Theses supervised by Doç. Dr. Sabahat Burak
13 theses · Akdeniz University
Ortaokul öğrencilerinin müzik dersi yüklemeleri ile okul tükenmişliklerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin müzik dersi yüklemeleri ve okul tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin ortaya konmasıdır. Araştırmada ayrıca ortaokul öğrencilerinin müzik dersi yüklemeleri ile okul tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi ve öğrencilerin müzik dersi yüklemeleri ile okul tükenmişliklerinin onların demografik özelliklerine göre anlamlı farklılıklar gösterip göstermediğinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışma olarak yürütülen bu araştırmanın çalışma grubu 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Antalya ilinin Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez ilçelerinden tesadüfen seçilen birer ortaokulda öğrenim görmekte olan 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada veriler "Müzik Dersi Yükleme Ölçeği", "Okul Tükenmişlik Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya toplamda 600 öğrenci katılmış ancak bazı ölçme araçlarının eksik doldurulduğu tespit edildiğinden araştırma 577 öğrenci ile yürütülmüştür. Bu araştırmada istatistiksel analizler için t-Testi, ANOVA (Tukey, Dunnett's-C), Pearson Momentler ÇarpımıKorelasyon Katsayısı, Çoklu Regresyon Analizi ve etki büyüklüğü analizi kullanılmıştır. Korelasyon analizleri sonucunda öğrencilerin müzik dersi yükleme düzeyleri ile okul tükenmişlikleri arasında negatif ve düşük düzeyde ilişkiler olduğu saptanmış, anlamlı bulunan ilişkiler belirtilmiştir. Ayrıca çoklu regresyon analizi sonuçlarındamüzik dersi öğrenme ortamının okul tükenmişliği üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkisinin olduğu bulunmuştur. Duyarsızlaşma ve düşük kişisel başarı hissinin ise müzik dersi yüklemeleri üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkisinin olduğu bulunmuştur. Yapılan çoklu regresyon analizleri sonucunda yordayıcı etkisi anlamlı olan değişkenler belirlenmiş olmasına rağmen, bu değişkenlerin yordayıcı etkilerinin önemli olmadığı tespit edilmiştir. Demografik özelliklere bakıldığında ise t-Testi ve ANOVA testi sonuçlarına yapılan etki büyüklüğü hesaplamaları sonucuna göre ortaokul öğrencilerinin müzik dersi yüklemelerinin, onların cinsiyetlerine, yaşlarına, sınıflarına, müzikten özel ders alıp almamalarına, ders dışında müzik dersine çalışma saatlerine, algıladıkları müzik dersi başarılarına göre farklılaştığı görülmüştür. Okul tükenmişliği üzerinde ise yalnızca yaş, sınıf ve müzik dersi başarı algısı değişkenlerinin etkili olduğu tespit edilmiştir.
Yaratıcı drama ve Orff Schulwerk uygulamalarının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin müzik dersine yönelik tutumları üzerindeki etkileri
Araştırma öntest sontest kontrol gruplu yarı deneysel modelde yapılmıştır. Araştırmanın deneklerini, 2014- 2015 öğretim yılında Antalya ili Kemer ilçesi Tekirova Halit Narin İlkokulu'nda öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 4-A, 4-B ve 4-C sınıfları arasında kura çekilerek deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Buna göre 4-C (n=15) sınıfı, yaratıcı drama yöntemiyle müzik öğretimi yapılan deney 1 grubu, 4 B (n=16) sınıfı, Orff Schulwerk yaklaşımıyla müzik öğretimi yapılan deney 2 grubu, 4 A (n=16) sınıfı ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Kontrol grubunda dersler 4. sınıf müzik öğretmen kılavuz kitabından seçilen etkinliklerle yapılmıştır. Deney gruplarının ders planları araştırmacı tarafından yapılmış ve uzman görüşüne başvurulmuştur. Her üç grubun da müzik dersleri araştırmacı tarafından işlenmiştir. Uygulamalar 8 hafta, haftada 1 ders saati olarak yapılmıştır. Her üç gruba da uygulamaların öncesinde ve sonrasında Müzik Dersine İlişkin Tutum Ölçeği (Özmenteş, 2005) uygulanmıştır. Elde edilen veriler Kruskal Wallis H Testi, One Way Anova, Bağımlı Gruplar T Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile