Theses supervised by Doç. Dr. Mehmet Özeren

10 theses · Fırat University

DoctorateOpen AccessTR

Ebvabü'l-Cinan (İnceleme-metin-dizin)

Bu çalışma, yazma eserlerin dil, kültür ve edebiyat tarihi açısından önemini vurgulamak ve Türkoloji alanına katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Yazma eserler, geçmişten günümüze aktarılan dil verileri, edebî zevk ve kültürel etkileşimler hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Bu bağlamda, özellikle transkripsiyon, dil incelemesi ve dizin çalışmalarıyla günümüz araştırmalarına kazandırılan eserler, Türk dili ve edebiyatı çalışmalarına büyük bir zenginlik katmaktadır. Bu doğrultuda, çalışmada 1709 yılında tarihî Yarkent şehrinde Çağatay Türkçesi ile kaleme alınan ve Tataristan Kazan Üniversitesi Oryantal El Yazmaları Koleksiyonu Türk-Tatar El Yazmaları bölümüne kayıtlı olan Ebvâbü'l-Cinân adlı yazma eser, Arap harflerinden Latin harflerine aktarılmış ve transkribe edilmiştir. Ayrıca, eserin dil özellikleri yazım, ses bilgisi ve şekil bilgisi açısından detaylı bir şekilde incelenmiş, dizin çalışması ile metindeki kelime hazinesi ortaya konmuştur. Eserin yazım, ses ve biçim bilgisi açısından değerlendirilmesi, dönemin dil yapısının anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Metnin Latin harflerine aktarımı ve transkripsiyon yöntemiyle bilimsel olarak erişilebilir hâle getirilmesi, hem tarihî Türk dili araştırmaları hem de Çağatay Türkçesi çalışmalarına önemli bir kaynak sunmayı hedeflemektedir.

İrfan Alan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kutb'un Hüsrev ü Şīrīn'inde adların kavram alanı

12. yüzyılda Genceli Nizamî tarafından Farsça yazılan Ḫüsrev ü Şīrīn adlı mesnevi, 14. yüzyılın ilk yarısında Kutb mahlaslı bir şair tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Bu çeviri Harezm-Altın Ordu Türkçesi eserlerindendir. Mesnevi, Berke Fakih tarafından 1383 tarihinde istinsah edilmiştir. Ḫüsrev ü Şīrīn'in, Berke Fakih tarafından istinsah edilen tek nüshası vardır. Bu nüsha, Paris Millî Kütüphanesinde 312 numara ile kayıtlıdır. Mesnevi, doksan başlıktan ve 4733 beyitten oluşmaktadır. Harezm-Altın Ordu Türkçesi eserlerinden olan Kutb' un Ḫüsrev ü Şīrīn adlı mesnevi çevirisinin söz varlığını ele aldığımız çalışmanın giriş bölümünde sözcüğün tanımı, söz varlığı hakkında genel bir bilgi, eserin mütercimi, eserin telif tarihi, eserin içeriği, eserin konusu, eser üzerinde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verilmiştir. İnceleme kısmında Hüsrev ü Şīrīn' de geçen adları; temel söz varlığı unsurlarından olan özel adlar, yer adları, organ adları, gökyüzü ile ilgili adlar, araç adları, bitki adları, hayvan adları, yiyecek adları vb. başlıklar ile bu adların geçtikleri örnek beyitler verilmiştir. Ayrıca eserde kullanılan terkipler ve anlamları, deyimler, yabancı adlar ve kökenleri, Türkçe adlar hakkında bilgi verilmiştir. Kullanılan bu adların kökenlerinin kullanım sıklıkları sayısal veriler şeklinde verilmeye çalışılmıştır. Ele alınan eseri tanıtmak, bu eserin yazıldığı dönemin söz varlığı hakkında bilgi sahibi olmak bu tezin amaçları içindedir. Çalışmanın en önemli gayesi ise Hüsrev ü Şīrīn adlı eserle ilgili ileride yapılacak olan çalışmalara katkı sağlamaktır.

