Theses supervised by Prof. Dr. Ulvi Avcıata

14 theses · Yıldız Technical University

DoctorateOpen AccessTR

Çimentoya bor katkısı, uçucu kül, yüksek fırın cürufu ilavesiyle özelliklerinin incelenmesi

Endüstriyel atıklar dünyada olduğu gibi ülkemizde de küçümsenemeyecek boyutlardaçevresel problemlere neden olmaktadır.Bu atıkların çeşitli alanlarda değerlendirilmesi hem bir çok çevre sorunlarını ortadankaldıracak hem de ülke ekonomisine girdi sağlanacaktır. Özellikle 21. yüzyıla girerken bualanlarda yapılan çalışmalar hız kazanmıştır.Bu çalışmada; Kütahya-Seyitömer Termik Santrali atığı olan uçucu kül , Kütahya-Emet -Espey yöresindeki kolemanit konsantratörü atığı ve Karabük- Demir-Çelik fabrikası atığıolan yüksek fırın cürufunun çimentoya katkı maddesi olarak ilave edilmesiyledeğerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bu katkıların çimento üretiminden kaynaklananenerji giderlerini azaltması ve çimentonun mekanik özelliklerine katkı sağlanması da buçalışmanın hedefleri içerisindedir.Uçucu kül, Karabük Cürufu ve kolemanit konsantratörü atığı önce ayrı ayrı belirli oranlardaçimento klinkerine ilave edilmiş, daha sonra değişik oranlarda uçucu kül-Karabük cürufu,kolemanit konsantratörü atığı-uçucu kül, kolemanit konsantratörü atığı-Karabük Cürufu ikilikarışımları çimento klinkerine katılmıştır.Katkıların çimentonun mekanik özelliklerinden, priz süresine, hacim genleşmesine, basınçdayanımına, öğütme süresi üzerine etkileri incelenmiştir. Ayrıca bu çimento karışımlarındanelde edilen harçlardan bazılarının Alkali-Silika -Reaksiyonu (ASR)' na, Sülfatlı ortama veasitli ortama karşı dirençleri araştırılmıştır. Sonuçlar SEM analiziyle desteklenmiştir.Bu araştırmanın en önemli özelliği, ülkemizde atık olarak bol miktarda bulunan ve çevresorununa neden olabilecek boyutlardaki demir cürufu ve kolemanit konsantratörü atıklarınındaha önce denenmemiş ikili karışımlarının çimentoya katkı maddesi olarak ilave edilmesi vebu katkıların çimentonun mekanik özelliklerine etkisinin incelenmesidir.Çalışma sonucunda ; Uçucu kül ve Karabük Cürufu atıklarının çimentonun mekaniközelliklerine katkı sağladığı, ASR `na , Sülfatlı ortama, asitli ortama dirençlerini artırdığı ,kolemanit konsantratör atığının belli bir oranı aşması durumunda mekanik özelliklere katkısağlamadığı hatta TS değerlerinin altına düşürdüğü tespit edilmiştir. Fakat bu olumsuzluğunarağmen kolemanit konsantratörü atığı ilavesiyle oluşan çimento harçlarının ASR `na , sülfatlıortama ve asitli ortama direnci artırmada katkı sağladığı çalışma bulgularındandır. Kolemanitkonsantratör atığı katkısının çimento klinkerine ilave edilmesiyle özellikle priz süreleri vebasınç dayanımları olumsuz etkilenmektedir. Priz hızlandırıcılar ve polimer akışkanların bukatkıyla birlikte betona ilave edilmesiyle priz süreleri ve basınç dayanım değerlerinin TS `nauygun hale geleceği bu çalışmanın öngörülerindendir. Ancak demir cürufu ilavesi buözellikleri olumlu yönde etkilemiştir.Yukarıda belirtilen katkıların çimento klinkerine belirli oranlar çerçevesinde ilave edilmesidurumunda hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük faydalar sağlayacağı araştırmaöngörülerindendir.Anahtar Kelimeler : Uçucu kül, Karabük Cürufu, kolemanit konsantratörü atığı, mekaniközellikler, sülfat ortamı, asit ortamı, ASR, XRF, SEM.

Ertuğrul Erdoğmuş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni tip porfirazin sentezi

Porfirinler, ftalosiyaninler, tetrabenzoporfirinler ve porfirazinler, tetrapirol türevleri olarakadlandırılırlar. Bu yapılar elektrofotografi, optik veri toplanması, gaz sensör, sıvı kristal,tümörlerin fotodinamik terapisi pigment ve boya gibi pek çok alanda uygulama alanı vardır.Porfirazinler gösterdikleri yüksek simetri, düzlemsel yapı ve elektron delokalizasiyonunedeniyle, kimyacılar ve spektroskopistler için çalışma konusu olmuştur.Bu çalışmanın amacı, Mg metaliyle birlikte heptil grubu taşıyan yeni bir porfirazin türevihazırlandıktan sonra trifloroasetikasitle önce metalsiz porfirazin(hidrojen porfirazin) veardından farklı metallerin tuzu sayesinde bu metallerin türevinin elde edilmesidir.1,2-bis-(heptiltiyo)maleonitril bileşiği, disodyum tuzu halindeki başlangıç maddesininbromoheptan ile aseton içerisinde 21 saat süren reaksiyonu sonucu elde edilmiştir.Magnezyum, n-bütanol ve bis(heptiltiyo)maleonitrilin siklotetramerizasyon reaksiyonu ilemagnezyum porfirazin sentezlendi.Magnezyum porfirazin, trifloroasetik asit ile muameleedilerek metalsiz porfirazin elde edilmiştir. Bu ürünün bir sonraki reaksiyonunda, çeşitlimetal tuzları (kobalt(II) asetat, bakır(II) asetat ve çinko(II) asetat) ile reaksiyonu sonucundametalli (MPz) porfirazinler elde edilmiştir. Elde edilen ürünlerin UV, IR ve 1H NMRspektrumları incelenmiş ve karakterize edilmiştir.Anahtar Kelimeler: porfirazin, 1,2-bis-(heptiltiyo)maleonitril

