Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kara

12 theses · Yozgat Bozok University, Amasya University, Kocaeli Health and Technology University

Master'sOpen AccessTR

Artırılmış gerçeklikle desteklenen bir seçim kampanyasının seçmen tercihi üzerine etkisi

Siyasal pazarlama, toplumsal ve siyasal dinamikleri harekete geçirmek ve yeni siyaset koşullarına adapte olmak adına, pazarlamadan geniş bir ölçekte yararlanmaktadır. Buna ek olarak, bu çalışmanın ana hedefi; Artırılmış Gerçeklik uygulamaları ile desteklenen seçim kampanyalarının, seçmen tercihi üzerindeki etkisinin, pazarlama aracı olarak kullanılan mobil artırılmış gerçeklik uygulamaları üzerinden keşfedilmesidir. Siyasal pazarlama, seçmen payını büyütme gayreti, sürekli ve sistemli bir pazarlama, güçlü iletişim çalışması ve siyasal iletişim tonlarını canlandıran Artırılmış Gerçeklik uygulamaları ile çok bileşenli bir organizasyondur. Bu çalışma, Türkiye Voleybol Federasyonu bünyesinde bulunan Hakem ve Gözlemcilerden oluşan 300 kişi ile yüz yüze anket yöntemi kullanılarak nicel analiz ve yine mevcut örneklem içerisinden artırılmış gerçeklik algısı yüksek 10 kişilik bir popülasyonun nitel analize katılımı ile derin bir araştırma süreci ile desteklenmiştir. Deneyim değerlerine bakıldığında, Artırılmış Gerçeklik uygulamaları ile desteklenen seçim kampanyaları ve siyasal sürecin, seçmenin oy verme tutumu üzerinde nispeten bir etki yarattığı tespit edilmiştir. Siyasal pazarlamada, Artırılmış Gerçeklik uygulama örneklerine sayıca az yer verilmesi, katılımcılar tarafından bu alanda kullanılan teknolojinin ilk kez deneyimlenmiş olması beğeni düzeyinin yüksekliğini açıklamaktadır. Artırılmış Gerçeklikle zenginleştirilen siyasal içeriklerin, işlevsel değerinin sorgulanması neticesinde ise geliştirilme ihtiyacının olduğu saptanmıştır. Bu teknolojinin siyasal iletişime entegre edilmiş olması katılımcılar üzerinde pozitif bir etki yaratmış ve duygusal değerin de yönünü belirlemiştir. Uygulamaların kullanım kolaylığı sorgulandığında, bu teknoloji ile desteklenen bir seçim kampanyasının algılanan değerinin olumlu olduğu ve bu uygulamaların, toplum tarafından hızlıca içselleştirileceği sonucuna varılmıştır.

Artırılmış gerçeklikPazarlamaSeçim kampanyaları+3
Sena Saydam Durmaz
Yozgat Bozok University
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki finansal tüketicilerin ekonomik istikrar ve kriz ortamlarında yatırım aracı satın alma ve tüketim harcaması davranışlarının belirlenmesine yönelik bir araştırma

