Theses supervised by Doç. Dr. Bertan Akyol

10 theses · Aydın Adnan Menderes University

Master'sOpen AccessTR

Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel stres düzeyleri ile mesleki performansları arasındaki ilişki Aydın ili Efeler ilçesi örneği

Bu araştırmanın amacı, özel okullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel stres düzeyleri ile mesleki performansları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırmanın modeli, betimsel ve kıyaslamalı türde olup, ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Nicel yöntemde yürütülen araştırmanın evrenini; 2018-2019 öğretim yılında Aydın ili Efeler ilçesinde faaliyet gösteren ve ilk ve ortaokul kısmı bulunan özel öğretim kurumları oluşturmaktadır. Bahsi geçen 10 okulda 239 öğretmen görev yapmaktadır. Araştırmada örneklem kullanılmayıp, çalışma evreninin tamamı kullanılmaya çalışılmış; 118 öğretmenden geri dönüş alınmıştır. Verilerin toplanmasında; "Örgütsel Stres Ölçeği" ve "İşgören Performans Ölçeği" kullanılmıştır. Örgütsel stres ölçeği Solakoğlu (2007) tarafından geliştirilmiş olup 28 madde ve 5 alt boyuttan oluşmaktadır. Bu alt boyutlar, yapılan işin özelliği, maddi olanaklar mesleki ilerleme, terfi ve takdir, yönetici ve iş arkadaşları ile ilgili stres kaynaklarıdır. Ölçeğin geçerliği sağlanmış olmasına rağmen, veriler toplandıktan sonra doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin mesleki performanslarına ilişkin durum ise İşgören Performansı Ölçeği ile tespit edilmiştir. İşgören performans ölçeği Sigler ve Pearson (2000) tarafından geliştirilmiş ve Çöl (2008) tarafından Türkçeye uyarlanmıştır.Toplanan verilerin istatistiksel analizleri, verilerin normal dağılımları halinde parametrik, verilerin normal dağılmaması halinde nonparametrik testlerle yapılmıştır. Katılımcı cevaplarının ortalamalara göre analizi değerlendirildiğinde öğretmenlerinin çoğunun orta düzeyde örgütsel stres yaşadıkları gözlemlenmiştir. Genel örgütsel stres düzeyi puanları, ortalamalara göre sonuçların kadınlar, evliler, yüksek lisans mezunları, ortaokul öğretmenleri ve 6 yıldan fazla süredir çalışanlar lehine daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırma bulguları örgütsel stres ve mesleki performans arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir. Bu nedenle, ara değişkenler eklenerek veya araştırma yöntemi ve kullanılacak teknikler yeniden kurgulanarak analizin tekrar edilmesi, her iki değişkeni tetikleyen asıl unsur veya unsurların saptanması gerekmektedir.

Aydın-EfelerKurumsal performansPerformans+7
Eylül Yolbakan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesinde örgüt kültürü: Bir karma yöntem araştırması

