Prof. Dr. Osman Kaya danışmanlığındaki tezler

16 tez · Aydın Adnan Menderes University

DoktoraAçık ErişimTR

Broiler piliçlerde immun kompleks infeksiyöz bursal hastalık (Gumboro) aşısının etkinliğinin ELISA ile araştırılması

Araştırmamızda iki firmaya ait 10000'er başlık 10 adet kuluçkahaneden 0, 7, 14, 21, 28, 33 ve 42. günlerinde kümes başına 23 kan örneği olmak üzere toplamda her örnekleme günü için 230 ve araştırmanın sonunda ise genel toplamda 1610 adet kan örneği alındı ve serumları ayrılarak Biocheck Firmasının İnfeksiyöz Bursal Hastalığı antikor test kiti (Code:CK113, Lot No: FS4925, Exp. Date:31/05/2010) ile analizleri yapıldı.Kümeslerden alınan kan serum örnekleri; ELISA IBDV antikorlarının 0, 7, 14, 21, 28, 33, 42. günler için firmalara göre ortalama değerleri değerlendirildiğinde; firma A için çalışma grubu ortalaması: 1572, 705, 107, 3542, 7832, 7844, 12477 ve ort. % CV değeri: 43, 65, 46, 81, 32, 66, 31, kontrol grubu: 1572, 946,108, 453, 9143, 5758,13525 ve ort. CV değeri: 43, 56, 68, 158, 27, 46, 24 olarak bulunurken; firma B için çalışma grubu ort.: 1557, 745, 117, 3585, 7932, 7976, 12688 ve ort. % CV değeri: 43, 62, 56, 71, 32, 64, 33, kontrol grubu: 1557, 880,105, 412, 8972, 5342,12535 ve ort. CV değeri: 43, 52, 65, 122, 29, 48, 21 olarak tespit edilmiştir. Biocheck firmasının öngördüğü titre değerlerine göre IBD için immun kompleks aşı uygulaması sonucunda 5000-14000 titre değeri bağışıklığın oluştuğunu göstermektedir.Araştırmanın sonunuda Transmune IBD aşı grubunda kontrol gurubuna göre 1 hafta daha erken antikor yanıt oluştuğu açık olarak görülmektedir.

AşılarEnfeksiyöz bursal ajanEnzime bağlı immünosorbent testi+4
Meral Meltem Yılmazlar
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kerevit vebasının ileri tanı yöntemleri ile araştırılması

Kerevit Vebasının İleri Tanı Yöntemleri ile Araştırılması.Bu çalışmada, A. astaci'nin varlığının araştırılması amacıyla İznik ve Eğirdir göllerinden her ay 30 ar olmak üzere Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında, İznik gölünden 180, Eğirdir gölünden 180 kerevit rasgele örnekleme yöntemi ile alındı.Araştırmada kullanılan 360 canlı kerevit numunesinden 56 adet A. astaci şüpheli mantar izole edildi. İznik gölünden 180 adet örneğin 30 (%16.6)'undan, Eğirdir gölünden ise 180 adet örneğin 26 (% 14.4)'sından olmak üzere kullanılan 360 canlı kerevit örneğinin 56'sından A. astaci şüpheli mantar izole edildi. Şüpheli izolatların konvensiyonel ve moleküler yöntemlerle incelemesinde mantar izolatlarının A. astaci olmadığı anlaşıldı.Anahtar Kelimeler: Aphanomyces astaci, izolasyon, identifikasyon, PZR.

Lütfi Avsever
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Birinci basamak sağlık kuruluşuna başvuran hastalarda tetanoz immünitesi