Türkiye'deki finansal tüketicilerin ekonomik kriz ve istikrar ortamlarında yatırım aracı satın alma davranışları ve bu davranışlara yön veren faktörlerin belirlenmesi bu çalışmanın ana amacını oluşturmaktadır. Çalışmada özellikle yatırım aracı seçiminde toplumsal menfaat mi? yoksa bireysel menfaat mi? ön plandadır sorusunun cevabı aranmıştır. Ayrıca tüketicilerin ekonomik kriz ortamında sergiledikleri tüketim eğiliminin belirlenmesi çalışmanın diğer amacı arasında yer almaktadır. Belirlenen amaçlara ulaşmak için karma araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Bu yöntem çerçevesinde öncelikle ekonomik kriz ortamını yansıtan bir senaryo oluşturulmuştur. Senaryo yardımıyla finansal tüketiciler üzerinde ekonomik kriz ortamında yatırım aracı satın alma davranışını belirlemek için nitel araştırma yapılmıştır. Nitel araştırma sonucunda elde edilen sonuçlar, öncelikle çalışmanın esin kaynağı olan ve 2018 yılında Türkiye'de yaşanan döviz krizi sürecindeki gelişmelerle karşılaştırılmış ve benzerlikler ortaya konulmuştur. Ayrıca bu aşamada yatırım aracı seçiminin risk, güven ve menfaat olmak üzere üç boyutta toplandığı belirlenmiştir. Bu boyutlar çerçevesinde araştırmanın nicel araştırmaya taşınması adına alınan görüşler ışığında bu üç boyutu temsil edecek ifadeler oluşturulmuş ve ikinci aşama olan nicel boyuta geçilmiştir. Oluşturulan elektronik anket formu yardımıyla ülkenin bütün bölgelerinden veriler temin edilmiştir. Elde edilen veriler çerçevesinde öncelikle kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik analizi yapılmıştır. Ardından oluşturulan hipotezler çeşitli yöntemler vasıtasıyla (Parametrik Olmayan Testler, Varyans Analizleri, Yapısal Eşitlik Modeli) test edilmiştir. Ekonomik istikrar ortamında finansal tüketicilerin en fazla tercih ettikleri yatırım araçlarının sırasıyla altın, döviz, gayrimenkul ve bireysel emeklilik olduğu belirlenmiştir. Çeşitli demografik faktörler itibarıyla ekonomik istikrar ortamında yatırım aracı satın alma davranışlarının farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Çeşitli demografik faktörler itibarıyla ekonomik kriz ortamında yatırım aracı satın alma davranışlarının farklılaştığı ve dindarlık düzeyinin özellikle risk, güven ve menfaat boyutunda yatırım aracı satın alma davranışı üzerinde etkisi olduğu sonucu ortaya konulmuştur. Dindarlık düzeyi arttıkça yatırım aracı seçiminde finansal tüketicilerin daha az risk aldığı, menfaat boyutunda ise toplumsal menfaate yönelik yatırım aracı tercihinin artığı tespit edilmiştir. Gelir düzeyi arttıkça bireysel menfaate yönelik yatırım aracı tercihinin artması çalışmada ortaya konulan önemli bir sonuç olarak değerlendirilebilir. Tüketim davranışları ise tasarruf yapma, lüks tüketimden kaçınma, indirimli ürünlere yönelme ve kredi kartı kullanımı olmak üzere dört boyutta toplanmıştır. Çeşitli demografik faktörler itibarıyla bu dört boyutta tüketim davranışlarının farklılaştığı belirlenmiştir. Ayrıca dindarlık düzeyi arttıkça tasarruf yapma eğiliminin de arttığı, kredi kartı kullanım düzeyinin ise azaldığı tespit edilmiştir. Yaş ilerledikçe tüketicilerin ekonomik kriz ortamında daha fazla tasarruf yapma, lüks tüketimden kaçınma ve kredi kartı kullanım eğilimi sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Gelir seviyesi arttıkça tüketicilerin ekonomik kriz ortamında daha düşük tasarruf yapma ve daha düşük seviyede lüks tüketimden kaçınma eğilimi gösterdikleri belirlenmiştir.

Ekonomik krizFinansal yatırımRisk+4
Pınar Hacıhasanoğlu
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tespih pazarı ve mevcut durum, sorunlar ve çözüm önerileri

Bu araştırmanın amacı Türkiye'de tespih pazarının mevcut durumunu, pazarda yaşanan sorunları tespit etmek ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri getirmektir. Bu amaçla Türkiye'de farklı şehirlerde yaşayan tespih ustaları, tespih ticareti ile uğraşan esnaflar ve tespih koleksiyonerleri ile yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak 42 kişi ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada tespih hakkında bilgi alınıp, tespih piyasasında eğitimli personel yetersizliği, hammadde temininde yaşanan sıkıntılar, müşterilere nasıl ulaşıldığı, merdiven altı üretimin ve çevrimiçi satışların tespih piyasasını nasıl etkilediği gibi hususlar yer almakta olup bu araştırmanın temel konusunu oluşturmaktadır. Görüşmelerden elde edilen bulgular tespihin, din amacının dışında aksesuar olarak, hediyeleşmek maksadıyla, sabır istemek, süs eşyası olarak da kullanıldığı ve tespihin kullanım alanlarının nasıl değiştiğinin ortaya konması araştırmanın bir diğer amacıdır. Tespih piyasasındaki belli başlı sorunlara çözüm önerileri de sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Takı ve Aksesuar Pazarı, Tespih, Tespih Pazarı, Online Satışlar

