Prof. Dr. Özlem Cankurtaran danışmanlığındaki tezler

10 tez · Hacettepe University, Yıldız Technical University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gündelik yaşamda mülteci genç kadınların mekan pratikleri, karşılaştıkları engeller ve toplumsal cinsiyet temelli ihtiyaçlar

Mülteci genç kadınlar için, mekânsal yer değiştirme olarak göç deneyimi ve göç sonrasında yeniden yerleşme sürecinde mekanla ilişkili deneyim ve ihtiyaçlar çeşitlilik arz eder. Aynı zamanda mekân cinsiyete dayalı ilişkiler tarafından yeniden kurulup düzenlenir. Bu bakımdan kadınların ve erkeklerin mekân deneyimi ve mekanla ilişkili ihtiyaçları değişiklik gösterir. Araştırmada 15-24 yaş aralığındaki evli olmayan genç kadınların, göç sonrası gündelik yaşamlarında özel ve kamusal mekânı deneyimleme biçimleri ele alınmıştır. Aynı zamanda bu mekanlardaki etkileşimlerin toplumsal cinsiyet ihtiyaçlarıyla bağlantısının görünür kılınması amaçlanmıştır. Bu amaçla feminist yöntem kullanılarak toplamda 16 mülteci genç kadınla nitel görüşme yapılmıştır. Bu çerçevede üç tema etrafında bulgular analiz edilmiştir. Bu temalar şu şekildedir: göç edilen yeni kamusal mekanla karşılaşmadan özel mekânın inşasına (1), özel ve kamusal mekânın ilişkiselliği perspektifinden yeni kamusal mekânda yaşam (2), toplumsal cinsiyet perspektifinden özel ve kamusal mekân ötesindeki mekân tahayyülleri (3). Araştırmanın sonucuna göre, mülteci genç kadınların göç öncesindeki yaşam deneyimleri göç sonrası mekân deneyiminde belirleyicidir. Öncelikle göç sonrası süreçte özel ve kamusal mekân etkileşim halindedir, özel mekandaki deneyim kamusal mekân deneyimini etkiler. İkinci olarak, mekân güç ilişkilerini barındırır ve mekandaki etkileşimler bu güç ilişkilerinin etkisi altındadır. Nihayetinde, toplumsal cinsiyet temelli ihtiyaçlar temel ihtiyaçlarla iç içe geçmiştir ve hem özel hem de kamusal mekân deneyimini etkiler. Bu çerçevede sosyal hizmet uygulamasına yönelik öneriler sunulmuştur.

GöçlerGünlük yaşamKadınlar+7
Büşra Hazal Ünal
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

4-desiloksibifenil-4'-karboksilik asit sıvı kristalinin termodinamik özelliklerinin incelenmesi ve polimerde dağıtılmış sıvı kristal kompozitinin hazırlanması

Bu çalışmada, ilk olarak, n-butil asetat (nBA), izobutil asetat (iBA) ve ter-butil asetat (tBA) gibi çözücülerin 4-Desiloksibifenil-4'-karboksilik asit (DSKA) sıvı kristalinde alıkonma davranışları 60-270°C sıcaklık aralığında ters gaz kromatografi tekniği ile incelendi. Sıvı kristal-çözücü sistemleri için alıkonma diyagramları elde edildi. Daha sonra sıvı kristalin n-oktan (O), n-nonan (N), n-dekan (D), tridekan (TD), dodekan (DD), undekan (UD), n-butil asetat (nBA), izobutil asetat (iBA), n-propil benzen (nPB), izopropil benzen (iPB), etil benzen (EB), klorbenzen (KB) ve toluen (T) ile etkileşimleri 245-270°C sıcaklık aralığında incelendi. Flory-Huggins teorisi sıvı kristal-çözücü etkileşim parametreleri , hal denklemi teorisi sıvı kristal-çözücü etkileşim parametreleri , etkin değişim enerji parametreleri , çözücünün sonsuz seyreltiklikteki kısmi molar çözünme ısısı , çözücünün molar buharlaşma ısısı ve çözücünün kısmi molar sorpsiyon ısısı , belirlendi. İkinci olarak, polimerde dağıtılmış sıvı kristal kompozit filmi (PDLC), DSKA sıvı kristali ve poli(metil metakrilat) polimeri kullanılarak çözücü etkisi ile faz ayrımı metodu ile ağırlıkça bileşimi 20/80 olan poli(metil metakrilat)/DSKA sıvı kristal kompoziti sentezlendi. DSKA sıvı kristalinin ve PDLC kompozitlerinin mesomorfik özellikleri diferansiyel taramalı kalorimetre (DSC) ve polarizasyon mikroskobu (PM) ile incelendi.

