Theses supervised by Prof. Dr. Ayşe Sibel Türküm

10 theses · Anadolu University

Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterlik algılarının mizah tarzları ve süpervizyon yaşantıları açısından incelenmesi

Bu araştırmada, psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterliklerinin mizah tarzları ve süpervizyon yaşantıları açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterlikleri; mizah tarzları, oturum sayıları, süpervizyon niceliğinden (alınan süpervizyon sayısından) duydukları memnuniyet, süpervizyon niteliğinden duydukları memnuniyet, danışan olarak bulundukları psikolojik danışma yaşantısı, kişisel-mesleki gelişim deneyimleri, cinsiyet ve akademik başarı değişkenleri açısından incelenmiştir. Psikolojik danışman adaylarının mizah tarzlarının cinsiyete ve akademik başarıya göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığına da bakılmıştır. Son olarak bu çalışmada psikolojik danışma öz-yeterliklerinin mizah tarzları, oturum sayıları, süpervizyon niceliğinden duyulan memnuniyet, süpervizyon niteliğinden duyulan memnuniyet, danışan olarak bulunulan psikolojik danışma yaşantısı, kişisel-mesleki gelişim deneyimi, cinsiyet ve akademik başarı değişkenleri tarafından yordanması araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2013-2014 Öğretim Yılında Anadolu Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programlarının son sınıflarında örgün öğrenim gören 285 üniversite öğrencisinden (207 kadın, 79 erkek) oluşmaktadır. Araştırmanın verileri "Psikolojik Danışma Öz-Yeterlik Ölçeği", "Mizah Tarzları Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen bilgilerin çözümlenmesinde paket program kullanılmıştır. Verilerin analizi sırasında betimleyici istatistikler, İki Yönlü ANOVA, Tek yönlü ANOVA ve bağımsız örneklem t testi kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda bağımsız değişken düzeyleri arasında gözlenen farklılıkların kaynağını bulmak için Tukey Çoklu Karşılaştırma testi gerçekleştirilmiştir. Korelasyon katsayısı ve adımsal regresyon analizi de yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre mizah düzeyleri yüksek olan psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterliklerinin, mizah düzeyleri düşük olan psikolojik danışman adaylarına göre anlamlı biçimde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Oturum sayısına göre psikolojik danışma öz-yeterliği incelendiğinde de oturum sayısı arttıkça psikolojik danışma öz-yeterliğinin de yükseldiği görülmüştür. Süpervizyon niceliğinden duyulan memnuniyet açısından incelendiğinde alınan süpervizyon sayısından duyulan memnuniyet arttıkça psikolojik danışma öz-yeterliğinin de anlamlı derecede yükseldiği sonucuna ulaşılmıştır. Süpervizyon niteliğinden duyulan memnuniyet arttıkça da psikolojik danışma öz-yeterliğinin anlamlı derecede yükseldiği görülmüştür. Psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterliği ile kişisel-mesleki gelişim deneyimleri arasındaki ilişki de anlamlı bulunmuştur. Danışan olarak bulundukları psikolojik danışma yaşantısı, cinsiyet ve akademik başarı değişkenlerine göre psikolojik danışma öz-yeterlikleri arasında ise anlamlı farklılıklar görülmemektedir. Psikolojik danışman adaylarının mizah tarzları cinsiyete ve akademik başarıya göre incelendiğinde ise sadece saldırgan mizah tarzında erkek psikolojik danışman adaylarının lehine anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Erkek psikolojik danışman adaylarının kadın psikolojik danışman adaylarına göre saldırgan mizah tarzını kullanma düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Cinsiyet ve akademik başarıya göre kendini geliştirici, katılımcı ve kendini yıkıcı mizah tarzlarının; akademik başarıya göre ise saldırgan mizah tarzının anlamlı olarak farklılaşmadığı görülmüştür. Son olarak süpervizyon niceliğinden duyulan memnuniyetin, mizah tarzlarından kendini geliştirici mizah tarzının ve kişisel-mesleki gelişim deneyiminin psikolojik danışma öz-yeterliğinin anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur. Diğer taraftan oturum sayısı, süpervizyon niteliğinden duyulan memnuniyet, danışan olarak bulunulan psikolojik danışma yaşantısı, cinsiyet ve akademik başarı değişkenlerinin psikolojik danışma öz-yeterliğini yordamadığı saptanmıştır.

