Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Fahrettin Eldemir

13 theses · Yıldız Technical University

Master'sOpen AccessTR

Ulaştırma kararlarında zaman ve maliyet temelli toplu taşıma ağ modellemesi İstanbul uygulaması

Bu çalışma, sürdürülebilir toplu ulaşım hizmetleri sunmanın büyük önem taşıdığı günümüzde, yolcu beklentilerinin en doğru şekilde anlaşılması ve sunulan hizmete yansıtılarak, stratejik öneme sahip planlama süreçlerinin etkinliğinin arttırılması konusunda bir yöntem sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Yolcu önceliklerini anlayarak sunulan doğru çözümler yardımıyla toplu ulaşım sistemlerinin çekiciliğinin arttırılacağı açıktır. Yolcu beklentilerini doğru anlamaya yönelik hazırlanan anketlerin, veri madenciliği, en kısa yol algoritması ve matematiksel çözümler ile ortak kullanılması durumunda söz konusu beklentileri en iyi şekilde karşılayabilecek hizmetlerin sunulabileceği, yolcu beklentilerine göre davranışların ağ yaklaşımı ile modellenebileceği bu çalışmada görülmüştür. Bu çalışmanın çıktıları ile toplu ulaşım sistemlerinin gereksinim duyduğu birçok ölçütün çözümlenmesi mümkün olmaktadır.

Kentiçi ulaşımMetrobüsOtobüs taşımacılığı+1
Ramazan Çiftçi
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kapasite kısıtlı envanter yönetimi politikaları ve karşılaştırması

Kapasite kısıtı altında envanter yönetimi, envanter yönetimi çalışmalarının önemli bir kısmını temsil etmektedir. Kapasite kıstı altında klasik ekonomik sipariş miktarı modelinin Lagrange yöntemi ile çözümü literatürde önerilen modeller arasındadır. Siparişler farklı periyot uzunluklarına sahip olmaları nedeniyle zamana rassal olarak dağılırlar. Bazı çalışmalardaki rassal depolama önerisine göre klasik modelde kullanılan kapasite kullanımı belirleme yöntemlerinin, kapasitenin etkin kullanılamamasına neden olduğu ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada rassal depolama durumuna göre kapasite kullanımı belirlenerek yeni kapasite kısıtı oluşturulmuş ve farklı depo servis seviyeleri için sipariş miktarları hesaplanmıştır. Ayrıca ürünlerin sipariş periyotları çok düşük maliyet sapmaları ile ikinin kuvveti politikalarına göre ayarlanarak ürünlerin koordineli siparişlerin gerçekleştirilebileceği ve kapasite kullanımında iyileştirmeler sağlanabileceği önerilmiştir. Buna ek olarak kapasite kısıtını sağlayacak periyotların oluşmasına izin veren periyot uzunlukları klasik modelde daha iyi maliyet performansına sahip bir şekilde elde edilmiştir. Öncelikle envanter ile alakalı envanter yönetimi için önemli bilgiler verilmiş ve bu bilgilerin envanter yönetimine etkileri açıklanmıştır. İkinci olarak envanter yönetiminde kullanılacak modeli etkileyen parametreler ve genel envanter yönetim modelleri incelenmiştir. Sonraki bölümde mevcut literatürdeki kullanılan kapasite kısıtlı envanter modelleri ve rasgele depolama ve ikinin kuvvetleri politikaları ile uygulanabileceği gösterilen modeller ele alınmıştır. Uygulama kısmında örnek problem üzerinde bir önceki bölümde önerilen modeller uygulanarak sonuçlar analiz edilmiştir.

Olasılıksal envanter modelleri
Ahmet Enver Nuroğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kapasite kısıtlı envanter yönetimi politikaları ve karşılaştırması

