Theses supervised by Doç. Dr. Yılmaz Kara
10 theses · Bartın University
Zeka oyunları eğitiminin fen bilimleri öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerileri üzerine etkisi
Bu araştırma, zeka oyunları eğitiminin fen bilimleri öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimlerine etkisini belirlemek ve zeka oyunları eğitiminin fen bilimleri öğretmen adaylarının fen eğitimine yönelik görüşlerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın yöntemini nicel yöntemlerden ön test – son test eşleştirilmiş kontrol gruplu desenin ve nitel yöntemlerden durum çalışmasının bir arada farklı amaçlar için kullanıldığı çoklu yöntemler oluşturmaktadır. Çalışma grubunu, Batı Karadeniz Bölgesi'nde bulunan bir devlet üniversitesinde öğrenim gören 21'i deney grubunda, 20'si de kontrol grubunda yer alan toplam 41 fen bilimleri öğretmen adayı oluşturmaktadır. Deney grubuna 14 haftalık zeka oyunları eğitimi verilerek, zeka oyunlarını tanımaları ve zeka oyunlarını oynamaları sağlanmıştır. Araştırmada nicel verileri toplamak ve fen bilimleri öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimlerini ölçmek amacıyla "Kaliforniya Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek, çalışma grubunun tamamına zeka oyunları eğitimi öncesinde ve sonrasında uygulanmıştır. Nitel verileri toplamak ve zeka oyunları eğitiminin fen bilimleri öğretmen adaylarının fen eğitimine yönelik görüşlerini ortaya koymak amacıyla görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmeler, eğitim öncesinde ve sonrasında deney grubu ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen nicel veriler ilişkili örneklemler için t-testi ve ilişkisiz örneklemler için t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırmada, zeka oyunları eğitimi alan fen bilimleri öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimlerinin artmış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, zeka oyunları eğitimi alan fen bilimleri öğretmen adayları da fen eğitiminde oyunların kullanılması adına görüşler belirtmiştir. Sonuç olarak, zeka oyunları eğitiminin, eleştirel düşünme eğilimlerini geliştirdiği söylenilebilir. Gelecekte yapılacak çalışmalar arasında zeka oyunları ile düşünme becerilerinin arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalar ve farklı örneklem ve ölçme araçlarıyla eleştirel düşünme eğilimlerine yönelik yapılan çalışmalar bulunmalıdır. Ayrıca zeka oyunları eğitimi, öğretmen adaylarına lisans eğitimi süreci içerisinde verilebilir.
İki uçlu çoktan seçmeli genetik kavram teşhis testinin geliştirilmesi ve etkililiğinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı, ortaokul 8. Sınıf öğrencilerinin genetik kavramlar ile ilgili kavram yanılgılarını belirlemek için kavram teşhis testi geliştirmek ve etkililiğini araştırmaktır. Çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Bu çalışma Bartın ili Merkez ilçesinde 2017- 2018 eğitim-öğretim yılında eğitim gören ortaokul 8. sınıf 200 (87 erkek ve 113 kız) öğrencilerinin gönüllü katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Uygulama sürecinde araştırmacı tarafından ortaokul 8.Sınıf öğrencilerine yönelik genetik ünitesindeki kavram yanılgılarını belirlemek için iki uçlu çoktan seçmeli kavram teşhis testi geliştirilmiştir. Bu kavram teşhis testi geliştirilirken 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'nda 8. sınıf DNA ve Genetik Kod kazanımları dikkate alınmıştır. Geliştirilen iki uçlu çoktan seçmeli kavram teşhis testi geliştirme sürecinde her bir soru maddesi uzman görüşüne sunulmuştur. Uzman görüşleri doğrultusunda 8. Sınıfta eğitim gören 60 öğrenciye pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulama sonunda elde edilen veriler doğrultusunda birtakım değişikliklere gidilerek 200 öğrenciye asıl uygulama yapılmıştır. Asıl uygulama sonunda hazırlanmış olan testin güvenirlik katsayısı Cronbach-alpha 0.723 olarak bulunmuştur. İki Uçlu Çoktan Seçmeli Genetik Kavram Teşhis Testi'nin son hali 18 soru maddesinden oluşmaktadır. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin genetik kavramlar ile ilgili çok sayıda kavram yanılgısına sahip olduğu görülmüştür. Geliştirilmiş olan kavram teşhis testinin öğrencilerde var olan kavram yanılgılarını ortaya çıkarmada etkili olduğu görülmüştür