Mesleki gelişmeMizahPsikolojik danışma+5
Begüm Satıcı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının özgünlük düzeyleri ve aldıkları süpervizyon açısından incelenmesi

Bu araştırmada, psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının özgünlük düzeyleri ve aldıkları süpervizyon açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algıları; özgünlük düzeyleri, cinsiyetleri, meslekte çalışma konusunda kararlılıkları, daha önceden danışan olarak psikolojik yardım almaları, alınan süpervizyonun türü, alınan süpervizyonun biçimi ve alınan süpervizyonun niteliği değişkenleri açısından incelenmiştir. Psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının, özgünlük, psikolojik danışman olarak çalışma, cinsiyet, alınan süpervizyonun niteliği, alınan süpervizyonun türü ve daha önce psikolojik yardım alma değişkenleri tarafından yordanması da incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi Anadolu Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programı son sınıf öğrencilerinden oluşan 298 psikolojik danışman adayından oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, "Kendini Sabotaj Ölçeği", "Özgünlük Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" aracılığıyla elde edilmiştir. Verilerin analizi; betimsel istatistiksel verilerin çözümlenmesi tek ve çift yönlü varyans analizi ve adımsal regresyon analizi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının özgünlük düzeylerine göre anlamlı biçimde farklılaştığını göstermiştir. Psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının daha önceden psikolojik yardım alıp almamalarına, psikolojik danışman olarak çalışma konusundaki kararlılıklarına, aldıkları süpervizyonun türüne ve biçimine göre ise anlamlı düzeyde farklılaşmadığı ortaya çıkmıştır. Regresyon analizi sonucunda psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının, özgünlük, alınan süpervizyonun niteliği ve meslekte çalışma konusundaki kararlılık değişkenleri tarafından anlamlı bir şekilde yordandığı bulunmuştur. Regresyon analizi sonucunda toplam varyansın %19'u özgünlük, %2'si algılanan süpervizyon niteliği ve %1'i de psikolojik danışman olarak çalışma konusundaki kararlılık değişkeni tarafından açıklanmıştır.

