Theses supervised by Prof. Dr. Duran Karakaş

12 theses · Bolu Abant İzzet Baysal University

DoctorateOpen AccessTR

Uçucu organik bileşiklerin (UOB), atmosferik örneklemelerde partikül organik karbon seviyesine yaptığı girişim (interferans) düzeylerinin belirlenmesi

Tez çalışması kapsamında atmosferik partikül organik karbon (OK) ve partikül polisiklik aromatik hidrokarbonların (PAH) tespitinde uçucu organik bileşikler (UOB) ve gaz fazı PAH bileşiklerinden kaynaklanan hataları gidermeye yönelik olarak iki adet eşdeğer PM2,5 örnekleyici tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Paralel C ve UC örnekleyicilerinden elde edilen örneklerde ölçülen elementel karbon (EK)' ların oranları (EKc/EKuc) 1,02 ± 0,085 (ortanca: 1,000) olarak bulunmuştur. Geliştirilen cihazların örnekleme hava yolunda ihtiva ettkleri denuderler nedeni ile %10'dan daha düşük seviyelerde kütle kaybının olduğu anlaşılmıştır. Emprenyeli denuder kullanılmadığı durumlarda, atmosferik partikül OK konsantrasyonlarının ortalama olarak % 53,2 ± 7,23 (ortanca: % 52,00) düzeyinde hatalar içerecek şekilde yüksek değerlerde rapor edileceği sonucuna ulaşılmıştır. Backup filtre kullanılarak nicelleştirilen negatif hataların hesaplamaya dahil edilmesi ile toplam hatanın (net hata) yine pozitif olduğu ancak ortalama olarak % 35,1 ± 16,8 (ortanca: % 31,0) değerine düştüğü görülmüştür. Örneklemelerde denuder kullanılmadığı durumlarda, toplam PAH'lar için, ortalama olarak % 41,0 ± 14,6 (ortanca: % 33,8) düzeylerinde pozitif hata içeren sonuçların elde edileceği görülmüştür. Ozon kaynaklı negatif girişim, ortancalara göre, en fazla ACY (% 28), daha sonra FLA (% 20), PHE (%18) ve % 15 ile NP ve BghiP bileşiklerinde görülmüştür. PYR ve CHR bileşiklerinde bir etki görülmezken diğer tüm bireysel PAH bileşiklerinde %10 ve altında negatif hatalara rastlanmıştır. Toplam PAH bileşikleri açısından bakıldığında, atmosferik ozonun çalışma süresince ortalama olarak % 8 (ortanca: % 6,0) düzeylerinde negatif hatalara neden olduğu görülmüştür. Örnekleme ortamındaki sıcaklık C ve UC örnekleyicilerinden hesaplanan pozitif hata sonucunu etkilemediği görülmüştür. Ancak C ve UC örnekleyicilerinin backup filtrelerinde ölçülen OK değerlerinin sıcaklıkla doğru orantılı olarak arttığı görülmüştür. Ortam atmosferindeki bağıl nemin OK sonuçlarına önemli bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Örnekleme ortamında sıcaklıklarda görülen artışların primer ve backup filtrelerde PAH kayıplarına neden olduğu, nem artışlarının ise çok düşük düzeylerde de olsa primer ve backup filtrelerde PAH tutulma kapasitesine pozitif yönde katkıda bulunduğu tespit edilmiştir.

KarbonOrganik karbonOzon+2
Ercan Berberler
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yer üstü madencilik aktivitelerinden kaynaklanan tozlarda asbest örnekleme, analizi ve asbest kaynaklı sağlık riskleri