Kapasite kısıtı altında envanter yönetimi, envanter yönetimi çalışmalarının önemli bir kısmını temsil etmektedir. Kapasite kıstı altında klasik ekonomik sipariş miktarı modelinin Lagrange yöntemi ile çözümü literatürde önerilen modeller arasındadır. Siparişler farklı periyot uzunluklarına sahip olmaları nedeniyle zamana rassal olarak dağılırlar. Bazı çalışmalardaki rassal depolama önerisine göre klasik modelde kullanılan kapasite kullanımı belirleme yöntemlerinin, kapasitenin etkin kullanılamamasına neden olduğu ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada rassal depolama durumuna göre kapasite kullanımı belirlenerek yeni kapasite kısıtı oluşturulmuş ve farklı depo servis seviyeleri için sipariş miktarları hesaplanmıştır. Ayrıca ürünlerin sipariş periyotları çok düşük maliyet sapmaları ile ikinin kuvveti politikalarına göre ayarlanarak ürünlerin koordineli siparişlerin gerçekleştirilebileceği ve kapasite kullanımında iyileştirmeler sağlanabileceği önerilmiştir. Buna ek olarak kapasite kısıtını sağlayacak periyotların oluşmasına izin veren periyot uzunlukları klasik modelde daha iyi maliyet performansına sahip bir şekilde elde edilmiştir. Öncelikle envanter ile alakalı envanter yönetimi için önemli bilgiler verilmiş ve bu bilgilerin envanter yönetimine etkileri açıklanmıştır. İkinci olarak envanter yönetiminde kullanılacak modeli etkileyen parametreler ve genel envanter yönetim modelleri incelenmiştir. Sonraki bölümde mevcut literatürdeki kullanılan kapasite kısıtlı envanter modelleri ve rasgele depolama ve ikinin kuvvetleri politikaları ile uygulanabileceği gösterilen modeller ele alınmıştır. Uygulama kısmında örnek problem üzerinde bir önceki bölümde önerilen modeller uygulanarak sonuçlar analiz edilmiştir.

Olasılıksal envanter modelleri
Ahmet Enver Nuroğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Enerji kaynaklarının veri zarflama yöntemi ile değerlendirilmesi

Dünyadaki nüfus artışı, sanayileşme ve şehirleşme ile birlikte küreselleşme sonucu artan ticaret ve üretim imkânlarına bağlı olarak doğal kaynaklara ve enerjiye olan talep giderek artmaktadır. Günümüzde enerji tüketiminin hızla artmasına paralel olarak alışılagelen enerji kaynaklarının yakın bir gelecekte tükeneceği bilimsel bulgularla ispatlanmış bir gerçektir. Ancak bu talebi karşılamak için her geçen gün enerji santralleri planlaması da yapılmaktadır. Bu çalışmada; kurulabilecek aday santraller için gerekli yatırımlarının etkinliği üzerinde durulmuştur.

Kıymet Tabak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Enerji kaynaklarının veri zarflama yöntemi ile değerlendirilmesi

Dünyadaki nüfus artışı, sanayileşme ve şehirleşme ile birlikte küreselleşme sonucu artan ticaret ve üretim imkânlarına bağlı olarak doğal kaynaklara ve enerjiye olan talep giderek artmaktadır. Günümüzde enerji tüketiminin hızla artmasına paralel olarak alışılagelen enerji kaynaklarının yakın bir gelecekte tükeneceği bilimsel bulgularla ispatlanmış bir gerçektir. Ancak bu talebi karşılamak için her geçen gün enerji santralleri planlaması da yapılmaktadır. Bu çalışmada; kurulabilecek aday santraller için gerekli yatırımlarının etkinliği üzerinde durulmuştur.

Kıymet Tabak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Metropol bölgelerde lojistik tesislerin merkezileştirilmesi

