Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Öncü
10 theses · Gazi University
İlköğretim 8.sınıf öğrencilerinin saldırganlık ve algılanan sosyal destek düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırma ilköğretim 8.sınıf öğrencilerinin; saldırganlık düzeyleri ile algılanan sosyal destek düzeyleri (genel, ailelerinden, arkadaşlarından ve öğretmenlerinden) arasında ilişki olup olmadığını; ayrıca saldırganlık ve algılanan sosyal destek düzeylerinin cinsiyete, algılanan ekonomik düzeye, algılanan akademik başarı düzeyine, anne-baba ile birlikte kalıp kalmama durumuna, anne-baba birliktelik durumuna, anne ve babanın eğitim düzeylerine göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır.Araştırma grubu; 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Ankara İli Çankaya, Gölbaşı ve Yenimahalle ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı dokuz resmi ilköğretim okulunun 8.sınıflarında öğrenim gören ve araştırmaya katılmaya gönüllü 306 kız 284 erkek olmak üzere toplam 590 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırmada, öğrencilerin saldırganlık düzeyleri ile ilgili veriler Tuzgöl (1998) tarafından geliştirilen ?Saldırganlık Ölçeği? ile; algılanan sosyal destek düzeyleri ile ilgili veriler Yıldırım (1997) tarafından geliştirilen ve Yıldırım (2004a) tarafından revizyonu yapılan ?Algılanan Sosyal Destek Ölçeği? ile ve bağımsız değişkenlere ilişkin veriler de araştırmacı tarafından hazırlanan `Kişisel Bilgi Formu' ile toplanmıştır.Verilerin analizinde SPSS 17 paket programı kullanılmıştır. Analizlerde bağımlı değişkenler arasındaki ilişkide Pearson Moment Korelasyon Analizi, gruplar arasındaki farklar test edilirken bağımsız değişkenin boyut sayısı iki olduğunda t- Testi, ikiden çok olduğunda ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. F değerinin önemli olması durumlarında grup ortalamaları arasındaki farkın kaynağını belirlemek için Tukey-Kramer testi kullanılmıştır.Bu araştırmada aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır:?Öğrencilerin algıladıkları sosyal destek düzeyleri arttıkça saldırganlık düzeylerinin azaldığı,?Erkek öğrencilerin saldırganlık düzeyinin kız öğrencilerden daha yüksek olduğu ve saldırganlık düzeyinin; algılanan ekonomik düzeye ve algılanan akademik başarı düzeyine, anne-baba ile birlikte kalıp kalmama ve anne-babanın birliktelik durumuna, anne ve babanın eğitim düzeylerine göre değişmediği,?Kız öğrencilerin; algılanan ekonomik düzeyi, algılanan akademik başarı düzeyi, anne ve baba eğitim düzeyi daha yüksek olanların; anne-babası ile birlikte kalanların; anne-babası birlikte olanların genel olarak çevresinden daha yüksek düzeyde sosyal destek algıladığı,?Kız ve erkek öğrencilerin ailelerinden eşit düzeyde sosyal destek algıladığı; algılanan ekonomik düzeyi ve algılanan akademik başarı düzeyi, anne ve baba eğitim düzeyi daha yüksek olanların; anne-babası ile birlikte kalanların ve anne-babası birlikte olanların ailelerinden daha yüksek düzeyde sosyal destek algıladığı,?Kız öğrencilerin, algılanan akademik başarı düzeyi, anne ve baba eğitim düzeyi daha yüksek olanların arkadaşlarından daha yüksek düzeyde sosyal destek algıladığı; arkadaşlardan algılanan sosyal destek düzeyinin algılanan ekonomik düzeye, anne-baba ile birlikte kalıp kalmama ve anne-baba birliktelik durumuna göre değişmediği,?Kız öğrencilerin, algılanan ekonomik düzeyi, algılanan akademik başarı düzeyi, anne ve baba eğitim düzeyi daha yüksek olanların, anne-babası ile birlikte kalanların, anne-babası birlikte olanların öğretmenlerinden daha yüksek düzeyde sosyal destek algıladığı sonuçlarına ulaşılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmış ve bulgulara yönelik önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Saldırganlık, algılanan sosyal destek
Lise öğrencilerinin öznel iyi oluşlarını yordayan bazı değişkenler