Mehmet Canikli
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı fonksiyonel gruplar içeren yeni tip çözünür porfirazin sentezi, karakterizasyonu ve komplekslerinin incelenmesi

Hızla ilerleyen ve büyük önem gösteren kimya sektörünün hem uygulamalı hem de temel bilim üzerinde önemle durulan konularından biriside tetra pirol türevi makrosiklik bilesikler olan porfirinler, ftalosiyaninler, tetrabenzoporfirinler ve porfirazinlerdir. Porfirazinler sahip oldukları periferal konumdaki fonksiyonel grupların özelliklerine göre; optik, magnetik ve elektronik özellikleri sergileyecek potansiyele sahiptirler. Ayrıca gösterdikleri yüksek simetri, düzlemsellik ve elektron delokalizasyonu gibi özellikleri sebebiyle optik veri toplanması, elektrografi, gaz sensörleri, sıvı kristal, boyar madde ve tek boyutlu metaller gibi çok genis spektrumlu bir uygulama alanı açmıstır, kimyacılar ve spektroskopistler için çalısma konusu olmustur. Bu özelliklerinin yanında porfirazinler, sentezlenmesi ve izolasyonundaki kolaylık nedeniyle ftalosiyaninlere ve porfirinlere alternatif olarak karsımıza çıkmaktadır. Biz bu çalısmada baslangıç maddesi olan ditiyomaleonitril disodyum tuzunu, NaCN ve karbondisülsürden iki basamakta sentezledik. Daha sonra sentezlenen maleonitril tuzu sırasıyla, 4,5-Bis(bromomethyl)[Benzo-15-Crown-5], 1,2-Bis(bromometil)benzen, 3- phenilpropil-bromür ve 1-brom-3-metilbütan ile muamele edilerek, alkillendirme tepkimeleriyle dört farklı ligant sentezlendi. Elde edilen ligantlar magnezyum alkolat ile siklotetramerizasyonu sonucu magnezyum porfirazinleri (MgPz) sentezlendi. Burada 1 ve 2 ligandları porfirazin vermedi. MgPz lerin metalsiz türevlerine dönüsmeleri için CF3COOH ile oda sıcaklıgında karıstırıldı ve diger metal türevlerinin sentezlenmesinde H2Pz baslangıç maddesi olarak kullanıldı. Daha sonra farklı metal tuzlarıyla Zn(II), Ni(II) ve Co(II) asetatın etanol-kloroform karısımında geri sogutucu altında karıstırılarak kompleksleri elde edilmistir. Elde edilen ligand ve komplekslerin yapıları FT-IR, UV, Elementel Analiz, 1H NMR, GCMS, MS ve TLC yöntemleri ile incelenmis ve karakterize edilmistir. Sentezlenen MgPz1, H2Pz1 ve metal komplekslerinin sıvı kristal özelligi polarizasyon mikroskobu ve diferensiyel tarama (DSC) ile incelendi. Elde edilen sonuçlardan ligandlar ve komplekslerinin sıvı kristal özelliginin bulunmadıgı gözlenmistir. Metalin ve halka sübstitüentlerinin porfirazin türevleri üzerindeki etkisini incelemek için Dönüsümlü Voltametri yöntemi kullanılmıstır. Cobalt ürevleri hariç bu çalısmada incelenen her kompleks ayrıca halka merkezli indirgenmelerden kaynaklanan iki tersinir ve bir tersinir olmayan islemler içermektedir. Anahtar Kelimeler: Porfirazinler, çinko, nikel, kobal, dönüsümlü voltametri

KobaltNikelÇinko
Ali Erdoğmuş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Atık suların elektrokimysal yöntemle arıtılması

Geleneksel atık su arıtma proseslerinde, Aüminyum sülfat, Demir(3) klorür, suda çözünen sodyum silikatlar, polielektrolitler ilavesiyle doymamış ve doymuş yağlar, boyar maddelerin yanısıra, tek tek veya beraberce yardımcı kimyasallar, gresler ve polimer gibi maddeleri çöktürmek için kullanılırlar. Bundan sonra filtrasyon, çöktürme kimyasal madde depolama ve birçok kimyasal işlem gelmektedir.Atık su tankında, metal elektrotlar NaOH ve KOH ile temas ettiği zaman, reaksiyon ortamında atom halindeki hidrojen ve oksijen gazları oluşmaktadır. Bu atom halindeki hidrojen ve oksijen atomların yüksek afinitesi sonucunda, yağlar, organik maddeler, organik pigmentleri molekül özelliklerine bağlı olarak yükseltgenme ve indirgenmeye maruz bırakarak hidrojenasyon ve oksijenasyon reaksiyonuna girerler. Bu çalışmada bazı metal elektrotlar, sodyum hidroksit ya da potasyum hidroksit ile düşük voltajlı ve akım şiddetine sahip elektrik akımı kullanılmıştır. Sonuçta doymamış yağlar ve bileşiklerin doyurulduğunu ve kolayca filtre edilebildiğini görülmüştür.Al + 3NaOH ? Na3AlO3 +3/2 H2Katot : NaOH + H2O ? Na+ + 2OH- + H+2H+ + 2e- ? 2H ?H2 Anot : 2OH- ? H2O + ½ O2 + 2e-Hidrojenlenmiş ve oksijenlenmiş organik bileşikler doyurulmuş olarak aşağıdaki şekilde gösterilebilir.3 R-CH2-OH + Al ? R-CH2 - O-Al-O-CH2-R (I)O-CH2-RBu kompleksler hidrofobik olup, sudan ayrılarak koagüle olurlar(I). Oksitlenmiş organik pigmentlerde Al(+3) ile kompleks yapıp ondan sonra koagüle olacaklardır. Anlaşılacağı gibi hem Al(+3) [Al(OH)3] ve Na3AlO3 halihazırda organik bileşikler için iyi bir çöktürücüdür.Anahtar kelimeler: Metal elektrotlar, sodyum hidroksit ve potasyum hidroksit, atık su arıtımı, Atomal hidrojen ve oksijenin Alüminyum kompleksleri

