Theses supervised by Prof. Dr. Murat Kartal

15 theses · Bezmialem Vakıf University

Master'sOpen AccessTR

Ülkemizde yetişen vaccinium myrtillus L. (Yaban mersini) bitkisinin yaprak ve meyvelerinin gıda ve kozmetik endüstrisi tarafından değerlendirilme çalışmaları

Bu çalışmada antioksidan, antikanserojen, antiülser aktiviteleri yönünden zengin değerlere sahip üzümsü meyvelerden biri olan Vaccinium myrtillus L. bitkisinin yaprak ve meyve kısımları değerlendirildi. Çalışma kapsamında elde edilen verilerle Vaccinium myrtillus L. bitkisinin tıbbi özelliğinin aydınlatılmasına katkı sağlanması amaçlandı. Vaccinium myrtillus L. meyvelerinde antosiyanin miktarı pH diferansiyel metodu ile tespit edildi. Kuru meyvede antosiyanin miktarı % 0,155 ile % 0,896 arasında değiştiği bulundu. Total fenolik madde miktarının belirlenmesinde Folin-Ciocalteu metodu kullanıldı. Vaccinium myrtillus L. kuru meyvesinin içerdiği fenolik madde miktarı % 0,48 ile %1,01 arasında belirlendi. Total flavonoid miktarının belirlenmesinde ise alüminyum klorür kolorimetrik yöntemi tercih edildi. Vaccinium myrtillus L. kuru meyvesinin % 0,25 ile % 0,41 arasında flavonoid içerdiği tespit edildi. Tanen miktarı belirlemek için Avrupa Farmakopesi metodu kullanıldı. Yapraklarda % 4,19; meyvede % 0,68 oranında tanen tespit edildi. Bulguların Avrupa Farmakopesi'ndeki değerlerle uyumlu olduğu görüldü. Antioksidan kapasite ise DPPH yöntemi ile belirlendi. Elde edilen bulgular doğrultusunda Türkiye'de özellikle Karadeniz Bölgesi'nde yabani olarak yetişen, son yıllarda alternatif tarım ürünleri arasında yetiştiriciliğine oldukça önem verilen tıbbi bitkilerden sayılan Vaccinium myrtillus L. bitkisinin, üretim kapasitelerin arttırılması yönünde tavsiyeler verildi.

Bitki fenolikleriGıda maddeleriKozmetik endüstrisi+2
Kevser Salihler
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Silivri ve İzmir Menemen bölgesinde kültürü yapılan helichrysum italicum (ROTH) guss. don. bitkisinin uçucu yağı ve sıvı ekstrelerinin karşılaştırılması

İzmir'in Menemen ilçesinde ve İstanbul'un Silivri ilçesinde eş zamanlı kültür çalışmalarını yaptığımız Helichrysum italicum (Roth) G. Don. bitkisinden elde ettiğimiz uçucu yağlarının % verim kıyaslaması yapıldığında İzmir'in Menemen ilçesinde yetişen Helichrysum italicum (Roth) G. Don bitkisinin çiçeklerinin hidro destilasyonu ile elde edilen uçucu yağın verimi 0,15 % olup aynı bölgede yetişen Helichrysum italicum (Roth) G. Don bitkisinin toprak üstü kısmının hidro destilasyonu ile elde edilen uçucu yağ 0,20 % olarak belirlenmiştir. İstanbul'un Silivri ilçesinde yetişen Helichrysum italicum (Roth) G. Don bitkisinin çiçeklerinin hidro destilasyonu ile elde edilen uçucu yağın verimi 0,04 % olup aynı bölgede yetişen Helichrysum italicum (Roth) G. Don bitkisinin toprak üstü kısmının hidro destilasyonu ile elde edilen uçucu yağın verimi 0,05 % olarak belirlenmiştir. Uçucu yağ verim analizleri göstermektedir ki İzmir'in Menemen ilçesinde kültürünü yaptığımız Helichrysum italicum (Roth) G. Don. Bitkisinin % uçucu yağ verimi fazla olup yapılan literatür taramalarında elde ettiğimiz verilere uymaktadır. Uçucu yağ elde işlemlerinden sonra GC-MS analiz metodu kullanılarak bileşimlerini belirlediğimiz İzmir Menemen'de yetişen Helichrysum italicum (Roth) G. Don bitkisinde α-pinene, himachalene ve italidion (I+II+III) bileşiklerinin öne çıktığını, İstanbul Silivri bölgesinde yetişen Helichrysum italicum (Roth) G. Don bitkisinde ise neryl acetate, α-cedrene, guaiol, α-eudesmol ve β-eudesmol bileşikleri ile öne çıktığı görülemektedir. Ayrıca Helichrysum italicum (Roth) G. Don bitkisininden 4 farklı çözücü ile elde edilen ekstreler total fenolik ve flavanoit tayini yapılarak ektrelerden elde edilen total fenolik madde miktarının 0,01 % ile 0,13 % arasında olduğu, total flavanoit miktarının 0,009% ile 0,02% arasında olduğu belirlenmiştir. Son olarak antioksidan kapasiteleri Dpph yöntemi ile belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında Helichrysum italicum (Roth) G. Don. bitkisinin İzmir Menemen bölgesinde yetiştirilmesi ve Türkiye ekonomisine kazandırılması tavsiye edilmiştir. Anahtar kelimeler: Helichrysum italicum, hidro destilasyon, uçucu yağ verimi, antioksidan kapasitesi.

Bitki özütüHelichrysum italicumYağlar-uçucu+2
Gamze Kılıçaslan
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua L.) meyve ve tohumunun kilo kontrolünde öğün yerine geçen gıda olarak kullanımı ve fonksiyonel etkilerinin araştırılması

