Theses supervised by Prof. Dr. Adalet Hazar

10 theses · Başkent University

DoctorateOpen AccessTR

Siyasi tercihlerin portföy seçimine etkileri

Son yıllarda, finans piyasalarında yaşanan anomalilerin artması, rasyonel olmayan yatırımcı tercihlerini ve davranışlarını açıklamada, geleneksel finans teorilerinin yetersiz kalması gibi çeşitli nedenler, uluslararası literatürde davranışsal finans alanında yapılan çalışmaların artmasına neden olmuştur. Ülkemizde bu alanda yapılan çalışma sayısının sınırlı olması, ilgili alana yapılabilecek katkının önemini arttıracağı düşünülmektedir. Literatürde son yıllarda yapılan çalışmalarda, bireysel yatırımcıların heterojen bir şekilde, yatırımlarını çeşitlendirdikleri gözlemlenmiştir. Önceki çalışmalarda ilgili dağılımı etkileyen faktörlerin ise, ağırlıklı olarak makro değişkenler (döviz kurları, faiz oranları, enflasyon vb.) olduğu görülmektedir. 2000'li yıllar itibarıyla yapılan çalışmalarda ise, makro değişkenlerin yerini; kişisel tercihler, değerler ve beklentiler gibi kişisel faktörlerin aldığı görülmektedir. Bireysel yatırımcıların özellikle belirsizlik anlarında, rasyonellikten uzak yöntemlere başvurma nedenleri arasında zihinsel kısa yolların önemli bir etkisinin olduğu düşünülmektedir. Zihinsel kısa yollar; bireysel yatırımcıların portföy seçimi yaparken, akıl yürütmeye başvurmamaları, geçmiş deneyimlere ve ön yargılara bağlı kalarak karar vermelerini ifade etmektedir. Bu anlamda, bilişsel çelişki kavramı da ön plana çıkmaktadır. İlgili kurama göre, yatırımcılar davranışlarını ve düşüncelerini geçmiş değerlerine göre belirlemektedir. Bu değerler; inançlar, tutumlar ve çeşitli gereksinimler olabilmektedir. Zaman içerisinde edinilen deneyimler, çevresel faktörlerin de etkisiyle birlikte, yatırımcıların kişiliğine, dolayısıyla da davranışlarına yön vermektedir. Önceki çalışmalarda incelenen faktörler arasında; yaş, cinsiyet, medeni durum, risk iştahı, deneyimler gibi çeşitli faktörlerin test edildiği gözlemlenmiştir. Çalışmanın ana konusunu oluşturan siyasi tercih faktörünün ise, bireysel yatırımcıların portföy seçimini etkileyen diğer kişisel değişkenlerden olduğu düşünülmektedir. Bireysel yatırımcılara anket uygulanarak siyasi tercih değişkenin, diğer faktörler ve bu bağlamda davranışsal finans kavramları ile olası ilişkisinin tespiti amaçlanmaktadır.

Bilişsel çelişki yöntemiDavranışsal finansPortföy seçimi+4
Oğulcan Arasan
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız denetim, kaliteli finansal tablolar ve finansal performans ilişkisinin analizi –Türkiye örneği

Finansal tablolar günümüzde işletmenin sahipleri, yöneticileri, çalışanları, kredi sağlayanları, müşterileri ve yatırımcıları gibi paydaşları için en önemli bilgi kaynaklarıdır. İşletmenin iç ve dış paydaşlarına doğru bilgilerin sunulması kaliteli finansal tablolarla gerçekleştirilebilmektedir. Kaliteli finansal tablolarının temel dayanağı ise, işletme faaliyetlerinin doğru, şeffaf ve hileden uzak bir şekilde kayıtlara yansıtılıp yansıtılması ile yakından ilgilidir. Bu kapsamda kaliteli finansal tabloların oluşmasında en önemli etkenler arasında denetimin kalitesi ön plana çıkmaktadır. Bu çerçevede denetimin kalitesi ile denetçinin tam bağımsızlığı arasındaki ilişki önem taşımaktadır. Konuya ilişkin literatür taramasında ve sektör tecrübelerinden görüldüğü üzere denetçi bağımsızlığının önündeki en önemli engelin denetçi ile denetlenen işletme arasındaki müşteri ilişkisinin oluşturduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada bağımsız denetime ilişkin Ülkemiz uygulamaları analiz edilmiş, literatürdeki çalışmalar göz önünde bulundurularak kaliteli finansal tabloların elde edilmesinde önemli yere sahip olan denetim yapısının sağlıklı olmasına ilişkin öneriler geliştirilmiştir. Bu önerilerden en önemlisi olan denetlenen işletme ile denetimi yapan taraf arasındaki dengeli ve sağlıklı ilişkinin bağımsız bir otorite tarafından kurulması gerekliliği gerekçeleri ile tartışılmıştır.

