Theses supervised by Prof. Dr. Vedat Çinar
14 theses · Fırat University
Egzersiz uygulanan ratlarda enerji içeceği kullanımının karaciğer, böbrek ve iskelet kasında miyonektin ekspresyonlarının immünohistokimyasal ve ELISA yöntemiyle belirlenmesi
Tüm dünyada enerji içecekleri akıl almaz bir şekilde tüketilmektedir. Buna rağmen enerji içeceklerinin biyolojik sistemdeki etkileri henüz tam olarak ortaya çıkarılamamıştır. Bu yüzden de bu çalışmada karaciğer, böbrek ve iskelet kası dokularında enerji içeceğinin (Red Bull) miyonektin üzerine nasıl bir etkisinin olduğunun ortaya çıkarılmasına ek olarak karaciğer ve böbrek dokusunun miyonektin sentezleyip sentezlemediğinin de ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmaya dört haftalık 28 adet Wistar-Albino cinsi erkek rat dahil edildi. Araştırma öncesinde, hiçbir uygulamanın yaptırılmadığı kontrol grubu (n=7); dört hafta boyunca koşu bandında egzersiz (haftada 5 seans/30 dk 45 cm/sn ile) yaptırılan egzersiz grubu (n=7); dört hafta boyunca günlük tek doz gavaj yolu ile enerji içeceği (3,57ml/kg/gün) verilen enerji içeceği grubu (n=7); dört hafta boyunca gavaj yolu ile tek doz enerji içeceği (3,57ml/kg/gün) ile birlikte egzersiz yaptırılan (haftada 5 seans/30 dk 45 cm/sn ile) egzersiz+enerji içeceği grubu (n=7) olarak rastgele dört gruba ayrıldı. Deney dört hafta sürdü ve ratlar standart yem ile beslendi. Deney sonunda hayvanlar sakrifiye edildi. Doku homojenatlarında miyonektin miktarları ELISA yöntemi ve İmmünohistokimyasal yöntem ile incelendi. Verilerin analizi için SPSS 22 paket program kullanıldı. Normallik kriteri göz önünde bulundurularak One Way Anova testi ve gruplar arasında ortaya çıkan farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post-Hoc testlerinden LDS, Scheffe testleri kullanıldı. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Karaciğer, böbrek ve iskelet kası dokularının kontrol grupları kıyaslandığında en fazla miyonektin seviyesinin böbrek, iskelet kası ve karaciğer şeklinde olduğu gözlendi. Enerji içeceği suplementasyonu ise miyonektinin karaciğer dokusunda azalmasına, böbrek ve iskelet kası dokularında ise artışına neden oldu. Egzersiz uygulaması miyonektinin karaciğer dokusunda azalmasına, böbrek ve iskelet kası dokularında ise artışına neden oldu. Egzersiz+enerji içeceği uygulaması miyonektinin karaciğer dokusunda azalmasına, böbrek ve iskelet kası dokularında ise artışına neden oldu. Miyonektin kaslardan salgılandığı için egzersiz sırasında oluşabilecek metabolizma bozukluklarının telafi edilmesinde enerji içeceğinin rolü olduğu ön görülmektedir. Gelecekte yapılacak olan deneyler ile sonuçların teyit edilmesinde fayda bulunmaktadır.
Farklı egzersiz uygulamalarının; renalaz, dopamin, epinefrin, norepinefrin seviyelerine etkisi
Araştırmanın amacı sekiz haftalık farklı egzersiz uygulamalarının renalaz, dopamin, epinefrin ve norepinefrin gibi biyokimyasal parametreler üzerindeki etkilerinin belirlenmesidir. Çalışmaya Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde okuyan, sağlık için spor yapan 18-22 yaş arası sağlıklı 80 öğrenci katılmıştır. Katılımcılar rastgele kontrol grubu, aerobik egzersiz grubu, anaerobik egzersiz grubu ve kuvvet egzersiz grubu olmak üzere 4 gruba ayrılmıştır. Kontrol grubu herhangi bir egzersiz programına dahil olmamakla birlikte, diğer gruplara belirlenmiş olan egzersiz uygulamaları 8 hafta süresince haftanın 3 günü uygulanmıştır. Tüm katılımcılardan araştırmadan önce ve sonra dinlenik durumda kan örnekleri alınmış ve analiz edilmiştir. Alınan kan örenklerinde renalaz, dopamin epinefrin ve norepinefrin seviyeleri tespit edilmiştir. Verilerin analizi için SPSS paket program kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Analizler sonucunda aerobik egzersiz grubunun ön-son test değerleri arasında renalaz, dopamin, epinefrin ve norepinefrin seviyelerinde, anaerobik egzersiz grubunun, renalaz, dopamin, epinefrin ve norepinefrin seviyelerinde, yine kuvvet egzersiz grubunun renalaz, dopamin, epinefrin ve norepinefrin seviyelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmaların olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak, egzersizin renalaz, dopamin, epinefrin ve norepinefrin seviyeleri üzerinde anlamlı farklılıklar oluşturduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Egzersiz, Renalaz, Dopamin, Epinefrin, Norepinerfrin,