çözümlenmiştir. Deney grupları ve kontrol grubunun müzik dersine yönelik tutum son test puanları arasında fark olup olmadığını anlamak amacıyla yapılan analizler sonucu öğrencilerin müzik dersine yönelik tutumlarının yönteme göre farklılaştığı görülmüştür. Söz konusu bu farkın hangi gruplar arasında olduğuna ilişkin yapılan analizlerde 1) Yaratıcı drama yöntemiyle müzik öğretimi alan deney 1 grubu ile kontrol grubu arasında deney 1 grubu lehine 2) Orff Schulwerk yaklaşımıyla müzik öğretimi alan deney 2 grubu ile kontrol grubu arasında deney 2 grubu lehine anlamlı farklılık saptanmıştır. Yaratıcı drama yöntemiyle müzik öğretimi alan deney 1 grubu ile Orff Schulwerk yaklaşımıyla müzik öğretimi alan deney 2 grubunun son test puanları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Anahtar sözcükler:Yaratıcı drama, Orff Schulwerk , müzik dersine yönelik tutum
Müzikli okuma uygulamalarının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin okuma kaygıları ve tutumları üzerindeki etkileri
Bu çalışmanın amacı; müzikli okuma uygulamalarının ilkokul 4. Sınıf öğrencilerinin okuma kaygıları ve tutumları üzerindeki etkilerini belirlemektir. Çalışmanın yarı deneysel modellerden ön test-son test kontrol gruplu eşleştirilmiş desen ile yapılandırılması planlanmıştır. Araştırmada 2021-2022 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili Nizip ilçesinde bulunan bir devlet ilkokulundaki 4. sınıf öğrencileri yer almaktadır. Çalışma grubunu, deney grubunda 20, kontrol grubunda 20 olmak üzere 40 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler "Okuma Kaygısı Ölçeği" ve "Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Sürecin başında deney grubuna ve kontrol grubuna ön test uygulanmıştır. Araştırmada deney grubuna 8 hafta boyunca müzikli okuma uygulamaları, kontrol grubuna ise sadece okuma uygulamaları yapılmıştır. Araştırma sonunda hem deney hem de kontrol grubuna son test uygulanarak veriler toplanmıştır. Nicel verilerin çözümüne yönelik bağımsız gruplar t-Testi, bağımlı gruplar t-Testi, Skewness ve Kurtosis testleri uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin Okuma Kaygısı Ölçeği ön test ve son test toplam puan ortalamalarına göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. Okumaya Yönelik Tutum ölçeği alt boyutlarından "etkinlik" ve "süreç" boyutlarında ise deney ve kontrol grupları son test toplam puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular literatür çerçevesinde tartışılmış, gelecekte yapılacak olan araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur.
Dinlediğini anlama becerisi, dinlemeye yönelik tutum ve kişisel değişkenler arasındaki ilişkiler
Bu çalışmada ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin dinlediğini anlama, dinlemeye yönelik tutum ve yaş, cinsiyet, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, öğrenim gördükleri okul, Türkçe ders notu ve Türkçe dersinde kendini başarılı bulma gibi kişisel değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya koymak ve bu ilişkinin anlamlı olup olmadığını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim-öğretim yılı içerisinde Antalya ilindeki Gülveren İlkokulu, Siteler İlkokulu ve Emel Sevgi Taner İlkokulu'nda öğrenim gören 350 ilkokul 4. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu , Katrancı (2012) tarafından geliştirilen Dinlemeye Yönelik Tutum Ölçeği ve Kılınç'ın (2015) Bilgilendirici Metin Başarı Testi ve Öyküleyici Metin Başarı Testleri kullanılmıştır. Verilerin bilgisayara girilmesi, saklanması, düzenlenmesi ve çözümlenmesi için istatistik paket programlarından SPSS 23.