Theses supervised by Doç. Dr. Meltem Ekti
14 theses · Hacettepe University
Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi kitaplarında ikilemelerin yapı, işlev ve anlam açısından değerlendirilmesi
Bu araştırmanın temel amacı Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen B1 ve B2 düzeyi öğrencilerinin kaynak kitaplarında bulunan ikilemelerin dağılımını tespit edip bu ikilemeleri yapı, anlam ve işlev açısından sınıflayarak incelemektir. Çalışmamızda aynı zamanda eğitim ve öğretim sürecinin temel unsurları olan materyallere de genel anlamda yer verilerek, bir materyalin hazırlanma sürecinde hedef grubun ve amacın ne kadar önemli olduğuna dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde birçok materyal, araç ve gereç öğretici rehberliğinde kullanılmaktadır. Her materyal hedef davranışın öğrenci tarafından kazanılmasını sağlayacak kimi özelliklere sahiptir. Nitekim bu materyallerin dilin hızlı, kolay, doğru bir şekilde öğretilmesine katkıda bulunması elzemdir. Çalışmamızda işitsel, görsel ve basılı materyallere kısaca değinilerek çalışmamızın oluşmasına kaynaklık eden ders kitaplarının özelliklerine yer verilmiştir. Çalışmamızın üçüncü ve son kısmında ise ikilemeler tanıtılmıştır. İkilemeler ele alındığı ilk zamanlardan beri sihirli bir yapı olarak görülmüş ve oluşum süreci ile birlikte kendi içindeki kurallar merak konusu olmuştur. Dolayısıyla ikilemelerin birçok çalışmanın ana eksenini oluşturduğu söylenebilir. Bu çalışmada da Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin özellikle kalıplaşmış yapıları veya kültürel kavramları öğrenmede çektikleri zorluklar göz önünde bulundurularak kaynak kitaplarda yer etmiş ikilemeler incelenmiştir. İncelenen kitaplar sırasıyla Yedi İklim B1 ve B2 Ders Kitapları; Yeni Hitit B1 ve B2 Ders Kitapları; İstanbul TÖMER B1 ve B2 Ders Kitaplarıdır. Araştırmaya konu olan kitapların hem okuma metinleri hem alıştırmaları hem de dinleme metinleri incelenmiş, ikileme özelliği taşıyan sözcükler tespit edilmiş ve bunlar yapı, anlam ve işlev yönünden değerlendirilerek Yabancı Dil olarak Türkçe Öğretimindeki önemi irdelenmeye çalışılmıştır.
The death motiv in the German and Turkish children literature
Death is a phenomenon that has a universal effect on the living being. From different views, this term was examined. Both in a concrete sense and in an abstract sense. It was also illustrated in various works or films etc. Different disciplines have also worked on it in their own research direction and purpose. One of these disciplines is literature. The term death is a motif that is treated in the literature for children and adolescents. In these works, through various fictions, the motive death is directly or indirectly processed. The function of children's literature is, in a sense, to prepare children for life. Children identify with the characters in the works; they try to understand life, good or bad. Another point to mention about death is that the meaning of that term is not what it used to be. Like the other words and their meanings, this term has changed as well. That the attitude of societies both the nature of the experience and of courses the rituals etc. has changed. There are several reasons for that. But especially man has changed. The temporal and spatial developments or changes have led to cultural change. Since people used to be much more likely to die than today, it was more unusual. But today, unfortunately, it is not uncommon for you to be an adult when you first come into contact with the deaths of a family member. In particular, this process is very dominating among the rituals. How this came about and whether this is a consequence of globalization can be discussed. In this work, three works of German children's and youth literature and five works of Turkish children's and youth literature are edited. In this sense, in some works the term death is given directly and in some indirectly. In these two societies, whose culture, insight, and belief are different, the theme of death, dread, and the fact of death is presented and how it is conveyed to the children. Death is reproduced in children's stories, predominantly as illness, age or as the cause of a traffic accident. During playback, the contrastive settings were discussed. In the researched works special attention is paid to age, to the psyche, to the cognitive and affective perception. Death has an effect on every living being, but in children and adults it is perceived differently in the emotional universe. In this sense, the insight of children and adults is different and the mourning after death is lived differently. In the specified works, except the term death, still on mourning, bereavement and the resurrection after the mourning are received as cases. Keywords Children's literature, death, dying, child and death, grief.