Farklı egzersiz uygulanan sıçanlarda koenzimQ10 takviyesinin serum ve bazı dokularda miyonektin, endokan ile glikoz metabolizmasına etkisi Yüksek lisans tezi
Araştırmamızda farklı egzersiz uygulanan sıçanlarda koenzim Q10 takviyesinin serum ve bazı dokularda miyonektin, endokan ile glikoz metabolizmasına etkisini belirlemek amacıyla bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Yapılan deneysel araştırmada Wistar Albino ırkı 48 haftalık 42 adet erişkin erkek sıçan kullanıldı. Canlı ağırlıkları 322gr ortalamaya sahip olan sıçanlar herhangi bir işlem yapılmayan ve standart diyetle beslenen kontrol grubu (n=7), egzersiz programı (haftada 5 gün koşu bandında aerobik, 15m/dk) uygulanan ve standart diyetle beslenen aerobik egzersiz grubu (n=7), egzersiz programı (haftada 5 gün koşu bandında anaerobik, 25m/dk)uygulanan vestandart diyetle beslenen anaerobik egzersiz grubu (n=7), standart diyetle beslenen ve (haftada 5 gün 0.5 ml/gün/kg gavaj yöntemi) ile CoQ10 takviyesi ilave edilen CoQ10 grubu (n=7), egzersiz yaptırılan (haftada 5 gün koşu bandında aerobik, 15m/dk), standart diyetle beslenen ve CoQ10 takviyesi verilen grup aerobik egzersiz + CoQ10 grubu (n=7), egzersiz yaptırılıp (haftada 5 günkoşu bandında anaerobik, 25m/dk), standart diyetle beslenen ve CoQ10 takviyesi verilen anaerobik egzersiz + CoQ10 grubu (n=7) ve her grupta yedi hayvan olacak biçimde 6 ayrı gruba ayrıldı. Çalışma sonunda ratlardan alınan karaciğer ve böbrek doku örnekleri ELISA yöntemi ve İmmünohistokimyasal yöntemi ile incelenmiştir. Veri analizi için SPSS paket program kullanılmıştır. One Way Anova testi normallik kriteri göz önünde bulundurularak kullanılmış ve gruplar arasında ortaya çıkan farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla Post-Hoc testlerinden Tukey, Scheffe ve LDS testleri uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi ise p<0,05 olarak belirtilmiştir. Analiz çalışmasının istatistiksel sonuçlarına göre karaciğer miyonektin değerleri ve böbrek miyonektin değerlerinde gruplar arasında anlamlı bir fark belirlenmedi fakat böbrek endokan değerleri ve karaciğer endokan değerlerinde gruplar arasında anlamlı bir farklılık olduğu belirlendi. Ayrıca plazmada glikoz ve insülin değerlerinin sonuçlarında gruplar arasında bir fark olduğu tespit edildi. Elde edilen sonuçlara göre; farklı egzersiz uygulanan ratlarda CoQ10 takviyesinin karaciğer ve böbrek dokusunda miyonektin değerlerinde bir değişikliğe neden olmadığı karaciğer ve böbrek dokularında endokan değerleri ve plazmada glikoz ve insülin değerleri üzerine değişiklik oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Elazığ ilindeki amatör futbolcuların sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının incelenmesi
This study was conducted in order to analyze Healthy Lifestyle Behaviors of Amateur Footballers in Elazığ. The population of the study was constituted by 1080 footballers in total from 30 clubs under Elazığ Federation of Amateur Sport Clubs whereas the sample was represented by 432 footballers of ages of 16-30 from different clubs. In order to determine Healthy Lifestyle Behaviors of footballers, Healthy Lifestyle Behaviors Scale II was used. Mean, standard deviation analysis techniques were employed for data analysis. Kruskal-Wallis H, Mann-Whitney U test was applied for determining differences. The data obtained was evaluated statistically at the level of p<0.05. For analysis of the data, SPSS 17.0 was used. It was found that total HLSBS score of the footballers was (141,9±14,85) within the scope of findings, while maximum score to be achieved was 208. When average scores of HLSBS sub-dimensions of participants were considered, they were found to be 24,98±4,36 for responsibility for health, 22,31±3,76 for physical activity, 23,79±3,77 for nutrition, 25,03±4,49 for spiritual development, 24,53±4,09 for interpersonal relations, 21,31±3,40 for stress management. As a result, HLSB of footballers in amateur clubs were found to be of medium level.
