Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Öztürk

12 theses · Karadeniz Technical University, Aksaray University, Fırat University

Master'sOpen AccessTR

EMG işaretlerinin kablosuz aktarımı ve otomatik sınıflandırılması: Göz kırpma uygulaması

EMG sinyali kasların kasılmasın sonucunda oluşan elektriksel aktivasyonun ölçülmesi işlemidir. Bu çalışmada bilinçli göz kırpma hareketleri esnasında göz kapaklarının çevresindeki kaslardan (orbicularis oculi) elde edilen yüzey EMG sinyallerinin gerçek zamanlı kablosuz aktarımı gerçekleştirilip, alıcı ünitede sol göz ve sağ gözden elde edilen işaretlerden faydalanılarak göz kırpma hareketlerinin tespiti otomatik olarak gerçekleştirilmiştir. Belirlenen özniteliklere göre verinin otomatik olarak sınıflandırılması gerçekleştirilmiştir. Böylelikle sol veya sağ gözden hangisinde aktivite olduğunun otomatik ve gerçek zamanlı olarak algılanması sağlanmıştır. Kablosuz iletimin tercih edilmesinin sebebi, EMG aktivitesinin taşınabilir bir ünite ile izlenmesinin sağlanmasıdır. Böylelikle engelli bireylere olabildiğince hareket serbestliği kazandırılabilir. Ayrıca, yüzey EMG ölçümünde genel uygulama işaret elde edilecek her bir kas dokusu için bir elektrot grubu kullanımı iken, bu çalışmada tek bir elektrot grubu kullanılarak sol ve sağ göz kapaklarının çevresindeki kaslardan ayrı ayrı işaretler alınması sağlanmıştır. Gerçekleştirilen sistem ve yazılım ile tek kanallı olarak alınan işaretlerden sağ ve sol göz kırpma hareketleri başarılı bir şekilde tespit edilebilmiştir.

Bekir Buğra Uyar
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşen dünyada çok uluslu şirketlerin artan rolü ve Latin Amerika'daki darbelere etkileri: Guatemala, Şili ve Bolivya örnekleri

Günümüzde uluslararası ilişkiler sadece devletleri değil, devlet dışı aktörlerin varlığını da dikkate almayı gerektirmektedir. Örneğin bu devlet dışı aktörlerden birisi olan çok uluslu şirketlerin (ÇUŞ'ların), küreselleşme ile birlikte hem sayıları hem de etkinlikleri artmıştır. Küreselleşen dünyada ÇUŞ'ların artan rolleri sadece ekonomik faaliyetlerle sınırlı kalmamaya başlamıştır. Öyle ki az gelişmiş ulus devletlerin politikalarını şekillendirici bir işlev üstlenebilmektedirler. Hatta bu şirketlerin, devletlerle çıkarları örtüşmediği durumlarda o ülkelerde vuku bulan darbelerde rolleri bulunabilmektedir. İşte bu çalışmada, küreselleşen dünyada ÇUŞ'ların yeri ve rolleri, devlet politikalarına etkilerinin ne ölçüde olabileceği ve Latin Amerika'daki üç örnek üzerinden darbelerdeki rolleri araştırılmıştır. Yapılan çalışmada küreselleşmeyle rolleri artan ÇUŞ'ların her zaman ekonomik faaliyetlerle sınırlı kalmadıkları, özellikle az gelişmiş ülkelerin devlet politikaları üzerinde olumsuz etkiye sahip olabildikleri gözlemlenmiştir. Dahası Latin Amerika ülkelerinden Guatemala, Şili ve Bolivya üzerinden yapılan analizde söz konusu ÇUŞ'ların darbelerde rolü olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, çok uluslu şirketler, askeri darbe, Guatemala, Şili, Bolivya

Askeri müdahaleBolivyaGuatemala+5
Ebru Filazi
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde yönetişim: Aksaray Belediyesi örneği

