanal kuvvetlerden, yapılarda kaynaklanan yapısal hasarı önlemek için, yapıda perde duvarları kullanılarak yapıların yanal rijitliğinin artırılması gerekmektedir. Yapıda perde duvarların tasarımıyla birlikte, yapının periyodunda, göreli kat yer değiştirmelerinde, kat deplasmanlarında, yanal yer değiştirmelerinde önemli bir azalma görülmekte, buna karşılk taban kesme kuvvetlerinde bir artış görülmektedir. Bu çalışmada düzensiz plana sahip T Şekilli yapılar 4, 6 ve 8 katlı olacak şekilde, bir tanesi referans model yani perdesiz olarak ve diğer yapı modelleri ise perdeli olarak oluşturuldu. Bu çalışmada perdelerin alanları ve sayıları sabit tutulup, perdelerin konumları değiştirilerek farklı modeller oluşturuldu.İncelenen tüm modeller, T Şekilli plana sahip olup, referans model dışındaki yapılarda 8'er perde tasarlanmış olup, tüm perdelerde enkesit alanları, 30cmx500cm seçilerek sabit tutulmuştur. Perdelerin en etkili konumlarını belirlemek için perdeleri farklı konumlarda yerleştirip 10 farklı model oluşturulup yapıların yapısal davranışları, TBDY 2018 ve TS500 dikkate alınarak incelenmiştir. İncelenen modeller ETABS v. 2019 programı ile modellenip analizleri yapılmıştır. Bu çalışmada perdelerin en uygun konumunu belirlenmek için yapıların periyodu, göreli kat yer değiştirmeleri, kat deplasmanları ve perdelerin aldığı kat kesme kuvveti oranı, mod birleştirme yöntem ile bulunarak incelenmiştir. Sonuç olarak bu çalışmada perdelerin en uygun yerlerinin yapının uç kısımlarında dış akslara paralel olacak şekilde yerleştirildiği durum olduğu görülmüştür. Bu modellerde, periyot, kat ötelemeleri, göreli kat ötelemeleri ve burulma düzensizliğinin en düşük olduğu görülmüştür.
Betonarme taşıyıcı sistemlerde kolon boyutlarının ve sargı donatısının deprem performansına etkisi üzerine sayısal bir çalışma
Anahtar kelimeler: itme analiz, doğrusal olmayan analiz, betonarme yapıların deprem etkisi altında davranışları, pushover, yer değiştirme, performans analizi Bu çalışma kapsamında, aynı taşıyıcı sisteme sahip betonarme yapılarda, kolon enkesit boyutları ve sargı donatılarındaki düzen ve aralık değişikliklerinin deprem etkisi altında plastik mafsal teorisine göre itme analizi yöntemi kullanılarak taşıyıcı sistem davranışı üzerine etkileri incelenmiştir. İncelenmesi yapılan sekiz adet farklı yapı modelinin her birine SAP2000 sonlu elemanlar programı ile ayrı ayrı itme analizi uygulanarak hesap adımları anlatılmış, yer değiştirme istemleri hesaplanarak kapasite diyagramları oluşturulmuştur. Yapılan analiz sonucundaki verilere göre yapı modellerinin periyotları, rijitlik katsayıları, süneklik katsayıları, deprem yükü azaltma katsayıları hesaplanmış ve karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak donatı ve etriye miktarları sabit tutularak kolon ebatlarının artırılmasının rijitliği artırdığı, sünekliği azalttığı görülmüş, etriye aralıklarının artırılmasının sünekliği düşürdüğü gözlemlenmiş, çiroz eklenmesi ve adedinin artırılmasının ise sünekliği artırdığı görülmüştür.