Meryem Hayran
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

KOSGEB'in kurumsal imajı: KOBİ'ler tarafından değerlendirme

İşletmeler, strateji geliştirmek ve isabetli karar almak için, hedef kitlelerinin kendileri hakkındaki izlenimlerini bilmek ister. Kurumsal imaj kavramı, hedef kitlelerin, paydaş gruplarının ve kamuoyunun işletmeler hakkındaki izlenimlerinin toplamıdır. İyi bir kurum imajına sahip işletmeler rekabette öne geçebilir. Ürün ve hizmetlerini farklılaştırabilir. Son yıllarda kamu kurumları da sundukları hizmete dair kamuoyu algısını ve izlenimini önemsemektedir. Kamu kurumlarında hizmet kalitesinin artırılması ve gelecek vizyonu oluşturmak için kurumsal imajın tespiti ve geri bildirim almak önem taşımaktadır. Bu çalışma, KOSGEB'in kurumsal imajının KOBİ'lerin bakış açısından tespit edilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın kapsamı, KOSGEB veri tabanına kayıtlı ve aktif durumda bulunan KOBİ'ler ile sınırlıdır. Araştırma teori ve uygulama olmak üzere iki kısımdan ibarettir. Araştırmanın teori kısmı iki alt bölümden oluşmaktadır. Birinci alt bölümde kurumsal imaj ve yakın ilişki içinde olduğu kurumsal kimlik, kurumsal itibar kavramlarına değinilmiştir. İkinci alt bölümde ise, KOBİ kavramı, KOBİ'lerin ülke ekonomisindeki yeri, önemi ve KOSGEB'e ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın uygulama aşamasında ise kurumsal imajın tespitine yönelik anket sonucunda elde edilen veriler SPSS istatistik programı ile analize tabi tutularak değerlendirmelere yer verilmiştir. Bu bağlamda, KOSGEB'den destek alan KOBİ'ler ile destek almayan KOBİ'ler arasında anlamlı bir farklılığın olduğu gözlemlenmiştir. Ek olarak faaliyet konusu imalat ve diğer hizmet faaliyetleri olan KOBİ'lerin kurumsal imaj algısı diğerlerine göre yüksektir.

Mücahit Alper Karcı
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İslami bağlılık ve israf anlayışının tüketici davranışlarına etkisi: Yozgat ili örneği

Tüketim, kişilerin ihtiyaçlarının karşılanması anlamıyla ortaya çıkmışsa da modern tüketim bu durumu farklı noktalara taşımıştır. Tüketim kültürünü sürekli bir şekilde teşvik eden sistem, adeta tüketmeyi de tükettirmektedir. Bu durum bireylerin tüketim alışkanlıklarında değişmeler meydana getirmiştir. Değişimler sonucu tüketici davranışları, sistematik bir araştırmayı kapsayan süreç halini almıştır. Tüketiciler satın alma kararları verirken birçok faktörün etkisi altında kalmışlardır. Bu faktörler arasında bulunan kültürel değerler ve dini inanışlar, satın alma sürecinde bireylerin sahip olduğu tüketim yapılarına etki etmektedir. Tüketim olgusuna etki eden dini değerler, bireyin tüketim kalıplarını ne yönde şekillendirirler sorusuna cevap arayan bu çalışma, özellikle İslami bağlılık düzeyine göre tüketicilerin sahip oldukları demografik özellikler çerçevesinde nasıl davrandıklarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. İsraf anlayışının, tüketime etkisi ve doğal olarak ekonomiye etkisi ayrıca irdelenmektedir. Araştırma Yozgat ilinde seçilen örneklem üzerinden gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden, odak grup çalışmaları ile veriler elde edilip değerlendirmeler yapılmıştır. 2023, xii+124 Sayfa Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Tüketici davranışı, Tüketim, İslami bağlılık, İsraf, Helal ürün.