STEM etkinliklerinin fen öğretmeni adaylarının STEM farkındalıkları, tutumları ve görüşleri üzerine etkisinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı STEM etkinlikleri hazırlayan fen bilgisi öğretmen adaylarının STEM ile ilgili farkındalıklarını, tutumlarını belirlemek ve STEM hakkındaki görüşlerini incelemektir. Bu araştırmada karma araştırma yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ön test ile son test tek gruplu deneysel desen, nitel boyutunda ise durum çalışması benimsenmiştir. Nicel verilerin analizinde tek örneklem t-testi, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılı güz döneminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya 34 fen bilimleri öğretmen adayı katılmıştır. Araştırma kapsamında STEM Tutum Ölçeği (STÖ), STEM Farkındalık Ölçeği (SFÖ) ve STEM Görüş Formu (SGF) veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Uygulama 8 hafta sürmüştür. Bu süreç içerisinde öğretmen adayları STEM eğitimi almış ve STEM etkinlikleri geliştirmişlerdir. Süreç içerisinde öğretmen adayları 7 adet STEM etkinliği geliştirmişlerdir. Yapılan analizler sonunda ön test ve son test sonuçlarına göre öğretmen adaylarının STEM'e ilişkin Tutum ve Farkındalıklarında son test lehine anlamlı bir farklılığa ulaşılmıştır. Sonuç olarak STEM eğitimi alan ve STEM etkinlikleri geliştiren öğretmen adaylarının STEM'e ve STEM'in alt boyutlarına ilişkin olumlu bir tutum sergilendiği ve STEM'e ilişkin farkındalıklarının arttığı görülmektedir. Bununla birlikte öğretmen adaylarının STEM uygulamaları sonrasında STEM'e ilişkin görüşlerinde kabul edilebilir düzeyde olumlu bir değişimin meydana geldiği görülmüştür. Bu araştırma fen bilimleri öğretmen adaylarını kapsamaktadır. Farklı branşlardan öğretmen adayları ile benzer bir araştırma gerçekleştirilebilir ve ilgili sonuçlar cinsiyet, sınıf düzeyi gibi farklı değişkenler açısından incelenebilir. Anahtar Kelimeler: STEM eğitimi, STEM etkinlikleri, STEM Tutum, STEM farkındalık, STEM görüş, FeTeMM
Fen bilgisi öğretmen adaylarının fen, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına yönelik ilgi düzeyleri
Bu araştırma fen bilgisi öğretmen adaylarının Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) alanlarına yönelim seviyelerinin belirlenen değişkenler doğrultusunda ortaya çıkarılması ve STEM'i oluşturan disiplinler arasında ilişki düzeyinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma ilişkisel tarama modeli benimsenerek yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2018-2019 akademik yılında, Batı Karadeniz Bölgesi'nde bulunan bir devlet üniversitesinde öğrenim gören 47'si 3.sınıf, 26'sı da 4.sınıf olan toplam 73 fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışma verileri Kier, Blanchard, Osborne ve Albert (2013) tarafından geliştirilmiş olan ve Koyunlu Ünlü, Dökme ve Ünlü (2016) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan "Fen, Teknoloji, Matematik ve Mühendislik Mesleklerine Yönelik İlgi Ölçeği (FeTeMM-MYİÖ)" kullanılmıştır. Verilerin analizi, SPSS programı ile t-testi uygulanarak ve pearson korelasyon katsayısı hesaplanarak gerçekleştirilmiştir. Öğretmen adaylarının STEM alanlarına yönelim seviyeleri cinsiyet, sınıf düzeyi, STEM deneyimi durumu ve STEM'i oluşturan Fen-Teknoloji-Mühendislik ve Matematik boyutları arasındaki ilişki düzeyi temelinde incelenmiştir. Sınıf değişkeni boyutunda 3.sınıfta bulunan öğretmen adaylarının STEM alanlarına ilgi düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. STEM deneyim durumu boyutunda ise daha önce bir deneyim yaşamış olan öğretmen adaylarının STEM alanlarına yönelim seviyelerinin daha yüksek değerlerde gerçekleştiği belirlenmiştir. Cinsiyet değişkeni boyutunda anlamlı farklılığın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının STEM'i oluşturan disiplinlere yönelik ilgi düzeyleri incelenmiştir ve en yüksek ilgi düzeylerinin fen alanına en düşük ilgi düzeylerinin ise mühendislik alanına olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, öğretmen adaylarının Fen-Teknoloji, Fen-Mühendislik, Fen-STEM, Matematik-Teknoloji, Matematik-STEM, Teknoloji-Mühendislik, Teknoloji-STEM ve Mühendislik-STEM alanlarına yönelimleri dikkate alındığında olumlu yönde bir ilişki olduğu ortaya çıkarılmıştır.
