Theses supervised by Prof. Dr. İbrahim Halil Tuğluk
17 theses · Adıyaman University
Bosnalı Atfî Ahmed Efendi'nin Şerh-i Tuhfe-i Şâhidî'si (İnceleme–tenkitli metin-sözlük-dizin)
Klasik Türk edebiyatının didaktik eserlerinden biri olan manzum sözlükler, hacimce küçük ama içerik bakımından zengin eserlerdir. Bu eserlerin kaleme alınışının temelinde eğitime yeni başlayan çocuklara, kabiliyetlerine göre yabancı bir dildeki sözcükleri öğretme amacı vardır. Ayrıca bu tür eserler, nazım yoluyla birtakım gramer kuralları, vezin ve aruz bilgileri ihtivâ etmeleri bakımından önem taşımaktadır. Bu sözlüklerde sıbyân mekteplerinde okuyan öğrencilerin edebiyat, kültür, vezin, kelime ve şiir bilgisinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Manzum sözlüklere yazılan şerhler de birtakım yanlış okumaların, bilgilerin düzeltilmesi amacıyla kaleme alınan ayrıntılı eserlerdir. Türk edebiyatında en çok şerh edilen manzum sözlük, Şâhidî'nin Tuhfe-i Şâhidî adlı eseridir. Bu esere yazılan manzum sözlük şerhlerinden biri de Bosnalı Atfî Ahmed Efendi'nin kaleme aldığı Şerh-i Tuhfe-i Şâhidî'dir. Tezimizin konusu olan bu çalışma dört ana başlıktan oluşmaktadır: Giriş bölümünde, klasik Türk edebiyatında manzum sözlük yazma geleneği, klasik şerh, manzum şerh metodu ve manzum sözlüklere yapılan şerhler hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Atfî'nin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri tanıtılmış, ikinci bölümde eserin adı, yazılış tarihi, yazılış sebebi, şerh metodu ve içerik özellikleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise nüshaların tanıtımı, tenkitli metin oluşturulurken izlenen yol hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca bu bölüm transkripsiyonlu metin, sözlük, sonuç ve özel isimler dizininden meydana gelmektedir. Eserin tıpkıbasımı da son kısma eklenmiştir. Çalışma neticesinde Tuhfe-i Şâhidî' adlı manzum sözlüğün Atfî tarafından nasıl yorumlandığına, bu yüzyılda yaşamış bir şârihin beyitlerdeki kelime ve kavramlara yaklaşım tarzına ve 18. yüzyılda hâkim olan sanat, kültür, tarih ve edebiyatla ilgili açıklayıcı bilgilere ulaşılacaktır. Anahtar Sözcükler: Farsça-Türkçe Manzum Sözlük, Şerh-i Tuhfe-i Şâhîdî, Bosnalı Atfî Ahmed Efendi.
Amrī Divani sözlüğü (Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük)
Bu çalışma, Amrî Divanı'nın hem bağlamlı dizinini hem de işlevsel hale getirilmiş sözlüğünü içermektedir. Bağlamlı dizin bölümü, tanıkların alfabetik madde başlıkları altında toplanmış ve bu tanıkların Divan'daki kullanımları ayrı ayrı gösterilerek sıklıkları da tespit edilmiştir. İşlevsel sözlük olarak nitelenen bölümde ise, sözcüklerin kullanıldıkları bağlama göre kazandıkları anlam tespit edilmiştir. Bunların yanı sıra Amrî'nin yaşadığı XVI. yüzyıl kültür ögeleri de Divan'a yansıdığı ölçüde tespit edilmiştir. Böylelikle Amrî'nin şiir dilini oluşturan dil ögeleri ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Amrī Divanı, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük
Kenzü's-Sıhhatü'l-Ebdâniyye Eser-i Mürşid-i Osmâniyye inceleme-metin-gramatikal dizin-tıpkıbasım
Kenzü's-Sıhhatü'l-Ebdâniyye Eser-i Mürşid-i Osmâniyye bir tıp ecza kitabıdır. Eser H 1298/M 1881'de Osman Hayri Mürşid Efendi tarafından kaleme alınmıştır. Eserde yazar bitkiler, madenler ve canlı hayvanların özelliklerinden ve bunlarla yapılan tedavi yöntemlerinden söz etmektedir. Kenzü's-Sıhhatü'l-Ebdâniyye Eser-i Mürşid-i Osmâniyye bitki, hayvan, maden isimleri bakımından zengin bir terminolojiye sahiptir. Eserde ayrıca hastalık ve ilaç isimleri ve birtakım cerrahi terimler bulunmaktadır. Bu sebeple eser içeriğiyle tıp ve eczanın, dil ve üslup yönüyle de filolojinin alanına girmektedir ve bu alanlarda yapılacak çalışmalara kaynaklık edecektir. Eser imlâ bakımından birtakım düzensizlikler göstermektedir. Eser ses ve şekil bilgisi bakımından ise yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtmaktadır. Ayrıca eserde ses ve şekil bilgisi bakımından Eski Anadolu Türkçesi, Eski Türkçe dönemlerinden izlere rastlanmaktadır. Giriş bölümünde eser, müellif, eserin nüshaları ve eserin içeriği hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca bu bölümde Anadolu'da yazılmış ilk Türkçe tıp eserleri kısaca açıklanmıştır. İnceleme bölümünde metnin imlâ, ses ve şekil özellikleri gösterilmiştir. Metin bölümünde orijinal metnin transkribesi yer almaktadır. Gramatikal dizin bölümünde eserdeki tüm kelimelerin bağlamsal anlamları ve bu kelimelerin aldığı çekim ekleri gösterilmiştir. Çalışmamızın sonuna eserin tıpkıbasımı eklenmiştir. Anahtar Sözcükler: Kenzü's-Sıhhatü'l-Ebdâniyye Eser-i Mürşid-i Osmâniyye, Osman Hayri Mürşid Efendi, Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Gramatikal Dizin.