Yıldız Karaer
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

1,10-fenantrolin esaslı polifonksiyonel ligandların sentezi ve metal komplekslerinin incelenmesi

1.10-Fenantrolin ve türevleri, polipiridil metal komplekslerinin sentezinde önemli bir roloynayan şelat yapıcı ligandlardır. 1,10-Fenantrolin ligandı ve türevlerinin metal-şelatözelliklerinden bioorganik araştırmalarda, analitik kimyada ve preparatif koordinasyonkimyasında yararlanılmaktadır. Son zamanlarda 1,10-fenantrolinden türetilen azotiyoetercrown karışımlarının çeşitli metal komplekslerinin sentezleri ve koordinasyon özellikleriincelenmekte olup, tiyoeter, tiyoüre grubu içeren bileşiklerin seçimli metal tutma veelektrokimyasal özellikleri üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.Bu çalışmada , 1,10-fenantrolin, tiyoüre ve crown eter grubu taşıyan yeni tip ligandların vemetal komplekslerinin sentezleri gerçekleştirilerek yapıları aydınlatılmıştır.Çalışmamızda ilk olarak, 1,10-fenantrolin türevleri ve 15-izotiyosiyanatobenzo[15-crown-5]sentezlendi. 1,10-Fenantrolin türevlerinin sentezine, derişik sülfirik asit ve dumanlı nitrik asitile nitrolama reaksiyonu sonucunda, 5-nitro-1,10-fenantrolin sentezi ile başlandı. Daha sonra5-nitro-1,10-fenantrolinin hidroksilaminhidroklorür ve KOH ile reaksiyonundan 5-nitro-6-amino-1,10-fenantrolin, son olarakta 5-nitro-6-amino-1,10-fenantrolini Pd/C ve hidrazinhidrat ile indirgeyerek 5,6-diamino-1,10-fenantrolin sentezlendi. Ayrıca 5-nitro-1,10-fenantrolindeki nitro grubunun indirgenmesiyle 5-amino-1,10-fenantrolin sentezlendi.Daha sonra 5,6-diamino-1,10-fenantrolin'in fenil izotiyosiyanat ile ve 5,6-diamino-1,10-fenantrolin ve 5-amino-1,10-fenantrolin'in 15-izotiyosiyanatobenzo[15-crown-5] ile katılmareaksiyonu sonucu yeni 6-amino-5-ilamino-anilinometantiyo[1,10] fenantrolin (1) ,5,6-bis[benzo[15-crown-5]-15-ilaminotiyooksametilamino][1,10]fenantrolin-5-ilaminometantiyo (2), 6-amino-5-ilamino-benzo[15-crown-5]-15-ilaminometantiyo[1,10]fenantrolin (3) veN-[1,10-fenantrolin]-N`-{[benzo-15-crown-5]il}tiyoüre (8) ligandlarının sentezigerçekleştirildi. Çalışmada son olarak bu ligandların Cu(I), Cu(II), Ni(II) ve Co(II)kompleksleri sentezlendi.Sentezlenen bileşikler, elementel analiz, UV-Vis, FTIR, 1H NMR, 13C NMR ve MSspektrumları incelenerek karakterize edildi. Sentezlenen ligandların ve Co(II), Ni(II) ve Cu(II)komplekslerinin protonasyon ve toplam oluşum sabitleri potansiyometrik olarak TITFITbilgisayar programı kullanılarak hesaplandı.Anahtar Kelimeler : 1,10-Fenantrolin, Taç Eter, Tiyoüre, Makrosiklik kompleks

Fikriye Tuncel Elmalı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Nano titanyum di oksit bor oksit doplanması yapısının ve özelliklerinin incelenmesi