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde demografik değişkenlerin, ölçek alt boyutlarının ve ölçek toplam değerlerinin normal dağılıp dağılmadığı Skewness ve Kurtosis değerlerine göre belirlenmiştir. Ayrıca Mann-Whitney U testi, tek yönlü varyans analizi, Post Hoc testlerinden Tukey ve Dunnett's C testleri kullanılmıştır. Sürekli değişkenler arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla da Pearson ve Spearman korelasyon testleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin dinlediklerini anlama becerileri onların cinsiyetlerine ve yaşlarına göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Öğrencilerinin Bilgilendirici ve Öyküleyici Metin Başarı Testi puanları onların anne ve baba eğitim düzeylerine, okullarına göre anlamlı farklılık göstermektedir. Öğrencilerin Bilgilendirici metin başarı testi puanları ile Türkçe dersi başarı notları arasında düşük düzeyli, pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu hesaplanmıştır. İlkokul 4.sınıf öğrencilerinin dinlemeye yönelik tutumları cinsiyetlere, onların Türkçe dersinde kendini başarılı bulma durumlarına göre anlamlı farklılık göstermiştir. Araştırmada ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin dinlemeye yönelik tutum puanları onların okullarına, anne ve baba eğitim durumlarına göre anlamlı farklılıklar göstermemiştir. İlkokul 4.sınıf öğrencilerinin Dinlemeye Yönelik Tutum Ölçeği'nden aldıkları puanlar ile Türkçe dersi başarı notları arasında düşük düzeyli, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu hesaplanmıştır. Öğrencilerinin Dinlemeye Yönelik Tutum Ölçeği puanları ile Bilgilendirici ve Öyküleyici Metin Başarı Test puanları arasında anlamlı ilişkiler olduğu hesaplanmıştır. Bunun yanında Bilgilendirici Metin Test puanları ile Öyküleyici Metin Test puanları arasında da orta düzeyli, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir. Sonuçta bulgular tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Sınıf öğretmeni adaylarının tasarım özyeterlilikleri ve tasarım odaklı düşünmeleri ile kişisel değişkenleri arasındaki ilişkiler
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının tasarım özyeterlilikleri ve tasarım odaklı düşünmeleri ile kişisel değişkenleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma, bir ilişkisel tarama çalışmasıdır. Çalışmanın örneklemini, Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde 2022-2023 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören sınıf öğretmeni adayları oluşturmaktadır. Veriler, "Tasarım Özyeterliliği Ölçeği", "Öğretimde Tasarım Odaklı Düşünme Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak toplanmıştır. Çalışmaya 169 sınıf öğretmeni adayı katılmıştır. Veriler, t-Testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon analizi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, sınıf öğretmeni adaylarının tasarım özyeterlilik düzeylerinin cinsiyet ve yaşlarına göre anlamlı farklılık göstermediği bulunmuştur. Dördüncü sınıftaki adayların tasarım özyeterlilik düzeylerinin birinci sınıftaki adayların düzeylerinden anlamlı şekilde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sanatsal etkinliklere sık sık katılan adayların tasarım özyeterlilik düzeyleri, hiç katılmayanlara göre daha yüksek bulunmuştur. Tasarım özyeterlilik düzeyleri diğer kişisel değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Sınıf öğretmeni adaylarının tasarım odaklı düşünmeleri cinsiyet, yaş ve sınıf düzeyine göre anlamlı farklılıklar göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Adayların tasarım odaklı düşünmeleri, ebeveynlerin eğitim durumuna göre süreç, birey alt boyutunda farklılık göstermezken, ilişki alt boyutunda anlamlı farklılıklar göstermektedir. Ayrıca sanat, spor, teknoloji, bilim ve genel kültür gibi ilgi alanları olan adayların tasarım odaklı düşünmeleri anlamlı şekilde farklılık göstermektedir. Etki büyüklüğü ise küçük olarak hesaplanmıştır. Sanatsal etkinliklere sık sık katılan sınıf öğretmeni adaylarının tasarım odaklı düşünme yetenekleri, etik alt boyutunda anlamlı farklılık göstermemiştir, ancak ilişki süreç ve birey alt boyutunda anlamlı farklılıklar olduğu saptanmıştır. Sanatsal etkinliklere sık sık katılan adayların tasarım odaklı düşünme düzeyleri, hiç katılmayan adaylara göre daha yüksektir.