Farklı egzersiz uygulamalarının irisin, ısı şok protein 70 ve bazı biyokimyasal parametrelere etkisinin incelenmesi
Araştırmada sekiz hafta boyunca düzenli olarak uygulanan farklı egzersiz programlarının vücut kompozisyonu, irisin, ısı şok protein 70 ve bazı biyokimyasal parametreler üzerinde ki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya düzenli olarak spor yapmayan, aynı yaş grubunda yer alan 120 erkek üniversite öğrencisi gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar, kontrol (K), direnç egzersiz grubu (DE), yüksek yoğunluklu interval (İE) ve aerobik egzersiz grubu (AE) olmak üzere 4 eşit gruba ayrılmıştır. Kontrol grubu herhangi bir egzersiz yapmazken, diğer gruplara önceden belirlenmiş olan egzersiz programları 8 hafta boyunca, haftada 3 gün uygulanmıştır. Tüm katılımcılardan egzersiz programları başlamadan önce ve tamamlandıktan sonra dinlenik durumda kan örnekleri alınmış ve vücut kompozisyon (Yağsız vücut ağırlığı (YVA), Vücut kütle indeksi (VKİ), Total vücut sıvısı (TVS) ve Vücut yağ yüzdesi (VYY) analizleri yapılmıştır. Alınan kan örneklerinde, kolesterol, HDL ve LDL kolesterol, trigliserit, kreatin kinaz (CK), laktat dehidrogenaz (LDH), İrisin ve Isı şok protein 70 (HSP70) sevileri analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizde SPSS paket program kullanılmıştır. Dağılımın normalliği test edildikten sonra, grup içi farklılaşmayı belirlemek için Paired Samples t testi, gruplar arası farklılığı belirlemek için de One Way Anova testi kullanılmış olup, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Analiz sonucunda; Aerobik egzersiz grubunun ön-son test değerleri arasında vücut ağırlığı, YVA, LDH, kolesterol, HDL, Trigliserit ve HSP 70 seviyelerinde, Yüksek yoğunluklu interval grubunun VYY, YVA, VKİ, CK, LDH, Kolesterol, HDL, Trigliserit, İrisin ve HSP70 seviyelerinde, Direnç egzersiz grubunun ise VYY, YVA, TVS, CK, LDH, Kolesterol, LDL, Trigliserit ve İrisin sevilerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmaların olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Gruplar arası karşılaştırmalarda ise VYY, YVA, LDL, Trigliserit, CK, LDH, İrisin ve HSP70 değerleri arasında anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Elde edilen sonuçlara göre; Egzersizin Vücut kompozisyonu ve lipit profilindeki anormaliteleri düzeltebileceği, HSP 70 seviyelerindeki değişikliklerin kas hasarına bağlı olarak değişiklik gösterebileceği, İrisinin egzersize bağlı olarak yükselmesinin yağ metabolizmasını aktive ederek yağsız kütle açısından egzersizin olumlu sonuçlarını destekler nitelikte olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Egzersiz, İrisin, HSP70, Biyokimya, Kas hasarı
Obez sıçanlarda konjuge linoleik asit desteği ile birlikte uzun dönem egzersizin serum irisin ve glukoz metabolizması üzerine etkisi
Bu çalışma; yüksek yağlı diyet ile obezite oluşturulan sıçanlarda konjuge linoleik asit desteği ile birlikte uzun dönem egzersizin serum irisin ve glukoz homostazı üzerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla; sekiz haftalık -Sprague-Dawley cinsi, toplam 28 adet erkek sıçan çalışmaya dâhil edilerek rastgele dört gruba ayrılmıştır. Bütün gruplar diyetle obez yapılmıştır. Günlük diyet ile beslenmeye devam eden ve herhangi bir takviye yapılmadan sekiz hafta boyunca bekleyen kontrol grubu grubu (n=7); sekiz hafta boyunca beş gün koşu bandında 20 m/dk/ hız ile treadmill egzersizi yaptırılan egzersiz grubu (n=7); günlük diyet beslenmeye ek olarak sekiz hafta boyunca günde tek doz gavaj yöntemiyle (1 ml/gün) konjuge linoleik asit verilen takviye grubu (n=7); diyet beslenmeye ek olarak sekiz hafta boyunca gavaj yolu ile tek doz (1 ml/gün) konjuge linoleik asit verilen ve sekiz hafta süresince 20 dk/gün treadmill egzersizi yaptırılan takviye+egzersiz grubu (n=7) olarak ayrılmıştır. iki hafta boyunca uyum egzersizleri ile birlikte toplam 10 hafta süren çalışmaların sonunda sıçanların dekapitasyonları ile kan örnekleri alınmıştır. Alınan kan örneklerinde, İrisin analizi ELISA yöntemi ile kit prosedürüne göre hazırlanarak çalışılmıştır. Kan lipitlerinden Trigliserid, Kolesterol, HDL, LDL, İnsülin, Glukoz ve HOMA-IR seviyeleri ise otoanalizörde spektrofotometrik yöntemle çalışılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdikleri için parametrik testlerden olan one way anova testi kullanılmış gruplar arası farklılığı ölçmek için Tukey testi yapılmıştır. Sonuç olarak sekiz hafta boyunca haftada 5 gün 20 dk uygulanan treadmill egzersizinin, glukoz metabolizmasında ve düzenlenmesinde etkin rolü olduğu; konjuge linoleik asit tek başına egzersiz olmadan kullanılmasının rakamsal olarak olumlu yönde etkilediği ama istatistiksel olarak anlamlılık olmadığı tespit edilmiş olup egzersiz ile birlikte konjuge linoleik takviyesinin İrisin ve glukoz metabolizması üzerinde olumlu farklılıklar tespit edilmiştir.