Emine Öztürk
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

4-[4-((S)-sitronelliloksi)benzoiloksi]benzoik asid sıvı kristalinin termodinamik ve yüzey özelliklerinin ters gaz kromatografisi ile belirlenmesi

Bu çalışmada, ilk olarak ters gaz kromatografisi (TGK) metodu ile 35-220 °C sıcaklık aralığında n-butil asetat (nBAs), izobutil asetat (iBAs) ve ter-butil asetat (tBAs) izomerlerinin ve 35-190 °C sıcaklık aralığında ise n-butil alkol (nBAl), izobutil alkol (iBAl) ve ter-butil alkol (tBAl) izomerlerinin alıkonma davranışları 4-[4-((S)-sitronelliloksi) benzoiloksi]benzoik asit (SBBA) sıvı kristali üzerinde incelendi. Çalışılan sıcaklıklarda alkol ve asetat izomerleri için sıvı kristalin seçiciliği test edildi. İkinci olarak tridekan (TD), dodekan (DD), undekan (UD), dekan (D), nBAs, iBAs, klor benzen (KB) ve etil benzen (EB) için spesifik alıkonma hacim değerlerinden yararlanılarak 195-220 °C sıcaklık aralığında; Flory-Huggins teorisi sıvı kristal-çözücü etkileşim parametreleri, hal denklemi teorisi sıvı kristal-çözücü etkileşim parametreleri, etkin değişim enerji parametreleri, çözücünün sonsuz seyreltiklikteki kısmi molar çözünme ısısı, çözücünün molar buharlaşma ısısı ve çözücünün kısmi molar sorpsiyon ısısı belirlenmiştir. Son olarak TGK tekniği ile 35-60 °C sıcaklık aralığında apolar çözüler; hekzan (Hk), heptan (Hp), oktan (O), nonan (N), dekan (D) ve polar çözücüler; dikloro metan (DKM), trikloro metan (TKM), tetrahidro furan (THF), etil asetat (EA) ve aseton (A) için adsorpsiyon termodinamik parametreleri, (serbest enerji, , entalpi, ve entropi, ), sıvı kristalin dağıtıcı yüzey enerjileri, , asit, ve baz sabitleri, , hesaplandı. Hesaplanan ve sabitlerine göre SBBA sıvı kristalinin yüzeyinin asidik yapıda olduğu bulunmuştur.

İsmail Erol
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kalamitik sıvı kristallerin termodinamik özellikleri ve polimerde dağılmış sıvı kristal kompozitlerinin sentezi ve karakterizasyonu