Bu çalışmanın amacı, Aydın ili Efeler ilçesinde anaokulu, ilkokulu, ortaokul ve lise bünyesinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin örgüt kültürüne ilişkin görüşleri alınarak okullarda var olan kültürel yapının incelenmesidir. Karma yöntem desenlerinden açıklayıcı ardışık desen ile yürütülen araştırmanın nicel boyutunda çalışma evreni; 2019- 2020 eğitim öğretim yılında Aydın ili Efeler ilçesinde bulunan devlet okullarındaki bağımsız anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise bünyesinde görev yapan 219 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada, çalışma evrenindeki tüm öğretmenlere ulaşılmaya çalışılmış, dağıtılan 219 anket formundan aşırı ve aykırı olarak değerlendirilen geçersiz anket formları çıkartılarak evrendeki 172 öğretmenin verileri istatistikî analiz değeri olarak kayıtlara geçmiştir. Araştırmanın olgubilim desenindeki nitel boyutunda çalışma grubu ise maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenmiş ve her bir okul türünde (bağımsız anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise) görev yapan 2'şer okul öncesi öğretmeni seçilmiş toplamda 8 okul öncesi öğretmeni ile görüşülmüştür. Araştırmada nicel verilerin toplanıp analizi sonrası elde edilen sonuçları açıklamak amacıyla nitel veriler toplanmış ve analiz edilmiştir. Nicel verilerin toplanması için Terzi (2005) tarafından geliştirilen Okul Kültürü Ölçeği (OKÖ) kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanması için ise araştırmacı tarafından hazırlanmış olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Okul kültürüne ilişkin 29 soru sorulmuştur. Elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak parametrik testler ile analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerine göre, öğretmenlerin görev yaptıkları okullarında sırasıyla en çok destek kültürü, başarı kültürü, görev kültürü ve son olarak da bürokratik kültürün hakim olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmada mesleki kıdem, okul kıdemi ve okul türü değişkenine göre okul kültürü analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucu öğretmenlerin mesleki kıdemine göre okul kültürü algılarında anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Okul kıdemi değişkenine göre algı düzeyleri, destek kültürü, başarı kültürü, görev kültürü boyutlarında istatistiksel anlamda bir farklılık göstermemekte iken bürokratik kültür boyutunda okul kıdemi 6-10 yıl olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile 16-20 yıl arasında okul kıdemine sahip öğretmenlerin puan ortalamaları arasında anlamlı fark vardır. Okul türü değişkenine göre algı düzeyleri, destek kültürü, bürokratik kültür, görev boyutlarında istatistiksel anlamda bir farklılık göstermekte iken; başarı kültürü boyutunda anlamlı fark göstermemektedir. Destek kültürü boyutunda okul türü ilkokul olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında anlamlı fark vardır. Bürokratik kültür boyutunda, okul türü ilkokul olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında; okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü lise olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında anlamlı fark vardır. Görev kültürü boyutunda, okul türü ilkokul olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında; okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü lise olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında anlamlı fark vardır. Nitel boyutta ise okul öncesi öğretmenleri ile yapılan görüşmelerde, nicel verileri destekler nitelikte öğretmenler arasında bağlılık ve karşılıklı ilişki ağırlıklı olarak görülmektedir. Elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin okulda alınan kararlara katılımının desteklenmesi önerilmektedir. Böylelikle dikkate alınan öğretmenler okul kültürü oluşturmada okul yönetimine destek olabilecektir. Yöneticilerin ve öğretmenlerin kültürün farklı boyutları ile ilgili eğitimler alması da okul kültürünü geliştireceği düşünülmektedir.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerÖlçekler+2
Seçkin Selimoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim örgütlerinde algılanan çevresel belirsizlik, psikolojik iklim ve yaratıcı liderlik

Öğretmenlerin çevresel belirsizlik algıları ve psikolojik iklim algıları arasındaki ilişkide okul yöneticilerinin yaratıcı liderlik özelliklerinin aracı rolünün bulunup bulunmadığını belirlemeyi amaçlayan bu çalışma, ilişkisel tarama modelinde ele alınmıştır. Araştırmacı tarafından değişkenler arasındaki ilişkiye yönelik olarak önerilen aracılık modeli, yapısal eşitlik modellemesi (YEM) analizi ile test edilmiştir. Yapılan alanyazın taramasında, öğretmenlerin çevresel belirsizlik algıları konusunda daha önce geliştirilmiş bir ölçme aracına rastlanılmamış olunması nedeniyle araştırmacı tarafından "Okullarda Algılanan Çevresel Belirsizlik Ölçeği" geliştirilmiştir. Araştırma, 2020-2021 yılında Aydın ili Efeler ilçesinde bulunan kamu okullarda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Okullarda Algılanan Çevresel Belirsizlik Ölçeği", "Psikolojik İklim Algısı Ölçeği" (Argon ve Limon, 2017), "Okul Müdürlerinin Yaratıcı Liderlik Özellikleri Ölçeği" (Uçar ve Sağlam, 2019) aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma örneklemindeki öğretmenlerden elde edilen verilerin betimsel istatistiksel analizlerinin sonucunda, öğretmenler tarafından algılanan psikolojik iklim algı düzeyinin göreli olarak "yüksek" olduğu, çevresel belirsizliği "orta" düzeyde algıladıkları ve öğretmenlerin yöneticilerini yaratıcı liderlik özellikleri "yüksek" liderler şeklinde algıladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Yapısal eşitlik modeli testleri sonucunda ise; algılanan çevresel belirsizlik ile psikolojik iklim algısı arasında; negatif yönlü ve zayıf düzeyde bir ilişki bulunurken, yaratıcı liderlik algısı ile psikolojik iklim algısı arasında pozitif yönlü ve yüksek düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Modelde yer alan bu değişkenleri oluşturan alt boyutlar açısından da anlamlı ilişkilerin varlığı saptanmıştır. Bu sonuç, ilgili değişkenlerin toplam puanları üzerinden gerçekleştirilen karşılaştırmalar ile de tutarlıdır. Nitekim çevresel belirsizlik algısının alt boyutları olan durum, etki ve tepki belirsizliği alt boyutları ile psikolojik iklim algısının boyutları arasında negatif yönlü düşük ve orta düzeyde ilişkiler bulunurken yaratıcı liderlik alt boyutları ile psikolojik iklim algısı alt boyutları arasında pozitif yönlü yüksek ve orta düzeyde ilişki saptanmıştır. Son olarak çalışmanın örnekleminde yer alan öğretmenlerin çevresel belirsizlik algıları ile görev yaptıkları okullara ilişkin algıladıkları psikolojik iklim arasındaki ilişkide, okul yöneticilerinin yaratıcı liderlik davranışlarının bir aracılık rolünün bulunup bulunmadığı yönünde bir değerlendirme yapıldığında, öngörülen söz konusu aracılık etkisinin var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Algılanan Çevresel Belirsizlik, Psikolojik İklim, Yaratıcı Liderlik, Yapısal Eşitlik Modellemesi