Sıçanlarda enerji içeceği uygulaması ile treadmill egzersizinin angptl8, elabela, serbest radikaller, antioksidanlar ve lipit metabolizması üzerine etkisi
Çalışmamızda; sıçanlarda enerji içeceği takviyesi ile treadmill egzersizinin, serbest radikaller, antioksidanlar, Angtpl8, Elabela ve lipit metabolizması üzerine olan etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla; dört haftalık ortalama 101,96±9,75 gram ağırlığında Wistar-Albino cinsi, toplam 28 adet erkek sıçan çalışmaya dâhil edilmiştir. Çalışma öncesinde sıçanlar; hiçbir uygulamanın yapılmadığı kontrol grubu (n=7); dört hafta boyunca beş gün koşu bandında 30 dakika 45 cm/sn ile treadmill egzersizi yaptırılan egzersiz grubu (n=7); dört hafta boyunca günde tek doz gavaj yöntemiyle (3,57 ml/kg/gün) enerji içeceği verilen takviye grubu (n=7); dört hafta boyunca gavaj yolu ile tek doz (3,57 ml/kg/gün) enerji içeceği verilen ve dört hafta süresince 30 dk/gün treadmill egzersizi yaptırılan takviye+egzersiz grubu (n=7) olarak rastgele dört gruba ayrılmıştır. Çalışmanın sonunda sıçanlar dekapite edilerek kan örnekleri alındı. Alınan kan örneklerinde Angptl8, Ghrelin, Leptin, İrisin, Sod, Cat, Tbars, Tos, Taos analizleri ELISA yöntemi ile çalışılmıştır. Kan lipitlerinden Trigliserit, Kolesterol, HDL ve LDL seviyeleri ise otoanalizörde spektrofotometrik yöntemle çalışılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Veriler normal dağılım göstermedikleri için Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizler sonucunda; Tbars (pg/mL), LDL (mg/dL), İrisin (pg/ml), Angptl8 (pg/ml) ve Elabela (ng/L) değerlerinde egzersiz grubu lehine; SOD (ng/L) ve HDL (mg/dL), değerlerinde takviye+egzersiz grubu lehine; Kolesterol (mg/dL) seviyelerinde ise takviye grubu lehine istatsitiksel açıdan anlamlılık bulunmuştur (p<0,05). Leptin, Ghrelin ve Cat seviyelerinde gruplar arasında değişimler olmasına rağmen istatistiksel açıdan anlamlılık (p>0,05) tespit edilmemiştir. Sonuç olarak uygulanan treadmill egzersizinin, lipit metabolizmasında ve düzenlenmesinde, peptit hormon ve reseptörlerinin uyarılmasında önemli olduğu; enerji içeceklerinin tek başına egzersiz veya fiziksel aktivite olmadan kullanılmasının yağ depolarını artırdığı, önemli organ ve dokularda ki yağlanmanın artarak vücutta tehdit oluşturduğu söylenebilir.