Safa Ünal
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik, sürdürülebilir pazarlama ve sürdürülebilir marka: Sılverlıne örneği

Günümüz iş dünyasında, finansal performansın ötesinde çevresel ve toplumsal sorumlulukların ön plana çıktığı görülmektedir. Küresel iklim değişikliği, doğal kaynakların azalması ve toplumsal eşitsizlik gibi sorunlar, işletmeleri sadece kâr amacıyla değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ilkelerine uygun şekilde hareket etmeye yönlendirmektedir. Sürdürülebilirlik çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla ele alınmasıyla, doğal kaynakları korunmayı, toplum refahının arttırmayı ve işletmelerin uzun vadeli kârlılığının sağlanmayı hedeflenmektedir. Çalışma, modern tüketicilerin artık sadece ürün kalitesine değil, markaların çevresel ve toplumsal duyarlılıklarına da önem verdiğini vurgulamaktadır. Bu durum, işletmeleri sürdürülebilir pazarlama stratejileri geliştirmeye yöneltmektedir. Sürdürülebilir pazarlama, çevresel ve sosyal sorumlulukları ön plana çıkararak tüketici bağlılığını ve marka değerini artırmayı amaçlamaktadır. Beyaz eşya sektöründe faaliyet gösteren Silverline örneği üzerinden yapılan analiz, şirketin çevre dostu üretim süreçleri, enerji verimliliği, atık yönetimi ve sosyal sorumluluk projeleriyle sürdürülebilirlik stratejilerini başarılı bir şekilde entegre ettiğini göstermektedir. Silverline'ın bu uygulamaları hem işletme performansını hem de tüketici algısını olumlu yönde etkileyerek rekabet avantajı sağlamaktadır. Sonuç olarak, sürdürülebilirlik ilkelerinin pazarlama stratejilerine entegrasyonu, işletmelerin hem çevreye duyarlı hem de kârlı bir yapıya kavuşmalarını sağlayarak, geleceğe yönelik stratejik bir yol haritası sunmaktadır.

Güven Şahin
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Belediye hizmetlerinin şehir markası üzerine etkisini belirlemeye yönelik bir çalışma: Yozgat Belediyesi örneği

"Belediye Hizmetlerinin Şehir Markası Üzerine Etkisini Belirlemeye Yönelik Bir Çalışma: Yozgat Örneği" başlıklı bu araştırma, belediyelerin sunduğu hizmetlerin, bir şehri temsil eden marka kimliği üzerindeki etkilerini derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, şehirlerin marka değerlerini artıran faktörlerin anlaşılmasına ve belediyelerin stratejik hizmet planlamalarıyla bu değeri nasıl pekiştirebileceğine dair önemli bir bakış açısı sunmaktadır. Araştırma, belediyelerin altyapı hizmetlerinden kültürel etkinliklere, temizlikten ulaşım hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede sunulan hizmetlerin, şehirlerin dış dünyada algılanışını ve iç dinamiklerini nasıl şekillendirdiğini ortaya koymayı hedeflemektedir. Ayrıca, bu hizmetlerin şehirlerin marka algısını oluşturmadaki rolünü belirleyerek, yerel yönetimlere yönelik stratejik önerilerde bulunmayı amaçlamaktadır. Belediye hizmetlerinin şehir markası üzerindeki etkisini anlamak, sadece şehri daha yaşanabilir kılmakla kalmayıp, aynı zamanda şehirlerin küresel ölçekte rekabet gücünü artırmalarına da olanak sağlayacaktır. Bu çalışma, hem teorik bilgilerden hem de saha araştırmasından elde edilen bulgularla konuyu bütüncül bir yaklaşımla ele alınmıştır.

