Theses supervised by Doç. Dr. Ayten Pınar Bal
14 theses · Çukurova University
Farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki başarısına ve tutumuna etkisi
Bu araştırma, farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki başarılarına ve tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla nicel ve nitel modellerin birlikte kullanıldığı, karma araştırma modeline göre tasarlanmıştır. Bu kapsamda, öncelikle araştırmanın nicel veriler ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel modele göre tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2015-2016 öğretim döneminde Adana ili Ceyhan ilçesinin alt sosyo ekonomik düzeyinde bulunan bir devlet ilkokulunun üçüncü sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada deney ve kontrol grupları; akademik başarı ve anne-baba eğitim durumu açısından birbirine yakın olan ve cinsiyet dağılımı homojen 40 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın deney grubu ise; yapılan seviye testi ve öğrenme stilleri testi sonuçları açısından birbirine yakın olan ve yarı rastgele seçilen toplam 20 öğrenci oluşmaktadır. Araştırmanın kontrol grubu ise okulun diğer sınıfı olarak belirlenmiştir. Uygulama sürecinde deney grubunda farklılaştırılmış öğretim yaklaşımıyla kesirler konusu anlatılırken, kontrol grubuna ise 2015–2016 Matematik Dersi Öğretim Programına göre hazırlanan kılavuz kitap doğrultusunda mevcut öğretim yöntemi kullanılmıştır. Deney grubundaki dersler araştırmacı tarafından işlenirken, kontrol grubunda ise dersleri sınıf öğretmeni tarafından yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak, "Matematik Başarı Testi", "Matematik Tutum Ölçeği", "Öğrenme Stilleri Ölçeği" ve "Yarı Yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu" kullanılmıştır. "Matematik Başarı Testi" ve "Matematik Tutum Ölçeği" deney ve kontrol gruplarına ön test, son test ve kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. "Öğrenme Stilleri Ölçeği" ders işlenişi sırasında kullanılmak üzere sadece deney grubuna uygulanmıştır. Nitel verilerin toplanmasında deney grubunda yer alan öğrencilerin farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının sürecine ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik "Yarı Yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu" kullanılmıştır. Farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının, öğrencilerin deney öncesi ve sonrasındaki 'Matematik Başarı Testi' ve "Matematik Tutum Testi" puanlarında istatiksel bir etkisinin olup olmadığını test etmek amacıyla Tek Faktörlü Kovaryans Analizi kullanılmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşme verilerinin analizinde içerik analizi yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22.0 kullanılmıştır. Bu verilerin yorumlanmasında p=0,05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir. Araştırma sonunda elde edilen verilere göre, başarı testi son test puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerin sonucunda öğrenciler, farklılaştırılmış öğretim yaklaşımı sayesinde, matematik derslerini daha eğlenceli ve değişik buldukları dolayısıyla derse daha çok motive oldukları, gerçek hayatla ilişkilendirilmesinden dolayı daha kalıcı öğrenme gerçekleştirdiklerini ifade etmişlerdir.
Sınıf öğretmeni adaylarının matematik öğretimine yönelik öz-yeterlilik algıları, tutumları ve kaygı düzeyleri
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının matematik öğretimine yönelik öz-yeterlilik algılarının, tutumlarının ve kaygı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma genel tarama modelinin bir alt türü olan betimsel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesinin sınıf öğretmenliği bölümünde 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören 160 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada öğretmen adaylarının matematik öğretimine yönelik öz-yeterlilik algılarının belirlemesi amacıyla "Matematik Öğretimine Yönelik Öz-yeterlik İnanç Ölçeği", matematik öğretimine yönelik tutumlarının belirlemesi amacıyla "Matematik Öğretimi Tutum Ölçeği" ve matematik öğretimine yönelik kaygı düzeylerinin belirlemesi amacıyla "Matematik Öğretimi Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi SPSS 22.00 paket programında yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; sınıf öğretmeni adaylarının matematik öğretimine yönelik öz-yeterliliklerinin, tutumlarının ve kaygı düzeylerinin genel olarak yeterli düzeyde olduğu ve aralarında orta düzeyde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan sınıf öğretmeni adaylarının matematik öğretimine yönelik öz-yeterliliğin kişisel yeterlilik faktörüne katılıyorum düzeyinde; matematik öğretimine değer vermeye yönelik tutum faktörüne katılıyorum düzeyinde ve matematiği öğretmeye tutumdan kaynaklanan kaygı faktörüne katılıyorum düzeyinde olduğu gözlemlenmiştir. Diğer taraftan araştırmada cinsiyet, sınıf düzeyi, matematik başarı notu ve genel başarı notu değişkenlerine göre matematik öğretimine yönelik öz-yeterlilik, tutum ve kaygı arasında anlamlı farklılığın olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Matematik öğretimi, öz-yeterlilik algısı, tutum, kaygı
