Theses supervised by Doç. Dr. Sami Kılınçlı

13 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Muhammed b. Süleymân el-Hukrî'ye ait en-Nücûmü'z-Zâhira fi's-Seb'ati'l-Mütevâtira adlı eserin edisyon kritiği ve kırâat ilmi açısından değerlendirilmesi

Bu çalışma, hicri sekizinci yüzyılda yaşamış; Mısır, Medine ve Kudüs gibi büyük İslam beldelerinin ilmi ve kültürel havzasında bulunarak dönem dönem devlet kademelerinde idarecilik ve kadılık yapmış olan, Fıkıh, Nahiv ve Kıraat alanındaki eserleriyle öne çıkan Mısırlı âlim Şemsüddîn Muhammed b. Süleymân el-Hukrî'nin hayatını tabakat ve rical kaynaklarından hareketle bütün yönleriyle ortaya koymakta; kırâat ilmine dair ona izafe edilen en-Nücûmü'z-zâhira fi's-seb'ati'l-mütevâtira adlı yazma eserin edisyon kritiğini yapmakta ve kırâat ilmi açısından değerlendirmektedir. İki bölümden oluşan çalışmanın giriş bölümünde müellifin hayatı ve ilmi çalışmaları ele alınmıştır. İkinci bölümde eserin nüsha örnekleri ve kütüphane kayıtları hakkında bilgi verilmiştir. Bu bölümde eser hakkında bilgi verilerek içeriği, üslubu ve kaynakları kıraât ilmi açısından değerlendirilmiştir. Ayrıca tahkik metninde takip edilecek usul hakkında da bilgi verilmiştir. Son olarak eserin tahkikli metni ortaya konmuş ve böylece çalışma tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: kırâat-ı seb'a, el-Hukrî, en-Nücûmü'z-zâhira

Kur'an-ı KerimKıraatMuhammed b. Süleyman el-Hukri
Ahmet Temel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Yemen bölgesiyle ilişkili Kur'ân kıssalarının tarihsel ve kültürel açıdan tahlili

Bu araştırma Yemen bölgesiyle ilgili Kur'ân kıssalarının tarihî ve kültürel tahlilini içermektedir. Araştırmanın amacı, söz konusu Kur'ân kıssalarının tarihî ve kültürel gerçekliğini ortaya koymaktır. Hedefi ise ilgili kıssalardaki müphemlikleri vuzuha kavuşturmaktır. İlgili kıssalar tarih-vâkıa uyumu yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın konusu, kapsamı, amacı, önemi, metodu ve kaynakları hakkında bilgiler sunulmuştur. Araştırmaya dair literatür değerlendirmesine de yer verilmiştir. Birinci bölümde Kur'ân'da kıssa kavramı ve Kur'ân kıssalarına dair tartışmalı meseleler ele alınmıştır. İkinci bölümde İslâm öncesi dönemde Yemen tanıtılmış, Yemen kökenli Âd kavmi, Sebe' Melikesi ve Sebe' halkı kıssaları incelenmiştir. Üçüncü bölümde Yemen'le irtibatlı Lokman, Semûd kavmi, Medyen/Eyke halkı, Ashâbü'l-Uhdûd ve Ashâbü'l-Fil kıssası ele alınmıştır. Araştırmamız neticesinde oryantalistlerin Kur'ân kıssalarının kaynağı meselesine ilmî değil ideolojik yaklaştıkları tespit edilmiştir. Nüzûl dönemi Araplarının araştırmamıza konu olan kıssaları sözlü kültür, ticaret ve göçler vesilesiyle bildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Tarihte ikinci bir Âd kavmi olmadığı kanaati hasıl olmuştur. Sebe' Melikesi'nin varlığına dair deliller ağır basmaktadır. Ancak kimliği tespit edilememiştir. Lokman'ın Yemenli Lokman b. Âd olduğu kanaatine varılmıştır. Medyenlilerin ve Eykelilerin aynı kavim oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Ashâbü'l-Uhdûd, kâfirlerdir. Söz konusu çukurlar Zûnüvâs ve maiyetindekiler tarafından Necran'da kazdırılmıştır. Ashâbü'l-Uhdûd ve Ashâbü'l-Fil kıssasının teşekkülünde politik ve ekonomik kaygıların ön planda olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, araştırmamıza konu olan kıssaların tarihî ve kültürel gerçekliğe sahip olduğu tespit edilmiştir.