Tetanoz, insandan insana bulaşma göstermeyen, düzenli ve yeterli aşılama ile önlenebildiği halde yakalanıldığında genelde ölümcül seyreden ciddi bir hastalıktır. Yeterli bağışıklık olmadığında çok ciddi ve ölümcül seyredebilen hastalığın özellikle neonatal formu pek çok gelişmiş ülkede eradike edilmiş olmasına rağmen, ülkemizin de arasında bulunduğu çok sayıda gelişmekte olan ülke için toplum sağlığını tehdit etmektedir. Tetanoz, bebeklik, çocukluk, gebelik ve askerlikte aşılanması yapılan bir hastalıktır. Çalışmamızın amacı Aydın ilinde belirlenen birinci basamak sağlık kuruluşuna başvuran hastaların tetanoz bağışıklık durumunun incelenmesidir.Araştırmamız, Eylül 2007 - Aralık 2007 tarihleri arasındaki dört aylık dönemde Aydın Merkez 3 nolu Sağlık Ocağı'nda gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya herhangi bir nedenle sağlık ocağına başvuran 18 yaş üzeri 279'u kadın, 77'si erkek, toplam 356 gönüllü kişi bilgilendirilmiş olurları alınarak çalışmaya dahil edilmiştir. Katılımcılara ayrıntılı anketler uygulandıktan sonra kanları alınarak, serumlarına ayrılıp test edilinceye kadar -20 °C'de saklanılmıştır. Serumlar, ticari anti-tetanoz mikro-ELISA kiti kullanılarak elisa yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, istatistiksel yöntemler ile değerlendirilmiştir.Analizler sonucunda, çalışmamıza dahil edilen 356 kişiden 133 (% 37.4)'ünün tetanoza karşı bağışık olduğu tespit edildi. Kadınların % 39.1'i, erkeklerin % 31.2'si tetanoza karşı bağışık idi (p=0.232). 18?40 yaş arasında bağışıklık % 81.6, 41?60 yaş arasında % 24.7, 60 yaş üzerinde % 3.2 olarak tespit edildi, yaş ilerledikçe bağışıklığın hızla azaldığı gözlendi (p<0.001). Düşük gelir düzeyinde tetanoz bağışıklığı % 31.8, orta ve yüksek gelir düzeyindeki kişilerde ise tetanoz bağışıklığı % 66.7 idi, tetanoz bağışıklığının gelir düzeyi ile anlamlı olarak arttığını gözlemledik (p<0.001). Gebelik ve doğum yapmış olmak bağışıklıkta anlamlı bir fark yaratmaz iken (p=0.278), gebelik boyunca bir sağlık kuruluşu veya sağlık görevlisince takip edilmiş olmak bağışıklığı anlamlı olarak arttırmıştır (p<0.001). Gebelik öyküsü olan kadınlardan yalnız % 38.0'i bağışık idi. Gebeliği boyunca sağlık kuruluşu veya sağlık görevlisince takip edilen kadınların % 60.5'i bağışık idi. Aşılı olup olmadığını bilmeyen ve aşılı olmayanlardan % 18.1'i, aşılı olduğunu bildirenlerden % 81.9'u bağışık idi, tetanoz aşısı yaptırmış olduğunu bildiren kişilerde bağışıklık beklenildiği gibi anlamlı olarak yüksek idi (p<0.001). Son on yıl içinde herhangi bir yaralanma nedeni ile bir sağlık kuruluşuna başvuranlardan % 64.7'si tetanoza karşı bağışık idi (p<0.001).Sağlık Bakanlığı'nın pek çok yaş grubunda ücretsiz aşılama politikası olmasına rağmen tetanoz bağışıklığının düşük olması halkın bu konudaki bilgi eksikliğin bir sonucu olabilir. Yeterli tetanoz bağışıklığı için aşılanmanın düzenli ve yeterli olması gereklidir. İlerleyen yaş ile tetanoz bağışıklığı azalacağı için rapel doz şarttır. Halkın tetanozun önemi konusunda bilgilendirilmesi, aşılanmanın önemini anlamaları gereklidir.Anahtar kelimeler: Aydın, erişkin, immünite, tetanoz.

Selcen Öncü
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Köpeklerde sistemik mantar infeksiyonu oluşturan aspergillus fumigatus ve bazı patojen candida türlerinin nested PCR ile saptanması