Ortaokul matematik öğretmenlerinin, öğrencilerinin ve velilerin ödev vermeye yönelik algılarının incelenmesi
Bu araştırmada ortaokul matematik öğretmenlerinin, öğrencilerinin ve velilerinin ödev vermeye yönelik algılarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Karma yöntem araştırması olarak düzenlenen araştırmanın örneklemini, 2016–2017 eğitim – öğretim yılında Adana ilinde ansız olarak belirlenen ortaokullarda öğrenim gören 750 öğrenci, ortaokullarda matematik derslerine giren 120 öğretmeni ve ortaokullarda öğrencisi okuyan 170 öğrenci velisi oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcıların karakter eğitiminde öğretmen niteliklerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından Matematik Dersi Öğrenci Ödev Algı Ölçeği (MDÖ1ÖAÖ), Matematik Dersi Öğretmen Algı Ölçeği (MDÖÖAÖ) ve Matematik Dersi Veli Ödev Algı Ölçeği (MDVÖAÖ) geliştirilmiş ve 2016-2017 Öğretim yılında belirlenen katılımcılara uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise verilerin toplanmasında yarı-yapılandırılmış görüşme formları kullanılmış ve ölçeğin uygulandığı okullardan gönüllülük esasına göre belirlenen 25 öğrenci,12 matematik öğretmeni ve 9 öğrenci velisi olmak üzere toplam 46 kişi ile görüşmeler yapılmıştır. Nicel veriler için bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Mann Whitney- U Testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmış, nitel veriler ise içerik analiziyle çözümlenmiştir. Nicel verilerin analizi sonucunda; Öğrencilerin matematik ödevlerine ilişkin algıları genel olarak olumludur. MDÖ1ÖAÖ'nin toplam puanların ortalamaları arasında cinsiyete göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. MDÖ1ÖAÖ'nin alt faktörlerinde ise anlamlı fark bulunmuştur. Ortaokul öğrencilerinin ödeve yönelik görüşleri incelendiğinde sınıf düzeyine göre anlamlı fark bulunmuştur. Ortaokul matematik öğretmenlerinin ödevlendirmelere yönelik algıları olumlu bulunmuştur. Matematik öğretmenlerinin ödevlendirmelere yönelik cinsiyete göre anlamlı bir fark görülmemiştir. Ortaokul matematik öğretmenlerinin ödevlendirmelere yönelik görüşleri mesleki kıdeme göre anlamlı fark bulunamamıştır. Ortaokul matematik öğretmenlerinin ödevlendirmelere yönelik görüşleri mezun olunan yüksek öğretim programına göre anlamlı fark bulunamamıştır. Ortaokul velilerinin matematik ödevlendirmelere yönelik algıları uygun olduğu görülmektedir. Velilerin matematik ödevlendirmelerine yönelik görüşleri cinsiyete göre anlamlı fark bulunmamıştır. Velilerin matematik ödevlendirmelerine yönelik görüşleri okulun bulunduğu bölgeye göre anlamlı fark bulunmamıştır. Velilerin matematik ödevlendirmelerine yönelik görüşleri öğrenim düzeylerine göre anlamlı fark bulunmamıştır. Nitel verilerin analizi sonucunda; Öğrencilerin matematik ödevlerini zamanında yapma nedenlerini ödevin test olması, öğretmenin davranışları ve matematiği sevme şeklindedir. Öğrenciler ödev kontrolünün arkadaşları tarafından yaptığını belirtmişlerdir. Öğrenciler ödevlerin gerekliliği olarak pekiştirme yapmak ve notumun yükselmesi şeklindedir. Öğrenciler ödev yaparken arkadaşlarından ve ders defterinden yararlandıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler öğrencilerden test çözmelerini, defterden yararlanmalarını ve ödevi zamanında yapmaları tavsiyesinde bulunduklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler ödev verirken ödevin kazanımlarla uyumlu olmasına, sınavın test olmasına ve sınıf seviyesine dikkat ettiklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin birçoğu ödev kontrolünü öğrenciye yaptırdığını ve ödevin ders başarısına etkisini olumlu olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin öğrencilerin konuyu pekiştirmeleri ve TEOG sınavına hazırlanması amacıyla ödev verdiklerini belirtmişlerdir. Veliler ödev kontrolünün öğretmenleri tarafından yapıldığını ve velilerin tamamı ödevin ders başarısını olumlu etkilediğini belirtmişlerdir. Velilerin birçoğu ödevi öğrenci faydası için gerekli olduğunu belirtmişlerdir. Bazı veliler ise ödevi maddi yük getirdiği için gerekli değildir şeklinde görüş belirtmişlerdir. Sonuç olarak, öğretmenler ödev verme stratejilerini benimsediklerini göstermektedir. Öğretmenlere ödev verirken nelere dikkat edeceği, ödevin amaçları ve ödev hakkında bilgilendirmek için hizmet içi eğitim çalışmaları yapılmalıdır. Öğretmenler ödev verme sürecinde sınav odaklı bir yaklaşım sergilendiğini ortaya koymaktadır. Eğitim sistemimizde, bu durumun nedenlerini ortadan kaldırmaya yönelik düzenlemeler yapılmalıdır. Velilerin ödev yönelik algılarının olumlu olduğu görülmektedir. Velilere öğrencilerin ödevlerine nasıl yardım etmeleri konusunda bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır. Ödevlendirmelere ilişkin velilerin eğitim düzeylerine ve okulun bulunduğu bölgeye göre farklılaşma olmadığından okulların ödevle ilgili çalışmalar yapılarak veli okul işbirliği arttırmaları sağlanır Anahtar kelimeler: Ödev, ödev kontrolü, veli ve ödev, ödev algısı