AdlarBerke FakihHusrev u Şirin+4
Asiye Çinar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un "Deñiz Boyloy Cortqon Ala Döböt" adlı romanının dil incelemesi (Giriş-inceleme-metin)

Dil, bir milletin millî ve manevî varlığını koruyan en önemli unsurlardandır. Dili koruyan en etkili unsurlardan biri ise yazıdır. Dilde bütünlüğü sağlama ve dilin ana iskeletini koruma görevini yazı dili üstlenir. Yazı dilini geliştiren ve çağdaş uygarlık seviyesine taşıyan alan da şüphesiz edebiyattır. Edebiyat dilin olanaklarını zorlar, ifadeyi zenginleştirir ve barındığı dille birlikte kültürel değerleri de muhafaza ederek gelecek nesillere taşır. Gerçek bir edebȋ eserin en önemli özelliği kalıcılığıdır. Cengiz Aytmatov bu anlamda dünü, bugünü ve yarını kapsayan eserleriyle sadece Kırgız edebiyatına değil dünya edebiyatına da adını altın harflerle yazdırmış bir Türk yazarıdır. Yaşadığı coğrafyadan yola çıkarak bütün dünyaya ışık tutacak eserler kaleme almıştır. Eserlerinde genel olarak aşk, ayrılık, dostluk, savaş dönemleri gibi konuları ele alır. Cengiz Aytmatov'un ele alınan "Deniz Boyunca Koşan Ala Köpek" adlı romanı, Kırgız halkının sosyal hayatını gerçekçi bir bakış açısıyla ortaya koyar. Bu romanın dili Kırgız Türkçesinin genel özelliklerini ortaya koyacak niteliktedir. Bu sebeplerle çalışmamızda dil inceleme malzemesi olarak belirlediğimiz roman, ses bilgisi, şekil bilgisi ve kelime türleri açısından incelenmiştir.

Aytmatov, CengizBiçimbilimDil özellikleri+4
Hüsna Talu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Kazak destanlarında inanç ve inanışlar

Millî kültür, toplumların geçmiş ve tarih boyu deneyimlerinin bir bütünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Millî kültürü oluşturan en önemli unsur sözlü edebiyat ürünleridir. Türklerin asırlara dayanan sözlü edebiyat ürünleri vardır. Destanlar da bu köklü edebiyat ürünlerindendir. Sözlü ve yazılı edebiyat açısından çok zengin bir birikime sahip olan Kazak Türklerinin sözlü edebiyat ürünlerinden biri destanlardır. Destanlar bir halkın kültürü, yaşantısı, gelenekleri ve dinî anlayışları vb. konularda tarihe ışık tutan eserlerdir. Eski dönemlere dayandıkları için İslamiyet öncesi destanlarda farklı unsurlar dikkat çekerken, İslamiyet'in kabulüyle ortaya çıkan destanların İslamî unsurlardan etkilendiği görülmüştür. Bu durum inanç ve inanışlarda birtakım değişimler meydana getirmiştir. Bu çalışmada Kazak Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılmış olan on beş tane destan inanç ve inanışlar açısından incelenmiştir. Kazak inanç ve inanışlarının destanlara yansımaları incelenmiş ve çıkarımlarda bulunulmuştur. İncelenen destanlar geçmiş ile günümüz hatta gelecek arasında bir köprü niteliğinde olacak ve Kazak toplumunun inanç ve inanış açısından tanınmasına yardımcı olacaktır. Sonuç olarak Kazakların Türk inanç ve inanışları ile genel bir uyum sağladıkları ve İslamiyet'in kabulü ile birtakım etkileşimler yaşadıkları görülmüştür.

DestanlarKazak edebiyatıKazaklar+2
Gülbahar Bulut
Fırat University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki metinlerde deyim kullanımına ilişkin bir inceleme