Değişen dünya, yeni bir toplum algısı ortaya çıkarmış ve bazı kavramları yeniden ele alıp değerlendirmeye sevk etmiştir. Yönetim de bu kavramlardan birisi olarak değişim ve güncelleme süreçleri yaşamıştır. Öyle ki yönetim kavramı, zamanla daha fazla esnekliği, şeffaflığı, denetlenebilirliği, katılımcılığı, iletişim ve etkileşimi esas alan "yönetişim" kavramına yerini bırakmaya başlamıştır. Yönetişim kavramının son yıllarda en belirgin görülen uygulama alanlarından birisi yerel yönetimlerdir. Hatta yerel yönetimlerde yönetişim adı altında yeni bir inceleme alanı da oluşturan bu durum, aynı zamanda yönetişimin yerel yönetimleri nasıl etkilediğini ve şekillendirdiğini göstermeye adaydır. İşte bu çalışma, yönetimden yönetişime geçişi ve yerel yönetimlerde yönetişimin muhtevasını açıklamayı amaçlamıştır. Bunun yanı sıra Aksaray Belediyesi örneğinde Türkiye'de yerel yönetimlerin aldıkları kararlarda, sundukları hizmetlerde ve dikkate almaları gereken unsurlarda yönetişimin yeri ve uygulanabilirliği sorgulanmıştır. Bu bağlamda Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Etiketi (ELoGE) kriterleri referans alınarak Aksaray Belediyesi'nin yönetişim faaliyetlerinden önemli bir kısmını karşıladığı sonucuna ulaşılırken görülen eksikliklere ilişkin de önerilerde bulunulmuştur.

AksarayBelediyelerYerel yönetimler+2
Vahit Bölükbaş
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Afrika'da zayıf devletlerin ortaya çıkışı: Sömürgeci mirasın etkisindeki egemenlik ve devleti yeniden düşünmek

Bu tez çalışmasında, Afrika devletlerinin sömürgeleştirilmesi, sömürgecilik sonrasında egemenliklerini elde edişleri ve zayıf devlet yapıları konu edinilmiştir. Bu çalışmada sömürgeciliğin, Afrika kıtasında egemenliğin bir problematik içerisinde oluşmasına ve devlet inşa sürecine etkisine odaklanılmıştır. Sömürge dönemi bitip sömürgecilik sonrası dönem başladığında ne tür süreçlerden geçtiklerinin ve bu durumdan dolayı zayıf devlet yapılarının oluşup oluşmadığının araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma Afrika kıtasıyla ile sınırlandırılmıştır. Faydalanılan yerli ve yabancı kaynakların bu araştırmayı belirlenen sınırlılıklar çerçevesinde açıklayacak düzeyde olduğu varsayılmıştır. Çalışmada literatür taraması yoluyla veri toplama işlemi gerçekleştirilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Bu doğrultuda tarihsel araştırma metodu kullanılmış ve elde edilen bulgular betimsel analiz yöntemiyle tanımlanmış ve değerlendirilmiştir. Bağımlı değişken egemenlik ve zayıf devlet oluşumu olurken bağımsız değişken ise sömürgeci miras olarak belirlenmiştir. Araştırmalar neticesinde, sömürgeci mirasın Afrika'da egemenlik ve ulus-devletin farklı biçimde oluşmasına neden olduğuna ulaşılmıştır. Sömürgeci miras Afrika kıtasında egemenliği olumsuz etkilerken, ulus-devletlerden ziyade devlet-ulusların oluşmasına kapı aralamıştır. Bunun bir sonucu olarak da Afrika kıtasında zayıf devlet yapıları ortaya çıkmıştır.