AlgıKendini sabotajPsikolojik danışma+5
Mehmet Sarıçalı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların kültürel duyarlılık algılarının demografik ve mesleki değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın üç ana amacı bulunmaktadır. İlki, psikolojik danışmanların kültüre duyarlı psikolojik danışma sürecindeki kültürel duyarlılık algılarını değerlendirmek için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. RESPECFUL Model unsurları ve APA çokkültürlülük tanımı ölçek maddelerinin yazımında kullanılmıştır. Bu çalışmanın ikinci amacı, psikolojik danışmanların kültürel duyarlılık algılarını cinsiyet, mezuniyet düzeyi, mesleki kıdem, bulundukları bölgedeki çalışma süresi açısından araştırmaktır. Çalışmanın son amacı, psikolojik danışmanların kültüre duyarlı psikolojik danışma kavramı ile ilgili eğitim yaşantıları, psikolojik danışma süreçleri ve danışan profillerini incelemektir. Ayrıca, RESPECTFUL Model ve APA ışığında İçerik Analizi yoluyla farklı kültürel özellikteki danışanlarıyla çalışırken karşılaştıkları mevcut zorluklar ve karşılaşacaklarını öngördükleri olası zorlukları incelemek amaçlanmıştır. Birinci, ikinci ve üçüncü amaçla ilgili çalışmalar ve bu çalışmaların sonuçları, Çalışma I, Çalışma II ve Çalışma II adlı üç ana bölümde sunulmuştur. Çalışma I kapsamında, Kültürel Duyarlılık Algıları Ölçeği (KPYAÖ) adlı beşli Likert tipi bir ölçek geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme süreci, Türkiye'nin farklı bölgelerinden 322 gönüllü psikolojik danışmanın katılımıyla 2014 yılı Ocak ve Aralık ayları arasında gerçekleştirilmiştir. Açımlayıcı Faktör Analizi sonucuna göre, iki faktörlü ve 26 maddeden oluşan bir ölçek ortaya çıkmıştır. Madde içerikleri ve alanyazın ışığında, ölçeğin faktörleri kültürel farklılıklara açıklığı işaret eden Faktör 1 ve danışanla kültürel benzerlik aramayı işaret eden Faktör 2 olarak adlandırılmıştır. Faktör analizi sonuçları, maddelerin toplamının toplam varyansın % 67.7'sini açıkladığın göstermektedir. Ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayıları ilk faktör için .98, ikinci faktör için .79 ve tüm ölçek için .95 olarak hesaplanmıştır. KDAÖden alınan yüksek puan, yüksek kültürel duyarlılık algısını işaret etmektedir. Elde edilen istatistiksel değerler, KDAÖnün psikolojik danışmanların kültüre duyarlı psikolojik danışma sürecinde kültürel duyarlılık algılarını ölçmede geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir. Çalışma II'de, psikolojik danışmanların kültürel duyarlılık algıları cinsiyet, mezuniyet düzeyi, mesleki kıdem ve bulundukları bölgedeki çalışma süresine göre incelenmiştir. Lisansüstü derecesine sahip psikolojik danışmanların kültürel duyarlılık algıları lisans mezunu psikolojik danışmanların kültürel duyarlılık algılarından anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Ayrıca, Çalışma II'deki diğer demografik özelliklerin anlamlı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi sonuçlarına göre, mezuniyet düzeyi kültürel duyarlılık algılarının yordayıcısıdır. Öte yandan, cinsiyet, mezuniyet düzeyi, mesleki kıdem ve bulundukları bölgede çalışma süresinin psikolojik danışmanların kültürel duyarlılık algılarının yordayıcısı olmadıkları bulunmuştur. Çalışma III kapsamında, psikolojik danışmanlardan veri toplamak için Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Psikolojik danışmanların kültüre duyarlı psikolojik danışma kavramı ile ilgili eğitim yaşantıları, psikolojik danışma süreçleri ve danışan profilleri çalışmanın bu kısmında incelenmiştir. Ayrıca, çalışmanın bu kısmında kültürel özellikleri farklı danışanlarıyla çalışırken karşılaştıkları mevcut zorluklar ile karşılaşacaklarını öngördükleri olası zorluklar İçerik Analizi yoluyla incelenmiştir. İçerik Analizinde RESPECTFUL Model unsurları ve APA çokkültürlülük tanımı kullanılmıştır. Mevcut zorluklar, aile, cinsiyet, cinsel kimlik, dil, din, etnik köken, farklı değer yargıları, sosyoekonomik düzey ve toplumsal cinsiyet olarak sınıflandırılmıştır. Aile, cinsiyet, cinsel kimlik, dil, din, etnik köken/ ırk, farklı değer yargıları ve toplumsal cinsiyet de olası zorluk unsurlarıdır. Anahtar Sözcükler: Algı, Kültüre duyarlı psikolojik danışma, Kültürel duyarlılık, Ölçek, RESPECTFUL model.

