Theses supervised by Doç. Dr. Ömer İshakoğlu

13 theses · İstanbul University

Master'sOpen AccessTR

Muhammed el-'Arûsî el-Matvî ve et-Tûtu'l-Mur adlı romanının tahlili

Ele aldığı konular itibariyle döneminin ve toplumunun sorunlarını kurgusal bir çerçevede ele alan roman, Tunus'ta modern dönemde görülen edebî türler arasında etkin bir konuma sahiptir. Salih Suveysî el-Kayravânî, Mahmûd el-Mesʽadî, el-Beşîr Hurayyif, Muhammed el-ʽArûsî el-Matvî vb. isimler, modern Tunus romanının ilk örneklerini vererek bu türün sistemleşmesine katkı sağlayan isimler olmuşlardır. Ülkemizde modern Tunus edebiyatı ve bilhassa modern Tunus romanı hakkında yapılan çalışmaların sayısının az olması, bu yüksek lisans tezinin kaleme alınmasına vesile olmuştur. Buradan hareketle bu çalışmada; modern Tunus edebiyatında görülen tiyatro, şiir, öykü ve roman gibi edebî türlerin tarihsel süreçlerine; ayrıca çalışmamızın ana konusu olan Muhammed el-ʽArûsî'nin hayatına, edebî kişiliğine ve eserlerine dair bilgilere ve söz konusu yazarın et-Tûtu'l-Mur adlı romanının yapısal ve teknik unsurlar bakımından edebî tahliline yer verilmiştir. Bu yüksek lisans teziyle modern Tunus romanının, ülkenin bağımsızlığını kazanmasının ardından görülen edebî hareketliliğe doğrudan katkı sağladığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Roman, Modern Arap Edebiyatı, Tunus, Muhammed elʽArûsî el-Matvî, et-Tûtu'l-Mur.

Arap edebiyatıRomanTunus
Kübra Değirmenci
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hâkka suresinin Arap dili ve belâgatı açısından incelenmesi

Kur'ân-ı Kerîm'deki sûrelerin filolojik çalışmaları ilk dönemlere kadar dayanmaktadır. Zira tefsir çalışmaları hem dil ilimleriyle ilişki içindedir hem de lafız ve cümlelerdeki anlamı ortaya çıkarmaktadır. İmâm Mâturîdî'nin de dediği gibi "Tefsir, Kur'ân lafzı ile kastedilenin ne olduğunu kesin olarak bildirmektir." Belâgat ilmi ise, Arapçanın edebî mahsullerinin derlenmesi ile sanatlarının ortaya çıkmasında büyük rol oynamıştır. Bu çalışmada Kur'ân-ı Kerîm'in 29. cüzünde bulunan Hâkka sûresi ile ilgili filolojik bir çalışma yapılmıştır. Âyet-i Kerîmeler öncelikle lugavî manada tetkik edilmiş, kelimelerin asıl manası şerh edilip, muhtelif manalara da vukûfiyet sağlanmıştır. Nahiv ve belâgat çalışmalarında ise kelimelerin irâb özelliklerine ve edebî sanatlarına dikkat çekilmiştir. Anahtar kelimeler: Hâkka, Sûre, Filoloji.

ArapçaBelagatFiloloji+2
Mevhibe Kaynar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Klasik dönem Arap edebiyatında otobiyografi: İbn Haldûn örneği

Asırlardır edebiyat alanındaki varlığını muhafaza ederek günümüzde de okuyucu kitlesinin ilgisini üzerine çekmeye devam eden otobiyografi, birtakım gelişim evrelerini tamamlayarak hâlihazırdaki modern kimliğine bürünmüştür. Arap edebiyatının modernleşme sürecinin öncesindeki yüzyıllarda bu türe ilgi duyan edebî şahsiyetler ve onların telif ettiği örnek eserler, otobiyografinin diğer edebî türler arasındaki konumunu güçlendiren ana faktörler olarak addedilmektedir. Ülkemizde bu türün klasik dönem Arap edebiyatında sahip olduğu değeri ifade etmeye çalışan herhangi bir çalışmanın bulunmayışı, bu yüksek lisans tezinin şekillenmesinde rol oynayan en önemli etkendir. Buradan yola çıkarak söz konusu çalışmada, otobiyografinin Arap dilinde mukabili olarak kullanılan kavramlara ve özelliklerine, bu türün klasik dönem Arap edebiyatında bulunduğu konuma, mezkûr türe örnek sayılabilecek eserlere imza atan müelliflere, onların otobiyografik eserlerine ve İbn Haldûn'un et-Taʻrîf bi İbn Haldûn ve Rıhletuhû Ğarben ve Şarken adlı eserinin yapısal ve teknik unsurlar aracılığıyla tahliline yer verilmiştir.