18. yüzyıl'da istinsah edilmiş bir mensur Şehnâme tercümesi II. cilt 145a-284b varaklar arası (inceleme - metin - sözlük - özel isimler dizini - tıpkıbasım)
Şehnâme, Türk edebiyatını özellikle de Klasik Türk edebiyatını etkileyen en önemli kaynaklardan birisidir. Bir milletin tarihini kaleme alma düşüncesi, tarihteki bütün milletlerin yüzyıllardır en önemli işlerinden biri olmuştur. Firdevsî tarafından mesnevi tarzında yazılmış bu eser, İranlıların Müslümân olmadan önceki bin yılını anlatır. Firdevsî, bu eserinde İran tarihini etkilemiş olağanüstü güçlere sahip kahramanları masalsı bir dil ile anlatmıştır. Türk coğrafyasının yanı başında yazılan bu eserden, özellikle XV. ve XVI. yüzyıllarda, Türk sanatçıları da etkilenmiştir. Şehnâme, Türkçeye defalarca tercüme edilmiş, bu tercümelerin birçok istinsahı oluşturulmuştur. Şair ve yazarlar yüzyıllar boyu Şehnâme'deki imgelerle ve kahramanların özellikleriyle eserlerini süslemişlerdir. Bu tez çalışması, XVIII. yüzyılda Derviş Mustafa tarafından yazılmış bir istinsah üzerinedir. Giriş, inceleme, metin, sözlük ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşan çalışmada Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerine rastlanmaktadır. Bu da, Türk dilinin tarihsel sürecinde Eski Anadolu Türkçesi döneminin etkilerinin bilinenden çok daha uzun sürdüğüne dair bir kanaat oluşturmaktadır. Çalışmanın inceleme bölümünde metnin imlâ, ses ve şekil özellikleri gösterilmiş, Eski Anadolu Türkçesi ve bugünkü ortak söyleyişteki ses ve şekil özellikleri arasında nasıl bir etkileşim ve değişim olduğu üzerinde durulmuştur. Metin bölümünde orijinal metnin çeviriyazısı yer almaktadır. Çalışmada metnin anlaşılmasına yardımcı olabileceği düşünülen kelimeler seçilerek bir metin sözlüğü oluşturulmuştur. Metinde kullanılan kişi ve yer adları metin özel isimler dizininde gösterilmiştir. Çalışmanın sonuna metnin orijinal tıpkıbasımı eklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Şehnâme, Firdevsî, Eski Anadolu Türkçesi, bugünkü ortak söyleyiş, ses bilgisi, şekil bilgisi, sözlük, metin özel isimler dizini.