TIMSS ve PISA sınavlarında yer alan biyoloji sorularının erişilebilirlik düzeylerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, her geçen dönem daha geniş bir katılımla uygulanan ve her öğrenci açısından olası yeterliliklerini sergileme fırsatı tanıyacak şekilde geliştirilmek durumunda olan uluslararası düzeyde gerçekleştirilen TIMSS ve PISA sınavlarının fen testinde bulunan biyoloji sorularının test erişilebilirliklerinin tespit edilmesi hedeflenmiştir. TIMSS ve PISA sınavında ilgili alanda yöneltilen biyoloji konu kapsamıyla ilişkin soruların erişilebilirlik düzeyleri Test Erişilebilirliği ve Düzenlenmesi Envanteri (TEDE) aracılığı ile incelenmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu TIMSS ve PISA sınavlarında bulunan biyoloji sorularının erişilebilirlik düzeylerinin tespitinde görev alan kodlayıcılar oluşturmuştur. Kodlayıcıların seçiminde biyoloji veya fen eğitiminin yanında ölçme ve değerlendirme alanında da deneyime sahip olunması kriteri aranmıştır. TIMSS ve PISA biyoloji sorularının bilişsel erişilebilirlik düzeylerinin tespit edilmesi amacıyla doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Test Erişilebilirliği ve Düzenlenmesi Envanteri'nin (TEDE)paragraf/soru uyaran, soru kökü, görseller, cevap seçenekleri, sayfa düzeni, ahlak boyutları kapsamında erişilebilirlik düzeyleri belirlenmiştir. Araştırma sonuçları TIMSS ve PISA sınavlarında yer alan soruların yeterli erişilebilirlik düzeyinde olmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Erişilebilirlik, PISA, Test erişilebilirliği, TIMSS
Ders imecesi yönteminin fen bilgisi öğretmen adaylarının fen eğitimi algılarına ve fen eğitimi uygulamalarına etkisinin incelenmesi
Yaşadığımız dönemde bireylerin sahip olması gereken nitelikler artmaktadır.Bu niteliklerin artmasında ise en büyük rol eğitime düşmektedir.Toplumun daha iyi yarınlara ulaşabilmesinde ve ülkenin gelişmesinde en önemli rol eğitime düşmektedir.Ayırt edici özelliği olan insan yetiştirmek için ayırt edici bir eğitim gerekmektedir (Küçükahmet,1995).Öğretmen adaylarının üniversitelerde aldıkları eğitimin yanı sıra laboratuvar derslerinde kullanabilecekleri aynı zamanda mesleki gelişimlerine de fayda katacak değişik metotları kullanmaları ve işleyişi dikkatlice gözden geçirmeleri gerekir. Araştırmada özel eğitim dersi kapsamında gerçekleştirilen ders imecesi uygulamalarının fen bilimleri öğretmeni adaylarının fen eğitimi algılarına ve fen eğitimi uygulamalarına etkisinin incelenmesi hedeflenmiştir. Öğretmen adaylarının hem fen eğitimi algılarının hem de uygulamalarının incelenebilmesine olanak tanıyacağı düşünüldüğünden durum çalışması araştırma deseni olarak benimsenmiştir. Çalışma grubu fen bilimleri eğitimi 3.sınıf öğretmen adaylarından oluşmuştur. Ders kapsamında farklı öğrenme tekniklerini kullanmak isteyen öğretmen adaylarının ders imcesi modeline uygun ders tasarlamalarına ve sunmalarına olanak tanınmıştır. Yapılan sunumlar ders imecesine uygun ders gözlem ve değerlendirme ölçeği aracılığıyla değerlendirilmiştir. Birinci ders sunumunun ardından öğretmen adaylarından sunumlarını iyileştirmek için getirilen eleştiri ve önerileri temel alarak bir gözden geçirme yapmaları ve ders sunumlarını yeniden tasarlayarak tekrar etmeleri istenmiştir. Araştırma fen öğretimi üzerine görüşler formu ve fen eğitimi etkinlikleri gözlem formu ile toplanmıştır. Gözlem formu istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Gözlem