KültürKültürel duyarlılıkKültürlerarası duyarlılık+3
Neslihan Güçlücan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Travma yaşamış üniversite öğrencilerinin benlik saygıları ve travma sonrası büyüme düzeyleri arasındaki ilişkide stresle başa çıkmanın aracılık rolü

Bu çalışmanın iki temel amacı bulunmaktadır. İlki travma yaşamış üniversite öğrencilerinin benlik saygıları ve travma sonrası büyüme düzeyleri arasındaki ilişkide problem, sosyal destek ve kaçınma odaklı başa çıkmanın aracılık rolünü test etmektir. İkinci amacı ise travma sonrası büyüme düzeyi yüksek üniversite öğrencilerinin travma ile başa çıkma yollarını ve travma sonrası büyümeyi yaşamlarının hangi alanlarında deneyimlediklerini ortaya koymaktır. Karma modelde desenlenen bu araştırmada açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Çalışmanın nicel verileri Travma Sonrası Büyüme Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla travma sonrası büyüme düzeyi yüksek öğrencilerden toplanmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda 763, nitel boyutunda ise 12 öğrenciden veri toplanmıştır. Çalışmanın nicel verileri IBM SPSS ve AMOS Graphics programları aracılığıyla ve yapısal eşitlik modeliyle analiz edilmiştir. Ayrıca dolaylı etkinin anlamlılığını test etmek için bootstrapping işlemi kullanılmıştır. Nitel veriler ise NVIVO 11 programı aracılığıyla içerik analiziyle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin benlik saygıları ve travma sonrası büyüme düzeyleri arasındaki ilişkide problem ve kaçınma odaklı başa çıkmanın kısmi aracılık ettiği sonucu elde edilmiştir. Sosyal destek odaklı başa çıkmanın ise benlik saygıları ve travma sonrası büyüme düzeyleri arasındaki ilişkiye aracılık etmediği gözlenmiştir. Bootstrapping işlemi sonrasında ise dolaylı etkilerin anlamlı olduğu sonucu gözlenmiştir. Araştırmanın nitel bulgularına göre travma sonrası büyüme düzeyi yüksek üniversite öğrencilerinin travma ile başa çıkmada kullandıkları yollar problem, sosyal destek, kaçınma odaklı ve dine sığınarak başa çıkma olarak ortaya çıkmıştır. Travma sonrası büyüme düzeyi yüksek üniversite öğrencilerinin travma sonrası büyüme yaşadıkları alanlar inanç sistemi, insan ilişkileri ve kendilik algısında değişim olarak ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Travma sonrası büyüme, Stresle başa çıkma yolları, Benlik saygısı, Karma Yöntem, Yapısal Eşitlik, Bootsrapping, Üniversite Öğrencileri

