Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Baha Karan

11 theses · Hacettepe University

DoctorateOpen AccessTR

Finansal kaldıracın gelişmiş ve gelişmekte olan piyasalardaki şirketlerin yatırımlarına etkisi

2000'li yıllar ile birlikte özel sektör borçlanma oranlarının yüksek seviyelere ulaşması ile kurumsal finansın temel konularından olan yatırımı etkileyen etmenler ve borçlanmanın yatırım üzerindeki etkisi dikkat çekici hale gelmiştir. Bu çalışmanın amacı finansal borçlanmanın gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin şirketlerinde yatırım kararları üzerindeki etkisini incelemektedir. ABD, Almanya, Fransa, İngiltere ve Japonya olmak üzere beş gelişmiş ve Brezilya, Hindistan, Güney Afrika, Endonezya, Çin ve Türkiye olmak üzere altı gelişmekte olan ülkenin 2005-2015 yılları arasında borsalarında işlem görmüş ve/veya görmekte olan şirketlere ait veriler kullanılmıştır. Yatırım kararlarında temel olarak borçlanma, nakit akış, satış ve Tobin Q oranı değerlerinin etkisi panel veri analizi ve iki aşamalı en küçük kareler yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, ülke bazında farklılık gösterse de, borçlanmanın yatırımı negatif yönde etkilediği görülmüştür. Gelişmiş ülkelerde etki çok düşük iken, gelişmekte olan ülkelerde oldukça yüksektir. Gelişmiş ülkelerde yatırım kararını, satış değişkeni pozitif yönde desteklerken, gelişmekte olan ülkelerde ise bu destek nakit akış değişkeninden sağlanmaktadır. Düşük büyüme imkânlarına sahip şirketlerde, yüksek büyüme imkânlarına sahip şirketlere göre borçlanmanın negatif etkisi daha güçlü olarak görülmektedir.

BorçlanmaFinansal borçlanmaFinansal kaldıraçlar+4
Tuğba Akca
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetim ilkeleri'nin ve mali performans göstergelerin KOBİ'lerin performansına etkisi: BİST üzerine bir uygulama

Çoğu ülkelerin sahip olduğu sorunların başında gelen işsizlik probleminin çözümü için çok önemli olan KOBİ'ler, ekonomideki payı ve etkisi sebebiyle günümüzde gittikçe de önemi artan ve artık vazgeçilmez hale gelen yapılar olmuştur. Bu yapıların en önemli sorunu çoğunluğunun aile şirketi temelli olması ve bunun da yönetim açısından bir takım sorunlara yol açmasıdır. Günümüzün öncü anlayışlarından biri olan kurumsal yönetim ilkelerinin de bu sorunların giderilmesinde etkili olabileceği öne sürülmüştür. Bu çalışmada da Borsa İstanbul'da işlem gören KOBİ'lerde kurumsal yönetim uygulamalarının finansal performans göstergelerine etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Borsa İstanbul'da işlem gören 25 şirket ele alınarak yönetim kurulu büyüklüğü, CEO'nun görevde kalma süresi ve ikililiği, yönetim kurulundaki bağımsız yönetici oranı ve kadın yönetici oranı gibi kurumsal yönetim ilkeleri değişkenlerinin şirketlerin finansal performanslarına etkileri, ROA (aktif karlılık), ROE (öz sermaye karlılığı) değişkenleri kullanılarak test edilmiştir. Araştırmada panel veri regresyon analizi yöntemi kullanılmış ve açıklayıcı istatistikler, korelasyon matrisi, ve regresyon sonuçları analiz edilmiştir. Çalışmada panel veri regresyon analizi sonucunda kurumsal yönetim ilkeleri değişkenlerinden sadece CEO'nun görevde kalma süresinin KOBİ'lerin finansal performansına olumlu yönde bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Değişkenler arasındaki karşılıklı ilişkileri özetleyecek olursak ise, bağımsız yönetici sayısı ile CEO'nun ikililiği ve toplam aktif arasında pozitif; bağımsız yönetici sayısı ile CEO'nun görevde kalma süresi ve cari oran arasında ise negatif bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca, yönetim kurulu büyüklüğü ile toplam aktif ve bağımsız yönetici sayısı arasında pozitif; finansal performans göstergeleriyle ise negatif ilişki tespit edilmiştir. Son olarak, CEO'nun görevde kalma süresi ile CEO'nun ikililiği, toplam aktif ve dış satış oranı arasında pozitif ilişki bulunmuştur. Aynı şekilde dış satış oranı ile aktif karlılık arasında da pozitif, fakat CEO'nun ikililiği ile cari oran arasında negatif ilişki gözlenmiştir. Anahtar Sözcükler Kurumsal Yönetim İlkeleri, Finansal Performans, KOBİ, Türkiye, BİST

