Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Emin Erçakar
10 theses · Bandırma Onyedi Eylül University
Bilgi ekonomisinin ekonomik büyüme üzerindeki etkileri: BRICS ülkeleri ve Türkiye için bir analiz
Günümüzdeki gelişmiş ülkelerin birçoğu kalkınma süreçlerinde bilgi, yenilik ve teknolojiden faydalanarak bu süreci önemli ölçüde kısaltmış ve kolaylaştırmıştır. Hem gelişmiş ülkelerin bu tecrübesi hem de bilgi ekonomisi unsurlarının özellikle günümüz-de hızla gelişmesi nedeniyle ekonomik büyüme performansını arttırmak ve refah seviyesini yükseltmek isteyen birçok ülke bu alana önemli kaynaklar aktarmakta ve politikalar üretmektedir. Bilgi ekonomisi, özellikle gelişmekte olan ülkelerin büyüme yarışında öne geçmeleri ve yaşam standartlarını arttırmasında son derece önem taşımaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, gelişmekte olan bazı ülkelerde bilgi ekonomisinin ekonomik büyüme üzerinde nasıl etkiler oluşturduğunu anlayabilmektir. Bu amacı gerçekleştirmek için Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika (BRICS) ülkeleri ile Türkiye 1995-2017 dönemi için kişi başı gayri safi yurtiçi hasıla, internet kullanım oranı, eğitim endeksi ve patent başvuru sayısı değişkenleri kullanılarak panel veri analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Elde edilen ampirik sonuçlara bakıldığında bilgi ekonomisinin çeşitli unsurlarıyla ekonomik büyümeyi pozitif yönde etkilediği ve bu sonuçların genel itibariyle literatürle uyumlu olduğu görülmektedir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; günümüzün hıza ve bilgiye dayalı dünyasında ekonomilerini büyütmek, rekabet güçlerini ve yaşam standartlarını arttırmak isteyen gelişmekte olan ülkelerin bilgi ekonomisi unsurlarına verdikleri önemi arttırmaları, bu alanda kendi ekonomik ve sosyokültürel yapılarına uygun politikalar üretmeleri ve uluslararası ölçekte birbirleriyle işbirliği içinde bulunmaları gerekmektedir.
Türkiye'de eğitim sisteminin gelişimi ve eğitim harcamalarının ekonomik büyümeye etkisi: OECD ülkeleri ile karşılaştırılması
Ekonomik büyüme her ülke için önemli bir ekonomi politikası amacıdır. Eğitim de ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişmişlik düzeyine katkıda bulunan en önemli öğelerden biridir. Bu sebeple eğitime yapılan harcamalar da büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı; Türkiye'nin eğitim sistemi tanıtarak, eğitim harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin ekonometrik analiz çerçevesinde araştırılmasıdır. Aynı zamanda Türkiye adına yapılan analizler seçili OECD ülkelerine de uygulanarak ülkeler arası karşılaştırma yapılması amaçlanmıştır. 1985-2015 yılları arası baz alınarak analizler Türkiye, Fransa, Güney Kore, Hollanda ve Portekiz için uygulanmıştır. Analizlerde Toda–Yamamoto nedensellik analizi ile değişkenler arası kısa ve uzun dönemli ilişkiyi incelemek adına ARDL Sınır Testi ve Hata Düzeltme Modeli kullanılmıştır. Analiz sonucunda eğitim harcamaları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin ülkeler bazında farklılık gösterdiği belirlenmiş, tek bir sonuca ulaşılamamıştır. Aynı zamanda ülke eğitim çıktıları ile analiz sonuçları karşılaştırılmış ve eğitim harcamalarının arttırılmasının yanında eğitimin nitelik olarak iyileştirilmesinin daha önemli olduğu kanıtlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Ekonomik Büyüme, Eğitim, Eğitim Harcamaları, Türkiye, OECD Ülkeleri