Bu çalışmada antioksidan, antidiyare, antihiperlipidemi ve antidiyabetik aktiviteleri yönünden zengin değerlere sahip meyvelerden biri olan Ceratonia siliqua L. bitkisinin yaprak, meyve ve çekirdek kısımları değerlendirildi. Çalışma kapsamında elde edilen verilerle Ceratonia siliqua L. bitkisinin tıbbi özelliğinin aydınlatılmasına katkı sağlanması amaçlandı. Ceratonia siliqua L. total fenolik madde miktarının belirlenmesinde Folin-Ciocalteu metodu kullanıldı. Ceratonia siliqua L. kuru meyvesinin içerdiği fenolik madde miktarı % 1,21 ile % 23,40 arasında, kuru yaprağında % 47,48 belirlendi. Total flavonoit miktarının belirlenmesinde ise alüminyum klorür kolorimetrik yöntemi tercih edildi. Ceratonia siliqua L. kuru meyvesinin % 0,01 ile % 4,96 arasında, kuru yaprağında % 3,79 flavonoit içerdiği tespit edildi. Tanen miktarı belirlemek için Avrupa Farmakopesi metodu kullanıldı. Çekirdeklerde % 0,73; tüm meyvede % 0,44 oranında tanen tespit edildi. Ceratonia siliqua L. meyve, çekirdeksiz meyve ve çekirdeklerinin farklı çözücülerde tespit edilen fenolik ve saponin miktarı bitkinin çekirdeklerinin çekirdeksiz meyveye kıyasla yaklaşık 10-20 kat arasında değişen sonuçlar elde edilmiştir. Bitkinin besin değerleri analizi sonucunda çekirdeğin çekirdeksiz meyve oranla daha yüksek besin değerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda Türkiye'de özellikle Akdeniz ve Ege Bölgesi'nde yabani olarak yetişen, son yıllarda beslenmedeki önemi artan Ceratonia siliqua L. bitkisinin, çekirdeğindeğinin değerlendirilmesi ve piyasadaki ürün çeşitliliğinin arttırılması yönünde tavsiyeler verildi.

Ceratonia siliquaDoğal gıdaFarmakognozi+7
Meltem Uruç
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Cistus creticus L. ve cistus laurifolius L. standardize ekstrelerinin hazırlanması ve biyolojik etkilerinin araştırılması

Cistaceae (ladengiller) familyası ılıman bölge olarak özellikle kuzey yarım kürede, akdeniz ikliminde dağılışı olan toplam 8 cins 180 tür bulunduran bir familyadır. En önemli üyesi ise Cistus L. cinsi dünyada 21 Türkiye'de ise 5 tür ile temsil edilmektedir. Cistus L. türleri ülkemizde genel olarak 'karağan, pamukluk, laden'gibi isimlerle bilinmektedir. Cistus türleri halk arasında özellikle kısırlık, yüksek ateş, ülser, deri hastalıkları, romatizma, idrar yolu rahatsızlıkları, antidiyabetik ve anti-enflamatuvar gibi kullanım alanları bulunmaktadır. Bu çalışmada Cistus creticus ve Cistus laurifolius bitkilerinin antioksidan,antiülser ve antikanserojen yönden değerlendirmesi yer almaktadır. Yapılan bu çalışmada elde edilen veriler Cistus creticus ve Cistus laurifolius bitkilerinin tıbbi özelliklerinin aydınlatılmasına katlı sağlanması amaçlanmıştır. Cistus creticus ve Cistus laurifolius bitkilerinde total fenolik madde miktarı belirlenirken Folin-Ciocalteu metodu kullanılmıştır. Bitkilerin toprak üstü kısımlarının likit ekstrelerinin fenolik madde miktarı % 3,9 ile % 22,4 aralığındadır. Total flavonoit madde miktarı ise alüminyum klorür kolorimetrik yöntemi ile belirlenmiştir. Bitkilerin toprak üstü kısımlarının likit ekstrelerinin flavonoit madde miktarı % 0,3 ile % 14,6 olarak belirlenmiştir. Antioksidan kapasitesi ise DPPH yöntemi kullanılırak belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda Cistus creticus ve Cistus laurifolius bitkilerinin halk arasındaki kullanımlarıda dikkate alınarak ilaç sektöründe öncü bir hammadde olarak kullanılabileceği, ülkemizde olmayan Avrupa'da ise kullanımı yaygın olan preperatları konusunda bilgi verilmiştir. Bu çalışmada ayrıca Cistus creticus ve Cistus laurifolius bitkilerinin antioksidan özelliğinden bahsedilerek yüksek radikal süpürücü etkinliğine ve antienflamatuvar etkinliğine değinilmiştir. C.creticus ve C.laurifolius bitkilerinin ülkemizde doğal olarak yetişmesi nedeniyle bitkisel kökenli ilaç hammaddesi açısından değeri vurgulanmıştır. Geniş yayılım alanı gösteren ve doğal olarak yetişen bu iki tür zengin fenolik içeriği nedeniyle ilaç adayı moleküllerin elde edilmesinde potansiyel olarak kaynak olabileceği düşünülebilir.

Bitki özütüCistus creticusCistus laurifolius L.+2
Kübra Erduğan
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2021
00
Pharmacy SpecialtyOpen AccessTR

Nar (Punica Granatum l.) meyve kabuklarının gıda, kozmetik ve bitkisel ilaç sanayisinde değerlendirilmesi

Nar ağacı (Punica granatum L.) 2-5 metre uzunluğuna yükselebilen çalımsı, uzun ömürlü bir ağaç türüdür. Türkiye, narın anavatanı sınırları içindedir ve yetiştiriciliği için uygun özelliklere sahiptir. Ülkemizde Hicaznar (Hicaz Narı), Fellahyemez, Lefan, Katırbaşılı, Ernar, Katırbaşılı, Ekşi Göknar, Erdemli Aşınar, Ekşilik gibi nar çeşitleri bulunmaktadır. Nar meyvesi, besin değerlerinin yanında sağlık açısından pek çok yararı bulunmaktadır. Bu sebeple fonksiyonel gıda kategorisinde değerlendirilmektedir. Meyvesinin kabuk kısımları, sağlık açısından faydalı olduğu düşünülen fenolik maddeler yönünden zengindir. Bu çalışmada ülkemizin doğal florasında bulunan Punica granatum L. meyve kabuklarının gıda, kozmetik ve bitkisel ilaç sanayisindeki kullanım olanaklarının aydınlatılması amaçlanmıştır. Endüstri ölçekli üretim yapılmadan önce laboratuvar ölçekli ekstreler hazırlanmış ve bu ekstrelerde total fenolik, total flavonoid ve HPLC (Yüksek basınçlı sıvı kromatografisi) analizleri yapılmıştır. Folin-Ciocalteu yöntemi üzerinden yapılan total fenolik madde miktarı en yüksek bulunan ekstraksiyon çözücüsü % 70 (g/g) etil alkoldür. Alüminyum klorür kolorimetrik yöntemi üzerinden yapılan total flavonoit madde miktarı açısından en yüksek bulunan ekstraksiyon çözücüsü %40 (g/g) etil alkoldür. Major etkin madde olan elajik asit açısından en yüksek bulunan ekstraksiyon çözücüsü %50 (g/g) etil alkoldür. Ön çalışmalardan elde edilen sonuçlar doğrultusunda endüstriyel üretim için %50 (g/g) etil alkol çözeltisi ekstraksiyon çözücüsü olarak kabul edilmiştir. Nar kabukları alkol ve suyla eşit oranda ve ayrı ayrı ekstre edilerek verim artırılması amaçlanmıştır. Nar meyve kabuğu meyvenin yaklaşık olarak % 40-50'sine karşılık gelmektedir. Endüstride narın işlenmesi sonucu yoğun fenolik içeren bu kısımlar sıklıkla atılmakta veya hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Elde edilen sonuçlar ve literatür taramaları ile bu çalışmamız narın işlenmesi sonucu atılan kısımlarının gıda, kozmetik ve bitkisel ilaç sanayisine geri kazandırılma ve gelecekteki kullanım olanakları konusunda ışık tutmuştur. Ayrıca ülkemizde doğal olarak yetişen nar meyvesi ilaç adayı moleküllerin elde edilmesinde potansiyel kaynak olarak görülebilir.