Titanyum dioksit (TiO2), çevresel arıtma ve enerji üretimi alanlarında köklü değişikliklerle gelişen teknolojilerde üzerinde en çok araştırma yapılan yarıiletken oksitlerden birisidir. Havadaki ve sudaki organik kirliliklerin uzaklaştırılmasında fotokalizör olarak kullanılabildiği gibi yine suyun iyonlarına ayrıştırılarak hidrojen elde edilmesine kadar fotokatalizör olarak oldukça geniş uygulamaları bulunmaktadır. Bu özelliklere sahip diğer maddelere göre fiyatının daha düşük olması, düşük zehirlilik, yüksek ısıya ve kimyasallara dayanma özelliklerinden dolayı kullanımı yaygındır. Ancak fotokatalist olarak görünür ışığa duyarlılığının düşük olması TiO2 in sınırlaycı özelliklerinden biridir. Birçok çalışmada TiO2 in görünür ışıktaki aktivitesini artırmak, elektronik ve yüzey yapısını iyileştirmek için soy metal katma, metal iyon yükleme, katyonik ve anyonik doplama gibi işlemler yapılmaktadır. Çalışmaların birçoğunda görünür ışık altında fotokatalitik etkisi artırılmıştır. Bu araştırmalarda temel olarak fotokatalitik, elektrokatalitik ve biyomedikal uygulamalar için nano yapıda titanyum dioksitin hazırlanması, belirli nanometrik bir yapı için yüzey kaplanmasında sol-jel yönteminin uygulanması esas alınan çalışmalar yapılmaktadır.Isı artışı ile Borik Asitten (H3BO3) su kaybı ile Bor oksit (B2O3) oluşumu B2O3-H2O sistemi faz diyagram ispatlanmıştır.Bu dönüşümden yola çıkılarak TiO2'ye Boroksit dop edilmesine karar verilmiştir.Dop edilen Boroksit bu noktada Borik Asit (H3BO3) ve Bor Oksit (B2O3) kullanılarak elde edildi. Isısal farklılıklar ile oluşan bu 2 Bor Bileşiğinin dop edilen üründe farklılıkları ve ortak yönleri bu çalışmada ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın amacı yanmaz özellik taşıyan malzemelerde özellikle tekstil endüstrisinde sentezlenen bu ürünün kullanılmasıdır.

Serkan Usta
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Nano titanyum di oksit bor oksit doplanması yapısının ve özelliklerinin incelenmesi

Titanyum dioksit (TiO2), çevresel arıtma ve enerji üretimi alanlarında köklü değişikliklerle gelişen teknolojilerde üzerinde en çok araştırma yapılan yarıiletken oksitlerden birisidir. Havadaki ve sudaki organik kirliliklerin uzaklaştırılmasında fotokalizör olarak kullanılabildiği gibi yine suyun iyonlarına ayrıştırılarak hidrojen elde edilmesine kadar fotokatalizör olarak oldukça geniş uygulamaları bulunmaktadır. Bu özelliklere sahip diğer maddelere göre fiyatının daha düşük olması, düşük zehirlilik, yüksek ısıya ve kimyasallara dayanma özelliklerinden dolayı kullanımı yaygındır. Ancak fotokatalist olarak görünür ışığa duyarlılığının düşük olması TiO2 in sınırlaycı özelliklerinden biridir. Birçok çalışmada TiO2 in görünür ışıktaki aktivitesini artırmak, elektronik ve yüzey yapısını iyileştirmek için soy metal katma, metal iyon yükleme, katyonik ve anyonik doplama gibi işlemler yapılmaktadır. Çalışmaların birçoğunda görünür ışık altında fotokatalitik etkisi artırılmıştır. Bu araştırmalarda temel olarak fotokatalitik, elektrokatalitik ve biyomedikal uygulamalar için nano yapıda titanyum dioksitin hazırlanması, belirli nanometrik bir yapı için yüzey kaplanmasında sol-jel yönteminin uygulanması esas alınan çalışmalar yapılmaktadır.Isı artışı ile Borik Asitten (H3BO3) su kaybı ile Bor oksit (B2O3) oluşumu B2O3-H2O sistemi faz diyagram ispatlanmıştır.Bu dönüşümden yola çıkılarak TiO2'ye Boroksit dop edilmesine karar verilmiştir.Dop edilen Boroksit bu noktada Borik Asit (H3BO3) ve Bor Oksit (B2O3) kullanılarak elde edildi. Isısal farklılıklar ile oluşan bu 2 Bor Bileşiğinin dop edilen üründe farklılıkları ve ortak yönleri bu çalışmada ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın amacı yanmaz özellik taşıyan malzemelerde özellikle tekstil endüstrisinde sentezlenen bu ürünün kullanılmasıdır.

Serkan Usta
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Nano titanyum di oksit bor oksit doplanması yapısının ve özelliklerinin incelenmesi

Titanyum dioksit (TiO2), çevresel arıtma ve enerji üretimi alanlarında köklü değişikliklerle gelişen teknolojilerde üzerinde en çok araştırma yapılan yarıiletken oksitlerden birisidir. Havadaki ve sudaki organik kirliliklerin uzaklaştırılmasında fotokalizör olarak kullanılabildiği gibi yine suyun iyonlarına ayrıştırılarak hidrojen elde edilmesine kadar fotokatalizör olarak oldukça geniş uygulamaları bulunmaktadır. Bu özelliklere sahip diğer maddelere göre fiyatının daha düşük olması, düşük zehirlilik, yüksek ısıya ve kimyasallara dayanma özelliklerinden dolayı kullanımı yaygındır. Ancak fotokatalist olarak görünür ışığa duyarlılığının düşük olması TiO2 in sınırlaycı özelliklerinden biridir. Birçok çalışmada TiO2 in görünür ışıktaki aktivitesini artırmak, elektronik ve yüzey yapısını iyileştirmek için soy metal katma, metal iyon yükleme, katyonik ve anyonik doplama gibi işlemler yapılmaktadır. Çalışmaların birçoğunda görünür ışık altında fotokatalitik etkisi artırılmıştır. Bu araştırmalarda temel olarak fotokatalitik, elektrokatalitik ve biyomedikal uygulamalar için nano yapıda titanyum dioksitin hazırlanması, belirli nanometrik bir yapı için yüzey kaplanmasında sol-jel yönteminin uygulanması esas alınan çalışmalar yapılmaktadır.Isı artışı ile Borik Asitten (H3BO3) su kaybı ile Bor oksit (B2O3) oluşumu B2O3-H2O sistemi faz diyagram ispatlanmıştır.Bu dönüşümden yola çıkılarak TiO2'ye Boroksit dop edilmesine karar verilmiştir.Dop edilen Boroksit bu noktada Borik Asit (H3BO3) ve Bor Oksit (B2O3) kullanılarak elde edildi. Isısal farklılıklar ile oluşan bu 2 Bor Bileşiğinin dop edilen üründe farklılıkları ve ortak yönleri bu çalışmada ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın amacı yanmaz özellik taşıyan malzemelerde özellikle tekstil endüstrisinde sentezlenen bu ürünün kullanılmasıdır.