Sprachvariationen in instant messaging apps wie whatsapp. Eine sprachwissenschaftliche analyse
Nowadays, due to the ever-increasing digitalisation, an enormous amount of archived speech date came to existence as it has never been seen before. An increasing number of innovative forms of communication occurs, like for example those in virtual communicative spaces as instant messenger chat rooms. The language data analysed in this scientific study were taken from various virtual WhatsApp chat rooms and collected over a two year period. In this context, exemplarily those excerpts of the text corpus were chosen that can reflect specific linguistic phenomena that are of a great importance for digital and multilingual conversations. The specialty and the point that makes this study uniquely positioned in this field of research are the speakers the linguistic data is derived from: The test subjects are part of a Turkish-German, multilingual and multicultural language community. The research hereby deals, beneath a regular rhetoric analysis, especially with interference errors and the code-switching phenomena as well. The intention of this qualitative study is to find out how far the language has internationally been influenced by the progress of digitisation and which changes it has undergone. Hereby, language change and language as a social phenomenon will be discussed and und not only language acquisition in general but also language varieties as youth language, plan language, slang and chat language and its characteristics considered. Especially different kinds of word formation and its specific types of use and contexts of use in the virtual communication space are considered an integral component of the present analysis. Finally, future opportunities to follow up this analysis and an outlook for future developments in this research are will be issued.
Yabancı dil olarak ve ikinci dil olarak Türkçe öğretiminin ihtiyaç analizi: Hindistan örneği
Yabancı dil olarak ve ikinci dil olarak Türkçe öğretiminin her geçen gün önem kazandığı ortadadır. Yabancı dilin önemi ve yabancı dilin nasıl öğretileceğinden ziyade yabancı dili öğrenenlerin dili hangi ihtiyaçlar için öğrendiği her şeyden daha çok önem arz etmektedir. Çünkü öğrencinin ihtiyaçlarını bilmeden kullanılan yöntem, teknik, yaklaşım ve strateji ile dili öğretmek için ne kadar gayret gösterilerse gösterilsin öğretici temel amacına ulaşamayabilir. Türkçe öğrenen bireyler ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla dili öğrenmeyi hedeflerken akademik Türkçe öğretilmeye çalışıldığı zaman öğrenci ve öğreticinin sarf ettiği emeğin karşılığı alınamayabilir. En önemlisi bu gibi durumlar zaman kaybına yol açabilir. Yabancı dil öğreniminde öğrenciyi motive eden farklı etkenler vardır. İnsan yabancı dil ile çok kültürlü bir iletişim ortamına girebilir ve daha da sosyalleşme imkanı bulabilir. Bu yabancı dil hangisi olursa olsun durumlar değişiklik göstermemektedir. Türkçe sadece Türk dilleri coğrafyasında prestij sahibi değil, geniş bir coğrafyada ilgi duyulan ve yabancı dil olarak tercih edilen bir dildir. Aynı şekilde Hindistan'da da Türkçe öğrenimi ile beraber Türk kültürü ve bunun yanı sıra Türk edebiyatı öğretilmektedir. Türkçeye karşı bu istekler Hindistan sınırları içinde öğrenim görmekle kalmayıp Türkçe öğrenmek için Türklerle iç içe yaşama yoluyla da pekiştirilmiştir. Bu araştırmanın amacı, Türkiye ve Hindistan'da Türkçe öğrenen Hindistanlı öğrencilerin Türkçe öğrenme ihtiyaçlarının belirlenmesi üzerine kuruludur. Bu süreçte aynı zamanda bu ihtiyaçların yaşa, cinsiyete, eğitim seviyelerine göre farklılık gösterip göstermediği de belirlenmeye çalışılacaktır. Örneğin Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Diyanet Vakfı ve özel üniversite gibi kurumlar bazı öğrencilere burs imkanı sağlamaktadır ve bu burs imkanı çerçevesinde Türkçe öğrenmeyi düşünmeyen öğrencilerin Türkçe eğitimi almak için talep gösterdiği bilinmektedir. Araştırmanın verileri, Iwai ve diğerlerinin (1998) Japanese Language Needs Analysis isimli çalışmalarında kullandıkları ölçeğin Türkçesi kullanılmıştır. Söz konusu ölçeğin Türkçeye aktarımı Çangal (2013) tarafından geçerliliği ve güvenirlirliği yapılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Türkiye'de Türkçe öğrenen Hindistanlı öğrencilerden oluşmaktadır. Verilerin analizinde yüzde ve aritmetik ortalama kullanılmıştır. Elde edilen veriler Türkiye ve Hindistan'da Türkçe öğrenen öğrenicilerin/öğrencilerin dil öğrenme ihtiyaçları sırasıyla sınıf içi iletişim kurma, bireysel ilgi ve ihtiyaçlar, eğitim ve iş imkânı ile ticaret yapma olmak üzere dört alt boyutta incelenmiştir.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde harmanlanmış öğrenme: İstasyon rotasyon modeli