Lojistik tesislerin merkezileştirilmesi kararı, gerek şehir yöneticilerinin daha yaşanabilir bir metropol oluşturma hedefi, gerekse şirketlerin maliyet kaygıları ve sürdürülebilir şirket yönetimi ihtiyacı ile alakalıdır. Bu noktada merkezileştirme kararının çevreye olumlu etkilerinin mevcudiyeti, trafikteki yoğunluk azaltma kabiliyeti ve şirketlere maliyet avantajı sağlaması nedeni ile kararın etkileyeceği her iki tarafın da mutlu olacağı bir yöntem olarak görülebilmektedir. Literatürde merkezileştirme çalışmalarının sonuçları çoğunlukla olumlu olarak tespit edilmişse de, merkezileştirmenin seviyesine göre olumlu sonuç verebildiği veya olumsuz sonuç verebildiği de bazı çalışmalarda tespit edilmiştir. Dolayısı ile lojistik tesislerin bir veya birkaç bölgeye toplanması kararının verilebilmesi için öncelikle bu kararın olumlu katkı yapacağının tespit edilmesi gereklidir. Çalışmanın temel odak noktası metropol bölgelerde lojistik tesislerin merkezileştirilmesinin ortaya çıkartacağı olası etkilerin tespit edilmesi ve yerleşim kararı verilmesi durumunda tesislerin nerelerde konumlandırılması gerektiğinin tespit edilmesidir. Bu kapsamda, problem çözümü için adım bazlı bir yaklaşım önerilmiştir. Önerilmiş olan yöntem, ilk olarak literatürdeki mevcut çalışmaların taranmasını, saha çalışması ile mevcut araştırma alanının incelenmesini önermekte, ardından merkezileştirme seviyesinin tespit edilmesini ve son olarak da merkezileştirme seviyesine göre tesis konumlarının belirlenmesini önermektedir. Yerleşim kararının verilebilmesi için optimizasyon yaklaşımı, bulanık çok kriterli karar verme yaklaşımları, Coğrafi Bilgi Sistemleri(CBS) yetenekleri olan ağ analizi, mekansal analiz ve mekansal istatistikten faydalanılması gerektiği belirtilmiş ve analizler bu farklı analitik araçların üzerine bina edilmiştir. Araştırma kapsamında, çalışma alanı olarak Türkiye, Balkanlar ve Orta Doğu'yu kapsayan bölgenin ekonomik olarak en büyük şehri olduğundan ve lojistik faaliyetler dağınık yapıda olduğundan İstanbul seçilmiştir. Sonuçlar, önerilmiş olan metodolojinin merkezileştirme seviyesinin belirlenebilmesinde ve belirlenmiş olan merkezileştirme sayısındaki tesislerin yerleştirilmesinde kullanılabileceğini göstermiştir. Sonuç merkezileştirme kararının şirketlere merkezileştirme seviyesine göre maliyet avantajı sağladığı, düşen araç kilometreleri ile trafiğin çözümüne katkı sağladığı tespit edilmiş ve yatırımların geri dönüşünün yaklaşık olarak iki sene olacağı belirlenmiştir. Çalışma merkezileştirme ve yer seçimi literatürüne bulguları ile katkı sağlamakta ve yenilikçi yaklaşımı ile de karar verme literatürüne katkı sağlamaktadır.

Çok kriterli karar verme
İsmail Önden
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Metropol bölgelerde lojistik tesislerin merkezileştirilmesi

Lojistik tesislerin merkezileştirilmesi kararı, gerek şehir yöneticilerinin daha yaşanabilir bir metropol oluşturma hedefi, gerekse şirketlerin maliyet kaygıları ve sürdürülebilir şirket yönetimi ihtiyacı ile alakalıdır. Bu noktada merkezileştirme kararının çevreye olumlu etkilerinin mevcudiyeti, trafikteki yoğunluk azaltma kabiliyeti ve şirketlere maliyet avantajı sağlaması nedeni ile kararın etkileyeceği her iki tarafın da mutlu olacağı bir yöntem olarak görülebilmektedir. Literatürde merkezileştirme çalışmalarının sonuçları çoğunlukla olumlu olarak tespit edilmişse de, merkezileştirmenin seviyesine göre olumlu sonuç verebildiği veya olumsuz sonuç verebildiği de bazı çalışmalarda tespit edilmiştir. Dolayısı ile lojistik tesislerin bir veya birkaç bölgeye toplanması kararının verilebilmesi için öncelikle bu kararın olumlu katkı yapacağının tespit edilmesi gereklidir. Çalışmanın temel odak noktası metropol bölgelerde lojistik tesislerin merkezileştirilmesinin ortaya çıkartacağı olası etkilerin tespit edilmesi ve yerleşim kararı verilmesi durumunda tesislerin nerelerde konumlandırılması gerektiğinin tespit edilmesidir. Bu kapsamda, problem çözümü için adım bazlı bir yaklaşım önerilmiştir. Önerilmiş olan yöntem, ilk olarak literatürdeki mevcut çalışmaların taranmasını, saha çalışması ile mevcut araştırma alanının incelenmesini önermekte, ardından merkezileştirme seviyesinin tespit edilmesini ve son olarak da merkezileştirme seviyesine göre tesis konumlarının belirlenmesini önermektedir. Yerleşim kararının verilebilmesi için optimizasyon yaklaşımı, bulanık çok kriterli karar verme yaklaşımları, Coğrafi Bilgi Sistemleri(CBS) yetenekleri olan ağ analizi, mekansal analiz ve mekansal istatistikten faydalanılması gerektiği belirtilmiş ve analizler bu farklı analitik araçların üzerine bina edilmiştir. Araştırma kapsamında, çalışma alanı olarak Türkiye, Balkanlar ve Orta Doğu'yu kapsayan bölgenin ekonomik olarak en büyük şehri olduğundan ve lojistik faaliyetler dağınık yapıda olduğundan İstanbul seçilmiştir. Sonuçlar, önerilmiş olan metodolojinin merkezileştirme seviyesinin belirlenebilmesinde ve belirlenmiş olan merkezileştirme sayısındaki tesislerin yerleştirilmesinde kullanılabileceğini göstermiştir. Sonuç merkezileştirme kararının şirketlere merkezileştirme seviyesine göre maliyet avantajı sağladığı, düşen araç kilometreleri ile trafiğin çözümüne katkı sağladığı tespit edilmiş ve yatırımların geri dönüşünün yaklaşık olarak iki sene olacağı belirlenmiştir. Çalışma merkezileştirme ve yer seçimi literatürüne bulguları ile katkı sağlamakta ve yenilikçi yaklaşımı ile de karar verme literatürüne katkı sağlamaktadır.

