Prof. Dr. Mete Yıldız danışmanlığındaki tezler
10 tez · Hacettepe University
Kamu yönetiminde ciddi oyunlar kullanımı ve oyunlaştırma uygulamaları: Değerlendirme ve öneriler
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi, oyun olgusunda da yeni boyut ve açılımlar ortaya çıkarmıştır. Bu yeniliklerin başında, oyun kavramından türeyen ve "oyun öğelerinin oyun dışı bağlamlarda kullanılması" şeklinde tanımlanan "oyunlaştırma" (gamification) ve her ne kadar farklı bir kavram olsa da sıklıkla oyunlaştırma yerine kullanılan "ciddi oyunlar" (serious games) gelmektedir. Çeşitli iş alanları ve toplumsal etkileşimler başta olmak üzere birçok alanda ortaya çıkan ve artık hayatın neredeyse her alanına yayılan oyunlaştırma, giderek büyüyen oyun endüstrisi, oyunların gücünün ve katma değerinin daha net olarak ortaya çıkması ve insan motivasyonu üzerindeki etkisinin fark edilmesiyle daha da önem kazanmıştır. Tüm dünyada yeni bir kavram olan "oyunlaştırma" son dönemlerde akademik çalışmalarda geçmişe oranla daha fazla ele alınmaktadır. Ancak ağırlıklı olarak eğitim bilimleri ve işletme/ticaret alanlarında oyunlaştırma ile ilgili çalışmalar yapılmakta, bu konu kamu yönetimi açısından ise büyük ölçüde göz ardı edilmektedir. Diğer taraftan, oyun pazarındaki nicel büyüklük ve özel sektördeki başarılı oyunlaştırma uygulamaları, kamu yönetiminin bu alana artık kayıtsız kalmaması gerektiğini açıkça göstermektedir. Bu bağlamda bu çalışmada oyunlaştırma uygulamalarının kamu politikalarının belirlenmesi ve uygulanması sürecinde etkin şekilde kullanılarak, kamu hizmetlerinin sunumunda yaşanan kimi sorunlara çözüm getirip getiremeyeceği sorusunun yanıtları aranmıştır. Bu kapsamda, oyunlaştırmanın, kamu hizmetlerinin üretimi gibi kamusal amaçlara ulaşmak için kullanımı bağlamında kamu hizmetlerinin üretimini ve sunumunu ne ölçüde etkileyebileceği hususu örnekler yardımıyla incelenmiştir. Bu amaçla, özel sektör ve kamu sektöründe yönetici pozisyonundaki kişiler, çalışanlar ve akademisyenler ile derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Böylece kamu sektöründe oyunlaştırmanın kullanılabileceği alanlar tespit edilerek ve iyi uygulama örneklerine yer verilerek oyunlaştırmanın faydaları, mahzurları ve riskleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda oyunlaştırmanın kamu yönetiminde yaşanan sorunlara çözüm olabileceği, motivasyon ve katılıma nasıl etki edeceği belirlenmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte, oyunlaştırmanın kullanımı sürecinde ortaya çıkabilen etik kaygıların neler olduğu, oyunlaştırmanın "karanlık yüzü"nü oluşturan ekran bağımlığı ve kötü amaçlarla kullanım ile mücadele çalışmaları ele alınarak bu konularda çözüm önerileri sunulmuştur.
Big questions of artificial intelligence (AI) in public administration and public policy
Technological advancements have created notable turning points throughout the history of humanity. Significant changes in the structures of societies are the result of modern technological discoveries. The artificial intelligence (AI) revolution and complex algorithms now affect daily lives, societies, and government structures more than ever. Governments are the main coordinators of technological change and supervisors of the general activities of modern public administration systems. Hence, public administration has specific responsibilities in the integration and regulation of AI technology. This thesis concentrates on the big questions of AI in the public administration literature. The discussion of "big questions" in public administration began in 1995 by Roberth Behn. The fundamental motivation of the big questions approach is shaped by the fact that "questions are as important as answers." Within this framework, five big questions emerge out of the AI discussion in the public administration literature. The aim of this thesis is to identify big questions and to discuss answers and solutions to these questions in the literature. To this end, in the first chapter of this thesis, the definition of AI technology and future projections of AI are examined. In the second chapter, the digitalization process in public administration, the adaptation of AI into the public sector, and the potential opportunities and threats of AI are evaluated. In the third chapter, data-driven public policy, the effect of AI and machine learning on policy making process and the concepts of public policymaking 3.0 are evaluated. In the fourth chapter, AI governance, AI regulations, AI principles and AI ethics are discussed in a holistic perspective. Thus, this thesis aims to shed light on the use of AI in public administration and endeavors to draw attention to the position and importance of the public administration discipline in AI research.