Borsa İstanbulFinansal performansKOBİ+3
Mehmet Sağlam
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Menkul kıymet borsalarında büyük fiyat değişimleri: Borsa İstanbul üzerine bir uygulama

Finansal edebiyatta borsalarda anormal getiri elde etmek mümkün olmadığını, piyasada büyük fiyat değişmeler sonrası piyasa kendi kendini düzelttiği öne sürülmüştür. Ancak, 1980'li yıllarından itibaren hızla ilgi çeken davranışsal finans yaklaşımları ortaya konulmuştur. Bu yaklaşımlara göre belirli durumlarda piyasaların ne yönde hareket edeceği öngörülebilecektir. Bu çalışmanın amacı, BİST'te işlem gören hisse senetlerin büyük fiyat değişimlerine karşı tepkisini incelemektir. Bu bağlamda, 1 Ocak 2000 – 31 Aralık 2015 tarihleri arasında işlem gören hisse senetlerin günlük verileri kullanılmış ve olay çalışması yöntemi ile test edilmiştir. Piyasa getiri modeli kullanılan araştırma sonucunda pozitif büyük fiyat değişmeler sonrası aşırı tepki oluştuğunu, negatif fiyat değişimleri sonucunda da fiyat devamlılığının var olduğu saptanmıştır. Ayrıca, hem pozitif hem negatif büyük fiyat değişimleri öncesi beklentisel ticaret ya da bilgi sızması bulunmuştur. Söz konusu, BİST'te büyük fiyat değişimleri sonrası anormal getiri elde etmenin mümkün olduğu tespit edilmiştir.

Aşırı tepki verme hipoteziBorsaBorsa İstanbul+4
Daıyrbek Kenzhebaı Uulu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kripto para olgusu ve Blockchain teknolojisi: Ekonomik aktörlerin tepkisi, maliyet analizi, Var modeli ve Granger nedensellik testi

Yerine getirdiği işlevler bakımından benzersiz bir araç olan para hiç şüphesiz insanlık açısından büyük öneme sahiptir. Yeri doldurulamayacak olan bu icat, günlük hayatı kolaylaştırmanın yanı sıra şirketler ve ülkelerin ekonomik dönüşümünde de büyük rol oynamaktadır. Bu doğrultuda, değişen dünyaya paralel olarak para da yüzyıllar içerisinde kritik bir dönüşüm yaşamıştır. Bununla birlikte, para her zaman merkezi bir otoritenin kontrolünde olmuştur. Ancak 2009 yılında ortaya çıkan Bitcoin ve arkasındaki Blockchain teknolojisi para kavramına eşi benzeri görülmemiş bir yenilik getirmiştir. Bu çalışma, Bitcoin ile başlayan ve finansal sisteme yönelik ciddi değişimleri beraberinde getirmesi beklenen Kripto Para ve Blockchain teknolojisini ele almaktadır. Buna paralel olarak bu meseleye karşı ekonomik aktörlerin görüşleri aktarılmakta, uygulanan politikalar anlatılmakta, Blockchain teknolojisinin maliyetlere etkisi analiz edilmekte ve kripto paraların birbiri ile olan ilişkisi irdelenmektedir. Araştırmalar, bu yeni teknolojinin kullanımı ile birlikte işlem maliyetlerinde önemli miktarlarda düşüş olacağını ve etkinliğin artacağını ortaya koymaktadır. VAR Analizleri ve Granger Nedensellik Testleri ise kripto paraların fiyat oluşumunda Bitcoin ve Altcoin'lerin ilişkisinin rolüne bir açıklama getirmektedir.