Psikolojik iklimYaratıcı liderlikÇevresel belirsizlik
Filiz Tanrısevdi
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Paydaş görüşleri çerçevesinde yetişkin eğitimi süreci: Nitel bir Türkiye örneği

Yetişkin eğitimi, bireylere yaşamları boyunca öğrenme fırsatı sağlayarak, iş hayatında ve kişisel gelişimlerinde başarıya ulaşmalarına yardımcı olmaktadır. Bu anlamda yetişkin eğitimi, bireyler için hayat boyu bir öğrenme süreci içinde bulunmaları için gerekli beceri ve bilgileri edinmelerini sağlamaktadır. Bu durum yetişkinlerin yalnızca kişisel gelişimleri için değil, aynı zamanda iş hayatları ve toplumsal katkıları açısından da önem arz etmektedir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseninde tasarlanmıştır. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde yetişkin eğitimine yönelik kursiyer, öğretmen ve yöneticilerin görüşlerinin incelenmesini amaçlayan bu tez çalışmasında, veriler görüşme tekniği ile toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak tüm paydaşlar için ayrı bir Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Formlar hazırlandıktan sonra 6 uzmanın görüşüne sunulmuş ve alınan dönütler sonucunda revize edilerek veri toplama araçlarının son şekli verilmiştir. Katılımcılarla görüşme sırasında ses kaydı alınarak bu kayıtlar yazıya geçirilmiştir. Alanyazında altın standart olarak bilinen nitel araştırmada geçerlik ve güvenirlik ölçütleri olan tutarlık, inandırıcılık, aktarılabilirlik ve teyit edilebilirlik kriterlerine dayalı olarak çalışmanın tüm aşamaları detaylı olarak sunulmuştur. Araştırmada Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerindeki kursiyer, öğretmen ve yöneticilerin yetişkin eğitimine yönelik görüşleri incelenmiş ve üç ana tema altında toplanmıştır. Bu temalar; yetişkin eğitimine ilişkin yönetici görüşleri, yetişkin eğitimine ilişkin öğretmen görüşleri ve yetişkin eğitimine ilişkin kursiyer görüşleridir. Araştırma sonucunda yöneticiler, öğretmenler ve kursiyerler yetişkin eğitiminin anlamına ilişkin görüşlerinde, yetişkin eğitiminin en fazla hayat boyu öğrenme anlamında kullanıldığını ifade ettikleri belirlenmiştir. Yetişkin eğitimine ilişkin yönetici, öğretmen ve kursiyer görüşlerine göre; yetişkin eğitimi kapsamında kursların çoğunun halk eğitimi merkezlerinde ücretsiz olması, sosyalleşme, aile bütçesine katkı, yetişkinlerin yeni kazanımlar elde etmesi ve kursiyerler açısından terapi niteliğinde olması yetişkin eğitiminin avantajları olarak belirlenmiştir. Yönetici, öğretmen ve kursiyer görüşlerine göre; kurs materyallerinin temini, öğretmen/usta öğretici eksikliği, kurs merkezindeki dersliklerin yetersizliği ve program/kurs içeriklerinin yetersizliği yetişkin eğitimi önündeki engeller olarak belirlenmiştir. Yetişkin eğitimi sürecinde ortaya çıkan sorunların yaşanmaması ya da en az indirilmesi için yönetici, öğretmen ve kursiyer görüşlerine göre alınması gereken önlemler; personel istihdamının sağlanması, kursların bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak düzenlenmesi, sınıfların kursiyer dağılımında yaş, eğitim düzeyi gibi bazı özellikler dikkate alınmalı, yetişkin eğitimine uygun öğretim teknikleri kullanılmalı, ders materyallerinin temini sağlanmalı, kurs merkezleri kolay ulaşılabilir olmalı ve derslik sayısı artırılmalı şeklinde belirlenmiştir. Ayrıca araştırmaya katılan yöneticilerin tümü kurumda göreve başlamadan önce yetişkin eğitimi üzerine herhangi bir eğitim almadıklarını göreve başladıktan sonra hizmet içi eğitim ve seminerlere katıldıkları belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin ise, büyük bir kısmının yetişkin eğitimi ile ilgili herhangi bir eğitim almadıkları belirlenmiştir. Araştırma bulguları ışığında Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde görev yapan yönetici, öğretmen, eğitmen ve usta öğreticilere zorunlu yetişkin eğitimine ilişkin formasyon eğitimi ve düzenli olarak hizmet içi eğitimin verilmesi gerektiği, kurumun ve dersliklerin fiziksel şartlarının iyileştirilmesi gerektiği ve Halk Eğitimi Merkezlerinde verilen yetişkin eğitiminin tanıtımının iyi yapılması gerektiği önerileri getirilmiştir.