Sınıf öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının müzik eğitiminde teknoloji kullanımına yönelik tutumları ile müzik öğretimine yönelik özyeterlilik düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin ve sınıf öğretmeni adaylarının müzik eğitiminde teknoloji kullanımına yönelik tutumları ile müzik öğretimine yönelik özyeterlilik düzeylerini çeşitli değişkenler açısından belirlemek ve belirlenen değişkenlere göre tutum ile özyeterlilikler arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde olan bu araştırmanın çalışma grubunu, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Ana Bilim Dalı Sınıf Öğretmenliği bölümünde öğrenim görmekte olan 4. sınıf öğrencileri ve Antalya ilinde resmî kurumlarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Atabek ve Burak (2020) tarafından geliştirilen "Müzik Eğitiminde Teknoloji Kullanımına Yönelik Tutum Ölçeği", Özmenteş (2011) tarafından geliştirilen "Müzik Öğretimine Yönelik Öz Yeterlik Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Demografik Bilgi Formu" kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya toplamda 91 sınıf öğretmeni ve 69 sınıf öğretmeni adayı katılmıştır. Araştırmada veriler, betimsel istatistikler, t-Testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; sınıf öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının müzik eğitiminde teknoloji kullanımına yönelik tutumları olumlu yönde, müzik öğretimi özyeterlilik düzeyleri orta düzeyde tespit edilmiştir. Öğretmenlerin cinsiyet, görev yapmakta oldukları ilçeler, eğitim durumu, deneyim yılı, yaş, enstrüman çalma, müzik eğitiminde kendini yeterli bulma, müzik eğitiminde teknoloji kullanımı açısından kendini yeterli bulma, müziğe yönelik seminer veya eğitim alma, müzik öğretirken teknolojiden yararlanma faktörlerinin müzik eğitiminde teknolojiye yönelik tutumları üzerinde anlamlı düzeyde bir farklılık oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının enstrüman çalma durumlarına göre enstrüman çalamayanlar lehine ve müzik öğretiminde teknolojiden yararlanma durumlarına göre teknolojiden yararlananlar lehine tutum puanlarının farklılaştığı görülmektedir. Araştırma verilerine göre, öğretmenlerin müzik öğretimi özyeterlilik düzeylerinde enstrüman çalma, müzik eğitiminde kendini yeterli bulma, teknoloji kullanımı konusunda kendini yeterli bulma, müzik eğitimine yönelik özel olarak seminer veya eğitim alma durumları anlamlı farklılığa sebep olmaktadır.
Sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcılık özyeterlilikleri ile öğretimde yaratıcılıkları
Bu araştırmada, sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcılık özyeterliliklerinin ve öğretimde yaratıcılıklarının kişisel değişkenleri arasındaki ilişkinin ne düzeyde olduğunu belirlemek amaçlanmıştır. Sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcılık özyeterlilikleri ve öğretimde yaratıcılıklarını ortaya koymayı amaçladığı için ilişkisel tarama modeli ile yapılandırılacaktır. Tarama modelleri; geçmişte veya halen var olan bir durumu, var olduğu şekli ile betimlemeyi amaçlayan bir yaklaşımdır (Karasar, 2000, s.77). Bu araştırmanın çalışma grubu, 2022 – 2023 eğitim-öğretim yılında Antalya ilinin Konyaaltı ilçesinde bulunan Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesinde okumakta olan sınıf öğretmeni adayları oluşmaktadır. Araştırmada veriler "Yaratıcılık Özyeterliliği Ölçeği", "Öğretimde Yaratıcılık Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya 169 sınıf öğretmeni adayı katılmıştır. Araştırmada veriler, betimsel istatistikler, Kruskal-Wallis H testi, Mann Whitney U testi, t-Testi, LSD testi, Bonferroni testi, ANOVA (Tukey), Kendall Tau-b ve Pearson Korelasyon analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre; sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcılık özyeterlilik düzeyleri ile öğretimde yaratıcılık düzeyleri onların cinsiyet, sınıf düzeyi, spor ilgi alanı ve mezun oldukları lise türüne göre anlamlı farklılıklar göstermemektedir. Yaratıcılık özyeterlilik düzeyi ile yaş arasında ise pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Öğretimde yaratıcılık düzeyinin alt boyutlarında