Arap edebiyatıEdebi incelemeKlasik Dönem+2
Ömer Faruk Değirmenci
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Necip Mahfûz'un Miramar ile Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı adlı romanlarında anlatıcı ve bakış açısı

Bu çalışmada, Modern Arap edebiyatının en önemli simalarından biri olan Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Necip Mahfûz ile yazdığı eserlerle dünya edebiyatının önemli kalemleri arasında sayılan ve Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Orhan Pamuk'un seçilen eserleri tahlil edilecektir. Bu bağlamda Necip Mahfûz'un Miramar'ı ile Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı adlı romanları çalışmamızda ele alacağımız romanlardır. Belirlenen eserler bir anlatının şekillenmesinde rol oynayan başlıca etkenlerden anlatıcı ve bakış açısı yönünden incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Modern Arap Edebiyatı, Türk Edebiyatı, Karşılaştırmalı Edebiyat, Necip Mahfûz, Orhan Pamuk, Anlatıcı, Bakış Açısı, Anlatıbilim.

AnlatıbilimArap edebiyatıBenim Adım Kırmızı+7
Emine Beyza Elmacı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Endülüs Arap edebiyatında kadın şairler: Vellâde Bint Müstekfî-Billâh örneği

Vizigot İspanyası'nın zayıf durumu ve Tarık b. Ziyad ile ordusunun VIII. yüzyılda bu toprakları fethiyle beraber, uzun soluklu bir egemenlik hareketi başlamıştır. Bu fetihle birlikte bölgeye yerleşen Müslümanların sahip olduğu şiir ve edebiyat mirası da nesilden nesle aktarılmıştır. Çalışmamızda Endülüs Arap Edebiyatının özünü oluşturan şiir sanatı çerçevesinde kadın şairleri ele almış bulunmaktayız. Endülüs Arap Edebiyatında önemli şiirlere imza atan kadın şairlerin meşhur olanlarının hayatları ile şiirleri incelenmiş, seçkin şairlerden Vellâde bint Müstekfî-billâh'ın hayatı, şairlik kabiliyeti, bu konudaki bilgi birikimi, ilişkileri ve şiirleri geniş çapta ele alınmıştır. Ayrıca Türkçe ve yabancı dilde kaynaklara başvurularak Endülüs Arap Edebiyatı hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Endülüs, Şiir, Vellâde, Kadın Şairler

Arap edebiyatıArap şiiriEndülüs+4
Menekşe Aydin
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Arapça öğretim görevlilerinin ölçme değerlendirme yaklaşımları

Yabancı dilde ölçme-değerlendirmenin öneminden hareketle yürütülen bu araştırmaya yön veren temel amaç, Arapça hazırlık programlarında eğitim veren öğretim görevlilerinin temel dil becerilerini ölçme-değerlendirme yaklaşımlarını incelemektir. Bu doğrultuda, 2019-2020 eğitim yılında yükseköğretime bağlı üniversitelerin Arapça hazırlık programlarında eğitim vermekte olan 36'sı kadın (%19.7), 147'si erkek (%80.3) 183 öğretim görevlisine ulaşılarak Temel Dil Becerilerini Ölçme-Değerlendirme Teknikleri adlı 4 bölümden oluşan ankete cevap vermeleri istenmiştir. Çalışma kapsamında elde edilen verilerin analizi sonucunda, örneklemi oluşturan öğretim görevlilerinin temel dil becerilerini ölçme-değerlendirme yaklaşımlarının yüksek oranda geleneksel yöntemlerle sınırlı kaldığı sonucuna varılmıştır. Aynı zamanda, alternatif olduğu saptanan yöntemlerin tercih edilme sıklığının cinsiyet, uyruk ve mezun olunan fakülte gibi değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, dört temel dil becerisini ölçme-değerlendirmede alternatif yöntemleri kullanma eğiliminin Türk öğretim görevlilerine oranla Arap öğretim görevlilerinde daha fazla olduğuna işaret etmiştir. Bununla birlikte, sadece yazma becerisini ölçme-değerlendirmede alternatif yöntemleri tercih etme sıklığının cinsiyete göre farklılık gösterdiği saptanmış olup kadın öğretim görevlilerinde bu eğilimin erkek öğretim görevlilerine oranla daha yüksek olduğu bulgusu elde edilmiştir.

