Theses supervised by Prof. Dr. Eda Gürlen
10 theses · Hacettepe University
Bütünleştirilmiş bilim ve sanat disiplinlerinin yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerine etkisi
Bilim ve sanatın ortak noktası insandır. Dünyayı anlamaya ve tanımaya çalışan insan; bilim ve sanatın varlığına ihtiyaç duymaktadır. Bilim ve sanatın bütünleştirildiği etkinliklerin alanyazındaki azlığı ve bu bütünleştirmenin sadece iki dersi bir araya getirme biçiminde algılanmış olması alanyazındaki dikkati çeken noktalardandır. Bu nedenle bilim ve sanatın bütüncül bir bakış açısıyla ele alınarak bütünleştirilmesi önemli görülmüştür. Öğrencilerin sanat ve bilim ile ilgili algılarının ve farkındalıklarının ne olduğuna, sanatla ilgili farkındalıklarının artmasına nelerin yardımcı olabileceğine, sanat ve bilimin bütünleştirilmesiyle üst düzey düşünme becerilerine yönelik kazanımların neler olabileceğine ilişkin yapılan bu araştırma Türkçe, matematik, hayat bilgisi ve fen bilimleri derslerinin tamamını bilim kapsamında; görsel sanatlar ve müzik derslerini de sanat kapsamında ele almaktadır. Araştırma bir eylem araştırmasıdır. Eylem araştırmasının yapısına uygun olarak nitel ve nicel veriler birlikte toplanmış ve kullanılmıştır. Araştırma iki deney ve iki kontrol grubunda gerçekleştirilmiştir. Deney gruplarında bilim ve sanatı bütünleştiren dört ayrı 'Bütünleştirilmiş Bilim ve Sanat Etkinliği (BBSE)' gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri 'Senaryolar' ve BBSE'ye İlişkin Gözlem Formları' ile toplanmıştır. Senaryoların analizinde Bağımsız Örneklemler t-testi kullanılmıştır. Gözlem formlarından elde edilen veriler frekans, yüzde değerleri ve ortalamalar şeklinde belirtilmiştir. Nitel veriler ise hem deney hem kontrol gruplarında yer alan öğrencilerle ve okuldaki tüm 3.sınıf öğretmenleriyle yapılan görüşmeleri ile toplanmıştır. Görüşme verileri içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmada deney gruplarında uygulanan BBSE sonrasında öğrencilerin yaratıcı düşünme ve problem çözme becerisinin anlamlı düzeyde geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Kontrol gruplarındaki öğrencilerde yaratıcı düşünme ve problem çözme becerisi bakımından bir gelişme gözlenmemiştir. Deney gruplarındaki öğrencilerin yazılı anlatım becerilerinin de geliştiği yine bulgularla ortaya konmuştur. Bilim ve sanat disiplinlerini bütünleştiren uygulamaların artırılmasının, gerekli materyallerin MEB tarafından temininin sağlanmasının, öğretmenlerin bütünleştirilen uygulamalar ve nasıl yapılandırılabileceği hakkında eğitimler almasının yaratıcı düşünme ve problem çözme becerisinin gelişimine katkı sunabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: bilim ve sanat, bütünleştirilmiş bilim ve sanat, bilim ve sanat etkinlikleri, disiplinlerarası öğretim, yaratıcı düşünme, problem çözme becerisi
İngilizce öğretiminde teknoloji destekli materyal kullanımına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri
Teknolojinin etkileri eğitim alanına yansımakta ve özellikle son yıllarda öğretim programlarında teknoloji destekli materyallere yer verilmektedir. Bu çalışmanın amacı ortaöğretim İngilizce öğretim programında teknoloji destekli materyallere ne sıklıkla yer verildiği, en çok hangi teknoloji destekli materyallerin kullanıldığı ve bu materyallerin kullanımının sınıf içindeki yansımalarına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubu 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Keçiören ilçesinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı Anadolu liselerinde yer alan 9., 10., 11. ve 12. Sınıf İngilizce öğretmenleri ve 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada öğretmen ve öğrenci görüşlerine etkili bir şekilde ulaşabilmek amacıyla nicel ve nitel verilerin toplandığı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından hazırlanan anket, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Anketten elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak, yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular analiz edildiğinde hem öğretmen hem de öğrenci görüşleri arasında paralellik gözlemlenmiştir. Öğretmenler ve öğrenciler teknoloji destekli materyal kullanımı sayesinde İngilizce öğretim sürecinin kolaylaştığını, kalıcı öğrenmeler meydana geldiğini ve motivasyonu arttırdığı yönünde görüşler bildirmişlerdir. Ayrıca teknoloji destekli materyallerin derslerin farklı aşamalarında kullanıldığı, öğretmenlerin ve öğrencilerin en çok kullandığı teknoloji destekli öğretim materyalinin akıllı tahta olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen verilerin, MEB program geliştirme uzmanlarına, alan uzmanlarına ve öğretmenlere, ortaöğretim İngilizce öğretim programında teknoloji destekli materyallerin kullanımına ilişkin önemli katkılar getirmesi beklenmektedir.