Bu araştırmanın amacı, harmanlanmış öğrenme modellerinden istasyon rotasyon modelinin yabancı dil olarak Türkçe öğrenen A2 düzeyindeki öğrencilerin öğrenim süreçlerine uygulanarak bu modelin bu süreçte etkili olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu doğrultuda yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde istasyon rotasyon modelinin uygulanması için Türkiye'de ve Türkiye dışında (Kazakistan) iki farklı yer seçilmiştir. İlk uygulama 2019-2020 eğitim-öğretim yılının güz döneminde Gazi Üniversitesi Türkçe Öğrenim, Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen A2 düzeyindeki 15 öğrenciyle yürütülmüştür. İkinci uygulama ise aynı dönemde Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Kazak-Türk Üniversitesi Hazırlık Fakültesi'nde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen A2 düzeyindeki 13 Kazak öğrenciyle yapılmıştır. Böylece toplam iki kurumdan 28 öğrenciyle istasyon rotasyon modelinin uygulaması gerçekleşmiştir. Uygulamalar yapılmadan önce ders tasarımlarının oluşturulması için iki kurumun (Gazi TÖMER ve Yesevi HF) A2 düzeyindeki öğrencilerinin genel olarak tutumları, ihtiyaçları ve durumları gözlemlenmiş; ayrıca modelin uygulanması için ders kitapları incelenerek konular belirlenmiştir. İki kurumda ders tasarımları oluşturulduktan sonra istasyonların içerikleri belirlenerek taslakları hazırlanmıştır. Bunun dışında her iki kurumda (Gazi TÖMER ve Yesevi HF) görev yapmakta olan Türkçe öğreten öğretmenlerle görüşülmüş ve kurumlardan uygulamaya katılmayı kabul eden birer öğretmen belirlenmiştir. Uygulamadan sonra elde edilen verilerin tamamı nitel araştırma yöntemiyle analiz edilmiştir. Uygulama esnasında yapılan etkinliklerden elde edilen veriler MAXQDA 2020 nitel araştırma programı aracılığıyla analiz edilmiş; uygulama sonrası model ile ilgili öğrencilerin ve modeli uygulayan öğretmenlerin görüşlerinden elde edilen veriler ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, istasyon rotasyon modelinin Gazi TÖMER öğrencilerine uygulanmasında, öğrencilerin bireysel çalışma istasyonunda iyi derecede gelişim gösterdikleri, ikili çalışma istasyonunda bazı eksiklikler olmasına rağmen az da olsa ilerleme sergiledikleri, grupla çalışma istasyonunda ise yazma becerisinin geliştirilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte uygulama sonrası öğrencilerle yapılan görüşmede, öğrenciler istasyon rotasyon modelin uygulanmasının Türkçe derslerinde etkisini gördüklerini, temel dil becerilerini geliştirdiklerini, kelime hazinelerinin zenginleştiğini bildirmişlerdir. Modeli uygulayan öğretmen görüşünde ise istasyon rotasyon modelinin olumlu dönütlerinin olduğu ve gelecekte bu modelin kullanılması için müfredatın bu modele de uygulanabilir olması gerektiği yer almaktadır. İstasyon rotasyon modelinin Yesevi HF öğrencilerine uygulanması sonucunda ise öğrencilerin bireysel, ikili ve grupla çalışma istasyonlarının tamamında ilerleme gösterdikleri, bütün becerilerde gelişim sergiledikleri, ayrıca grupla öğrenme, kendi kendine çalışma ve akranlarla öğrenme gibi becerileri de edindikleri ortaya çıkmıştır. Model ile ilgili öğrencilerle yapılan görüşme sonucunda, öğrencilerin bu modelin etkisini gördükleri, temel dil becerilerini geliştirdikleri, çalışma esnasında arkadaşlarını daha yakından tanıdıkları, onlarla etkileşimde bulundukları, bununla birlikte yaratıcılıklarını kullanarak özgür bir şekilde çalıştıkları ve dil öğrenmeye olan özgüvenlerinin arttığına dair düşüncelerini açıkladıkları tespit edilmiştir. İstasyon rotasyon modeliyle ilgili öğretmenlerin görüşlerinin de olumlu olduğu ve ileride modeli kullanacaklarına dair görüşleri oldukları belirlenmiştir. Araştırma sonuçları doğrultusunda istasyon rotasyon modelinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde uygulanmasına dair öneriler sunulmuştur. Ayrıca modelin uygulanması için ders içeriğinin oluşturulması, tasarım ve taslağın hazırlanmasına yönelik önerilerin yanı sıra görüşme esnasında istasyonların içeriklerinin zenginleştirilmesine yönelik iki kurumdaki öğrenciler ve öğretmenler tarafından sunulan öneriler de izah edilmiştir. Son olarak da istasyon rotasyon modelinin uzaktan eğitimde uygulanabileceğine ilişkin araştırmacının önerileri verilmiştir. Anahtar Kelimeler: harmanlanmış öğrenme, istasyon rotasyon modeli, Türkçe öğretimi, yabancı dil, ders tasarımı, ders taslağı, A2 seviyesi.