BitcoinBlockchainBlok zinciri sistemi+4
Ahmet Aslan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Savunma sanayi projelerinin analitik hiyerarşi süreci yöntemi kullanılarak önceliklendirilmesi

Savunma sanayi ülkenin vazgeçilmez sektörleri arasındadır. Bir ülkenin savunma sanayi sektörü geliştikçe ülke sadece askeri açıdan değil sosyo - ekonomik açıdan da önemli ölçüde gelişecektir. Yüksek teknolojili üretim gerçekleştiren ve ülke savunması için kritik çalışmalar yapan bu sektörün devlet tarafından desteklenmesi oldukça önemlidir. Ülkenin bu alanda gelişmesiyle beraber toplum içerisinde güvenli yaşama duygusu da böylelikle artacaktır. Savunma sanayi birçok çalışmayı yaptığı projeler sayesinde neticelendirir. Bu sebeple projelerin zamanında doğru bir şekilde uzman kişiler tarafından belirlenmesi önem arz etmektedir. Bir projeden başarılı bir sonuç elde edilirse bu durum sektörün gelişmesi için yeni fırsatlar ortaya çıkaracaktır. Bu sebeple zamanında verilen doğru karar kritiktir. Savunma sanayi projeleri çok sayıda olup birçok kriter içermektedir. Bu sebeple durum çok kriterli karar verme olarak belirtilebilir. Bu amaçla çalışmada çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan analitik hiyerarşi süreci yöntemi seçim ve önceliklendirme amacıyla kullanılmıştır. Yöntemin uygulanabilmesi için çalışmanın gerçekleştiği savunma sanayide uzman çalışanlar ile görüşülmüştür. Gerçekleştirilen görüşme neticesinde 6 proje alternatif olarak seçilmiş ve belirlenen 11 kriter dahilinde yöntem uygulanmıştır. Uygulanan yöntem sonucunda savunma sanayi projelerinin önceliklendirilebilir olduğu görülmüştür. Bu durum sektör için önemli bir girdi olmuş olup farklı seçim ve karar verme durumlarını da değerlendirmek üzere kullanılabilir olacağı karar verici açısından ifade edilmiştir. Böylelikle ülkemiz için oldukça önemli bir sektör olan savunma sanayide yöntemin kullanılabilir olması sektör için olumlu bir sonuç ortaya çıkarmıştır.

Analitik hiyerarşi süreciProjelerSavunma endüstrisi+2
Yağmur Ballıca
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Riskli piyasalarda yatırımcı performansını etkileyen faktörler