Serkan Usta
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Gümüş ile doplamış nano-TiO2' in özelliklerinin incelenmesi

Fotokatalizörlerin yüksek kimyasal aktivitelerinden dolayı, çevresel uygulamaları ile ilgili çok sayıda çalışma yapılmaktadır. Çalışılan fotokatalizörler arasında nano boyutlu TiO2 en çok kullanılan fotokatalizördür. Nano boyutlu TiO2, havadaki ve sudaki organik kirliliklerin uzaklaştırılmasında kullanılabildiği gibi, suyun iyonlarına ayrıştırılarak hidrojen elde edilmesine kadar birçok alanda kullanılmaktadır. Bu özelliklere sahip diğer maddelere göre fiyatının daha düşük olması, düşük zehirlilik, yüksek ısıya ve kimyasallara dayanma özelliklerinden dolayı kullanımı yaygındır. Ancak fotokatalizör olarak görünür ışığa duyarlılığının düşük olması TiO2'in sınırlayıcı özelliklerinden biridir. Bu nedenle son yıllarda, yapılan birçok çalışmada TiO2'in görünür ışıktaki aktivitesini artırmak, elektronik ve yüzey yapısını iyileştirmek için geçiş metali katma, metal iyon yükleme, katyonik ve anyonik doplama gibi yüzey modifiyecileri kullanılmaktadır. Yüzey modifiye edicileri, TiO2'nin özelliklerini iki şekilde etkileyerek fotokatalitik aktivitesini artırmaktadırlar:1-yüklü taneciklerin yeniden birleşmesini önleyerek 2- kullanılan dalga boyu aralığını artırarak. Fotokatalitik aktiviteyi artırmak için Pt, Au, Ag, Zn, Cu, Mn, Mg, Fe, Sn gibi metaller dop edilmektedir. Doplanan metaller arasında, gümüş metali iyi birer dezenfeksiyon aracı olması sebebiyle hem suyun hemde havanın dezenfeksiyonunda kullanılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, çeşitli özelliklerinden dolayı özellikle medikal ve kozmetik sektöründe ve biyosensör uygulamalarında günden güne kullanımı artan nanoyapılı gümüş partiküllerinin, yine çevresel arıtma ve enerji üretimi alanlarında köklüdeğişikliklerle gelişen teknolojiler de üzerinde en çok araştırma yapılan yarı iletken oksitlerden biri olan Titanyum dioksit (TiO2),'e doplanması amaçlanmaktadır. TiO2 solü içerisine farklı konsantrasyonlar da gümüş eklenmiş ve bu arada polietilenglikol, askorbik asit, sodyum borhidrür ve hidrazin indirgeme ajanı ile beraber yüzey aktif maddeleri kullanılmış ve bunların yapıyı nasıl değiştirdiği incelenmiştir. Yöntem olarak hidrotermal yöntem tercih edilmiştir. Tozların morfolojik yüzey yapısı ve kompozisyonu SEM, BET, FT-IR, TEM ve XRD kullanılarak incelenmiştir. Yapılan SEM ölçümleri sonucunda yapıların küresel olduğu gözlemlenmiştir. XRD analizleri, 180°C'de hidotermal yöntemle üretilen tozların anataz TiO2 ve elementel gümüş formunda olduklarını göstermiştir. EDS analizleri tozların yapısında TiO2 ve elementel gümüş olduğunu doğrulamıştır. Elde edilen nanopartiküllerle fotokatalitik, antifungal, antibakteriyel ve elektriksel özellikleri ile uygulama yapılmıştır. Fotokatalitik parçalanma için model molekül olarak tekstil endüstrisinde çokça kullanılan indigo mavisi seçilmiş ve bunun içinde bir akvaryum sistemi tasarlanmıştır. Seramik boncukların yüzeyi daldırma tekniği ile kaplanarak uzun dalga boylu UV ışığı (365 nm) altında fotokatalitik performansı incelenmiştir. Sonuç da Ag dop edilmiş TiO2 kaplı seramik boncukların katkısız TiO2 kaplı seramik boncuklara kıyasla UV ışın altında indigo mavisi boyar maddesine karşı daha iyi fotokatalitik performans sergilediği gözlemlenmiştir. Tozların antibakteriyel etkinliği, MIC difüzyon yöntemi ve model bakteri olarak Escherichia coli ATCC 25922 ve Staphylococcus aureus ATCC 25923 bakterileri kullanılarak araştırılmıştır. Antifungal performans için ise Aspergillus parasiticus NRRL 465 küfü üzerinde çalışma yapılmıştır. İletkenlik özelliklerini incelemek için tozların doğru akım ve alternative akım elektriksel ölçümleri yapılmıştır. İletkenlik ölçümlerinden tozların potansiyel uygulama alanı belirlenmiştir.