Türkiye'de kadın istihdamının ekonomik büyüme içerisindeki yeri: Kadınların eğitim durumu ile istihdama katılımları arasındaki ilişkinin ekonometrik analizi
Küreselleşen dünyada kadın istihdamı, ülkelerin ekonomik kalkınma ve büyümelerinin gerçekleştirilmesinde büyük önem arz etmektedir. Türkiye'de kadınların ülke ekonomisine katkı sağlayabilmeleri ancak eğitilmeleri ve istihdam edilmeleri ile mümkündür. Bu çalışmada Türkiye'de eğitim durumuna göre istihdam edilen kadınların ekonomik büyüme içerisindeki yerini analiz etmek amacıyla ilk olarak istihdam, kadın istihdamı kavramlarının tanımı yapılmış ve Türkiye'nin istihdam yapısına değinilmiştir. Sonrasında Dünyada ve Türkiye'deki kadın istihdamının tarihsel süreci ve gelişimi detaylı olarak ele alınmıştır. Son olarak, eğitim durumuna göre istihdam edilen kadınlar ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki teorik ve ampirik olarak incelenmiştir. Çalışmada Türkiye Ekonomisi'nin 2003:Q1-2018:Q4 dönemine ilişkin ekonomik büyüme, ilkokul ve öncesi mezunu kadın istihdam oranı, yüksekokul veya fakülte mezunu kadın istihdam oranı verileri kullanılarak ARDL sınır testi yaklaşımı ve Toda-Yamamoto nedensellik analizi uygulanmıştır. Yapılan ampirik analizler sonucunda, eğitim durumuna göre istihdam edilen kadınlar ile ekonomik büyüme değişkeni arasında uzun dönemli ilişkinin var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisinin tespiti için uygulanan analiz sonucunda, ekonomik büyümeden ilkokul ve öncesi mezuniyet durumuna göre istihdam edilen kadınlar ve yüksekokul veya fakülte bitirme durumuna göre istihdam edilen kadınlara doğru tek yönlü ve pozitif nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Ekonometrik analiz bulguları genel olarak değerlendirildiğinde, kadınların iş hayatına girmesine engel olan; başta aile içinde olmak üzere toplumun her kesimine yayılan "ayrımcılık" hastalığının önüne geçilmeli ve cinsiyet eşitliğine önem verilmeli, kadınların eğitilmiş insan gücü olarak istihdama katılımlarının arttırılması gerektiği sonucuna varılabilir.
Cari açık düzeyinin enerji tüketimi ve ekonomik büyüme ilişkisindeki rolü: BRICS ülkeleri ve Türkiye örneği
Bu çalışmada, Türkiye ve BRICS ülkelerinin 1995-2017 dönemi itibariyle enerji tüketimi ve ekonomik büyüme ilişkisinde sürdürülebilir cari açık düzeyinin rolü incelenmiştir. Bu doğrultuda çalışmada Yumuşak Geçişli Panel Regresyon (YGPR) modeli kullanılmıştır. Elde edilen bulgular Türkiye ve BRICS ülkelerinde cari açık eşik düzeyinin % 5.6 olduğunu göstermektedir. Cari açık düzeyinin eşik seviyesinin altında gerçekleşmesi durumunda enerji tüketimindeki artışın ekonomik büyümeyi olumlu yönde etkilediği, eşik seviyesinin üzerinde gerçekleşen cari açık düzeyinin ise olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Bu durumda, geniş ölçüde üretimi ithalata bağlı ve ithalatta büyük payı enerji olan Türkiye ve BRICS ülkelerinde sürdürülebilir olumlu yönde büyümenin gerçekleşmesi için cari açık seviyelerini ülkeler bu düzeyde ya da bu düzeyin altında gerçekleştirmeye dikkat etmelidirler. Ayrıca, yerli kaynaklara ve yenilenebilir alternatif enerji kaynaklarına yönelen enerji politikaları izlenmelidir.
