Theses supervised by Prof. Dr. Bilge Başakcı Çalık
12 theses · Pamukkale University
Romatoid artrit'li bireylerde sarkopeni varlığının incelenmesi: karşılaştırmalı bir çalışma
Çalışmamızın amacı Romatoid Artrit'li (RA) bireylerde sarkopeni sıklığını araştırmak ve RA'in fonksiyonel yetersizlikler, hareketten kaçınma korkusu, psikososyal durumlar ve yaşam kalitesi üzerine etkisini sağlıklı bireylerle karşılaştırarak incelemektir. Çalışmaya yaş ortalaması 54,88±7,55 yıl olan 25 RA'lı birey ve 53,92±7,66 yıl olan 25 sağlıklı birey dahil edildi. Demografik veriler kaydedildikten sonra sarkopeni sıklığı; Bio-İmpedans (BEA) cihazı ile yağsız kas kütlesi, 4 metre yürüme hızı testi ile fonksiyonel performans, el dinamometresi ile kavrama kuvveti ölçülerek değerlendirildi, ayrıca diz ekstansiyon (quadriceps kas gücü) kuvveti de manuel kas ölçüm cihazı ile ölçüldü. Tüm bireylerin fonksiyonel durumları Sağlık Değerlendirme Anketi (SDA) ile, korku-kaçınma davranışları Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ), biyopsikososyal durumları Bilişsel Egzersiz Terapi Yaklaşımı Ölçeği (BETY-BÖ) ile, yaşam kaliteleri Kısa-Form 36 (KF-36) ile incelendi. Çalışmamızda RA'lı bireylerin sarkopeni sıklığının %28 olduğu bulundu. RA'lı ve sağlıklı bireyler vücut kompozisyonu, fiziksel performans ve kas kuvveti açısından karşılaştırıldığında; iskelet kası kütlesi (p=0,004), iskelet kası kütlesi indeksi (p=0,011), yürüme hızı (p=0,000), sağ el (p=0,000) ve sol el kavrama kuvveti (p=0,000), sağ diz (p=0,001) ve sol diz ekstansiyon kuvveti (p=0,000) açısından sonuçların sağlıklı grup lehine anlamlı olduğu görüldü. RA'lı ve sağlıklı bireyler korku kaçınma davranışı, yaşam kalitesi, psikososyal etkilenim ve fonksiyonellik açısından karşılaştırıldığında sağlıklı grup lehine fark anlamlı idi (p<0,05). Çalışmamızda RA'lı bireylerde sarkopeni sıklığının yüksek olduğu, RA'lı bireylerin sağlıklı bireylere göre fonksiyonel düzeylerinin, psikososyal durumlarının ve yaşam kalitelerinin daha kötü olduğu ve daha fazla korku kaçınma davranışına sahip oldukları sonucuna ulaşıldı.
Diz osteoartritli bireylerde "Baecke habitual fiziksel aktivite anketinin" Türkçe uyarlamasının güvenirliğinin ve geçerliğinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, diz osteoartritli (OA) bireylerde Baecke Habitual Fiziksel Aktivite Anketi'nin (BHFAA) Türkçe versiyonunun güvenirliğini ve geçerliğini incelemektir. Çalışmaya, yaş ortalaması 61,69±7,0 yıl olan ve Kellgren - Lawrence tanı kriterlerine göre Evre 3 - 4 diz OA tanısı alan 109 birey dahil edildi. Bireylerin demografik bilgiler kaydedildikten sonra, çalışma için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFA), Western Ontario ve McMaster Üniversiteleri Osteoartrit İndeksi (WOMAC) kullanıldı ve adım sayıları akıllı saat kullanırak kaydedildi. Ölçeğin güvenirlik analiz için iç tutarlılık analizi ve test - tekrar test yöntemi kullanıldı. Test - tekrar test yöntemi için BHFAA 7 gün sonra tüm bireylere yeniden uygulandı. İç tutarlılığının hesaplanmasında Cronbach's Alfa (α), test - tekrar test güvenirliğin hesaplanmasında Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı kullanıldı. Geçerlik analizi için açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapıldı. Benzer ölçek geçerliği için UFA, WOMAC ve adım sayıları ile Spearman korelasyon analizi yapıldı. Güvenirlik analizinde iç tutarlılık için Cronbach Alfa katsayısı kullanıldı ve sonuç 0,50 olarak hesaplanarak orta düzeyde olduğu görüldü. Ölçeğin alt boyutları için Cronbach Alfa katsayısının; iş alt boyutu için 0,64, spor alt boyutu için 0,83 ve boş zaman aktiviteleri alt boyutu için 0,37 olduğu hesaplandı. Test - tekrar testte güvenirlik katsayısı 0,841 bulundu. BHFAA'nın yapı geçerliğinin belirlenmesinde Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ve Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) yapıldı. DFA'ya göre iki tane maddenin yapıyı doğrulamadığı tespit edildi. AFA'ya göre ise ölçeğin 3 faktörlü olması gerekirken 4 faktörlü olduğu tespit edildi. Benzer ölçek geçerliği değerlerinde BHFAA ile UFA (r= 0,50), WOMAC (r= -0,24) ve adım sayısı (r= 0,67) arasında ortadan yükseğe doğru anlamlı korelasyonlar gözlendi (p=0,05). Tüm bu sonuçlar ile Türkçe'ye uyarlanan BHFAA'nın diz OA'lı bireyler için güvenilir ve geçerli bir araç olduğu gösterildi.