Die reflexionen der narrativen identitätskonstruktion im werk von Bernhard Schlink "Der Vorleser"
The present study focuses on the reflections on the narrative identity construction in Bernhard Schlink's work 'The Reader' and analyzes the life story of the protagonist and first-person narrator Michael Berg from this perspective. In the current social structure, the indicators and the basic conditions of a healthy identity formation are dwindling. Therefore, the process of identity formation is seen as a problematic area in the contemporary society. The identity problem is presented based on the literary text to point out the forms of identity's realization and how the methods of the identiy(s) are constructed. It is particularly noteworthy how these constructive aspects develop in the story and how the author creates the fictional characters to reflect the narrative in the story. In the consideration of this aspect, the approach concerning the 'narrative identity' and its construction on the basic basis is examined. This procedure is intended to indicate that the formation of identity is explicated as a real problem in the late modern era and that individuals are looking for new ways of constructing the identity. The conception and the aspect of the narrative identity is one of these construction methods in which subjects depict their identity in narrative and procedural terms in stories. The properties of narrativity are utilized in the analysis of the selected text corpus afterwords in order to emphasize that this form of construction is also used in the design of literary texts and visualizes the image of the characters present in the text. Die vorliegende Arbeit stellt die Reflexionen der narrativen Identitätskonstruktion im Werk von Bernhard Schlink ‚Der Vorleser' in den Vordergrund und analysiert aus dieser Perspektive die Lebensgeschichte des Protagonisten und Ich-Erzählers Michael Berg. In der gegenwärtigen Gesellschaftsstruktur schwinden die Indikatoren und die Grundbedingungen für eine gesunde Identitätsbildung. Der Prozess der Identitätsbildung wird daher in der Gegenwartsgesellschaft als Problembereich angesehen. Anhand des literarischen Textes wird das Identitätsproblem dargestellt, um auf die Konstruktionsweisen der Identität(en) hinweisen und der Realisierungsformen andeuten zu können. Es ist jedoch besonders bemerkenswert, wie sich diese konstruktiven Aspekte in der Erzählung ausdehnen und wie diese seitens des Autors geschaffen werden, um die fiktiven Personen in der Erzählung narrativ reflektieren zu können. Ausgehend von diesen Gesichtspunkten wird der Ansatz im Hinblick auf die ‚narrative Identität' und ihre Konstruktion auf der Grundbasis untersucht. Dieses Verfahren soll darauf hinweisen, dass die Identitätsbildung in der Spätmodernen als eigentliches Problem expliziert wird und dass Individuen sich auf der Suche neuer Konstruktionsweisen für die Ermöglichung der Identität befinden. Die Konzeption und der Aspekt der narrativen Identität ist einer dieser Konstruktionsweisen, bei denen Subjekte ihre Identität erzählend und prozessual in Geschichten abbilden. Die Eigenschaften der Narrativität werden dann übertragend bei der Analyse des ausgewählten Textkorpus angewendet, um zu betonen, dass diese Konstruktionsform auch bei der Gestaltung literarischer Texte verwendet werden und somit die Bilder, der im Text vorhandenen Figuren, visualisieren.