Yıldız Benli
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Gümüş ile doplamış nano-TiO2' in özelliklerinin incelenmesi

Fotokatalizörlerin yüksek kimyasal aktivitelerinden dolayı, çevresel uygulamaları ile ilgili çok sayıda çalışma yapılmaktadır. Çalışılan fotokatalizörler arasında nano boyutlu TiO2 en çok kullanılan fotokatalizördür. Nano boyutlu TiO2, havadaki ve sudaki organik kirliliklerin uzaklaştırılmasında kullanılabildiği gibi, suyun iyonlarına ayrıştırılarak hidrojen elde edilmesine kadar birçok alanda kullanılmaktadır. Bu özelliklere sahip diğer maddelere göre fiyatının daha düşük olması, düşük zehirlilik, yüksek ısıya ve kimyasallara dayanma özelliklerinden dolayı kullanımı yaygındır. Ancak fotokatalizör olarak görünür ışığa duyarlılığının düşük olması TiO2'in sınırlayıcı özelliklerinden biridir. Bu nedenle son yıllarda, yapılan birçok çalışmada TiO2'in görünür ışıktaki aktivitesini artırmak, elektronik ve yüzey yapısını iyileştirmek için geçiş metali katma, metal iyon yükleme, katyonik ve anyonik doplama gibi yüzey modifiyecileri kullanılmaktadır. Yüzey modifiye edicileri, TiO2'nin özelliklerini iki şekilde etkileyerek fotokatalitik aktivitesini artırmaktadırlar:1-yüklü taneciklerin yeniden birleşmesini önleyerek 2- kullanılan dalga boyu aralığını artırarak. Fotokatalitik aktiviteyi artırmak için Pt, Au, Ag, Zn, Cu, Mn, Mg, Fe, Sn gibi metaller dop edilmektedir. Doplanan metaller arasında, gümüş metali iyi birer dezenfeksiyon aracı olması sebebiyle hem suyun hemde havanın dezenfeksiyonunda kullanılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, çeşitli özelliklerinden dolayı özellikle medikal ve kozmetik sektöründe ve biyosensör uygulamalarında günden güne kullanımı artan nanoyapılı gümüş partiküllerinin, yine çevresel arıtma ve enerji üretimi alanlarında köklüdeğişikliklerle gelişen teknolojiler de üzerinde en çok araştırma yapılan yarı iletken oksitlerden biri olan Titanyum dioksit (TiO2),'e doplanması amaçlanmaktadır. TiO2 solü içerisine farklı konsantrasyonlar da gümüş eklenmiş ve bu arada polietilenglikol, askorbik asit, sodyum borhidrür ve hidrazin indirgeme ajanı ile beraber yüzey aktif maddeleri kullanılmış ve bunların yapıyı nasıl değiştirdiği incelenmiştir. Yöntem olarak hidrotermal yöntem tercih edilmiştir. Tozların morfolojik yüzey yapısı ve kompozisyonu SEM, BET, FT-IR, TEM ve XRD kullanılarak incelenmiştir. Yapılan SEM ölçümleri sonucunda yapıların küresel olduğu gözlemlenmiştir. XRD analizleri, 180°C'de hidotermal yöntemle üretilen tozların anataz TiO2 ve elementel gümüş formunda olduklarını göstermiştir. EDS analizleri tozların yapısında TiO2 ve elementel gümüş olduğunu doğrulamıştır. Elde edilen nanopartiküllerle fotokatalitik, antifungal, antibakteriyel ve elektriksel özellikleri ile uygulama yapılmıştır. Fotokatalitik parçalanma için model molekül olarak tekstil endüstrisinde çokça kullanılan indigo mavisi seçilmiş ve bunun içinde bir akvaryum sistemi tasarlanmıştır. Seramik boncukların yüzeyi daldırma tekniği ile kaplanarak uzun dalga boylu UV ışığı (365 nm) altında fotokatalitik performansı incelenmiştir. Sonuç da Ag dop edilmiş TiO2 kaplı seramik boncukların katkısız TiO2 kaplı seramik boncuklara kıyasla UV ışın altında indigo mavisi boyar maddesine karşı daha iyi fotokatalitik performans sergilediği gözlemlenmiştir. Tozların antibakteriyel etkinliği, MIC difüzyon yöntemi ve model bakteri olarak Escherichia coli ATCC 25922 ve Staphylococcus aureus ATCC 25923 bakterileri kullanılarak araştırılmıştır. Antifungal performans için ise Aspergillus parasiticus NRRL 465 küfü üzerinde çalışma yapılmıştır. İletkenlik özelliklerini incelemek için tozların doğru akım ve alternative akım elektriksel ölçümleri yapılmıştır. İletkenlik ölçümlerinden tozların potansiyel uygulama alanı belirlenmiştir.

Yıldız Benli
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Gümüş ile doplamış nano-TiO2' in özelliklerinin incelenmesi