formun da yer alan verilere hangi testlerin uygulanabileceğini ölçmek için normallik testi yapılmıştır. Test sonucu normallik göstermiştir. Öğretmen adaylarının tekrar ettikleri ders kapsamında 1. ve 2. Uygulama arasındaki farka bakmak için bağımsız t-testi yapılmıştır. Sonuç olarak 2. Uygulamada ölçekten elde edilen puanların arttığı görülmüştür. Çalışmada kullanılan fen eğitimi üzerine görüşler mülakat formu aracılığıyla ortaya çıkarılan verilere içerik analizi uygulanmıştır. Ders sunumlarının değerlendirilmesinde kullanılan ölçek aracılığı ile elde edilen veriler ise betimleyici ve karşılaştırmalı istatistik analizlere tabi tutulmuştur. Öğretmen adayları ile gerçekleştirilen mülakat sonuçları ders imecesini eleştirilebilir olma ve eleştirileri dikkate almayı gerekli kıldığı, zaman zaman zor fakat gelişim sağlayan bir uygulama olarak tanımlamışlardır. Öğrenme ortamlarının gözden geçirilmesi ve geliştirici bir bakış açısıyla yeniden tasarlanması imkanı tanıyan ders imecesinin fen bilimleri öğretmen adayları yanı sıra diğer öğretmen adayları ve eğitimcilerce uygulanmasının yararına inanılmaktadır.
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) fen bilimleri testi sorularının fen bilimleri dersi öğretim programı kazanımlarıyla örtüşme düzeyinin belirlenmesi
Tüm eğitim kurumları kaliteli bir eğitim verme çabası içindedir. Eldeki imkanların optimum düzeyde kullanılması halinde bile bazen istenilen oranda başarının sağlanması olanaklı olmamaktadır. Bu nedenle eğitim kurumları arasında nitelik açısından farklılıklar oluşmaktadır. Genç nüfusu yoğun olan ülkemizde öğrenciler büyük oranda iyi bir ortaöğretim eğitimi almak istemektedir. Çünkü nitelikli bir lise eğitimi nitelikli bir üniversiteye giden yolda çok önemli bir adımı oluşturmaktadır. Ancak nitelikli eğitim kurumlarının sınırlı sayıda olması talebin karşılanamamasına neden olmaktadır. Talebin fazla arzın sınırlı olduğu durumlarda eğitimi alarak kendini geliştirme potansiyeli yüksek olan öğrencilerin belirlenmesine ihtiyaç vardır. Bu nedenle ülkemizde on yıllardır süregelen bir biçimde ortaöğretime giriş sınavları yapılmaktadır. Son olarak 2018 yılında Liselere Geçiş Sistemi adıyla anılan sınavlarda yöneltilen sorularla hangi öğrencilerin nitelikli liselere kayıt olabileceğine karar verilmektedir. Yıllar içinde sınavda iyileştirmeler yapılsa da çeşitli kesimler tarafından sınav sistemine eleştiriler yöneltilmiştir. Eleştiriler arasında sınav sisteminin çeşitli özelliklerinin yanı sıra okul öğrenmeleriyle sınavda sorulan sorular arasındaki uyum da yer almaktadır. Eğitim camiasının önemli bir kesimi okullarda verilen eğitimle sınavda başarı kazanmanın olası olmadığını ya da sınav başarısını arttırmak için okul eğitimi üzerine ek eğitimler alınması gerektiğini savunmaktadır. Özetle liselere geçiş sistemi sorularıyla okul öğrenmelerinin karşılaştırılmasına ihtiyaç vardır. Bu nedenle çalışmada liselere geçiş sistemi biyoloji sorularıyla ilgili öğretim programında yer alan kazanımların örtüşme düzeyinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında sorular ve öğretim programı kazanımlarıyla ilgili deneyime sahip 10 fen öğretmeni Webb sınav-kazanım örtüşme ölçütlerini gözeterek incelemelerde bulunmuştur. İnceleme sonucunda verilerin içerik ve betimsel analize maruz bırakılmasıyla bulgulara ulaşılmıştır. İncelenen sorular ve kazanımlar özelinde genel anlamda bir uyumluluk bulunmaktadır. Uyumlu olma durumunun soruların bilgi aralığı ve bilişsel düzey bakımında kabul edilebilir seviyede olduğu ancak kapsam bakımından çoğunlukla örtüşmediği belirlenmiştir. Sonuç olarak liselere geçiş sınavı da dahil olmak üzere yapılan büyük ölçekli sınavların hazırlık süreçlerinde soru-kazanım örtüşme ölçütlerinin dikkate alınması ve sınavların niteliklerinin arttırılması önerilmektedir.