Dinler tarihiKur'an-ı KerimKıssalar+2
Elif Yazıcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tayyib Et-Tîzînî'nin Kur'an ve te' vil anlayışı

Bu çalışma, Suriyeli filozof ve mütefekkir Tayyib et-Tîzînî'nin Kur'an ve te'vil anlayışını incelemektedir ve çalışma, giriş, sonuç ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, yöntemi ve kaynakları açıklanmıştır. Birinci bölümde Tîzînî'nin hayatı, eserleri, düşünce yapısının oluşumu ve etkilendiği kişiler ele alınmıştır. İkinci bölümde Tîzînî'nin düşünce yapısı ele alınarak onun İslam düşüncesinde yenilik arayışları, Arap ve İslam medeniyetine vurgu yapması, cahiliye algısı, İslam'ın doğduğu toplumun entelektüel yapısı, devrim anlayışından Rönesans düşüncesine geçişi ve Suriye'deki siyasi hayata bakışı incelenmiştir. Üçüncü bölümde onun Kur'an ve yorum algısı Kur'an'ın tedrîcen nüzulü, Kur'an'ın cem'i ve çoğaltılması konulrına yolladım, bilimsel tefsire bakışı ve Kur'an metninin temel özellikleriyle ilgili görüşleri eserleri çerçevesinde ele alınmıştır. Son bölümde, elde edilen sonuçlara yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: Tayyib et-Tîzînî, Gelenek, Kur'an, Te'vil, Tarihsel Okuma, Marksist, Müsteşrik, Zâhir, Bâtın.

Kur'an-ı KerimTayyib et-TiziniTe`vil+2
Ferhad Ahmad
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Ehl-i sünnet tefsir geleneğinde zındıklık ve zenâdıka algısı

Sünnî tefsir literatüründe kimi zaman bazı yorumların zındıklık, yorum sahiplerinin de zındık olduğu iddia edilmektedir. Bu çalışmada, söz konusu iddiaların yer aldığı tartışmalardan hareketle, Ehl-i Sünnet tefsir geleneğinin zındıklık algısı, bu iddiaların nedenleri, iddia sahiplerinin ve muhatap olan kişilerin düşünce çizgileri ve bu şekilde bir iddiada bulunmanın gerekli olup olmadığı gibi meseleler irdelenmeye çalışılmıştır. Giriş, üç ana bölüm ve sonuçtan oluşan bu çalışmanın giriş başlığı altında araştırmanın konusu, kapsamı, amacı, yöntemi ve araştırmada kullanılan kaynaklar hakkında bilgi verilmiştir. Kavramsal çerçeve adını verdiğimiz birinci bölümde, başta zındıklık nitelemesi ve türevleri olmak üzere çalışmamızın çerçevesine dâhil olan kavramların etimolojik ve semantik tahlilleri yapılmış, zındık olduğu iddia edilen kişiler sınıflandırılarak zındıklığın çerçevesi belirgin hale getirilmiştir. İkinci bölümde Sünnî tefsirlerde zındıklık iddialarına fazlaca yer verildiğini tespit ettiğimiz, hararetli tartışmaların yaşandığı temel meseleler incelenmiş ve tartışma konusu olan bu meselelerden hareketle Sünnî tefsir geleneğinin zındıklık algısı ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde de zındıklık iddialarının arka planında yer aldığını düşündüğümüz temel nedenler örneklendirilerek izah edilmeye çalışılmış, sonuç kısmında ise tespitler ve neticeler aktarılmıştır.