Kübra Çelikkaya
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin çevrimiçi mahremiyet farkındalıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin çevrimiçi mahremiyet farkındalıklarının bireysel ve müdahale faktörleri açısından incelenmesidir. Bilgi güvenliğinin insani yönleri modeli kavramsal çerçeve olarak kullanılmıştır. Araştırmanın modeli nedensel karşılaştırmalı araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunun oluşturulmasında uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını iki devlet üniversitesinde 2019-2020 akademik yılı bahar döneminde öğrenim görmekte olan 552 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verileri demografik bilgi formu, "Çevrimiçi Mahremiyet Farkındalığı Ölçeği", "Dijital Okuryazarlık Ölçeği" ve "Sanal Ortam Kişilerarası Güven Ölçeği" ile toplanmıştır. Elde edilen veriler; betimsel analizler, bağımsız gruplu t-testi, varyans analizi, Pearson korelasyonu ve hiyerarşik regresyon analizleri kullanılarak incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda üniversite öğrencilerinin çevrimiçi mahremiyet farkındalıklarının yüksek olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, üniversite öğrencilerinin çevrimiçi mahremiyet farkındalıkları ile yaş, dijital okuryazarlık, sanal ortam kişiler arası güven, internet ve mobil cihaz kullanım yılı arasında anlamlı ilişki olduğu; fakat sosyal medya kullanım yılı ile arasında ilişki olmadığı görülmüştür. Ayrıca kadın öğrencilerin çevrimiçi mahremiyet farkındalıklarının erkek öğrencilerin çevrimiçi mahremiyet farkındalıklarından yüksek olmasına rağmen bu farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Üniversite öğrencilerinin çevrimiçi mahremiyet farkındalıklarının eğitim aldıkları bölüm açısından farklılaştığı, eğitim aldıkları bölümün bilişimle ilgili olup olmaması açısından farklılaşmadığı görülmüştür. Öğrencilerin çevrimiçi mahremiyet farkındalıklarının yaşadıkları gizlilik sorunları açısından da farklılaşmadığı görülmüştür. Üniversite öğrencilerinin çevrimiçi mahremiyet farkındalıklarını yordayan değişkenler incelendiğinde bölüm ve dijital okuryazarlık değişkenleri çevrimiçi mahremiyet farkındalığını anlamlı şekilde yordadığı görülmektedir. Araştırmanın bulguları ilgili literatür temel alınarak tartışılmış ve gelecek çalışmalar ve uygulamalar için öneriler sunulmuştur.

Dijital okuryazarlıkMahremiyetVeri güvenliği+3
Emel Töngel
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen ve öğrencilerin yeni medya okuryazarlığını etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu çalışmada öğretmen ve öğrencilerin yeni medya okuryazarlık düzeyleri karşılaştırılmış ve her bir grubun yeni medya okuryazarlıklarını etkileyen faktörler incelenmiştir. Araştırma deseni olarak nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırmalı araştırma desenine kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma gurubu, farklı branşlardan 581 öğretmenin yanı sıra ilköğretim ve ortaöğretim kademelerinden farklı okullarda eğitim gören 1195 öğrenciden oluşmaktadır. Demografik bilgi formu ve yeni medya okuryazarlığı ölçeği aracılığıyla veriler öğretmen ve öğrenci gruplarından toplanmıştır. Araştırma sorularına yönelik olarak betimsel analizler, çok değişkenli varyans analizi, bağımsız gruplu t-testi ve korelasyon analizleri yapılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre öğretmen ve öğrencilerin yeni medya okuryazarlıkları ortalamanın üzerindedir. Öğretmen ve öğrencilerin yeni medya okuryazarlık düzeylerinde farklılaşmalar görülmekte olup bu durum öğretmenlerin lehinedir. Öğretmenlerin cinsiyete, kişisel bilgisayara sahip olma durumları ve branşlara göre yeni medya okuryazarlıklarında farklılaşmalar görülmektedir. Bununla birlikte erkek öğretmenlerin yeni medya okuryazarlıklarının kadın öğretmenlerden yüksek olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin sosyal medya hesaplarına sahip olma durumlarına göre yeni medya okuryazarlıklarında farklılaşma görülmemiştir. Öğretmenlerin yeni medya okuryazarlıkları ile yaş, öğretmenlik süresi, günlük ortalama internet kullanım süresi, internet kullanım yılı, günlük ortalama sosyal medya kullanım süresi, sosyal medya kullanım yılı ve akıllı telefona sahip olma süresi arasında ilişki olduğu görülmüştür. Öğrencilerin cinsiyet ve yerleşim yerlerine göre yeni medya okuryazarlıklarında farklılaşma görülmezken, öğrencilerin kişisel bilgisayara sahip olma durumları, sosyal medya hesaplarına sahip olma durumları ve eğitim kademeleri arasında farklılaşmalar görülmektedir. Ayrıca kadın öğrencilerin yeni medya okuryazarlıklarının erkek öğrencilerden yüksek olduğu görülmüştür. Öğrencilerin yeni medya okuryazarlıkları ile yaş, öğretmenlik süresi, günlük ortalama internet kullanım süresi, internet kullanım yılı, günlük ortalama sosyal medya kullanım süresi, sosyal medya kullanım yılı ve akıllı telefona sahip olma süresi arasında ilişki olduğu görülmüştür. Katılımcıların yaşlarına bağlı olarak oluşturulan kuşaklar ile yeni medya okuryazarlıklarında farklılıklar görülmektedir. Kuşak bağlamında yeni medya okuryazarlıklarına bakıldığında en yüksek düzeydeki okuryazarlık Y kuşağındaki bireylerde görülmektedir. Bu analizlerle elde edilen bulgular ilgili alanyazın temel alınarak tartışılmış ve gelecek çalışmalar ile uygulamalar için öneriler sunulmuştur.