Bu araştırma, lise öğrencilerinin, cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, sosyal destek (aile desteği, arkadaş desteği, özel kişi desteği) ve öz saygı düzeylerinin, öznel iyi oluş düzeylerini yordayıp yordamadığını incelemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır.Araştırma grubu; 2007-2008 eğitim-öğretim yılında Ankara'nın Çankaya, Keçiören, Altındağ ilçelerindeki genel, anadolu ve meslek liselerinde öğrenim gören 193 kız, 205 erkek olmak üzere toplam 398 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırmada öğrencilerin öznel iyi oluş düzeylerini belirlemek için ?Öznel İyi Oluş Ölçeği Lise Formu?, sosyal destek sistemlerini belirlemek için ?Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği? ve öz saygı düzeylerini belirlemek için ?Coopersmith Öz Saygı Envanteri? kullanılmıştır.Verilerin çözümlenmesinde ?Aşamalı Çoklu Regresyon Analizi? yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada en az hata payı .05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmada sonucunda; öz saygı, algılanan aile ve arkadaş desteği değişkenlerinin, lise öğrencilerinin öznel iyi oluş düzeyleri üzerinde birer yordayıcı değişken olduğu ve bu değişkenlerin öznel iyi oluş puanlarına ait toplam varyansın % 63.5'ini açıkladıkları, diğer değişkenlerin ise (cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, algılanan özel kişi sosyal desteği) .05 düzeyinde önemli birer yordayıcı değişken olmadıkları bulunmuştur. Bu bulgular lise öğrencilerinin öz saygı, algılanan aile desteği ve arkadaş desteği düzeyi yükseldikçe öznel iyi oluş düzeyinin de yükseleceğini ortaya koymaktadır. Bulgular, ilgili araştırmalarla tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Öznel İyi Oluş, Algılanan Sosyal Destek, Öz Saygı.
Sınıf rehber öğretmenleri ve okul psikolojik danışmanlarının yönetmelikteki rehberlik hizmetleri ile ilgili görevleri kabul durumlarının bazı değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırma, resmi ilköğretim okullarında görevli sınıf rehber öğretmenleri ve okul psikolojik danışmanlarının, okul rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri yönetmeliğinde kendilerine atfedilen görevleri kabul durumlarının, sınıf rehber öğretmenleri ve okul psikolojik danışmanlarının cinsiyetine, kıdem yılına ve rehberlik hizmetleriyle ilgili hizmetiçi eğitim alma durumuna ve sınıf rehber öğretmenlerin yetenek alanına, rehberlik hizmetlerini öğrenciler için yararlı bir hizmet olarak görme ve öğretmenlik eğitiminde rehberlik dersi alma durumlarına göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırma, 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılında, Konya İlinin Cihanbeyli, Kulu, Meram ve Selçuklu İlçelerinin, resmi ilköğretim okullarında görevli 574 sınıf rehber ve 142 okul psikolojik danışmanı üzerinde yapılmıştır. Araştırmada sınıf rehber öğretmenleri ve Okul Psikolojik Danışmanları için, M.E.B. rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri yönetmeliğindeki görevleri kabul durumları hakkında bilgi toplamak amacıyla; iki farklı ?görev kabul durumu? ölçeği geliştirilmiştir. Verilerin analizinde, t-testi ve F testi kullanılmıştır.Sınıf rehber öğretmenlerinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri yönetmeliğinde kendilerine atfedilen görevleri kabul durumları, yetenek alanına, cinsiyete ve kıdem yılına göre değişmemektedir. Ancak, rehberlik hizmetlerini öğrenciler için yararlı bir hizmet olarak görüp görmeme durumu, rehberlik hizmetlerini yararlı görenlerin lehine; rehberlik hizmetleriyle ilgili hizmetiçi eğitim alıp almama durumu da hizmetiçi eğitim alanların lehine değişmektedir.Okul psikolojik danışmanlarının rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri yönetmeliğinde kendilerine atfedilen görevleri kabul durumları, cinsiyete, kıdem yılına ve rehberlik hizmetleriyle ilgili hizmetiçi eğitim alma durumlarına göre değişmemektedir.Araştırmada elde edilen tüm bu bulgular bilimsel kaynaklar ışığında yorumlanarak tartışılmış ve bazı öneriler yapılmıştır.