Bağımsız denetimDenetimDenetçiler+4
Cengiz Kağan Atlı
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal hizmetlerin dijitalleşmesi sürecinde rekabet hukuku sorunları

Finansal hizmetlerin sunulduğu pazarların dijitalleşmesiyle birlikte, geleneksel aktörler ve geleneksel rekabet dinamikleri tamamen değişmektedir. Geleneksel aktörler olarak bilinen bankalar ve sigorta kuruluşları, yalnızca birbirleriyle değil, dijitalleşmenin meydana getirdiği pek çok farklı sektörde pek çok farklı aktörle rekabet etmektedirler. Dolayısıyla, dijitalleşmenin meydana getirdiği olguların rekabet hukuku anlamında analiz edilmesi ve uygulamadaki problemlerin tespit edilmesi gerekmektedir. Tez kapsamında; dijital finansal hizmetler pazarlarında ortaya çıkan yapısal ve davranışsal rekabetçi endişeler, ağ etkileri, self-preferencing (kendini önceliklendirme) uygulamaları, dijital finans alanındaki yeni aktörler, çok taraflı pazarlar, büyük teknoloji teşebbüsleri (BigTech) ve büyük teknoloji teşebbüslerinin pazar gücünü finansal hizmetler pazarına aktarması, pazara giriş yönündeki engellerin rekabet hukukuna olası etkileri ve geleneksel rekabet hukuku araçlarının finansal hizmetlerin dijitalleşmesi sürecinde ortaya çıkan işbu sorunlarla mücadele etmedeki yetersizliği üzerinde durulacaktır. Tez çalışmasında, FinTech ve FinTech ekosistemindeki rekabetçi endişelerin giderilerek rekabet ortamının tesis edilmesi ve tüketici refahının korunmasının teşvik edilmesi için dinamik, yenilikçi, disiplinler arası ve iş birliğine dayalı bir rekabet hukuku politikasının geliştirilmesi gerekliliğini savunmaktadır. Nitekim; dijital finansal hizmetler pazarındaki dinamikler, serbest piyasanın inisiyatifine bırakılamayacak kadar değerli olup devletin proaktif müdahalesini gerektirmektedir. Anahtar kelimeler: Dijitalleşme, Finansal Hizmetler, FinTech, BigTech, Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması, Açık Bankacılık

Banka hukukuEkonomi hukukuKarşılaştırmalı hukuk+3
Kerem Cankılıç
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
21
Master'sOpen AccessTR

Finansal kırılganlığın dinamikleri ve kırılgan sekizli ülkeleri üzerine bir analiz

Yatırım bankacılığı tarafından, gelişmekte olan ülkelerin risklerine dair bir metodoloji ve erken uyarı sistemi oluşturmak üzere ortaya çıkan kırılgan kavramı ve Kırılgan Beşli sınıflandırması zaman içerisinde iktisadi çevreler tarafından kabul edilerek ve genişletilerek Kırılgan Sekizli halini almıştır. Bu çalışmada ise kırılgan ülkelerin makroekonomik özellikleri araştırılmış ve Türkiye özelinde ekonometrik analiz yöntemiyle ülkelerin kırılganlık skorları ile makroekonomik göstergeleri arasındaki nedensellik ilişkileri incelenmiştir. Bu amaçla 2006 ve 2018 yılları arası Türkiye'nin kırılganlık skoru, büyüme oranı, işsizlik oranı, enflasyon oranı ve ihracatın ithalatı karşılama oranları analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Türkiye için kırılganlık üzerinde işsizlik ve enflasyon oranının etkili olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kırılganlık, Finansal Kırılganlık, Mali Kırılganlık, Makroekonomik Kırılganlık