Gerçekçi matematik eğitimi destekli öğretim yönteminin ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin matematik başarılarına ve tutumlarına etkisi
Bu araştırma, gerçekçi matematik eğitimi destekli öğretim yönteminin ortaokul 6. Sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki başarılarına ve tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla nicel model kullanılarak tasarlanmıştır. Bu kapsamda, öğrencilere ön test – son test ve tutum ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Adıyaman ilinde bulunan bir köy okulunun, 6/A ve 6/B sınıflarındaki öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada deney ve kontrol grupları, akademik başarı ve cinsiyet dağılımı homojen olan 39 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın deney ve kontrol grubunu, 2015-2016 öğretim yılı birinci dönem sonunda matematik dersi ortalaması birbirine yakın ve homojen dağılımları olan 6-A ve 6-B sınıfları oluşturmaktadır. Çalışmaları uygulama sürecinde deney grubunda gerçekçi matematik eğitimi destekli öğretim yöntemiyle 'Hacim Ölçme ve Sıvıları Ölçme Birimleri' konusu anlatılırken , kontrol grubuna ise 2015–2016 Matematik Dersi Öğretim Programına göre hazırlanan kılavuz kitap doğrultusunda mevcut öğretim yöntemi kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunun dersleri araştırmacı tarafından yürütülmüştür.Veri toplama aracı olarak , 'Matematik Başarı Testi' ve 'Matematik Tutum Ölçeği' kullanılmıştır. 'Matematik Başarı Testi' ve 'Matematik Tutum Ölçeği' deney ve kontrol gruplarına ön test, son test ve kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Gerçekçi matematik eğitimi uygulamalarının, öğrencilerin deney öncesi ve sonrasındaki 'Matematik Başarı Testi' ve "Matematik Tutum Ölçeği" puanlarında istatiksel bir etkisinin olup olmadığını test etmek amacıyla Tek Faktörlü Kovaryans Analizi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22.0 kullanılmıştır. Bu verilerin yorumlanmasında p=0,01 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda, "Hacim Ölçme ve Sıvıları Ölçme Birimleri" konusunun öğretiminde deney grubuna uygulanan GME destekli öğretim yönteminin öğrencilerin başarılarını arttırdığı, kalıcılık ve tutumu etkilemediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Gerçekçi matematik eğitimi (GME), matematik öğretimi, matematik başarısı, hacim ölçme, sıvı ölçme birimleri
Matematiksel modelleme etkinliklerinin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik başarı düzeylerine, tutumlarına ve kalıcılığına etkisi
Bu araştırma, matematiksel modelleme etkinlikleriyle öğretim yaklaşımının ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerin matematik başarısına, tutumuna, kalıcılığına etkisi araştırılması amacıyla nicel ve nitel modellerin birlikte kullanıldığı, karma araştırma modeline göre tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2018-2019 öğretim döneminin Adana ili Seyhan ilçesinin orta-yüksek sosyoekonomik düzeyi olan özel bir okulun veli eğitim durumu benzer ve öğrencilerin akademik durumları birbirine yakın, cinsiyet dağılımı homojen dördüncü sınıf öğrencileri (75) oluşturmaktadır. Araştırmada dört tane dördüncü sınıfın karşılaştırıldığı sınıf düzeyi ve matematik tutum sonuçları açısından birbirine yakın yarı rastgele seçilen iki sınıf deney gruplarını ve diğer iki sınıf ise kontrol gruplarını oluşturmaktadır. Uygulama sürecinde deney gruplarına araştırmacı tarafından matematiksel modelleme etkinlikleri öğretimi ile doğal sayılar konusu anlatılırken, kontrol gruplarına ise sınıf öğretmenleri tarafından 2018-2019 Matematik Dersi Öğretim Programı doğrultusunda hazırlanan ders kitabına göre mevcut öğretim yöntemi uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak, nicel veriler için yetmiş beş öğrenciye TIMSS sorularından seçilen "Matematik Başarı Testi" ve Baykul (1990)'un "Matematik Tutum Ölçeği" ön, son ve kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Nitel veriler için matematiksel modelleme ile etkinlik sürecine ilişkin deney gruplarından on dört öğrenciye "Yarı Yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu" uygulanırken, matematiksel modelleme etkinlikleri ve TIMSS' e dair görüş için araştırma sürecini takip eden sekiz tane öğretmene "Yarı Yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu" uygulanmıştır. Matematiksel modelleme etkinliklerinin öğrencilerin deney öncesinde ve sonrasında "Matematik Başarı Testi" ve "Matematik Tutum Testi" puanlarının istatiksel olarak etkisinin olup olmadığına test etmek amaçlı Tek Faktörlü Kovaryans (ANCOVA) Analizi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerle yapılan görüşmelerin veri analizin içerik analizi yapılırken öğretmenlerle yapılan görüşmelerin veri analizinde ise betimsel analiz yapılmıştır. Nicel verilerin analizi için SPSS 22.0 ve verilerin yorumlanabilmesi için p=,05 anlamlılık düzeyi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen nicel verilere göre, matematik başarı testi son test ve kalıcılık testi deney grupları lehine istatiksel anlamlı fark bulunmuştur. Ayrıca deney gruplarının son tutum testleri sonucu kontrol gruplarına göre daha olumlu olduğu