Üniversite öğrencilerinin başarı amaç oryantasyonlarının stresle başa çıkma tarzları, duygulanım durumları ve akademik başarılarına göre incelenmesi
Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin başarı amaç oryantasyonlarının; duygulanım durumlarına, akademik başarılarına, cinsiyetlerine ve sınıflarına göre değişip değişmediğini ve stresle başa çıkma yöntemleri ile ilişkisini incelemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır.Araştırma grubu; 2007-2008 eğitim-öğretim yılında Gazi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 506 kişiden oluşmaktadır.Öğrencilerin başarı amaç oryantasyonları ?Başarı Amaç Oryantasyonları Ölçeği? ile, stresle başa çıkma yöntemleri ?Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği? ile ve duygulanım durumları ?Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeği? ile belirlenmiştir.Verilerin çözümlenmesinde öğrenciler bağımsız değişkenlerin boyutlarına göre gruplara ayrılmış, gruplar iki olduğu durumlarda t- testinden, ikiden çok olduğu durumlarda F- testinden yararlanılmış ve F değerinin önemli olması durumlarında farkın kaynağını belirlemek için Tukey-Kramer testi kullanılmıştır. Sürekli değişkenler arasındaki ilişkiler Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu ile incelemiştir. Anlamlılık düzeyi ? = 0.05 olarak seçilmiştir.Araştırma sonucunda;Öğrenme oryantasyonlu öğrencilerin güvenli, iyimser ve sosyal başa çıkma stratejilerini daha fazla kullandıkları çaresiz ve boyun eğici başa çıkma stratejilerini daha az kullandıkları; performans-yaklaşma oryantasyonlu öğrencilerin güvenli ve çaresiz başa çıkma stratejilerini daha fazla kullandıkları ve performans-kaçınma oryantasyonlu öğrencilerin çaresiz ve boyun eğici başa çıkma stratejilerini daha fazla kullandıkları;Pozitif duygulanımlı öğrencilerin, öğrenme ve performans-yaklaşma oryantasyonlarını, negatif duygulanımlı öğrencilerin ise performans-kaçınma oryantasyonunu daha fazla benimsedikleri;Akademik başarısı yüksek öğrencilerin öğrenme oryantasyonunu daha fazla benimsedikleri,Üniversite öğrencilerinin başarı amaç oryantasyonlarının cinsiyete göre değişmediği;Dördüncü sınıftaki öğrencilerin öğrenme amaç oryantasyonunu daha fazla benimsedikleri bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Başarı amaç oryantasyonu, akademik başarı, duygulanım, stresle başa çıkma yöntemleri
Üniversite öğrencilerinin aleksitimik düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi (Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi örneği)
Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin aleksitimi düzeylerinin; benlik saygısı, durumluk ve sürekli kaygı düzeylerine, cinsiyete,yaşa, ekonomik düzeye ve kullanılan ele göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır.Araştırma 2006 ? 2007 eğitim-öğretim yılında Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesinin tesadüfi yolla seçilen; Eğitim Bilimleri (Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık), İlköğretim (Sınıf ve İlköğretim Matematik Öğretmenliği) ve Türkçe Eğitimi (Türkçe Öğretmenliği) Bölümlerinde öğrenim gören 450 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Araştırmada öğrencilere; Toronto Aleksitimi Ölçeği, Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği, Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçekleri ve Kişisel Bilgi Formu birlikte uygulanmıştır.Bu araştırmada aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır:1.Benlik saygısı düşük ve yüksek olan üniversite öğrencilerinin aleksitimi puan ortalamaları arasında önemli bir fark olduğu görülmüştür. Benlik saygısı düşük olan öğrencilerin aleksitimi düzeyleri benlik saygısı yüksek olan öğrencilerden daha yüksektir.2.Sürekli kaygıları yüksek ve normal olan üniversite öğrencilerin aleksitimi puan ortalamaları arasında da önemli bir fark görülmüştür. Sürekli kaygıları yüksek olan öğrencilerin aleksitimi düzeyleri, kaygıları normal olan öğrencilerden daha yüksektir.3.Erkek ve kız üniversite öğrencilerinin aleksitimi puan ortalamaları arasında önemli bir fark görülmüştür. Erkeklerin aleksitimi düzeyleri kız öğrencilerinkinden daha yüksektir.4.Üniversite öğrencilerinin durumluk kaygı düzeyine, yaşa, ekonomik duruma ve kullanılan ele göre aleksitimi düzeyleri arasında ise anlamlı fark bulunmamıştır. Sonuçlar literatür ışığında tartışılmış ve sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.