Bu çalışmada, yer üstü madencilik aktivitelerinden kaynaklanan toz örneklerinde asbest lifleri ve asbestiform minerallerinin varlığı araştırılmıştır. Çalışma kapsamında, madencilik aktivitelerinden kaynaklanan tozlar ve doğal toprak örnekleri toplanmış, analiz edilmiş ve sonuçları tartışılmıştır. Bunların yanısıra, asbest kaynaklı sağlık riskleri, yer üstü madenciliği, toz ve yer üstü madenciliğinde toz oluşumu, asbest mineralleri, asbest çeşitleri, Türkiye'de ve Dünya'da asbest yataklarının dağılımı, asbest maruziyeti, asbest minerali mazruziyetinin insan sağlığı üzerine etkileri, asbest maruziyeti sonucu oluşan hastalıklar, asbest maruziyeti ile mücadele, asbest ile ilgili yasal mevzuat çalışmaları ve asbeste alternatif maddeler araştırılmış ve tartışılmıştır. Açık işletme (yer üstü) yöntemiyle işletilen Bolu Belediyesi uhdesindeki üç adet kalker ocağından ve kırma-eleme tesisinden taşınabilir (yönlendirilebilir) çökelti ölçme cihazıyla alınan örnekler, yine Bolu ilinin yenilenen su hatlarından çıkarılan asbestli çimentodan üretilmiş su borusundan alınan örnek ile bu çalışmayı desteklemek için İç Anadolu'da bulunan Yozgat ve Sivas kırsallarından alınan toprak örnekleri SEM-EDS (Taramalı Elektron Mikroskobu-Enerji Dağılımlı X-Işını Spekroskopisi) ile analiz edilmiş, morfolojik yapıları, kimyasal içerikleri belirlenmiş, lif içerip içermedikleri araştırılmış ve literatürde verilen asbest tür ve minereolojik içerikleri ile karşılaştırılmıştır. Çalışmada asbestli boru örneği hariç hiçbir örnekte asbest liflerine rastlanılmamış ancak asbestiform türünde minerallere rastlanılmıştır.

Barış Aksakal
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Batı Karadeniz ormanlarında farklı meşcerelerde orman altı çökelme (throughfall) ile açık alan yağış (bulk) ilişkilerinin incelenmesi

Bu çalışma, 31 Ekim 2019 ile 1 Kasım 2020 tarihleri arasında Batı Karadeniz Bölgesinde atmosferik çökelmenin ve toprak yüklerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bolu Aladağ örnekleme alanında yirmi üç hafta, Kastamonu Araç örnekleme alanında yirmi altı hafta ve Sinop Ayancık örnekleme alanında yirmi yedi hafta süresince tüm yağışlardan toplanan açık alan (bulk) ve orman altı (troughfall) yağış örneklerinde majör iyon konsantrasyonları ve çökelme miktarları belirlenmiş, zamansal ve mekânsal dağılım hakkında veriler elde edilmiştir. Orman altı yağış örnekleyicileri toplamda yirmi adet, açık alan örnekleyicileri de orman altı yağış toplanan alana en yakın açık alan üzerinde üç adet yağmur örnekleyicisi olacak şekilde tesis edilmiştir. Örneklerin içerdiği iyonların aylara göre farklılıkları tek yönlü ANOVA ile test edilmiştir. Açık alan yağış ile karşılaştırıldığında, ölçülen orman altı yağışta baz katyonlar bakımından (tüm meşcere tiplerinde kalsiyum ile Karaçam ve doğu kayını meşceresinde amonyum azotu hariç) önemli ölçüde daha yüksek akılar bulunması, tüm meşcere tiplerinde tepe çatısı tarafından önemli miktarda katyonun biriktirildiğini göstermiştir. Hem orman altı hem de açık alan yağış pH düzeyleri yüksek olup zayıf asit veya nötr karakterde belirlenmiştir. Ölçüm periyodu boyunca tüm meşcerelerde yağış sularının ortalama elektriksel iletkenlik değerlerinin 250 µS cm-1 'in altında ve düşük tuzlu sular sınıfında oldukları görülmüştür. Sülfat sülfürü ve klorür çökelme akıları O.A.Y. ve A.A.Y. örneklerinde üç istasyonda da en yüksek değerlerde görülmüştür. Katyonlarda, kalsiyum ve potasyum çökelme akıları O.A.Y. örneklerinde yüksek düzeylerde bulunurken, A.A.Y. örneklerinde, Aladağ'da kalsiyum ve potasyum, Araç'ta kalsiyum ve amonyum azotu ve Ayancık'ta kalsiyum ve sodyum çökelme akıları en yüksek düzeylerde gözlemlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Toplam Çökelme, Anyon, Katyon, Orman Altı Çökelme, Elektriksel İletkenlik