Ehl-i sünnetKur'an-ı KerimSünni düşünce+5
Yusuf Ağkuş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şaʻrâvî'nin nefis tezkiyesi ile ilgili görüşleri

Şaʻrâvî, modern asrın en önemli müfessirlerinden sayıldığı gibi, aynı zamanda Eşʻariyye mezhebine mensup modern dönem sûfîlerinden sayılmaktadır. Eğitim, davet, şiir, edebiyat, siyaset vb. birçok alanla igilenmesinin yanında, İslam ümmetini içinde bulunan gaflet ve geri kalmışlıktan kurtarmak için çalışmış önemli âlimlerden biridir. Şaʻrâvî'nin bütün çabası ümmetin evlatlarının yaratılış gâye ve hedeflerine uygun olarak davranması, onların nefislerini tezkiye etmek, onları vehim ve dalaletten arındırmak içindir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Şaʻrâvî'nin hayatı, eserleri, onun hakkındaki önemli çalışmalar, eğitime dâir görüşleri, İslâm'ı savunma metodu ve siyâsî eğilimleri ele alınmıştır. Ayrıca tasavvuf ve tarikatler mevzuuna da değinilmiştir. Son kısımda Havâtıru'ş-Şaʻrâvî adıyla meşhur olan Kur'an-ı Kerim tefsiri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde nefis mahiyeti, çeşitlerini, kalbin halleri ve nefis tezkiyesi ile ilgili meselelere temas edilmiştir. Ayrıca tevbe, istiğfâr, zikir, tefekkür, sabır, nefis mücâhedesi vb. nefis tezkiyesi yolları da ele alınmıştır. Son bölümde ise Şaʻrâvî'nin; küfür, nifâk, şirk, riyâ, kibir, gurur, cimrilik gazap vb. ahlâk-ı mezmume; sıdk, ihlâs, zühd, tevekkül, havf, recâ, şükür, takvâ vb. ahlâk-ı hamîde hakkındaki görüşleri ortaya konulmuştur. Sonuçta Şaʻrâvî'ye göre tasavvufa dair bazı eleştirilerin isabetli olmadığı, sûfî bakış açısının Kur'an ve sünnete dayandığı söylenebilir.

Kur'an-ı KerimNefsTefsir+3
Halid Mustafa
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İmâm Mâtürîdî'nin din-şeriat ilişkisi bağlamında toplumsal düzen ve hukuk ile ilgili ayetlere yaklaşımı

Bu çalışmada, meşhur kelam, fıkıh ve tefsir âlimi İmâm Ebû Mansûr el-Mâtürîdî'nin (ö. 333/944) büyük ölçüde, Te'vîlâtü'l-Kur'ân adlı eseri esas alınarak toplumsal düzen ve hukukla ilgili konu ve ayetlere yaptığı yorumlar ele alınmıştır. Çağdaş dönemde İmâm Mâtürîdî'nin din ile şeriat arasında ayrım yaptığı, buna göre onun Kur'ân'da belirlenen hükümlerin ictihâdla neshedilebileceği görüşünde olduğu ileri sürülmüştür. Ayrıca din-siyaset arasında ayırım yaptığı ve cihadı dinin bir gereği olarak görmediği de savunulmuştur. Bu itibarla çalışmamızda onun toplumsal düzen ve hukukla ilgili konu ve ayetlere yaklaşımı ele alınmıştır. Böylece onun hem İslâm geleneğindeki yeri, hem de onun üzerinden ileri sürülen iddiaların tutarlı olup olmadığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Giriş, dört bölüm ve sonuçtan oluşan çalışmanın giriş bölümünde İmâm Mâtürîdî'nin hayatı ile ilmî kişiliğine kısaca değinilmiştir. Birinci bölümde onun din-şeriat ve din-siyaset ilişkisine dair yorumları ile klasik ve çağdaş dönemde yapılan yorumlarla karşılaştırılmış ve onun yaklaşımında herhangi bir farkın bulunup bulunmadığı ortaya konulmuştur. İkinci bölümde genel devlet ve devletler hukukuyla ilgili görüşlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ceza hukuku; dördüncü bölümde ise ahvâl-i şahsiye ile ilgili ayetlere yaptığı yorumlar ele alınmış, klasik dönemdeki yaklaşımlarla mukayesesi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda İmâm Mâtürîdî'nin din ile şeriat arasında ayrım yapsa da Kur'ân tarafından belirlenen hükümlerin ictihâdla neshedilemeyeceği görüşünde olduğu görülmüştür. Din ile siyaset arasında bir ayrıma gitmediği, bu itibarla da onun yorumlarından laikliğin çıkarılamayacağı sonucuna varılmıştır. Bunun yanı sıra onun cihadı İslâm'ın yayılması ve İslâm topraklarının genişletilmesi amacına matuf olarak dinin bir gereği olarak gördüğü neticesine ulaşılmıştır. Ayrıca ahkâm ayetleriyle ilgili ortaya çıkan tartışmalarda Hanefî âlimlerin görüşlerini savunduğu, dolayısıyla sıkı bir Hanefî olduğu anlaşılmıştır.