Bitki özütüFenolik bileşiklerGıda endüstrisi+7
Melike Nur Akbaş
Bezmialem Vakıf University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bentonit ve bitkisel hammaddeler kullanılarak detoks formülasyonlarının geliştirilmesi

İnsan metabolizmasında yer alan detoksifikasyon enzimleri günlük hayatta sürekli ma-ruz kalınan ksenobiyotik kaynaklı hasar potansiyalini en aza indirgemek için çalışmak-tadır. Metabolizma içerisindeki detoksifikasyon süreçlerinde oluşabilecek yetersizlikler birçok hastalık ile ilişkili olabileceği gibi toksin birikimi sadece bireyler için değil, epi-genetik değişikliklerin kuşaklar arası kalıtımı nedeniyle gelecek nesiller için de tehlikeli olmaktadır. Bu tezin konusu kapsamında detoksifikasyon değerlendirmesi tek boyutlu olarak ele alınmak yerine yapılan müdahalenin kolesterol seviyeleri üzerindeki etkisi de incelendi. İn vivo çalışma öncesinde Swiss albino fareler hiperkolesterolemik yapılarak hem dolaylı olarak bozulmuş detoksifikasyon yanıtı gösteren hem de doğrudan bozul-muş kolesterol değerlerinin elde edildiği çalışma modeli oluşturuldu. Biyoaktif doğal ürünler kaynaklarından bağımsız olarak, etkili doz ve doğru kullanım alanları belirlendiği taktirde her zaman yeni terapötik ajanlar olarak kullanılabilir. Özel-likle birçok bitki ve/veya bileşenleri antioksidan özellikler, hipokolesterolemik etkiler gibi bu çalışma kapsamında yararlanılması istenilen özelliklere sahiptir. İn vivo araştır-mada kullanılmak amacıyla seçilen gıda kalitesindeki bentonit kili, zerdeçal (Curcuma longa L.) ektresi, üzüm (Vitis vinifera L.) çekirdeği ektresi, öğütülmüş keten (Linum usitatissimum L.) tohumu ve öğütülmüş karnıyarık otu (Plantago ovata L.) tohumu için potansiyel etkileri kapsamında geniş literatür taraması yapılmıştır. Bu tezin ana hedefi bitkisel hammaddeler ile bentonitin (özellikle kombinasyon halde) in-vivo bir araştırma sonucunda kolesterol seviyeleri ve detoksifikasyon parametreleri üzerindeki eş zamanlı etkisinden yola çıkarak formülasyon veya nütrasötik tasarlaması ve gelişti-rilmesine öncülük etmekti. İn vivo araştırma öncesinde keten tohumu ve karnıyarık otu tohumunda şişme indisi tayini ve yağ miktar analizi; üzüm çekirdeğinde yağ miktar analizi, zerdeçal ekstresinde kurkumin miktar analizi yapıldı. Ayrıca üzüm çekirdeğinden ekstre elde edildi ve elde edilen ekstrede total fenolik ve flavonoid madde miktar analizi yapıldı. Bu analizlerin bulguları in vivo araştırma sonucunda etki değerlendirmesi yapmak açısından önemliy-di. Kullanılacak hammaddelerin dozları önceki araştırmalar ve raporlar temel alınarak ve insan kullanımlarına eş değer olabilecek şekilde belirlendi. İn vivo araştırma için dokuz adet çalışma grubu oluşturuldu: Kontrol grubu, hiperkolesterolemik grup, referans madde grubu (10 mg/kg Atorvastatin), Grup 1 (60 mg/gün bentonit), Grup 2 (60 mg/gün bentonit + 60 mg/gün gıda bentoniti + 7 mg/gün öğütülmüş keten tohumu + 2,5 mg/gün üzüm çekirdeği ektresi + 2 mg/gün zerdeçal ektresi), Grup 3 (60 mg/gün gıda bentoniti + 7 mg/gün öğütülmüş karnıyarık otu tohumu + 2,5 mg/gün üzüm çekir-deği ektresi + 2 mg/gün zerdeçal ektresi), Grup 4 (60 mg/gün gıda bentoniti + 2,5 mg/gün üzüm çekirdeği ektresi + 2 mg/gün zerdeçal ektresi), Grup 5 (7 mg/gün öğü-tülmüş keten tohumu), Grup 6 (7 mg/gün öğütülmüş karnıyarık otu tohumu). Deney hayvanlarında 30 gün boyunca %1 kolesterol içeren pellet yem uygulaması ile hiperko-lesterolemi oluşturuldu. Test grubunda yer alan farelere (kontrol grubu hariç) eş za-manlı olarak test materyalleri uygulandı. 30 günlük deney süresi sonunda tüm gruplar-daki farelerden kan örnekleri ve karaciğer dokusu alındı. Total kolesterol, yüksek yo-ğunluklu lipoprotein kolesterol (HDL-C), düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol (LDL-C), trigliserit, glukoz, aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT), malondialdehit (MDA), plazma toplam antioksidan aktivite (TAA), nitrik asit, leptin düzeylerine ve glutatyon (GSH), glutatyon peroksidaz (GPx), lipit peroksidas-yon (LPO), süperoksit dismutaz (SOD) ve katalaz (CAT) değerlerine bakıldı. Çalışılan test materyallerinden Grup 2, Grup 3 ve Grup 4'ün yüksek kolesterol diyeti ile besle-nen farelerde serum total kolesterol konsantrasyonunu sırasıyla %64,8, %57,5 ve %48,9 oranında azalttığı tespit edilmiştir. Ayrıca Grup 2, Grup 3 ve Grup 4'te süpe-roksit dismutaz, katalaz, glutatyon ve glutatyon peroksidaz gibi bazı detoksifikasyon parametrelerinin de istatistiksel açıdan anlamlı derecede tersine çevrildiği tespit edilmiş-tir. Sonuç olarak bu çalışmada hiperkolesterolemik grup ile kıyaslandığında hem bazı de-toksifikasyon parametreleri üzerinde hem de serum kolesterol değerlerinde bentonit, üzüm çekirdeği ve zerdeçal ekstresi ile öğütülmüş keten tohumu içeren Grup 2 ve ben-tonit, üzüm çekirdeği ve zerdeçal ekstresi ile öğütülmüş karnıyarık otu tohumu içeren Grup 3'ün in vivo olarak anlamlı etkiler sergilediği gösterildi. Kombinasyonlar kardi-yovasküler hastalık riskini düşürmede olumlu bir etkiye sahiptir, klinik çalışmalar yapı-larak bulgular desteklenebilir ve bu kombinasyonlar kullanırak insan beslenmesine uygun formülasyonlar geliştirilebilir.