Egzersiz ile birlikte nar-siyah havuç suyu karışımı kullanımının yağ asitleri ve mineral metabolizmasına etkisi
Bu tez çalışmasında; Sedanter bireylere uygulanan egzersiz programı ile nar-siyah havuç suyu karışımı takviyesinin serum ve eritrositlerde biyokimyasal parametreler üzerine etkileri araştırıldı. Çalışmaya yaşları 17-22 arasında değişen 20 sağlıklı erkek gönüllü olarak katılmıştır. Uygulama süreci üç aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada, uygulamaya katılacak kişilerin tamamından deneysel süreç başlatılmadan önce kan örnekleri uzman kişilerce alınmıştır. İkinci aşamada, tüm katılımcılara 10 gün boyunca 60 dakika/gün dayanıklılık koşu antrenmanı yaptırılmıştır ve süreç sonunda kan örnekleri yine uzman kişilerce alınmıştır. Üçüncü aşamada ise çalışmaya katılan 20 katılımcıya 10 gün boyunca egzersiz programı uygulaması ile birlikte nar-siyah havuç suyu karışımı (100ml/100ml) takviyesi verildi ve kan örnekleri alındı. Alınan tüm kan örnekleri serum ve eritrositlerine ayırdıktan sonra yağ asitleri ve mineral düzeyleri incelendi. Tüm örneklerde Cu, Mg, Mn, Fe ve Zn minerallerinin düzeyleri tespit edildi. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Farklılık bulunan grupların belirlenmesi için Bonferroni Testi uygulandı. Serum mineral düzeylerinde, Egzersiz grubu Mg düzeyi Kontrol ve Takviye gruplarına göre azaldığı tespit edildi (p<0.05). Kontrol grubu Fe düzeyine göre Egzersiz ve Takviye gruplarının önemli düzeyde azaldığı tespit edildi (p<0.001). Serum biyokimya düzeylerinde, Kontrol grubu AST ve ALT düzeyine göre Egzersiz grubunda artış olduğu tespit edildi (p<0.05). Kontrol grubu trigliserit düzeyine göre Egzersiz ve Takviye gruplarında azalmalar gözlemlendi (p<0.05). Eritrosit mineral düzeylerinde, Kontrol grubu Cu düzeyine göre Takviye grubunda artış olduğu gözlendi (p<0.05). Egzersiz grubu Mg düzeyi Takviye grubuna göre azaldığı tespit edildi (p<0.05). Eritrosit yağ asit düzeylerinde, Kontrol grubu 18:0 yağ asit düzeyi Egzersiz ve Takviye gruplarına göre düşük çıktığı tespit edildi (p<0.01, p<0.001). Kontrol grubu 18:1n9c yağ asit düzeyine göre Egzersiz grubunda azalma gözlendi (p<0.05). Bireysel ve total yağ asitlerinde verilen nar-siyah havuç suyu karışımı takviyesinin yağ asitleri düzeylerine pozitif etki gösterdiği gözlemlenmiştir. Elde edilen araştırma sonuçlarımıza göre, nar-siyah havuç suyu karışımının literatüre olumlu katkılar sunacağı düşüncesindeyiz. Anahtar Kelimeler: Egzersiz, Nar-Siyah Havuç suyu, Yağ asitleri, Mineral metabolizması
Farklı beden kitle indeksine sahip kadınlarda egzersizin insülin, heparin, subfatin ve nöropeptit Y seviyelerine etkisi
Araştırmada; düzenli egzersiz yapmayan farklı beden kitle indeksine sahip olan kadınlarda sekiz haftalık egzersizin bireylerde İnsülin, Heparin, Subfatin ve Nöropeptit Y üzerine etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Çalışmaya düzenli olarak spor yapmayan, 21-25 yaş grubunda yer alan 56 kadın denek gönüllü olarak katılmıştır. Araştırma grubumuz, katılımcıların beden kitle indeksleri hesaplanıp; zayıf normal, şişman ve obez olarak, her grupta 14 kişi şeklinde olarak 4 eşit gruba ayrılarak yapılmıştır. Araştırmamızda katılımcılara 8 hafta boyunca, haftada 4 gün ve günde 60 dakika olmak üzere aerobik egzersiz koşuları ile birlikte step aerobik çalışmaları uygulanmıştır. Tüm katılımcılardan egzersiz programları başlamadan önce ve tamamlandıktan sonra dinlenik ve yorgunluk durumda kan örnekleri alınmış ve santrifüj edildikten sonra; serum numunelerinde ELISA yöntemi ile çalışılıp İnsülin, Heparin, Subfatin ve Nöropeptit Y değerlerinin analizleri yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizde SPSS paket program kullanılmıştır. Dağılımın normalliği test edildikten sonra, grup içi farklılaşmayı belirlemek için Paired Samples t testi, gruplar arası ölçümler arası farklılıkların belirlenmesinde varyans analizi kullanılmış olup, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Analiz sonucunda; yapılan egzersiz neticesinde, ön test dinlenik ve yorgunluk ile son test dinlenik ve yorgunluk değerlerinin kıyaslaması sonucunda zayıf, normal, şişman ve obez gruplarda İnsülin, Heparin, Subfatin ve Nöropeptit Y seviyelerinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<0,05). Gruplararası karşılaştırmada ise yapılan egzersiz uygulaması sonucunda zayıf, normal, şişman ve obez gruplarda İnsülin, Heparin, Subfatin ve Nöropeptit Y seviyelerinde anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Elde edilen sonuçlara göre; egzersiz ile Nöropeptit Y ve Heparin seviyeslerindeki değişikliklerin gıda alımı ve kilo artışına sebep olabileceği, İnsülin ve Subfatin seviyelerindeki değişikliğin yağ metabolizmasına etki ederek kilo verilmesinde egzersizin olumlu sonuçlarını destekler nitelikte olduğu söylenebilir.