Sistemik mantar infeksiyonları özellikle veteriner alanda göz ardı edilen ve yanlış tedavi protokolleri ile kötü sonuçların ortaya çıktığı infeksiyonlardır. Candidiazis prensipte oral mukoza ve deri gibi yüzeysel mukoz membranları etkileyen oportunistik bir infeksiyondur. Sistemik candidiazis genellikle immunsupresyon, zayıf kondüsyon veya iatrojenik (uzun süreli antibiyotik alımı) uygulamalarla ilgilidir. Aspergillus fumigatus da alerjik bronkopulmoner aspergillozdan sistemik aspergilloza kadar geniş bir spektrumda infeksiyonlara sebep olan oportunistik bir patojendir.Tez çalışmasında DNA topoisomerase II geni sekanslarına dayalı primerler kullanılmıştır. Aydın ili ve çevresinden toplanan 200 adet köpek kanından elde edilen genomik DNA ile yapılan Nested PCR metodu ile % 34 oranında sistemik mantar infeksiyonu tespit edilmiştir. Araştırmamızda 68 pozitif örneğin 40 (% 58.8)'ında tek mantar infeksiyonu ve 28 (% 41.2)'inde ise miks mantar infeksiyonları görülmüştür. 40 (% 58.8) pozitif örneğin, 16 (% 8)'sı C. albicans, 12 (% 6)'si A. fumigatus, 4 (% 2)'ü C. tropicalis II, 4 (% 2)'ü C. parapsilosis I, 4 (% 2)'ü C. glabrata olarak identifiye edilmiştir. 28 (% 41.2) miks örnekte ise, 8 (% 28.57) C. albicans ve C. tropicalis II, 8 (% 28.57) C. albicans ve C. parapsilosis I, 4 (% 14.28) C. parapsilosis I-II ve C tropicalis II, 4 (% 14.28) A. fumigatus ve C. parapsilosis II ve 4 (% 14.28) C. glabrata ve C. parapsilosis I saptanmıştır.Araştırmamızın, köpeklerde % 34 oranında sistemik mantar infeksiyonu yönünden pozitiflik göstermesi, Veteriner Hekimlik alanında bu sistemik mantar infeksiyonlarının göz ardı edildiğini ortaya çıkarmaktadır. Ülkemizde sistemik mantar infeksiyonları ile ilgili sağlıklı veriler elde edilebilmesi için, çalışmaların yaygınlaştırılması ve devam ettirilmesi önerilmektedir.Anahtar Kelimeler: Candida sp., Aspergillus fumigatus, DNA Topoisomerase II Geni, Nested PCR

Serten Tekbıyık
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otitis eksternalı kedilerden bakteriyel etkenlerin izolasyonu ve antibiyotiklere duyarlılıklarının belirlenmesi

Araştırmamızda İzmir ili ve çevresindeki otitis eksterna hastalığına yakalanmış100 adet sahipli kediden kulak svap örnekleri alınmış ve bu örneklerden bakteriyel etkenlerin izolasyon ve identifikasyonları yapılmış, etkenlerin antibiyotik duyarlılıkları belirlenmiştir.Araştırma sonucu izole edilen mikroorganizmalar Koagulaz Negatif Stafilokok'lar (%11), Staphylococcus aureus (%4), Corynebacterium spp. (%4), Escherichia coli (% 2), Pseudomonas spp. (%2), Bacillus spp. (% 1), Shigella spp. (%1), Serratia liquefaciens (%1) olarak identifiye edildi. 74 adet kulak svabı örneğinde (%74) bakteriyolojik üreme tespit edilememiştir.Araştırmada incelenen izolatlar Eritromisin'e % 84.6 oaranında duyarlı olarak bulunurken, Sulbaktam-Ampisilin'e % 88.4, Amoksisilin-klavulonik asit'e % 84.6 ve Gentamisin'e % 73 oranlarında dirençli olarak saptanmıştır.

AntibiyotiklerBakterilerKediler+3
Mustafa Erkan Özener
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aşılı broiler sürülerinde newcastle ve infeksiyöz bronşitis viruslarına karşı oluşan aşı etkinliğinin ELISA metodu ile saptanması