düşük düzeyde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Sınıf öğretmeni adaylarının sosyo-ekonomik düzeylerinin orta, iyi ve çok iyi olduğu durumlarda yaratıcılık özyeterliliklerini etkilediğine ancak öğretimde yaratıcılık düzeylerini etkilemediğine ulaşılmıştır. Baba eğitim durumları ise yaratıcılık özyeterlilik durumunu etkilemezken öğretimde yaratıcılık ölçeğinin alt boyutlarında anlamlı farklılıklar oluşturduğu saptanmıştır. Anne eğitim durumları ise yaratıcılık özyeterlilik düzeyi ile anlamlı farklılık gösterirken öğretimde yaratıcılık düzeylerini etkilememiştir. İlgi alanlarından teknoloji ve bilim ile yaratıcılık özyeterlilik düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar belirlenmiştir. İlgi alanlarından sanat, müzik, bilim ve genel kültür ile öğretimde yaratıcılık ölçeğinin alt boyutları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Sanatsal aktivitelere katılım sıklığı sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcılık özyeterlilik düzeylerini etkilemezken öğretimde yaratıcılık düzeylerinde anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sınıf Öğretmeni Adayı, Yaratıcılık, Öğretimde Yaratıcılık, Özyeterlilik.
Müzikli ve müziksiz yazma çalışmalarının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin yazmaya yönelik tutum, kaygı ve yaratıcı yazma becerileri üzerindeki etkisi
Bu araştırmada müzikli yazma çalışmalarının ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yazma kaygısı, yazma tutumu ve yaratıcı yazma becerileri üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmada gerçek deneysel desenlerden son-test kontrol gruplu seçkisiz desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Antalya ili Muratpaşa ilçesi Faruk Tugayoğlu İlkokulunda öğrenim görmekte olan 4-A ve 4-B sınıfı öğrencileri oluşturmaktadır. Öğrenciler seçkisiz olarak seçilerek deney1, deney2 ve kontrol olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. 8 hafta boyunca deney 1 grubunda müzikli yazma çalışmaları, deney2 grubunda müziksiz yazma çalışmaları yapılmıştır. Kontrol grubunda ise bir uygulama gerçekleştirilmemiştir. Verilerin toplanmasında Kasap (2019) tarafından geliştirilen 'Yaratıcı Yazma Ürünleri Değerlendirme Ölçeği', Erdoğan (2012) tarafından geliştirilen 'Yazma Tutumu Ölçeği' ve Katrancı ve Temel'in (2018) geliştirdiği 'İlkokul Öğrencilerine Yönelik Yazma Kaygısı' ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi için öncelikle betimsel değerler hesaplanmış, Çarpıklık ve Basıklık değerlerine bakılmış ardından da tek yönlü varyans analizi, Kruskal Wallis-H testi, Bonferroni ve Tukey testleri yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, deney1 ve kontrol gruplarında ki öğrencilerin yazma tutumu ölçeği son test puan ortalamalarına göre deney1 grubundaki öğrencilerin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Yaratıcı yazma ürünleri değerlendirme ölçeğinden alınan son test puan ortalamalarına bakıldığında deney1 ve deney2 grupları ile kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Müzikli yazma çalışmalarının öğrencilerin yazmaya yönelik kaygılarını azaltmada herhangi bir etkisinin olmadığı bulunmuştur. Sonuçta bulgular tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Okul öncesi öğretmenlerinin yaratıcılık özyeterlilikleri ve yaratıcılığa teşvik edici davranışları
Özyeterlilik, bireyin belirli becerileri sergilemek için eylemleri organize etme ve uygulama becerisine ilişkin algısını ifade eder. Yaratıcı özyeterlilik, genel olarak özyeterlilikten farklıdır çünkü bireyin becerilerine ve içindeki yaratıcı potansiyele ilişkin inançlarına odaklanmaktadır. Özyeterliliğe dayalı olarak yaratıcı özyeterlilik, yeni bir iş veya yaratıcı fikirler üretme yeteneğine olan bireysel inançtır. Yaratıcı performans zaman ve çaba gerektirir. Bu çalışma, okul öncesi öğretmenlerinin yaratıcılık özyeterlilikleri ve yaratıcılığı teşvik edici davranışları ile demografik özellikleri (cinsiyet, yaş, anne baba eğitim düzeyi, kıdem yılı, sanatsal aktivitelere katılma sıklığı, algılanan sosyoekonomik durum, ilgi alanları ve eğitim verilen yaş grubu) arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Araştırma, bir