Başa çıkmaBenlik saygısıBüyüme+7
Fatma Dilek Tel
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının özyeterlikleri ile kültüre duyarlılıkları, cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışmada, psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma özyeterlikleri ile kültüre duyarlı psikolojik danışma yeterlikleri, cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 Eğitim- Öğretim Yılında Türkiye'de 14 devlet üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik örgün Lisans programlarının son sınıflarında öğrenim gören 431 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Psikolojik Danışma Özyeterlik Ölçeği, Kültüre Duyarlılık Algıları Ölçeği, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği, Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkiler yapısal eşitlik modeliyle analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma özyeterlikleri psikolojik danışma uygulaması öncesi aldıkları mesleki derslere ve psikolojik danışma uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerine göre farklılaşmaktadır. Kültüre duyarlı psikolojik danışma dersi almış olanların psikolojik danışma özyeterlikleri, dersi almayanlarınkinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Yapısal eşitlik modeli bulguları psikolojik danışman adaylarının cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalığının psikolojik danışma özyeterliğini yordamasında kültüre duyarlı psikolojik danışma yeterliğinin kısmi aracılık rolüne sahip olduğunu yansıtmıştır. Psikolojik danışman adaylarının cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalıklarının kültüre duyarlı psikolojik danışma yeterlikleri aracılığıyla psikolojik danışma özyeterliğini yordamasındaki dolaylı etkilerin anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilinçli farkındalıkCinsel kimlikDanışmanlar+7
Fuad Bakioğlu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin psikolojik iyi oluşlarının problemli internet kullanımı ve bazı demografik değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin psikolojik iyi oluşlarının cinsiyete, interneti temel kullanım amacına, günlük internet kullanım süresine, internetin en sık kullanıldığı zaman dilimine, öğrenim görülen alana, barınma biçimine, internete en sık bağlanılan yere ve problemli internet kullanımına göre anlamlı şekilde farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Ayrıca üniversite öğrencilerinin psikolojik iyi oluşlarının problemli internet kullanımı, cinsiyet, internet kullanım amacı, günlük internet kullanım süresi ve internetin en sık kullanıldığı zaman dilimi değişkenleri tarafından yordanıp yordanmadığı incelenmiştir. Veri grubundan interneti problemli kullanan üniversite öğrencileri belirlenerek bu öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarının cinsiyete, interneti temel kullanım amacına, günlük internet kullanım süresine, internetin en sık kullanıldığı zaman dilimine ve öğrenim görülen alana göre anlamlı şekilde farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. İnterneti problemli kullanan üniversite öğrencilerinin psikolojik iyi oluşlarının problemli internet kullanımı, cinsiyet, internet kullanım amacı, günlük internet kullanım süresi ve internetin en sık kullanıldığı zaman dilimi değişkenleri tarafından yordanıp yordanmadığı incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2012-2013 Öğretim Yılında Anadolu Üniversitesinin örgün programlarında öğrenim gören 1927 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri ?Psikolojik İyi Oluş Ölçeği?, ?Problemli İnternet Kullanım Ölçeği? ve ?Kişisel Bilgi Formu? ile elde edilmiştir. Verilerin analizi sırasında betimleyici istatistikler, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon katsayısı ve adımsal regresyon analizi kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda bağımsız değişken düzeyleri arasında gözlenen farklılıkların kaynağını belirlemek için Scheffe çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Araştırma bulguları kız öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarının erkeklerin psikolojik iyi oluşlarından anlamlı biçimde daha yüksek olduğunu yansıtmıştır. Temel kullanım amacı açısından interneti bilgi edinme amaçlı kullananların psikolojik iyi oluşlarının interneti eğlence ve iletişim amaçlı kullananların psikolojik iyi oluşlarından anlamlı biçimde daha yüksek olduğu görülmüştür. İnterneti en sık gündüz kullananların psikolojik iyi oluşlarının interneti en sık akşam ve en sık gece kullananların psikolojik iyi oluşlarından anlamlı biçimde daha düşük olduğu görülmüştür. Teknik bilimler alanında öğrenim gören üniversite öğrencilerinin sosyal bilimler ve fen bilimleri alanlarında öğrenim gören üniversite öğrencilerinden anlamlı biçimde daha yüksek psikolojik iyi oluşa sahip olduğu saptanmıştır. İnterneti problemli kullanan üniversite öğrencilerinin psikolojik iyi oluşlarının interneti problemsiz kullanan öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarından anlamlı biçimde daha düşük olduğu bulunmuştur. Ayrıca üniversite öğrencilerinin günlük internet kullanım süresine, barınma biçimine ve internete en sık bağlanılan yere göre psikolojik iyi oluşlarının anlamlı biçimde farklılaşmadığı görülmüştür. Adımsal regresyon analizi sonucunda problemli internet kullanımı, cinsiyet, internetin en sık kullanıldığı zaman dilimi ve internet kullanım amacının psikolojik iyi oluşun anlamlı yordayıcıları oldukları bulunmuştur. İnterneti problemli kullanan üniversite öğrencilerinden kız öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarının erkeklerin psikolojik iyi oluşlarından anlamlı biçimde daha yüksek olduğu saptanmıştır. İnternetin günlük kullanım süresine göre interneti problemli kullanan öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarının anlamlı biçimde farklılaştığı görülmüştür. İnterneti temel kullanım amacına, internetin en sık kullanıldığı zaman dilimine ve öğrenim görülen alana göre interneti problemli kullanan üniversite öğrencilerinin psikolojik iyi oluşlarının anlamlı farklılıklar göstermediği bulunmuştur. Adımsal regresyon analizi sonucunda problemli internet kullanımı ve cinsiyetin interneti problemli kullanan üniversite öğrencilerinin psikolojik iyi oluşlarının anlamlı yordayıcıları olduğu, interneti temel kullanım amacı, internetin en sık kullanıldığı zaman dilimi ve günlük internet kullanım süresinin ise anlamlı yordayıcıları olmadığı bulunmuştur. Bulgular psikolojik iyi oluş literatürü temel alınarak yorumlanmış ve gelecek araştırmalar için bazı önerilerde bulunulmuştur.