Ekonomik kırılganlıkFinansal kırılganlıkKırılgan ülkeler+1
Neslihan Şimşek
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mevduat bankalarında MultiMoora Yöntemi ile performans ölçülmesi (2010-2020)

Ekonominin temel yapı taşlarından olan bankacılık sektörü, insanlar arasındaki takas alışverişine dayanan bir alan olduğu görülmektedir. Güven gereksinimi ile ortaya çıkan ve her gün gelişip değişen bu sektör, önce ülkesel bazda modern bankacılık ile temellendirilmiştir. Bankacılık sektörünün Türkiye'de gelişimi ise Osmanlı döneminde yabancı sermayeli bankacılık dönemine dayanmaktadır. Bankacılık sektörünün hem krizlerin temelinde olduğu hem de diğer sektörleri kriz dönmelerinde ayakta gücünün bulunduğu görülmektedir. Çalışmanın amacı sektörde faaliyet gösteren aktif büyüklüğü en büyük 13 bankanın performans ölçümü yapılarak sıralama yapılmaktadır. Çalışmada çok kriterli karar verme yöntemlerinden MULTIMOORA yöntemi kullanılarak çalışmaya dahil edilen aktif büyüklüğü en yüksek 13 bankanın 2010-2020 dönemi verileri ile analiz yapılmaktadır.

Bankacılık sektörüBankalarMevduat bankaları+5
Dilhan Uçar
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik bankacılık ve hukuki boyutu ile banka ve müşteri yükümlülükleri

Dünyada ve ülkemizde internetin kullanımında yaşanan bu gelişmelere bankacılık sektörü tarafından yapılan yatırımlar ve çalışmalar sonucunda hızlı bir şekilde uyum sağlanmış ve bankacılık sektörü de elektronik ticaret uygulamaları içinde yerini almış, hizmetlerini fiziki şubeler dışında internet üzerinden sunmaya başlamıştır. Günümüzde adeta elektronik ve teknoloji denildiğinde akla ilk olarak gelen sektörlerden olan bankacılık sektörü, her geçen gün elektronik ortamda dijital kanallardan sunduğu bankacılık hizmetlerini geliştirmekte ve sunulan bu hizmetlerin çeşitliliğini arttırmaya devam etmektedir. Yaşanan bu gelişmeler kapsamında "elektronik bankacılık hizmetlerini" sağlayan bankaların ve elektronik bankacılık kanallarını kullanan kişilerin maruz kalabilecekleri risklerin ve bu risklerin yükümlülüklerinin taraf menfaatlerine uygun olarak belirlenmesi ve sınırlandırması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, bankacılık sektörü tarafından sağlanan elektronik bankacılık işlemlerinde, müşteri ve banka bilgilerinin gizliliği ve elektronik bankacılık kanallarından yapılan işlem güvenliği gibi konuların banka ve müşteri sorumlulukları yönünden incelenmesidir.

BankacılıkBankacılık sektörüBankalar Kanunu+7
Yusuf Asil Doğruol
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bankacılıkta likidite yaratma ve çeşitlendirme ilişkisi-Türk bankacılık sektörü uygulaması-