Türk sosyal yardım sisteminin hukuki ve kurumsal bakımdan değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, Türk hukuk sisteminde sosyal yardımlara yönelik yürürlükte olan mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülen sosyal yardım uygulamalarını ele almak, özellikle bu alanda faaliyet gösteren Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarını kurumsal ve hukuki bakımdan inceleyerek yardımlara ilişkin mevcut politika ve programların nasıl işlediğini ortaya koymak, sistemin aksayan yönlerini tespit etmek suretiyle bu alanda daha iyi bir seviyeye nasıl ulaşılabilineceğine dair öneriler sunmaktır. Bu kapsamda, bu çalışmada kavramsal olarak yoksulluk ve sosyal yardımlara yer verilmiş, TÜİK tarafından açıklanan resmi veriler ışığında Türkiye'nin gelir dağılımı ve yoksulluk profili ele alınmıştır. Türk hukuk sisteminde Anayasa başta olmak üzere diğer mevzuat hükümleri detaylı olarak incelenmiş ve konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur. Ayrıca, bu çalışma kapsamında, amacı yoksullukla mücadele etmek ve gelir dağılımını adilane bir şekilde tevzi etmek olan SYD vakıflarının sıklıkla tartışılan hukuki niteliği, idari ve mali yapısı, temel yardım faaliyetleri ve vakıf işlemlerine karşı gidilebilecek yargı yolu hususları ele alınmıştır. Bu çalışma sonucunda, çok boyutlu bir hal alan yoksulluk sorununun üstesinden gelebilmek ve hızla değişen ve gelişen sorunlara çözüm bulabilmek için Türk sosyal yardım sisteminde başta hukuki altyapı olmak üzere bazı iyileştirme ve reform çalışmaları yapılmasının gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Türkiye'de planlı dönemden itibaren kamu yönetimi reformunun kurumsal yapı ve mekanizması
Kamu yönetimi reformu meselesi Türk siyasal ve yönetsel gündeminin bazen üst sıralarında, bazen gerilerinde de yer alsa her daim hakkında fikir beyan edilen bir alan olmuştur. Buna karşın reforma süreklilik kazandıracak kurumsal yapı ve mekanizmaların pek gündem konusu yapılmadığı görülmüştür. Bu tez çalışmasında nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu çerçevede ağırlıklı olarak "belge analizi" tekniği uygulanmış, betimsel bir yaklaşımla reformun yapı ve mekanizmasına dair ilgili resmî belge ve raporlar ile mevzuat incelenmiştir. Türkiye'de kurumsal anlamda kamu yönetimi reformunun parçalarını teşkil eden bir yapı ve mekanizma zaman içerisinde oluşmuştur. Fakat pek çok farklı kurumun reformun bir yönüyle yetki ve görev sahibi olduğu bu yapı ve mekanizma dağınık bir nitelik arz etmektedir. Bütüncül bir reform politikasının yokluğunun da etkisiyle söz konusu kurumlar arasında sürekli bir eşgüdüm mekanizması bulunmamaktadır. Başarılı bir kamu yönetimi reform düzeneğinin ülkede kalıcılaşıp kurumsallaşamamasında çeşitli faktörlerin rol oynadığı görülmektedir. Bu faktörleri, parçalı yapı ve kurumsal liderlikten yoksunluk, siyasi irade ve liderlik eksikliği ile bütüncül perspektifli reform politikası eksikliği başlıkları altında toparlamanın mümkün olduğu düşünülmektedir. Reform ile ilgili kurumların yapıları incelemeye tabi tutulup söz konusu faktörler göz önünde bulundurulduğunda başarılı bir kamu yönetimi reform düzeneğinin Türkiye'de kurulabileceği düşünülmektedir. Buna göre gücünü Cumhurbaşkanı ve yardımcısından alan Cumhurbaşkanlığının kurumsal liderliğinde inşa edilecek kamu yönetimi reformu yapı ve mekanizması, ülkede reformu kalıcılaştırıp sürekli kılacak bir potansiyel taşımaktadır.