Egzersiz uygulanan ratlarda biyotin ve krom histidinatın glukoz metabolizması PPAR-Y,IRS-1 ve NFKB ekspresyonu üzerine etkileri
Bu çalışmanın amacı; 8 hafta boyunca egzersiz uygulanan ratlarda biyotin ve krom histidinatın glukoz metabolizması PPAR- γ, IRS-1 ve NF-kB ekspresyonu üzerine etkilerinin belirlenmesidir. Çalışmaya her grupta 7 adet olmak üzere toplam 56 adet Wistar albino rat (8 haftalık) kullanılmıştır. Ratlar; 22±2°C sıcaklık, %55±5 nisbi nem bulunan ortamda ve 12 saatlik ışıklandırmada tutulmuştur. Araştırma grubunu oluşturan ratlar başlangıçta 10 m/dk hızla koşmaya başlayarakve kontrollü artışlarla 2 haftalık alışma süresinin sonunda 30 m/dk hıza (hız değiştirilebilir) ulaşmıştır (Koşu Bandı, MAY-TME 0804, Commat Limited, Ankara). Ratlar, diyetle Krom histiditane ve Biyotin uygulanmaya başladıktan sonra 6 hafta boyunca haftada 5 gün olmak üzere koşu testine tabi tutulmuştur.Koşu bandının eğimi de 0° ile 15° arasında ayarlanabilir. Koşu testi 13:00-16:00 saatleri arasında yapılmıştır. (bazal glikokortikoid etkinliğini göz ardı etmek için). Veriler, IBM SPSS (versiyon 22) paket programında ANOVA prosedürü kullanılarak değerlendirildi. Gruplar arası karşılaştırmalar Tukey Post Hoc testi ile analiz edildi. Veriler grup ortalamaları ve ortalamanın standart hatası (SEM) olarak verildi. Verilerde istatistiksel önemlilik ve olasılık değerleri 0.05'den küçük olan değerler için anlamlı olarak tanımlandı. Sonuç olarak , kronik egzersiz + krom histiditane+ biyotin takviyesi trigliserit düzeyini önemli bir şekilde azalttığı ,Yine kronik egzersiz + krom histiditane+ biyotin takviyesi GLU düzeyinde önemli bir azalma göstermiştir. Egzersiz ALT VE AST düzeyine istatistiksel açıdan önemli bir etki etmemiştir.Bunun yanı sıra biyotin takviyesinin HDL düzeyini düşürerek farklılık gösterdiği görülmektedir. Ayrıca, kontrol grubundaki ratlarda CrHis tüketimi PPAR-γ, IRS-1 düzeylerini arttırarak NFkB düzeyini ise azaltmıştır. Egzersiz grubunda ise KE+CrHis+Biyotin takviyesinin PPAR-γ, IRS-1 düzeylerini arttırarak NFkB düzeyini azalttığını göstermiştir. Egzersiz uygulaması ile birlikte Biyotin ve krom histiditane takviyesi kan yağları ve glukoz düzeyi üzerinde etkili sonucuna varılmıştır. Elde edilen mevcut bulgu ve sonuçlardan egzersizin uygulamasıyla biyotin ve krom histidinat takviyesinin insanların sağlığında önemli rol oynayacağını düşünmekteyiz. Böylelikle egzersiz + krom histidinat ve biyotin takviyesinin sporculara uygulanması performansı arttırmada ve sağlığı korumada bir uygulama olabilir. Anahtar Kelimeler: Biyotin, Krom Histiditane, PPAR- γ, IRS-1, NF-kB
Patellofemoral ağrısı olan kişilerde 8 haftalık egzersiz programının fonksiyonel aktivitelerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, 8 haftalık düzenli egzersiz uygulamasının PFAS bulunan olguların diz eklemi propriyosepsiyonuna olan etkisinin değerlendirilmesidir. Diz önü ağrısı ya da Patellofemoral Ağrı Sendromu (PFAS) sık görülen diz sorunlarından biridir. Çalışmaya, Vizuel Analog Skala (VAS) ölçegi uygulanan Patellofemoral ağrı sendromu (PFAS) tanısı konmuş kişilerden oluşan 18-30 yaşları arasında olan 30 erkek sporcu katılmıştır. Çalışma konusunda aydınlatılan ve çalışmaya katılma konusunda gönüllü olur form onayları alınan hastalar rastgele seçim yöntemiyle iki gruba ayrılmıştır. Hastalar randomize olarak Uygulama grubu (n=15) ve kontrol grubu (n=15) olarak ayrılarak ve uygulama grubuna 8 hafta süresince (5 Gün/Haftada) ilk 4 hafta boyunca germe egzersizleri takip eden diğer 4 hafta boyunca, kuvvetlendirme egzersizleri yaptırılmıştır. Veri toplama aracı olarak; Ağrı şiddeti görsel analog skala ile değerlendirilmiştir (VAS). Tüm gruplarda hastaların ağrı şiddeti VAS kullanılarak, 0 (ağrı olmaması) ile 10 (dayanılmaz ağrı) arasında derecelendirilmiştir. Araştırmamızda toplamda 8 hafta (haftada 5 gün) süresince uygulanan germe ve kuvetlendirme egzersizlerinin ağrı şiddetini azalttığı tespit edilmiştir (p<0.05). Quadriceps Q açısını ve Popliteal