Die reflexionen der narrativen identitätskonstruktion im werk von Bernhard Schlink "Der Vorleser"
The present study focuses on the reflections on the narrative identity construction in Bernhard Schlink's work 'The Reader' and analyzes the life story of the protagonist and first-person narrator Michael Berg from this perspective. In the current social structure, the indicators and the basic conditions of a healthy identity formation are dwindling. Therefore, the process of identity formation is seen as a problematic area in the contemporary society. The identity problem is presented based on the literary text to point out the forms of identity's realization and how the methods of the identiy(s) are constructed. It is particularly noteworthy how these constructive aspects develop in the story and how the author creates the fictional characters to reflect the narrative in the story. In the consideration of this aspect, the approach concerning the 'narrative identity' and its construction on the basic basis is examined. This procedure is intended to indicate that the formation of identity is explicated as a real problem in the late modern era and that individuals are looking for new ways of constructing the identity. The conception and the aspect of the narrative identity is one of these construction methods in which subjects depict their identity in narrative and procedural terms in stories. The properties of narrativity are utilized in the analysis of the selected text corpus afterwords in order to emphasize that this form of construction is also used in the design of literary texts and visualizes the image of the characters present in the text. Die vorliegende Arbeit stellt die Reflexionen der narrativen Identitätskonstruktion im Werk von Bernhard Schlink ‚Der Vorleser' in den Vordergrund und analysiert aus dieser Perspektive die Lebensgeschichte des Protagonisten und Ich-Erzählers Michael Berg. In der gegenwärtigen Gesellschaftsstruktur schwinden die Indikatoren und die Grundbedingungen für eine gesunde Identitätsbildung. Der Prozess der Identitätsbildung wird daher in der Gegenwartsgesellschaft als Problembereich angesehen. Anhand des literarischen Textes wird das Identitätsproblem dargestellt, um auf die Konstruktionsweisen der Identität(en) hinweisen und der Realisierungsformen andeuten zu können. Es ist jedoch besonders bemerkenswert, wie sich diese konstruktiven Aspekte in der Erzählung ausdehnen und wie diese seitens des Autors geschaffen werden, um die fiktiven Personen in der Erzählung narrativ reflektieren zu können. Ausgehend von diesen Gesichtspunkten wird der Ansatz im Hinblick auf die ‚narrative Identität' und ihre Konstruktion auf der Grundbasis untersucht. Dieses Verfahren soll darauf hinweisen, dass die Identitätsbildung in der Spätmodernen als eigentliches Problem expliziert wird und dass Individuen sich auf der Suche neuer Konstruktionsweisen für die Ermöglichung der Identität befinden. Die Konzeption und der Aspekt der narrativen Identität ist einer dieser Konstruktionsweisen, bei denen Subjekte ihre Identität erzählend und prozessual in Geschichten abbilden. Die Eigenschaften der Narrativität werden dann übertragend bei der Analyse des ausgewählten Textkorpus angewendet, um zu betonen, dass diese Konstruktionsform auch bei der Gestaltung literarischer Texte verwendet werden und somit die Bilder, der im Text vorhandenen Figuren, visualisieren.
Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni çerçevesinde yabancı dil olarak Türkçe öğretimi programı önerisi: A1-A2
Bu çalışmada, Avrupa Ortak Başvuru Metni esas alınarak yabancı dil olarak Türkçe öğretimine yönelik A1-A2 seviyede bir program önerisi hazırlanması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Yabancı Dil Olarak Türkçe öğretiminde yaygın olarak kullanılan Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti Öğretmen Kitabı A1-A2 seviye ve Gazi Üniversitesi TÖMER Yabancılar İçin Türkçe A1-A2-B1 Öğretmen Kılavuz Kitabı A1-A2 seviyesi bölümleri incelenmiştir. İncelemeler sonucunda kitaplardaki kazanımlar ve temalar T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Yaygın Eğitim Kurumları Yabancı Diller A1 Seviyesi Almanca Kurs Programı ve T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Yabancı Diller Almanca A2 Seviyesi Kurs Programı ile karşılaştırılmıştır. Çalışmalar sonucunda her iki kitapta T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Yaygın Eğitim Kurumları Yabancı Diller A1 Seviyesi Almanca Kurs Programı ve T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Yabancı Diller Almanca A2 Seviyesi Kurs Programı'na benzer tema ve kazanımlara yer verildiği görülmekle birlikte araştırmamızda yararlandığımız kaynaklarda konuların sıralanmasında, tema sayılarında farklılıklar olduğu, bunun için kazanımların dağılımında da farklılıklar olduğu görülmektedir. Yapılan incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda her iki öğretmen kılavuz kitabı ve T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Yaygın Eğitim Kurumları Yabancı Diller A1 Seviyesi Almanca Kurs Programı ve T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Yabancı Diller Almanca A2 Seviyesi Kurs Programı'ndan elde edilen kazanımlar çalışmanın amacına uygun olarak 5(beş) tema başlığı ve her tema için 4(dört) konu başlığı altında yeniden düzenlenmiştir. Araştırmanın sonucunda Avrupa Ortak Başvuru Metni çerçevesinde Yabancı Dil Olarak Türkçe öğretimiyle ilgili bir program önerisi hazırlanmaya çalışılmıştır.