Romatoid artrit'li bireylerin iş performansının incelenmesi
Bu çalışma Romatoid Artrit (RA)'li bireylerin iş performansı üzerine üst ekstremite fonksiyonel düzeyi ve performansı ile solunum kas kuvvetinin ve solunumla ilgili yaşam kalitesin etkili olup olmadığını araştırmak ve RA'lı bireylerin iş performansını etkileyebilecek faktörleri incelemek amacı ile planlandı. Çalışmaya yaş ortalaması 50,32±9,75 yıl olan 50 gönüllü RA'lı birey dahil edildi. RA'lı bireylerin demografik ve hastalıkla ilişkili bilgileri kaydedildikten sonra hastalık aktivite değerlendirilmesi için DAS28, sonuç ölçütleri değerlendirmeleri için Sağlık Değerlendirme Anketi (HAQ), Artrit-Aşırı İş Yükü Ölçeği (AAİYÖ), ABILHAND Romatoit Artrit El Fonksiyon Anketi, Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi (DASH), DASH İş Modeli (DASH-W), Solunum Sistemi Anketi (SGRQ), Kısa Form-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği (SF-36), Bilişsel Egzersiz Terapi Yaklaşımı- Biyopsikososyal Ölçeği (BETY-BÖ) kullanıldı. Performans durumları Desteksiz Üst Ekstremite Egzersiz Testi (UULEX) ve solunum kas kuvveti ile değerlendirildi. RA'lı bireylerin %64'ünün hastalığa bağlı olarak işleri ile ilgili farklı çözüm yolları aradığı bulunurken; AAİYÖ ile DAS28 (p:0,037; r:0,296); GAS (p:0,000; r:0,560); HAQ (p:0,000; r:0,516); ABILHAND-RA (p:0,000; r:-0,406); DASH (p:0,000; r:0,595), DASH-W (p:0,000; r:0,599); BETY-BÖ (p:0,001; r:0,453); SGRQ-Aktivite (p:0,047; r:0,282); SF-36 Fiziksel (p:0,000; r:-0,687), SF-36 Mental (p:0,002; r:-0,422); UULEX süre(p:0,004; r;-0,401) ve Seviye (p:0,003; r:-0,412); MIP (p:0,015; r:-0,342), MEP (p:0,002; r:-0,426) aralarındaki ilişki anlamlı idi (p<0,05). Bireylerin gelir düzeyi ile AAİYÖ arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmaktadır (p:0,013; X2 :8,638). SGRQ Semptom (p:0,066; r:0,262), Etki (p:0,111; r:0,228), Total (p:0,103; r:0,233); UULEX Ağırlık (p:0,172; r:-0,196) arasındaki ilişki anlamlı değil idi (p>0,05). Çalışmamızın sonucunda RA'lı bireylerin iş yaşamının yüksek oranda etkilendiğini ve hastalığın iş üzerinde oluşturduğu yükün bireylerin hastalık aktivitesi, ağrı düzeyi, hastalık ile ilişkili fonksiyonel düzey, el ve üst ekstremite fonksiyonları ve bu fonksiyonlardaki durumun iş yapma yeteneğine etkisi ile biyopsikososyal durum, solunumla ve sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi, üst ekstremite performansı ve solunum kas kuvvetinden etkilenmektedir. Bu nedenle RA'lı bireylerin iş performansı artırmak için hastalık yönetimi ile birlikte üst ekstermite ve solunum fonksiyonlarını geliştirici fizyoterapi yöntemlerini önermekteyiz. Anahtar Kelimeler: İş Kapasitesinin Değerlendirilmesi; Romatoid Artrit; Solunum Sistemi; Üst Ekstremite