Cinsel kimlikDemografik değişkenlerEğitim psikolojisi+4
Muhammet Fatih Yılmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergenlerde problemli internet kullanım davranışları ile yakın sosyal çevre sorunları ve içe / dışa yönelim sorunları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışmada, ergenlerin problemli internet kullanım davranışları ile yakın sosyal çevre sorunları ve içe yönelim / dışa yönelim sorunları arasındaki ilişkileri kapsayan farklı yapısal modeller önerilmiş ve bu modellerden değişkenler arasındaki ilişkileri açıklayan en iyi modeli belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma, Eskişehir'de bulunan, farklı türden 16 ortaöğretim kurumunda öğrenim gören 882(Kız:457, Erkek:425) öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Ölçme aracı olarak, Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği, Çok Boyutlu Ergen Değerlendirme Ölçeği, Kısa Semptom Envanteri ve Riskli Davranışları Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada yapısal eşitlik modeli analizleri, bootstrapping işlemi ve cinsiyet değişkenine göre ölçme değişmezliği analizi yapılmıştır. İstatistiksel olarak en iyi değer veren modelin, ergenlerde problemli internet kullanımı ile içe yönelim / dışa yönelim sorunları arasındaki ilişkide yakın sosyal çevre sorunlarının kısmi aracı rolünün bulunduğunu belirten model olduğu saptanmıştır. Bu modele göre, problemli internet kullanımının ergenlerin okul, aile ve arkadaş ilişkilerini kapsayan yakın sosyal çevresiyle sorunların oluşmasına yol açtığı, bunun sonucunda ise ergenlerde içe yönelim ve dışa yönelim sorunlarının oluştuğu belirlenmiştir. Bulgular, ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılarak, aracı değişken olan yakın sosyal çevre ilişkilerinin geliştirilmesi bağlamında, psikolojik danışmanlara, ebeveynlere, eğitimcilere öneriler sunularak, gelecekte yapılacak olan araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

DışsallaştırmaErgenlerLise öğrencileri+6
Erdal Başdaş
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluşlarını açıklamaya yönelik model sınaması: Utangaçlık, benlik saygısı, yalnızlık ve algılanan sosyal desteğin etkileri

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluşları ile utangaçlık, benlik saygısı, yalnızlık ve sosyal destek algıları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma Anadolu Üniversitesi'nin çeşitli fakültelerinde öğrenim gören 454'ü kadın (%55.3), 367'si erkek (%44.7) olmak üzere toplam 821 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ölçme aracı olarak Pozitif-Negatif Duygu Durum Ölçeği, Yaşam Doyum Ölçeği, Utangaçlık Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, UCLA Yalnızlık Ölçeği ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın analizleri yapısal eşitlik modeliyle gerçekleştirilmiştir. Yapısal eşitlik modellerindeki dolaylı etkilerin anlamlığını test etmek amacıyla bootstrapping analizi de yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre benlik saygısı ve algılanan sosyal desteğin üniversite öğrencilerinin utangaçlıkları ile öznel iyi oluşları arasında tam aracılık yaptıkları belirlenen modelin (Model 4) en iyi yapısal eşitlik modeli olduğu belirlenmiştir. Bu modelde ayrıca benlik saygısı ve algılanan sosyal desteğin üniversite öğrencilerinin yalnızlıkları ile öznel iyi oluşları arasında da tam aracılık yaptıkları saptanmıştır. Benlik saygısının utangaçlık, yalnızlık ve algılanan sosyal desteğin aracılığı ile öznel iyi oluşu etkilemesine yönelik geliştirilen en tercih edilebilir modelde (Model 7) ise algılanan sosyal destek ve yalnızlığın üniversite öğrencilerinin benlik saygısı ile öznel iyi oluşları arasında kısmi aracılık yaptıkları belirlenmiştir. Bootstrapping analizi sonuçlarında ise dolaylı etkilerin anlamlı olduğu bulunmuştur. Araştırmanın bulguları ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