AnyonlarBatı Karadeniz bölgesiElektriksel iletkenlik+3
Hurşit Ceyhun Yurdabak
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yüzey toprakları, göl dip çamuru ve göl balıkları örneklerinde mangallı piknik emisyonlarından kaynaklanan toplam civa seviyelerinin belirlenmesi

ların başından itibaren) yapılmakta olan barbekülü piknikler (mangallı piknik) nedeniyle; yüzey topraklarda, yüzey sedimanlarda ve atmosferik çökelme nedeniyle Gölcük Gölet'i balıklarında hangi düzeylerde civa kirliliğinin oluştuğu belirlenmiştir. Kirlilik düzeylerinin belirlenebilmesi için yaz ve ısınma sezonlarında (kış) olmak üzere, (1) piknik için izin verilen alanlardaki yüzey toprak örnekleri, (2) dip çamuru (sediman), ve (3) balık örnekleri toplanmış ve toplam civa için analiz edilmişlerdir. Örneklerin analiz sonuçları ile refrans çalışma alanlarından elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak kirlilik düzeyleri belirlenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre mangallı piknik aktivitelerinin civa salınımına neden olduğu ve salınan civanın yüzey toprak ve sedimanda olduğu gibi Gölette yaşayan balıklarda da birikim yaptığı anlaşılmıştır. Gölcük Tabiat Parkı yüzey toprak ve gölet yüzey sediman örneklerinde ölçülen toplam civa konsantrasyonları (yaz ve kış dönemleri birlikte) referans çalışma alanı örneklerinden daha yüksek düzeylerde bulunmuştur. Proje kapsamında çalışılan tüm örnek matrislerinde, balık örnekleri dahil, referans çalışma alanlarına göre daha yüksek toplam civa konsantrasyon seviyelerinin belirlenmiş olması, mangallı pikniklerde yakılan mangal kömürlerinin önemli bir civa kaynağı olduğunu göstermiştir.

BalıklarGöl kirliliğiGölcük Gölü+4
Berna Durmuş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gölcük göleti balıklarının deri ve kas dokularında PAH seviyelerinin belirlenmesi

Bu tez kapsamında Bolu İlinde bulunan Gölcük Göleti Tabiat Parkındaki balıkların deri ve kas dokularındaki çok halkalı aromatik hidrokarbonların (PAH'ların) mevsimsel değişimlere göre ve mangal, barbekü gibi çevresel kirletici faktörlere göre seviyelerinin belirlenmesi sağlanmıştır. Bu çalışmada ortam ve canlılar üzerindeki en önemli kirleticilerden olan PAH'ların yaz ve ısınma sezonu (kış) olmak üzere iki dönemde yapılmıştır. Gölcük Göleti balık dokuları ve referans çalışma alanlarındaki balık dokularında ölçülen PAH düzeyleri karşılaştırılmış ve mangallı piknik aktivitelerinin önemli bir PAH kaynağı olduğu ortaya konulmuştur. Gölet kompozit su örneklerinde ve sedimanlarında ölçülen PAH'ların gölette yaşayan balıklarda PAH bileşiklerinin birikim yapmasına neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan diagnostik (tanılama) oranı hesaplamalrına göre Gölcük Tabiat Parkı'nın ağırlıklı olarak mangallı piknik aktivitelerinden kaynaklanan PAH'lardan etkilendikleri belirlenmiştir. Bu çalışmada yaz ve kış dönemlerinde ölçülen PAH miktarları referans alanlarından daha yüksek miktarda bulunmuştur. Çalışma sonucuna göre Gölcük Göletinde yapılan mangal aktivitesinden kaynaklanan PAH'ların balıkların deri ve kas dokularında birikim yaptığı ve mangalın PAH oluşumunda etkili bir kaynak olduğu belirlenmiştir.

BalıklarMangalPolisiklik aromatik hidrokarbonlar+1
Gamze Gültopu
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Mangallı piknik aktivitelerinden kaynaklanan partikül ve gaz formlarındaki polisiklik aromatik hidrokarbon (PAH) bileşiklerinin seviyelerinin belirlenmesi