Juvenil idiopatik artrit'li çocuk ve adölesanlardafiziksel aktivite düzeyi ve psikososyal fonksiyonların incelenmesi:Karşılaştırmalı çalışma
Çalışmamızın amacı Juvenil İdiopatik Artrit'li (JİA) çocuk ve adölesanlarda fiziksel aktivite düzeyi ve psikososyal fonksiyonları incelemek ve sağlıklı kontrollerle karşılaştırmaktır. Çalışmaya, 14 JİA'lı (yaş ortalaması=12,35±2,16yıl), 15 sağlıklı (yaş ortalaması= 13,20±1,61yıl) çocuk/adölesan katıldı. Demografik veriler kaydedildikten sonra, JİA'lı çocuk/adölesanların hastalık aktiviteleri Juvenil İdiopatik Artrit Hastalık Aktivite Skoru (JADAS-27) ile, fonksiyonel düzeyleri Çocukluk Çağı Sağlık Değerlendirme Anketi (CHAQ) ile, fiziksel aktivite düzeyleri Fiziksel Aktivite Seviyesi (PAL) 1 günlük aktivite düzeyi ile değerlendirilip MET ve enrji tüketimleri hesaplandı, psikososyal durumları Juvenil Artrit Biyopsikososyal Anketi (JAB-Q (çocuk, aile ve klinisyen)) ile ve psikososyal çerçeve içinde yorgunlukları Pediatrik Yaşam Kalitesi Envanteri-Çok Boyutlu Yorgunluk Ölçeği (PedsQL-F (genel, uyku, bilişsel ve toplam)) ile değerlendirildi. JIA'lı çocuk/adölesanların sağlıklılara kıyasla boy (p=0,005) ve vücut ağırlıkları (p=0,023) anlamlı düzeyde daha düşüktü. Yapılan karşılaştırmalı analiz sonucunda; fonksiyonellik açısından CHAQ giyinme (p= 0,002), yemek yeme (p=0,000), uzanma (p=0,000), ayağa kalkma (p=0,000), yürüme (p=0,000), tutma (p=0,000), hijyen (p=0,000) ve diğer aktiviteler (p=0,000) sağlıklı çocuk ve adölesanlar lehine anlamlı idi. Fiziksel aktivite değerlendirmesi MET (p=0,621) ve enerji tüketimi (p=0,425); yorgunluk parametrelerinde PedsQL-F (genel) (p=0,189), PedsQL-F (uyku) (p= 0,519), PedsQL-F (bilişsel) (p=0,987) ve PedsQL-F (toplam) (p= 0,987) açısından gruplar benzerdi. JİA'lı çocuk/adölesanların JADAS-27 puanı ile CHAQ toplam puan (r=0,571, p=0,033) JAB-Q çocuk formu ve (r= 0,567, p=0,035) klinisyen formu ile (r=0,811, p=0,000) ilşkili iken, MET, enerji tüketimi ile PedsQL-F toplam ve JAB-Q aile formu arasında herhangi bir ilişki görülmedi (p>0,05). Sağlıklılara kıyasla JIA'lı çocuk/adölesanların vücut kompozisyonları daha geride ve fonksiyonellik düzeyleri daha yetersizdi. Ayrıca, yorgunluk seviyeleri daha fazla ve enerji tüketimleri daha az olmasına rağmen fark oluşturacak düzeyde değildi. Hastalık aktivitesi de fonksiyonellik, çocuğun ve klinisyenin psikososyal puanları ile ilişki iken fiziksel aktivite, yorgunluk ve aile bakış açısı ile ilişkli olmadığı görüldü. Hem JIA'lı hem de sağlıklı çocuk ve adolesanların fiziksel aktivitelerinin artırılması ortak bir hedef olmalıdır. Bunun yanı sıra ailenin bakış açısınında korumacı değil, fiziksel aktivite/egzersize katılım konusunda cesaret verici olması önemlidir. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite; Juvenil İdiopatik Artrit; Psikososyal Fonksiyonlar; Yorgunluk.