BentonitBitkilerBitkiler-tıbbi+7
Rana Turgut
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sumak (Rhus coriaria) bitkisinin beslenme ve fitoterapide kullanımı üzerine araştırmalar

Sumak (Rhus coriaria) 150 farklı türü olan Anacardiaceae familyasının bir bitkisidir. Sumak (Rhus coriaria) meyvesinin tozu, tebliğde, meyvelerinin uygun teknik şartlarda kurutulduktan sonra sofra tuzu katılarak öğütülmüş hali olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde ekşi tadı nedeniyle suda bekletilen meyveleri süzülerek "sumak ekşisi" olarak soslarda, kurutulmuş toz hali yemeklerde, salatalarda ve etlerde limonlu bir tat vermek amacı ile kullanılan bir meyvedir. Yapılan araştırmalarda sumak meyveleri tanence zengin olup yüksek miktarda fenolik maddeler, organik asitler, yağ asitleri, vitamin ve mineraller gibi birçok bileşiği içerdiği görülmüştür. Bu bilgiler ışığında bu araştırmada Gaziantep-Oğuzeli bölgesinde yetişen sumak (Rhus coriaria) bitkisi araştırma materyali olarak seçilmiştir. Bitkinin meyvelerinden hareketle su, alkol ve sulu-alkol ekstrelerinin fenolik, flavonoid, antosiyanin miktarları ve antioksidan aktivite özellikleri incelenmiştir. Soxhlet cihazı kullanılarak n-hekzan ile ekstre te edilen meyvelerde ise yağ asidi kompozisyonu analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre optimum çözücünün tespiti yapılmıştır. Topladığımız sumak (Rhus coriaria) meyveleri ve aktardan alınan toz sumak numune olarak kullanılmıştır. Antioksidan aktivite tayininde DPPH ile ölçülen antioksidan aktivitesi (IC50) sumak meyvesi 16,22 (µg/mL) ve toz sumakta 17,36 (µg/mL) olarak bulunmuştur. Topladığımız Sumak (Rhus coriaria) meyvelerinden ve aktardan alınan toz sumak numunesinde; fenolik-flavonoid madde miktarı tayini için; su, etil alkol ve sulu-etilalkol (50:50) çözücü sistemleri kullanılarak ekstreler hazırlanmıştır. Fenolik madde miktarı en çok sumak numunelerinin sulu-etilalkol çözeltilerinde tespit edilmiştir. 1 gram kuru bitkideki fenolik madde, toz sumakta 55,50 mg, meyve sumakta 54,02 mg olarak bulunmuştur. Flavonoid madde miktarı en çok sumak numunelerinin etil alkol çözeltilerinde tespit edilmiştir. 1 gram kuru bitkideki flavonoid madde, meyve sumakta 5,00 mg, toz sumakta 3,87 mg olarak bulunmuştur. Sumak (Rhus coriaria) meyvesindeki yağ asidi kimyasal kompozisyonu gaz kromatografisi kütle spektrometresi ve alev iyonlaşma detektörü (GS-MS/FID) ile analiz edilmiş ve 10 adet bileşen tespit edilerek miktarları belirlenmiştir. Yağ asidi ana bileşenleri oleik asit (%27,34), palmitik asit (%21,06) ve/ linoleik asit (%17,65) olarak bulunmuştur. Toplam antosiyanin miktarı ise toz sumakta %0,069 bulunurken meyve sumakta tespit edilememiştir. Anahtar Kelimeler: Sumak, beslenme, kimyasal kompozisyon, fenolik bileşik

BeslenmeFarmakognoziFitoterapi+3
Zeynep Nisa Karaduman
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Helichrysum italicum içeren kozmetik formülasyonların geliştirilmesi

Doğal bir antioksidan olan ölmez çiçek (Helichrysum italicum (Roth) G. Don) uçucu yağı kozmetik sektörü tarafından kullanılan en popüler bileşenlerden birisidir. Baharatımsı kokusu ile parfüm sektöründe de tercih edilmektedir. Bu çalışmamızda Datça bölgesinde yetişen ölmez çiçek bitkisinden elde edilen uçucu yağın kimyasal kompozisyonu, antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri incelenmiştir. Ölmez çiçek uçucu yağ verimi %0,27 olarak tespit edilmiştir. Uçucu yağın kimyasal kompozisyonu gaz kromatografisi kütle spektrometresi ve gaz kromatografisi alev iyonlaşma detektörü (GS-MS/FID) ile analiz edilmiş ve 30 adet bileşen tespit edilerek miktarları belirlenmiştir. Uçucu yağın ana bileşenleri γ-curcumene (%13,98), neril asetat (%11,67) ve alfa pinene (%10,84) olarak bulunmuştur. Uçucu yağın DPPH ile ölçülen antioksidan aktivitesi (IC50) 37,63 (μg/mL) olarak bulunmuştur. Beta karoten/linoleik asit (BCB) antioksidan testinde ise ölmez çiçek uçucu yağı %78 inhibisyon yapmıştır. Ölmez çiçek uçucu yağı gram pozitif ve gram negatif 6 farklı bakteri ile 2 adet maya ile yapılan disk difüzyon ve broth mikrodilüsyon antimikrobiyal aktivite testlerinde oldukça başarılı sonuçlar vermiştir. Anahtar Kelimeler: Ölmez çiçek, uçucu yağ, kimyasal kompozisyon, antioksidan, antimikrobiyal