Kıssa-i Seyyid Cüneyd ve Reşîde-i Arab tercümesi (inceleme-metin)
Kıssa-i Seyyid Cüneyd ve Reşîde-i Arab, XVI. yüzyılda Farsçadan Türkçeye tercüme edilmiş bir eserdir. Bu hikâye, Seyyid Cüneyd ile Reşîde-i Arab'ın arasındaki aşkı, birbirlerine kavuşmak için yaşadıkları zorlu mücadeleyi ve onları bulmaya çalışan şahısların macerasını içermektedir. Hikâye, İslâmiyet'i anlama, yorumlama, birtakım dînî kuralları ve halk inançlarını öğretme, tarih ve insan sevgisini anlatma ve benimsetme açısından oldukça zengin bir içeriğe sahiptir. İçinde manzumelerin de bulunduğu mensur olarak yazılmış bu eser, birbiriyle bağlantılı olayların yer aldığı çerçeve hikâye tarzında kaleme alınmıştır. Hikâyede, olağanüstü varlık, mekân ve olayların yanı sıra tarihî şahıs, mekân ve olaylar bir arada bulunur. Hayal gücünü zorlayan fantastik öğelerle süslenmiş bu hikâyenin, meddâh anlatım tarzının yanı sıra günümüzde kullanılan anlatım teknikleriyle de işlendiği görülmektedir. Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerini içerisinde barındıran bu hikâye, dönemine göre sade bir dille yazılmıştır. Hikâye, arkaik kelimelerin yanı sıra deyim, atasözü gibi kalıp ifadeler bakımından oldukça zengindir. Kıssa-i Seyyid Cüneyd ve Reşîde-i Arab dil ve edebiyat bilimleri dışında sinema, tarih gibi pek çok alanda yapılabilecek çalışmalar için araştırmacılara önemli bir kaynak durumundadır. Bu çalışma Giriş dışında, üç bölüm ile Sonuç ve Özel Adlar Dizini'nden oluşmaktadır. Çalışmanın Giriş bölümünde Kıssa-i Seyyid Cüneyd ve Reşîde-i Arab'ın klâsik Türk edebiyatındaki yeri ve önemi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde hikâyenin yazarı, mütercimleri ve yazılış sebebiyle ilgili bilgi verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde hikâyenin özeti verildikten sonra hikâye; şahıs kadrosu, mekân, zaman, dînî kavramlar, ahlakî düşünceler, sosyal hayata dair unsurlar, dil ve üslûp bakımından incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise nüshaların tavsifi yapılarak dil ve imlâ hususiyetleri üzerine birtakım değerlendirmelerde bulunulmuştur. Bu bölümde ayrıca metnin kuruluşunda izlenen yöntem, transkripsiyon alfabesi ve transkribe edilmiş metin yer almıştır. Çalışma, Sonuç ve Özel Adlar Dizini ile tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kıssa-i Seyyid Cüneyd ve Reşîde-i Arab, Klâsik Türk Edebiyatı, Mensur Hikâye, XVI. yüzyıl, Tercüme Eser, İnceleme.
Çâkerî Dîvânı sözlüğü [Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]
Bu çalışmada, 15. yy'da II.Bayezid dönemi şairlerinden olan, asıl adının Yusuf Sinan olduğu tahmin edilen Çâkerî'nin Dîvân'ı sözcük bağlamı çerçevesinde incelenmiştir. Çalışmamızdaki amaç, Çâkerî Dîvânı'ndaki sözcüklerin incelenerek düzenlenmesi ve bu sözcüklerin değişen bağlamlarından hareketle anlamlar verilerek sözlük biçiminde sunumudur . Bunun yanı sıra Çâkerî'nin yaşamış olduğu 15. yy. Osmanlı ülkesinin kültürel öğelerinin şiire yansıması ve şairin üslubu da ortaya çıkmaktadır. Çalışmada Hatice Aynur tarafından hazırlanan Çâkerî Dîvânı Tenkitli Metni adlı çalışma ele alınmıştır. Çâkerî Dîvânı'nda yer alan sözcükler üzerinde durulmuş, araştırmamızın temel konusu olan sözcük bağlamı kavramına değinilmiş, anlamın bağlama göre değişkenlik ve farklı çağrışımlar kazandığı gösterilmeye çalışılmış, düzenlenen sözcüklerle Çâkerî'nin üslup özellikleri belirlenmeye çalışılmış ve sonuç bölümünde de inceleme hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak, Çâkerî Dîvânı'ndaki söz varlığından yararlanarak anlamın bağlama göre nasıl değiştiği, şairin kullandığı dil ve üslup özellikleri, şairin yaşadığı yüzyıldaki dünya görüşü yansıtılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çâkerî Dîvânı, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük.
Emrî Divanı sözlüğü (Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük)
Klâsik Türk şiiri metinleri, günümüz okuyucuları için anlaşılma konusunda pek çok problemi barındırmaktadır. Bu sorunun birçok farklı boyutu vardır. O dönemde kullanılan dil ile günümüzde kullanılan dil arasında şekilsel olarak büyük farklılıklar bulunması, o dönemin sosyal ve kültürel yaşamına yabancılaşma bu sorunların önemli bir kısmını teşkil etmektedir. Bu sorunun çözümü büyük bir önem taşımaktadır. Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük çalışmaları buna bir çözüm sunmayı amaçlamaktadır. Emrî Divanı Bağlamlı Dizini ve İşlevsel Sözlüğü bu amaç doğrultusunda hazırlanmıştır. Çalışmada öncelikle eserdeki bütün kelime ve kelime grupları anlamlandırılmış, daha sonra elde edilen veriler sözlük formatına dönüştürülmüştür. Sözlük hazırlanırken şiirlerin her düzeyde okuyucu tarafından anlaşılabilmesi için maddelerle ilgili gerekli açıklamalara yer verilmiştir. Hazırlanan bu sözlük çalışması, klâsik sözlük çalışmalarından farklıdır. Bu çalışma, bir tahlil çalışması değil, Emrî Divanında geçen bütün sözcüklerin alfabetik olarak temel veya bağlam anlamını içeren bir çalışmadır. Bu çalışma ile Emrî Divanındaki deyimler, atasözleri, kalıplaşmış ifadeler, âdet ve gelenekler ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca Emrî'nin yaşadığı 16. yüzyıl Osmanlı toplumuna ait kültürel unsurlar, şiire yansıdığı ölçüde tespit edilmiştir. Böylece şairin şiir dilini oluşturan dil öğeleri ortaya çıkarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Klâsik Türk şiiri, Emrî Divanı, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük.