Çok kriterli karar verme
İsmail Önden
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Metropol bölgelerde lojistik tesislerin merkezileştirilmesi

Lojistik tesislerin merkezileştirilmesi kararı, gerek şehir yöneticilerinin daha yaşanabilir bir metropol oluşturma hedefi, gerekse şirketlerin maliyet kaygıları ve sürdürülebilir şirket yönetimi ihtiyacı ile alakalıdır. Bu noktada merkezileştirme kararının çevreye olumlu etkilerinin mevcudiyeti, trafikteki yoğunluk azaltma kabiliyeti ve şirketlere maliyet avantajı sağlaması nedeni ile kararın etkileyeceği her iki tarafın da mutlu olacağı bir yöntem olarak görülebilmektedir. Literatürde merkezileştirme çalışmalarının sonuçları çoğunlukla olumlu olarak tespit edilmişse de, merkezileştirmenin seviyesine göre olumlu sonuç verebildiği veya olumsuz sonuç verebildiği de bazı çalışmalarda tespit edilmiştir. Dolayısı ile lojistik tesislerin bir veya birkaç bölgeye toplanması kararının verilebilmesi için öncelikle bu kararın olumlu katkı yapacağının tespit edilmesi gereklidir. Çalışmanın temel odak noktası metropol bölgelerde lojistik tesislerin merkezileştirilmesinin ortaya çıkartacağı olası etkilerin tespit edilmesi ve yerleşim kararı verilmesi durumunda tesislerin nerelerde konumlandırılması gerektiğinin tespit edilmesidir. Bu kapsamda, problem çözümü için adım bazlı bir yaklaşım önerilmiştir. Önerilmiş olan yöntem, ilk olarak literatürdeki mevcut çalışmaların taranmasını, saha çalışması ile mevcut araştırma alanının incelenmesini önermekte, ardından merkezileştirme seviyesinin tespit edilmesini ve son olarak da merkezileştirme seviyesine göre tesis konumlarının belirlenmesini önermektedir. Yerleşim kararının verilebilmesi için optimizasyon yaklaşımı, bulanık çok kriterli karar verme yaklaşımları, Coğrafi Bilgi Sistemleri(CBS) yetenekleri olan ağ analizi, mekansal analiz ve mekansal istatistikten faydalanılması gerektiği belirtilmiş ve analizler bu farklı analitik araçların üzerine bina edilmiştir. Araştırma kapsamında, çalışma alanı olarak Türkiye, Balkanlar ve Orta Doğu'yu kapsayan bölgenin ekonomik olarak en büyük şehri olduğundan ve lojistik faaliyetler dağınık yapıda olduğundan İstanbul seçilmiştir. Sonuçlar, önerilmiş olan metodolojinin merkezileştirme seviyesinin belirlenebilmesinde ve belirlenmiş olan merkezileştirme sayısındaki tesislerin yerleştirilmesinde kullanılabileceğini göstermiştir. Sonuç merkezileştirme kararının şirketlere merkezileştirme seviyesine göre maliyet avantajı sağladığı, düşen araç kilometreleri ile trafiğin çözümüne katkı sağladığı tespit edilmiş ve yatırımların geri dönüşünün yaklaşık olarak iki sene olacağı belirlenmiştir. Çalışma merkezileştirme ve yer seçimi literatürüne bulguları ile katkı sağlamakta ve yenilikçi yaklaşımı ile de karar verme literatürüne katkı sağlamaktadır.