Tez çalışmamda ilk olarak, 5-((S)-3,7-dimetiloktiloksi)-2-[[[4-(dodesiloksi)fenil]imin]metil]fenol ve 5-((S)-3,7-dimetiloktiloksi)-2-[[[4-(oktiloksi)fenil]imin]metil]fenol sıvı kristallerinin faz geçiş sıcaklıkları optik polarizasyon mikroskopu (PM) ve diferansiyel taramalı kalorimetre (DSC) ile araştırıldı. Daha sonra Ters Gaz Kromatografi (TGK) yöntemi ile sıvı kristal-çözücü sistemleri için alıkonma diyagramları çizildi. Bu alıkonma diyagramlarından termodinamik denge sıcaklıkları belirlendi ve bu sıcaklık aralıklarında sonsuz seyreltiklikteki aktivite katsayıları, Flory-Huggins ve hal denklemi etkileşim parametreleri, etkin değişim enerji parametreleri hesaplandı. İkinci olarak, izomer seçiciliğİ, adsorbsiyon termodinamik parametreleri, (serbest enerji, entalpi, ve entropi), sıvı kristalin dağıtıcı yüzey enerjileri, asit ve baz sabitleri hesaplandı. Son olarak, poli(metil metakrilat) (PMMA) ve yeni kiral kalamitik sıvı kristal bileşik kullanılarak, polimerde dağılmış sıvı kristal (PDLC) kompozit filmleri, çözücü basamaklı faz ayrımı (SIPS) yöntemi ile hazırlandı. Hazırlanan kompozitlerin morfolojik ve termal özellikleri Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ve termal özellikleri DSC ile belirlendi. Anahtar kelimeler: Sıvı kristal, ters gaz kromatografisi, polimerde dağılmış sıvı kristal kompozitler

Serap Mutlu Yaniç
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bekâr odaları"nda kalan erkeklerin deneyimlerinin eleştirel sosyal hizmet bakış açısıyla değerlendirilmesi: İzmir- Basmane örneği

Bu tezin temel amacı, bekâr odalarında kalan erkeklerin karşılaştıkları sosyal sorunlara yönelik deneyimlerini, kent marjinalliği ve hegemonik erkeklik bağlamları içinde keşfedici bir bakış açısıyla değerlendirmek ve bu sorunlara yönelik olası müdahale imkânlarını eleştirel sosyal hizmet paradigması çerçevesinde tartışmaktır. Araştırma probleminin ve sahasının çalışılması için en uygun yöntem olan nitel araştırma deseninden faydalanılmıştır. İzmir ili Basmane semtinde 10.06.2017-12.06.2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen pilot çalışma eşliğinde uzman ve kaynak kişilerle ulaşılmıştır. 12.08.2017-10.09.2017 tarihleri arasında sürdürülen saha araştırmasında katılımcı gözlem ve kartopu örnekleme tekniği tercih ediliştir. Bu süreçte ulaşılan 28 bekâr odasında kalan erkekle derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulguların fenomenolojik analiz tekniği ile çözümlenip yorumlanmasında MAXQDA 2018 nitel analiz programından faydalanılmıştır. Araştırmadan ortaya çıkan sonuçlar bağlamında öncelikle bekar odalarının, enformel çalışma ilişkileri ve yaşantısal, travmatik krizler eşliğinde ortaya çıkan alternatif bir barınma stratejisi olarak tanımlamak mümkündür. Aile ile yaşanan krizler, ekonomik kayıplar ve sağlık sorunları gibi sosyal işlevsellik üzerinde olumsuz etkisi olan deneyimlerin sonucunda akut olarak barınma ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Kurumsal hizmetlerin yetersiz kalması, bekâr odalarını sosyal ve tarihsel rolünü önemli kılmaktadır. Kent ilişkileri bağlamında ele alındığında ise bekâr odalarının bulunduğu çöküntü alanlarının kurumsal sosyal hizmetlerin öngördüğü hizmet modellerinden farklı ihtiyaçları da barındırması sebebiyle alanın keşfi önemlidir. Bu keşfin ihtiyacı neticesinde, bu mekânlarda yaşayan erkeklerin bekâr odasında kalmaya başlama süreçleri, bu odalarda kalma sebepleri, günlük yaşama dair pratikleri ele alınmıştır. Bekâr odasında kalan erkeklerin bu süreci nasıl yorumladıkları, geleceğe dair beklentileri ve deneyimledikleri sorunlara yönelik çözüm önerileri de tartışılmıştır. Araştırmadan elde edilen bilgiler çerçevesinde, bekâr odalarında kalan erkeklerin psikososyal ihtiyaçlarına yönelik kurumsal hizmetlerin geliştirilmesinin önemi anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra, hizmetlerin sunulmasında toplumsal cinsiyet kabullerinin ve onların engelleyici etkisinin farkındalığına yönelik eleştirel bakış açıcı geliştirilmesi de gereklidir. Kurumsal hizmetlerin yetersiz kaldığı noktada alternatif çözümlerin geliştirilmesi ve akademik eğitimde buna yönelik beceri ve değerlerin geliştirilmesi de önem arz etmektedir.