Antimikrobiyal ajanlarAntioksidanlarHelichrysum italicum+3
Esma Esin Yıldırım
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Laurus nobilis L. bitkisinden standardize kozmetik hammadde üretim proseslerinin geliştirilmesi ve kozmetik formülasyonların hazırlanması

Defne (Laurus nobilis L.) Lauraceae familyasının Laurus cinsine ait aromatik ve çok önemli bir bitkidir. Kendine has bir kokusu bulunan defne, Akdeniz ikliminde doğal yetişme ortamı bulmakta ve Türkiye'nin de doğal bitki türleri arasında bulunmaktadır. Türkiye, dünya defne yaprağı ihtiyacının %90'ını sağlamaktadır ve önemli tedarikçiler arasındadır. Bu çalışmada defne bitkisinin yaprak, meyve, çiçekleri üzerinde çalışılarak kozmetik ve ilaç sanayi kullanım potansiyeli saptanmak istenmiştir. Laurus nobilis, dişi ve erkek bitkileri ayrı olan dioik bir türdür. Türkiye'nin Ege Bölgesi defnenin endüstriyel amaçlı yaygın bir şekilde yetiştirildiği bir bölgedir. Her iki cinsiyette de kültür edilmiş ya da doğal defne yaprakları hemen hemen aynı bileşime ve aynı verimde uçucu yağ sunmaktadır. Sonuçlara göre çiçek uçucu yağlarının verim ve bileşimlerindeki farklılıkların sadece cinsiyete bağlı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Tüm uçucu yağlar antioksidan aktivitelere ve önemli antimikrobiyal etkilere sahiptir ancak yaprak uçucu yağları her açıdan çok daha üstündür. Laurus nobilis bitkisinin yapraklarından elde edilen uçucu yağ (LNEO) bir yaklaşım olarak LNEO yüklü poli laktik-ko-glikolik asit (PLGA) nanopartikülleri hazırlanmış ve LNEONP'ler tek emülsiyon yöntemiyle sentezlenmiştir. LNEO, CT-DNA'ya interkalatif olarak bağlanmış ve ek olarak, LNEO'nun ikili bir PI3K/mTOR inhibitörü üzerindeki etki mekanizması tahmin edilerek antiproliferatif aktivitesi ve mekanizması, moleküler yerleştirme analizi kullanılarak belirlenmiştir. LNEO yüklü PLGA NP'lerin kozmetik formülasyon olarak nanopartikül dozaj formunda ticarileştirilmesi hedeflenmektedir. Laurus nobilis bitkisi yaprak, meyve, yaprak uçucu yağı ve meyve sabit yağından elde edilen 14 ayrı örnek, cilt yaşlanması üzerinde etkili olduğu bilinen 3 enzim üzerinde inhibisyon aktivitesi bakımından incelenmiştir. Sonuçlar yapraktan elde edilen örneklerin, meyveden elde edilen örneklere kıyasla belirgin şekilde daha güçlü aktivite gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu sebeple yaprak uçucu yağı içeren nanopartiküller geliştirilmiştir. Nanopartiküllerin uçucu yağ ile benzer aktiviteler gösterdiği yapılan testler sonucunda ortaya konmuştur. Uçucu yağ ve uçucu yağ içeren nanopartiküller GC-HS-MS analizine tabi tutulduğunda, uçucu yağdaki majör bileşenlerin nanopartiküllere yüklendiği gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar yaprak 1:5 etanol ekstresi, yaprak uçucu yağının ve yaprak uçucu yağı içeren nanopartiküllerin kozmetik formülasyonlarda kullanılma ve ekonomik bir değer ihtiva etme potansiyelini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Laurus nobilis, kozmetik, nanoformülasyon, uçucu yağ

Esin Ercin
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sambucus nigra L. (kara mürver) bitkisinin çiçek ve meyvelerinden standardize ekstrelerin hazırlanması ve biyolojik etkilerinin araştırılması

Bu çalışmada T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile çalışılarak, Türkiye'de doğal olarak yetişen Sambucus nigra L. bitkisinin 121 farklı bölgeden alınan örnekleri toplam antosiyanin içeriği bakımından değerlendirilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, yerli ve antosiyanince zengin bir S. nigra kültür çeşidi geliştirilecektir. Tez kapsamında, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Çiftçi Eğitim Merkezi'nde (BAÇEM) kültüre alınan S. nigra bitkilerinin çiçek, meyve ve yapraklarından toplanmıştır. Bu bitkisel materyallerden meyve %96 etanol ekstresi, çiçek %70 etanol ekstresi, yaprak %70 etanol ekstresi hazırlanmış ve bu ekstrelerin A549, MCF-7 ve U-118 MG hücre hatlarındaki sitotoksisitesi çalışılmış, ekstrelerin bu hücre hatlarında önemli sitotoksisite sergilemediği tespit edilmiştir. Kara mürver ekstrelerindeki rutin ve izokersitrin flavonoitlerini PDA dedektörlü HPLC cihazında kantitatif olarak tayin edebilmek için metot geliştirilmiştir. Geliştirilen metot doğruluk, kesinlik, seçicilik, tayin sınır, gözlenebilme limiti, doğrusallık, uygulama aralığı ve sağlamlık açısından USP kriterlerine göre valide edilmiştir. BAÇEM'den toplanan S. nigra çiçek, meyve ve yapraklarından standardize %50 etanol ekstreleri ve %100 su ekstreleri elde edilmiş ve her birinin spesifikasyonu oluşturulmuştur. Spesifikasyonlarda kimyasal içerik bakımından fenolik madde miktarı, flavonoit madde miktarı, rutin miktarı ve izokersitrin miktarına yer verilmiştir. Elde edilen standardize ekstrelerin her biri, yüksek yağlı diyetle indüklenmiş obeziteye sahip erkek Wistar albino sıçan gruplarının diyetlerine dahil edilerek test edilmiştir. Obezitede etkili parametreler olan HDL, LDL, trigliserit, adinopektin, leptin, T3, T4, TNF-α, IL-1β, kan glukozu seviyesi, serum insülin seviyesi, lipaz enzim inhibisyonu ve serum lipaz seviyesi değişimleri 7 hafta boyunca takip edilmiştir. In vivo olarak test edilen ekstrelerin obezite parametrelerinde kayda değer değişiklikler meydana getirmediği saptanmıştır. Ek olarak, kara mürver, ekinezya ekstreleri ile C vitamini ve çinko içeren, bağışıklık güçlendirmek için, soğuk algınlığına karşı kullanılacak damla formunda bir formülasyon hazırlanmıştır. Formülasyonun L-askorbik asit, toplam fenolik madde, toplam flavonoit madde ve toplam antosiyanin madde miktarlarının stabilitesi başlangıçtan itibaren 3 ay boyunca 3 farklı ortamda takip edilmiştir.