Kamu yönetimi alanında çalışan akademisyenlerin başarı algısı ve onları başarıya götüren etmenler: Ankara'daki devlet üniversiteleri örneği
Bu tez çalışması, Ankara'daki devlet üniversitelerinin (Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi) siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümlerinde görev yapan ve kamu yönetimi alanında çalışan akademisyenlerin, başarı ve özellikle akademisyen başarısı ile başarıya ulaşma yolları algısını incelemektedir. Bu amaçla öncelikle altı farklı devlet üniversitesinde farklı akademik statüde görev yapan toplam 32 akademisyen ile kapalı ve açık uçlu sorular içeren derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlara ek olarak, görüşmelerde sorulan sorular göz önünde tutularak başarı ve özellikle akademisyen başarısı ile akademisyenlerin başarıya ulaşma yolları algısını daha iyi anlayabilmek için alanında başarılı olduğu genel kabul gören sekiz Türk sosyal bilim insanının anıları incelenmiştir. Anılardan elde edilen bulgular ve mülakat bulguları karşılaştırmalı bir şekilde bir arada değerlendirilerek akademisyen başarısı ve bu başarıya ulaşma yolları konusunda bazı tespit ve önerilerde bulunulmuştur.
Dünya ve Türkiye'de akıllı kent kuram ve uygulamalarının incelenmesi ve öneriler
Bu çalışmanın konusunu, dünya nüfusunun süratle kentleşmesine bağlı olarak kent nüfuslarındaki hızlı artışın beraberinde getirdiği sorunlara karşı, gelişen teknolojik imkânlar ve düşünsel yetkinliklerin katkısıyla çözümler sunan akıllı kent fikrinin ve örneklerinin incelenerek Türkiye'deki uygulanabilirliğini kamu politikaları açısından ortaya koymak oluşturmaktadır. Kentlerde sürekli artan nüfus, göçler nedeniyle daha da karmaşıklaşan kültürel yapının da etkisiyle bir kentsel kaos ortamı yaratabilmektedir. Teknolojinin sağladığı imkânlarla birlikte, insan haklarının ve sosyal ihtiyaçların ihmal edilmediği yöntem ve kurallar çerçevesinde, bu kaotik ortamların düzenli, güvenli, verimli ve konforlu ortamlara dönüştürülüp dönüştürülemeyeceği son dönemlerde tartışılmaya başlanmıştır. Bu anlamda bu çalışmanın amacı, dünyadaki akıllı kent örneklerini temel alarak Türkiye özelinde değerlendirme yapmak, en kıt kaynak olan zamanın yanı sıra hayati kaynakların etkin ve güvenli kullanımına yönelik tespit etmek ve öneriler geliştirmektir.
Afganlı düzensiz göçü bakımından sınır güvenlik yönetiminin incelenmesi: Van ili örneği
Bu çalışmanın amacı, kamu politikaları analizi bakış açısıyla sınırların incelenmesine yönelik genel geçer bir sınır kuramına ulaşmaya katkıda bulunmaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için sınır güvenliğinin düzensiz göçü yönetmedeki rolü kamu politikaları analizi disiplini açısından incelenmiştir. Çalışmanın inceleme sahası Afganlı düzensiz göçünün İran sınırından Türkiye'ye Van ili sınırından geçerek girmesi olarak belirlenmiştir. Bu çalışma sırasıyla kavramsal çerçeve, aktörler ve saha araştırması olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Kavramsal çerçeve bölümünde, yazın taraması, kuramsal çerçeve ve metodoloji anlatılmıştır. Yazın taraması alt bölümünde sınır kavramı, sınırların incelenmesine yönelik yaklaşımlar ve uluslararası göçe yönelik temel kavramlara yer verilmiştir. Kuramsal çerçeve ve metodoloji alt bölümünde çalışmanın kurgusu anlatılmıştır. Aktörler bölümü resmi ve gayri resmi aktörler çerçevesinde incelenmiştir. Arka planın resmi aktörler çerçevesinde incelenmesinde, ulusal aktör olan Türkiye ve İran devletlerinin ilişkilerinin 17. Yüzyıl'dan bu yana sınır bağlamındaki arka planı incelenmiştir. Ardından uluslararası aktör olarak Türkiye'nin sınır politikalarının oluşturulmasında ağırlığı bulunan Avrupa Birliği'nin sınır politikalarının gelişimi anlatılmıştır. Gayri resmi aktörlerin rolünün incelenmesinde, sosyo-kültürel bağlamda Afganistan'dan göçün arka planı, Türkiye-İran sınır bölgesinde yaşayanların sınır algısının yerel bir yaklaşımla incelenmesi ve Van ili özelinde sınıra bakışın sosyal dinamiklerinin anlaşılmasına gayret edilmiştir. Saha araştırması bölümünde