Fotokatalizörlerin yüksek kimyasal aktivitelerinden dolayı, çevresel uygulamaları ile ilgili çok sayıda çalışma yapılmaktadır. Çalışılan fotokatalizörler arasında nano boyutlu TiO2 en çok kullanılan fotokatalizördür. Nano boyutlu TiO2, havadaki ve sudaki organik kirliliklerin uzaklaştırılmasında kullanılabildiği gibi, suyun iyonlarına ayrıştırılarak hidrojen elde edilmesine kadar birçok alanda kullanılmaktadır. Bu özelliklere sahip diğer maddelere göre fiyatının daha düşük olması, düşük zehirlilik, yüksek ısıya ve kimyasallara dayanma özelliklerinden dolayı kullanımı yaygındır. Ancak fotokatalizör olarak görünür ışığa duyarlılığının düşük olması TiO2'in sınırlayıcı özelliklerinden biridir. Bu nedenle son yıllarda, yapılan birçok çalışmada TiO2'in görünür ışıktaki aktivitesini artırmak, elektronik ve yüzey yapısını iyileştirmek için geçiş metali katma, metal iyon yükleme, katyonik ve anyonik doplama gibi yüzey modifiyecileri kullanılmaktadır. Yüzey modifiye edicileri, TiO2'nin özelliklerini iki şekilde etkileyerek fotokatalitik aktivitesini artırmaktadırlar:1-yüklü taneciklerin yeniden birleşmesini önleyerek 2- kullanılan dalga boyu aralığını artırarak. Fotokatalitik aktiviteyi artırmak için Pt, Au, Ag, Zn, Cu, Mn, Mg, Fe, Sn gibi metaller dop edilmektedir. Doplanan metaller arasında, gümüş metali iyi birer dezenfeksiyon aracı olması sebebiyle hem suyun hemde havanın dezenfeksiyonunda kullanılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, çeşitli özelliklerinden dolayı özellikle medikal ve kozmetik sektöründe ve biyosensör uygulamalarında günden güne kullanımı artan nanoyapılı gümüş partiküllerinin, yine çevresel arıtma ve enerji üretimi alanlarında köklüdeğişikliklerle gelişen teknolojiler de üzerinde en çok araştırma yapılan yarı iletken oksitlerden biri olan Titanyum dioksit (TiO2),'e doplanması amaçlanmaktadır. TiO2 solü içerisine farklı konsantrasyonlar da gümüş eklenmiş ve bu arada polietilenglikol, askorbik asit, sodyum borhidrür ve hidrazin indirgeme ajanı ile beraber yüzey aktif maddeleri kullanılmış ve bunların yapıyı nasıl değiştirdiği incelenmiştir. Yöntem olarak hidrotermal yöntem tercih edilmiştir. Tozların morfolojik yüzey yapısı ve kompozisyonu SEM, BET, FT-IR, TEM ve XRD kullanılarak incelenmiştir. Yapılan SEM ölçümleri sonucunda yapıların küresel olduğu gözlemlenmiştir. XRD analizleri, 180°C'de hidotermal yöntemle üretilen tozların anataz TiO2 ve elementel gümüş formunda olduklarını göstermiştir. EDS analizleri tozların yapısında TiO2 ve elementel gümüş olduğunu doğrulamıştır. Elde edilen nanopartiküllerle fotokatalitik, antifungal, antibakteriyel ve elektriksel özellikleri ile uygulama yapılmıştır. Fotokatalitik parçalanma için model molekül olarak tekstil endüstrisinde çokça kullanılan indigo mavisi seçilmiş ve bunun içinde bir akvaryum sistemi tasarlanmıştır. Seramik boncukların yüzeyi daldırma tekniği ile kaplanarak uzun dalga boylu UV ışığı (365 nm) altında fotokatalitik performansı incelenmiştir. Sonuç da Ag dop edilmiş TiO2 kaplı seramik boncukların katkısız TiO2 kaplı seramik boncuklara kıyasla UV ışın altında indigo mavisi boyar maddesine karşı daha iyi fotokatalitik performans sergilediği gözlemlenmiştir. Tozların antibakteriyel etkinliği, MIC difüzyon yöntemi ve model bakteri olarak Escherichia coli ATCC 25922 ve Staphylococcus aureus ATCC 25923 bakterileri kullanılarak araştırılmıştır. Antifungal performans için ise Aspergillus parasiticus NRRL 465 küfü üzerinde çalışma yapılmıştır. İletkenlik özelliklerini incelemek için tozların doğru akım ve alternative akım elektriksel ölçümleri yapılmıştır. İletkenlik ölçümlerinden tozların potansiyel uygulama alanı belirlenmiştir.

Yıldız Benli
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Fotodinamik terapi amaçlı çözünür yeni ftalosiyanin sentezi

Ftalosiyaninler, 1907 yılında Braun ve Tcherniac tarafından ftalimid ve asetik asitten o-siyanobenzamid sentezi sırasında rastlantı sonucu bulunmuştur. 1933-1940 yılları arasında Linstead' in incelemeleri ve Robertson' ın X-ısını çalışmaları ile ftalosiyaninlerin yapıları aydınlatılmıştır. Ftalosiyaninlerin ısıya, ışığa, asitlere ve bazlara karşı kararlılıkları dikkat çekmiştir.Baskı mürekkeplerinde, kaplamalarda, boyalarda ve plastiklerde mavi ve yeşil pigment olarak kullanılmalarının yanı sıra, kükürt atıklarının kontrolündeki katalizörler, lazerler, yağlayıcılar, kanser tedavisinde fotodinamik elemanlar, optik bilgi depolama sistemleri, fotoğraflama, fotokopi, yüksek enerji pilleri, kimyasal sensörler, elektrokromik gösterge cihazları ve sıvı kristal renkli ekran uygulamaları gibi birçok alanda kullanılmaktadır.Ftalosiyaninler genellikle ftalonitril ve bunların çeşitli türevlerinden (örneğin; ftalimid, ftalik asit vb.) veya bunların substitüsyon ürünlerinden metalsiz olarak ve metal tuzları ile de genellikle yüksek sıcaklıklarda metalli olarak sentezlenmişlerdir.Merkezde bulunan metal iyonu ve periferal substitüentler değiştirilerek yeni ftalosiyaninler elde edilebilmektedir.Yüksek Lisans Tez konusu olarak suda çözünebilen ftalosiyanin bileşiklerinin sentezi ve yapılarının aydınlatılması hedeflenmiştir. Ftalosiyanin sentezi için; DMSO, DMF gibi bazı organik çözücülerde çözünebilen ve yeni bir ftalonitril türevi olan 3-(2-tiyokinolin) ftalonitril sentezlenmiştir. İlgili metal tuzlarıyla ve uygun çözücülerde yeşil renkli Titanyum(II), Çinko(II) ve Magnezyum(II) ftalosiyanin kompleksleri elde edilmiştir. Kolon kromotografisi yöntemiyle saflaştırılmıştır.Yeni sentezlenmiş maddelerin yapıları UV/Vis, IR, 1H-NMR spektrumlarıyla aydınlatılmıştır.Anahtar Kelimeler: Ftalonitril, DMSO, DMF