Araştırmamızda broiler üretimi yapan farklı bölgelerde bulunan çiftliklerden toplanan 241 adet kan örneği kullanılmıştır.NDV ile aşılanan çalışma dahilindeki 12 sürüden sadece ikisinde (Firma 1 ve Firma 3'e ait sürülerde) aşılama sonrası beklenen titre (10507, 10454) ve uygun % CV (49, 50) saptanmıştır. Bunun dışında kalan 10 sürünün 7'sinden elde edilen antikor titreleri (7346, 4987, 6876, 3382, 7912, 8461 ve 7722) düşük ve % CV değerleri (63, 78, 81, 75, 66, 61, 67) olarak saptanmıştır. 10 sürünün 3'ünden elde edilen antikor titreleri (9771, 10169, 9967) yüksek olmasına rağmen % CV değerleri de (sırasıyla % 62, % 73, % 75) yüksek olarak saptanmıştır.IBV ile aşılanan sürülerden birinde ise (Firma 12) düşük titre (792) ve yüksek CV (% 85) saptanmıştır. Sürülerden 5 tanesinde ise bulunan antikor titreleri 2477, 3883, 3987, 3876 ve 1152 olarak saptanmıştır. Firma 5' ait olan numunelerdeki ortalama antikor titresi ise (2538) bulunarak yeterli görülmekle birlikte % CV bakımından (% 55) yüksek sahip olduğu saptanmıştır.

AşılamaBronşitNewcastle hastalığı+3
S. Belgin Aydın
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Aydın ili mezbahalarında E. coli O157: H77 ve Listeria monocytogenes varlığının araştırılması

Escherichia coli O157:H7 ve Listeria monocytogenes halk sağlığı için önem taşıyan gıda kaynaklı patojen mikroorganizmalardır. Bu çalışmanın amacı, Aydın ilindeki sığır mezbahalarındaki kontrol noktalarında ve bu mezbahalarda kesilen sığırların karkaslarında E. coli O157:H7 ve L. monocytogenes mikroorganizmalarının varlığını araştırmak olmuştur. Bu çalışma için üç mezbahadaki çevreden, kesim araç ve gereçlerinden ve kesim çalışanlarından 15 günlük dönemlerde 4 kez olmak üzere toplam 348 svap örneği alınmıştır. Alınan örnekler E. coli O157:H7 ve L. monocytogenes varlığı yönünden laboratuarda izolasyon ve identifikasyon işlemlerine tabi tutulmuştur.Bu çalışma sonucunda, Aydın ili mezbahalarından alınan çevre örneklerinde ilk kez E. coli O157:H7 (% 4.9) ve L. monocytogenes (% 3.7) izole edilmiştir. Sığır karkas yüzey örneklerinde E. coli O157:H7 veya L. monocytogenes tespit edilememiştir. Mezbahaların hayvan kabul yerleri, kesimhaneleri, kesim çalışanlarının elleri, karkas asma kancaları ve et taşıma vagonları dahil kesim araç ve gereçleri ve soğuk hava depolarından alınan örneklerdeki E. coli O157:H7 prevalanları sırasıyla % 41.67, 6.25, 5.50, 0.64 ve 0 olarak belirlenirken L. monocytogenes prevalansları yine sırasıyla % 33.34, 6.25, 1.28, 0 ve 0 olarak bulunmuştur.Bu çalışma sonuçları, Aydın ili mezbahalarında E. coli O157:H7 ve L. monocytogenes bakterilerinin bulunduğuna ve her iki patojen prevalanslarının mezbahaların hayvan kabul yerinden sığır karkaslarının sevkine kadar olan kesim sürecinde tedrici olarak azalarak sıfır düzeyine düştüğüne işaret etmektedir.

AydınBesin kirlenmesiEscherichia coli+4
Cemalettin Yeşilyurt
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Staphylococcus aureus suşlarında Panton-Valentine Lökosidin (PVL) genlerinin araştırılması

Bu çalışmada, insan ve sığır orjinli metisilin dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) suşlarında Panton Valentine lökosidin (PVL) genlerinin varlığının Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PCR) ile belirlenmesi, bu izolatların stafilokokal kaset kromozom mec (SCCmec tipi) ve Staphylococcal Protein A (spa) analizlerinin yapılması amaçlanmıştır. Çalışmada subklinik mastitisli olarak belirlenen 208 inekten 484 süt örneği ile 56 inek ve 34 insandan alınan toplam 90 nazal sıvap örnekleri materyal olarak kullanıldı. Fenotipik olarak metisilin dirençli olarak belirlenen 18 MRSA izolatı, genotipik olarak metisilin direnç (mec) ve S. aureus spesifik thermonuclease (TNase) (nuc) genlerinin incelenmesi ile genotipik olarak MRSA oldukları doğrulandı. İzolatlarda PVL genlerinin varlığı, multipleks PCR ile spesifik primerler kullanılarak gerçekleştirildi. Çalışmada Türkiye'de ilk kez sığır süt orjinli bir izolatın PVL geni pozitif olduğu belirlendi. Bu izolatın SCCmec tipinin SCCmec Tip IV ve spa tipinin t044 olduğu tespit edildi. Hayvanlarda, PVL pozitif MRSA suşlarının neden oldukları infeksiyonların Türkiye'deki durumunun açıklığa kavuşturulabilmesi için, bu konuda daha geniş kapsamlı epidemiyolojik çalışmaların yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