görülmüştür. Öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerin sonucunda, matematiksel modelleme etkinlikleriyle ders işlemenin matematiği daha çok sevmelerini sağladığı bu sebeple konuları iyi öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Öğretmenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerin sonucunda ise, TIMSS sorularının dilinin anlaşılır olduğu, TIMSS öğrenci başarısının artması için müfredatın geliştirilmesi ve ezberci puana dayalı sistem yerine okuduğunu daha iyi anlayıp yorumlayan sistem geliştirilmesi gerektiği, matematiksel modelleme etkinlikleri ile öğrenciler yaparak yaşayarak günlük hayatla bağdaştırdığı için çok faydalı olacağı yalnızca kalabalık sınıflarda süre sıkıntısının yaşanabileceği şeklinde ifade etmişlerdir. . Anahtar Kelimeler: Matematik eğitimi, gerçek hayat problemleri, matematiksel modelleme etkinlikleri, TIMSS, doğal sayı
İlkokul 1. sınıf matematik dersi öğretim programı ve uygulanması üzerine bir inceleme
Bu çalışmanın temel amacı 2018-2019 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmakta olan ilkokul birinci sınıf matematik dersi öğretim programına ilişkin öğretmenlerin, öğrencilerin, okul yöneticilerinin ve velilerin neler düşündüklerini belirlemek ve programın uygulanması sürecinde ortaya çıkan durumu incelemektir. Bu çalışma karma yöntem desenlerinden açıklayıcı sıralı desene dayalı olarak yürütülmüştür. Çalışmanın nicel anlayışla örneklemini oranlı küme örnekleme ile belirlenen 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Adana ili merkez ilçelerindeki ilkokulların birinci sınıflarında görev yapan 294 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel çalışma grubunu ise maksimum çeşitlilik örnekleme ile belirlenen 9 sınıf öğretmeni, 9 okul yöneticisi, 16 veli ve 18 öğrenci oluşturmaktadır. Gözlem yapılan sınıf ise uygun örnekleme ile belirlenmiştir. Araştırmada veriler matematik dersi öğretim programını değerlendirme ölçeği, yarı yapılandırılmış öğretmen görüşme formu, yarı yapılandırılmış yönetici görüşme formu, yarı yapılandırılmış veli görüşme formu, yarı yapılandırılmış odak grup öğrenci görüşme formu ve yarı yapılandırılmış gözlem formu ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizine başvurulmuştur. Araştırmanın nicel bulgularına göre öğretmenlerin programın geneline ilişkin görüşlerinin biraz katılıyorum düzeyinde, genel yapı, kazanım ve sunum boyutlarına ilişkin görüşlerinin katılıyorum düzeyinde, içerik ve ölçme ve değerlendirme boyutlarına ilişkin görüşlerinin ise biraz katılıyorum düzeyinde olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin birinci sınıf matematik dersi öğretim programına ilişkin görüşlerinin ortalama sınıf mevcudu ve okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi değişkenine göre farklılaştığı bulunurken; cinsiyet, hizmet içi eğitim alma, öğrenim durumu, mezun olunan okul, mesleki kıdem ve birinci sınıfı okutma durumu değişkenlerine göre farklılaşmadığı ortaya çıkmıştır. Araştırmanın nitel bulgularına dayalı olarak elde edilen sonuçlarda öğretmenlerin program hakkında bilgilenmelerinin daha çok eğitim öğretim yılının ilk haftalarındaki mesleki çalışmalarla, medya, programı inceleme ve seminer vasıtasıyla olduğu ortaya çıkmıştır. Program hakkında bilgilenmelerin niteliğinin ise yetersiz ve yüzeysel olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin programın kazanım ve içeriğine yönelik olumlu görüşlere sahip olduğu ortaya çıkarken, öğretme-öğrenme süreci ve ölçme-değerlendirme boyutlarında ise olumsuz görüşlere sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmanın nitel bulgularına dayalı olarak yöneticilerin program hakkında bilgilenmelerinin daha çok resmi yazışmalar ve medya aracılığıyla olduğu ortaya çıkmıştır. Yöneticiler, öğretmen bilgilerinin güncel olmadığını, sınıf yönetiminde sıkıntılar olabildiği ve bununla ilgili eğitimler verilmesi gerektiğini belirtmektedir. Yöneticiler fiziksel ortam ve araç-gereçleri yetersiz görmekte bunların zenginleştirilmesini istemektedirler. Yöneticiler etkinliklerin eğitsel oyunlarla öğretilmesini istemektedirler. Araştırmanın nitel bulgularına dayalı olarak velilerin program hakkında bilgi sahibi olmadığı ortaya çıkarken, ilkokul birinci sınıf matematik dersinin amaçlarının farkında olduğu ortaya çıkmıştır. Veliler etkinliklerin açık-anlaşılır ve öğrenci seviyesine uygun olduğunu belirtirken; etkinlik sayısını yetersiz bulmakta, yardımcı kaynaklara başvurmaktadırlar. Veliler ayrıca fiziksel ortamı ve araç-gereçleri yetersiz bulmakta zenginleştirilmesini istemektedirler. Araştırmanın nitel bulgularına dayalı olarak öğrencilerin matematik dersinde kendilerini mutlu hissettiği, genel olarak sorun yaşamadığı, daha çok çizip boyama ve kesip yapıştırma tarzı etkinliklerden hoşlandığı ortaya çıkmıştır. Araştırmanın nitel bulgularına dayalı olarak sınıf içi gözlem sonuçlarına göre ise programın uygulanmasının kazanım ve içeriğe paralel bir şekilde gittiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Matematik dersi öğretim programı, program değerlendirme, ilkokul, birinci sınıf Matematik dersi