ilişkisel tarama çalışmasıdır. Çalışmanın örneklemini, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Antalya ili tüm ilçelerinde görev yapan okul öncesi öğretmenleri oluşmaktadır. Örneklemde toplam 126 kişi (118 kadın ve 8 erkek) yer almıştır. Katılımcıların yaşları 20 yaş ve 50 yaş üstü arasındadır. Katılımcıların kıdem yılı ise 0-25 yıl ve üstüdür. Veriler, "Yaratıcılık Özyeterlilik Ölçeği", "Yaratıcılığa Teşvik Edici Öğretmen Davranışları İndeksi" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak toplanmıştır. Bu araştırmadaki verilerinin analizi için SPSS 19 programından faydalanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin yaratıcılık özyeterliliklerinin anne baba eğitim, kıdem yılı, sanatsal aktivitelere katılma sıklığı, eğitim verilen yaş grubu, algılanan sosyoekonomik durum ve yaş düzeylerine göre farklılıklarını incelemek için Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. İlgi alanları ve cinsiyetleri arasındaki farklılıklarını incelemek için ise Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin yaratıcılığa teşvik edici davranışlarının anne baba eğitim, kıdem yılı, eğitim verilen yaş grubu, sanatsal aktivitelere katılma sıklığı, algılanan sosyoekonomik durum ve yaş grubuna göre farklılıklarını incelemek için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. İlgi alanları için T testi, cinsiyet için ise Mann Whitney U testi kullanılmıştır. ANOVA testi ve Kruskal Wallis H testi ile birlikte farklılıkların kaynağını bulmak için LSD testleri kullanılmıştır. Veriler; cinsiyet, anne baba eğitim düzeyi, kıdem yılı, sanatsal aktivite durumu, eğitim verilen yaş grubu, algılanan sosyoekonomik durum, yaş ve ilgi alanları gibi faktörlere göre incelenmiştir. Yaratıcılık özyeterlilik düzeyleri anne eğitim ve sanatsal aktivitelere katılma sıklığı değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Yaratıcılığa teşvik edici davranış düzeyleri; yaşlarına göre bağımsızlık ve yargılama, kıdem yılına göre entegrasyon ve motivasyon, anne eğitim durumuna göre sorgulama, ilgi alanlarından genel kültüre göre entegrasyon ve hayal kırıklığı alt boyutlarında anlamlı fark göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitimi, özyeterlilik, yaratıcı özyeterlilik, özyeterliliği teşvik.
Okul öncesi öğretmen ve öğretmen adaylarının müzik eğitiminde teknoloji kullanımına yönelik tutumları
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmeni ve öğretmen adaylarının müzik eğitiminde teknoloji kullanımına yönelik tutumlarını ortaya koymaktır. Araştırmada ayrıca okul öncesi öğretmenleri ve okul öncesi öğretmen adaylarının tutumlarının, onların demografik özelliklerine göre anlamlı farklılıklar gösterip göstermediğinin ortaya çıkarılması ve okul öncesi öğretmenleri ve öğretmen adaylarının müzik eğitiminde teknoloji kullanımına yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubu 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Antalya ilinin Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez ilçelerinde özel, devlet ve belediyelere ait okul öncesi kurumlarında görev yapmakta olan okul öncesi öğretmenleri ve 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği bölümü 4. Sınıfta okuyan okul öncesi öğretmen adaylarından oluşmaktadır. Araştırmada veriler "Müzik Eğitiminde Teknoloji Kullanımına Yönelik Tutum Ölçeği", "Müzik Eğitiminde Teknoloji Kullanımına Yönelik Görüşler Anketi" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya toplamda 104 okul öncesi öğretmeni ve 76 okul öncesi öğretmeni adayı katılmıştır. Bu araştırmada analiz için Betimsel İstatistikler, Mann Whitney U, ANOVA, Kruskal Wallis, Pearson Korelasyon Katsayısı, İçerik Analizi kullanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgular sonucunda okul öncesi öğretmeni ve okul öncesi öğretmen adaylarının müzik eğitiminde teknoloji kullanımına yönelik tutumunun olumlu olduğu tespit edilmiştir. Demografik özelliklere bakıldığında ise Mann Whitney U, Kruskal Wallis, Pearson Korelasyon Katsayısı ve ANOVA testi sonuçlarına göre katılımcıların cinsiyeti, okul öncesi öğretmeni veya öğretmen adayı olma, yaş, tecrübe, öğretmenlerin çalıştığı ilçe, öğretmenlerin çalıştığı kurum, enstrüman çalabilme, müzik öğretiminde yeterlilik, müzik öğretiminde teknoloji kullanımında yeterlilik değişkenlerine göre müzik öğretiminde teknoloji kullanımına yönelik tutum puanlarının anlamlı farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. İçerik analizi aracılığıyla okul öncesi öğretmeni ve öğretmen adaylarının müzik eğitiminde teknoloji kullanımına yönelik görüşleri temalara ayrılmıştır. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmış, araştırmanın sınırlılıkları ve gelecekte yapılacak araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Müzik Eğitimi, Müzik Eğitiminde Teknoloji Kullanımı, Tutum, Okul Öncesi Öğretmenleri
İlkokul öğrencilerinin müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya yönelik güdüleri
Bu araştırmada, ilkokul öğrencilerinin müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya yönelik güdülerinin onların evdeki müziksel ortamları, akran, öğretmen ve kendilerinin müzik etkinliklerini gerçekleştirme durumlarına göre anlamlı farklılıklar gösterip göstermediğinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde olan bu araştırmanın çalışma grubu, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Antalya ilinin Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez ilçelerinden seçilen birer ilkokulda öğrenim görmekte olan ilkokul 2, 3, ve 4. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada veriler "Müzik Dinlemeye Yönelik Güdü Ölçeği", "Şarkı Söylemeye Yönelik Güdü Ölçeği", "Çalgı Çalmaya Yönelik Güdü Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya 350 ilkokul öğrencisi katılmıştır. Araştırmada veriler, betimsel istatistikler, t-Testi, ANOVA (Tukey) ve Pearson Korelasyon analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre ilkokul öğrencilerinin müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya yönelik güdülerinin yüksek düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin bireysel müzik etkinliklerini gerçekleştirme durumlarına göre; çalgı çalan, müzik dinleyen, şarkı söyleyen, müzik topluluğuna üye olan, çalgısı olan ve evinde müzikli oyuncağı bulunan öğrencilerin müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya yönelik güdülerinin diğer öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin evdeki müziksel ortamlarına göre; evinde aile üyelerinden birinin çalgı çaldığı ve aile üyeleri ile birlikte çalgı çalan, müzik dinleyen ve şarkı söyleyen öğrencilerin; müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya yönelik güdüleri diğerlerine göre anlamlı düzeyde yüksektir. Öğrencilerin, akranlarının müziksel etkinlikleri gerçekleştirme durumlarına göre; çalgı çalabilen arkadaşa sahip olan, arkadaşlarıyla birlikte çalgı çalan, müzik dinleyen ve şarkı söyleyenlerin; müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya yönelik güdülerinin diğer öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin öğretmenlerinin sınıf içinde gerçekleştirdikleri müziksel etkinliklere göre; derslerde öğretmeni çalgı çalan ve şarkı söyleyen öğrencilerin; müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya yönelik güdülerinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, ilkokul öğrencilerinin, cinsiyetleri ile müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya yönelik güdüleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Kız öğrencilerin, müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya yönelik güdülerinin erkek öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur. İlkokul öğrencilerinin sınıfları ile müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya yönelik güdüleri arasındaki ilişki incelenmiş olup 2. Sınıf öğrencilerinin müzik dinlemeye yönelik güdülerinin, 3. Sınıf öğrencilerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır. İlkokul öğrencilerinin okulları ile müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya yönelik güdüleri arasındaki ilişkiler incelenmiş olup Doktor Cahit Ünver İlkokulu (DCÜ) öğrencilerinin çalgı çalmaya yönelik güdülerinin, Ahmet Ferda Kahraman İlkokulu (AFK) öğrencilerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur.