FenotipGenlerGenotip+6
Şebnur Hazımoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sığır, koyun ve keçi sürülerinde Coxıella burnetıı yayılımının saptanması

Bu çalışmada Aydın ili ve çevresinde bulunan 4'er farklı çiftlikte bulunan 200 adet sığır, 200 adet koyun ve 200 adet keçinin her birinden kan alınmak üzere 600 adet örnekleme yapılarak Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'nda C. burnetii etkeninin varlığı yönünden serolojik ve moleküler olarak incelenmiştir.ELISA yöntemine göre sığırlardan elde edilen serum örneklerinde pozitif örnek sayısı 40 adet (% 20.0), koyunlardan elde edilen serum örneklerinde pozitif örnek sayısı 58 adet (% 29.0), keçilerden elde edilen serum örneklerinde pozitif örnek sayısı 42 adet (% 21.0) olarak belirlenmiştir.IFA yöntemine göre sığırlardan elde edilen serum örneklerinde pozitif örnek sayısı 44 adet (% 22.0), koyunlardan elde edilen serum örneklerinde pozitif örnek sayısı 58 adet (% 29.0), keçilerden elde edilen serum örneklerinde pozitif örnek sayısı 46 adet (% 23.0) olarak belirlenmiştir.Polimeraz Zincir Reaksiyonu yöntemine göre sığırlardan elde edilen kan örneklerinde PCR pozitif örnek sayısı 96 adet (% 48.0), koyunlardan elde edilen kan örneklerinde pozitif örnek sayısı 72 adet (% 36.0), keçilerden elde edilen kan örneklerinde pozitif örnek sayısı 46 adet (% 23.0) olarak belirlenmiştir.Elde edilen sonuçlara göre sağlıklı görünen hayvanlardan alınan kanlardan C. burnetii varlığının araştırılması için en duyarlı metodun Polimeraz Zincir Reaksiyonu olduğu ortaya konulmuştur.

Coxiella burnetiiEnzime bağlı immünosorbent testiKan+5
Uğur Parın
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sığır mastitislerinden izole edilen staphylococcus aureus suşlarında biofilm oluşumu ve antibiyotiklere dirençliliğinin belirlenmesi

Bu araştırmada 2012 Eylül-Aralık tarihleri arasında, Aydın ili ve çevresinde bulunan işletmelerde laktasyon döneminde olan 100 ineğin her birinden süt örnekleri tekniğine uygun olarak alınıp Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Rutin Teşhis Laboratuarına soğuk zincirde getirilmiştir. İzole edilen etkenlerin tür düzeyinde identifikasyonları fenotipik özellikleri incelenerek gerçekleştirilmiştir. İncelenen 100 örneğin toplam 27'sinde (% 27) S. aureus izolasyonu gerçekleştirilmiştir. 27 adet S. aureus suşunun ST testleri ile 18 (% 66.6)'i biyofilm üretimi yönünden pozitif bulunmuştur. Agar dilüsyon yöntemi ile incelenen 27 adet Staphylococcus aureus suşunun tamamı (% 100) sefuroksim, sefotaksim, sefalotin, enrofloksasin ve novobiosine karşı duyarlı bulunmuştur. İzole edilen suşlarda penisilin G için % 74, ampisilin için % 66, tetrasiklin için % 81 oranında direnç oluşumu tespit edilmiştir. Ayrıca eritromisin için % 4, oksasilin için % 7 ve amoksisilin+klavulonik asit için % 4 gibi düşük direnç gelişimleri de tespit edilmiştir.