Ortaokul öğrencilerinin matematiksel düşünme süreçlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin, problem çözme becerilerini algılama düzeyleri ile rutin ve rutin olmayan problemleri çözme durumlarını belirleyerek çeşitli değişkenler açısından incelemek ve bunlar arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmada, genel tarama modeli türlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, evrenden amaçlı örnekleme yöntemlerinden homojen örnekleme ile belirlenen 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Adıyaman Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı iki resmi ortaokulun 6, 7 ve 8. sınıflarında öğrenim görmekte olan 430 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin problem çözme becerilerini algılama düzeylerini belirleyebilmek için "Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri", rutin ve rutin olmayan problemleri çözme durumlarını belirleyebilmek için "Rutin ve Rutin Olmayan Problem Formu" kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t testi, bağımlı gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi ve Pearson çarpım moment korelasyon analizi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizine başvurulmuştur. Araştırmanın sonuçları incelendiğinde, öğrencilerin problem çözme becerilerini algılama düzeyleri toplam puanı "arada sırada" düzeyinde bulunmuştur. Problem çözme becerilerini algılama düzeyleri toplam puan ile cinsiyet, sınıf düzeyi ve matematik ders başarısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak alt faktörlerine göre incelendiğinde sınıf düzeyi ve matematik ders başarısına göre farklılaşma olduğu görülmüştür. Öğrencilerin rutin ve rutin olmayan problemleri çözme durumları incelendiğinde rutin problemlerde daha başarılı oldukları bulunmuştur. Öğrencilerin, rutin ve rutin olmayan problemleri çözme durumları ile cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken sınıf düzeyi ve matematik ders başarısına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Öğrencilerin problem çözme becerilerini algılama düzeyleri ile rutin ve rutin olmayan problemleri çözme durumları arasında ilişki bulunmamıştır. Öğrencilerin rutin ve rutin olmayan problem çözme stratejileri kullanım yüzdesine göre aritmetiksel strateji, tahmin ve kontrol stratejisi, denklem kurma stratejisi, bağıntı bulma stratejisi, sistematik liste yapma stratejisi, çizim yapma stratejisi ve mantıksal akıl yürütme stratejisi olarak sıralanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Problem çözme algısı, rutin ve rutin olmayan problemler, problem çözme stratejileri
Ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlığı farkındalık düzeylerinin geliştirilmesi: Tasarım tabanlı bir araştırma
Bu araştırma ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlığı başarı düzeyleri ve matematik okuryazarlığı farkındalık düzeylerinin geliştirilmesi amacıyla tasarım tabanlı bir araştırma modeline göre tasarlanmıştır. Çalışma grubunu, amaçlı örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme türüne göre 2018-2019 eğitim öğretim yılında Hatay ilinin Dörtyol ilçesindeki 43 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematik okuryazarlık başarı testi, matematik okuryazarlık özyeterlilik ölçeği (MOÖYÖ), yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, ANOVA, bağımsız gruplar t testi uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre öğrencilerin ön başarı testinde düşük puan aldıkları, ancak ara başarı, son başarı ve kalıcılık puanlarının arttığı; matematik okuryazarlık (MO) puanlarının da olumlu yönde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel bulgularına dayalı olarak öğrencilerin kurdukları problemler açısından; kişisel, nicelik, üretici, orijinal, sayısal ve sözel kategoride, problemin kuruluşuna ilişkin ve cevaba ilişkin türde, matematik cümlesi yazma ve muhakeme kategorisinde daha çok problemler oluşturdukları sonucu ortaya çıkmıştır. Bununla beraber öğrencilerden alınan görüşler açısından; öğrencilerin matematik okuryazarlığı PISA niteliğindeki problemlerinin ne olduğunun farkına vardıkları ve bu tarzda problemleri oluşturabildikleri ve ayrıca bu konuda başarılı oldukları sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: PISA niteliğinde problemler, rutin olmayan problemler, matematiksel okuryazarlık, PISA, TIMSS, akademik başarı, soru yazma süreci özellikleri, problem kurma, bağlamsal problem