Deyimler; bir kavramı, bir düşünceyi, bir olayı az sözle anlatan, sözlü ve yazılı anlatımı güçlendiren kalıplaşmış söz gruplarıdır. Deyimler anlatıma canlılık ve güzellik katar. Milli kültürümüzün hazineleri olan deyimler ile öğrencilerin hem dilini iyi kullanmaları hem de düşünce dünyalarını geliştirmeleri amaçlanır. Bu nedenle Türkçe derslerinin temel kaynaklarından olan ders kitaplarının bu kültür ürünlerini barındırması bakımından tespiti son derece önemlidir. Bu çalışma ile Türkçemizin sözcük dağarcığı içerisinde yer alan deyimleri nitelik ve nicelik açısından inceleyerek deyimlerin metne olan katkısını ve öğrenciler açısından kazanımlarını değerlendirmek amaçlanmıştır. Anlama ve anlatma becerilerinin gelişmesi yıllar içerisinde edinilen birikimler sayesinde olur. Bu gelişmenin olabilmesi için öğrencilerin dilin hazinesi durumundaki deyimlerle karşılaşması gerekir. Bu yüzden ders kitaplarının hazırlanmasında bu konuya önem verilmeli, ders kitaplarının deyimler bakımından zenginleştirilmesine ve eksiklerin giderilmesine çalışılmalıdır. Bu eksiklikleri tespit etmek amacıyla araştırmada örneklem olarak Milli Eğitim Bakanlığına ait olan 5, 6, 7 ve 8. Sınıf Türkçe ders kitapları incelenmek üzere seçildi. Bu kitaplar tarama metodu ile deyimleri barındırması bakımından incelendi. Öğrencilere kazandırılacak olan söz varlığını ortaya koyması bakımından ulaşılan veriler tespit edildi ve öneriler geliştirildi. Elde edilen veriler doküman incelemesi yapılarak ve betimsel yöntem kullanılarak incelendi. Öncelikle örneklem olarak seçilen Türkçe ders kitaplarında yer alan deyimlerin temalara göre bulunma durumu nedir? Bu deyimlerin kullanım sıklığı nedir? Deyimlerin öğrenciler açısından kazanımları nelerdir? sorularına cevap arandı. Bu cevaplara göre sonuçlara gidildi. Yapılan inceleme sonunda deyimlerin tema ve metinlerde işlenen konuya göre seçildiği anlaşılmaktadır. Her temada işlenen metinle ilgili etkinlik bölümleri de bulunmaktadır. Metinde geçen deyimlere etkinlik çalışmalarında da yer verilmektedir. Bu çalışmanın ortaokul kademesindeki öğrencilere deyim öğretiminin gerekliliği konusunda, alanda çalışacak araştırmacılara yol gösterici nitelikte olacağı ön görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Deyimler, Türkçe ders kitapları, Tema, Metin, İnceleme

Tuğba Merdivenli
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tatarça mevlūd (İnceleme-metin-dizin)

Uzun bir geçmişi olan Tatar Türkçesi, üç farklı diyalekte ayrılmış olarak çok geniş alanlara yayılmıştır. Köklü bir tarihe dayanan Tatar Türkçesi gelişmiş bir yazılı edebiyata sahiptir. Matbaacılıktan önceki dönemlerde Arap alfabesiyle yazılmış eski Tatar kitapları elle kopyalandığı için o dönem Kuran'ın el yazmaları, diğer dinî eserler ve eğitim kitapları yaygınlaşmıştır. Arap alfabesiyle yazılmış olan "Tatarça Mevlūd" adlı eserin, öncelikli olarak Arap alfabesinden Latin alfabesine transkribi yapılarak metin oluşturulmuştur. Metinden yola çıkılarak Eski Türkçe ve Kazan Tatar Türkçesi ile karşılaştırmalar yapılarak eserin ses ve şekil bilgisi özellikleri incelenmiştir. Bu veriler ışığında eserdeki Tatar Türkçesinin dil özellikleri ortaya konmuştur. Son olarak ise, gramatikal dizin yapılarak araştırmacılara hem sözcüklere hem de sözcük ve eklerin metinde bulunduğu yerlere kolay ulaşma olanağı sunulmuştur. Çalışmamız inceleme, metin ve dizin olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Kazan Tatar Türkçesinin yazı dili olmadan hemen önceki dönemine biraz da olsa ışık tutmak, bu dönemin yazı dili özelliklerini, diğer yazı dillerinden ne ölçüde etkilendiğini göstermeye çalışmaktır. İncelediğimiz eser Tatar Türkçesiyle yazılmış bir mevlit olması dolayıyla mevlid geleneğinin Tatar edebiyatı içindeki önemi de ortaya konmuş olacaktır. Anahtar Kelimeler: Tatarça Mevlūd, Mevlit, Tatar Türkçesi.