EğitmenlerHalk eğitim merkezleriHizmet içi eğitim+7
İbrahim Karamanlıoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının hayat boyu öğrenme eğilimleri: Bir karma yöntem araştırması

Bu araştırmanın amacı yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanlarının hayat boyu öğrenmeye ilişkin eğilimlerini ortaya koymaktır. Bu araştırma ile bilgi toplumunun ve küreselleşmenin gerekli kıldığı nitelikli bireylerden oluşacak bir toplum yaratma, hayat boyu öğrenme kavramları hakkında öğretim elemanlarının bilinç düzeylerini araştırma ve bu kavramların ilkelerini tanıtma açısından önemli olduğu ifade edilebilir. Ayrıca araştırma ile hem eğitim yönetimi hem de hayat boyu öğrenme literatürüne de konu ile ilgili katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma araştırma deseni ile yapılmıştır. Nicel araştırma boyutunda tarama yöntemi kullanılmıştır. Bu süreç online ve elden ölçek dağıtımı şeklindedir. Veriler toplandıktan sonra SPSS programı ile analiz edilmiş ve tablolarla bulgulara yerleştirilmiştir. Araştırmada bir diğer veri toplama süreci yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla nitel olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutuyla ilgili olarak araştırmanın çalışma evrenini; 2022-2023 eğitim öğretim yılında Ege Bölgesindeki bir devlet üniversitesinde görev yapmakta olan 1880 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Araştırmada, çalışma evrenindeki tüm öğretim elemanlarına ulaşılmaya çalışılmış, dağıtılan 1880 ölçek formlarına dönen ve içindeki aşırı, aykırı olarak değerlendirilen geçersiz ölçek formları çıkartılarak evrendeki 300 öğretim elemanının verileri istatistikî analiz değeri olarak kayıtlara geçmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda olgubilim deseninden yararlanılmıştır. Nitel çalışma grubunu Ege Bölgesinde bir devlet üniversitesinde görev yapmakta olan 10 öğretim elemanı oluşturmuştur. Katılımcıların belirlenmesinde maksimum çeşitlilik yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında demografik bilgi formu ve öğretim elemanlarının hayat boyu öğrenme eğilimlerine yönelik Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Çalışmada nitel veri toplama kısmında uygulanmış olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları belirlenmiş alt problemler doğrultusunda sunulmuştur. Araştırma bulgularına göre öğretim elemanlarının hayat boyu öğrenme eğilimleri yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Demografik değişkenlerden cinsiyet değişkeninin hayat boyu öğrenme eğilimlerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu görülürken diğer demografik değişkenlerde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmanın nitel bulgularında Hayat Boyu Öğrenme Kavramı, Hayat Boyu Öğrenici, Kendini Yenileme ve Geliştirme, Gelişimi Aktif Tutma, Hayat Tarzı Olarak Öğrenme, Yeni Öğrenmelere İlgi ve Merak, Öğretim Elemanlığında Merak, Yükseköğretimin Katkısı, Üniversitenin Yapması Gerekenler ve Öğretim Elemanlarının Yapması Gerekenler şeklinde 10 tema belirlenmiştir. Bu temaların altında 374 kategori ve kod oluşturulmuş, bunlar şekillerle gösterilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretim elemanlarının hayat boyu öğrenme eğilimleri yüksek düzeydedir. Kavramın alt boyutları olan motivasyon, sebat, öğrenmeyi düzenleme ve merak sonuçları da benzer bir şekilde yüksek düzeyde çıkmıştır. Demografik özelliklere göre hayat boyu öğrenme eğilimlerine bakılmış ve cinsiyetin anlamlı bir farklılığa yol açtığı bulunmuştur. Diğer demografik değişkenler olan yaş, medeni durum, eğitim durumu, çalışma alanı, unvan, kıdem, yöneticilik deneyimi, bir hayat boyu eğitimine katılıp katılmama, katılmak istenilen hayat boyu öğrenme eğitimi öğretim elemanlarının hayat boyu öğrenme eğilimlerinde bir anlamlı farklılık oluşturmamıştır. Nicel boyutunda elde edilen veriler ile nitel boyutunda elde edilen verilerin birbiri ile tutarlı olduğu ortaya çıkmıştır. İlgili sonuçlar hayat boyu öğrenme kavramının çok boyutlu ve geniş bir anlam taşıdığını göstermektedir. Araştırma sonuçlarına göre kadın öğretim elemanlarının akademik hayatın dışında sosyal hayatlarında da daha fazla sorumluluk ve yüklerini azaltıcı; ev işi, mutfak işi, çocuk gelişimi gibi konularda kendilerini geliştirecek eğitimler ve paylaşımlarla desteklenebileceği, üniversite yönetimleri öğretim elemanlarının içsel motivasyonunu ve öğrenme sevgisini besleyen ortamların oluşturulmasına odaklanabileceği, öğretim elemanlarıyla yapılan bu çalışmanın benzerleri farklı eğitim kurumlarında farklı çalışanlar ve öğrencilerle farklı yöntemlerle de yürütülebileceği gibi önerilerde bulunulmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Hayat boyu öğrenme eğilimleri, Hayat boyu öğrenme, Karma yöntem araştırması, Öğretim elemanı, Yükseköğretim.