AyetlerKur'an-ı KerimMaturidi+5
Hanefi Şola
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ramazan el-Bûtînin Kur'an ve tefsire dair görüşleri

Bu çalışma, Muhammed Saîd Ramazan el-Bûtî'nin tefsir ilmi ve ulûmu'l-Kur'an'a dâîr görüşlerini ele almaktadır. Çalışmada Bûtî'nin kitap, eser ve makaleleri incelenmiş, Kur'an'a dâir çeşitli konular, tefsir ilminin bazı meseleleri hakkındaki görüş ve tercihleri bir araya getirilmiştir. Araştırma, Bûtî'nin ulûmu'l-Kur'an ve tefsir alanındaki çalışmalarını, bu alanlara katkılarını ve emeklerini gün yüzüne çıkarmakta ve bu konuya ne kadar önem verdiğini gözler önüne sermektedir. Ayrıca araştırma, Bûtî'nin görüşlerinde dayandığı dinî, ilmî ve fikrî metodolojiyi de açıklamaktadır. Bu çalışma üç temel bölüm içermektedir. İlk bölüm; Bûtî'nin hayatının farklı yönlerini incelemenin yanında onun ilmî kimliğini ve konumunu, kitaplarını, eserlerini, programlarını, hayatı boyunca bulunduğu makamları ve yerine getirdiği vazifeleri ele almaktadır. Ayrıca müellifin fikirlerine, görüşlerine ve ilmî metodolojisini de değinmektedir. Araştırmanın ikinci bölümü ise vahiy olgusu, tefsir ve te'vil, işârî tefsir, Kur'an kıssalarının târihî değeri, Kur'an'daki tekrarlar, muhkem ve müteşâbih, Kur'an ve sünnet ilişkisi, tefsir ve siyer ilmi arasındaki ilişki ve Kur'an'da tederrüc gibi ulûmu'l-Kur'an ve tefsire dâir bir takım konularla ilgilidir. Araştırmanın üçüncü bölümü Kur'an-ı Kerim ve tefsire dâir günümüzde ortaya atılan meseleler hakkındadır. Kur'an-ı Kerim'in bilimsel tefsiri, Kur'an'ın modern dönemde anlaşılması, oryantalizm, oryantalistler ve cihad gibi çeşitli konu ve başlıkları incelemektedir. Çalışmada İslami ilimlerin birçoğunda eser telif eden, klasik ve modern konuları derinlikli bir şekilde ele alan Bûtî'nin geleneksel anlayışa sahip bir âlim olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

El- ButiKur'an-ı KerimOryantalizm+3
Hasan Ahmed Mohammed Al-azazı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Tefsir geleneğinde Hz. Meryem