Çok kriterli karar verme
İsmail Önden
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessEN

Yedek parça envanter yönetimi

Since there is a high competition in the aviation industry, reducing costs comes into prominence and is becoming more critical each day. In the aviation industry, maintenance and inventory holding costs of spare parts give the opportunity to managers to decrease their operational costs. Therefore, demand forecasting with high accuracy is indispensable matter in spare parts inventory management. In the literature, traditional demand forecasting methods and measures are claimed to be insufficient due to the variability in demand size and the uncertainty in demand occurrence. While comparing traditional forecasting methods with non-traditional methods; classical performance measures are usually preferred and these measures often give misleading results when inventory cost minimization is selected as a primary objective for service parts. The main reason is the nature of demand that contains a large percentage of zero values with less non-zero demand. In this thesis, cost-based performances are measured employing different inventory policies and ordering approaches that are proposed to compare the traditional forecasting methods with the non-parametric and parametric forecasting methods generated for non-smooth demand. In order to compare these non-smooth demand forecasting methods, 535 different items are selected from the inventory of Turkish Airlines Technic MRO. A methodology is presented that is consisting of data classification, initial parameter estimation, parameter search with optimization and evaluation. Although in the literature it is claimed that traditional methods may fail in forecasting non-smooth demand, it has been observed that non-traditional methods are not performing better than the traditional alternatives when the inventory cost is taken into account as the performance measure. In this thesis, it is also claimed that applying different inventory policies and newly proposed ordering approaches with optimized parameters can reduce inventory costs more than the existing methods. Generated outputs of this study may provide a framework that will guide the inventory planners to make their decisions on which forecasting method, replenishment policy and ordering approach give the minimum inventory cost based on demand data type.

BootstrapInventory modelsSpare parts
Merve Şahin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessEN

Yedek parça envanter yönetimi

Since there is a high competition in the aviation industry, reducing costs comes into prominence and is becoming more critical each day. In the aviation industry, maintenance and inventory holding costs of spare parts give the opportunity to managers to decrease their operational costs. Therefore, demand forecasting with high accuracy is indispensable matter in spare parts inventory management. In the literature, traditional demand forecasting methods and measures are claimed to be insufficient due to the variability in demand size and the uncertainty in demand occurrence. While comparing traditional forecasting methods with non-traditional methods; classical performance measures are usually preferred and these measures often give misleading results when inventory cost minimization is selected as a primary objective for service parts. The main reason is the nature of demand that contains a large percentage of zero values with less non-zero demand. In this thesis, cost-based performances are measured employing different inventory policies and ordering approaches that are proposed to compare the traditional forecasting methods with the non-parametric and parametric forecasting methods generated for non-smooth demand. In order to compare these non-smooth demand forecasting methods, 535 different items are selected from the inventory of Turkish Airlines Technic MRO. A methodology is presented that is consisting of data classification, initial parameter estimation, parameter search with optimization and evaluation. Although in the literature it is claimed that traditional methods may fail in forecasting non-smooth demand, it has been observed that non-traditional methods are not performing better than the traditional alternatives when the inventory cost is taken into account as the performance measure. In this thesis, it is also claimed that applying different inventory policies and newly proposed ordering approaches with optimized parameters can reduce inventory costs more than the existing methods. Generated outputs of this study may provide a framework that will guide the inventory planners to make their decisions on which forecasting method, replenishment policy and ordering approach give the minimum inventory cost based on demand data type.

BootstrapInventory modelsSpare parts
Merve Şahin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Konteyner terminalleri operasyonlarının meta-sezgisel yöntemlerle analizi ve entegre bir karar destek sisteminin oluşturulması