Karma yöntemlerYaşam boyu öğrenmeYükseköğretim+2
Burcu Kâan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel adalet algıları, motivasyon düzeyleri ve performansları: Bir yapısal eşitlik modellemesi

Bu araştırmanın amacı, devlet okullarında çalışan öğretmenlerin örgütsel adalet algıları ile iş performansları arasındaki ilişkiyi ve ilişkide iş motivasyonlarının aracılık rolünü ortaya çıkarmaktır. Tarama araştırması olan çalışmanın evrenini; 2021-2022 öğretim yılında Aydın İli, Efeler İlçe merkezinde bulunan 119 devlet okulunda görevli 2911 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini "tabakalı örnekleme" yöntemi ile seçilen 483 öğretmen oluşturmaktadır. Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde çalışan 297 kadın, 186 erkek öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında, "Kişisel Bilgi Formu" "Örgütsel Adalet Algısı Ölçeği" (Polat, 2007) "İş Motivasyonu Ölçeği" (Aksoy, 2006) ve İşgören Performansı Ölçeği (Çöl, 2008) kullanılmıştır. Verilerin analizinde, parametrik testler kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre öğretmenlerin örgütsel adalet algılarının ve iş motivasyonu düzeylerinin "yüksek"; bireysel iş performası algılarının ise "çok yüksek" düzeyde olduğu görülmüştür. Yapılan korelasyon analizleri sonucunda öğretmenlerin örgütsel adalet algıları ile performansları ve iş motivasyonu arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca yapısal eşitlik modellemesi ile test edilen teorik yapı sonucunda öğretmenlerin örgütsel adalet algıları ile iş performansları arasındaki ilişkide iş motivasyonunun tam aracı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Örgütsel Adalet, İş Motivasyonu, Öğretmen Performansı, Yapısal Eşitlik Modellemesi.