Bu tez çalışması, Bolu İl'inin güneyinde, şehir merkezine 13 km uzaklıkta ve 1217 m yükseltide yer alan Gölcük Tabiat Parkı'nda gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada atmosferik örneklemelere 12 Şubat 2020 tarihinde başlanmış, 7 Mart 2020 tarihine kadar TSP örnekleri toplanmıştır. 8 Mart 2020 tarihinden, 20 Kasım 2020'ye kadar PM2,5 örneklemeleri yapılmıştır. Çalışma süresince toplamda 25 TSP ve 161 günlük (24 saatlik) PM2,5 örnekleri toplanmış ve örnekler, ABD Çevre Koruma Ajansı (US EPA) tarafından öncelikli kirleticiler olarak sınıflandırılan 16 PAH bileşiğinin partikül ve gaz fazı bileşikleri için analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında yine 12 Şubat 2020 tarihinden 19 Ekim 2020 tarihine kadar 14 adet haftalık toplam çökelme (bulk) örnekleri toplanmış ve 16 PAH bileşiği için analiz edilmiştir. Çalışma süresince saatlik ozon ve meteorolojik veriler de ölçülmüştür. PAH sonuçları istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve PAH'lar için kaynak paylaşım sonuçları EFECT (Yol Tozu Zenginleştirme Faktörü Elemental Karbon İzleyici Yöntemi) yardımı ile belirlenmiştir. Literatürde ilk defa mangal emisyonları için PAH tanı oranları belirlenmiştir. PAH bileşiklerinin gaz-partikül dağılımlarında BbF, AN, IcdP ve Py'nin sırası ile %94,4, %93,7, %61,6 ve %58,2'sinin partikül formunda olduğu görülmüştür. Ane, Phe, Np, Anp, BkF, BaP, Flu, DahA, BaA, Flr, BghiP ve Chr'nin sırası ile %90,9, %77,0, %75,1, %71,2, %70,4, %70,3, %69,8, %59,2, %59,1, %58,0, %57,3 ve %55,3'ü gaz fazında bulunmuştur. Toplam çökelme örneklerinde toplam PAH bileşikleri akılarının Gölcük Tabiat Parkı'nda, Gebze'de yapılan çalışmadan 4,5 kat daha yüksek olduğu bulunmuştur. EFECT Sonuçlarına göre; Tabiat Parkı atmosferinde ölçülen PAH bileşiklerinin neredeyse tamamının mangal emisyonlarından kaynaklandığı, BkF, BaA, Phe, IcdP, Flr, ve Flu bileşiklerinin sırası ile yalnızca %5,18, %1,68, %1,48, %0,66, %0,41 ve %0,16 kadarının trafik kaynaklı oldukları belirlenmiştir.

Eslem Çınar Erol
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Şehir ve kırsal atmosferlerde organik karbon ve elementel karbon ilişkisinin araştırılması

Bu çalışmada, yarı kırsal bir alan olan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kampüsünde ve Kütahya ili şehir merkezi ve Kırsalında (Göbel mevkii, Tavşanlı ilçesi) günlük kaba ve ince partikül örneklemeleri yapılmıştır. Bolu ilinde yapılan örneklemelerde elde edilen sonuçların yetersiz kalması nedeni ile Bolu atmosferine ait çalışma tez kapsamından çıkartılmış, yalnızca Kütahya şehir ve kırsal atmosfer verileri teze dahil edilmiştir. Kütahya şehir merkezinde, Meteoroloji Genel Müdürlüğü bahçesinde 251 adet PM2,5 örneği Ocak 2014 - Aralık 2014 tarihleri arasında ve 105 adet PM2,5-10 örneği de Mart 2014 - Aralık 2014 tarihleri arasında günlük olarak toplanmıştır. Kırsal alan örneği olarak, Tavşanlı Göbel Kaplıcaları mevkiinde 294 adet PM2,5 ve 105 adet PM2,5-10 örnekleri aynı tarihler arasında yine günlük örnekler olarak toplanmıştır. Her iki istasyonda da düşük hacimli (16,7 L/dak) örnekleyici kullanılarak, 37 mm çapındaki kuvars filtreler üzerine toplanmıştır. Kuvars filtreler üzerine toplanan PM örneklerinde Elementel karbon (EK) ve Organik Karbon (OK) fraksiyonları Termal/Optik yöntemle çalışan Sunset marka OK/EK analizörü kullanılarak NIOSH 870 metodu ile tayin edilmiştir. Kütahya şehir merkezinde PM2,5 (ince partiküller) için OK ve EK konsantrasyonlarının ortanca (median) değerleri sırasıyla 11,07 µg/m3 ve 2,31 µg/m3 olarak bulunmuştur. PM2,5-10 (kaba partiküller) örneklerindeki OK ve EK konsantrasyonlarının median değerleri sırasıyla 2,6 µg/m3 ve 0,2µg/m3 olarak hesaplanmıştır. Tavşanlı Göbel kırsalında PM2,5 için OK ve EK konsantrasyonlarının ortanca değerleri sırasıyla 3,79 µg/m3 ve 0,33µg/m3. Kırsal istasyondaki kaba partikül örneklerinde OK ve EK konsantrasyonlarının ortanca değerleri sırasıyla 2,52 µg/m3ve 0,09µg/m3 olarak bulunmuştur. Kış mevsiminde özellikle PM2,5 fraksiyonunda organik karbon ve elementel karbon değerleri artış göstermiştir. Partikül örneklemeleri ile paralel olarak ölçümleri yapılan NO, NO2, SO2 ve O3 gazları da EK ve OK konsantrasyonları ile ilişkilendirilerek, ikincil organik karbon oluşumu ve kirlilik kaynakları ve kaynak bölgelerinin belirlenmesinde kullanılmıştır.