Enderunlu Hâmid Dîvânı sözlüğü[Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]
Bu çalışmada, 18. yy Enderûn şairlerinden asıl adı Mehmet olan Enderûnlu Hâmîd'in Dîvân'ı sözcük bağlamı çerçevesinde incelenmiştir. Çalışmamızdaki amaç, Enderûnlu Hâmîd Dîvânı'ndaki sözcüklerin tek tek incelemesinin yapılması ve bu sözcüklerin değişen bağlamlarından hareketle anlamlar verilerek sözlük biçiminde sunumudur. Dîvân şiirinin her açıdan klâsik anlayışı içinde kalan Hâmid, yaşadığı dönemdeki edebî anlayışların özelliklerini Dîvân' ında birinci derecede gösteren bir şair değildir. Çalışmada Prof. Dr.İbrahim Halil Tuğluk tarafından hazırlanan "Enderunlu Hâmîd Dîvânı İnceleme- Metin" adlı çalışma ele alınmıştır. Enderunlu Hâmîd Dîvânı'nda yer alan sözcükler üzerinde durulmuş, araştırmamızın temel konusu olan sözcük bağlamı kavramına değinilmiş, anlamın bağlama göre değişkenlik ve farklı çağrışımlar kazandığı gösterilmeye çalışılmış, düzenlenen sözcüklerle Enderunlu Hâmîd'in üslup özellikleri belirlenmeye çalışılmış ve sonuç bölümünde de inceleme hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak, Enderunlu Hâmîd Dîvânı'ndaki söz varlığından faydalanarak anlamın bağlama göre nasıl değiştiği ve nasıl anlamlar kazandığı, şairin kullandığı dil ve üslup özellikleri belirtilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sözlük, Bağlam, Enderunlu Hâmîd Dîvânı, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük.
Nef'î divanı sözlüğü [Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]Cilt I
Her edebiyat içinde bulunduğu devrin hususiyetlerini, inançlarını, zevklerini, sanat anlayışını taşır. Klasik Türk şiiri de oluştuğu ve geliştiği devirlerin sanat, dil ve kültür anlayışını yansıtmaktadır. Değişen hayat şartları ve düşünce sistemi ile birlikte bu kültüre yabancılaşma klasik edebiyat ürünlerinin anlaşılmasını zorlaştırmıştır. Klasik Türk edebiyatı metinlerini anlama yolunda yapılan güncel çalışmalardan biri de TEBDİZ (Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü) projesidir. Nef'î Divanı Sözlüğü [Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük] çalışması da bu proje kapsamında hazırlanmıştır. Çalışmada bütün kelime ve kelime gruplarının beyitte ifade ettikleri anlamlar tespit edilmeye çalışılmış, daha sonra da sözlük formatına dönüştürülmüştür. Çalışmanın bağlamlı dizin bölümü tanıkların alfabetik madde başlıkları altında toplanması ve divandaki kullanım sıklıklarının verilmesini; işlevsel sözlük kısmı ise sözcüklerin kullanıldıkları bağlama göre kazandıkları anlamın tespitini ifade etmektedir. Bu çalışma ile Nef'î Divanı'nın söz varlığı otaya konularak dönemin kültürel unsurları Nef'î'nin şiirlerine yansıdığı ölçüde tespit edilmeye çalışılmıştır. Böylelikle özelde Nef'î'nin şiirlerinin genelde klasik Türk şiirinin anlaşılabilir kılınması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Klasik Türk Şiiri, Nef'î Divanı, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük.