Adalet algısıDevlet okullarıMotivasyon+7
Yasemin Fatma Tekin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal ağlar ve örgütsel güç mesafesi: Öğretim elemanları üzerine bir karma yöntem araştırması

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de bir devlet üniversitesi olan A Üniversitesinde görev yapan öğretim elemanlarının örgütsel güç mesafesi algısının, üniversitedeki iş arkadaşlarıyla kurdukları sosyal ağlarla karşılaştırılmasıdır. Karma yöntemle yürütülen araştırmanın nicel boyutunda araştırma evrenini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye'deki devlet üniversitelerinden biri olan A Üniversitesinde görev yapan 1848 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 319 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Araştırmaya, 14 fakülte ve 16 yüksekokul/meslek yüksekokulu olmak üzere 30 akademik birimden 385 öğretim elemanı dahil edilmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise A Üniversitesinin B Fakültesinin C Anabilim Dalında görev yapan 34 öğretim elemanından 27'si çalışma grubunda yer almıştır. Araştırmada, Karma Yöntem Birleştirme Deseni (Yakınsayan Paralel Desen) kullanılmış olup; bu kapsamda, nicel ve nitel veri toplama ve analiz süreci eş zamanlı olarak gerçekleştirilerek veri analizi sonuçları bütünleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda sosyal ağ eğilimine ilişkin nicel verilerin toplanmasında, Cohen, Klein, Daly ve Finnigan (2011) tarafından geliştirilen, Er (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan "Sosyal Ağ Eğilimleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada, örgüt içerisindeki güç mesafesinin ölçülmesi amacıyla, Yorulmaz, Çolak, Altınkurt ve Yılmaz (2018) tarafından geliştirilen "Örgütsel Güç Mesafesi Ölçeği" tercih edilmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda, araştırmacı tarafından geliştirilen "Örgütsel Güç Mesafesi Görüşme Formu" ve "Sosyal Ağ Analizi Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi SPSS 21 programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, katılımcıların genel sosyal ağ eğilimi ve genel örgütsel güç mesafesi algısı, akademik unvan değişkenine göre katılımcıların örgütsel güç mesafesi algısı ve sosyal ağ eğilimi, katılımcıların sosyal ağ eğilimi ile örgütsel güç mesafesi algısı arasında ilişki istatistiksel analizler aracılığıyla belirlenmiştir. Nitel verilerin analizinde ise katılımcıların örgütsel güç mesafesine ilişkin görüşleri MAXQDA 2022, sosyal ağ analizi verileri ise UCINET 6.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına gelindiğinde; nicel boyutta öğretim elemanlarının genel sosyal ağ eğilimi düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu, katılımcıların en fazla "bağlantı kurma isteği" algısına sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretim elemanlarının genel örgütsel güç mesafesi algılarının orta düzeyde olduğu, katılımcıların en fazla "güce razı olma" algısına sahip olduğu saptanmıştır. Öğretim elemanlarının sosyal ağ eğilimlerinin akademik unvan değişkenine göre farklılık göstermediği, ancak örgütsel güç mesafesinin araştırma görevlilerinin lehine olmak üzere anlamlı şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, öğretim elemanlarının genel sosyal ağ eğilimleri ile örgütsel güç mesafesi algısı arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Araştırmanın nitel bölüm bulgularında ise, Örgütsel Güç Mesafesine ilişkin görüşlerden hareketle dört temaya ulaşılmıştır. Bunlar; gücü kabullenme, gücü araçsal kullanma, gücü meşrulaştırma ve güce razı olmadır. Katılımcıların en fazla gücü kabullenme, en az güce razı olma konusunda görüş bildirdikleri görülmüştür. Katılımcıların en fazla gücü kabullenmeye ilişkin görüş bildirmesi nicel bölüm verilerini destekler niteliktedir. Sosyal ağ analizinde ise katılımcıların mesleki ilişkiler ağının arkadaşlık ağından daha yoğun bir ağ yapısına sahip olduğu görülmüştür. Nitel boyutta, nicel boyutu doğrular şekilde, bireylerin bağlantı kurma isteğinin fazla olduğu saptanmıştır. Sosyal ağ yapısında nicel boyuttan farklı olarak profesörlerin ve araştırma görevlilerinin ağın merkezinde yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel veri analizi sonuçlarının birçok noktada birbirini doğruladığı görülmekte olup karma yöntem araştırması kapsamında nicel ve nitel bölümün bulguları bütünleştirildiğinde iki temel sonuca ulaşılmıştır. Bunlar; (1) Öğretim elemanları üniversitedeki örgütsel güç mesafesini orta-yüksek düzeyde algılamaktadır. (2) Öğretim elemanlarının iş arkadaşlarıyla mesleki ilişkiler ve arkadaşlık ağı kurma eğilimi yüksektir. Yapılan bu çalışmanın alanyazına, yükseköğretim yönetimine ilişkin politika üreticilerine, üniversitenin üst yönetimine, akademisyenlere ve araştırmacılara katkı sağlaması beklenmektedir.