Ar-Ge harcamalarının ekonomik büyümeye etkileri: Seçilmiş ülkeler üzerine bir uygulama
Ekonomik büyüme, günümüz gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri için hem siyasi hem de sosyokültürel anlamda birincil öncelik konumundadır. Ülkelerin gelişmişlik düzeyini arttırmak ve insani refahı yükselterek pozitif bir gelişim süreci ortaya koymak amacıyla günümüzde teknoloji, ekonomik büyümenin anahtarı olarak ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda ülkeler, rekabet avantajlarını korumak ve yeni ihtiyaçlar çerçevesinde mevcut teknolojilerini yenileyebilir düzeyde tutmalıdır. Yenilenebilir teknolojinin gerçekleşme sürecinin, Ar-Ge harcamaları sonucu ortaya çıktığı görülmektedir. Çalışmamızda Ar-Ge harcamalarına yapılan yatırım miktarı arttıkça, ülkelerin ekonomik büyüme düzeylerindeki değişim süreci ampirik olarak incelenmek istenmiştir. Çalışmada, 11'i gelişmiş ülke, 7'si gelişmekte olmak üzere toplam 18 ülke iki gruba ayrılarak ele alınmıştır. Analiz edilen grupların, 1996-2014 yılındaki gayri safi yurtiçi hasılası, Ar-Ge harcamalarının GSYH'ye oranı, dış açıklık indeksi, yüksek teknoloji ihracatı ve doğrudan gerçekleşen yatırım verileri alınarak panel veri analiz teknik yöntemleri ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda her iki ülke grubu içinde Ar-Ge harcamalarının ekonomik büyüme üzerinde pozitif yönlü bir etkiye sahip olduğu görülmüş ve bu alandaki diğer çalışmalarla uyumlu bir sonuç elde edilmiştir. Çalışmada ulaşmış olduğumuz bulgulara göre, Ar-Ge harcamalarının her iki ülke grubu içinde önemli olduğu ortada iken, gelişmekte olan ülkelerin Ar-Ge yatırımları ekonomik büyümelerine daha yüksek getiri sağladığı sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda günümüzde ülkelerin birbirleri arasındaki rekabeti koruma ve yaşam standartlarını arttırma çabası, Ar-Ge harcamalarına yapmış olduğu yatırımlarla ifade edilmektedir.
Kadın istihdamının ekonomik büyüme üzerine etkileri: Türkiye-OECD ülkeleri 1995-2018 dönemleri karşılaştırması
Çalışmamızda kadın istihdamı ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki incelenmektedir. Bir ülkenin sürdürülebilir ekonomik büyümeyi gerçekleştirmesi için işgücü piyasasını daima ayakta tutması gerekmektedir. İşgücü piyasasını ayakta tutmanın önemli yollarından biri de kadınlardır. Bu yüzden kadın istihdamının detaylarıyla incelenmesi gerekmektedir. Çalışmada kadın istihdamını etkileyen faktörler, kadınların işgücü piyasasına katılmalarında karşılarına çıkan engeller ve kadın istihdam oranını yükseltmek için yapılan önerilerden söz edilecektir. Çalışmanın ilk bölümünde ekonomik büyüme kavramı, büyüme teorileri, işsiz-lik kavramı ve türleri, istihdam kavramı ve istihdamı etkileyen faktörlerden bahsedilmektedir. İkinci bölümde OECD, TÜİK ve ILO' dan elde edilen veriler ile Türkiye ve OECD ülkelerinde ekonomik büyüme ve kadın istihdamı arasındaki ilişki grafiklerle anlatılmıştır. Son bölümde ise ilk iki bölümde anlatılanlardan yola çıkarak bir ekonometrik analiz yapılmış ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. 1995-2018 dönemi yıllık seriler kullanılarak, bağımlı değişkenimiz olan ekonomik büyüme yani GSYİH, bağımsız değişkenlerimiz ise kadın istihdamı, kadın işsizliği, kadın işgücüne katılımı, yaş ve eğitim değişkenleri ele alınmıştır. Değişkenlerin durağanlık seviyelerini ölçmek için yatay kesit bağımlılık testi ve homojenlik testi uygulanmış ve çalışmada yatay kesit bağımlılığı olduğu için ikinci nesil eşbütünleşme testi ile analize devam edilmiştir. Panel veri analizi sonucunda ekonomik büyüme ile kadın istihdamı, işsizliği ve işgücüne katılımı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki vardır. Modelde kullanılan değişkenler tek tek incelenmiştir. Hipotezler sonucunda kadın işsizliği, kadın istihdamı, kadın yaşı ve kadın işgücüne katılımı ile GSYİH arasında negatif yönlü ilişki, kadın eğitimi ile GSYİH arasın-da pozitif yönlü ilişki olduğu görülmüştür. Kadın istihdamı ve işgücüne katılımı ile GSYİH arasında eşbütünleşme ilişkisinin var olduğu, kadın işsizliği ve GSYİH ile arasında eşbütünleşme ilişkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Ekonomik Büyüme, Kadın İstihdamı, Kadın İşsizliği, Kadın İşgücüne Katılımı, Panel Veri Analizi.