Pınar Ölgün
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ekmeklerde pişirilme aşamasında yakıt ve fırın türlerinden kaynaklanan PAH kontaminasyon seviyelerinin belirlenmesi

Ekmeklerde ABD Çevre Koruma Ajansı (US-EPA) tarafından öncelikli kirleticiler olan Polisiklik Aromatik Hidrokarbon (PAH) seviyeleri belirlenmiştir. Konvansiyel fırınların, ev tipi fırınların, köy fırınlarının ve kullanılan yakıt türlerinin (odun, kömür, doğal gaz ve elektrik) pişirilen ekmeklerdeki PAH düzeylerine katkıları araştırılmıştır. Pişirilmemiş ekmekler laboratuvar ortamında geleneksel yöntemlere göre hazırlanmış ve un, su, tuz ve maya gibi materyallerden gelebilecek PAH katkıları düzeltilmiştir. Laboratuvarda pişmeye hazırlanan hamurlar fırınlara taşınmış ve fırınlarda kullanılmakta olan rutin yöntemlere göre ekmekler pişirilmiştir. Ekmeklerin pişirildiği yüzeylerde bulunan kül vb kalıntılar süpürülerek örnekler alınmış ve ekmeklerle temas halinde olan bu kalıntıların herhangi bir PAH katkısına sebep olup olmadıkları da araştırılmıştır. Örnekler, daha düşük tayin limiti ve daha yüksek hassasiyete sahip HPLC/FLD sistemi ile analiz edilmiştir. Floresans detektöre paralel olarak DAD (UV) spektrumları da incelenmiştir. Çalışma sonucuna göre insan sağlığını tehdit edebilecek düzeylerde ağır moleküllü PAH bileşik düzeylerine rastlanılmamış daha çok düşük molekül ağırlıklı PAH bileşikleri tespit edilmiştir.

Köksal Bilaloğlu
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Trafik kaynaklı ağır metal emisyon faktörlerinin belirlenmesi

Bu çalışma ile İstanbul-Ankara otoyolunda bulunan Bolu Dağı Tüneli'nde aktif örnekleme ile toplam askıda partiküller (TSP) kuvars filtrelere toplanmıştır. Toplanan bu filtrelerde elementler, anyon ve katyonlar tayin edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlarla ağır metallerin trafik kaynaklı emisyon faktörleri (EF)'de hesaplanmıştır. Filtrelerde; Al, As, B, Ba, Bi, Ca, Cd, Ce, Co, Cr, Cs, Cu, Fe, In, K, La, Mg, Na, Nd, Ni, Pb, Rb, Sb, Sc, Se, Sm, Sr, Th, Tl, U, V ve Zn metallerinin konsantrasyonları tespit edilmiştir. Yapılan deneyler sonucunda Fe, Mn, Rb, Mg, Na, Ca, Sr, Ba, K ve Th metallerinin tamamına yakınının topraktan kaynaklandığı görülmektedir. Krom, Ni, Cu, Co, Cs, Pb, Be ve Sm elementlerinin toprağa göre orta seviyelerde zenginleştiklerini, yani trafiğin bu metaller için en az toprak kadar önemli bir kaynak olduğunu göstermektedir. Çinko, Nd, Sn, U, Tl, B, As, Sb, Bi, Cd, V, In ve Se metallerinin yüksek düzeyde zenginleştikleri ve tamamen toprak dışı bir kaynaktan geldikleri görülmüştür. Bu çalışmada frekansı %65 (frekans >13) ve üzerinde olan metaller Co, Cu, As, Cd, In, Sn, Sb, Ba, Sm, Tl, Pb ve Bi metallerin EF sonuçları araç emisyonu olarak değerlendirilmiştir. Emisyon faktörü değerleri sırasıyla Al 3900±3300, Ca 11800±9200, Fe 3100±2000, Mg 1300±1000, Na 2500±1700, As 8,95±4,91, Ba 57,3±51, Cd 2,58±1,68, Co 9,80±5,05, Cr 32,3±16,4, Cu 175±88,0, Mn11,0±8,20, Ni 14,8±8,22, Pb 14,5±12,0, Sb 6,30±4,30, Se19,2±12,1, Sr 11,8±12,1, V 11000±3500, Zn 540±500, Sn 6,00±6,00 olarak bulunmuştur. Th ve U dahil çoğu metalin toprak kökenli olduğu görülmektedir. Anyon ve katyonlardan bahsi geçen iyonlar dışında frekansı yüksek olan iyona fazla rastlanılmamıştır. Klorür EF değeri 2000 ±1000 µg/araç.km, Sülfat iyonu EF değeri 15000 ± 4000 µg/araç.km ve Amonyum iyonu EF değeri de 2600 ± 2000 µg/araç.km olarak belirlenmiştir. EF değerlerinde, Na+, K+, Mg+2 ve Ca+2 ağırlıklı olarak toprak kökenli iyonlar olduklarından, tünel çıkışında birikmiş tozların havalanması ile pozitif EF değerleri verdiklerinden araç emisyonları olarak değerlendirilmemişlerdir ve genellikle de literatürde verilen ortalama EF değerlerinden daha yüksek seviyelerde gözlemlenmişlerdir.