Yasemin Yeşilbaş Özenç
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretimde örgüt kültürü: Sistematik derleme çalışması

Araştırma, yükseköğretimde yer alan örgüt kültürü tez çalışmalarını belirli ölçütlere göre incelemek ve konuya ilişkin eğilimlerin mevcut durumunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamında, YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanında "yükseköğretimde örgüt kültürü" ve "örgüt kültürü" terimleri taranmıştır. Tarama sonucu 2004-2021 yılları arasında gerçekleştirilen tez çalışmaları nitel araştırma yöntemlerinden sistematik derleme yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamındaki tezlerde nicel desen kullanılmış, akademik personel üniversite örgüt yapısındaki rolü gereği diğer üyelere ( yönetici, öğrenci, politika yapıcı) göre daha fazla çalışmada katılımcı olarak seçilmiştir. Çalışmalarda örgüt kültürü ile ilgili birçok kavram çalışmalara konu edinmektedir. Çalışmalarda önerilerin daha fazla yöneticilere yönelik yapıldığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak; araştırma kapsamında incelenen tezlerde örgüt kültürünün birçok alt boyutla ilişkisi tespit edilmiş ve değerlendirmeye alınmıştır. Bunun yanı sıra üniversitelerin toplumsal rolü ve taşıdığı alt kültürleri açısından üniversitenin örgütsel kültürü ve alt kültürleri arasındaki ilişkilerin inceleme ihtiyacı olduğu düşünülmektedir.

Kurumsal kültürYükseköğretimYükseköğretim kurumları+2
Kübra Üfelek Çoban
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Rektör bakış açısıyla Türkiyede üniversite yönetimi: Yönetim süreçleri kapsamında nitel bir analiz

Araştırma kapsamında üniversite rektörlerinin üniversitelerde varolan yönetim süreçlerine yönelik görüşlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ege Bölgesi'nde devlet üniversitelerinde görev yapan 8 üniversite rektörü ile araştırma yürütülmüştür. Araştırmada nitel bir araştırma yöntemi olan olgubilim, veri toplama tekniği olarak ise görüşme kullanılmıştır. Verilerin analizi için betimsel analiz ve içerik analizi birlikte kullanılmıştır. Araştırma kapsamında yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış ve kullanılmıştır. Bulgular kısmında araştırma ile elde edilen sonuçlar tablo halinde sunulmuştur. Sonuç ve öneriler bölümünde araştırmada elde edilen veriler ortaya konmuş ve önerilerde bulunulmuştur. Rektörler, genel olarak üniversite yönetiminde izledikleri karar verme, planlama, örgütleme, iletişim, koordinasyon, etkileme ve değerlendirme süreçlerine ilişkin görüşlerini, yaşanan sorunlar ve çözüm yolları belirtilmiştir. Rektörlerin üniversite yönetiminde karar verme sürecinde istişareye önem verdikleri, planlama sürecinde bütçe sorunları yaşadıkları, örgütleme sürecinde uzmanlık ilkesine göre görevlendirmeler yaptıklarını, iletişim süreci içerisinde sosyal iletişim ağlarını aktif kullandıkları, koordinasyon sürecinde haftalık toplantılar düzenlediklerini, etkileme sürecinde örgüt üyelerinin motivasyonunu sağlamaya yönelik teşekkür mektubu vermeyi yaygın olarak tercih ettikleri ve akademik personelin başarısını ölçebilirken, idari personelin başarısının bir kriterinin bulunmadığı ve değerlendirme sürecinde denetimin sürekliliği, Sayıştay denetimlerine ilişkin problemlerin yaşandığı sonuçlarına varılmıştır. Sayıştay'ın eğitim kurumlarını değerlendirirken eğitim yönetimi uzmanlarından yararlanması ve doğru planlama için uzmanlardan oluşan alt komisyonların çalışmasını sağlama yoluna giderek ihtiyaçların doğru tespiti ile üst kurulların etkili planlama yapmasına ilişkin öneriler ortaya konulmuştur.