The effect of trouism sectors on economic growth of Turkey an EU countries: An application on the years 2000-2020
Bacasız sanayi olarak adlandırılan turizm sektörü, turistik amaçla yapılan harcamalarda işletmelere gelir, sektördeki yatırımların etkisinde üretim ve istihdam artışı, üretim ve istihdamın artmasında ise bölge gelir düzeyini arttırmaktadır. Dolayısıyla turizm, ekonomik büyümeyi ve bölgesel kalkınmaya önemli katkıları bulunan bir sektör konumundadır. Bu çalışmayla turizm ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisinin ekonometrik analizler çerçevesinde incelenmesi ve ekonometrik analiz sonuçlarına göre değişkenler arasındaki sonuçların elde edilmesi amaçlanmaktadır. Literatürdeki turizm-ekonomik büyüme ilişkisini inceleyen çalışmalarda genellikle tek ülke kapsamında ekonometrik analiz olarak zaman serisi kullanılmıştır. Son dönemlerde panel veri analizi kullanan çalışmalarda ise turizm-ekonomik büyüme ilişkisi, aynı gelir grubuna ait ülke grupları veya aynı bölgede bulunan ülkeler kapsamında incelenmeye başlamıştır. Bu çalışmalar, daha tutarlı sonuçların elde edilmesine olanak sağlamaktadır. Bu sebeple çalışmada kullanılmış panel veri analizi kapsamında, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası'nda bulunan seçilmiş ülkelerin 2000-2020 yılları arasındaki değişkenlerine (reel turizm gelirleri, reel gsyih, işgücü ve brüt sabit sermaye oluşumu) ait veriler kullanılmıştır. Çalışmada yapılan Panel Dinamik En Küçük Kareler analizi testi sonucunda, turizm gelirleri ve ekonomik büyüme arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki saptanmıştır. Eş bütünleşme testi sonucunda, uzun dönemli bir ilişki saptanmamasına karşın Panel Nedensellik testi sonucunda turizm gelirleri ve ekonomik büyüme arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisi saptanmıştır.
Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının belirleyicileri
Doğrudan yabancı sermaye yatırımları, çok uluslu şirketler tarafından mevcut olan bir şirketi satın almak ya da yeni bir tesis kurmak yoluyla kaynakların bir başka ülkeye taşınmasını ifade etmektedir. Çok uluslu şirketlerin başka ülkelere yatırım yapmasının altında yatan nedenlerden biri, yapılacak yatırımın kendi ülkesinden daha kârlı olmasıdır. Ancak alınacak kararda sadece kârlılık avantajı değil yatırım riskleri de söz konusudur. Bu riskler seçilecek ülkeye, zamana, ekonomiye ve siyasi niteliklere göre değişkenlik gösterebilmektedir. Bu çalışmada, 1980-2019 yıllarına ait Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının belirleyicileri üzerine araştırma yapmak ve araştırmanın sonunda elde edilen sonuçlardan yola çıkarak Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının belirleyicileri, Türkiye'ye doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının olası etkileri, Türkiye'ye yönelen doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ülkelere ve sektörlere göre dağılımından bahsedilecektir. Bu neticeyle birlikte doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının tarihsel gelişimine bakılıp Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının gelişimi incelenecektir. Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını belirleyebilmek için 1980-2019 yılları baz alınarak VAR modeli, Johansen eşbütünleşme analizi ve durağanlık testi ile birlikte bu durum açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışma kapsamında gayrisafi yurt içi hasıla, doğrudan yabancı sermaye yatırımları, ticaret, enflasyon, dışa açıklık oranı, döviz kuru ve gayrisafi sabit sermaye oluşumuna ait yıllık veriler kullanılmış ve yorumlanmaya çalışılmıştır.