Modern finansal aracılık teorisine göre bankalar ekonomide likidite yaratma ve riskleri dönüştürme olmak üzere iki önemli rol üstlenmektedirler. Bankaların birinci rolü, likit olmayan varlıkları likit yükümlülüklere dönüştürerek likidite yaratmaktır. Bu durumda bankanın yükümlülüklerinin varlıklarından daha likit olması likidite uyumsuzluğu yaratacağından banka likidite riski üstlenmektedir. Bankaların ikinci rolü, risksiz mevduatlar ile riskli kredilerin finanse edilerek risklerin dönüştürülmesidir. Finansal aracılar olarak bankaların likidite yaratma rolünün temeli Adam Smith'in 1776 yılında kaleme aldığı "Milletlerin Zenginliği" kitabına kadar dayanmaktadır. Çalışmada bankacılıkta çeşitlendirme ve likidite yaratma teorileri bir araya getirilerek gelir çeşitlendirmesinin likidite yaratma ve dolayısıyla likidite riski üzerine etkisi incelenmiştir. Berger ve Bouwman (2009) likidite yaratma ölçüm metodolojisi takip edilerek Türk Bankacılık Sektörü'nün yarattığı likidite ve likidite riski ölçümlenmiş, bankaların gelir çeşitlendirmesi düzeyleri ile likidite riski arasındaki ilişki ortaya konulmuştur. 2006-2020 dönemini kapsayan çalışmada kurulan hipotezler kapsamında orta ölçekli banka ile yerli sermayeli banka grubunda gelir çeşitlendirmesi ve likidite yaratma arasında negatif yönlü, anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca çalışmada öne çıkan bir diğer önemli bulgu, banka sermayesi ile banka likidite yaratma arasındaki ilişkinin banka büyüklüğüne göre farklılık göstermesidir.

BankacılıkBankacılık sektörüLikidite+3
Bade Ekim Kocaman
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
DoctorateOpen AccessTR

Yolsuzluk ve iktisadi büyüme arasındaki ilişkinin analizi-ülke örnekleri

"Yolsuzluk" kavramı iktisadi büyümeyi etkileyen faktörlerden biri olarak hem gelişmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde karşımıza çıkmaktadır. Son yirmi, otuz yılda yolsuzluk birçok ülkede, özellikle ekonomi üzerinde ciddi etkilerinin olduğu gelişmekte olan ülkelerde göze çarpan bir sorun haline gelmiştir. Bu araştırmanın amacı ekonomik bireylerin yolsuzluk algılarının iktisadi büyüme ile olan ilişkilerinin analiz edilmesidir. Araştırma amaçları doğrultusunda söz konusu ilişkinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmiştir. Bu bağlamda Dünya Bankası ülke sınıflaması kapsamında gruplandırılan 25 gelişmekte olan ülke ve 23 gelişmiş ülke için 2009-2020 yılları arasında yıllık frekanstaki veriler kullanılarak panel veri analizi çerçevesinde çözümlemeler yapılmıştır. Panel veri analizi hem belirtilen dönemi hem de covid öncesi dönemi kapsayacak şekilde ayrı ayrı yapılmıştır. İktisadi büyüme için kullanılan gayri safi yurtiçi hasıla değişkeni bağımlı değişken olup yolsuzluk olarak kullanılan yolsuzluk algı endeksi değişkeni ise bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Doğrudan yabancı yatırımlar, enflasyon olarak alınan tüketici fiyat endeksi ve dış ticaret hacmi değişkenleri ise açıklayıcı değişkenler olarak kullanılmıştır. Demokrasi endeksi ve siyasi istikrar endeksi değişkenleri ise 3 ayrı model olarak kurgulanan analizde bağımsız değişken olarak ele alınmıştır.

Ekonomik büyümePanel veri modelleriSiyasal istikrar+1
Nil Çağlar Bektaş
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk bankacılık sektörü'nde sermaye yeterliliği düzenlemeleri ve mevduat bankalarının sermaye yeterliliklerinin analizi