Yabancılara Türkçe öğretiminde sözcük öğretim yollarının yabancı dil olarak Türkçe öğretimindeki ders kitaplarına yansıması
Bu çalışmada, yabancı dil öğretiminde sözcük öğretimi ve yabancı dil öğretim yöntemleri araştırılmıştır. Sözcük öğretiminde strateji eğitimi vurgulanmıştır. Bu çalışma yabancı dil öğretiminde önemli bir role sahip olan sözcük öğretiminin yabancı dil olarak Türkçe ders kitaplarında nasıl ortaya koyulduğunu göstermeyi amaçlamıştır. Bu araştırmada B1 seviyesinde Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretim teknikleri ve alıştırmaları araştırılmış ve kullanım sıklıkları incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde yabancı dil, ikinci dil, yabancı dil öğretim yöntemleri değinilmiştir. İkinci bölümde sözcük- kültür ilişkisi ve sözcük- bellek ilişkisine ve strateji eğitimine değinilmiş, sözcük öğretiminde kullanılan materyallere yer verilmiştir. Aynı zamanda sözcük öğretiminde baskın olan becerilere ve sözcük öğretiminde etki eden kazanımlara yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde yazınsal metinlerle sözcük öğretimine değinilmiştir. Dördüncü bölümde sözcük öğretim tekniklerinin kullanılan materyallere yansıması ortaya koyulmuştur. Son bölümde ise yabancı dil olarak Türkçe öğretimi B1 düzeyinde kullanılan kitaplarda sözcük öğretim yollarına ne ölçüde yer verildiği ortaya koyulmuştur.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde/öğreniminde kelime kazanımına ilişkin oyun içerikli materyal geliştirme örneği: B1 düzeyi
Bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde/öğreniminde kullanılabilecek B1 seviyesi için kelime kazanımına ilişkin oyun içerikli materyaller geliştirilmeye çalışılmıştır. Alanda var olan destek materyal eksikliğinden yola çıkılarak söz konusu çalışmanın yapılması amaçlanmıştır. Bu amaçla literatürde yer alan çalışmalar, kullanılan kitaplar ve oyunlar incelenmiştir. Öğrencilerin, ders içerisinde kazanması gereken kelimeleri, eğlenerek daha kolay anlaması ve bunların akılda kalıcı olması amacıyla çeşitli kelime oyunları hazırlanmıştır. Kelime oyunları hazırlanırken kelimelerin sınırlılıkları Ankara Üniversitesi TÖMER'in kullandığı "Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe B1", Gazi Üniversitesi TÖMER'in kullandığı "Yabancılar İçin Türkçe B1", İstanbul Üniversitesi TÖMER'in kullandığı "İstanbul Yabancılar İçin Türkçe B1" ve Yunus Emre Enstitüsünün kullandığı "Yedi İklim Türkçe B1" içerisinde yer alan temalar ve kelimelerle yapılmıştır. Oyunlarda, B1 seviyesindeki kitaplarda ortak olarak yer alan "Eğitim, Boş zaman / Eğlence ve İş dünyası" konuları ele alınmıştır. Bu konular çerçevesinde kitapların ilgili ünitelerindeki kelimelerden hareket edilerek oyunlar tasarlanmıştır. Kelime seçiminde tek bir kitap üzerinden hareket edilmemiş, dört kaynaktan da konuya uygun olabilecek kelimeler seçilmeye çalışılmıştır. Oyunlar ise var olan kaynak oyun materyallerinden ve etkinliklerinden alınmıştır. İçerik tamamen dersin amacını destekleyici nitelikte tasarlanmaya çalışılmıştır. Bu nedenle oyunların konuları belirlenirken hedef kitlenin öğrendikleri ve günlük hayattaki ihtiyaçları ile birlikte dil öğrenme yaşı da göz önünde bulundurulmuştur. Oyunlar, kelime öğretimi stratejileri, kelime öğretimi ilkeleri, materyal hazırlama sürecinde önemli etkenler ve Avrupa Ortak Başvuru Metninde yer alan kazanım ve beceriler dikkate alınarak yapılmıştır. Ayrıca oyunlar, B1 seviyesine gelmiş çeşitli gruplara uygulanabilecek şekilde hazırlanmaya çalışılmıştır.