Huzursuz bacak sendromunda matrix ritm terapi uygulamasının etkinliğinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Huzursuz Bacak Sendromlu (HBS) hastalarda Matrix Ritm Terapi (MRT)' nin etkisini incelemekti. Çalışmaya idiyopatik huzursuz bacak sendromu tanılı 28 kadın hasta dahil edildi. Hastalar, randomize olarak çalışma grubu (MRT+ Ev egzersiz programı, n=14, yaş ort=41,36±9,40 yıl) ve kontrol grubu (Ev egzersiz programı, n=14, yaş ort=40,36±10,42 yıl) olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Hastalık şiddeti; Uluslararası Huzursuz Bacak Sendromu Çalışma Grubu Şiddet Ölçeği (UHBSÇGŞÖ) , uykusuzluk şiddeti; Uykusuzluk Şiddet İndeksi (UŞİ), uykululuk düzeyi; Epworth Uykululuk Ölçeği (EUÖ), uyku kalitesi; Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi (PUKİ), depresyon düzeyi; Beck Depresyon Envanteri (BDE) ve yaşam kalitesi; Nottingham Sağlık Profili (NSP) ile değerlendirildi. Tüm değerlendirmeler tedavi öncesi ve tedavi sonrası yapıldı. Tüm hastalara günlük yaşam aktivitelerinde kendilerini korumaya yönelik eğitim, haftada 2 gün ve günde 20-30 dk toplam 5 hafta boyunca evde uygulayacakları alt ekstremite germe ve kuvvetlendirme egzersizlerinden oluşan ev programı verildi. Çalışma grubuna eğitim ve ev egzersiz programına ilave olarak haftada 2 gün toplamda 10 seans olacak şekilde 5 hafta boyunca torakal, lumbal bölge ve alt ekstremiteye toplam 60 dakika MRT uygulandı. Grupların kendi içinde tedavi öncesi ve tedavi sonrası verileri analiz edildiğinde; çalışma grubunda UHBSÇGŞÖ, UŞİ, EUÖ, PUKİ, BDE, NSP' nin ağrı, uyku, fiziksel fonksiyonlar alt parametreleri ve toplam puanında anlamlı fark elde edildi (p<0,05). Kontrol grubunda ise, UHBSÇGŞÖ, UŞİ, BDE, NSP' nin ağrı, duygusal reaksiyonlar alt parametreleri ve toplam puanında anlamlı fark görüldü (p<0,05). Delta verileri karşılaştırıldığında; hem ev egzersiz programının hem de ev egzersizine ek olarak uyguladığımız MRT uygulamasının benzerlik gösterdiği bulundu (p>0,05). Etki büyüklüğü analizi sonucuna göre, çalışma grubunun değerlendirilen parametrelerde daha yüksek etki yarattığı belirlendi. Çalışmamızın sonuçları, HBS' li bireylerde hem ev egzersiz programı hem de ev egzersiziyle beraber uygulanan MRT uygulamasının semptom şiddetini azaltmada, uyku ile ilgili parametreler ile, duygu durum ve yaşam kalitesini iyileştirmede olumlu etkisini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Huzursuz bacak sendromu, matrix ritm terapi, egzersiz, uyku, depresyon, yaşam kalitesi
Sistemik lupus eritematozus'lu bireylerde alt ekstremiteperforması, denge ve yorgunluğun incelenmesi: Karşılaştırmalı çalışma
Bu çalışmanın amacı Sistemik Lupus Eritematozus (SLE)'li bireylerde alt ekstremite performansı, denge ve yorgunluğu değerlendirmek ve sağlıklı kontrollerle karşılaştırmaktı. Çalışmamıza yaşları 18 ve üzerinde olan yaş ortalamaları 38,33±13,37 yıl olan 21 SLE'li ve yaş ortalamaları 38,95±12,62 yıl olan 20 sağlıklı birey olmak üzere toplam 41 gönüllü dahil edildi. SLE'li bireylerin demografik ve hastalıkla ilişkili bilgileri kaydedildikten sonra, alt ekstremite performansı Süreli Otur Kalk Testi ve Zamanlı Kalk ve Yürü Testi ile, dengeleri Sensamove Miniboard ile, yorgunluk düzeyleri Görsel Analog Skala (GAS) ve Yorgunluk Şiddet Ölçeği ile, ağrı şiddetleri GAS ile