AntibiyotiklerBiyofilmlerMastit+7
Emre Tanrıbuyurdu
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Subklinik mastitisli keçilerdeki koagulaz negatif stafilokokların saptanması ve antibiyotik dirençliliklerinin belirlenmesi

Bu çalışmada 2012 yılı yaz aylarında Aydın ili ve çevresinde bulunan laktasyon döneminde olan subklinik mastitisli 100 adet keçinin her birinden örneği alınarak Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'nda Koagulaz Negatif Stafilokok yönünden incelenmiştir. Çalışmamızda incelenen 100 örneğin toplam 67'sinde (% 67) Koagulaz Negatif Stafilokok izolasyonu gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızda izole edilen 67 suştan 19 (% 28) adedi S. lentus, 17 (% 26) adedi S. warneri, 12 (% 18) adedi S. haemolyticus, 8 (% 12) adedi S. xylosus, 4 (% 6) adedi S. schliferi, 3 (% 4) adedi S. cohnii, 2 (% 3) adedi S. caprae ve 2 (% 3) adedi S. hyicus, olarak belirlenmiştir. İzole edilen 67 suştan 52 (% 78) adedi ampisiline, 17 (% 25) adedi oksitetrasikline, 7 (% 10) adedi sefaperazona, 55 (% 82) adedi kloksasiline, 10 (% 15) adedi danofloksasine ve 10 (% 15) adedi de enrofloksasine dirençli olarak tespit edilmiştir. Ayrıca 1 (% 1.5) adet suş oksitetrasikline, 11 (% 16) adet suş enrofloksasine ve 8 (% 12) adet suş da danofloksasine orta derecede duyarlı olarak bulunmuştur. Araştırmamızda izole edilen 67 Koagulaz Negatif Stafilokoklar ile yapılan PCR çalışması sonucunda mecA pozitif olarak identifiye edilen örnek sayısı toplamda 3 (% 4.5) adettir. 2 (% 3) adet S. warneri ve 1 (% 1.5) adet S. xylosus suşunda mecA geni identifikasyonu yapılmıştır.

GenlerHayvan hastalıklarıKeçiler+6
Neşe Uçan
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

İzmir ilinde bulunan kümeslerde mycoplasma synoviae varlığının moleküler yöntemlerle araştırılması

Bu çalışmada İzmir'deki 5 farklı ticari yumurtacı ve broyler kümesinden alınan 375 tracheal svap M. synoviae yönünden vlhA geni tabanlı PCR yöntemi ile incelenmiştir. Çalışmamızda kültürle izolasyon çalışmaları sonucu M. synoviae tüm örneklerin % 12.8'inde identifiye edilmiştir. Yumurtacı kümeslerde (1., 2., 3. kümes) M. synoviae'nın yüzde dağılımı, sırasıyla; % 32.2, % 29.3, % 2.7'dir. İki farklı broyler kümesinden alınan örneklerde ise M. synoviae saptanmamıştır. Diğer yandan, vlhA tabanlı PCR ile yapılan izolasyon çalışmalarında; 375 örnekte 12 pozitif örnek saptanmıştır. Pozitif sonuçların kümes bazında dağılımına bakıldığında; 1. yumurtacı kümeste % 1.3 (1 adet pozitif), 2. yumurtacı kümeste % 6.7 (5 adet pozitif), 3. yumurtacı kümeste % 8 (6 adet pozitif) şeklinde bulunmuştur. Broyler kümeslerinden alınan örnekler kültür izolasyon sonuçları ile paralellik göstermiş olup negatifdir. Araştırmamızda, yumurtacı kümeslerinde M. synoviae varlığı PCR ile tespit edilmiştir. Broyler kümeslerinden alınan örneklerden ise M. synoviae identifiye edilmemiştir. Çalışmamız; PCR ile identifikasyonun, kültür ile yapılandan hızlı ve güvenilir olduğunu göstermiştir.