Özge Aslan
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu tünel havasının ve yol tozunun elementel/organik karbon ve pah kompozisyonu

Türkiye'nin karayolu ağının Edirne–İstanbul–Ankara eksenindeki otoyol üzerinde yer alan Bolu Dağı Tüneli'nde PUF örnekleyicilerle toplanan hava örneklerinde, Elementel ve Organik Karbon (EK ve OK) ile partikül ve gaz fazında A.B.D. Çevre Koruma Ajansı'nın (USEPA) öncelikli kirleticiler listesindeki 16 PAH bileşiği tayin edilmiştir. Çalışma sonunda; 16 öncelikli PAH bileşikleri, Elementel Karbon (EK) ve Organik Karbon (OK) için trafik kaynaklı Emisyon Faktörleri (EF) hesaplanmıştır. Emisyonların mevsimsel değişimini görebilmek için yaz ve kış olmak üzere örneklemeler iki mevsimde yapılmıştır. Birinci örnekleme (kış sezonu) 24 Şubat-02 Mart 2014 tarihleri arasında, ikinci örnekleme (yaz sezonu) ise 02-04 Haziran 2014 tarihleri arasında yapılmıştır. Çalışmada ayrıca yol tozu örnekleri de toplanmış ve EK-OK, partikül ve gaz fazı PAH bileşikleri için analizlenmiştir. OK-EK analizleri, Sunset marka OK-EK analizörü kullanılarak NIOSH 870 protokolü ile yapılmıştır. Partikül ve gaz fazındaki PAH analizleri ise, sokslet ekstraksiyon tekniği kullanılarak ekstrakt edildikten sonra, temizleme kolonundan geçirilip HPLC-DAD ile tayin edilmiştir. Kış sezonunda tünel girişinde ölçülen ortalama OK ve EK derişimi sırasıyla 14,2 ± 12,8 µg/m3 ve 16,3 ± 6,83 µg/m3, tünel çıkışında ise 41,3 ± 15,6 µg/m3 ve 68,4 ± 23,1 µg/m3 olarak bulunmuştur. Yaz sezonunda ise tünel girişinde ölçülen ortalama OK ve EK derişimleri sırasıyla 18,1 ± 10,1 µg/m3 ve 22,4 ± 8,7 µg/m3, tünel çıkışında ise 63,2 ± 17,9 µg/m3 ve 88,0 ± 27,5 µg/m3 olarak bulunmuştur. Ayrıca OK'ların TSP konsantrasyonlarına olan katkısı kış örneklemelerinde % 25,1 ± 7,3; yaz örneklerinde ise % 23,8 ± 7,5 olarak hesaplanmıştır. EK katkıları ise kış örneklerinde % 41,9 ± 12,0 ve yaz örneklerinde de % 37,2 ± 11,5 olarak belirlenmiştir. Yaz mevsiminde en yüksek konsantrasyona sahip PAH bileşikleri sırasıyla fenantren, antrasen ve piren; kış mevsiminde floren, fenantren ve piren olarak hesaplanmıştır. PAH konsantrasyonları (IP/(IP+ BghiP)) tanımlama oranı kış mevsiminde 0,36; yaz mevsiminde ise 0,42 olarak hesaplanmıştır. Bu oranlara bakılarak her iki sezonda da dizel araçların daha baskın olduğu söylenebilmektedir. OK-EK Analizör sisteminin özelliği nedeniyle OK pikleri sıcaklık farkına göre OK1, OK2, OK3 ve OK4 olarak ayrılmaktadır. Bu OK pikleri 15 PAH bileşiği (naftalin hariç) ile ilişkilendirilmiştir. Bunun sonucunda asenaftilen, asenaften ve floren toplamının OK1 piki ile yüksek korelasyona (r=0,85) sahip olduğu görülmüştür. Fenantren, antrasen, floranten, piren, benzo(a)antrasen ve krizen bileşiklerinin toplamı ile OK2 piki incelenmiş ve r=0,85 olarak bulunmuştur. OK3 piki ile benzo(b)floranten, benzo(k)floranten, benzo(a)piren, indeno(1,2,3,c-d)piren, dibenzo(a,h)antrasen ve benzo(g,h,i)perilen bileşiklerinin konsantrasyonlarının toplamı ilişkilendirilmiş ve r = 0,87 olarak bulunmuştur. Tünelinde içerisinde hesaplanan taşıt kaynaklı OK ve EK emisyon faktörleri (EF), araç başına her bir kilometre için miligram olarak, kış döneminde daha düşük (EFOK: 36,9 ± 16,1; EFEK: 62,7 ± 22,7), yaz döneminde daha yüksek (EFOK: 55,3 ± 9,9; EFEK:75,8 ± 28,27) görülmektedir. PAH bileşikleri içinde emsiyon faktörleri belirlenmiş ve yüzde dağılımları incelenmiştir. Buna göre gaz fazında PAH bileşiklerinden fenantren, floren ve piren kış mevsiminde daha baskın olurken, yaz mevsiminde fenantren, antrasen ve piren bileşikleri baskın olmuştur. Partikül fazı PAH bileşiklerinden fenantren ve floren kış mevsiminde daha baskın olurken, benzo(k)floranten ve benzo(a)piren yaz mevsiminde daha baskın bileşiklerdir. Yol tozu örneklerindeki OK, EK ve PAH kakıları sırasıyla % 11,4 ± 0,26; % 1,91 ± 0,31; % 0,25 ± 0,12 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca yol tozu örneklerindeki en yüksek konsantrasyona sahip PAH bileşikleri sırasıyla benzo(k)floranten, piren, benzo(a)antrasen ve floranten olarak tespit edilmiştir. Literatür değerlerine göre Bolu tünelindeki yol tozu PAH kompozisyonunun daha yüksek konsantrasyon değerlerine sahip olduğu görülmüştür.