Son dönemlerde forex piyasasına olan ilgi dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de giderek artmaktadır. Tezgahüstü bir piyasa niteliğinde olan forex piyasası, dünyanın en yüksek işlem hacmine sahip piyasasıdır. Bu piyasayı bu kadar cazip hale getiren durum ise kaldıraçlı işlemlere olanak sağlaması nedeniyle düşük sermaye/yatırım ile daha yüksek kar elde edilmesine imkan tanımasıdır. Yüksek kazanç elde etme ihtimaline paralel olarak yüksek kayıplar da ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, forex piyasasında işlem yapan bireysel yatırımcıların yönettikleri portföye ilişkin kazanç/kayıp durumlarının anket yöntemi ile davranışsal finans açısından incelenerek elde edilen sonuçlar doğrultusunda bireysel yatırımcıların bilgilendirilmesi ve yapılan hataların minimuma indirilerek kayıpların en aza indirilmesidir. Çalışmamızda, forex piyasasında yer alan bireysel yatırımcıların demografik özelliklerin, kişilik özelliklerinin, bireylerin finansal risk toleransının, para sevgisinin, genel öz yeterlik seviyesinin ve yatkınlık etkisi ön yargısının finansal performanslarını nasıl etkilediği incelenmiştir. Anket çalışmamız Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki farklı dilde hazırlanmıştır. Türkçe olarak düzenlenen ankete 243 kişi katılmasına rağmen 146 kişi ankette yer alan tüm soruları cevaplayarak anketi tamamlamıştır. İngilizce olarak düzenlenen ankete ise 63 kişi katılmış ancak 26 kişi tüm sorulara cevap vermiştir. Ankete katılan 5 kişinin vermiş olduğu cevaplarda tutarsızlıklar olması nedeniyle analize dahil edilmemiştir. Ankette yer alan tüm sorulara cevap veren 167 kişiden elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre sorumluluk ve deneyime açıklık kişilik özelliklerinin seviyesindeki artış kazanç durumunu olumlu etkilerken para sevgisi zenginlik boyutu ve yatkınlık etkisi kazanç durumunu olumsuz yönde etkilemektedir.

Beş faktör kişilik modeliDavranışsal finansForeks piyasası+7
Yavuz Bilgin
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Medyanın finansal okuryazarlık üzerindeki etkisi

Gün geçtikçe teknoloji ilerlemekte buna bağlı olarak da finansal ürün çeşitliliği artmaktadır. Bireylerin kompleks bir hal alan finansal ürünler arasında seçim yapabilmeleri, elde ettikleri gelirlerini doğru şekilde yönetebilmeleri için finansal bilgiye ihtiyaçları vardır bu da finansal okuryazarlıkla düzeyi ile yakından ilgilidir. Finansal okuryazarlık düzeyi sadece bireyler değil ülkelerin ekonomisi açısından da oldukça büyük bir anlam ifade etmektedir. Bu çerçevede finansal okuryazarlık kavramının ele alındığı çalışmaların önemi ve sayısı giderek artmaktadır. Bu çalışmanın amacı ise medyanın finansal okuryazarlık üzerindeki etkisini belirlemektir. Araştırmanın örneklemi İstanbul ve Ankara ilinde yaşayan bireylerden oluşmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla araştırmada anket yöntemi kullanılmış olup,354 katılımcıya anket yoluyla ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucunda gelir seviyesi ve eğitim seviyesi yüksek olan bireylerin finansal okuryazarlık düzeyinin de daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Erkek bireylerin kadınlara nazaran daha yüksek düzeyde finansal okuryazar olduğu bulgusuna da ulaşılmıştır. Finans amaçlı medya kullanımının finansal okuryazarlık düzeyini etkilemediği, finans amaçlı sosyal medya kullanımı ile bireylerin finansal okuryazarlık düzeyi arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler Finansal okuryazarlık, Davranışsal Finans, Medya, Sosyal Medya

Finansal davranışFinansal okuryazarlıkMedya+2
Kübra Pamukçuoğlu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Borsada ilk halka arzların değerlendirilmesi: Borsa İstanbul üzerine bir uygulama