Kur'ân'da ismiyle açıkça zikredilen tek kadın Hz. Meryem'dir. Kur'ân'da on iki farklı sûrede, otuz dört defa "Meryem" isminin geçmesi ve müstakil bir sûreye isim olması Hz. Meryem'i özel kılmaktadır. Kur'ân'ın bu müstesna kadına verdiği önem, tefsir kaynaklarında ele alınmış, bu eserler Hz. Meryem'le ilgili bilgiler vermişlerdir. Batıda, bir kült haline getirilen Hz. Meryem çok geniş bir yelpazede incelenmiş, iman ve tevhidi önceleyen Kur'ân ise Hz. Meryem'i seçkinliği, kulluğu, teslimiyeti ekseninde anlatmıştır. Bu çalışmada tefsirlerde Hz. Meryem'le ilgili yorumlar tespit edilmiş ve bu yorumların beslendiği zemin ortaya konulmuştur. Çalışmamızın birinci bölümünde Hz. Meryem'in Hıristiyanlık ve Yahudilikteki statüsü belirlenmiştir. "Kur'ân'da Hz. Meryem'in tarihi şahsiyetinin konu edinildiği ikinci bölümde, tefsirler Hz. Meryem'in ailesi, annesinin onu adaması, Meryem isminin verilmesi, güzel bir bitki gibi yetiştirilmesi, bakım ve himayesi gibi mevzular bakımından incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise tefsir geleneğinde anne olma süreci ve teslisin bir unsuru olup olmaması, âyet kılınması, vahiy veya ilhama mazhar olması bağlamında Hz. Meryem'in teolojik kimliği araştırılmıştır. Yaptığımız araştırma sonucunda, tefsirlerde bu konunun, Yahudilerin Hz. Meryem'e attıkları zina iftirasına karşı onun iffetini vurgulayan, öte yandan Hıristiyanların Hz. Meryem'i Tanrı'nın annesi olarak görmesini sert biçimde reddeden Kur'ân'ın üslubuna paralel bir şekilde ele alındığı görülmüştür. Tefsir geleneğinde, Hz. Meryem hakkında İsrâiliyat türünden bilgilere yer verilmekle birlikte Hristiyan teolojisine ait eserlerden farklı olarak İslâm'ın tevhide verdiği önemi yansıtan bir anlatım tarzı kullandığı anlaşılmıştır.

Hz. MeryemKur'an-ı KerimTefsir+1
Zeynep Aktürk Şahin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mevdûdî'nin tasavvuf ve nefis tezkiyesi hakkındaki görüşleri

Bu çalışma, İslâmi ilimlerin birçok dalında eser telif eden, fikir ve hareket adamı olan Mevdûdî'nin tasavvuf ve nefis tezkiyesi hakkındaki görüşlerini konu edinmektedir. Çalışmada Mevdûdî'nin kitap ve eserleri incelenmiş, tasavvuf ve tasavvuf kavramları hakkındaki görüşleri bir araya getirilmiştir. Araştırma Mevdûdî'nin içinde yaşadığı muhitin dini yapısını, yetiştiği atmosferi, düşüncesinin temel kavramlarını, tasavvuf ve nefis tezkiyesi hakkındaki görüşlerini gün yüzüne çıkarmaktadır. Ayrıca bu araştırma, Mevdûdî'nin görüşlerinin dayandığı dini, ilmi, siyasi ve kültürel etkiyi de açıklamaktadır. Bu çalışma üç temel bölüm içermektedir. Birinci bölüm; Mevdûdî'nin hayatının farklı yönlerini incelemenin yanında onun mücadeleci kimliğini ve ilmi faaliyetlerini, kitaplarını, kurduğu cemâat'i ve yerine getirdiği vazifeleri ele almaktadır. Ayrıca müellifin fikirlerine yönelik eleştirilere, ictimai tefsir ekolü ve tasavvufa yaklaşımlarına ve Müslümanların geri kalma sebeplerinin neler olduğuna da değinmektedir. Araştırmanın ikinci bölümü; şeyh-mürid ilişkisi, mucize-keramet, rabıta, tevessül ve velayet gibi kavramlarının açıklanmasına dâir birtakım konularla ilgilidir. Araştırmanın üçüncü bölümü ise, tasavvuf kavramlarından; ahlak, nefis terbiyesi, bilgi ve marifet ile ilgili çeşitli konu ve başlıkları incelemektedir. Sonuç itibariyle Mevdûdî'nin ilk dönem zühd hareketlerinden sonra aldığı şekli itibariyle tasavvufa İslâm'ın safiyetini bozduğu iddası merkezinde eleştirel bir şekilde yaklaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Mevdûdî'nin, tasavvufta sûfîler tarafından uygulanan nefis terbiyesi, çile, halvet vb. uygulamaların toplumsal değişime mâni olduğu gerekçesi ile tasavvufu tenkit ettiği anlaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Mevdûdî, tasavvuf, nefis tezkiyesi, cemâat.