Öğretmen adaylarının öğrenme sürecinde yaşadıkları zorluklar ve öğrenme stratejilerini kullanma düzeyleri
Bu araştırmanın amacı, eğitim fakültesindeki öğretmen adaylarının kullandıkları öğrenme stratejilerini ve bu stratejilerini ne düzeyde kullandıklarını belirlemek, çeşitli değişkenlere göre kullanım düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek ve öğrenme stratejilerinin önemi ve yaşadıkları öğrenme zorlukları hakkında görüşlerini almaktır. Araştırmada, öğretmen adaylarının öğrenme stratejilerinin tespit edilmesi için karma araştırma yönteminin açıklayıcı deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde, Ankara ilinde bulunan üç devlet üniversitesinin üç ortak bölümü olan bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi, sınıf eğitimi ve özel eğitim bölümlerinin 2. ve 3. sınıflarında eğitim alan, araştırmaya gönüllü olarak katılmak isteyen ve ölçek uygulanan 385 öğretmen adayından ve görüşme yapılan 32 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak Güven (2004) tarafından geliştirilen "Öğrenme Stratejilerini Belirleme Ölçeği" ve nitel veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Yarı Yapılandırılmış Bireysel Görüşme Formu" kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler Jamovi 2.3.21 paket programı aracılığıyla analiz edilmiş ve verilerin analizinde tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA) ve t-testi kullanılmıştır. Elde edilen nitel verilerin analizinde ise MAXQDA programı kullanılmıştır. Analiz sonrası öğretmen adaylarının en çok kullandıkları öğrenme stratejilerinin anlamayı izleme stratejisi olduğu, bunu yineleme, duyuşsal ve anlamlandırma stratejilerinin takip ettiği ve en düşük olarak örgütleme stratejilerini kullandıkları gözlemlenmiş ve elde edilen sonuçlara ilişkin önerilerde bulunulmuştur.
Öğretmenlik uygulaması dersinin öğretmen adayları, uygulama öğretmenleri ve öğretim elemanlarının görüşlerine göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, öğretmen adayları, uygulama öğretmenleri ve uygulama öğretim elemanlarının öğretmenlik uygulaması dersine yönelik görüşlerine ulaşmak ve ulaşılan görüşler doğrultusunda programa önerilerde bulunmaktır. Çalışmada karma yöntem desenlerinden sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Sakarya ilindeki bir devlet üniversitesinde 2022-2023 akademik yılında öğrenim gören 249 öğretmen adayı, görev yapan 51 uygulama öğretim elemanı ve öğretmenlik uygulaması yapılan okullarda görev yapan 62 uygulama öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada araştırmacı tarafından geliştirilen öğretmenlik uygulaması değerlendirme anketi ve yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formu veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Anketten elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikten, nitel bulguların analizinde ise içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda paydaşlar tarafından öğretmenlik uygulaması dersinin planlama, uygulama ve değerlendirme süreçlerine yönelik bazı sorunların ve önerilerin belirtildiğine ulaşılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları ile öğretmenlik uygulamasına yönelik yapılacak araştırmalara ve program geliştirme çalışmalarına katkı sağlanması beklenmektedir.