Yapı Kredi Sermet Çifter Kütüphanesi Y/0723 numarada kayıtlı Mecmû'a-i Kasâid'in Mecmû'aların sistematik tasnifi projesi'ne (MESTAP) göre tasnifi
-MecmûǾa kelime olarak Arapça cem' kökünden türemiş olup toplanmış, biriktirilmiş, tertip edilmiş el yazması kitap veya defter anlamına gelmektedir. MecmûǾaların temeli hadislerin derlenip bölümlere ayrılmasına dayanmaktadır. Temel olarak her konu, tür, şekil ve dilde yazılmış mecmûǾalar vardır. Bu mecmûǾalardan klasik Türk edebiyatı için en önemlileri şiir mecmûǾalarıdır. Şiir mecmûǾaları 15. yüzyılda ortaya çıkmaya başlamış, daha sonraki yüzyıllarda sayıları katlanarak artmıştır. Şiir mecmûǾaları günümüzdeki antoloji kitaplarına karşılık gelmektedir. Bununla beraber mecmûǾalar biyografik ve tarihi bilgiler içermeleri açısından önemlidir. Kasîde Arap edebiyatından Fars edebiyatına orada Türk edebiyatına geçmiştir. Türk edebiyatında ilk kasîdeler 13. yüzyılda Mevlânâ'nın Divân-ı Kebir'inde görülmeye başlanmıştır. Kasîdeler temel olarak övmek için yazılan şiirlerdir. MecmûǾa-i Kasâid, farklı şairlere ait kasîdelerden derlenmiş bir kasîde mecmûǾasıdır. MecmûǾa-i Kasâidde toplam 64 tane kasîde bulunmaktadır. MecmûǾada 'Amrî, Necâtî, Nev'î, Ümîdî, Şem'î, Sâfî ve Hicrî olmak üzere 7 şaire ait kasîdeler tespit edilmiştir. MecmûǾada yer alan şairlerin kasîdeleri divânları ile karşılaştırılmıştır. MecmûǾanın derleyicisi ve derlenme tarihi tespit edilememiştir. MecmûǾadaki kasîdelerin vezin, kafiye, redif, bölüm ve yazıldığı kişiler tablolarda gösterilmiştir. MecmûǾada şiir dışında herhangi bir nesir bölüm yoktur. Çalışmaya transkripsiyonlu metin dâhil edilmiş olup, transkripsiyonlu metinden sonra ek halinde tıpkıbasım eklenmiştir. Bu çalışmada Yapı Kredi Sermet Çifter Kütüphanesinde Y-0723 numarada kayıtlı "MecmûǾa-i Kasâid" MESTAP'a göre tasnif edilmiştir.
Nesîb Dede Dîvânı Sözlüğü [Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük] (Cilt 1)
Altı asırlık bir geçmişi ve geleneği olan Klâsik Türk edebiyatından günümüze pek çok edebi eser kalmıştır. Bu eserlerin anlaşılabilmesi için eserin yazıldığı dönemdeki kültür geleneği göz önünde bulundurularak metinlerin anlamlandırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Metinlerde yer alan kelimelerin her birinin bağlamına göre anlamlandırılması; şairlerin hayal gücü ve düşünce dünyasının, dilin kelime dünyasına kattığı zenginliklerin ortaya çıkarılması ve metinlerin anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Nesîb Dede Dîvânı'nın Bağlamsal Dizin ve İşlevsel Sözlüğü'nün konu edildiği bu çalışmada, metindeki kelimelerin bağlam içerisindeki anlamları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada Ahmet Selahattin HİDAYETOĞLU'nun hazırladığı "Nesîb Dede Hayâtı, Eserleri ve Dîvânı'nın Tenkidli Metni" adlı doktora çalışması esas alınmıştır. Nesîb Dede Dîvânı'nda yer alan sözcükler üzerinde durulmuş, anlamın bağlama göre nasıl değiştiği ve kelimelerin nasıl farklı çağrışımlar kazandığı gösterilmeye çalışılmıştır. Sözlük hazırlanırken Klâsik Türk şiirine ait eserlerin anlam dünyasını ortaya koymak üzere oluşturulan TEBDİZ (Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizini ve İşlevsel Sözlüğü) programı kullanılmıştır. Nesîb Dede Dîvânı'nda geçen her bir unsur dikkatle incelenerek bağlam içerisinde anlamlandırılmıştır. Böylelikle, Dîvânda yer alan kelimeler, hangi anlamlarda ve bağlamlarda kullanıldığı ortaya çıkarılmıştır. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde, Nesîb Dede'nin hayatı, edebî kişiliği ve Dîvân'ı hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise sözlük kullanım kılavuzu, Nesîb Dede Dîvânı Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük'ü bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sözlük, Bağlam, Nesîb Dede Dîvânı, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük
Nebîl dîvânı'nın bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğü
Dünyanın en köklü kültür ve edebiyatlarından biri de Türk kültür ve edebiyatıdır. Tarihî süreç içerisinde edebiyat ürünleriyle şekillenen milli kültür, bu kültürün nesilden nesile aktarılmasını sağlamıştır. Türk kültürü, günümüze kadar güçlü bir yapıya sahip olmuştur. Osmanlı Devleti'nin kuruluşu ve yıkılışıyla birlikte ortaya çıkan ve varlığı sona eren dîvân edebiyatı yaklaşık yedi yıl Osmanlı coğrafyasında hüküm sürmüş ve Türk kültürünün taşıyıcısı rolünü üstlenmiştir. Dîvân edebiyatında kültür aktarımı, incelenen eserlerin anlaşılması ile gün yüzüne çıkmıştır. Edebî eserlerde, şairin mizacını yansıtan duyguların tam olarak anlaşılması mümkün değildir. Her dönemin kendine has izlenimleri, hayat şartları, inançları, konuşulan ve yazılan dilin özellikleri gibi birçok unsur edebî eserlerin anlaşılmasını güçleştirmektedir. Bundan dolayı edebî eserlerin inceleme metotları ve yöntemleri geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmada, XIX. yüzyılda yaşayan şairlerinden Mehmet Nebîl Dîvânı'nın bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğü oluşturulmaya gayret edilmiştir. Bir sözcüğün anlamının bağlamı dışında verilmesi eksik ve yanıltıcı bir metottur. Bu nedenle nitelikli ve verimli bir sözlük çalışması, sözcük bağlamı dahilinde kazandığı anlamların belirlenmesiyle mümkün olabilmektedir. Anlam-bağlam ilişkisine istinaden sözcüklerin bir metin içinde en ayrıntılı anlam farklılıkları dikkate alınarak, hazırlanan sözlüklere "bağlamsal sözlük", bağlamıyla birlikte sunulan sözcüklerin oluşturduğu abecesel dizgiye ise "bağlamsal dizin" denilmektedir. Bu çalışmada tezde XIX. asır divan şairi Mehmed Nebîl'in elimizde bulunan tek eseri olan dîvânındaki sözcüklerden faydalanarak kelimelerin yer aldığı bağlama göre hangi manalara geldiği ve sözcüklerin anlamalarında meydana gelen değişimler ele alınmıştır. Çalışmamız, dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm; Mehmed Nebîl'in hayatı ve eserlerini, ikinci bölüm; dîvânda tespit edilen sosyo kültürel yapı, üçüncü bölüm; bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük kısmını ihtiva etmektedir. Sözlük kısmına ek olarak bazı okuma önerilerimiz, anlamı bulunamayan ve okunmayan kelimelerin yer aldığı dördüncü bölüm eklenmiş bu şekilde çalışmamız tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Üslup, Bağlam, İşlevsel Sözlük, Bağlamlı Dizin, Mehmed Nebîl
Sinan Paşa'nın Tezkiretü'l-Evliyȃ adlı eserinin bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğü
Klasik Türk Edebiyatı'nın bütün yönleriyle ortaya çıkarılması metin neşri sonrası çalışmaların esas hedeflerinden biri olduğu gibi, tarihsel Türkçe sözlüğüne veri hazırlamak açısından da metinlerin kelime ve kavramlar bakımından ele alınması önem arz etmektedir. Özellikle Türkçenin erken dönem ve temel eserlerinin bağlam metine çözümlemesi açısından incelenmesi yazar-metin ilişkisi ve metin incelemelerinde dikkate değer çalışmalardır. Sinan Paşa ve eserleri dil özellikleri ve üslup bakımından değeri tartışılmazdır. Eski Anadolu Türkçesi açısından da önemli metinler olan Sinan Paşa'nın eserleri üzerine birçok çalışma yapılmıştır. Bu eserleri bağlam açısından ele alınması da kaçınılmazdır. Bu çalışma XV. yüzyıl Klasik Türk edebiyatının önde gelen ve sanatlı nesrin ilk temsilcilerinden olan Sinan Paşa'nın "Tezkiretü'l-Evliyâsı'nın bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük olarak sunumudur. Emine Gürsoy Naskali tarafından hazırlanan Sinan Paşa'nın Tezkiretü'l-Evliyâsı'nın tenkitli metninin esas alındığı bu çalışma ile bu zamana kadar yapılan çalışmaları ileriye taşıyacak, Paşa'nın eserlerini daha anlaşılır kılacak bir çalışma hedeflenmiştir. TEBDİZ (Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük) sistemi aracılığıyla hazırlanan bu çalışmanın bağlamlı dizin kısmı alfabetik olarak sunulmuştur. İşlevsel sözlük kısmında ise bağlama göre değişiklik gösteren anlamlar tespit edilmiş ve sözcükler buna göre anlamlandırılmıştır. Tezkiretü'l-Evliyâ'nın bağlamlı dizin kısmı eserde yer aldığı şekliyle sıralanan tanıkların aralarına girilerek ayıklanması ve düzenlenmesinden oluşmuştur. Ayrıca Tezkiretü'l-Evliyâ'da bulunan ayet, hadis, atasözü, deyim, kalıp ifadeler tespit edilerek Sinan Paşa'nın söz varlığını oluşturan unsurlar tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Sinan Paşa, Tezkiretü'l-Evliyâ, bağlamlı dizin, işlevsel sözlük