Fatmanur Ercan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Simbat Maksutova'nın "Asar" adlı eserindeki zarf-fiiller ve işlevleri

Bu çalışmada, Kıpçak grubu lehçeleri arasında önemli bir yere sahip olan Kırgız Türkçesindeki zarf-fiiller ve işlevleri incelenmiştir. Simbat Maksutova'nın "Asar" adlı eseri örnek alınarak, zarf-fiil ve zarf-fiil grupları ele alınmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında Kırgız Türkçesinde kullanılan zarf-fiil ekleri tespit edilmiştir. Bu ekler tespit edilirken, Hülya Kasapoğlu Çengel'in "Kırgız Türkçesi Grameri (Ses ve Şekil Bilgisi)" eserindeki zarf-fiil ekleri esas alınmıştır. Daha sonra inceleme metni seçilen Simbat Maksutova'nın "Asar" adlı eseri taranarak, eserde geçen zarf-fiil ekleri tespit edilmiştir. Zarf-fiilin bulunduğu cümle, Kırgız Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Çalışmanın temel konusu olan zarf-fiil işlevlerinin incelemesi yapılırken Türkiye Türkçesine aktarılan örnek cümlelerin işlevi tespit edilerek ilgili ekin işlevinin başlığı altında gösterilmiştir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bulunan giriş kısmında Kırgız edebiyatı, zarf-fiil ve tanımı, seçilen eserin yazarının hayatı ve eser hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümünde ise çalışmanın temel konusu olan zarf-fiil ve işlevlerinin incelemesi yapılmıştır. Kırgız Türkçesinde kullanılan zarf-fiil ekleri basit ve birleşik zarf-fiiller olarak iki başlık altında incelenmiştir. İlk olarak ilgili ekin tarihî gelişiminden bahsedilmiştir. Daha sonra ilgili ekin işlevleri başlığında ise tespit edilen örnek cümlelere yer verilmiştir. Toplam on üç zarf-fiil eki incelenmiştir. Türkoloji literatüründe Kırgız Türkçesindeki zarf-fiiller ile ilgili yapılan çalışmaların neredeyse yok denecek kadar az olduğu görülmektedir. Bu nedenle tez konusu olarak Simbat Maksutova'nın "Asar" adlı eseri örneğiyle Kırgız Türkçesindeki zarf-fiillerin incelenmesi konusu seçilmiştir. Çalışmanın hedefi, Kırgız Türkçesi ile ilgili yapılmış gramer çalışmalarına yeni bir çalışma daha ekleyerek bilime katkıda bulunmaktır. Anahtar Kelimeler: Kırgız Türkçesi, Simbat Maksutova, Asar, Zarf-fiil,

Sema Nur Ari
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Simbat Maksutova'nın "Asar" adlı eserindeki sıfat-fiiller ve işlevleri

Bu çalışmada, fiilimsilerin bir alt unsuru olan sıfat-fiiller incelenmiş ve bu dil bilgisel yapıların işlevsel yönleri üzerinde durulmuştur. Sıfat-fiiller, fiillere getirilen özel eklerle türetilerek geçmiş, gelecek veya şimdiki zamana ilişkin anlamları isimler üzerinden ifade edebilen yapılardır. Aynı zamanda bu unsurlar; süreklilik, zaman, tahmin, sınırlama ve sebep bildirme vb. çeşitli anlam katmanlarıyla dilin anlatım gücünü artırmaktadır. Bu yönleriyle sıfat-fiiller, son yıllarda dil araştırmalarının önemli inceleme konuları arasında yer almaktadır. Çalışmanın temel amacı, çağdaş Kırgız edebiyatı örneklerinden biri olan Simbat Maksutova'nın eserlerinde sıfat-fiil kullanımını tespit etmek ve bu yapıların işlevsel zenginliğini ortaya koymaktır. Maksutova'nın edebî dili, Kırgız Türkçesinin özelliklerini yansıttığı gibi, halkın sosyal yaşamına dair güçlü betimlemeler de içermektedir. Bu bağlamda araştırma, yazarın dil kullanımındaki çeşitliliği ve anlatım gücünü sıfat-fiiller aracılığıyla nasıl kurduğunu ortaya koymayı hedeflemektedir.