ObeziteSambucus nigra L.Sitotoksisite
Şeyma Ulusoy
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Köpeklerde atopik dermatitte kullanılacak aromaterapötik ürün formülasyonu geliştirilmesi

Köpekleri dünya çapında etkileyen kaşıntılı deri hastalığı olan atopik dermatit tedavi edilebilir olmadığı için ömür boyu sürecek tedavi yönetim planları geliştirilmelidir. Bu hastalığı etkili bir şekilde yönetmek için kaşıntı seviyesinin azaltması, ikincil enfeksiyonların tedavi edilmesi, yeniden enfeksiyonlara karşı kontrol sağlanması ve cilt bariyerinin iyileştirmesi gerekmektedir. Topikal tedavi bu süreçte önemli bir rol oynamaktadır ancak her zaman sistemik antibiyotiklere yardımcı bir tedavi olarak görülmüştür. Şampuan uygulaması, tedaviye destek olmak için etkilidir. Bu çalışmada at kuyruğu (Equisetum arvense L.) ekstraktı, defne yaprağı (Laurus nobilis L.) ekstraktı, huş yaprağı (Betula pendula Roth) ekstraktı, papatya (Matricaria chamomilla var. recutita (L.) Fiori) ekstraktı, ısırgan otu (Urtica dioica L.) ekstraktı, yeşil çay (Camellia sinensis (L.) Kuntze) ekstraktı, aloe vera (Aloe vera L.) ekstraktı, çay ağacı (Melaleuca alternifolia (Maiden&Betche) Cheel) yağı ve neem(Azadirachta indica A.Juss) yağı kullanılarak şampuan formülasyonu geliştirilmiştir. Şampuan köpeklerde görülen atopik dermatit için geliştirilmiş olup, temizleme etkisinin yanı sıra ile bakım içinde etkilidir. Geliştirilen şampuanın karakterizasyon ve kalite kontrol testleri yapılarak formülasyonun uygunluk düzeyi ve kararlılığı hakkında bulgular saptanmıştır.

Topikal tedaviŞampuan
Aylin Uysal
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Matricaria recutita L. (Alman Papatyası) bitkisinin çiçeklerinden standardize ekstrelerin hazırlanması ve fitofarmasötik ürünlerin geliştirilmesi

Matricaria recutita L. bitkisi Asteraceae familyasından olup ülkemizde Alman papatyası, mayıs papatyası ve tıbbi papatya olarak isimlendirilmektedir. Ülkemizde Marmara, Ege, Trakya, Güneybatı Anadolu'da doğal koşullarda yetişir ve yol kenarlarında, boş tarlalarda bol miktarda bulunur. Ayrıca, Marmara ve Ege bölgelerinde kültürü yapılmaktadır. Matricaria recutita'nın çiçek kısımları başta antienflamatuvar olmak üzere çeşitli biyolojik etkilere sahiptir. Matricaria recutita bitkisini içeren fitofarmasötik ürünler ülkemizde yok denecek kadar az ve mevcut ürünlerde bulunan ekstrelerin kalite kontrol analizleri gerçekleştirilmeden tüketicinin kullanımına sunulmaktadır. Bu nedenle, bitkinin çiçeklerinin gıda, kozmetik ve ilaç sanayiinde değerlendirilmesi, ülke ekonomisine kazandırılması ve ürüne dönüştürülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Avrupa İlaç Ajansı monografına göre standardize Matricaria recutita ekstrelerinin hazırlanması ve etken madde olarak kullanılması, ekstrelerin apigenin-7-O-glikozit içeriklerinin HPLC yöntemi ile belirlenmesi ve geliştirilen yöntemin valide edilmesi, bu ekstreler kullanılarak güvenli, etkili ve kaliteli fitofarmasötik ürünlerin formüle edilmesi hedeflenmektedir. Matricaria recutita'nın sahip olduğu tıbbi etkiler içerdiği fenolik bileşikler ile ilgilidir. Apigenin, Matricaria recutita 'da bulunan ana flavonoit bileşiktir. Bu bileşiğin önemli bir miktarı glikozit formunda bulunurken, yalnızca küçük bir miktarı serbestçe bulunmaktadır. Bu nedenle apigenin-7-O-glikozit bileşiği Matricaria recutita L. çiçek ekstreleri için kullanışlı ve uygun bir belirteç olarak kabul edilmektedir. Avrupa İlaç Ajansı monografında yer alan 14 farklı çözücü sistemi kullanılarak, Bandırma/Balıkesir bölgesinde yetiştirilen Matricaria recutita çiçek kısımları ile ekstreler hazırlanmış ve ekstrelerin apigenin-7-O-glikozit içerikleri HPLC yöntemi ile analiz edilmiştir. Hazırlanan likit ve katı ekstrelerin endikasyon, uygulama yolu ve apigenin-7-O-glikozit içerikleri değerlendirilmiştir ve G, M, N ekstreleri seçilerek bu ekstreler üzerinden analitik metot validasyon çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Ayrıca G, M, N ekstrelerinin farklı sıcaklıklar altındaki stabiliteleri takip edilmiş ve artan sıcaklıkla apigenin-7-O-glikozit içeriğinin düştüğü gözlemlenmiştir. Geliştirilen ve valide edilen HPLC yönteminin, Matricaria recutita ekstrelerinin kalite kontrolünde kullanılması öngörülmektedir. Sonraki yıl Bandırma/Balıkesir ve Arnavutköy/İstanbul bölgelerinde yetiştirilen Matricaria recutita çiçek kısımlarından da G, M, N ekstreleri hazırlanmıştır. İki bölgeden toplanan bitkiden elde edilen G, M, N ekstrelerinin apigenin-7-O-glikozit içerikleri, toplam fenolik ve toplam flavonoit içerikleri, fitokimyasal içerikleri analiz edilmiştir. Ayrıca, bitki materyallerinin apigenin-7-O-glikozit içerikleri, uçucu yağ miktarı ve bileşenleri analiz edilmiştir. Arnavutköy/İstanbul bölgesinde yetiştirilen bitkiden elde edilen ekstrenin apigenin-7-O-glikozit, toplam fenolik ve toplam flavonoit içeriklerinin daha yüksek olması nedeniyle, bu bölgeden toplanan bitkiden hazırlanan M ve N ekstreleri kullanılarak iki farklı topikal ürün formüle edilmiştir. G ekstresi doğrudan ekstre formunda uygulama yoluna sahiptir. Topikal ürünler, piyasada bulunan referans ürünlerin apigenin-7-O-glikozit içeriklerine eşdeğer olarak formüle edilmiş, referans ürünler ile in vitro salım ve fiziko-kimyasal profilleri karşılaştırılmıştır. 6. saat sonunda topikal ürünler referans ürünlerden biraz daha hızlı in vitro salım göstermekle birlikte, neredeyse benzer bir in vitro salım ve fiziko-kimyasal profil sergilemişlerdir. Topikal ürünlerin farklı sıcaklıklar altında stabiliteleri takip edilmiştir. Ayrıca, M ekstrelerinin ve M ekstresini içeren topikal kremin (M1) hücre canlılığı profili ve apoptotik etkisi, fibroblast (CCD-1079Sk) ve melanom (SK-MEL-28) hücre kültürleri üzerinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, topikal formülasyonların in vitro salım ve fizikokimyasal özellikleri göz önüne alındığında etkili, güvenilir ve kaliteli fitofarmasötik ürünler olarak sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matricaria recutita L., apigenin-7-O-glikozit, topikal ürün, metot validasyonu, tıbbi papatya