AfrikaAfrika ülkeleriDevlet+6
Cem Yaradılmış
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Afrikası ve çokkültürlülük

Yaşadığımız dünyada her gün yeni gelişme ve değişmeler meydana gelmektedir. Bu gelişme ve değişmeler esnasında da farklı farklı yeni kavramlar ortaya çıkmaktadır. Bu kavramlar içerisinde belki de en önemlisi ve en popüleri "multiculturalism" kelimesinden dilimize çokkültürlülük olarak geçen terimdir. Bu çalışmada Osmanlı İmparatorluğu'nun Afrika topraklarını yönetirken uyguladığı politikaların çokkültürlülük çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde çok çeşitli dinlere, dillere, ırklara, kültürlere mensup grupları bir arada bulundurmuştur. Hüküm sürmüş olduğu yaklaşık altı yüz yıl boyunca farklı özelliklere sahip bu grupları adaletli ve uyum içerisinde bir arada yönetmeyi başaran dünyadaki nadir imparatorluklardan birisi olmuştur. Bu başarısı ile dünyada Osmanlı Dönemi için "Osmanlı Barışı" ifadesi kullanılır olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu'nun uygulamış olduğu "millet sistemi" ile her grup kendi içerisinde ve diğer gruplar ile barış içinde, refah ve huzur ortamında varlıklarını sürdürmüşlerdir. Osmanlı İmparatorluğu dini, siyasi, askeri, sosyal ve kültürel bağları ile Afrika'yı yüzyıllarca idare etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu buradaki halkı yönetirken halkın din, dil, gelenek, görenek, kıyafet yani kültürel değerlerine herhangi bir müdahalede bulunmamıştır ve günümüzde "çokkültürlülük" olarak adlandırılan bir politika uygulamıştır.

AfrikaKültürMillet+3
Musa Bağrıaçık
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kapitalist ataerkil çağda anaerkil toplumların yeri: Mosuo, Minangkabau, Tuareg ve Bribri örnekleri üzerinden bir inceleme

Bu çalışma, kapitalizm-ataerkillik iş birliğinin yüksek olduğu günümüzde anaerkil toplumların yerini, özelliklerini ve bunlara kapitalizmin etkilerini dünyanın farklı yerlerinden seçilen örneklerle incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmada nitel bir araştırma yöntemi olan örnek olay araştırmaları yöntemi kullanılmış ve araştırma sorularına Mosuo, Minangkabau, Tuareg ve Bribri olmak üzere dört anaerkil toplum üzerinden cevap aranmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni kapitalist ataerkil çağ, bağımlı değişken ise anaerkil toplumların yeridir. Yapılan araştırma sonucunda kapitalist ataerkil çağda anaerkil toplumların az da olsa dünyanın değişik bölgelerinde var oldukları incelemesi yapılan dört örnek üzerinden teyit edilmiştir. Kapitalizmin kadınları ikincilleştiren etkisine rağmen anaerkil toplumlarda kadınların hâlâ başat aktör olmaya devam ettiği ve bu toplumlarda kadın-erkek eşitliğinin sağlandığı görülmüştür. Şiddetin görülmemesi, kapitalizmin yarattığı rekabetçi kazanma hırsının yok denecek kadar az olması, cinsel eşitliğin görülmesi, erkeklerin kadın hâkimiyeti altında ezilmemesi bu toplumların dikkat çeken özellikleri olmuştur. Bununla birlikte kapitalizm ve teknolojik gelişmelerin gittikçe artmasının anaerkil toplumların geleneklerini muhafaza etmede güçlük oluşturduğu yadsınamaz.

AnaerkilAtaerkilBribri+5
Ayyüce Ocan Kubat
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Afrika'daki bütünleşme hareketlerinde fikirlerin rolü: Nkrumah ve Nyerere örneği