Betonarme çerçeveli yapılarda AKS aralarına yerleştirilen ilave kolonların yapıların davranışılarına etkisinin incelenmesi
Anahtar kelimeler: betonarme, kolonların analizi, kesme kuvveti, deprem analizi, yanal öteleme. Dünyada mevcut binaların çoğu betonarme yapılar olarak görülmektedir ve bu binalar dört önemli elemanlarla birleşip bir betonarme binayı oluşturmaktadır. Bu önemli unsurlar: temel, kolon, kiriş ve döşemedir. Bunların hepsi birleşerek dışarıdan gelen yük veya kuvvete karşı koyar. Bu faktörleri güçlendiren etkenler, işçlik faktörleri ve düzenli tasarımdır. Eğer bu faktörler standard bir şekilde yapıda uygulanırsa çok iyi bir taşıyıcı sistem olarak dışarıdan gelen yük ve kuvvetlere karşı iyi dayanım gösterebilir. Betonarme yapılar sadece betondan yapılmıyor. Bu güçlü malzemenin yanında önemli bir unsur daha var ki onunla beraber dışardan gelen herhangi dış yüke karşı koyabilir, o da çeliktir. Beton basınç kuvvetlerine direnç gösterirken çelik de çekme kuvvetlerine karşı koymaktadır. Bu çalışmada, on katlı bir bina referans modeli ve yedi model de aks aralarında ilave edilen kolonlu modeli, yedi katlı bir bina referans modeli ve dört model de aks aralarında ilave edilen kolonlu modeli, dört katlı bir bina referans modeli ve üç model de aks aralarında ilave edilen kolonlu modeli olmak üzere toplam on yedi yapı modeli üzerinde yapılan araştırma yer almaktadır. Bu çalışmada karşılaştırmalar üç grup olarak yapıldı. Yapıların kolon ve kirişleri farklı boyutlarıyla tasarlandı ve SAP2000 programı ile her birinin ayrı ayrı analizi yapılıp karşılaştırıldı. Bu analizler sonucunda kolonların üzerinde incelemeler yapılmıştır. Bu çalışmada, bütün binaya gelen deprem kuvveti, katlara gelen deprem kuvveti, zemin katta seçilen kolonlarda oluşan kesme kuvvetleri sonuçları elde edildi. Bu çalışmada farklı katlı modeller üzerinde çalışıldı, Bu planların her birinde bazı aks aralarına kolonlar ilave ederek ve ilave kolonların yerlerini farklı akslarda düzenleyerek, bu modellerin hepsinde sonuçlar birbiriyle karşılaştırıldı. Farklı modellerde farklı noktalara, kolonlar eklendiğinde depremde oluşann taban kesme kuvvetinde nasıl bir değişimin gösterdiği araştırıldı. Bu kapsamda analizler yapıldı. Kolonların binanın önemli bir unsuru olduğu bir kere daha kanıtlanmış oldu. Eklenenen kolonlar, çerçevesindeki kolonlarda yükleri, kuvvetleri ve deprem deformasyonunu azaltarak, binaya dışarıdan gelen afetlere karşı daha çok direnç gösterdiği görüldü.
Farklı kompozit kolonlu yapıların deprem performanslarının doğrusal ve doğrusal olmayan yöntemlerle karşılaştırılması
Anahtar kelimeler: Betonarme yapı, Çelik yapı, Kompozit yapı, Beton dolgulu, Çelik gömme, Kısmen çelik gömme, Mod birleştirme yöntemi, İtme analizi yöntemi. Çelik ve betonu birlikte kullanılması ile inşa edilen kompozit yapılar, son zamanlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Kompozit yapı hem çelik hem de betonun olumlu özelliklerini bir araya getirmesi nedeniyle dünya çapında geniş kabul görmüştür. Bu tez çalışmasında, farklı kompozit yapıların deprem davranışlarını incelemek için, 3 gruba ayırılan aynı mimari tasarımına sahip 7 farklı model bina tasarlanıp, analiz edilmiştir. Her gruptaki yapıların analiz sonuçlarına göre birbiriyle karşılaştırılmıştır. Bu çalışma, TBDY-2018 ve ÇYTHYE-2016 yönetmeliklerine göre uygun şekilde yapılmıştır. Analiz için ETABS V19.1 bilgisayar programı kullanılmıştır. Farklı modellerin elastik deprem hesabında mod birleştirme yöntemi ve lineer olmayan analizi için (Pushover) itme analizi yöntemi kullanılmıştır. İncelenen yapılarda malzeme olarak C30 betonu, B420C beton çeliği ve S275 çelik sınıfı kullanılmıştır. İncelenen yapıların kullanım amacı işyeri, Zemin sınıfı ZB ve Deprem yer hareketi düzeyi DD-2 olarak seçilmiştir. Birinci Grup bina modelleri; bu grupta seçilen yapılardan birinin bütün taşıyıcı elemanları betonarme olup, diğer yapının ise kolonlarında çelik gömme kompozit elemanlar kullanılmış, diğer bütün taşıyıcı elemanları betonarmedir. İkinci Grup bina modelleri üç farklı kompozit kolonlara sahip yapılardır, bu yapıların kolonları dışındaki elemanları benzer özelliklere sahiptir. Bu yapılarda kirişler ve döşemeler çelik profiller ve betonarme döşemenin birleşiminden oluşan kompozit elemanlardır. Kolonlarda, çelik gömme, donatısız ve donatılı beton dolgulu kompozit kesitler kullanılmıştır. Üçüncü Grup bina modelleri; bu grupta seçilen yapılardan birinin kolonları çelik taşıyıcı elemanlardan oluşmaktadır, diğer yapının ise kolonlarında kısmen çelik gömme kompozit elemanlar kullanılmıştır. Her iki tip yapının da kiriş ve döşemeleri, çelik profiller ve betonarme döşemenin birleşiminden oluşan kompozit elemanlarından meydana gelmektedir. Genel olarak kompozit yapıların betonarme ve çelik yapılara göre daha iyi deprem performansı gösterdiği görülmüştür.