Matricaria recutita L.
Mahmut Çiçek
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Origanum onites L. uçucu yağından karvakrol eldesi ve kozmetiktekullanılmak üzere karvakrol yüklü nanoformülasyon geliştirilmesi

Karvakrol molekülü önemli birçok biyolojik aktiviteye sahip monoterpenik bir uçucu yağ bileşiğidir. Origanum türlerinin birçoğunda mayör bileşen olarak bulunur ve bu bitkilerde uçucu yağdaki aktiviteden sorumlu bileşik olarak değerlendirilir. Ancak bileşiğin biyolojik aktivitelerinin yanında kolay okside olması, keskin kokusu ve tahriş edici özellikleri kullanımını zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada karvakrol ülkemizde önemli bir ticari değere sahip olan Origanum onites L. bitkisinin uçucu yağından elde edilmiş ve kozmetikte yaşlanma karşıtı potansiyel ürün olarak kullanılmak üzere polikaprolakton (PCL) nanopartiküller (NP) halinde formüle edilmiştir. Öncelikle uçucu yağdan elde edilen karvakrol ekstraktı GC-MS ile analiz edilmiştir. Karvakrol tek emülsiyon yöntemiyle PCL nanopartiküllerine yüklenmiş ve sentezlenen karvakrol-PCL-NP'lerin Dinamik Işık Saçılımı (DLS), UV-Vis spektroskopisi ve Taramalı Elektron Mikroskopisi (SEM) ile karakterizasyonu yapılmıştır. Karakterizasyonu yapılan karvakrol-PCL-NP'ler için antikollajenaz aktivite ve HaCaT hücre hattı kullanılarak sitotoksik aktivite çalışmaları yapılmıştır. Sonuçlara göre karvakrol, uçucu yağ içerisinde %85 oranında tespit edilmiştir. DLS ile yapılan karakterizasyon sonucunda polidispersite indeksi (PdI) 0,070 ± 0,015; zeta potansiyeli (ZP) -8,51 ± 0,76 mV ve ortalama partikül boyutu 199,5 ± 0,91 nm olarak bulunmuştur. SEM ile yapılan morfolojik analizler ortalama partikül boyutu ile uyumlu sonuçlar vermiş ve homojen dağılım gösteren nanopartiküler yapıların varlığını doğrulamıştır. Karvakrol-PCL-NP'ler %98,55 oranında enkapsülasyon verimi göstermiş ve %20 oranında yükleme verimi tespit edilmiştir. Yapılan in vitro kontrollü salım çalışmalarıyla karvakrolün 48 saatte karvakrol-PCL-NP'lerden %95,55 oranında salındığı görülmüştür. Antikollajenaz aktivite sonuçları ile karvakrol-PCL-NP'lerin serbest karvakrolün iki katı oranda aktiviteye sahip olduğu belirlenmiştir. In vitro sitotoksisite çalışmalarında serbest karvakrol en düşük konsantrasyonda (0,125 mg/mL) bile toksik etki gösterirken, PCL ile enkapsülasyon bu etkiyi elimine etmiş ve karvakrol-PCL-NP'ler 1 mg/mL konsantrasyonda %81,45±1,84 oranında hücre canlılığı göstermiştir. Böylece başarıyla sentezlenen karvakrol-PCL-NP'ler sayesinde elde edilen karvakrolün toksik etkisi giderilmiş ve antikollajenaz aktivitesi iki katına çıkarılmıştır. Aynı zamanda serbest karvakrolün sahip olduğu keskin koku ortadan kaldırılmış ve biyouyumluluğu arttırılmıştır. Sonuç olarak yüksek antikolajenaz aktivite ve düşük oranda toksisite ile biyouyumluluğu arttırılan karvakrol-PCL NP'lerin kozmetik endüstrisi için potansiyel yaşlanma karşıtı ürün adayları olabileceği öngörülmüştür. Anahtar Kelimeler: Origanum onites L; karvakrol; polikaprolakton; nanopartikül; antikollajenaz aktivite; in vitro hücre kültürü

Tuğba Aydın
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Vitex agnus-castus L. (Hayıt) bitkisinin çiçek, yaprak ve meyvelerinden standardize ekstrelerin hazırlanması ve biyolojik etkilerinin araştırılması