Ders çalışma alışkanlıkları eğitiminin ders çalışma alışkanlığı, ders başarısı ve ders çalışma üzerine görüşlere etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, ders çalışma alışkanlıkları eğitiminin ortaokul beşinci sınıf Kuvvetin Ölçülmesi ve Sürtünme ünitesinde öğrencilerin ders çalışma alışkanlıklarına, ders başarılarına ve ders çalışma üzerine görüşlerine etkisinin incelenmesidir. Bu amacı yerine getirmek için nitel ve nicel araştırma desenlerini bir arada kullanmaya olanak tanıyan karma desen benimsenmiştir. Çalışmanın nicel boyutu ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni benimsenerek gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 30, kontrol grubunda 30 öğrenci olmak üzere toplam 60 öğrenci nitel araştırma sürecine dahil edilmiştir. Araştırma grubunu Bartın ilinde bir devlete bağlı bir ortaokulun beşinci sınıfında öğrenim gören öğrenciler oluşturmuştur. Öğrencilere öncelikle ders çalışma alışkanlıkları anketi ve başarı testi uygulanmıştır. Uygulama öncesinde gruplar arasında ders çalışma alışkanlıkları ve başarı bakımından bir fark olmadığı görülmüştür. Ardından deney grubundaki öğrencilere ders çalışma alışkanlıkları eğitimi verilmiştir. Eğitimde başarı, ders çalışmanın önemi, öğrenme stilleri, ders çalışma teknikleri, ders çalışma ortamı ve ders çalışmayı etkileyen etmenler gibi konu başlıkları üzerinde durulmuştur. Eğitimin sonunda her öğrencinin uyabileceği bir çalışma planı yapmaları sağlanmıştır. Daha sonra Kuvvetin Ölçülmesi ve Sürtünme ünitesinin öğretimine geçilmiştir. Ünite deney ve kontrol gurubundaki öğrencilerle aynı öğretmen tarafından eşit şartlarda işlenmiştir. Uygulama sonrasında ders çalışma alışkanlıkları anketi ve başarı testi yeniden uygulanmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerle çalışmanın nitel boyutunda yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Ulaşılan bulgular uygulama sonrasında deney grubu öğrencilerinin kontrol grubu öğrencilerine göre başarı testinde daha başarılı olduğunu göstermektedir. Ancak ders çalışma alışkanlıklarında genel olarak uygulama sonrasında deney ve kontrol grupları arasında bir farka rastlanmamıştır. Sadece geri çekilme alt boyutunda deney grubunun ders çalışmaktan kaçma konusunda kontrol grubuna göre daha olumlu alışkanlıklar geliştirdiği tespit edilmiştir. Deney grubu öğrencileriyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşme formunda da öğrencilerin ders çalışma tekniklerini öğrendiği, fen bilgisi dersi için kullanmaya başladıkları, diğer derslerde de geliştirdikleri ders çalışma teknikleri olduğu, verilen eğitimi motive edici ve eğlenceli buldukları tespit edilmiştir. Alışkanlık gelişiminin zaman isteyen bir süreç olduğu ve çalışma kapsamının sınırlı bir süre zarfında gerçekleştiği düşünüldüğünde ders çalışma alışkanlıkları üzerine yapılan geliştirme çalışmalarının daha geniş zaman zarfında planlanması, sadece fen bilimleri için değil diğer dersler için de düzenlenmesinin öğrenciler için faydalı olacağı düşünülmektedir.