Özel ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırma, Özel ilköğretim ve ortaöğretim okullarında çalışan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin cinsiyete, medeni duruma, branşa, yaşa, hizmet süresine, haftalık ders sayısına, mesleği ne derece isteyerek seçtiğine, mesleğin toplumdaki saygınlığına, meslekle ilgili güncel yazıları okumasına, mesleği kendine uygun bulma derecesine, üstlerinden takdir görme derecesine ve mesleği yapmanın temel nedenine göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır.Araştırma, Ankara ilinin çeşitli ilçelerinde görev yapan 368 özel okul öğretmeni üzerinde yapılmıştır. Maslach Tükenmişlik Envanteri ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin;Cinsiyete göre duygusal tükenme ve kişisel başarı boyutlarına ilişkin tükenmişlik düzeyleri 0,05 düzeyinde farklılaşmazken, duyarsızlaşma boyutuna ilişkin tükenmişlik düzeyleri 0.05 düzeyinde farklılaşmıştır.Mesleği kendine uygun bulmaya göre Duygusal tükenme, kişisel başarı ve duyarsızlaşma boyutlarına ilişkin tükenmişlik düzeyleri 0.05 düzeyinde farklılaşmıştır.Üstlerinden takdir görmelerine göre Duygusal tükenme ve Kişisel başarı boyutuna ilişkin tükenmişlik düzeyleri 0.05 düzeyinde farklılaşırken; Duyarsızlaşma boyutuna ilişkin tükenmişlik düzeyleri 0.05 düzeyinde farklılaşmamıştır..Medeni duruma, branşa, yaşa, hizmet süresine, haftalık ders sayısına, mesleği ne derece isteyerek seçtiğine, mesleğin toplumdaki saygınlığına, meslekle ilgili güncel konuları okumaya ve mesleği yapmanın temel nedenine göre duygusal tükenme, kişisel başarı ve duyarsızlaşma boyutlarına ilişkin tükenmişlik düzeyleri 0.05 düzeyinde farklılaşmamıştır.
Lise son sınıf öğrencilerinin karar stratejilerini yordayan bazı değişkenler
Araştırma 2005-2006 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili Ziya Gökalp Lisesi, YunusEmre Lisesi ve Güler Şevki Özbek Lisesi son sınıflarında öğrenim gören 169 kız 221 erkekolmak üzere toplam 400 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Analizler sonucunda akılcı olmayaninanç ve durumluk kaygının lise son sınıf öğrencilerinin içtepisel karar stratejileri üzerindebirer yordayıcı değişken olduğu, diğer değişkenlerin (cinsiyet, akademik başarı, sosyoekonomik düzey,sürekli kaygı) ise 0.05 düzeyinde önemli birer yordayıcı değişkenolmadıkları bulunmuştur. Öğrencilerin mantıklı karar stratejilerinin akılcı olmayan inanç,cinsiyet, sürekli kaygı ve sosyo ekonomik düzey bağımsız değişkenleri tarafından anlamlıdüzeyde yordandığı diğer değişkenlerin (akademik başarı, durumluk kaygı) ise 0.05düzeyinde önemli birer yordayıcı olmadıkları bulunmuştur. Kararsızlık stratejisinin iseyalnızca durumluk kaygı değişkeni tarafından yordandığı belirlenmiştir. Bu bulgular, lise sonsınıf öğrencilerinin karar stratejileri üzerinde akılcı olmayan inanç, durumluk-sürekli kaygı,cinsiyet, sosyo ekonomik düzeyin birer yordayıcı değişken olduğunu göstermektedir.