Öğretmenlik uygulaması dersinin öğretmen adayları, uygulama öğretmenleri ve öğretim elemanlarının görüşlerine göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, öğretmen adayları, uygulama öğretmenleri ve uygulama öğretim elemanlarının öğretmenlik uygulaması dersine yönelik görüşlerine ulaşmak ve ulaşılan görüşler doğrultusunda programa önerilerde bulunmaktır. Çalışmada karma yöntem desenlerinden sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Sakarya ilindeki bir devlet üniversitesinde 2022-2023 akademik yılında öğrenim gören 249 öğretmen adayı, görev yapan 51 uygulama öğretim elemanı ve öğretmenlik uygulaması yapılan okullarda görev yapan 62 uygulama öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada araştırmacı tarafından geliştirilen öğretmenlik uygulaması değerlendirme anketi ve yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formu veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Anketten elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikten, nitel bulguların analizinde ise içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda paydaşlar tarafından öğretmenlik uygulaması dersinin planlama, uygulama ve değerlendirme süreçlerine yönelik bazı sorunların ve önerilerin belirtildiğine ulaşılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları ile öğretmenlik uygulamasına yönelik yapılacak araştırmalara ve program geliştirme çalışmalarına katkı sağlanması beklenmektedir.
Okul öncesi İngilizce öğretmenlerinin hizmet içi eğitimi: İhtiyaçlar ve program önerisi
Bu çalışmada okul öncesi eğitim kademesinde görev alan İngilizce öğretmenlerinin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirlemek ve okul öncesi kademesinde çalışan İngilizce öğretmenlerine yönelik bir hizmet içi eğitim programı geliştirmek amaçlanmıştır. Okul öncesi kurumlarında görev yapan İngilizce öğretmenlerinin karşılaştıkları temel sorunlar ve hizmet içi eğitim ihtiyaçları araştırılmıştır. Çalışmada İngilizce öğretmenlerinin, okul öncesi öğretmenlerinin ve okul yöneticilerinin görüşlerine yer verilmiştir. İngilizce öğretmenlerinin okul öncesi eğitimde hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik geliştirilen hizmet içi eğitim programına ilişkin öğretmenlere kazandırılması gereken özellikler, düzenlenmesi gereken eğitim durumları ve kazandırılacak özelliklerin nasıl sınanacağına ilişkin öneriler sunulmuştur. Çalışmada katılımcıların, okul öncesi birimlerde görev yapan İngilizce öğretmenlerinin hizmet içi eğitim ihtiyaçları olgusuna yönelik görüşlerinin ve deneyimlerinin araştırılması sebebiyle nitel yöntem desenlerinden fenomenoloji kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları ve gözlem formu kullanılmıştır. Çalışma 2022-2023 eğitim öğretim yılında Ankara'da okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan yedi İngilizce öğretmeni, altı okul öncesi öğretmeni ve üç okul yöneticisi ile sınırlı olup örneklem amaçlı örnekleme ile seçilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler ve yedi hafta boyunca gerçekleştirilen gözlemler sonucu elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan İngilizce öğretmenlerinin en çok sınıf yönetimi, küçük çocuklara İngilizce öğretimi, öğrenciyi tanıma ve paydaşlarla iletişim konularında güçlük yaşadıkları tespit edilmiştir. Veri analizleri sonucunda okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan İngilizce öğretmenlerinin en yüksek frekansa sahip hizmet içi eğitim ihtiyacının sınıf yönetimi konusunda olduğu bulunmuştur. Bu ihtiyaca yönelik "Okul Öncesi İngilizce Öğretmenleri İçin Etkili Sınıf Yönetimi" isimli bir hizmet içi eğitim programı geliştirilmiştir.