Organik karbonPoliaromatik hidrokarbonlar
Fikriye Tuğçe Demir
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Rekreasyonel aktivitelerin Gölcük tabiat parkına etkilerinin araştırılması

Gölcük Tabiat Parkı Türkiye'nin Batı Karadeniz Bölgesi'nde bulunan Bolu ili sınırları içerisinde yer alan, senede yaklaşık 400 bin kişinin rekreasyonel amaçla ziyaret ettiği bir yerdir. Son yıllarda Tabiat Parkında bazı ağaç çeşitlerinin kuruması, gölde alg büyümesi gibi sebeplerden ötürü yerel yönetimler acil eylem toplantıları düzenlemiştir. Bu çalışma kapsamında Tabiat Parkı'nın sürdürülebilir kullanımını sağlamak amacı ile mevcut kirlilik kaynaklarının, kirlilik dağılımlarının araştırılması ve ölçülmesi amaçlanmıştır. Bölgeden iki farklı mevsimde 21 farklı noktadan yüzey toprak örnekleri toplanmış ve bu numunelerde polisiklik aromatik hidrokarbon konsantrasyon seviyeleri, iyon miktarları ve yağ konsantrasyonları ölçülmüştür. Yüzey toprak örneklerinde tespit edilen PAH konsantrasyon seviyeleri 2016 yılı Haziran ayında 12 - 2003 ng/g KA arasında değişirken, 2016 yılı Kasım ayında toplanan örneklerde 84 - 3125 ng/g KA arasında tespit edilmiştir. Yağ konsantrasyonları Haziran ayı örneklerinde 2,0-28,0 mg/g KA, Kasım ayında 0,8-8 mg/g KA değerlerinde ölçülmüştür. Göl yüzeyi yaklaşık 50 eşit gride bölünerek bu gridlerden yüzey su örnekleri ile sediman (dip çamur) örnekleri toplanmıştır. Su örneklerinde göl su kalitesini belirlemek amacı ile fiziksel parametreler, besin girdilerini belirlemek için anyon-katyon tayini ve mangal etkisini görmek amacıyla yağ tayinleri yapılırken sediman örneklerinde PAH ve yağ tayini yapılmıştır. Su örneklerinde tespit edilen yağ konsantrasyonu 1,2-41,1 mg/L arasında, anyonlar 294,5-503,6 µeq/L değerleri arasında, katyonlar 1892-1970 µeq/L değerleri arasında ölçülmüştür. Sediman örneklerinde tespit edilen PAH konsantrasyon seviyeleri metot tayin limiti-3820 ng/g KA arasında, yağ konsantrasyonu ise 0,4-20 mg/g KA arasında bulunmuştur. Ayrıca haftalık atmosferik toplam çökelme örnekleri toplanarak, bu örneklerde PAH ve anyon-katyon tayini yapılarak lokal atmosferik yollarla göle gelen kirlilik düzeyleri belirlenmiştir. Ölçülen anyonların - akıları 2755-13300 mg Anyon/m2 yıl değerleri arasında, katyonların akıları ise 827-11545 mg Katyon/m2 yıl değerleri arasında bulunmuştur. Ölçülen parametreler doğrultusunda kirlilik dağılım haritaları çizilerek sonuçlar görselleştirilmiştir. Bu sayede mevcut kirlilik düzeyleri ve taşınım yolları belirlenmiştir.