Kur'an-ı KerimMevdudiNefs+4
Yakup Küçükdal
Çukurova University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ferit Aydın'ın Nakşibendiliğe yönelik eleştirileri

Çağdaş yazarlardan Ferit Aydın'ın Nakşibendilik Eleştirisi ile ilgili hazırlanan bu çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Ferit Aydın'ın özelde Nakşibendiliğe, genel olarakta Tasavvufa yönelttiği eleştirileri konu almaktadır. Girişte, konunun amacı ve önemi, araştırmanın metodu ve kaynakları, ilgili literatür ve araştırmanın tasavvuf araştırmalarına katkısı hakkında bilgi verilmiştir. Aynı zamanda Tasavvuf, Tarikat ve Nakşibendilik hakkında da genel bir değerlendirme yapılmıştır. Nakşibendiliğin Türkiye'deki tarihsel seyriyle alakalı bilgiler aktarılmıştır. Birinci bölümde Ferit Aydın'ın yaşadığı siyasi, sosyo ekonomik, ilmi ve kültürel çevre göz önünde bulundurulmuştur. Hayatı ve ilmî kişiliği gerek tasavvuf gerekse farklı konularla ilgili kaleme aldığı makaleler ve kitaplar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Türkiye'de Nakşibendiliğe yöneltilen eleştiriler ele alınmıştır. Ayrıca Ferid Aydın'ın Nakşibendilikteki tasavvufi kavramlar ve ıstılahlarla ilgili düşüncelerinden ve eleştirilerinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise Aydın'ın Nakşibendiliğin yapılanmasına, ritüel ve uygulamalarına yönelik tenkitlerine yer verilmiş, ayrıca Nakşibendi tarikatlarının siyasi yaklaşımlarına ve toplumla kurdukları ilişkilere yönelik tenkit ve değerlendirmeleri de ele alınmıştır. Sonuç olarak Ferit Aydın'ın kaleme almış olduğu eserin ve eserinde ortaya koyduğu tenkitlerin ilmî yeterlilik düzeyinde olmadığı tespit edilmiştir. Geçmişten ve günümüzden seçilmiş olumsuz örnekler üzerinden genellemelere ulaşmasına ve eleştirilerinde kullanmış olduğu kavramsal arka planın tutarsızlığına dikkat çekilmiştir.

Aydın, FeritKur'an-ı KerimNakşibendiyye tarikatı+3
Mustafa Cevher
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nakşibendiyye tarikatı örneğinde Suriye'de tasavvuf