Terceme-i Şerhu'l Fi Şerh-i Risale-i İbn Zeydun (İnceleme-tenkitli metin-sözlük-tıpkıbasım)
Hezliyyât kelimesi şaka, mizâh manasında Arapça hezl kökünden türemiştir. Hezliyyât ciddi mevzuların mizahî bir üslûpla ele alındığı bir türdür. Arap, Fars ve Türk edebiyatlarında bu türde kaleme alınmış eserler vardır. Bu eserlerden biri de İbn Zeydûn er-Risâletü'l-Hezliyye risâledir. İbn Zeydûn er-Risâletü'l-Hezliyye risâlesini, vezir Âmir b. İbn Abdûs'a hitaben sevgilisi Vellâde'nin ağzından alaycı bir dille kaleme almıştır. Memlükler döneminin önemli âlim ve ediplerinden olan İbn Nübâte el-Mısrî Endülüs edebiyatına küçük yaşlarda ilgi duymaya başlamış ve Endülüs edebiyatıyla ilgili ürünler ortaya koymuştur. Serhu'l-'uyûn isimli eserinde İbn Nübâte, Endülüslü şair İbn Zeydûn'un yazdığı hezliyyât türü risâleyi şerh etmiştir. Karahalil-zâde diye anılan Mehmed Said Efendi İbn Zeydûn'un risâlesine İbn Nübâte el-Mısrî'nin yaptığı şerhin tercümesi olan aynı zamanda bizim de tez çalışmamız olan Terceme-i Şerhu'l-'Uyûn Fî Şerh-i Risâle-i İbn Zeydûn eseriyle ünlüdür. Terceme-i Şerhu'l-'Uyûn Fî Şerh-i Risâle-i İbn Zeydûn adlı tez çalışmamız giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Eserimizin Giriş bölümde genel olarak Klâsik Türk Edebiyatı'nda şerh geleneğinden, Klâsik Türk edebiyatı'nda hezlden, İbn Zeydûn'un hayatı, edebî kişiliği, eserlerinden bahsedildikten sonra İbn Nübâte'nin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmamızın birinci bölümünde Mehmed Said Efendi'nin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri ele alınmıştır. İkinci bölümde ise eser üslûp, muhtevâ ve şekil olarak incelenmiştir. İnceleme bölümünden sonra metnin transkripsiyon alfabesinden yararlanarak çevirisi yapılmıştır. Metnin çevirisinin ardından tıpkıbasımına da yer verilmiştir. Metnin tıpkıbasımından sonra Terceme-i Şerhu'l-'Uyûn Fî Şerh-i Risâle-i İbn Zeydûn eserinde geçen kelime düzeyinde yapılan veriler metnin lügâti olarak eklenmiştir. Çalışmanın sonunda, tezi hazırlarken istifade edilen çalışmalar ve eserler kaynakça bölümünde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İbn Zeydûn; İbn Nübâte; Karahalil-zâde; Hezl; Şerh; Tercüme.
18. yy. şairlerinden Diyarbakırlı Ali Rızâullah Efendi'nin tahmisleri (İnceleme-metin)
Klasik Türk edebiyatı geleneği içerisinde mecmûalar edebiyat ve kültür dünyamız açısından zengin kaynaklardır. Manzum, mensur, manzum-mensur düzenlenebilen mecmûalar, edebî metin, din, tasavvuf, ilim ve sosyal hayata ait birçok muhtevaya sahip olup bir taraftan antoloji mahiyetini taşırken diğer taraftan yeni, orijinal birçok bilgi ve metni de barındırmaktadır. Bu mecmûalardan biri de Ali Rızâullah Efendi'ye ait Tahmîsler Mecmûası'dır. Bu çalışmada, 18. yy. Şairlerinden Diyarbakırlı Ali Rızâullah Efendi'nin Tahmisleri (İnceleme-Metin) adlı Tahmîsler Mecmûası'nın metin çevirisi ve incelemesi yapılmıştır. Ali Rızâullah Efendi tarafından telif ve istinsah edilen eser; Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî Efendi, 172 numaraya kayıtlıdır. 111 şairin 573 manzumesi bulunan eserde; 558 tahmîs, 3 mesnevî, 8 terc'i-i bent, 2 terkib-i bent, 1 muhammes ve 1 tesbî' vardır. Eserin; XIII. ve XIX. yüzyıllar arasında yaşamış şairlere ait şiirlere yapılan tahmîslerden meydana gelmesi ve tahmîs nazım şeklinin metinlerini bir araya getirmesi bakımından önem taşımaktadır. Çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. 18. yy.'ın tarihî, siyasi, sosyal ve edebî bakımdan genel hatlarıyla ele alındığı Giriş kısmında; mecmûa kavramı, mecmûanın gelişim süreci ve tasnifi üzerinde bir değerlendirme yapılarak mecmûaların klasik Türk edebiyatındaki yeri ve önemi hakkında bilgi verildi. Birinci bölümde; Ali Rızâ'î'nin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri üzerinde durularak tahmîslerin şairin edebî kişiliğine olan katkısı değerlendirildi. İkinci bölümde, "Tahmîsler Mecmûası'nın tavsifî ve metin incelenmesi" yapılarak mecmûanın şekil özellikleri ve muhtevası incelendi. Üçüncü bölümde, metnin çeviri yazısı ve tıpkıbasımı verildi. Çalışma, bibliyografya ve sonuç bölümü ile sona ermektedir.