Katı yağlar
Melike Büşra Bayramoğlu Karşı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kuru çökelme ve sıralı yağmur örneklerinde polisiklik aromatik hidrokarbonların ve organoklorlu pestisitlerin araştırılması

Bu çalışmada, kuru çökelme ve sıralı yaş çökelme örneklerinde polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) ve organoklorlu pestisitlerin (OCP) miktarları belirlenmiştir. Sıralı yaş çökelme örnekleri Nisan 2010-Ocak 2011 tarihleri arasında, Bolu'da yarı kırsal bölgede bulunan Abant İzzet Baysal Üniversitesi kampüs alanında toplanmıştır. Örnekler bir yağmur olayının başlangıcından bitimine kadar otomatik sıralı yağmur örnekleyici cihazı kullanılarak toplanmış ve katı faz ekstraksiyon metodu ile ekstrakte edilmiştir. PAH'ların tayini için HPLC-DAD ve OCP'ler için de GC-ECD cihazı kullanılmıştır. Yağmur örneklerinde en çok rastlanan PAH bileşikleri 2-4 halkalı bileşikler olarak gözlemlenmiştir. En yüksek ortalama çökelme akısı (2998 ng m-2) ve hacim ağırlıklı ortalama konsantrasyonu (2,35 ng mL-1) ile naftalin'e ait iken; en düşük ortalama çökelme akısı (10,7 ng m-2) ve ortalama konsantrasyon (0,009 ng mL-1) ile benzo[a]piren'e ait olarak bulunmuştur. Örneklerde en çok gözlenen pestisit ise α-HCH izomeridir. En yüksek ortalama konsantrasyona (0,721 ng mL-1), akıya (552 ng m-2) ve hacim ağırlıklı ortalama konsantrasyona (0,187 ng mL-1) DDT sahipken, en düşük ortalama konsantrasyona (0,002 ng mL-1), akıya (2,16 ng m-2) hacim ağırlıklı ortalama konsantrasyona (0,0006 ng mL-1) ise dieldrin sahiptir. Kullanımı birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de yasaklanmış olmasına rağmen DDT bileşiğine de yağmur örneklerinde rastlanmıştır. Bu tür organoklorlu bileşiklerin akı seviyeleri, zirai uygulamanın yapıldığı aylarda daha yüksek seviyelerde bulunmuştur. Kuru çökelme örneklerinde asenaftilen, floren, fenantren ve krizen gibi bileşikler haricinde PAH bileşiklerinin yarısının normal dağılım gösterdiği ve büyük bir olasılıkla uzun mesafelerden ölçüm alanına taşındığı anlaşılmıştır. Çalışmada kaynak tespiti için Back Trajektör analizi ve Diagnostik oranlar kullanılmış ve kirletici kaynak olarak TEM ve D-100 karayollarıdan gelen taşıt emisyonları ve kent atmosferinin önemli katkı yaptığı görülmüştür.

Organik kirleticilerPolisiklik aromatik hidrokarbonlarYaş çökelme
Ferhat Yılmaz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00

Other supervisors