Medya okuryazarlığıSosyal medyaYeni medya+2
Mehmet Vergili
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi öğrenme hazırbulunuşluğunda ebeveyn desteğinin rolünün incelenmesi

Covid-19 pandemisi ile birlikte yüz yüze devam eden eğitim öğretimin yerini uzaktan öğretim almıştır. Uzaktan öğretimde eğitim gören öğrencilerin başarısını ve memnuniyetini etkileyen unsurlardan biri de çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluklarıdır. Çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluk uzaktan öğrenme sürecine etkin katılım ve bağlılık için gereken öz-yönelimli öğrenme, bilgisayar ve internet öz-yeterliği, iletişim öz-yeterliği ve motivasyon gibi öğrenci özelliklerinden oluşmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, lise öğrencilerinin Covid-19 pandemisi döneminde çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluklarında ebeveyn desteğinin rolünü incelemektir. Daha özel olarak, demografik değişkenlerin yanı sıra, öğrenmeye yönelik anne ve baba desteğinin öğrencilerin çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluklarını yordama düzeyi belirlenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma Samsun ilinde 2020-2021 eğitim öğretim yılında eğitim gören 868 lise öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında veri toplama araçları olarak; öğrenmeye yönelik anne ve baba desteği ölçekleri ve çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluk ölçekleri kullanılmıştır. Araştırma sorularına yönelik olarak betimsel analizler, bağımsız gruplu t-testi, MANOVA, Pearson Korelasyonu ve çoklu doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre lise öğrencilerinin çevrimiçi öğrenme hazırbulunuşluk düzeyleri ve öğrenmeye yönelik anne ve baba destek düzeyleri yüksektir. Çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluğu oluşturan faktörlerde (öz-yönelimli öğrenme, öğrenme için motivasyon, öğrenen kontrolü, bilgisayar ve internet öz-yeterliği ve çevrimiçi iletişim öz-yeterliği) cinsiyete göre farklılaşma görülmektedir. Buna göre; erkek öğrencilerin bilgisayar ve internet öz-yeterliği ve çevrimiçi iletişim öz-yeterliklerinin kız öğrencilerden daha yüksek düzeyde iken; öz-yönelimli öğrenme faktöründe kız öğrenciler erkek öğrencilerden daha yüksek düzeye sahiptirler. Çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluğu oluşturan faktörler yaş ve ebeveynlerin eğitim düzeylerine göre farklılaşma görülmektedir. Bu farklılaşma açısından, çevrimiçi iletişim öz-yeterliği için 14 yaşında olanlar 16 yaşındakilerden, 18 yaşında olanlar 16 yaşındakilerden daha yüksek öz-yeterliğe sahiptir. Ebeveyn eğitim düzeyine göre ise bilgisayar ve internet öz-yeterliği faktörü için; anneleri ve babaları yükseköğretim mezunu olan öğrenciler, ebeveynleri yükseköğretim mezunu olmayan öğrencilerden daha yüksek puana sahiptirler. Lise öğrencilerinin ebeveynleri tarafından sunulan öğrenmeye yönelik destek algılarında cinsiyete göre farklılaşma görülmemiştir. Katılımcıların ebeveynleri tarafından sunulan öğrenmeye yönelik destek algıları yaşa göre değişmemektedir. Katılımcı öğrencilerin ebeveynleri tarafından sunulan öğrenmeye yönelik destek algıları ebeveynlerin eğitim durumlarına göre değişmektedir. Ebeveynler tarafından sunulan destek algıları anne eğitim düzeyine göre değişmemektedir. Baba tarafından sunulan öğrenmeye yönelik destek açısından; yükseköğretim düzeyinde eğitim alan babaların çocukları, yükseköğretim düzeyinde eğitim almayanların çocuklarına göre daha yüksek destek algısına sahiptirler. Öğrenmeye yönelik ebeveyn desteği ile öğrencilerin çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluk algıları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki vardır. Öğrenmeye yönelik baba desteği, öğrencilerin bilgisayar ve internet öz-yeterliklerini ve iletişim öz-yeterliklerini anlamlı şekilde yordarken; öğrenmeye yönelik anne desteği yordamamaktadır. Benzer şekilde, öğrenmeye yönelik anne desteği öz-yönelimli öğrenme faktörünü yordarken; öğrenmeye yönelik baba desteği yordamamaktadır. Son olarak, öğrenen kontrolü faktörü ve öğrenme için motivasyon faktörü öğrenmeye yönelik hem anne desteği hem de baba desteği tarafından yordanmaktadır. Analizlerle elde edilen bulgular ilgili alanyazın temel alınarak tartışılmış ve ileride yapılacak çalışmalar için öneriler sunulmuştur.