ArapçaDil becerileriYabancı dil eğitimi+3
Sara Akkuş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş Arap edebiyatında korku türü

İnsan hayatında önemli bir yere sahip olan korkunun edebiyat dünyasında ortaya çıkışı on sekizinci yüzyılın ikinci yarısı olarak kabul edilir. Batı edebiyatında Gotik akım ile başlayan bu edebi tür, kasvetli mekânlar, doğaüstü varlıklar ve olaylar gibi öğeleri kullanarak okurda korku hissini uyandırmayı hedeflemiştir. Korku edebiyatı zaman içinde gelişmiş ve etkisi Batıdaki ülkelerin dışına da sıçramıştır. Arap edebiyatında korku unsuru barındıran Binbir Gece Masalları gibi başyapıtlar olmasına rağmen korku türüne dâhil edilebilecek örnekler yirminci yüzyıl ve sonrasında verilmiştir. Tezimizde öncelikle korku kelimesinin tanımı ve edebiyattaki yeri ele alınmıştır. Daha sonra korku edebiyatının Batı edebiyatında ortaya çıkışı genel bir çerçeve içerisinde sunulmuştur. Son olarak korku türünün çağdaş Arap edebiyatında ortaya çıkışı işlenmiş ve öne çıkan yazarlar ve eserleri tanıtılmıştır.

Arap edebiyatıGotikKorku
Rumeysa Yüce
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Cibrân Halîl Cibrân'da dil, din ve kadın anlayışı

Bu çalışmada, Mehcer Edebiyatı'nın öncülerinden Cibrân Halîl Cibrân'ın dil, din ve kadın hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir. Dört ana bölümden oluşan çalışmamızın giriş bölümünde; kısaca Cibrân'ın doğduğu ve çocukluk yıllarının geçtiği yer olan Lübnan'ın tarihinden söz edilmiştir. Ardından Mehcer Edebiyatı ve göçün sebepleri hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde; Cibrân'ın hayatı ele alınmış, Arapça ve İngilizce kaleme aldığı eserlerinden kısaca bahsedilmiş, edebi kişiliği konusunda bilgi verilmiştir. İkinci bölümde; Cibrân'ın dil konusundaki görüşlerine yer verilmiş, üslubunun özelliklerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde; Cibrân'ın din anlayışından ve buna etki eden faktörlerden bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde ise, Cibrân'ın kadın hakkındaki görüşlerine yer verilerek, bu konunun eserlerindeki etkilerinden söz edilmiştir. Çalışmamızın amacı, Mehcer Edebiyatı'nın en önemli isimlerinden olan Cibrân Halîl Cibrân'ın en çok eleştirildiği dil, din ve kadın konularını ele alarak, onu daha yakından tanımak ve bu konuyla ilgilenenlere ışık tutmaktır. Anahtar Kelimeler: Modern Arap Edebiyatı, Mehcer Edebiyatı, Cibrân, Dil, Din, Kadın.

Arap edebiyatıArapçaCubran Halil Cubran+6
Hamide Çetinkaya
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Risâletü'l-Gufrân ve İlâhî Komedya üzerine karşılaştırmalı bir inceleme

Meşhur Arap filozof ve şair Ebu'l-'Alâ el-Ma'arrî'nin (ö.449/1057) üstün edebi değere sahip olduğu kabul edilen ve manevi dünyalara hayali yolculuğu içeren Risâletü'l-Gufrân adlı eseri m.1033 yılında yazılmıştır. Bu eserin yazılışından yaklaşık 300 yıl sonra (1320) büyük İtalyan şairi Dante Alighieri'nin (1265-1321), dünya edebiyat tarihinin en büyük eserlerinden biri kabul edilen ve modern İtalyancanın da temelini oluşturan İlâhî Komedya (La Divina Commedia) adlı eseri ortaya çıkmıştır. Bu iki eserin arasında son derece dikkat çekici benzerlikler bulunmaktadır. Nedir bu? Sadece bir tesadüf müdür? Yoksa dâhice süslenip gizlenmiş bir taklit midir? Dante Alighieri'nin İlâhî Komedya adlı eserinde genel anlamda İslam kaynaklarından faydalanmasıyla ilgili şimdiye kadar başta İspanyol müsteşrik Miguel Asin Palacios'un 1919 yılında yayımlanıp olay yaratan La Escatalogia Musulmana en la Divina Comedia'sı olmak üzere birçok araştırma yapılmıştır. Bununla birlikte İlâhî Komedya'nın doğrudan Risâletü'l-Gufrân'la olan ilişkisini inceleyen küçük çaplı birçok çalışma olmasına rağmen büyük ve detaylı bir araştırmaya rastlayamadık ve bu sebeple böyle bir çalışma yapmak istedik. Tezimizde Arap filozof ve şair Ebu'l-'Alâ el-Ma'arrî'nin Risâletü'l- Gufrân'ıyla İtalyan şair Dante Alighieri'nin İlâhî Komedya'sını karşılaştırma yöntemiyle ele alıp farklı dillerde yazılmış bu iki eseri konu, düşünce ve biçim bakımından inceledik. Bunu yaparken bir yandan ortak, benzer ve farklı yanlarını tespit ederek nedenler üzerinde dururken diğer yandan yazarları, birçok şeyi açıklayabilen yaşamları ve yaşadıkları zamanın sosyopolitik ortamı açısından da değerlendirerek konuya farklı bir açıyla bakmaya ve biraz boyut katmaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Risâletü'l-Gufrân, İlâhî Komedya, Dante Alighieri, Ebu'l-'Alâ el-Maʽarrî, Gufrân Risâlesi, Bağışlanma Risalesi.