Dünya ticaretinin yaklaşık %90'ının deniz yolu ile gerçekleştirilmesi, gelişen teknoloji ve yenileşim çalışmaları beraberinde artan gemi ve ekipman kapasiteleri konteyner terminallerinin önemli bir rekabet halinde olmalarına sebep olmuştur. Terminal yöneticileri, operasyon etkinliğini arttırarak rekabette avantaj sağlamak için sürekli verimli yöntemler bulmak durumu ile karşı karşıya kalmışlardır. Konteyner terminallerinde gerçekleştirilen operasyonların ve bu operasyonlarda ortaya çıkan karar problemlerinin bütünleşik olarak ele alınması, terminal verimliliği açısından oldukça önem arz etmektedir. Bu doktora tezinde, konteyner terminallerinde rıhtım sahasında gerçekleştirilen elleçleme operasyonlarına odaklanılmış ve rıhtım vinci çizelgeleme probleminin çözümüne yönelik meta-sezgisel yöntemler önerilmiştir. Önerilen yöntemler ile farklı büyüklükte problemlerin çözümü sağlanmış ve karşılaştırma testleri yapılarak en iyi yöntem tespit edilmiştir. Sonrasında, belirlenen en iyi yöntemi kullanan terminal operasyonlarının yönetimine yönelik bir karar destek sistemi modülü geliştirilmiştir. Elde edilen bulgular, geliştirilen modülün verimli sonuçlar verdiğini göstermiştir.

Atölye çizelgelemesi
Mustafa Egemen Taner
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Konteyner terminalleri operasyonlarının meta-sezgisel yöntemlerle analizi ve entegre bir karar destek sisteminin oluşturulması

Dünya ticaretinin yaklaşık %90'ının deniz yolu ile gerçekleştirilmesi, gelişen teknoloji ve yenileşim çalışmaları beraberinde artan gemi ve ekipman kapasiteleri konteyner terminallerinin önemli bir rekabet halinde olmalarına sebep olmuştur. Terminal yöneticileri, operasyon etkinliğini arttırarak rekabette avantaj sağlamak için sürekli verimli yöntemler bulmak durumu ile karşı karşıya kalmışlardır. Konteyner terminallerinde gerçekleştirilen operasyonların ve bu operasyonlarda ortaya çıkan karar problemlerinin bütünleşik olarak ele alınması, terminal verimliliği açısından oldukça önem arz etmektedir. Bu doktora tezinde, konteyner terminallerinde rıhtım sahasında gerçekleştirilen elleçleme operasyonlarına odaklanılmış ve rıhtım vinci çizelgeleme probleminin çözümüne yönelik meta-sezgisel yöntemler önerilmiştir. Önerilen yöntemler ile farklı büyüklükte problemlerin çözümü sağlanmış ve karşılaştırma testleri yapılarak en iyi yöntem tespit edilmiştir. Sonrasında, belirlenen en iyi yöntemi kullanan terminal operasyonlarının yönetimine yönelik bir karar destek sistemi modülü geliştirilmiştir. Elde edilen bulgular, geliştirilen modülün verimli sonuçlar verdiğini göstermiştir.

Atölye çizelgelemesi
Mustafa Egemen Taner
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Konteyner terminalleri operasyonlarının meta-sezgisel yöntemlerle analizi ve entegre bir karar destek sisteminin oluşturulması

Dünya ticaretinin yaklaşık %90'ının deniz yolu ile gerçekleştirilmesi, gelişen teknoloji ve yenileşim çalışmaları beraberinde artan gemi ve ekipman kapasiteleri konteyner terminallerinin önemli bir rekabet halinde olmalarına sebep olmuştur. Terminal yöneticileri, operasyon etkinliğini arttırarak rekabette avantaj sağlamak için sürekli verimli yöntemler bulmak durumu ile karşı karşıya kalmışlardır. Konteyner terminallerinde gerçekleştirilen operasyonların ve bu operasyonlarda ortaya çıkan karar problemlerinin bütünleşik olarak ele alınması, terminal verimliliği açısından oldukça önem arz etmektedir. Bu doktora tezinde, konteyner terminallerinde rıhtım sahasında gerçekleştirilen elleçleme operasyonlarına odaklanılmış ve rıhtım vinci çizelgeleme probleminin çözümüne yönelik meta-sezgisel yöntemler önerilmiştir. Önerilen yöntemler ile farklı büyüklükte problemlerin çözümü sağlanmış ve karşılaştırma testleri yapılarak en iyi yöntem tespit edilmiştir. Sonrasında, belirlenen en iyi yöntemi kullanan terminal operasyonlarının yönetimine yönelik bir karar destek sistemi modülü geliştirilmiştir. Elde edilen bulgular, geliştirilen modülün verimli sonuçlar verdiğini göstermiştir.

Atölye çizelgelemesi
Mustafa Egemen Taner
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00

Other supervisors