Matematiksel modelleme etkinliklerinin altıncı sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme yeterliklerine, görsel matematik okuryazarlığı algılarına ve okuduğunu anlama becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, matematiksel modelleme etkinliklerinin altıncı sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme yeterliklerine, görsel matematik okuryazarlığı algılarına ve okuduğunu anlama becerilerine etkisinin incelenmesidir. Bu karma araştırmanın nicel kısmında ön test-son testten oluşan yarı deneysel model kullanılırken nitel kısmında ise öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bu bağlamda önce nicel veriler toplanıp daha sonra bu verilerin detaylı açıklanabilmesi amacıyla nitel verilerden yararlanıldığı için karma yöntemin açıklayıcı sıralı deseni kullanılmıştır. 36 altıncı sınıf öğrencisiyle 7 hafta boyunca matematiksel modelleme etkinliklerine dayalı bir öğretim süreci gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak 'Okuduğunu Anlama Başarı Testi', 'Görsel Okuryazarlık Özyeterlik Algı ölçeği', 'Matematiksel Modelleme Yeterliği Testi' ve 'Modelleme Yeterliği Değerlendirme Rubriği' kullanılmıştır. Veri analizi sonucu, matematiksel modelleme etkinlikleriyle yapılan öğretim sürecinin sonunda öğrencilerin okuduğunu anlama becerileri puanlarında artış görülmüştür; fakat okuduğunu anlama becerileriyle matematiksel modelleme yeterlikleri arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Etkinliklerle yapılan sürecin öğrencilerin görsel matematik algılarını ve matematiksel modelleme yeterliği düzeylerine önemli katkılar sağladığını göstermiştir. Görsel matematik okuryazarlığı özyeterlik algılarıyla, modelleme yeterlikleri arasında orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Matematiksel modelleme, okuduğunu anlama, özyeterlik algısı
Ters yüz sınıf modelinin ortaokul öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarıları ve öz düzenleme becerileri üzerine etkisinin incelenmesi
İnsanoğlunun teknolojiyle olan bağı günden güne artmaktadır. Artan bu ilişki sonucunda, teknoloji çeşitli disiplinlerin öğretilmesinde kullanılan yöntem ve teknikler arasında yerini almıştır. İngilizce adı "Flipped Classroom" olan ve Türkçeye "Ters Yüz Sınıf Modeli" olarak çevrilen yöntem son yıllarda dünyada ve ülkemize yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu çalışmanın amacı, ters yüz sınıf modelinin 5. sınıf matematik dersinde "Kesirler ve Kesirlerle İşlemler" ünitesinde, öğrencilerin akademik başarısı ve öz düzenleme becerilerinin üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda 5. sınıf matematik dersi "Kesirler ve Kesirlerle İşlemler" ünitesinde ters yüz sınıf modelinin öğrenci başarısına etkisini incelemek üzere ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda, ters yüz sınıf modeli uygulaması sonrasında deney grubu öğrencilerinden amaçsal örnekleme türlerinden maksimum çeşitlili yöntemine göre seçilen bir gruba yarı yapılandırılmış görüşme formları uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılının Adana ilinin Seyhan ilçesinde sosyoekonomik durumu ve akademik başarısı düşük düzeyde olan bir ortaokulun beş farklı şubesinde bulunan toplam 97 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubu olmak üzere iki şube, kontrol grubu olmak üzere ise üç şube belirlenmiştir. Araştırma süresi yedi haftadır. Veri toplama aracı olarak akademik başarı testi, öz düzenleyici öğrenme stratejileri ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmada grupların akademik başarı değişimini belirlemek için 29 soruluk başarı testi ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Deney grubunda dersler ters yüz sınıf modeline uygun olarak işlenmiştir. Ters yüz sınıf modelinde, mevcut öğretim yönteminden farklı olarak sınıf içerisinde yapılması gereken aktiviteleri evde, evde yapılması gereken aktiviteleri ise sınıfta yapılmaktadır. Bu modelde öğrenciler konunun teorik bilgilerini evde öğrenirken, üst düzey bilişsel kademelerine sınıfta ulaşmaktadır. Çalışmada konu ile ilgili videolar araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Ayrıca Eğitim Bilişim Ağı'nda bulunan içerikler de kullanılmıştır. Videolar ve etkinlikler öğrencilere Eğitim Bilişim Ağı üzerinden ulaştırılmıştır. Kontrol grubunda ise dersler yedi haftalık süreçte mevcut öğretim yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın nitel boyutunu incelemek üzere öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak, ters yüz sınıf modeli hakkında olumlu ve olumsuz görüşleri alınmıştır. Öğrencilerin velilerinden gerekli izinler alınarak görüşmecilerin ses kaydı alınmıştır. Ayrıca deney grubuna, ters yüz sınıf modelinin öz düzenleme becerisine etkisini incelemek üzere 40 maddelik öz düzenleyici öğrenme stratejileri ölçeği uygulanmıştır. Çalışılan grupların akademik başarı testi ön test uygulamasının sonuçları incelendiğinde iki grubunda kesirler ve kesirlerle işlemler ünitesindeki, akademik başarıları denk olduğu görülmüştür. Ters yüz sınıf modelinin akademik başarı üzerine etkisini belirlemek amacıyla tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Son test uygulamasının sonuçları incelendiğinde ise deney grubu lehine anlamlı bir şekilde farklılaşma olduğu görülmüştür. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonucunda öğrencilerin ters yüz sınıf modeli hakkında olumlu görüşlerinin olduğu, modeli kısa zamanda benimsedikleri ve diğer derslerin de bu model ile işlenmesini uygun gördükleri sonucuna varılmıştır. Deney grubuna uygulanan öz düzenleyici öğrenme stratejileri ölçeğinin analizinde ise öğrencilerin öz düzenleme becerilerinin ters yüz sınıf modeli ile geliştiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ters yüz sınıf modeli, matematik eğitimi, kesirler, 5. sınıf, öz düzenleme becerisi.