Arap edebiyatıArap şiiriDante+7
Anastasiya Uçar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
30
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş Arap edebiyatında otobiyografi

Çağdaş Arap edebiyatında otobiyografi isimli bu çalışma, türleşme sürecini yakın bir zamanda tamamlayan otobiyografi yazımının, Arap edebiyatına nasıl ve hangi şartlar altında girdiği, varsa geçirdiği değişim ve kendisinden esinlendiği savunulan Batı'daki örneklerinden ayrılıp ayrılmadığını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, çalışmanın ilk bölümünde; otobiyografi, hafızayla olan bağlantısı, anlatısal özellikleri ve yazar-anlatıcı-ana karakter özdeşliği açısından bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Yine bu bölümde, otobiyografinin diğer türlerle olan bağlantısı ve aralarındaki farklar ortaya konmuştur. İkinci bölümde, türün klasik dönemde hem Batı hem de Doğu'daki ilk örneklerinin izi sürülmüştür. Öncelikle Batı edebiyatında ortaya çıkışını hazırlayan koşulların; sosyal, dini, kültürel ve ekonomik arka planının neler olduğu incelenmiş, daha sonra bu koşulların Arap edebiyatı için de geçerli olup olmadığına bakılmış ve Arap yazarların eserlerinden örnekler verilmiştir. Üçüncü ve dördüncü bölümde, sırasıyla modern ve çağdaş dönemde yazılan Arapça otobiyografiler incelenmeye çalışılmıştır. Kabaca bir ayrımla, modern dönem yazarları ilk kuşak, çağdaş dönem yazarları ise ikinci kuşak otobiyograflar olarak sınıflandırılmış ve örnekler üzerinden incelenmiştir. Türün, Arap edebiyatında klasik ve modern dönemden geçerek çağdaş dönemde geldiği nokta dördüncü bölümde ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu alanda verilen örnekler daha çok Mısır, Suriye, Filistin ve Fas'tan seçilmiştir. Eserlerle ilgili yapılan incelemelerin ardından sonuç kısmında çağdaş dönem yazarlarının eserlerinde izlediği strateji ortaya konmaya çalışılmıştır.

Arap edebiyatıGerçeklikKurgusal mekan+4
Gülşen Topçu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Abdullah Nedim: Hayatı, eserleri ve edebi kişiliği