Şirketler büyümek ve kendilerini geliştirmek için finansal kaynağa ihtiyaç duyarlar. Finansal kaynak sağlama yöntemlerinden bir tanesi, şirketlerin halka açılarak kendi hisse senetlerini halka arz etmesidir. Ancak literatürdeki çalışmalara göre, ilk kez halka arz olan şirketlerde düşük fiyatlama söz konusudur. Özellikle ilk gün düşük fiyatlaması küresel çapta kabul edilmiş bir olgudur. Bu çalışmanın amacı, 2008 Küresel Finans Krizi sonrasında Borsa İstanbul'da ilk kez halka arz edilen hisse senetlerinin fiyatlamasında ilk gün ve kısa vadeli düşük fiyatlamanın var olup olmadığını ve Borsa İstanbul'un etkinlik düzeyini ölçmektir. Çalışmada, 2010-2017 yılları arasında Borsa İstanbul'da ilk kez halka arz edilmiş olan 109 şirketin hisse senetlerinin ilk gün ve kısa vadeli anormal getirileri olay etüdü yöntemiyle incelenmiş, bu getirilerin anlamlılık düzeyleri t-test yöntemiyle test edilmiştir. Bu kapsamda ilk kez halka arz edilen hisse senetlerinin ilk gün ve kısa vadeli (15 işlem günü boyunca) performansı incelenmiştir. Çalışmada ele alınan toplam 109 şirket; yıllar, sektörler, halka arz yöntemleri, halka arza aracılık yöntemleri, şirketlerin piyasa değerleri, işlem gördüğü pazarlar ve sıcak/soğuk piyasalarda halka arz olmalarına göre ayrı ayrı incelenmiş, bu farklılıkların ilk gün anormal getirileri ve kısa vadeli anormal getirileri üzerindeki etkisi test edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, 2010-2017 yılları arasında ilk kez halka arz edilen tüm şirketlerin ortalama ilk gün anormal getirisi %1,59, 15. gün sonundaki kümülatif anormal getirisi %4,59 olarak bulunmuştur ve her iki getiri istatistiki olarak %1 düzeyinde anlamlıdır. Dolayısıyla ilgili yıllar arasında ilk kez halka arz olan hisse senetleri için hem ilk gün düşük fiyatlaması hem de kısa vadeli düşük fiyatlama mevcuttur. Ayrıca ilk kez halka arz edilen hisse senetlerinin, yukarıda belirtilen alt kategoriler bazında da ilk gün ve kısa vadeli performansları birbirinden farklılık göstermektedir. Bu sonuçlar doğrultusunda, ilk kez halka arz olan hisse senetlerine yatırım yaparak piyasa getirisinin üzerinde bir getiri elde etmek mümkün olduğu için Borsa İstanbul'un yarı-etkin formda bir piyasa olduğunu söylemek mümkün değildir. Anahtar Sözcükler İlk Halka Arz, Düşük Fiyatlama, BİST

Borsa İstanbulHalka açılmaHisse senetleri
Ezgi Tunçay
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal piyasalarda volatilite tahmini: MIDA Regresyon yöntemiyle bir uygulama

Bu çalışma finansal oynaklık konusunu kapsayıcı bir yaklaşımla irdelemektedir. Oynaklığa ilişkin tanımları, kavramları, alternatif tahmin yöntemlerini geniş bir yelpazede ele almaktadır. Literatürü hem geniş bir çerçevede değerlendirmekte hem de borsa endekslerine indirgeyerek daha ayrıntılı sonuçlar sunmaktadır. Literatürde sıkça yer bulan GARCH yöntemlerine alternatif olarak son yıllarda kullanımı yaygınlaşan MIDAS (Mixed Data Sampling) regresyon yöntemi çalışmada yer bulmuştur. Bu amaçla, küresel finansal kriz dönemi için 8 gelişmiş ve 7 gelişmekte olan ülke borsa endeksi MIDAS, GARCH ve EGARCH yöntemleri ile analiz edilmiştir. Bir aylık tahmin performansı incelendiğinde MIDAS yöntemi GARCH ve EGARCH metotlarına kıyasla daha üstün oynaklık tahmini performansı ortaya koymaktadır. Farklı frekanstaki verileri analiz etme olanağı sunan MIDAS yöntemi, analistler ve araştırmacılar için oynaklık tahmininde ve diğer pek çok diğer araştırma konusunda kullanılabilecek önemli bir yöntem olarak ortaya konulmaktadır.