Bekar odalarıBekarlarErkekler+5
Ferman Erim
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ankara'da yaşayan ve otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip orta sınıf babaların babalık deneyimleri

Bu araştırma otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuğa sahip babaların babalık algı ve deneyimlerini hegemonik erkeklik ve toplumsal cinsiyet bağlamında ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma Haziran 2017-Mayıs 2019 tarihleri arasında Ankara'da gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma deseniyle tasarlanmış olan bu araştırmada katılımcılara kartopu ve kriter örneklem yöntemiyle ulaşılmıştır. Bu yöntem ile ulaşılan OSB'li çocuğu olan orta sınıf 18 babayla yarı yapılandırılmış görüşme formu üzerinden yüz yüze derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler Nisan 2018-Aralık 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler MAXQDA 11 nitel veri analiz programı ile çözümlenmiştir. Yapılan analiz sonucunda OSB'li çocuğu olan babaların kendi babalarıyla olan ilişkilerine kıyasla erkekliklerinin ve babalıklarının dönüştüğü ancak mevcut politikaların babaların bakım rolünü destekleyici nitelikte olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Eşin çalışma yaşamında yer alması, babaların eğitim düzeyinin artması, eşin tutum ve davranışları, çocukla kurulmak istenen yakın ilişki ve rol model olma isteği, çevredeki rol model kişiler erkekliğin ve babalığın dönüşmesinde etkili olmuştur. Bu bağlamda bu araştırmada toplumsal cinsiyet rolleri ve hegemonik erkeklik göz önünde bulundurularak; erkeklik, babalık ve otizm üçgeni temelinde OSB'li çocuğu olan babaların ihtiyaçları görünür kılınmaya çalışılmış, ilgili babalığın gelişmesine ve daha eşitlikçi toplumsal cinsiyet ilişkilerinin inşa edilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.

BabalıkErkeklerHegemonik erkeklik+3
Gizem Akoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Opinions of social work lecturers and social work students about the relationship between education and youth unemployment: Example of Mbale district, Uganda

This research aims at examining the relationship between education and youth unemployment in Uganda using Mbale district as a study area. The youth population is rising yet the economy is stagnant thus few job opportunities. Through education, the youths are expected to be able to either create jobs or increase their chances to access jobs on the labour market. However, many are unemployed despite being graduates. The question here is to understand why there are many unemployed youths despite attaining education. A qualitative research design was adopted which included the usage of two different but closely related semi-structured interview guide forms with a total of 20 participants, 15 social work students and 5 social work lecturers. This study was carried out between January and March 2019. The analysis of these participants' opinions was carried out with MAXQDA 2018 software using thematic coding and data analysis. The results of the analysis reveal that indeed unemployment among the youths in the district is high and this has become a general concern to the public and policymakers. Uganda's education system is found to be fostering a mismatch between the graduates and the market needs, commercialization of the education system, inadequate and under skilled educational instructors and poor curriculum development are some of the main challenges identified. Insufficient entrepreneurial skills, low level of aggregate demand for labour in the economy, corruption, poverty are among the other causes of youth unemployment in the district. Education may not have a direct relationship with unemployment however it has a strong link with other labour related issues. From the findings, there is a need for resources allocation towards primary schools as they are the foundations to Uganda's education system and review the education curriculum so that students can be allowed to specialize from an early age.