bulgular sunulmuş ve tartışma yürütülmüştür. Bulgularda, nitel veri analizi çerçevesinde karar verici düzeydeki sokak-düzeyi bürokratları ve düzensiz göçü oluşturan hareket halindeki Afganlı göçmenler ile yapılan görüşmelerin bulguları bulunmaktadır. Tartışma alt bölümünde, ilk olarak ABD ve diğer bazı ulusal aktörlerin sınır ve düzensiz göç politikalarına yaklaşımları ele alınmıştır. Takiben Türkiye'deki sınır ve düzensiz göç konularında uygulanan kamu politikalarının gelişimi değerlendirilmiştir. Son olarak, sınır güvenliği ve teknolojik gelişmeler ile engeller arasındaki ilişki incelenmiştir. Sonuçta kamu politikaları analizi yaklaşımıyla sınır güvenliği ve düzensiz göç ilişkisi üzerine politika önerilerinde bulunulmuştur. Bu bağlamda, düzensiz göç olgusu sınırların güvenliği bağlamında ulusal güvenlikten bağımsız olarak toplumsal güvenliği tehdit etmektedir. Düzensiz göç ve sınır güvenliği olguları arasındaki ilişki çok boyutlu bir niteliğe sahiptir. Düzensiz göç olgusunun yönetiminde, ağırlığın yalnızca sınır güvenliği yönetimine verilmesine rağmen, ülke içerisindeki ucuz işgücü talebinin düzenlenmesi ihtiyacı da bulunmaktadır. Sınır güvenlik politikaları düzensiz göç olgusunun yönetiminde tek başına yeterli değildir.
Afganlı düzensiz göçü bakımından sınır güvenlik yönetiminin incelenmesi: Van ili örneği
Bu çalışmanın amacı, kamu politikaları analizi bakış açısıyla sınırların incelenmesine yönelik genel geçer bir sınır kuramına ulaşmaya katkıda bulunmaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için sınır güvenliğinin düzensiz göçü yönetmedeki rolü kamu politikaları analizi disiplini açısından incelenmiştir. Çalışmanın inceleme sahası Afganlı düzensiz göçünün İran sınırından Türkiye'ye Van ili sınırından geçerek girmesi olarak belirlenmiştir. Bu çalışma sırasıyla kavramsal çerçeve, aktörler ve saha araştırması olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Kavramsal çerçeve bölümünde, yazın taraması, kuramsal çerçeve ve metodoloji anlatılmıştır. Yazın taraması alt bölümünde sınır kavramı, sınırların incelenmesine yönelik yaklaşımlar ve uluslararası göçe yönelik temel kavramlara yer verilmiştir. Kuramsal çerçeve ve metodoloji alt bölümünde çalışmanın kurgusu anlatılmıştır. Aktörler bölümü resmi ve gayri resmi aktörler çerçevesinde incelenmiştir. Arka planın resmi aktörler çerçevesinde incelenmesinde, ulusal aktör olan Türkiye ve İran devletlerinin ilişkilerinin 17. Yüzyıl'dan bu yana sınır bağlamındaki arka planı incelenmiştir. Ardından uluslararası aktör olarak Türkiye'nin sınır politikalarının oluşturulmasında ağırlığı bulunan Avrupa Birliği'nin sınır politikalarının gelişimi anlatılmıştır. Gayri resmi aktörlerin rolünün incelenmesinde, sosyo-kültürel bağlamda Afganistan'dan göçün arka planı, Türkiye-İran sınır bölgesinde yaşayanların sınır algısının yerel bir yaklaşımla incelenmesi ve Van ili özelinde sınıra bakışın sosyal dinamiklerinin anlaşılmasına gayret edilmiştir. Saha araştırması bölümünde bulgular sunulmuş ve tartışma yürütülmüştür. Bulgularda, nitel veri analizi çerçevesinde karar verici düzeydeki sokak-düzeyi bürokratları ve düzensiz göçü oluşturan hareket halindeki Afganlı göçmenler ile yapılan görüşmelerin bulguları bulunmaktadır. Tartışma alt bölümünde, ilk olarak ABD ve diğer bazı ulusal aktörlerin sınır ve düzensiz göç politikalarına yaklaşımları ele alınmıştır. Takiben Türkiye'deki sınır ve düzensiz göç konularında uygulanan kamu politikalarının gelişimi değerlendirilmiştir. Son olarak, sınır güvenliği ve teknolojik gelişmeler ile engeller arasındaki ilişki incelenmiştir. Sonuçta kamu politikaları analizi yaklaşımıyla sınır güvenliği ve düzensiz göç ilişkisi üzerine politika önerilerinde bulunulmuştur. Bu bağlamda, düzensiz göç olgusu sınırların güvenliği bağlamında ulusal güvenlikten bağımsız olarak toplumsal güvenliği tehdit etmektedir. Düzensiz göç ve sınır güvenliği olguları arasındaki ilişki çok boyutlu bir niteliğe sahiptir. Düzensiz göç olgusunun yönetiminde, ağırlığın yalnızca sınır güvenliği yönetimine verilmesine rağmen, ülke içerisindeki ucuz işgücü talebinin düzenlenmesi ihtiyacı da bulunmaktadır. Sınır güvenlik politikaları düzensiz göç olgusunun yönetiminde tek başına yeterli değildir.