değerlendirildi. Gruplar karşılaştırıldığında otur kalk testi (0,001); zamanlı kalk ve yürü testi (p:0,001); statik denge-merkez (p:0,020), ön (p:0,001), arka (p:0,002), sol (p:0,001), sağ (p:0,001); propriyosepsiyon-sol (p:0,004), reaksiyon zamanı-ön (p:0,002) ve sol (p:0,016); reaksiyon süresi-ön (p:0,001), arka (p:0,001), sol (p:0,001) ve sağ (p:0,001); GAS-Yorgunluk (p:0,001); Yorgunluk Şiddet Ölçeği (p:0,001); GAS-ağrı (p:0,001); açısından sağlıklı grup lehine fark anlamlı idi. SLE'li bireylerin korelasyon analizlerinde zamanlı kalk ve yürü testi ile arka yönde reaksiyon süresi arasında düşük düzeyde (r:-0,449; p:0,041). GAS-yorgunluk ile propriyosepsiyon-sol (r:0,484; p:0,026) ve propriyosepsiyon-sağ (r:0,461; p:0,035) arasında düşük düzeyde ilişkili iken; GAS-ağrı ile propriyosepsiyon-arka arasında orta düzeyde ilişki (r:0,521; p:0,015), propriyosepsiyon-sağ ile düşük düzeyde ilişki (r:0,441; p:0,045) mevcuttu. Çalışmamızın sonucunda SLE'li bireylerin ağrı ve yorgunluklarının daha yüksek; alt ekstremite performansı ve statik/dinamik dengelerinin ise sağlıklı kontrollere göre daha kötü düzeyde olduğu görülmüştür. Dinamik denge yorgunluk, ağrı ve alt ekstremite performansı ile ilişkilidir. Anahtar Kelimeler: Ağrı; Alt Ekstremite Performansı; Denge; Sistemik Lupus Eritematozus; Yorgunluk
Romatoid artrit'li bireylerde sarkopeni varlığının incelenmesi: karşılaştırmalı bir çalışma
Çalışmamızın amacı Romatoid Artrit'li (RA) bireylerde sarkopeni sıklığını araştırmak ve RA'in fonksiyonel yetersizlikler, hareketten kaçınma korkusu, psikososyal durumlar ve yaşam kalitesi üzerine etkisini sağlıklı bireylerle karşılaştırarak incelemektir. Çalışmaya yaş ortalaması 54,88±7,55 yıl olan 25 RA'lı birey ve 53,92±7,66 yıl olan 25 sağlıklı birey dahil edildi. Demografik veriler kaydedildikten sonra sarkopeni sıklığı; Bio-İmpedans (BEA) cihazı ile yağsız kas kütlesi, 4 metre yürüme hızı testi ile fonksiyonel performans, el dinamometresi ile kavrama kuvveti ölçülerek değerlendirildi, ayrıca diz ekstansiyon (quadriceps kas gücü) kuvveti de manuel kas ölçüm cihazı ile ölçüldü. Tüm bireylerin fonksiyonel durumları Sağlık Değerlendirme Anketi (SDA) ile, korku-kaçınma davranışları Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ), biyopsikososyal durumları Bilişsel Egzersiz Terapi Yaklaşımı Ölçeği (BETY-BÖ) ile, yaşam kaliteleri Kısa-Form 36 (KF-36) ile incelendi. Çalışmamızda RA'lı bireylerin sarkopeni sıklığının %28 olduğu bulundu. RA'lı ve sağlıklı bireyler vücut kompozisyonu, fiziksel performans ve kas kuvveti açısından karşılaştırıldığında; iskelet kası kütlesi (p=0,004), iskelet kası kütlesi indeksi (p=0,011), yürüme hızı (p=0,000), sağ el (p=0,000) ve sol el kavrama kuvveti (p=0,000), sağ diz (p=0,001) ve sol diz ekstansiyon kuvveti (p=0,000) açısından sonuçların sağlıklı grup lehine anlamlı olduğu görüldü. RA'lı ve sağlıklı bireyler korku kaçınma davranışı, yaşam kalitesi, psikososyal etkilenim ve fonksiyonellik açısından karşılaştırıldığında sağlıklı grup lehine fark anlamlı idi (p<0,05). Çalışmamızda RA'lı bireylerde sarkopeni sıklığının yüksek olduğu, RA'lı bireylerin sağlıklı bireylere göre fonksiyonel düzeylerinin, psikososyal durumlarının ve yaşam kalitelerinin daha kötü olduğu ve daha fazla korku kaçınma davranışına sahip oldukları sonucuna ulaşıldı.