açı değerini olumlu yönde değiştirdiği sonucuna varılmıştır (p<0.05). Bununla birlikte ilk dört hafta uygulanan germe egzersizlerinin dördüncü hafta sonunda aktif ve pasif diz ekstansiyonunda ve kalçada pasif fleksiyon değerlerinde anlamlı farklılıklar meydana getirdiği ortaya konmuştur (p<0.05). Ayrıca dört haftaya ek olarak uygulanan vücut geliştirme ve güçlendirme 2 egzersizlerinin de aktif ve pasif diz ekstansiyonunda ve kalçada pasif fleksiyon değerlerinde önemli farklılıklar yarattığı belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak araştırmamızda uygulanan 8 haftalık egzersiz programının patellafemoral diz problemi olan bireylerde ağrı seviyesini azaltmış ve hareket yeteneklerini artırıcı etkiye sahip olan eklem hareket genişliğinde ise önemli bir artışa yol açmıştır. Bu sebeple egzersiz programımızın patellafemoral diz ağrısı olan hastalarda uygulanması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Patellofemoral, Germe Egzersizleri, Ağrı, VAS, PFAS
Egzersiz uygulanan ratlarda çinko pikolinat takviyesinin glikoz ve lipid metabolizması ile çinko taşıyıcıları üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; 8 hafta boyunca egzersiz uygulanan ratlarda glikoz, kolesterol, trigliserit düzeyleri ile kas çinko taşıyıcılarının düzeyleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışmaya her grupta 7 adet olmak üzere toplam 42 adet Wistar albino rat (8 haftalık) kullanılmıştır. Ratlar; 22±2°C sıcaklık, %55±5 nisbi nem bulunan ortamda ve 12 saatlik ışıklandırmada tutulmuştur. Ratlar başlangıçta 10 m/dk hızla koşmaya başlayarak ve kontrollü artışlarla 2 haftalık alışma süresinin sonunda 30 m/dk hıza (hız değiştirilebilir) ulaşmıştır (Koşu Bandı, MAY-TME 0804, Commat Limited, Ankara). Ratlar, diyetle çinko pikolinatın uygulanmaya başladıktan sonra 6 hafta boyunca haftada 5 gün olmak üzere koşu testine tabi tutulmuş ve akut egzersizi için son gün tükenme egzersizi yaptırılmıştır. Koşu bandının eğimi de 0° ile 15° arasında ayarlanabilir. Koşu testi 08:00 - 10:00 saatleri arasında yapılmıştır. (bazal glikokortikoid etkinliğini göz ardı etmek için). Veriler, IBM SPSS (versiyon 22) paket programında ANOVA prosedürü kullanılarak değerlendirildi. Gruplar arası karşılaştırmalar Tukey Post Hoc testi ile analiz edildi. Veriler grup ortalamaları ve ortalamanın standart hatası (SEM) olarak verildi. Verilerde istatistiksel önemlilik ve olasılık değerleri 0.05'ten küçük olan değerler için anlamlı olarak tanımlandı. Verilerin değerlendirilmesi sonucunda egzersiz glikoz, trigliserit, kolesterol değerlerinde düşme meydana gelmiştir. Çinko taşıyıcılarında (ZnT1, ZnT2, ZnT3, ZnT4) çinko taşıma kapasitesinin arttığı görülmüştür. Sonuç olarak yapılan çalışma ve elde edilen bulgular; egzersizler ve çinko takviyesinin 300'den fazla enzimin aktivitesinde rol alan çinkonun hücre dışına çıkmasında yardımcı olan çinko taşıyıcılarında ki taşıma miktarını arttırdığı bu miktarın artmasıyla, büyüme ve gelişime katkısı olacağı düşünülerek küçük yaşlardan itibaren uygun dozlarda kullanılabileceği, glikoz, trigliserit, kolesterol değerlerini düşürdüğü için, sporcu performansında ve insan sağlığında olumlu katkılarının olacağını, hedef kitleler tarafından uygun dozda ergojenik bir yardımcı olarak kullanılmasının yararlı olabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Egzersiz, Rat, Çinko, Çinko Taşıyıcıları
Hitit Üniversitesinde çalışan akademik ve idari personelin fiziksel aktivite ve beden kitle indeksi düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; Hitit Üniversitesinde görev yapan akademik ve idari personelin fiziksel aktiviteye günlük hayatlarında ne kadar yer verdiğini ve bireylerin BKİ değerlerini incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Çorum Hitit Üniversitesinde akademik ve idari personel olarak çalışan ve fiziksel aktiviteye düzenli katılım sağlayan bireyler oluştururken, araştırma örneklemini ise rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 150 kadın (Ortyaş=34.87±5.786) ve 