The role of policy networks and policy transfer in Kazakhstan e-government policies
This thesis combines two relatively novel concepts of public administration: e-government and public policy. In this dissertation, e-government, which is often explored as a self-sufficient notion, was investigated as a case study within the framework of public policy. The term "e-government policy", produced from such combination, is a rare phenomenon in present academic literature. Hence, this thesis strives to study not only how certain public services can be amplified through the use of ICTs, but also challenges to examine how such amplification attempts are designed using different practices and techniques widely utilized in the field of public policy. In this regard, the major objective this dissertation aims to achieve is to address e-government development and its implementation through different projects in Kazakhstan and to assess policy making in the country using e-government policies as a case study. To reach this objective the author reviewed the literature on e-government as a concept and e-government implementation in Kazakhstan. The author then tested the policy making on the example of e-government in Kazakhstan using two important concepts of public policy: policy networks and policy transfer. The data collected from the literature were complemented by a series of interviews conducted with a wide range of e-government policy actors in Kazakhstan and abroad. The analyzed data and findings presented in the dissertation not only allow to review the design and implementation of e-government in Kazakhstan, but they also help to establish the basic patterns of generic policy making in the country. This dissertation thus would be useful for policy makers and practitioners involved in both Kazakhstan and countries having a similar public administration context, especially those of post-Soviet space.
The role of policy networks and policy transfer in Kazakhstan e-government policies
This thesis combines two relatively novel concepts of public administration: e-government and public policy. In this dissertation, e-government, which is often explored as a self-sufficient notion, was investigated as a case study within the framework of public policy. The term "e-government policy", produced from such combination, is a rare phenomenon in present academic literature. Hence, this thesis strives to study not only how certain public services can be amplified through the use of ICTs, but also challenges to examine how such amplification attempts are designed using different practices and techniques widely utilized in the field of public policy. In this regard, the major objective this dissertation aims to achieve is to address e-government development and its implementation through different projects in Kazakhstan and to assess policy making in the country using e-government policies as a case study. To reach this objective the author reviewed the literature on e-government as a concept and e-government implementation in Kazakhstan. The author then tested the policy making on the example of e-government in Kazakhstan using two important concepts of public policy: policy networks and policy transfer. The data collected from the literature were complemented by a series of interviews conducted with a wide range of e-government policy actors in Kazakhstan and abroad. The analyzed data and findings presented in the dissertation not only allow to review the design and implementation of e-government in Kazakhstan, but they also help to establish the basic patterns of generic policy making in the country. This dissertation thus would be useful for policy makers and practitioners involved in both Kazakhstan and countries having a similar public administration context, especially those of post-Soviet space.