Genel olarak Bilâdu'ş-Şâm, özel olarak da Suriye tasavvufun asırlardır dinî kimliğini şekillendirdiği en önemli ülkelerden sayılmaktadır. Suriye eskiden beri tasavvufa, tarikatlara, tasavvufî şahsiyet ve mekânlara ev sahipliği yapan bir merkez olmuştur. İnsanlar tasavvufu kabul etsin ya da etmesin, inkâr edilemeyecek bir gerçek vardır ki o da Suriye'de tasavvufun günümüze kadar uzanan sağlam târihî kökenleri olduğudur. Bu araştırmada bu iddianın desteklenmesi ve tasavvufun birçok dini, ırkı ve mezhebi bünyesinde barındıran Suriye toplumunda ne kadar temel bir yere sahip olduğunun gösterilmesi amaçlanmaktadır. Suriye toplumunun sahip olduğu bütün bu farklılıklara rağmen, İslamî bir varoluş biçimi olarak tasavvuf hem inanç hem de uygulama noktasında en yaygın olan fikrî akımdır. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde genel olarak tasavvufun doğuşu ve zühd döneminden başlayarak tasavvufun müstakil bir kavram hâline gelinceye kadar geçirdiği aşamalar ele alınmıştır. Nitekim tasavvuf yavaş yavaş gelişmiş ve bazılarında ilk asırda olmayan bazı görüş ve kavramların da bulunduğu farklı şekiller almıştır. Sonunda ise günümüzde tasavvufun en görünen hâli olan tasavvufî tarikatlar hâlini almıştır. Bu bölümde ayrıca tasavvufun Suriye'de ortaya çıkışından bahsedilmiş, orada yetişmiş ya da oraya yerleşmiş olan İbrahim b. Ethem, Ebu Süleymân ed-Dârânî, Şeyh Reslân ed-Dımeşkî, İbn Arabî ve Abdülganî en-Nablusî gibi önemli şahsiyetlere yer verilmiştir. İkinci bölümde ise Suriye'de en çok yaygın olan tarikatlara değinilmiştir ki bunlar Kâdiriyye, Rufâ'iyye, Şâziliyye ve Nakşibendiyye'dir. Bu tarikatların hiçbirinin sıfırdan Suriye'de ortaya çıkmadığından ve başka ülkelerden Suriye'ye geçtiğinden bahsedilmiştir. Nitekim ya şeyhinin Suriye'ye göç etmesiyle ya da oradaki müridler ve halifeler yoluyla Suriye'ye geçtikleri görülmektedir. Ayrıca tarih boyunca Suriye'de bulunmuş olan hangâh, zâviye, ribât ve tekkeler gibi tasavvufî mekânlar zikredilmiştir. Bunun yanı sıra bu araştırmada Suriye'de tasavvufa bir örnek olarak Nakşibendiyye Tarikatı ele alındığı için Nakşibendiyye'nin ortaya çıkışı, ilkeleri ve onu diğer tarikatlardan ayıran özellikleri de beyân edilmiştir. Bu bölüm Dımeşk'e göç edip oraya yerleşen ve hem Suriye'de hem de komşu bölgelerde Nakşibendiyye Tarikatı'nın tekrar ihyâ edilmesine büyük katkı sağlayan Mevlânâ Hâlid en-Nakşibendi'den bahsedilerek tamamlanmıştır. Son bölüm olan üçüncü bölümde ise Mevlânâ Hâlid'den sonra günümüze kadar Suriye'de Nakşibendiyye incelenmiştir. Bu tarikatın Suriye'de yayılışının Dımeşk ile Suriye'nin güneyi, Suriye'nin ortası ile kuzeyi ve doğu ile kuzeydoğu bölgesi şeklinde coğrafî olarak 3 farklı bölgeye dağılmış olan üç kol üzerinden gerçekleştiği beyân edilmiştir. Daha sonra Suriye'de tasavvufun geleceği ve ona etki eden faktörler ele alınmıştır. Bu bağlamda bu bölümün sonunda da siyaset, hükûmet ve tasavvuf arasındaki etkileşim ve birbirleri üzerindeki etkileri, özellikle de bunun Arap Baharı ve Suriye Devrimi'nden sonra nasıl bir hâl aldığı, tasavvufun bu faktörlerden olumsuz etkilendiği ancak Suriye'de dinî ve kültürel bir unsur olarak kalacağı belirtilmiş ve araştırma tamamlanmıştır. Anahtar kelimeler: Suriye, Tasavvuf, Tarikat, Zikir, Nakşibendiyye.

Yusuf Alyasin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kelâmî paradigmaların tefsirdeki etkisi