Göknur Yaşa
Yıldız Technical University
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Fotodinamik terapi amaçlı çözünür yeni ftalosiyanin sentezi

Ftalosiyaninler, 1907 yılında Braun ve Tcherniac tarafından ftalimid ve asetik asitten o-siyanobenzamid sentezi sırasında rastlantı sonucu bulunmuştur. 1933-1940 yılları arasında Linstead' in incelemeleri ve Robertson' ın X-ısını çalışmaları ile ftalosiyaninlerin yapıları aydınlatılmıştır. Ftalosiyaninlerin ısıya, ışığa, asitlere ve bazlara karşı kararlılıkları dikkat çekmiştir.Baskı mürekkeplerinde, kaplamalarda, boyalarda ve plastiklerde mavi ve yeşil pigment olarak kullanılmalarının yanı sıra, kükürt atıklarının kontrolündeki katalizörler, lazerler, yağlayıcılar, kanser tedavisinde fotodinamik elemanlar, optik bilgi depolama sistemleri, fotoğraflama, fotokopi, yüksek enerji pilleri, kimyasal sensörler, elektrokromik gösterge cihazları ve sıvı kristal renkli ekran uygulamaları gibi birçok alanda kullanılmaktadır.Ftalosiyaninler genellikle ftalonitril ve bunların çeşitli türevlerinden (örneğin; ftalimid, ftalik asit vb.) veya bunların substitüsyon ürünlerinden metalsiz olarak ve metal tuzları ile de genellikle yüksek sıcaklıklarda metalli olarak sentezlenmişlerdir.Merkezde bulunan metal iyonu ve periferal substitüentler değiştirilerek yeni ftalosiyaninler elde edilebilmektedir.Yüksek Lisans Tez konusu olarak suda çözünebilen ftalosiyanin bileşiklerinin sentezi ve yapılarının aydınlatılması hedeflenmiştir. Ftalosiyanin sentezi için; DMSO, DMF gibi bazı organik çözücülerde çözünebilen ve yeni bir ftalonitril türevi olan 3-(2-tiyokinolin) ftalonitril sentezlenmiştir. İlgili metal tuzlarıyla ve uygun çözücülerde yeşil renkli Titanyum(II), Çinko(II) ve Magnezyum(II) ftalosiyanin kompleksleri elde edilmiştir. Kolon kromotografisi yöntemiyle saflaştırılmıştır.Yeni sentezlenmiş maddelerin yapıları UV/Vis, IR, 1H-NMR spektrumlarıyla aydınlatılmıştır.Anahtar Kelimeler: Ftalonitril, DMSO, DMF

Göknur Yaşa
Yıldız Technical University
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Fotodinamik terapi amaçlı çözünür yeni ftalosiyanin sentezi

Ftalosiyaninler, 1907 yılında Braun ve Tcherniac tarafından ftalimid ve asetik asitten o-siyanobenzamid sentezi sırasında rastlantı sonucu bulunmuştur. 1933-1940 yılları arasında Linstead' in incelemeleri ve Robertson' ın X-ısını çalışmaları ile ftalosiyaninlerin yapıları aydınlatılmıştır. Ftalosiyaninlerin ısıya, ışığa, asitlere ve bazlara karşı kararlılıkları dikkat çekmiştir.Baskı mürekkeplerinde, kaplamalarda, boyalarda ve plastiklerde mavi ve yeşil pigment olarak kullanılmalarının yanı sıra, kükürt atıklarının kontrolündeki katalizörler, lazerler, yağlayıcılar, kanser tedavisinde fotodinamik elemanlar, optik bilgi depolama sistemleri, fotoğraflama, fotokopi, yüksek enerji pilleri, kimyasal sensörler, elektrokromik gösterge cihazları ve sıvı kristal renkli ekran uygulamaları gibi birçok alanda kullanılmaktadır.Ftalosiyaninler genellikle ftalonitril ve bunların çeşitli türevlerinden (örneğin; ftalimid, ftalik asit vb.) veya bunların substitüsyon ürünlerinden metalsiz olarak ve metal tuzları ile de genellikle yüksek sıcaklıklarda metalli olarak sentezlenmişlerdir.Merkezde bulunan metal iyonu ve periferal substitüentler değiştirilerek yeni ftalosiyaninler elde edilebilmektedir.Yüksek Lisans Tez konusu olarak suda çözünebilen ftalosiyanin bileşiklerinin sentezi ve yapılarının aydınlatılması hedeflenmiştir. Ftalosiyanin sentezi için; DMSO, DMF gibi bazı organik çözücülerde çözünebilen ve yeni bir ftalonitril türevi olan 3-(2-tiyokinolin) ftalonitril sentezlenmiştir. İlgili metal tuzlarıyla ve uygun çözücülerde yeşil renkli Titanyum(II), Çinko(II) ve Magnezyum(II) ftalosiyanin kompleksleri elde edilmiştir. Kolon kromotografisi yöntemiyle saflaştırılmıştır.Yeni sentezlenmiş maddelerin yapıları UV/Vis, IR, 1H-NMR spektrumlarıyla aydınlatılmıştır.Anahtar Kelimeler: Ftalonitril, DMSO, DMF

Göknur Yaşa
Yıldız Technical University
2012
00

Other supervisors