Okul öncesi öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı ve iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı ve iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmada ayrıca okul öncesi öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı ve iletişim becerileri arasındaki ilişkinin, onların demografik özelliklerine göre anlamlı farklılıklar gösterip göstermediğinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubu 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı'nda örgün eğitim programında öğrenim gören 223 okul öncesi öğretmen adaylarından oluşmaktadır. Araştırmada veriler "Medya Okuryazarlığı Becerileri Ölçeği", "İletişim Becerileri Envanteri" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya toplamda 223 okul öncesi öğretmen adayı katılmıştır. Bu araştırmada analizler için Kruskal-Wallis H testi, Mann-Whitney U testi, t-testi, Spearman ρ sıralama korelasyon katsayısı ve Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı kullanılarak çözümlenmiştir. Analizlerden elde edilen bulgular sonucunda okul öncesi öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı ve iletişim becerileri arasındaki ilişkinin anlamlı ve orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Demografik özelliklere bakıldığında ise Mann Whitney U, Kruskal Wallis, Pearson Korelasyon Katsayısı ve ANOVA testi sonuçlarına göre katılımcıların cinsiyetine ve 'Sosyal Medya' ve 'Eğlence' seçeneklerinde interneti kullanma amaçlarına göre medya okuryazarlık ve iletişim becerileri düzeyleri toplam puanlarının anlamlı farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca okul öncesi öğretmen adaylarının sınıf düzeyi değişkeni, bilgisayara sahip olma durumları ve genel not ortalamaları pozitif ve anlamlı düzeyde farklılıklar göstermektedir. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmış, araştırmanın sınırlılıkları ve gelecekte yapılacak araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur.
Çalgı eğitiminde özdüzenlemeli öğrenme ile performans kaygı düzeyi arasındaki ilişkiler
Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Necmettin Erbakan Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümünde öğrenim görmekte olan lisans öğrencileri, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümünde öğrenim görmekte olan lisans öğrencileri ile Antalya ATSO Güzel Sanatlar Lisesinde öğrenim görmekte olan 1.2.3 ve 4. Sınıf kademelerinde toplam 190 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, 2004 yılında Kenny tarafından geliştirilen Kenny Müzik Performans Kaygısı Envanteri, Özmenteş (2007) tarafından geliştirilen "Çalgı Çalışma Sürecinde Özdüzenlemeli Öğrenme Ölçeği" ve Özmenteş (2007) tarafından geliştirilen "Müzik Yeteneğine İlişkin Özyeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Bunlara ek olarak öğrencilerin kişisel özelliklerinin belirlenmesi amacı ile araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Kişisel Bilgi formu, araştırmaya katılan öğrencileri tanımayı sağlayacak, müzik performans kaygı düzeyi, çalgı çalışma sürecinde özdüzenlemeli öğrenme ve müzik yeteneklerine ilişkin öz yeterlik düzeyleri ile ilişkilendirilecek bilgileri elde etmeye yarayan kapalı uçlu toplam 8 sorudan oluşmaktadır. Kişisel Bilgi Forumu'ndaki sorular araştırmacı tarafından araştırmaya katılan öğrencilerin belirlenen özelliklerini (yaş, cinsiyet, sınıf, okul, vd.) tanımaya yönelik hazırlanmıştır. Bağımsız değişkenlerden ikili değer alanlar için bağımsız örneklem t-testi uygulanırken, 3 ve üzeri değere sahip olanlar için Tek yönlü Varyans analiz yapılmıştır. Tek yönlü varyans analizinde gruplar arası farklılaşma için grup homojenliği ve örneklem eşitliği kontrol edilerek post-hoc testlerden LSD kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 25 programı ile yapılmış ve %95 güven düzeyi ile çalışılmıştır. Ayrıca farkın anlamlı olduğu durumlarda etki faktörü büyüklüğü olarak eta-kare (2) değeri hesaplanmıştır. İlişki düzeyini belirlemek için pearson korelasyon katsayısı hesaplanmıştır.