Lise öğrencilerinin sürekli öfke ve öfke ifade düzeyini yordayan bazı değişkenler
Bu araştırma, lise öğrencilerinin benlik saygılarının, özgüvenlerinin, yalnızlık düzeylerinin, akılcı olmayan inançlarının ve durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinin sürekli öfke ve öfke ifade düzeylerini yordayıp yordamadığını ortaya koymak amacıyla yapılmış ilişkisel bir araştırmadır. Araştırma, 2002-2003 öğretim yılında Ankara'da Cumhuriyet Lisesi, Yahya Kemal Beyatlı Lisesi, Tuzlu Çayır Lisesi ve Alparslan Lisesi'nin 9., 10. ve 11. sınıflarında öğrenim gören ve tesadüfi teknikle seçilen toplam 620 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Öğrencilerin 366'sı kız ve 254'ü erkek öğrencidir. Araştırmada, lise öğrencilerinin sürekli öfke ve öfke ifade düzeyleri "Sürekli Öfke ve Öfke İfade Ölçeği" ile, benlik saygıları "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği" ile, özgüvenleri "Piers-Harris 'in Çocuklarda Öz-Kavramı Ölçeği" ile, yalnızlık düzeyleri "UÇLA Yalnızlık Ölçeği" ile, akılcı olmayan inançları "Akılcı Olmayan İnançlar Testi (AOİT)" ile ve kaygı düzeyleri de "Durumluk- Sürekli Kaygı Envanteri (DSKE)" ile ölçülmüştür. Araştırmada, öğrencilerin sürekli öfke ve öfke ifade düzeylerini bağımsız değişkenlerin (benlik saygısı, özgüven, yalnızlık, akılcı olmayan inançlar ve kaygı) yordayıp yordamadığı "Aşamalı Çoklu Regresyon Analizi" tekniği ile belirlenmiştir. Araştırmada en az hata payı 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmada, sürekli öfke değişkeni üzerinde, özgüven, durumluk kaygı ve yalnızlık değişkenlerinin birer yordayıcı olduğu ve bu değişkenlerin sürekli öfke puanlarına ait toplam varyansın % 12.4'ünü açıkladıkları, diğer değişkenlerin (benlik saygısı, akılcı olmayan inançlar ve sürekli kaygı) ise 0.05 düzeyinde önemli birer yordayıcı değişken olmadıkları bulunmuştur. Ayrıca özgüven ve durumluk kaygı yordayıcı değişkenlerinin, "öfkeyi dışa vurma boyutu"nun önemli yordayıcılan olduğu ve bu değişkenlerin öfkenin dışa vurumu puanlarına ait toplam varyansın % 8.6'sını açıkladıkları; özgüven, yalnızlık ve benlik saygısı yordayıcı değişkenlerinin, u"öfkeyi içte tutma boyutu"nun önemli yordayıcılan olduğu ve bu değişkenlerin öfkeyi içte tutma puanlarına ait toplam varyansm % 14.7'sini açıkladıkları; özgüven, durumluk kaygı ve yalnızlık yordayıcı değişkenlerinin, "öfkeyi kontrol etme boyutu"mm önemli yordayıcılan olduğu ve bu değişkenlerin öfkeyi kontrol etme puanlarına ait toplam varyansm % 13.1'ini açıkladıkları saptanmıştır. ııı
Korunma altında olan lise ve meslek lisesi öğrencilerinin mesleki olgunluk düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırma, korunma altında olan lise ve meslek liselerine devam eden öğrencilerin mesleki olgunluk düzeylerinin cinsiyete, sınıfa, okul başarısına, korunma altına alınış surelerine, yetiştirme yurduna geldikleri yere, korunma altına alınmadan önce yaşadıkları yere, aile durumlarına, 1. derecedeki algılanmış yetenek, ilgi ve değer alanlarına göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 1999-2000 öğretim yılında, Ankara, İstanbul, İzmir,Uşak, Isparta, Eskişehir, Çankırı, Bilecik, Afyon, Çorum, Nevşehir, Konya, Kastamonu, Kütahya ve Bursa illerindeki Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı yetiştirme yurtlarında kalan, lise birinci ve üçüncü sınıfa devam eden 405 