Aile desteğiEbeveyn desteğiHazırbulunuşluk+6
Ömer Düzenli
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

ISO/IEC 27001 ve kamu bilgi ve iletişim güvenliği rehberi arasındaki boşluk analizi

Küresel ölçekte artan dijitalleşme, bilgi güvenliğini kamu kurumları için sadece teknik bir gereklilik olmaktan çıkarıp, stratejik bir yönetim alanına dönüştürmüştür. Bu dönüşümle birlikte, uluslararası standartların kurumsal yapılarla uyumlu bir şekilde entegre edilmesi, bilgi varlıklarının korunması açısından kritik hâle gelmiştir. Bu tezde, ISO/IEC 27001:2022 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi standardı ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi tarafından yayımlanan Kamu Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi arasındaki yapısal uyum, örtüşmeyen noktalar ve uygulama farklılıkları bütüncül bir yaklaşımla incelenmiştir. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen boşluk analizi (gap analysis) ile her iki yapının güvenlik kontrolleri detaylı biçimde karşılaştırılmış; standardın sistematik, risk temelli yaklaşımı ile rehberin kamu özelinde normatif düzenlemeleri arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, kamu kurumlarının hem ulusal mevzuata uygunluklarını sağlarken aynı zamanda uluslararası denetimlere açık, sürdürülebilir bir bilgi güvenliği altyapısı oluşturabilmeleri için bir yol haritası sunmaktadır. Çalışma, yalnızca teorik bir karşılaştırma değil, aynı zamanda uygulamaya dönük stratejik çıkarımlar da içermesi bakımından literatüre ve kurumsal yönetişime katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Tuğba Pamuk
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Zabbix ağ yönetim yazılımına etkin varlık eklenmesi ve verilerin görselleştirilmesi

Kurumsal iş süreçlerinin elektronik ortama aktarıldığı günümüzde kurum bilişim sistemlerinde bulunan yazılım ve donanım varlıklarının anlık olarak durumlarının izlenmesi ve yönetilmesi, kurum iş sürekliliği için büyük önem arz etmektedir. Bilgi sistem yazılım ve donanımları ağ yönetim yazılımları kullanılarak yönetilmeye çalışılmaktadır. Çok sayıda farklı marka ağ cihazı, yazılım, IoT(İnternet of Things) cihazı, mobil bilişim cihazı, bulut bilişim cihazı olmasından dolayı ağ yönetim yazılımlarının her türlü cihazı izlemesi, yönetmesi önemli bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında, çok çeşitli BT(Bilgi Teknolojileri) varlıklarının bulunduğu kurumsal ağların izlenmesi ve yönetilebilmesi için yaygın olarak kullanılan açık kaynak kodlu Zabbix ve Grafana'nın entegrasyonu yapılmıştır. Zabbix, ağ performansını ve sistem bileşenlerini izleyerek kapsamlı veri toplama ve analiz imkânı sunarken; Grafana, bu verilerin anlamlı ve kolay anlaşılabilir bir şekilde görselleştirilmesini sağlar. Çalışma, bu iki aracın bir arada kullanımı ile etkin kurumsal ağ yönetiminin nasıl ele alınacağını anlatmaktadır. Zabbix'e tanımlı olmayan BT varlıklarının eklenmesi ve bu varlıklardan alınan verilerin Grafana ile görselleştirilmesi sağlanmış ve etkinliği test edilmiştir.

Gökhan Tuğrul
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2025
11

Other supervisors