Eğitim yönetimiRektörlerYönetim+1
Emin Öztürk
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin örgütsel mutluluğu

Mutluluk, bireylerin yaşamlarını bilişsel ve duyuşsal yönden değerlendirmeleridir. Kişilerin mutluluğunu etkileyen önemli faktörlerden birisi de iş hayatıdır. Kişi, hayatının büyük bir kısmını, çalıştığı örgütte, çalışma arkadaşlarıyla geçirmektedir Sadece iş hayatı, bir insanı mutlu etmeyebilir, ama kişi iş hayatında mutsuzsa özel hayatında da gerçek bir mutluluk yaşayamaz. Okul öncesi eğitim kurumlarında örgütsel mutluluk konusu önemli bir kavramdır. Çünkü okul öncesi öğretmenlerinin örgütsel mutluluğu daha fazla olumlu duygu, daha az olumsuz duygu ve potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri demektir. Bu öğretmenler küçük yaş grubundaki çocuklarla daha fazla etkileşim halindedir. Bu yaş grubundaki çocuklar, duygusal anlamda öğretmenlerinden daha fazla etkilenmekte ve genelde aile ve ev ortamından ilk kez dışarı çıktıkları için öğretmenlerini kendilerine rol model olarak seçmekte ve onların davranışlarını içselleştirerek taklit etme eğilimine girmektedirler. Bu bağlamda okul öncesi eğitim dönemi için "mutlu öğretmenler mutlu çocuklar" denilebilir Bu araştırmanın amacı, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Aydın ili Efeler ilçesindeki okul öncesi öğretmenlerinin mutluluk algılarını ve görüşlerini ortaya koymaktır. Karma yöntemle yürütülen araştırmanın nicel boyutunda araştırma evrenini; 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Aydın ili Efeler ilçesindeki bağımsız anaokullarında, ilkokulların bünyesindeki anasınıflarında ve kız meslek lisesi bünyesindeki uygulama anaokullarında görev yapmakta olan okul öncesi öğretmenlerinden oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyutundaki çalışma grubunu altı okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Bu öğretmenlerden iki okul öncesi öğretmeni özel okulda, dört okul öncesi öğretmeni ise devlet okulunda çalışmaktadır. Özel okulda çalışan öğretmenlerden biri özel ilkokulda diğeri özel anaokulunda çalışmaktadır. Devlet okulunda çalışan öğretmenler ise ilkokul, anaokulu, köy ilkokulu ve uygulama anasınıfında çalışan okul öncesi öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmada nicel verilerin toplanmasının ve analizinin ardından elde edilen sonuçları açıklamak amacıyla nitel veriler toplanıp analiz edilmiştir. Nicel verilerin toplanmasında; Demo ve Paschoal (2013) tarafından geliştirilen ve Arslan ve Polat (2017) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Örgütsel Mutluluk Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada nitel verilerin toplanmasında, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Okul öncesi öğretmenlerine örgütsel mutlulukla ilgili 9 soru sorulmuştur. Araştırmada nicel verilerin istatistiksel analizleri, SPSS programında parametrik olmayan fark test, t testi ve ANOVA kullanılarak yapılmış; nitel verilen analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin olumlu duygular boyutu puan ortalaması orta düzeyde, olumsuz duygular boyutu puan ortalaması düşük düzeyde, potansiyelin gerçekleştirilmesi boyutu puan ortalaması yüksek düzeyde, genel örgütsel mutluluk algı düzeyinin ise yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin medeni durum, eğitim durumu, okuldaki görev süresi, örgüt yapısı değişkenlerine göre örgütsel mutluluk düzeylerinin değişmediği; kurum türü, yaş ve mesleki kıdem değişkenlerine göre ise örgütsel mutluluk düzeylerinin anlamlı düzeyde farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte okul öncesi öğretmenlerini çalışma koşullarının ve ekonomik koşullarının mutlu etmediği; çocuklarla birlikte olmalarının, onların hayatlarına dokunmalarının, ilerlemelerini ve değişimlerini görmenin mutlu ettiği tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerin mutluluk düzeylerinin yüksek olduğu, bu durumun çocukları sevmeleri, çocuklarla birlikte olmaları, onların hayatlarına dokunmaları ve ilerlemelerini görmelerinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Bulgulara göre, okul idarecilerinin, öğretmenlerin düşüncelerinin okulun yönetimi adına değerli olduğunu onlara hissettirmesi, sınıflara yardımcı personel desteği sağlanması, sınıf öğrenci sayılarının azaltılması, okul öncesi öğretmenlerine teneffüs hakkı verilmesi ve okul öncesi öğretmenlerinin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi okul öncesi öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeylerini artırmak için yapılabilecek öneriler arasında sıralanabilir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Mutluluk, Okul Öncesi Öğretmeni, Okul Öncesi, Örgütsel Mutluluk.

Erken çocuk eğitimiMutlulukOkul öncesi öğretmenler+3
Nilüfer Ertarakçı
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Other supervisors