Manzûme-i Kıssa-i Yûsuf (İnceleme-metin-dizin)
Klasik Türk edebiyatı sahasında önemli bir yere sahip olan mesnevî nazım şekli, şairlerin rağbet ettiği, şairlik hünerlerini gösterebildiği metinlerdir. Modern edebiyattaki roman ve hikâyenin klasik Türk şiirindeki karşılığı olan mesnevîler, genellikle uzun soluklu metinler olmuştur. Eski Türk edebiyatında muhtelif konularda yazılan mesnevîler içerisinde "aşk temalı mesnevîler" şairlere edebî hünerlerini daha fazla gösterebilme imkânı sunmuştur. "Yûsuf ve Züleyhâ" mesnevîsi de içerdiği beşerî, dinî ve edebî unsurlar sebebi ile çok sevilmiş, klasik Türk edebiyatında 13.yy.dan 19.yy. a kadar bu mesnevinin birçok örneği verilmiştir. Bu çalışmada Manzûme-i Kıssa-i Yûsuf adlı eserin inceleme, çevriyazılı metin ve dizin çalışması yapılmıştır. Milli Kütüphanede 06 Hk 5024 numarası ile kayıtlı olan ve 220 varaktan oluşan eserin yazılış tarihi ve müellifi hakkında eserde ve kütüphane kaydında herhangi bir bilgi yoktur. Metin okumaları sırasında eserin müellifinin "Hızır Şeyyâd" olduğu tespit edilmiştir. Eski Anadolu Türkçesinin dil ve imla özelliklerini taşıyan eser, muhteva bakımından Sule Fakih'in, Şeyyâd Hamza'nın ve Erzurumlu Darîr'in "Yûsuf ve Züleyhâ" mesnevîleri ile benzerlik gösterse de eserin beyit sayısı daha fazladır. Çalışmamız giriş ile beraber üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde mesnevînin tanımı, ortaya çıkışı, genel özellikleri ve Türk edebiyatındaki gelişimi ile ilgili bilgiler verildikten sonra Yûsuf ve Züleyhâ mesnevîsinin dünya edebiyatındaki ilk örnekleri, kaynakları, muhtevası ve Türk edebiyatındaki varlığı ele alınmıştır. Eserin adı, nüsha tavsifi, nazım şekli, vezni, muhteva ve dil özellikleri ile ilgili bilgilerin verildiği ilk bölümde eserin incelemesi yapılmıştır. İkinci bölümde Manzûme-i Kıssa-i Yûsuf adlı eserin çevriyazısı verilmiştir. Çalışma, metinde geçen özel isimlerin sıralandığı "Dizin" den sonra gelen sonuç ve kaynakça bölümleri ile sona ermektedir.
Kütahya Belediyesi Mustafa Hakkı Yeşil Kütüphanesi El Yazmaları Koleksiyonun'daki 161 (24343) numaralı şiir mecmuasının MESTAP'a göre tasnifi
Klasik Türk edebiyatı geleneği içerisinde, manzum ve mensur edebi ürünlerin günümüze kadar ulaşmasını sağlayan mecmualar, edebiyat tarihi açısından önemli kaynaklardır. Klasik Türk edebiyatı şiir ağırlıklı bir edebiyat olması nedeniyle şiir mecmuaları, şairlere ve şiir metinlerine ulaşılabilmesi yönünden yardımcı kaynaklardır. Şiir mecmuaları, edebiyat tarihinde, biyografi kaynaklarında yer bulmamış; çeşitli sebeplerle unutulmuş veya ismi hiç duyulmamış şairleri tespit ederek edebi metinlerin tamamlanmasına kaynaklık etmişlerdir. Bu çalışmada, "Kütahya Belediyesi Mustafa Hakkı Yeşil Kütüphanesi El Yazmaları Koleksiyonundaki 161 (24343) numaralı şiir mecmuasının tanıtımı yapılmıştır. Mecmua hacim açısından olduğu kadar, içindeki şairler, şiirler, şiir mecmuası özelliği taşıması, Divanlarda bulunmayan şiirleri içermesi, farklı nazım şekilleri ve türlerde şiirler barındırması gibi özellikleriyle mecmua türü içerisinde önemli bir eser olup edebiyat tarihi ve edebi metinler açısında da kıymetlidir. Çalışmada müstensih ve istinsah tarihi hakkında herhangi bir bilginin olmadığı şiir mecmuasının transkripsiyonlu metni ve MESTAP'a göre tasnifi yer almaktadır. Çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında; mecmuanın tanımı, sınıflandırılması ve edebiyat tarihi açısından önemine yer verilmiştir. Birinci bölümde mecmuanın tanıtımı ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. İkinci bölümde metnin çeviri yazısı verilmiştir. Üçüncü bölümde MESTAP tablosuna yer verildi. Çalışma, sonuç ve bibliyografya bölümü ile sona ermektedir. Anahtar Kelimeler: Klāsik Türk Edebiyatı; Mecmua; Şiir mecmuası; MESTAP; Mustafa Hakkı Yeşil Kütüphanesi 161(24343).