Öğretmenlerin eleştirel düşünme ve problem çözme becerileri ile program okuryazarlığı arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin eleştirel düşünme ve problem çözme becerisi ile program okuryazarlığı arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle öğretmenlerin eleştirel düşünme, problem çözme becerisi ve program okuryazarlığı düzeyinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada öğretmenlerin branşlarının belirlenen becerilere etkisinin incelenmesi amacıyla dört farklı branş -fen bilimleri, matematik, Türkçe ve İngilizce- belirlenmiştir. Karma desende yürütülen bu çalışmada 2022-2023 eğitim öğretim yılında Muş ili merkezde bulunan 114 öğretmen yer almaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. 16 öğretmen ile yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda araştırmacılardan izin alınarak kullanılan "Eleştirel Düşünme Ölçeği", "Problem Çözme Envanteri" ve "Program Okuryazarlık Ölçeği" yer almaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda öğretmenlerin eleştirel düşünme becerisinin iyi düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Eleştirel düşünmenin branş değişkeninde anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin problem çözme becerisinde de iyi düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Problem çözme becerisi branşlara göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin program okuryazarlığının iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, öğretmenlerin program okuryazarlık düzeylerinin branşlarına göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin eleştirel düşünme ve program okuryazarlığı arasında orta seviyede, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin problem çözme becerisi ile program okuryazarlığı arasında orta seviyede, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin eleştirel düşünme ve problem çözme becerisi arasında orta seviyede pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin eleştirel düşünme, problem çözme ve program okuryazarlığı arasındaki ilişki incelendiğinde eleştirel düşünme, problem çözme becerisi ve program okuryazarlığı arasında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Yabancı dil öğrenmede öz-düzenlemeli konuşma stratejileri ve ilişkili değişkenlerin rolü
Araştırma, yabancı dil öğrenenlerin öz-düzenlemeli konuşma stratejileri ile üstbilişsel becerileri, sosyal becerileri, yabancı dil motivasyonları ve akademik başarıları arasındaki ilişkileri belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu araştırma ile özellikle, öğrencilerin konuşma becerilerini geliştirmek için kullandıkları stratejileri derinlemesine anlamak ve öğrencileri daha etkili iletişimciler olmaya teşvik etmek amaçlanmaktadır. Çalışma grubunu 2023-2024 akademik yılı güz döneminde Nevşehir ilinde bir devlet üniversitesinin Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği, Turizm Rehberliği ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümlerinde öğrenim gören 454 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada "Öz-düzenlemeli Konuşma Stratejileri Ölçeği (S2R-EFL)" araştırmacı tarafından uyarlanarak uygulanmıştır. Bu ölçekle birlikte Altındağ ve Senemoğlu (2013) tarafından geliştirilen "Yürütücü Biliş Becerileri Ölçeği", Uslu (2022) tarafından geliştirilen "Sosyal Beceri Ölçeği" ve Özgür ve Griffiths (2013) tarafından geliştirilen "Yabancı Dil Motivasyon Ölçeği" veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Bu ölçeklerden elde edilen verilerin incelenmesinde t-testi, tek yönlü ANOVA, Pearson korelasyon analizi ve tekrarlı varyans analizi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, öz-düzenlemeli konuşma stratejileri, üstbilişsel beceriler, sosyal beceriler, yabancı dil motivasyonu ve akademik başarılar arasında güçlü ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Öğrenciler genellikle yüksek düzeyde öz-düzenlemeli stratejiler kullanmaktadırlar. Özellikle planlama ve stratejik öğrenme boyutu ile kaygı kontrolü ve motivasyon boyutunda etkili kullanımlar gözlemlenmiştir. Ancak geri bildirim ve performans yönetimi boyutunda düşük kullanım düzeyleri dikkat çekmiştir, bu durum öğrencilere yönelik ek desteğin ve yönlendirmenin önemini vurgulamaktadır. Araştırma sonuçları, öz-düzenlemeli konuşma stratejilerinin, yabancı dil öğreniminde öğrenenlerin sosyal ve bilişsel becerilerini desteklediğini ve bu stratejilerin etkili kullanımını geliştirmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