Bu çalışmanın amacı; Afrika ülkelerinin dekolonizasyon sürecinden sonra bağımsızlıklarını garanti altına almak ve kendilerini Avrupalı ülkelere karşı korumak amacıyla giriştikleri bütünleşmeye (entegrasyona) dair iş birliği sürecinde fikirlerin rolünü özellikle Ganalı lider Kwame Nkrumah ve Tanzanyalı lider Julius Nyerere üzerinden araştırmaktır. Çalışmada; kıtada en önemli bütünleşme girişimleri olan Pan-Afrikanizm ve Afrika Birliği Örgütü ile Afrika'dan da desteğin verildiği Bağlantısızlık Hareketi gibi oluşumlarda fikirlerin önemli bir yeri olduğu savı, Nkrumah ve Nyerere üzerinden yapılan liderlik incelemesi ile teyit edilmiştir. Daha çok birincil kaynakların tercih edildiği çalışmada; sırasıyla bütünleşmeye yönelik kuramsal çerçeve çizilmiş, üç bütünleşme girişimi (Pan-Afrikanizm, Afrika Birliği Örgütü ve Bağlantısızlık Hareketi) incelenmiş ve Nkrumah ve Nyerere'nin kıtada bütünleşmeye yönelik fikirleri üzerinden lider incelemesi de yapılmıştır. Ayrıca söz konusu bütünleşme çabalarında Afrika'da fikirleriyle öne çıkan diğer görüşlere yer verilerek kıta ülkelerinin ve liderlerinin bu oluşumlara karşı olan genel istek ve çekinceleri de incelenmiştir. Yapılan araştırma, yıllar boyu başka ülkelerin boyunduruğu altında yaşayan devletlerin egemenliklerini supranasyonel bir örgüte devretme konusunda temkinli olduklarını göstermiştir. Özellikle Nkrumah ve Nyerere'nin fikirleriyle, Bağlantısızlık Hareketi, Pan-Afrikanizm ve Afrika Birliği Örgütü gibi bütünleşmelerin başlamasında önemli roller üstlendikleri gözlenmiştir. Bu aynı zamanda bütünleşmelerde fikirlerin rolünün önemini vurgulayan bir örnek incelemeyi teşkil eder.

AfrikaAfrika Birliği ÖrgütüAfrika ülkeleri+7
Beyza Esendağ
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yemen iç savaşı'nda kadınlar ve barış çabalarında Yemenli kadın örgütlenmelerinin rolü

Bu çalışma, Yemen iç savaşı sırasında ve sonrasında Yemenli kadınların durumunu (iç savaşın sosyal, ekonomik, eğitim, sağlık ve güvenlik etkilerini) ortaya koymak ve kadınların barış çabalarındaki fiili rolünü inceleme amacıyla yürütülmüştür. Bu çalışmanın önemi; Yemen İç Savaşı döneminin araştırılmasının, Yemenli kadınlar ve kadın örgütlenmelerine odaklanarak, Yemenli kadın bir araştırmacı tarafından yürütülmesidir. Giriş ve sonuç haricinde üç bölümden oluşan çalışmada ilk olarak, iç savaş ve kadın örgütlenmeleri ilişkisi üzerinde durulmuştur. İkinci olarak, kuruluşundan günümüze Yemen tarihine değinilerek iç savaş süreci detaylı incelenmiştir. Son olarak, Yemen İç Savaşı'nın kadınlara yansıması ele alınmış ve barış çabalarında Yemenli kadın örgütlenmelerinden örnekler verilmiştir. Yapılan araştırma neticesinde Yemen'de gerek ülke içi ve gerekse de ülke dışı pek çok faktörün istikrarsızlık kaynağı oluşturduğu görülmektedir. Yemen'deki iç savaş durumundan en fazla muzdarip olanların başında Yemenli kadınların geldiği belirlenmiştir. Kadınların bu dezavantajlı konumlarının bertaraf edilmesinde ve ülke genelinde genel bir barış ortamının oluşumunda Yemenli Kadınların Birliği gibi kadın örgütlenmelerinin önemli rolü bulunsa da bunların daha fazla etkiye sahip olmasının yine bu örgütlere destek verilmesinden geçtiği tespit edilmiştir.