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada öğrencilerin mesleki olgunluk düzeyleri Kuzgun ve Bacanlı (1996) tarafından geliştirilen "Mesleki Olgunluk Ölçeği" ile, 1. derecede algılanmış ilgi, yetenek ve değer alanları da Kuzgun (1988) tarafından geliştirilen "Kendini Değerlendirme Envanteri" ile, bağımsız değişkenleri de kişisel bilgi anketi ile tespit edilmiştir. Analizde okul türü (lise/meslek lisesi) temel alınmıştır. Bu faktöre ilaveten cinsiyet, sınıf, okul başarısı, korunma altına almış süresi, yurda gelinilen yer, korunma altına alınmadan önceki yaşam yeri, aile durumları ile birinci derecede algılanmış yetenek, ilgi ve değer alanları katılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde, öğrencilerin ölçeklerden elde ettikleri puanlar belirlenmiştir. Öğrencilerin bağımsız değişkenlere göre, mesleki olgunluk puanlarına ilişkin aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Okul türü ile diğer bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkileri bulunmak istendiğinde çift yönlü varyans analizi kullanılmıştır ( F testi). F'ninönemli olduğu durumlarda farkların hangi grup ortalamaları arasındaki farklardan kaynaklandığını belirlemek için Tukey Cramer testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul türü ve diğer bağımsız değişkenlerin mesleki olgunluk düzeyi üzerinde birlikte etkileri anlamlı düzeyde bulunmamıştır. Lise ve meslek lisesi öğrencilerinin mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında lise öğrencileri lehine 0.05 düzeyinde, sınıfa göre üçüncü sınıf lehine 0.01 düzeyinde ve cinsiyete göre kız öğrenciler lehine 0.01 düzeyinde önemli fark bulunmuştur. Mesleki olgunluk puanları ortalamaları okul başarısına göre 0.01 düzeyinde önemli bulunmuş ve farkın kaynağı okul başarısı düşük olan grupla yüksek olan grup arasında (P<.01), orta olan grupla yüksek olan grup arasında(P<.05) yüksek olan grup lehine bulunmuştur. Korunma altına almış sürelerine, yetiştirme yurduna geldikleri yere, korunma altına alınmadan önce yaşadıkları yere ve aile durumlarına göre mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında önemli bir fark görülmemiştir. Mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında birinci derecedeki algılanmış yetenek alanlarına göre gruplar arasında 0.05 düzeyinde önemli bir fark bulunmuş, bu farkın kaynağı birinci derecede algılanmış yetenek alam sözel olan grupla sayısal olan grup arasında sözel olan grup lehine (P<.01) olduğu bulunmuştur. Mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında birinci derecedeki algılanmış ilgi alanlarına göre gruplar arasında 0.05 düzeyinde önemli bir fark bulunmuş, bu farkın birinci derecede algılanmış ilgi alanı ikna olan grupla müzik olan grup arasında ikna olan grup lehine (P<.05) olduğu bulunmuştur. Mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında birinci derecedeki algılanmış değer alanlarına göre gruplar arasında 0.01 düzeyinde önemli bir fark bulunmuş, bu farkın birinci derecede algılanmış değer alam yeteneği kullanma olan grupla kazanç olan grup arasında yeteneği kullanma olan grup lehine (P<.01); birinci derecede algılanmış değer alam yeteneği kullanma olan grupla iş birliği olan grup arasında yeteneği kullanma olan grup lehine (P<.05); birinci derecede algılanmış değer alam yaratıcılık olan grupla kazanç olan grup arasında yaratıcılık olan grup lehine (P<.05) olduğu bulunmuştur. ii