Bu çalışmada, Balıkesir (Burhaniye)'den toplanmış beyaz ve mor çiçekli Vitex agnus-castus L. bitkisi ile İstanbul (Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi)'dan toplanan kültüre alınmış mor çiçekli V. agnus-castus bitkisinin çiçek, yaprak ve meyve kısımları ayrılarak uçucu yağları elde edilmiştir. Uçucu yağların kimyasal bileşenleri GC-FD/MS ile tespit edilmiş, ardından da kemotipleri belirlenmiştir. Bitkinin geçmişteki kullanımları doğrultusunda, A549 ve MCF-7 hücre hatları seçilerek uçucu yağların sitotoksisiteleri değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlarla V. agnus-castus uçucu yağlarının yüksek sitotoksisiteye sahip oldukları anlaşılmıştır. Balıkesir bölgesinden elde edilen uçucu yağların (özellikle de mor çiçek uçucu yağının) daha sitotoksik olduğu görülmüş ve bu sonuçlar uçucu yağların yüksek miktarda içerdikleri α-pinen, karyofilen ve limonen bileşikleri ile ilişkilendirilmiştir. Balıkesir'den toplanmış mor çiçekli V. agnus-castus bitkisinden; meyve, çiçek ve yaprak %70 etanol ekstreleri hazırlanmış ve bu ekstrelerin A549 ve MCF-7 hücre hatlarındaki sitotoksisitesi değerlendirilmiştir. V. agnus-castus meyve ekstresinin her iki hücre hattı için de yaprak ve çiçek ekstrelerinden daha sitotoksik olduğu görülmüştür. Balıkesir'den toplanmış V. agnus-castus çiçek, meyve ve yapraklarından %70 etanol ekstreleri ve %100 su ekstreleri hazırlanmış ve her birinin total fenolik, total flavonoit miktarları ile LC-HRMS cihazıyla fenolik içerikleri tayin edilmiştir. Bu ekstrelerin her biri, yüksek yağlı diyetle indüklenmiş obeziteye sahip erkek Wistar albino sıçan gruplarının diyetlerine dahil edilerek 7 hafta boyunca test edilmiştir. Çalışmanın sonucunda; hayıt yaprak %70 etanol, hayıt yaprak su ve hayıt çiçek %70 etanol ekstrelerinin obezite oluşturulmuş sıçanların vücut ağırlığında azalmaya neden olduğu ve negatif kontrol grubu ile kıyaslandığında serum LDL, trigliserit, leptin, lipaz, TNF- ve IL-1 seviyelerinde düşüşe; HDL ve adinopektin düzeylerinde ise artışa neden olduğu görülmüştür. V. agnus-castus yaprak ve çiçeklerinin luteolin-7-glukozid ve kemferol bileşiklerince zengin olmalarının obezite üzerinde yararlı etki göstermelerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Tez kapsamında, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile çalışılarak, 95 farklı bölgeden toplanmış V. agnus-castus meyve droglarının PDA dedektörlü HPLC cihazı ile Türk Farmakopesi "Hayıt, Meyve" monografındaki yöntem kullanılarak kastisin içerikleri değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, yerli ve başlıca kastisin bileşiği olmak üzere fenolik ve flavonoit bileşiklerince zengin bir V. agnus-castus kültür çeşidi geliştirilecektir.

HayıtObeziteSitotoksisite
Ebrar İnal
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Thymus vulgaris L. bitkisinin oral kanser hücrelerindeki sitotoksik etkisi

Bu çalışmada, Thymus vulgaris L. bitkisinin antiproliferatif etkisi oral kanser hücresi üzerinde çalışılarak sitotoksik etkisi değerlendirilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, 1:10, %70 etanol ekstresi oral kanser hücreleri üzerinde etkili bulunmuştur. Tez kapsamında, kurutulmuş Thymus vulgaris bitkisinin herba %70 etanol ekstresi (1:10) ve sulu (1:10) ekstresi hazırlanmış ve bu ekstrelerin OSC-19 ve HBT-41 hücre hatlarındaki sitotoksisitesi çalışılmış ve %70 etanol ekstresinin sitotoksisite sergilediği tespit edilmiştir. T.vulgaris herba standardize %70 etanol ekstresi ve sulu ekstresi elde edilmiştir. Her birinin spesifikasyonu oluşturulmuştur. Deney sonuçlarına göre alkol içerisinde hazırlanarak elde edilmiş olan Thymus vulgaris ekstresinin, 15 µg/ml dozunun, proliferasyonu OSC-19 hücreleri için %21; HTB-41 için %7,4 oranında baskıladığı tespit edilmiştir. Su içerisinde hazırlanarak elde edilen Thymus vulgaris ekstresi her iki hücre için de etkili bulunmamıştır. Çalışmada, Thymus vulgaris L. (kekik otu) bitkisinin oral kanser hücreleri üzerindeki antiproliferatif ve sitotoksik etkileri değerlendirilmiştir. Araştırmanın amacı, bitkiden elde edilen farklı ekstrelerin oral kanser hücre hatları olan OSC-19 ve HTB-41 üzerindeki olası terapötik etkilerini ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında, kurutulmuş Thymus vulgaris bitkisinin herbasından iki farklı ekstre hazırlanmıştır: %70 etanol ekstresi ve sulu ekstre (her ikisi de 1:10 oranında). Bu ekstreler, laboratuvar ortamında kültüre edilmiş kanser hücrelerine uygulanarak hücrelerin canlılıkları ve çoğalma kapasiteleri incelenmiştir. Sitotoksisite analizleri sonucunda, %70 etanol ekstresinin her iki hücre hattı üzerinde de anlamlı düzeyde antiproliferatif etki gösterdiği tespit edilmiştir. Buna karşılık, su ile hazırlanan ekstrenin herhangi bir sitotoksik veya antiproliferatif etki göstermediği belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, %70 etanol içerisinde hazırlanan ekstre, 15 µg/ml dozunda uygulandığında OSC-19 hücrelerinde %21, HTB-41 hücrelerinde ise %7,4 oranında proliferasyonu baskılamıştır. Bu durum, bitkinin etkin bileşiklerinin etanol içerisinde çözünerek biyolojik aktivitesini artırdığını göstermektedir. Ayrıca, her iki ekstrenin standardizasyonu yapılmış ve spesifikasyonları belirlenmiştir. Sonuç olarak, Thymus vulgaris bitkisinin etanol ile elde edilen ekstresinin, özellikle OSC-19 hücre hattında, belirgin bir antikanser potansiyel taşıdığı ortaya konmuştur. Bu bulgular, gelecekte yapılacak farmakolojik ve klinik araştırmalar için ön bilgi niteliğindedir ve doğal ürünlerin kanser tedavisindeki rolünü destekler niteliktedir.

Yasemin Ağaçhan
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2025
00

Other supervisors