Arapça ile Türkçe arasındaki yalancı eşdeğerliklerin anlambilim ve yorumbilim teorilerinden hareketle kelime öğretimine katkısı
Bu çalışmanın amacı Arapça-Türkçe yalancı eş değerli kelimelere odaklanılarak hazırlanmış destek alıştırmaların Arap coğrafyasında yabancı dil olarak Türkçe öğrenimine nasıl etki ettiği ve özellikle sözcük öğrenimini nasıl etkilediğini tespit etmektir. Çalışmanın evreni anadili Arapça ve özellikle Mısır uyruklu öğrencilerden, örneklemi Mısır'da Türk Kültür Merkezi; Kahire Yunus Emre Enstitüsü'nde B1 düzeyinde Türkçe öğrenenlerden oluşmaktadır. Çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğretmek amacıyla yazılan eski ve güncel eserler, kelime öğrenimi, anlambilim ve yorumbilim açısından kelime, kelime öğretiminde ve öğreniminde baskın olan beceriler, kelime öğretiminde kullanılan yöntemler ve yaklaşımlar, kelime öğreniminde ve öğretiminde kullanılan stratejiler, teknikler ve faydalanılabilecek araçlar, yalancı eş değerlik ve onun araç olarak kullanılmasının kelime öğretimine katkısına değinilmektedir. Ayrıca, Araplara yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde B1 düzeyinde karşılanabilecek yorumlanmış yalancı eş değerli kelimeler listesi hazırlanmıştır. Veri toplama için hazırlanmış ölçek sınav deney ve kontrol grubuna uygulanmış olup aralarındaki farklılıklar SPSS İstatistik programı aracılığıyla tespit edilmeye çalışılmıştır. Verilerin analizi sonucunda söz konusu kelimelere gereken önem verilmesine dikkat çekilebilecek ve doğru şekilde öğretilmesine katkıda bulunulmuş olacaktır. Bu doğrultuda çalışmanın, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanyazınına katkı sağlayacağı umut edilmektedir. Elde edilen sonuçlara dayanarak öneriler sunulmuştur.
Edebi bir metin türü olan tiyatronun yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanımı ve dört beceriye katkısı
Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi gün geçtikçe ihtiyaç duyulan ve yabancılara Türkçeyi doğru bir şekilde öğretebilmek için üzerine çalışmalar yapılan bir alandır. Bu doğrultuda Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin dili doğru anlayıp kendini Türkçede rahat ifade edebilmeleri adına güncel yaklaşımlar uygulanarak iletişimsel etkinlikler hazırlanmaktadır. Hazırlanan etkinliklerin öğrencilerin dil ve sosyal becerilerini ne kadar geliştirdiği ve öğrenimin kalıcı olup olmadığı tartışma konusudur. Son yıllarda yabancı dilin öğreniminde kalıcılık sağlamak ve o dilde iletişim kurabilmek adına AOÖÇ'deki dil becerilerini geliştirme kriterleri takip edilerek görev, iletişim ve kültür temelli yaklaşımlar uygulanmaktadır. Bu yaklaşımların uygulanması içinse özgün malzemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışmanın amacı, özgün ve edebi bir metin olan tiyatro metinlerinin Türkçeyi iletişimsel ve kültürel bir bağlam içinde sunmasından yararlanarak, öğrencilerin dil becerilerini kalıcı bir şekilde nasıl geliştireceği konusunda öneriler sunmaktır. Amaç doğrultusunda bu çalışmada yabancı dil öğretiminde kullanılan malzemeler, yaklaşım ve yöntemler, dil becerilerini geliştirme stratejileri incelenmiştir. Ayrıca dil ve kültürün birbiriyle iç içe olması, tiyatro metinlerindeki evrensel ve toplumsal kültür öğelerinin dil öğretimine katkısı sebebiyle dil, kültür ve tiyatro ilişkisi çalışmamızda önemli bir yere sahiptir. Tiyatronun otantik ve edebi yönünün de dil gelişimine katkısı son olarak ayrıntılı bir şekilde irdelenmiştir. Tüm bunlar için kullanılan yöntem kaynak tarama ve döküman analizidir. Tiyatro metinlerinin Türkçeyi iletişimsel ve kültürel bir bağlam içinde vermesi ve öğrencilerin dil becerilerinin gelişimine katkı sağlaması kapsamında Oktay Arayıcı'nın Rumuz Goncagül adlı tiyatro oyunu incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Tiyatro, Kültür, Dil Becerileri, AOÖÇ
Der einsatz von neuen medien im daf-unterricht eine kontrastive und semiotische analyse von der verwendung multimedialer hilfsmittel im rahmen neues lernen-neues handeln