Lise öğrencilerinin üstbilişsel ve mantıksal düşünme ile matematiksel problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinin üstbilişsel ve mantıksal düşünme ile matematiksel problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada, genel tarama modeli türlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma örneklemi seçilirken amaçsal örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme metodu kullanılmıştır. Araştırma nicel bir araştırmadır. Araştırma örneklemini 2019-2020 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde, Adana ilinde bulunan bir Anadolu Lisesinin ve Fen lisesinin 9., 10. ve 11. sınıfında öğrenim gören 442 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin üstbilişsel beceri düzeylerini ölçmek için Üstbilişsel Ölçek, mantıksal düşünme beceri düzeylerini ölçmek için Mantıksal Düşünme Yeteneği Testi, matematiksel problem çözme beceri düzeylerini ölçmek için Matematiksel Problem Çözme Testi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t testi, regresyon analizi, tek yönlü varyans analizi ve Pearson çarpım moment korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları incelendiğinde öğrencilerin üstbilişsel ve mantıksal düşünme ile matematiksel problem çözme becerileri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Üstbilişsel ve mantıksal düşünme becerisi, problem çözme becerisini anlamlı olarak yordamıştır. Üstbilişsel ve mantıksal düşünme becerisi, matematiksel problem çözme becerisinin yüzde 38'ini açıklamıştır. Üstbilişsel düşünme düzeyleri ile cinsiyet, sınıf seviyesi, okul türü arasında anlamlı bir fark bulunmazken, günlük ders çalışma süresi ve dönem sonu matematik dersi karne notu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Mantıksal düşünme becerileri ile cinsiyet, dönem sonu matematik karne notu arasında anlamlı fark bulunamazken, sınıf seviyesi ve okul türü arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Matematiksel problem çözme becerileri ile cinsiyet, sınıf seviyesi, okul türü, dönem sonu matematik dersi karne notu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Üstbilişsel düşünme becerisi, mantıksal düşünme becerisi, matematiksel problem çözme becerisi
STEM yaklaşımına dayalı matematiksel modelleme etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin matematiksel modelleme becerilerine ve matematik okuryazarlığına etkisi
21. yüzyıl becerilerini geliştiren STEM eğitimi yaklaşımının amacı yeni çağın ihtiyaçlarını karşılayabilen, araştıran, düşünen, sorgulayan, farklı disiplinlerinden edindiği bilgileri uygulamaya, yeni buluşlara ve ürüne dönüştürmesini hedefleyen bireyler yetiştirmektir. STEM eğitimi, tüm bu disiplinlerden edinilen bilgileri bütünün tamamlayıcıları olarak görmesini hedeflemektedir. Ayrıca uluslararası sınavlarda öğrenci başarısını artırmak için de önemli bir eğitim yaklaşımıdır. Matematiksel modelleme de matematik okuryazarlığı kavramının önemli bir parçası olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla matematik okuryazarlığı da 21. Yüzyıl becerileri arasında yer aldığı göz önünde bulundurulursa, STEM etkinliklerinin ve matematiksel modelleme problemlerinin kazandırdığı yeterlikler aynı zamanda matematik okuryazarlığı başarısı yüksek olan öğrencilerden beklenen yeterliklerdir. Bu sebeple STEM bağlamında matematiksel modelleme yeterliklerin geliştirilmesi matematik okuryazarlığını da geliştirmektedir. Bu çalışmanın amacı STEM yaklaşımına dayalı matematiksel modelleme etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin STEM bağlamında matematiksel modelleme becerilerine ve matematik okuryazarlığına etkisi ile stem eğitimine yönelik ilgilerini ve STEM bağlamında matematiksel modelleme problemlerine yönelik görüşlerinin incelenmektir. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. STEM yaklaşımına dayalı matematiksel modelleme etkinlikleri ile yarı deneysel süreç gerçekleştirilerek ve süreç içerisinde öğrencilerin görüşleri alınarak elde edilen nitel bulgular, nicel bulguları desteklemektedir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020/2021 eğitim öğretim yılında Hatay ilinin İskenderun ilçesine bağlı devlet okulunda öğrenim gören 66 sekizinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubu ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada nicel veri olarak; STEM İlgi Ölçeği, Matematik okuryazarlığı öz-yeterlik ölçeği, 'Matematik Okuryazarlık Başarı Testi', STEM Bağlamında Matematiksel Modelleme Etkinlikleri, öğretim uygulama sürecinde kullanılmak üzere 'STEM Eğitimi yaklaşımına dayalı Matematiksel Modelleme Etkinliği', öğrencilerin matematiksel modelleme etkinliklerinin yeterliği düzeylerini belirlemek amacıyla 'Değerlendirme Rubriği' kullanılmıştır. Nitel veri olarak 'Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu' kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre uygulama eğitiminden sonra matematik okuryazarlığı öz-yeterlik ölçeği puanları, matematik okuryazarlık başarı düzeyleri, STEM bağlamında matematiksel