BarışKadınlarSavaş+3
Fatma Ibrahim Yassen Mahmoud
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Derin öğrenme ile akciğer seslerinin yüksek doğrulukla sınıflandırılması

Solunum sistemi hastalıklarının erken teşhisi ve tedavisi, hastaların yaşam kalitesini artırmak ve ölüm oranlarını azaltmak açısından büyük önem taşımaktadır. Geleneksel olarak doktorlar, stetoskop kullanarak hastaların akciğer seslerini dinler ve bu seslere dayanarak tanı koyarlar. Ancak bu yöntem subjektif olup tecrübeye bağlıdır. Bu çalışmada, akciğer seslerinin otomatik sınıflandırılması hedeflenmiştir. Farklı filtre türleriyle kaydedilmiş ve çeşitli akciğer hastalıklarına sahip hastalardan alınmış ses dosyaları kullanılmıştır. Sesler, göğüs duvarının çeşitli noktalarından kaydedilmiş ve uzmanlar tarafından tanı konulmuştur. Veri artırma teknikleri kullanılarak (pitch shift ve zaman uzatma), modelin performansı artırılmıştır. Makine öğrenmesi teknikleri ile bu ses dosyalarından elde edilen MFCC özellikleri çıkarılmış ve Bidirectional LSTM (BiLSTM) katmanları içeren bir derin öğrenme modeli ile sınıflandırılmıştır. Bu çalışma, solunum sistemi hastalıklarının erken teşhisinde kullanılabilecek güvenilir ve etkili bir sistem geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bulgular, sağlık profesyonellerine tanı sürecinde yardımcı olabilecek ve hasta bakımında önemli bir ilerleme sağlayabilecek niteliktedir.

Ayşenur Bakay
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Derin öğrenme yöntemleri ile Türkçe el yazısı tanıma

El Yazısı Karakter Tanıma, karakterleri bir görüntü olarak algılayıp bu görüntüleri analiz ederek metin formatında işleyebilen algoritmalar kullanır. Bu teknoloji belgelerin dijitalleştirilmesi ve arşivlenmesi gibi birçok alanda önemli bir rol oynar. Literatürde el yazısı karakter tanıma çalışmaları genellikle İngilizce alfabe ve yaygın olarak kullanılan Latin karakterleri üzerine yoğunlaşmaktadır. Türkçe gibi özel karakterler içeren diller için geliştirilmiş veri setlerinin sınırlı olması bu dillerdeki tanıma sistemlerinin performansını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu çalışmanın hedefi Türk alfabesindeki özel karakterleri içeren veri setleri hazırlayarak el yazısı karakter tanıma alanında literatüre katkı sağlamak ve kendi oluşturduğumuz bir veri seti üzerinde derin öğrenme tekniklerinin başarımını değerlendirmektir. Bu amaçla bir kurumda çalışan 400 kişinin farklı yazım stilleriyle gönüllü olarak doldurduğu belgelerden el yazısı karakterler elde edilerek bir veri seti oluşturulmuş, ardından derin öğrenme tabanlı CNN (Evrişimsel Sinir Ağı) modelleri bu veri setiyle eğitilmiştir. CNN modellerinin test sonuçları karşılaştırıldığında en başarılı modelin %93,86 test başarısına ulaştığı görülmüştür. En başarılı CNN modelininin performansı çeşitli metriklerle değerlendirilmiş ve modelin sınıflandırma başarısı detaylı bir şekilde analiz edilmiştir.

Alperen Uzun
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Derin öğrenme ile kalça protezlerindeki aşınmanın tespiti