Algılanan sosyal destekBenlik saygısıUtangaçlık+4
Muhammet Fatih Yılmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının problem çözme becerileri ve mesleki öz-yeterlik algılarının özerklik, süpervizyon yaşantıları ve meslek etiği ile ilişkilerinin incelenmesi

Bu araştırmada psikolojik danışman adaylarının problem çözme becerisi ve psikolojik danışma öz-yeterlik algılarının cinsiyete, süpervizyonun gerçekleştirilme biçimine, bireysel psikolojik danışma uygulamasını gerçekleştirdikleri danışan ve oturum sayısına, süpervizyona ilişkin memnuniyete ve meslek etiği ile ilgili ek öğrenme yaşantıları olup olmamasına göre incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca psikolojik danışman adaylarının problem çözme becerilerinin yordayıcıları da araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'deki sekiz devlet üniversitesinde öğrenim gören 258 Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Problem Çözme Becerileri Envanteri, Psikolojik Danışma Öz-Yeterlik Ölçeği, Otonomi Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılarak veri toplanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklemler t testi, tek yönlü varyans analizi ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Bulgular psikolojik danışman adaylarının problem çözme becerilerinin cinsiyete, süpervizyon biçimine, danışan ve oturum sayısına, süpervizyondan duyulan memnuniyete ve meslek etiği ile ilgili ek bir öğrenme yaşantısı olup olmamasına göre anlamlı biçimde farklılaşmadığını ortaya koymuştur. Diğer yandan psikolojik danışma öz-yeterlik algısının ise cinsiyete, süpervizyondan duyulan memnuniyete ve meslek etiği ile ilgili ek öğrenme yaşantılarının olup olmamasına göre anlamlı biçimde farklılaştığı görülmüştür. Son olarak problem çözme beceri algısı psikolojik danışma öz-yeterlik algısı tarafından anlamlı biçimde yordanırken özerklik algısı, cinsiyet, süpervizyon biçimi ve meslek etiği ile ilgili ek öğrenme yaşantılarınca anlamlı biçimde yordanmamıştır.

Meslek ahlakıMesleki yeterlilikProblem çözme becerisi+5
Uğur Şeker
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

The effect of emotion regulation program on early adolescents' emotion regulation strategies

The aim of this study is to investigate the efficacy of Emotion Regulation Program on adolescents' ER strategies and their mood. A three groups (experiment, plasebo, control) and three measurements (pre-test, post-test and follow up) quasi-experimental design (3x3) was used. Among 35 participants 7 females 5 males were assigned to experimental group, 7 females 5 males to plasebo group and 7 females 4 males to control group. Emotion Regulation Questionnaire for Adolescents and Positive-Negative Affect Schedule were used as measures of the study. The data was analyzed by non-parametric statistics. In-group comparisons showed that the intervention program is significantly effective in experimental group through increasing adaptive internal and external ER strategies and decreasing maladaptive internal ER strategies. However, according to the between groups comparison results, the ER program did not contribute to a significant change in adolescents' ER strategies. It is also found that the intervention program did not significantly change positive and negative affect of participants.

Emotion regulationAffectiveAdolescents+3
Zübeyde Ender Sarıçalı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2020
22

Other supervisors