modelleme becerilerinin olumlu geliştiği fakat STEM ilgi ölçeği puanları arasında bir farklılık olmadığı görülmüştür. STEM bağlamında matematiksel modelleme becerileri ile matematik okuryazarlık başarı düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek ilişki tespit edilmiştir. Öğrenci görüşleri incelendiğinde genel olarak problemlerin anlaşılması zor olduğu, birden fazla disiplin alanına hâkim olunması gerektiği, eğlenceli, faydalı, farklı bakış açıları kazandırdığı, mühendislik ve teknoloji alanına olan ilgilerinin arttığını belirtmişlerdir. Anahtar kelimeler: STEM eğitimi, matematiksel modelleme, matematik okuryazarlığı, STEM bağlamında matematiksel modelleme, sekizinci sınıf öğrencileri, STEM ilgi ölçeği, STEM yaklaşımına dayalı matematiksel modelleme etkinlikleri
Harmanlanmış öğrenme yöntemiyle işlenen matematik dersinde eğitsel dijital oyun kullanmanın öğrenci başarısına ve motivasyonuna etkisi
Bu araştırma, matematik dersinde eğitsel dijital oyunlarla desteklenmiş harmanlanmış öğretim yöntemi kullanmanın sekizinci sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, motivasyonlarına ve bunların kalıcılığına etkisini incelemek amacıyla karma desen kullanılarak tasarlanmıştır. Çalışma grubunu, amaçlı örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme türüne göre 2020-2021 eğitim öğretim yılında Adana ilinin Aladağ ilçesindeki 48 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematik başarı testi, matematik motivasyon ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, Mann Whitney U testi, ANCOVA, bağımsız gruplar t testi uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre öğrencilerin hem matematik başarı testi hem de motivasyon ölçeği öntest sonuçları birbirine yakındır ve gruplar arasında anlamlı bir farklılık yoktur. Yapılan çalışmalardan sonra matematik başarı testinde deney grubundaki öğrencilerin son test puanları kontrol grubuna göre daha çok artmış, deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuş ve kalıcılık puanları arasında farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Matematik motivasyon ölçeği son test puanlarında da deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuş ve kalıcılık puanları arasında farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın deney grubundan toplanan nitel bulgularına bağlı olarak öğrencilerin matematik dersinde kendilerini başarısız hissettikleri, matematik dersini zor olarak gördükleri ve yüz yüze eğitimi, uzaktan eğitim ve harmanlanmış öğretime göre daha çok tercih ettikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Bununla beraber öğrenciler matematik dersinde eğitsel dijital oyunlarla desteklenmiş harmanlanmış öğretim yöntemini kullanmanın dersi daha eğlenceli hâle getirdiğini ve derste anlatılanları daha kolay öğrendiklerini belirtmişlerdir. Anahtar kelimeler: Harmanlanmış öğretim, eğitsel dijital oyun, matematik, akademik başarı, motivasyon, kalıcılık, ortaokul öğrencileri
Öğretmen adaylarının problem kurma becerilerinin, problem kurma öz-yeterlik inançlarının ve üstbilişsel farkındalık düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada öğretmen adaylarının problem kurma öz-yeterlik inançlarını, üstbilişsel farkındalık düzeylerini ve ''Kesirler ve Kesirlerle İşlemler'' alt öğrenme alanındaki problem kurma becerilerini belirlemek; bu bileşenleri cinsiyet ve branş değişkenlerine göre karşılaştırmak amaçlanmıştır. Araştırmada tarama modelinde betimsel bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında bir devlet üniversitesinin İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Sınıf Öğretmenliği programlarında öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Problem Kurma Öz-Yeterlik İnanç Ölçeği, Bilişötesi Farkındalık Envanteri ve araştırma kapsamında geliştirilen Problem Kurma Testi ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, Mann Whitney U, korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan testler sonucunda öğretmen adaylarının problem kurma öz-yeterlik inançlarının ve üstbilişsel farkındalık düzeylerinin yüksek düzeyde, problem kurma becerilerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının öz-yeterlik inançlarının cinsiyete göre farklılaşmadığı, branşa göre ise sınıf öğretmeni adayları lehine anlamlı bir farklılık olduğu; farkındalık düzeylerinin yine cinsiyete göre farklılaşmadığı, branş değişkenine göre değerlendirme, hata ayıklama ve bilgi yönetme alt faktörlerinde sınıf öğretmeni adayları lehine anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur. Öğretmen adaylarının problem kurma becerilerinin cinsiyete ve branşa göre farklılaşmadığı görülmüştür. Öğretmen adaylarının öz-yeterlik inançları ve farkındalık düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı; öz-yeterlik inancı ile problem kurma becerileri ve farkındalık düzeyleri ile problem kurma becerileri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Problem kurma becerisi, problem kurmaya yönelik öz-yeterlik inancı, üstbilişsel farkındalık.