GenlerKimliklendirmeKümes hayvanları+4
Gülsüm Doğan Koyuncu
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dermatofitoz şüpheli köpeklerde Staphylococcus Aureus'un rolü

Bu çalışmada 2013 yılı yaz aylarında İzmir ili ve çevresinde bulunan sahipli ve aşılı olan dermatofitozis şüpheli köpeklerin deri lezyonlarından alınan 100 adet svap örnekleme yapılarak Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Laboratuvarı'nda S. aureus yönünden incelendi. İncelenen 100 örneğin toplam 51'inde (% 51) S. aureus izolasyonu gerçekleştirilmiştir. 18 adet küçük ırk dişi köpeklerden 6 (% 12), 15 adet küçük ırk erkek köpeklerden 9 (% 18), 31 adet büyük ırk dişi köpeklerden 13 (% 25) ve 36 adet büyük ırk erkek köpeklerden ise 23 (% 45) adet S. aureus izole ve identifiye edilmiştir. Yapılan bu çalışmada izole edilen Staphylococcus aureus suşlarının % 25.4 oranında Eritromisine; % 54.9 oranında Amoksisilin+Klavulanik aside; % 3.9 Enrofloksasine; % 74.5 Ampicilline; % 5.8 Gentamisine; % 80 Seftizoksime; % 13.7 Neomisine; % 13.7 Kanamisine dirençli olduğu saptanmıştır.

DermatofitlerDermatomikozlarHayvan hastalıkları+3
Aylin Aktaş
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Aydın ilinde tüketime sunulan marullarda E. colı O157-H7 varlığının araştırılması

Escherichia coli O157:H7 halk sağlığı için önem taşıyan gıda kaynaklı patojen mikroorganizmalardan biridir. Bu çalışma ile Aydın ilinde bulunan semt pazarları ve marketlerden alınan marul numunelerinde ilk kez E. coli O157:H7 varlığı araştırılmış ve etkenin izolasyon ve identifikasyonu yapılmıştır. Böylelikle sözkonusu patojenin yaygınlığı ve kontaminasyon durumu ve tayini ile benzer iklime sahip olan Türkiye'nin birçok bölgesi için çok önemli bir veri kaynağı oluşturulması hedeflenmiştir. Bu çalışmada kullanılan taze marul örnekleri Aydın ilinde bulunan semt pazarlarından ve marketlerden 100 adet satın alınarak toplanmıştır. Toplanan numuneler, Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalına soğuk zincirde getirilmiştir. Marul örneklerinde E. coli O157:H7 bakterisinin var olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla 25 g örnek 225 ml MTSB (O157 Broth) ile homojenize edilerek 37±0,5°C' de 24 saatlik inkübasyon ile ön zenginleştirme yapılmıştır. İnkübasyon sonunda öze vasıtasıyla SMAC Agar (Sorbitol MacConkey Agar,) besiyerine geçilerek 35-37°C'de 18-24 saat inkübe edilmiştir. CT-SMAC agarda üreyip sorbitol negatif sonuç veren kolonilerden öze ile Fluorocult E. coli O157:H7 agara ekimleri yapılmıştır. Şüpheli görülen koloniler ise, indol içeren besiyerinde 35- 37°C'de 24-48 saat inkübasyondan sonra üzerine 1 ml Kovaks ayracı dökülüp karıştırılarak doğrulama yoluna gidilmiştir. Doğrulama için aynı zamanda lateks aglütinasyon testi ile de yapılmıştır. Yapılan izolasyon ve identifikasyon prosedürleri sonucunda örnek alınan marulların tümünden toplam 17 (% 17) adet E. coli O157:H7 izole ve identifiye edilmiştir. E. coli O157:H7 patojenlerinin 12 (% 12) adedi semt pazarlarından alınan marul numunelerinden, 5 (% 5) adedi ise marketlerden alınmış olan marul numunelerinden elde edilmiştir. Alınan sonuçlara göre semt pazarlarından ve marketlerden temin edilen marulların E. coli O157:H7 varlığı açısından risk teşkil ettiği ve bu konu çerçevesinde gübreleme, yetiştirme, sulama ve depolama noktalarında kontaminasyonu önleyici tedbirlerin alınması gerektiği ortaya konulmuştur.