EducationUgandaInstructors+5
Shamim Wabalayı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kistik Fibrozis hastalığı olan çocuğa sahip ebeveynlerin başa çıkma tutumlarının değerlendirilmesi

Bu araştırma, kistik fibrozis hastalığı olan çocuğa sahip ebeveynlerin başa çıkma tutumlarının değerlendirilmesi amacı ile gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilen bu çalışmada; tarama modellerinden "ilişkisel tarama" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Göğüs Hastalıkları Ünitesine 03.04 2021 – 28.05.2021 tarihleri arasında başvuran ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden kistik fibrozis tanısı olan çocukların ebeveynleri (n:112) oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Sosyodemografik Veri Formu ve Başa Çıkma Tutumlarının Değerlendirilmesi Ölçeği kullanılmış ve anket formu uygulanmıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics 24.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde parametrik olmayan test tekniklerinden Mann Whitney, Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Ebeveynlerin başa çıkma tutumları sosyodemografik özellikler ve çocukların özelliklerine göre değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında; Kistik fibrozis hastalığı olan çocuğa sahip ebeveynlerin başa çıkma tutumlarını değerlendirirken ölçeğin alt boyutları ve başa çıkma yolları kapsamında betimleyici istatistiklerine bakılmıştır. Bu kapsamda ebeveynlerin hastalık süreci ile baş ederken Duygu Odaklı Başa Çıkma Yollarını daha sıklıkla kullandıkları, ölçek alt boyutlarında ise Dini Odaklı Başa Çıkmanın ön plana çıktığı görülmektedir. Bulgular kapsamında değerlendirildiğinde ebeveynlerin başa çıkma tutumlarının sosyodemografik özelliklere ve çocukların özelliklerine göre değiştiği, farklı grupların farklı başa çıkma yollarını benimsedikleri söylenebilmektedir. Bu kapsamda ebeveynlerin genetik geçişli ve kronik bir hastalık olarak sınıflandırılan kistik fibrozis tanısı olan çocukların hastalık süreci ile başa çıkmasının artırılmasında sosyal hizmet müdahale ve stratejilerinin belirlenmesi bu temelden hareketle mikro, mezzo, makro boyutta uygulama planlarının yapılması ihtiyacı doğmaktadır. Bu anlamda çalışmanın alana önemli katkılar sunacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Tıbbi Sosyal Hizmet, Kistik Fibrozis, Başa Çıkma, Ebeveyn

Ana-baba tutumuBaşa çıkmaEbeveyn-çocuk ilişkisi+4
Elif Ezgi Arslan Şahbaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kistik Fibrozis hastalığı olan çocuğa sahip ebeveynlerin başa çıkma tutumlarının değerlendirilmesi

Bu araştırma, kistik fibrozis hastalığı olan çocuğa sahip ebeveynlerin başa çıkma tutumlarının değerlendirilmesi amacı ile gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilen bu çalışmada; tarama modellerinden "ilişkisel tarama" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Göğüs Hastalıkları Ünitesine 03.04 2021 – 28.05.2021 tarihleri arasında başvuran ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden kistik fibrozis tanısı olan çocukların ebeveynleri (n:112) oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Sosyodemografik Veri Formu ve Başa Çıkma Tutumlarının Değerlendirilmesi Ölçeği kullanılmış ve anket formu uygulanmıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics 24.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde parametrik olmayan test tekniklerinden Mann Whitney, Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Ebeveynlerin başa çıkma tutumları sosyodemografik özellikler ve çocukların özelliklerine göre değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında; Kistik fibrozis hastalığı olan çocuğa sahip ebeveynlerin başa çıkma tutumlarını değerlendirirken ölçeğin alt boyutları ve başa çıkma yolları kapsamında betimleyici istatistiklerine bakılmıştır. Bu kapsamda ebeveynlerin hastalık süreci ile baş ederken Duygu Odaklı Başa Çıkma Yollarını daha sıklıkla kullandıkları, ölçek alt boyutlarında ise Dini Odaklı Başa Çıkmanın ön plana çıktığı görülmektedir. Bulgular kapsamında değerlendirildiğinde ebeveynlerin başa çıkma tutumlarının sosyodemografik özelliklere ve çocukların özelliklerine göre değiştiği, farklı grupların farklı başa çıkma yollarını benimsedikleri söylenebilmektedir. Bu kapsamda ebeveynlerin genetik geçişli ve kronik bir hastalık olarak sınıflandırılan kistik fibrozis tanısı olan çocukların hastalık süreci ile başa çıkmasının artırılmasında sosyal hizmet müdahale ve stratejilerinin belirlenmesi bu temelden hareketle mikro, mezzo, makro boyutta uygulama planlarının yapılması ihtiyacı doğmaktadır. Bu anlamda çalışmanın alana önemli katkılar sunacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Tıbbi Sosyal Hizmet, Kistik Fibrozis, Başa Çıkma, Ebeveyn