Foreign language teaching is not just a teaching and learning process where you learn a new language. It is also a growth and development of oneself accompanied by a new foreign culture. In this sense, it is important to realize a entertaining and dynamic foreign language teaching with examples from daily life. New technological developments have also affected foreign language teaching and made the use of new media inevitable. In this study, the effect of the use of new media on foreign language teaching was examined. The aim of this study is to provide an overview of the use of information technologies within the scope of new teaching methods in foreign language teaching in order to achieve the desired objectives. This study is closely related to how new media can influence foreign language teaching and to what extent the use of information technologies can help foreign language learners in acquiring a new language. In this study, teaching and learning processes implemented in foreign language teaching in schools in Turkey has also been mentioned. This study consists of two parts as theoretical and practical. In this context, firstly theoretical framework is presented. The theoretical framework presented in the first part is consistent with the research method in the application part of the study. The second part of this study reflects the data obtained from interviews with research groups in the application field and the evaluation of the results obtained by analyzing of these data. As a result, the effect of new technological developments on foreign language teaching and the use of new media in foreign language courses were pointed out. Key Words: Foreign language course, information technologies, multimedia, auxiliary resources
Alanya örneğinde Almanca-Türkçe iki dillilik: Ses, yapı ve anlambilim açısından toplumdilbilimsel bir inceleme
Toplumdilbilimsel temelli araştırmalar artan bir ivmeyle literatürde yerini almaktadır. Bu tezde de toplumdilbilimsel çalışma konularının başında gelen iki dillilik kavramı, Alanya'da yaşayan geç iki dilli Almanların hedef dil Türkçeyi konuşmaları üzerinden ses bilimsel, yapı bilimsel, anlam bilimsel ve söz dizimsel başlıklar altında Alanya merkez alınarak toplumdilbilimsel çerçevede incelenmiştir. Bu sebeple tezin ilk amacı katılımcıların Türkçeyi konuşurken Türkçeden yaptıkları ses bilimsel, yapı bilimsel, anlam bilimsel ve söz dizimsel sapmaları göstermek ve bunları tespit ederken kültürel farkındalık ve hazırbulunuşluk durumlarının onların dil edinim ve öğrenmelerine etkisini ortaya koymaktır. Çalışma sadece Alanya'da yaşayan yetişkin Türkçe bilen Almanları kapsarken; çalışmaya katılan bir erkek dışında katılımcıların tamamı kadın olduğu için cinsiyet, katılımcıların geldikleri eyaletler farklılık oluşturduğu için de eyaletlerin ağız özellikleri kapsam dışı tutularak standart Almanca temel alınmıştır. Bu çalışmada, yarı yapılandırılmış görüşme, gözlem ve içerik analizi olmak üzere birden fazla araştırma yöntemi uygulanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme, önceden hazırlanan yazılı soruların katılımcıya sözlü olarak sorulması ve yanıtların ses kayıt cihazıyla kayda alınmasıyla birlikte not alma şeklinde gerçekleşmiştir. Gözlem yöntemi ise Türkçeye yönelik yaklaşım ve tutumlar bölümüne veri sağlamak amacıyla tercih edilmiştir. Yapılan çalışmada gözlem ve görüşme yoluyla elde edilen nitel araştırma verileri içerik analiziyle incelenmiştir. Yapılan çözümlemeler ve değerlendirmelerden, katılımcıların daha çok ana dil kaynaklı olmak üzere hedef dil olarak Türkçeden ses bilimsel, yapı bilimsel, anlam bilimsel ve söz dizimsel olarak sapma yaptığı, gönüllü göçle gelen katılımcıların Türkçeye ve Türk kültürüne karşı olumlu yaklaştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Alanya'daki Almanlar, Toplumdilbilim, Geç İki dillilik, Dil Edinimi, Ses bilim, Yapı bilim, Anlam bilim, Söz dizimi, Türk Kültürü