Bu çalışma, total kalça protezli hastalarda ameliyat sonrası ve takip radyografilerinden aşınmanın yön ve büyüklüğünü tamamen otomatik ve kullanıcıdan bağımsız biçimde belirleyen bir ölçüm–raporlama çerçevesi sunar. Sistem, femoral baş ve asetabular yuva sınırlarını dairesel parametrelerle modeller; YOLOv5 tabanlı aday bölge üretimi sonrasında kenar tabanlı analiz, Hough-daire ve RANSAC uyumlama adımlarını ardışık biçimde çalıştırarak manuel işaretlemeye gerek kalmadan en uygun daireleri tespit eder. Böylece çekim koşullarındaki değişkenliklere karşın tekrarlanabilir sonuçlar elde edilir ve gözle fark edilmesi güç küçük değişimler dahi standart bir çıktı formatında sayısallaştırılır. Tam otomatik akış, zaman maliyetini ve gözlemciler arası farklılığı belirgin biçimde azaltır. Ölçümlerin piksel tabanlı üretilip büyütme bilgisiyle mm'ye dönüştürülebilmesi, farklı çekimlerden gelen filmlerin güvenilir biçimde karşılaştırılmasını sağlar. Üretilen görseller ve sayısal tablolar, iki zaman noktasını tutarlı şekilde karşılaştırarak başta superior ve medial olmak üzere yönsel aşınma paternlerini açıkça ortaya koyar. Sonuç olarak önerilen sistem, rutin radyografilerle erken uyarı sağlayan, tam otomatik, hızlı ve standartlaştırılmış bir takip aracıdır.

Yahıa Adwan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksel Pazarkaya'nın "Oturma İzni" ile Feridun Zaimoğlu'nun "Siebentürmeviertel" adlı eserlerinin Türk kültür ögeleri bakımından karşılaştırılması

İkinci Dünya Savaşı sonrasında ekonomisini kalkındırmak isteyen Almanya iş gücüne ihtiyaç duymuş ve diğer ülkeler yanında Türkiye ile de 30 Ekim 1961'de işçi göçü anlaşması imzalamıştır. Bu anlaşmanın ardından Almanya'ya resmi olarak işçi göçü başlamıştır. Türkiye'den Almanya'ya giden göçmen işçiler geçici bir süreliğine Almanya'da kalıp, çalışıp ve biraz para biriktirip geri dönmeyi planlamışlardır. Fakat Alman hükümetinin daha sonra bu göçmen işçilere tanıdığı aile birleşimi hakkı sayesinde ailelerini de yanlarına alan Türk göçmen işçiler Almanya'ya tamamen yerleşmeye başlamışlardır. Bu göçmenlerden bazıları, göçmenlerin Almanya'da yaşadıkları sıkıntıları, hissettikleri duyguları ve çektikleri vatan özlemini dile getirmek için kaleme sarılmışlardır. Böylelikle yeni bir edebiyat kolu sayılacak Türk Göçmen Edebiyatı ortaya çıkmış ve Türk göçmen yazarlarının eserleri bu kavram altında ele alınmıştır. Bu çalışmada Türk göçmen işçilerinin Almanya'ya gitmesiyle beraber ortaya çıkan Türk Göçmen Edebiyatı'ndan seçilen birinci ve ikinci kuşak yazarlarının eserlerinde Türk kültürünü yansıtma derecesi incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Çalışmada birinci kuşak yazarı Yüksel Pazarkaya'nın "Oturma İzni" adlı eseri ve ikinci kuşak yazarı Feridun Zaimoğlu'nun "Siebentürmeviertel" adlı eseri ele alınmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde göç; kavramsal, tarihsel, toplumsal ve kültürel açıdan ele alınmıştır. İkinci bölümde ise kültür hakkında bilgi verilmiş ve kültürleme (Enkulturation), kültürleşme (Akkulturation), asimilasyon (Assimilation) ve entegrasyon (Integration) kavramları açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde Almanya'daki Türk Göçmen Edebiyatı'nın oluşumu, tarihsel gelişimi, kuşakları, konuları ve yazarları hakkında bilgi sunulmuştur. Çalışmanın temelini oluşturan son bölümde ise Yüksel Pazarkaya'nın yirmi üç öyküden oluşan "Oturma İzni" adlı öykü kitabı ve Feridun Zaimoğlu'nun "Siebentürmeviertel" adlı romanı Türk kültürünü yansıtan ögeler bakımından analiz edilip karşılaştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Türk Göçmen Edebiyatı, Göç, Göçmen İşçiler, Kültür, Almanya

AlmanyaGöçmen edebiyatıHikaye+7
Damla Hayriye Fazlıoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Other supervisors