Ana-baba tutumuBaşa çıkmaEbeveyn-çocuk ilişkisi+4
Elif Ezgi Arslan Şahbaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Feminist sosyal çalışma perspektifiyle çocuğun uyuşturucu madde bağımlılığında hakim annelik ideolojisine karşı annelik pratiği anlatıları

Bu araştırmanın amacı çocuğun uyuşturucu madde bağımlılığında annelerin, "annelik pratiklerinin", nasıl şekillendiğinin ve anlatıya dönüştürüldüğünün keşfedilmesidir. Amaç, çocuğun madde bağımlılığı meselesinde çocuklarının madde bağımlılıklarıyla mücadelede en önde konumlanan annelerin anlatılarının, annelik ideolojisi ve feminist sosyal çalışma bağlamında ele alınması gereken önemli bir mesele olduğu iddiası temelinde oluşmuştur. Feminist metodoloji ile tasarlanan araştırmada amaçlı örnekleme yöntemiyle ile annelere ulaşılmıştır. Bu kapsamda çocuklarının uyuşturucu madde bağımlılığı dolayısıyla İstanbul'daki kendine yardım destek grubuna katılan ve Ankara'da aile eğitimi alan annelerle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak anlatı araştırmasının hayat hikayesi yaklaşımı çerçevesinde annelerin anlatılarının dönüşümü keşfedilmeye çalışılmıştır. Annelerle yapılan derinlemesine görüşmeler MAXQDA 12 Analytics Pro yazılımı yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda çocuğun madde bağımlılığının annelerin, hakim annelik ideolojisine uygun şekillenen annelik inşalarını yıkıma uğrattığı ve konduramama, direnç, sessizleşme, gizle(n)me, suçla(n)ma, izolasyon, kendini yok sayma, adanma gibi baskılayıcı deneyimlere yol açtığı ortaya çıkmıştır. Ancak annelerin çocuğu bağımlılıktan kurtarma mücadelesindeki etkileşimleriyle birlikte annelik pratiklerinde ve anlatılarında kısmi olarak sorgulama, dönüşüm ve karşıtlıklar gerçekleştiği öne çıkmıştır. Annelerin başvurduğu kurum ve kuruluşlarda annelik pratikleri ve anlatıları üzerine odaklanılmamasının ise çıkmazlar içeren bu süreci uzattığı sonucuna ulaşılmıştır. Annelerin yaşadıkları bu sorunlara temelden bir bakışla simetrik cinsiyet organizasyonunun sağlanması için toplumda anneliğin ve babalığın inşası konusunda eğitim çalışmaları, çocuğun madde bağımlılığı sorunu özelinde annelik anlatılarına yönelik destek modeli ve sosyal hizmet eğitiminde annelik algısının oluşması için müfredatta değişiklikler gibi farklı alanlarda ve düzeylerde öneriler getirilmiştir.

AnnelerAnnelikBağımlılık+6
Hande Albayrak
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Diğer danışmanlar