19. yüzyıldaki Mısır Edebiyatınının önde gelen isimlerinden, yazar, gazeteci, hatip ve şair Abdullah Nedîm'i işlediğimiz bu tezimizde, sömürge düzenine karşı baş kaldırı hareketine konuşmaları ve yazıları ile korkusuzca ve samimiyetle katılan Mısırlı Nedîm'in hayatı, edebi şahsiyeti ve eserleri ele alınmıştır. Nedîm'in hayatındaki dönüm noktası Kâhire'de Mahmud Sami el-Barudi ile tanışması ve 1881 yılında Urâbi ayaklanmasına katılması olmuştur. Ayaklanmaya destek olmak için et-Tenkît ve't-Tebkît dergisini çıkarmış ve ayaklanmanın sesi olmuştur. İngiliz ordusuna karşı Ahmed Urâbi ve Mahmud Sami el-Barudi ile Arapların yenilgisiyle sonuçlanan Tel el-Kebir savaşına katılmıştır. Nedîm güçlü, iradeli, tatlı dilli, büyüleyici bir hatip ve mükemmel bir motivasyon ustasıydı. Kitlelerin nasıl düşündüğünü bilir, konuşmalarını bu doğrultuda yapardı. Çıkardığı üç dergiyle, gazetecilik mesleğinin zirvesine çıkmıştır. Sosyal reform alanında, devrinin zengin ve fakirlerini eleştirenlerin başındaydı. Sosyal çağrısının ekseninde dayanışma vardı. Bu yüzden hayır ve dayanışma cemiyetleri inşa etmiş, halk arasında eğitim ve yardımlaşmanın yaygınlaşmasını hedeflemiştir. Kültür alanında Nedîm, Arap edebiyatının en büyük müellifleri arasında yer almaktadır. Hayatı boyunca ve özellikle saklanma döneminde ilmi ve edebi birçok eser yazmıştır. Makalelerinde, insanların bilinçlenmesine sebep olacak hayati konulara değinmiştir. Nedîm, halk edebiyatının en büyük şahsiyetlerinden biriydi. Bu edebiyatı, modern uyanışın hedefleri, talimatları ve sosyal ıslâh ile genişletmeyi başardı. Nedîm'in edebiyatı, sınıf ayrımı gözetmeksizin halkın tümüne hitap ediyordu. Edebiyata dair tüm yaptıkları, konuşmaları, şiirleri, diyalogları, hitabeti, sosyal makaleleri, edebi oyunları halk içindi. Meşhur kimseler, fellâhlar, zenginler bu edebi türlerden istifade ederdi. Sosyal konular hakkında kaleme aldığı zecelleri, genel olarak zecel sanatına ışık tutmuştur. Tezimizde, Nedîm' in yaşadığı dönemde hayatına etki eden faktörler, edebiyat dünyasına atılması, batılılaşmaya karşı verdiği mücadele, sürgün dönemleri, eserleri ve çıkardığı dergilere yer verilmiştir.

BiyografiMısır edebiyatıNedim, Abdullah
Osman Hacımahmutoğlu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kavalalı Mehmet Ali Paşa Dönemi'nde Mısır'da edebi ve kültürel hayat (1805-1848)

Modern Arap edebiyatının başlangıcı Napolyon Bonapart'ın Mısır'ı işgal ettiği 1798 yılı olarak kabul edilir. Fransız işgalinin getirdiği yenilikleri gözlemleyip Mısır'da modern kurumlar oluşturarak ileriki yıllara taşıyan ise Kavalalı Mehmet Ali Paşa olmuştur. Paşa'nın Mısır'ı modernleştirmesinin etkileri edebi ve kültürel hayata da yansımış, yeni bir neslin yetişmesini ve yeni edebi türlerin hızla yayılmasını sağlamıştır. Tezimiz de Mısır'ın ve söz konusu dönemin tarihçesinden başlayarak, Kavalalı Mehmet Ali Paşa döneminde (1805-1848) yaşanan edebi ve kültürel hayatı etkileyen gelişmeler, açılan modern okullar, "Nahda" olarak adlandırılan Mısır rönesansını başlatan yurt dışı öğrenci kültür heyetleri, tercüme faaliyetleri, matbaacılık ve basın gibi hususlar ele alınmış, dönemin öncü aydınları olan yazar, edip, şair ve tarihçilerinin hayatlarıyla eserleri hakkında bilgi verilerek, dönemin karanlıkta kalan yönlerine ışık tutmak amaçlanmıştır.

Arap edebiyatıEdebiyatKavalalı Mehmet Ali Paşa+4
Arzu Ertuğrul
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessAR

Literal and cultural life in Tunisia during Ottomans

Tunisia has been home to many civilizations, from Phoenicians to Romans, from Arabs to Spaniards. It was conquered by the Ottomans in 16th century and ruled by Turks approximately for 300 years until the French occupation. Naturally, during this period the Turks had influenced the social and cultural life besides politics. Ottomans have tried to develop the region in all aspects by building cultural and scientific institu-tions such as mosques, Islamic-Ottoman social complexes, schools and zawiya. This study investigates the scientific, literal and cultural structures of Tunisia under the Ottoman rule. Firstly, we discuss the historical process of Tunisia briefly, secondly we talk through the details of Ottoman Empire, Pashas that had ruled and the period of Deys and Beys. Then, we talk about the institutions which advanced the literal and cultural levels of public. Finally, we introduce some of the litterateurs who left impression with their work, poets who stood out with their poems and linguists who have been cited by their studies.

Ayten Tanınmış Erdem
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Other supervisors