Romatoid artrit'li bireylerde sarkopeni varlığının incelenmesi: karşılaştırmalı bir çalışma
Çalışmamızın amacı Romatoid Artrit'li (RA) bireylerde sarkopeni sıklığını araştırmak ve RA'in fonksiyonel yetersizlikler, hareketten kaçınma korkusu, psikososyal durumlar ve yaşam kalitesi üzerine etkisini sağlıklı bireylerle karşılaştırarak incelemektir. Çalışmaya yaş ortalaması 54,88±7,55 yıl olan 25 RA'lı birey ve 53,92±7,66 yıl olan 25 sağlıklı birey dahil edildi. Demografik veriler kaydedildikten sonra sarkopeni sıklığı; Bio-İmpedans (BEA) cihazı ile yağsız kas kütlesi, 4 metre yürüme hızı testi ile fonksiyonel performans, el dinamometresi ile kavrama kuvveti ölçülerek değerlendirildi, ayrıca diz ekstansiyon (quadriceps kas gücü) kuvveti de manuel kas ölçüm cihazı ile ölçüldü. Tüm bireylerin fonksiyonel durumları Sağlık Değerlendirme Anketi (SDA) ile, korku-kaçınma davranışları Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ), biyopsikososyal durumları Bilişsel Egzersiz Terapi Yaklaşımı Ölçeği (BETY-BÖ) ile, yaşam kaliteleri Kısa-Form 36 (KF-36) ile incelendi. Çalışmamızda RA'lı bireylerin sarkopeni sıklığının %28 olduğu bulundu. RA'lı ve sağlıklı bireyler vücut kompozisyonu, fiziksel performans ve kas kuvveti açısından karşılaştırıldığında; iskelet kası kütlesi (p=0,004), iskelet kası kütlesi indeksi (p=0,011), yürüme hızı (p=0,000), sağ el (p=0,000) ve sol el kavrama kuvveti (p=0,000), sağ diz (p=0,001) ve sol diz ekstansiyon kuvveti (p=0,000) açısından sonuçların sağlıklı grup lehine anlamlı olduğu görüldü. RA'lı ve sağlıklı bireyler korku kaçınma davranışı, yaşam kalitesi, psikososyal etkilenim ve fonksiyonellik açısından karşılaştırıldığında sağlıklı grup lehine fark anlamlı idi (p<0,05). Çalışmamızda RA'lı bireylerde sarkopeni sıklığının yüksek olduğu, RA'lı bireylerin sağlıklı bireylere göre fonksiyonel düzeylerinin, psikososyal durumlarının ve yaşam kalitelerinin daha kötü olduğu ve daha fazla korku kaçınma davranışına sahip oldukları sonucuna ulaşıldı.
Romatoid artrit'li bireylerde sarkopeni varlığının incelenmesi: karşılaştırmalı bir çalışma
Çalışmamızın amacı Romatoid Artrit'li (RA) bireylerde sarkopeni sıklığını araştırmak ve RA'in fonksiyonel yetersizlikler, hareketten kaçınma korkusu, psikososyal durumlar ve yaşam kalitesi üzerine etkisini sağlıklı bireylerle karşılaştırarak incelemektir. Çalışmaya yaş ortalaması 54,88±7,55 yıl olan 25 RA'lı birey ve 53,92±7,66 yıl olan 25 sağlıklı birey dahil edildi. Demografik veriler kaydedildikten sonra sarkopeni sıklığı; Bio-İmpedans (BEA) cihazı ile yağsız kas kütlesi, 4 metre yürüme hızı testi ile fonksiyonel performans, el dinamometresi ile kavrama kuvveti ölçülerek değerlendirildi, ayrıca diz ekstansiyon (quadriceps kas gücü) kuvveti de manuel kas ölçüm cihazı ile ölçüldü. Tüm bireylerin fonksiyonel durumları Sağlık Değerlendirme Anketi (SDA) ile, korku-kaçınma davranışları Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ), biyopsikososyal durumları Bilişsel Egzersiz Terapi Yaklaşımı Ölçeği (BETY-BÖ) ile, yaşam kaliteleri Kısa-Form 36 (KF-36) ile incelendi. Çalışmamızda RA'lı bireylerin sarkopeni sıklığının %28 olduğu bulundu. RA'lı ve sağlıklı bireyler vücut kompozisyonu, fiziksel performans ve kas kuvveti açısından karşılaştırıldığında; iskelet kası kütlesi (p=0,004), iskelet kası kütlesi indeksi (p=0,011), yürüme hızı (p=0,000), sağ el (p=0,000) ve sol el kavrama kuvveti (p=0,000), sağ diz (p=0,001) ve sol diz ekstansiyon kuvveti (p=0,000) açısından sonuçların sağlıklı grup lehine anlamlı olduğu görüldü. RA'lı ve sağlıklı bireyler korku kaçınma davranışı, yaşam kalitesi, psikososyal etkilenim ve fonksiyonellik açısından karşılaştırıldığında sağlıklı grup lehine fark anlamlı idi (p<0,05). Çalışmamızda RA'lı bireylerde sarkopeni sıklığının yüksek olduğu, RA'lı bireylerin sağlıklı bireylere göre fonksiyonel düzeylerinin, psikososyal durumlarının ve yaşam kalitelerinin daha kötü olduğu ve daha fazla korku kaçınma davranışına sahip oldukları sonucuna ulaşıldı.