Ar-ge harcamalarının yüksek teknolojili ürün ihracatı üzerine etkileri: 2010-2018 dönemi için seçilmiş oecd ülkeleri üzerine bir uygulama
Sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin sağlanabilmesi için AR - GE harcamaları büyük bir öneme sahiptir. İçsel büyüme modelleri incelendiği zaman AR - GE harcamalarının yarattığı dışsallık ile ekonomik büyümenin yanı sıra birçok değişkene de pozitif yönde etki yaptığı görülebilmektedir. Küreselleşen ekonomik sistem içerisinde, dış ticaret ilişkilerinin de önemli düzeyde arttığı ifade edilebilir. Bununla birlikte, yüksek teknoloji ürünlerinin gerçekleştirdikleri ihracat içerisinde yüksek paya sahip ülkelerin diğerlerine kıyasla daha sürdürülebilir bir büyüme yakaladıkları ve daha sağlam ekonomik yapılara sahip oldukları görülmektedir. Bu çerçevede, çalışmada AR - GE harcamalarının ülkelerin yüksek teknolojili ürün ihracatı üzerindeki etkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, panel regresyon yöntemi kullanılarak OECD ülkelerine dair bir ekonometrik analiz gerçekleştirilmiştir. Analizler 2010-2018 dönemini kapsamaktadır. Çalışmanın ekonometrik modelinde, yüksek teknolojili ürün ihracatı bağımlı değişken, AR - GE harcamaları, kişi başına düşen milli gelir, reel döviz kuru ve doğrudan yabancı yatırımlar ise bağımsız değişkenlerdir. Tahmin sonuçlarına göre; temel değişkenimiz olan AR - GE harcamalarının söz konusu ülke grubunda yüksek teknolojili ürün ihracatını artırdığı sonucuna ulaşılmaktadır. Diğer bağımsız değişkenlerden kişi başına düşen milli gelir ve doğrudan yabancı yatırımlar da yüksek teknolojili ürün ihracatını pozitif yönde etkilemektedir. Diğer taraftan, reel döviz kurunun yüksek teknolojili ürün ihracatı üzerinde negatif yönde bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: AR - GE Harcamaları, Yüksek Teknolojili Ürün İhracatı, OECD Ülkeleri, Panel Veri Analizi
Ekonomik kalkınma'da kadın istihdamı : Türkiye örneği
Bu çalışma, ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği ve toplumsal refahın artırılması açısından kritik bir öneme sahip olan kadın istihdamını, Türkiye örneği üzerinden derinlemesine incelemeyi amaçlamıştır. Kadınların iş gücüne katılımı, yalnızca ekonomik büyümenin bir unsuru olarak değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, sosyal adaletin tesisi ve kalkınmanın geniş tabanlı bir yapıya kavuşması için vazgeçilmez bir gereklilik olarak değerlendirilmiş fakat Türkiye, kadın istihdamı açısından küresel standartların gerisinde kalmakta ve kadınların ekonomik hayata tam katılımının önündeki yapısal sorunlarla mücadele etmektedir. Çalışmada kadın istihdamı ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişki çok boyutlu bir perspektifle ele alınmıştır. Türkiye'de kadın istihdamının tarihsel süreçteki gelişimi, bölgesel ve sektörel farklılıklar, kadınların iş gücüne katılım oranları ve bu oranların ekonomik kalkınmaya etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmiştir. Çalışma, literatür taraması yöntemine dayanmış olup kadın istihdamı üzerine yapılan akademik çalışmalar, ulusal ve uluslararası raporlar, istatistiksel veriler ve yasal düzenlemeler detaylı olarak incelenmiştir. Araştırmanın bulguları, Türkiye'de kadınların iş gücüne katılım oranlarının halen arzu edilen seviyeye ulaşmadığını ve kadın istihdamının önündeki temel engellerin toplumsal, kültürel ve yapısal faktörlerden kaynaklandığını ortaya koymuştur. Bu faktörlerin kadınların iş gücüne entegrasyonunu sınırlandırdığı ve ekonomik kalkınma süreçlerinde aktif rol almalarını zorlaştırdığı tespit edilmiştir. Çalışmanın, toplumsal cinsiyet eşitliği ve ekonomik kalkınma arasındaki bağın daha iyi anlaşılmasına katkı sağladığı ve bu alandaki farkındalığın artırılmasına vesile olduğu düşünülmektedir.