İlkokul dördüncü sınıf matematik dersi öğretim programının değerlendirilmesi
Bir öğretim programının yeterliliği hakkında karar verebilmek için öğretmen ve öğrencilerin program uygulanırken yaşadıkları durumlardan yola çıkarak programla ilgili olumlu ve olumsuz görüşlerinin tespiti program geliştirme çalışmaları açısından önemlidir. Araştırmanın temel amacı, ilkokul 4. sınıf matematik dersi öğretim programını öğretmen ve öğrencilerin görüşleri doğrultusunda değerlendirmektir. Çalışmanın amacı ise; 2018 ilkokul 4. sınıf matematik dersi öğretim programını CIPP program değerlendirme modeline göre değerlendirmektir. Araştırma 2023-2024 eğitim öğretim yılının birinci dönemi ile sınırlıdır. Araştırmada karma yöntem araştırma desenlerinden eş zamanlı desen yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada İstanbul Beylikdüzü'nde üç devlet okulundaki 24 sınıf öğretmeni ve 29 öğrenci ile bireysel görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın nitel verileri, öğretmen ve öğrencilerin ilkokul 4. sınıf matematik dersi öğretim programının değerlendirme modelinin alt boyutlarına ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmak amacıyla yarı yapılandırılmış öğretmen ve öğrenci görüşme formları, öğrencilerin kendi öğrenme süreçlerini değerlendirdikleri öğrenme günlüğü, öğrenme sürecinin gözlemlendiği gözlem formu ve MEB tarafından dağıtılan ders kitabının incelenmesi ile elde edilmiştir. Nicel veriler 343 dördüncü sınıf öğrencisine eğitim öğretim yılının birinci döneminde yer alan üç ünite sonunda ve her ünite bitiminde uygulanan üç izleme testi ile toplanmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde içerik analizi, nicel verilerin analizinde ise testlerin başarı puanlarının ortalamaları alınmıştır. Araştırmada, 4. sınıf matematik dersi öğretim programının; öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirecek, günlük hayatta kullanılabilir nitelikte ve öğrencilerin matematiği sevme ve matematiğe karşı istekli olma gereksinimlerini karşılayacak nitelikte olması gerektiği, öğretmenlerin programın süresinin az ve kitapları yetersiz buldukları, öğretmenlerin genellikle düz anlatım yöntemini tercih ettikleri gibi önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İlkokul 4. Sınıf Matematik Dersi Öğretim Programı, Program Değerlendirme, Matematik Öğretimi, CIPP değerlendirme modeli
Sektör odaklı geliştirilen bir mesleki öğretim programının bilişsel, duyuşsal ve psikomotor ürünleri
Bu araştırmanın amacı makine teknolojisi alanında sektör temsilcilerinin beklentileri belirlendikten sonra elde edilen verilere uygun, sektörde nitelikli eleman yetiştirmeye yönelik öğretim programı hazırlamak, uygulamak ve bu programın bilişsel, duyuşsal ve psikomotor çıktılarını ortaya koyup değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda sektör temsilcileri ve öğretmenlerden bilgisayar destekli üretim dersi öğretim programına ilişkin görüşler toplanmış, bu görüşler doğrultusunda bir öğretim programı geliştirilmiş ve bu öğretim programının bilişsel, duyuşsal ve psikomotor çıktıları ortaya koyulmuştur. Keşfedici sıralı karma desenin kullanıldığı bu araştırma 2022-2023 öğretim yılında Ankara'da uygulanmıştır. Araştırmada makine alanında faaliyet gösteren 12 sektör temsilcisiyle, 8 makine ve tasarım teknolojisi alanı öğretmeni ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler doğrultusunda bir öğretim programı hazırlanmış ve uygulanmıştır. Öğrencilerin bilişsel öğrenme düzeyleri, psikomotor öğrenme düzeyleri ve akademik özgüven düzeyleri ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak test edilmiştir. Araştırma sonucunda paydaşların katılımıyla hazırlanan öğretim programı öğrencilerin bilişsel öğrenme düzeyi üzerinde etkili olmamış ancak psikomotor öğrenme düzeyleri ve akademik özgüvenleri üzerinde anlamlı düzeyde etkili olmuştur. Deney grubundaki öğrenciler ve öğretmen hazırlanan programın uygulamaya dönük olmasını olumlu karşılamış ve dersin daha akıcı geçtiğini belirtmişlerdir. Ancak hazırlanan programın yoğun olduğu ve sürenin arttırılması gerektiği yönünde olumsuz görüşler belirtmişlerdir. Anahtar sözcükler: mesleki eğitim, teknik eğitim, mesleki ve teknik eğitim, sektör odaklı eğitim, mesleki eğitim sektör iş birliği, durumlu öğrenme, işe entegre öğrenme, işe dayalı öğrenme