Fibromiyaljili bireylerde "Core" stabilizasyonun ekstremitelerin fonksiyonel durumu üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, fibromiyaljili (FM) bireylerde "core"" stabilizasyonun ekstremitelerin fonksiyonel durumu üzerine olan etkisini incelemekti. Çalışmaya yaş ortalaması 43,91±10,50 yıl olan 57 FM'li kadın dahil edildi. Bireylerin demografik verileri kaydedildikten sonra, ağrı Yaygın Ağrı İndeksi (YAİ), Semptom Şiddeti Ölçeği (SŞÖ) ve Görsel Analog Skalası (GAS) ile, basınç ağrı eşiği ölçümü basınç algometresi ile, hastalık aktivitesi ve fonksiyonel durum Fibromiyalji Etki Anketi (FEA) ile, "core" stabilizasyon değerlendirmesi McGill Statik Endurans testleri olan Gövde Fleksörleri Endurans Testi, Gövde Ekstansörleri Endurans Testi (Biering-Sorensen Testi) ve Lateral Köprü Testi ile, üst ekstremite fonksiyonları Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi (KOESA) ve kaba kavrama kuvveti ölçümü ile, alt ekstremite fonksiyonları Alt Ekstremite Fonksiyonel Skalası (AEFS) ve Otur Kalk Testi ile, aerobik kapasiteleri 6 Dakika Yürüme Testi ile değerlendirildi. İstatistiksel analiz sonucunda FM'li bireylerde Gövde Ekstansörleri Endurans Testi ve Lateral Köprü Testleri ile kaba kavrama kuvveti arasında; tüm "core" endurans testleri ile KOESA arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulundu (p≤0,05). Gövde Ekstansörleri Endurans Testi ve sol Lateral Köprü Testi ile Otur Kalk Testi arasında; tüm "core" endurans testleri ile 6 Dakika Yürüme Testi arasında; Gövde Fleksörleri Endurans Testi, Gövde Ekstansörleri Endurans Testi ve sağ Lateral Köprü Testi ile Alt Ekstremite Fonksiyonel Skalası (AEFS) arasında anlamlı bir ilişki olduğu görüldü (p≤0,05). Çalışmamızın sonuçlarına göre, FM'li bireylerde "core" stabilizasyonun üst ve alt ekstremite fonksiyonel durumu üzerinde etkisinin olduğu ve performansla ilişkili olduğu görülmüştür. Bu sonuçların ışığında FM'li bireylerin ekstremite fonksiyonel performansını artırmak için gövde kas enduransının artırılması ve "core" stabilizasyonun geliştirilmesinin önemli rolünün olduğu görülmektedir.