BorsaBorsa endeksiEGARCH model+5
Murat Körs
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal piyasalarda volatilite tahmini: MIDA Regresyon yöntemiyle bir uygulama

Bu çalışma finansal oynaklık konusunu kapsayıcı bir yaklaşımla irdelemektedir. Oynaklığa ilişkin tanımları, kavramları, alternatif tahmin yöntemlerini geniş bir yelpazede ele almaktadır. Literatürü hem geniş bir çerçevede değerlendirmekte hem de borsa endekslerine indirgeyerek daha ayrıntılı sonuçlar sunmaktadır. Literatürde sıkça yer bulan GARCH yöntemlerine alternatif olarak son yıllarda kullanımı yaygınlaşan MIDAS (Mixed Data Sampling) regresyon yöntemi çalışmada yer bulmuştur. Bu amaçla, küresel finansal kriz dönemi için 8 gelişmiş ve 7 gelişmekte olan ülke borsa endeksi MIDAS, GARCH ve EGARCH yöntemleri ile analiz edilmiştir. Bir aylık tahmin performansı incelendiğinde MIDAS yöntemi GARCH ve EGARCH metotlarına kıyasla daha üstün oynaklık tahmini performansı ortaya koymaktadır. Farklı frekanstaki verileri analiz etme olanağı sunan MIDAS yöntemi, analistler ve araştırmacılar için oynaklık tahmininde ve diğer pek çok diğer araştırma konusunda kullanılabilecek önemli bir yöntem olarak ortaya konulmaktadır.

BorsaBorsa endeksiEGARCH model+5
Murat Körs
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Aracı kurumların tavsiye performanslarının değerlendirilmesi: Öncü beş aracı kurum üzerine çalışma

Çalışma kapsamında; Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği 2017 yıl sonu verileri pay işlem hacmi en fazla olana göre sırasıyla öncü beş aracı kurum olan Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş., İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Ak Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Gedik Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'nin 1 Ocak 2017 – 31 Aralık 2018 dönemi arasında kamuya açıkladığı BİST-100'de işlem gören şirketlerin hisse senetlerine yönelik al ve sat yönündeki yatırım tavsiyeleri incelenmiş ve bu tavsiyelerin hisse senedi fiyatları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu tavsiyelere uyularak gerçekleştirilen yatırımlarla yarı güçlü formda etkin piyasa hipotezinin aksine anormal getiri sağlanabileceğinin test edilmesi hedeflenmiştir. Olay çalışması yöntemi ile gerçekleştirilen analizlerde aracı kurumların tavsiyeyi duyurduğu gün olay günü olarak ele alınmış, olay gününden 15 gün öncesi ile 15 gün sonrasının getirilerinin pazar getirisinden farkı incelenmiştir. Böylelikle anormal bir getirinin olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın genel sonucuna göre aracı kurumların al yönünde verdiği yatırım tavsiyelerine uyan yatırımcıların, anormal getiri elde edebildikleri yönünde istatistiksel olarak anlamlı bulgular ortaya konmuştur. Bu durum, ele alınan piyasanın ilgili dönem ve kullanılan veri setiyle yarı güçlü formda etkin bir piyasa olmadığını göstermektedir. Aracı kurumların sat yönünde verdiği yatırım tavsiyelerinin ise negatif bir anormal getiri sunduğu gözlemlense bile, yapılan testler istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Böylelikle, piyasanın negatif tavsiyeye pozitif tavsiyelere verdiği şekilde yanıt vermediği, sat yönündeki tavsiyelerin analizi sonucunda yarı güçlü formda piyasa etkinliği hipotezinin aksinin ispat edilemediği sonucuna erişilmiştir.

Anormal getiriAracı kurumlarHisse senedi getirileri+5
Müge Taze
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Other supervisors