8.sınıf fen bilimleri dersi sürdürülebilir kalkınma ünitesinin yaratıcı drama yöntemi ile öğretiminin öğrencilerin fen tutumu ve sosyal becerilerinin gelişimine etkisi
Bu çalışmada, sürdürülebilir kalkınma ünitesinin yaratıcı drama yöntemine dayalı etkinliklerle öğretiminin, öğrencilerin fen tutumu ve sosyal becerilere etkisinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma yarı deneysel yönteme göre modellenmiştir. Araştırmanın evrenini Kocaeli ili Darıca ilçesindeki 60. Yıl Ortaokulu'nda öğrenim gören 8.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deney grubu (8-D) ve karşılaştırma grubunda (8-B) 40 öğrenci olmak üzere toplamda 80 öğrenci araştırmada görev almıştır. Sürdürülebilir kalkınma konusu deney grubuna yaratıcı drama temelli fen etkinlikleriyle öğretilirken deney grubuna mevcut öğretim yöntemiyle öğretilmiştir. Araştırmada "Fen Bilimleri Tutum Ölçeği" ve "Sosyal Beceri Ölçeği" veri toplamaya aracılık etmiştir. Ölçeklerden edinilen bulgulara göre sürdürülebilir kalkınma konusunun yaratıcı drama temelli fen etkinlikleriyle işlenmesi mevcut öğretim yöntemine nazaran sosyal beceri ve tutumlar üzerinde daha olumlu etkiler meydana getirmiştir. Bu nedenle, sosyal beceri ve fen tutumlarının geliştirilmesinin hedeflendiği sınıflarda yaratıcı drama etkinliklerine yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: "Drama Eğitimi, Fen bilgisi Eğitimi, Fen tutumu, Sosyal beceriler, Sürdürülebilir Kalkınma."
Bilişsel yük kuramı ilkelerine göre hazırlanan fen bilimleri dersi maddenin değişimi konusuyla ilgili çoktan seçmeli testin öğrenci başarısına etkisinin incelenmesi
Eğitim-öğretimdeki nihai amacımız edindiğimiz bilgileri aktif olarak kullanmak ve karşılaştığımız problemlere edindiğimiz bilgiler doğrultusunda çözümler sunabilmektir. Beynimiz mükemmel bir işlemci olmasına rağmen bilgileri belirli bir düzen dahilinde ve belli ilkeler çerçevesinde yüklemezsek aşırı ısınmakta ve zorlanmaktadır. Zorlanma bilişsel yükü beraberinde getirmektedir. Bu çalışmanın amacı bilişsel yük kuramı ilkelerine göre hazırlanmış, fen bilimleri dersi maddenin değişimi konusuyla ilgili çoktan seçmeli testin öğrenci başarısına etkisini incelemektir. Bu bağlamda bilişsel yük kuramı ilkeleri göz önünde bulundurularak, bilişsel yükü azaltması hedeflenen çoktan seçmeli 16 soruluk bir test oluşturulmuştur. Çalışmanın örneklemini Zonguldak ili Devrek ilçesinde bulunan ortaokul ve imam hatip ortaokullarında bulunan 1617, 5, 6, 7 ve 8. Sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri analizinde mann-whitney u testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda bilişsel yük kuramı ilkeleri doğrultusunda hazırlanmış test ile düz test arasında anlamlı bir fark olduğu görülmektedir.