Sema Aslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Manas Destanı'na ekoeleştirel bir yaklaşım

Manas Destanı, dünyanın en uzun ve henüz tamamlanmamış destanı olarak kabul edilmektedir. Destan, dar anlamda Kırgız Türklerinin olarak kabul edilse de geniş anlamda Türk tarihi ve kültürü açısından zengin bir içeriğe sahip olması nedeniyle bütüncül bir bakışla Türk topluluklarının ortak değeridir. Çalışmada, Manas Destanı, edebiyattaki klasik eleştiri türleri arasına yeni katılan ve gelişimini sürdürmekte olan ekoeleştiri kavramıyla incelenip, sonuçları tarafsız bir bakışla tespit edilmiştir. Araştırma, Naciye YILDIZ'ın "Manas Destanı (W. Radloff) ve Kırgız Kültürü ile İlgili Tespit ve Tahliller'' adlı eseri ile Tuncer GÜLENSOY'un "Manas Destanı" adlı eseri kaynak alınarak; destanda yer alan coğrafya, elementler, hava olayları, bitkiler, hayvanlar, dünya kavramı ve doğaüstü düşünce alanlarının, ekoeleştiriye ait yaklaşımlardan; derin ekoloji, toplumsal ekoloji, ekofelsefe ve çevrecilik yaklaşımları kapsamında incelenmesinden oluşmaktadır. Destanın coğrafyası, kırsal ve göçebe Kırgız kültürünün kadim ata toprakları olmasıyla kendi kutsallığını da içinde barındırır. Bitkiler destanda üzerinde fazla durulmayan bir ekolojik unsurdur. Bitkiler konusu çoğunlukla ağaçlar ve meyveler üzerinden aktarılmıştır. Ağaçlar genellikle kutsal ve koruyucu kabul edildiği için doğa-merkezci yaklaşım görünmekle birlikte meyveler ise hayvan bedenine ait kavramlara benzetilirken hayvan-merkezcilik ön plana çıkmaktadır. Hayvanlara ait bölümlerde ve özellikle atlara verdiği değer, destanın farklı dizelerinde faydacı bir yaklaşımdan çıkarak, destanın kahramanı Manas'ın atı Ak Kula'ya yapılan mükemmelliyetçi tasvirlere ve Manas'ın ölümünden sonra Ak Kula'nın bir insan gibi acı çektiğine yer verilmesi, insani değer atfedilmesi, destanın bu yönleriyle genel anlamda hayvan-merkezci bir yaklaşım sergilediğini göstermektedir. Destanda doğaüstü unsurlar, doğaya ait mekânlar ve hayvanlar ekoeleştiri yöntemleri kullanılarak ele alınmıştır. Çalışma, Türk tarihi ve kültürünün önemli bir yansıması olan Türk edebiyatındaki ekoeleştiri alanında yapılan çalışmalara katkı sunmayı hedeflemektedir.

Derin ekolojiEkoeleştiriEkolojik çevre+5
Ahmet Yalçın
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Özbek yazar Abdülhamid Süleyman Çolpan'ın "Gece ve Gündüz" romanının yapı ve tema bakımından incelenmesi

Çağdaş Özbek edebiyatının öncü isimlerinin başında gelen Abdülhamid Süleyman Çolpan, şiir, tiyatro ve roman türlerinde kaleme aldığı eserlerle Özbek halkının millî bilincini ve kültürel kimliğini yansıtan önemli bir aydındır. Bu çalışmada, yazarın roman türünde verdiği tek eser olan "Gece ve Gündüz" adlı roman yapı ve tema bakımından ele alınmıştır. Roman, Özbek halkının baskı dönemi koşullarında sömürgeciliğe karşı duruşunu, kimlik arayışını ve özgürlük mücadelesini, bireylerin yaşantıları üzerinden toplumun genel yapısıyla bir araya getirerek anlatmaktadır. Başkarakter Zebinisahan, sistemin kurban ettiği bireyleri temsil eden bir karakterdir. Eserin önemli karakterlerden Miryakub'un yaşadığı iç dünyasındaki dönüşüm ise ceditçilik düşüncesinin toplumda amaçladığı değişimlerin bir yansımasıdır. Roman, geçmiş dönemin siyasi ve kültürel atmosferini gözler önüne seren önemli bir anlatı özelliği taşımaktadır. Çolpan'ın edebî dili ve sembolik anlatımı, romanı yalnızca bir kurgu olmaktan çıkarıp, dönemin toplum düzeni ve yönetim ilişkilerini yansıtan önemli bir belge hâline getirmiştir. Bu çalışma, Gece ve Gündüz romanı üzerinden Çolpan'ın edebî yaklaşımını ve Özbek edebiyatındaki yerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Nur Hilal Öden
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00

Other supervisors