150 erkek (Ortyaş=34.91±5.021) toplam 300 (Ortyaş=34.89±5.408) yetişkin birey oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu ile birlikte bireylerin BKİ değerlerini hesaplamak amacıyla boy ve kilo değerleri sorulmuştur. Katılan bireylerin egzersiz aktifliğini ölçmek amacıyla Craig ve ark. (2003) tarafından geliştirilen ve Türkçe adaptasyon çalışması Sağlam ve ark. (2010) tarafından yapılan "Uluslararası Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi-Kısa Form (IPAQ-SF)" kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik dışında, çıkarımsal istatistiği ve farklılığı tespit etmek için Ki-Kare analizi uygulanmıştır. Toplanan veriler, SPSS 22.0 paket programında analiz edilmiştir. Sonuç olarak; düzenli fiziksel aktivite yapan akademik personel orta ve yüksek şiddetli aktiviteye katılımda idari personele göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Akademik personelin kendi içerisinde yaş dağılımlarına (29 yaş ve altı, 30-39 yaş arası ve 40 yaş ve üstü) göre ve tüm katılımcılar arasında fiziksel aktivite düzeyleri arasındaki puan ortalamalarında anlamlı bir fark bulunmuştur. İdari personelin kendi içerisinde fiziksel aktiviteye katılım ile BKİ değer ortalamarı arasında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Hitit Üniversitesi akademik ve idari personeli arasında çalışmaya katılan bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri incelendiğinde bireylerin fiziksel aktiviteye katılımları konusunda daha çok teşvik edilmelidir.
Egzersiz ve metformin uygulamalarının obez ratların karaciğer, kalp ve iskelet kası dokularında speksin eksprasyonunun ELISA ve immünohistokimyasal yöntemlerle belirlenmesi
Obezite, teknolojik gelişmeler ile birlikte durağan bir yaşam şeklinin benimsenmesi sonucu gelişmiş ülkelerde salgın haline gelmiş, gelişmekte olan ülkelerde ise artarak kendini göstermeye başlamıştır. Obezitenin tedavisi ve bu hastalığın altında yatan mekanizmaların daha iyi anlaşılması bu salgını önlemek adına önem arz etmektedir. Obezite tedavisinde son zamanlarda vücut ağırlığını düşürücü etkisinden dolayı metformin reçete edilmektedir. Bu çalışmada diyetle indüklenerek obezite oluşturulan erkek ratlarda egzersiz ve metformin uygulamalarının karaciğer, kalp ve iskelet kası dokularında speksin ekspresyonuna etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada sekiz haftalık Spraque – Dawley ırkı 36 adet erkek rat kullanıldı. Ratlar rastgele olarak dekapite, kontrol, obez kontrol, egzersiz, metformin ve metformin+egzersiz olmak üzere altı gruba ayrıldı. Dört hafta boyunca egzersiz programı (30dk/gün, 5 gün/hafta) uygulandı ve metformin (150 mg/kg/gün/oral) gavaj yöntemiyle verildi. Çalışmada kullanılan karaciğer, kalp ve iskelet kası doku homojenatlarındaki speksin düzeyleri ELISA ve immünohistokimyasal yöntemler ile belirlendi. Verilerin analizi için SPSS paket program kullanıldı. Veriler normal dağılım gösterdiğinden gruplar arası farklılıkları ortaya koymak için One Way ANOVA, farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını tespit etmek için Post-Hoc testlerinden Tukey testi uygulandı ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Analizler sonucunda; dört haftalık egzersiz uygulaması ve metformin takviyesi sonrasında tüm gruplara ait vücut ağırlıkları arasında anlamlı fark olduğu tespit edildi. Karaciğer, kalp ve iskelet kası dokularındaki speksin ekpresyon seviyelerinde gruplar arasında anlamlı farklılıkların olduğu belirlendi ve bu farklılıklar immünohistokimyasal yöntem ile de desteklendi. Sonuç olarak; karaciğer, kalp ve iskelet kası dokularının speksin molekülünü sentezlediği görüldü. Aerobik egzersizler ile birlikte bu dokularda speksin ekspresyonu artmaktadır. Benzer şekilde metforminin verilmesiyle paralel sonuçlar elde edildi. Bu verilerden hareketle obezlerin egzersiz yaparak doğal yollarla zayıflaması, obeziteyi kontrol altında tutabileceği gibi egzersiz yapma olanağı olmayanların ise metformin kullanarak zayıflaması önerilebilir.