Bu araştırma kelâmî paradigmaların tefsir üzerinde etkili olup olmadığını incelemeyi hedeflemektedir. Araştırmanın amacı ilk dönem müfessirlerinden Taberî ve Mukâtil'in tefsirleri esas alınarak kelâmın Râzî, Mâtürîdî, Zemahşerî ve Tûsî'nin âyetleri yorumlamalarına etkisini tespit etmektir. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın konusu, kapsamı, amacı, önemi, metodu ve kaynakları hakkında bilgiler sunulmuştur. Araştırmaya dair literatür değerlendirmesine de yer verilmiştir. Birinci bölümde İslâm ilim geleneğinde ilimlerin sınıflandırılması hakkında bilgi verilmiş, kelâm ilminin bu tasniflerdeki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde kelâmın tefsir üzerindeki paradigmatik etkisi incelenmiştir. Üçüncü bölümde kelamın tefsir üzerindeki metodolojik etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Dördüncü bölümde ise kelâmî meselelerin tefsir literatürüne yansıması ve etkisi ele alınmıştır. Araştırmamız sonucunda kelâm ilminin İslâm düşüncesini savunması sebebi ile tefsir ilmi üzerinde de baskın bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Eş'arî, Mâtüridî, Mu'tezile ve Şîa (İmamiyye) kelâm ekollerine bağlı Râzî, Mâtürîdî, Zemahşerî ve Tûsî'nin tefsirleri incelenmiş, söz konusu müfessirlerin özellikle zât-sıfat ilişkisi, haberi sıfatlar, Kur'ân'ın yaratılıp-yaratılmadığı, insanın özgürlüğü, peygamberlerin ismeti, ru'yetullah vb. konularda itikâdî hassasiyetlerini dikkate alarak Kur'ân âyetlerini te'vîl ettikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Te'vîl, Kelâm, Kur'ân, Âyet, Ekol, İtikad,

KelamKur'an-ı KerimParadigma+3
İbrahim Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tefsir rivayetlerinin vâkıa ile uyumu ve âyetlerin tarihlendirilmesi -Bakara sûresi örneği-

Bu çalışmada Kur'ân-ı Kerîm'in nüzûl ortamı bağlamında Medîne sürecinin birçok dönemini içeren, Kur'ân'da işlenen tüm konuları genel anlamda barındıran Bakara Sûresi kapsamında tefsir rivayetlerinin vâkıa ile uyumu, asıl/gerçek nüzûl sebeplerinin tespiti ve âyetlerin tarihlendirilmesi konuları ele alınmıştır. Kütüb-i Tisʹa, tefsir ve siyer kaynaklarında geçen esbâb-ı nüzûl rivayetleri incelenerek âyetlerin anlamı ve nüzûl ortamıyla uyumlu, âyetin inişine sebep olması muhtemel en doğru rivayetin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Esbâb-ı nüzûl rivayetleri doğrultusunda rivayet ve dirayet müfessirlerinin rivayetleri tercihteki yöntemleri incelenmiş, kabul ettikleri rivayetin ortaya koydukları te'vile etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Esbâb-ı nüzûl rivayetlerinde satır aralarında verilen mesajlardan yola çıkılarak, klasik siyer ve tarih kaynakları taranmak suretiyle âyetlerin muhtemel nüzûl tarihlerinin tespiti yapılmıştır. Araştırmamız neticesinde usûl alimlerinin belirlemiş olduğu esbâb-ı nüzûl rivayetlerinde geçen ibareler esas alınarak yapılan değerlendirmelerde hatalı sonuçlara ulaşılacağı, doğru tespitler için âyetlerin siyak sibak bütünlüğü, nüzûl ortamı, siyer ve İslam Tarihi kaynaklarında kayıtlı bilgiler değerlendirilmek suretiyle tarihlendirmelere gidilmesinin daha isabetli sonuçlar vereceği tespit edilmiştir. Buna göre yapılan incelemede Bakara Sûresi'ndeki âyetlerin çoğunun hicretin ilk iki senesinde gelişen olaylar ve ihtiyaçlar müvacehesinde indiği, hacc ibadetinin teferruatı ve faiz, alışveriş hükümleri, bunların şahitliği gibi hukuki konuların ise son iki sene içerisinde inen âyetlerde ele alındığı, böylelikle bütün âyetlerinin Medine döneminde nâzil olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Kur'ân-ı Kerim, Rivayet, Esbâb-ı Nüzûl, Tarihlendirme, İsnad, Ehl-i Kitap, Müsteşrik.

Bakara suresiEhl-i KitabEsbab-ı nüzul+6
Mustafa Oktay Gamga
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Other supervisors