AydınBesin hazırlama ve dağıtmaBesin kirlenmesi+4
Nalan Turgut
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Subklinik mastitisli sığırlardan staphylococcus aureus, streptococcus uberis ve streptococcus dysgalactiae etkenlerinin izolasyonu ve antibiyotiklere duyarlılıklarının belirlenmesi

Bu çalışmada, subklinik mastitisli sütlerden S. aureus, S. uberis ve S. dysgalactiae türlerinin izolasyonu mastitis etiyolojisindeki rollerini klasik kültür yöntemi ile belirlemek, ayrıca izole edilen suşlarının antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Aydın ili ve çevresindeki süt sığırcılığı işletmelerinde bulunan hayvanlardan Kaliforniya Mastitis Test ile subklinik mastitis problemi gösterdiği belirlenen hayvanlara ait sütler steril koşullarda alınan, toplam 100 adet süt örneği biyokimyasal yöntemlerle S. aureus, S. uberis ve S. dysgalactiae yönünden incelenmiştir. Çalışmamızın sonucunda S. aureus türlerinin izolasyon yüzdesi % 28 ve S. uberis ve S. dysgalactiae türlerinin izolasyon yüzdesi ise sırasıyla % 21 ve % 8 oranında gerçekleşmiştir. Süt örneklerinin % 43'ünde bakteriyel üreme görülmemiştir. Çalışmamızda izole edilen suşların antibiyotik duyarlılıkları incelendiğinde bakteriyel izolatlarının Amoksisilin- Klavulanik asit'e duyarlılık oranı % 65, Ampisilin ve Sefuroksim'e duyarlılık oranı % 60, Trimetoprim-Sulfometoksazol'e duyarlılık oranı % 100, Florfenikol'e duyarlılık oranı % 100 olarak belirlenmiştir. İzole edilen bakteriyel suşlar Penisilin'e ve Neomisin'e 100 dirençli, Oksitetrasiklin'e % 85 dirençli, Enrofloksasin'e ve Danofloksasin'e ise % 70 oranında dirençli saptanmıştır.

AntibiyotiklerMastitMikrobiyoloji+7
Ferhat Genç
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Aydın ilinde bulunan yumurtacı tavuklarda indikatör bakterilerin identifikasyonu ve antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesi

Dünya kanatlı endüstrisinde Escherichia coli ve Enterococcus spp. enfeksiyonları sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Antibiyotikler yasaklanmadan önce büyümeyi destekleyici yem katkı maddeleri olarak kanatlı endüstrisinde kullanılmaktaydılar. Fakat gelişen antibiyotik direnci ve artan kamuoyu baskısına bağlı olarak yemlerde kullanılmaları yasaklanmıştır. Araştırmamız ile birlikte Türkiye'de kanatlı patojenik Escherichia coli (APEC) ve Enterococcus sp. suşlarının antibiyotik dirençlilik durumlarının ortaya konulması hedeflenmiştir. Böylece olası vakalarda etkin antibiyotiklerin seçimi zaman kaybetmeden tedavinin gerçekleştirilmesi açısından faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu tez kapsamında E. coli, E. faecium, E. fecalis' in izolasyonunun yapılması ve Penisilin-novobiosin, Tetrasiklin, Enrofloksasin, Trimethoprim-sulfamethoksazol, Florfenikol, Amoksisilin-klavulanik asit, Gentamisin ve Kanamisin'e karşı antibiyotik dirençlilik düzeylerinin saptanması amaçlanmıştır. Bu araştırmada Aydın ilindeki yumurtacı tavuk kümeslerinden toplanan 200 adet kloakal svap örneğinin 21 (% 10)'indan E. fecalis, 24 (% 12)'ünden E. faecium, ve 40 (% 20)'ınden E. coli izolasyon ve identifikasyonu biyokimyasal ve karbonhidrat fermentasyontestlerine göre gerçekleştirilmiştir. Antibiyogram sonuçlarına göre E. fecalis'in tetrasiklin ve kanamisin'e, E. faecium'un kanamisin'e, E. coli'nin ise penisiline novobiosin'e yüksek oranda dirençli olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, penisilin novobiosin, amoksisilin-klavulanik asit ve gentamisin'e E. fecalis'in, penisilin novobiosin ve amoksisilin-klavulanik asit'e E. faecium'un, florfenikol ve gentamisin'e karşı E. coli izolatlarının tamamının duyarlı oldukları sonucuna varılmıştır.

AntibiyotiklerAydınEnterococcus faecalis+6
Gökhan Ege
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00

Diğer danışmanlar