Dünyada hızla gelişen, globalleşmenin etkisiyle bankacılık sektöründe dönem dönem yeni kurallar ortaya çıkmaktadır. Bu yeni kurallar doğal olarak bankacılık sektörünü ilgilendirmektedir. Dünyadaki bu gelişimin yansımalarını ülkemiz bankacılık sektöründe görmek mümkündür. Ülkemizde 1980'li yıllardan itibaren geçilen serbest piyasa ekonomisi düzeninden sonra, 2000 yılı sonrasında krizler yaşanmış, buna bağlı olarak bankaların hem finansal yapılarında hem de organizasyonlarında değişiklikler olmuştur. 1980 yılından sonra finans sektöründe uygulanmaya başlanılan serbestleşme ile gelişen Türkiye ekonomisinde yeni düzenlemelere gidilmiş, aynı zamanda yabancı sermaye girişi de artmıştır. Çünkü yapılan düzenlemeler, gelişmiş ülke piyasalarındaki benzer düzenlemelere uyumlu hale getirilmeye başlanılmıştır. Düzenleme sonrasında yabancı sermayeli bankalar ülkemizdeki bankacılık sektörünü karlı bir alan olarak görmüşlerdir. Bankacılık sektöründe faaliyette bulunan bankalar, yasal düzenlemeler çerçevesinde fonksiyonlarını yerine getirmektedir. Bankacılık sektöründe önemli bir yeri olan mevduat bankalarının aktif büyüklükleri, faaliyet hacmine ve stratejilerine göre değişiklik gösterir. Ülke ekonomileri açısından tartışılmaz öneme sahip olan bankaların finansal yapılarının bozulmasını engellemek, olası kriz ortamlarında daha direnç gösterebilmelerini sağlamak amacıyla Basel Standardı geliştirilmiştir. 1988 yılında hazırlanan Basel I düzenlemeleri birçok ülkede benimsenmiştir. Basel I standardına göre Sermaye Yeterlilik Rasyosu hesaplamasında kredi riskini dikkate almıştır. 2004 yılı itibari ile bazı düzenlemeler yapılarak Basel II standartları oluşturulmuş ve Sermaye Yeterlilik Rasyosu hesaplamalarına operasyonel risk de dahil olmuştur. Bankacılık sektöründe daha önce yaşanan ve halen de dönem dönem yaşanmaya devam eden krizlerin tekrarlanmaması için Basel komitesi düzenlemelerinde sürekli iyileştirilmeye gidilmektedir. Türk Bankacılık Sektörü'nde de bu düzenlemelerle birlikte risk kontrolleri farklı boyut kazanmaya başlamıştır. Bu çalışmanın amacı sermaye yeterliliği konusunda Basel Komitesinin çalışmalarının incelenmesi ve Türk Bankacılık Sisteminin yapılan değişiklikler doğrultusunda mevduat bankalarının sermaye yeterliliğinin detaylı olarak değerlendirilmesidir. Anahtar Kelimeler: Sermaye Yeterlilik Rasyosu, Mevduat Bankaları, Türk Bankacılık Sektörü

Bankacılık sektörüBankalarMevduat bankaları+2
İpek Kına
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılıkta kredi riski ve Türk bankacılık sektörünün kredi riski görünümü

Bankacılık bir sanat ismi ile tanımlanabilseydi bu sanatın adı herhalde "Risk Yönetme Sanatı" olurdu. Risk yönetimi, küreselleşme, pazar sayısının ve ürün çeşitliliğinin artması nedeniyle bankalar için vazgeçilmez bir fonksiyon haline gelmiştir. Bankaların geleneksel olarak karşı karşıya kaldığı en önemli risk türü kredi riskidir. Tezimizin amacı, bankaların ne tür kredi riskleri ile karşı karşıya kaldıklarını, bu riski ölçmek, yönetmek ve azaltmak için ne tür uygulamalar geliştirdikleri, denetim otoritelerinin ne tür düzenlemeler yaptıklarını ve Türk Bankacılık sektörünün kredi riski görünümünü ortaya koymaktır. Tez çalışmamızda kredi riskinin tanımı, kredi riskinin yönetim araçları, Basel düzenlemeleri, Türk Bankacılık Sektörünün kredi riski görünümü, TFRS 9 düzenlemesi ve Türk Bankacılık Sektörüne etkisi incelenmiştir. Tezimizin uygulama bölümünde, sektörün son 12 yıllık verileri karşılaştırmalı olarak oran analizi kullanılarak incelenmiş ve Türk Bankacılık Sektörünün, risklerdeki artış, finansal krizler ve düzenleyici otoritenin sıkı düzenlemelerine rağmen, güçlü sermaye yapısı, kârlılık rakamları ve BDDK'nın etkin yönetimi sayesinde finansal dalgalanmalardan en az hasarla çıkmayı başardığı sonucuna varılmıştır.

BankacılıkBankacılık sektörüKredi riski+3
Özgür Erdal Özbek
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10

Other supervisors