Fibromiyaljili bireylerde "Core" stabilizasyonun ekstremitelerin fonksiyonel durumu üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, fibromiyaljili (FM) bireylerde "core"" stabilizasyonun ekstremitelerin fonksiyonel durumu üzerine olan etkisini incelemekti. Çalışmaya yaş ortalaması 43,91±10,50 yıl olan 57 FM'li kadın dahil edildi. Bireylerin demografik verileri kaydedildikten sonra, ağrı Yaygın Ağrı İndeksi (YAİ), Semptom Şiddeti Ölçeği (SŞÖ) ve Görsel Analog Skalası (GAS) ile, basınç ağrı eşiği ölçümü basınç algometresi ile, hastalık aktivitesi ve fonksiyonel durum Fibromiyalji Etki Anketi (FEA) ile, "core" stabilizasyon değerlendirmesi McGill Statik Endurans testleri olan Gövde Fleksörleri Endurans Testi, Gövde Ekstansörleri Endurans Testi (Biering-Sorensen Testi) ve Lateral Köprü Testi ile, üst ekstremite fonksiyonları Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi (KOESA) ve kaba kavrama kuvveti ölçümü ile, alt ekstremite fonksiyonları Alt Ekstremite Fonksiyonel Skalası (AEFS) ve Otur Kalk Testi ile, aerobik kapasiteleri 6 Dakika Yürüme Testi ile değerlendirildi. İstatistiksel analiz sonucunda FM'li bireylerde Gövde Ekstansörleri Endurans Testi ve Lateral Köprü Testleri ile kaba kavrama kuvveti arasında; tüm "core" endurans testleri ile KOESA arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulundu (p≤0,05). Gövde Ekstansörleri Endurans Testi ve sol Lateral Köprü Testi ile Otur Kalk Testi arasında; tüm "core" endurans testleri ile 6 Dakika Yürüme Testi arasında; Gövde Fleksörleri Endurans Testi, Gövde Ekstansörleri Endurans Testi ve sağ Lateral Köprü Testi ile Alt Ekstremite Fonksiyonel Skalası (AEFS) arasında anlamlı bir ilişki olduğu görüldü (p≤0,05). Çalışmamızın sonuçlarına göre, FM'li bireylerde "core" stabilizasyonun üst ve alt ekstremite fonksiyonel durumu üzerinde etkisinin olduğu ve performansla ilişkili olduğu görülmüştür. Bu sonuçların ışığında FM'li bireylerin ekstremite fonksiyonel performansını artırmak için gövde kas enduransının artırılması ve "core" stabilizasyonun geliştirilmesinin önemli rolünün olduğu görülmektedir.
Fibromiyaljili bireylerde "Core" stabilizasyonun ekstremitelerin fonksiyonel durumu üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, fibromiyaljili (FM) bireylerde "core"" stabilizasyonun ekstremitelerin fonksiyonel durumu üzerine olan etkisini incelemekti. Çalışmaya yaş ortalaması 43,91±10,50 yıl olan 57 FM'li kadın dahil edildi. Bireylerin demografik verileri kaydedildikten sonra, ağrı Yaygın Ağrı İndeksi (YAİ), Semptom Şiddeti Ölçeği (SŞÖ) ve Görsel Analog Skalası (GAS) ile, basınç ağrı eşiği ölçümü basınç algometresi ile, hastalık aktivitesi ve fonksiyonel durum Fibromiyalji Etki Anketi (FEA) ile, "core" stabilizasyon değerlendirmesi McGill Statik Endurans testleri olan Gövde Fleksörleri Endurans Testi, Gövde Ekstansörleri Endurans Testi (Biering-Sorensen Testi) ve Lateral Köprü Testi ile, üst ekstremite fonksiyonları Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi (KOESA) ve kaba kavrama kuvveti ölçümü ile, alt ekstremite fonksiyonları Alt Ekstremite Fonksiyonel Skalası (AEFS) ve Otur Kalk Testi ile, aerobik kapasiteleri 6 Dakika Yürüme Testi ile değerlendirildi. İstatistiksel analiz sonucunda FM'li bireylerde Gövde Ekstansörleri Endurans Testi ve Lateral Köprü Testleri ile kaba kavrama kuvveti arasında; tüm "core" endurans testleri ile KOESA arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulundu (p≤0,05). Gövde Ekstansörleri Endurans Testi ve sol Lateral Köprü Testi ile Otur Kalk Testi arasında; tüm "core" endurans testleri ile 6 Dakika Yürüme Testi arasında; Gövde Fleksörleri Endurans Testi, Gövde Ekstansörleri Endurans Testi ve sağ Lateral Köprü Testi ile Alt Ekstremite Fonksiyonel Skalası (AEFS) arasında anlamlı bir ilişki olduğu görüldü (p≤0,05). Çalışmamızın sonuçlarına göre, FM'li bireylerde "core" stabilizasyonun üst ve alt ekstremite fonksiyonel durumu üzerinde etkisinin olduğu ve performansla ilişkili olduğu görülmüştür. Bu sonuçların ışığında FM'li bireylerin ekstremite fonksiyonel performansını artırmak için gövde kas enduransının artırılması ve "core" stabilizasyonun geliştirilmesinin önemli rolünün olduğu görülmektedir.